Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro; Hindistan ülkesinin kuzeydoğusundaki bir eyalettir. Eyalet topraklarının büyük bölümü: Çin Halk Cumhuriyetinin hak iddia ettiği “Güney Tibet” indir. Eyaletin kuzey sınırını belirleyen “McMohan hattı”: Hindistan hükümeti tarafından, 1950 yılında belirlenmiş olup, biraz önce söylediğim gibi, Çin ile aralarında büyük sorun bulunuyor.

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro: Eyaletin isminin kelime anlamı: “dağlar ülkesi” demektir. Aynı zamanda “yükselen güneş ülkesi” olarak da bilinir. Burada yaşayan insanların büyük çoğunluğu: Tibet-Burman kökenlidir. Ancak, Hindistan ülkesinin birçok yerinden, buraya göçmenler gelmektedirler. Bunun sonucunda, bölgenin nüfusunda, önemli değişiklikler yaşanmış ve yaşanmaya devam edilmektedir.

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro: Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro ; Eyalet: Himalayalar ile kaplanmıştır. Bu bölgede: Himalayalar’ın en yüksek zirveleri olarak göze batanlar: Patkai tepeleri, Kangto, Nyegi Kangsang ve Goriche tepeleridir. Sınır bölgesinde ise, düşük rakımlarda: Brahmanputra vadisi bulunmaktadır. Doğu Himalayalar’ın üzerinde ise, geniş yapraklı ormanlar görülür. En üst tepeler ise, kaya ve buzdur.

Bölgenin iklimi, elbette yüksekliklere göre değişmektedir. Üst Himalayalar, çok yüksek bir yüksek alanda, Tibet sınırına yakın bölgelerde: tundra iklimi egemendir. Daha aşağılarda ise, ılıman iklim görülür. Orta Himalayalar bölgesinde ise, genellikle nemli, yazları sıcak ve kışları ılık geçen iklim görülür. Yani, sub-tropikal iklim egemendir. Mayıs ve Eylül ayları arasında, yoğun yağış görülür.

Eyaletin başkenti: İtanagar şehridir.

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

TURİZM

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro; Eyalet, dünyanın birçok yerinden turist çekmektedir. Turistik yerler arasında başı çekenler:
1. Tawang Budist Tapınağı,
2. Ziro şehri,
3. Changlang şehri,
4. Sela gölü,
5. Bomdilia
6. Nehir üzerindeki bambu köprü.

Bunun dışında: eyalet, rafting ve trekking için çok uygun ortamlar bulundurmaktadır. Ancak, bazı yerlere girmek için özel izin gerektiğini de belirtmek isterim.

NAMDAPHA PARKI

Changlang ilçesinde bulunmaktadır. Burada, yaban hayatı görülebilir. Burada: el değmemiş bir doğa ve yaban hayatı var. Park bölgesinin denizden yüksekliği: 4500 metredir. Parkın içindeki doğal hayatını yaşayan hayvanlar: misk geyikleri, yaban keçisi, siyah ayı, fil, kaplan, leopar, kar leoparı, bulutlu leopar, beyaz kanatlı ördek gibi havanlardır.

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

İTANAGAR ŞEHRİ

Şehir: 1974 yılında, Eyaletin başkenti olmuştur. Hindistan ülkesinin en büyük Kuzeydoğu Eyaletinin başkentidir.
Yörenin deniz seviyesinden yüksekliği, ortalama 350 metredir. Şehre her ne kadar Nishin kabilesi etkin ise de, Hindistan ülkesinin birçok yerinden gelen göçmenler, hep birlikte, şehir içinde yaşamaktadırlar.

İTAFORD

Bu tarihi kalenin geçmişi: 14-15’nci yüzyıllara kadar gitmektedir.

GANGA GÖLÜ

Şehir merkezine 6 km. uzaklıktaki bu göl kıyısında, güzel piknik yapmak mümkündür. Burada: yeşil bir orman görülüyor.

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

DALAY LAMA BUDİST TAPINAĞI

Burası: güzel sarı çatılı, Tibet etkisini yansıtan bir türbe görünümündedir.

JAWAHARLAL NEHRU DEVLET MÜZESİ

Bu müzede: ahşap oymalar, müzik aletleri, tekstil, el sanatları ve arkeolojik buluntular sergileniyor. Aynı zamanda, bir kütüphane bölümü bulunuyor.

TAWANG ŞEHRİ

Burası: deniz seviyesinden 3048 metre yüksekte bulunan küçük bir kasabadır. Güney Tibet’in bir parçası olarak, burada, Çin Hükümeti de hak iddia etmektedir.

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro
Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro
Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

 

TAWANG MANASTIRI

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro; 5’nci Dalay Lama zamanında kurulmuş bir Budist manastırıdır. Burası: Tibetli Budistler için önemli bir kutsal sitedir.

Buraya ulaşmak için, Tezpur üzerinden Assam karayolundan 12 saatlik bir yolculuk yapmak gerekmektedir. Tezpur, Kalküta arasında uçak ulaşımı mümkündür.

14’ncü Dalay Lama: 1959 yılında, Hindistan’a geçmiş ve buradaki manastırda dinlenmiştir. Evet: Tibette bulunan Lhasa tapınağından sonra, dünyanın en büyük Budist Tapınağı burasıdır.
Bu büyük dini kompleks: 610 metre uzunluğunda bir duvar tarafından çevrilen, 135 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır.

Kompleksin içinde: 65 konut ve 10 civarında dini yapı bulunuyor. Kütüphane bölümünde, 17’nci yüzyıldan daha geriye doğru giden, 850 değerli yazma eser var.

Tapınak bölümünde: yılda iki kez, dini bayram kutlamaları yapılır. Losar ve Torgya olarak isimlendirilen bu dini bayramlarda: festivaller düzenleniyor. Losar: yeni yıl başlamadan kutlanır. Torgya ise, her üç yılda bir kutlanır.

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro

ZİRO ŞEHRİ

Hindistan Arunachal Pradesh-İtanagar-Tawang-Ziro; Eyaletin en eski şehirlerinden birisidir. Deniz seviyesinden: 1688 metre yüksekliktedir. Buranın en büyük özelliği, yaz aylarında serin havasıdır.

Diğer özelliği ise, pirinç tarlalarıdır. Pirinç tarlalarının çevresinde çam ormanları bulunan tepeler var.

Şehir: Apa-Tani aşiretine ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar: ülkedeki diğer kabilelere göre, daha farklı özellikler gösterirler. Bu özelliklerden bazıları: diğer kabileler bereketli toprakları aramak için sürekli göç ederken, bunlar yerleşik hayatı benimsemişlerdir.

PADDY CUM BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ

Pirinç yetiştirilen çeltik tarlalarında, hasat öncesinde, 2-3 ay süresince, balık yetiştirilmektedir. Hasat, Şubat ayında başlar. Balık yetiştiriciliği ise, Ekim ayında başlar.

Delhi

Genel

Haydarabat

Hindistan Himachal Pradesh- Dharamsala-Kangra

Hindistan Himachal Pradesh- Dharamsala-Kangra

Ülkenin kuzeyinde, Himachal Pradesh eyaletinin bir şehridir.

Şehir: Dhauladhar sıradağları eteklerindedir. İki bölümden oluşmaktadır, yaklaşık 22 km. lik bir alanı kapsar ve deniz seviyesinden yüksekliği: 2000 metreye kadar ulaşmaktadır. Vadinin aşağı bölümlerinde, pirinç, buğday ve çay yetiştirilir.

Şehir, Himalayalar’da bulunduğu için, iklimi: yazları çok hoş ama kış aylarında çok soğuktur. Sıcaklıklar, kış aylarında donma noktalarının altına düşer ve kalın-yünlü giysiler gerekir. Yaz aylarında, hava ılıktır.

Burayı ziyaret etmek için en uygun zaman: güneşli günlerin bol olduğu yaz aylarıdır. Yani: Mayıs-Ekim ayları arasıdır. Ama, özellikle muson yağmurları zamanında, buraya gidilmesi kesinlikle önerilmez, çünkü sık sık heyelan tehlikesi görülür.

Yukarı Dharamsala şehri: Mc Leod Ganj olarak da bilinir. Denizden yüksekliği: 2082 metredir. 1959 yılında, 14’ncü Dalay Lama: Çin Komünist Partisinin baskısı nedeniyle, Hindistan ülkesine kaçar ve burada kendisine tahsis edilen resmi konutta: sürgündeki Tibet Hükümeti varlığını sürdürür.

Burada, birçok Budist manastır ve evler var. 1960 yılından sonra, burası, önemli bir turizm ve Tibetliler için ziyaret yeri haline gelmiştir. Burada yaşayan Tibetliler, dansları ve müzikleriyle, kendi kültürlerini yaşatmaktadırlar. Ayrıca: burası, Tibet el sanatları, halı ve hediyelik eşyalarının satıldığı bir yer olarak önem kazanmaktadır.

TİBET MÜZESİ

Aşağı Dharamsala şehrindedir. Bu müzede: çeşitli minyatürler ve el sanatları sergileniyor. Bir de, Tibet sanat, kültür ve geleneklerinin korumak için kurulmuş Enstitü bulunuyor.

JOHN’S WİLDERNESS KİLİSESİ

Dharamsala şehir merkezine, yaklaşık 7 km. uzaklıktadır. 1852 yılında yapılmıştır. Özellikle, muhteşem güzel vitray pencereleri ilgi çekmektedir.

CHAMUNDA DEVİ TEMPLE

Şehir merkezine 15 km. uzaklıktaki, küçük bir köydedir. Buradan: dağlar ve ormanların muhteşem manzaralarını görmek mümkündür.

Hindistan Himachal Pradesh- Dharamsala-Kangra

MAHARANA PRATAP SAGAR

Burası, “Pong Barajı” olarak biliniyordu. Daha sonra ise, büyük bir yurtsever olan “Maharana Pratap (1572-1597) onuruna adanmıştır. 1976 yılında yapılmıştır. 1983 yılında ise, buraya, bir vahşi hayat bölümü eklenmiştir. Burada: 54 civarında kuş türü barınıyormuş. Bunun dışında: geyik, hint ceylanı, leopar da görülüyor.

NORBULİNKA ENSTİTÜSÜ

Şehir merkezine 4 km. uzaklıktadır. Burası, Tibet kültür enstitüsü olarak da bilinmektedir. Sürgündeki Tibetliler, sanat ve kültürlerini korumak ve teşvik etmek amacıyla, burayı kurmuşlardır. Japon etkisi görülmektedir.

TSUG-LAG-KHAN

Burası, şehir merkezindeki katedraldir. Tibet ülkesi dışında: en büyük Tibetli tapınak ve bazı güzel heykeller ve güzel duvar resimleri görülmektedir. Ayrıca, geniş bir meditasyon salonu bulunuyor. Kompleksin bodrum katında ise, Tibetli gençler için iş-eğitim merkezi olarak kullanılan bir yer bulunuyor.

Dalay Lamanın ikametgahının hemen karşısındadır. Hintliler tarafından da, Ana Tapınağı olarak bilinir. Büyüleyici bir huzur hakimdir.

Hindistan Himachal Pradesh- Dharamsala-Kangra

KANGRA ŞEHRİ

Himachal Pradesh eyaletinin batı kesiminde, Dharamsala şehrinin yakınlarındadır.

Şehir tapınaklarıyla ünlüdür. Bu mabetlerin en ünlüsü ise: tanrıça Vajresvari adına yapılmış olanıdır. Şehirdeki kale özellikle görülmeye değerdir. Çünkü: muhteşem bir vadi manzarası görülmektedir.

Şehir yani aslında küçük kasaba da denilebilir; bir zamanlar “Chand” hanedanının hükümdarlarına başkentlik yapmıştır.

Şehri ziyaret etmek için en uygun zaman: Mart-Haziran ayları arasındaki dönemdir. Temmuz-Eylül ayları arasında muson yağmurları başlar. Burası, ülkenin en fazla yağış alan, ikinci bölgesidir.

VAJRESHWARİ TAPINAĞI

Burası, geçmişte, biriken zenginlikleri nedeniyle, birçok kez yağmalanmıştır. Özellikle: 1009 yılında, altın ve gümüşlerden oluşan muhteşem bir hazine yağmalanarak buradan götürülmüştür. 1360 yılında, Delhi Sultanlığı tarafından, tapınak yeniden yağmalanır.

Ancak, 17’nci yüzyıl başlarında, Babür İmparatoru Şah Cihan zamanında, tapınak, yeniden saf gümüş plakalar ile döşenmiştir. Daha sonra, bölge İngilizler tarafından ilhak edilmiştir.

Sonuç olarak: orijinal tapınak en son olarak yıkıcı bir depremle yıkılmış olmasına rağmen, mevcut aynı sitede yeniden inşa edilmiştir.

Özellikle, Hindu festivalleri sırasında, tapınak çok kalabalık oluyor. Bu festivaller sırasında, hacılar, tanrıça Durga’ya saygı ve bağlılıklarını iletmektedirler.

ŞEHİR ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

Şehir yakınlarında, önemli tapınaklar bulunuyor. Bunların başında, şehir merkezine 15 km. uzaklıktaki, küçük bir kasabada, kayaya oyulmuş “Masrur” tapınağı var.

Burada, yekpare kayalara oyulmuş tapınakların 10’ncu yüzyılda yapıldığı sanılıyor. Günümüzde, tapınak ve heykeller, kötü şekilde olmalarına rağmen, yine de geçmişin görkemini yansıtmaktadır.

Şehir merkezinin 34 km. güneyinde, yine bir tapınak var. Jawalamukhi tapınağı: geçmiş dönemlerde, bir kısım insan için, büyük bir ilgi odağı olmuştur.

Balıkesir Havran

Balıkesir Havran

Balıkesir il merkezinden sonra, hemen Edremit körfezine yaklaşınca bulunması, yani konumu nedeniyle, Havran öne çıkıyor. Her ne kadar deniz kıyısında bulunmasa ve denizden 9 km. uzakta olsa da, istenildiğinde, çok kısa bir sürede denize ulaşılabiliyor olması, buranın artısı.

Yalnız: ülkemizde, Şanlıurfa taraflarında da, benzer bir ilçe var. Ama orası, Harran. Umarım: siz şu satırları okuduğunuzda, Harran değil, Havran’ı aramış olursunuz.

 

ULAŞIM

Havran-Balıkesir il merkezi arasındaki uzaklık: 78 km. Havran-Edremit arasındaki uzaklık: 9 km. Havran-Burhaniye arasındaki uzaklık: 2 km. Havran-İvrindi arasındaki uzaklık: 48 km. dir. Havran-İzmir arasındaki uzaklık: 200 km.

TARİHİ

Bölgenin tarihi çok eski dönemlere kadar gitmektedir. İlk yerleşimcilerin: Lelegler ve Pelaslar oldukları bilinmektedir. MÖ.546 yılında, Lydia devleti, Persler tarafından yıkılınca, burada, Pers egemenliği görülür. MÖ.334 yılında ise, bu kez, Makedonyalılar, Persleri yenerler ve bölgedeki hakimiyetlerine son verirler. MÖ.283 yılında, Bergama krallığı, buralarda hakim olur.

Antik  dönemde, Havran bölgesinin ismi “Aureline” yani “Altın ülkesi” olarak biliniyor. Altın elementinin simgesi olan “Au”, Latince “Avrum” dan gelmektedir. Havran isminin: zamanla, Aureline isminden geldiği, kuvvetli bir olasılıktır.

1071 yılında ise, Malazgirt zaferinden sonra, Türkler, bölgede görülmeye başlanır.

1175 yılında, bölgeye gelen Türkmenler, bölgeye yerleşerek nüfus yoğunluğunun artmasına neden olurlar. 1402 yılında, Ankara savaşında yenilen Osmanlı ordusunun askerleri, çekilerek, Kaz dağlarına saklanırlar.

Bunları takip eden, Timur’un torunlarından Şeyh Nurettin Mahmut, emrindeki ordularıyla, buralara geldiğinde, yörede birçok yerde olduğu gibi, Havran yerleşimini de, yerle-bir eder.

1890 yıllarına kadar, buralar, “Viraneli” olarak kayıt altına alınır. Daha sonra ise, yeniden onarılarak güzelleştirilen şehre “Huriler Diyarı” anlamına gelen “Havran” ismi verilir.

Osmanlı döneminde, Havran bölgesi: büyükçe bir köy olarak kayıtlara geçer. Çanakkale zaferinin kazanılmasında büyük katkısı olan, Koca Seyit Çavuş (Çanakkale savaşında, 275 kg. lık top güllesini tek başına kaldırmasıyla tarih sahnesinde yerini almıştır), Havranlıdır.

1919 tarihinde yörede Yunan işgali görülür ve işgal, 1922 tarihinde sone erdirilir.

Balıkesir Havran

GENEL

İlçe, Edremit körfezine doğru uzanan verimli topraklar üzerinde kurulmuştur. İlçenin çevresi, zeytinliklerle kaplıdır.

Denizden 33 metre yüksekliktedir. Buranın en büyük özelliği: 15 dakikalık bir yolculuktan sonra deniz kıyısına ulaşılması, ama yine 15 dakikalık bir yolculuktan sonra, bölgenin en büyük yükseltilerinden olan Eybek dağına ulaşılmasıdır.

Yani, özellikle kış mevsiminde, Hanlar bölgesinde kartopu oynamak mümkün iken, aynı anda, deniz kıyısına, sahile inerek, çay içmek te mümkündür.

İlçe ekonomisinde, zeytinlikler önemli yer tutmaktadır. Ayrıca, pamuk ve tahıl tarımı da yapılır. Sanayi tesisi olarak ise, zeytinyağı fabrikaları bulunmaktadır.

NE SATIN ALINIR

Havran yöresinden:  nar ekşisi, nar suyu, kuru incir,  leblebi satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Balıkesir Havran İnönü Mağaraları

İNÖNÜ MAĞARALARI

İlçe çevresinde, tarih öncesi kültürlerin aydınlatılmasını sağlayan önemli bir yerdir. İlçe merkezinin, yaklaşık 8 km. uzaklığındaki mağaralar bölgesi: Kocaçal tepesinin güney yamaçlarındadır.

Mağaralar: Devedamı, Karanlık, Aydınlık ve Andık isimlerini taşımaktadır.

Buradaki araştırmalar: 1949 yılında ilk kez yapılmış ve mağaralarda tespit edilen, üç tabakadan ikincisinde: Grek-Roman malzemesine rastlanmıştır.

Bu seviyelerin bir köşesinde ise: pişmiş topraktan yapılmış, içleri boş, eli davullu, karnında aslan kabartması bulunan, su taşıyan, çeşitli kadın ve erkek, adak heykelcikleri bulunmuştur.

Evet, bu heykelcikler, Kyble kültürünün bir yansıması olarak önem kazanmaktadır. Bakır devrine ait olduğu sanılan, ikinci katta ise: siyah çömlek ve küçük boy değirmen taşları bulunmuştur.

Bunun altındaki tabakada ise: kap kırıkları, seramik parçaları, çakmak taşı ve kemik eşyalar bulunmuştur.

Tüm bunlardan anlaşıldığına göre: MÖ.50 bin yıllarından itibaren, bu bölgede yerleşim izleri görülmektedir.

Evet, ben bunları yazdım, size İnönü Mağaralarını anlattım, burada sizler, hemen gidip bu mağaraları görmelisiniz.

Elbette, neden diye seslendiğinizi düşünüyorum. Evet, yurdumuzdaki birçok antik alan gibi, burası da, bir süre sonra sular altında kalacak ve siz, ben, gelecek nesiller, bir daha buraları göremeyecekler.

Evet, Havran Sulama Barajının yapımı son hızla sürüyor ve bittiğinde, yani gölde su toplanmaya başladığında, bu mağaralar da sular altında kalıp, yok olacaklar. Ayrıca: bu mağaralarda, başka bir yaşam daha var. Yarasalar yaşıyorlar.

Hatta, Avrupa’nın en büyük yarasa kolonisinin, bu mağaralarda yaşadıkları söyleniyor. Bu yarasaların toplam sayısının: 10 bin den fazla olduğu söyleniyor.

Tür sayısı ise, 7 civarındaymış. Tarıma büyük faydası bulunan yarasaların, bölgede, sulardan etkilenmeyecek başka bir mağara bölümüne yerleştirilmesi, bu yeni ortamlarına alıştırılmalarına çalışılıyormuş, umarım alışırlar.

Balıkesir Havran Koca Seyit Köyü

KOCASEYİT KÖYÜ

Çanakkale kahramanı bu büyük kişi: ilçe merkezine 10 km. uzaklıktaki Kocaseyit köyünde doğmuştur.

Günümüzde, bu köyde: 2006 yılında hizmete açılan “Kocaseyit Anıtı ve Müzesi” bulunmaktadır. Ayrıca: Kocaseyit’in mezarı da ziyaret edilebilir.

Mutlaka biliyorsunuz dur, ama yine de bir iki cümle ile, Kocaseyit kimdir, söz etmek istiyorum.

Koca Seyit: Çanakkale savaşında, tek başına kaldırdığı 276 kg. lık mermi ile, İngilizlerin ünlü “Ocean” zırhlısını batırır.

Daha sonra, fotoğraf çektirmek üzere, aynı ağırlıktaki mermiyi kaldırması istendiğinde, bunu başaramaz. Yani, savaşın o anki ruhi haliyle, yapılan kahramanlık, böylece tarihe geçmiş olur.

İşte, Çanakkale savaşı tarihine geçmiş, bu kahraman Havranlı ve Kocaseyit köyünden.