Ağrı il merkezine uzaklık: 34 km. dir. Trabzon-Ağrı transit karayolu üzerinde bulunması ile, öne çıkıyor.
Ağrı Eleşkirt
GENEL
Denizden yüksekliği: 1650 metredir. İlçe topraklarının üçte birini oluşturan Eleşkirt ovası, başlıca tarım alanıdır.
İlçede: kara iklimi hakimdir. Kışları: soğuk ve kar yağışlı, yazları: sıcak ve kısmen yağışlı geçer.
Bitki örtüsü: bozkırdır. Ağrı ilinde, ormanlık alan: yalnızca burada vardır. İlçe merkezi: ağaçlandırılmıştır.
Güzel bir ilçe.
Gittiğimde: gayet modern evleri, sokaklarını gördüm.
Ağrı Eleşkirt
TARİHİ
Bölgenin tarihi: Urartulara kadar gider.
Çünkü: Pirabat ve Toprakkale: Urartular döneminden kalmıştır.
Urartular zayıflayınca: bölge, Med’ler tarafından ele geçirilerek, İran topraklarına katılmıştır.
Evet: Eleşkirt’in konumu çok özel. Murat vadisinin, Erzurum tarafına geçit veren, batı ucunda, İran-Kafkaslar ve Anadolu arasında bir köprü.
Bu yüzden: tarih boyunca, birçok güç, burada egemenlik kurma yarışına girmiş.
Toprakkale ve verimli Eleşkirt ovası: Romalılar, Sasaniler, Araplar, Bizanslılar, Selçuklular Moğollar, Karakoyunlular ve Akkoyunluların hakimiyetinde; değişik süreler kalmış.
Takip eden tarihi süreçte ise: bölgede, Osmanlı egemenliği görülür.
Osmanlı döneminde: İlçe, bir süre Van’a ve bir süre de Erzurum Eyaletlerine bağlı olarak yönetilir.
1828-1856-1877-78 yıllarında ise: Rus işgali görülür. Ancak: 1914 yılında Berlin Kongresi kararları gereği: 1918 yılında, Ruslar buradan çekilirler ve Osmanlılara teslim edilir.
Evet: Toprakkale: 1687 yılında ilçe olur. 1925 yılında ise, ilçe merkezi: Zedikan’a taşınır ve ismi “Eleşkirt” olur. 1927 yılında: Ağrı il merkezine bağlanır.
İlçenin: günümüze ulaşabilen tek yapısı: Mirza bin Abdi tarafından, 1687 yılında yatırılan: Toprakkale Camisidir.
Cami: koruma altına alınmış ve 1967 yılında restorasyon görmüştür.
Toprakkale köyünde: bir de kale vardır.
Toprakkale ismiyle anılan kalede: Urartulardan günümüze kadar, birçok uygarlığın izleri görülür.
Ağrı Eleşkirt Toprakkale
TOPRAKKALE KÖYÜ
İlçe merkezine, 14 km. uzaklıktadır.
Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran seferi sırasında, Osmanlı hakimiyetine giren Toprakkale, Beyazıt Sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak 1925 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.
Evet, Toprakkale köyü adını, kuzeyinde yer alan ve halk arasında “Keli/Kale” olarak bilinen doğal bir tepe üzerinde kurulmuş kaleden alır.
1926 yılında Eleşkirt’in ilçe merkezi burası iken Trabzon-İran transit yolunun Eleşkirt üzerinden geçmesiyle birlikte, ilçe merkezi bugünkü yerine taşınmıştır.
Eski ilçe merkezi: bir köy konumuna düşmüş ve eski önemini yitirmiştir.
Kalesi, camisi ve mezarlıkları ile küçük bir Osmanlı kazası olan Toprakkale, Osmanlı mezar geleneğine sık sıkıya bağlı kalmıştır.
TOPRAKKALE HÖYÜĞÜ/KALESİ:
Toprakkale Köyünün kuzeybatısında oldukça sarp bir konumda olan höyüğe, giriş batı yönden sağlanmaktadır.
Arkeolojik resmi kazı çalışmasının yapılmadığı höyükte günümüzde define avcıları cirit atmakta ve yapılan kaçak kazılarla höyük talan edilmektedir.
Höyük üzerinde, Ortaçağ’da inşa edilen kale ile birlikte Urartu dönemine ait izlerin çoğu silinmiştir.
Höyük tamamen korumasız durumda olup doğa ve insan tahribatına açıktır.
Evet kalenin yapım tarihi bilinmiyor. Ancak Urartular döneminde inşa edildiği tahmin ediliyor. Urartuların, Ağrı bölgesindeki önemli yerleşimleri: Patnos ve Toprakkale bölgesi olmuştur.
1879 yılında İngiliz arkeologlar, kalede kazılar yapmışlar ve buldukları buluntuları, evet çok iyi tahmin ettiğiniz gibi, çalarak, ülkelerine kaçırmışlardır.
Ağrı Eleşkirt Toprakkale Camisi
TOPRAKKALE CAMİSİ
Toprakkale köyünde, 1684 yılında, Mirza Bin Abdi Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Cami: 12.5 x 12.5 metre ölçülerinde, kare planlıdır. Tek kubbeli ve minaresizdir. Kubbesi: 8.20 metre çapındadır. Taç kapı ve pencere kenarları kesme taştan, diğer kısımlar ise, moloz taşlardan örülmüştür. Selçuklu mimari tarzına uygun olan cami, 1864 yılındaki depremde zarar görmüştür.
1963 yılında, SİT alanı olarak ilan edilmiştir. Cami: 1968 yılında: restore edilmiştir. Dış duvarlardaki derz, bu onarım sırasında yapılmıştır.
Evet bu cami, günümüzde ibadete açıktır.
TOPRAKKALE KÖYÜ MEZARLIKLARI:
Köyün kuzeybatısında, Urartu dönemine ait höyüğün eteklerinde yer alan Osmanlı dönemine ait 1684 tarihli caminin güney ve batı taraflarını kaplayan geniş bir haziresi bulunmaktadır.
Çevresi basit moloz taşlarla örülen bir sur duvarı içinde yer alan hazirenin girişi, caminin güneydoğu köşesindedir.
Yarım daire formunda gri tüf taşı üzerine yazılan dört satırlık kitabe, cami yapım kitabesinin aynısıdır.
Bu kitabenin muhtemelen, daha geç dönemlerde, caminin kitabesi taklit edilerek yazılmış olduğu anlaşılmıştır.
Sonraki dönemlerde yanları genişletilerek köy mezarlığına dönüştürülen hazirede, Osmanlı dönemine ait birçok mezar bulunmaktadır.
Oldukça kaliteli ve düzgün bir işçiliğe sahip olan bu mezarlara ait taşları; kırılarak sağa sola atılmıştır.
Hazire içinde en çok dikkat çeken kırık halde dağıtılmış durumda olan bezemeli şahide parçalarıdır. Çoğu mermer olan bu şahide parçalarında oldukça kaliteli işçilik görülmektedir.
Ağrı Eleşkirt Güneykaya Kayak Tesisleri
GÜNEYKAYA KAYAK TESİSLERİ
Ağrı’ya 36 km. ve Eleşkirt ilçesine ise, 6 km. uzaklıktadır.
E-23 Karayolunun 500 metre yakınındadır.
1998 yılında Ağrı Valisi tarafından, İl Özel İdaresi işbirliğiyle üç yılda tamamlanan Güneykaya Projesi hayata geçirilmiştir.
Ancak Vali tayin olunca, üvey evlat haline gelen kayak tesisi, önce bakımsızlıktan atıl kalmıştır. Hikaye daha uzun ama anlatmanın yersiz olduğunu düşündüğüm için kesiyorum.
Bölgenin kayak açısından özellikleri:
Kayak için en uygun kar yapısına sahiptir.
Bu kayak pistini: çığ ve sis gibi olumsuz tabiat olayları etkilememektedir.
Kayak merkezindeki pistler: orta ve zor pistlerdir. Zemin alpin çayırı.
Kasım ayı ortalarından, Mart ayı sonuna kadar kayak yapılabilmektedir.
Slalom ve mukavemet için ayrı pistler bulunmaktadır.
Genelde, pistteki kar kalındığı: 1.50 metre ve bazen yer yer 2 ile 2.5 metre arasında değişmektedir.
Ayrıca: kayakçılar ve turistler için, zirvede bir de restoran bulunmaktadır.
Tüm bunların yanında: konaklamak için bir otel var.
Karayoluna 500 metre uzaklıkta; 4 suit oda, 24 oda, 33 yatak, 300 kişilik restoran, kondisyon salonu, sauna vs.
Günübirlikçiler için tesisler ve son teknolojilerle donatılmış, 1227 metre uzunluğunda bir telesiyej bulunmaktadır.
Telesiyejin 50 koltuğu mevcut olup (bu telesiyej alttan ısıtmalı) , bunlardan 10 tanesi kapalıdır.
Telesiyej: saatte 1200 kişiyi, zirveye taşıma kapasitesine sahip.
Kayak Tesislerinin son durumu:
Evet, son aldığım habere göre: bu kayak tesisleri, atıl durumda imiş.
Birileri: ellerine kazma-kürek alıp, bu güzelin tesisi, teleferik bölümünün kumanda odasını, bu odadaki makara takımlarını, elektronik panoyu zevk için olsa gerek; kırıp parçalamışlar.
Saatte: 600 kayakçıya konforlu bir şekilde hizmet verebilecek tesisin; işletmeye sokulabilmesi için, bugün için 2 milyon dolar gerektiği söyleniyor.
Sözüm ona bakım parası.
Keşke: akıllıca hareket edilip, tesisin başına bir-iki bekçi tutulsaydı, inanın bu kadar zarar-ziyan söz konusu olmazdı.
Özellikle: Ağrı gibi bir yerde, yörenin kayağa tutkun gençlerine hizmet vermesi amacıyla yapılan böyle bir tesisin; nasıl olur da korunmadan, elden çıkmasını anlamak mümkün değil.
2025 yılı itibarıyla tesisin yeniden düzenlenmesi gündemde, resmi duyurulara göre, uzun süredir atıl durumda olan Güneykaya Kayak Merkezi için yeniden yapılacağı, cazibe merkezi haline getirileceği hakkında söylentiler varmış.
Sonuç: İnanın internette yaptığım araştırmalarda, resmi kurumlar hariç buranın sanki hizmete açıkmış gibi birçok tanıtımı yapılmış, ancak resmi kurumlar buranın büyük bir tadilata gireceğini açıklamışlar, yani burası halen faal değil gibi.
ELEŞKİRT KAPLICALARI;
İlçe merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta Yayladüzü (Tahir) Kaplıcaları: romatizmal ve cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenen şifalı sularıyla bilinir.
Yaz aylarında bölge halkı tarafından sıkça ziyaret edilmektedir.
Kartalkaya kayak merkezi: İstanbul’a 3 saat ve Ankara’ya 2 saat uzaklıkta bulunması ile öne çıkar. Bolu şehir merkezinden 15 km. uzaklıkta, E-5 karayolu üzerinde ilerlerken: İstanbul gelişinde, sağınızda: “Kartalkaya” tabelasını gördüğünüzde, yoldan ayrılmalısınız ve yaklaşık 28 km. sonra: Kartalkaya Kayak Merkezine ulaşırsınız.
Yani: Bolu şehir merkezine uzaklık: 54 km. dir. Bu mesafe: havanın ve yolun durumuna göre: yaklaşık 45 dakikada alınabilir.
Ankara-Kartalkaya arası uzaklık: 275 km. dir. İstanbul Atatürk Havaalanı-Bolu arası uzaklık ise: 275 km. dir. Bolu şehir merkezinden: Kartalkaya’ya, toplu ulaşım araçları (otobüs, minübüs) bulabilirsiniz.
Elbette: sezonda buraya gitmek istemeniz halinde: yanınızda mutlaka zincir ve aracınızda kar lastiklerinin takılı bulunmasında yarar var. Zinciriniz yoksa: yol kıyısında; zincir kiralayan ve hatta zincirinizi takabilecek elemanları, ücreti karşılığında rahatlıkla bulabilirsiniz.
GENEL
Kartalkaya kayak merkezi: Bolu ilinin güneydoğusunda, Köroğlu Dağları üzerindedir. Bölge: yarı ılıman bir iklime sahip olup, kayak merkezi ve çevresi: çam ormanlarıyla kaplıdır. Hakim rüzgar yönü: batı-kuzeybatı yönündedir.
Kayak ve snowboard sporları ile yeni tanışacak olanlar veya bu spora yeni başlayanlar, Kartalkaya’ya gönül rahatlığı ile gidebilirler. Burada: kendileri için uygun pistler bulabilirler.
Kartalkaya: aynı zamanda, profesyonellere de hitap eden dik pistleri ile de gözde bir kayak merkezidir. Burada: kayak yapmanın dışında, sahip olduğu muhteşem manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Manzara: yalnızca çam ağaçlarıyla sınırlı değildir. Bolu dağlarını ve Köroğlu dağlarını rahatlıkla görebilirsiniz. Yazın: bu dağların yamaçlarında, doğa yürüyüşü yapılabilmektedir.
Bolu Kartalkaya
Kayak merkezinde, kayak mevsimi; 20 Aralık tarihinden 20 Mart tarihine kadar devam etmektedir. Mevsim başında: toz ve mevsim sonunda ıslak kar özellikleri görülür. Merkezde: 3 metreye kadar kar görülür.
Evet, Kartalkaya, sahip olduğu özellikler nedeniyle, Türkiye’nin sayılı kayak merkezlerinden biridir. Alp kayağı, kayaklı koşu (cross-country) ve tur kayağı için çok uygun koşullara sahiptir.
Bolu Kartalkaya
Kayılabilen alan: 1850-2200 metre yükseklik kuşağı üzerindedir. Zirve: 2200 metre yüksekliktedir. Ancak: kayalık olup, Alpin çamlarıyla kaplıdır. 12 adet pistte: toplam uzunluk: 20 km. yi bulur.
Snowboard yaparken, artistik uçmak isteyenler: Dorukkaya Otel pistlerinde bulunan, snowparkta, yeteneklerini sergileyebilirler. Bu parkta: 3 ana rampa, 1 corner, 3,4 ve 6 metre uzunluğunda olmak üzere, 3 handrail ve 3 box (3 ve 6 metre olmak üzere) bulunmaktadır.
Bolu Kartalkaya
2 adet telesiyej, 6 adet teleski ve 3 adet baby lift olmak üzere: toplam 11 mekanik tesiste, toplam taşıma kapasitesi: 6000 kişi/saattir. Yeşil Lift (Chairlift: 700 metre), Çamçukuru Lift (Chairlift: 650 metre), İnekçayırı 1-2 (Ski-Lift: 900 metre), Resuldede 1-2 (Ski-Lift: 600 metre), Kazankaya (Ski-Lift: 650 metre), Köroğlu Lift (Ski-Lift: 1200 metre), 2 Baby-Lift bulunmaktadır.
Bolu Kartalkaya
Konaklama sıkıntısı bulunmamaktadır. 2000 metre yükseklikte: 3 tane gayet lüks otel var. E-5 kara yolundan, Kartalkaya yönüne saptığınızda: 10 km. den sonra oteller başlamaktadır. Otellerde: kayak, kızak ve snowboard kiralama hizmeti var. Otellerin toplam yatak kapasitesi: 1760’tır.
Burada bulunan konaklama tesisleri
Kartal Oteli 374-2345005
Grand Kartal Oteli 374-2345050
Dorukkaya Hotel 374-2345026
Golden Key Hotel 374-2345059
Karlı ve yorgun bir gün sonunda: otellerin SPA merkezlerini, hamam ya da saunalarını ziyaret edebilirsiniz. Spor sonrası eğlenceye devam etmek isteyenler ise: otellerde yapılan etkinlikleri takip ederek bu düşüncelerine de zaman ayırabilirler. Ayrıca: çam ağaçları ve bembeyaz örtülü manzara arasında: yürüyüş yaparak da keyifli anlar yaşayabilirsiniz.
Yürüyüşler için özel parkurlar var. Bunu yapmadan önce: havanın soğuk olmasını düşünerek kat kat giyinmenizi öneririm. Yürüyüş sırasında: fotoğraf makinenizi, mutlaka yanınızda bulundurun.
Şehir: Rusya’nın güneyinde: Karadeniz kıyısındaki bir tatil şehridir. Ancak, aynı zamanda önemli bir ticaret merkezidir. Şehrin turizm yönü o kadar öne çıkıyor ki, Rusya Federasyonu Devlet Başkanının yazlık konutu bile, bu şehirde bulunmaktadır.
Yani: burası, Rus zenginlerin yazlıklarının bulunduğu bir yer olarak önem kazanıyor. Ama, Devlet Başkanının bu şehre karşı olan özel ilgisi sonucu: şehre, yoğun şekilde yatırımlar akıyor ve şehir yakın zamanlardan günümüze kadar olan süreçte, tam bir inşaat alanı haline gelmiştir.
Öte yandan, tatil yanında, şehirdeki spa tesislerinin ve kaynak sularının şifalı olması da, turist çekim alanı olmasını etkiliyor.
Her yıl milyonlarca insan gerek tatil ve gerekse şifalı sulardan yararlanmak üzere, buraya geliyorlar.
1961 yılından sonra deniz kıyı şeridi olan 140 km. lik alanda kurulan spa tesisleri; 1902 yılından sonra büyük gelişme gösteren şehrin gelişimini iyice hızlandırmıştır.
Giriş kısmı için son bir not
Bu şehir, genellikle ve özellikle bizim erkekler tarafından: yoğun tercih edilen bir yer olarak biliniyor ve şehrin birçok eğlence mekanında: Soçili kızlar ve Türk erkekleri görülebilmektedir.
Yani: buranın turistik yerlerinden öte, burayı ziyaret edenler: genellikle gece hayatını yaşamaya gidenlerdir. Zaten: buraya yapılan toplu turların hemen hemen hepsi: acenta ve bayi gezileri, yani erkeklerin kendi başlarına katıldıkları geziler olarak dikkati çekiyor.
Bunun yanında: ben yine de sizlere, şehrin gece hayatı dışındaki gündüzleri yaşanabilecek, gezilebilecek yerleri hakkında bilgi vermek istiyorum ki; gerçekten bu şehir Karadeniz kıyısındaki plajları, ılıman iklimi, spa kaynakları, şifalı içmeleri, çamur banyoları ve kaplıcaları ile de ilgi çekiyor.
Hatta
Bu ılıman iklim bölgesinin hemen yakınlarında, bu kez, tam bir kayak cenneti bulunuyor. Evet: Soçi ve yakın çevresi, gerçekten çok yönlü bir yer ve en büyük özelliği: ülkemizden buraya ulaşmanın kolay olması, öte yandan burada fiyatların da uygun olması, Avrupa’da bir ülkeye gittiğinizde, burada yaşayacağınız hayat için, en azından 4-5 misli paralar ayırmak, ödemek zorunda kalacaksınız.
Öte yandan: Ruslara gelince, tatil yapmak istediklerinde, bunlar Soçi yerine, Antalya’yı tercih etmektedirler.
Çünkü: Soçi’de tatil yapmak onlara pahalı geliyormuş, Soçi’ye gidiş-geliş uçak bileti parasına, Antalya’da bir hafta uçak ve konaklama dahil tatil yapabildiklerini öğrendim.
Rusya Soçi
TARİH
Soçi şehrinin tarihi denilince: ayrıntıya girmeye gerek kalmadan söylenebilecek birkaç cümle vardır. Burada, bir zamanlar yerli halk olarak “Ubıhlar” denilen bir ulus yaşıyormuş.
Bunlar: yörenin diğer bölgelerinde yaşayan Çerkezler gibi: bu topraklardan çıkarılarak daha güneye, gerek dağlara ve gerekse Osmanlı topraklarına zorla sürülmüşlerdir.
Bu insanların bölgeden sürülerek uzaklaştırılmasının ardından ise: 1897 yılından sonra: Ruslar tarafından, burada Soçi şehri kurularak yerleşime açılmıştır.
Evet, tarih konusunda daha ayrıntıya girmek istemiyorum, bilinen tek gerçek, burada bir zamanlar “Ubıhlar” denilen bir ulusun yaşadığı, Rusların bölgeye gelmesiyle bu insanların topraklarından başka yerlere sürgün edildiği veya imha edilerek yok edildikleridir.
Şehrin tarihi geçmişinde en büyük olay budur.
Rusya Soçi
ULAŞIM
Sochi havaalanı, Rusya ülkesinin en işlek 8’nci havaalanı olarak bilinmektedir. Şehir merkezine 30 km. uzaklıkta; Adler kasabasındadır. Burada Adler kasabası önemli çünkü 2014 Kış Olimpiyatları, orada yapılacaktır.
Buraya, 40 civarında havayolu şirketi, charter uçuşları yapmaktadırlar. 2012 yılında, havaalanının saatlik yolcu kapasitesi 2500 yolcu iken, Olimpiyatlar öncesinde bu kapasite, saatlik 3800 yolcuya çıkarılacaktır.
Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım için çeşitli alternatifler bulunmaktadır. Taksi düşünülebilir, taksiler resmi kontrollüdür ve güvenilirdir.
Ayrıca: toplu taşıma araçları da düşünülebilir. Soci ve Adler arasındaki karayolunda, yerel otobüsler çalışmaktadırlar. Özellikle Olimpiyatlar döneminde: olimpiyat katılımcıları ve misafirler için, toplam 1300 otobüsün görev yapacağı belirtiliyor.
Evet: İstanbul-Soçi şehri arasında hava ulaşımı yapılmaktadır. 938 km. lik bu uzaklık: uçakla 1 saat 45 dakika sürmektedir ki, Soçi şehrinin tercih edilmesinin en büyük nedenlerinden birisi de bu yakınlığıdır. İstanbul-Soçi arasında: İstanbul’dan iki havayolu şirketi haftanın 5 günü sefer düzenlemektedirler.
Trabzon-Soci arasında ise, 12 saat süren bir deniz yolculuğu hattı bulunmaktadır. Ancak, özellikle kış döneminde Karadeniz’in çok dalgalı olması nedeniyle, bu deniz yolculuğunun keyifsiz olduğu söyleniyor.
Hatta, aynı dönemde vapurların çalışıp-çalışmayacakları bile son anda değişen kararlarla etkileniyormuş. Sonuç olarak: Trabzon-Soçi arasında sefer yapan vapurlar, genellikle Mayıs-Ekim ayları arasında sefer düzenliyorlar.
Öte yandan: Trabzon-Soçi şehri arasında haftanın iki günü olan uçak seferlerinin de bulunduğunu öğrendim.
Havayolu mesafesi: 289 km. dir ve uçak yolculuğu 1 saat sürmektedir. Karayolu mesafesi ise, 578 km. dir. Karayolu ile yolculuk tercih edenler, 8 saatten daha uzun süreli bir yolculuğu kabullenmek durumundadırlar.
Soçi-Moskova arasındaki uçak yolculuğunun da 2.5 saat sürdüğünü belirtmek isterim. Moskova-Soçi arasındaki tren yolculuğu ise, yaklaşık 30 saat sürüyormuş. Bilet fiyatları, 150-215 dolar arasında değişiyormuş.
Rusya Soçi Prometheus efsanesi
PROMETHEUS EFSANESİ
Bu yörede sıkça anlatılan bir efsaneden söz etmek istiyorum. Efsaneye göre: “Olymposlular ve Titanlar: kendi aralarında yaptıkları savaşın ardından; Olymposlular savaşı kazanınca: evreni kendi aralarında paylaşırlar.
Daha sonra: ölümsüzlerle ölümlü insanlar “Mekone” denilen yerde toplanırlar. Ölümlüler tarafından kesilen her kurbandaki, tanrıların payı: bu toplantıda saptanmaya çalışılır. Ancak: Prometheus: bu toplantıda ölümlülerden yana olur.
Hatta: kurnazlığını gösterip, büyük öküzü keserek ikiye ayırır bir yana etini koyar, üzerini işkembeyle örter. Diğer yana ise kemiklerini koyar ve üstünü yağla kaplar.
Bu durumda seçici Zeus: kötü tarafı seçerse, aslan payı ölümlü insanların olacaktır.
Aksi olursa, bu kez, üstünlük tanrılarda yani ölümsüzlerde kalacaktır. Seçici Zeus: önüne konan paylardan iştah verici, yağlı olanı seçer ve yağın altındaki kemikleri fark edince Prometheus’a çok öfkelenir ve bir daha etlerini pişirmesinler diye, ölümlülerden ateşi saklar.
Ancak: kurnaz Prometheus bir kez daha Zeus’u kandırır ve Olympos’a çıkar, orada güneşin alev alev yanan tekerleğinden bir kıvılcım çalar ve bunu bir rezene kabı içine koyarak, insanlara götürür verir.
Bunun üzerine, Zeus: Prometheus’u bir dağa zincirler ve ona korkunç bir ceza verir. Her gün, bir kartal gelir ve Prometheus’un karaciğerini yiyormuş.
O gece, yeniden karaciğer oluşuyor ve yeniden oluşan karaciğer, ertesi günü kartalın yeni yemeği oluyormuş.
Bu bitmek tükenmek bilmeyen bir işkence imiş.
Ancak: Prometheus: bu işkenceler karşısında sakinliğini korumuş, çünkü insanlığın bilgi ile ateşi büyütüp, onu kurtaracaklarına inanıyormuş.
Rusya Soçi Olimpiyat Oyunları
Rusya Soçi Olimpiyat Oyunları
OLİMPİYAT OYUNLARI
2014 yılındaki Kış Olimpiyat Oyunları: Eylül 2014 tarihinde, Soçi şehrindeki Adler bölgesinde “Krasnaya Polyana” isimli küçük bir kasabada yapılmıştır.
Bu oyunlar: Rusya’da ilk kez, bu şehirde düzenlenmiş olması nedeniyle önemlidir.
Çünkü: Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’in bu şehre karşı büyük bir sevgisinin olduğu, devletin bütün imkanlarının buraya yönlendirildiği ve Rusya’nın populitesinin artması için, bu Olimpiyatları almak için büyük gayret sarf ettiği söyleniyor.
Kasaba: deniz seviyesinden 538 metre yüksekliktedir. Karadeniz kıyısından ise, 39 km içeridedir.
Soçi havaalanı ve Adler bölgesiyle arasında modern karayolu bulunmaktadır. Buranın en büyük özelliği: popüler bir “kayak” ve “snowboard” merkezi olmasıdır. Özellikle: nemli hava olması nedeniyle, kayak alanlarının üstü iyi kar örtüsüyle kaplanmaktadır.
Yani: pist dışında da, arazide kayak yapılabilecek alanlar oluşmaktadır. Oyunların yapıldığı başlıca kayak merkezi ise: “Alpica-Service” denilen ve kasabaya 12 km. uzaklıkta, Esto-Sadok köyüne ise 8 km. uzaklıkta bir yerdedir.
Soçi’de Olimpiyatlar için 11 spor tesisi yapılmıştır. Tesisler: dağ ve kıyı şeridi olmak üzere, iki yerde kümelenmiş bulunuyorlar.
Aralarındaki 48 km. lik uzaklık: iki kümeyi birbirine bağlayan 8500 kişi kapasiteli demiryolu hattı ile sağlanıyor. Bu yolculuk, yaklaşık 1 saat sürüyor.
Ancak: gerek kayak merkezi ve gerekse pistler: Soçi Milli Parkı ve Kafkasya doğal biyosfer rezervine yakın olması nedeniyle: çevreciler tarafından protesto edilmiştir. Yine de; 2014 Kış Olimpiyat Oyunları: burada yapılmıştır.
Evet, Olimpiyat oyunlarının burada yapılacak olmasının bizimle olan yakın ilgisine gelince: spor tesislerinin yapılışında çok miktarda Türk işçisinin çalışmış olmasıdır. Son bir not: sırf kış olimpiyatları değil, 2018 yılında Rusya’da yapılan FIFA Dünya Kupası futbol maçlarının bir kısmı da: Soçi şehrinde yapılmıştır.
Rusya Soçi
İKLİM
Şehirde, subtropikal nemli iklim hüküm sürmektedir. Deniz, bölgenin ikliminde önemli bir yer tutar. Deniz: havayı, yaz aylarında ısıtır, kışın ise serinletir. Dağlar ise: soğuk kuzey rüzgarlarına kalkan görevi yapar ve kıyıyı korur.
Kış mevsiminde, yağışlar, yalnızca yağmur şeklinde görülür. Yazlar: sıcak ve nemlidir. Kışın: nadiren don ve kar görülür. Bu şehri ziyaret etmek isterseniz: özellikle deniz suyunun ısındığı: Temmuz-Ağustos aylarını tercih etmelisiniz.
Deniz önemli değil derseniz: Ocak-Şubat ayları hariç, bu şehri yılın her ayında ziyaret edebilirsiniz.
Evet, şehirde ortalama yaz sıcaklığı 26.5 derece, deniz suyu sıcaklığı 24.5 derecedir. Kış aylarındaki ortalama sıcaklık ise 8 derece civarındadır.
İNSANLAR
Şehirde yaşayan halkın dağılımı şu şekildedir: % 70 Rus, % 20 Ermeni, % 3 Ukraynalı, % 2’si Gürcü’dür.
PARA
Rus şehri Soçi’de “ruble” kullanılıyor. Madeni para olarak, Rublenin bir küçüğü ise “Kapik” dir. 1 Ruble= 0.095 TL. dir. 100 TL = 1.052 Ruble ( Bu oranların değiştiğini unutmamak gerek.)
Rusya Soçi Maden Suyu Kaynakları ve SPA Tesisleri
MADEN SUYU KAYNAKLARI VE SPA TESİSLERİ
Şehir topraklarında akan nehir vadileri: Macesta, Agoura ve Hotsa bölgelerinde, zengin maden suyu kaynakları bulunmaktadır.
Bunlar: antik dönemden bu yana bir spa merkezi olarak kullanılmışlardır. Buralardaki suyun en büyük özelliği, en iyi “klorür sodyum su” olmasıdır.
Bu su: Matsesty bölgesindedir. Burada: 1902 yılında, ilk banyo tesisi hizmete açılmıştır. İlk SPA otel tesisi ise, Kafkas Rivierası bölgesinde, yani Soçi şehrinde 1909 yılında açılmış olup, ilaveten: laboratuvarlar, bir konser salonu, kumarhane, restoran, kafe, okuma salonu gibi yerler de bulunmaktadır.
Günümüzde, Soçhi bölgesinde: 50’den fazla maden suyu kaynağı ve içmece bulunmaktadır. En yaygın olarak ise “hidrojen sülfit ve bromlu su” kullanılmaktadır. Bunlar: büyük ölçüde birçok hastalık için söylenenlere göre, iyi geliyormuş.
Rusya Soçi
ALIŞVERİŞ
Soçi şehrinde alışveriş denince akla gelen başlıca alışveriş mekanları şunlardır: Central Market: Burası, taze meyve ve sebze pazarıdır. Burada özellikle “nibles churchkhela” yani “taze nar suyu” içmeden ayrılmayın.
Art Salon: Burası gelişmiş bir sanat topluluğuna sahiptir ve burada: tahta oyma objeler, resimler, simgeler ve seramik öğeler satılmaktadır.
Peterson Süpermarket: Şehirde ihtiyaç duyabileceğiniz her şeyi bu süpermarkette bulabilirsiniz. Peki: şehre özgü bir hediyelik var mı derseniz: buraya has özel bir hediyelik obje veya nesne yok.
Rusya Soçi Gece Hayatı
Rusya Soçi Gece Hayatı
GECE HAYATI-EĞLENCE
Soçhi şehrinde: dans ve eğlence dünyasına atılmak için birçok gece kulübü bulunuyor. Bunlar arasında öne çıkanlar hakkında kısaca söz etmek istiyorum. Adler bölgesinde “Voyage” isimli gece kulübü tercih edilebilir. Ayrıca “X-Taz” da iyi bir seçim olacaktır.
Bu bölgedeki bir diğer kulüp: Plazma olacaktır. Şehir merkezinde: “Saint-Tropez” isimli gece kulübü düşünülebilir. Yine şehir merkezindeki “Oskar” güzel yemekleri ve geniş içecek seçenekleriyle öne çıkıyor.
Yazının baş kısımlarında da söylediğim gibi: özellikle Türkler, buraya gece yani eğlence hayatı için gidiyorlar. Çünkü: bu şehirde gerçekten çok canlı bir eğlence hayatı vardır.
Rusya Soçi
TURİZM
Şehirdeki başlıca turizm etkinlikleri: plajlar, sıcak iklim ve maden suyu ile yoğunlaşmıştır. Şehrin hemen batısındaki “Colchis Virgin” ormanları: UNESCO tarafından, Kafkas Devlet Biyosfer Rezervi olarak “Dünya Mirası” ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır.
Şehir: yaz aylarında, tedavi ve dinlenme için gelenlere hitap eden, 227 farklı ve yaklaşık 70 bin yatak kapasiteli oteller ve turistik merkezlerle doludur.
Bu yüzden, şehre, yıl boyunca yaklaşık 50 bin ziyaretçi gelir. Şehir gerçekten yalnızca seks turizmi için düşünülmemeli, Karadeniz kıyısındaki bu şehirde: deniz kıyısındaki plajlar ve kumsallar yanında, harika bir iklim ve spa yani kaplıca tesisleri bulunuyor ki, bunlar da değerlendirilmeli diye düşünüyorum.
Rusya Soçi
GEZİLECEK YERLER
MİCHAEL ARCHANGEL ANITI
Bu şahıs: şehrin koruyucu azizidir. Anıt: Esplanade caddesi üzerindedir. 2006 yılında buraya dikilen anıt: 7 metre uzunluğundadır ve bronzdan yapılmıştır. Bulunduğu kaide ise: kırmızı granit ve 24 metre betonarme bir kolon şeklindedir.
ALTIN POST ANITI
Altın post denilince, elbette bunun hikayesini bilen biliyor, bilmeyenler için, kısa bir açıklama yapmak gerekirse: bir bir Yunan efsanesine dayanmaktadır. Yunan mitolojisinde: Teselya kralının ikinci kez evlenince: oğlu Phriksos ve kızı Hele: kendilerinden nefret eden üvey annelerinin hışmından kurtulmak için: öz annelerinin kendilerine hediye ettiği “altın postu” uçan bir koçun sırtına bindirirler ve kendileri de üzerine çıkarak: Teselya’dan kaçarlar.
Ancak: yolculuk sırasında: Helle: Çanakkale boğazı üzerinde; denize düşer ve boğularak ölür. (Helle’nin düştüğü denize, daha sonraki dönemde, Yunanlılar tarafından “Helle denizi” denilmektedir.
Kardeşi Phriksos ise: Karadeniz’in doğu ucundaki Kolkhis ( günümüzdeki Gürcistan) e ulaşarak canını kurtarır. Kolkis kralı: Phriksos’a çok iyi davranır. Kızı Khalkiope ile evlendirir. Phriksos: kendisini ölümden kurtaran yolculuğu yaptıran koçunu: adak olarak tanrılar kralı Zeus için kurban eder.
Postunu ise: Kolkhis’te, bir ejderhanın nöbet tuttuğu bir koruluğa asar. Bu sırada: Teselya kralı ölür, yerine oğlu Aison geçer. Ama bir süre sonra: Pelias: Aison’u devirir ve tahta geçer. Aison’un oğlu İason: büyür ve Pelias’ın karşısına çıkıp, babasının tahtını geri isteyince: Pelias korkar ve genç adamdan kurtulmak için: kendisine bir öneride bulunur.
“ altın postu getirirse, krallığı ona bırakacağına söz verir ve İason bu anlaşmayı kabul eder, kısa süre sonra Yunanistan’ın dört bir yanından topladığı 50 yiğit insan ile, hızlı anlamına gelen “Argo” gemisiyle yola çıkar.
Bu kahramanlar: pek çok macera yaşadıktan sonra Kolkhis’e ulaşırlar ve kraldan altın postu isterler, ancak kral altın postu bunlara vermek istemez. Bunun için, 3 şart öne sürer.
Bunlar: “ İason: ateş püskürten iki korkunç boğayı çifte koşarak bir tarla sürecektir. Bu tarlaya, bir ejderhanın dişlerini ekecek ve sonunda her ektiği diş için topraktan fışkıran zırhlı savaşçıları yenecektir.”
Bu istekler zor olsa da, kralın küçük kızı Medeia, güçlü bir büyücüdür ve İason’a aşık olur. Medeia: büyü ve sihirler ile bu güç görevi başarması için İason’a yardımcı olur ve İason: altın postu ve Medeia’,yı da alarak Argo gemisiyle kaçar.
Bu efsanenin anısına: 2008 yılında, Sanat Müzesi yanında, bu anıt açılmıştır. Anıt: 5 ton ağırlığındadır.
Zarif sütunlar arasında: korkunç bir ejderha tarafından korunan, altın dökümlü-gerilmiş koyun derisi bulunmaktadır. Efsaneyi anlatırken sözünü ettiğim “Medeia” da: bu şehirde önemli bir simgedir.
Rusya Soçi Amfibius su parkı
AMFİBİUS-SU PARKI
Burası, Rusya ülkesindeki en büyük su parklarından birisidir. Aquapark alanı içinde, her yaştan insan için ilginç gelebilecek 15 farklı su kaydırağı bulunmaktadır. Su kaydırakları: en fazla 15 metreden, keskin dönüşler yaparak ve ziyaretçilerine büyük heyecanlar yaşatırlar.
Park alanında ayrıca 4 tane yüzme havuzu bulunmaktadır. Ana havuz, 120 cm derinliğinde ve varil şeklindedir. Tüm havuzlarda, çok iyi temizleme sistemleri bulunduğu söyleniyor.
Rusya Soçi Macesta Anıtı
MACESTA ANITI
Bu heykel: dünyaca ünlü “Macesta” nın kişisel portresidir ve aynı zamanda, şehrin en bilinen ve tanınan sembollerinin başında gelir. Söylenenlere göre: bölgedeki sıcak su kaynaklarının yüzeye çıkmasında yardımı olmuştur.
Anıt: 1967 yılında, Soçhili heykeltıraş Gusleva tarafından yapılmıştır. Heykel: mimar Serdyukov tarafından yapılan yere: uyumlu olarak monte edilmiştir.
Rusya Soçi State Circus
Rusya Soçi State Circus
SOCHİ STATE CİRCUS
Parlamento sokakta bulunan, bu sabit sirk: 19 Mayıs 1971 tarihinde kurulmuştur.
Sirkin bulunduğu yapı ise: SSCB Devlet ödülü sahibi Shvartsbreyna başkanlığındaki bir gurup mimar tarafından yapılmıştır. 1992 yılından bu yana: Soçhi Sirki: uluslar arası sirk yarışmalarında birçok ödül kazanmış ve sirk dünyası yıllıklarına adını yazdırmıştır.
Salon 2000 kişi kapasitelidir. Onarım için: Kasım 2013 tarihine kadar kapalı olan bu sirki: şehri ziyaret ettiğinizde, açık bulunduğunda mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.
Rusya Soçi Adler Sochi Utrishskiy Dolphinarium
Rusya Soçi Adler Sochi Utrishskiy Dolphinarium
ADLER SOCHİ UTRİSHSKİY DOLPHİNARİUM
Burası: yunuslar üzerine araştırmaların yapıldığı bir enstitü olarak bilinir. 1984 yılında açılmıştır. Eğlence tesisleri ise, 1997 yılında açılmıştır. Burada: 20 metre çapındaki ve 6 metre derinliğindeki havuzda: 1000 seyirci kapasiteli bölümde: balinalar ve yunuslar: 45-50 dakika süren gösteriler yapıyorlar.
13 yıldan bu yana: tesiste yapılan gösteriler 2 milyondan fazla kişi tarafından izlenmiştir. Evet: yaklaşık 1 ton ağırlığındaki bir deniz aslanının su da yaptığı kıvrak hareketler ilgi çekiyor.
Hatta: Karadeniz’e özgü: şişe burunlu yunuslar: büyük sanatçı edasıyla resim çiziyorlar ve bunlar Dolphinarium alışveriş merkezinde, ziyaretçiler tarafından büyük talep görüyor.
OCEANARİUM SOCHİ DİSCOVERY WORLD AQUARİUM
Burası: Rusya’nın en büyük ve dünyanın sayılı büyük akvaryumlarından birisi olarak bilinir. 17 Eylül 2009 tarihinde ziyarete açılmıştır. Her gün, saat: 10.00-18.00 arasında ziyarete açıktır. Lobiden bilet satın alarak girebiliyorsunuz.
Biletler ne kadar derseniz: yetişkinler 500 ovmak, 4-12 yaş arası çocuklar 250 ruble, fotoğraf ve video çekimi: 100 ovmaktır. Akvaryum tasarımı: 6000 metre karelik bir alanda: 5 milyon su kapasitesi bulunan 30 tank ile yapılmıştır.
Bunlarda: 200’den fazla farklı türlerde deniz ve tatlı su canlısı: toplam 4 bin tane bulunmaktadır. Ayrıca: yine burada 24 metre karelik bir akrilik pencere alanı ve 44 metrelik bir akrilik tünel bulunur.
Burada: dalış meraklıları için dalış yapmak mümkündür. 3000 deniz canlısı arasındaki bu dalış, yaklaşık 30 dakika sürüyor ve ücret olarak 3000 ruble ödeniyor.
Evet, şehir ziyaretçilerinin burayı mutlaka görmelerini öneriyorum. Yapıya girdiğinizde, ilk olarak tatlı su balıklarının bulunduğu akvaryumlar görülüyor.
Gölet üzerindeki köprüden ilerleyerek, yağmur ormanlarının içinde akan şelaleyi göreceksiniz. Açık sularda: yine Amazonlar, Avustralya ve Ekvator bölgesinden getirilen 100 farklı tatlı su canlısını görebiliyorsunuz.
Bunlar arasında özellikle: piranhalar, discus, gurami balıkları ilgi çekiyor. Daha sonra: 44 metrelik akrilik tünel var. Bu tünelden geçerken, üç tarafınızın sularla çevrili olması ve bu sularda gezinen deniz canlıları, değişik bir ortam yaratıyor.
Cam arkasında: görünüşte kırılgan (aslında camın kalınlığı 17 cm. dir) olan su yaşamında: güzel bitkiler, resifler ve kayalar, aniden yavaş yavaş yaklaşan köpek balıkları görülüyor. Son olarak: burada “temalı cafe”, “balık besleme” bölümü ve “hediyelik eşya mağazası” da bulunuyor.
SOCHİ SANAT MÜZESİ
Şehir merkezinde, Ave Resort adresinde: bir eğitim ve kültür merkezi olarak bilinmektedir. Müzenin bulunduğu yapı: 1936 yılında, Zholtovsky tarafından tasarlanmıştır ve mimari yapıt olarak, Rusya Federasyonunda, öneme sahiptir.
Müze sergi bölümünde: Rus, Sovyet ve yabancı sanatçılara ait, 3000 civarında: resim, heykel, çizim, dekoratif ve el sanatları ürünleri sergilenmektedir.
Rusya Soçi Loosky Tapınağı
Rusya Soçi Loosky Tapınağı
BİZANS KİLİSESİ KALINTILARI-LOOSKY TAPINAĞI
Burası: Sochi şehrinin Lazarev ilçesinde bulunan bir ortaçağ dönemi kalıntısıdır. Karadeniz kıyısından 1.5 km. uzaklıktadır. 1987-1997 yılları arasında burada yapılan arkeolojik çalışmalara göre: ilk tapınak inşaatı, 10-11’nci yüzyıllardan kalmadır.
15 ve 16’ncı yüzyıllarda ise, burası bir kale haline getirilmiştir. Günümüzde görülen tapınak kalıntısının “Bizans” dönemine ait olduğu düşünülüyor.
MARİNE STATİON-LİMAN
Burası: şehrin limanında bulunan bir istasyon olarak bilinmektedir. Yapı: 1955 yılında inşa edilmiştir. 2 katlıdır ve L şeklindedir. Binanın merkezinde: sivri bir kule bulunmaktadır ki, bu kule paslanmaz çelikten yapılmıştır.
Bu 3 katmanlı kulenin yüksekliği, 71 metredir. Üzerinde: heykeller bulunur. Bunlar: dört mevsimde, dört ana yönü işaret ederler. Hemen limanın önünde ise, Navigasyon tanrıçasına adanmış bir havuz bulunmaktadır.
Rusya Soçi Tren İstasyonu
SOÇİ TREN İSTASYONU
Bu yapı da, şehirdeki diğer bir kısım yapı gibi “Federal anıt” olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Bina: 10 Eylül 1952 tarihinde hizmete açılmıştır. 3 katlıdır ve 3 avlu ile 55 metre yüksekliğinde bir katlı kuleye sahiptir.
ST SERGİUS CATHEDRAL
Burası bir “Ermeni” dini yapısıdır. 1993 yılında kutsanmış ve ibadete açılmıştır. Çan kulesi ise, 2004 yılında yapılmıştır.
SOCHİ MİLLİ PARKI
Burası, Bakanlar Kurulu kararı ile, 1983 yılında, milli park olarak ilan edilmiştir. Karadeniz kıyısındaki park alanında: eğlence, eğitim ve bilimsel amaçlı çalışmalar yapılmaktadır. Rusya’nın ilk milli parklarından birisidir.
Park alanı: nehir vadileri ve dağlarla kaplıdır. Karadeniz ise, park alanında dar bir şerit halinde kıyıda uzanır.
Söylenenlere göre: park alanında 40 nehir ve dere bulunuyormuş ve bunların tümü Karadeniz’e akıyor. Park alanı, ilginizi çekerse, 28 farklı yürüyüş yolu barındırıyor.
AKHUN DAĞI VE GÖZLEM KULESİ
Akhun dağının deniz seviyesinden 500 metre yükseklikteki zirvesinde: bir gözlem kulesi bulunuyor. 1932 yılında yapılan bu gözlem yani seyir kulesinde: hediyelik eşya satan yerler ve kafeteryalar bulunuyor.
Buraya çıkarsanız: gerek Adler, gerek Soçi ve gerekse Kafkas sıradağlarının muhteşem panoramasını izleyebilirsiniz.