Rusya Moskova Kızıl Meydan

Rusya Moskova Kızıl Meydan

KIZIL MEYDAN( KRASNAYA PLOŞAD) :

Evet, Kızıl Meydan, Moskova denilince yine akla gelen ilk yerlerden biri. Kremlin’in doğusunda uzanıyor. Moskova’da: kızıl: kırmızı ve güzel anlamına gelir. Bu meydan, geçmişte bir çok olaya tanıklık etmiş, tarihi bir meydandır. Eski devirde: en önemli buyruklar Kızıl Meydan’da verilirdi. Çar ve Patrikler, halka buradan seslenirdi.

Kremlin, 14’ncü yüzyılda inşa edildiğinde, doğu tarafında her zaman kare şeklinde açık bir alan olmuştur. Bu alan Büyük İvan’ın emriyle savaşta atış poligonu olarak kullanılması için bilinçli olarak temiz tutulmuştur.

Daha sonraki dönemlerde, Moskova işgalci Polonyalılara karşı güvende olduktan sonra, savaş alanı olan bölge, hareketli bir ticaret merkezine dönüşmeye başladı. Kısa süre sonra meydanda 700 tüccar tezgah oluşturdu ve 1561 gibi bir tarihte Aziz Basil Katedrali dikildi.

Kremlini yöneten Moskova Prensliği güçlendikçe;

Kremlinin içine ve Kızıl Meydana yeni saraylar, kiliseler ve kuleler eklendi. Çarın eğlenmesi için aslanların, kaplanların ve hatta fillerin saklanabilmesi için Kremlin ile meydan arasında bir hendek kazıldı ve bir kısmı sudan arındırıldı.

Büyük Petro’nun St Petersburg şehrini imparatorluğun başkenti ilan etmesinden sonra Kızıl Meydan, Rus devletinin merkezi olma özelliğini kaybetti. Çarlar hala Kremlinin sarayını ziyaret ederken, Kızıl Meydan ancak 300 yıl sonra komünistlerin iktidar koltuğunu tekrar Moskova’ya taşımasıyla Rus toplumunun seçkin bir parçası haline geldi.

Sovyetler Birliği, Kızıl Meydanın hem iyiye hem de kötüye doğru değiştiğini gördü. SSCB’deki dini sembollerin aynı üzücü kaderi, 16’ncı yüzyıldan kalma muhteşem Kazan Katedralinin ve Kızıl Meydanın girişini koruyan muhteşem Diriliş Kapılarının başına geldi. Ancak Sovyetler sadece yok etmekle kalmadı. Yoldaşlarının onuruna anıtlar diktiler, bunların en ünlüsü elbette Lenin Mozolesidir.

Rusya Moskova Kızıl Meydan

Her yıl: 1 Mayıs ve 7 Kasım tarihlerinde: Sovyetler Birliğinin askeri güçleri, burada büyük törenler yapıyorlar. Polit büronun görevlileri ise: bu muhteşem geçit törenlerini, büyük bir gururla izliyorlar. Başlangıçta pazar yeri olarak kurulmuş olan meydan, zamanla gelişen yapılar ile gösteri alanına dönüşmüş. 1917 yılında işçi kanlarının döküldüğü meydan, 1990’larda trafiğe kapatılmış ve Stalin tarafından yıkılan “Diriliş Kapısı” ve “Küçük Kazan Katedrali” yeniden inşa edilmiştir.

Son zamanlarda Kızıl Meydan, dünyaca ünlü sanatçıların konser verdikleri bir yer olarak da kullanılmaya başlandı. Luciano Pavarotti, Plasido Domingo, Mstislav Postropoviç ve Paul Mc Cartney, burada sahne aldılar.

Meydanın sonunda: Arnavut kaldırım taşlarının üzerinde: Aziz Vasili Katedrali bulunuyor.

Rusya Moskova Kızıl Meydan Aziz Vasili Katedrali

AZİZ VASİLİ (SAİNT-BASİLE) KATEDRALİ

Moskova’nın en ünlü binasıdır.

Parlak renklerin canlı karışımı, bazıları dondurma gibi dönen, bazıları baklama deseniyle dokulu farklı tasarımlı soğan kubbeleriyle kaplı kuleleri ile ziyaretçileri büyüler.

Günde, yaklaşık 2000 turist tarafından ziyaret edilen katedral, birçok yangına, Napolyon’un işgaline ve Stalin yönetiminde; Kurtarıcı İsa Katedrali gibi kiliselerin yıkılmasına rağmen, ayakta kalmayı başarmıştır.

Burası: bütün Rusya’nın en ünlü manzarasına sahip bir mekan. Moskova’nın simgesidir. Asıl adı: Meryem Ana’nın Şefkati Katedralidir.

Rusya Ortodoks bir ülkedir. Kiliselerin haçlarının alt kısmındaki küçük çentikten ve kilisede Katolikler gibi sıralar olmamasından, Ortodoks kilisesi olduğunu anlayabilirsiniz.

Ortodokslarda da, genelde İslamda olduğu gibi kadınlar başlarını örterek kiliseye girerler.

Ve secdeye gelmelerinden, resimleri ve objeleri öpmelerinden, diğer Hıristiyanlara oranla daha dindar olmaları hemen dikkati çeker.

Mimari özellikleri

1552 yılında: Tatarlar’a karşı zafer kazanınca, bu zaferin anısına; Rus Çarı Korkunç İvan tarafından yaptırmıştır.

Mimarları: Barma ve Postnikov’dur. Yapı: 1561 yılında tamamlanmıştır.

 

Soğan kubbeler

Evet, bu yapı: çok renkli soğan kuleleriyle öne çıkıyor.

En büyüleyici tarafı: uzunluklarının birbirinden farklı olması ile değişik bir görünüş sergileyen, 8 kubbesidir. Birbirinden bağımsız duran bu kubbeler: Kazan seferinin en önemli olaylarını sembolize eder. En yüksek kubbesinin tepesinin altın kaplamalı olması ve özellikle katedralin gece ışıklandırıldığında, birbirinden renkli çinileri ile göz doldurmasıyla ayrı bir güzellik katar.

Bir efsaneye göre:

Çar Korkunç İvan: bu kiliseyi yapan mimarların gözlerini oydurmuş, çünkü başka bir yerde aynı güzellikte bir kilise yaptırmasını istemiyormuş.

 

Dış cephe ve içi:

Katedralin zarif görünüşü: 12’nci yüzyılın ikinci yarısında biraz değiştirildikten, yani bazı yerleri yeniden inşa edilip resimlerle süslendikten sonra, günümüze ulaşan son şeklini almıştır.

Ancak: bir gerçek daha var, mekanın dış cephesi her ne kadar muhteşem görünse de, içi o kadar güzel değildir.

Yani: iç mekanı gördüğünüzde, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

İçinde dokuz farklı şapelden oluşan bir labirent vardır. Bunların birinin tepesinde çan kulesi bulunuyor.

1588 yılında: Hz. İsa uğruna aklını yitiren, Aziz Vasili’nin kalıntılarına (naşına) ev sahipliği yapan bir şapel daha eklenmiştir.

Daha sonraki dönemde: Katedralin tümü, bu şapelin adı ile anılmaya başlanmış. Katedral: Rusya Hükümeti tarafından halen kullanılmaktadır

Küçük şapellerin her biri Ortodoks ikonolojisi, yaldızlı detaylar ve renkli duvar resimleriyle zarif bir şekilde dekore edilmiştir.

Aziz Vasili Katedralinin önünde: bir bronz heykel var. Minin ve Pojarski’nin heykelidir.

Rusya Moskova Kızıl Meydan Minin ve Pojarsk Heykeli

MİNİN VE POJARSKİ HEYKELİ

Bu ilk heykel kompozisyonu: 1818 yılında dikilmiştir. Bunlar: tüccar Minin ve Prens Dimitry Pozharski.

4 Kasım 1612 tarihinde, Polonya işgaline karşı, Rusya’da ilk direnişin başladığı gün olarak kabul edilir. Bu iki şahıs: karışıklık döneminin cesur önderleridir. Bunlar: 1612 yılında, Rusya’nın sorunlu ve zor zamanlarında, Rusya bağımsızlığını ve özgürlüğünü kaybetmek üzereyken, isyancılara karşı mücadelede liderlik yapmışlar.

Böylece, Moskova’yı Polonya işgalinden kurtarmışlar. 1812 yılında yapılan savaşta kazanılan zaferin hemen ardından, ulusal bir kampanya başlatılarak toplanan paralarla, bu heykel dikilmiş. Heykeltıraş İvan Martos. Martos: savaşa şahit olmuş, cepheye gönderdiği iki oğlundan birisini şehit vermiş bir sanatçı.

Evet: Minin ve Pozharski’nin bu anıt heykeli, ilk önceleri Kızıl Meydanın ortasında yer alırken, 1930’larda Stalin hükümeti, heykelin askeri geçit törenlerinin ortasında kaldığını ve engel teşkil ettiğini düşünerek, bugünkü yerine, yani St. Basil Katedralinin bahçesine taşıtmış.

4 Kasım tarihi, Rusya halkının bağımsızlığı adına, önemli bir tarih olarak kabul edilerek, günümüzde bayram olarak kutlanmaktadır. Resmi kutlamalarda; buraya çelenk bırakılıyor.

Evet: heykellerin biraz ilerisindeki: yükseltilmiş yuvarlak platform: Lobnoya Mesto.

Rusya Moskova Kızıl Meydan Lobnoya Manestro

LOBNOYA MAESTO

Buradan: imparatorluk hükümleri duyuruluyormuş.

Burada: Mesih Kapısından girip-çıkan ve Kremlin Sarayına, hükümet görevlilerini taşıyan, siyah limuzin otomobilleri görebilirsiniz.

Rusya Moskova Kızıl Meydan Mesih Kapısı

MESİH KAPISI

Kapının üzerinde yükselen: 67 metrelik, zarif bir kule var. Buna: Mesih Kulesi deniliyor. Bu kulede: çeyrek saatleri haber veren: bir de çan kulesi bulunuyor.

Evet: devam ettiğinizde, karşınıza: Lenin’in Mozolesi geliyor.

Rusya Moskova Kızıl Meydan Lenin Mozolesi

LENİN’İN MOZOLESİ

Saat: 10.00-13.00 arasında ziyarete açıktır. Yanınızda: çanta ve cep telefonu ile girmek yasak. Bunlar: 40-80 ruble karşılığında karşıdaki binanın emanet bölümüne bırakılıyor. Tabii, her zaman olduğu gibi, girişte uzun bir kuyruk oluşuyor. Girerken sıkı bir aramadan geçiriliyorsunuz ve içeride tam bir sessizlik şarttır.

Kremlin duvarlarının gölgesinde inşa edilen Lenin’in mozolesi, çevredeki mimariyle kıyaslandığında çok küçüktür.

Anıt mezar; 1924 yılında ilk yapıldığında: ahşaptan yapılmıştır.

Şu andaki mozole ise: 1930 yılında, mimar Aleksandr Sçusevin projesine göre yapılmıştır.

Kızıl ve siyah renkli, Ural granitlerinden yapılmıştır.

Alçak bir piramit şeklindedir.

Yani: bir tür, basamaklı bina. Burada: 1924 yılında, ölümünden 56 gün sonra mumyalanan Sovyetler Birliğinin kurucusunun mumyalanmış vücudu var.

Camdan bir fanus içinde: kristal bir tabut içinde bulunuyor.

Lenin’in Mozolesi açık olduğu zaman: Kızıl Meydan’ın büyük kısmı, halkın ziyaretine kapatılıyor.

Evet: mozole içinde: cenaze salonuna indikten sonra, mozole tarafına geçiliyor.

Mozolenin çevresinde, bir tur (sadece 2 dakika) attıktan sonra hemen çıkılıyor, duraksama yapmak bile yasaktır.

Mozolenin üstünde: 70 yıldır Rus Devlet Başkanlarının resmi geçit ve merasim törenlerinde çıktıkları kürsü bulunuyor.

Eğer isterseniz: Kremlin Duvarı boyunca yürüyerek: yine bir siyasetçi Stalin, kozmonot Yuri Gagarin ve Amerikalı yazar John Reed gibi insanların mezarlarını görebilirsiniz.

Amerikalı yazar John Reed: “Dünyayı Sarsan On Gün” isimli kitabın yazarıdır.

Evet, Kızıl Meydan’da gezmeye devam ediyoruz. Kızıl Meydan’ın hemen karşısında: Müzeye bakan, gösterişli dış cephe, ünlü Devlet Satış Mağazalarına aittir.

Bu çarşı: Rusça adının kısaltması olan “GUM” olarak da biliniyor.

Rusya Moskova Kızıl Meydan Gum Mağazası

GUM MAĞAZASI

Kızıl Meydanda: doğu yönünde, bir alışveriş mabedi. 1890’lı yılların sonunda inşa edilmiş. Şehir merkezinde: mevcut alışveriş merkezlerinin en büyüğü olarak dikkati çekiyor. Buraya mutlaka zaman ayırın.

Alışveriş düşünmeseniz bile, bu tarihi binayı mutlaka gezmelisiniz. Ayrıca alışveriş düşünenler için de, burada şık mağazalar var. Bu şık mağazalarda, dünyaca ünlü ve tanınmış markaların ürünlerini bulma imkanı mevcut ancak fiyatları aşırı yüksek .Biraz önce söz ettiğim gibi: alışveriş düşünmeseniz bile, burayı mutlaka ziyaret edin.

Gum’un arkasındaki bölüme geçin. Burası: Kitai Gorod olarak biliniyor.

 

KİTİA-GOROD

Dar caddeler ve eski yapılardan oluşan bir bölge. Hoş ve sakin bir yerleşim alanı, dolaşmak için çok uygun.

Burada: güzel ve sakin sokaklarda, çok sayıda kafe ve restoranlar var. Moskova’nın en ilginç kulüpleri de burada bulunuyor. Yani: eğlence mekanlarına ev sahipliği yapıyor. Özellikle: cadde boyunca yürüdüğünüzde; içinde havuzlar olan güzel bir parka ulaşırsınız. (Chistye havuzları alanı) Burada: çok sayıda genç görebilirsiniz.

Burası: bir zamanlar kentin ticaret bölgesi olarak biliniyor. Burası: aynı zamanda “Çin Mahallesi” olarak da biliniyor, ama çevrede çok fazla Çinli göremezsiniz. Bu isim: muhtemelen “siper kazığı” anlamına gelen, eski bir Rus sözcüğü olan “kiti”den türemiş olabilir. Duvarları: 1536-1539 yılları arasında: İtalyan mimar Russified tarafından inşa edilmiş.

13 kule ve 6 kapısı varmış. Kulelerin sonuncusu: 1930’larda yıkılmış. Moskova’da günümüzdeyanlızca: Kremlin duvarları ve Kitai Gorod duvarları kalmış. Duvarlardan biri ise: günümüzde Hotel Metropol ve Moskova Metrosunun Okhotny Ryad istasyonu arasında duruyor.

Evet, günümüzde: Kitay Gorod; bir ticaret alanı olarak, Moskova’nın en prestijli iş alanı olarak gelişiyor. Üç ana cadde, bankalar, mağazalar ve depolar sıralanmış. Moskova’nın iki güzel kilisesi, bu bölgeyi süslüyor. Özellikle: 1653 yılında yapılan, St.Nicholas Nikitniki kilisesi görüntüsü ile mutlaka dikkatinizi çekecektir. Şahane İngiliz Malikanesi de, aynı dönemlerden günümüze kalmıştır. Yakınındaki “Romanov Apartmanları” da, şimdi müzedir.

Tüm bunların yanında: Moskova’da Çin yapımı ürünleri topluca bulabileceğiniz iki katlı büyük bir pazar var burada. Burada: Çin porseleninden yapılmış ilginç kupalar ve kupalar oldukça ilgi çekici.

Ayrıca: Çin’den gelen giysi, inci, mercan, porselen, çanta ve aksesuarlar, çaylar bulabilirsiniz. Ayrıca: Moskova’nın kültür incisi olarak kaliteli ama ucuz incileri de burada bulabilirsiniz. Giysi ve aksesuarlar çok ilginizi çekmese de, inci ve değerli taşlar için gidilmeye ve alışveriş yapılmaya değer bir yer.

Evet: Kızıl Meydanın kuzey ucu. Burada: Moskova Tarih Müzesi var.

Rusya Moskova Kızıl Meydan Devlet Tarih Müzesi

DEVLET TARİH MÜZESİ (GASUDARSTVENNİY İSTORİÇESKİY MUZEY)

Kızıl Meydan ile Menege Meydanı arasındadır. 17’nci yüzyıldan kalma, kiremitten yapılmış bu devasa yapı; onarılmış ve 2000 yılında tekrar ziyarete açılmıştır. Şehirdeki en eski müzelerden biridir.

Koleksiyonun temeli: 1896 yılında Nijny Novograd’da yer alan tüm Rus sanatsal ve endüstriyel sergisindeki, Moskova pavilyonundaki eserler üzerine kurulmuş. Müze ismini ve yerini, yüzyıllık tarih içinde, birçok kez değiştirir. 1987 yılında ise: Müzenin ismi Moskova Tarih Müzesi olarak değiştirilir.

Müze: D’yakova Kültürü ile ilgili,

Özgün bir koleksiyon ile beraber, Moskova bölgesindeki arkeolojik kazılar, tarihi merkezler ve gömü yerleri ile ilgili büyük bir koleksiyona sahiptir. Müzede, oldukça zengin bir plan ve harita koleksiyonu vardır. Moskova’nın gelişimini ve tarihinin tüm detaylarını, bunlarda görmek mümkün.

Bu koleksiyondaki sanat materyalleri de Moskova’nın tarihine sanatsal bir form sunmakta ve günlük yaşamın çeşitli detayları ile yansımaktadır. Bu resim ve grafik çalışmalarında, iki tür çalışma görülür. Şehir, çevre düzenlemeleri ve portreler.

Müzedeki binlerce negatif ve fotoğraf ile, Moskova’nın 19’ncu yüzyıl sonlarındaki Moskovalıların yaşantısı ve günlük hayat bir belgesel titizliğinde sunuluyor. Müzedeki doküman koleksiyonu oldukça geniş. 16’ncı yüzyıldan bugüne nadir bulunan kitaplar, politik, tarihi, kültür ve şehrin ekonomisi dışında şehrin ilgili dönemlerindeki ünlü kişilerini, önemli olayları ve şehrin göze çarpan önemli kişilikleri belirtilmektedir.

Burada, ayrıca dini kitaplar koleksiyonu, Moskova’nın çevresini tanıtan rehber kitaplar ve resimli basımlar, en değerli eserlerdir. Birçok ödül, madalya ve on binlerce obje, koleksiyonun bir başka parçasıdır. Koleksiyonda: ayrıca porselen, cam ve seramik eserler vardır ve bunların çoğu Rusya’daki Yamburg, Petersburg, Nikolo-Bakzmetievsky cam fabrikası, Maltsevs fabrikası, F. Gardener, A.Popov, Kornilovs, İmparatorluk Porselen Fabrikası, M. Kuznetsov, Gzhel Fabrikalarının; 18 ve 20’nci yüzyıllar arasındaki eserlerini içermektedir.

20’nci yüzyılda: müze, özgün bir objeler koleksiyonu oluşturarak, şehir kostümleri, aksesuarları, mobilyaları, saatleri Rus ve Avrupa ustalarının baş eserlerini de burada görebilirsiniz.

Sonuç olarak: bu müzede: Mamutlardan, 20’nci yüzyıla kadar dönemlere ait 5 milyon obje sergileniyor. Bunlar arasında: madeni paralar, kostümler, eski araçlar, silahlar ve çeşitli süs eşyalarından oluşan sergiler var. Bunları gezebilirsiniz. Eski Sovyetler Birliğinde yaşamış halkların geçirdikleri evrime tanık olabilirsiniz.

Moskova Bulvar gezisi

Moskova Kremlin

Rusya Moskova Alışveriş

Rusya Moskova Gezilecek yerler

Rusya Moskova Gezilecek yerler

Evet, Moskova, elbette çok büyük bir şehirdir.

Bu şehirde: kalma gününüze göre, sizi yönlendirdiğim yerler dışında, birçok görülmeye değer yerler de var.

Zamanınız ölçüsünde, bunları da değerlendirmeniz açısından, kısa bilgiler vermek istiyorum.

Rusya Moskova yakın çevresi Moskova nehrinde tekne gezisi

MOSKOVA NEHRİNDE BOTLA GEZİNTİ

Moskova’yı nehir üzerinden, botla yapabileceğiniz gezi sayesinde seyretme fırsatı bulabilirsiniz.

Rusya Moskova yakın çevresi Ostankino Televizyon kulesi

OSTANKİNO TELEVİZYON KULESİ

Yüksekliği: 539 metredir. Kanada-Toronto’daki Televizyon Kulesinin yüksekliği: 555 metredir. Yükseklik olarak, dünya ikincisidir. Dünyanın en yüksek televizyon kulesi ise: Tokyo’da.

1967 yılında yapılmıştır. Proje mühendisi: Nikolay Nikitin’tir. Teknik hizmetler veren kule’de, ayrıca bir teftiş alanı ve kulenin ekseni etrafında yavaş yavaş dönen bir halka görünümündeki “Yedinci Gök” adlı restoran var.

Böylece, restorana gelen müşteriler yemeklerini yerken, bir taraftan da Moskova’nın kuzeyini seyredebiliyorlar. 2000 yılında kuledeki restoranda yangın çıkmış. Tamir ve rekonstrüksiyon çalışmalarının ardından, kulenin, 562 metreye varacağı ve böylece dünyanın en yüksek kulesi olacağı tahmin edilmektedir.

Rusya Moskova yakın çevresi Triumph Palace

TRİUMPH PALACE BİNASI

Dünyadaki en yüksek gökdelenler sıralamasında: 59’ncu sırada bulunuyor. 2004 yılında yapılmış. 264 metre uzunluğunda ve 61 katı bulunuyor. Ancak: Moskova’daki 432 metre uzunluğundaki “Federasyon Kulesi” binasının inşaatı bitirilince, bu, dünya sıralamasında 5’nci sıraya gelecek. Dünyadaki en yüksek gökdelen ise: Tayvan’da bulunan Taipei 101 binası.

Rusya Moskova yakın çevresi Poliytechnical Müzesi

POLYTECHNİCAL MÜZESİ

İlk Sovyet bilgisayarını içeren tarihsel yenilik ve teknolojik başarıları geniş ölçüde sunan, Rusya’nın en geniş teknik müzesidir. Koleksiyonu 1.600.000 dan fazla parça içerir.

Rusya Moskova yakın çevresi Arhangelsky Sarayı

ARHANGELSKY SARAYI VE BAHÇESİ

Saray, yalnızca 18 ve 19’ncu yüzyıla ait yapıları ile değil, görkemli bahçesi ile de ziyaretçilerin sıkça tercih ettikleri bir yer olmaktadır. Bahçe içerisinde: en eski yapı, 1667 yılında inşa edilmiş olan “Başmelek (Archangel) Mikail” kilisesidir.

Malikanenin adı da bu kiliseden gelmektedir. Bu sarayı: 1780’lerde mimar Charles de Guerne tarafından Prens Nikolay Golitsin için yaptırmıştır.

Golitsin’in ölümünden sonra saray Prens Nikolay Yusupov’a satılmış ve Yusupov, komplekse neo-klasik binalar ekletmiştir.
Sarayda görülmeye değer bir sana koleksiyonu olduğu gibi, mobilyalar, giysiler ve eşyalar da halen sergilenmektedir.

Formel bahçeler 18’nci yüzyılda düzenlenmiş olup, 18’nci yüzyıl klasik heykelleriyle süslenmiştir. Aynı zamanda: Yusupov’un konser, parti ve keyfe düşkünlüğü nedeniyle, 1819 yılında inşa edilmiş küçük kapris sarayı da görülmeye değerdir.

NESKUCHNİY BAHÇESİ

Moskova’nın en eski parkıdır. Aynı zamanda Avrupa’nın en büyük açık hava tiyatrolarından biri olan 15.000 insanı bir arada toplayan Green Theatre’ı içeren, 18.yüzyılın 3 inşasının birleşimi sonucu olarak yaratılmış, önceki imparatorun konutunu sınırları içine alır.

Rusya Moskova yakın çevresi Sokolniki Parkı

SOKOLNİKİ PARKI

Adını, geçmişteki büyük şahin avlarından alır. Londra’nın Hyde Parkından, 4 kat daha büyüktür. 600 hektarlık alanı ile, Moskova’nın en eski parklarından biridir. Ortasında, koca çeşmeden kayın, akağaç ve karaağaçların olduğu dar sokaklar ayrılır. Dahası, Deer gölcüklerinden sonra yeşil patikalarla bezenmiş bir labirent vardır.

LİLAC PARKI

1958 yılında kurulmuştur. Büyük gül bahçesiyle bilinir. Moskova da her zaman turistlerin ilgisini çeken, popüler bir mesire yeri olmuştur.

Rusya Moskova yakın çevresi Moskova Hayvanat Bahçesi

MOSKOVA HAYVANAT BAHÇESİ

6500 den fazla nesli tükenme tehlikesi bulunan hayvana ve ilaveten binlerce türe ev sahipliği yapar. Her yıl, bu hayvanat bahçesi; 1.2 milyon ziyaretçiyi ağırlar.

YAKIN ÇEVREDEKİ ŞEHİRLER

Rusya Moskova yakın çevresi Sergey Posat

SERGEY POSAD

Moskova’ya, yaklaşık 75 km. uzaklıkta “Altın Halka” olarak adlandırılan ve Moskova ile çevresini tanımlayan, bölgenin en güzel şehirlerinden biridir. Sergey Posad: bu halkada yer alan şehirler arasında 12-17’nci yüzyıl Rus mimarisinin sergilendiği, günümüzdeki en güzel açık hava müzesidir.

Buradaki yapıların birçoğunda, ünlü Rus sanatçı Andey Rublov’un çalışmalarını görmek mümkündür. Ayrıca: 1340 yılında, orman içerisindeki küçük bir ahşap kilise inşa eden ve böylelikle şehrin en büyük manastırının temellerini atmış olan Rahip Sergius’un mezarı, Ortodokslar açısından kutsal kabul edilmektedir.

Moskova Kızıl Meydan

Rusya Moskova Kremlin

Moskova Kremlin Çevresi

Rusya Moskova Bulvar gezisi

Rusya Moskova Bulvar gezisi

Moskova Tarih Müzesinin ilerisinde: bir meydan var; Manezhnaya Meydanı. Kızıl Meydan ve GUM’un sol yanında kalıyor.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Manezhnaya Meydanı

MANEZHNAYA MEYDANI

Moskova’nın kalbindedir.

Meydanda: doğuda Hotel Moskva, güneyde Devlet Tarih Müzesi ve Alexander bahçesi, batıda Moskova Maneji ve kuzeyde Moskova Devlet Üniversitesi vardır.

Meydanın kökeni: Çar Korkunç İvan tarafından, çamurlu Neglinnaya nehri kıyısında bulunan Ortaçağ Moiseyevski Manastırının yıkılması sonucu 1798 yılında kurulan “Moiseyevskaya Meydanına” dayanır. Sık sık taşan nehir, menfezlerle çevrilmiş olsa da bölgede meyhaneler her zaman tıka basa doludur. Bu durum, bölgeye kötü bir şöhret ve ilginç bir isim “Moskovanın göbeği) kazandırmıştır.

1932 yılında Komünist toplantılar ve gösterilere yer açmak için, buradaki bazı binalar yıkıldı. Bunun üzerine Moiseyevskaya Meydanı, bugünkü durumuna geldi.

1990 yılında meydan trafiğe kapatıldı ve büyük ölçüde yenilendi. Bu yenilemenin en büyük katkısı: dört katlı bir yeraltı alışveriş merkezi ve otoparktır. Alışveriş merkezinin üzerinde cam kubbe bulunur. Bu kubbe, kuzey yarımkürenin dünya saatini oluşturur. Kubbenin tepesinde Moskova’nın sembolü olan Aziz George ve Ejderhanın atlı heykeli bulunur.

Yine bu yenileme faaliyetleri sonucunda: Neglinnaya nehrinin eski nehir yatağı, özellikle sıcak yaz günlerinde gerek Moskovalılar ve gerekse turistlerin serinleme yerleri olmuştur. Günümüzde yer altından borularda akan nehir: çeşmeler ve Rus masal karakterlerinin heykelleriyle dolu bir dere tarafından taklit edilmiştir.

Meydanın çevresinde: Klasik Merkez Sergi Salonu, Ulusal (Metropol) Otel ve Moskova Oteli var.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Devlet Tarih Müzesi

DEVLET TARİH MÜZESİ-STATE HİSTORİCAL MUSEUM

Müze günümüzde: eskiden Çar Büyük Petro’nun emriyle yapılan “Ana Ecza Deposu” nun yerindedir. Müzenin yıldı 1.5 milyon kişi tarafından ziyaret edildiği söyleniyor.

Burası Rus tarihi müzesidir. Müze 1872 yılında kurulmuştur. Mevcut müze yapısı, 1875-1881 yılları arasında inşa edilmiştir. Müzede 40 sergi salonu bulunur. İç mekanlar: Rus uyanışı tarzında karmaşık bir şekilde dekore edilmiştir. Sovyet döneminde, müzede bulunan duvar resimleri şatafatlı kabul edildi ve üzerleri sıvandı.

Müzenin koleksiyonundaki toprak nesne sayısı milyonlarla ifade edilmektedir. Bu koleksiyonda: Rusya topraklarında yaşayan tarih öncesi kabilelerden, Romanov hanedanı üyelerinin sahip olduğu paha biçilmez sanat eserlerine kadar geniş bir yelpazededir.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Moskova Maneji

MOSKOVA MANEJİ-MOSCOW MANEGE

Yapı ilk olarak: kapalı bir binicilik akademisi, atların geçit törenlerine ev sahipliği yapmak için yapılmıştır. Ayrıca: subaylar burayı bir eğitim okulu olarak kullanıyorlardı. Manejin uzunluğu 180 metredir. Genişlik 44 metre ve yükseklik 15 metredir. Tüm bir 2 binden fazla askeri olan birliği ve davetli izleyicileri barındıracak kadar büyüktür.

2004 yılında yapıda büyük bir yangın çıktı. Ahşap kirişler çöktü sadece duvarlar yerinde kaldı. Yapı: 2005 yılında restore edildi.

2012 yılından beri burada “Moskova Tasarım Müzesi” bulunmaktadır. Çatının iç desteği yoktur. 45 metre boyutundadır. İnşa tarihleri ise, 1817-1825 yılları arasındadır. Cephe beyaz ve krem sarıya boyanmıştır. Kemerli pencere bölümlerini, Roma Dor sütunları süsler.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Moskova Devlet Üniversitesi

MOSKOVA DEVLET ÜNİVERSİTESİ-MOSCOW STATE UNİVERSİTY

1755 tarihinde Rus İmparatoriçesi Elizabeth döneminde üniversitenin kurulmasına karar verildi. Üniversite, Kızıl Meydan da bulunan Ana Ecza Deposunu, 1755-1787 yılları arasında kullandı. Daha sonrasında ise, 1782-1793 yılları arasında üniversite için yeni bina inşa edildi.

Üniversitede 15 araştırma enstitüsü, 43 fakülte, 300 den fazla bölüm bulunmaktadır. Üniversite mezunları arasında: Sovyetler Birliğinin ve daha sonraki hükümet liderleri bulunmaktadır. 2019 yılı itibarı ile, 13 Nobel ödülü almış kişi, bu üniversiteye bağlıymış.

Yürümeye devam ediyorsunuz, bir blok ötede, bir meydan daha var: Tiyatro Meydanı.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Moskova Tiyatro Meydanı

TİYATRO MEYDANI (TEATRALNAYA PLOSHCHAD)

Meydan ilk olarak, 1812 Moskova yangınından sonra Neglinnaya nehrinin yer altı kanallarına alınmasından sonra ortaya çıktı. Günümüzde de nehir meydandaki parkın altından akmaktadır. O meydan 1820’lerde simetrik Neoklasik tarzda tasarlandı ve Neoklasik binalar, meydanın çevresini sardı.

Bu meydan: 1919-1991 yılları arasında Sverdion meydanı olarak bilinir. Meydan adını, üzerinde bulunan 3 tiyatrodan almıştır. Bunlar: Bolşoy Tiyatrosu, Maly Tiyatrosu ve Rus Akademik Gençlik Tiyatrosudur. Ayrıca: Gotik uyanış tarzı “Tsum” lüks büyük mağaza binası bulunmaktadır.

Bu meydana: Bolşoy Tiyatrosunun dış cephesi hakimdir.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Moskova Bolşoy Tiyatrosu

BOLŞOY TİYATROSU (BOLSHOİ THEATRE)

İtalya-Milan’daki “La Skala” ve Paris’teki “Grand Opera” gibi, dünyanın en meşhur tiyatrolarından biridir. Burada: bale ve opera gösterileri yapılır. Ruslar, bu ikonik yapılarını 100 Rublelik banknotlarının üzerine de taşımışlardır. Bolşoy tiyatrosuna girdiğinizde, kendinizi neredeyse 250 yıllık bir tarihe ve gerçekten eşsiz bir atmosfere kaptırırsınız. Opera yıldızları için seçkin bir sahne ve ünlü Bolşoy Balesinin ana üssü olan bina, her zaman özel bir hayranlık uyandırmıştır.

Bolşoy Tiyatrosu kurucusu II Catherine

Bolşoy Balesi ve Bolşoy Operası: dünyanın en eski ve en iyi bilinen bale ve opera toplulukları arasındadır. 200’den fazla dansçı ile dünyanın en büyük bale topluluğudur. Topluluk 1776 yılında II Catherine’in Eyalet Savcısı Prens Pyotrr Urusov’a tiyatro gösterileri, balolar ve diğer eğlenceleri organize etme izni vermesiyle kuruldu. Bu tarih yani 28 Mart 1776 yılı Bolşov Tiyatrosunun kuruluş günü olarak kabul edilir.

Projesini, mimar Joseph Bove’nin çizdiği bina, daha önce yanan, 1824 tarihli orijinal tiyatronun yerini alması amacıyla, 1850’lerde yapılmıştır.

Başlangıçta sadece Rus eserleri sergileniyordu, ancak 1840 civarında yabancı besteciler de repertuara alındı.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Bolşoy Tiyatrosu

Dış cephesi: düğün pastası şeklinde, pembe-beyaz renklidir.

Ses sanatçıları Fyodor Şalyapin, Sergey Lemeşev, Galina Vişnevskaya, İrina Arhipova; bale sanatçıları Galina Ulanova, Maya Plisestskaya, Mihail Barışnikov, Vladimir Vasilyev ve Maris Liepa, bu tiyatroda sahne almıştır. Bolşoy Tiyatrosunun yurt dışı turneleri, daima kapalı gişe oynar.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Bolşoy Tiyatrosu Alınlıktaki Apollo heykeli
Alınlıktaki Heykel

Alınlıktaki heykel (Apollon; güneş arabasında heykeli): heykeltıraş Pyotr Klodt tarafından yapılmıştır. Kaymaktaşı bir arabada, tek ayak üstünde, hareketsizce üç kaymaktaşı atı sürüyor ve onu Rusya’nın eski tapınaklarından kıskançlıkla ayıran Kremlin duvarına öfkeyle bakıyor. Evet, Apollo’nun şaha kalkmış dört at tarafından sürülen arabasının, bronz heykeliyle taçlandırılmış, klasik sütunlu portikodan yürüdüğünüzde; bir oditoryuma ulaşacaksınız.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Bolşoy Tiyatrosu Alınlıktaki Apollo Heykeli

Burası: kırmızı ve altın renkli boyalarıyla, son derece gösterişlidir.

Pyotr İlyiç Çaykovski’nin “Kuğu Gölü” balesinin galası, 20 Şubat 1877 tarihinde burada yapılmış ve her yıl yine oynanıyormuş. Çaykovski, Bolşoy tiyatrosunda sadece balenin değil aynı zamanda operanın da yazarı olarak sahneye çıktı.

Moskova Bolşoy Tiyatrosu

2002 yılında, eski tiyatronun hemen yanında, yeni ve modern bir Bolşoy tiyatro sahnesi açılmış ve buradaki gösteriler kesintisiz devam ediyor. Çünkü: orijinal tiyatro her zaman kullanılmıyor.

Günümüzde, binada seyircilerin geçici için galeriler, katlara çıkan merdivenler, dinlenme için köşe ve yan salonlar ve geniş giyinme odaları vardır. Devasa Oditoryum, 2000 den fazla kişiyi ağırlayacak kadar büyüktür. Orkestra çukuru derinleştirilmiştir. Maskeli balolar sırasında parterin zemini, sahne önü seviyesine kadar yükseltildi, orkestra çukuru özel kalkanlarla kapatıldı ve harika bir dans pisti elde edildi.

Moskova Bolşoy Tiyatrosu Müzesi
Müze:

19’ncu yüzyılın ilk yarısı gibi erken bir tarihte, İmparatorluk Tiyatrolarının Moskova ofisinde performanslara, sanatçılara, müzisyenlere, tasarımcılara, repertuar oyun ilanlarına ve programlara ilişkin arşiv belgelerinin toplanması süreci başlatıldı.

1918 yılında, Devlet Akademik Tiyatro Müdürlüğü ve Yönetimin girişimiyle, özel bir tiyatro müzesi oluşturuldu. Ocak 1923 tarihinde, Bolşov Tiyatrosunun kıyafet çemberinin salonlarında ilk sergi açıldı.

 

Rusya Moskova Bulvar gezisi Moskova Maly Theatre

MALY THEATRE (MOSCOW)

Bu küçük tiyatro, yakınlardaki Bolşoy ve Büyük Opera tiyatrosunun aksine, Rusya’da oyun yapımıyla ilişkili bir tiyatrodur. 1806 yılında kurulan tiyatro, 1824 yılından bu yana günümüzdeki binasında bulunmaktadır.

19’ncu yüzyılda, yüzyılın en dramatik tiyatrosu olarak kabul edildi. Günümüzde burada 100 civarında drama oyuncusu ve toplam 700 personel bulunmaktadır. Rusya Senfoni Orkestrası ve profesyonel bir koro da vardır.

Tiyatro Meydanında: Metropol Otelin dış cephesinin karşısında, meydanın merkezindeki bahçede bir heykel var.
Rusya Moskova Bulvar gezisi Moskova Karl Marx Heykeli

KARL MARX HEYKELİ

Tiyatro meydanında Bolşoy tiyatrosunun hemen yakınındadır.

202 yıl önce, Trier’de, o zaman Prusya’da ve şimdiki Almanya’da doğan Karl Marx, kasabanın baş hahamı olarak görev yapan Mordechai Halevi’nin oğlu ve Halam Shmuel’in baba tarafından torunuydu. Evet Karl Marx “Modern Musa” olarak tasvir ediliyor ve Das Kapital adlı kitabını sosyal adaletin kutsal kitabı olarak temsil ediyor.

Gelelim anıta:

Anıt, 1961 yılında Sovyet Heykeltıraş Lev Kerbel tarafından yapılmıştır.

Anıt 160 ton ağırlığındadır ve Kudashavsky maden ocağından çıkarılan, yekpare yani tek parça bir gri granit bloktan yapılmıştır.

Anıtta Karl Marx; sanki bir konuşmayla emekçi halka sesleniyormuşçasına kürsüde duran bir konuşmacı olarak tasvir edilmiştir.

Anıtın ön yüzünde “SSCB’nin Tüm Ülkelerin Proleterleri Birleşin” sloganı yazılıdır. Anıtın her iki yanında, iki granit sütun var. Bunlardan birinde Engels’in Marx’ın cenaze töreninde söylediği sözler yer alır “Onun adı ve eylemi yüzyıllarca yaşayacak” ve diğer yanda ise Lenin’in bir sözü “Marx’ın öğretisi her şeye kadirdir çünkü doğrudur.”

Anıt, 2016 yılında Rus Kültürel Miras Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Yine: Tiyatro Meydanın güneyinde:Devrim Meydanı var.
Rusya Moskova Bulvar gezisi Devrim Meydanı

DEVRİM MEYDANI

Moskova’nın merkezinde Tversko’da bulunan bir meydandır. Moskova şehrinin merkez meydanlarından biridir. Şehrin turistik bölgesinin tam göbeğinde olan konumu ile toplanma ve turların da başlangıç ve bitiş yeridir.

Rusya Moskova Bulvar Gezisi Devrim Meydanı

Başlangıçta Moskova nehrinin bir kolu olan Neglinnaya nehri buradan akıyordu. 1534-1538 yılları arasında, İber kapısı ve şapeli ile Kitay-gorod duvarı inşa edildi. İber kapısının diğer adı olan Diriliş Kapısından sonra buraya “Voskresenskaya Meydanı” yani “Diriliş Meydanı” ismi verildi.

1917 yılındaki Ekim devrimi sırasında, burada korkunç sokak dövüşleri oldu ve çarpışmalarda birçok insan öldü.

Rusya Moskova Bulvar Gezisi Devrim Meydanı

Bu yüzden, 1918 yılında Bolşevikler tarafından meydan yeniden adlandırıldı. 1993 yılında, meydan trafiğe kapatılarak yayalaştırıldı. Meydanın altında, üç Moskova metro istasyonu bulunur. 1935 yılında meydanın kuzey bölümüne “Hotel Moskva” inşa edildi.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Devrim Meydanı Metro İstasyonu

METRO İSTASYONU-PLOSHCHAD REVOLYUTSİİ

Moskova Metrosu üzerinde  bir istasyondur. İstasyon ismini altında bulunduğu Devrim Meydanından almıştır. İstasyon 1938 yılında açılmıştır. Mimar Alexey Dushkin’dir. İstasyonda;  siyah mermer kaplı alçak direklerin üzerinde duran kırmızı ve sarı mermer kemerler bulunuyor. Kemerlerin arasındaki boşluklar, kısmet dekoratif havalandırma ızgaraları ve tavan oymalarıyla doldurulmuştur.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Devrim Meydanı Metro İstasyonu

Her kemerin altında toplam 76 tane bronz heykel vardır. Heykeller Ekim 1917’den Aralık 1937’ye kadar olan olaylardan kronolojik olarak düzenlenmiştir. Heykeller; sporcular, yazarlar, askerler, çiftçiler, sanayi işçileri, okul çocukları ve havacılar gibi Sovyetler Birliği halkını tasvir eder. Tüm figürler (öncülerin figürleri hariç) kemerli pasajların sınırlı tonozlu hacmine sığması için ya dizlerinin üzerine ya eğilmiş ya da otururken tasvir edilmiştir.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Devrim Meydanı Metro İstasyonu

Bugün bu heykellerin bazılarını oturmanın kişiye iyi şans getireceğine inanılıyor. Sizde deneyebilirsiniz. Bunlar hangi heykeller; kız öğrencinin ayakkabısı, askerin tabancası, devriye köpeği (sınır muhafızına eşlik eden bir köpek), horozlar. Şimdi köpeğin burnuna dokunmanın iyi şans getireceği hakkındaki inanışın hikayesine gelelim: Bronz sınır köpeği heykeline dokunma geleneği uzun zaman önce ortaya çıktı.

Ancak ilk başta bu sadece bir öğrenci sorunuydu. Halkın çoğunluğundaki öğrenciler karanlık ve düzensizdi. Sınavın bitimine 3 gün kala, geriye kalan tek şeyin sadece bir mucize ummaktan ibaret olduğunu hatırlarlar. Ve azizlere değil Sovyet mucizesi için başka kime dua edilebilir. Komsomol. Öyleyse kayıp bir Komsomol’un mistik hamisi Moskova zindanlarının alacakaranlığında cilalı burnu gizemli bir şekilde titreyen bronz bir hayvana dönüşsün. Genel olarak, ilk başta komikti.

Günümüzde,

Platformdan geçen on metro yolcusundan en az üçü, kesinlikle bunlara bakacaktır.  Yoğun saatlerde burunu silme sıklığı dakikada 20-30 yaklaşıma ulaşır ve kuyruk oluşur. Bir zamanlar köpeğin burnu parlıyordu ama şimdi yüzey kabartmasını tamamen kaybetmiştir ve hatta şeklini kaybetmeye başladığı söyleniyor.

Bu heykellerin dokusunun ne kadar ince ve dikkatli bir şekilde işlendiğine dikkat edin. Askerlerin paltolarının sertliği, tüylü köpekler ve diğer her şey. Köpeğin ağızlıkları öne saçlarını, sonra burnunu kaybetti. Sadece delikler kaldı. Birkaç yıl sonra onlar da muhtemelen olmayacaktır. Horozlar hızla tüy kaybediyorlar.

Moskova Metropol Hotel

METROPOL HOTEL İN MOSCOW

Moskova’nın merkezinde 5 yıldızlı bir oteldir.

1899-1905 yılları arasında inşa edilmiştir. Tanınmış ve yetenekli mimar ve sanatçılardan oluşan bir gurup, otel kompleksinin oluşturulmasında çalıştı. Resimler ve dekor unsurları: Vasnetsov ve Korovin’in eskizlerine göre yapılmıştır.

Moskova Metropol Hotel

Vrubel’in otel duvarının kuzey tarafındaki “Prenses Rüyası” panosu, Moskova’nn en ünlü paneli olarak kabul edilir. Loittaine’nin şiirindeki dramanın, Prenses Rüyası adlı Rusça çevrisine dayanıyor. Oyundaki karakterlerden biri de ozan Jofre Rudel’dir.

Otelin büyük açılışı 1905 yılında gerçekleşti. O dönem için büyüklüğü, konforu ve dekorasyonu bakımından benzersiz, modern çağın ruhuna uygun, birbirinin aynısı olmayan 400 odalı bir otel kompleksiydi. 1906 yılında Moskova’nın ilk iki salonlu sineması, otelde açıldı. Restoran aynı anda 1700 kişiyi ağırlayabilir. (Yeni yıl kutlamaları için bu sayıda koltuk sağlandı).

Mart 1918 tarihinde Sovyet Hükümeti, Moskova’ya taşınınca, Metropol Otel, yeni hükümetin ana konutlarından  biri haline geldi ve Sovyetlerin ikinci evi adını aldı. Sonraki yıllarda devlet ve hükümet başkanları, sinema, pop ve spor yıldızları otelde konakladı.

Moskova şehrinin en güzel Art Nouveau binalarından biri olarak kabul edilir.

Moskova Hotel Moskva-Four Seasons Hotel

HOTEL MOSKVA-FOUR SEASONS HOTEL MOSCOW

Meydanın kuzeyindedir. Sovyet Moskova’sında inşa edilen ilk otellerden biriydi. İlk olarak: 1932-1935 yılları arasında Schchusev tarafından inşa edilmiştir. İkinci aşama: 1968-1977 yılları arasında yapılır.

Moskova Hotel Moskva-Four Seasons Hotel

Ancak günümüzdeki binanın inşa tarihi 2014 yılıdır. Mevcut bina, dış bölümde Schchusev’in planlarını aynen kopyalamıştır. Ancak hacim olarak eski binayı aşmıştır.

Evet, otel günümüzde Moskova şehrinin en büyük otellerinden biridir. Komplekste: otel odaları, daireleri, ofisler, perakende satış alanları ve kongre merkezi bulunmaktadır.

Moskova Diriliş Kapısı Eski resmi

DİRİLİŞ KAPISI

İlk olarak: 1535 yılında inşa edilmiştir. Ancak 1680 yılında tekrar inşa edilmiştir. Iverskaya şapeli buraya yaslanmıştır. Kızıl Meydan’a geçişte ve Trinity Yolunun ilk caddesi olan Nikolskaya caddesine çıkışı  kapatıyor. Diriliş kapısı, Kutsal Yolun başlangıcının ayrılmaz bir parçasıdır. Günümüzde ise dekoratif nitelikte bağımsız bir mimari yapı olarak algılanıyor.

Ancak hiçbir şekilde dekoratif bir kemer değil, gerçek bir kale kulesidir. 15’nci yüzyıl başlarında Kremlin’in doğusundaki Moskova banliyösü büyümüş ve aslında şehrin bir parçası haline gelmiş, sakinleri arasında soylu insanlar ve zengin tüccarlar ortaya çıkmıştır. Ardından şehrin bu bölümünün özel koruma malzemeleriyle korunması ihtiyacı ortaya çıkar.

Yani bir kale duvarı gibi. Kitai-Gorod’un surları: bir hendek, toprak bir sur ve sur üzerindeki ahşap bir duvardan oluşuyordu. Kitay-Gorod duvarı, Kremlin’in Arsenal kulesinin köşesinden, Neglinnaya nehri boyunca, yerleşimin etrafından Lubyanskaya Meydanı boyunca uzanıyordu. Ardından Moskova nehrine dönüyor ve nehir boyunca başka bir Kremlin kulesi olan Sviblova’ya dönüyordu.

Ancak, 1535 yılında, hendek boyunca ahşap bir duvar yerine, kırmızı yanmış tuğladan bir duvar dikmeye başlandılar. Bunlar: demir bağları ve bağlantı elemanları olan ağır kale tuğlalarıydı.

19’ncu yüzyılda, Kıyamet Kapısı, bazı askeri unsular tarafından korunmuştur. İki katlı odalarda ve yukarıdaki iki sekizgen kulede, eskiden ateşli silahlar,  topçular ve okçular vardı. Bunlar bir düşman saldırısı veya kuşatma durumuna karşı hazır bulunurlardı. Sonraki dönemde Diriliş kapısı yanındaki kazı çalışmalarında, bir yığın antik dönem top güllesi bulunmuştur.

Evet; günümüzde:

Diriliş kapısı olarak adlandırılan kule, o dönemde Kitaygorod kale kulesi idi. Neglinnaya nehrinin kıyısında duruyordu ve bu yüzden orijinal adı Neglinensky veya Neglinnye kapısıydı.

1556 yılında İngiliz Kralı Philip, Korkunç İvan’a hediye olarak: bir aslan, bir  dişi aslan ve bir aslan yavrusu gönderdi. Bunlar Neglinnaya kulesi yakınındaki bir hendekte halkın görmesi için bir kafese yerleştirildi. Bu dönemde kapının ismi “Aslan kapısı” oldu.

17’nci yüzyılda, Diriliş kapısı Kızıl Meydan’ın ana girişi olarak kullanılmaya başlandı. Diğer kapılardan farklı olarak, bir değil iki geçiş kemeri vardı. Taş oymalarla süslenmiş ve yaldızlı bakırla kaplanmıştı. Moskova şehrine gelen tüm yabancı elçiler, şehre hangi yönden girerlerse girsinler, mutlaka özel icra memurları tarafından Tverskaya caddesine kadar eşlik edildi ve ardından Neglinka üzerindeki Voskresenky köprüsünü takip ederek Diriliş kapısına girdiler.

Bu rota, yabancılar üzerinde her zaman büyük etki yarattı. Diriliş kapısından geçmek, diplomatik törenin parçasıydı. Ayrıca: Kremlin Kraliyet Sarayına bir geçitle bağlanan geçitlerin üzerine “ışık odaları” inşa edildi ve Çar, bu odaların pencerelerinden geçişleri izledi.

Bunu bilen yabancılar: ülkenin büyüklüğünü gösteren şeyleri, geçit törenine hazırladılar. Maiyetlerinin büyüklüğünü, kıyafetlerinin zenginliğini, hediyelerin sayısını ve lüksünü, yani ülkenin büyüklüğünü gösteren şeyleri gösteren geçit töreni hazırladılar.

17’nci yüzyılın sonu ve 18’nci yüzyılın başlarında, Kıyamet Kapısının sağ ve sol taraflarındaki Kitai-Gorod duvarı sökülerek yerine kapıya yakın idari binalar inşa edildi.

19’ncu yüzyılda Vilayet Hükümetinin arşivi Kıyamet Kapısında saklanıyordu. Devrim öncesinde, Çar II Nicholas, Diriliş Kapısının Tarih Müzesine devredilmesini ilişkin bir karar imzaladı ancak devrim olayları nedeniyle bu gerçekleşmedi.

Kasım 1917 tarihinde Iverskaya şapeli, kendisini devrimci olayların ortasında buldu. Diriliş kapısı, Şubat Devriminden sonra yeni devrimci hükümetin örgütlenmesinin merkezi haline gelen Moskova şehir duması binasının duvarına bitişikti. Moskova’da sürekli bir miting vardı. Şehir Duması, binlerce göstericiyle çevriliyordu.

Evet, sonuç olarak hikayeyi daha fazla uzatmak istemiyorum. Diriliş Kapısı: 1994-1996 yılları arasında restore edilmiştir.

Moskova Merkez Lenin Müzesi

MERKEZ LENİN MÜZESİ (TSTENTRAL’NYJ MUZEJ LENİNA)

Gorki Leninskiye’deki bu müzede, Sovyet Liderinin mumyalanmış cesedi olmayabilir ancak aynı kederli duyguyu uyandırmak için yaratılmıştır. Lenin’in ikametgahının yakınında bulunan bu bina, Sovyetler Birliğinin kuruluşundan ulusun Sovyet Liderin ölümüne kadar olan başarıları kutluyor.

Lenin’e adanan bir müze fikri, 1970’lerin başında ortaya atıldı. Ancak tamamlanması 15 yıl sürdü. Hedeflerinden biri, kamuoyunun dikkatini tarihsel bir figür olarak Lenin’e yeniden çekmekti. I Dünya savaşında, Sovyetlerin Doğu Cephesinde kazandığı zaferin düzenli olarak anılmaya başlamasıyla birlikte, tartışmalı isim Joseph Stalin, SSCB’nin kurucusunu gölgede bırakmaya başladı.

1987 yılında halka açılan Lenin Müzesi, Genç öncülere yönelik parti toplantıları veya törenlerine ev sahipliği yapacak çok işlevli bir merkez olarak tasarlandı. Ancak 4 yıl sonra hem SSCB hem de ideolojisi çöktü ve müze, Komünist ideolojinin en modern vitrini haline geldi.

Moskova Merkez Lenin Müzesi

1990’lı yıllarda müze sergileri, 1917-1922 Rus iç savaşı sırasında Kızıl Orduya karşı çıkan Beyaz Hareketlere ait belge ve posterleri içerecek şekilde genişletildi. Rus muhaliflerin infazında, ölümcül kıtlıklarda ve Sovyet toplama kamplarının inşasında Lenin’in rolünü çoğunlukla dışarıda bırakıyor.

Lenin Müzesinde başlıca ilgi çeken yerlerden biri, bir dizi üç boyutlu cam sergi olan “küpler” dir. Her küpün içinde, Batıdan ithal edilen ve 1980’lerde kurulan aynı Apple bilgisayar ekipmanı tarafından kontrol edilen slayt projektörleri, hareketli aynalar, dekorasyonlar ve ışıklardan oluşan bir sistem bulunuyor.

Müze yetkilileri tarafından sağlam tutulan tek şey ekipman değildir. Küçük salonlardan birine kuruma çeşitli vesilelerle gönderilen sıra dışı hediyeler bulunuyor. Çoğu Sovyet Fabrikaları tarafından yapılmıştır. Sonuç olarak, oda eksantrik nesnelerle doludur. Örneğin: preslenmiş toz şekerden yapılmış bir Lenin Büstü gibi.

Ul. dan yürümeye devam ediyorsunuz ve hemen karşınıza; Lubyanskaya Meydanında Lubyanka binası çıkıyor.

Moskova Lubyanka Binası

LUBYANKA BUİLDİNG-BİNASI

Lubyanka meydanındaki bu bina:19’ncu yüzyılın sonlarında Rossiya Sigorta şirketi tarafından inşa ettirilen kompleksin bir parçasıdır. Ekim devriminden  sonra binalar Çeka’nın (Bolşevik güvenlik gücü veya polis) yetki alanına girdi.

Yani: bir zamanlar KGB’nin merkezi olan sarı binadır.

Bina, 5 katlı bir yapı gibi görünüyor ama yeraltına doğru, birçok derinlikleri varmış. Hatta 1920 yılından beri kompleksin topraklarında bir iç hapishanenin faaliyet gösterdiği söyleniyor. 1936 yılı itibarı ile cezaevinde 118 hücre bulunduğu söyleniyor. Kompleks aynı anda, 350 ye kadar mahkum barındırabiliyormuş.

Hücrelerde günümüzde en önemli karşı devrimci ve casuslar bulunuyormuş. Bunların davaları araştırılırken veya bilinen nedenlerden ötürü tutuklanan kişinin bulunduğu yeri gizlemek için dış dünya ile bağlantısının tamamen kesilmesi gerektiğine inanarak bu iç hapishaneyi kullanıyorlarmış.

Muhtemelen ilk mahkumlar: toprak sahibi Nikolai YEgorovich Lenin, Sergei ve Olga’nın çocuklarıydı. 1923 yılında Patrik Tikhon, Lubyanka’daki bu binada tutuldu. Stalin’in ölümünden sonra toplu tutuklamalar azalmış ve 1950’lerin ortalarına gelindiğinde sadece 66 hücre faaliyet gösteriyormuş. KGB Başkanı Vladimin Semichastny’in emriyle iç hapishane 1961 yılında tasfiye edilmiştir.

Son mahkum casuslukla suçlanan Amerikalı pilot Gary Powers imiş. İç hapishanedeki hücrelerin çoğu ofis ve kantine dönüştürülmüş. Bir müze, gizli belgelere erişimi olan kişilerin erişimi için, hayatta kalan 6 odaya yerleştirilmiştir.

Moskova Lubyanka Binası

KGB nin kurucusu Felix Dzerzhinsky’in binanın önündeki heykeli: 1991 yılında indirilmiştir.

Ruslara Moskova’nın en yüksek binası hangisidir diye sorduğunuzda, hemen KGB binası olarak cevap veriyorlar.

Çünkü: bodrum penceresinden bile Sibirya görünüyormuş. KGB artık isim değiştirmiş. Federal Güvenlik Bürosu olmuş.

Binlerce siyasi mahkum, bu binanın bodrum katlarında ve zindanlarında yok olmuşlar. İlk Sovyet gizli örgütü olan “Çeka” nın kurucusu “Feliks Çerjinski”nin bir heykeli: Lubyanka binasına bakan meydanın ortasında duruyor.

Yakındaki bir parkta: küçük, taştan yapılma yeni bir anıt “Stalin” dönemindeki temizlik sırasında: acı çeken ve ölen milyonlarca insanın anısına dikilmiş.

Lubyanka Binası ve çevresini gördükten sonra, geldiğimiz yoldan geri dönüyoruz ve Manejnaya Meydanına geliyoruz. Buradan: Tverskaya Ul. caddesine giriyoruz.
Moskova Tverskaya Caddesi

TVERSKAYA CADDESİ-TVERSKAYA STREET (ULİTSA TVERSKAYA)

Moskova’nın ana alışveriş caddesidir. Manezhnaya Meydanından Zafer meydanına kadar uzanır. Cadde 20’nci yüzyılın ilk yarısında genişletildi ve yeniden inşa edildi. Moskova’nın en iyi evleri, otelleri ve mağazaları burada inşa edildi.

Bunlar arasında öne çıkanlar: Mimari yaratıcılığın başyapıtları arasında bulunan akvaryum tavanlı Prens Gagarin sarayı (1707-1708), İngiliz kulubü (1780’ler) ve Eliseevsky Mağazası (1770’ler, 1790’lar ve 1898 deniden inşa edildi) sayılabilir.

Rus imparatorluğu döneminde, St Petersburg şehrinden Moskova’ya gelen çarlar, Kremlin’e bu cadde üzerinden girerlerdi. Taç giyme törenlerinde buraya birkaç zafer kapısı yerleştirildi. Puşkin zamanında 5 kilise vardı ancak günümüzde hiçbiri yoktur.

Moskova Tverskaya Caddesi

Çok işlektir. Bütün kaldırımları boyunca: görebileceğiniz ve aralarında: Benetton, Yves Rocher, Pizza Hut ve Mc.Donald’s’ın da bulunduğu; bizlere pek yabancı gelmeyen ama kesinlikle komünist rejime ait olmayan isimleri göreceksiniz. Bunlar: değişimin işaretleridir. Aralarda: diğer mağazalarda bulunuyor. Örneğin: Yelisev Yiyecek Pazarı.

 Tepenin başında: Tverskaya Meydanı var.

TVERSKAYA ZASTAVA MEYDANI

1742 yılında burada bir gümrük noktası kuruldu. Muzaffer Rus orduları, buradaki kapıdan geçti ve 1814’te Napolyon’a karşı kazanılan zaferi kutlamak için, günümüzde Triumphalnaya yani Zafer Meydanı olarak adlandırılan yere ahşap bir zafer takı dikildi. 1834 yılında bunun yerine taştan bir kemer konuldu ve meydanın adı “Yeni Zafer Kapıları” meydanı olarak değiştirildi.

1936 yılında meydan yeniden tasarlandı ve kemer kaldırıldı. 1950 yılında meydan park olarak düzenlendi. 1951 yılında buraya Maxim Gorki’nin bronz bir heykeli yerleştirildi ancak heykel 2008 yılında Merkez Sanatçılar Evi yakınındaki heykel parkına kaldırıldı.

Günümüzde meydanın solunda: Belediye Binası, kentin kurucusu olan: Prens Yuri Dolgorukinin bir heykeli var.

Moskova Prens Yuri Heykeli

PRENS YURİY DOLGORUKİY HEYKELİ

Önce bu meydanda daha önce bulunan bir anıttan söz etmek istiyorum. 1912 yılında buraya büyük beyaz general Mikhail Skobelev’in anıtı dikildi. Bir atlı heykeli olduğu için Yuri’nin heykeline benziyordu. 1918 yılında bu anıtın kaldırılmasına karar verildi.

Skobelev heykeli, Troporyova Bölgesi, ruzskaya caddesindeki Harp Okulunun önüne yeniden dikti. Daha sonra yeni Sovyet Anayasasının tanınması amacıyla meydana aceleyle bir Anayasa dikili taşı inşa edildi. Ertesi yıl yanına bir Özgürlük heykeli dikildi. 1941 yılında ikisi de yok edildi.

Atlı heykel,

1147 yılında Yuriy Dolgorukly (1099-1157) tarafından Moskova’nın kuruluşu anısına dikilmiştir. Efsane: Moskova’yı bu adamın kurduğunu söyler ancak, Moskova’nın ilk sakinlerinin Yury’den 200 yıl önce burada yaşadıkları tespit edilmiştir.

Dolgorukly: Kiev Ruslarının Büyük Prensi ve Rurik hanedanının bir üyesiydi.

Moskova Prens Yuri Heykeli

Dolgorukly ayrıca, Komünist partinin ideolojisini yansıtmıyordu. Çünkü daha önce resmi olarak “köylülüğün sömürücüsü ve feodal sistemin vergi tahsildarı” olarak görülüyordu.

Uzun kollu lakaplı prens Yuri, bir aristokratla ters düşmüş, toprağına, parasına el koyması yetmezmiş gibi karısını da alıvermiş aristokratın.

1147 yılı, Yuri’nin Moskova’da geçirdiği ilk yıldı ve 1156 yılında ahşap bir kale inşa edildi.

Ancak yine de bronz heykel: 6 Haziran 1954 tarihinde, günümüzdeki Moskova Belediye Başkanlığı binası önündeki Tverskaya Meydanına dikildi. Heykel, 1941 yılında yıkılan Sovyet Anayasası Anıtının yerini aldı. Aslında Prensin görüntüleri günümüze ulaşmamıştı, bu nedenle heykelin yazarları, savaş zırhı giymiş, savaşan bir atın üzerinde bir Rus kahramanının kolektif bir görüntüsün yarattılar.

Atı durduran ve üzengileri kaldıran binici, sanki yeni bir kalenin yerini işaret ediyormuş gibi kolunu uzatmış (Lenin heykellerine benzer) otoriter bir hareketle betimlendi. Ayrıca, bu uzatılmış sağ kol, sürekli olarak kendi bölgelerine uzanıp genişlemeyi ifade ettiği için vurgulanmıştır.

Kalkanı üzerinde ise, Aziz George’un bir ejderhayı öldürdüğü resim bulunur.

Gerçekte ise: Prens uzun boylu değildi sadece 1.60 cm civarındaydı ve osteokondroz ve omurilik fıtığı hastasıydı.

Anıtın kaidesi, St George Katedralinin kabartma motifleri üzerine süslü bir oyma ile süslenmiştir. Kaidedeki bir plaket üzerinde 1147-1947 tarihlerini taşıyan bir kitabe bulunmaktadır. Aslında heykelin şehrin 800’ncü yılı için dikilmesi planlanıyordu ancak bazı aksaklıklar nedeniyle ancak 8 yıl sonra açılışı yapılabildi. Ayrıca: heykeldeki kısrağın, Stalin tarafından aygıra çevrilmesini istediği söylenir.

Yuri heykelinin arkasındaki küçük parkta Lenin’e ait bir anıt var ve hemen karşısında Kosma ve Damain kiliseleri var.

 

Aynı caddeden (Trevkkaya) ilerlemeye devam ediyorsunuz ve yakınlarda: Puşkin Meydanı karşınıza çıkıyor.
Moskova Puşkin Meydanı

PUŞKİN MEYDANI (PUSHKİNSKAYA PL)

Tverskaya Caddesi ile Bulvar Çevreyolu’nun kesişimindedir.

Sadece yayalara açıktır, burada trafik yoktur.

Eski ismi “Strastnaya Meydanı” idi (bu isim 1930’larda Sovyet rejimi tarafından yıkılan Strastnoy Manastırından gelir) ama 1937 yılında Alexander Puşkin olarak yeniden adlandırıldı.

Evet burası sadece Moskova’nın değil aynı zamanda dünyanın en işlek meydanlarından biri olarak kabul edilir.

Rusya’nın Picadilly Circus’u olarak biliniyor.

Burada, Ocak 1990 tarihinde Sovyetler Birliğinin ilk ve o dönemdeki dünyanın en büyük McDonalts restoranı burada açılmıştır.

Moskova Puşkin Meydanı

Puşkin meydanındaki yaya alt geçidi: 2000 yılında bir bombalama alanıydı ve kurbanların anısını anmak için küçük bir anıt yerleştirilmiştir.

Evet, meydanın ortasında: Puşkin Heykeli var.

Moskova Puşkin Heykeli

PUŞKİN HEYKELİ

Puşkin, Rusyanın en ünlü şairi. “Aşkın olmadığı yerde, gerçek de yoktur” diyen şairin adı, hem meydana, hem de metro istasyonuna verilmiş. Karısı güzeller güzeli Natalya’nın neden olduğu bir kıskançlık sonucu, Puşkin, düelloda öldürülmüş.

Dünyaca ünlü şair, öldüğünde, yalnızca 37 yaşında imiş. Çeçen savaşları sırasında, bomba konularak 21 kişinin yaralandığı “Puşkinskaya”metro istasyonunun karşısındaki Puşkin heykeli, günümüzde: sevgililerin, arkadaşların ve iş adamlarının popüler buluşma yerlerinden biridir.

Evet heykel, 1880 yılında dikilmiştir. Ama: heykelin oluşumunun ilginç bir hikayesi var. Evet, heykelin ilk oluşumu: Aleksandr Puşkin’in de eğitim aldığı, elit bir eğitim kurumu olan Tsarskoye Selo’daki imparatorluk Lyceum’unun 60.yılı kutlanırken atılır. Bir gurup eski öğrenci, bir komite kurar ve “Rus şiirinin güneşi” olarak adlandırılan Puşkin anısına bir heykel yapmak üzere komite kurar.

Komite, şairi beğenen, ona gönül vermiş herkesi az ya çok parasal desteğe davet eder. Aristokratlardan işçilere, öğrencilerden ofis çalışanlarına kadar, birçok vatandaş katkıda bulunur ve o zaman için oldukça büyük bir miktar olan 106.575 ruble toplanır.

Anıtın oluşturulması için bir yarışma düzenlenir ve bu yarışmanın sonucunda, 19 dizayn içinden Aleksandr Opekushkin’in ki seçilir. Bu şahıs, eski bir işçi olup, bu statüden kurtulmak için çok çalışmış, hatta yıllar sonra sanat akademisinin bir üyesi olmuştur.

Puşkin anıtı, önce ünlü şairin yaşadığı Petersburg kentine dikilmek istenir. Ancak, Baş şehrin yöneticileri ile şairin hayranlarının istekleri karşı karşıya gelir. Çelişki ve kararsızlık sürecinin sonunda ise anıt Moskova’da şu anda bulunduğu meydana dikilir.

Puşkin Meydanından, Bulvar Çevre Yoluna giriyoruz. (Tverskoy Bulvarı)

BULVAR ÇEVREYOLU (BUL’VARNOYE KOL’TSO)

Burası: eski bir kent surunu izleyen, dairesel bir bulvardır ve orta kısmından, aşağıya doğru, heykelleri, eski demir barakaları, sokak lambaları ve çocuklar için oyun alanlarıyla, güzel bir parkı var.

Bulvarlar, tarihi beyaz şehir Moskova’nın batı, kuzey ve doğu tarafları boyunca yarım daire şeklinde bir zincir oluşturur. Güneyde, Moskova nehrinin setleriyle biter.

Bu yol boyunca; 19’ncu yüzyıl binaları sıralanıyor. Bunlardan biri: Puşkin Müzesi.

Moskova Puşkin Müzesi

PUŞKİN MÜZESİ (MUZEJ İZOBRAZİTEL’NYKH İSKUSSTV İMENİ PUSHKİNA)

Bu müze: diğer Puşkin Müzesinden farklıdır. Yalnızca: isim benzerliği var. İçerikleri çok farklıdır.

Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi: Bulvar Çevre yolunun üzerinde bulunuyor. Müze: 1912 yılında açılmıştır. Bugün müzenin koleksiyonunda yaklaşık 700 bin sanat eseri bulunmaktadır. Müzenin yılda 1 milyondan fazla kişi ziyaret etmektedir.

Günümüzde: Petersburg’daki Hermitage’den sonra, Rusya’daki en büyük Avrupa sanat koleksiyonuna sahiptir.

Bu geniş koleksiyon içindeki en önemli bölüm ise: Empresyonistlerdir.

Buradaki başyapıtlar arasında: Rembrandt, Rubens ve Van Gogh’un eserleriyle; 19 ve 20’nci yüzyıl Fransız sanatından oldukça etkileyici bir koleksiyon (Cezanne, Corot, Degas, Gauguin, Monet, Picasso, Matisse, Renoir ve Toulouse Lautrec) bulunuyor. Rus koleksiyoncular, bu sanatçıların değerlerini ilk fark edenler arasındadır.

Bunun haricinde yer alan: Yunan, Mısır ve Roma eserlerinin yanı sıra, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken koleksiyon günümüzde ülkemizden bir zamanlar çalınıp götürülen Troya Hazinesi olarak bilinen eserlerdir.

Birçok altın ve değerli taşlardan oluşan bu hazine görülmeye değer. Müzede: 20’nci yüzyıl hazineleri, Roma, Mısır ve Ortaçağdan kalan birçok koleksiyon sergileniyor.

Moskova Puşkin Müzesi Truva Hazinesi

Gelelim müzenin bizimle ilgili bölümüne.

Ülkemizden Henry Schiliman isimli bir hırsız tarafından çalınan Truva hazinelerinin bir kısmı günümüzde burada sergileniyor. Kısa bir bilgi vereceğim, sonra burayı ziyaret ederseniz, gidin bu güzelliklerin karşısında bize ait olan bu güzelliklerin karşısında oturup seyredin.

Moskova Puşkin Müzesi Truva Hazinesi

Evet. Henry Schlieman (1822-1890) 1980 yılında, Çanakkale Boğazının girişine yakın Hisarlık Tepesinde kazı yapmaya başladı. Tepenin tabanı, çevresinde binlerce yıl boyunca bir kültürel katman tabakasının çökeldiği kıtasal kayalardan oluşuyordu.

Bu arkeolojik alan, en az 9 surlu yerleşimin kalıntılarını içeriyordu. Truva VI ve Truva VII yerleşimleri, bugün çoğu bilim adamı tarafından Homeros’un yücelttiği Truva kalıntıları olarak kabul edildi.

Ancak Shhlieman tarafından bulunan sur ve içinde bulunan tüm hazineler, modern bilimde, MÖ 2400-2200’e yani Erken Tunç çağına kadar uzanan Troya II’nin daha eski katmanına atfedilmektedir.

Öyle ki,

Bu hırsız aynı zamanda tam bir tarih yok edicisi olarak da kayıtlara geçti. Kendisi de söylediği gibi, “Truva’nın sadece ana karada ve çevresinde olması gerektiğine dair daha önceki hatalı düşüncemden dolayı, 1871 ve 1872 yıllarında maalesef şehrin büyük bir kısmını yok ettim” işte arkeolog demeye utandığım bu adam, Truva hazinelerini de çalıp (karısının şalvarı içine gizleyerek) buradan kaçırdı, Avrupa’da bir süre hazineleri satmak için uğraştı, satamayınca Berlin şehrine bağışladı.

Sonradan Rusya ya nasıl ulaştığı bilinmiyor, muhtemelen Almanya’da idi ve II Dünya Savaşından sonra Almanlardan Ruslara geçti.

Caddenin hemen karşısında: Kurtarıcı İsa Katedrali var.
Moskova Kurtarıcı İsa Katedrali

KURTARICI İSA KATEDRALİ (HRAM HRİSTA SPASİTELJA)

İsa’nın doğuşuna adanmıştır. Moskova nehrinin sol yakasında, Kremlin’den çok uzak olmayan Rus Ortodoks kilisesidir.

Orijinal tapınak, Rus halkının Napolyon’a karşı kazandığı zaferin onuruna inşa edilmiştir. Tapınağın duvarında 1812’de Napolyon’un ordusu ile yapılan savaşta ve Napolyon’a karşı yapılan diğer doğrudan savaşlarda şehit düşen Rus subaylarının isimleri yazıyordu.

Benzeri olmayan bir geçmişe sahiptir. Muazzam bir mimari eserdir. Mimar Konstantin Ton’un projelendirdiği eser, 1839-1883 yılında Rus-Bizans tarzında yapılmıştır. 44 yıl boyunca Rusya’nın her yerinden önde gelen inşaatçılar ve sanatçılar tarafından inşa edilmiştir.

Evet toplam 103 metre yüksekliğiyle Romanya Bükreş’teki Halkın Kurtuluşu Katedrali ve Rusya St Petersburg şehrindeki Aziz Peter ve Paul Katedralinden sonra, dünyanın en yüksek üçüncü Ortodoks kilise binasıdır. Katedralin dev kubbesi, eski ve güvensiz cıva yaldızlama tekniği yerine altın elektro kaplama tekniği kullanılarak yaldızlandı.

Halka bağışlanan kilesinin iç mekanlarını ünlü Rus ressam ve heykeltıraşları yapmıştır.

5 Aralık 1931 tarihinde: akıl almaz bir kültürel tahrip hareketiyle; yapılması planlanan bir Sovyetler Sarayına yer açmak için: Stalin’in emriyle, burası havaya uçurulmuştur. Enkazın bölgeden temizlenmesi bir yıldan fazla sürdü. Sovyet Sarayının inşaatı, fon eksikliği, yakınındaki Moskova nehrinden gelen su baskını sorunları ve II Dünya savaşının patlak vermesi nedeniyle durduruldu.

Katedralin duvarlarında ve banklarında bulunan mermerlerin bir kısmı, yakındaki Moskova Metro İstasyonunda kullanıldı. Su basmış temel çukuru yerinde kaldı, ancak 1958 yılında Nikita Krusçev döneminde Moskova Havuzu adıyla dünyanın en büyük açık hava yüzme havuzuna  dönüştürüldü. Stalin bu durumu şöyle özetlemiştir “Önce bir kilise vardı, sonra çöp ve şimdi de utanç”

1994 yılında, havaya uçurulan kilisenin yeniden yapılmasına karar verildi. Bina, eski fotoğraflara, resimlere ve krokilere göre, modern teknolojiler kullanılarak yeniden kuruldu. 19’ncu yüzyılda, inşasının 45 yıl sürdüğü kilise, 20’nci yüzyıl sonunda, yalnızca altı ayda, yeniden inşa edildi.

19 Ağustos 1997 tarihinde, Moskova’nın 850. yıldönümünde kilise ışıklandırıldı. Her gün saat: 10.00-17.00 arası ziyarete açıktır. Katedralin tepesinden, şehri görebilirsiniz. Günümüzde: 10.000 kişilik bir topluluğu barındırabilecek büyüklüktedir

Yalnızca: birkaç blok ötede, Aleksandr Puşkin Müzesi var.

 

ALEKSANDR PUŞKİN MÜZESİ (MUZEJ PUSHKİNA)

Burayı: Puşkin Güzel Sanatlar Müzesiyle karıştırmamak gerekir. Rusya’nın en ünlü şairinin ismi ve dış cephelerindeki klasik sütunlar dışında: hiçbir ortak tarafı yoktur. Bu Puşkin Müzesinde, saygıdeğer şairin meslek hayatı anılmakta ve el yazmaları ile kişisel eşyalarından oluşan bir koleksiyon sergilenmektedir.

Kendisi: hiçbir zamanda yaşamamışsa da, 1814 tarihli, keresteden yapılma, alçı bezekli bina, mimari alanda ilgi çekmektedir. Müze: her gün, saat: 10.00-18.00 arasında açıktır. İkiye ayrılmış müzenin, diğer kısmı: Tretyakov Sanat Galerisidir.

Dünyaca ünlü, bir diğer sanat koleksiyonu: Eski Tretyakov Sanat Galerisinde görülebilir. Yalnız, buraya gitmek için: Moskova nehrinin diğer yanına geçmeniz gerekir. Bunun için: Prechistenskaya caddesini takip ediyorsunuz ve Krymsyk köprüsünden karşıya geçiyorsunuz, hemen solda.

Moskova Tretyakov Sanat Galerisi

TRETYAKOV SANAT (TRET’YAKOVSKAYA GALEREYA) GALERİSİ

19 ve 20’nci yüzyıllara ait, Rus güzel sanatlarının sergilendiği milli müzedir.

Müze 1856 yılında Moskova’da tüccar Pavel Tretykov tarafından kurulmuştur. Tretyakov, 1950’lerin ortalarından itibaren kendi koleksiyonu için yapıtlar toplamaya başlamıştır. Bu yapıtlar, 1893 yılında Pavel ve Sergey Tretyakov, Moskova Şehir Galerisi adıyla halkın hizmetine açıldı. Sergilenen koleksiyonda Rus sanatçılara ait 1276 tablo bulunuyordu.

Moskova Tretyakov Sanat Galerisi

1918 tarihinde, Devrim hükümeti, galerinin Rusya Federatif Sovyet Cumhuriyetinin mülkü olduğunu ilan etti ve bugünkü adını aldı.

Moskova Tretyakov Sanat Galerisi

II Dünya savaşının başlamasıyla müzedeki eserler, 1941 tarihinde, bir trenle Moskova’dan Novosibirks’e nakledildi. Sovyet birlikleri Berlin’e girince, 14 Mayıs 1945 tarihinde yeniden açıldı.

Müzenin ilk kurulduğu, koleksiyonun oluşturulduğu dönemlerde koleksiyon, resim sanatında demokratikliği savunan “gezgin” ressamların tablolarından oluşuyordu. Koleksiyonda: tümü Rus sanatçılara ait, 130 bin eser var ve bunların yalnızca önemlileri galeride sergileniyor.

Sergilenen eserler arasında: ünlü 12. yüzyıl Bizans ikonu Vladimir’in “Kutsal Bakire”sinden Vasily Kandinsky’nin 20. yüzyıl başlarından kalma, soyut eserlerine kadar, Rus sanatının en iyi örneklerini görebilirsiniz.

Ayrıca: 12.ve 17. yüzyıllar arasından kalma: dinsel sanat eserlerinden oluşan bir koleksiyonda; Rus sanatçı Andrey Rublyov’un, 15. yüzyılda yaptığı ikonası “İsa’nın insanlara Görünüşü” muhteşem bir yapıt. Mutlaka görün.

Özellikle: önceleri Seregiyev Posad’daki Kutsal Üçleme Katedralinde bulunan “Kutsal Üçleme”; her ziyaretçinin mutlaka görmesini önereceğim bir sanat eseridir.

Zaman zaman sergilenen diğer eserler arasında: İlya Repin’in “Korkunç İvan Grozni ve Oğlu İvan Surikov” tablosunu, “Streslilerin İdam Sabahı”, İ.N. Krampskoy’un “Tolstoy’un Portresi” ve V.G. Perov’un “Dostoyevkki’nin Portresi” görülmeye değer eserler.

MOSKOVA ŞEHRİNİN KULELERİ

Moskova Neberezhnaya Kulesi

NEBEREZHNAYA KULESİ

Kelime anlamı “set üzerindeki kule” demektir.

Moskova Uluslararası iş merkezinin (MIBC) arsasında bulunan iki gökdelen ve bir yüksek binadan oluşan ofis kompleksidir. Kompleks 2003-2007 tarihleri arasında tamamlanmıştır.

Kule A: 17 katlı, Kule B: 27 katlı ve Kule C: 59 katlıdır. C kulesi, 268 metredir, bu uzunluk bir zamanlar Rusya ve Avrupa’nın en yüksek binası olarak ona ün katmıştır.

En ilginç olan, bu kuleler ülkemizin inşaat şirketi “Enka” tarafından yapılmıştır.

Moskova Evolotion Kulesi

EVOLUTİON TOWER

Evrim kulesi, Uluslararası iş merkezi arsasındadır. Ofis binasının yüksekliği 246 metredir ve 55 katlıdır. Şekli ilgi çeker. (DNA’nın çift sarmalına benzer.) Kule 2011-2014 yılları arasında yapılmıştır.

Rusya Moskova Bulvar gezisi Moskova Russian Tower Kulesi

RUSSİA TOWER:

Kızıl Meydan’a 5.5 km uzaklıktadır. Ofisleri, oteli, alışveriş merkezleri ve özel bahçeli daireleriyle burada 25 bin kişiye hizmet vermektedir.

Moskova şehrinde, süper yoğun bir dikey şehir düşüncesine göre, kulenin yüksekliği 612 metredir. Kat sayısı 118’dir. Dünyanın doğal havalandırmalı en yüksek kulesidir ve Avrupa’nın en yeşil yeni biridir. Binanın ana yapısı: yükseldikçe sivrilen üç koldan oluşuyor. Üç camlı, yüksek performanslı cephe, ısı kaybını azaltıyor.

Üst katlarda, konut ve otel konaklamaları vardır. Daireler: temiz havadan, doğal ışıktan, iki veya üç kat yükseklikteki hacimlerden ve gökyüzü bahçelerine erişimden yararlanır. Zirvede: kafe ve barların bulunduğu halka açık seyir terası var. Bunun yanında: buz pateni pisti ve mağazalar, sokak düzeyinde hayata canlılık katıyor.

Moskova Kremlin

Rusya Moskova Kızıl Meydan

Moskova Alışveriş