İspanya Sevilla Genel

İspanya Sevilla Genel

 

İspanya Sevilla Genel; Evet, Sevilla şehri: İspanya ülkesinde, İber yarımadasının güneybatı bölümünde, Endülüs özerk bölgesinin merkezi ve ayrıca en büyük şehridir.

Önce şehrin genel özelliklerinden söz etmek istiyorum.

Nüfus olarak: İspanya’nın dördüncü büyük şehridir.

Şehir, uzun yıllardır Katolik piskoposluk merkezidir.

Sevilla yeşillik ve özellikle portakal ağaçlarının yoğun olduğu bir şehirdir. Bir şey söylemeden geçmek istemiyorum “sokaklarda göreceğiniz portakal ağaçlarındaki portakalları sakın yemeyin, çünkü bunlar son derece ekşidir”

Şehir: Guadalquvir nehrinin kıyısındadır, daha doğrusu doğu yakasındadır.

Bu nehrin ismi uzun olduğundan her seferinde ismini yazmaktansa, nehir olarak söz etmek sanırım daha uygun olacaktır. Yani, yazı içinde nehir kelimesi kullandığımda, bu nehirden söz etmek istediğimi bilmelisiniz.

Bu nehir yüzlerce yıl öncesinden bölgenin yapısını etkileyen bir durumdadır. Romalılar bu nehre: “Betis” ve Araplar ise “Betik Vahd-Al-Khabir” ismini vermişlerdir. Yani, biraz önce söylediğim gibi, bu nehir, şehrin tarihinde önemli bir rol üstlenmiştir.

Şehir

Atlas okyanusundan 88 km. içeridedir. Başkent Madrid şehrinin 550 km. güneybatısındadır.

Yüzlerce yıl boyunca, farklı kültürel katmanların (Roma, Vizigot, Berberi, Gotik, Rönesans, Barok gibi) birbiri üzerine oturması nedeniyle, farklı tarihi alanlarda, farklı tarzlar oluşmuştur.

Ama yine de son derece derli-toplu görünür. Bu alanlar birbirlerine yürüme mesafesindedir.

Evet: Sevilla şehri, İspanya iç savaşının devam ettiği 1936-1939 yılları arasındaki süreçte, sürekli olarak milliyetçilerin elinde kaldığından ve bölgede çatışma yaşanmadığından, şehirdeki birçok mimari yapı ve anıt ayakta kalarak günümüze sağlam olarak ulaşmıştır.

FLAMENKO


İspanya Sevilla Genel;  şehrinin en önemli özelliklerinden birisi de Flamenko kültürüdür. Çünkü, şehir, Flamenko dansının merkezidir. Ama bunun yanında, yine şehre özgü bir dans türü olan “Sevillano” yine bu bölgede yaygındır.

Flamenko dansı Sevilla şehrinde izlenir. Ancak: Flamenko seyredeceğiniz mekanı dikkatli seçmeniz gerekiyor. Çünkü, birçok bar-taverna tarzı mekanda Flamenko gösterileri sergileniyor ve masanızda içkinizi yudumlarken, gösteriyi izleme imkanı buluyorsunuz.

Hatta: şehirdeki birçok Flamenko barı, giriş ücreti almazlar. İçkiye normalden biraz daha fazla ödemek suretiyle, girişi ücretsiz Flamenko barları bulmak mümkündür.

Ancak, İspanyollar gerçek Flamenko’nun böyle turistik hale getirilmesinden rahatsızdırlar. Ayrıca: Flamenko’yu sanat olarak yapan sanatçılar da, bu tür taverna-bar gibi yerlerde bulunmuyorlar.

Şehirde, Flamenko izleyebileceğiz yerler şunlar olabilir.


“Museo del Baile Flamenco” sanata adanmış ve her Cuma ve Cumartesi akşamları, ziyaretçilerine Flamenko dansları sunulan bir müzedir. Müze binası: 18’nci yüzyıldan kalmadır. Müzede: Flamenko sanat ve fotoğraf sergileri ve dans-gitar ve şarkı dersleri verilmektedir.

Flamenko izlemek isterseniz: “El Arenal” de düşünülebilir. Kültür Merkezi: gerçek Flamenko izlemek için en iyi noktalardan birisidir. Giriş ücretleri: öğrenciler ve çocuklar için 9 Euro, yetişkinler için: 13 Euro’dur.

Katedralin önünden kıvrılan “Alleyways” bölgesinde: Santa Maria la Blanca yakınlarında, Levies sokakta bulunan “La Carboneria” her gece, ücretsiz olarak Flamenko gösterileri sunmaktadır. Bence, tek adres burasıdır. Giriş ücretsizdir. İçecekler hesaplıdır. Gösteri: saat: 23.00 de başlıyor, 23.30 da kısa bir ara ve sonra yine başlayan gösteri, saat: 24.00’de biter.

Son olarak:

Şehirde Flamenko şovu izlemek isterseniz: “Casa de la Memorial de Al-Andulas” seçmelisiniz. Burası: Santa Cruz bölgesindeki bir kültür merkezidir ve çeşitli Flamenko yarışmalarında ödül kazanmış sanatçıları izlemek mümkündür.

Gösteriler: bir 18’nci yüzyıl Yahudi evinin arka bahçesinde yapılmaktadır. Konuklar için, sınırlı sayıda yer var ve gösteriler tiyatroda imiş gibi, sessizce izleniyor.

Fotoğraf: ancak gösterilerin sonunda, izin verildiğinde çekilebilmektedir. Bu gösterileri izleme ücreti, kişi başı 14 Euro’dur. Gitar, şarkı ve dansın ritim senfonisini bir arada yaşamak istiyorsanız, burayı tercih etmelisiniz.

 

SEVİLLA İNSANLARI


İspanya Sevilla Genel; Mitolojiye göre: tüm İspanyollar arasında, Endülüslüler hem en tutkunları ve hem de en tasasızlarıdır. Ancak, diğer Endülüs şehirleri gibi Sevilla’da, turizmden olumlu yönde etkilenmesinin yanında, çalışan bir şehir olarak bilinir.

Çünkü Endülüs bölgesinin başkentidir ve Güney İspanya’nın politik, idari ve hizmet merkezidir. Ayrıca, büyük bir Üniversiteye de sahiptir ki, bu üniversite şehrin kültürel yapısını büyük oranda etkiler.

Şehirde, gençler için başlıca yer: “Plaza del Salvador” meydanıdır. Gündüz saatlerinde de güzel olmasına rağmen, bu meydan esas olarak, her gece saat: 22.00’de dolar ve meydanda adım atacak yer bulunmaz.

Her milletten insan bulabileceğiniz meydanda, tanışmak için yanlarına gidip “hola” demeniz yetiyor. Bu arada: Sevilla şehrinde bildiğiniz gibi “İspanyolca” konuşuluyor ama diğer şehirlerdeki İspanyollar gibi, burada da, şehirliler “İngilizce” konuşmayı sevmiyorlar ve tercih etmiyorlar, kullanmıyorlar. Siz, bence birkaç kelime İspanyolca ve vücut dili kullanmalısınız.

Evet biraz önce söylediğim gibi, Sevillalı’lar, nehir kıyısında veya sokak ortalarında buluşurlar. Kısa sürede, köşe başlarında 100 kişi toplandığını görebilirsiniz.

Saat: gece yarısı 2-3’e kadar sokakta içki içilir ve sonra herkes kendi arkadaş gurubu ile kafasına göre bir bara veya diskoya gider. Zaten diskolar, her gece saat: 02.00’den sonra kalabalıklaşırlar.

Turistik olan restoran, bar ve diskolardan uzak durmak ve asıl İspanyol mekanlarına gitmek isterseniz: nehrin karşı tarafındaki “Triana” bölgesine gitmelisiniz. Çünkü, burası genelde çalışan kesimin oturduğu semttir. Asıl yerliler ile birlikte aynı tapas barlarına takılıp, aynı diskolara gidebilirsiniz.

 

HAVA DURUMU-SEVİLLA ŞEHRİNİ ZİYARET ZAMANI


Sevilla şehrine uygun bir mevsimde gitmeniz çok önemlidir.

Haziran-Eylül ayları arasındaki dönemde, sıcak güneş kendini gösterir. Hiç yağmur yağmaz. Temmuz-Ağustos ayları ise çok sıcaktır. Günlük sıcaklık 40 dereceyi geçer, gece ise 18 derece civarındadır.

İlk yağmurlar: Eylül sonu Ekim başında başlar. Kışın burayı ziyaret edecekseniz, gündüzün kazak ve akşam ceket yeterlidir.

Günlük sıcaklıkların aylara göre dağılımı şöyledir: Ocak:15-Şubat:18-Mart:21-Nisan:24-Mayıs:27-Haziran:32-Temmuz:36-Ağustos:38-Eylül:32-Ekim:26-Kasım:20-Aralık:16.

Sonuç olarak: Sevilla şehrine, özellikle Temmuz-Ağustos aylarında sakın gitmeyin, çünkü bir yandan sıcak öte yandan nem, insanı bunaltıyor.

Şehri en iyi ziyaret zamanı nedir?

Sevilla şehrini ziyaret etmek için en uygun zaman: İlkbahar dönemi ve özellikle “Nisan” ayıdır. Ama, şehri sakin bir zamanda ziyaret etmeyi düşünürseniz, bu kez “Nisan” ayında gitmemenizi öneririm.
Nisan ayı içinde, şehirde büyük kutlamalar gerçekleştirilir. Bu kutlamaların ilki: Semana Santa olarak bilinen “Kutsal Hafta” kutlamalarıdır. Ardından ise, Paskalya Pazarı kutlamaları yapılır.

Semana Santa kutlamalarında, nazarenos olarak isimlendirilen tövbekarlar: sivri başlıklı ve engizisyon cüppeli kıyafetleriyle, gece-gündüz mahalleler arasında dolaşırlar.

Bu bir haftalık kutlamaların ardından, şehirde “Feria de Abril” olarak isimlendirilen “Nisan Fuarı” düzenlenir. Bu fuar: şehir merkezinde, nehrin karşı kıyısında, bu amaç için ayrılmış olan fuar alanında gerçekleştirilir. Fırfırlı Flamenko elbiseleri giymiş kadınlar, toplu halde fuar alanına giderler. Siz de bu dönemde şehri ziyaret ediyorsanız, fuar alanına mutlaka gitmelisiniz.

 

ULAŞIM


İspanya Sevilla Genel; Evet, gelelim şehre ulaşmaya. Elbette şehre ulaşmanın çeşitli yolları var. Havayolu, tiren yolu ve karayolu.

 

SEVİLLA ULUSLAR ARASI HAVAALANI


Sevilla havaalanı, orta ölçekli bir havaalanıdır. Şehir merkezine, 25-30 dakika uzaklıktadır. Havaalanı ile şehir merkezi arasında, bir otobüs servisi bulunuyor. “Especial Aeropuerto” isimli bu otobüs servisi: havayolu ile şehre gelen ziyaretçilerin, 2.40 Euro’ya şehir merkezine ulaşımını sağlıyor.

Ama taksi kullanmak isterseniz, bunun maliyeti de, yaklaşık 18-21 Euro arasındadır. Ama, taksiler fazla bagajlar için 1-2 Euro fazladan talep edebilirler.

 

TREN ULAŞIMI


Sevilla şehrinde “Santa Justa” tren istasyonu var. Bu istasyon, şehir merkezinin doğu ucundadır. 1991 yılında tamamlanan istasyondan, hızlı trenler de hareket ediyorlar ve muhteşem bir hızla giden bu trenler İspanya ülkesinin birçok yerine kısa sürede ulaşımı sağlıyorlar.

Örneğin, bu hızlı trenler ile: Sevilla-Cordoba arasındaki uzaklık, 1 saatte alınabiliyor. Sevilla-Madrid arasındaki uzaklık ise, 3 saat civarındadır. Ancak, normal trenleri tercih ederseniz ki, bunlar da nispeten konforludur, Sevilla-Barselona arasındaki yolu, 11 saat civarında alabilirsiniz.

Sizler, yani ülkemizden bu şehri ziyarete gidecek ziyaretçiler, doğrudan uçak olmadığından büyük olasılıkla, İspanya’nın başka bir şehrine gidecek ve oradan, tren veya otobüs ile Sevilla şehrine ulaşacaksınız ki tren öneririm.

 

OTOBÜS ULAŞIMI

İspanya Sevilla Genel; İspanya ülkesinde, otobüs servisleri, inanılmaz dakik ve konforludur. Otobüsler düzenli olarak çalışacak şekilde planlanırlar.

Şehirde: nehir kıyısındaki “Plaza de Armas” bölgesinde otogar bulunuyor. Diğer otogar ise; Üniversite yakınlarında Santa Cruz semtinde “Prado de San Sebastian” otogarıdır.

Son olarak: Sevilla şehriyle birkaç şehir arasındaki otobüs yolculuklarının ne kadar zaman aldığından söz etmek istiyorum.

Sevilla-El Rocio arasındaki yolculuk: yaklaşık 35-50 dakika sürmektedir. Sevilla-Cordoba arasındaki yolculuk: 2 saat sürer. Sevilla-Granada arasındaki yolculuk: 3 saat ve Sevilla-Malaga arasındaki yolculuk: 1 saat civarında sürer.

Sevilla şehrinin yakınlardaki diğer şehirlere olan uzaklığını kilometre olarak da vermek istiyorum. Çünkü: araba kiralayarak buraya ulaşmak isteyenler olabilir.

Sevilla-Huelva arasındaki uzaklık; 91 km. Sevilla-Cadiz arasındaki uzaklık: 123 km. Sevilla-Malaga arasındaki uzaklık: 209 km. Sevilla-Cordoba arasındaki uzaklık: 143 km. Sevilla-Osasuna arasındaki uzaklık: 92 km. Sevilla-Carmona arasındaki uzaklık: 32 km. Sevilla-Camas arasındaki uzaklık: 5 km. Sevilla-Granada arasındaki uzaklık: 259 km. Sevilla-Almeria arasındaki uzaklık: 409 km. Sevilla-Estepa arasındaki uzaklık: 112 km.

İspanya Sevilla Genel

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Sevilla, yürüyerek keşfetmek için ideal bir yerdir. Tarihi merkez: büyük oranda yayaların yürüyüşü için ayrılan, ideal dar ve dolambaçlı sokaklardan oluşur. Bu sokakları ve geçitleri dolaşmak, şehri tanımanın en iyi yoludur. Ama tek seçenek değildir. Sevilla şehrinde ulaşım için çeşitli alternatifler vardır.

OTOBÜS

Sevilla şehri, büyük bir toplu taşıma sistemine sahiptir. Otobüsler sık çalışır. Ancak, akşam saat 23.00’de normal seferler biter ve gece otobüsleri çalışmaya başlar. Gece otobüsleri, gece saat: 02.00’ye kadar çalışırlar, ancak farklı güzergahlar kullanırlar.

Otobüsler için: şehir içindeki bir çok haber standında satılan otobüs biniş kartı ( bu kartın ismi: Bonobus ) satın alabilirsiniz. Doldurulabilir özellik taşıyan bu kartlar, (depozito) 1.5 Euro dur ve her bir otobüs binişi: 1.30 Euro’dur.

Turistlere yönelik olarak kullanılan: 3 günlük sınırsız seyahat imkanı sunan kart için 10 Euro ödemeniz gerekir.

Evet, şehrin tarihi merkezine ulaşmanın en hızlı ve etkili yolu, otobüstür.

 

METRO

Sevilla şehir metrosu; 2009 yılında hizmete girmiştir. Metro şehir içinde, 18 km. boyunca, ters “U” şeklinde dolanıyor. Metro: her gün saat: 06.30 ile 23.00 arasında çalışmaktadır. Cuma ve Cumartesi günleri ise, metro, gece saat: 02.00’ye kadar çalışmaktadır.

Ancak özellikle akşam saatlerinde metro istasyonlarında gasp olaylarına karşı tedbirli olmanızı öneririm. Özellikle sakin istasyonlar tehlikelidir.
Metro biletleri: her biniş için 1.30 Euro’dur.

 

TAKSİ

Şehir içinde, taksilere kolayca ulaşabilirsiniz. Çoğu kişi, hız ve rahatlık için, geceleri taksi kullanmayı tercih ederler. Taksilerin tepesinde lisans numarası yazılıdır.
Evet, şehirde, merkezdeki cadde ve meydanlarda rahatlıkla taksi bulabilirsiniz. Ayrıca, otelde iseniz telefon ile de taksi çağırılabilir.

 

BİLETLER

İspanya Sevilla Genel; Şehir içi ulaşım araçlarını kullanmak için, toplu taşıma kartı türü kartlar da satın alabilirsiniz.

Örneğin: “Sevilla Kart” olabilir. Bu kart ile birlikte, bir de Sevilla şehir haritası verilmektedir. Bu kart: 1 günlük 50 Euro, 2 günlük 60 Euro ve 3 günlük 65 Euro’dur.

Bu kartı: turizm ofislerinden, havaalanı, tren istasyonu, seyahat acenteleri, ulusal ve uluslar arası tur operatörlerinden satın alabilirsiniz.

Bu fiyatları görünce şaşırmamak mümkün değil. Ama: bu kart ile: Real Alcazar’da rehberli gezi, gezi otobüslerinde sınırsız kullanım, tekne gezintisi, müze ve anıtlar için ücretsiz giriş, toplu taşıma araçlarında (tramvay hariç) sınırsız kullanım ücretsizdir.

Ayrıca, yine bu kart: gerek yetişkinler ve gerekse çocuklar için, şehir içindeki çeşitli restoranlar, dükkanlar, gösteri ve eğlence merkezlerinde önemli indirimler sağlamaktadır. Yani, en geniş kapsamlı kart budur.

 

BİSİKLET

Sevilla şehrinde, şehir gezisi için en uygun yollardan birisi de bisiklet kiralamaktır. Çünkü: şehrin her yerinde, otomatik bisiklet kiralama sistemi bulunmaktadır. Günlük: 10 Euro ödeyerek herhangi bir bisiklet kiralayabilirsiniz.

Eğer yalnızca 1 saat bisiklet kullanacaksanız: 1 Euro ödemelisiniz. Fazladan kullandığınız her saat için: ilaveten 2 Euro ödemeniz gerekir.

Evet, Sevilla bisiklet severler için bir cennettir. Çünkü: bisiklet yolları, tüm şehri kaplıyor.

İspanya Sevilla Genel

TARİHİ

Sevilla şehri: MÖ.2’nci yüzyılda, Romalılar tarafından inşa edilmiştir.

Bu dönemde, şehir “Baetica” eyaletinin bir şehri, yani “Hispalis” olarak bilinmektedir. Öte yandan, efsaneye göre: Sevilla şehri “Hercules” tarafından kurulmuş ve kökeni “Tartessian” medeniyetine kadar gitmektedir.

461 yılında, Romalılar zayıflayınca, şehir, Vandallar ve Vizigotlar tarafından ele geçirilir.

711 yılında ise: bu kez, bölgede Müslüman orduları görülür. Kuzey Afrikadan gelen Endülüs Emevileri şehri alırlar.
Bu dönemde: gerek Abbasi hanedanı ve gerekse Murabit ve Muvahhid dönemlerinde, şehir, bir ticaret ve kültür merkezi haline gelir. Muvahhidler döneminde, başkent olarak seçilir.

1248 yılına gelindiğinde: şehir, Kastilya kralı Fernando III tarafından ele geçirilir. Çünkü: Kastilya kraliçesi İsabella ile Aragonlu Ferdinand evlendiğinde: o döneme kadar dağınık durumda olan krallıklar birleştirilir, İspanyollar tüm topraklarını geri alırlar.

Bölgede:

Müslüman yönetimine son verilince, çok sayıda Magripli ve Yahudi, şehirden sürülürler. Bu durum: şehir ekonomisine büyük darbe vurur.

Takip eden süreçte ise: Kristof Kolomb, İspanya kraliçesi İsabella’dan aldığı destek ile, yola çıkıp Hindistan’a varmak yerine tesadüfen Amerika kıtasını bulur. Yeni kıtadan taşınan tüm zenginliklerin İspanya’ya akıtılmasında Sevilla çok önemli bir merkez ve zengin bir liman kenti olur.

İspanya ve Yeni Dünya arasındaki ticareti düzenlemek üzere, 1503 yılında, şehirde, Ticaret Odası kurulur. Bu durum, yaklaşık 200 yıl boyunca devam eder. Şehirdeki darphanede, Yeni Dünyadan gelen altın ve gümüş kullanılarak, bol miktarda para basılır.

1588 yılında, şehir 150 binlere varan nüfusu ile, İspanya ülkesinin en kalabalık ve zengin şehirlerinden biri olarak önem kazanır.

Ancak, bu zenginlik uzun sürmez. Çünkü, bu zenginlik, sömürgelerden sağlanan kazançlara dayanmaktadır. Sömürge imparatorluğu: 17’nci yüzyılda sarsılmaya başlayınca, ticarette gerileme görülür. Ancak, yine de kültürel yapı gelişimini sürdürür.

İspanyolların övünç kaynağı olan; ressam Velazquez, Zurbaran, Murillo ve heykeltıraş Montanes ve şair Herrera gibi sanatçılar, bu şehirden yetişirler. Hatta: Cervantes isimli yazarın, tüm dünyada en fazla okur tarafından okunan eseri olan “Don Kişot” u, Sevilla hapishanesinde tasarladığı bilinmektedir.

18’nci yüzyıla gelindiğinde: şehirde, sınırlı ekonomik kalkınma sağlanır.

19’ncu yüzyıldaki Fransız istilası, devrimler ve iç savaş: tüm gelişimleri durdurur. 1847 yılında ilk kez yapılan “Nisan Panayırı”, 1929 yılında yapılan “İber-Amerika sergisi” sonucu, şehirde yeniden canlanma yaşanır. Liman genişler, sanayi ve ticaret yatırımları artar. Özellikle: 1992 yılında, şehirde düzenlenen “Expo 92” dünya fuarı: şehirdeki alt yapının tamamen düzenlenmesini ve restore edilmesini sağlayarak, gelişimin hızlanmasını sağlamıştır.

EĞLENCE-GECE HAYATI


Sevilla şehrinde çok sayıda bar bulunmaktadır. Katedral çevresinde: ideal ve sessiz barlar ve kafeteryalar bulunmaktadır.

Özellikle: yaz aylarında “Isla Cartuja” bölgesine gidip, İspanyol gece hayatını görebilirsiniz. Çünkü, burada çok sayıda açık hava diskoteği bulunuyor. Özellikle yaz günlerinde aşırı sıcak nedeniyle kapalı yerlere girmek mümkün değildir.

Santa Cruz semti ve Argote de Molina sokağı: gecenin ilk saatlerindeki eğlenceler için önerilir.

Betis ve Yonca sokakları: buralarda gece boyunca çeşitli etkinlikler düzenlenen bar ve diskolar bulunur.

Julio Cesar ve Adriano sokakları: buralarda da eğlencenin doruğa çıktığı bar ve kulüpler bulunmaktadır.

Evet, diğer eğlence mekanları şunlardır

Los Gallos


Plaza de Santa Cruz bölgesindedir. Flamenko dünyasının yıldızlarını burada görebilirsiniz.

Tablaos de Flamenko


Flamenko gösterilerinin ağırlıklı olduğu bir mekandır.

El Patio Sevillano


Paseo de Cristobal Colon bölgesindedir. Burada: Flamenko, klasik İspanyol dansı, İspanyolca şarkı ve bölgesel dans gösterileri izleyebilirsiniz.

 

NE SATIN ALINIR


Sevilla şehrinde: çok güzel eserler bulabilirsiniz. Özellikle: tabak ve İspanyol fayansları satın alabilirsiniz. Ayrıca: el sanatları, giyim, deri eşyalar, hediyelikler vb. satın alabilirsiniz. Gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için hediyelik olarak: birçok alternatif bulunuyor.

Uygun fiyatlı hediyelik eşya satın almanız için önerebileceğim yer: San Esteban kilisesinin hemen yanında bulunan mekandır. Burada: yöreye özgü magnet ve anahtarlıkların fiyatları, 1.5 ile 2 Euro arasında değişmektedir.

Triana:

Burası, seramik pazarıdır. Burada bulunan satıcılardan, otantik fayans satın alabilirsiniz. Ayrıca: özel tasarım plakalar ve karolar da olabilir. Çünkü: bu bölgede çok sayıda fayans fabrikası bulunmaktadır. Bu bölgede, yani nehrin öte yanında: birkaç butik alanı da bulunuyor.

La Campana ve Tetuan ve Sierpes bölgelerinin çevrelerindeki tarihi merkezlerin sokaklarında bulup satın alabileceğiniz ürünler: seramik, gitar, Flamenko kostümleri, nakışlar.

Özellikle: Noel döneminde, şehir tam bir alışveriş yeri haline gelir, birçok fuarlar düzenlenir.

Bunun dışında: şehirde, tüm büyük uluslar arası ve İspanyol giyim markaları (örneğin: şehirde Zara’nın dört mağazası bulunmaktadır) bulup satın alabilirsiniz.

Katedral çevresindeki, Santa Cruz alanındaki dolambaçlı sokaklar ve geçitlerde: İspanyolca ve Endülüs temalı “t-şört” ve küçük kız çocukları için, ucuz “Flamenko elbiseleri” bulup satın alabilirsiniz.

Corte İngles, İspanya’da, Amerikan tarzı giysi satan mağazalar zinciridir.

Tüm bunların yanında, ikinci el bit pazarı görmek isterseniz: Plaza del Duque ve Plaza de la Magdalena bölgelerindeki açık hava pazarlarına gitmelisiniz. Buralarda: deri giysiler, takılar vs. bulabilirsiniz.

Şehrin geleneksel açık hava alışveriş pazarı ise, Perşembe günleri “Feria” sokakta kurulur. Eğer antika meraklısı iseniz, burada antika eşya bulup satın alabilirsiniz.

Diğer alışveriş mekanları olarak ise: özellikle “Cabeza del Rey Don Pedro” caddesi ve bitişik sokaklarında, antika dükkanları ve çağdaş sanat resimleri satılan galeriler bulmak mümkündür. Antika fuarı: her yıl, yılda bir kez olmak üzere “Plaza de Armas” tren istasyonunun yanında düzenleniyormuş.

 

ALIŞVERİŞ YERLERİ

Bershka


Genç nesil arasında popülerdir.

 

Toro de Fuego


Hernando Colon bölgesindedir. Burada: çok sayıda ve zevkli “t-şört” bulup satın alabilirsiniz. Bunların baskı ve kumaş kalitesi yüksektir. Fiyatlar ise, muhtemelen 15-16 Euro civarındadır.

Blanco


İspanya ve Avrupa’daki genç kadınlar için popülerdir. Trendy ve özgür tasarımları, renkli ve rahat kıyafetleri: uygun fiyatlıdır.

El Corte İngles


Plaza del Duque bölgesindedir. Ana binada, giyim ağırlıklı birkaç kat bulunuyor. Tarihi merkezin dışında ise, Nervion Plaza var. Bu mağaza zincirinde fiyatlar, pek uygun sayılmaz.

Massimo Dutti


Erkek ve kadın moda giyim mağazalar zinciridir. Tasarımları resmi ama oldukça şık ve kentsel, kozmopolit detayları ile mükemmel kumaşlar kullanılmaktadır.

Alışveriş denilince: şehirdeki birkaç süpermarketten de söz etmek istiyorum. Ancak, bunların “Pazar” günleri kapalı bulunduğunu unutmayın.

Mas ve Dia


Bu iki popüler market: El Corte İngles içindedir. Burada: birçok şeyi, ucuz fiyatla bulup satın alabilirsiniz. Ayrıca: Dia markette: bir sürü, kendine ait indirimli markaların ürünlerini bulmak mümkündür.

 

Torre Sevilla AVM-Centro Comercial Bonito

Alışveriş merkezinden ayrı, binanın 19 katını kaplayan bir otel var. Açık hava alışveriş merkezidir. Dikkat burada Prime Mark mağazası bulunuyor.

 

Lagoh Sevilla:

Çok büyük bir alışveriş merkezidir. Zara ve HM gibi büyük markaların mağazaları, süper büyük bir Prime Mark var. Primor kozmetik ve parfüm mağazası var. Ancak satılan parfümler orijinal değilmiş. Her türden dükkan, her türlü yiyecek yiyebileceğiniz restoran ve tüm alışveriş merkezini çevreleyen bir göl var. İskele tipi teras bulunuyor.

 

El Duque, Sierpes, Tetuan:

Burası bir yaya bölgesidir. Büyük moda ve aksesuar markalarının yerleri, Sevilla şehir merkezindedir. Alışveriş merkezi: kuyumcular, büyük ulusal ve uluslararası mağazalar, estetik ve güzellik mağazaları, Mango, Zara, HM, Stradivarius, Mary Puz, Calzedonia, Bershka, Massimo Dutti, Sephora, Yves Rocher gibi kozmetik ve telefon satış mağazaları var.

 

Nervion, Triano, Los Remedios:

Nervion: Merkeze tramvay ve metro ile bağlantılıdır İhtiyacınız olan her şeyi bulabileceğiniz çok uluslu büyük markalara ve alışveriş merkezlerine sahiptir. Mağazalar: Luis Montoto ve Lus de Morales gibi caddelerde yoğunlaşır. 

Triana: Seramikler ve Triana pazarının lezzetleri bulunur.

Los Remedios: Bu semtte, özellikle yayalara ayrılmış, Calle Asuncion da birçok moda ve aksesuar mağazası vardır. Ayrıca mobilya ve dekor ürünleri satılmaktadır. 

 

İspanya Sevilla Genel

NE YENİR-NE İÇİLİR


Sevilla şehrinde, musluk suyu kullanılabilmektedir. En başta bunu belirttikten sonra, gelelim, şehrin en önemli yiyecek kültürüne.

Sevilla şehrinde “tapas” iyi bilinir ve hatta tapas’ın doğduğu yer olarak bilinir. Tabii bunun sonucunda, bu şehirde, yüzlerce tapas çeşidi bulmak mümkündür.

Tapas’ın yanında ekmek verilmiyor. Kraker benzeri bir yiyecek gelebilir, fakat onun içinde ayrı para ödemeniz gerekir. Kişi başına ortalama 2-3 Euro ödeyerek lezzetli bir tapas yiyebilirsiniz.

Şehir merkezinde, katedral çevresinde, birçok harika tapas yiyebileceğiniz yerler bulunmaktadır. Bunun dışında: güzel tapas yemeniz için önerebileceğim yerler: Plaza Cristo de Burgos bölgesinde bulunan “Taberna Coloniales” dir.

Bölümleri büyük ve yiyecekleri çok iyi olan bu mekan, rahat bir yerdir. Buraya yolunuz düşerse, ev yapımı tatlılardan tatmayı unutmayın.
Yine tapas yenebilecek güzel yerlere öneriler:

Santa Cruz bölgesinde: Buralarda, çok sayıda lezzetli tapas bulabileceğiniz yerler var. Örnek olarak: Bar Giralda, Modesto, Las Terasa, Casa Robles.

Triana bölgesinde: El Kiosco de las Flores, Bodeguita Sanlucar de, Casa Cuesta olabilir.

Santa Catalina bölgesinde: El Rinconcillo, El Bacalao, Quitapesares.

Favori tapas türleri ise şunlardır


1. Tortilla espanola-patatesli omlet,
2. Pulpo gallgeo-ahtapot galiçya,
3. Aceıtunas-zeytinli,
4. Patatas bravas-baharatlı patates,
5. Quesso manchego-koyun sütü peynirli.

Castilleja ve yakınındaki kasabada ise: tortes, kek, tatlılar ve özellikle ekmek tatlısı, pestinos ve ganotes gibi ev yapımı tatlılar bulup tadabilirsiniz.

 

YEMEK KÜLTÜRÜ-YEMEK MEKANLARI


Sevilla şehrinin en ünlü yemekleri: Flamenko yumurta, börekler, sote, enginar, Fried-Balık dolmasıdır.

Tatlı olarak ise: özellikle şehir manastırında yapılmış enfes tatlıları tatmanızı öneririm. San Laendro bölgesinde: şekerlendirilmiş yumurta sarısı tatlısı deneyin.

Evet, Sevilla şehrinin tipik yemeklerini tatmak için en uygun yer: tarihi merkez ve nehrin öte yanı, Triana bölgesidir.

Eğer sıcak yaz aylarında Sevilla şehrine giderseniz: çok lezzetli ve serinletici “Gazpacho” yani “ağırlıklı olarak domates ile yapılan soğuk çorba” tatmanızı özellikle öneririm.

 

NE İÇİLİR

Sangria:

Tarihi 2000 yıl önce, Romalılar İber yarımadasından geçtiler ve yol boyunca üzüm bağları diktiler. O zamanlar su içmek için güvensiz kabul edildiğinden, herhangi bir bakteriyi öldürmek için alkolle takviye edilmesi yaygındı.

İlk Sangria, muhtemelen şarap, su, bitki ve baharat karışımlarıyla sulandırılmıştır. Günümüz Sangriasında ise, genellikle meyve ve diğer alkolleri içeren bir şarap kokteylidir. Ancak karmaşık bir içecektir ve birçok insan içinde ne olması gerektiği konusunda farklı fikirler üretirler.

 

Cerveza-Bira

Damıtılmış alkollü bir içecektir. Arpa taneleri veya fermente edilmiş nişasta içeren diğer tahıllardan yapılır. Maya ile sudan ibarettir. Genellikle sarı altın renginde, siyaha ve kırmızımsı kahverengiye kadar değişik tonlarda, kehribar rengine sahiptir. Alkol derecesi, yüzde 3-9 arasındadır.

RESTORANLAR


Sevillalılar büyük restoranların müdavimleri değildirler. Yine de şehirde, tüm İspanyol Endülüs spesiyallerinin sunulduğu restoranlar bulabilirsiniz.

Arenal bölgesinde: kızarmış balık mekanları bulunuyor.

Şehirdeki restoranların mutfakları, genellikle akşam saat: 20.30’dan önce açılmazlar. Yani, yemek saatinizi buna göre ayarlamalısınız.

Yemek mekanları hakkındaki önerilerim

Rodilla


Öğle yemeği için burayı önerebilirim. Çünkü, burada tapas tipinde sandviçler var. Bu sandviç yanında, taze sıkılmış meyve suları ve harika kahve “Con Leche” tadabilirsiniz. Evet, Rodilla: ucuz ve aynı zamanda büyük bir seçenek olabilir.

Los Coloniales


Şehirdeki en ünlü restoranlardan biridir ve mutlaka gitmenizi öneririm.

El Cordobes


Alcazar yakınlarındaki “Santa Maria La Balanca” sokağındadır. İspanyanın en kaliteli yemeklerini, burada makul bir fiyata tadabilirsiniz. Özellikle: günün menüsünü (Menu del Dia) ve paella ve tortillo denemelisiniz.

Kafeler-Pastaneler

Sevilla şehrinde, birçok kafe ve pastane bulunuyor.
Katedralin karşısında: lezzetli çikolata ve kahve bulabileceğiniz “Cafe de İndias” bulunuyor. Burası: bir kahve dükkanıdır.

Caddedeki pastanede ise, çikolata satılıyor.

Evet: Cafe de İndias, Starbucks ve diğer bayilikler: şehrin son zamanlarında sayılarını arttırmışlardır.

Ama yöreye has, zincir dışında bir kahve dükkanı arıyorsanız: Calle Sierpes sonundaki “La Campana” önerebilirim.

Santa Maria la Blanca caddesinde, çok hoş kafeler bulabilirsiniz. Bu cadde üzerinde, aynı zamanda bir şeyler yemek için uygun yerler de var ki, ben örneğin: külahta balık, churro, paella yemenizi öneririm. Bu cadde, gerçekten her bütçeye uygun yani uygun fiyatlı mekanlar içeriyor.

Evet, tüm bunların yanında, bir şeyler içmek isterseniz

Cerveceria la İnternacional


Burası: Plaza Nueva bölgesine bir dakika yürüyüş uzaklığında, Calle Barcelona’dadır. İspanya’nın en iyi “bira” dükkanıdır. Burada: 250’den fazla bira türü ve harika tapaslar tadabilirsiniz.

BARLAR


Tüm kentin sokaklarında, çeşitli lezzetleri tadabileceğiniz barlar bulunmaktadır. Bu barlarda, her türlü tapas bulabileceğiniz gibi, buraya has bir şarap türü olan “Rıoja” tadabilirsiniz.

Pedelquivir ve El Faro de Triano bölgelerinde, nehir kıyısında, güzel manzaralı barlar bulunmaktadır.

Yonca bölgesinde: yaz aylarında çok canlı açık hava barlar dizisi bulabilirsiniz.
Triana, Betis ve bunlara yakın sokaklarda: yine nehir manzaralı barlar görebilirsiniz.
La Macarena bölgesinde de birçok bar var.

 

ŞEHİRDE KUTLANAN FESTİVALLER


Endülüs bölgesinde tutku ile festivaller düzenlenmektedir. Sevilla şehri de, bu bölgenin başkenti olarak, en önemli kutlamalardan bazılarına ev sahipliği yapmaktadır.

Semena Santa (Paskalya Haftası)


Şehrin en ünlü kutlamasıdır. İlk olarak, 14’ncü yüzyılda kutlanmaya başlamıştır. Kutlamalar 7 gün sürer ve 57 tarikat kutlamalara katılır.

Paskalya sırasında: gerek Sevilla şehrinde ve gerekse İspanya’nın diğer birçok şehir ve kasabasında yapılan sokak geçit törenlerinde: bir “nazareno” ile karşılaşabilirsiniz.

Bunlar: kafalarına kukuleta takarlar ve cüppe giyerler. Bu kıyafetleri üzerine: İsa’nın çarmıha gerildiği sahneler görülen desenler vardır. Ayakları çıplaktır.

Kendilerine bando eşlik eder. Taşıdıkları “pasos” denilen tabut sehpası, zengin süslemeler ile süslenir. Ayrıca: ellerinde “bakire Meryem” heykelleri taşırlar. Böyle bir törene rastlayan yabancı ziyaretçiler, öncelikle ürkerler ve korkarlar.

Ancak, unutmamak gerekir ki, bu bir gelenektir ve uzun yıllardır sürdürülmektedir. Yazının başında da belirttiğim gibi, 14’ncü yüzyıldan bu yana sürdürülmektedir.

Evet, özellikle Amerika’daki “Ku Klax” klanından kopyalanan bu kostümler; bir anlamda, katılan şahısların Engizisyon kimliklerini saklamakta kullanılır.

Hatta çoğu kez, paçavralar içinde, çıplak ayaklı, insan boyundaki haçları taşıyan, zincire vurulmuş ve tövbekar olarak isimlendirilen bu insanların tören kıyafetleri ve hareket tarzları gerçekten korkunçtur.

Ama, biraz önce söylediğim gibi, bu törenler, şehirdeki erkekler, kadınlar ve hatta çocukların katıldığı bir mahalle etkinliğidir.


Biraz da bu geçit törenlerinin yapılışından söz etmek istiyorum:

Geçit törenlerine katılanlar, kendi yerel kiliselerinden-katedrale kadar olan yolda, sokak ve caddeleri takip ederler. Ancak, kiliseleri, katedrale ne kadar uzaksa, yürüyüş o kadar uzun sürer ve bazen 12 saate kadar sürdüğü bile görülür.

Bu yürüyüş sırasında, özellikle “tabut sehpaları” çok ağır olabilmektedir. Bu yüzden, taşıyıcılar sürekli değişir ve ağırlığı dengelemek için, sallanarak yürürler.

Tören yürüyüşü ve katılanlar her ne kadar korkutucu olsalar da, özellikle haftanın zirvesi olan “Aziz Cuma” sabahında, tam bir kutlama havası hakim olur.

Törenin en haşmetli bölümü ise, bu Cuma günü öncesinde, Perşembe günü yapılır. Biraz önce söylediğim gibi, törenin zirve anı: Cuma günü, saat: 18.00 civarında, katedrale ulaşılan andır.

Bu anda: mücevherlerle süslü elbiseler içinde, çiçeklerle süslenmiş ve mumlarla aydınlatılmış tabut sehpası üzerinde taşınan “Bakire Meryem” görüldüğünde, törene katılanlar muhteşem etkilenirler, evet inanılmaz bir mistik ortam yaratılıyor.

Eğer bu geçit törenini izlemek isterseniz, törene hürmeten “şort” ve “tişört” giymemeniz istenir. Turizm ofisleri “hermandad alayı” olarak isimlendirilen tören geçit alayının rotasını ve zaman çizelgesini, her şehir ve kasaba için ayrı ayrı yayınlar.

Feria de Abril (Nisan Fuarı)

Sevilla şehrinde portakal ağaçları çiçeklendiğinde kutlamalar başlar. Fuar, ilk olarak bir tarım ve hayvancılık fuarı olarak 19’ncu yüzyıl ortalarında kutlanmaya başlamıştır. Esas amacı: Endülüs bölgesinin kırsal kesimindeki bir kutlamadır.

Kutlamalar sırasında; şehir ışıklandırılır, küçük fenerler tanzim edilir. Şehrin erkekleri: renkli elbiseler, kısa ceketler ve botlar giyerler. Şehrin kadınları ise, yine yöresel kıyafetler giyerler.

İspanya Sevilla Genel

KISA BİR ŞEHİR TURU İÇİN ÖNCELİK ÖNERİLERİM

Şehirde, elbette kalacağınız zaman önemli ama, bence durumunuz uygunsa yürüyerek veya bisiklet kiralayarak gezmenizi öneririm.

Katedralin bulunduğu “Avenida de la Constitucion” bitiminde bulunan “Plaza Nueva” ve “Plaza de San Fransısco” bölgeleri, Sevilla şehrinin en canlı yerleridir. Şehir hayatını görmek isterseniz, bu meydanlara zaman ayırmalısınız.

Hatta: “La Macerana” meydanındaki Parlamento binasının önündeki çimlere, siz de Sevillalılar gibi bir süre oturup mola verebilirsiniz.

Triana köprüsünden geçin, ama eşsiz mimariye sahip “Alamillo” yu da mutlaka görün. Triana bölgesinde: “Betic” caddesinde mutlaka bir tur atın.

Eski şehir yani tarihi merkez bölümünde. “Plaza Alfaffa” meydanı mutlaka hoşunuza gidecektir. Oradan katedrale dönmeye çalışırken ara sokaklara dalın ve kaybolun.

“Alameda de Hercules” bölgesini gezin.

Sevilla gezilecek yerler için yazım.

 

Fransa Lille

Fransa Lille

Fransa’nın Belçika sınırındaki, dördüncü büyük şehridir.

Şehrin ismi “Deüle” nehrindeki bir adadan gelir.

Tarih boyunca Romalıların egemenlik bölgesi olan şehrin ismi, eski Fransızcada “L”isle” olarak kullanılmış ve bu isim, günümüze “Lille” olarak gelmiştir.

Yaklaşık 220.000 nüfus bulunur.

Belçika sınırındaki 700.000 kişilik nüfus yoğunluğu ile şehrin metropolü, 1.9 milyon kişiyi bulur. Ulaşım da, TGV (yüksek hızlı tren) istasyonu, büyük kolaylık sağlar.

Lille şehri ile Brüksel arasındaki yolculuk, 38 dakika sürer. Paris, 1 saat 26 dakika uzaklıktadır. Lyon 3 saat 50 dakika, Marsilya 4 saat 30 dakika, Bordo 5 saat, Montpellier 5 saat sürer.

Günümüzde, hızlı tren hattı, burada kesişmektedir. Şehir: bir zamanlar “Deule Nehri” üzerinde küçük bir ada iken, özellikle 19’ncu yüzyılda, belli başlı sanayi merkezlerinden biri haline gelmiştir.

21’nci yüzyılda ise, dinamik bir kültür merkezi olunca, şehir iyice önem kazanmıştır. Dolayısı ile: şehir, mimarisiyle, sanat koleksiyonlarıyla, mutfağı ve kültürüyle hızla yükselmiştir.

Şehirdeki gezinize: Eski Lille merkezinden başlayınız. Burada: özenle korunmuş dar sokaklarda, çoğu son dönemde restore edilmiş ve günümüzde kaliteli mağazalara, yerel lezzetlerin sunulduğu restoranlara ve şehrin geçmişini anımsatan barlara dönüştürülmüş, tuğla ve taştan yapılmış Flaman evlerini görebilirsiniz.

Fransa Lille

Şehri, tur otobüsü ile gezmek isterseniz, bu da mümkün. Ses ve görüntü sistemleri bulunan tur otobüsü, Lille şehrinin en ünlü bölgelerinden geçerek, şehirde keşif yapmak isteyenlere hizmet vermektedir. Bu otobüsler, Lille Tourist Office, Palais Rihour bölgesinden hareket etmekte olup, 50 dakikalık gezi süresi için, 11 Euro ödemeniz gerekir.

Ayrıca: şehir, 2004 yılında “Avrupa Kültür Başkenti” olarak seçilmiş ve “Sanat ve Tarih Şehri” unvanını elde etmiştir. Bu nedenle: kültür ve turizm için, mükemmel bir hedef olarak statüsünü korumuştur.

Fransa Lille

Toplu Taşıma

Şehirde, kapsamlı bir toplu taşıma sistemi bulunmaktadır. 1983 yılında yapılan metro hattı, 45 km. dir ve 60 istasyonu bulunmaktadır. 2 hatlıdır.

Tramvay ise, 2 hatlıdır ve 35 durağı bulunmaktadır.

Otobüs ise, 60 güzergahta faaliyet sürdürmektedir. Otobüs, tramvay ve metro, her gün: 05.30-24.00 arasında çalışır. Tüm ağ için standart yolculuk ücreti, 1.50 Euro’dur. 10 biletlik toplu alımlarda, kart: 12.50 Euro’dur.

Fransa Lille

Şehir içi ulaşımda, şehirde birkaç gün kalacaksanız, toplu ulaşım araçlarından yararlanmak için “Lille’s City Pass” isimli, indirimli toplu taşım kartı kullanabilirsiniz. 24 biletlik kart 25 Euro ve 48 biletlik kart 35 Euro’dur. Bu kart ile: 27’den fazla müze, turistik mekan ve Lille toplu taşıma ağı (metro, otobüs, tramvay) için ücretsiz kullanım hakkı kazanırsınız.

Fransa Lille

GEZİLECEK YERLER

Fransa Lille Lille Cathedral-Notre Dame de la Treille

Lille Cathedral-Notre Dame de la Treille

Şehirde, ulusal anıt ilan edilerek koruma altına alınmış bir katedral yapısıdır. 1854 yılında başlanan inşaat, 1913 yılında tamamlanmıştır. İlk projede: 132 metre uzunluğunda, 115 metre yüksekliğindeki kuleler düşünülürken, savaşlar ve mali zorluklar nedeniyle, bu planlar uygulanamamıştır.

Ana cephe: ancak, 1999 yılında tamamlanabilmiştir. Merkezi bölüm: 28 mm. Kalınlığında beyaz 110 adet mermer levha ile kaplanmış ve 30 metre yüksekliğinde sivri tepeli kemerleri olan, metal bir yapı olarak oluşturulmuştur.

Üst kısımdaki camda “kıyamet” temasını anlatan, gül pencere, ressam Ladislas Kijno tarafından yapılmıştır. Demir kapı ise Yahudi heykeltıraş Georges Jeanclos tarafından yapılmıştır.

Kilisede, 12’nci yüzyıldan kalma bir “Meryem” heykeli ilgi çeker.

Saint Maurice’s Kilisesi

1868 yılında, şehrin genişlemesi sonucu yapılmış, Gotik mimari üslubun egemen olduğu bir yapıdır. Onun, beş nefli ve cephede kendisini gösteren kulesi ilgi çekmektedir. Yapının içi kısmı: 17 ve 18’nci yüzyıl, Lille resim sanatçıları tarafından yapılmış resimlerle bezenmiştir. Merkez şapeli “1485” yılında, şehri savunan Lille Topçularına ve askerlerine adanmıştır.

Fransa Lille Lille Citadel

Lille Citadel

Şehrin, beşgen kale duvarlarıdır. 1667-1670 yılları arasında inşa edilmiştir. 2200 metre toplam çevresi ile, bir yıldız şeklinde, şehrin çevresini çevirmiştir.

Kale: nehirlerin kavşağında, bataklık üzerine, şehrin batısında inşa edilmiştir. Bu bataklık ve su-çamur alanı, kalenin kuşatılması sırasında, savunmanın etkisini arttırmak için kullanılmıştır. Kalenin çevresinde, 1700 hektarlık bir alanda, zaman zaman 55 cm. varan su bulunur. Bu sular, 1750 yılında açılan kanallarla bölgeye aktarılmıştır.

Yapı: Dubben Vauban tarafından tasarlanmış en önemli kalelerden birisidir. Kraliyet giriş kapısı: görkemli “Güneş Kral” ı öven bir Latince yazıt bulundurmaktadır.

Onun yapılarının mimari kalitesi, günümüzde dikkati çekmektedir. Yapının büyük bölümü, günümüzde ulusal tarihi anıt olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Burası, halen, Fransız ordusu tarafından işgal edilmiştir ve burayı gezmek, ancak rehberli turlar ile mümkün olmaktadır.

Fransa Lille Citadelle Parkı ve Hayvanat Bahçesi

Citadelle Parkı ve Hayvanat Bahçesi

Lille şehrinin en büyük ve en çok ziyaret edilen parkıdır. 60 hektarlık bir alana yayılmıştır. Park içinde, bir de hayvanat bahçesi bulunmaktadır. Bu bahçede: maymunlar, zebralar, panter ve nadir kuşlar görülür. Burada, 70 farklı türden, toplam 400 hayvan bulunmaktadır. Ayrıca: yine park alanı içinde, ilgi çeken ve nadir bulunan ağaçlar görülür.

Fransa Lille Porte de Paris

Fransa Lille Porte de Paris

Porte de Paris

Burası, şehirdeki anıtsal bir kapıdır. 1667 yılında, 14. Louis tarafından yaptırılmıştır. Yapı üzerinde: güç sembolü olarak “Herkül”, savaş tanrısı “Mars” bulunur. Kemerin üstünde, tüm dünyayı fetheden iki melek “Sun King” betimlemeleri görülür. Surlar: 1858 yılında yıkılınca, bu anıtsal kapı: dairesel bir şekil almıştır.

Fransa Lille Porte de Roubaıx

Porte de Roubaıx

Burası: 1620 yılında, şehrin kuzey tarafındaki duvar-sur üzerine dikilmiş, İspanyol anıtıdır. 1617-1621 yılları arasında yapılmıştır. Anıtın bulunduğu kapının hemen solunda, 1624 yılına tarihlenen “Old Men House” bulunmaktadır.

Fransa Lille Lille Belediye Binası ve Belfry

Lille Belediye Binası ve Belfry

Bu yapı: 1924-1932 yılları arasında, üçgen Flaman evlerinden esinlenerek yapılmıştır. Çan kulesi, 104 metre yüksekliktedir ve “UNESCO” tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesine” dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Düşününce şaşırdım, bu yapı, ülkemizdeki “Efes Antik Kenti” ile aynı kategori de düşünülüyor, inanılır gibi değil.

Burayı ziyaret etmek isterseniz: Çarşamba-Pazar günleri arasında, saat: 09.30-14.00 arasında açıktır. Giriş ücretlidir ve yetişkinler için 6 Euro, çocuklar için Euro ödemek gerekir. Ancak, kuleye çıkan asansöre ulaşmak için, öncelikle 100 basamaktan oluşan bir merdiveni çıkmanız gerekiyor.

Fransa Lille Euralille

Euralille

Şehirdeki, Yüksek Hızlı Tren İstasyonu (TGV) “Lille Europe”, 1994 yılında açılmıştır. Burada: hızlı tren istasyonuna ilaveten: Lille Grand Plais (kongre merkezi, sergi salonu, konferans salonu) ve Euralille alışveriş merkezi bulunur. Bu kompleksin oluşturulmasında, birçok mimar, işbirliği yapmıştır.

Fransa Lille Vieille Bourse-Eski Borsa

Fransa Lille Vieille Bourse-Eski Borsa

Vieille Bourse-Eski Borsa

17’nci yüzyıl mimarisi özelliklerini yansıtır. Yapının inşaatı: 1652-1653 yılları arasındaki süreyi kapsamaktadır. Şehrin en güzel yapısı olarak önem kazanır. Yapı: kemerli bir avlu çevresinde, 24 küçük evden oluşmaktadır. Yaz aylarında, burada düzenlenen “tango” gösterileri ilgi çeker.

Fransa Lille Place du Theatre-Ticaret Odası

Place du Theatre-Ticaret Odası

1701 yılında, 16.Louis tarafından kurulan ticaret odasının yapısıdır. Alfred Mongy tarafından yapılan yapı, 1909 yılında açılmıştır ve Opera binasının hemen yanındadır.
Evet, yapının 76 metre yükseklikteki “çan kulesi” şehrin ticari gücünü simgelemektedir.

P’tit Quinquin Statue

Bu şehirdeki bir anıttır. Rue Nationele meydanındadır. Alexandre Destousseaux tarafından, 1853 yılında yapılmıştır. Anıt: betimlediği görüntü nedeniyle “ninni” olarak bilinir. Saint-Sauveur bölgesinde yaşayan, dantel yapımcısı, yoksul bir kadının, dokunaklı hikayesini anlatmaktadır.

Fransa Lille Maison Folie de Wazemmes

Maison Folie de Wazemmes

Bu yapı: 2004 yılında, Lille şehrinin “Avrupa Kültür Başkenti” seçilmesi nedeniyle yapılmıştır. Her ilçe merkezinde bulunan bu eski endüstriyel binalar; yeniden tasarlanmıştır ve insanları karşılamak, fikir alışverişinde bulunabilecekleri yerler olarak sanatçılar, dernekler ve şehir sakinleri tarafından kullanılmaktadırlar. Evet, buralarda, sergi alanları, prova odaları, sanatçı konutları, toplantı salonları bulunuyor. Bu yeniden tasarlanan binalar arasında öne çıkanlar: eski bir bira fabrikasının tonozlu tuğla bodrumu bulunmaktadır.

Fransa Lille Place du General de Gaulle

Fransa Lille Place du General de Gaulle

Place du General de Gaulle

Vieux Lille bölgesinin tam ortasındadır.
Fransa tarihinin önemli şahsiyetlerinden De Gaulles: 22 Kası 1890 tarihinde, buradaki dedesinin evinde doğmuştur. Günümüzde “ulusal anıt” ilan edilerek koruma altına alınan ev, kendisinin arkadaşları tarafından, 1967 yılında satın alınmıştır. Günümüzde ise, müze olarak kullanılmaktadır. Müzede: De Gaulle’nin çeşitli kişisel eşyaları (beşik, vaftiz bornozu, kılıç vb. gibi) sergilenmektedir.

Fransa Lille Grand Place-Main Square

Grand Place-Main Square

Bu meydan, Lille şehrindeki favori buluşma yeridir. Meydan: 17’nci yüzyıl mimarisinin görüntüsünü vermektedir. Burada bulunan ve 1952-1953 yılları arasında yapılan borsa binası, en güzel yapıların başında gelmektedir. Meydanda bulunan “Grand Garde” isimli bina, bir zamanlar, nöbetçilerin evi olarak kullanılmakta iken, günümüzde “Theatre du Nord” olarak kullanılmaktadır.

Fransa Lille Place du Theatre-Nouvelle Bourse ve Opera

Place du Theatre-Nouvelle Bourse ve Opera

Burası, 1907 yılında, tiyatroda yangın sonrasında, Lilleli mimar Louis-Marie-Condonnier tarafından tasarlanarak inşa edilmiştir. Takip eden süreçte, yapı: 1914 yılında işgal sırasında Almanlar ve ardından 1923 yılında Fransızlar tarafından yeniden açılmıştır. Yapının girişinde anıtsal bir merdiven bulunur. Bu mermer, alçı, altın ve köpüklü kristallerden oluşan merdiven, 16. Louise stilindedir ve görkemli bir dekor içerir.
İç bölümde, 1126 seyirci kapasiteli bir salon bulunur.

Fransa Lille Tanrıça Heykeli

Tanrıça Heykeli

Grand Place olarak bilinen binanın tepesinde, bir anıt duruyor. Bu anıt: Eylül 1792 tarihinde, Avusturyalıların şehri kuşatması sırasında, şehirlilerin direncinin ifadesi olarak dikilmiştir ve “tanrıça” olarak isimlendirilir. Bronz Tanrıça: sağ elinde, topları yok eden bir asa tutar. Evet, bu anıt: mimar Charles Benvignat tarafından tasarlanmış ve 1845 yılında yapılmıştır.

Fransa Lille Palais des Beaux Arts-Palace de la Republique

Fransa Lille Palais des Beaux Arts-Palace de la Republique

Palais des Beaux Arts-Palace de la Republique

Şehrin “Güzel Sanatlar Sarayı” olarak bilinen, burası, 1900’lü yıllarda yenilenmiştir. Fransa ülkesinde, Paris dışındaki en büyük müzelerden birisidir. 19’ncu yüzyılın başlarında, Jean-Antoine Chaptal tarafından yaptırılmıştır.

Özellikle: 1795 yılındaki Fransız Devrimi sırasında el konulan resimlerin, toparlanması amacı ile yaptırılmıştır. Resimler: 1808-1823 yılları arasında, burada toparlanmış ve müze, 1809 yılında açılmıştır. En son olarak ise, 1997 yılında kapsamlı bir restorasyon yapılmış ve müze yeniden ziyarete açılmıştır.

Evet: Paris-Louvre Müzesinden sonra, Fransa’nın en büyük, ikinci resim-heykel-çizim-seramik ve benzeri eserler koleksiyonu burada bulunmaktadır. Koleksiyon içinde eseri bulunan bazı sanatçılar şunlardır: Rubens, Van Dyck, Goya, Tissot, Rembrant, Raphael, Donatello vs. Sanat severlerin, bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelerini öneririm.

Hospice Comtesse Museum

Eski şehrin merkezinde yer alan müze, 1939 yılına kadar ziyarete açık kalmıştır. 1237 yılında, Kontes Jeanne de Flandere tarafından kurulan bir hastanede yer almaktadır. Günümüzde görülen yapılar: 15-17 ve 18’nci yüzyıldan kalmadır. Panelli-beşik tonozlu çatısı olan bu yapılar: iki avlunun ve bir bahçenin çevresinde düzenlenmiş, hastane binaları ve şapel ve hastane koğuşundan oluşmaktadır.

Evet, 1962 yılından bu yana: binalar içinde, 17’nci yüzyıla ait bir atmosfer yaratılarak, tablolar, duvar halıları, ahşap heykeller ve bir porselen koleksiyonu sergilenmektedir.

Fransa Lille Doğa Tarihi Müzesi

Doğa Tarihi Müzesi

Burası, şehrin “Eski Üniversite” semtindedir. Müzede: Etnografik ve endüstriyel koleksiyonlar bulunmaktadır ve ziyaretçilere, zaman içinde heyecan verici bir yolculuk sunmaktadır. Bu tür bir koleksiyon, Fransa’da eşsizdir ve bu koleksiyon içinde 250 bin den fazla obje bulunmaktadır. Müzede, ayrıca geçici sergiler düzenlenmektedir.

Canonniers Museum

Bu müze: Lille şehrinin savunmasında kullanılan askeri malzemelerin sergilendiği bir yerdir. Müzede: 3000 nesne sergileniyor. Bu nesneler: 1777 yılından 1945 yılına kadar toplanan nesnelerdir. Bunlar arasında bulunanlar: toplar, tüfekler, bıçaklardır. Özellikle: Napolyon Bonapart döneminden kalma toplar ilgi çekmektedir.

Fransa Lille Jardin Botanique de la Faculte de Pharmacie

Jardin Botanique de la Faculte de Pharmacie

2 hektarlık alanda kurulu bu botanik bahçesi: şehirde, Eczacılık Fakültesi tarafından işletilmektedir. 1970 yılında kurulmuştur. Günümüzde, bahçede: 1000’den fazla bitki, 20 tür ağaç ve bunların dışında, çalılar, süs bitkileri, tıbbi bitkiler, parfüm bitkileri bulunmaktadır.

Fransa Lille Botanik Bahçesi ve Sera

Botanik Bahçesi ve Sera

Burası, 1596 yılında kurulmuş ve Lille şehri, Fransa’da botanik bahçesine sahip ikinci şehir olmuştur. Bahçe, şehrin güneydoğu bölümünde, eski surların, 11 hektarlık bölümünü işgal etmektedir. Burada: çeşitli şekillerde ve boylarda, büyük bir göledi çevreleyen alanda, binlerce bitki bulunmaktadır ve ağırlık güllerdedir. Ayrıca: tropikal bölgelere ait çeşitli bitkiler, seralarda bulunmaktadır.

Jean-Baptiste Lebas Park

3 hektarlık, bu park alanı, Haziran 2006 yılında açılmıştır. Aynı adı taşıyan bulvarla çevrilidir. Park alanı, büyük bir çiçek ve çim alanını içerir. Burada, özellikle çocuklar için çeşitli oyun alanları bulunmaktadır. Hollandalı peyzajcılar tarafından tasarlanmıştır.

Kırıkkale

Kırıkkale

 

 

 

 

 

Kırıkkale-Kırklareli, sanırım birçoğumuz bu ikilemi sık sık karıştırmışızdır. Ama, Kırıkkale, gerçekten Ankara’nın hemen dibinde, hatta öyle ki, burada okuyan üniversite öğrencileri ve hatta çalışanların bir kısmı, Ankara’da yaşayıp her gün buraya gidip geliyorlar.

Ayrıca, Ankara’da yaşayan ve Doğu Anadolu bölgesine yolu düşenler, bu şehri mutlaka görüyorlar. Ayrıca, büyük bir silah sanayisi bulunması, bu şehrin öne çıkan özelliklerinin başında geliyor.

Ama, tüm bunların yanında, Kırıkkale,  turizm olarak, gezginlere hitap edecek veya ilgi çekecek yapıları barındıran bir yer değil.

Kırıkkale

ULAŞIM

Kırıkkale otogarı, şehir merkezine yaklaşık 1 km. uzaklıktadır. Buradan, şehir merkezine, toplu taşım araçları ile ulaşabilirsiniz. Kırıkkale-Ankara arası uzaklık: 77 km. Kırıkkale-Yozgat arası uzaklık: 141 km. Kırıkkale-Kırşehir arası uzaklık: 113 km. Kırıkkale-Çorum arasındaki uzaklık: 167 km. Evet, Ankara-Kırıkkale arasındaki uzaklık, yaklaşık 45 dakika da alınıyor.

Şehirden, ayrıca tren yolu da geçiyor. Özellikle yeni hizmete giren Ankara-Sivas hızlı treni buraya ulaşımı iyice kolay ve hızlı hale getirmiştir.

TARİH

16 ve 17’nci yüzyıllarda: doğudan gelen Türk aşiretlerinden, “Oğuz-Oğuzhan” ismi verilen büyük bir aşiretin, Ankara yakınlarında, o zaman da kullanılan ismiyle “Kırıkkala” yöresine yerleştikleri bilinmektedir. Yani, bölgenin bilinen adı, yaklaşık 400 yıldır kullanılmaktadır.

Kırıkkale isminin kaynağı: yörede, halen günümüzdeki yerleşimin 3 km. kuzeyindeki “Kırıkköyü” ile, şehir merkezindeki “Kaletepe” isimlerinin  kısaltılarak ve birleştirilerek oluşturulmasıyla ortaya çıkmıştır.

Osmanlı belgelerinde de, yörenin ismi “Kırıkkala” olarak geçmektedir.

Günümüzdeki Kırıkkale şehrinin temelleri, Cumhuriyetin ilanından sonra, 1925 yılında atılmıştır. Yukarıda belirttiğim gibi, Kırıkköyü, o yıllarda küçük bir köy iken, bunun yaklaşık 4 km. ötesindeki Kalaköyü bölgesi, yine tamamen boş ve ağaçsız, kıraç bir tepe olarak görünüyordu.

Aslında, ilk olarak, 1921 yılında, burada, o zamanki ismiyle “İmalatı Harbiye Fabrikası” kurulması planlanır. 1925 yılında ise, fabrikanın temeli atılır. Çünkü, buranın başkente yakın olması avantaj olarak değerlendirilmiştir.

Fabrikanın temellerinin atılması, yeni kurulan yerleşim yerinin hızla gelişmesine neden olur. Yeni kurulan fabrikaların sayısı arttıkça, fabrikalarda çalışan personel sayısı da  artar ve şehir nüfusu hızla yükselir.

Yöre: 1929 yılında Belediyelik, 1944 yılında ise ilçe olur. Ancak, zamanla yeni fabrikalar kurulmadığından, ülkenin birçok yöresinden göç alan bu yerleşim yerinin nüfusu yerinde saymaya başlar.

İlk  dönem, Makine Kimya Fabrikalarına girerek çalışan ustalar, emekli olduklarında geldikleri kasaba ve köylere ve başka şehirlere giderler ve böylece Kırıkkale, göç alan değil, göç veren haline gelir. 1989 yılına gelindiğinde, Kırıkkale, il yapılır.

Kırıkkale

GENEL

Kırıkkale, il merkezinin denizden yüksekliği: 700 metredir. İl topraklarının büyük bölümü, 2’nci derece deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır.

Yörenin iklimi: ılıman iklim kuşağı hakimdir. Ancak, bölgenin bozkır olması nedeniyle, günlük sıcaklık farkları yüksektir. İklim daha çok karasal özellikler gösterir. En öne çıkan özellik ise, kurak olmasıdır.

Kırıkkale: sanayinin yoğun olduğu bir yöredir. Makine Kimya Enstitüsü Kurumu ve TÜPRAŞ Rafinerisi, yörenin ekonomik yapısını olumlu yönde etkilemektedir. Bu tesislerde, yaklaşık 4000 kişi çalışmaktadır.

Ekonomik etkinliğin diğer yönü olan tarım ise, yörede yaşayan insanların yaklaşık % 52’si tarafından yapılmaktadır. Tarımda, genel olarak hububat üretimi yaygındır. Kavun, karpuz ve üzüm üretimi de yapılabilmektedir.

Kırıkkale Tüpraş

TÜPRAŞ

Burası, ülkemizde, Orta Anadolu bölgesinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, 1976 yılında  yapılmıştır. Burada, yılda 5 milyon top, ham petrol işlenerek, petrol ürünlerine dönüştürülmektedir. Burada kullanılan ham Petrol ise: BOTAŞ’ın Ceyhan terminalinden buraya döşenen 477 km. lik boru hattı ile sağlanmaktadır.

 

MKEK

Kırıkkale denildiğinde benim aklıma hemen, MKEK geliyor. Bu kurumun, Ankara merkezinde Tandoğan Meydanında da büyük bir binası var, ayrıca, Ankaragücü Futbol Kulübü, uzun süre, bu kurum tarafından finanse edilmiş ve isminin başında “MKE” harfleri bulunmuştur.

Yani, sanırım birçok insanımızın hafızasında, bu yüzden yer etmiştir. Evet, Kırıkkale denilince, hemen MKEK akla geliyor. 1925 yılında yörede kurulan birimler, 1960 yılından sonra, MKEK ismiyle faaliyetlerini sürdürmeye devam etmişlerdir.

Bu birimler arasında, ilk öne çıkan: 1925 yılında kurulan “Mühimmat Fabrikası” dır. Ayrıca: Türk Silahlı Kuvvetlerinin hafif silah ihtiyaçlarının üretimi için 1935 yılında açılan bir “Silah Fabrikası” var.

Bunlardan başka: Barut Fabrikası, Ağır Silah ve Çelik Fabrikası ve Pirinç Fabrikaları var.

KIZILIRMAK

Kırıkkale ilindeki en büyük akarsudur. Sivas-Zara bölgesinden doğan, ülkemizin bu önemli akarsuyu, il toprakları üzerinde, Kapulukaya Barajını besler.

KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ

Üniversite, 1992 yılında kurulmuştur. Günümüzde, Üniversite bünyesinde: 10 fakülte, 1 yüksekokul, 5 meslek yüksek okulu ve 3 enstitü faaliyet sürdürmektedir.

Üniversitenin öne çıkan özelliği: ülkemizdeki üniversiteler arasında, öğretim elemanı başına, en az öğrenci  düşen üniversite olmasıdır. Yani, öğretim elemanı sayısı bir hayli fazla.

Üniversitenin kampüsleri: Kırıkkale il merkezi, Keskin ve Hacılar bölgelerinde bulunmaktadır. Merkez yerleşkesi: Kırıkkale-Ankara kara yolunun 7’nci km. dedir.

Birçok birim bu yerleşkededir.

Ayrıca, şehir merkezinde: Tıp Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve Yabancı  Diller Araştırma-Uygulama Merkezi bulunmaktadır.

NE YENİR

Kırıkkale yöresinde, mahalli lezzetleri tatmak isterseniz: külleme, haşlama, kızartma, kavurma gibi et yemekleri deneyebilirsiniz. Tatlı olarak ise, bir adı da uyutma olan sütlaç denemelisiniz.

Bunlardan farklı olarak, yörede öne çıkan lezzetler: arap aşı, batallaş, çılbır. Arap aşı, Orta Anadolu yöresinde, özellikle Yozgat civarında yaygın iken, burada da mahalli bir lezzet olarak önem kazanıyor.

NE SATIN ALINIR

Kırıkkale yöresine yolunuz düşer ve yöreye özgü bir şeyler satın almak isterseniz, ilk ve tek öneri: kilim ve heybe. Özellikle: karakeçili kültürüyle dokunanlar.

GEZİLECEK YERLER

Silah Sanayii Müzesi

SİLAH SANAYİ MÜZESİ

İl merkezinde, Yahşihan yolu üzerindedir.

MKE Silahsan Hafif Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren bu müze: 1990 yılında kurulmuş, daha sonra geniş bir mekan düzenlenerek 1993 yılında yeniden ziyarete açılmıştır.

Müzede: Osmanlı dönemi ve Avrupa ülkelerine ait çeşitli silah koleksiyonları bulunmaktadır. Eserlerin büyük bölümü: 2’nci Dünya Savaşı yıllarında Karadeniz bölgesi halkından devlet tarafından toplanmıştır.

Bir kısmı da, koruma altına alınmak üzere, İstanbul Tophane Silah Fabrikasından gönderilen silahlardır. Müzeye 299 adet silah sergilenmektedir.

Silahlar: tarih ve özelliklerine göre, dizayn edilerek, müzede özel bir salonda teşhir ediliyorlar. Kırıkkale bölgesini ziyaret eden ziyaretçiler için, mutlaka ziyaret edilmesini önerebileceğim bir yer.

BELEDİYE KÜLTÜR PARKI

Şehir merkezinde, Belediye tarafından yapılan bu park içinde: seyir kulesi, dinlenme mekanları, yürüyüş yolları bulunuyor.

Ayrıca: Türk evi, Türk Büyükleri ve Türk Dünyası Anıtı gibi, anıtlar da var. Türkevinde: yaklaşık 500 kişilik toplantı salonu bulunuyor. Binanın iç dizaynı: Selçuklu-Osmanlı  tarzında yapılmış. İç dekorasyonda: ahşap oyma süsleme biçimi kullanılmış.

Hasan Dede Camisi ve Türbesi

HASANDEDE CAMİSİ VE TÜRBESİ

İl merkezine, 12 km. uzaklıktaki, Hasandede kasabasındadır. Yapının, 1605 yılında yapıldığı biliniyor. Türbe ise, daha sonraki tarihlerde, muhtemelen 17’nci yüzyılda yapılmıştır. 

Kırşehir Mucur