Arjantin en güzel yerleri

Arjantin en güzel yerleri

Arjantin her yıl güzel coğrafyası ve ilginç geçmişi ve kültürü, gelişen gece hayatı ve benzersiz lezzetleri, sonsuz alışveriş olanakları ile yüzbinlerce turist çekmektedir.

Arjantin en güzel yerleri;

1.ŞARAP

Arjantin dünya üzerinde en fazla 5. şarap üreten ülkedir. Özellikle “Salta” adlı aromatik “Torrontes” ve ülkenin orta bölgesinde üretilen klasik Cabernot Sauvignons çok popülerdir. Şarap turlarında birçok Arjantin şarap imalathanesi gezilir.

 

2.IGUAZU ŞELALELERİ

Iguazu kelimesi Guarani dilinde “Büyük Sular” anlamına gelir. Bunlar 1984 yılında UNESCO tarafından “Doğal Dünya Mirası” kabul edilerek koruma altına alınmıştır. Patagonya “Nahuel Huapi” Milli parkı ile birlikte Iguazu şelalesi, Arjantin’in en uğrak turistik yerlerinden birisidir.

Ziyaretçiler doğa yürüyüşleri, su sporları ve şelalelerin muhteşem akışını izleyebilirler. Bazı ziyaretçiler Brezilya veya Arjantin tarafından şelalelerin daha iyi göründüğünü iddia etmektedirler.

Ama bölgede her iki taraftan da şelaleleri izlemek mümkündür. Arjantin tarafından, küçük bir trenle ulaşılan “Şeytan Boğazı” denilen yer, üç taraftan düşen şelalelerin en iyi izlenebildiği yerdir.

 

3.LA RECOLETA MEZARLIĞI

Bu ünlü ve etkileyici mezarlıkta, ülkenin en ünlü kişileri gömülüdür. Bu mezarlığı ziyaret etmek turistik bir gelenek haline dönüşmüştür. Ülkenin en iyi heykeltıraşları tarafından bu mezarların yapıldığı söyleniyor.

Arjantin en güzel yerleri:

4.LOS GLACİARES BUZULLAR MİLLİ PARKI

Ülkenin güney batısında, Şili ile sınır yakınlarında “Austral Andes” denilen bölgedeki bu milli park: ulaşım açısından Arjantin’in en zor alanlarından birisidir. Ama aynı zamanda en etkileyici yerlerden biri olarak da tanınır. Argentino gölü üzerinde yüzen buzdağları ve yükselen Fitz Roy dağı, muhteşem etkileyicidir.

Buzullarda parçaların suya düşmesi muhteşem etkileyicidir. Ayrıca park alanında gerek bitki ve gerekse hayvan türlerinin geniş bir yelpazesi görülür.

Park alanında: trekking, dağ bisikleti, buzul kenarında tekneyle gezi yapmak mümkündür. Çiftliklerde ise at binmenin keyfine varmak mümkündür. Burası: 1981 yılında UNESCO Dünya Mirası Vakfı tarafından koruma altına alınmıştır.

 

5.ISLA VİCTORİA

Bu güzel ada gölü “Nahuel Huapi” üzerinde bulunmaktadır. Burada birçok bitki vardır. Yani adanın kendisi süs bitkileri kreş evi gibidir denilebilir. Burası 1934 yılında Arjantin’de oluşturulan ilk milli park alanıdır. Adanın parçaları, güzel doğal habitat alanlarını içerir. Adanın genelinde turizm kısıtlı olmasına rağmen, doğal manzaraları ve doğal alanların bazılarını gezmek mümkündür.

 

6.BULUTLAR İÇİNDE TREN YOLCULUĞU

Salta ve Viyadük La Polvorilla arasında çalışan tren: çarpıcı 15 saat tur gezintisinde, 3000 metrenin üzerine yükselen, dünyanın en önemli tren yolculuklarından birini yaptırmaktadır. Demiryolu 29 köprü ve viyadük ile ilerlemektedir ve birçok yerde raylar bulutlar altında gözden kaybolmaktadır. Muhteşem bir deneyim, mutlaka katılmalısınız.

Arjantin en güzel yerleri:

7.BEAGLE KANALI

Onun şaşırtıcı doğal çevresi çok ünlüdür. Arjantin ülkesinin güney ucundaki bu sahil şeridi buraya ulaşan ilk gemi olan “Beagle” gemisinin ismiyle anılır. Burada: balinalar izlenir, ayrıca Lengas feneri, penguen kolonileri görülebilir.

 

8.ARJANTİNLİ ATLAR

Gauchos (Arjantinli kovboy) ülke genelinde geniş alanlarda, Arjantin kültürünün bir parçası olmuşlardır. Onlar bu görkemli hayvanlar üzerinde dört nala giderler. Arjantinde, at her şeydir. Bir ziyaretçi olarak yarışları izlemek için “Hipodrom”u ziyaret etmelisiniz veya “polo” yarışlarını izlemelisiniz.

 

9.USHUAİA KIŞ SPORLARI:
Ushuaia dünyanın en güneyindeki şehir olarak kabul edilen Isla Grande de Tierra del Fuego şehrinde çok yaygındır. Burası zengin kültürü, tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilere çok şey sunar.

Spor meraklıları, burada kayak, kızak, snowboard ve diğer kış sporlarını yapabilirler. Hatta “Beagle Channel” adalarında yaşayan kuş, penguen, fok kolonilerini görebilirler.

 

10.TİGRE DELTA YAZ SPORLARI

Buenos Aires şehrinin yoğun temposundan kaçmak isteyenler, bir saatlik tren yolculuğu ile Tigre Deltasına ulaşabilirler. Tigre, Parana nehri deltası üzerinde yer almaktadır. Martin Garcia adası gibi büyük adaların bazıları, müzeler, kamp yerleri ve diğer turistik kasabaları barındırmaktadır.

Su sporları meraklıları; Tigre labirentinde balıkçılık, kano ve kürek yapmanın tadını çıkarabilirler.

 

11.PALERMO SOHO’DA ALIŞVERİŞ

Palermo Soho: güzel butik dükkanları ile Buenos Aires şehrinin yaratıcı tasarım bölgesidir. Burada uzun yürüyüşler yaparak ince bir sanat güzelliklerini keşfedebilirsiniz.

Şaşırtıcı ayakkabılar ve kemerler, şık etekler ve elbiseler, ışıltılı özel takı ve şık kotlar bulabilirsiniz. Ancak fiyatların biraz yüksek oluşuna dikkat etmek gerekir.

Palermo Soho’da sanki her köşede bir özel ayakkabı mağazası var gibi görünür. Bunlar şaşırtıcı tasarımlarla doludur. Yine burada bolca kafe ve bar bulmak mümkündür. Yani buraya girenler aç ve çıplak çıkmazlar.

 

12.EĞLENCE

Arjantin’de birçok harika festivaller düzenlenmektedir. Buenos Aires şehrinde, her yıl, iki kez, bir hafta süren “Buenos Aires Moda” festivali düzenlenmektedir. Ayrıca “Buenos Aires Bağımsız Film Festivali” de ilgi çekmektedir.

Bunların dışında yine birçok festivaller düzenleniyor. Özellikle “Semana de Jujuy” denilen ve bir hafta süren festival popülerdir. Alman kültürünün “Oktoberfest” bira festivali de Ekim ayının ilk iki haftasında Cordoba yakınlarında Villa General denilen yerde kutlanmaktadır.

 

13.BİFTEK

Sığır. Arjantin’de kişi başına yıllık 65 kilogram sığır eti tüketimi düşmektedir ve bu oran dünyanın en yüksek oranıdır. Arjantin’de birçok sığır üreticisi hala mera ve çayırlarda kendi ineklerini eski yöntemleri kullanarak beslemektedirler. Onlar genellikle hareketli ve açık alanlarda beslendiklerinden tahılla beslenen sığırlara nazaran daha lezzetlidir.

 

14.SALTA BÖLGESİ-FANTASTİK-JEOLOJİK-GASTRONOMİK ÖZELLİKLER

Arjantin, şehirlerin ilginç tarihi ve kültürel yapıları yanında, yerel gıdalar için ilginç deneyimler ve zenginlikler sunmaktadır. Turistler Calchuqui Vadisi boyunca rehberli turlarda inanılmaz ve çok renkli kaya oluşumları, sessiz kerpiç köyler görebilirler. Salta bölgesi ayrıca humitas, Locro ve empanadas gibi lezzetli şarapları ve geleneksel yemekleri ile tanınır ve bilinir.

Hindistan Rajasthani-Jaipur

Hindistan Rajasthani-Jaipur

Rajasthani eyaletinin başkentidir. Günümüzde, 3 milyon nüfus barındırmaktadır. 2008 yılında yapılan bir ankette: bu şehir, Asya kıtasında ziyaret edilmek için en iyi şehirler sıralamasında 7’nci olmuştur. Hint şehirleri arasında ise, 3’ncü olmuştur. Çünkü, diğer Hint şehirlerine nazaran, daha derli-toplu ve düzenlidir.

Astroloji hakkındaki tarihi metinlere dayanarak inşa edilmiştir. 1727 yılında, yıldızların alimi Mihrace Jai Singh: astrolojik hesaplamalar sonucunda, burayı uygun bulmuş ve başkentini, Amber şehrinden, buraya taşımıştır. Daha sonra ise, şehri: yıldızlar ve gezegenlerin konumuna göre, düzenletmiştir.

Hindistan Rajasthani-Jaipur

Şehir: Doğuda Suraj Pol (Güneş kapısı) bölgesinden, batıda Chand Pol (Ay kapısı) caddesine kadar uzanan doğru bir eksen üzerinde kurulmuştur.

Şehrin deniz seviyesinden yüksekliği: 431 metredir.

Şehrin tam merkezinde ise: 7 avlulu, Şehir sarayı bulunmaktadır. Bu saray, günümüzde bir müze olarak ziyarete açıktır. İçinde: gümüş kakmalı kılıçlar, parlak mücevherler, silahlar, giysiler sergileniyor. Bunlar: mihracelerin yaşamları ve altın çağları hakkında ziyaretçilere bilgiler yansıtmaktadır.

Hindistan Rajasthani-Jaipur

Kent merkezindeki binaların cepheleri: mevsime ve günün saatlerine göre değişen renklerin hakim olduğu muhteşem bir güzellik sunuyor. Binaların renkleri, gül pembesinden, parlak turuncu ve donuk sarı renge dönüşüyor. Ancak, şehir genel olarak “Pembe şehir” olarak biliniyor. Şehrin sokakları ise, 34 metre genişliğiyle dikkat çekmektedir. Cadde ve sokakları geniş, ilginç bir Hint şehridir.

Aynı zamanda, dünyanın sayılı büyük elmas ve değerli taş işleme merkezlerinden biridir. Altın ve elmas işçiliği burada ön sıradadır. Ancak, burada bir ayrıntıdan söz etmek istiyorum. Olur da, bu şehre giderseniz, bu şehirde, kesinlikle yanınıza bir-birkaç genç yaklaşıp, sizinle tanışmak, konuşmak istediklerini söyleyecekler ve bu tanışma faslının ardından size yanlarındaki değerli taşları satmak isteyeceklerdir. Elbette, bu değerli taşlar “sahte”, kesinlikle bu tür yaklaşımlara izin vermemenizi öneririm.

Hindistan Rajasthani-Jaipur

Son bir not: şehirde, maymunlar serbest olarak dolaşıyorlar. Malum: filler ve maymunlar, bu ülkede kutsal kabul ediliyorlar.

Hindistan Rajasthani-Jaipur

GEZİLECEK YERLER

KAPALIÇARŞI

Burada: parlak renkli çiçekler, fil, öküz arabaları ve çeşitli mallar görmek mümkündür. Ancak, herkes, sizi yabancı gördüğünde, bir şeyler satmak için büyük bir gayret içine girecek ve kolunuzdan çekiştirenler, size bir şeyler söylemeye çalışanlarla çevreniz dolacaktır. Yani, tam bir gürültü ve pis koku merkezi denebilir. Burada, özellikle hasır sepetler içindeki kobra yılanlarının danslarını seyredin. Yılan ve oynatıcıların fotoğraflarını çekmek isterseniz, sakın para vermeyi unutmayın. Özellikle, yılan oynatıcıların, kobra yılanları ile yaptıkları kesinlikle ilginizi çekecektir.

CHANDRA MAHAL-MÜBAREK MAHAL

İngiliz mimar Sir Swinton tarafından tasarlanmıştır. Burada: bir dokuma-tekstil müzesi var. Müzede: Gürkanlı ve Racput dönemlerine ait: giysiler, şallar, perdeler, kostümler sergileniyor. Burada özellikle, I. Madho Sigh’in kocasının kaftanını görmenizi öneririm. Divan-ı Has Salonunda: Guiness rekorlar kitabına da giren, dünyanın en büyük gümüş 2 kabı bulunuyor. Burada: dört mevsimi resmeden motiflerle dekore edilmiş, 4 küçük kapı “Ridhi Sidhi Pol” bölümünü de görmelisiniz. Sarayın diğer bir bölümü olan “Hawa Mahal”, ayrıntılı olarak aşağıda anlatılmıştır. Saraya giriş: 300 Rp.

Hindistan Rajasthani-Jaipur
Hindistan Rajasthani-Jaipur

 

HAWA MAHAL-RÜZGAR SARAYI

Yapı: 1799 yılında yapılmıştır. Eşsiz dış cephesinde, 953 küçük pencere ile tam bir arı kovanı peteğine benzemektedir. Bu kafes yapısı: peçe kullanan kraliyet bayanlarının, günlük sokak yaşamını gözetlemeleri için bu şekilde tasarlanmıştır. Yapının yüksekliği: 15 metredir. 5 katlı, piramit şeklinde bir anıttır.
Saray: kırmızı ve pembe kumtaşından yapılmış olup, Jaipur şehrinin merkezindedir, ana cadde üzerindedir. Özellikle, sabahın erken saatlerinde yani gün doğumunda bakıldığında, altın rengi parlaklığı görülür.
Zikzaklı merdivenlerle çıkılan tepede, muhteşem bir manzara görülüyor.

JAL MAHAL

Burası, Rani bahçeleri yolundadır. Gölün ortasındaki bir saraydır. Göl: kış aylarında genellikle kuru olmasına rağmen, yaz aylarında, özellikle muson sezonunda, yağmurlarla dolar ve özellikle sümbüller, buraya bambaşka bir hava verir.

JANTAR MANTAR-JAİPUR

Kent sarayının hemen yanındadır. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek, koruma altına alınmıştır. Kelime anlamı “hesaplama aracı” dır.

Mihraca Jai Singh tarafından: 1927-1934 yılları arasında yaptırılmış bir gözlemevidir. Ama, mihrace tarafından daha önce yaptırılan gözlemevlerinin en görkemlisidir. Özellikle, burada bulunan güneş saatinin: yaklaşık 2 saniye doğruluk oranına yaklaştığı söyleniyor. Dünyanın en büyük güneş saati: 27 metrelik boyutu ile, günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir. Onun gölgesi: saniyede 1 mm.lik bir derinlik, dakikada ise bir el genişliği yani 6 cm. lik derinlik göstermektedir.

ALBERT HALL MUSEUM

Müze binası, 1887 yılında, Sir Samuel Swinton Jacobs tarafından dizayn edilmiştir. Müzede: resimlerin yanında, halı, fildişi, taş, metal heykellerden oluşan zengin bir koleksiyon sergileniyor. Müze adını: Prince of Wales Albert Erward’ın şehri ziyareti sırasında almıştır.

Hindistan Rajasthani-Jaipur
Hindistan Rajasthani-Jaipur

 

AMBER KALESİ

Şehrin, 11km. kuzeyindedir. Kelime anlamı “kaplanlar”. Kale: bir kayalık üzerinde: 1734 yılında kurulmuştur. Muhteşem bir şehir manzarasına sahiptir. Ancak, iç kale bölgesi, şehir olarak genişlemeye müsait olmadığından, Mihrace Jai Singh tarafından tercih edilmemiştir. 1857 isyanı sırasında ise, kale, Avrupalılar için bir sığınak olarak kullanılmıştır.
Amber bölgesine giden yol: Maota gölünü çevreleyen tepelerden geçerek ilerliyor ve Racasthan kırsalına ulaşıyor. Burada: bir fil rampası var. Fil üzerinde, Suraj Pol yani Güneş kapısından geçerek, çevresi fil ağıllarıyla dolu bulunan Jaleb Çovk bölgesine gelebilirsiniz.
Burada: Sri Sila Devi Tapınağı var. Tapınağa: bir merdivenle çıkılıyor ve Silaya adanmıştır. Yapının gümüş kapılarında: çeşitli tasvirler görülüyor. Tanrıçanın heykeli: Bengal bölgesinden getirilmiştir.
Daha sonra: Şiş Mahal denilen Aynalar Sarayı olarak bilinen yere geliniyor. Kale içinde, mutlaka görmenizi önereceğim burası: ayna fayans duvarlar ve tavanda binlerce süsleme görülüyor.
Sarayın ilgi çeken bölümü: Sukh Nivas yani Zevk Salonu denilen yerdir. Burada: fildişi ve sandal ağacı kakmalı kapılar var. İç mekanda ise, beyaz mermer bir olukla çatıdan aşağıya akan serin sular ve temiz havanın girdiği, taş kafes panolar görülüyor. Her akşam, saat 7-8 arasında, ses ve ışık gösterileri düzenleniyor. Bilet ücreti: 200 Rp. Ancak, sivrisineklere karşı önlem almadan sakın gitmeyin.

Hindistan Rajasthani-Jaipur

RANTHAMBORE ULUSAL PARKI

Şehrin güneyindedir. Bu dünyaca ünlü park bölgesinde: doğal ortamlarında kaplanlar görülebiliyor. Park bölgesindeki yaklaşık 50 civarındaki kaplan: insanlara çok alışkındır. Ayrıca: park alanında, Hint antilopları ve çeşitli geyik türleri bulunuyor. Güzel manzara ise, parkı ziyaret etmek için başka bir çekici unsurdur.

Delhi

 Genel

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi

Okurlarım genellikle hatırlayabilirler, ben şahsen, UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesine” dahil edilerek koruma altına alınmış, tarihi ve kültürel varlıkları, yazılarımda özellikle belirtirim.

Çünkü: UNESCO denilen örgüt, bu konuda çok hassas davranmakta ve koruma altına alınan tüm varlıklar, gezginler için önem kazanmaktadırlar. Ancak, gerek son bir yıl içinde İspanya ve gerekse İtalya’da yaptığım gezilerde, yüzlerce kalıntının “Dünya Kültür Mirası” listesine dahil edildiğini öğrenince, ülkemizdeki birçok eserin, niye dahil edilmediğini sorgular hale geldim. Eminim ki, sizler de yazıyı okuduktan sonra bunu sorgulayacaksınız.

UNESCO isimli örgütün bu kısaltılmış isminin açık anlamı: Birleşmiş Milletler Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütüdür. Kurucuları arasında Türkiye’nin de bulunduğu 20 ülke tarafından 16 Kasım 1645 tarihinde kurulmuştur. Kurum ismini oluşturan harflerin açık ifadesi “United, Nations, Educational, Scientific, Cultural” ve “Ornagzation” kelimesinin baş harfleridir. 

Örgütün amacı: Dünyadaki kültürel ve doğal mirasın korunmasını sağlamaktır. Bu konudaki ilkeler: 1972 yılında imzalanan “Dünya Mirası Sözleşmesi” ile belirlenmiştir.

Sözleşme ile” hiçbir ülke veya bölgenin ayırımı yapılmaksızın, insanlığın bugüne kadar yaratmış olduğu uygarlıkların birer göstergesi olan tarihsel yapıların, sit alanlarının ve doğal güzelliklerinin korunması” hedeflenmiştir. 

Doğal ve Kültürel Dünya Mirasının Korunması sözleşmesinin amaçları: uluslararası alanda seçkin evrensel değeri olan kültürel ve doğal alanları:

1-Korumak,

2-Taraf devletlerin kültürel ve doğal mirası saptama ve koruma çalışmalarına destek olmak amacıyla uluslararası bir yardım sistemi kurmak,

3-Koruma altına alınan eserlerin tanıtımını yapmak ve bu konuda toplumların bilinçlendirilmesi için işbirliklerinin yapılmasını sağlamak mümkündür. 

Bu amaçlar doğrultusunda “Dünya Miras Komitesi” kurularak, etkinliğinin arttırılması adına “Tehlike Altında Olan Dünya Miras Listesi” oluşturulmuştur. 

Bu sözleşme gereğince: Dünya Mirası Komitesi, yılda bir kez toplanmaktadır. Bu toplantıda: uluslar arası öneme sahip doğal ve kültürel varlıklara, uygun şartları taşımaları durumunda “Dünya Mirası” statüsü verilmekte ve bu varlıklar, tüm insanlığın mirası olarak kabul edilerek koruma altına alınmaktadırlar.

Listeye dahil edilerek koruma altına alınan eserlerin korunması için, üye 175 ülkenin katılımı ile oluşturulan, Dünya Miras Fonu kullanılır ve gerekli şartları yerine getirmesine rağmen sonradan bu şartları kaybeden eserler, Listeden çıkarılırlar.

Dünya Kültür Mirası Listesine alınmak için gereken şartlar (bunlardan en az 1 tanesinin olması gerekir):

Kültürel Miraslar için

1. Kültürel bir gelenek veya yaşayan ya da kayıp bir uygarlığın tek veya en azından istisnai tanıklığını yapmak.
2. Yaratıcı insan dehasının ürünü olmalı,
3. Belli bir zaman ölçüsünde veya kültürel mekanda: teknolojisinin veya mimarisinin, anıtsal sanatların gelişimine, şehirlerin planlanmasına ve peyzajların yaratılmasına olumlu etkilerinin olması, insani değerler arasında önemli etkileşim göstermesi.
4. Evrensel anlamlar taşıyan: gelenekler, inançlar, fikirler veya sanatsal ve edebi eserlerle doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı olması.
5. Bir veya daha fazla kültürü temsil eden örnekler sunması, geleneksel insan yerleşimine veya toprağın kullanımına ait önemli örnekler sunması ve özellikle bu örneklerin, geri dönüşü olmayan değişimlerin etkisinde kalarak dayanıklılığını yitirecek olabilmesi.
6. İnsanlık tarihinin, bir veya daha fazla dönemini temsil eden, yapı tipi ve mimari ve teknolojik özellikleri barındırması.

Doğal Miraslar için

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi;

1. Doğanın bir harikası veya eşsiz bir güzellik ve estetik öneme sahip olması.
2. Ekolojik ve biyolojik anlamda, henüz bozulmamış bir ekosistem ve hayvan ile bitki topluluklarına ev sahipliği yapması.
3. Bilim açısından önemli ve tehlike altındaki, doğal habitatlara ev sahipliği yapması.
4. Yaşamış canlıların kalıntıları açısından, dünyanın doğal tarihine ilişkin, eşsiz derecede önemli bilgilere sahip olmasıdır. 

Dünya Miras Listesi

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi;

Dünya Miras Listesinde 161 ülkeden 1121 eser bulunmaktadır. (2019 yılı itibarı ile) Bu eserlerden 869 tanesi kültürel, 213 tanesi doğal ve 39 tanesi karma yani doğal ve kültürel eser statüsündedir. 

Bu eserlerin en fazlasını gören de, bir Türk’tür ki, 600 eser, Atilla Ege Edremitli isimli bir Türk tarafından görülmüştür.

Listede en çok mirası bulunan ülke: İspanya’dır. İspanyanın, listede 43 eseri bulunmaktadır. Bunu 40 eser ile İtalya izlemektedir.

Bu listede, Türkiye’den: 18 kültürel ve doğal varlık bulunmaktadır. Bunlar:

Kültürel varlıklar

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi;

1. İstanbul şehrinin tarihi alanları, (1985 yılında, Listeye dahil edilen bu alanlar: Topkapı sarayı, Yıldız sarayı, Süleymaniye camii ve çevresi, Zeyrek camii (Pantocrator kilisesi) ve çevresi kara suları, Bozdoğan kemeri ve Haliç)

2. Divriği Ulu camii ve Darüşşifası, (1985 yılında)

3. Göreme Milli Parkı ve Kapadokya-Nevşehir (1985 yılında)

4. Hattuşa-Boğazköy Hitit başkenti, (1986 yılında)

5. Nemrut dağı, (1987 yılında, Listeye dahil edilen Nemrut dağı, dünyanın 8’nci harikası olarak kabul edilmiştir)

6. Xantos-Letoon, (1988 yılında)

7. Pamukkale, Hierapolis-Denizli (1988 yılında)

8. Safranbolu, (1994 yılında)

9. Troya Arkeolojik Sit alanı (1998 yılında)

10. Selimiye camii-Edirne (2011 yılında)

11. Çatalhöyük Neolitik Kenti (2012 yılında)

12.Bergama çok katmanlı kültürel peyzaj alanı (2014 yılında)

13-Bursa ve Cumalıkızık. Osmanlı imparatorluğunun doğuşu (2014 yılında)

14-Diyarbakır kalesi ve Hevsel Bahçeleri (2015 yılında)

15-Efes (2015 yılında)

16-Ani arkeolojik alanı (2016 yılında)

17-Aphrodisias (2017 yılında)

18-Göbeklitepe (2018 yılında)

19-Polatlı Gordion (2023 yılında)

Bunların yanında, UNESCO geçici listesinde bulunan varlıklarımız şunlardır:

(2019 yılı itibarıyla listede ülkemizden 78 eser bulunmaktadır.)

Bunlar arasında, en eski tarihli olan eserler şunlardır:

1-Antalya Karain Mağarası (1994 yılı)

2-Bitlis Urartu ve Osmanlı Eski Yerleşimi Ahlat Mezar Taşları (2000 yılı)

3-Mersin Alahan Manastırı (2000 yılı)

4-Antalya Alanya (2000 yılı)

5-Şanlıurfa Harran ve şehir merkezi (2000 yılı)

6-Ağrı İshakpaşa Sarayı (2000 yılı)

7-Konya Selçuklu Başkenti (2000 yılı)

8-Mardin Kültürel Peyzajı (2000 yılı)

9-Selçuklu Kervansarayları Denizli-Doğubayazıt Güzergahı (2000 yılı)

10-Antalya St Nicholas kilisesi (2000 yılı)

Evet, liste bu şekilde uzamaktadır, sonuçta 78 eser “Dünya Mirası Listesi” ne dahil edildiğinde, elbette UNESCO tarafından bu eserlerin korunması için belli bir ödenek yani para tahsis edilmesi gerekmektedir ki, duyduğuma göre UNESCO, üye ülkelerin gereken paraları ödememeleri nedeniyle, mali yönden oldukça zor durumdadır.

Ayrıca, üye ülkelerden gereken aidatlarını ödeyenlerin ve diğer bazı etkenlerin (Örneğin siyasi gibi) de listeye alınma konusunda etken olduğu da her ne kadar açık olmasa da, belli bir husustur.

Yoksa İspanya ülkesinde, Romalılar 300 yıl kalmış, geriye sadece bir tiyatro kalmış, İspanyollar bu tiyatroyu da UNESCO listesine sokmuşlar, inanın görürseniz bizim ülkemizde bu tiyatronun daha güzelleri, UNESCO listesine alınmamış öylece duruyor. 

Sizler, ülkemizi gezerken, UNESCO dünya kültür mirası listesine alınan varlıkları öncelikle geziniz, görünüz, çünkü bu varlıklar dünyaca ünlüdür.

Elbette listeye aday olup alınamayan varlıkları da gezi planlarınıza dahil ederseniz, inanın muhteşem güzelliklerle karşılaşacaksınız, asıl listeye alınması bile, aday listesindeki varlıklarımız gerçekten muhteşem güzelliktedir. 

Öte yandan: 2019 yılının son günlerinde şahit olduğumuz gibi, Hasankeyf denen bir yer var, ülkemiz sınırları içinde, tarihi binlerce yıl geriye giden bu tarihi yer, maalesef bir barajın suları altında kalıp yok edilmeye mahkum oldu.

Yani, UNESCO’yu tenkit ederken, ülkemizde tarihi ve doğa hazinesi varlıklara bakış açısını da gözden geçirmekte yarar var.