İspanya San Sebastian

 

 

İspanya San Sebastian

 

ŞEHİRDEKİ ÇAĞDAŞ YAPILAR

KURSAAL CONGRESS CENTRE AND AUDİTORİUM

Denize bakan burası: günümüzde kongre ve kültür faaliyetlerinin yürütülmesi için tasarlanmış ve yapılmış bir modern projedir. Yapı mimar Rafael Moneo tarafından tasarlanmış ve 1999 yılında hizmete açılmıştır.

Tasarım: doğal ve yapay uyumu vurgulamaktadır. Saydam cam küpler: iki karadaki kayalar olarak tasarlanmıştır. Kavramsal, estetik, teknik ve yapıcı yenilik özellikleri gösteren proje: Avrupa’da verilen en önemli çağdaş mimarlık ödülü “Mies van der Rohe” ye layık görülmüştür.

Burada: yılda 300’den fazla etkinlik düzenlenmekte ve bunlara 600.000’den fazla kişi katılmaktadır. Oditoryum 1800 kişi kapasitelidir. Kongre merkezi ise, 10575 kişi kapasitelidir. İspanya’nın en büyük film festivali, burada düzenlenmektedir.

Evet: Avrupa’nın en önemli kavramsal, estetik, teknik ve yapıcı yenilik özellikleri taşıyan bu yapısını mutlaka görmenizi öneririm.

İspanya San Sebastian İesu Kilisesi

 

İESU KİLİSESİ

Kilise: çağdaş İspanyol mimarisinin en seçkin temsilcilerinden biri olarak kabul edilen mimar Rafael Moneo tarafından tasarlanmıştır.
Kilisenin yanında: Bellek parkı ilgi çeker.

BELLEK PARK-MEMORY PARK

Burası: canlı şiddet, terör ve savaşın tüm kurbanları anısına yapılmış ve 2010 yılında açılmıştır. Park alanında: meditasyon ve insan hakları barış ve özgürlük anlamını yansıtmak için beyaz çiçekler bulunan bir alan vardır.

 

BASQUE CULİNARY CENTRE

Basque Culinary Center: 2009 yılında tasarlanmış ve 2011 yılında tamamlanmıştır ve bir tepenin üzerinde “Miramon Teknoloji Parkı” alanında bulunmaktadır. Kelime olarak, aynı zamanda üst düzey bilgi ve nitelikli profesyonellerin eğitimi anlamına gelmektedir.

Gelecekte: yerel mutfağın sürekliliğini güvence altına almak için bir merkez olarak kurulmuştur. Doğrudan ve d olaylı olarak, gastronomi ile ilgili profesyoneller arasında araştırma ve bilgi transferi ve mutfağın geliştirilmesi amaçlanmıştır.

Vaumm stüdyosu tarafından tasarlanan bina: derslik, laboratuvarlar ve restoranlar bulundurur. İç mekanın düzenlemesi, tepe yamacında çevreyle uyumlu olarak yapılmıştır. Yapıya: kuzeydoğu yönünden yaklaşırsanız, plakalar üst üste yığılmış gibi görünür. Bunlar, halk arasında “salata kaseleri” diye betimlenir.

 

JUNTAS GENERALES DE GIPUZKOA

Miramon Teknoloji Parkındaki bu mekan: 3 katlı küp şeklindedir ve 3600 metre karelik alanı kaplar. Yapıda: şeffaf ve buzlu çörten çelik ve cam parçaları ilgi çeker. Açık olan iç mekan, açıklık duygusu vermesi yanında, çift cam cephe ve metal kafes ile korunmaktadır.

Bask bölgesindeki parlamento ve yasama organları toplantıları, bir zamanlar burada düzenlenmiştir. İlk dönem yani 1400-1870 yılları arasındaki toplantılar San Salvador de Guetaria kilisesinde düzenlenmiştir. 1979 yılından sonra ise, burada düzenlenmiştir.

 

MUSİKENE-PROJE

Burası “Bask” ülkesinin müzik yüksek okuludur. 2001-2002 öğretim yılında, Bask hükümeti tarafından, üst düzey müzik eğitimi verilmesi için açılmıştır. Öğrencilerden para alınmamakta, okulun giderleri genellikle Bask hükümeti ve diğer bazı firmalar tarafından finanse edilmektedir.

Okul: Eylül 2001 tarihinde kurulduğundan bu yana “Donostia-San Sebastian Miramar Sarayı” denilen yerde faaliyetlerini sürdürmektedir. Ancak: yakında, San Sebastian UPV-EHU Üniversitesinin karşısında, Plaza Europa denilen yerdeki kendi binasına taşınacaktır.

İspanya San Sebastian Bella Epoque Bölgesi

BELLE EPOQUE BÖLGESİ

Burası: mükemmel gastronomi merkezidir. Ayrıca: “San Sebastian Uluslar arası Film Festivali” ve “Caz Festivali” gibi etkinlikler, şehrin bu bölümünde düzenlenir. Yani, burada şehrin önemli kültürel mimari yapıları bulunur.

Özellikle bu bölgedeki Miramar Sarayı ilgi çeker. Miramar Sarayı: 19. Yüzyıl sonlarında, kraliçe Maria Cristina tarafından yazlık saray olarak yaptırılmıştır ve halen burada Müzik Okulu bulunur.

Tabii kraliçenin bulunduğu dönemlerde, buraya birçok ünlü gelmiş ve 1887 yılında San Sebastian Casinosu yapılmıştır. Daha sonra ise, birçok oteller, saraylar ve villalar inşa edilmiştir. 1914 yılı civarında: Mata Hari, Troçki, Maurice Ravel, Romanones ve Pastora Imperio gibi ziyaretçiler burayı ziyaret edince, şehir, Avrupa’nın kozmopolit şehirlerinden biri haline gelmiştir.

Evet, bu bölgedeki binalar şunlardır: “Diputacion Foral de Guipuzcoa” ve “Area Romantica” nehir boyundaki alanda, bölgenin en dikkat çeken yapılarıdır. Area Romantica: açıkça, Paris Opera binasından esinlenilerek yapılmıştır.

Ayrıca: “Catedral del Buen Pastor”, postane, kültür merkezi “Koldo Mitxelena” ve eski Casino bulunmaktadır. Ayrıca: müze binası “San Telmo” ilgi çeker. “Santa Mariai” ve “Parroquia de San Vicente” kiliseleri görülebilir.

Nehir ağzında “Victoria Eugenia” tiyatrosu ve “Otel Maria Cristina” bulunur. Bunlar: her yıl film festivali konuklarını ağırlarlar. Nehrin kuzey tarafında, Fransız tarzı villalar bulunur. Buradaki “Puenta de Maria Cristina” köprüsü popülerdir.

Körfezin sonunda: “Playa de Ondarreta” plajı ve hemen yanında sanatçı Eduardo Chillida tarafından yapılan heykellerle dolu “Peine del Viento” bulunur. Bunun batı tarafında, kraliyet sarayı “Palacio de Miramar” bulunur.

Saray ve bahçeleri, günümüzde halkın ziyaretine açıktır. Buradan körfezin manzarası muhteşem izlenir. Son olarak: Monte Igueldo dağında bulunan eğlence parkı da gezilebilir.

 

PLAJLAR

Şehirdeki “Concha” körfezi, Avrupa’nın en iyi plajlarına sahiptir.

Playa de la Concha

San Sebastian şehrinin en iyi bilinen ve en şık plajıdır. Burada, bölgenin sembolik yapılarından bazıları bulunur. Özellikle, sağlık tesisi “La Perla”, eski kraliyet hamamı “Casa Real de Banos” ve Kraliyet Denizcilik Kulubü “Real Club Nautico” görülebilir. Hemen yakınındaki “Miramar Sarayı” plaja özel bir ambiyans vermektedir.

Evet, burası şehirde en çok ziyaret edilen ve en çok fotoğraf çekilen yerdir. Onun manzarası ve ince kumları mükemmeldir. Keyifli şehir manzarası eşliğinde, plaj bölümü yaklaşık 1 km boyunca uzanmaktadır.

 

Ondarreta Plajı

Miramar Sarayı ve Monte Igueldo arasında yer almaktadır. Şehrin üç plajından en küçük olan burası, ayrıca mesire yeri olarak kullanılan bahçeleri kapsamaktadır. Plaj bölgesinde, özellikle voleybol, plaj tenisi ve plaj futbolu karşılaşmaları yapılır.

Rüzgarlı günlerde, sörf yapanlar da burayı tercih ederler. Evet, bu 500 metre uzunluğunda ve 100 metre genişliğindeki plajın hemen önündeki adada “Santa Clara” plajı bulunur.

Beach Adası-Isla Cristina

“Isla Santa Clara” adası, San Sebastian şehrinin dördüncü plajına ev sahipliği yapmaktadır. Bu küçük plajda 30 metreye kadar ulaşan gel-git yaşanmaktadır. Bu yüzden, her ne kadar tekneyle ulaşmak mümkün ise de, gel-git zamanlarını takip etmek ve buna göre adayı ziyaret etmek şarttır.

 

Zurriola Plajı

Burası denize açıktır. Bu nedenle, burada güçlü dalgalar vardır. Zaten burası sörfçüler tarafından kullanılmaktadır. Burada çok sayıda sörf dersi veren yerler ve yine plaj sporları etkinlikleri vardır.

 

AREA ROMANTİCA-ZONA ROMANTICA

Şehrin bu büyüleyici bölümü: şehir merkezinin güney bölgesindedir. Alan Romantica olarak bilinen özel Loyola Sokak; aynı zamanda mimarisi ve sokak lambaları ile ünlüdür ve adı gibi burası romantik bir alandır. Öte yandan, yine burası: şehrin en iyi alışveriş yerlerinden birisidir ve moda mağazaları, Paris şehrini anımsatmaktadır. Geceleri de, burada canlı yerel eğlence barları görülebilir.

İspanya San Sebastian Palacio Miramar

 

PALACİO MİRAMAR

Burası 1887 yılında kraliyet ailesinin yazları geçirmesi için bir konak olarak yapılmıştır. Bina: doğrudan ve etkileyici “Santa Clara Island” manzarasına sahiptir. Yapı İngiliz mimar Seldon Wornum tarafından 1888 yılında tasarlanmış ve tuğla ve kumtaşı ile inşa edilmiştir.

Yapı: bir bodrum ve üç katlıdır. Ön süslemelerde, Tudor dönemi kemer ilgi çeker. Yapının içinde: White Room, Müzik odası, Petit Salon, Kütüphane ve yemek bölümü bulunmaktadır. 2007 yılında binanın kulesi restore edilmiştir.

Onun bahçeleri: usta bahçıvan Pieerre Ducasse tarafından düzenlenmiştir. Günümüzde burası “Bask Yaz Kursları Üniversitesi” tarafından kullanılmaktadır. Aynı zamanda, Müzik Yüksek Okulu da buradadır. Film festivali sırasında, burada partiler düzenleniyor.

İspanya San Sebastian Santa Maria Church

 

SANTA MARİA CHURCH

Şehirde, Monte Urgull güney kanadında bulunmaktadır. Şehrin en eski kısmının tam merkezindedir. Şehrin en çok ziyaret edilen mimari yapılarının başında gelmektedir. Yapı, eski bir Roma dönemi kilisesi üzerine inşa edilmiş ve 1750 yılında yapılmıştır ve şehrin en eski kilisesi olarak bilinir.

Mimari özelliklerine gelince: yarım daire apsis ve geride kuzey kesim üzerinde yerleşmiştir. Dikdörtgen planlıdır. Kilise, iki kule ile çevrilidir. Merkezi kubbe 27 metre yüksekliktedir.

 

PARRAQUİA DE SAN VİCENTE KİLİSESİ

Bu kilise: şehrin en eski ayakta kalarak günümüze ulaşan anıtlarından birisidir. Günümüze kadar, birçok kez tahrip olmasına rağmen onarılmıştır. Kilisenin inşaatı: 15. Yüzyıl sonuna tarihlenmektedir. Gotik tarzda inşa edilmiştir.

1619 yılında yapıya barok giriş eklenmiştir. Koro bölümü 1784 ve merdiven kulesi 1856 yılı yapımıdır, büyük gül pencereler ise 1929 yılına tarihlenir. Kilise, etkileyici görünümü kurtulması için restore edilmiştir. Günümüzde, burada sık sık konserler düzenlenmektedir.

İspanya San Sebastian Ayuntamiento-San Sebastian Casino

 

AYUNTAMIENTO-SAN SEBASTİAN CASİNO

“La Concha Bay” bölgesinde “Aldrdi Eder Bahçeleri” karşısında bulunan burası: şehirdeki kumar yasağının bulunduğu 1897 ile kapatıldığı 1924 yılı arasındaki dönemde: şehrin “Gran Casino” su olarak bulunmuştur.

Yapının bu tarihteki açılışına: Avusturya kraliçesi Maria Christina katılmıştır. Buranın: rulet masaları ve dans salonunun bulunduğu “Genel Salonu”: Belle Epoque döneminde politikacılar, yazarlar ve sanatçılar için bir eğlence mekanıymış.

Ancak: 1924 yılında kumar yasaklanınca: Casino kapatılmıştır. 1928 yılında yapı: Turizm Merkezi olarak kullanılmış ve ardından Hotel Maria Christina, buraya taşınarak faaliyete başlamıştır. 1945 yılında ise, yapılan modifiye çalışmalarının ardından, şehir konseyi burada çalışmaya başlamıştır.

O tarihe kadar kullanılan Belediye Binası ise, Belediye Kütüphanesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. 20 Ocak 1974 tarihinde: şehrin “Kent Konseyi” buraya taşındı. Yani, burası bir anlamda City Centre’dir.

İspanya San Sebastian Teatro Victoria Eugenia

 

TEATRO VICTORİA EUGENIA

Şehrin en ikonik binalarından birisi olan burası, şehrin merkezinde, 2012 yılında “100” yılını kutlayan bir yapıdır. Yani, 1912 yılında açılmıştır. Kumtaşı binanın ön cephesinde, 1912 yılında mimar Francisco de Urcola tarafından oluşturulan Rönesans formları motifleri ilgi çeker.

Ön cephede: Dor sütunları üzerinde: opera, trajedi, komedi ve dramı temsil eden heykeller bulunur. İç bölümde ise: kırmızı kadife koltuklar, balkonlar ve ayrıntılı avizelerle aydınlatılan freskler bulunan tavan ilgi çekmektedir. Burada “Uluslar arası Film Festivali” düzenlenmektedir. Yapı 2007 yılında yenilenmiş ve görsel-işitsel teknolojilerle donatılmıştır.

İspanya San Sebastian La Perla Centro Talaso Sports-SPA Merkezi

 

LA PERLA CENTRO TALASO SPORTS-SPA MERKEZİ

“La Concha Plajı” bölgesinde bulunan burası 20. Yüzyılın başında Kraliçe Maria Cristina tarafından, San Sebastian kraliyet yazlık sarayı olarak kullanılmıştır. 1912 yılında, burada aristokrat ihtiyaçlarını karşılamak için tahta bir kaplıca inşa edilmiştir.

1994 yılında bu SPA alanı yeniden tanzim edilmiş ve günümüzdeki görünümü ortala çıkmıştır. Günümüzde, burası: Avrupa’da benzersiz bir tedavi merkezidir ve tedavide deniz suyu kullanılmaktadır.

İspanya San Sebastian Hotel Maria Cristina

HOTEL MARİA CRİSTİNA

Urumea nehri kenarındaki otelin tasarımı: Madrit ve Paris şehirlerindeki “Ritz” otellerini de tasarlayan mimar Charles Mewes tarafından yapılmıştır. Deniz manzaralı otel, Belle Epoque döneminde aristokratların buluşma mekanıymış.

Aslında ilk yapıldığında “L” şeklinde olan bina, 1950’li yıllarda ekstra bir kanat eklenmesiyle bugün görülen “U” şekline kavuşmuştur.

Sivil savaş ve savaş sonrası dönemlerde: burası “Uluslar arası Film Festivali” ile gündeme gelmiştir. O zamandan beri, şehri ziyaret eden film yıldızları burada kalmışlardır.

Çünkü, burası aynı zamanda, festivalin düzenlendiği “Victoria Eugenia” tiyatrosuna da yakındır ve aradaki yola “kırmızı halı” döşenir. 2012 yılında otelin içi, ikonik cephe korunarak tamamen yenilenmiştir.

İspanya San Sebastian İdelgo Fenikilür Demiryolu İstasyonu

IDELGO FENİKÜLER DEMİRYOLU İSTASYONU

İstasyonun özellikle cephesi ilgi çeker. Yüz yıldan daha eski bir geçmişi olan füniküler demiryolu, Ondarreta Beach ile Monte Igeldo arasındaki ulaşımı 3 dakikaya indirmektedir.

İspanya San Sebastian Diputacion Foral De Gipuskoa

DIPUTACION FORAL DE GIPUZKOA

İl Meclis Binası: mimar Jose de Goicoa tarafından 1878 yılında tasarlanmıştır. Ancak, yapı aynı yıl bir yangında tamamen yok olmuştur. Ancak, bu yangında binanın cephesi kurtulmuş ve 1885 yılında inşaat tamamlanmıştır. Ateşten kurtulan bölümler ile birlikte, proje tam olarak 1890 yılında tamamlanmıştır.
Yapının cephesinde Gupuzkoa ve birkaç ünlü kişinin büstleri bulunmaktadır.

 

 

KOLDO MİTXELENA KÜTÜPHANESİ

1900 yılında açılan bu bina: okul ev olarak inşa edilmiştir. Daha sonradan Üniversite olmuş ve 1993 yılında ise, cepheler hariç tamamen yenilenerek “Koldo Mitxelena Kültür Merkezi” ne dönüştürülmüştür.

İspanya San Sebastian Maria Cristina Köprüsü

MARİA CRİSTİNA KÖPRÜSÜ

1893 yılında, ilk olarak ahşap olarak yapılan bu köprü: Estacion d el Norte tren istasyonu, arena ve voledrum yanından şehir merkezine doğrudan erişimi sağlamak için inşa edilmiştir.

Günümüzde görülen köprü ise, San Sebastian gününde 20 Ocak 1905 tarihinde açılmıştır. Köprü yüksekliği 18 metredir. Üzerinde dört etkileyici dikilitaş ve iki köşede heykeller gurubu bulunur.

İspanya San Sebastian Old Quarter

OLD QUARTER-LO VİEJO-PARTE VİEJA

“Parte Vieja” olarak bilinen şehrin en eski mahallesi: “Monte Urull” dibinde durmaktadır. Şehrin en çekici parçasıdır. Burada: zengin bir mirasa sahip tarihi binaların çokluğu dikkat çeker. Bir zamanlar, burası surlarla çevriliymiş ve surlar 1863 yılında yıkılmıştır.

Ancak, şehir surlarının içinde kalan bölüm, işgalci Napolyon askerleri tarafından ve 31 Ağustos 1913 tarihinde de Portekiz askerleri tarafından imha edilmiştir.

Ardından, özellikle Franco’nun diktatörlüğünün bitişinin ardından, burası yerel halk ve turistler tarafından popüler olarak kullanılan bir alan haline gelmiştir.

Liman ve çevresindeki alanda bulunan özel dükkanlar, restoranlar, Tapas barlar ve sokak satıcıları burayı canlı hale getirmektedir. Buranın her köşesinde ve sokakta: pintxos geniş bir yelpazesi sunulmaktadır.

Ayrıca, yine bu bölgede, uygun fiyatlı konaklama tesisleri/hosteller bulunmaktadır. Özellikle: 2Mercado de la Bretxa” popüler geleneksel Pazar ve alışveriş yeridir.

Old Town bölgesinin merkezinde: bir meydan bulunmaktadır.

İspanya San Sebastian Palaza De La Constitucion

PLAZA DE LA CONSTİTUCİON

Meydan: yıkıcı 1813 yangınından sonra, mimar Ugartemendia tarafından 1817 yılında inşa edilmiştir. Meydana bakan evlerin pencerelerinde numaralar göreceksiniz. Bu rakamlar, eskiden kullanılan boğa güreşi izlemek için numaralandırılmış bölümleri belirtmektedir.

Yani, eskiden boğa güreşleri burada yapılıyormuş. Daha büyük bir arena yapılınca burası artık arena olarak kullanılmamaya başlamıştır. Ancak, yine de evlerin pencereleri üzerindeki numaralar tarihin bir parçası olarak muhafaza edilmiştir.

Günümüzde, burada bazı dükkanlar ve yanı sıra bazı teraslı barlar bulunur. Ama bu meydanın en belirgin yapısı, “San Sebastian City Hall” binasıdır.

Günümüzde bu meydanda: önemli yerel festivaller düzenlenmektedir. Bunlar arasında öne çıkanlar: 20 Ocak tarihinde düzenlenen “San Sebastian Günü” ve 21 Aralık tarihinde düzenlenen “Aziz Thomas Günü” festivalleridir.

Ayrıca, yine bu meydanın en büyük özelliği: geniş balkonlu ve çekici binaların bulunmasıdır.

İspanya San Sebastian San Sebastian Günü Kutlamaları

San Sebastian Günü Kutlamaları

Her yıl 20 Ocak tarihinde: San Sebastian gününde geçit töreni düzenlenir. Kutlamalar 19 Ocak günü gece yarısı, saat 24.00 de Palaza de la Constitucion meydanında bayrak çekimi ile başlar ve 24 saat devam eder. Kutlama, ilk olarak 1836 yılında karnavalın bir parçası olarak başlamıştır.

Şehrin sokaklarında, davul çalan tören toplulukları geçit yaparlar. Onlar: bir asker topluluğu gibi aynı üniformayı giyerler. Bu üniformalar, kurtuluş savaşmış askerlerin üniformalarına benzetilmiştir. Katılımcı sayısı arttıkça, farklı üniformalar da görülmeye başlamıştır.

Evet, bu şehri 20 Ocak günü ziyaret ederseniz: şehir sokaklarında mutlaka bir “Tamborrada” denilen bando topluluğuna rastlayacaksınız.

Ellerinde bayraklar ve su taşıyıcıları ile bu topluluk 20-50 arasında davul ve 50-100 varille geçit töreni yaparlar ve kendi ezgileri ve dansları ile şehir sokaklarını hareketlendirirler.

20 Ocak gecesi, şehir yerlilerinin duygusal gözyaşları eşliğinde bayrak indirilir ve hareketlilik, bir sonraki yıl festivaline kadar biter.

İspanya San Sebastian Aziz Thomas Günü

Aziz Thomas Günü

Bu kutlamalar, her yıl 21 Aralık tarihinde yapılır. Kutlamalarda şehir muazzam bir ülke pazarına dönüşür. Tezgahlarda çoğunlukla yerel çiftçilerin ürettiği gıda ve el sanatı mallar satılır. Bunlar arasında öne çıkanlar: peynir, bal, sosis, elma şarabı ve kek başı çekmektedir.

Kutlamaların temelindeki gelenek: çiftçilerin, arazi sahiplerine yıllık kira bedeli ödemek üzere kasaba merkezine gelmeleriyle 19. Yüzyıl ortalarında başlamıştır.

Bu şekilde merkeze gelenler, yanlarında getirdikleri ürünleri satmaya başlamışlardır. Bu pazarı kurulduğu yer, zamanla “Plaza de la Constitucion” ismini almıştır.

Evet, şehrin “Old Town” bölümünü tanımaya devam ediyoruz. Buradaki etkinliklerin bir diğer bölümü de: özellikle yerli halk ve turistler tarafından ilgi çeken, bu bölgede bulunan bar ve restoranlardır. Burada: özellikle “Txakoli şarabı” ve “pintxo” içmek popülerdir.

Txakolu Şarabı

Bu meyveli beyaz şarap: Getaria ve Zarautz kıyı kasabalarında üretilen üzümlerden yapılmaktadır. Alkol oranı: 9.5-11.5 arasındadır. Bu şarap: cam içinde, tatların serbest kalması için, buzdolabı dışında, serin bir yerde servis yapılarak içilir.

Bu şekilde içildiğinde: narenciye bitki ve çiçek aromaları hissedilir. Rengi ise, soluk sarı renklidir. Bu şarap, başlangıçta söylenenlere göre ilk olarak 16. Yüzyılda üretilmiştir.

Mükemmel olgunluk ve şeker/asit oranı için: özellikle üzümler Eylül ayı sonları ve Ekim ayı başında hasat edilir. Deniz ürünleriyle mükemmel gitmektedir. Bunu beyaz ton balığı ile denemenizi öneririm.

İspanya San Sebastian Pintxos

Pintxos

Şehrin yerel yemek kültürünün en büyük hazinelerinin başında gelir. Bunun temelinde: her türlü gıda maddesinin, baget ekmek dilimleri arasında sunulmasıdır. Bunları bir arada tutmak için bir kokteyl sopası kullanılır. Öne çıkan lezzetler: bir zeytin, biber, karidesli çeşitleridir.

İspanya San Sebastian San Vicente Kilisesi

 

SAN VİCENTE KİLİSESİ

Şehrin en eski kilisesidir. Gotik tarzda yapılan kilise, 16. Yüzyıl ilk yarısına tarihlenmektedir. Çok ince Romaneks yapısı ilgi çeker. Vitray pencereleri ve 1868 yılı yapımı Fransız org görülmelidir. Cephede ise, sanatçı Jorge Oteiza tarafından yapılan “Pieta” heykeli popülerdir.

 

SANTA MARİA BASİLİCA

Calle Mayor sonundadır. 18. yüzyıldan kalma etkileyici bir barok çalışmadır. Burası şehrin koruyucu azizine adanmıştır, özellikle barok cephesi ilgi çeker. Yapı, burada daha önce bulunan bir kilise temelleri üzerine 1743-1774 yılları arasında yapılmıştır. Özgün bir Romanesk kilisesidir.

İspanya San Sebastian Museo San Telmo

MUSEO SAN TELMO

Bask toplum ve vatandaşlık müzesi: 16. Yüzyıl yapımı bir Dominik manastır binasındadır ve burada, yerel sanat eserlerinden oluşan çok geniş bir koleksiyon sergilenmektedir. Bina 20. Yüzyılda Katalan sanatçı Jose Maria Sert tarafından restore edilerek müze haline getirilmiştir.

Burada: El Greco, Rubens, Ribera ve Goya resimleri görebilirsiniz. Bölgenin en popüler turistik yerlerinden birisidir. Yapı 2011 yılında genişletilmiştir. Giriş ücretsizdir.

DOWNTOWN BÖLGESİ

Burası şehrin ortasındadır ve alana hakim Catedral del Buen Pastor ve çevresindeki yapılar ile yoğun ve canlı bir yer olarak gündeme gelir. Parte Vieja ve Amara arasındaki alandadır. Palaza de Bilbao yakın olan birçok alanda, şehrin en iyi alışveriş caddelerinden bazıları bulunmaktadır.

İspanya San Sebastian Cathedral Del Buen Pastor

CATEDRAL DEL BUEN PASTOR

Yapı: Ensanche de Amara bölgesindedir. Basklı mimar Manuel de Echave eseridir. Kilise: 1915 metre karelik bir alanı kapsamaktadır. 1953 yılında katedral olarak ilan edilmiştir. Ama, 1897 yılında açılmıştır.

Yapının mimari özellikleri: simetrik, dikdörtgen kat planlı, üç nefli, transepti ve papaz bölümü Latin haçı şeklinde çapraz oluşumludur.

Monte İgueldo ocaklarında yapılan kumtaşından inşa edilmiştir. İçinde çok geniş crypt vardır. Juan Bautista Lazaro tarafından yapılan vitray pencereler ilgi çeker.

Bunlarda: canavarlar, pinnacles gibi unsurlar dekorasyonda kullanılmıştır. Giriş ücretsizdir. Güzel mimarisi nedeniyle görülmeye değerdir.

ŞEHİRDEKİ DİĞER MÜZELER

İspanya San Sebastian Akvaryum

AKVARYUM

Şehirdeki Akvaryum: Avrupa’nın en önemli oşinografik müzelerinden birisidir. Burada “Nemo” isimli filmin ünlü balığının numuneleri bulunmaktadır. 360 derecelik, akrilik tünelde: köpekbalıkları ve diğer büyük balıkları izleyerek yürüyüş yapmak mümkündür.

İspanya San Sebastian Eureka Müzesi

EUREKA.ZIENTZIA MUSEOA

Burası bir tür bilim müzesidir. Burada eğlenmek ve öğrenmek bir arada yürütülmektedir. Müzede, 169 üzerinde modeller bulunan daimi bir sergi vardır. Ayrıca, canlı ve beş duyu hakkında bilgiler verilir. 300 metre karelik bölümde, özellikle çocuklar için mükemmel oyun alanları bulunmaktadır. Bir de planetarium bölümü bulunuyor.

İspanya San Sebastian Cristobal Balenciaga Müzesi

CRİSTOBAL BALENCİAGA MÜZESİ

Getaria’da bir tepe üzerinde duran müze; kariyerinin ilk yıllarında Balenciaga Belçika Kraliçesi Fabiola tarafından ikametgah olarak kullanılmıştır.

İspanya San Sebastian Museo Deniz

MUSEO DENİZ

Deniz Müzesi, Bask ve San Sebastian insanları tarafından deniz sırlarını öğrenmek için düzenlenmiştir. Limanın merkezinde bulunan müze: Bask ve deniz tarihi taşımaktadır.

ŞEHİRDEKİ KONAKLAR VE KALELER

 

PALACIO DEL DUQUE DE MANDAS

Cristina Enea Park alanında bulunan bina: 1890 yılında yapılmıştır ve “Fundacion Cristina Enea” tarafından kullanılmaktadır. Yapı: Jose de Osinalde eseridir.

Zemin kat: Fundacion Cristine Enea tarafından işgal edilmiştir. Ön kapıdan girildiğinde, bir resepsiyon alanı ve büyük ahşap merdiven görülür.

İkinci katta: sergi alanı olarak kullanılan Mandas dükü ofis odaları vardır. Ayrıca: eski bir şapeli, ana binaya bağlayan bir galeri, geçici sergiler için kullanılmaktadır. Ziyaretçiler için bir dinlenme alanı da mevcuttur.

İspanya San Sebastian Palacio De Aliete

PALACIO DE AİETE

1878 yılında neo-klasik tarzda yapılan bina, Fransız mimar Adolfo Ombrecht tarafından tasarlanmıştır. Burası: uzun yıllar boyunca kraliyet ve asalet üyeleri tarafından konut olarak kullanılmıştır. Birinci katta: yatak odası ve ofisler bulunmakta olup “Barış ve İnsan Hakları Evi” olarak kullanılmaktadır. İkinci katta ve tavan üzerinde: eski memurlar ve hizmetliler tarafından kullanılan yerler vardır ve buralar “Kültür Merkezi Atölyeleri” olarak kullanılmaktadır.

İspanya San Sebastian Castillo De La Mota

CASTILLO DE LA MOTA

San Sebastian merkezinde, doğal bir alandadır ve muhteşem deniz ve şehir manzarası bulunmaktadır.
La Motta kalesi: antik yolları ve surları ile: uzun tarih boyunca acı savaşlara şahit olmuş ve eski görkemini hale korumaktadır. Kale yapısı: ilk olarak Navarre kralı zamanında inşa edilmiştir. Surların dört köşesinde: birer kule bulunur ve bunlar 1150 yılı civarında yapılmıştır.

KÖPRÜLER

İspanya San Sebastian Zurriola Köprüsü

ZURRİOLA KÖPRÜSÜ

Urumea nehrinin ağzına yakın yerdeki bu köprü 1921 yılında yapılmış, 1972 yılında yıkılarak yenisi yapılmıştır. Günümüzde “Kursaal Kongre Merkezi” köprüsü olarak da bilinir. Köprü “Artdeco” tarzında Victor Arana tarafından tasarlanmıştır. Özellikle muhteşem lambaları dikkat çeker.

İspanya San Sebastian Santa Catalina Köprüsü

SANTA CATALINA KÖPRÜSÜ

Şehirde yapılan ilk ahşap köprü olarak dikkat çeker. Stratejik konumu nedeniyle, uzun yıllar çeşitli vesilelerle yenilerek günümüze kadar gelmiştir. Juan Alday tarafından tasarlanan ve 1926 yılında yapılan köprünün bu günkü yapısında özellikle lambalar ilgi çeker.

İspanya San Sebastian Mundaiz Köprüsü

MUNDAIZ KÖPRÜSÜ

1999 yılında açılan köprü, nehir destekli olmayan şehrin ilk köprüsüdür. Yeniden kentleşme döneminde, ulusal demiryolu şirketinin katkısı ile inşa edilmiştir.

İspanya San Sebastian Lahendakari Aguirre Köprüsü

LEHENDAKARİ AGUIRRE KÖPRÜSÜ

Bu köprüde, nehir yatağında destek olmadan inşa edilmiştir. Onun son derece yenilikçi tasarımı ilgi çeker. İkiz kemerler, köprünün zemini üzerinde yükselir.

İspanya Barselona Modernista

İspanya Barselona Modernista

İspanya Barselona Modernista; bir mimari stildir ve bu stilde yapılmış yapıları kapsayan bir turun adıdır. Modernista turunda: en fazla yapı: “Quadrat d’Or” yani “Altın Meydan” olarak bilinen alandadır. Ancak bu mimari tarz, şehrin diğer birçok yerinde de görülebilir. 

Şehirde  modarnista denilince ilk akla gelen, elbette Antoni Gaudin’dir. Modernista yapıları: UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

 

LA SAGRADA FAMİLİA

Carrer de Mallorca bölgesindedir. 

Mimar Guadin’in Barselona’daki eserlerinden en ünlüsü ve muhteşemidir.

Kelime anlamı: kutsal aile. Barselona şehrinin simgesi olan bir yapıdır.

Gökyüzünü delercesine uzanan kuleler, çok uzaklardan bile görünmekte. Ancak; bu, yüksek 8 kule henüz bitirilmemiş bir yapıya aittir. Zaten; kulelerin hemen yanında, aynı yükseklikte ve hatta daha yüksekteki vinçleri gördüğünüzde, halen devam eden bir faaliyetin varlığını hissedeceksiniz.

Gaudin; 1883 yılında: diğer binalar üzerinde çalışırken projeyi devraldı. Aziz Joseph Şapeli mahzende açıldı ve ilk ayinler düzenlendi. 

1891 yılında, Nativity cephesinde çalışmalar başladı. 

1914 yılında Antoni Gaudi ölümüne kadar sadece Tapınak üzerinde çalışmalar yaptır. 

1925 yılında Nativity cephesindeki Saint Barnabas çan kulesi tamamlandı. Gaudi, ölümüne kadar sadece bitmiş göreceği tek yer Saint Barnabas çan kulesi olmuştur. 

1926 yılında Gaudi ölür ve öğrencisi Domenec Sugranyes projeyi devir alır. 

1936 yılında, La Sagrada Familia, İspanya iç savaşı sırasında tahrip edilir. Planlar ve fotoğraflar yakılır ve alçı modeller parçalanır. 

1939 yılında, Francesc de Paula Quintana, Gaudi’nin atölyesinden kurtarılabilen ve yayınlanan planlardan ve fotoğraflardan yeniden yapılandırılan materyal sayesinde devam edebilen site yönetimini devraldı. 

1952 yılında Navity cephesindeki merdiven inşa edildi ve cephe ilk kez aydınlatıldı.

1954 yılında Passion cephesinin temeli atıldı.

1955 yılında ilk koleksiyon düzenlendi.

1958 yılında, 19 Mart tarihinde, Jaume Busquets’in yarattığı Kutsal Aileyi temsil eden bir heykel gurubu olan Aziz Joseph bayramı gerçekleştirildi.

1961 yılında: tapınağın tarihi, teknik, sanatsal ve sembolik yönlerini ziyaretçilere anlatmak için müze oluşturuldu.

1966 yılında: Francesc de Paula Quantina ölür ve Isıdre Puig Boada ve Llus Bonet projeyi devir alır. 

1977 yılında, Passion cephesindeki çan kuleleri tamamlanır

1978yılında, yen neflerin cephelerinde inşaat başlar.

1983 yılında, Frances Cardoner Blanch projeyi devir alır. 

1985 yılında, Jordi Bonet Armengol, baş mimar ve şantiye müdürü olur.

1986 yılında Josep Maria Subirachs, Passion cephesi için heykel guruplarını yapmakla görevlendirildi. Ana nef, transepts, geçiş ve apsis üzerindeki tüm nefler, sütunlar, tonozlar ve cepheler için temel çalışmalarına başlandı. Çalışmalar 2010 yılında tamamlandı.

2005 yılında, Doğu cephesi ve mahzen, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edildi.

2010 yılında: 7 Kasım tarihinde Papa XVI Benedict, Bazilikayı dini ibaret için kutsadı ve onu küçük bir bazilika olarak belirledi.

2011 yılında Barselona Mimarlık ve Şehir Planlama Şehir Ödülü, yapının nefine verildi.

2012 yılında, Jordi Fauli, Antoni Gaudi’nin planlarına göre devam eden Sagrada Familia Tapınağının baş mimarı ve şantiye müdürü olarak Jordi Bonet’den devir aldı.

İspanya Barselona Modernista La Sagrada Familia

2016 yılı: Evangelistlerin, Meryem Ana’nın ve İsa Mesih’in kulelerinde inşaat başladı. Batı kutsallığı ve Our Lady of Dolours manastırında çalışmalar tamamlandı. 

İspanya Barselona Modernista La Sagrada Familia

2019 yılında, ilk taş paneller İsa kulesine, Evanjelistlerin kulesine ve Meryem ana kulesine takıldı. 

2020 yılında, Şubat ayında, İsa Mesih’in kulesi ve Meryem ana kulesi, Tutku ve doğuş cephelerindeki kulelerin yükseklikleri tamamlandı.

Sonuç:

Yapı, inanılmaz çelişkilerle doludur. Duvarları, renkleri, kuleleri ile, ilk bakışta, tam bir karmaşa gibi görünüyor veya öyle hissediliyor.

Her yüzündeki, cephesindeki mimarisi farklı bir yapı. Cennet kapısı: doğadan ve iyimser çizgiler taşıyor.

Cehennem kapısı: keskin ve karamsar bir havaya bürünmüş. Hiçbir alan, boş bırakılmamış. Taştan, üç giriş var. Bunların anlamı ise: sadakat, umut ve merhamet.

Ayrıca: birçok heykel mevcut. Bunlar: melekler korosunu, müzisyenleri, İsa’nın doğumunu, Mısır’a kaçışı, Masumların katledilmesini, Çarmıh ağacını betimliyor.

Girişlerde, dörder tane olmak üzere, toplamda 12 kule var. Dördü: havarileri, daha yüksek olan dördü İncil yazarlarını, apsis üzerindeki kubbe Meryem’i, merkezdeki kule ise kurtarıcıyı simgeliyor.

Gaudin’in ölümünden sonra, kilisenin inşaatı bir süre, onun bıraktığı gibi kalmış. Ancak; 1950 yılından sonra çalışmalar yeniden başlatılmış. Batıya bakan Pasion cephesi ve buradaki kuleler, 1952 yılından beri yapım aşamasında imiş.

Ancak; mimar Gaudin, arkasında çok az plan bıraktığından, çalışmalar yürümemiş. Zaten, yerel bölge insanlarının çoğu da; burayı bir katedral olarak görmüyor. Yani: kilisenin, büyük usta Gaudin’in anısına, tamamlanmadan, böylece bırakılmasından yanalarmış.

Yine de, Guadin’in yardımcılarından birinin oğlu olan mimar Armengol; kilisenin tamamlanması yönünde çalışmalar yürütüyormuş.

Düşünülene göre; Gaudin’in ölümünün, 100’ncü yılı olan, 2026 yılında, kilisenin tamamlanmasına çalışılıyormuş.

Evet; hikaye böyle, burayı mutlaka görün. Çevrenin manzarasını izlemek için, merdiven veya asansör ile kulelere de çıkılabiliyor. Mutlaka çıkın ve çevredeki muhteşem manzarayı izleyin. 

 

1-LA RAMBLA CADDESİ BÖLGESİ

İspanya Barselona Modernista CASA BRUNO CUADROS

CASA BRUNO CUADROS

Bruno Cuadros, bir zamanlar Barselona şehrinin şemsiye dükkanıdır.

Tarzı: renk kullanımı ve dekorasyonun inceliğiyle ilgi çeker.

Mimar: Josep ilaseca: Casa Bruno Cuadros’un ve zemin katındaki şemsiye mağazasının 1883 yılında tadilatını üstlenir. 1888 Evrensel Sergisi öncesinde, Barselona şehrinde birçok yerde ilginç binaların yapıldığı bir dönemdir.

Casa Paraigües dels (Şemsiye Evi) olarak isimlendirilen bu yapı da: Katalanların yerli art nouveau hareketi olan modernizme ivme kazandırmıştır.

Casa Bronu Cuadros: balkonları ve en üst kattaki galerideki Mısır görüntüleriyle doludur. Cephede: ayrıntılı sgraffito çalışmaları ve vitray pencereler görülür. Ayrıca dökme demirden yapılmış şemsiye kabartmaları bulunur. Oryantalist motifler: karmaşık marangozluk, emaye camlar ve Japon baskılarından alınmış insan resimlerinin bulunduğu dış duvarları emprenye eder. Binanın en dekoratif unsuru: cephenin köşesindeki süslü Çin ejderhasıdır. Dükkanın altındaki şemsiye ile birlikte reklamını yapmak için kullanılmıştır.

Bina, 1980 yılında yenilenmiştir.

 

2-AVİNGUDA DİAGONAL

İspanya Barselona Modernista CASA TERRADAS-CASA DE LES PUNXES

CASA TERRADAS-CASA DE LES PUNXES

Avinguda Diagonal’ın ortasında duran büyük bir Gotik kaledir. 

Kelime anlamı “Dikenler Evi” dir. Barselona şehri silüetinde en tanınmış modernist simge binalardan biridir. Ortaçağ kalesi şeklinde yapılmış bir konut bloğudur.

Burada bulunan üç bina: yeniden geliştirilmek için çalışmalar başlamıştır. Mimarlar, bu üç binayı geniş bir tuğla cephenin arkasında bir alanda birbirine bağlanır. 1905 yılında tamamlanan proje, 6 kuleli büyük bir Ortaçağ kalesi gibi yükselen, heybetli bir üçgen yapıyla sonuçlanır. Yapının: Casa de Les Punxes: takma adı: sivri uçlu konuk çatılardan gelmektedir. 

Cephedeki tuğlalar, Manuel Ballarin tarafından tasarlanan balkonlardaki ferforje demirle, Alfons Juyol’un neo-Gotik tarzı heykelsi kabartmalarıyla ve Eduard Amigo’nun vitray pencereleriyle harmanlanıyor. Cepheyi örten seramik paneller, Katalonya’nın vatansever sembollerine gönderme yapıyor. Yapı, genel anlamda Katalan Modernizmi’nin milliyetçi bir örneğidir.

 

CASA SAYRACH

Barselona şehrindeki modernist binalardan birisidir. Avinguda Digonal üzerinde heybetli şekilde duruyor ve stilin ustalarının Barselona’da başardığı bütün özellikleri içermektedir. Zarif olan en güzel yeri: cephenin sade kıvrımlarındadır.

Bina: 1918 yılında Carrer Enric Granados ile Avinguda Diagonal arasındaki köşeye yapılmıştır. Projenin mimarı Gabriel Borrell’dir. Ancak projeyi geliştiren ve yapan oğlu Manuel Sayrach’dır. 

Binanın yuvarlak köşesinin üzerinde, ince bir kule vardır. Bir diğer göze çarpan unsur ise, sütunlu ve büyük pencereli çıkıntılı balkondur. Binanın içinde oldukça iyi dekore edilmiş bir lobi ve merdiven görülebilir. 

İspanya Barselona Modernista PALAU BARO DE QUADRAS

PALAU BARO DE QUADRAS

Bir tarafta neo-Gotik bir saray ve diğer tarafta modernist bir konut bloğudur. 

İçeriye girdikten sonra, eklektik dekoratif detaylar ve zarif zevkli mekanlar görülebilir. 

1900 yılında Baron de Quadros; Carre Rossello’daki bir konut bloğunu yenilemek için Josep Puig Cadafalch’ı görevlendirdi. Mimar: 1902 ve 1903 yılları arasında, binayı tamamen dönüştürdü ve ona özellikle, ilginç kılan iki farklı cephe sağladı. 

Avinguda Diagonal’den bakıldığında:

Bina neo-plateresk tarzıyla Kuzey Avrupa Saraylarını andırır. Burada, seçkin Ortaçağ ve Rönesans figürlerinin büstleri, çiçek motifleri ve hanedan kalkanları ile uzun, süslü balkonlar görülür. Bunlar Ortaçağ Avrupa tarzıyla tamamen uyumludur. 

Öne çıkan özellikler arasında: Eusebi Arnau ve Alfons Juyol’un heykelleri vardır. 

Carrer Rossello’un ön cephesi: Viyana Sezessionssitl unsurları ve modernist tarzda dekore edilmiş orijinal binanın bazı unsurlarını korumaktadır. 2013 yılından beri Institut Roman Llul’a ev sahipliğiyapan Sarayın içinde, ana merdivenler ve ferforje girişte neo-Gotik tarzın açık etkisi hakimdir. 

 

3-CARRER DE MALLORCA

İspanya Barselona Modernista CASA THOMAS

CASA THOMAS

Yapı: bu bölümdeki binaların cepheleriyle tamamen uyumlu olan, son derece dekoratif, en saf modernist tarzın bir örneğidir. Sonraki yıllardaki değişimlere rağmen, tasarımcılın özelliklerini yansıtmaktadır. 

Tasarımcı: Modernista ustası Lluis Domanech’dir. Kendis Casa Thomas’ı tasarlarken; iki katlı zemin katta bina sahibinin atölye ve evini planlamıştır. En üst katta Thomas ailesinin evini yerleştirmiştir. Ayrıca, binaya mimarisinin en karakteristik unsurlarından bazılarını kattı. Neo-Gotik, belirgin çiçek dekoratif unsurlarında mavimsi topların kullanımı ve ana lobide, mimarın damgasını taşıyan sürüngen figürlere ilgi çeker. 

Evin tadilatı Domenech Montaner’in damadı Frances Gurdia tarafından yapılmıştır. Üç üst katı ekleyerek, yan taraftaki kulelerin boyunu yükseltmiştir. Birinci kattaki çıkıntılı balkon şeklini izleyerek, üst katın önüne bir galeri yerleştirmiştir. Tüm yenileme: orijinal stile uygun olarak yapılmıştır. Casa Thomas binasında salon bitki motifleriyle süslü bir mücevherdir ve olağanüstü bir ferforje merdivene sahiptir. 

İspanya Barselona Modernista PALAU MONTANER

PALAU MONTANER

Carrer Mallorca ve Roger de Lluria’nın köşesinde, Eixample’den kalan birkaç konaktan birisidir. İtalyan hissi veren ilginç bir şekilde eklektik modernist bir yapıdır. 

1889 yılında Barselona Evrensel Sergisinden, 1 yıl sonra, Montaner Simon Yayınevinin sahibi, iki lüks ev tasarlamak için mimar Josep Domenechi Estapa ile anlaştı. Ancak Lluis Domenech Montaner, daha sonraki bir tarihte işi devraldı.

Cephenin üst kısmındaki mozaik, içindeki görkemli dekoratif unsurlar hakkında fikir veren süs ve sembolik motiflerle çevrilidir. Tamamlanma tarihi olarak 1893 tarihi yazılıdır. 

İki kat ve bir çatı katından oluşan yapının içine girildiğinde: orta avlunun ortasında büyük bir merdiven görülür. Tavan, bitki motifleriyle süslenmiş muhteşem bir vitraydır. Tavan fenerinin altındaki açık plan bir alana hakimdir.

Zemini mermer mozaikler süsler. Ortaçağ esintili  heykeller, girintileri ve çerçeve kapılarını doldurur. Ahşap kaplamalı paneller, duvarları ve tavanları kaplar. Bina, 1980 yılından beri, Barselona şehrindeki İspanyol Hükümetinin oturduğu yerdir. 

 

4-PASSEİG DE GRACİA BÖLGESİ

İspanya Barselona Modernista CASA MİLLA-LA PEDRERA

CASA MİLLA-LA PEDRERA

Passeig de Gracia, 92 numaradadır.

Gaudin’in baş yapıtlarından biri. La Pedrara (taş ocağı anlamında, binanın kireç taşından yapılmış dalgalı yüzüne bir gönderme) olarak da biliniyor.

Antoni Gaudi’nin ana ilham kaynağı olan doğa ve organik formları unutmadan, yeni sosyal ihtiyaçlara göre tasarlanmış, modernist bir bina olarak tasarlanan kariyerinin doruk noktasıdır.

Pere Mila: Antoni Gaudi’yi, bir konut bloğu inşa etmesi için görevlendirdiğinde: mimara en eksiksiz eserlerinden birini hayata geçirmesi için mükemmel bir fırsat verdi. 1906 ve 1912 yılları arasında inşa edilen Casa Mila: Barselona şehrinin Eixample bölgesinde, Passeig de Gracia’nın bir köşesini kaplamaktadır.

Muhteşem bir yapıdır.

İspanya Barselona ModernistaCASA MİLLA-LA PEDRERA

Yapı, 1984 yılında UNESCO tarafından, dünya mirası listesine alınmıştır.

Yapının mimari özelikleri

Mimar: dairelere havalandırma ve ışık sağlayan, iki iç avlu etrafında kurulmuş şaşırtıcı bir modernist tarzda bir bina yaratmıştır.

Binanın içindeki ve dışındaki ana unsurlar: eğimli ve kıvrımlı formlardır.

Yapının cephesi:

Hareket eden denizi andırır.  Dalgalar ferforje balkon korkulukları üzerindeki yosun motifleriyle etkileşime girer. Büyük taş bloklar, taşıyıcı duvarları olmayan bir binanın iskeletini örten bir deri türüdür.

Ön kısmını süsleyen harika ferforje balkonlar: iki cepheyi de görür.

İÇ KISMI

Yapının iç kısmı büyük hasara uğramış ve Gaudi’nin muhteşem tavan arası mühürlenmiş iken, 1990’ların ortalarında yenilenerek orijinal görünümüne kavuşturulmuştur.

TAVAN ARASI-çatısı

Tavan arası katı: şimdi Gaudi’nin eserlerinin sergilendiği, şık bir ileri teknoloji müzesidir. Burası yani binanın çatısı, binanın en ilgi çeken bölümüdür. Çatı bölümü: Cadı korkutan olarak bilinen bacalarıyla öne çıkar. Buradan, Barselona şehrinin muhteşem manzarası izlenebilir.

ESPİA GAUDİ:

Yapıdaki dairelerden birisi olan Espia Gaudi: tuhaf biçimler, el yapımı kapı tokmakları ve özgün detaylarla doludur. Çoğu Gaudi’nin tasarımı olan, o döneme aiz özgün mobilyalarla dekore edilmiştir.

OTOPARK ALANI;

Burası, aynı zamanda o dönemlerin ilk otoparkını da barındırmaktadır. Otopark alanı, günümüzde kültürel konferanslara ev sahipliği yapan bir amfi tiyatroya dönüştürülmüştür.

SERGİ SALONU

Binanın 2’nci katı, görkemli bir sergi salonu yapılmıştır.

Günümüz:

Günümüzde sadece üç alan ziyarete açıktır. Çatı: rüya gibi tavan arası, tuğla kataner kemerleri ve bacaların çölün kum tepeleri arasında yükselen savaşçıların silüetini anımsatır.

 

İspanya Barselona Modernista CASA BATLLO

CASA BATLLO

Passeig de Gracia 43 numaradadır.

Antoni Gaudin’den kişisel izler taşıyan bir tasarımdır. Yapı: Gaudi’nin işlevsel ve modern bir ev yaratmak için hiçbir çabadan kaçınmadığı bir yaratıcı özgürlük patlamasıdır.

Rengi ve fantezisi, Passeig de Gracia’da yoldan geçenleri büyülemektedir. Casa Battlo: bu zarif bulvarın ortasında durur ve komşu evlerle son derce zıt bir tarza sahiptir.

Yapı, Katalonya’nın kurucusu Aziz George anısına yapılmıştır. Ancak yapı incelendiğinde, Gaudi’nin niyetinin ne olduğu hakkında en ufak bir belirti sezilmiyor.

Antoni Gaudi: en cesur eserlerinden birini yaratmak için: Barselona’daki Passeig de Gracia’da, 1875 yılından kalma bir binanın tadilatını üstlendi.

Gaudi’nin yaratıcı çabaları: 1904 ile 1906 yılları arasında kendisiyle işbirliği yapan zanaatkarların dekoratif çalışmaları gibi, projenin geliştirilmesinde kilit rol oynadı.

Basit bir bakış, sayısız yoruma yok açar.

Çok renkli sırlı seramik diskler ve kırılmış vitray parçaları, hassas bir şekilde yerleştirilmiştir. Çiçekleri ve nilüferleri tasvir ediyorlar. Güneş ışığının yansımalarıyla oynuyorlar.

Bu geniş empresyonist tablo, genellikle Passeig de Gracia’nın kalbindeki  dalgalı denizin yüzeyi olarak yorumlanır.

Mimari Özellikleri

Binanın cephesi: kırılmış seramik ve plaka parçalarıyla süslenmiştir. Bu, Gaudi’nin çok kullandığı bir süsleme tekniğidir.

Yapının 1’nci katındaki uzun kumtaşı balkon: zarif asma katın içine bakılmasını sağlar.

Diğer katlarda, maske şeklinde balkonlar vardır.

İlk kattaki odalar büyük ilgi görür.

Tepede, dört kollu bir haçla taçlandırılmış, pullu seramik kaplama izleyenlere Aziz George efsanesini hatırlatır.

Yapının içinde asma kat ziyaret edilebilir. Burada: seramik tavan penceresini, kemerli dizili çift tavan arası boşluğu ve renkli mozaikli bacaları ile çatı katını görebilirsiniz.

Çatı: dalgalı mavi seramikten yapılmıştır. Ejderin pullu derisine benzetilir. “Saint Jordi Haçı” ve mızrak sapı da, ejderin sırtına saplanmış mızrağı çağrıştırır.

Balkonlar ise, onun kurbanlarının kafatası ve kemiklerine benzetilir. Bazı kimseler, bunların Venedik Karnavalı masklarına benzediklerini de iddia ederler.

 

İspanya Barselona Modernista CASA AMATLLER

CASA AMATLLER

Passeig de Gracia 41 numaradadır.

Yapı: Gaudi tarafından tasarlanan bitişik Casa Battlo ve Casa Lleo Morera blogunun bir parçasıdır.

Bina: Gaudi’nin çağdaşı Puig Cadafalch tarafından yapılmıştır.

Mimar ve heykeltıraş Eusebi Arnau ve Alfons Jujol başkanlığında, modern dönemlerin Barselona  şehrindeki en iyi sanatçı ve zanaatkarlarından bazılarıyla çalışmışlardır.

Evlerin hiçbiri yeni inşa edilmemiş, üçü de halihazırda var olan binaların tadilatı şeklinde düzenlenmiştir.

Buradaki orijinal bina, 1875 yılında Antoni Robert tarafından bir çikolata üreticisi için inşa edilmiştir.

1898 yılında Amatler ailesi, binayı yenilemek için, Katalan mimar ve politikacı Josep Puig’i görevlendirmiştir.

Mimari Özellikleri

Mimar: tasarımını tipik Katalan konağına dayandırmış ve Cermen unsurlarını birleştirmiştir.

Barselona şehrindeki Casa Amatler örneğinde, temel yerleşim düzeni, tipik kentsel Gotik konuttur. Bu, gerçekte bir apartman bloğu olan yapının tek bir plazzo gibi göründüğü anlamına gelir.

Birinci kattaki balkonlar narin portiklerle vurgulanan izlenimi verir.

Cermen unsuru: seramik karolarla vurgulanan cesur çıkıntılı korniştir.

Basamaklı çatı: sırlanmış seramik kaplıdır. Buradaki tasarım da Flander bölgesinden esinlenilmiştir.

Sağlam kalan ve modernist çağın en güzel vitray pencerelerinden birini içeren ofisi ziyaret edebilirsiniz.

Casa Amatler, günümüzde rehberli turlarla ziyaret edilmektedir.

 

İspanya Barselona Modernista CASA FUSTER

CASA FUSTER

Passeig de Gracia’nın tepesinde, Barselona şehrindeki modernizmin en görkemli örneklerinden birisidir.

Şehirde şimdiye kadar inşa edilmiş, en maliyetli binalardan biri olarak kabul edilir. 

Kesinlikle, sadeliğin ve uyumlu dekorun birleşimidir.

Bina zengin Mallorcan Mariano Fuster tarafından eşi Consol Fabra’ya armağan olarak yaptırılmıştır. Mimar: Lluis Domenech i Montaner’dir. 

Binanın cephesi, mülkün asıl sahibini hatırlatan “CF” harflerini taşıyan bir kabartmaya sahiptir. Binanın tamamı: neo-Gotik bir stildedir ve abartısız modernist tarzla yapılmıştır.

Aslında binanın güzelliği, cephedeki beyaz mermer, cam ve arduvaz gibi çok pahalı ince malzemelerin kullanımında gizlidir. 

Montaner: karakteristik pembe sütunlar, trilobat pencereler ve klasik çiçek motifleriyle, binayı hatasız düzenlemiştir. Binayı, inanılmaz bir eğri ve düz çizgi kombinasyonu ile tasarlamıştır. İki düz cephe, kırlangıç yuvalarını anımsatan heykellerle süslenmiş, cam galerilerle köşede silindirik bir taretle buluşturur.

Fransız tarzı en üst kat ve yıllardır Cafe Vienens’in evi olan zarif girişi, Casa Fuster’i modernist tarzın mükemmel bir örneği haline getirmektedir. 

Bina, 2004 yılından bu yana lüks bir otele ev sahipliği yapmaktadır. 

 

 

İspanya Barselona Modernista CASA LLEO MORERA

CASA LLEO MORERA

1905 yılında, Lleo Morera ailesi, 1864 yılından beri Passeig de Gracia’da bulunan evlerini tamamen yenilemek için, mimar Lluis Domenech i Montaner’i görevlendirdi. Heykeltıraşlar Eusebi Arnau ve Alfons Juyol, vitray sanatçıları Rigalt ve Granell ve mozaikçiler Mario Maragliano ve Lluis Buru’dur. 

Yapı, Güney blok köşede bulunmaktadır. 

Magribi ve gotik öğeleri bünyesinde birleştiren bir yapıdır. 

Bu büyük apartmanın bazı kısımları, özgünlüğünü yitirmiştir. 

En çok zarar gören kısım ise; zemin kat. Bina, bugün bir yayınevine ait. Ziyarete kapalı.

 

CERCLE DEL LİCEU

Kendine özgü sanat koleksiyonuna sahip, İngiliz tarzı bir özel üye kulubü olan bina, 1847 yılında açılmıştır. Yaklaşık 1000 üyesi olan kulüp, opera binası Gran Theatre del Liceu ile paylaştığı, simgesel bir binada zarif oturma odaları, konferans salonu, restoran ve diğer hizmetlerden oluşmaktadır. 

Cercle Del Liceu: Katalonya’nın art nouveasu Modernista için harika bir vitrindir. Binada: dönemin ünlü sanatçılarının dekoratif ve seçkin tablolarını bulunur. Ayrıca Ramon Casas’ın önemli bir resim koleksiyonu da vardır.

Kulüp yıl boyunca: şehrin kültürel yaşamından üyeleri ve kişileri cezbeden resitaller, konserler, konferanslar, sunumlar ve benzerleri olmak üzere çok çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. 

İspanya Barselona Modernista GRACİA AND PARK GUELL

GRACİA AND PARK GUELL

Gracia, eskiden ayrı bir köydür. Ancak günümüzde Barselona şehrinin kentsel dokusuna çekilmiştir. Burada: küçük, dar, hareketli sokaklar ve yerlilerin buluştuğu çok sayıda meydan bulunmaktadır ve buralarda asırlık gelenekler halen korunmaktadır. 

İspanya Barselona Modernista Park Guell:

Park Guell:

Giriş ücretlidir, giriş ücreti 10 Eurodur.

Gracia’nın en önemli turistik yerlerinden birisidir.  Avınguda de Gaudi caddesi boyunca yürüyün. Manterın tasarımı olan, Hospıtal de la Santa Creu Sant Pau hastanesine ulaşacaksınız. Hastanenin biraz kuzeyinde, Guadin’in, azimle yürüttüğü projelerinden biri olan, Park Guell’i göreceksiniz.

Bu park, Gaudi’nin başyapıtlarından birisidir ve 1984 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. 

Bu bahçe projesi, Eusebi Güell tarafından yaptırılmış, iddialı bir gayrimenkul geliştirme projesidir. Ancak ancak tamamlanmamıştır.

İspanya Barselona Modernista Park Guell:

Guadin’in hamisi olan kont Eusebi Guell; 1900 yılında, Barselona’da, Muntanya Pelada (Çıplak dağ) olarak anılan, şehre ve denize bakan bu bölgede, 6 hektarlık bir arazi satın alır.

İçine, 60 tane çok özel villa yapılmasını ister. Doğa ile iç içe bir yerleşim yeri olarak tasarlanan bu mekanda; takip eden 14 yıl boyunca, Guadin, tüm hayal gücü ile işe koyulur. Ancak park ve sadece iki villa tamamlanabilir. Çünkü 1’nci Dünya Savaşı çıkar ve proje yarım kalır.

İspanya Barselona Modernista Park Guell:

Bölgeye giriş, iki gösterişli bina arasından yapılıyor. Soldaki: bir dükkan ve sağdaki ise sergi salonu. Bunların önünde ise: ağaç gövdelerinin desteklediği, kertenkele biçiminde bir seramik çeşme var.

Parka: girdiğinizde; renkli seramik parçalarıyla dekore edilmiş banklar göreceksiniz. Bankların bulunduğu alanın aşağısında ise, Salo les Colunmes (100 sütun geçidi) var. Buranın bitiminde, Dor mimari tarzında inşa edilmiş, 86 sütun olan ve villa kompleksinin kapalı pazar yeri var.

Oyuncak bebek kafaları, şişeler, camlar ve plakalar, taban mozaikleri arasına yerleştirilmiş.

Tamamlanan, iki villadan, Guadin’in uzun yıllar yaşadığı villa, bugün usta mimarın mobilyalarının ve hatıra eşyalarının sergilendiği bir müze konumunda.

Özellikle: parkın giriş bölümündeki, Guadin heykelleri, parkın terası ve sütunlu bölüm, gerçekten görülmeye değer güzellikte.

İspanya Barselona Modernista Park Guell Ejderha Merdiveni
Ejderha Merdiveni

Giriş kordonunda, iki duvarla çevrili ikiz bir merdiven bulunuyor. Merdivenin altında, iki mağara bulunur. Sağdaki: bekleme sığınağı olarak kullanılmıştır. Görkemli konik bir merkezi sütun ile desteklenmiştir.

Merdiven: hipostil odasının altındaki tanktan beslenen bir çeşmeden gelen suyun geçtiği, üç bölüme ayrılır. Merdivenlerin yarısında: Katalonya’nın amblemi ve daha yukarıda ejderha veya semender, parkın en popüler görüntüsü haline gelmiştir.

Evet, burası dekoratif çini parçası mozaikle kaplıdır. 

Parkın içinde, ayrıca 3 km. lik bir yürüyüş parkuru var. Temiz havada, yeşillikler içinde bulunan çok güzel bir park. İçerisinde bulunan her şey suni olarak yapılmış. Ama doğal parklardan hiçbir farkı yok. UNESCO tarafından koruma altına alınmış. 

İspanya Barselona Modernista Park Guell Casa Museu Gaudi
Casa Museu Gaudi

Gaudi’nin Müze evi: 1906’dan 1925 yılına kadar mimar Antoni Gaudi’nin eviydi. Park Güell geliştirme planı için bir gösteri evi olarak inşa edilmiştir. 

Gaudi Müze evi: 28 Eylül 1963 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır. Müze: Gaudi’nin dünyasına ait bir fikir vermek için tasarlanmış bir sergiye sahiptir. Müzede: Gaudi’nin kişisel eşyaları sergileniyor.

Aynı zamanda görsel-işitsel sergi içermektedir. Evde müzede sergilenen orijinal mobilyalar: Casa Calvet, Casa Batllo ve Colonia Güell’in mahzeninden getirilmiştir. 

 

İspanya Barselona La Ribera-El Born

İspanya Barselona La Ribera-El Born

La Ribera bölgesi, bazen Barselonalılar tarafından “El Born” olarak da anılır. El Born: La Ribera’nın liman cephesine doğru daha zengin olan kısmıdır. Evet limana doğru olan kısım, zengin Barselonalılar tarafından yapılmıştır. 13 ve 18’nci yüzyıllar arasında Passeig del Born, Barselona şehrinin merkez meydanıdır.

Gotik mimarinin en güzel örneklerini burada bulacaksınız. Barselona’nın ortaçağdan kalan mekanlarını göreceksiniz.

İspanya Barselona La Ribera-El Born

Barri Gotic’in hemen dışında. Barri Gotic ile La Ribera bölgeleri arasında; Via Laietana caddesi uzanıyor.

Bu cadde: 1859 yılında, limanı modern kente bağlamak için yapılmıştır.

Trafik genelde yoğun. Yine de, romantik bir atmosferi var. Günümüzde La Ribera turistler için ana cazibe merkezlerinden birisidir. Akşama doğru Passeig del Born çevresinde, turistler, öğrenciler ve yerel halk arasında popüler olan çok sayıda harika bar vardır.

İspanya Barselona La Ribera-El Born PASSEİG DEL BORN BÖLGESİ

PASSEİG DEL BORN BÖLGESİ

Bir ucunda Born Pazarı ve diğer ucunda Santa Maria del Mar kilisesi vardır. Burada modaya uygun barların teraslarında, Ortaçağ havası yaşanır. Geçmişine sırtını dönmeyen, yeni zamanlara uyum sağlamış büyüleyici bir caddedir.

Bu şirin ve küçük cadde: şehrin en modern barlarının teraslarını dolduran insanlarla doludur. Aynı zamanda genç ve çok genç olmayanlar ile şehrin en popüler gece hayatı noktalarından biridir.

Adından da anlaşılacağı gibi Born’un turnuvalara ve mızrak dövüşlerine ev sahipliği yaptığı Orta çağlara kadar uzanan tarihle dolu bir yerdir. Burada Ortaçağ döneminde, şövalyeler at üzerinde mızrak dövüşü yapıyorlarmış. Aynı zamanda Kutsal Hafta Alaylarının ve ilk karnavalların yeriydi.

Cadde: festivaller ve kutlamalar için bir merkez olmanın yanı sıra, Barselona tarihinin en karanlık bölümlerinden bazılarını da gizler. 16’ncı yüzyılda Engizisyon kurbanları, burada idam edildi ve 1714 yılında, Kuşatmanın ardından, V. Philip’in birlikleri tarafından işgal edildi.

Buna rağmen, 14’ncü yüzyıldan kalma bazı binalar, sizi muhteşem geçmiş zamanlara götürür. Ağaçların gölgesi altında, eski Born Pazarından görkemli Gotik Santa Maria del Mar kilisesine uzanan bu özel mekanı mutlaka ziyaret ediniz.

Çünkü: günümüzde özellikle gençlerin ilgisini çeken ve toplandıkları bir yerdir.

İspanya Barselona La Ribera-El Born SANTA MARİA DEL MAR KİLİSESİ

SANTA MARİA DEL MAR KİLİSESİ

La Ribera katedrali olarak da biliniyor. Deniz, kurulduğu sırada günümüzdeki Santa Maria del Mar kilisesinin bulunduğu yere yakındı, o zamanlar kilise doğrudan deniz kenarında inşa edilmiştir.

Berenguer de Montagut tarafından tasarlanan Santa Maria del Mar Bazilikesi: Gotik Barselona’nın gemi işçileri ve tüccarlarının ibadethanesiydi.

Ortaçağ döneminde yapılan diğer kiliselerden ayrılır, çünkü Ortaçağ döneminde bir kilisenin inşası yaklaşık 100 yıldan fazla sürer ve bu sırada değişik mimari tarzlar kullanılırdı. Ancak burası bir istisnadır.

Kilise, 1329 yılında yapımına başlanmış ve 55 yıllık süre sonunda 1384 yılında tamamlanmıştır. Anıtsal kuleleriyle, eski şehrin ortasında bir kale gibi görünür.

Mimari stili, saf Katalan Gotik tarzındadır ve bu tarzda hayatta kalarak günümüze ulaşan tek kilisedir.

Ancak, 1936 yılında, İspanya iç savaşı sırasında, burası, çok zarar görmüştür.

Çıkan yangınlarda: şapellerin, koro yerlerinin ve sunakların süslemeleri yanmıştır. 1428 yılındaki depremde ise, kilise büyük hasar görmüştür.

Kilisenin dışı

Dış duvarlarında süsleme yoktur. Ön cephesinin yanlarında yükselen üç katlı, sekizgen çan kuleleri var. Girişin üzerinde ise, güzel bir pencere bulunmakta.

İspanya Barselona La Ribera-El Born SANTA MARİA DEL MAR KİLİSESİ

KİLİSENİN İÇİ

Kilisenin iç mekanının boyutları ve sadeliği muhteşemdir. Kilise, 13 metre arayla yerleştirilmiş, çok uzun ve sekizgen sütunlarla desteklenen, aynı yükseklikte 3 neften oluşur. Bu diğer Ortaçağ binalarında aşılamayan bir yüksekliktir.

Sanki yer çekimini tersine çevirmiş ve muazzam taş bloklarını, yukarıya doğru çekmiş gibi, olağanüstü genişlik, yükseklik ve ferahlık izlenimi verir. Bu izlenimde, kilisenin birçok vitraylı penceresi de rol oynar. İç mekanda, kusursuz simetri hakimdir.

Zeminde: özel mezarlar ve Barselona’nın Ortaçağ loncalarını ve kardeşliklerini görebilirsiniz.

İspanya Barselona La Ribera-El Born SANTA MARİA DEL MAR KİLİSESİ

Kilisenin akustiği ise muhteşemdir. Bu nedenle, kilisede, yıl boyunca, klasik müzik konserleri yapılmakta ve özellikle, akustik açısından, böyle bir konser yakalarsanız mutlaka katılın. Bu kilisenin diğer bir özelliği de, yöresel düğünlerin yapılmasında, evlenen çiftler tarafından çokça tercih edilmesiymiş.

Yani; genelde, gittiğinizde büyük olasılıkla bir düğünle karşılaşabilirsiniz. En kötü yanı, böyle bir düğün sırasında, kilise, ziyarete kapanıyor.

İspanya Barselona La Ribera-El Born CARRER MONTCADA BÖLGESİ

CARRER MONTCADA BÖLGESİ

Günümüzde sanat galerilerine ve Museu Picasso gibi önemli müzelere ev sahipliği yapan Carrer Montcada, Barselona şehrinin zengin bölümümün merkezini oluşturur. Denizde servet sahibi olan Barselona’nın asil ve tüccar sınıfları muhteşem evlerini burada inşa ettiler.

Ortaçağ sarayları, bu geçmişin canlı bir hatırlatıcıdır. Burada görkemli kapılar ve güzel değerli taş avlular bulunmaktadır.

16’ncı yüzyılda ve daha sonra İspanyol Veraset Savaşında, 5’nci Phillip’in La Ribera’nın doğu tarafından bir askeri kale inşa ettiği bir ihtişam dönemi kısa kesildi.

Carrer Montcada boyunca, tonozlu tavanları olan galerilerin altında yürürken, sanat galerilerini ve müzeleri ziyaret ederken, Ortaçağ Barselona’sının görkemli geçmişinin atmosferini yeniden yaşayacaksınız.

İspanya Barselona La Ribera-El Born MUSEU ETNOLOGIC İ DE CULTURES DEL MON

MUSEU ETNOLOGIC İ DE CULTURES DEL MON

Diğer kültürler hakkında bilgi toplama ve toplama tutkusunun sonucudur. Müze, Batılı olmayan ülkelerin sanatsal zenginliklerini ve etnik mirasını yaymak için hesaplanamaz, kültürel değerleri olan nesneleri korumayı, restore etmeyi ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlar.

Müze: Yeni Zellanda, Marques Adaları, Tongo ve Rapa Nui gibi ülkelerden ve adalardan çok değerli parçaların bir sergisini bir araya getirmek için, dünya çapındaki diğer kamu ve özel sanat koleksiyonlarıyla birlikte çalışmıştır.

İspanya Barselona La Ribera-El Born LA CİUTADELLA-PARKC DE LA CİUTADELLA PARKI

LA CİUTADELLA-PARKC DE LA CİUTADELLA PARKI

Kale, Bourbon kralı Philip V tarafından, 1714 yılında İspanyol Veraset savaşından sonra inşa edilmiştir. Kale, Madritli yöneticiler tarafından, Katalanca olan her şeyin bastırılmasının kilit bir simgesiydi.

Dolayısıyla, Barselonalılar 1870 yılında izin verildiğinde ondan kurtulmak için sabırsızlandılar.

Çünkü Bourbon kralı, halkı kendi kontrolü altına almak istedi. Daha sonraki dönemlerde ise, kale, çoğunlukla siyasi mahkumlar için bir hapishaneye dönüştürüldü. Bu yüzden, La Ciutadella, Katalanların nefret ettiği her şeyi temsil ediyordu.

Parc de la Cuitadella kuzeybatı girişinde, Passeig de Pujades’de: 1869 yılında kalenin yıkılması emrini veren General Prim’in atlı bir heykeli bulunmaktadır.

İspanya Barselona La Ribera-El Born LA CİUTADELLA-PARKC DE LA CİUTADELLA PARKI

Park: Josep Fontsere tarafından tasarlandı. Genç mimar Antonio Gaudi, “Cascada” şelalesinin tasarımını yaptı. Gaudi, gölün yanındaki çeşmede kendini ölümsüzleştirdi. Çeşmenin önündeki su havzası; oldukça yaygın bir şekilde bulunan kanatlı ejderhalar tarafından korunmaktadır.

1998 yılında Dünya Sergisi burada düzenlendi.

İspanya Barselona La Ribera-El Born LA CİUTADELLA-PARKC DE LA CİUTADELLA PARKI

PARK ALANINDAKİ BİNALAR

Parkın güneybatı tarafı olan Passeig de Picasso tarafından, 4 tane dikkat çekici bina bulunmaktadır. Binaların en kuzeyindeki Castell dels Tres Dragons (Üç Ejderhanın kalesi) günümüzde Zooloji Müzesine ev sahipliği yapmaktadır.

Tuğla cepheli bina, erken Modernizmin bir örneğidir. Mimar Lluis Domenech i Montaner tarafından 1887 yılında inşa edilmiştir. 1920 yılından bu yana ise, Zooloji Müzesine ev sahipliği yapmaktadır.

İspanya Barselona La Ribera-El Born LA CİUTADELLA-PARKC DE LA CİUTADELLA PARKI

GÜNÜMÜZ

Günümüzde Parc de la Ciutadella, La Ribera’nın yeşil alanıdır. Hatta Barselona şehrindeki en yeşil vahadır. Burada: yürüyüş ve piknik yapabilir, gölde kayık kullanabilirsiniz.

İspanya Barselona La Ribera-El Born MUSEU PİCASSO (PİCASSO MÜZESİ)

MUSEU PİCASSO (PİCASSO MÜZESİ)

Önce biraz bilgi. Picasso; 20’nci yüzyılın en önemli sanatçılarından biri. 1881 yılında, Malaga kentinde doğmuş. Sanat eğitimine, Barselona’da başlamıştır. Babasının Profesör olduğu prestijli sanat akademisi “La Llotja” da okumuştur.

Olağanüstü başarıları sayesinde, bazı dersleri atlamayı başardı. Bu süre zarfında Picasso, temas kurduğu birçok sanatçıyla tanıştı. İlk sergileri, sanatçıların kafesi sayılan “Els Quatre Gats” ve “Sala Pares” galerilerinde gerçekleştir.

Yenilikçi gurubun üyesi. 1904 yılında, Paris’e yerleşmiş ve Barselona’ya hiç geri dönmemiştir. Hatta, hayatı boyunca Barselona şehri ile yakın bir ilişkisinin olmadığı söylenir.

İspanya Barselona La Ribera-El Born MUSEU PİCASSO (PİCASSO MÜZESİ)

Çünkü: İspanya’daki baskıcı Franco rejimi, dönmesine izin vermemiş. Yine de; çalışmalarında, daima İspanya’nın derin etkilerini görmek mümkün. Picasso’nun, ölümünden sonra, bugün Paris’te sergilenen kişisel koleksiyonun büyük bölümü, yapılan bir antlaşma ile, Fransız hükümetine verilmiştir.

İspanya Barselona La Ribera-El Born MUSEU PİCASSO (PİCASSO MÜZESİ)

Evet, şimdi müze BİNASI VE AÇILIŞI

Müze, Nisan 1963 tarihinde eski şehirde Ribera semtinde açılmıştır.

Müzenin kuruluş nedeni: Picasso Jaime Sabates’in sekreteri ve arkadaşı Jaume Sabartes tarafından Barselona şehrine kapsamlı bir koleksiyon bağışlamasıydı. Bu koleksiyonda yağlıboya ve kara kalem çalışmaları ile birlikte seramikler bulunuyordu.

Bu amaçla, 15’nci yüzyıldan kalma eski şehir Sarayı olana Palacio de Berenguer d’Aguilar müzeye dönüştürüldü.

1970 yılında ise, müze, Palau del Baro de Castellet ve Palau Meca’ya genişletildi. 1999 yılında Casa Mauri ve Palau Finestres ile daha fazla uzantı yapıldı. Bu 5 saray, günümüzde Picasso Müzesini oluşturmaktadır.

Bazı eserler, orijinal olarak şehirdeki çeşitli müzelerdeydi ve Picasso Müzesi için toplandı. Picasso’nun eşi Jaqueline Picasso: 1982 yılında 41 parçalık bir seramik koleksiyonunu müzeye bağışladı.

Günümüzde, Picasso Müzesindeki eserler, Madrid Prado ve Paris Picasso Müzesinin yanında: ressamın en büyük üç eser koleksiyonundan birisidir.

MÜZENİN İÇİNDEKİLER

Müze; dar bir sokakta. Büyük bir binanın içinde. Ana girişi: 15’nci yüzyıldan kalma, Palau Aguilar’da. Müzeye birinci kata, açık bir merdivenle çıkılıyor.

Burada: Belediye’ye ait, 5 yapı var.

Müzede, kalıcı koleksiyonda farklı dönemlerden 3.800’den fazla eser bulunuyor.

Sergilenen eserler; Picasso’nun; çocukluk, mavi dönem, pembe dönem, kübizm, seramikler, Valauspuez uyarlamaları gibi bölümlere ayrılmıştır.

Birçok kişi Picasso’nun resimlerinin, erişilmesi oldukça zor olan soyut kübik portler ile ilişkilendirir. Eserlerinin dehası genellikle gizli kalır.

Picasso Müzesi, ressam ve heykeltıraşın yaşam çalışmalarını, kronolojik olarak sıralayarak gösterir. Farklı aşamalar açıklanır ve stil değişiklikleri ziyaretçi tarafından kolaylıkla anlaşılabilir.

Pablo Picasso, Diego Velaquez’in “Las Meninas” tablosunu, arkadaşı Sabates’in anısına yeniden yorumladığı 58 tablodan oluşan Las Meninas serisinin tamamını müzeye bağışladı.

Sanatçının sergilenen en eski çalışması, 9 yaşında yaptığı bir kara kalem resim. Bu müzedeki eserler; Paris’tekilerden sonra, en büyük Picasso koleksiyonudur.

Müzede, çoğunlukla Picasso’nun 1895-1904 yılları arasında yani gençlik yıllarında yaptığı eserler sergileniyor. Yani, burada: sanatçının çok önemli bir eseri yok, onlar Paris’te.

Burada: yalnızca, mavi döneme ait, 1917 tarihli: “Soytarı” ve “Nedimeler” serisi eserleri var.

Mutlaka girin, görmeniz gereken bir yer.

MUSEU TEXTIL DE LA İNDUMENTARİA (TEKSTİL MÜZESİ)

Picasso müzesinin kapı komşusu bir müzedir. Caddenin karşısındadır. Llio Marki isimli eski saray içinde kurulmuştur.

Tekstil ve Giyim Müzesi, iki komşu bina ev sahipliği yapmaktadır.

1’nci Bina: Palau Nadal’dır. 2’nci Bina: Palau dels Marquesos del Llio’dur. 13’ncü yüzyıldan kalma, orijinal ahşap tavanlarının bir kısmı korunmaktadır.

Müze, tekstil sanatının 1500 yıl içindeki gelişimini göstermektedir.

Müzede sergilenen eşyalar arasında: Ortaçağ Hispano-Arap tekstilleri, bazı ayin kıyafetleri ve şehrin nakış ve dantel koleksiyonudur. Asıl vurgu: modanın tarihidir.

Koleksiyon: Baroktan 20’nci yüzyıla kadar koleksiyoncu Manuel Rocamora tarafından 1960’larda bağışlanmıştır. Bu koleksiyon türünün en iyi örnek koleksiyonlarından birisi olarak kabul edilir.

Son zamanlarda müzenin koleksiyonuna bağışlanan önemli objeler: 1958 baydoll elbise ve hap kutusu şapkasıyla ünlü İspanyol tasarımcı Cristobal Balgenciaga’ya aittir.

Müzede sergilenenler: bu bölge malikanelerinde yaşayan varlıklı ailelerin zerafetlerini göstermesi açısından ilginçtir. Koleksiyon; ipek, saten ve kürkten yapılmış, mükemmel işlemeleriyle göz kamaştırıyor. Evet, müzede bir hediyelik eşya dükkanı ve kafeterya bulunmaktadır.

İspanya Barselona La Ribera-El Born ARC DE TRİOMF

ARC DE TRİOMF

Mimar Josep Vilaseca’nın yaptığı modernist bir mücevherdir.

Burası yani Zafer Takı; 1888 yılında “Dünya Sergisi” alanının girişiydi. Pruvaya yakın bakarsanız, Zafer takının 19’ncu yüzyıl sonlarından kalma modern Barselona şehrine açılan kapı olduğu hemen anlaşılır. Kapı, modern Eixample bölgesine doğru geçişi işarete der.

İspanya Barselona La Ribera-El Born ARC DE TRİOMF

Günümüzde, Magribi tarzında kırmızı tuğlalarla yapılmış Arc de Triomf, Passeig Lluis Şirketlerinin sonunda görkemli bir şekilde yükselmektedir.

Kemerin çevresinde, Barselona şehrinin ve 49 İspanyol vilayetinin kolları yerleştirilmiştir.

Günümüzde, zafer kemerine bağlı, bazı taş yarasalar görülür. Bunlar: Aragonlu James olarak da bilinen, Kral 1’nci Jaume (1213-1276) nin amblemidir. Jaume I döneminde, Barselona şehri ekonomik olarak gelişmiştir.

Kralın askerleri, 31 Aralık 1229 yılında Medine Mayurka şehrini ele geçirdiler. Yarasa onun uğurlu çekiciliğiydi.

Medine şehri, daha sonra Ciudad de Mallorca olarak adlandırıldı ve 1717 yılında şehir Roma dönemindeki adıyla anıldığı için Palma de Mallorca olarak yeniden adlandırıldı.

İspanya Barselona La Ribera-El Born ARC DE TRİOMF

Yarasa hala Valencia şehrinin sembolüdür. Aynı zamanda FC Barselona kulübünün ilk armasının bir parçasıdır.

“Yarasa” Katalan art nouveai yapılarında tekrar tekrar görülecektir. Katalonyanın bağımsızlığını simgeleyen modernizm’de hayvan sembolleri defalarca kullanıldı. Katalonya Sain Jordi koruyucu azizini simgeleyen Ejderha buna iyi bir örnektir.

Evet zafer takı önünde, resim çektirmeyi unutmayın.

İspanya Barselona La Ribera-El Born PALAU DE LA MUSICA CATALANA

PALAU DE LA MUSICA CATALANA

Modernist bina, eski şehrin kuzey kesiminde yer almaktadır. Burası: bir müze değildir. Müzik sarayının özellikle konser salonu etkileyicidir. Konserler verilmek üzere yapılmış bir mekandır.

Katalan koro derneği “Orfeo Catala” 1891 yılında kurulmuştur. Sofistike eserler sergileyen ve yüzyılın başlarında Barselona şehrinde büyük popülerlik kazanan amatör bir müzik kulübü olmuştur.

Dernek: Palau de la Mısica Catalan’ın yapım emrini vermiştir. Müzik sarayı 1905 yılında inşa edilmiş ve 1908 yılında açılmıştır. Yapının mimarı: Lluis Domenech i Mantaner’dir. Bina: zengin tüccar ve sanayicilerden gelen bağışlarla finanse edilmiştir.

Yapıda: modernizmin ana unsuru olan: heykeller, demircilik, seramik ve sanatı gibi çeşitli sanat formları ve farklı mimari tarzlar birleştirilmiştir. Bu sanat formlarının karışımı Palau de la Musica’da açıkça görülebilir.

1997 yılında, UNESCO tarafından, Dünyanın en değerli mirasları listesine alınmış.

İspanya Barselona La Ribera-El Born PALAU DE LA MUSICA CATALANA

DIŞ KISMI VE CEPHE

Binanın cephesi: her biri farklı bir çiçek desenine sahip, mozaik süslemeli sütunlarla süslenmiştir. Beethoven, Bach ve Wagner gibi büyük ustaların büstleri, müziğin hakim zevkine tanıklık etmektedir.

Bir köşede, Katalonya’nın koruyucu azizi Saint Jordi’nin hakim olduğu Katalan halk şarkısına adanmış bir heykel görülür. Cephe tasarımı, Gotik ve Mağribi mimari unsurları da dahil etmiştir. Evet sonuç olarak; dış kısmı, muhteşem iç kısmın yanında mütevazi kalmaktadır.

KONSER SALONU

Oldukça etkileyicidir. Salon ve sahne uyumlu bir birliktelik oluşturur. Olağandışı yapı malzemeleri kullanılmıştır. Bol miktarda cam, müzik sarayını çok parlak hale getirir ve ona kendine özgü bir hava verir.

Işık, renkli cam pencerelerden ve kemerli, camsı ve renkli bir kubbeden parlar. Çünkü yapı tasarlanırken, iç kısmın, mümkün olduğu kadar çok gün ışığı alması düşünülmüştür. Bu yüzden, salon aydınlık ve ferahtır.

Burada öğleden sonra yapılan konserlerde, içeri sızan güneş ışığı, muhteşem bir atmosfer yaratır. Bina, sanki yanıyormuş gibi bir görüntü oluşur.

Kavisli duvarlarda: farklı ülkelerden ve bölgelerden farklı müzik aletlerini çalan 16 ilham perisinin heykelleriyle süslüdür.

Farklı müzik tarzlarını sembolize ederler ve her müzik türünün yerini bulması gereken bir performans mekanı olan Palau de la Musica Catalana’nın ruhunu somutlaştırır.

Sahnenin solunda ve sağında halk müziği ve klasik müziği simgeleyen iki heybetli heykel vardır. Heykellerin arasında gümişi borular mevcuttur. Bunlar, sahnenin üzerinde, 2004 yılında yapılan restorasyondan sonra, tekrar duyulabilen bir kilise organına aittir.

İspanya Barselona La Ribera-El Born PALAU DE LA MUSICA CATALANA

Tavanda ise, renkli cam küre, muhteşem bir görüntü verir.

1980’lerde, Palau de la Musica Catalana, mimar Oscar Tusquets yönetiminde yeniden inşa edildi ve modernize edildi. Restorasyondan sonra bile Palau de la Musica Catalana hala orijinal cazibesini korumaktadır.

Sonuç olarak, oldukça muhteşem güzel bir bina, mutlaka gidin görün derim.

İspanya Barselona La Ribera-El Born MUSEU EUROPEU D’ART MODERN (MEAM)

MUSEU EUROPEU D’ART MODERN (MEAM)

Müze, Palau Gomis’te yer almaktadır. Rönesans binasının bulunduğu dar ara sokak, evin yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki zarif giriş holüne sorunsuz bir şekilde geçişi sağlar. Oradan, evin Belle Etage’deki sergi alanının birinci katına bir merdivenle çıkılır. Haziran 2011 tarihinde ziyarete açılmıştır.

İspanya Barselona La Ribera-El Born MUSEU EUROPEU D’ART MODERN (MEAM)

20 ve 21’nci yüzyılların modern güzel sanatlarının birinci sınıf koleksiyonları sergileniyor. Koleksiyonun sunumunda: eski ve modernin burada birbirine ait olduğu ve bu birlik, hatta bir sembiyoz oluşturduğu izlenimi vermektedir.

Müze ve eserleri sergilenen sanatçılar, figüratif sanat akımlarına bağlıdırlar. Sergilenen eserlerin yelpazesi geniştir. Resim, heykel, fotoğraf ve çizimlere kadar uzanır.

Sanatçılar savaşlar, sosyal eleştiri ve ayrıca dini konular gibi modern ve güncel konuları ele alırlar.

Evet, gelelim sonuca, müzede sanat modern bir şekilde ziyaretçilere sunuluyor. Ayrıca bina yüzlerce yaşında olması ve saygıdeğer bir huzur ve güzellik bir arada sunulmaktadır.

Burada: genç ve yetenekli sanatçılar için harika bir akşam etkinliği yani konserler düzenlenmektedir.

İspanya Barselona La Ribera-El Born Em Eıxample (Alışveriş Semti)

Em Eıxample (Alışveriş Semti)

Placa de Catalunya’nın kuzeyindeki semttir. Şehrin, alışveriş merkezidir. Ama aynı zamanda, görkemli apartmanlarla doludur. Apartmanların güzel örneklerini, moda butiklerini, galerileri, restoranları ve otelleri görmek mümkündür.

Bu nedenle; quadrat dor (altın meydan) olarak da anılıyor. Alışveriş yapmak ve dolaşmak için, burada iki cadde var.

Bunlar: Passeıg de Gracıa ve La Rambla de Catalunya’dır.

Passaig de Gracia

Daha gösterişli kısımdır. Tüm lüks malların, butiklerin, modern tapas restoranlarının ve şarap barlarının bulunduğu yerdir.

Cadde üzerinde: Gaudi’nin La Pedrerası ve iki harika ev bulunmaktadır. En tercih edilen yeri ise: Enric Granados Sokağıdır. Çünkü: burası trafiğe kapalı, ağaçların altında yürünen, scootercıların cenneti, bir sürü kahve, tatlı, sushi dükkanı olan bir yerdir.

La Rambla de Catalunya

Bu zarif bulvar, Barselona şehrinde Rambla’nın doğal devamıdır. İster dağlara doğru, ister denize inin, kilometrelerce uzunluktaki Rabla Catalunya, benzersiz bir perakende satış imkanları sunar. Bulvarın iki yanında, bolca Modernist detaylara sahip binalar bulunur.

Caddenin orta kısmında serinletici bir gölge veren ıhlamur ağaçlarının gölgesinde kilometrelerce uzunluğunda bir bulvar vardır. Buradaki teraslar, yayalara serinlemek için yol boyunca mola verme şansı sunar.

ESQUERRA-L’ANTİGA ESQUERRA DE I’EİXAMPLE:

Barselona şehrinin gay komunitesi burada yaşamaktadır. Balkonlarda gökkuşağı bayrakları görülür. Oldukça renkli, şehrin özgürlükçü ruhunu yansıtmaktadır.