Adıyaman Sincik

Adıyaman Sincik


Bulunduğu kara yolu üzerinde, son ulaşım noktasıdır. Yani, herhangi bir yere gelip-giderken uğrayıp görebileceğiniz bir yer değil. Buranın en büyük özelliği “Sincik lalesi” buralara yolunuz düşerse, mutlaka görünüz.

Adıyaman Sincik

ULAŞIM

Sincik, bağlı bulunduğu Adıyaman il merkezine 69 km. uzaklıktadır. Sincik-Malatya arasındaki uzaklık ise 60 km. dir. Görüldüğü gibi ilçe Malatya iline daha yakın olmasına rağmen, yol itibarıyla Adıyaman’a gitmek daha uygundur.

TARİH

Tarihi süreç içinde, bu bölgede de birçok devlet egemenlik kurmuştur. Bunlar arasında: Hititler, Huriler ve Mitaniler sayılabilir. MÖ.69 ile MS. 72 yılları arasında ise, yörede: Kommagene krallığı hakimdir. 

Daha sonraki dönemlerde ise, yörede: Romalılar, Bizanslılar ve ardından: Selçuklu ve Osmanlılar egemenlik kurarlar.
1954 yılına kadar, Kahta ilçesine bağlı bir köy iken, 1990 yılında, ilçe statüsü kazanarak Adıyaman il merkezine bağlanır.

Adıyaman Sincik
Adıyaman Sincik

 

GENEL

İlçenin en yüksek dağı “Türk Dağı” dır ve rakımı 1325 metredir.

Yükselti, güneyden kuzeye doğru gidildikçe artmaktadır. Yörenin coğrafi özelliklerinin temelinde: dağlık ve dağınık bir arazi yapısından söz etmek mümkündür. Yöre arazisi: Güneydoğu Toros dağlarının güney kesimindeki dağ ve tepelerden oluşmaktadır.

Yörede: bozkır iklimi egemendir. Buna bağlı olarak kışlar çok soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise çok sıcak ve kurak geçer. Yazlar sıcak desem de, rakım yüksek olduğu için, yine de serin hava hakimdir.

Nemrut dağı, Sincik ilçesinin doğusundadır ve kuş bakışı olarak Kahta’dan daha çok Sincik ilçesine yakındır.

İlçenin adı, yörede eskiden yaşamış olduğu rivayet edilen “Sincik Aşireti” nden gelmektedir. 

Adıyaman Sincik Kilimi
Adıyaman Sincik Kilimi

 

NE SATIN ALINIR

Sincik yöresine yolunuz düşerse, meşhur “Sincik balı” ve Sincik kilimleri” almanızı öneririm.

Sincik el dokuma halısı, önemli kültürel değer taşır. 200 yıllık bir geçmişe sahip olduğu söyleniyor. 2020 yılında coğrafi işaret tescili almıştır. Kendine özgü rengi, deseni ve ipliğiyle köylülerin dokuma tezgahlarında şekillenen halılar birbirinden güzel modelleriyle dikkat çekiyor. Bir halı yaklaşık 3 ayda dokunuyor ve 5-7.5 bin TL arasında satılıyor. 

Adıyaman Sincik Adıyaman Lalesi-Ters Lale-Ağlayan Gelin

ADIYAMAN LALESİ

Adıyaman iline bağlı Sincik ve Gerger ilçelerinde, görülen yağış ve az da olsa sıcaklık değerlerindeki değişiklik, dağlık alanlar, sulak alanlar ovalar ve kısmen de olsa ormanlık alanlar ilin ekonomisi ve turizmi için önemli endemik bitki türlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. 

Bunlardan en önemlisi gerek süs bitkisi ve gerekse ilaç sanayiinde kullanılan Adıyaman Lalesidir. Adıyaman lalesi, başta ülkemiz olmak üzere Filistin, Ürdün, Suriye, Irak, İran, Afganistan ve Kuzey Hindistan’ın dağlık bölgelerinde yayılış gösterir. Bu bitkinin ülkemizdeki yayılış alanı ise: Sincik ve Gerger ilçeleri ve Hakkari ili Yüksekova ve Şemdinli ilçeleridir. 

Adıyaman Lalesi, 1 metre kadar boya erişebilmekte ve her bitkide 40-45 çiçek bulunmaktadır. Çiçeklenme Mart ayının sonlarına doğru görülür ve 20-25 gün devam eder.

Adıyaman Sincik Adıyaman Lalesi-Ters Lale-Ağlayan Gelin
Adıyaman Sincik Adıyaman Lalesi-Ters Lale-Ağlayan Gelin

 

AĞLAYAN GELİN-TERS LALE

Bölgede bulunan diğer önemli endemik bitki ağlayan gelin (ters lale) olarak bilinen bitki türüdür. Bu endemik soğanlı bitki de Adıyaman lalesine benzer ekolojik isteklere sahiptir. Bu bitkinin boyu 50-55 cm kadar uzanmakta ve Mart ayı ortalarında çiçeklenmeye başlamaktadır.

Asuriler, sabah göbeğinden su yaydığı için bu çiçeğe “Ağlayan Lale” ismini vermişlerdir ve bu yüzden kutsal saydıkları ters lale, günümüzde çok değerlidir.

Adıyaman lalesi ve Ağlayan gelin olarak bilinen laleler, 1989 yılında kurulan “Doğal Çiçek Soğanları Derneği” tarafından üretimlerinin yapılması için tavsiye edilmişlerdir. Ancak, bu bitkilerin doğadan sökülerek ihracatı yasaklanmış, ihracatın yalnızca üretim kanalıyla yapılabileceğine karar verilmiştir.

Lalenin boyu: 75 cm. bulur. Her dalında 6 lalenin ters büyüdüğü doğa harikası çiçek, koruma altına alınmıştır. Genellikle sarı ve turuncu renklidir. İmperial cinslerinin boyu 1 metreyi geçebilir. Soğanlı bitki olduğu için soğanın belli bir olgunluğa ulaşmasıyla birlikte çiçeklenme görülür.

Adıyamanlı üreticilere ise, doğadan damızlık olarak soğan sökümü için izin verilmiştir. Evet yüksek rakımlı yerlerde yetişen ve yurt dışına ihraç edilen ağlayan gelin lalesinin yaygın üretimi için çalışmalar sürdürülüyormuş. Kasım ayında dikimi yapılan lale, Mayıs ayında toplanmaktadır.

Ancak en önemli özellik: Sincik yöresinin rakımı ve ikliminin üretim için uygun olmasıdır. Günümüzde ters laleler: tıp alanında ve bahçe dekorasyonlarında kullanılmaktadırlar ve bu yüzden ticari değerleri artmıştır.

GEZİLECEK YERLER:

Sincik Derik Kalesi

 

DERİK KALESİ:

Bu kale “Heroon Kutsal Alanının” bulunduğu yerdedir. Yani: Sincik yolu üzerindeki Datgeli köyünün yakınlarındadır. Yukarı Kaşkün Köyünde (Fatih Mahallesi) Heroon Kutsal Alanı (Derik Kalesi) ve Yel Değirmeni tepesi bulunmaktadır. 

Sincik Derik kalesi

Deniz seviyesinden 1400 metre yüksektedir. Üç parça halinde bulunan kalenin, MS 70’lerde Romalılar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Ancak Romalılar tarafından inşa edilen bu kalenin Roma döneminde uzun yıllar kullanıldığı ve hatta farklı medeniyetler tarafından da daha sonraki dönemlerde kullanıldığı düşünülür. 

Günümüzde kalenin kapı kitabesi ve kemer taşları görülebilir. Muhteşem doğa manzarasını ve Kutsal Alanı görmek için kaleye çıkmanızı öneririm. 

Sincik Derik Kutsal Alanı (Heroon)
Sincik Derik Kutsal Alanı-Heroon

ERİK KUTSAL ALANI (HEROON)

Karakuş Tümülüsü ve Cendere köprüsünü geçtikten sonra, Sincik ilçesi kara yolu istikametinde bulunan Çatbahçe köyünü geçtikten yaklaşık 10 km sonra, sola ayrılan 3 kilometrelik stabilize yoldan devam ederek alana ulaşılır.

Derik kalesi de denen kutsal alan 1400 metre yükseklikteki iki tepe arasında bulunan düz alan üzerinde yapılmıştır. Kutsal alan, Nemrut dağını görmektedir. 

 

Evet, burada 1965 yılında Wolfram Höpfner tarafından mimari inceleme yapılmıştır. Sonraki detaylı saha çalışması, 2008 yılında gerçekleştirilir. 

Buranın Roma’ya ait olduğu bilinmekle birlikte, Kommagene Kralı I. Antiochos’un hükümdarlık kültü olarak da kullanıldığı tahmin edilmektedir. Ancak kesin bilgi yoktur. 

Kalenin içinde; büyük bir mabet bulunduğu için burası kutsal alan olarak kabul edilmiş ve çevresinde yaşayan insanlarca ziyaret edilmiştir.

Büyük bir ana tapınak, kutsal temenos duvarı ile simetrik iki tane üzeri tonozlu Heroon bulunmaktadır. 

Ancak yüzyıllarca kullanılan bu tapınak son yüzyıllar içinde depremlerle yıkılınca kullanımından vazgeçilmiştir.

Gelelim günümüze:

Yivli sütunlarla yapılan bu Roma tapınağı bütün parçaları ile dağılmamışken, mutlaka gidin görün. Bu arada, bu sütun yapısı, Karakuş ve diğerlerinin sütun yapılarından farklı olan yivli sütunlardır. Yani, Kommagene sütunlarından farklıdır. Böylece bölge daha büyük bir sır tabakasına bürünüyor. 

Sonuç olarak: 1 metreden kalın çaplı ve yaklaşık 1 tonluk yivli sütun parçaları, hala makara gibi peş peşe devrildiği gibi durmaktadır.

Sayıları onlarca olan yivli sütunların bir zamanlar yaşanan deprem sonucu yıkıldıkları tahmin ediliyor. 

Ana tapınak yakınında; birkaç daha temel kalıntısı ve Medusa kabartma figürleri bulunan arkeolojik parçalar bulunmaktadır.

Öte yandan: alanda, kutsal yapıların yanında sivil yapıların da bulunması, buranın bir kült merkezi olduğunu gösterir.

Sincik Kutsal Alan Heroon (Hemen bitişiğinde sivil yerleşim yeri)

Zaten bugün de, ören yerinin içinde ve civarında birkaç köy evi bulunuyor ve Sit alanı tarımsal olarak kullanılıyor. Kutsal alandaki evler, tarihi yapılarla iç içe bulunuyor. 

Sincik Kutsal Alan Heroon

Tarihi alanda evi bulunan bir vatandaş; 500 yıldan yani 7 kuşaktan beri bu bölgede olduklarını ve tarihi alanı gönüllü olarak koruduklarını dile getirmektedir. Ancak, elbette tarihi alan Sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır. 

 

LOCATENE (KAŞKÜN) 

Bazı araştırmalara göre, MÖ 69-MS 72 yıllarında bu bölgede, özellikle bugün Fatih Mahallesi sınırlarında Derik kalesinin bulunduğu yerde, Locatene adlı bir yerleşim bulunduğu düşünülmektedir. Derik kalesinin bu dönemde yapıldığı düşünülür. 

Bazı kaynaklara göre, Locetene şehri Kommagene Krallığı döneminde önem kazanmış, daha sonrasında Roma ve Bizans hakimiyetlerine geçen bir yerleşimdir. 

Locatene şehri, Kommagene İmparatoru I. Antiokhos (MÖ 69-36) zamanını gösteren bir haritada geçmektedir. 

Sonuç: Sincik merkezi bölgesinde fazla arkeolojik kalıntılara rastlanmamaktadır. Çünkü merkezi yerleşimin eski tarihlere uzandığı düşünülüyor. Öte yandan: Lcatene şehri hakkında herhangi bir akademik araştırma bulunmamaktadır. Yani, ayrıntılı bilgi elde etmek mümkün olmaz.

 

BİRİMŞE ÇAYI-YARPUZLU ÇAYI

İlçe merkezine bağlı Yarpuzlu köyü sınırları içindedir.

Bölgedeki doğal güzelliklerin bir parçası olan bu çay, çevresindeki köyler ve yerleşimler için önemli bir su kaynağıdır.

Birimşe çayı üzerinde Sırımtaş HES adlı hidroelektrik santralı inşa edilmiştir. Santral 2013 yılında tamamlanmıştır.

Yerel halk tarafından, hidroelektrik santrallerinin su kullanımındaki düzensizlik nedeniyle çayda binlerce balığın öldüğü iddia edilmiştir.

Ayrıca tarım arazilerinin sulanmasında da sıkıntılar yaşandığı belirtilmiştir.

Tüm bunların yanında, çay bölgedeki doğal güzelliklerin ve doğa turizminin bir parçası olarak da tanınmaktadır.

 

SİNCİK PARKI:

İlçe merkezine bağlı Karaman Mahallesinde bulunan bir yeşil alan ve dinlenme mekanıdır.

Park doğal güzellikleri ve ferah atmosferiyle hem yerel halk hem de ziyaretçiler için ideal bir dinlenme yeri sunmaktadır.

Sincik parkı, çeşitli ağaçlar, çiçekler ve yürüyüş alanlarıyla donatılmıştır.

Ailelerin piknik yapabilecekleri alanlar, çocuklar için oyun parkları ve dinlenme alanları vardır.

 

SİNCİK TÜRK DAĞI;

Sincik ilçe merkezinin kuzeyindedir.

Güneydoğu Torosların güney kesimlerinin bir parçasıdır.

Yükseklik 1608 metredir. Türk Dağı çevresinde 15 yayla hala kullanılıyor. 4 yayla ise terk edilmiştir.

Yaylalar yaz aylarında sıcak ve kurak bölgelerden kaçanlar için cazibe merkezi, serin hava, temiz hava ve manzara sunuyor.

Özellikle Teşikan Yaylası ve Dağın etekleri arıcılık için kullanılıyor.

 

Sincik Cendere Köprüsü

CENDERE KÖPRÜSÜ:

Adıyaman’dan Kahta ilçesinde Nemrut dağına gidilirken, Karakuş tümülüsünden yaklaşık 20 km sonra, Sincik-Kocahisar yol ayrımında Kahta çayı üzerindedir.

Sincik ilçesiyle Kahta ilçelerini birbirine bağlayan bir konumdadır.

Roma döneminin izlerinin taşıdığı için Roma Köprüsü ve Septimus Severus Köprüsü olarak da bilinir.

Roma İmparatoru Septimus Severus’un (MS 193-211) emriyle, o tarihte Samsat’ta (Somasata) karargah kuran XVI Lejyon tarafından Cabinas (Cendere) çayı üzerine yaptırılmıştır.

Muhteşem bir kanyondan akan çayın iki tarafını birleştirdiği için; köprüye, cendere ismi verilmiştir.  

Cendere köprüsü, Antik Roma mimarisinin muhteşem bir anıtsal örneğidir.

Biri ana kemer ve biri tahliye kemeri olmak üzere, iki kemerden oluşan köprü, her biri tonlarca ağırlıkta olan düzgün kesme taşlardan yapılmıştır.

7 metre genişliğinde, 30 metre yüksekliğinde ve 120 metre uzunluğunda olan köprünün en ilginç mimari özelliği, harç kullanılmadan yapılmış olmasıdır.

Köprü, her iki tarafından rampa biçiminde yükselerek orta kısımda birleşmektedir.

Bu özellik hem statik olarak dayanıklılığını arttırmakta hem de köprüye anıtsal bir görünüm kazandırmaktadır.

Cendere Köprüsünün, yapımından sonra Roma döneminde değişik zamanlarda onarım gördüğü, köprünün korkuluk kısmında bulunan yazıtlardan anlaşılır.

Evet, Roma köprüsü, 2000 yıllık geçmişiyle dünyanın en eski ve en iyi korunmuş Roma köprülerinden biridir.

 

 

Adıyaman şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.