Seydiler, Kastamonu arası uzaklık: 33 km. Seydiler, Ağlı arası uzaklık: 19 km. Seydiler, Küre arası uzaklık: 30 km. Seydiler, İnebolu arası uzaklık: 56 km. Seydiler, Ankara arası uzaklık: 290 km. Seydiler, İstanbul arası uzaklık: 530 km.
TARİHİ
Yöre, 1868 yılına kadar Küre dağlarının Ağlı nahiyesine bağlıdır. Bu tarihten sonra İnebolu’ya bağlanmış ve 1926 yılında tekrar Küre’ye bağlanmış, 1944 yılında ise Devrekani’ye bağlanmıştır. 1967 yılında burada Belediye teşkilatı kurulur. 1991 yılında ilçe olur.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 23 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu’da Şapka İnkılabını gerçekleştirdikten sonra 25 Ağustos tarihinde İnebolu’ya geçerken Seydiler’e uğramış, kısa süre kalmıştır.
Seydiler ismi, ilçe merkezindeki camiye de adını veren, türbesi de ilçe merkezinde bulunan “Seyyid-i Zülfikar” isimli kişiden geldiği söyleniyor.
Kastamonu Seydiler
GENEL
İlçe Batı Karadeniz bölgesindedir. İlçe merkezi düzlüktür. Köy ve Mahallelerin büyük bölümü de düzlük arazide kurulmuştur. Yörenin rakımı ortalama 1100 metredir. Yörede karasal iklim ve Karadeniz iklimi birlikte hüküm sürer.
Kış mevsimi uzun süreli ve kar yağışlıdır. Yılda 150 gün don görülür, bu yüzden sebzecilik gelişmemiştir. Bölgede yaşayanların başlıca geçim kaynağı hayvancılıktır.
Kastamonu Seydiler Şerife Bacı
ŞERİFE BACI
Kurtuluş savaşında, eli silah tutan tüm erkekler cephede bulunduğu sırada, yörenin kadınlarının silah ve cephanelerin sevkiyatında olağanüstü çabaları olmuş ve tarihe geçmişlerdir. Bu kadınlardan birisi de Seydili Şehit Şerife Bacı’dır.
Kendisi 1921 yılının çetin kış şartlarında, Şubat ayında sırtında çocuğu, önünde kağnısı ile İnebolu’dan Kastamonu’ya cephane taşırken, Kastamonu kışlası önüne kadar gelmiş, mermileri ve çocuğu korumak uğruna kendisi donarak şehit olmuştur.
Seydiler Belediye Başkanlığı tarafından Belediye Binası önüne Şerife Bacı’nın rölyefi yaptırılmış, ayrıca ana caddeye Şerife Bacı ismi verilmiştir.
ŞERİFE BACI KÜLTÜR FESTİVALİ
Her yıl geleneksel olarak 25-26 Ağustos tarihlerinde düzenlenir. 25 Ağustos tarihi aynı zamanda Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçeye gelişi olarak da kutlanır.
NE YENİR
Buralara yolunuz düşer ve yerel lezzetlerden tatmak isterseniz, önerilerim “etli ekmek, banduma, ekşili pilav ve tirit” olacaktır.
Kastamonu Seydiler
GEZİLECEK YERLER
Kastamonu Seydiler Şerife Bacı ve Şehitler Anıtı
ŞERİFE BACI VE ŞEHİTLER ANITI
Anıt, ilçenin İnebolu istikametinden olan girişinde bulunmaktadır. Oldukça güzel bir park alanı içerisindedir. Anıt alanında, Şerife Bacı için gıyabi mezar yaptırılmıştır, çünkü nereye gömüldüğü, mezarı bilinmemektedir.
SEYYİD-İ ZÜLFİKAR CAMİİ
İlçe merkezine bağlı Çayır Mahallesindedir. Çayır mahallesine, İpek yolunun geçmesi nedeniyle cami, kervansarayla, deve hanları, hamamla inşa edilmiştir. Bunlar zamanla kullanılmayarak yıkılmışlardır. Caminin minaresinin yapım tarihi 1112 yılıdır. Cami yakın zaman önce restore edilerek yeniden ibadete açılmıştır.
Şenpazar, Kastamonu arası uzaklık: 97 km. Şenpazar, Cide arası uzaklık: 35 km. Şenpazar, Ağlı arası uzaklık: 46 km. Şenpazar, Pınarbaşı arası uzaklık: 94 km. Şenpazar, Ankara arası uzaklık: 345 km. Şenpazar, İstanbul arası uzaklık: 508 km.
TARİHİ
Candaroğulları döneminde, Buhara’dan göç ederek buraya gelen Şir Ali Bani isimli bir Şeyh beraberindekilerle birlikte, Tekke isimli mahalleye yerleşir. Kendisine izafeten buraya şehri kuran manasına “Şehribani” ismi verilmiştir.
Daha sonra Şehribanı ismi Şarabana olarak değiştirilmiştir. 1948-1950 yıllarında yörenin ismi “Şarbana” dır. Söylentilere göre, bu dönemde Şenpazar ilçe merkezinin bulunduğu vadi üzüm bağlarıyla doludur ve bir de Şarap İmalathanesi vardır.
Bu yüzden yöreye “Şarbana” isminin verildiği söylenir. 1968 yılında ise, halkın teklifi üzerine isim değiştirilmiş ve Şenpazar olmuştur. Belediye teşkilatı 1974 yılında kurulur. 1987 yılında ilçe olur.
Kastamonu Şenpazar
GENEL
İlçe Karadeniz bölgesinin yapısına uygun olarak genç kıvrım dağları ile kaplıdır. Batı Karadeniz bölümünün kıyısında yükselmeye başlayan ve deniz kıyısına uzanan İsfendiyar Dağları, ilçe ile deniz arasında blok yapar. İlçe dağlık ve engebeli arazide akarsuların oluşturduğu vadilerde kuruldur.
İlçenin rakımı ortalama 335 metredir. Şenpazar çayı, ilçe merkezinden geçer. Yörede tipik Karadeniz iklimi hakimdir. Denize yakın olmasına rağmen, deniz iklimi özellikleri görülmez.
Çünkü deniz ile arasında yüksek dağlar vardır. Ama yine de iklim ılımandır. Bölgede tipik Karadeniz iklimi görülür. Yağışın bol olması nedeniyle doğal bitki örtüsü zengindir.
ŞENPAZAR KARDELENİ VE KÜLTÜR FESTİVALİ
Her yıl geleneksel olarak yapılır. Festivalde, gurbette yaşayan Şenpazarlılar bir araya gelirler.
Kastamonu Şenpazar
GEZİLECEK YERLER
TEKKE MAHALLESİ
İlçe merkezine 4 km uzaklıkta, günümüzde Kuztekke olarak bilinen mahallede, bir zamanlar: Tekkeşin adında Şeyhlerin bir araya geldiği bir Tekke varmış. Bu yüzden mahalleye “Tekke Mahallesi” ismi verilmiştir. Tekke Mahallesi, Hasan Tepesi denen yerin batısında bulunduğundan sabah güneşi çok geç gelirmiş. Bu yüzden buraya güneşe kapalı veya gölge kalan taraf anlamında “Kuz” eklenerek “Kuztekke” ismi verilmiştir.
Kastamonu Şenpazar
ŞEYH SİR ALİ BANİ TÜRBESİ
İlçe merkezine bağlı Kuztekke Mahallesi, Tekke mevkiindedir.
Bölgede anlatılan bir rivayete göre “Candaroğulları döneminde, Buhara’dan Şir Ali Bani adında bir Şeyh göç ederek buraya gelmiş ve Tekke ismi verilen mahalleye yerleşmiştir. Köyün Şeyh Sir Ali Bani ve beraberindekiler tarafından kurulduğu anlatılır. İşte Şeyh Sir Ali Bani ismi nedeniyle, Tekke köyünün bir mahallesine şehri kuran anlamında “Şehribani” ismi verilmiştir. Bu isim daha sonra halk arasında “Şarabana” diye telaffuz edilmiştir.”
POYRACIK ŞELALESİ
İlçe merkezine yakındır, (3 km uzaklıktadır.) yürüyüş mesafesindedir. Şelale, Gürleyik köyünün Poyracık mevkiinde, kayaların üstünden aşağıya dökülür. Burada: çay sularının aşındırmasıyla geniş balkonlar oluşmuştur. Bu balkonlardan taşan sular, en yukarıdan aşağıya düşer ve orada küçük gölet oluşturur. Özellikle yaz aylarında, ormanlık alanda, yöre halkı piknik yapmak için burayı tercih eder.
KUYLUÇ MAĞARASI-DAĞLI KUYLUCA MAĞARASI
Mağara Şenriban çayına 3 km ve Devrekani çayına ise 4 km uzaklıktadır. Mağaraya “Dağlı Kuyucu” da denir. Mağaranın ağzı: Türkiye’nin en derin yeri olan Çukurpınar Düdeninin ağzından daha geniştir. Mağara girişinde, iki akarsu birleşerek cadı kazanı oluşturur. Daha sonra mağara bir kol şeklinde ilerler.
Bu kol, 50 metre ileride muhtemelen mağara ile birleşir. Mağara içinde, yaklaşık 100 metre uzaklıkta bir şelale bulunur. Şelale yönünde, hafifçe bir rüzgar hissedilir.
Mağara içinde hava sıcaklığı 10-20 derece arasında değişmektedir. Sonuç, sporcuları bile zorlayan bir mağaradır, yani amatör gezginlerin girip gezebilecekleri bir mağara değildir.
DEĞİRMENBAŞI SUYU
İlçe merkezine 6 km uzaklıktaki Gürleyik köyündedir. Gürleyik çayının kaynağını oluşturan Değirmenbaşı suyunun kaynağının çıktığı yer, ormanlık bir arazidedir. Su üzerinde kurulu birkaç değirmen bulunmaktadır. Su içildiğinde piyasada satılan birçok sudan daha iyi olduğu anlaşılmaktadır. Halen ilçenin içme suyu bu kaynaktan karşılanmaktadır.
FABRİKA DERESİ
İlçe merkezine 8 km uzaklıktaki Gürpelit köyündedir. Kaynağın nereden geldiği bilinmemektedir. Yıllar önce bu dere üzerine kurulmuş Kereste Atölyesi varmış. Bundan dolayı, buraya Fabrika Deresi deniliyor.
Günümüzde ise bu dere üzerinde birkaç değirmen bulunmaktadır. Derenin suyu çok temiz ve içimi güzeldir. Günümüzde bu dere üzerinde alabalık tesisi kuruludur. Bu tesislerde üretilen alabalıklar, İstanbul’a pazarlanmaktadır.
KIRKMERDİVEN
İlçe merkezine 9 km uzaklıktaki Salman köyündedir. Taştan oyma merdivenlerden dönerek inilmektedir. Eski kalıntılar define arayıcıları tarafından karıştırılmıştır.
BEZEZ KALINTILARI
İlçe merkezine 9 km uzaklıktaki Alancık köyündedir. Eskiden yerleşim yeri bulunduğu anlaşılmaktadır. Toprak altında mimari kalıntılar vardır. Özellikle Bizanslılardan kaldığı düşünülen kilise kalıntısı dikkat çeker.
KIZILCASU
İlçe merkezine 15 km uzaklıkta, Küre Dağları Milli Parkı Kızılcasu özel alanındadır. Burada 12 tane bungalov ev, karavan ve çadır kamp yeri bulunmaktadır. Eğitim amaçlı aktiviteler düzenlenmektedir. Yörenin gözde piknik yeridir.
DAĞLI KÖYÜ
İlçe merkezine 18 km uzaklıktadır.
Kastamonu Şenpazar Şehriban Kanyonu
Şehriban Kanyonu
Kanyon ilk olarak 1997 yılında keşfedilmiştir. Kanyonun iki duvarının arasından Şehriban çayı akar. Çayın bazı bölgelerde akım hızı oldukça fazladır. Bu yüzden de yöre insanı, Şehriban kanyonundan “Ölümle dans kanyonu” diye söz ederler. Kanyon neredeyse geçilmesi imkansız bir kanyondur, bu yüzden denemenizi önermem, sadece bilgi açısından yukarıdaki satırları yazdım.
Kastamonu Şenpazar Dağlı Kuyuluca Mağarası
Dağlı Kuyuluca Mağarası
Ocak 1994 tarihinde keşfedilmiştir. Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarasıdır. Ağzının derinliği 100 metredir. Derinlik bakımından, Türkiye’nin 17’nci derin mağarasıdır. Çevresi ormanlık olduğu için mağarayı uzaktan görmek mümkün değildir, mağaranın ağzına kadar inmek gerekir.
Ancak unutmamak gerekir ki, mağara kenarlarındaki kısımlar oldukça nemli ve kaygandır. Mağaraya ancak uygun ekipmanlarla giriş yapılabilir. Gerektiğinde Dağlı köyünden rehber de alınabilir.
Burası 150-200 metre kadar derinliği olan büyük bir çukurdur. Orman içinden doğan bir su kaynağı, mağaranın hemen yanındaki bir cadı kazanında toplanır ve oradan da mağara girişinin 50 metre yakını altından fışkırarak mağaranın bilinmeyen bir yerine dökülür.
Evet son bir not: Elbette bu gizemli mağara hakkında bir efsane var, çünkü insanlar gizemi çözemediklerinde efsaneler yaratırlar. Şöyle ki “mağaranın içinde bir kız yaşıyor ve mağaraya yaklaşan genç erkekleri, sesiyle büyüleyip mağaraya çekiyor” evet bu yüzden çevre köylerde yaşayan genç erkeklerin bu mağaraya asla yaklaşmadıkları söyleniyor.
Diyarbakır Kocaköy, Diyarbakır arası uzaklık: 63 km. Kocaköy, Hani arası uzaklık: 31 km.
TARİHİ
İlçenin ne zaman kurulduğu bilinmez. Ancak ilçede tarihi özellik taşıyan birçok höyük ve mağara bulunmaktadır. 1977 yılında Belediye teşkilatı kurulmuştur. 1990 yılında ise, Kocaköy adı altında ilçe hüviyetine kavuştu.
Diyarbakır Kocaköy
GENEL
Kocaköy, Güneydoğu Torosların Pütürge-Sason yayını oluşturan dağ silsilesinin güney eteklerinde kuruludur. İlçe toprakları Ambar çayı tarafından sulanır ve bu sularda tarım, tarıma elverişsiz yerlerde ise hayvancılık yapılır. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı: nar bahçelerinde yetişen nar’dır. Yörede; her 30-40 yılda bir hayli yıkıcı depremler görülür. Rakım ortalama 950 metredir. En yüksek yeri, nakil baz istasyonu direğinin kurulduğu piri Mezarı Tepe’dir 978 metre yüksekliktedir. İlçede karasal iklim hakimdir ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geer.
KOCAKÖY NAR
İlçede olağanüstü lezzetli narlar yetiştirilmektedir.
Diyarbakır Kocaköy
GEZİLECEK YERLER
Diyarbakır Kocaköy Ulucami
ULU CAMİ
İlçenin en eski camisi olan Ulu Caminin ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Ancak camide bulunan kitabelerden birinde, 1355 tarihi okunmaktadır. Bu tarih, yörede Artukluların hükümran olduğu zamana denk gelir. Sonradan yapılan ilavelerle camide değişiklik olmuşsa da, mimari açıdan Artuklu ve Selçuklu izleri taşır. Cami ana mekanı, beşik tonozlu iki bölümden oluşur. Caminin kubbe ve minaresi yoktur. Caminin üstü, 5-6 kemer, 4 taş sütun ve duvarların desteğiyle örülmüştür. Avlusunda “abdest” havuzu bulunmaktadır. Camiye 2006 yılında bir minare ilave edilmiştir.
ŞEYH ŞERAFEDDİN TÜRBESİ
İlçenin Şeyh Şerafeddin Mahallesindedir.
Köy halkı ile Belediyenin birlikte yaptıkları türbe, fazla eski olmayıp kubbeli betonarme bir binadır. Şeyh Şerafeddin’in medfün kabri Şeyh Ahmed-i Karazi’nin yer tespiti ile belirlenmiş ve buraya türbe yaptırılmıştır. Aslen Mekkeli olduğu söylenen Şeyh Şerafeddin’in Diyarbakır’ın Kurşunlu Camisinde 20 yıl müderrislik yaptıktan sonra türbenin bulunduğu yerde inzivaya çekilip burada vefat ettiği ifade edilir.
KOCAKÖY HARABELERİ
İlçe merkezine bağlı Diyare Mala mevkiinde, 7000 yıllık harabe vardır. Bunun dışında, Karaz mağarası ve kaya mezarları bulunur. Bunlar dışında, birçok köyde höyükler bulunur. Yalnız, hiçbir resmi arkeolojik araştırma yapılmadığından harabelerle ilgili bilgi bulunmamaktadır.