İrlanda Dublin Gece hayatı

İrlanda Dublin Gece hayatı

Dublin: giderek 24 saat yaşayan bir şehir haline gelmektedir. Şehirde eğlenmek için gidilebilecek bir çok yer vardır. Dublin pubları: dinlenebileceğiniz, sohbet edebileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz, şarkı söyleyebileceğiniz başlıca sosyal hayatın merkezi yerlerdir.
Şehir: barlar, restoranlar, tiyatrolar, sinemalar, canlı müzik mekanları, geleneksel İrlanda müzik guruplarının etkinlikleri, kulüpleri ve gece barları ile göz kamaştırıcı bir eğlence hayatına sahiptir ve bunlar genellikle şehir merkezinde yürüyüş mesafesindedir.

İrlanda Dublin Gece hayatı

PUBLAR

Dublin sokaklarında her köşe başında bir pub bulunur. Hatta, söylenenlere göre, şehirde marketten çok pub bulunuyor. Dublinliler özellikle Cuma ve hafta sonu akşamlarında: çok içki içiyorlar ve saat: 22.00’den sonra sokaklarda ayık insan bulmak zordur.

Buralar: yemek ve içkinin dışında: insanlara sohbet ve eğlence imkanları da sunarlar. Yani, bir anlamda, publar İrlandalıların oturma odalarıdır ve genellikle İrlanda misafirperverliği burada da kendisini gösterir ve rahatlıkla sohbetlere katılabilirsiniz.

Publar: saat 11.00 gibi açılır ve saat 00.30 da kapanır.

“Brazen Held” denilen pub: Bridge Street Lower adresindedir ve önceki yeri, 12. yüzyıldan kalma bir tavernadır. Wolfe Tone önderliğindeki Birleşik İrlandalılar Derneği: isyan planlarını burada hazırlamıştır.

O’Connell Street bölgesindeki pub’lar bakımsızdır. Pubları daha kişiselleştirirsek: Dublin pubları arasında öne çıkanlar şunlardır: Lower Baggot Street “Toner’s”, Poolberg Street “Mulligans”, Parkgate Street “Ryan’s” ve Dublin şehrinde, en uzun bar tezgahına sahip olduğu söylenen, South George’s Street üzerinde bulunan “Long Hall” isimli pubdır.

Dublin şehrinde geleneksel müzik dinlemek istiyorsanız: Merrion Row üzerinde bulunan O’Donoghue’s veya Capel Street üzerinde bulunan “Slattery’s” düşünülebilir.
Capel Street üzerinde bulunan “Jack Nealon’s” pub: Pazar günleri caz, haftanın kalan diğer günlerinde ise farklı türden müzik dinlemek isteyenlerin tercih ettiği bir yerdir.

Geleneksel dans izlemek isterseniz, bu kez, Bridge Street Lower’de bulunan “O’Shea’s Merchant” denemelisiniz. Dame Court denilen yerdeki “Stag’s Head” ise güzel yemekleriyle tanınır.

Şehrin: kültür ve eğlence merkezi olan Temple Bar bölgesinde: birçok pub bulunmaktadır ama bunların büyük çoğunluğunun hedef kitleri turistlerdir. Bu gürültülü publar: öğleden sonra saat 13.00 den başlayarak, gece yarısına kadar canlı müzik bulundururlar.

Ancak: buradaki barlara girmek istediğinizde, kapıdaki güvenlik görevlilerinin girenleri sıkı kontrol ettiğinizi bilmeniz gerekir. Güvenlik görevlileri, sarhoş olanları mekanlara sokmuyorlar.

Burada: Guinness birası veya irish coffee içmek gerekir. Dublin şehrinde, meşhur Guinness birasını içmek istediğinizde: garson önce bardağın dörtte üçünü doldurur ve biranın çökmesini bekler, daha sonra tepesine kadar köpük doldurur ve servis yapar. Guinness birası: içmeden önce durgun ve koyu siyah renkte olmalıdır.

Temple Bar bölgesinde gitmenizi önerebileceğim yerlerden bazıları şunlar olabilir: Anglesea Street üzerindeki Bloom’s Hotel’de bulunan “Club M”, East Essex Street üzerinde bulunan “Bob’s Bar” ve Clarence Hotel giriş katında bulunan “Kitchen”

Temple Bar bölgesi dışında: Grand Canal ve diğer bazı yerlerde de eğlence hayatı hareketlidir. Temple Bar: canlı kalabalıkları kendisine çekerken “Norseman” sanatseverlerin gittiği bir yerdir.

Striptiz izlemek isteyenler: Leeson Street civarındaki kulüpleri tercih etmelidirler.

İrlanda Kabaresi izlemek isteyenler: her gece “Ballsbridge”de Jury’s Hotel’e akın ederler.

Güney Afrika Cape Town Gece hayatı

Güney Afrika Cape Town Gece hayatı

 

Güney Afrika Cape Town Gece hayatı:

Cape Town şehri, ülkenin diğer büyük şehri olan Johannesburg şehrine nazaran gece hayatı açısından daha hareketli değildir. Ama yine de Cape Town şehrinde, akşam hava karardıktan sonra yapılacak çok şey vardır.

Aslında güvenlik açısından şehirde veya Güney Afrika genelinde gece dışarı çıkılmaması öneriliyor. Ama: özellikle Long Street denilen yerde: hafta sonlarında, Cuma ve Cumartesi akşamlarında hayatın saat: 19.00’dan sonra başladığını bilmeniz gerekir.

Buradaki mekanların hepsi doluyor ve insanlar geç saatlere kadar içki içmeye ve dans etmeye devam ediyorlar. Hatta: yine bu bölgede restoranlar öyle dolu oluyor ki, ya rezervasyonlu gitmeniz ya da isminizi bir listeye yazdırıp kapıda beklemeniz gerekiyor.

Long Street denilen buraya gündüz saatlerinde gelirseniz: kendi ürettikleri “Taps” isimli biralarından tadabilirsiniz. Devasa ve uzun masalar olan mekanlarda: insanlar bira içiyorlar ve birbirleriyle tanışıp sohbet ediyorlar.

Evet: Long Street, Cape Town şehrinin bir anlamda “Barlar Sokağı” dır denilebilir. Burası: şehrin geneline göre daha siyah ağırlıklıdır. Ama her ne kadar gürültülü de olsa, burayı mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.

 

 

TİYATRO VE CANLI MÜZİK

Şehirde, yerel tiyatro oldukça başarılıdır. Şehir merkezindeki “Nico Theatre”da: bale, piyes ve klasik opera örnekleri bulabilirsiniz.

“Rosebant”da: “The Baxter Theater” denilen yerde: çağdaş müzik ve danslar sunulur.

Eğer, daha geleneksel bir şeyler izlemek isterseniz: “Wynberg” bölgesinde bulunan “Maynardwille Open Air Theater”da: romantik bir ortamda Shakespeare oyunları izleyebilirsiniz.

Şehrin bütün tiyatrolarında canlı müzik dinlenebilir. Bu: klasikten popülere ve artan bir şekilde de Afrika müziği üzerine geleneksel ve çağdaş çeşitlenmelere kadar değişmektedir.

Cape Town Filarmoni Orkestrası: çoğu zaman “Nico Theatre” da çalmaktadırlar. Cape Town Senfoni Orkestrası ise: her hafta “City Hall”de çalmaktadırlar.

“Kirstenbosch National Botanical Gardens”de: açık hava gösterileri düzenlenir. Bu esnada: piknik yapıp müzik dinlemek mümkündür.

“Adderley Street” ve “Church Street” üzerinde bulunan “Mannenbergs Caz Cafe”de: gecekondu tarzında muhteşem müzik ziyafetleri sunulmaktadır.

GECE KULÜPLERİ

Şehirde çoğu gece kulubü: tatil sezonunun başlamasıyla açılır ve turistler ayrıldıktan sonra kapanır. Şehirde: Waterfront ve Long Street bölgesi: bar ve gece kulübü bölgesidir.

SANAT GALERİLERİ

Şehirde: sanatseverleri tatmin edecek çok yer vardır. Galeriler ve müzelerde: eski çağların gizemli kaya resimlerinden, Avrupa eski usta ressamları ve çağdaş Afrika resim ve heykel sanatı örneklerine kadar birçok şeyi kapsayan çeşitli sergiler sunulmaktadır.

Güney Afrika Johannesburg

Güney Afrika Cape Town Alışveriş

İngiltere Newcastle Genel

İngiltere Newcastle Genel

İskoçya sınırındaki bu şehir: Tyne nehrinin kuzey yakasındadır. Yaklaşık 500 bin kişilik nüfusu ile, burası nispeten küçük bir şehir olarak bilinir. Şehrin asıl ismi “Newcastle Upon Tyne” dır. Çünkü: iki tane Newcastle şehri bulunmaktadır. Diğeri “Newcastle Under Lyme” dir ve Manchester şehrinin 50 km kadar güneyindedir. Burada 6 küçük kasaba vardır ve şehir bunlara bitişiktir.

Şehir: nispeten küçük bir yer olmasına rağmen: kültürel aktiviteler, alışveriş imkanları ve tarihi yapılarıyla dikkati çekmektedir. Şehirdeki evler: Victoria dönemi stilinde, kırmızı tuğlalarla yapılmış, 2-3 katlı müstakil evlerdir.

Şehirde, büyük bir üniversite öğrencisi nüfusu barınmaktadır ki, bunlar yaklaşık 40 bin kadardır. Yani şehirde yaşayan her 7 kişiden 1 tanesi öğrencidir.

 

TARİH

Şehir, Romalılar döneminde “Pons Aelius” yani “Aelius köprüsü” adıyla: MS.2.yüzyılda Roma İmparatoru Hadrian tarafından kurulmuştur. Şehirde batı yolu boyunca, Kuzeydeki kabilelerin istilasını önlemek için kurulan “Hadrian Duvarı” halen görülmektedir. Bu duvarın, ilk yapıldığında 117 km. olduğu bilinmektedir.

410 yılında Romalılar İngiltere’den ayrılınca, bölge Anglo-Sakson krallığı tarafından ele geçirilmiştir. 1088 yılında Normanlar bölgede hakimiyet kurarlar. Zaten: şehrin “Newcastle” ismi: bölgeyi fetheden I. William’ın oğlu Dük Robert Carthose tarafından 1080 yılında burada yaptırılan kaleden gelmiştir.

Ortaçağ boyunca, şehir, İngiltere’de kuzey bölgesinin bir kalesi olarak kalmıştır. 13. yüzyılda şehir çevresinde 7 metre yüksekliğinde sur duvarı inşa edilir. İskoç kralı Kral William: 1174 yılında burada yapılan savaşta esir edilir. 14. yüzyıl boyunca, şehir, İskoç saldırılarına başarıyla karşı koyar.

1535 yılında: kraliyet şehre kömür ticareti karteli olma izni verir ve böylece kasaba gelişmeye başlar. Nehir kıyısında ve gemilerde çalışan halk: kömür ticaretinin hızla gelişmesini sağlar. 1636 yılındaki veba salgınını birçok ölü vererek atlatan şehir: İngiliz iç savaşı sırasında, 1644 yılında aylarca kuşatma altında kalmıştır.
18. yüzyıla gelindiğinde: şehir İngiltere’nin en büyük dördüncü şehridir. Kristal cam üretimi gelişir.

19.yüzyıla gelindiğinde sanayi devrimi ile birlikte: şehirde gemi yapımı ve ağır mühendislik gelişir. 1901 yılında elektrikli tramvay şehir sokaklarında yürümeye başlar.

Motorlu aracın gelmesiyle: yol ağı gelişmiş, köprüler yapılmaya başlanmıştır.

1930 yılındaki büyük buhran sırasında: şehirdeki işsizlik rekor düzeylere çıkmış, Tyne nehri kıyısındaki tersaneler yavaş yavaş kapanmaya başlamıştır ve en son tersane 1990 larda kapanmıştır. Ancak: I Dünya savaşında donanmanın en büyük gemilerinin buradaki tersanelerde yapıldığı söylenir.

Ortaçağ döneminde: şehir önemli bir yün ticaret merkezi olarak bilinir. Daha sonra ise, kömür ticareti gelişmiştir. Liman ise: İngiltere içine ve dışına gönderilen ticari malların odak noktası olmuş ve 16. yüzyılda hızla gelişmiştir. Ayrıca: liman yakınlarında, tezgahlar kurularak gemi yapımına başlanmıştır.

Hatta: I. Dünya savaşında: İngiliz donanmasının en büyük ve güçlü gemilerinin burada yapıldığı söyleniyor.

Ancak: 20. yüzyıla gelindiğinde, şehrin ekonomik yönden gelişimini sağlayan sektörlerde büyük krizler ortaya çıktı ve birçok firma kapandı.

 

ULAŞIM

Şehir merkezinden: İngiltere’nin birçok büyük ve ünlü şehrine hızlı tren bağlantıları bulunmaktadır. Ayrıca: yine şehirde uluslar arası bir havaalanı bulunmaktadır. Şehir ile Londra arasındaki tren yolculuğu 3 saat sürmektedir. Şehrin havaalanı şehir merkezine 7 km. uzaklıktadır.

 

DİL

Şehirde konuşulan dil her ne kadar İngilizce olarak bilinse de, değişik bir aksan kullanılmaktadır ve bu aksana “geordie” denilmektedir.

İngiltere Newcastle Genel

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Şehir içinde, şehri baştan başa geçen metro ağı bulunuyor. Metro kullanarak şehrin hemen hemen tüm noktalarına gidebilirsiniz. Metro kullanırken, şehri: a-b-c olmak üzere üç bölgeye ayırmışlar ve ona göre bilet ücreti ödüyorsunuz.
Sarı renkli metrolar: nostaljik ve eskidir ve sesli-görüntülü sistemleri bulunmaktadır.

 

İKLİM

Şehirde tipik okyanus iklimi görülmekte olup buna bağlı olarak: şehir nispeten kuraktır. Ortalama sıcaklıklar, Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında 18 derece, Ocak ve Şubat aylarında ise 6 derecedir. Bu şehirde: rüzgar ve yağmur çok yoğundur. Yılın 270 günü hava kapalıdır.

 

ALIŞVERİŞ

Şehirde yaklaşık 600 mağaza bulunduğu söyleniyor. Pazar günleri: pazara benzeyen açık marketler kuruluyor ama buralarda meyve-sebze satılmıyor. Buralarda: ev yapımı kurabiye, çörek, tatlı gibi şeyler satılıyor. Ayrıca: el işi örgüler, tablolar, ikinci el kitaplar satılan tezgahlar bulunuyor. Tyne nehri kenarındaki bu pazarları ziyaret etmenizi öneririm. Bunun dışında, şehir İngiltere’nin diğer birçok şehrine göre daha ucuzdur denilebilir.

 

 

NE YENİR-NE İÇİLİR

İngiltere’de yerel yemek kültürünün tek ve başlıca objesi: Fish&cips yani balık ve patates kızartmasıdır. Bunun dışında: şehirde özellikle İtalyan, Çin ve Uzak doğu mutfaklar egemendir. Öte yandan, İngiltere’de hayvancılık geliştiğinde et fiyatlarının ucuz olması, yemeklerde özellikle et kullanımının yoğun olmasına neden olmaktadır.
Burayı ziyaret ederseniz, mutlaka “Newcastle Brown Ale” birasını tatmanızı öneririm.

Şehirdeki birkaç restoran önerim şunlar olabilir.

Jesmond Evi

Şehir merkezinin yalnızca 1 km. dışında, sakin ve ormanlık bir vadidedir. Burada: tamamen organik sığır eti ve taze sebzelerden yapılan yemekler sunulmaktadır.

Blackfiars

Buranın: ülkenin en eski restoranı olduğuna inanılıyor.

 

Altı

NE8-3BA-South Shore Road, Gateshead Quays-Gateshead, Tyna and Wear adresindedir.
Şehir merkezinde bir ortaçağ manastırının altındadır. Çarpıcı ve panaromik manzarası ilgi çekmektedir. İçecekler ve kahve, hergün saat: 12.00-17.00 arasında servis edilmektedir.

 

 

GECE HAYATI

Şehirde: birçok kulüp, bar ve restoran bulunan caddeler vardır ve şehirdeki gece hayatı gerçekten hızlıdır. Çünkü: üniversite öğrenci nüfusu fazladır ve gerek bu öğrenciler ve gerekse Newcastlelılar, özellikle Cuma ve Cumartesi günleri sabah saatlerine kadar eğlenirler.
Şehir merkezinin: Bigg Pazar ve rıhtım alanı çevresindeki yerlerde: barlar, gece kulüpleri bulunur. Bazı popüler alanlar: Central Station, Collingwood Street, Neville Sokak ve Osburne Sokak: bölgelerinde çok sayıda bar vardır.

Şehrin “Pink Meydanı” ise: gay sahnelerine ev sahipliği yapmaktadır.
Stowell caddesi üzerinde ise, çok sayıda Çin restoranı ve bir Çin köyü bulunmaktadır. Şehrin en beğenilen Hint ve Japon ve İtalyan restoranları da bu cadde üzerindedir.

Pub saatleri, son yıllarda: Newcastle barlar ve kulüpleri, her gün 24 saat açıktır. Newcastle halkı: özellikle Cuma ve Cumartesi geceleri sabahlara kadar eğleniyorlar. Yolda içenler, sarhoş olanlar, bağıranlar, işeyenler görebilirsiniz. Ancak kimse kimsenin hayatına karışmıyor.

Publar: söylediğim gibi her an açıktır. Buralarda: oturup sohbet etmek, içmek, günün her saatinde bir şeyler yemek mümkündür. Bara gidip istediğinizi söylüyorsunuz ve istedikleriniz masaya getiriliyor.

İngiltere Newcastle Genel

ÜNİVERSİTELER

Şehirde: Newcastle Üniversitesi ve Northumbria Üniversitesi bulunmaktadır. Ancak kampus kültürü bulunmuyor. Üniversiteler: 15-20 katlı devlet binası gibi binalarda bulunuyor.
Bu üniversitelerde eğitim gören öğrenciler, şehrin kültürel hayatını etkilemektedirler. Ama bu öğrencilerin birçoğunun çekik gözlü olduğunu söylemek gerekir.

 

FUTBOL

İnglitere’nin birçok şehrinde olduğu gibi, burada da futbol yaygındır. Şehir halkı: Newcastle United denilen futbol takımına aşırı şekilde bağlıdır. Kulübün muhteşem zeminli St.James Park stadyumu her zaman doludur.
Öbür takım ise “Sunderland” futbol takımıdır.

 

 

RİVER TYNE

River Tyne nehri: 100 km. uzunluğundadır. Kuzey Tyne ve Güney Tyne nehirleri: Northumberland Haxham yakınlarında karşılaşırlar ve birleşerek “Waters Meet” ismini alırlar.
Günümüzde kullanılmamasına rağmen: hala gemilere kömür yüklemek için kullanılan özgün yapıların bazıları görülmektedir.

Nehir üzerindeki ilk köprünün Roma döneminde yapıldığı biliniyor. Bugün ise nehir üzerinde 7 köprü bulunmaktadır. 1928 yılında inşa edilen Tyne Köprüsü: şehrin sembolü olması açısından önemlidir. Bu köprü: Avustralya-Sydney şehrindeki Harbour Bridge köprüsüyle çarpıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Nehir üzerinde bulunan hidrolik salıncak köprüsü ise: 1876 yılında inşa edilmiştir. 1849 yılında Robert Stephenson tarafından inşa edilen bitişikteki High Level Bridge köprüsü üzerinde ise modern raylar ve yollar bulunmaktadır. Kraliçe Victoria: demiryolu devrimini teşvik ederken, köprüden geçen ilk yolculardan birisi olmuştur.

 

 

TURİZM

Şehre gelen herkesin uğraması gereken ilk yer: “Quayside” yani “rıhtım bölgesi” dir. Burası: şehrin en ilgi çekici bölgesidir. Bölgede: değişik köprüler ve ilginç mimariye sahip binalar görebilirsiniz.

Köprülerin başında: “Tyne Bridge” gelmektedir

Ayrıca: “Millenium Bridge” de ilgi çekiyor.

Yapılardan ise “The Sage Gateshead Concert Hall” dikkat çekiyor.

Evet, bu şehirde de, İngiltere’nin diğer birçok şehrinde olduğu gibi, büyük bir turizm potansiyeli bulunmamaktadır. Özellikle: tarihi binaların pek fazla olmadığı görülür, çünkü: II. Dünya savaşında Alman bombardımanı şehri etkilemiştir. Bir de şehir tarihinde büyük yangın olayı bulunmaktadır ki, bu da şehri büyük oranda tahrip etmiştir. Sonuç olarak: şehir merkezinde sizlere ayrıntılı olarak belirteceğim turistik yerleri yürüyerek gezebilirsiniz, ama bazı yerleri görmek isterseniz araç kullanmanız gerekir.

Örneğin: şehrin bir simgesi ve hatta İngiltere’de en çok bilinen 12 simgeden biri olan “Angel” anıtını görmek için mutlaka araç kullanmanız gerekir ki, buraya yürüyerek ulaşmanız mümkün değildir, zaten bu heykeli görenlerin büyük bölümünün heykeli uzaktan gördüğü de belirtilmektedir.