Afyonkarahisar Hocalı

Afyonkarahisar Hocalı

Afyonkarahisar Hocalı; Küçük bir yer, yaylaları ile öne çıkıyor, ancak tanıtım hiç yok, yani sadece yaylaların isimleri yazılmış, nerededir, nasıl gidilir, özellikleri nelerdir hiç yok.

ULAŞIM

İlçe Afyonkarahisar il merkezine 100 km uzaklıktadır. Sandıklı ilçesi 38 km ve Banaz ilçesi 35 km uzaklıktadır. Sandıklı ve Banaz ilçesi karayolu üzerindedir.

Afyonkarahisar Hocalı
 

 

GENEL

Ege bölgesi içindedir. İlçenin doğusunda Banaz dağı, kuzeydoğusunda Ahırdağı vardır.

Yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. İlçe halkı geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlar. İlçede sanayi gelişmemiştir.

Afyonkarahisar Hocalı
 

 

TARİHİ

Yörenin ayrıntılı tarihine girmeden önce “Hocalar” isminin nereden geldiğine bakalım.

Rivayete göre, 1300’lü yıllarda, burası yerleşim merkezi olarak kullanılıyormuş.

O yıllarda, buraya ilk olarak 3 kardeş gelmiş ve buraya yerleşmiştir.

Bunların babaları “Hoca” yani “Ulema” dır.

Dışarıdan buraya gelip yerleşenler, bu kardeşlere “nereye gidiyorsunuz” diye sorduklarında, bu kardeşler “Hocagil’e gidiyoruz” derlermiş.

Dışarıdan buraya gelenler ise sorulduğunda “Hocagil’den geliyoruz” derlermiş. Zamanla bu yerleşim yerinde nüfus artmış ve yerleşim yerinin ismi “Hocalar” olmuş.

İlçe hudutları içinde, Ahır dağlarında bronz bir Hitit heykeli bulunmuştur. Buna istinaden, yörenin çok eski dönemlerden itibaren yerleşim yeri olarak kullanıldığına inanılmaktadır.

Hocalar, 1990 yılında ilçe olmuştur.

NE YENİR:

Patatesli köy böreği, keşkek, tarhana çorbası, Afyon kaymağı.

 

GEZİLECEK YERLER

Afyonkarahisar Hocalı Eldizan Yaylası

ELDİZAN YAYLASI

Çepni köyüne bağlı Eldizan Mahallesi civarındadır. Yayla temiz havası, doğası ve yeşil manzaralarıyla bilinir. Bölgede piknik alanları mevcuttur, doğa yürüyüşü ve benzeri açık hava etkinlikleri için uygundur. 

Eldizan Yaylasında, motor sporları ve amatör telsizciler tarafından toplanmalar yapılır. Örneğin: motor tutkunları için motor sporu etkinlikleri düzenleniyor. 

 

Afyonkarahisar Hocalı Otrus Antik Kenti
 

 

OTRUS -OTROUS 

Brouzos şehrinde bulunan bir kitabede, Afyonkarahisar Sandıklı ovasında bulunan birbirine yakın 5 şehrin, Bizans döneminde Pentapolis şehirleri olarak adlandırıldığı yazılıdır.

Bu 5 şehir: Bruzus, Eucarpeia, Hieropolis, Otrus ve Stectorium’dur.

Otrus şehri, İlçe merkezine bağlı Yeşilhisar kasabasında Yanıkören köyündedir. İlçe merkezine 17 km uzaklıktadır. 

Pentapolis’in en küçük kentlerinden biridir. Roma döneminde yarı özerk idi ve Roma imparatoru Marcus Antonius, kenti ziyaret etmiş ve bunun anısına bronz sikke bastırılmıştır. Aynı zamanda Bizans döneminde bir piskoposluk merkeziydi. Yani dinsel yönüyle de önemli bir yerleşimdir. 

Günümüzde kentten kalan kalıntılar hala görülebiliyor. Özellikle temeller, duvar parçaları gibi. Ancak Otrus antik kentin üzerinde sistemli kazılar veya büyük ölçekli arkeolojik çalışmalar yapılmamıştır. Bu yüzden bilgiler sınırlıdır. 

 

 

Afyonkarahisar şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Düzce Kaynaşlı

Düzce Kaynaşlı

 

İlçenin doğu ve güneyinde Bolu ili, batı ve kuzeyinde ise Düzce merkez ilçesi ve kuzey doğusunda Yığılca ilçesi vardır.

İlçenin ormanlık alanı 11 hektardır. Ankara-İstanbul geçiş güzergahında bulunduğundan dolayı, dinlenme, yeme-içme tesisleri açısından önemli konumdadır.

Kaynaşlı: Düzce Ovasının doğu uzantısı olan bir vadi üzerinde kurulmuştur.

Ulusal ve uluslararası yolların kesiştiği İstanbul-Ankara gibi iki metropolü birbirine bağlayan önemli merkezlerden biridir.

Düzce’ye 15 km uzaklıkta bulunan Kaynaşlı, bozulmamış doğası ve çevresindeki turizm potansiyelleriyle alternatif spor turizminin merkezi haline gelmiştir.

 

TARİHİ:

Kaynaşlı’nın tarihi, MS 395’e kadar gider. 

1323 yılında Osmanlı Devletinin fethettiği ilk bölgelerden biridir. Düzce ile Bakacak arasındaki gür ormanların arasından geçen tarihi İpek yolunun İstanbul-Bağdat hattı buradan geçer. Ancak 1704 yılında bu yolu kullananların eşkiyalardan korunması ve güvenlik için, yolun çevresindeki ormanlık alan açılmış ve Düzce-Kaynaşlı ovası meydana gelmiştir. 

1969 yılında Belediye kurulmuş ve 1999 yılında Düzce il olunca, Kaynaşlı ilçe olmuştur. 

12 Kasım 1999 Düzce depreminin merkez üstü Kaynaşlı idi. Bu depremde: Kaynaşlı büyük hasar görmüştür. 

 

NE YENİR:

Kaynaşlı yöresinde: öne çıkan yerel lezzetlerin başında bir tür Abhaz yemeği olan Haluj başta gelir. Sonra Çerkez mutfağından Seku çorbası ve yine Çerkez mutfağından Metaz düşünülebilir. 

Tatlı düşünürseniz, Oturtma Tatlısı önerebilirim.

 

GEZİLECEK YERLER

Kaynaşlı Topuk Yaylası ve Göleti
Kaynaşlı Topuk Yaylası ve Göleti

TOPUK YAYLASI VE GÖLETİ:

Kaynaşlı ilçesi Bıçkıyanı Köyü mevkiinde bulunan Topuk Yaylası ve göleti: D-100 karayoluna 10 km uzaklıktadır.

Yani: Düzce şehir merkezine 35 km, Bolu şehir merkezine 35 km, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanına 220 km ve Ankara’ya ise 220 km uzaklıktadır. Abant gölü ve Topuk yaylası arası 28 km dir. 

Kaynaşlı, Darıyeri-Bakacak Mevkiinden hareket ederek, Dipsizgöl köyüne giden yoldan devam edip Topuk Yaylası göletine ulaşılır.

İki yanı kayın, gürgen ve köknar ağaçlarıyla bezenmiş yoldan ilerlerken, bitki örtüsünün güzelliğine hayran kalacaksınız.

Topuk Yaylasından Abant Gölü Tabiat Parkı, Odayeri Yaylası, Sinekli Yaylası ve Samandere Şelalesine ulaşmak mümkündür. 

Evet yaylanın rakımı 1280 metredir. Buradan: Abant gölü, Odayeri yaylası, Sinekli yaylası ve Samandere Şelalesine ulaşım mümkündür.

Topuk yaylasında önce ormanın kokusu, ardından göletle buluşan sarıçam, köknar, kayın ağaçlarının görüntüsü ile birlikte, farklı birçok kuş çeşidinden doğa konseri dinleyerek ormanın içinde bulunan patika yollarda bisiklete binebilir, dağdan çıkan kaynak sularıyla beslenen gölette, aynalı sazan, kadıncık ve Hollanda sarısı gibi balık türleri yaşamakta olup, gölette sportif amaçlı olta balıkçılığı, çadır kampı, trekking, foto-safari yapabilirsiniz.

 

Kaynaşlı Topuk Yaylası Fenerbahçe Kamp ve Dinlenme Tesisleri

 

Kaynaşlı Fenerbahçe Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesisleri

FENERBAHÇE TOPUK YAYLASI TESİSLERİ:

Kaynaşlı sınırları içindeki Bıçkıyanı Köyünde bulunan Topuk yaylasında: Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından 27.05.2010 tarihinde temelleri atılan Fenerbahçe Spor Kulübü Topuk Yaylası Tesisleri, 01.07.2011 tarihinde hizmete girmiştir.

 Tesisler, 150 dönümlük büyük bir arazi üzerindedir. 

Tamamı ahşap malzemeden yapılan tesisin kullanım alanları, üzeri açık spor alanları ve bunlara bağlı ek tesislerle birlikte yerleşiktir. 

Kaynaşlı Fenerbahçe Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesisleri

Tesiste 80 odalı lüks konaklama imkanı sağlayan otel ve 3 tane UEFA standartlarına uygun çim futbol sahası, kış turizmi için kayak pisti, gece maçları için uygun aydınlatma sistemi, 400 kişi kapasiteli seyirci tribünü, 2 kilometrelik göl çevresi yürüyüş yolu, orman içinde 4.5 kilometrelik treking parkuru, piknik alanı, saha çevresinde tartan pist, standartlara uygun kapalı voleybol ve basketbol sahaları, 2 adet sauna, fin hamamı, Türk hamamı, Fitness merkezi, masaj, kapalı yüzme havuzu bulunmaktadır. 

Açık hava gölet kıyısında, 1500 kişiye kadar mesire/piknik alanı mevcuttur. 

Sonuç olarak: Fenerbahçe Spor Kulübü Topak Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesisleri, yerli ve yabancı pek çok spor kulübünü, sporcuyu ve turisti ağırlayacak kapasitedir. Yani, elbette burasının isminde Fenerbahçe Spor Kulübü geçiyor ancak buraya yani tesislere, konaklamak için herhangi bir kişi veya kişiler de gidebiliyorlar, tatil sitelerinde çokça ilan var.

 

Kaynaşlı Sakarca Yaylası

SAKARCA YAYLASI:

Bir kısmı Bolu, bir kısmı Düzce’ye ait olan Sakarca yaylası, Düzce il merkezine 40 km ve Kaynaşlı ilçe merkezine 25 km uzaklıktadır. Sinekli yaylasına ise 2 km uzaklıktadır. Abant gölü 6 km uzaklıktadır. 

Rakım 1550 metredir. Yayla eşsiz doğal güzelliğe sahiptir.

Doğusunda çam, batısında kayın ormanı bulunan yayla, aralıksız kekikle kaplıdır. Yaylanın çevresinde doğa yürüyüşü yapılabilir, kamp yapılabilir, motosafari dağ bisikleti gibi keyifli etkinlikler de yapılabilir. 

Kaynaşlı Kuru göl

KURUGÖL TABİAT PARKI:

Kurugöl, 21 hektarlık bir Tabiat Parkı içinde, 4.87 hektar büyüklüğünde bir göldür.

Mesire yeri olarak 2004 yılında, Tabiat Parkı olarak ise 2011 yılında tescil edilmiştir.

Düzce il merkezine 15 km, Kaynaşlı ilçe merkezine 6 k m uzaklıktadır. 

Kayın, meşe ve gürgen ağaçlarıyla kaplı Kuru göl, foto safari, olta balıkçılığı, kampçılık aktiviteleri için oldukça uygundur.

Evet, bataklık durumunda olan göl tabanı, Orman İşletmesi tarafından temizlenip; kuzey doğudan gelen küçük bir derenin kuzey batı kesiminin sedde ile kapatılması sonucu yani  önü kapatılmak suretiyle sular tutulmuş ve gölet haline getirilmiştir. Çevre halkının rağbet gösterdiği gölete, çevre illerden de yoğun bir şekilde ziyaretçiler gelmektedir. 

Gölde yaban ördeği, karabatak gibi kuşlara rastlanmakta ve çeşitli balıklar bulunmaktadır. 

Son bir not: Kurugöl Tabiat Parkına giriş ücretlidir. 2025 yılı için kişi başı giriş ücreti: 60 TL dir. Ayrıca zaman zaman kamp yapmak yasaklanmaktadır. Bu yüzden, giriş kontrol noktasında bulunan görevliden kamp yapmanın yasak olup olmadığını sormanızı öneririm. 

Kaynaşlı Çamlıpınar Göleti

ÇAMLIPINAR GÖLETİ:

Dipsizgöl köyündedir.

İl merkezine 10 km uzaklıktadır. Yolun son 2 km de çukur çok yani dikkatli sürmek gerekir. Araç altının yüksek olması uygundur. Giriş ücretsiz. 

Gölet alanında, piknik, çadır kampı, trekking, bisiklet ve foto safari aktiviteleri için oldukça uygun yerler vardır. Tuvalet ve oturma alanları var. Aydınlatma vs yok. Telefon çekmiyor. 

Gölette balık tutmak mümkündür. Ancak gölde kurbağa sesi rahatsız edici boyutta fazladır. Ayrıca herhangi bir güvenlik görevlisinin bulunmaması da olumsuzdur. Çünkü burası hakkında yapılan en fazla olumsuz yorum, buraya gelen bazı kişilerin müzik sesini sonuna kadar açmalarıdır. Tabii çevreye atılan çöpleri söylemiyorum bile, çünkü çöpler tam bir rezalet.

 

Kaynaşlı Orhan Gazi Cuma Camii

ORHAN GAZİ CUMA CAMİİ;

Karaçalı Mahallesindedir. 

1323 yılında Orhan Gazi döneminde Osmanlı topraklarına katılan Düzce ve çevresinin, Kaynaşlı’nın Sarıçökek köyünden bu çevreye yerleşen, manav Türkleri tarafından sık ağaçlarla kaplı olan bölgede, çivi kullanılmadan yaptıkları ve çandı tipi dedikleri 700 yıllık Orhan Gazi Cuma Camii, ağaç kütüklerinin birbirine kertilmesiyle inşa edilmiştir. 

Son cemaat yeri 3.10 x 9.60 metredir. Caminin toplam ölçüleri ise 9.65 x 11.70 metredir. Çatısı sonradan kırma çatıya dönüştürülmüştür. 

Kaynaşlı Orhan Gazi Cuma Camii

Bolu Müze Müdürlüğünün 1997 yılındaki çalışmaları neticesinde, Orhan Gazi dönemine ait olduğu tespit edilen cami, restore edilerek 2013 yılında tekrar ibadete açılmıştır. 

 

Düzce Kaynaşlı

KAYNAŞLI MOTOR SPORLARI MERKEZİ-MOTOCROSS:

Kaynaşlı ilçesi: yaylaları, gölleri, ormanları ve coğrafi konumu ile ülkemizin doğa ve motor sporları merkezi olma yolunda hızla ilerlemektedir.

Bu amaçla, il de de 150 dönümlük bir arazi üzerine Motocross, Enduro, ATV, Off-road ve Dağ bisikleti yarışlarının yapılacağı bir “Motor Sporları Merkezi”, Ekstrem Enduro Şampiyonası ile birlikte ülkemiz ve tüm dünyadaki sporculara hizmet vermeye başlamıştır.

Sonuç: Otobana yakın olması büyük avantajdır. Motor sporlarının ihtiyacı olan bir parkur. 

Düzce Kaynaşlı

KAYNAŞLI OFF-ROAD SPORLARI MERKEZİ:

Off-Road derin su geçişleri, çamur ve bataklık  parkurları, dik rampa ve inişleri gibi normal araçlarla aşılması zor engelleri geçmeye yönelik yarışları ile zevkli seyir olanakları sağlayan alternatif spor dallarındandır.

Darıyeri Yörükler yaylası ile Düzce Merkeze bağlı Kocayayla da, çeşitli organizasyonlarla düzenlenen off-road yarışları, meraklılarına estetiği ve mücadeleyi bir arada sunmaktadır.

Hız ve gösteri amaçlı parkurları ile off-road yarışlarına oldukça elverişli olan bu yaylalar, aynı zamanda yemyeşil doğası ile de kamp, trekking, foto safari gibi etkinlikler için oldukça uygundur.

Kaynaşlı Kaymakamlığı ve Düzce Otomobil Sporları ve Off-Road Derneği (DOSOD) tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Yörükler Yaylası off-road etkinlikleri büyük ilgi görmektedir.

Düzce merkez sınırları içerisinde bulunan Kocayayla, Düzce’ye 35 km, en yakın yerleşim yerine 11 km uzaklıktadır.

1449 rakımı olan yayla, 86 bin metre kare alana sahiptir.

Kocayayla, Şehirli, Çiçekli ve Sinekli Yaylaları ile bütünlük arz ederek yaylalar gurubu oluşturur.

Bu yaylalar gurubu, Abant’a 7 km mesafeden ulaşılan en kısa ulaşım güzergahı üzerinde yer almaktadır.

Düzce Kaynaşlı

YÖRÜKLER YAYLASI:

Darıyeri Yörükler Yaylası ile Düzce merkeze bağlı Kocayayla’da çeşitli organizasyonlarla düzenlenen off-road yarışları, meraklılarına estetiği ve mücadeleyi bir arada sunmaktadır.

Hız ve gösteri amaçlı parkurları ile off-road yarışlarına oldukça elverişli olan bu yaylalar yemyeşil doğası, kamp, trekking, foto safari gibi aktiviteleri ile oldukça cezbedicidir.

Yörükler yaylası, Düzce’nin Kaynaşlı ilçesine bağlı Darıyeri köyündedir.

475 metre rakımı olan yayla, 4 hektarlık alana sahiptir.

Düzce il merkezine 15 km mesafede bulunan Yörükler Yaylası, özellikle her yıl düzenlenen kamp ve off-road oyunları ile dikkat çeker.

Kaynaşlı Gırgın Çayırı

GIRGIN ÇAYIRI   

Eskiköy mahallesindedir. İlçe merkezine 2.5 km uzaklıktadır. 

Son dönemde: barındırdığı tesislerle bölgenin en önemli mesire yerlerinden biri olmuştur. Yaz aylarında çeşitli festivaller ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. 

Kaynaşlı Gırgın Çayırı

Alanda: çocuk oyun parkı, kamelya, piknik alanları ve yöresel yemekler tadabileceğiniz bir de restoran vardır.

Bölge doğa yürüyüşü ve dağ bisikleti için uygundur.

 

Kaynaşlı Ali Baba Türbesi

ALİ BABA TÜRBESİ:

Türbe Tepede orman içindedir. Sessiz ve sakin ortamıyla türbenin bulunduğu alan, Kaynaşlı’nın önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir. 

Evet türbenin yapılış tarihi bilinmiyor. Bu yöredeki bir efsaneye göre: Bu yörede: “Ali Baba isminde mütevazi bir yaşamıyla tanınan bir zat yaşarmış. Bu kişi tek öküzüyle çift sürmeye gidermiş. Bir gün karısı, Ali Baba’nın tek öküzle nasıl çift sürdüğünü merak etmiş ve tarlaya birlikte gitmek ister. Kocasını ikna eder ancak Ali Baba: “Tarlada gördüklerin için hayret ifade eden sözcükler kullanmayacaksın” der. Tarlaya vardıklarında Ali Baba, öküzünü çifte koşar ve bu sırada ormandan çıkan bir geyik tek öküzün yanına gelir. Ali Baba, çift sürmeye devam eder. Ancak eşi, bu geyiği görünce, hayretle “aaaaa” veya içini çekerek “hiiii” şeklinde bir hayret nidası atınca tek öküzün yanındaki geyik, boyunduruğu kırarak ormana kaçar. Bu olaydan sonra, Ali Baba da ortadan  kaybolur. 

Yöre halkı arasa da Ali Baba’yı bulamaz, ancak bir süre sonra Türbe Tepe’de bir mezar bulurlar ve bu mezarın Ali Baba’ya ait olduğuna inanırlar. O günden sonra bu bölge kutsal sayılır ve önemli günlerde ziyaret edilerek dualar okunur. 1995 yılından bu yana, Ali Baba Türbesi Mevlidi geleneksel olarak yapılır ve gelen konuklara pilav ve ayran ikram edilir. 

 

 

 

Düzce Akçakoca gezi yazım için  Akçakoca

Bursa Gemlik

Bursa Gemlik

Gemlik, çok fazla turistik özelliği bulunmayan bir yer. Orada bulunduğum sürede: deniz kıyısında, kalabalık bir sahil, bu sahilde güzel bir restoranda deniz manzarası ile yenilen balık ve Anıt Mezar ziyaretim hatırımda kaldı. Anıt mezarın oradan, aşağıyı seyrettiğinizde, Gemlik İlçesinin yerleşiminin hemen berisinde, vadiye iyi bakın, bu vadi aynen bir çizgi, sanki fay çizgisi, fay hattı gibi mi?

ULAŞIM

Gemlik-Bursa arası uzaklık: 30 km. Gemlik-Yalova arası uzaklık ise: 40 km. dir.

Bursa Gemlik

GENEL

Bursa Gemlik

KONUMU

Orhangazi-Yalova ve Mudanya arasındadır. Kıyıdan başlayarak, doğu istikametinde uzanan 3-4 km. uzunluğundaki ve 2-3 km. genişliğindeki ova, Gemlik’in tek düzlüğüdür. İznik gölünden gelen, karsak deresi, bu düzlüğü ikiye böler.

Ova; karsak boğazına doğru, hem derenin kıvrımlarıyla hafif bir yükselme gösterir hem de yavaş yavaş daralır. Daha çok, deniz kıyısında, modern bir şehir görünümündedir.

Antik dönemlere uzanan tarihi özellikleri bulunmamakta olup, daha çok: gerek Bursalı ve gerekse İstanbulluların ve yakın çevredeki diğer illerden gelen insanların, yazlık konutlarının bulunduğu bir yer olarak öne çıkar.

Bursa Gemlik Körfezi

Yine de: Gemlik gerçekten güzel bir yer. Burada bulunduğunuz sürede, merkezdeki deniz manzaralı restoranların birinde balık yiyerek, gayet güzel zaman geçirebilirsiniz.

Deniz derseniz, evet, merkeze bağlı beldelerde, özellikle Büyük ve Küçük Kumla beldelerinde deniz var. Ama: denizin tadı, sanırım pek öyle Akdeniz ve Ege denizinin tadını verecek ölçüde değil.

Gemlik Körfezi

GEMLİK KÖRFEZİ

Genel olarak sakin ve dalgasızdır. Doğudan batıya uzunluğu 35 km. ve güneyden kuzeye genişliği ise, 10-15 km. kadardır. Daima sakin olmasını sağlayan, karşılıklı iki burun var. (Tuzla ve Kapaklı burunları) Her iki sahilde, birbirine cephe alan bu burunlar, körfezi bir kıskaç içine almış gibidir.

Körfez, bu kıskaçlar arasında, adeta bir havuza benzer. Körfez sularının sığ bölümleri: 1-10 metre derin kısımları ise 100-150 metre arasındadır. Körfez, yer kabuğunun kırılmalarından meydana gelmiş bir çöküntü alanıdır.

SANAYİ

Bursa Gemlik Turizm

Gemlik’te: 5 büyük sanayi tesisi yanında, 100’e yakın sanayi tesisi bulunmaktadır.

TURİZM

Gemlik’te: Küçükkumla, Büyükkumla, Karacaali köylerindeki dinlenme evlerinde turistler ağırlanır. Bu köylere: kara ve deniz yolu ile gidilebilir.

EKONOMİ

Bursa Gemlik Ne Satın Alınır

Türkiye’nin en lezzetli sofralık zeytinlerinin yetiştirildiği yerlerden biridir. Üstün kaliteli: elma, armut ve şeftali üretimi de yapılmaktadır. Ancak, bölgede zeytin imalatı büyük yer tutar.

NE SATIN ALINIR

Gemlik zeytini olarak ünlenen zeytin alabilirsiniz. Kara yolu üzerindeki dükkanlarda satışa sunulan zeytinler ince kabuklu, % 30 yağ oranı, küçük çekirdek, % 86 et oranı ile, siyah sofralık zeytin olarak rağbet görüyor. Yıllık 5000 ton zeytin üretiliyor.

NE YENİR

Ceviz ve peynir serpilip, üzerine kızdırılmış tereyağı dökülerek servis edilen “Düdük Hamur”, şerbetli bir tür hamur tatlısı olan “Cennet Küngü”, bir başka hamur tatlısı olan “Zürbiye”, zeytinyağlı enginar dolması, cevizli lokum, höşmerim, buraya has lezzetler. Tercihinize göre, bunları tadabilirsiniz.

TARİHİ

Gemlik’in Ortaçağ’daki adı: Kius (Cius) tur. Bursa civarında kurulan en eski kenttir. Kuruluşu: MÖ.7’nci yüzyıla, Argonotlara kadar gider. Heredot’un ünlü Tarih’inde: bölgede sözü edilen tek kent Gemlik’tir.

1333 yılında, Kara Timurtaş Paşa’nın gayretleriyle fethedilmiştir. Gemlik sözcüğü: Gemilik, yani gemilerin yanaştığı ve gemi üretildiği bir yer anlamından gelmiştir. 1087 yılında Ebulkasım, Gemlik’i ele geçirip, burada donanma yaptırdığı için bu adı aldığı söylenir. Ancak: bu konuda başka söylentilerde bulunmaktadır.

Texier, Bursa’nın gömlekleri Gemlik Limanından ihraç edildiği için, bu adın “Gömlek”ten geldiğini” savunur. Bir başka tarihçi ise: bu sözcüğün, Luwi dilindeki”Kama-Gama” sözcüğünden geldiğini savunur. Kamila yani “Kama Yurdunun Körfezi”, Gemili’ye dönüştürülebileceğini savunur. Bunların bence tek dayanağı: Gemlik’in eski bir kent olması ve hemen hemen tüm eski kentler gibi, bu kentin de adı Türklerden önceki devirde kullanılmasıdır. Nitekim Gemlik fethedildiğinde de, bu adı taşıyordu.

Gemlik, Türklerin ilk tersanesidir. İnegöl’den gelen keresteler, bu limandan İstanbul’a taşınmıştır. Bozburun ise, Kürek için kesim alanıdır.

Gemlik: Bursa’daki Yıldırım Cami ve medresesine vakıf edilmiştir. Kasabanın geliri, bu vakıflara yollanırmış.

Gemlik Körfezi

GEZİLECEK YERLER

Gemlik Umurbey

UMURBEY:

Eski adı Bergaz, yani adı Umurbey olan kasaba, Çanakkale il merkezinin 15 km kuzeyindedir. Bursa-Yalova karayolunun 3 km uzaklıkta bulunan Umurbey’e asfalt ile her iki yönden giriş bulunmaktadır. Gemlik’e 4 km uzaklıktaki Umurbey ile Gemlik arasında, yarım saat aralıklarla otobüs seferleri bulunmaktadır.

Umurbey’in merkezindeki pınar, günümüzde zeminin 2 metre aşağısında kalmıştır. Pınarın üzerine inşa edilen şadırvana merdivenle ulaşılmaktadır.

Onlarca kurnadan akan gür ve kaliteli su, yıllar önce Bergaz’ı ziyaret eden araştırmacıların da dikkatini çekmiştir.

Gemlik Umurbey

Bergaz’ın 19’ncu yüzyıldaki incelemesinde, Roma çağına tarihlenen iki yazıt ve birkaç antik mimari blok bulunmuştur.

Umurbey’deki araştırmalarda, Belediyeye ait Petrol İstasyonunda mermerden yapılmış sütun başlıklarına rastlanmıştır. Kısa süre sonra bunlar Çanakkale Arkeoloji Müzesine nakledilmiştir.

Söz konusu mimari parçaların, Umurbey’de yıkılan eski camide, devşirme yapı elemanları olarak kullanıldıkları öğrenilmiştir. Biri Roma dönemi ve diğeri ise Bizans dönemine tarihlenen sütun başlıklarının buluntu yerleri bilinmemektedir.

 

Bursa Gemlik Celal Bayar Anıt Mezarı

CELAL BAYAR ANIT MEZARI

Umurbey kasabasında, Celal Bayar Vakfına ait: Kütüphane ve Müze ve ayrıca Celal Bayar’a ait anıt mezar bulunuyor.
Çünkü: Umurbey Kasabası; Türkiye Cumhuriyetinin 3’ncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın doğduğu yerdir.

Müze ve kütüphane, Celal Bayar’ın kendi olanaklarıyla, 26 Ağustos 1970 tarihinde hizmete açılmıştır. Modern bir yapı içinde bulunan müzede: Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatan bir köşe ayrılmıştır.

Ayrıca: çeşitli fotoğraflar, anı eşyalar ve tablolar bulunuyor. Anıt mezar: ölümünün ardından, Celal Bayar Vakfına ait, 8 dönüm arazi içine, devlet tarafından yaptırılmış ve 1993 yılında naşı buraya defnedilmiştir. Anıt mezardan Gemlik Körfezinin görüntüsü çok güzel. Mezarı ziyaret edecek olanlar: araçlarını, çevre düzenlemesinin yapıldığı alandaki otoparka bırakabiliyorlar.

Gemlik Umurbey Aytepe

AYTEPE

Umurbey Orhaniye Mahallesinde Reşat Bayar Caddesindedir.

Özel aracı ile gidenler için otopark var. Gemlik kuşatmasında, deniz cephesi komutanı olan Aykut Alp’in oğlu: Kara Ali, denizci olduğu için, öldüğünde, iki tarafı da deniz gören bir yere gömülmeyi vasiyet eder.

Kara Ali Paşa, İznik ve Hereke kuşatmalarında görev almış, 1356 yılında Gelibolu’nun alınması sırasında şehit düşmüştür. Ölünce, bu vasiyetine uygun olarak, günümüzde Aytepe diye isimlendirilen yere gömülür.

Gemlik Umurbey Aytepe

Halk arasında: “Ali Dede” olarak da tanınan Kara Ali’nin mezarı, halen Aytepe’dedir. Umurbey’in doruk noktalarında bulunan Aytepe’den: İznik Gölü ve Marmara Denizi görülebilmektedir.

Çağ ağaçları ile kaplı, yeşillikler içerisindeki Aytepe, Umurbey’in doğusunda, güzel bir mesire yeridir. Aytepe’den bakıldığında ön planda Umurbey, geri planda Gemlik körfezinin eşsiz panoraması ayaklar altında uzanır. 1’nci derece Sit alanı olan bu bölge, her yıl yerli-yabancı birçok ziyaretçi ağırlamaktadır.

 

TABAKLAR MAHALLESİ:

Umurbey merkezinin batısındaki Tabaklar Mahallesinde, antik bir iskan yerleşimi tespit edilmiştir.

Güneyden kuzeye doğru uzanan tepenin, güneyi hariç diğer yönleri sarptır.

Ovaya ve Hellespontos’a hakim bir tepe üzerinde kurulan yerleşim, Abydos-Arisbe yönünden gelen ve Lampsakos’a uzanan antik yolun üzerindedir.

Günümüzde Tabaklar Mahallesinin büyük bir bölümüne konutlar inşa edilmiştir.

Boş olan araziler ise bağ ve zeytinliklerle kaplıdır.

Ayakta kalmış hiçbir kalıntı olmamasına rağmen, arazideki seramik parçaları, bahçe duvarları içindeki çatı kiremitleri ve öğütme taşları, buradaki eski iskanın varlığını açıkça ortaya koymaktadır.

Tabaklar Mahallesindeki az sayıda el yapımı açkılı çanak-çömlek, İlk Tunç Çağı’na aittir.

İlk Tunç Çağı sonrasında iskanın devam ettiğini gösteren bulgulara rastlanmamıştır.

Buna karşın, MÖ 7’nci yüzyıldan sonrasına ait çanak-çömlekte ani bir artış gözlenmiştir.

Arkaik Çağ sonrasında, yeniden azalmaya başlayan seramik parçaları, Roma Çağına kadar kesintisiz devam eder.

Troas Bölgesinin yerel üretimi kabul edilen, gri seramikler, Perkote’de de vardır.

Genellikle kapalı biçimlerden oluşan gri seramikler, diğer kentlerdeki örnekler gibi açkılı, yalın veya kazıma dalga bantlarla süslenmiştir.

Tabaklar Mahallesindeki Arkaik Çağ’a ait boyalı seramikler arasında, Yaban keçisi üslubunda boyanmış testi, geometrik ve bitkisel bezeklerle süslenmiş tabaklar, kuşlu kaseler, dinos, İonya kaseleri ve siyah figürlü vazo parçaları oldukça yoğundur.

MÖ 7 ve 6’ncı yüzyıla tarihlenen doğu Grek üslubundaki seramik parçaları, Perkote’nin komşuları olan Arisbe ve Paisos’daki örneklere benzemektedir.

Klasik Çağ’a tarihlenen seramikler, genelde siyah astarlı kandil ve kantharos parçalarından oluşmaktadır.

Az sayıdaki Helenistik ve Roma Çağı seramikleri, bu alanda çok yoğun olmasa da iskanın devam ettiğini gösterir.

Tabaklar Mahallesinde seramikler yanında boyalı çatı kiremidi ve mimari terrakotta parçaları burada bir tapınak veya yönetim binasının varlığı ile ilişkilendirilir.

Troas Bölgesindeki resmi ve kutsal yapıların, pişmiş toprak levhalarla süslendiği bilinmektedir.

Tabaklar Mahallesinde Antik Çağ gündelik yaşamının izleri olan öğütme taşları ve iğ ağırlıkları da bulunmuştur.

Ele geçen iğ ağırlıkları, Arisbe ve Troia’da olduğu gibi gri seramik parçalarından imal edilmiştir.

Antik kentin nekropolleri, Tabaklar Mahallesinin güney ve batı yönlerinde bulunmaktadır.

Bunlardan birinci nekropol, Tabaklar Mahallesinin batısındaki yamaçlardadır.

Bu alandaki mezarların izleri halen görülebilmektedir.

19’ncu yüzyılda Lapsekili Sabri Efendi tarafından Perkote’te bulunan, Klasik ve Helenistik Çağ’a ait terrakoottalar, İstanbul Arkeoloji Müzesine verilmiştir.

Yüzey araştırmalarında ele geçen bir kadın başı, müze ve koleksiyondaki terrakottaların bu alanda bulunmuş olmalarını desteklemektedir.

Kentin güneyinde, Perkote’yi Abydos şehrine bağlayan karayolunun doğusunda, ikinci bir nekropol alanı vardır.

Bu nekropolde yapılan tarım faaliyetleri sırasında ortaya çıkan lahitler, yol kenarına atılmıştır.

Sandukaları sade olan lahitlerin, kapaklarında köşe akroterleri kabaca işlenmiştir.

MS 2-3’ncü yüzyıllara tarihlenen lahitler, yerleşimin Roma Çağı iskanı için önemlidir.

 

PERKOTE

Perkote şehrinden ilk söz eden Homeros, İlyada Destanında kentin Praktios nehrinin yakınında olduğunu aktarır.

Antik yazarlar: Perkote’yi, Arisbe ile Lampsakos arasında bir kent olarak tanımlarlar.

Homeros: İonya ayaklanmasına katılan Perkote şehrinin Pers kralı Dureios tarafından, Abydos’tan sonra ele geçirildiğini yazar.

Pers Kralı Artakserkses: Lampsakos’u şarabı, Perkote’yi ise yatağı ve kıyafetin için Spartalı Themistokles’e vermiştir.

Antik Deniz Birliği vergi listesinde: Perkote (MÖ 451-450) ve Plaiperkote (MÖ 451-450) olmak üzere iki kent adına rastlanmaktadır.

Antalkidas, MÖ 387’de Atinalılar fark etmeden gemiyle Perkote’ye doğru hareket etmiştir.

Büyük İskender, MÖ 334 yılında ordugahı kurduğu Arisbe’den bir gün sonra Perkote’ye ulaşmıştır.

Argonautlar: Hellespontos’daki yolculukları sırasında, Abydos ve sonra Perkote önünden geçmişlerdir.

Kyzikos’un karısı Perkoteli Merposa’ın kızıdır.

Perkote şehrinin kimler tarafından kolonize edildiğine dair, antik yazarlar bilgi vermezler.

Buna rağmen: Perkote’nin Abydos, Arisbe ve Paisos gibi bir Milet kolonisi olduğu görüşü hakimdir.

Perkote şehri, adına sikke bastırmamıştır.

Yakın çevresindeki Arishe ve Paisos gibi küçük yerleşimlerde de sikke darbı söz konusu değildir.

Perkote şehrinin nüfusu, Attik Deniz Birliğine ödedikleri vergi miktarına göre, tahmini olarak hesaplanmıştır.

Bu hesaplamaya göre, 1000 drakhme ödeyen Perkote’nin nüfusu 530 kişi olmalıdır.

Sonuç olarak, Perkote küçük bir yerleşimdir.

 

NARLIÇEŞME:

Umurbey’in 1 km kuzeyinde, Praktios çayının (Bergaz çayı) hemen kenarındaki kalıntılar, bazı araştırmacılar tarafından Perkote olarak önerilmiştir.

Bu alan, gür akan bir su kaynağı yüzünden Narlıçeşme olarak adlandırılmıştır.

Narlıçeşme çevresinde yapılan araştırmalarda, seramik parçaları dışında antik yapı kalıntısına rastlanmamıştır.

Verimli toprakların hemen kıyısında bulunan Narlıçeşme mevkiinde ele geçen seramik parçaları, Geç Roma ve özellikle Bizans dönemlerine aittir.

Seramikler arasında içe dönük ağızlı ve siyah astarlı Hellenistik çağ kase parçaları çok azdır.

 

ERDAĞI

Umurbey’in doğusunda, Praktion nehrinin batı yakasında ve Hellespontos’tan (Çanakkale Boğazı) kuş uçumu 11.5 km ve Umurbey’den ise 5.5 km uzaklıktadır.

Denizden 373 metre yükseklikteki Erdağı, volkanik bir kayalıktan oluşmaktadır.

Güneybatı kuzeydoğu doğrultusunda uzanan dağın, her iki ucundaki küçük yükseltiler dışındaki arazi düzdür.

Dağın çevresini yıkık bir duvar kuşatmaktadır.

Sur olduğu düşünülen duvar moloz ve doğal kesme taş kullanılarak, kuru duvar tekniğiyle inşa edilmiştir.

Ancak duvarlardan günümüze, temellere ait küçük bir bölüm ulaşmıştır.

Yerleşmeye güneydeki uzun bir rampadan ulaşılmaktadır.

Rampanın batı yönünde, yola paralel bir duvar örülmüştür.

Geniş bir bölgenin gözetlenebildiği Erdağı’nda binaların inşası için yeterli düz alan ve kuzey yamacında su kaynağı vardır.

Erdağının kuzeydoğu ucunda 3-4 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 30 cm çapında tepenin çevresinde ikinci bir duvar vardır.

Bu alan içerisinde, 1.5 metre çapında daire planlı kalıntılar dikkat çekmektedir.

Şehrin bir iç sur ile çevrilmesi geleneğine Troas bölgesindeki Gargara ve Lamponia kentlerinde de rastlanır.

Küçük Asya ve Mezopotamya’da yaygın olan iç surun içerisinde, yönetim binaları ve kutsal alanlar bulunmaktadır.

Erdağında da iç surun böyle bir amaca hizmet ettiği kesin değildir.

Erdağı’nın 500 metre kadar güneyindeki kalıntılar nekropol olarak tanımlanmıştır.

Nekropolde birkaç parça pitos ve düzgün kesilmiş kireç taşı bloklar göze çarpar.

Nekropol olarak önerilen yerin yaklaşık 750 metre güneydoğusundaki Kiremitli Tepe’de, Geç Roma Çağı seramikleri bulunmuştur.

Az sayıdaki ve kalitesiz seramik örnekleri, bu alanın bir süre çiftlik yeri olarak kullanıldığını ortaya koymaktadır.

Yamaçlar ve doruğu kayalıklarla kaplı olan Erdağı ve çevresindeki engebeli arazi, günümüzde ormanlarla kaplıdır.

Praktios nehri, Erdağı’nın kuzey kıyısındaki derin bir vadide akmaktadır.

Bu yüzden ırmak boyunca tarıma uygun alanlar mevcut değildir.

Yerleşme ve yakın çevresindeki alanların coğrafi yapısı, tarımdan daha çok hayvancılık için uygundur.

Gemlik Kurşunlu

KURŞUNLU KASABASI VE PLAJI

Güzel bir plajı ve Türkiye’de çok az örneği bulunan Tahtalı Köy çarşısı, 2 km uzunluğundaki koyu, güzel restoranları var. Bu özellikleriyle, Kurşunlu: Bursalı ve İstanbullu yazlıkçılara hizmet veren bir tatil kasabasıdır. Ayrıca: 29 yatak kapasiteli bir öğretmen evi de var.

Bursa Gemlik Hagios Abarkios Manastır Kilisesi

HAGİOS ABARKİOS MANASTIR KİLİSESİ

Kurşunlu Kasabasında, 1200’lü yıllarda, Rumlar tarafından yaptırılmıştır. Hıristiyan din adamı yetiştiren bir okul olarak kullanılmıştır. Lozan Antlaşmasından sonra, Rumlar, Kurşunlu’yu terk edince, bu okul ve kilise kapatılmış.

 

MİCAEL GABRİEL (BAŞ MELEKLER) KİLİSESİ

Kurşunlu Kasabasındadır. Yapım tarihi belli değildir. Köydeki yıkılmış diğer kilise ile birlikte, halkın ibadet ihtiyacı için kullanılmıştır. Lozan Antlaşmasından sonra, Hıristiyan Rum halk köyden ayrılınca, kilise boşaltılmış olup, bugün metruk vaziyettedir.

Gemlik Küçükkumla

KÜÇÜK KUMLA

Gemlik’in 6 km. kuzeybatısındadır. Bursa’ya ise 30 km. uzaklıktadır. Tam arkasında: Samanlı dağı vardır. Gemlik körfezinin kuzey sahilinde bulunur. Beldenin batısında: Büyük Kumla köyü yer alır. Devlet kara yolu üzerinde bulunan kasabada, turizm potansiyeli, son yıllarda gelişen “Karacaali, Narlı, Kapaklı ve Armutlu” gibi sahil kasabalarının, Gemlik yakınlarındaki en gelişmişidir.

Burada: zeytin en fazla yetiştirilen tarım ürünüdür. Tarımın yanında, turizm de, halkın önemli geçim kaynağıdır. Daha çok yerli turistler tarafından tercih edilmektedir.

Bursa Gemlik Büyük Kumla

Bursa Gemlik Büyük Kumla

 

BÜYÜK KUMLA

Köy, Bursa iline 33 km. ve Gemlik ilçesine ise 8 km. uzaklıktadır. Tam arkasında: Samanlı dağı bulunuyor.
Büyükkumla köyü, aslında 1950 yılından önce, daha geride, denize daha uzaktı. Fakat, 1950 yılında çıkan sel nedeniyle, köy telef olmuş ve o zamanlar Karacaali köyü topraklarında bulunan ama kullanılmayan araziye, yani bugün bulunulan yere, köy taşınmış. Sel basan alan ise, tarım alanı olarak kullanılmaya devam etti. Halen eski köy yerinde cami kalıntıları bulunuyor. Köy hakkında birkaç efsane var: Eski köyde bulunan bir kuyunun dibinin olmadığı, yani sonsuzluğa uzandığı söylenir. Bu kuyunun başında bulunan bir taşın üzerinde oluşan çukurun; Hz. Muhammed’in ayak izi olduğu söylenir.

Bursa Gemlik Karacaali Köyü

Bursa Gemlik Karacaali Köyü

 

KARACAALİ KÖYÜ

Bursa iline, 44 km. ve Gemlik ilçesine 12 km. uzaklıkta, şirin bir sahil kasabasıdır. Bol miktarda tatil sitesi bulunmaktadır. Köyde: 3 tane dinlenme tesisi vardır. Bunlar: Anadolu Üniversitesi Eğitim ve Sosyal Tesisleri, MEB. Spor ve İzcilik Okulu ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Hasan Ürgen Eğitim ve Dinlenme Tesisleridir. Köyde: bir de disko bulunmaktadır.