Edirne Havsa

Edirne Havsa


Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Havsa Sultan’ın ismine atfen, yöreye “Havsa” ismi verildiği söylenmektedir. Dışarıya sürekli göç veren bir yöredir. Bir zamanlar çok sayıda Rum ve Yahudi’nin yaşadığı söylenen bu şirin ilçe: Mimar Sinan’ın bazı eserlerini barındırır.
Edirne iline çok yakın olması nedeniyle, bir anlamda merkez ilçe de denilebilir. Ama, her ne kadar şehre yakın olsa da, bu küçük ve şirin ilçenin çarşı bölümünü, 5 dakikada yürüyerek gezebilirsiniz. Bunun dışında, gezilecek-görülecek yer aramamalısınız. Yani, tarihi ve turistik özellikleri ön plana çıkan bir yer değildir.

ULAŞIM

Havsa, bağlı bulunduğu Edirne il merkezine, 27 km. uzaklıktadır. Havsa-Babaeski arasındaki uzaklık: 29 km. Havsa-Çekmeköy-İstanbul arasındaki uzaklık: 229 km. Havsa-Uzunköprü arasındaki uzaklık: 39 km.

TARİH

Yörenin, tarihi süreçte ilk olarak Romalılar döneminde yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Romalılar döneminde, yörenin ismi “NİKİ” olarak bilinmektedir. 1356 yılında, Rumeli bölgesine geçen Türkler, burayı ele geçirirler ve yöreye “HOSA” ismini verirler.
Edirne şehrinin Türkler tarafından ele geçirilmesinin ardından ise, burada yerleşik Rumlar: buradan ayrılırlar ve Yunanistan’a geçerler. Bunun üzerine, Anadolu’dan getirilen göçmenler, buraya yerleştirilirler. Özellikle: Osmanlı veziri Sokullu Mehmet Paşa döneminde, buraya özel bir önem verildiği görülür.
Daha sonraki tarihi süreçte: Osmanlı Padişahı II. Beyazıt’ın hanımlarından “Hafize Sultan” bir süre buraya yerleşmiş ve bu nedenle, yöreye “HAFSE” ismi verilmiş ve bu isim değişerek, günümüze “HAVSA” olarak ulaşmıştır.
Yöre, 1940 yılında, belediyelik olmuştur.

GENEL

Yörenin büyüklüğü: 455 m. Karedir ve deniz seviyesinden yükseklik 31 metredir.
Arazinin geneli, düz ve ovalıktır. Bu nedenle, tarım mümkündür.
İklim şartlarına bakılırsa, yörede, karasal iklim şartlarının hüküm sürdüğü görülür.

HAVSA MESLEK YÜKSEK OKULU

Muhasebe programı ve İşletmecilik programı ile, 1995 yılında eğitim-öğretime açılmıştır. Daha sonra ise, Bankacılık ve Seracılık programları dahil edilmiştir. İlçede öğrenciler için, Kredi Yurtlar Kurumunun bir yurdu ve çeşitli pansiyonlar bulunmaktadır.

NE YENİR/NE İÇİLİR

Buraya yolunuz düşerse: Arnavut ciğeri, yaprak ciğer ve işkembe çorbası, kelle-paça çorbası tatmanızı öneririm. Bunun dışında, katık denilen sütlü biber turşusu tatmalısınız. Otlu börek ve nohut ekmeği, son önereceğim yöresel lezzetlerdir. Ciğer ızgara mutlaka tatmalısınız. Özellikle “Agopun Yeri” düşünülebilir.

NE SATIN ALINIR

Havsa bölgesinde üzüm bağları yoğun olduğundan, “üzüm pekmezi” satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Edirne Havsa Sokullu Camisi

SOKULLU CAMİSİ

İlçe merkezindedir.
1577 yılında, Sokullu Mehmet Paşa tarafından oğlu Kurt Kasım Paşa adına, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Yapı: Balkan savaşlarındaki düşman işgalleri ve depremler nedeniyle, günümüze kadar olan süreçte büyük hasarlar görmüştür. Yapıldığında 2 minaresi bulunduğu bilinmesine rağmen, Bulgar işgali sırasında bu minarelerden birinin yıkıldığı ve günümüze tek minareli olarak geldiği söylenir. Son olarak, 1939 yılında, büyük bir onarıma tabi tutulan cami, günümüzde kullanılmaya devam edilmektedir.
Burada: yani külliyede, son cemaat yeri yıkılmış olmasına rağmen, sıcaklık bölümleri kısmen korunabilmiş çifte hamam ve büyük çarşıdan günümüze kalan dua kubbesini görebilirsiniz.
Bu yapının en büyük özelliklerinden birisi de: güneydoğu bölümündeki İntikam Anıtıdır. Bu anıt: Bulgar işgali sırasındaki mezalimin unutulmaması için yapılmıştır. Mermer bir kaide üzerinde, yine mermer bir dört köşeli sütun şeklindedir ve sütun üzerinde “İntikam” kelimesi yazılıdır

ÇEŞME

Günümüz dede kullanılmakta olup, Mimar Sinan tarafından yaptırılmıştır. Sokullu Hamamının kuzeybatı duvarına bitişiktir.

KURT BEY ANITI

Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu olan “Kurt Bey” in mezarı: Belediye Binasının hemen yanındaki alanda görülmektedir. Mermer mezar anıtı: eski Osmanlı mezarlık kültürünün güzel bir örneğidir.

Babaeski tanıtımı.

Uzunköprü tanıtımı.

Edirne tanıtımı.

 

Umman Muskat

Umman Muskat

Umman Sultanlığı: günümüzden binlerce yıl öncesinde, insan yerleşimine ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Şöyle ki; bölgedeki kabile sistemi: 15’nci yüzyılda başlayan göç hareketleriyle başlamıştır. Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda: 1700 km. uzunluğundaki sahillerde, 7000 yıl öncesine tarihlenen bir köy yerleşiminin izlerini bulmuşlardır.

Yerleşim yanında, bölgenin coğrafi konumunun oluşumu ise; milyonlarca yıl öncesinde, büyük volkanik patlamalar sonucu, okyanusun içinde yükselerek oluşmuştur. Bu nedenle, ülkeye “Ateşin Anası” anlamında “Umman” ismi verilmiştir.

Umman Muskat

Evet: Ummanlılar, bölgenin en eski ve tek denizci halkıdır.

Umman ülkesi, Sultanlıkla yönetilmektedir. Ama, bu Sultan gerçekten değişik bir insandır. Ülkenin internet sitesinde yazılı sözlerini okursanız, buranın potansiyelini anlar ve yörenin diğer ülkelerinden farkını hissedersiniz “Ben modern bir devlet yaratma sürecine devam etmek için söz veriyorum. Benim ilk eylemim tüm gereksiz kısıtlamaları derhal kaldırmak olacaktır”

Şehirdeki bütün kavşaklarda: trafiğin bu düzen ve sessizliği yanında, ülkenin sembollerinin heykellerinin bulunması da ilgi çekmektedir. Hatta: Ortadoğu bölgesinde, Mısır’dan sonra ikinci opera binası: Muskat şehrinde bulunmaktadır.

Giriş bölümü için, son bir not: turizm yatırımları nedeniyle, 2011 yılında, Birleşmiş Milletler örgütü: “Umman” ülkesini, son 40 yılda, en fazla gelişme gösteren ülke olarak seçmesindeki en büyük etken, turizmde yapılan bu hamlelerdir. Zaten ülkede: özellikle kış aylarında, ısı 25 derecenin altına düşmüyor ve tüm yıl boyunca: yüzme, dalış, balık avcılığı, jip safari, golf ve yelken gibi etkinlikler yapılabiliyor.

Umman Muskat

COĞRAFİ KONUMU

Umman Sultanlığının başkenti olan Muskat şehri: Yemen-Birleşik Arap Emirlikleri-S. Arabistan ülkelerinin arasında, Basra körfezi kıyısındadır. Elbette: bu konum nedeniyle, Muskat şehrinin turizm potansiyeli hakkında okurların ilk intibaları olumsuz, çünkü: İslam rejimi ile yönetilen ülkeler arasında bulunuyor. Ancak: şehir, inanılmaz şekilde turizme yönelik yatırımları ve turistik özellikleriyle öne çıkıyor. Ülke nüfusunun % 30’u burada yaşamaktadır.

Umman Muskat

Öte yandan: buradaki insanlar, çevredeki diğer Arap ülkelerinde yaşayanlardan farklı olarak giyinirler. Burada, erkekler “dishdasha” denilen bir giysi giyiyorlar. Bu giysi, boyun bölgesinden püsküller sarkan bir tür entaridir. Bellerine ise, şala benzer bir kuşak sarıyorlar ve bu kuşak içinde ise, yine buraya özgü bir tür hançer olan “khanjar” taşıyorlar.

Başlarında ise: “kummar” adı verilen bir tür takke ve onun üzerinde türbanı anımsatan “muzzar” denilen bir başlık bulunuyor. Kadınlar ise: bölgede alışılagelmiş peçeli çarşaf kullanıyorlar. Genç kızlar ise: Hint esintileri taşıyan, renkli ve işlemeli kumaşlardan yapılmış uzun elbiseler giyiyorlar.

Umman Muskat

GENEL

Umman ülkesinin başkenti “Muskat” şehri: masmavi plajları, kızıl kum tepeleri, kumtaşından yapılmış etkileyici yapıları ile, gezginlerin ilgisini çekiyor ve keşfedilmeyi bekliyor.
Umman: yapılan araştırmalara göre, dünya üzerinde Singapur’dan sonra en temiz ikinci ülke seçilmiş, inanmak mümkün değil ama bu resmi bir bilgi.

Sırf bu mu? Hayır. Umman yönetimi yani Sultan: bazı konularda hiç taviz vermiyormuş. Bu ülkede: insanların yüksek sesle kavga etmesi, küfürlü konuşması bile yasaklanmış ve elbette bu yasaklara uymayanlara ceza veriliyormuş.

Sonuç olarak: buraya, dünyanın bu uzak diyarına deniz ve güneş düşünerek gelen gezginler, sakin ve huzurlu ortamın tadını çıkarıyorlar. Bunun yanında: yapaylıktan uzak bir egzotizm, deve üzerinde gezinen bedeviler, çölle kaplı ve kurak topraklar.

ULAŞIM

İstanbul-Muskat şehri arasında, THY’nin tarifeli seferleri bulunuyor. Uçuş süresi, yaklaşık 4.5 saattir.

MUSKAT FESTİVALİ

Şehirdeki bu festival, her yıl, turizm sezonunun başladığı 20 Ekim tarihinde başlar ve Umman Milli Günü olarak kutlanan 18 Kasım tarihine kadar sürer. Festival boyunca: havaalanı bölgesindeki Omman İnternational Exhibition Centre’da, fuarlar ve sergiler düzenlenmektedir.

İKLİM

Ülke iklimi, genellikle kıyı alanlarında nemli ve sıcak, iç kesimlerde ise kuru çöl şeklindedir. Yağış, genellikle hafif ve düzensizdir. Hint okyanusunda muson etkileri görülür. Ülkeyi ziyaret için en uygun dönem: Ekim-Nisan ayları arasındadır, çünkü: Temmuz-Ağustos aylarında aşırı sıcaklar görülür.

NE YENİR-NE İÇİLİR

Muskat şehrinde: geleneksel Arap yemekleri yanında, Hint etkisini de görmek mümkündür. Bunun sonucunda, yemeklerde: safran ve benzeri baharatların sık kullanıldığı görülür. Et: yemeklerde başı çeker. Özellikle: kuzu ve deve eti tüketilir. Deniz kıyısı olması nedeniyle, lezzetli deniz ürünleri bulmak ta mümkündür. Çünkü, buranın halkı, yüzyıllardır balıkçılık yapmaktadırlar. Son olarak “Umman helvası” denemenizi öneririm.

Eğer, yerel lezzetleri tatmak isterseniz, bu kez: yere oturarak tepsi üzerinde getirilen yemeklerin yenildiği, mahalli bir restoranı tercih etmelisiniz. Burada: pilav, balık, biber salatası ve yoğurttan oluşan menü tercih edilebilir. Bunlar, normal bir Ummanlının, severek yediği yemeklerdir.
Bu şehri ziyaret ederseniz, “Umman kahvesi” içmeyi unutmayın.

Umman Muskat alışveriş

ALIŞVERİŞ

Muskat şehrinde alışverişin kalbi: tarihi kapalı çarşı “Souk” da atmaktadır. Burada bulabilecekleriniz: telkari hançerler, çeşitli gümüş takılar, tütsü kapları, reçine topakları, kahve cezveleri, değerli taşlar, inciler, yöresel giysiler ve daha pek çok şey söylenebilir. Yani, gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için, hediyelik eşyaları, buradan bulup satın alabilirsiniz.
Bunun dışında: son yıllarda ağırlıklı olarak “Qurum” bölgesinde alışveriş merkezleri açılmıştır ki bunlara bir örnek vermek gerekirse: “Seeb-Al Khoud” söylenebilir.

PARA BİRİMİ

Muskat şehrinde (Umman ülkesinde): baizas olarak isimlendirilen (BZs) para birimi kullanılır. Bu para biriminde: 1000 BZs= 2580 ABD dolarıdır.

Umman Muskat ne satın alınır

NE SATIN ALINIR

Burayı ziyaret edenler, özellikle: kırmızı topraktan yapılmış “tütsü kapları” satın alıyorlar. Bu kaplar içine konulan küçük köz kömür parçacıklarında: çok keskin kokulu reçine topakları yakılarak, ortamın güzel kokması sağlanıyor. Bu reçine toprakları: bir tür ağaçtan elde ediliyor ve Umman ülkesinde asırlardır gelir kaynağı olarak önem kazanıyor. Kullanıldığı yerler ise: tütsü ve parfüm yapımıdır.

SİNBAT

Evet, 1001 gece masallarının ünlü kahramanı denizci Sinbad; Umman denildiğinde unutulmaz karakterlerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle, 2003 yılında yapılan, Holywood yapımı, animasyon “Sinbad” filmi ve ünlü oyuncular tarafından kahramanların seslendirilmesi, Sinbad’a olan ilgiyi arttırmıştır.

Umman Muskat hançer

HANÇER

Umman kültüründe hançerin çok önemli bir yeri bulunmaktadır. Yerel kıyafetlerde, erkekler bellerine bağladıkları kuşak içinde hançer taşırlar. Zaten, ülkenin bayrağında bile hançer işareti dikkatinizi çekecektir.

Umman Muskat plajlar

PLAJLAR

Umman ülkesinin temiz plajları: 1700 km. boyunca uzanmaktadır. Bu plajlar, sabahın erken saatlerinden, akşam saatlerine kadar turistlerin güneşlenmesi ve plaj eğlenceleri için kullanılır.

El Vusta Bölgesi

Bu bölgede, 170 km. uzanan sahil şeridi bulunmaktadır. Bölgedeki plajlar ise:

Al Duqm

Burası yaklaşık 80 km. uzunluğundadır ve şehir merkezine 7 km. uzaklıktadır. Burayı ziyaret ederseniz, siyah kayalar, beyaz kumsallar ve masmavi bir denizle karşılaşacaksınız.

Ras Al Duqm

Burası güzel manzarası ve ılımlı havası ile tercih edilir. Özellikle: gün batımında burası, birçok turist tarafından ziyaret edilir. Sahildeki altın kumlar üzerinde, güneşlenmek muhteşem bir keyif.

Al Batinah Bölgesi

Al Sawadi

Bu plaj da, yerel halk ve turistler tarafından yoğun olarak tercih edilir. Ancak, şehir merkezine 70 km. uzaklıktadır. Sahil kesiminde, yumuşak ve altın renkli kumlar ve muhteşem adacıklar bulunur. Manzara ise büyüleyicidir. Her türlü su sporları yapılabilmektedir. Biraz önce sözünü ettiğim, 3 adada ise, balıkçıl kuşları ve martılar ve göçmen kuşlar izlenir.

Sohar

Burası: bölgenin en tanınmış plajlarından birisidir ve şehir merkezine 45 km. uzaklıktadır. Burada: kafeteryalar, tuvaletler, dükkanlar bulunmaktadır.

Al Qurum Plajı

Bu plaj: şehir merkezinde, Crowne Plaza yanında, İnter Continental Oteli yanındadır. Sahilde, uzun bir mesafe boyunca uzanır. Yol boyunca: palmiye ve Hindistan cevizi ağaçları görülür. Gelgit-olduğunda, turistler buranın kumsallarında uzun yürüyüşler yaparlar ve güneşin tadını çıkarırlar. Bölgede, ayrıca birçok elçilik bulunmaktadır. Evet, burası yüzmek ve su sporları için ideal bir yerdir.

Umman Muskat

GEZİLECEK YERLER

Umman Muskat Sultan Qaboos Camisi

SULTAN QABOOS CAMİSİ

Bu yapı: Ortadoğu’nun ikinci büyük camisidir ve 1970 yılında Sultan Qaboos bin Said tarafından, annesi için yaptırılmıştır ve inşaatı 13 yıl sürmüştür. Sultanın yasını belli etmesi açısından, sade yapılmıştır.

Zarif yapının, altın mozaiklerle süslü kubbesi ilgi çekmektedir. Kubbeden yansıyan güneş ışınları, şehir silüetinde, güzel görüntü yaratır.

Yapı: 950 metre karelik alana kurulmuştur. 5 minaresi bulunur. Kütüphanesinde, binlerce eser bulunduğu söyleniyor. Aynı anda: iç avluda 3000 ve dış avluda 8000 kişi ibadet edebilmektedir. Yerden 55 metre yükseklikte bulunan ve 1200 ampulle aydınlatma yapan kristal avize, ziyaretçilerin ilgisini çeker. Avize Almanlar tarafından yapılmıştır ve 14 metre uzunluğundadır, üzerinde Svarovski taşlarla süslüdür.

Caminin taban halısı tek parçadır, İran’da 4 yılda yapılmıştır ve 60 x 70 metre ebatlarında, dünyanın tek parça en büyük halısı olarak bilinir. Halı, iç avludaki tüm ibadet edenler tarafından kullanılabilecek boyuttadır.

Umman Muskat Qurum Tabiat Parkı

QURUM TABİAT PARKI

1993 yılında açılmıştır ve şehrin en büyük parkıdır. Parkta: botla gezilebilen bir göl ve havuz bulunmaktadır. Ayrıca: dolambaçlı bahçelerde: keskin kokulu çalı ve çiçekler bulunur. Evet bu park alanı: estetik ve sanatsal tasarımı ile ziyaretçilerin ilgisini çeker.

AL BUSTAN

Buradaki meydanda: efsanevi masal kahramanı “Sinbad” ın, yolculuklarında kullandığı söylenen bir teknenin benzerini görebilirsiniz. “Dhow” isimli bu teknenin birebir benzerleri, günümüzde Ummanlı balıkçılar tarafından da kullanılmaktadır.

Umman Muskat Bayt Az Zubair Museum

ULUSAL MÜZE-BAYT AZ ZUBAİR MÜZESİ

İslam kütüphanesinin üstündeki bu ulusal müzede, Umman tarihi ve kültürü hakkında, ayrıntılı bilgi ve obje bulabilirsiniz. Perşembe ve Cumartesi günleri açıktır, giriş ücreti büyükler için 500 BZs ve çocuklar için 200 BZs dir. Müze: 1978 yılında açılmıştır.

Müzede sergilenen eserler: gümüş süs eşyaları, bakır el sanatları örnekleri ve Umman gemi örnekleridir. Ayrıca: Hicri takvime göre, 8’nci yüzyılda yazılan bir mektup ilgi çeker. Bu mektup: Peygamberimiz Hz. Muhammed tarafından, “İslama davet için” dönemin Umman Sultanı Abd Al Julanda’ya yazılmıştır. Müzedeki özel bir bölümde ise: Al Busaidi hanedanına ait özel eşyalar sergilenmektedir.
Evet, şehri ziyaret ederseniz, mutlaka bu müzeye uğramalısınız.

Umman Muskat Doğal Tarih Müzesi

DOĞAL TARİH MÜZESİ

Kültür ve Miras Bakanlığı yanında, Zawawi camisi karşısındadır. 20 Aralık 1985 tarihinde açılan müzede, Umman flora ve faunasına ait böcekler, kuşlar, memeli hayvanlar sergilenmektedir. Ama özellikle, 27 yıl önce, Umman plajlarında bulunan büyük balina iskeleti ilgi çekmektedir. Müzenin botanik bahçelerinde ise dolaşabilir ve çalıların kokusunu hissedebilirsiniz.

Umman Muskat Umman Heritage Museum

UMMAN HERİTAGE MUSEUM

Müze: Al Alam Street arkasındaki tepede bulunmaktadır ve Çarşamba-Perşembe günleri ziyarete açıktır. Giriş ücreti: yetişkinler için 500 BZs ve çocuklar için 200 BZs dir.
Bu müze: 17 Kasım 1974 tarihinde açılmıştır. Müzede: birçok arkeolojik ve tarihi eser bulunmaktadır. Bir bölümünde ise: tarımsal objeler ve mineraller, yelkenli teknelerin örnekleri, ateşli silahlar, sanatsal objeler ve Umman el sanatlarının örnekleri sergilenmektedir.

CORNİCHE

Deniz kenarındaki bu bölgede: kafeler ve restoranları dolaşırken, çevrenizde geleneksel giysi olan “dishdasha” giymiş, yörenin beyazlar içindeki erkeklerini görebilirsiniz. Zaten, bu yerel kıyafetleri görmeseniz, kendinizi rahatlıkla bir Akdeniz kasabasında hissedeceksiniz.
Yörenin büyük bölümü kumluk ve çöl olmasına rağmen, burada: caddeler, sokaklar, kaldırımlar ve arabaların üzerinde kum tanesi görmek mümkün değildir. Bunun yanında: şehir trafiği akıcı bir şekilde ilerliyor ve daha da ilginç olanı, asla korna sesi duymuyorsunuz.

MUTRAH-OLD MUSKAT

Burası: Portekiz işgali döneminden günümüze kalan ilginç bir yerdir. Beyaz ve kum rengine bürünmüş bir görüntü var. Bu görüntü içinde: kaleler, liman ve kapalı çarşı ilgi çekiyor. Ama, buradaki en önemli yapı: “Âl Alam” denilen “Sultanlık Sarayı” dır.
Evet: bu bölgedeki geziniz bittikten sonra: geleneksel iki katlı evlerin bulunduğu “Riyam” bölgesine kadar bir yürüyüş yapmalısınız. 4 km. lik bu sahil şeridi, şehir halkının nefes aldığı yerlerin başında gelir. Kış aylarında gündüz ve yaz aylarında ise geceleri, sahil kesimi yürüyüş yapanlarla doludur. Bu yürüyüşlere, masmavi deniz ve martılar eşlik ederler.

Al Alam-Sultan Sarayı

Saray: Portekiz işgali sırasında, 16’ncı yüzyılda yapılan: Al Jalali ve Al Mirani kalelerinin tam ortasına: 1972 yılında Osmanlı mimarisi temel alınarak yapılmıştır ve mavi ile yeşil renk hakimdir.
Özellikle: altın ve turkuaz rengin hakim olduğu, ana giriş oldukça ilgi çekicidir. Sarayın arka kısımlarında: yabancı misafir devlet adamlarının ağırlandığı bakımlı İngiliz bahçeleri bulunuyor.
Sarayın içine ziyaretçi alınmıyor, yalnızca uzaktan bakmakla yetinebilirsiniz. Zarif ve son derece sade bu sarayı görmelisiniz.

Umman Muskat Celali ve Mirani Kaleleri

Celali ve Mirani kaleleri

Bölgede: kıyı şeridindeki sarp tepeler üzerinde, 1507 yılında başlayan ve 150 yıl süren Portekiz işgali döneminde yapılan iki kale görülüyor. Şehir girişinde bulunan bu kaleler, Umman ülkesinin en ünlü kalelerinin başındadır.

Mirani kalesi

Portekizliler gelmeden önce bir kule olarak inşa edilmiştir. Ardından, 1588 yılında, Portekizliler tarafından: mevziler, komutan ve ibadet yerleri eklenerek eski yapı üzerine yeniden yapılmıştır. Son olarak, İmam Ahmed bin döneminde, bugünkü görünümünü kazanmıştır. Celali kalesi ise: 1587 yılında Portekizliler tarafından inşa edilmiştir. Seyyid döneminde ise, bugünkü görümünü kazanmıştır. Sultan Qaboos bin Said döneminde ise, müze haline dönüştürülmüştür.

Liman

1974 yılında yapımına başlanan liman, 1985 yılında hizmete açılmıştır.
Limanda: yüksek sırtlı, dalgalara dayanıklı, klasik Umman stiliyle yapılmış tekneleri görebilirsiniz. At nalı şeklindeki “Sultan Kabus” limanı, ülkenin tüm ticareti ve özellikle kargo taşımacılığı önem kazanır. Ama bunun yanında, yılın her döneminde buraya büyük turist gemileri de uğramaktadır. Limanın hemen yanındaki yat limanında ise, çok sayıda tekne bulunur. Bu teknelerin en büyüğü, ülkenin Sultanına aittir.

Kapalı Çarşı-Mutrah Souk

Çok büyük bir yer olan kapalı çarşı, şehrin turistler tarafından en sık uğranan yeri olarak bilinir. Çarşıda: kumaşlar, hediyelik eşyalar, geleneksel kıyafetler ve doğuya özgü baharatlar satılmaktadır. Tüm Arap ülkelerinde olduğu gibi, burada da kadınlar için ziynet eşyaları oldukça revaçtadır. Çarşı içinde, altından yapılmış her türlü takıyı bulmak mümkündür. Yine çarşı içinde gümüşçülerde göz alıcı çok sayıda süs eşyası bulunuyor.
Çarşının diğer en meşhur yeri ise “balık pazarı” dır. Burada, denizin bereketi görülür. Yerel halk için, balık pazarı çok önemlidir. Denizden çıkan her türlü deniz ürünü pazara getirilir ve mezatla satılır. Hareketlilik sabahın erken saatlerinde başlar ve önce ağlara takılan balıklar ayıklanır ve sonrasında ise büyük alıcılar ve evlerine taze balık götürmek isteyenler pazarı doldururlar.

AL QURM

Şehrin, doğuya doğru uzanan bu bölümünde: lüks oteller ve alışveriş merkezleri bulunmaktadır. Yani: burası şehrin kalbidir. Burada yapılan muhteşem turizm yatırımları sonucu, özellikle Fransa, İngiltere ve İsviçre’den çok sayıda gezgin, henüz tam olarak kirlenmemiş, bakir bu bölgeyi ziyaret etmektedirler.
Burada uzanan kumsallarda: deniz ve güneş yanında, her türlü su sporları ve etkinlikleri bulmak mümkündür. Okyanusta denize girmenin keyfini yaşamak istiyorsanız, burayı ziyaret etmelisiniz.
Ayrıca: yine burada bulunan “Jissah Tepesi”ne çıkarak, şehrin panaromik manzarasını izleyebilirsiniz.

Umman Muskat

ÇEVREDE GEZİLECEK YERLER

WAHİBA SANDS

Burası: Muskat şehir merkezinden, 3 saat uzaklıkta (240 km.) dır. Buraya: günübirlik çöl safari turları düzenleniyor. Bu safari turlarında: kızıl kumullar üzerinde, maceralı bir yolculuk yapabilirsiniz. Bunun yanında: “Nizari” kabilesinin bedevi üyelerini ve yaşam biçimlerini de görmek mümkündür. Göçebe hayatı sürdüren bu insanlar: çamurdan ve palmiye yapraklarından yapılmış evlerde yaşıyorlar. Zaten, jiplerle yapılan safari turlarının bir bölümünde, yeşil vahalarda, bu insanlarla tanışma fırsatı da bulunuyor.

AL MUSAFYAH

Muskat şehir merkezine 191 km. uzaklıktadır. Ama aradaki bu yol bağlantısı, gayet moderndir. Bu köyde: mango, liman ve muz üretimi yapılmaktadır. Köy, turizm sezonunda turistlerle doludur.

DİMA W”ATTAYEEN

Burada: güzel vadiler ve arkeolojik yerlerle birlikte, kaleler bulunmaktadır. Tarihsel süreç içinde, burada yetiştirilen atların, özellikle Hindistan ve bölgenin diğer ülkelerine satıldığı görülür. Günümüzde ise, halk: seramik üretimi ve gümüş işleme ile tanınır. Öte yandan, bölgede biraz önce de sözünü ettiğim gibi, çok sayıda tarihi kale bulunuyor. Bunlar arasında: Baldat Al Husin, Baltat Kabah Castle, Al Hamam Castle sayılabilir.
Son zamanlarda arkeolojik araştırmalarda bulunan “Sout” köyünde ise, Ebu Habaan mağarası görülmelidir.

AL HOGAİN

Muskat şehir merkezinden, 150 km. uzaklıktaki burada: yaylalar bulunuyor. Özellikle yağışlı mevsimlerde, burada bulunan akarsu üzerindeki şelale ilgi çekiyor. Yani, burası olağanüstü doğal güzellikleriyle ilgi çekiyor ve turistler tarafından dolduruluyor. Bölgede, kayalık bir tepe üzerinde bulunan kale ise, 1722 yılında inşa edilmiştir.

Edirne İpsala


Edirne İpsala: Yörede sınır kapısının bulunması nedeniyle, büyük bir canlılık ve hareketlilik söz konusudur. Özellikle, yaz aylarında, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın giriş-çıkışları nedeniyle, yoğun araç trafiği söz konusu olmaktadır.

İpsala denilince, akla gelen bir diğer obje: pirinçtir. Bu bölgede üretimi yapılan pirinç, ülkemizin en lezzetli pirincidir.

Edirne İpsala

ULAŞIM

İlçe merkezinin 2 km. güneyinden geçen ve Yunanistan sınırına kadar giden E-25 kara yolu, sınırda İpsala Sınır Kapısına ulaşır.
İpsala, bağlı bulunduğu Edirne il merkezine, 108 km. uzaklıktadır. İpsala-Keşan arasındaki uzaklık 28 km. dir.

TARİH

Yörede, tarihi süre içindeki ilk yerleşimcilerin “Traklar” oldukları bilinmektedir. Bölge, Sultan I. Murat zamanında, Evranos Bey tarafından 1356 yılında ele geçirilmiştir.
O dönemde çayırlık olan çeltik alanları, Osmanlı ordusuna at yetiştirilmek üzere kullanılan alanlarmış. Buralardaki otluk alanlarda, gayet güzel atlar yetiştiriliyormuş. Osmanlı ordusuna giren İpsala tayları, Türk akıncılarının zaferlerinde önemli görevler üstlenmişlerdir.
Bölge, 1928 yılında ilçe olmuştur.

GENEL

İpsala: tamamen düz olmayıp, alçak tepeler ile engebeleşen bir bölgedir. Yani, dalgalı düzlükler görülür. Bu düzlükler, özellikle kuzey ve doğu kesimlerinde, 100 ile 300 metre arasında değişir. Batı bölümde ise, İpsala ovası görülür.
Bölgenin en büyük özelliği: Meriç ırmağının, bu bölgedeki etkinliği ve sık sık bölgeyi su basmasıdır. Ancak, uzun süre devam eden bu durum, 1960’lı yılların başında, Meriç ırmağı boyunca yapılan setlerle nispeten durdurulmuş ve bölge, tarıma elverişli konuma getirilmiştir. Öte yandan, Meriç ırmağı yanında, Ergene ırmağı da, bölgenin sınırlarını belirlemektedir.

Bölge insanının ekonomik etkinliklerinin başında: tarım gelmektedir. Tarım denilince: hububat ve ay çiçeği üretimi başı çekmektedir. Ayrıca, çeltik yani pirinç üretimi de yaygındır. Sulu tarımın büyük bir kısmını çeltik ekimi kapsamaktadır. Özellikle, aranılan bir tür olan “baldo pirinç” bölgede yetiştirilmektedir. Ülkemizin en kaliteli pirincinin bu bölgede yetiştirildiği söylenmektedir.

Bölgenin iklimi: karasal iklim şartları hüküm sürmekte olup, gündüz ve gece sıcaklıkları arasındaki fark büyüktür. Yağışlar, kış ve bahar aylarında yoğundur. Yazın nem oranı fazla olduğunda, bölgede, yoğun olarak çeltik ekimi yapılır.

İPSALA ÇELTİK KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ

Her yıl Ağustos ayında düzenlenmektedir. Festival şenliklerinde, 5 gün süresince, yerli ve yabancı toplulukların halk oyunları, paraşüt gösterileri, çeşitli yarışmalar, pirinç yemekleri yarışmaları, lazer gösterileri, yelken yarışları, çeltik güzeli yarışması, konserler ve havai fişek gösterileri düzenlenmektedir.

KEL ALİÇO PEHLİVANI ANMA VE YAĞLI GÜREŞLER FESTİVALİ

Aliço pehlivan köyünde, tarihi süreç içinde, uzun yıllardan bu yana yapılmaktadır. İlk olarak ise, 1950-1960 yıllarında düzenlenmiştir.
Her yıl, 16 Mayıs tarihinde yapılmaktadır. Kel Aliço güreşlerini kazanan pehlivan, büyük ihtimalle, Kırkpınar güreşlerinde de finale kalarak, başpehlivanlığı almaktadır.

Edirne İpsala

İPSALA SINIR KAPISI

Türkiye-Yunanistan arasındaki, en modern sınır kapısıdır. Yerli ve yabancı turist ve işçiler ile transit geçişler için kullanılmaktadır.

NE YENİR/NE İÇİLİR

Bu bölgeye yolunuz düşerse: yerel lezzetlerden tatmak isterseniz: gözlü akıtma yani krep ve ince akıtma ve gözleme yiyebilirsiniz.

NE SATIN ALINIR

Buralara yolunuz düşerse, pirinç almanızı öneririm.

Edirne İpsala
Edirne İpsala

 

GEZİLECEK YERLER

İpsala yöresinde, tarihi ve turistik kalıntılardan ziyade, turizm faaliyetlerinin temelinde “av turizmi” gelmektedir. Çünkü, burası yerli avcılar için tam bir av cennetidir. İpsala’nın güney ve Enez’in kuzey bölgeleri arasında kalan geniş ovalar, sazlık ve bataklıklarda ve göllerde: av hayvanları bulunmaktadır. Ayrıca: uçar hayvan avcılığı yanında, kara avcılığı da yapılmaktadır.

ALACA MUSTAFA PAŞA CAMİSİ

Osmanlı akıncılarından, Alaca Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapı: kesme taştan yapılmıştır. Ancak, yapının ilginç tahta işçiliği ve işgaller sırasında tahrip edilmesi, günümüze güzelliklerinin ulaşmasını engellemiştir. Yine de, cami, günümüzde kullanılmaktadır.

Edirne İpsala Su Kemerleri

SU KEMERLERİ

Bu su kemerleri, Osmanlı yığma taş işçiliğinin en büyük örneklerindendir. Kesme taşlardan yapılmış olan kemerler: geleneksel kilit taşı tekniğinin en iyi şekilde kullanıldığını göz önüne sermektedir. Çünkü, böylesine geniş bir kemerde ve üzerinde fazlaca ağırlığa rağmen, kilit taşı tekniğinin kullanılmış olması, büyük bir mühendislik yeteneğidir. Ancak, bu su kemerlerinden, günümüze yalnızca bir tanesi gelebilmiştir.

SULTAN I. MURAT CAMİSİ

Sultan I. Murat tarafından yapımına başlatılan cami: padişahın Kosova savaşına gitmesi nedeniyle tamamlanamamıştır. Sultan I. Murat, Kosova savaşı sonunda şehit düşünce, kubbeli olması planlanan yapının üzeri çatı ile örtülmüştür. Cami, tek minarelidir.

Keşan tanıtımı.

Edirne tanıtımı.