Rusya Petersburg Petrograd

p.petrograd adası kumsalı.1
Rusya Petersburg Petrograd

16 Mayıs 1703 tarihinde, Büyük Petro, Neva’nın kuzey tarafında bulunan Tavşan Adasını ( adanın adı Fin dilinde tavşan adası anlamına geliyor) kazmaya başlayınca, yeni kentin, ilk yapı projesi olan: Petro-Pavel Kalesinin inşası başlamış olur.

Bu tarih, kentin kuruluş günü olarak kabul edilir.

Petro: kale için çok uygun bir yer seçmişti. Kale: Neva Nehrinin kolları arasında kalan, küçük bir adanın üstünde kuruluyordu.

Rusya Petersburg Petrograd

PETRO-PAVEL KALESİ (PETROPAVLOVSKAYA KREPOST):

Şehrin ilk yapısı olma özelliğini de taşımaktadır. Kalenin temel atma günü olan, 16 Mayıs 1703 tarihi, Petersburg’un doğum günü sayılır. Kaleye ait duvarlar ve tabyalar: ağaç ve topraktan yapılmıştır. 1706 yılında kerpiçle inşasına başlanmış ve 1740 yılında tamamlanmıştır.

İç avlunun ortasında: altın kule külahının üstünde uçan bir melek figürü bulunan çok katlı Çan kulesiyle, Petro ve Pavel Katedrali yükselir. Zafer kapısı görünümündeki oymalı altın kaplama ikonostas: 1722-1726 yıllarında, Moskova baroku üslubunda yapılmış olup, muhteşem bir güzellik sergiliyor.

Rusya Petersburg Petrograd

Fakat: 300 yıllık varlığı süresince, kaleye hiçbir saldırı düzenlenmemiştir.

Kale tamamlandığında: Petro, İsveçlileri yenmiş ve kentin savunma noktaları, Neva Irmağının ağzının ilerisindeki bir ada olan “Kronstadt” a taşınmıştır.

Bu yüzden: kale, farklı amaçlar için kullanılmıştır. Rusya’nın en ünlü siyasi hapishanesi olarak uzun süre kullanılmıştır.

Oğlu Aleksey başta olmak üzere, Çarın hoşnutsuzluğunu kazanan birçok ünlü kişi: Trubetskoy Burcu’nun hücrelerine hapsedilmişlerdir.

Daha sonraki zamanlarda: buraya kapatılanlar arasında: Dekabristlerin liderleri, Dostoyevski, Gorki ve Troçki ile Lenin’in ağabeyi Aleksandr vardı.

Kale topraklarında, ayrıca St. Petersburg tarihini anlatan bir müze var.

Her öğlen saat tam 12.00 olduğunda, surlardan ateşlenen top sesini duyarsanız, şaşırmayın. Çünkü: 1736 yılından bu yana, geleneksel olarak bu olay tekrarlanmaktadır. Petersburg’lular bu sesi duyduklarında saatlerine bakar, ileri yada geri ise, saatlerini ayarlarlar.

p.saint simon ve annanın küçük kilisesi.1
Rusya Petersburg Petrograd

SVİTOY PYOTR VE SVİTOY PAVEL KATEDRALİ (PETROPAVLOVSKİJ SOBOR);

1714-1733 yılları arasında, İsveçli mimar Domenico Trezzini tarafından yapılmıştır. Zarif bir kulesi
vardır. İnce, altın kule külahı; çan kulesi, 122.5 metre uzunluğundadır. Bu yüksekliği ile, şehrin en yüksek mimari yapısıdır.

I. Petro ve pek çok halefi: Romanov soyundan gelen Rus Çarlarının neredeyse tamamı; katedralin zengin süslemeli iç mekanında gömülüdür. Petro’nun lahdi: ikonostasisin önünde, en sağ uçtadır. Yöre halkı, bugün, buraya hala çiçek getirmeye devam eder.

Petro: kalenin inşası sırasında: bir kulübede yaşar.

 

PETRO’NUN KULÜBESİ (DOMİK PETRA);

Kaleye, kısa bir uzaklıktadır. Yalnızca: 3 gün içinde yapılmıştır. Taş bir binanın içinde, orijinal haliyle korunarak günümüze kadar gelmiştir.

p.aurora gemisi.1
Rusya Petersburg Petrograd

AURORA KRUVAZÖRÜ:

Kulübeye çok yakın bir noktada bulunmaktadır. 1903 yılında yapılmıştır. Bu küçük savaş gemisi: 1904-1905 arasında süren Rus-Japon savaşı sırasında: Uzakdoğu’da kullanılmış, ancak tarih kitaplarındaki yerini, mürettebatının Ekim 1917 tarihinde, Bolşeviklerin Kışlık Saraya saldırısını haber vermek için, kuru-sıkı bir top mermisini ateşlemesiyle kazanmıştır.

1956 yılında yenilenip, tarihi bir anıt olarak ziyarete açılmıştır.

Rusya Petersburg Petrograd

Evet, gezimize devam ediyoruz. Aurora’nın ilerisindeki köprünün öbür tarafında uzanan: Viborg Yakasına geçiyoruz.

VİBORG YAKASI:

Ekim Devrimiyle yakından ilişkili bir yerdir. II. Nikolay’ın tahtından feragat ettiğini duyan Lenin; Nisan 1917 tarihinde, sürgünden döndüğü Finlandiya İstasyonuna gelmiştir.

Bölge işçilerinin coşkuyla karşıladığı Lenin, istasyonun dışına park etmiş, eski bir zırhlı arabanın üzerine çıkarak, ateşli bir konuşma yapar.

Bu olay, bugün meydanda duran, Lenin heykelinde anılmaktadır. Lenin, otoritelerin dikkatini çekmemek için, Ağustos ayında, Finlandiya’ya gider. Ekim ayında dönüp, Bolşevik isyanına öncülük yapar.

Her iki seferde de: takma isimle yolculuk edip, Finlandiya Demiryollarının, 293 numaralı lokomotifinde, ateşçi olarak gizlenir. Söz konusu buharlı lokomotif; 1957 yılında, Finlandiya tarafından SSCB’ye sunulmuştur ve bugün istasyonun içinde sergilenmektedir.

Rusya Petersburg Vasilyevsky adası

p.ada.1
Rusya Petersburg Vasilyevsky adası

Petersburg şehrinin en güzel manzarası: Vasilyevksi Adasının doğu ucundaki, yöre halkının “Strelka” olarak isimlendirdiği yerden görülür.

Strelka: adanın Büyük ve Küçük Neva’yı ayıran doğudaki en uç noktasındadır.

p.ada.2
Rusya Petersburg Vasilyevsky adası

STERLKA

Burada: ışıl ışıl parlayan Neva Irmağının üzerinden görünen Kışlık Saray ile Petro-Pavel kalesinin manzarası muhteşemdir.

Strelka: bir zamanlar, Petersburg limanının ticaret merkeziymiş. Yani: uzun bir zaman, ana ticaret limanı olarak kullanılmış. Rostral Sütunları ve granit taş döşeli rıhtımı içine alan mimari ahengi: Mimar Toma de Tomon sağlamıştır. Eski Yunan ve Roma tapınaklarını andıran dekoru ve kompozisyonu ile: Birja, Vasilyevski Adasının Strelkası’nın başlıca noktasıdır.

Bina: Rus Donanması ve ticaretinin gelişimini canlı bir şekilde tasvir eden heykel guruplarıyla süslenmiştir. 1940 yılından bu yana, burada Merkez Askeri Deniz Müzesi bulunmaktadır.

Buradaki, gemi burnu figürleriyle süslenmiş, iki “Rotsal Sütun” deniz feneri olarak kullanılırmış.

Sütunların kaidelerindeki taş figürler: Rusya’nın ticaret yolu görevi gören dört ırmağını temsil eder. Bunlar: Dinyeper, Volga, Volkov ve Neva.

Strelka üzerinde kümelenmiş diğer müzelerden bazıları şunlardır:

ZOOLOJİ MÜZESİ:

Burada: ünlü Sibirya Mamutu sergileniyor. Diğer ismi: Antartika ve Arktika olan Müzede: Kuzey ve güney kutuplarına yapılan ekspedisyon ve çalışmalar sergileniyor. Kutupların doğasını tanıtan müze, dünyada tek olma özelliğine sahip.

TAHIL MÜZESİ:

Antartika ve Arktika Müzesinin yanındadır. Burada bulunan 14 bini aşkın numune, burayı dünyanın en ünlü tahıl müzesi haline getiriyor.

MENDELEYEV MÜZESİ:

Öncü Rus kimyageri Mendeleyev’e ithaf edilmiştir.

KUNTSKAMMER:

En sondaki yapıdır. Mavi ve beyaz renkleriyle dikkat çeker. Buradaki sergiler arasında: Büyük Petro’nun orijinal koleksiyonundan alınan canavarları ve ucubeleri görebilirsiniz.
Zaten: Kunstkammer, Almanca “nadir bulunan şeyler odası” anlamına gelmektedir.

Burada özellikle: Petro yıllarından kalma, ispirto içinde saklanan sakat bir bebek var. Çar şöyle demiş: ” İnsanlar bunlara bakıp öğrensinler istiyorum”. İlk yıllarda müzeyi ziyaret eden kişilerden ücret talep edilmiyor ve hatta tam tersine hazineden bilhassa ziyaretçiler için ayrılan para ödeniyormuş.

DOSTOYEVSKİ MÜZESİ:

Ünlü yazarın Karamazov Kardeşleri yazdığı ve öldüğü daire, müze haline dönüştürülmüş.

DONANMA MÜZESİ:

Burası, eskiden borsa binası görevini sürdürüyormuş. Sütunlarla çevrili, beyaz klasik bir yapıdır. Burada sergilenen başlıca eser: Büyük Petro’nun yelken açmayı öğrenirken kullandığı ve daha sonra “Rus Donanmasının Büyükbabası” adını verdiği, küçük sandaldır. (botik Petra)

Rusya Petersburg Petrogat hakkındaki gezi yazım için  Petersburg Petrograd

Rusya Moskova Yakın çevresi

Rusya Moskova yakın çevresi

Irmağın batısındaki, Kutuzovski Prospekt üzerinde: dairesel “Borodino Savaşı Panaromik Müzesi”var.

Rusya Moskova yakın çevresi Borodino Savaşı Panaromik Müzesi

BORODİNO SAVAŞI PANAROMİK MÜZESİ

Kutuzov Avenue’dedir. Rus sanatçı Rubo’nun sanat dünyamıza sunduğu en büyük eserlerden biri. Fransız ve Rus ordularının, 26 Ağustos 1812 yılında karşılaştığı: Moskova’nın 130 km. batısındaki Borodino Ovasında gerçekleşen ve 50 binden fazla insanın ölümüne neden olan bu savaşın, 115 x 15 metre ölçülerindeki devasa tablo üzerinde, 3 boyutlu görünümü, ziyaretçileri şaşkına çevirecek güzelliktedir. Ziyaretçilerine: 360 derece, savaş alanında bulunma şansı sağlar.

Bu; Napolyon’a karşı yapılan, 1812 tarihli savaşta önemli bir muharebeydi ve çatışmanın sonunda Mareşal Mihail Kutuzov: Moskova’yı düşmana bırakma kararı aldı. Savaşın: 100. yıldönümü şerefine, 1912 yılında yapılan bu resmi en iyi şekilde anlayabilmeniz için: rehberli bir tura katılmanız şart. Müzenin tam arkasında bulunan “Kutuzov Kulübesi”; Mareşal Kutuzov’un, başkenti terk etme kararı almadan önce, generalleriyle birlikte bir savaş konseyi düzenlediği köy kulübesinin bir kopyasıdır.

Rusya Moskova yakın çevresi Borodino Savaşı Panaromik Müzesi

Yakında: anayol üzerinde bir zafer takı, Napolyon’a karşı 1812 yılında elde edilen; Patriotic Savaşı Zaferini kutlamak için 1827 tarihinde inşa edilmiştir.

Ayrıca, bu kanlı savaşla ilgili bilgilerin toplandığı giriş bölümü de bir o kadar ilgi çekicidir.

Rusya Moskova yakın çevresi İzmailov Parkı

İZMAİLOV PARKI

Her hafta sonu açılan pazara: 20 dakikalık bir metro yolculuğu ile gidilebilir. Metro çıkışından: sağa dönüp, 10 dakika kadar, kalabalığı takip ederseniz, pazarın girişine ulaşırsınız.

Moskova’nın batısında yer alan park içine girildikçe, dev bir orman havası yaratır. 1931 yılında inşa edilmiştir. Dünyanın en büyük parklarından biridir. 1534 hektarlık alanı: New York’daki “Central Park” alanının altı katı büyüklüğündedir.

Tecrübeli, hediyelik eşya avcıları ziyaretçiler: bu parka gitmelidirler. Burada: şaşırtıcı derecede, çok çeşitte eşyanın satıldığı, yüzlerce tezgah göreceksiniz. Halılar, boyanmış tahta yumurtalar, semaverler, Palekh kutuları, eski Sovyet asker şapkaları ve ceketleri, madalyalar, madeni paralar, pullar, kehribardan yapılma mücevherler, fosiller ve mineraller, fotoğrafçılık malzemeleri, bayraklar, pankartlar, uçak maketleri, Lenin büstleri, sigara tabakaları, yassı cep şişeleri, eski bilimsel malzemeler, kitaplar, resimler, lolipop çubuklarından yapılma ahşap kilise maketleri vs. ve bu liste sonsuza kadar uzayabilir. Yani: zamanı olan turistlerin en önemli hediyelik eşya alışverişi yaptıkları yerdir.

Ciddi koleksiyoncular: burada, hediyelik eşyalardan öte, özellikle II. Dünya Savaşından kalma eşyalar olmak üzere, ilgilerini çekebilecek çeşitli nesneler bulabilirler. Hiçbir şey almayı düşünmeseniz bile, bu pazar, mutlaka görülmesi gereken büyüleyici bir yerdir, mutlaka zaman ayırın ve gidin. Ama: alışveriş sırasında pazarlık etmeyi sakın unutmayın.

Varlıklı Şeremetev ailesinin malikhanesi, Moskova’nın doğusundaki: Kuskova’dadır.

Rusya Moskova yakın çevresi Kuskova

KUSKOVA

Moskova’nın güneydoğusunda bulunan bu ihtişamlı malikanenin bulunduğu parka gitmek için : Ryazanski Prospekt’e kadar metroyla gelip, sonra da bölgeye gelen bir otobüse binerek buraya ulaşabilirsiniz.

Müze haline dönüştürülmüş: Kont Şeremetevler çiftliğidir. Malikane ve parkın tarihi: 18. yüzyıla dayanıyor. İnanılmaz derecede zengin olan; Kont Earl Sheremetyev; nefes kesici bir saray yapılmasını ve çevresinin fıskiyeler ile süslenmesini ister ve bu malikane oluşturulur. Çiftlikteki Saray ve Bahçeler, mimarlar Argunov, Mironov ve Dikuşin tarafından Mimar Blank’ın da katılımıyla, 18’nci yüzyılın ortalarında yapılmıştır.

Yazlık olarak kullanılan malikanenin çevresi: Fransız bahçeleriyle süslenir. Bunun sonucunda: gözde olduğu zamanlarda, 32 hektarlık bu süslü bahçelerle çevrili, heybetli ahşap sarayı ile, “Moskova’nın Versailles”i olarak bilinirmiş.

Zengin süslemeleriyle dikkati çeken saray, Kont Şeremetev’in konuklarını eğlendirmek amacıyla, sahte deniz çarpışmaları sahnelediği göle, yukarıdan bakmaktadır. Gölün diğer tarafında: plajlar, çocuk bahçeleri, gölgeli patikalar ve büyük bir park var.

Rus ve İtalyan usta heykeltıraşların yaptığı mermer heykellerin süslediği caddede yürürken, karşınıza küçük pavyonlar çıkıyor. Bunların her biri bir ülkeyi temsil ediyor. İtalyan evi (Oranjereya) , Hollanda evi (Ermitaj) gibi. Bu evlerin her birine çok iyi bakılmakta ve ziyaretçilere açıktır.

Büyük taş portakallık olarak adlandırılan bina: ana sergi salonu olarak kullanılmaktadır ve burada çok zengin Rus ve Doğu seramik koleksiyonu sergilenmektedir. Yani bir anlamda: Seramik Müzesidir.

Müzenin dışında, mutlaka görülmesi gereken yerler arasında: Grotto yani Saray yapısı ve Fransız üslubunda inşa edilmiş “inziva evi”ni görebilirsiniz.

 

Evet: diğer bir gezi bölgesi de: Kolomenskoe.

Rusya Moskova yakın çevresi Kolomenskoe

KOLOMENSKOE

Kremlin’in yaklaşık 10 km. kadar güneyinde, ırmağa bakan bir uçurumda, Moskova Nehrinin yüksek bir kıyısında kuruludur. Kolomenskoe istasyonuna kadar metroya binip, oradan 10 dakikalık bir yürüyüşle buraya ulaşabilirsiniz. Burası: Moskova’nın güney kıyısında yer alan şehir içindeki bir cennettir. Şehir içindeki parkların en güzelidir. Yalnızca bir park değil, aynı zamanda bir açık hava müzesidir.

İçindeki pek çok mimari eser; 16. yüzyıldan kalmadır.

Mimari eserlerin yanında, parkın doğası da çok görkemlidir. Birçok çiçeğin süslediği parkta: 700 yıllık meşe ağaçları ile 200 yıllık dişbudak ağaçları özel koruma altındadır. 350 hektarlık bir alanı kaplar. Özellikle: hafta sonlarında tüm Moskovalıların gezi parkurlarının başlıcalarından biridir. Burada: Rus mutfağından örnekler tadabileceğiniz ve özellikle Rus krepi olarak bilinen ürünün en güzelini tadabileceğiniz, küçük ahşap restoranlar ve barlar da var.

16. ve 17. yüzyıllarda: burası Rus çarlarının gözde bir inziva köşesi olarak kullanılmış bir çiftliktir. O günlerden beri, mimari bir müze olarak korunmuştur. Burada: tabiat güzelliği yanında, görülmeye değer birkaç yapı daha vardır.
Bunlar: Miraç kilisesi, Aziz George Çan kulesi, Kazan kilisesi ve Büyük Petro’nun kulübesidir.

 

İSA’NIN GÖĞE YÜKSELİŞİ (MİRAÇ) KİLİSESİ

Diğer ismi: Miraç kilisesidir. Rus Çarı Korkunç İvan’ın doğumunu kutlamak amacıyla yapılmıştır. Bu yapı: ahşap kiliselerde geliştirilen şekil ve formların, taş yapılarda denenmesinin ilk örneğidir. Büyük, beyaz taşlarla yapılmıştır. Çadır çatılıdır. 1532 yılında yapılmıştır. 70 metrelik, zarif bir külahı, güneyden saldıran Moğollara karşı, bir gözlem kulesi olarak kullanılmıştır.

Giriş kapısına daha yakın bir noktada: altın yaldızlarla süslü, zarifçe orantılanmış gök mavisi kuleleriyle 17. yüzyıl tarihli güzel “Kazan Kilisesi” bulunmaktadır.

Kolomenskoe’nin bir kısmı: bir ahşap mimari müzesi haline getirilmiştir ve bu müzenin en önemli parçası “Büyük Petro’nun Kulübesi”dir. Ayrıca: park içinde: Diyakov şehrinin kalıntıları da bulunuyor.

 

BÜYÜK PETRO’NUN KULÜBESİ

Rus ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Bu küçük ahşap ev: buraya, Petro’nun 1702 yılında bir süre kaldığı, kuzey kıyılarındaki Arhangelsk’ten taşınmıştır.

Bu yapıları gördükten sonra: 600 yıllık meşe ağaçlarının bulunduğu ormanlık arazide, kıvrılarak uzanan patikalar boyunca, zevkli bir yürüyüşe çıkabilir ya da ırmak kıyısında piknik yaparak Rus kırsal bölgesinin tadını çıkarabilirsiniz.

Günümüzde: park içinde, her Ruslar ve hem de turistler için Rus Kültürü etkinlikleri düzenleniyor. Bu etkinlikler arasında: çeşitli festivaller, dans ve müzik gösterileri ile Rus kültürüne ait kostüm, yemek ve oyunlar ilgi çekici.

Ayrıca: küçük bir açık hava tiyatro sahnesi de bulunan parkta, hafta sonları at kiralamak mümkün.

Moskova Kızıl Meydan

Rusya Moskova Kremlin

Moskova Kremlin Çevresi