Kanada Halifax

 

 

Kanada Halifax

Bu şehrin insanları, inanılmaz eğlenceliler. Bu şehirde: sanat galerileri, müzeler, tarihi eserler, kiliseler, alışveriş merkezleri, kaldırım kafeleri ve gece kulüpleri bulabilirsiniz. Canlı publar: eğlenceli bir gece hayatı yaratmıştır.

Kanada Halifax

GENEL

Atlantik Okyanusu kıyısında, önemli bir liman şehri. Dünyanın en büyük doğal limanı burada bulunuyor.

Kanada donanma gemileri ve Nova Scotia karasularında avlanan trol gemileri burada barınıyorlar. Ayrıca: Northwest Arm marinasında: birçok yat ve yelkenli var. Trol gemilerinin yoğunlukta olmasının en büyük nedeni: Nova Scotia kıta sahanlığındaki zengin morina ve ringa balık sürülerinin bulunması. Bu süreler: burayı, adeta bir balık çiftliği haline getirmişler.

İngilizler: 18.yüzyılın ortalarında: kuzeydeki Fransız kalesine karşı koymak için, burada bir donanma garnizonu ve tersane kurarlar. Samuel Cunard (1787-1865): korsanlar ve içki kaçakçılığı için bir cennet olan şehirde: hükümet izni ile korsanlık yaparak kazandığı servetiyle; ünlü transatlantik taşıma hattını kurar.

Kanada Halifax Liman

Günümüzde: artık limandaki eski rıhtımlar, depolar ve hatta her liman kentinde olduğu gibi: arka sokaklarda kümelenmiş bulunan kötü şöhretli evler ve tarihi mekanlar onarılmış. Bu mekanlar: bugün, sanatçı stüdyolarının, galerilerin, dükkanların, lokantaların ve teraslı tavernaların bulunduğu: hareketli bir semt haline gelmiş.

Ahşap yaya yolu ile kırmızı tuğla, kereste, gri taş ve parlak bindirmelerle yapılan renkli binaların arasında  dolaşabilirsiniz.

Yaz etkinlikleri arasında: kukla tiyatrosu, konserler, ıstakoz yarışları ve rüzgar sörfü yarışmaları yapılıyor. Uluslar arası tellal turnuvasında: İngiltere ve Bermuda’nın en iyi çığırtkanlarına karşı, 18. yüzyıl giysileri içindeki yerel gazetecilerin “Oyez” diye bağırdıklarını duyabilirsiniz.

Büyük gemi “Bluenose II”: Warehaouse açığına demir atmıştır. Bluenose ismi: Nova Scotia’nın denizcilerine: Amerikalıların taktığı isimdir. Bu geminin resmi: 10 sentlik Kanada madeni parasının üzerine basılmıştır. Evet, bu geminin güvertesinde yürüyebilir ve bu ünlü yelkenli ile, iki saatlik bir tura çıkabilirsiniz. Bu gemi: eğer liman dışında ise B Northwest Arm koyunda: zarif yat kulüpleri, yalı evleri, tersaneler, deniz kuvvetlerinin tesislerini ve balıkçı filosunu görebilirsiniz.

ULAŞIM

Ödüllü Halifax Stanfield Uluslararası Havaalanı, Halifax şehir merkezinden sadece 30 dakika uzaklıktadır.

Kanada Halifax

ŞEHİR MERKEZİ GEZİLECEK YERLER

Kanada Halifax Spring Garden Place

SPRİNG GARDEN PLACE

Halifax şehir merkezindeki Spring Garden Yolu üzerinde yer alan eklektik bir şehir merkezini gözünüzde canlandırın.

Burada: benzersiz butikler ve hizmetler, çok uluslu market ürünleri ve otantik küresel yemek seçeneklerinin cezbedici bir seçkisini bulabilirsiniz. Aynı zamanda lüks mücevherlerden kişiye özel terziliğe ve teknolojik aksesuarlara kadar çeşitli hizmetler için de başvuracağınız adrestir.

Her akşam saat 6 dan sonra ve hafta sonu boyunca saat başına sadece1 dolar karşılığında otopark bulunur. Evet, burada birçok markanın mağazası bulunuyor. Alışveriş için ideal bir yer.

Queens Marqoe Merdivenleri

QUEENS MARQUE MERDİVENLERİ

Halifax sahilindeki en yeni alışveriş ve yemek mekanıdır. Doğrudan Halifax limanına inen devasa granit basamakları, yerel halkın favori uğrak yeri haline getirmiştir. Bir kahve, dondurma veya başka bir atıştırmalık alın, Kuzey Atlantik’e karşı güneşin tadını çıkarın.

HALİFAX LİMANI ÇİFTÇİ PAZARI-HALİFAX SEAPORT ÇİFTÇİ PAZARI

Şehrin kuruluşundan 1 yıl sonra 1750 yılında Kraliyet Bildirisi ile kurulmuştur.

Kuruluşundan bu yana şehrin çeşitli yerlerinde faaliyet göstermektedir. 2010 yılında ise Halifax Limanına taşınmıştır. Bu pazar, Kuzey Amerika’da sürekli olarak faaliyet gösteren en uzun pazardır ve en büyük kalabalığı çeken pazardır. Günümüzde pazarda 250’den fazla satıcı varmış.

Turistler ve yerel halk, balık, unlu mamuller, sabun ve hatta mücevher gibi çeşitli ürünleri satın almak için bu pazara akın ediyorlar. Halifax’a geldiğinizde bu 300 yıllık pazarı ziyaret etmeyi unutmayın.

Alexander Keith’s Brewery Bira Fabrikası

ALEXANDER KEİTH’S BREWERY BİRA FABRİKASI

İskoçyalı Alexander Keith, Halifax şehrinde sadece üç kez Belediye Başkanı olmakla kalmamış, aynı zamanda şehrin en ünlü bira fabrikalarından birinin de kurucusudur. 1820 yılında inşa edilen ve Lower Water Street’deki sitesi, en çok Hindistan Pale Ale’si nedeniyle saygı duyulan bir yerdir.

Son zamanlarda yapılan yenileme ile, bira fabrikasının ekipmanları yenilenmiş, benzersiz bir şişeleme hattı eklenmiştir. Bira Fabrikası turuna katılırsanız: 1863 yılından kalma Haligonyalı vatandaşı canlandıran kostümlü tiyatrocuların şerbetçiotunu biraya dönüştürmeyi çok eğlenceli bir hale dönüştürdüklerini görebilirsiniz.

Bira fabrikasının Stag’s Head Tavern olanak bilinen 19’ncu yüzyıldan kalma barı var. Buraya yolunuz düşerse: Keith’in ikonik Hindistan Pale Ale’si veya narenciye katkılı Premium White veya zengin Kırmızı Ale veya çikolata ve kahve tatları içeren Dark Ale içebilirsiniz.

Halifax Province House

PROVİNCE HOUSE

Kumtaşından 1819 yılı yapımı bir binadır.

Hollis Street üzerinde bulunuyor. George dönemi taş yapısı. Kanada’nın eski Eyalet Yasama Meclisinin evidir. Günümüzde burada yasama arşivi bulunur.

Yapının önünde bir heykel var. Bu heykel: Nova Scotia’nın özgür basın ve demokratik hükümet savunucularından biri, ancak Konfederasyona katılmayı şiddetle ret eden birine ait: Joseph Howe.

Halifax Province House

Evet, burayı gezmek için rehberli tura katılmanız gerek. Bu turda: meclis odasında ve kütüphanesinde gezi yapılıyor. Turun sonundaki odada: başsız iki kartal heykeli göreceksiniz. Bunlar: anti-Amerikan hisleriyle, 1840 yılında idam edilmişler, yani başları kırılmış.

HALIFAX HİSTORİCAL MUSEUM

HALIFAX HİSTORİCAL MUSEUM

Halifax şehir merkezinin panoramik manzarasına sahip bu 19’ncu yüzyıldan kalma kaleyi ziyaret ederseniz, Kanada tarihinin heyecan verici bölümünü görebilirsiniz.

Mayıs ve Ekim aylarında kale, İngiliz ordusunun iki  tarihi alayı tarafından hayata geçiriliyor. İskoçyalıların gösterileri ve Kraliyet Topçularının hassasiyeti, canlı canlandırmalarla ziyaretçileri her gün heyecanlandırıyor.

Güneş battığında kalenin diğer tarafında, Halifax Kalesi Hayalet Turuna katılabilirsiniz. 1800’lerin başlarından kalma karanlığı deneyimleyin. Kasım ile Nisan ayları arasında tüm sergiler ve odalar kapalıdır. Ancak her gün öğlen saatlerinde silah sesleri duyulmaktadır.

Halifax Citadel (iç kale)

CİTADEL (İÇ KALE)

Halifax şehir merkezi esasen dik bir tepe kenarında inşa edilmiştir.1749 yılında İngiliz Subayı Edward Cornwalls yönetiminde burada 4 tane kale inşa edilmiştir. Günümüzde burada bulunan kale yıldız şeklindedir ve serinin dördüncü kalesidir. Tarihi 1856 yılına kadar gitmektedir.

Burada: 300 İngiliz askeri barınıyormuş.

Burası: resmen şehrin önemli bir sembolü olmuş ve bir ulusal tarihi Sit alanı olarak, 1951 yılından bu yana koruma altına alınmış. Çünkü: Kanada’da bulunan en önemli tarihi eserlerden olarak kabul edilmektedir.

Yıldız şeklindeki bu kale, şehre bakmaktadır ve bir zamanlar genç Halifax’ı karadan ve denizden gelebilecek saldırılara karşı korumuştur.

Halifax Citadel (iç kale)

Şehrin panoramik manzarasını görmek ve askeri tarihi hakkında fikir sahibi olmak için: yıldız şeklinde olan ve 1850’lerden beri, her öğlen, top atışı yapılan, çimenli bayıra doğru ilerleyin. Bu garnizonun çevresinde gezebilirsiniz.

 

Halifax Citadel (iç kale)

Burası: derin, geniş, suyu çekilmiş bir hendekle çevrelenmiş. Ayrıca: kalın duvarlar ve toprak siperler de var. Burada: bir müze var.

Army Museum: Cavalier Building binası, 1869 yılında restore edilmiş ve müze haline getirilmiş. Burada: üniformalar, silahlar ve önceki üç kent kalesinin modelleri sergileniyor.

Garrison Cells: Burada askeri mahkumların tutulduğu hücreler var.

South Magazine: Burada: barut fıçıları ve toplar depolanmış.

Kanada birlikleri: bu kaleyi, iki dünya savaşında da, kışla olarak kullanmışlar. Yazın: İskoç etekli öğrenciler: piyade ve topçuların yaptığı eğitimleri sergiliyorlar.

Saat; 12.00’de yerel halk arasında “öğlen silahı” olarak bilinen günlük top atışlarını dinleyin. Bu ritüel 1857’den bu yana her gün öğle saatini işaret ediyor.

Kalenin doğusunda: bir saat kulesi var.

Halifax Eski Saat Kulesi

ESKİ SAAT KULESİ

Burası, kentin simgesidir. Daha yaygın olarak Şehir Saati olarak bilinir. Çünkü bulunduğu konum, sadece askeriyeye değil kasaba halkının da işine yaramaktaydı.

Bu sekizgen kule: Nova Scotia birliklerinin komutanı Kent Dükü Prens Edward tarafından; 1803 yılında dikilmiştir. Çünkü: Prens Edward: Kuzey Amerika askeri güçlerinin başkanıdır. Yandaki kışlalarla konuşlanmış birlikler arasında dakikliği teşvik için dikilmiştir.

Halifax Eski Saat Kulesi

Saat kulesi: üç katlı, tek katlı bir binanın üzerine inşa edilmiş. Saat yüzündeki rakamlar: Romen rakamı. 1965 yılında restorasyon yapılmış. 1990 yılında ise, büyük bir restorasyon yapılmış ve binanın dış cephesi tamamen onarılmıştır.

Saat mekanizması Londra’da George III’ün Kings Clockmaker’ı Benjamin Lewis tarafından yapılmıştır. 1803 yılından beri çalışan 371 seri numaralı orijinal mekanizma, halen saat kulesinde bulunmakta ve günümüzde de çalışmaya devam etmektedir. Üç demir çan, 1801 yılında Thomas Mears firması tarafından Londra’daki Whitechapel Bell dökümhanesinde dökülmüştür.

İngiliz garnizonu, 1906 yılında Halifax’tan çekilince saat Kanada Milis ve Savunma Bakanlığına devredilmiştir. O da saati Halifax şehrine kiralamıştır. 1952 yılında, Kanada Tarihi Yerler ve Anıtlar Kurulunun girişimle Halifax Kalesi Ulusal Tarihi Parkına dahil edilmiştir.

Halifax St Pauls Kilisesi

ST. PAULS KİLİSESİ

Grand Parade’nin güney ucunda, belediye binasının karşısındadır. Kanada’nın en eski Anglikan kilisesidir. 1749 yılında Kral II George izniyle kurulan bina, 1750 yılında inşa edilmiştir. 1750 yılında Rahip Williams Tutty’a göre tamamen donatılmamış bir kilise olarak açılmıştır.

1812 yılında giriş ve çan kulesi, 1868 yılında yan kanatlar ve 1872 yılında kanal eklenmiştir. Duvarları kaplayan tuğlalar da dahil olmak üzere malzemelerin çoğu yerel olarak yapılmıştır. Aradan 200 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen orijinal ahşap yapı, yapıldığı günkü kadar sağlam duruyor.

İngiltere kilisesinin ilk denizaşırı piskoposu Charles Inglis, 1787 yılında buraya geldi ve St Paul’u kendi katedrali haline getirdi. 1844 yılında bir şapel inşa edilene kadar St Paul, aynı zamanda Halifax’taki ilk garnizon kilisesiydi.

 

Halifax Halk Bahçeleri

HALİFAX HALK BAHÇELERİ-HALİFAX PUBLİC GARDENS

Maritime müzesinin güneyindedir. Victoria döneminde kamu bahçeleri, 1867 yılında kurulmuştur. Bahçeler ulusal sit alanı olarak ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Ancak 2003 yılında bir fırtınada büyük hasar görmüştür. Bu fırtınada birçok ağaç yıkılmıştır. Ancak 2004 yılında,  Kanada gününde yapılan 1 milyon dolarlık restorasyon sonucunda, yeniden açılmıştır. (Bu arada restorasyon için gereken bu para, halkın yardımlarıyla oluşturulmuştur.)

Barrington Caddesinden buraya ulaşmak için yaya dostu bir alışveriş bölgesi olan Spring Gerden yoluna doğru yürüyün. Yol üzerinde Pane e Circo’da kahve içebilir, Stilwelle Beergarden’da bira içebilirsiniz. 16 dönümlük güzel ve huzurlu Viktoria dönemi bahçeleridir.

Halifax Halk Bahçeleri

Burada: gingko ve beyaz çiçekli kumru ağacı, Japon leylağı ve melez çamı gibi, seçkin Asya kökenli ağaçlar bulunuyor. Bunların arasında: güzel bir gezinti yapabilirsiniz. Ayrıca: burada ara-sıra: Victoria tarzı açık hava bandosundan konserler veriliyor. Parklarda: sulak alanlarda ördekler göreceksiniz. Her ne kadar yasak olsa da, insanlar bu ördekleri beslemekten büyük keyif alıyorlar.

Halifax Point Pleasant Park

POİNT PLEASANT PARK

Kentin en çekici yeşil alanı, plajı ve gölgelik ağaçlarının bulunduğu, ideal bir piknik yeridir. Halifax yarımadasının güney ucundadır. Kısmen ormanlık bir alan. Halifax bölgesel belediyesinin, en büyük sivil alanlarından biridir.

2003 yılındaki Hurricane Tayfunu sırasında, bu park ta tahrip oldu. Parktaki ağaçların, yaklaşık dörtte üçü yıkıldı. Park, Haziran 2004 tarihine kadar kapalı kaldı. Park: halen bu tayfun sonrasında kalan ağaçlardan oluşuyor. Ancak: elbette ki Kanada hükümeti boş durmuyor. 2008 yılında, bu parka: 70.000 ağaç dikilmiş.

Buradan: limandaki büyük gemileri ve Northwest Armdaki yatları gözlemlemek mümkün.

 

Halifax Galler Prensi Kulesi

GALLER PRENSİ KULESİ-PRİNCE OF WALES MARTELLO TOWER

Fransız saldırılarına karşı korunmak için 1796-97 yılları arasında Prens Edward tarafından inşa edilen Galler Prensi kulesidir.

Bir  tür sahil koruma kulesi 12 metre yüksekliktedir. 15-25 kişiyi alabilecek kapasitededir.

Halifax Galler Prensi Kulesi

Yuvarlak bir taş kule. Kuzey Amerika’da, kendi türünde bir ilk. Temel fikir: savunma kapasitesine sahip, son derece kalın taş duvarlarla çevrili, askerlerin konaklama yeri olan bir ilk kat var. Bunun üzerinde: düz çatı platformunda, top monte edilmiş. Ancak: 1870 yılında: buhar makinaları çıkınca, bu ve benzeri kuleler kullanılmamaya başlanmış.

Günümüzde, hala ilk yapıldığı haliyle ayaktadır.

Halifax Fairview Cemetery

FAİRVİEW CEMETERY

Burası bir mezarlık. 1912 yılında, Newfoundland’ın güneyinde batan  “Titanic” yolcu gemisi kazasında ölen kurbanların birçoğunun mezarları: buradadır. Çünkü: gemi battığında, kurtarma çalışmalarının büyük bölümü, buradan yola çıkan gemiler tarafından yapılmış. Bu yüzden, bu faciada ölenler, şehirdeki üç mezarlıkta gömülmüşler.

 

Halifax Atlantik Denizcilik Müzesi

ATLANTİK DENİZCİLİK MÜZESİ (TİTANİK ESERLERİ)-MARİTİME MUSEUM OF THE ATLANTİC

Lower Water Street üzerinde bulunuyor. Kanada’nın en eski denizcilik müzesidir. Tüm denizcilik tarihine ait her şeye sahiptir. Denizcilik eserlerinden oluşan dikkat çekici bir koleksiyon vardır. Ayrıca kıyı vapurunun güverte binası ve 1917 yılındaki trajik Halifax Patlamasına adanmış ödüllü bir sergi görülür.

Halifax Atlantik Denizcilik Müzesi

En unutulmazları karmaşık buharlı gemi modelleri ve özel sergileriyle Age of Steam Gallery ve 250 arkeolojik enkaz resminin yer aldığı Gemi Enkazı Hazineleri bölümüdür. Ayrıca 1982 yılında Halifax’a taşındığı bilinen hidrografik gemi CSS Arcadia’nın güvertesinde de dolaşabilirsiniz.

Burada: deniz kazaları ile ünlenmiş “Sable Island” için özel bir yer ayrılmış. Acadia gemisi: müzenin rıhtımına demirlemiş. Bu gemi: Nova Scotia’dan Hudson Körfezine, Doğu Kanada sahillerinin haritasını çıkarmış. 56 yıl hizmet yapan gemi, 1969 yılında emekli olmuş ve  1982 yılında buraya alınmış.

Halifax Atlantik Denizcilik Müzesi Titanik
Ama elbette bu müzenin en ilgi çeken bölümü:

Halifax’ın felakette oynadığı kilit role odaklanan RMS Titanic’in yaratılışı ve ölümünün öyküsünü anlatan, yürekleri titreten kalıcı sergidir. Titanic; Halifax’a doğru yola çıkıyordu.

Geminin 15 Nisan 1912 günü batmasının ardından sağ olarak kurtulanlar New York şehrine giderken, ölenlerin hepsi Halifax’a geldi. Mürettebat, cesetleri kurtarmak için korkunç koşullara göğüs gerdi ve kimliği belirlenemeyen birçok kurbanın gizemini çözmek için benzersiz bir sistem icat etti.

Burayı ziyaret ettiğinizde, kazanları dolduran mürettebattan, üçüncü sınıftaki göçmenlere ve birinci sınıfta seyahat eden yoluculara kadar Titanik’teki yaşamla tanışacaksınız.

Halifax Atlantik Denizcilik Müzesi Titanik Kalıntıları
Müzede:

Sahibi bilinmeyen çocuk ayakkabıları ve kurbanların (çoğu Halifax mezarlıklarında gömülü olan) kişisel eşyalarını tespit etmek ve korumak için kullanılan bir cenaze çantası da dahil olmak üzere çok sayıda hikaye, model ve kurtarılmış eşya vardır. Meçhul çocuk ayakkabıları, batmanın vahametini ve kişisel yıkımını çağrıştıran en dokunaklı nesnelerden biridir.

Bu deri çocuk ayakkabısının 4 Nolu ceset, yani bilinmeyen çocuktan olduğuna inanılıyor. Mackay-Bennett ekibi tarafından kurtarılan bu çok genç çocuk, Halifax’daki Fairview Mezarlığına gömülmüştür.

2007 yılında yapılan kapsamlı DNA testi sonucunda çocuğun ayakkabısının İngiltere’den gelen 19 aylık Sidney Leslie Goodwin’e ait olduğu belirlenmiştir. Çocuğun babası Bay Goodwinn, bir iş teklifi için Niagara Şelalesine giderken, Sidney dahil tüm aile kaybolmuştur.

Titanic’deki 20 cankurtaran botunun tipik bir örneği olan White Star Line cankurtaran botunun bir modeli de sergileniyor. İngiliz Ticaret Kurulu düzenlemeleri, yolcu gemilerinin denizde günlerce yaşamı sürdürmek için kürekli, yelkenli ve malzemeli cankurtaran botları taşımasını gerektiriyordu.

Yönetmelikler, gemideki herkesi kurtarmak için cankurtaran filikalarının sağlanmasını gerektirmiyordu. Cankurtaran filikalarının bakımı pahalıydı ve değerli güverte alanını kaplıyordu. Bu nedenle, Titanic’in toplam bedelinin yarısından azı için cankurtaran filikaları oldukça azdı.

Bunlar yani Titanic gemisinden arda kalanlar sudan Halifax gemileri tarafından toplanmıştır. Sonuçta geminin battığı sırada enkaz halinde toplanan 50’den fazla nesne müzede sergileniyor.

Halifax Atlantik Denizcilik Müzesi Titanik Kalıntıları

Sergilenen eserler arasında: sandalyeler ve Titanic gemisinin ahşap güvertesinden bir parça da var.

Halifax Üniversiteler

ÜNİVERSİTELER

Halıfax şehrindeki üniversiteler şunlardır: Dalhousie Üniversity, Saint Mary’s Üniversity, Mount Saint Vincent University, University of King’s College, Atlantic School of Theology, NSCAD Universitiy ve Universite Sainte-Anne.

Halifax Pier 21 Müzesi

PİER 21 MÜZESİ

Kanada’nın Ellis Adası olarak bilinen, bir zamanlar büyük okyanus gemisi terminali ve 1928 ile 1971 yılları arasında 1.5 milyon insanın giriş noktası olarak hizmet veren göçmen deposu, günümüzde Ulusal Tarih Alanı ve daha yakın zamanda da ülkenin Ulusal Müzesi olarak kullanılıyor.

Göçmenlerin Kanada’yı şekillendirmede oynadığı önemli rolü vurgulamak amacıyla 2011 yılında açılan müze, 2000 öykü, 500 sesli raportajı, bağışlanmış 700 kitap, 300 film ve binlerce arşiv görseli ve resmi belgeyi barındırıyor.

Pier 21’de yaşamın nasıl bir şey olduğunu görmek için koridorlarda dolaşın. Dönem  kostümleriyle giyinin, yeni gelen umutların bir sonraki aşamaya bindikleri sömürgeci vagonlarının bir kopyası boyunca yürüyün.

GEORGES ADASI ULUSAL TARİH BÖLGESİ

GEORGES ADASI ULUSAL TARİH BÖLGESİ

Georges Adası; binlerce yıl önce buzul birikintilerinin yarattığı bir adadır. Halifax Limanının merkezinde yer alır ve yüzlerce yıl boyunca askeri harekatın merkezinde yer almıştır.

Kanada Kingston

Kanada Ottowa

Kanada Toronto

Rusya Moskova Kremlin Çevresi

Rusya Moskova Kremlin Çevresi

Bugün, Kremlini ortaya alan, Moskova’nın 2 halkasından, iç halkasının içerisinde yer alan ve Kremlini çevreleyen caddede gezeceğiz.

Şehirde kaldığınız yerden, metro ile: “Chistiye Prudy ” veya “Turgenevskaya” istasyonlarına ulaşıyorsunuz. Gezimizin başlangıç noktası: bu istasyonlara yakın mesafedeki: “Chistoprudny Bulvarı.

Evet: Chistoprudny Bulvarından, yukarı doğru yürüyüşe başlıyoruz.

Cadde üzerindeki mağazalara çok takılmasanız: muhtemelen 4 saatlik bir tur süresi yeterli geliyor. Evet: bulvarın isminin anlamı: “Duru Gölcükler”.

Yazın dolaşılacak, ve kışın kayılacak bir bölge. Ayrıca: yıl boyunca çocukların oyun yeridir.

Bu metro istasyonlarının bulunduğu meydanda: bir anıt var. Oyun yazarı ve diplomat olan Aleksandr Griboyedov anıtı. Ayrıca: Turgenevskaya metro istasyonuna yakın bölgede: Lukoil gökdelenleri bulunuyor. Bunlar: şehrin modern yüzünün kesitidir. Gökdelenler kadar ilgi çekici olmasa da, gökdelenlerin aynalı camlarına, karşı cepheden yansıyan barok binaların görüntüleri, gökdelenlerin cephesinde güzel bir görüntü oluşturuyor.

Evet: bu meydana açılan sokaklar var.

Bu sokaklardan: önce: Arkhangelsky ul. sokağına girin. 100 metre ileride, bir kule göreceksiniz.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Mençikov Kulesi

MENÇİKOV KULESİ

Mençikov bir general. 1854 yılında, Kırım Savaşında, müttefik kuvvetlerine karşı, Rus ordusunun başında idi. Karadeniz’deki en kuvvetli liman şehri olan Sivastopol’ün korunmasından sorumluydu. Ama, başaramadı, Rus ordusu Sivastopol öncesinde, İnmerman Savaşında yenilince, Prens Mençikof, kederinden öldü.

Savaş öncesi dönemlerde, Rus elçisi olarak İstanbul’da da görev yapmıştır. Evet, Mençikov ismi verilen bu kule, tepesindeki külahı ve saati; yıldırım düşmesi sonucu parçalanmış ve geriye yalnızca zarif barok kulesi kalmış. Yaldızlı iç mekan, daha sofu dindarların ibadet yeridir.

Evet, buradan çıkıp, meydana gelin ve diğer bir sokağa gireceksiniz. Burası: Myasnitskaya sokağı. Burada, güzel bir salon var. Mutlaka görmelisiniz.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Çaya-Kofi Magazin

ÇAYA-KOFİ MAGAZİN (ÇAY KAHVE SALONU)

Mutlaka görülmesi gereken bir yer. 1896 yılında, Çin Büyükelçisinin Moskova ziyareti için, tüccar Pevlov tarafından tasarlanan çay dükkanıdır. Her yana koyulmuş pagodalar, ejderhalar, Çin İmparatorluğundan görünümler ile şaşkınlık verici popüler bir mekandır.

Evet, buradan çıkıp, yine bulvar üzerine yürüyoruz. Sırada; Pokrovsky Bulvarı var. Yalnız bu bulvara girmeden önce: Neglinnkaya ul. Sokağına sapın. Burayı kesen sokaklardan: Sandunovskiy per. üzerinde bulunan “Sandunovski Bani (Sandunovski Banyoları) mutlaka yapılması gereken bir aktivitedir.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Sandunovkskiye Bani

SANDUNOVSKİYE BANİ

Genel giriş: 500-700 ruble arasında. Özel odalar: 1200 duble ve saat: 10.00-22.00 arasında açıktır. Burası: şehrin en eski ve en lüks banyosu yani hamamı.

Evet, buradan da çıktıktan sonra, aynı yoldan, geldiğimiz istikamete geri dönüp, ilerliyoruz. Sırası ise: Chistoprudyny bulvarı, Sretensky bulvarı, Rozhdestvensky bulvarı ve Petrovsky bulvarı.

Petrovsky Bulvarına giriyorsunuz ve bulvarın sonunda bir manastır var.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Vissoka-Petrovsky Manastırı

VİSSOKA-PETROVSKİY MANASTIRI

Burası: saat: 10.00-17.00 arasında açıktır. Mütevazi girişin arkasında, altı adet rengarenk kilisenin yükseldiği, saray-bahçe karışımı bir kompleks var.

Buranın hemen karşısında: bir bahçe var.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Hermataj Bahçesi

HERMİTAGE BAHÇESİ

Burada biraz dinlenebilirsiniz. Burası: daha çok bitişiğinde, biraz sonra anlatacağım tiyatroları ve kültürel konumu ile tanınıyor. Düzenli etkinlikler, opera, bale ve konserler düzenleniyor. Şu anda, bahçede: Novaya Opera, Hermitage ve Sphera tiyatroları bulunuyor. Uluslar arası caz festivalide, her yıl burada yapılıyor.

Yolumuza devam ediyoruz, yoğun bir meydana ulaşıyoruz. Burası: Puşkin anıtının da bulunduğu, güzel bir meydan. Burayı daha önce gezdiniz. (Bulvar çevre yolu güzergahında anlatıldı)

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Hermitaj Bahçesi

Bu meydanı takiben ilerlediğinizde: Tverskoy Bulvarına giriyorsunuz. Moskova’ya yolu düşenlerin mutlaka adımları ile gezdikleri uzun bir bulvar. Üzerindeki binaların neredeyse tamamı tarihi, yerli ya da yabancı tüm gözlere görsel bir şölen var bu bulvardı.

Cadde boyunca dizili kafeler, çay evleri, restoranlar, birahaneler, gece kulüpleri, barlar, alışveriş düşkünlerine çeşit çeşit mağazalar. Geçmişi 12. yüzyıla kadar gitse de, şimdilerde, binalarda ikamet eden zengin Rus ve yabancıların “lüks” yaşamlarıyla, birkaç metro durağı ötesindeki zorunlu “gerçek” hayatların arasında büyük fark var.

Bir Moskova şehir hikayesine göre;

Dünyanın en pahalı fiyatlarına sahip marka dükkanların bulunduğu bu bulvar, ayın tek sayılı günlerinde, kara bir kediyi de ağırlıyor. Ayda 2 gece d olaşmaya çıkan bu kara kedi, bulvarın tek sayılı binalarının dizili olduğu tarafta, bir binanın duvarından çıkıp, başka bir binanın duvarında kayboluyor.

Rusya’nın belki de tek korkulmayan, aksine şans getirdiğine inanılan hayaleti, bu kara kedi, iriliğiyle dikkati çeken tanıdık bir kedi aslında. Mikhail Burgakov’un öyküleriyle, hayal gücünü zorlayan bu kedi: Şeytan Woland’ın yardımcısı olarak yeryüzüne inan, insan gibi yürüyen, konuşan, sigara içen, votka, silah ve satranç düşkünü bir kara kedi, ismi: Begemot.

Bu bulvar üzerinde: görmenizi önereceğim yerler: Cafe Pushkin, Gorsky Moscow Art Tiyatrosu, Pushkin Drama Tiyatrosu. Tiyatroları pas geçebilirsiniz ama Cafe Pushkin’e zaman ayırmalısınız.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Cafe Puşkin

CAFE PUSHKİN

Rivayete göre: Fransız şarkıcı Gilbert Becaud’nun bir şarkısından esinlenen “yeni zengin” bir Rus işadamı açmış burayı. 19.yüzyıldan kalma bir evin, yalnızca dış yüzünü muhafaza ederek, içini o dönemin modasına göre baştan aşağı dekore etmiş. Yiyeceğiniz yemekler de az dekor kadar etkileyici oluyor. 7 gün 24 saat açık. Dolayısıyla, gece, müşterileri de kulüpten çıkan ve dans etmekten yorulmuş gençlerden oluşuyor.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Gorsky Moskow Art Tiyatrosu

GORSKY MOSCOW ART TİYATROSU

Nemirovic Danchenko ve Konstantin Stanislavski’nin 1898 yılında beraber kurduğu bir Rus tiyatrosu. Naturalist tiyatro anlayışının en başarılı temsilcisi. Amatör oyuncu ve yazar olan Stanislavski’nin yönetmen, yazar Danchenko’nun ise dramaturg olarak görev yaptığı bu tiyatroda: en çok “Cehov” oyunları sergilense de, Puskin, Tolstoy, Shakespeare ve Gorki’nin oyunları da sahnelenmiştir.

Detaylı reji çalışmaları, oyuncuları yıldızlaştırmak yerine, amatör oyuncuları gerçeğe en yakın bir biçimde oynatma anlayışı, ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu sahnesinde ortaya çıkmıştır. Cehov’u Cehov yapan rus tiyatro burasıdır. Önceleri hiç ilgil görmeyen Antony Cehov’un oyunları, bu tiyatroda oynandıktan sonra ün kazanmıştır. Asıl olarak, tiyatro, Maksim Gorki’ye atfedilmiştir.

Aynı bulvar üzerine devam ettiğinizde: Moskova’nın en güzel meydanlarından birine ulaşacaksınız. Moskova’da elektronik çarşısı denilince ilk akla gelen isim: Garbuşka. Nikitsky bulvarı üzerinde. Radyoların hit listelerinden oluşan müzik cd’leri, İngilizce hatta ve hatta Türkçe altyazılı DVD’ler, eski 45’liklerin cd versiyonları, ne ararsanız, bu üç katlı dipsiz kuyuda bulabilirsiniz.

Ancak kaçak cd ve dvd’lerle ilgilenmiyor ve özel koleksiyon yapıyorsanız ya da aradığınız çok özel bir albüm varsa, Moskova’da gidebileceğiniz birkaç adres daha var. Tverskaya üzerindeki “Transylvania” bunlardan biri. Burada dilediğiniz şarkıcının cd setine hatta orijinal konser ve müzik videolarına ulaşabilirsiniz. Evet, biz gezimize devam ediyoruz.

 

NİKİTSKY MEYDANI

Köşesinde: Rotunda çeşmesi var. Mutlaka görün.

Buradan: Nikitskaya Ul. sokağına girin ve buradaki müzeyi görün.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Muzey-Kvatra Gorkava

MUZEY-KVARTRA GORKAVA (GORKİ’NİN EVİ) DOM MUZEİ GORKOGO

Maksim Gorki: 1868 yılında doğdu. 11 yaşından sonra geçimini aç ve evsiz olarak, çok zor koşullar altında çeşitli işlerde çalışarak sağladı.

Okumayı: Volga’daki bir gemi aşçısından öğrendi. Halkın çok zorlu ve yoksul yaşamına yakından tanık oldu. Kazan’da devrimci anlayışta insanlar bularak, kentte ilk devrimci çevreyi kurdu. 1891 yılında tüm Rusya’yı kapsayan bir geziye çıktı. 1892 yılında, ilk hikayesini yayınladı.

1900’de “aylak” yaşama son verdi ve romantik biçimden dönerek ilk gerçekçi romanlarını yazmaya başladı. 1905 Devrimine etkin katılımı nedeniyle, 1906’da tutuklandı, bunun üzerine 1913 yılına kadar, Amerika ve Avrupa’da kaldı. Daha sonra Rus siyasi sürgünlerin yatağı olan Capri’deki evine çekildi. Ana romanını burada yazdı. 1913 yılında, Rusya’ya geri döndü. 1917 Devriminden sonra, Rus edebiyatını yaşatmaya yönelik çalışmalara girişti.

Geçen süreç sonunda:

1932 yılında, Gorki yine İtalya’dan Rusya’ya geri döner. Kendisine “Lenin Nişanı” verilir ve eskiden milyoner Ryabuşinskiy’e ait olan ve günümüzde “Gorki Müzesi” olan, Moskova’daki bu malikaneye yerleşir. Art Nouveau tarzında yapılmış olan bu yapı: çiçekli ön cephesi mizah ve lüks unsurları taşıyan yapısı ile sıra dışıdır. Ücretsiz olarak gezilebiliyor.

Evet, gezimize devam ediyoruz. Nikitsky Bulvarından aşağı doğru iniyoruz. Yol üzerinde göreceğimiz yapılar şunlar: Feodor Studit kilisesi, Modern Sanatlar Müzesi, Gogol Anı evi ve Gogol Anıtı.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Modern Sanatlar Müzesi

MODERN SANATLAR MÜZESİ

Aralık 1999 tarihinde, 18’nci yüzyılın önemli anıtlarından birisi, ünlü Rus mimar Matvei Kazakov tarafından yapılan Gubin Malikhanesinde açılan Modern Sanatlar Müzesi; ilk olarak, Sanat Akademisi Müdürü Zurab Tsereteli özel koleksiyonu üzerine kurulmuştur.

Müzede, birçok ünlü yabancı sanatçının eserleri sergilenmektedir. Özellikle: Armand tarafından yapılan heykeller, ünlü İtalyan mimar Arnaldo Pomodoro’nun “güneş diski” görülmeye değerdir.

Yabancı deneysel formların içinde, özellikle Japon konseptualist Yukinory Yanagi’nin eseri “bağımsız devletler topluluğu karınca çiftliği” ile günümüzün birçok sanat akımına ve teknolojisine özgü eserler yer almaktadır.

Avrupa ve Amerikan sanatının ünlü sanatçıları: Pablo Picasso, Fernand Leger, Salvador Dali, Joan Miro ve Rufino Tamayo’nun eserleri de burada sunuluyor.

Rus Avan-garde sanatının koleksiyonuna,

Özel bir önem verilmiş. Müze, 20’nci yüzyıldaki dünya çapında ünlü birçok sanatçının eserlerini sergilemektedir. Müze: Kazimir Malevich, Alexandre Exter, Natalia Gonchorova, Robert Falk, Ivan Pouni, Vladimir Baranov-Rossine ve David Burlyuk gibi ünlü ressamların 30 eserine ev sahipliği yapmaktadır.

Müzeyi ziyaret edenler:ayrıca, Kandinsky’nin arkadaşı Vladimir İzdebsky’nin 2 kompozisyonu da görüyorlar. İzdebsky: 1917 yılındaki devrinden sonra “Paris anıları” serisi ile tanınmıştır. Bunun dışında, ünlü Gürcü artist Niko Prismoni’nin özgün koleksiyonu da müzede bulunuyor.

Müze: 1950-1970 yılları arasındaki non-konformist sanata adanmış bir sergi de içeriyor. Bu akımın yaratıcılığı Sovyet ideolojisine ters düşmektedir. Bunların içinde: V. Nemukhin, E. Steinberg. V.Komar, A.Melemid, O. Rabin, A.Zverev, D. Krasnopevtsev ve diğer bir çok sanatçı sayılabilir.

Aynı zamanda günümüz sanatçılarından: Boris Orlov, Dmitry Progov, Francisco İnfante, Oleg Kulik, A. Brodski, Aidan Salakhov, Lena Hades, Valery Koshlyakov ve Serguei Shutov’un eserleri de görülebilir. Bu sanatçılar, daha çok “aktuel” sanat olarak adlandırılan bir tarz üzerine çalışmışlardır.

Rusya Moskova Kremlin Çevresi Golgol Anı Evi

GOGOL ANI EVİ-GOGOL HEYKELİ

19’ncu yüzyılın en önemli ve en gizemli yazarı: Nikolay Gogol’un heykeli, heykeltıraş Nikolay Andriyev tarafından yapılmıştır. 1909 yılında, yazarın 100. doğum yılı nedeniyle dikilen bu heykel, yaşamı kadar, yani 42 yıl boyunca burada kalır. Ancak, daha sonradan, Stalin bu heykelin çok filozofik, dramatik ve komünist ideolojilerine göre çok entelektüel kaldığını düşünmesi nedeniyle, bulunduğu yerden kaldırılıp, Donskiy Manastırına taşıtılır.

Onun yerine de, optimistlik, aydınlık, askeri bir geçit törenini yöneten generali andıran, bir başka Gogol heykeli dikilir. Stalin’in ölümünden sonra, eski Gogol heykeli sürgünden döner, ancak yetkililer onu eski yerine koymazlar.

Anıt böylece, Nikitsky Bulvar’da, Gogol’un son dört yılını geçirdiği 7 numaralı binanın önünde, yaşlı ağaçların arasındaki yerini alır. Gizemli ve neredeyse canlı gibi görünen heykelde, Gogol bir koltukta oturuyor ve gözünde bir onaylamama ifadesi, yüzünde anlaşılmaz bir gülümsemeyle ziyaretçilerine tepeden bakıyor.

Nikitsky Bulvarı, kalabalık “Novy Arbat Bulvarı” ile bitiyor. Burada bir yapı var. İlginizi çekebilir. Dom Drujbi isimli Dostluk Evi.

Evet, buradan: Gogolevsky Bulvarını takip ederek, Moskova nehrine doğru inmeye devam ediyorsunuz. Yol üzerinde göreceğiniz yapılar: Savunma Bakanlığı, Boris&Gleb Şapeli ve Apostle Philip Kilisesi.

Turun sonu, ırmak kenarındaki bir katedral ile sonlanıyor. Bu katedrali de daha önce görmüştünüz. (Bulvar Çevre yolu gezi güzergahında)

Evet, bu tur gezimizde, ırmak kenarında bitiyor.

Moskova Bulvar gezisi

Rusya Moskova Kızıl Meydan

Moskova Kremlin

Rusya Moskova Bahçe çevresi

 

Rusya Moskova Bahçe Çevresi

Buradaki gezinin başlangıcı: Arbatskaya metro istasyonu. Metro istasyonunun hemen karşısında: Arbatskaya Pl. (meydanı) var.

Bulvar çevre yolu ile Bahçe çevre yolu arasında: Arbatskaya Meydanından batıya doğru uzanan ve aynı ismi taşımalarına rağmen, tamamen farklı karakterde, iki cadde bulunuyor.

Bunlardan ilki: Ulitsa Arbat .Diğeri ise: hemen yakınındaki: Ulitsa Novy Arbat.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Arbat Caddesi

ARBAT (ULİTSA ARBAT) CADDESİ

Moskova’daki en eski sokaklardan birisidir. 14. ve 15. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. Adı “şehir civarı”, “varoş” anlamına gelen Arapça “Rabad”dan gelir. Abrat kelimesinin daha geniş bir anlamı daha vardır. Moskovalıların çoğu için, bu sokak; Moskova Ruhunu muhafaza eden, bitişikteki ara sokaklar ve avlular anlamına gelir.

Burada göreceğini yapılar: 18. ve 19. yüzyıllardan bu yana, değişmeden günümüze kadar ulaşmışlardır. Değişik dönemlerde Arbat’ta, ünlü Rus yazarlar, ressamlar ve sanatçılar yaşamıştır.

53 No’lu apartmanda bulunan müze, aslında bir zamanlar “Puşkin’in Arbat’taki Dairesi” idi. Burada, yazar: genç karısıyla 3 mutlu ay geçirmiştir.
Geçen yüzyılın 80’li yıllarının ortasında, Abrat: taş kaldırımları, çimenleri ve süs lambalarıyla, sadece yayalara ait bir yol olarak kullanılmıştır.

Günümüzde, buraya geleneksel olarak bohemler takılır.

Arbat sanat galerileri, hediyelik eşya mağazaları, müzisyenler ve sokak sanatçılarının bulunduğu ve matruşka bebekler ile Rus kalpakları satılan tezgahlarla dolu, önemli bir turistik bölgedir.

Artık Abrat; turistler arasında Kızıl Meydan kadar popüler bir yer haline gelmiştir.
Günümüzde: sokak gösterilerinin yapıldığı, zanaatkarların ve ressamların küçük dükkanlarının bulunduğu, yayalara mahsus bir yol haline getirilmiştir.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Novy Arbat Caddesi

NOVY ARBAT CADDESİ

Burası: diğer caddeye göre daha geniş bir yer. Sürücülerin, altı şeritli kabusu bir yoldur. Sıkışık cam, beton yığını gökdelenlerle ve iki katlı bir alışveriş-eğlence merkeziyle kuşatılmıştır. Moskova’nın en büyük süpermarketi, en büyük kitapçısı, en büyük müzik mağazası ve en büyük restoranı (2000 kişi aynı anda yiyip içebilmektedir) bu bulvardadır. Novy Arbat: bahçe çevre yolunun hemen ötesinde, Moskova ırmağının kıvrıldığı bir yerde biter. Bu noktada: Beyaz Saray var.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Beyaz Saray

BEYAZ SARAY (DOM PRAVİTELSTVA)

Boris Yeltsin’in, Ağustos 1991 tarihinde Mihail Gorbaçov’u devirmeye kalkışan komünist grupla; karşı karşıya geldiği yerdir. Parıltılı mermer duvarları var. Bu yapı: Rus hükümetinin yönetim dairelerine, ev sahipliği yapmaktadır. Önünde geniş meydanı var. Meydanın yanı: Moskova ırmağı.

Irmağın karşısında görülen gotik kule: Ukrayna Otelidir. Novoarbatsky köprüsünden karşıya geçerek, otelin bulunduğu yere ulaşabilirsiniz.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Ukrayna Oteli

UKRAYNA OTELİ (GOSTİNİTSA UKRAİNA HOTEL )

Bu otel: Stalin’in “Yedi Kız Kardeşleri” olarak bilinen ve 1940’ların sonu ile 1950’lerin başında yapılan, birbirine benzer yedi yapıdan biridir. Gotik tarzda süslenmiş Kız kardeşlerin, her biri, devasa boyutlardadır ve hepsinin de basamaklı kule külahları vardır.
Bu yedi yapının arasındaki bir diğer yapı; Moskova Devlet Üniversitesidir.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Moskova Devlet Üniversitesi

MOSKOVA DEVLET ÜNİVERSİTESİ (MOSKOVSKJ ÜNİVERSİTET)

Lenin dağları üzerinde, 240 metre yükseklikte kurulmuştur. Üniversite kulesi, yedi yapının içindeki kulelerin en yükseğidir. Üniversite: 100’den fazla ülkeden gelen 32.000 öğrencisiyle, Rusya’nın en büyük Üniversitesidir.

Moskova Devlet Üniversitesinin bahçeleri olarak da bilinen bu parkın bulunduğu Serçe Tepeleri, doğal güzelliğinin yanında, önündeki gözlem platformunda: harika bir panoramik görüntüye sahiptir. Buradan: solda etkileyici küçük “Kutsal Üçleme Kilisesi” ve sağda Kayak Pistiyle çerçevelenmiş mükemmel bir panoramik manzara görülebilir.

Park: Moskovalılar kadar turistlerin de beğeniyle izlediği bir yerdir. Özellikle: gece manzarası muhteşemdir. Parka: günbatımına doğru giderseniz, teleferiğe binmeyi sakın ihmal etmeyin. Günbatımının gece mavisi ve kırmızıyla buluştuğu o dakikalar en güzel teleferikteyken karşınıza çıkacaktır.

Oldukça ağaçlık olan bölgede, sonbaharda mükemmel bir görüntü oluşuyor. Sanki bir ressamın tablosundan fırlamış gibi, sanki her bir yaprak o ressamın fırça darbesiymiş gibi. Bu tabloya dahil olmak için Vorobryovy Gory Metrosundan çıkmanız yeterli.

Ön planda: ırmağın, uzaktaki ucunda belirgin olarak görülen: “Lujniki Parkı” uzanır.

 

LUJNİKİ PARKI

Avrupa’nın en büyük spor komplekslerinden biridir. Moskova’nın en büyük yapısıdır. Geçen asrın, 50’li yıllarının ortasında kurulan bu muazzam spor kompleksi; 1980 Moskova Olimpiyat Oyunları’nın ana merkezidir. Olimpiyat tılsımı olan, 8 metre boyundaki “Mişa” adlı ayı yavrusu, buradan göklere uçurulmuştur.

Sık sık sel basan; bu 182 hektarlık alanı taşkın seviyesinin üstüne çıkarmak için: 300.000 m. küpten fazla toprak taşınmıştır. 180 hektarlık bir arazi üzerine kurulmuş olan “Lujniki”de; 140 spor tesisi vardır. Bu tesisler: 11 Futbol Sahası, 26 Spor Salonu, 3 Artistik patinaj pisti ve daha birçok, üstü açık spor alanı var. Bunların dışında: Merkez Lenin Stadyumu bulunmaktadır. 100.000 kişilik bu stadyumda: Moskova’nın iki önemli takımı: Spartak ve Dinamo’nun uluslar arası futbol maçları oynanır.

Lujnika’nın yukarısında: kentin en eski dini kurumlarından olan: Novodeviçy Manastırı var.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Novodeviçy Manastırı

NOVODEVİÇY MANASTIRI (NOVODEVİCHİJ MONASTRYR)

Manastır: aslında, birleşik bir askeri ve dini mevkidir. Diğer ismi: Bakire kızlar manastırıdır.

Büyük Prens III. Vasili’nin: Somolensk’i Litvanyalılardan alması şerefine: 1524 yılında; yaptırdığı “Smolensk Bakiresi” katedrali çevresinde gelişip büyümüştür. 16. ve 17. yüzyıllarda, Çar ailesinden ve asil soydan gelen kadınlar, burada manastıra kapanmışlardır.

Büyük Petro; 1689 yılında üvey kız kardeşi Sofia’yı siyasi entrikalara karıştırdığı gerekçesiyle, buraya hapsetmiş, hatta yandaşlarının birkaçını da, yalnızca niyetinin anlaşılması için, Sofia’nın hapsedildiği yerin penceresinin önünde astırmıştır.

Manastırın en büyük katedrali olan Smolenski Katedrali,

1524-1525 yılları arasında Kremlindeki Üslenski Katedrali örnek alınarak yapılmıştır. Manastırın bir bölümü olan Novodeviçi Anıt Mezarlığında, ünlü Rus vatandaşları sonsuz yolculuklarına uğurlanmıştır. 1812 yılında Napolyon’un emriyle yıkılması istenmişse de rahibeler bu karara engel olmayı başarmışlar.

1922 yılında, tamamen boşaltılan ve kaderine terk edilen manastır, 1994 yılında restorasyon sonrasında tekrar kapılarını açmıştır. Kompleksin içerisindeki “Smolenski Katedrali” ve ünlülerin mezarlığı, ilgi çekici ve görülmeye değerdir.

Evet, ayrı bir girişi bulunan mezarlıkta: kasvetli anıtlar, pek çok tanınmış Rus mezarını işaret eder. Yazarlar: Anton Çehov ve Nikolay Gogol, besteci Sergey Prokofyev ve politikacılar Andrey Gromiko ile Nikita Kruşçev: burada yatmaktadırlar. 3 Haziran 1963 yılında ölen Nazım Hikmet’in mezarı: Moskova’da Novo-Deviçi Mezarlığında bulunuyor.

Günümüzde: yeni evlenecek kızlar, gelinlikleri ile buraya gelip dua ediyorlar.

Bahçe çevre yolunun, Moskova ırmağı ile kesiştiği yerin yakınlarında: Gorki Parkı var.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Gorki Parkı

GORKİ PARKI

Moskova’nın en meşhur parkıdır. Adını: Maksim Gorki’den alan “Merkez Kültür ve Dinlenme Parkı”. Bu 121 hektarlık dinlenme alanında: Moskova kentinin yorgun sakinleri için: çimenlik alanlar, gül bahçeleri ve ağaçlık patikalar ile sandal gezileri yapılabilen bir havuz, bir döner dolap ve eğlence parkı bulunuyor.

Park: yaz aylarında ağaçlık yollarda yürüyüşe çıkan, ırmak kenarında piknik yapan ve Moskova Sirkinin palyaço ve sihirbazlarının gösterilerini izleyen aileler ve çiftçilerle doluyor.

Kış aylarında ise; açık hava buz pateni pisti, kalın paltolara ve kalpaklara sarınmış, neşeli Moskovalılarla canlanıyor.

Kışın havanın soğuk olmasına aldırış etmeden, bir sanat eseri konumundaki dev gibi buzdan heykellerin sergilendiği, akın akın gelen ziyaretçileriyle meşhur olan bu park, aynı zamanda birçok bar ve kafeyi de içinde bulundurduğu için, Moskova’da güzel dakikalar geçirebileceğiniz yerler arasındadır.

Bahçe çevre yolunun, park girişinin karşısında: Merkez Sanat Evi bulunuyor.

Rusya Moskova Bahçe Çevresi Merkez Sanat Evi

MERKEZ SANAT EVİ

Burası: çağdaş Rus sanatının modern bir vitrinidir. Ayrıca: burada, farklı konularda geçici sergiler de düzenlenmektedir. Binanın arka tarafında; 1917 sonrası Sovyet sanatı sergilerinin görülebileceği “Yeni Tretyakov Sanat Galerisi” bulunuyor.

Galerinin dışındaki bahçeler: komünist liderlerin, Sovyet rejiminin yıkılmasından sonra devrilen, çatlamış ya da boya sıçramış heykellerinin son dinlenme yeri olarak kullanılmıştır.

Moskova Kızıl Meydan

Rusya Moskova Kremlin

Moskova Bulvar gezisi