Çin Jinan

Çin Jinan

Eyaletin başkentidir. Şehirde, yaklaşık 2 milyon kişi yaşamaktadır. Bu kalabalık nüfus içinde, 18 üniversite, yaklaşık 200.000 öğrenci bulunmaktadır. Bu öğrenci sayısını içinde, kesin bilmiyorum ama mutlaka büyük oranda Türk öğrencinin de bulunduğu kesindir.

Şehre ulaşımın en kolay yolu: havayoludur. Jinan Yaoqiang uluslar arası havaalanı, şehir merkezinin 33 km. kuzeybatısındadır.

Çin Jinan

Tarihi süreçte, Ming hanedanı döneminde, başkent olarak kullanılmıştır. Ünlü gezgin Marco Polo, bir zamanlar burayı ziyaret etmiş ve yazıtlarında belirtmiştir. 1966 yılında ise, büyük depremler sonucu, bölgede yaklaşık 36.000 civarında ev büyük hasar görür.

Yağmurların bol olduğu yaz dönemi sonunda ortaya çıkan yüzlerce su kaynağı nedeniyle, bölgeye “Pınarlar Şehri” anlamına gelen Jinan ismi verilmiştir. Bu su kaynakları, yüzyıllardır, bölgede tarım ve endüstrinin gelişmesine katkı sağlamıştır. Günümüzde de, bu su kaynakları, bölge ziyaretçilerinin ilgisini çekmektedir. Ayrıca, bu yoğun su kaynakları nedeniyle, şehirdeki musluk suyu içilebilmektedir.

Bölgede bulunan “Sarı nehir”, 1852 yılında, kendi rotasını kuzeye doğru değiştirir ve yeni yatağında akmaya başlar.

Çin Jinan
Şehirde, yerel lezzetlerden tatmak isteyenler için önerim:

Burada, genellikle yemeklerde arpacık soğan ve sarımsak kullanımı çok yaygındır. Bunlar, deniz ürünlerinde, çorbalar ve et-sakatat yemeklerinde yoğun olarak kullanılıyor. Bunlar arasında öne çıkanlar: Abalone isimli bir tür kavurma olabilir. Deniz ürünü tercih ederseniz: Carp denilen, tatlı veya ekşi hazırlanan bir tür balık yemeği olabilir. Budist rahiplerin yemek tercihi olarak öne çıkan: Tavuk göğsü yemeğini de tercih edebilirsiniz.

Şehirdeki turistik özellikleri öne çıkan bölgeler: Büyük ışık gölü, Baotu parkı ve Bin Buda dağıdır. Şehrin en ünlü parkı ise: Beş Ejderha Havuzudur.

Çin Jinan

DAMİN LAKE PARK-BÜYÜK IŞIK GÖLÜ (DAMİNGHU)

Şehrin kuzey kısmındadır. Burada, birçok doğal su kaynağından oluşan göl var. Giriş ücreti: 30 yuandır. Ziyaret saatleri ise: 06.30-18.00 arasındadır.

Büyük Işık gölü olarak da biliniyor. Gölün su seviyesi: kuraklık veya yoğun yağışlardan etkilenmiyor. Gölün kapladığı alan ise, 113 hektardır.

Göl kıyısındaki: parklar, bahçeler ve oyun alanlarında, güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz. Yaz aylarında, lotus çiçeklerinin kokusunu hissedebilirsiniz. Ayrıca, gölün merkezinde, 1985 yılında yapılmış, büyük bir fıskiye görülüyor. Hectometer isimli bu fiskıye, yaklaşık 100 metre yüksekliğe su fışkırtıyor.

Gölün hemen kuzeyinde ise, Kravat Xuan Tapınağı görülüyor. Tapınak:  1792 yılında, Ming hanedanlığı döneminde yapılmıştır. Gölün kuzeydoğusunda ise, Beiji Tapınağı var. Bu aynı zamanda, Kuzey Tapınağı olarak da biliniyor. Tapınak, Yuan hanedanı döneminde yapılmıştır. Burada özellikle, Taocu tanrıları ifade eden, Zhenwu yaldızlı heykeli ve 18 çamur heykeli görmenizi öneririm.

Çin Jinan

BAOTU SPRİNG PARK

Şehir merkezindedir. 1956 yılında kurulmuştur. Giriş ücretledir, (40 yuan) Ziyaret saatleri: 07.00-22.00 arasındadır.

İlk kurulduğunda, yaklaşık 1 dönüm kadar iken, günümüze kadar yapılan genişletme çalışmaları ile, 26 dönüme ulaşılmıştır. Parkta, harika doğal kaynaklar var. Bunların toplamı: 72 tanedir.

Özellikle, bahar havuzunda: su: köpürerek ve fışkırarak çıkar, bir tencere içindeki kaynar su görünümü ortaya çıkar. 3 noktadan çıkan su: patlamalar, gürleyen ses ve spreyler oluşturarak, su jetleri şeklinde görünmektedir. Hatta, bazen su 27 metre yüksekliğe kadar ulaşmaktadır.

Havuzun boyutları: 30 x 18 metredir. Dikdörtgen şeklindedir. Bu havuzun bulunduğu bölüme: aynı zamanda “Fışkıran Pınar” ismi verilmektedir. Tarihi süreç içinde: 17. yüzyılda Qing hanedanı imparatoru Kangxi, buraya gelerek su içmiş ve pınara “Göğün altındaki ilk pınar” ismini vermiştir.

Çin Jinan

BİN BU DA DAĞI (QİANFOSHAN)

Şehrin: 2.5 km. güneydoğusundadır. Park alanı: 1959 yılında yapılmıştır. Giriş ücretlidir: 30 yuan. Ziyaret saatleri ise, 06.00-18.00 arasındadır.

Dağın deniz seviyesinden yüksekliği yani rakımı: 258 metre kadardır. Kapladığı alan ise, 166 hektardır.

Dağın tepesine tırmanıldığında: burada: Buda heykelleriyle dolu mağaralar, tapınaklar ve yemyeşil ormanlık alanları görebilirsiniz. Yürüyerek veya otobüsle dolaştığınızda, dağ üzerinde pek çok tarihsel kalıntılar görebiliyorsunuz.

Günümüzde, burada 100 kadar buda heykeli bulunmaktadır. Bu heykeller: dağın kayaları üzerinde yontulmuş ve böylece, Bin Buda Tapınağı inşa edilmiştir. Tapınak nedeniyle, dağın ismi “Bin Buda Tapınağı” dır. Dağ alanında, bunun dışında: Wanfo mağarası var. Mağara, 500 metre uzunluğundadır. Ayrıca, dağın doğu bölümünde: 1911 yılında yapılan, Shandong Devrimci Şehitler Mezarlığı var.

 

SHANDONG EYALET MÜZESİ

Müze: Bin Buda dağı eteklerindedir. Giriş ücretsizdir.

1982 yılında, bugün görülen yerde kurulmuştur ve günümüzde eserler, 8 ayrı salonda sergilenmektedir. Bu salonlarda sergilenen eserlerin sayısı ise, yaklaşık 500 bin civarındadır. Bu koleksiyon sayısı itibarıyla, Çin ülkesindeki müzeler arasında, 7. sırada bulunmaktadır.

Müzede sergilenen eserler arasında: öne çıkanlar ise: yaklaşık 4000 yıl öncesinden günümüze ulaşan Kara Çömleklerdir. Müzenin üst katında ise, hayvan sergisi var. Burada da, içleri doldurulmuş, egzotik hayvanlar görülebiliyor. Ayrıca: taş heykeller, savaş gemisi, antik döneme ait paralar, fosil koleksiyonu, dinozorlar görülüyor.

 

DÖRT GATES PAGODA

Şehir merkezindeki bu Budist tapınak: 661 yılında inşa edilmiştir. Çin ülkesinin en eski ve tek katlı taş kulesidir. Burada: 6.yüzyıldan kalma Budist heykeller görülüyor. Ayrıca, yaklaşık 1000 yıllık olduğu düşünülen bir “Cypress ağacı” görülüyor. Burada göreceğiniz heykeller: Tang hanedanına ait en güzel Budist heykellerdir.

LİNGYAN TAPINAĞI

Şehrin güneyindedir. Tang hanedanı döneminde kurulmuştur. Jin ve Tang hanedanları döneminde, tapınak çok önem kazanmıştır. O  dönemde, Hindistan’dan getirilen Budist el yazmaları, bu tapınakta muhafaza edilmiştir. Takip eden dönemde ise, birçok Çin imparatoru, tapınağı ziyaret etmiştir. Burada, Song hanedanı tarafından yapılan, kil buda heykelleri, Çin ülkesinin en ünlü ve güzel heykelleri olarak kabul edilmektedir.

Çin Jinan

ŞEHİRDEKİ ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ

Şehirde bulunan en önemli alışveriş merkezleri, şehir surları hendeğinin yanında inşa edilen: Bahar Meydanı ve Bahar Yolu bölgelerindedir. Bu meydandaki “Bahar Heykeli” şehrin simgesidir. Burada bulunan yer altı alışveriş merkezi, yaklaşık 46 dönüm, yani bir hayli büyük.

Bunun yanında, Bahar Yolu denilen yerde ise: geleneksel Çin kültürü korunarak, yeni alışveriş merkezleri inşa edilmiştir. Bu alışveriş merkezlerinde, geleneksel Çin mimarisi egemendir. Yani, sonuç olarak, şehirde alışveriş düşünenler: Bahar Meydanı ve Bahar yolunu tercit etmelidirler.

Bunların yanında: elbette, şehirde başkaca alışveriş merkezleri de bulunuyor.

Bunların başlıcaları:

Wanda alışveriş merkezi, Hang Lung Plaza, Sofitel Silver Plaza. Peki, bu alışveriş merkezlerinden ne satın alabilirsiniz? Öncelikle nakış ürünleri öneririm.

Bu şehirde, ipek nakışlar öne çıkıyor. Saç nakışı ise, insan saçı ile yapılıyor.

Ayrıca: Mian Su heykelleri var. Bunlar: prinç unu kullanılarak ve farklı renklerde boyanarak yapılıyor. Yapımında ise, basit araçlar, bıçak, tarak ve bambu iğneler kullanılıyor.

Çin seddi

Pekin

Çin yemek kültürü

Hong Kong Guangzhou

Hong Kong Guangzhou

Guangzhou şehri: Çin Halk Cumhuriyetinin, güneyinde bulunan bir Çin şehridir ve tarih boyunca, Hong Kong ile birlikte bilinmiş ve anılmıştır.

Evet, şehir: Hong Kong şehrinin, 120 km. kuzeybatısındadır. Buraya gitmek için “Çin” vizesi almak gerekiyor. Gitmeyi düşünürseniz, Hong Kong şehrinden Çin vizesi almayı sakın unutmayın.

Hong Hong şehir merkezinde, Guangzhou’ya gitmek için birçok tur alternatifi vardır. Bu turlar, bölgeyi gezmenin en iyi yoludur. Bu turlar dışında, buraya ulaşmak isterseniz, tren veya feribot tercih edebilirsiniz. Feribot seyahat süresi, yaklaşık 2 saattir.

Otobüs tercih ederseniz, yolculuk 3 saat sürer. Ancak, burada en ilginç durum, gittiğiniz yerin Çin ülkesi olması ve vize almanız gerektiğidir. Otellerde ve turistik bölgelerde “İngilizce” konuşulur, Hong Hong doları burada geçerlidir.

Burası, önceki tarihi süreçte, Batılılar tarafından “Kanton” olarak isimlendirilmiştir. Tarihi süreç içinde, 2 bin yıl süresince, Çin ülkesinin en büyük limanı ve Avrupalı tüccarların ticari merkezi olmuştur. Şehir, bu özelliklerini günümüzde de sürdürmektedir.

Özellikle,

1957 yılından bugüne kadar düzenli olarak tertip edilen “Canton Trade Fair” yani “Çin İhraç Malları Fuarı” ilkbahar ve sonbahar aylarında, bölgeyi hareketlendirir ve birçok insanı buraya çeker. Şehir nemli bir iklime sahip olduğu için, tüm yıl boyunca, burada çiçekler bulunur ve şehrin bir adı da çiçekler şehridir.

Evet, günümüzde şehrin nüfusu, 10 milyon civarındadır. Çin ülkesinin, beşinci en uzun nehri “Pearl River”, şehrin batısından ve güneyinden dolanarak, Çin denizine akar. Nehir Çin ülkesinin üçüncü büyük nehridir. 2400 km. toplam uzunluğu bulunmaktadır.

Bu suyolu üzerinde, büyüleyici doğal güzellikler, feribotlar, şilepler ve hatta tankerler, hücumbotlar görmek mümkündür. Nehir, ayrıca özenle bakılan toprakları sulamakta kullanılır. Çünkü: burada, ülkenin en verimli toprakları bulunmaktadır. Her tür sebze yetişir ve yılda iki kez pirinç hasat edilir.

Bunlar bir yana, siz Hong Kong şehri ziyaretinizde, buraya mutlaka kısa süreli giderseniz, büyük olasılıkla ucuz birçok malı görüp şaşıracaksınız. Buradan özellikle satın alabileceğiniz mallar arasında, başı şunlar çekebilir: fildişi oymalar, yeşim heykeller, ahşap heykeller, renkli seramikler, Çin nakış işlemeleridir.

 

Kanton Fuarı

Çin ülkesinin en büyük ticaret fuarıdır. Fuar, genellikle bir yıllık süreçte, 3 parti halinde düzenlenir.

Bir örnek olması açısından, 2012 yılının tarihlerini aşağıda veriyorum.
1.Aşama : 15-19 Ekim
2.Aşama : 23-27 Ekim
3.Aşama : 1-5 Kasım

Hong Kong Guangzhou

Guangzhou Mutfağı

Yörenin mutfağı, büyük Çin ülkesinin öne çıkan mutfaklarından birisidir. Burada, yerel restoranlarda, yerel lezzetleri mutlaka tatmalısınız. Ayrıca, yine yerel bir restoranda “dim sum” isimli kahvaltıyı denemelisiniz.

Bir başka yemek seçeneği “beyaz cut”: bu yemek türü tavuk ağırlıklıdır. Bu tavuk yemeği: herhangi bir ekstra lezzet kullanılmadan, yalnızca su kullanılarak pişirilir. Bu tavuk piştikten sonra, çeşitli soslar ekliyorlar. (zencefil, yeşil soğan, pişmiş fıstık yağı gibi) Ancak, unutmamak gerekir ki, Çinliler tavuğu elektro şokla kesiyorlar ve kanının akmasını beklemiyorlar, yani, tavuk beyaz etli derken, önünüze kahverengi bir tavuk gelirse şaşırmayın.

Burada mutlaka denemenizi önereceğim bir içecek, sabah çayı “Yum Cha” dır. Şehir kültürünün en önemli özelliğidir.

Son bir öneri: “Pirinç Rolls”: Geç Qingi Hanedanı (1644-1911) döneminde, şehir sokaklarında, en çok satışı yapılan yiyecek türüdür. Pirinç ruloları: domuz, sığır, karides, balık, karaciğer ve benzeri aperatiflerle birlikte sunulur. Pirinç ruloları: kar gibi beyaz, kağıt gibi ince, yağlı ve parlak, iştah açıcı ve lezzetlidir. Dediğim gibi, bunu deneyin, özellikle karides veya deniz ürünleri ile muhteşem oluyor.

Mutfaktan söz ettim de, burada bir nebze de olsa, buraya has bir içkiden söz etmemek olmaz. “Tsingtao” düşük alkol dereceli bir bira olarak, burada çok tercih edilir. Düşünürseniz, deneyebilirsiniz.

 

Gece Hayatı

Şehirde, gece k alacaksanız ve yerel kültürün örneklerini izlemek isterseniz, bence “Kanton Operası” izlemeyi düşünün derim.

Kanton Opera-Yue Ju

Kanton operasında: seslerin yükseliş-düşüşü, melodilerin ahengi ve zarifliği ön plandadır. Bu güzelliği yaşayabilirsiniz.

Barlar-Publar

Şehirde, özellikle: BinjianG, Huanshi, Bai’e Tan caddelerinde, birçok bar bulunmaktadır. Bu bar sokakları boyunca, popüler bar ve pubları ziyaret edebilirsiniz.

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

Alışveriş

Bu şehre gelen insanların büyük çoğunluğu, ucuz alışveriş yapmak yapmak için geliyorlar. Bu yüzden: alışveriş bölümünde, ayrıntılı bilgi vereceğim, umarım işinize yarar.

Evet, burası, ihracat sektörü ile ünlüdür. Burada, ziyaretçiler, uygun fiyatlı: elektronik, giyim, bilgisayar ve diğer binlerce ürün türü bulup satın alabilirler. Tek sorun: orijinal ile sahte malın, aynı yerde yan yana bulunmasıdır ve yanılma olasılığı çok yüksektir. Ayrıca, pazarlık yapmanızı öneririm, satıcının size söylediği fiyatın, inanın dörtte biri fiyatına o malı satın alabilirsiniz. Son bir husus: aldığınız malın garantisine dikkat edin, uluslar arası garanti olmasını özellikle tercih edin.

Evet, gelelim, bu şehirden neler satın alabileceğinize:

Nakış: Kanton bölgesi nakışları, parlak renkleri, canlı desenleri ile tercih ediliyor.
Jade süsleri: Bunlar: yeşim taşından yapılan çiçekler, bitkiler, rakamlar, kuşlar, hayvanlar ve ofis dekorasyon objeleridir. Ayrıca: vazo, kavanoz ve diğer dekoratif ürünler de çok popülerdir.
Wang Laoji: Bu bir tür çaydır. Sıcak havalarda, baharatlı yemek yedikten sonra, insanları serinletmek için birebir olduğu söyleniyor.

Bu yüzden, yörede bayağı popülerdir ve yoğun kullanılır. Tadına gelince: tatlı ve hafif acıdır. Ama, dediğim gibi, özellikle yöre mutfağında bol kullanılan kırmızı biber yedikten sonra, yanma hissini gidermek için, bu çayı içiyorlar. Ayrıca, yine ateş ve ısı sorununu çözmek için bu çayı kullanıyorlar.

Şehirdeki başlıca alışveriş merkezleri

Ayakkabı satılan yerler

“Zhan Xi Road” yolu üzerinde bulunan; Uluslar arası Ayakkabı Ticaret Merkezinde çok sayıda dükkan bulunuyor. Burada: yerel sanatkarlar tarafından yapılan ayakkabıları bulup satın alabilirsiniz.

Beijing Road

Burası, şehir merkezindedir. Yüzlerce metre uzunluğundaki sokakta, küçük dükkanlar doludur. Bu dükkanlarda hemen hemen her şey satılıyor. Ancak, genel prensip “pazarlık etmeyi unutmayın” Hafta sonlarında çok kalabalık olur.

Lao Shu Jie-Nu Ren Jie

Burası, Zhong Shan Road üzerinde, Çin Plazanın kuzeyindedir. Mağaza: yerel olarak üretilen yüzlerce marka giysi, ayakkabı ve aksesuarın satıldığı bir yer olarak öne çıkıyor. Kalabalığı göze alın, pazarlık edin ve burayı ziyaret edin.

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

Shangxiajiu Pederstrian Street

Shangjiu Road ve Xiajiu Road kavşağı üzerindedir. Yayalara açıktır.

Burası şehrin en önemli alışveriş sokaklarından birisidir ve 1995 yılında açılmıştır. 1200 metre uzunluğundaki sokakta, 300’den fazla dükkan bulunmaktadır. Burada bulabileceğiniz mallar: konfeksiyon ürünleri, ayakkabı, şapka, saat olabilir.

Buradaki konutların üst katları, konut amaçlı olarak kullanılırken, zemin katta çoğunlukla dükkanlar bulunmaktadır. Yağmurlu bir günde bile, burada alışveriş yapabilirsiniz.

Ayrıca: yine burada, yerel lezzetleri tadabileceğiniz restoranlar var. Sokak genel anlamda, Çin ve Avrupa tarzının bir karışımı olarak dikkat çekiyor ama bu şehri ziyaret ederseniz, mutlaka gitmenizi önereceğim bir yer.

 

Çin Hotel Place Mall

Liuhua Road, Yuexiu District, Çin Otelinin yanındadır. Burası: eğlence ve alışveriş yeri olarak ünlüdür. Mağaza: Gucci, Lois Vuitto, Fendi, Ferragamo, Hugo Boss gibi dünyaca ünlü markaların ürünlerinin satıldığı yerdir. Çin oteli, alışverişe gelenlere yemek ve eğlence imkanları sunar.

Haizhu Meydanı

Burada, 1952 yılında inşa edilen büyük bir açık Pazar bulunmaktadır. Burada bulabilecekleriniz: oyuncak, hediyelik eşya, elektronik, kuru gıda, ev eşyası, giysi, lambalar, yapay çiçekler ve daha neler neler.

 

Zhuangyuan

Burası, yalnızca 200 metre uzunluğunda küçük bir sokaktır. Burada bulabilecekleriniz: moda kıyafetler, süs eşyaları, biblolar. Burası, özellikle gençler tarafından tercih edilen bir alışveriş yeridir.

 

Huale Road

Burası “Garden Otel” in arkasındadır. Bu lüks otelin yakınındaki bu alışveriş yerinde: moda giysiler ve trend butikler vardır.

 

Nonglinxia Xialu Commercial Street

Nonglinxia Road yolunda bulunan, burası, büyük bir ticaret merkezidir. Burada satılan malların çoğunluğu: orta sınıfta fiyatlandırılır. Sokakta bulabilecekleriniz: giysi, ayakkabı, çanta ve bazı aperatiflerdir.

 

Xiguan Street

Liwan District, Wenchang Nan Road yolundadır. Burada: koleksiyoncular için birçok dükkan bulunmaktadır. Burada satılanlardan bazıları: seramik çaydanlıklar ve Tibet halıları.

 

Qingping Market

Liwan District, Qingping Road yolundadır. Yerel halk arasında çok popüler bir Pazar yeridir. Burada satılanlar. Gıda, otlar, deniz ürünleri, kuşlar, hayvanlar, çiçekler, bitkiler.

Buranın en büyük özelliği: yerel halkın nasıl yaşadığı ve alışveriş yaptığı konusunda bilgi sahibi olabilecek olmaktadır. Ancak, burada, hijyen koşulları pek uygun değil, yani, gitmeseniz de olur diyorum.
Evet, şehrin bu açık hava pazarına uğramayı sakın ihmal etmeyin.

Buradaki et pazarında, bir zamanlar her türlü hayvanın (yılan, köpek, kedi, böcek gibi) etinin satıldığı ve bunların şehir sakinlerince alınarak yendikleri söylenmektedir. Ancak, günümüzde, bu hayvan eti çeşitliliği nispeten azalmıştır. Tezgahlarda: Çin ilaçları, aromalı ve şifalı otlar, ötücü kuşlar, tropik balıklar ve gündelik gıdalar satılmaktadır.

 

Jade Street

Changshou Lu ve Wenchang Lu, Shangxiajiu Pedestrian Street yakınlarındadır. Burada: yeşim satan yüzlerce dükkan bulabilirsiniz. Ancak, sokağın bulunması biraz sorunlu ve zor olmaktadır, bu yüzden buraya taksi ile gidin ve taksi şoförüne güvenin.

 

Yuansheng Ceram ve Jade Craft Street

Liwan District, Kuzey Wenchang Road üzerindedir. Burada: seramik ve yeşim taşı ile yapılan el sanatları ürünlerini bulup satın alabilirsiniz. Bölgede bulunan yüzlerce dükkanda: Çin Yixing koyu kırmızı emaye seramik, Fujian shoushan taş, Burma yeşim ve benzeri kaliteli el sanatı ürünleri bulup satın alabilirsiniz.

 

Haiyin Meydanı

Yuexiu District, Dashatou Road yolu üzerindedir. Burası: şehrin en ünlü elektronik ürünleri satılan yeridir.

 

Haiyin Bilgisayar City

Yuexiu District, Donghu Road yolu üzerindedir ve burada, her türlü bilgisayar ve yan donanım ürünlerini bulup satın alabilirsiniz.

 

Zhongda Market

Ruikang Road yolu üzerindeki bu alışveriş mekanında: her türlü kumaşı bulmak mümkündür.

 

Tianxiong Texile

Şehrin güneyinde, Dechang Road üzerinde bulunan, 700 dükkanlık bölgede, tüm örme kumaşlar, pamuklu dokuma kumaşlar, keten ve ipek kumaşlar bulabilirsiniz. Hatta: deri ve giysi süsleri de vardır.

 

Zhong’ao

Jiefang Bei Road üzerinde bulunan bu alışveriş yerinde, deri ürünleri bulup satın alabilirsiniz. İki katlı market binasında, binlerce deri ürün var.

 

Nanfang Çay

Fangcun District, Qishi Road üzerinde bulunan bu mekan: çay satışları ile ünlüdür. Burada: çay, çay setleri ve temalı çaylar bulup satın alabilirsiniz. 20 bin m. karelik alanda, yaklaşık 300 civarında mağaza bulunuyor.

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

ŞEHİRDE GEZİLECEK YERLER

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

 

Pearl River

Nehir, 2129 km. uzunluğunda ve yıllık akış kapasitesi açısından, Çin ülkesinin ikinci büyük nehridir. Nehrin Guangzhou şehri ile ilginç bir bağlantısı var. Efsanelere göre: Pearl River, akarken devasa bir taş ada önüne çıkar. Ada, yavaş yavaş, kükreyen su ile yıkanır ve aşınır, kaygan ve pürüzsüz hale gelir ve bir inci gibi şekillenir. Bu yüzden, şehre “Denizin incisi/mücevheri” denilir.

Pearl River üzerinde bir gezinti

Pearl River nehri üzerinde akşamları turistik tekne gezintileri düzenlenmektedir. Nehir boyunca ışıklar ve ışıklandırılmış binalar, ilginç görüntüler ortaya çıkarmaktadır. Bu gezinti sırasında, yerel lezzetlerden tatmak isterseniz, bu kez: “Bilgi Times” isimli ve aynı zamanda restoran olan tekneyi tercih etmelisiniz.

Bu teknede: açık büfe yemek ve egzotik müzik, eğlence ve dans vardır. Tekne, yaklaşık 300 kişiliktir. Şehirde, birkaç tane daha restoran-tekne vardır.
Bu teknelere binmek için, şehirdeki iskeleleri kullanmanız gerekir. İskeleler: Dashatou, Tianzi, Xiti olarak isimlendirilirler. Tekneler: Guangzhou köprüsüne kadar gider ve geri dönerler. Bu gezinti sırasında, biraz önce de belirttiğim gibi, kıyı boyunca yeşim renkli su ve renkli ışıklar, büyüleyicidir.

Hong Kong Guangzhou

CITIC Plaza

Şehirdeki en yüksek binalardan birisidir. 1997 yılında tamamlanan binanın yüksekliği, 391 metredir. Asya kıtasının 11 nci ve dünyanın en yüksek 16’ncı binasıdır. Yapı: ofisler olarak kullanılmaktadır.

 

Teem Plaza

Burası, şehirde bulunan büyük bir alışveriş merkezidir. Yapı: 195 metre yüksekliktedir ve alışveriş merkezi, zemindedir. Diğer 39 katlı bölümde, otel bulunmaktadır.

Hong Kong Guangzhou

Victory Plaza

Şehrin yine büyük alışveriş merkezlerinden birisi, burada bulunmaktadır.

Hong Kong Guangzhou

 

Canton Tower

Bu şehri ziyaret edenlerin görmeme şansı yok. Bu televizyon kulesi veya daha doğrusu çok amaçlı kule; 600 metre yüksekliktedir. 2009 yılında yapılmış ve 2010 yılı Asya Oyunlarında açılmıştır. Çin ülkesinin en uzun yapısı, dünya sıralamasında ise, dördüncü bağımsız yapı olarak önem kazanır. Gözlem güvertesi, zeminden 488 metre yüksekliktedir.

Bu muhteşem kule: Pearl Nehri kıyısındadır. Dünyanın en yüksek kulesi, uzun hava merdiveni, yeksek döner restoranı, açık havada yüksek görüntüleme platformu ve yüksek teleferik ile ilgi çekmektedir. Ayrıca, yerden 100 metre yükseklikte, renkli filimler izleyebileceğiniz bir 4D sinema salonu, kulede bulunmaktadır.

Televizyon kulesinin dış çelik yapısı, 24 sütun, diyagonal çaprazlı ve halkalıdır. Yapının, ince bel bölümü, ilgi çekmektedir.

 

Chigang Pagoda

Hemen televizyon kulesinin yanındadır. Kırmızı kum taşından yapılmış olması nedeniyle, kırmızı pagoda olarak da bilinir. Yapılış tarihi, 1619 yılına kadar iniyor. İmparator Wanli zamanında inşa edilmiştir. Sekizgendir, 54 metre yüksekliktedir. Zemindeki yerleşim alanının çapı, 12.5 metredir. 9 dış kat bölümünden oluşur. İçeride ise, 17 katman bulunur.

Hong Kong Guangzhou

Chen Clan Akademisi

Burası, Güney Çin halk sanatını temsil eden en muhteşem ve en iyi korunmuş salonlardan birisidir. Antik Çin’de: tapınaklar, ibadeti sağlayan ve aynı zamanda klanın yönetilmesi ve aydınlatılması gibi sosyal yaşamda önemli rol oynayan yerler olmuştur.

Burası da, en iyi korunmuş tapınak salonlarından birisidir. 1894 yılında, Qing hanedanı döneminde kurulmuştur. Komünist Çin’in kurulmasından sonra ise, bir okul olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise, Folk Sanatları Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Hong Kong Guangzhou

Five Rams Statue-Wu Yang

Parkın ortasına dikilmiştir. Heykelde: şehir sakinlerine ilk “pirinç” tohumunu vermek üzere, keçilerini göklerden aşağıya süren, 5 ruhun, şehri kuruşu anlatılmaktadır.
Wu Yang, beş koyun anlamındadır.

Hong Kong Guangzhou

Dr Sun Yat-Sen’s Memorial Hall

Çin devriminin kurucusu, bakırdan yapılma bu heykel ile onurlandırılmıştır. Çünkü: Yat-Sen, siyasi kariyerine, ilk olarak, buradan başlamıştır. Anıt: 1931 yılında, yurtdışında yaşayan Çinlilerin yardımlarıyla yapılmıştır.
Anıtın hemen arkasındaki: Hall tarafından tasarlanmış, mavi çatılı ve sekizgen bina: geleneksel bir Çin binası görünümündedir. Binanın içinde ise, yaklaşık 5 bin kişilik bir toplantı salonu vardır. Salonun en büyük özelliği, kolonlar olmamasıdır.

 

Nansha Wetland Park

Burası, şehir çevresindeki kuşları izlemek için uygun bir yerdir. Park alanı: Pearl River halicinin batı kıyısındadır. Burası: balık, karides ve yengeçler için iyi bir habitat alanıdır. Ayrıca: nilüfer çiçekleri, muz ve şeker kamışı görülür. Bütün alan: mavi gökyüzü ve yemyeşil ağaçları ile güzel bir kırsal görüntü sunar.

Sulak alandaki bu görüntü, mevsimlere göre değişir. Kış geldiğinde, kuzeyden gelen binlerce kuş, kış boyunca burada yaşarlar. Bu kuşlar, bölgede üretilen balıkları, özellikle levrekleri yiyecek beslenirler. Mart-Temmuz aylarında ise, park alanında “lotus” çiçekleri görülür.

Park alanında tekne turları yapılıyor. Bu tekne turlarında: lotus alanı, kamış alanı, mangrov ve son olarak göçmen kuşların beslenme alanları gezilir ve yolculuk 40 dakika sürer. Park alanında, göl kıyısında bisikletle gezmek te mümkün, bisiklet kiralayabilirsiniz.

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

 

Liurong Si-Altı Banyan Ağacı Tapınağı

Burası, şehrin en önemli “Budacı” anıtıdır. Altı Banyan ağacı tapınağı olarak da bilinir.
Anıtın 1400 yıllık olduğu söyleniyor. Bir zamanlar, burada çok sayıda bulundukları söylenen “banyan ağaçları” günümüzde kalmamış olsa da, burası, bölgedeki Budacı etkinliklerin merkezi konumundadır. Zaten, çeşitli boyuttaki Buda heykelleri, tapınak alanını süslerler. Ayrıca: diğer Buda Tapınaklarında olduğu gibi, burada da, bir pagoda bulunmaktadır. 17 katlı “Hua Ta” yani “Çiçek Pagodası”, Song hanedanı döneminde (960-1279) yapılmıştır.

Hong Kong Guangzhou

Huaisheng Mosque

Ortaçağın erken dönemlerinde, Ortadoğu ile yapılan ticaretin sonucu olarak, burada önemli bir Müslüman nüfus yaşamaktadır. 627 yılından kalma bu cami, Çin ülkesinin en eski ve tarihi camisidir. Yakın zamanda yeniden yapılan cami, bölgedeki Müslümanların ibadetine açıktır.
Caminin modern minaresi, bölgede “Guang Ta” yani “Çıplak Pagoda” olarak tanınır. Minare 36 metre uzunluğundadır.

Bu uzun minarenin bir zamanlar, gemiciler için ışık kulesi olarak kullanıldığı da söylenir. Bu yüzden, caminin bir diğer adı da “Deniz Feneri Camii” dir. Evet, yapılış olarak çok eskilere kadar gitmesi ve minaresi ilgi çeken bu camiyi ziyaret etmenizi öneririm. Hemen dibimizdeki Yunanistan ülkesinde, faal bir cami yok iken, ülkemizden çok uzaklarda, yüzlerce yıl önce yapılmış bir cami.

Hong Kong Guangzhou

Chimelong Zil Paradise

Burası, büyük bir eğlence parkıdır. Şehir merkezine 30 dakika uzaklıktadır. 2006 yılında açılmıştır, Çin ülkesinin en büyük eğlence parkı olduğu söylenmektedir. Park, günlük olarak 50 bin ziyaretçi kapasitelidir ve özellikle, son dönemde yapılan ve 61 boyunda, saatte 100 km. nin üzerinde hıza oluşan roller coaster ilgi çekmektedir.

Ayrıca: Çin ülkesinde, kendi türünün en büyük “su dünyası” bölümü bulunmaktadır. Bu su parkı, 400 bin m. karelik büyüklüğü ile, dünyanın en büyük ve en gelişmiş su parkıdır. Park: Kanadalı tema parkı tasarımcısı “Whitewater” ve “Forrec” isimli firmalar tarafından tasarlanmıştır. Parktaki su eğlence araçlarının hepsi ödüllüdür. Park alanında, bir de “timsah” bölümü var. Bu bölümde, 7 farklı bölgeden gelmiş, yaklaşık 100 bin timsah bulunuyor. Yani, dünyanın en büyük timsah temalı eğlence parkı. Muhteşem bir park, buralara yolunuz düşerse, alışverişten biraz zaman ayırıp, bu güzel parkı mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

 

Chen Jia Ci-Ancestral Temple

Burası, bir aile tapınağıdır ve 1890-1894 yılları arasında sanat ve el sanatlarını geliştirmek için inşa edilmiştir. 1957 yılında müze haline getirilmiştir. 1988 yılında ise, Çin Devlet Konseyi tarafından, ulusal anıt olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Günümüzde, Çin Halk Sanat Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Tapınak yapısı, mimari özellikleriyle öne çıkmaktadır. Heykelleri, oymalı taş korkulukları ve el işçiliği ilgi çekmektedir. Çatı kenarlarını süsleyen porselen frizlerde: üç krallığın hikayesini anlatan sahneler betimlenmiştir. Ayrıca, yine tapınak içinde: mobilyalar, oymalar ve seramik koleksiyonları bulunmaktadır. Buraya yolunuz düşerse, porselen satılan dükkana uğramayı unutmayın.

 

Nanyue Wangmu

Burası “Batı Han Müzesi” olarak da bilinir. Nanling dağının güneyindedir.
Tarihi Han imparatorluğuna ait, Nanyue kralı Zhao Mo’ya ait, 2 bin yıllık mezar bulunmaktadır. Mezar: 1983 yılında “China Otel” in temel kazısı sırasında tesadüfen bulunmuş ve 1988 yılında ziyarete açılmıştır. 11 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğindedir. Bir ön oda ile doğu ve batı kanatlarda, birer oda bulunmaktadır. Toplam 7 bölümlüdür.

Mezar alanında, toplam 1000 civarında obje bulunmuştur. Bunlar arasında öne çıkanlar: altın ve gümüş kaplar, bir araba, müzik aletleri, imparatorun kemikleri, 15 civarında olduğu tahmin edilen hizmetkarların kemikleri (diri diri gömülmüşlerdir), yeşim taşından silahlar-takılardır. Ayrıca: yine mezar alanında bulunan ve üzerinde “Farsça” yazılar bulunan gümüş kutu, Çin ülkesinde bugüne kadar bulunmuş en eski, dışarıdan getirilen obje olarak önem kazanmaktadır.

İmparatorun cesedinin yerleştirildiği giysi: ipek-yeşim taşı karışımı yapılmış, altın, gümüş ve bakır parçalar ile zenginleştirilmiştir. Daha doğrusu, dünya üzerinde benzeri bulunamayacak güzelliktedir ki, mutlaka gidip görmenizi öneririm. Özellikle bu giysi, o dönemdeki kültürel gelişimin en büyük göstergesi olarak sergilenmektedir.

 

Yuexiu Park

Şehrin kuzey bölümündeki burası, şehrin en büyük parkıdır. Tepelik alana yapılan park: göller ve bahçelerle donatılmıştır.

Hong Kong Guangzhou

Zhenhai lou

Bu pagoda, şehrin en eski yapısıdır. Park alanındaki bir tepenin üzerinde kurulmuştur. 5 katlı pavyon: Zheng He’nin, 1405-1433 yılları arasında yaptığı 7 büyük deniz yolculuğu anısına inşa edilmiştir. Günümüzde, burada, tarihi belgeler koleksiyonu bulunmaktadır. Yani: Guangzhou Müzesine ev sahipliği yapmaktadır.

 

Guangzhou Zoo

Bu hayvanat bahçesi, 1958 yılında kurulmuştur. Bahçede, toplam 400 civarında hayvan bulunduğu söyleniyor ama bunlardan en öne çıkanı pandalardır.

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

 

Shamian Island

Burada, 19’ncu yüzyıl Kanton atmosferini yaşamak mümkündür. Pearl River kıyısındaki bu adada: banyan ağaçları bulunmaktadır.

Burası: imtiyazlar döneminde, yabancı koloni topluluğunun yerleşim yeriydi. 19’ncu yüzyılda, burada 19 ülke, kendi konsolosluklarını, şapellerini, bankalarını, postanelerini, hastane ve diğer tesislerini kurdular. Bu nedenle, adada, gösterişli Avrupa tarzı yapılar bulunmaktadır ve bunlar restore edilerek günümüze ulaştırılmışlardır. Ancak, bir kısmı, devrim sırasında yıkılmış ve günümüze yalnızca 50 kadar yapı gelebilmiştir.

Yine de, özellikle: 1892 yılı yapımı Fransız Katolik kilisesi, 1865 yılı yapımı İngiliz Protestan kilisesi, bir zamanlar Avrupalının, kendisiyle birlikte, dinini de nasıl buraya getirip yöre insanına empoze ettiğinin kanıtı olarak durmaktadırlar.

Burada, ayrıca yabancı büyükelçilikler ve devlet kurumları bulunmaktadır. Bunların yanında, günümüzde burada: birkaç otel, hostel, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanlar bulunmaktadır. Zamanınız olursa, gidin ilginç bir yer.

Hong Kong Guangzhou
Hong Kong Guangzhou

 

Foshan

Bu şehre yolunuz düşer ve zamanınız varsa, günübirlik gezi ile, yaklaşık 5 milyon nüfuslu ve 1000 yıldır el sanatları ile önem kazanan “Foshan” şehrine mutlaka gitmenizi öneririm. Şehirdeki “Ancient Nanfeng Kiln” ve “Foshan Folk Art Studio” denilen yerlerde: geleneksel sanatların yani Çin feneri üretiminin, heykel oyma, rulo resim yapma ve kağıt kesme sanatlarının, yapılışını görebilirsiniz. Özellikle, bu şehirde “porselen” çok meşhurdur.

Şehirdeki en gözde anıt ise: 14’ncü yüzyılda restore edilen ve Sung hanedanından kalma “Zu Miamo” tapınağıdır. Taocu tapınak: ağaç, tuğla, taş, seramik ve bronz gibi malzemelerden inşa edilmiştir. Bünyesinde ise, pek çok antik eser barındırır. Yani, inanılmaz bir güzellik ortaya çıkıyor. Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra, tapınak koruma altına alınmış ve 1949 yılında ise “Foshan Belediye Müzesi” ne dönüştürülmüştür.

Çin operasının kullandığı en eski ahşap sahne de, burada bulunmaktadır. Burada: “Guanyin Mount Xiqiao” heykeli var. Foshan şehrinin Nanhai ilçesindeki heykel, Guanyin dağı üzerindedir. Heykelin boyu: 62 metredir. Toplam yükseklik ise 77 metreyi bulur. Çünkü: 15 metrelik bir kaide üzerinde duruyor.

Bu şehirle ilgili son bir not: burada dövüş sanatlarının da öne çıkmasıdır. Bruce Lee’nin atalarının, bu şehirden olduğu söyleniyor.

Disneyland

Guangzhou

Hong Kong Stanley

Yunanistan Kalambaka Meteora

Geziyorum.Kalambaka resimleri.Genel
Yunanistan Kalambaka Meteora

Meteora, Kalambaka şehrinde bulunmaktadır. Şehir Atina şehrine 357 km uzaklıktadır. Tren veya otobüs bağlantısı vardır. Teselya ovasında, Pindos dağlarının hemen yamaçlarında kurulmuştur.

Atina şehrinden buraya ulaşmak isterseniz, uzunca bir karayolu yolculuğunu göze almanız gerekiyor ki, bir de yolculuk yapılan karayolu gayet çok virajlı ve inişli-çıkışlıdır.

Karayolu’nda ilerlerken yol kenarında, küçük küçük kilise-manastır maketleri göreceksiniz. Bu maketler: yolun o kısmında kazaya uğrayıp yakınlarını kaybedenler tarafından yerleştirilmektedir.

Bu maketlerin bulunduğu yerlerde, yolun tehlikeli olduğunu da işaret etmesi açısından önem kazanmaktadır.

Bir diğer başlangıçta sizlere sunmak istediğim husus: tur gurupları Meteora ekstra gezisi için ziyaretçilerden 35 Euro ücret alıyorlar.

Bu ücretin sadece 3 Euro’luk kısmı, Meteora manastırlarına giriş için kullanılıyor, yani kalan 32 Euro, tur tertip heyeti ve rehberlere veriliyor.

Karşılığında belki otobüs yani ulaşım ücreti denebilir ancak gittiğinizde göreceğiniz gibi, öyle ana yollardan ayrılıp saatlerce ayrı olarak gidilen yollar yok, zaten tur gurupları Meteora ekstra gezisini, şehirler arasında giderken yani örneğin: Selanik-Atina arası veya Atina-Kavala arasında giderken yapıyorlar, yani ana yollarından pek fazla uzaklaşma veya ayrılma söz konusu  değil.

Sanırım kar marjının bu kadar yüksek olmasını kişilerin vicdanına bırakmak lazım. Ben bunları yazınca, okurlar elbette kendi başımıza gidelim, nasıl gidebiliriz şeklinde düşüneceklerdir. Ben tur gurubu ile gittiğim için, Atina veya Selanik şehirlerinden buraya nasıl ulaşabileceğiniz hakkında yorum yapmak istemiyorum, ama gerçek şu ki, mutlaka yolu olsa gerek yani Atina ve Selanik şehirlerinden mutlaka buraya bir şekilde ulaşım vardır ki, daha ucuz olduğu kesin.

Kalambaka şehri

Meteora bölgesine turdan ekstra gezi olarak satın alırsanız, Kalambaka şehrine girmeden doğrudan Meteora bölgesine çıkacaksınız. Ancak ben yine de Kalambaka şehri hakkında sizlere kısa bilgi vermek istiyorum.

Kalambaka şehri, günümüzde turist ve hacı gurupları için birçok otel, konuk evleri taverna ve restoranlarla doludur. 12 bin nüfuslu şehirde: hediyelik eşya dükkanlarından el boyalı geleneksel dini simgeler, işlemeli kumaşlar ve deri sandaletler satılmaktadır.

Büyük olasılıkla, manastır gezisi sonunda, buradan ayrılmadan önce yemek molası olarak Kalambaka şehrinin dışındaki bir yol kenarı istasyonda mola verilecektir. Burada unutmayın ki: seçmeli yemek reyonunda yemek seçerken, yemeklerin üzerinde mutlaka fiyat etiketi olmasını kontrol edin, yoksa elinizde tepsiyle kasaya geldiğinizde, yüksekçe bir meblağ ödeme yaparak sürprizle karşılaşabilirsiniz ki, yemeklerin kötü olduğunu da belirtmek isterim.

Yunanistan Kalambaka Meteora

Meteora

Meteora’ya ulaşmak için, yollar gayet güzel ve asfalt, ancak biraz önce de söylediğim gibi viraj-iniş-çıkış gayet bol, yani zor bir yol. Bu yolun bitiminde yani Meteora bölgesine geldiğinizde ki, Kalambaka şehrine uğranılmıyor, araçlar belli bir yerde durmak zorunda kalıyor, çünkü aşırı kalabalık, tam bir araç kalabalığının içine giriliyor.

Özellikle tur otobüsleri, bu kalabalık içinde ilerleyemiyor ve belli bir yerde ziyaretçileri bırakıyor ve sizler, o noktadan itibaren (şansınız varsa 200-300 metre kala, yoksa şansınıza kalmış, 500-600 metre de olabiliyor) yokuş yukarı yürümek zorunda kalıyorsunuz ki, hava da sıcaksa bu yürüyüş gayet sıkıntılı oluyor.

Yani, manastırlara tırmanmadan önce bir yer yokuş yukarı yürüyüş sıkıntısı yaşamak gerekiyor. Ancak, bu arada şunu  söylemek istiyorum, manastırların bulunduğu kayalık tepeliklerin üstündeki görüntüsü gerçekten ilginç, yani bu manastırları uzaktan gördüğünüzde içine girip gezmenin verdiği heyecanla yürüyüş devam ediyor.

Yunanistan Kalambaka Meteora

Önemi

Burası Yunanistan ülkesinin gizli mücevherlerinden birisidir. Daha doğrusu Yunanlılar, burayı dünya çapında tanınır hale getirmek için her türlü reklamı kullanmaktadırlar.

Yunanistan’ın “taş ormanları” ve sarp kum taşları üzerinde yükselen, tünemiş manastırlar, her yıl binlerce ziyaretçi çeken, manevi vahalardır. Burayı gördüğünüzde, bu doğal ortamda, o manastır yapılarının nasıl yapıldığını hayretler içinde izleyeceksiniz.

2017.07.27.a.Meteora.19b
Yunanistan Kalambaka Meteora

Burada biraz manastırlardan söz etmek istiyorum. Ardından yine yürüyüşe devam edeceğiz. 

Meteora kelimesinin anlamı “havada asılı” demektir. Zaten milyonlarca yıl önce, buranın bir iç deniz olduğu ve doğa hareketleri sonucu deniz dibinin yer yüzüne çıktığı ve kayaların şekillendiği ve şimdiki halini aldığı söyleniyor.

Bu bölge, tarihi süreçte ilk olarak Ortodoks rahipler için dua yeri olarak 11’nci yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. 300 metre yükseklikteki kayaların tepesindeki mağaralarda yaşayan keşişler; zamanla tepelerin üstündeki düzlüklere manastırlar inşa etmeye başlamışlardır. Bu manastırların inşaatına 1356 yılında başlandığı söyleniyor.

Bölgede 24 tane manastır yapılmasına rağmen, bunlardan sadece 6 tanesi günümüze ulaşmıştır. Bunun sonucu olarak bölgede çok sayıda yıkık ve terk edilmiş manastır bulunmaktadır.

İlginç olan inşa edilen manastırların kaya bloğunun üstündeki düzlüklerle, birebir aynı olması yani kayanın dibinde bir karış bile boşluk bırakılmadan inşa edilmeleridir. Daha da ilginç olanı: bu yapıları inşa etmek için gereken malzemeleri, ipten yapılmış file asansörlerle tepelere çıkarmış olmalarıdır.

Gelelim manastırların gezilmesiyle ilgili bilmeniz gereken kurallara

1-Kesinlikle uzun ve yorucu tırmanışlara hazırlıklı olun. Bu manastırların 6 tanesini de gezmek mümkün olmuyor, bence en popüler olan iki tanesini gezin demek istiyorum ama tur gurubu ile giderseniz, zaman darlığı nedeniyle sadece bir tanesini gezmeniz mümkün oluyor. Belli bir yaş üstünde olan kişilerin, bu yorucu tırmanışlara kalkışmamasını öneririm.

2-Meteora bölgesini 3-4 saatte gezmek mümkün değildir. Gezi için yapılan parkurun toplam uzunluğu 15 km civarındadır, hava şartları, iniş ve çıkışları da düşünürseniz gerçekten yorulmaya hazırlıklı olmak gerekir.

Ancak genellikle tur guruplarında olduğu gibi, sadece tek bir manastır gezilecek ise, 3-4 saatlik süre yetmektedir.

Çünkü manastırın içinde saatlerce gezilecek bir ortam bulunmuyor ve zamanınızın büyük bölümü yol yani manastıra gitmek ve dönmek için geçiyor. Yunanistan gezinizde, bir şehirden başka şehre geçerken burayı ziyaret etmeyi düşünürseniz, bilmelisiniz ki, o gününüz tamamen bitecektir.

3-Plastik tabanla ayakkabı (bayanlar için topuklu ayakkabı asla), su, güneş kremi, soğuk ve yağışlı havalar için rüzgarlık, ceket, şemsiye bulundurun.

4-Manastırların hangisinin açık olduğunu ve açılış ve kapanış saatlerini önceden mutlaka kontrol edin. Çünkü manastırlardan dönem dönem farklı olanlar ziyarete açıktır ve hepsi bir arada olmadığından gideceğimiz manastıra göre yolunuzu belirleyin. (tur gurupları için rehber bunu belirlediğinden seçenek olmuyor)

5-Giysileriniz mutlaka muhafazakar olmalıdır. Kısa kollu veya şort ve kısa etekli olmayın, hatta pantolonlu bile olmanız durumunda: manastır kapısında ücretsiz verilen şallara sarılmak zorunda kalıyorsunuz. Yani: yanınızda bulunmadığında manastır kapısında şal veriyorlar.

6-Manastır ziyaretine gitmek isteyenler için: gerek yaz aylarında havanın sıcak olması ve gerekse ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle: sabahın erken saatlerinde gitmelerini öneririm. Yoksa: özellikle manastır çıkış ve iniş merdivenlerinde büyük sıkıntı yaşanıyor ve zaten çok büyük olmayan manastır içinde kalabalıktan sıkıntı yaşanıyor.

7-Manastıra giriş ücreti 3 Euro’dur. Manastır girişinde 5-6 metrelik bir tünel bulunuyor, bu konuda fobisi olanların manastır ziyaretinden vazgeçmelerini öneririm.

8-Otobüslerden veya araçlardan indikten sonra, tepeye doğru yürüyoruz ve tepede: manastırların giriş bölümünde, bir süre aşağıya doğru merdivenlerle iniyoruz, sonra manastırın bulunduğu kaya bloğuna geçiriyor ve burada tekrar merdivenlerden yukarı doğru tırmanışa geçiliyor.

9-Bu manastırlarda uzun süre ulaşım için iplerle yapılan asansörler kullanılmıştır. Günümüzde ise, bu ip asansörlerin yerini çelik halat kullanılan asansörler almıştır.

10-Geldik en son ve en önemli maddeye: sayın okurlar, burayı bir tur ekstrası olarak ziyaret ederseniz, rehberiniz “benim burada içeride rehberlik yapma yetkim yok” diyerek sizleri manastıra yollayacak ve sizler de manastır hakkında herhangi bir açıklayıcı bilgi olmadan, yanınızda rehber olmadan manastır içinde boş gözlerle çevreyi izleyerek gezinizi yapacaksınız.

Halbuki: rehberinizin yetkim yok diye geri çekilmesi bir anlamda doğru ancak tur rehberinizin, manastır içinde yardımcı olması için yerel rehber tutması gerekiyor. Burada yerel rehberler var ve (tahminen 150 Euro civarında)  ücret karşılığında (Türkçe rehberlik yapanlar da var) guruplara rehberlik yapıyorlar. Eğer bu da olmazsa, bu satırları hatırlayın ve manastır geziniz güzel geçsin.

Mantar müzesi-Natural History Museum Meteora

Müzede: memeliler, kuşlar ve mantarlar bölümü bulunuyor. Meteora çevresindeki iklim, mantar büyümesi için idealdir. Bu müzede: yenilebilir ve yenilemez ya da zehirli olup olmadığına göre kategorize edilen yerel mantarlar hakkında birçok bilgi bulunmaktadır.

Kilo başına binlerce dolar maliyetli beyaz ve siyah yer mantarlarının örnekleri görülüyor. Ayrıca yine müzenin satış bölümünde: mantarlı zeytin, mantar yağı, mantar sütlü çikolata, makarna bulup satın alabilirsiniz.

Yani hediyelik eşya satın almak için ilginç bir yerdir.

1-GRAND METEORON-KASTRAKİ MANASTIRI

Turlarla buraya gittiğinizde büyük olasılıkla bu manastırı ziyaret edeceksiniz. Bu manastır: 1988 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Zeminden 300 metre yükseklikte, deniz seviyesinden ise 615 metre yükseklikte, havada asılı gibi duran bu manastıra, başlangıçta sadece merdiven ve vinçle ulaşılıyormuş. Günümüzde ise modern yollar ve merdivenler yapılmış ve ziyaretçilerin daha kolay ulaşmaları sağlanmıştır.

Ama burada hala eski alışkanlık ürünü veya malzeme taşımak için kullanılan, manastır ile ana kara parçası arasında bir asansör misali ulaşım aracı duruyor, ben orada iken, bu araç manastırdan ana kara parçasına hareket etti, ana kara parçasında içinden bir insan çıktı, demek ki bunu günümüzde de ulaşım için kullanıyorlar.

Manastır, 1356 yılında, Athanasios tarafından Meteorite’de kurulmuş ve onun öğrencisi ve halefi Iosaph tarafından 14’ncü yüzyılın ikinci yarısında Kral Simeon döneminde büyütülmüştür. Manastırda: Athanasios ve Iosaph’ın mezarları, fresklerle bezenmiş bir kilisede durmaktadır.

2017.07.27.a.Meteora.27b
Yunanistan Kalambaka Meteora Grand Meteoron-Kastraki Manastırı
2017.07.27.a.Meteora.15f
Yunanistan Kalambaka Meteora Grand Meteoron-Kastraki Manastırı

Yukarıda belirttiğim gibi: otobüs veya araçlardan indikten sonra, tepe noktasında, merdivenlerle aşağıya iniliyor, karşıya kaya bloğuna geçiliyor ve sonra merdivenlerle yukarı manastırın girişine tırmanılıyor ve giriş bileti aldıktan sonra manastıra giriliyor.

Manastırın içindeki gölgeli avlu dinlenmek için idealdir. Dinlendikten sonra, aşağıda belirttiğim yerleri gezmenizi öneririm. Herhangi bir gezi planı veya rotası veya işareti yok, ama siz sağdan takip ederek manastırı geziniz.

2017.07.27.a.Meteora.50.Müze.6
Yunanistan Kalambaka Meteora Museum of Hıstory and Folklore
Müze-Museum of Hıstory And Folklore

Manastırda bir müze bulunuyor. Bu müzede fotoğraf ve video çekimi yasaktır. Müze pek zengin içerikli değil ama ücretsiz olduğu için girip gezmek ilginizi çekecek objeleri görmek gerekir. Özellikle: Türk  düşmanlığının sergilendiği büyük resimler mutlaka ilginizi çekecektir.

Özellikle dini yapılarda, dini yerlerde bu şekildeki düşmanlık körükleyen veya aşılayan resimlerin olması  düşündürücüdür. Müzede: çeşitli yöresel giysiler, ahşap oyma haç, nadir ricons, önemli dini el yazmaları, din adamlarının giysileri, silahlar ve resimler sergileniyor.

Hemen giriş kapısındaki görevli kesinlikle fotoğraf çekilmesini engelliyor, zaten bir taraftan müze, kameralar ile denetleniyor, bu yüzden fotoğraf çekimi yapmamanızı öneririm. Müzede: ilgimi çeken obje: girişte hemen solda bulunan bir resim, bu resimde Fener Rum Patriğinin Osmanlı döneminde asılması betimlenmiştir.

Elbette bu asılma olayının temeli bilindiğinde yani Patriğin alenen Türk düşmanlığı yaptığı ve düşmanlık konusunda Rus İmparatoru ile işbirliği yaptığı ve bu durumun bizzat Rus imparatoruna yazdığı bir mektupla kanıtlandığı ve bunun üzerine idama mahkum edildiği bilindiğinde, sanırım bu resimle yaratılmak istenilen Türk düşmanlığı onların yaratmayı arzuladığı şekilde olmayacaktır.

Çünkü olayın gerçek iç yüzünü bilmeyenler, sadece bu resmi gördüklerinde, Osmanlının sanki masum bir din adamını asarak öldürdüğünü yani cinayet işlediğini düşünüyorlar. Halbuki: Türk-Yunan çatışmalarında Yunan din adamları ve dini kurumları daima ön planda olmuşlardır.

Bu müzenin kapısının hemen dışında ise, yine duvarlarda iki bölüm halinde resimler sergileniyor. Aşağıda yazdıklarımı okursanız, bu resimleri gördüğünüzde ifade ettiklerini daha iyi anlayabilirsiniz.

Birinci bölümde: I. Dünya savaşı resimleri var. Bu resimlerde: yine Türk düşmanlığı ve Türklerin Yunanlılar karşısındaki ezilmişliği açık ve aleni şekilde vurgulanmıştır.

Bir duvar resminde: bir Türk subayının Yunanlı subaya kılıcını teslim edişi, beyaz elbiseler içinde Yunanistan’ı temsil eden bir genç kızın, subaylar tarafından himaye edilmesi, yerdeki Türk bayrağının, kılıç ve kesik kafaların gösterilişi, büyük bir taş blokla temsil edilen Türklerin, Yunanistan ile aralarındaki zincirlerin kırılışı tasvir ediliyor.

Yani: Türk esaretinden kurtulan Yunan halkı resmedilmiştir. Yine buradaki bazı fotoğraflarda: Yunanistan’ın bağımsızlığı kazanma sürecinde, önemli ve omuzlarında silahları ile militan din adamlarının resimleri görülmektedir.

Yunanistan Kalambaka Museum of Hıstory and Folklore Meteora

İkinci bölümde ise, bu kere, II. Dünya savaşında Yunanistan’ı işgal eden Nazi Almanya’sını aşağılayıcı resimler görülüyor.

2017.07.27.a.Meteora.45
Yunanistan Kalambaka Meteora Museum of Hıstory and Folklore

Yukarıdaki resim, manastırın duvarında bulunmaktadır. Bu resim: Yunanistan ülkesinde diğer birçok yerde görülen çift başlı kartal figürü, Roma-Bizans kültüründen gelmektedir.

Figürde bir kartalın başı, Roma şehrine, diğer kartalın başı ise İstanbul’a bakmaktadır ve Bizans simgesi bu figür, Bizans’ın ardından Fener Rum Patrikhanesi tarafından kullanılmış ve kullanılmaktadır.

2017.07.27.a.Meteora.19b
Yunanistan Kalambaka Meteora
Yunanistan Kalambaka Meteora
Manastırın diğer bölümlerine gelince
Platys Lithos

Buranın kurucusu olan Aziz Athanasios Meteorites’in kayaya oyulmuş, orijinal inziva manastırı: girişte, merdivenin solunda görülür.

Başkalaşım kilisesi

1388 yılında Aziz Iosaph tarafından inşa edilmiştir. 1544-1545 yıllarında bir nef ve narteks ilave edilmiştir. Özellikle bir Giriş okulu anonim sanatçısı tarafından 1552 yılında boyanan freskler iyi korunmuştur. Fresklerde: İsa’nın hayatı, Meryem, çeşitli askeri azizler, manastırın kurucuları sahneleri tasvir edilmiştir. Nef bölümünde dikkat çeken tasvirler vardır.

Beş sütunlu ve baş melekler Mikail ve Cebrail ile Meryem portreleriyle dekore edilmiş bir apsis ile desteklenen tonozlu bir çatısı vardır.

Kilisenin kuzey tarafındaki yemekhane 1557 yılı yapımıdır. Bitişik mutfak, duman ile kararmış ekmek fırını ve özgün ocakla dikkat çeker. Şarap mahzeninde: ahşap şarap varilleri ve diğer tarım malzemeleri vardır.

2017.07.27.a.Meteora.44a
Yunanistan Kalambaka Meteora Başkalaşım Kilisesi
Sacristy

Birçok ziyaretçi için kilise dışında; en ilgi çeken bölüm: önceki sakinlerin kafatası ve kemiklerinin, düzgün raflarda dizildiği “Sacristy” kısmıdır. Bir kapıda, küçük bir pencereden burası görülebiliyor.

Sanırım: burada görevli kişiler öldüklerinde, bir süre toprağa gömülü kalıyorlar ve belli bir süre geçince kemikleri topraktan çıkarılıp burada depolanıyor ve yeni ölenler aynı yere gömülüyorlar, yani bir anlamda mezar yerinden tasarruf yapılıyor.

Sonuç

Evet, manastırı gezdikten sonra (herhangi bir rota, plan veya işaret olmadığından belki bazı yerleri atlayacaksınız, görmeyeceksiniz) son durak bahçe olabilir. Bahçenin bulunduğu yerde, muhteşem güzel çiçeklerin arasında bir süre oturup dinlenin ve çevrenin manzarasını izleyin, çünkü yine uzunca bir yol, merdiven inişleri ve çıkışları sizi bekliyor.

Hatta: eğer kalabalık guruplar geliyorsa merdivenin bazı yerlerinde aynı anda iki kişinin geçmesi bile sorun yaratabiliyor. Bahçede bir süre dinlenin ve bahçede bulunan ağaca her kez gibi siz de bir şeyler bağlayın, dilek tutun diyerek bu manastırı tanıtım yazımı bitiriyorum.

Geziyorum.Kalambaka resimleri.Agia Triada.3
Yunanistan Kalambaka Meteora Holy Trinity Manastırı-Agia Triada-James Bond Manastırı

2-HOLY TRİNİTY MANASTIRI-AGİA TRİADA-JAMES BOND MANASTIRI

Şimdi bölgedeki bir başka manastırdan söz etmek istiyorum. Genellikle yukarıda anlattığım manastır geziliyor ama yine de bir ihtimal, orası kapalı olursa, şimdi anlatacağım Holy Trinity Manastırı gezdiriliyor.

Burası, ulaşımın en zor olduğu manastırdır. Manastır, Osmanlıdan kaçan rahipler tarafından 1458-1476 yılları arasında kurulmuştur. 20’nci yüzyıla kadar, rahipler ve hacılar, sadece ip merdiven ve sepetler aracılığı ile buraya ulaşıyordu. Burada anlatılan bir hikayeyi belirtmek istiyorum.

Zamanın birinde, buradaki manastırların birine bir keşiş gelmiş, yukarı nasıl çıkacağım diye sormuş. Manastır görevlisi, bu ip asansörle çıkacaksın demiş. Keşiş peki siz bu ip asansörlerin iplerini ne zaman değiştiriyorsunuz. Manastır görevlisinin cevabı “kopunca değiştiriyoruz”

1925 yılında, kayaya oyma merdiven yapılır. Buraya ulaşmak için 140 basamaklı merdiveni tırmanmak gerekiyor. Manastırın bütün hazineleri: II. Dünya savaşında Almanlar tarafından yağmalanmıştır. 1476 yılı yapımı küçük kilise, tuğla ve kiremit bir cepheye sahiptir ve 1684 yılı yapımı büyük bir narteks yanındadır. Bu iki yapı, evrelerini yansıtan iki kubbeye sahiptir.

Kilise 17 ve 18’nci yüzyıllarda yapılmış fresklerle süslüdür. Ayrıca: 1539 yılında Venedik’te basılmış, gümüş kapaklı Gospel kitabı, kilisenin günümüze kadar gelebilen taşınabilir nadir hazinelerinden biridir. 1682 yılı yapımı, kaya içine oyulmuş, erken inziva yeri olarak kullanılan Chapel Baptist, yüzyıllar boyunca rahipler tarafından kopyalanan 120 dini el yazmasına ev sahipliği yapmaktadır.

1981 yılında James Bond “Your Eyes Only” isimli filmi, bu manastırda çekilmiştir. Filmde James Bond, halat merdivenle manastıra tırmanmaktadır ve bu yüzden manastırın adı “James Bond” manastırı olarak anılmaktadır.

Geziyorum.Kalambaka resimleri.Varlam manastırı.1
Yunanistan Kalambaka Meteora Varlaam Manastırı
Yunanistan Kalambaka Meteora Varlaam Manastırı
Geziyorum.Kalambaka resimleri.Varlam manastırı.4
Yunanistan Kalambaka Meteora Varlaam Manastırı

3-VARLAAM MANASTIRI

373 metrelik bir uçurumda bulunan manastıra çıkmak için 195 basamaklı bir merdiven çıkmak gerekiyor. Anayoldan dar bir köprü ile ulaşılıyor. Kartal figürlü bir kapıdan girilerek manastıra ulaşılıyor.

Bir keşiş, bu köprüde bazen oturur ve ziyaretçilerle sohbet eder. Hoş bir bahçe vardır. Burası: Meteoron’dan sonraki ikinci büyük manastırdır.

1350 yılında Varlaam adında bir münzevi keşiş, bu büyük kayaya tırmanır ve üst kısmında yerleşir. Kendisi burada bir kilise, bir hücre ve bir su tankı inşa eder. Ancak kimse kendisini takip etmez ve ölümünden sonra, site terk edilir. Binalar 1517 yılına kadar 200 yıl boyunca harabe haline gelir. 1541-1542 yıllarında, manastırın restorasyonu yapılır.

İpler, kasnaklar ve sepet kullanılarak, kayanın üstüne tüm yapı malzemesi taşınır ve bu faaliyet 22 yıl sürer. Malzeme taşındıktan sonra ise, restorasyon işlemi 20 günde tamamlanır. Manastır 16’ncı yüzyıl boyunca kullanılır ama 17’nci yüzyıl başlarında rahipler azalmaya başlar. Günümüzde burada sadece 7 rahip bulunduğu söyleniyor.

Manastırın içinde: freskler, 16’ncı yüzyıldan kalma bir kilise, eski yemekhane ve müze ziyaret edilmektedir. Ayrıca keşişlerin malzemeleri taşımak için kullandıkları eski halat sepet ki 1536 yılı yapımıdır görülebilir. Yemekhane, dini eserler müzesi haline getirilmiştir. Müzede: oyma ahşap haç, simgeler ve başkaca eserler görülür.

Ayrıca rahipler tarafından kopyalanan 300 dini el yazması kitap bulunur. Manastırın mutfağı, sekizgen kubbesi, tonozlu yapısı ve bacası ile dikkat çeker. Yağmur suyunun biriktiği, 12 ton su taşıyabilen orijinal su varili, bir depoda sergilenmektedir. Hatıra eşyaların satıldığı bir dükkan da bulunuyor. Çünkü burası dış dünyaya açılmış bir manastırdır ve ikonlar, tahtadan eşyalar ve benzeri birçok hediyelik ve hatıra eşya satılmaktadır.

Geziyorum.Kalambaka resimleri.Agios Stefanos.2
Yunanistan Kalambaka Meteora Agios Stefanos
Geziyorum.Kalambaka resimleri.Agios Stefanos
Yunanistan Kalambaka Meteora Agios Stefanos
Geziyorum.Kalambaka resimleri.Ayios Nicolas
Yunanistan Kalambaka Meteora Agios Stefanos

4-AGİOS STEFANOS

Meteora bölgesindeki, erişimin en rahat olduğu manastırdır ve herhangi bir tırmanmaya gerek kalmaz. Bir köprü vasıtasıyla ulaşılıyor. Diğer manastırlara göre daha az gösterişlidir. 18’nci yüzyılda 1798 yılında inşa edilen burası çevredeki tek kadın manastırıdır. Moni Aghiosu Stefanunun, Sırp hükümdarı Epirus Nicephorus II’nin oğlu olduğu düşünülmektedir.

Manastır, Aziz Antoninus Cantacuzenos tarafından kurulmuştur. Manastır 20’nci yüzyılda çok zarar görmüştür. II. Dünya savaşı sırasında Almanlar tarafından bombalanmış ve sonraki iç savaş sırasında talan edilmiştir.

İç savaş sırasında, manastırdaki fresklerin çoğu, Komünist isyancılar tarafından tahrip edilmiştir. Ardından, Aziz Stephen bir rahibe manastırı olmuştur ve 1961 yılında terk edilmiş, günümüzde manastırda Abbest Agathi Antoniou liderliğinde 28 rahibe yaşamaktadır.

Balkonundan, çevrenin muhteşem manzarası izlenir. Manastırda rahibeler, freskler ve altın detaylarla süslenmiş güzel bir şapel görülmektedir. Özellikle yemekhanesinde 15’nci yüzyıldan kalma freskler ilgi çekmektedir. Müzede ise, rahibeler tarafından yapılan el yapımı nakış ve diğer ıvır zıvır satılmaktadır.

Geziyorum.Kalambaka resimleri.Roussenau.1
Yunanistan Kalambaka Meteora Roussanou Manastırı
Geziyorum.Kalambaka resimleri.Roussenau
Yunanistan Kalambaka Meteora Roussanou Manastırı

5-ROUSSANOU MANASTIRI

Aziz Barbara adına adanmış bu manastır, bir kaya zirvesinin üstünde durmaktadır. Manastıra 1930 yılında yapılan bir ahşap köprüyle ulaşılmaktadır. Manastır Maximos ve Yanya Iosaph tarafından 1545 civarında kurulmuştur.

Manastırın adının anlamı bilinmemektedir. Manastır tüm kaya yüzeyini kaplar ve 3 seviyeden oluşmaktadır. Zemin katta kilise ve hücreler, iki üst katlarda misafir yerleri, resepsiyon salonları, sergi salonları ve yine hücre evleri vardır.

Kilisedeki freskler, ilgi çekmektedir. Manastır: II. Dünya savaşında Almanlar tarafından talan edilmiştir. 1940 yılından önce, 200 yıl boyunca bakıma muhtaç halde kalmıştır.

Daha sonra bölgesel arkeolojik hizmet birimi tarafından onarılmış ve 1988 yılından bu yana, 13 rahibelik küçük bir topluluk tarafından işgal edilmiştir. Güzel küçük bahçesinde, burada yaşayan rahibeler görülebilir.

Rahibeler, ziyaretçilere dostça yaklaşma eğilimindedir, avluda dinlenen ziyaretçilere şeker ikram ederler ve böylece kutuya küçük bir bağış koymanızı beklerler.

Yunanistan Kalambaka Meteora Agios Nikolaos Anapfsas Manastırı-St Nicholas

6-AGİOS NİKOLAOS ANAPFSAS MANASTIRI-ST NİCHOLAS

Buraya 1 km uzaklıktaki Kastraki köyüne yakın bu manastır, Aziz Nicholas adına, dik bir tepeye yapılmıştır. Mevcut manastır: Aziz Dionysius, Larisa Metropoliti ve Nikanoras tarafından 1510 yılında kurulmuştur. Manastır 1900’lü yıllarda terk edilmiş ve arkeolojik bölge hizmetleri tarafından 1960 yılında restore edilene kadar bakıma muhtaç harap halde kalmıştır.

1997 yılında Kalambaka rahipleri, her yaz turistlere manastırı açmaya başlamışlardır. Burada günümüzde bir  keşiş ve başrahip yaşamaktadır.

Manastır binaları, üç katlı yükselen, yukarı yerine dışa uzatılır şekilde yapılmıştır. Kubbesi yüzünden, üstüne inşa zemin pencere vardır ve kaya üzerinde sığdırmak için, düzensiz kat planı vardır.

Geniş bir narteks batı tarafında uzanır. Yapının içi, Giritli sanatçı Theophanes tarafından, 1527 yılında boyanmış fresklerle süslüdür.

Özellikle bu fresklerin görülmesi önerilir. Üçüncü kat: eski yemekhanedir ve fresklerle süslenmiştir, son zamanlarda resepsiyon salonu (kemiklerin depolanması için) kullanılan bir şapel içermektedir.