
Thebai, Orta Yunanistan’da Atina’nın kuzeybatısında Boiotia bölgesinde yer alır. Günümüzdeki Thiva, bu antik şehrin üzerine kurulmuştur.
Karasal ulaşım yollarının kesiştiği bir noktadaydı. Hem ticaret hem de askeri hareketlilik açısından avantajlıydı.
Tarım bakımından zengin olan Boiotia ovasında yer aldığı için ekonomik gücü de yüksekti.
ÖNEMİ:
Homeros’un destanlarında bahsedilir.
Yediler Thebaiye Karşı (Seven Against Thebes) gibi mitolojik hikayelerde önemli rol oynar.
Pers savaşlarında ve Peloponez savaşında aktif rol oynamıştır.
Evet, Thebai, Boiotia Konfederasyonun başkentiydi.
Atina ve Sparta ile zaman zaman ittifaklar yapmış, zaman zaman da savaşmıştır. Bu yönüyle Yunan siyaseti içinde önemli bir güçtü.

EFSANEVİ KÖKENİ-MİTOLOJİ-EDEBİYAT:
Thebai’nin kuruluşu, mitolojiye göre, Kadmos adlı Fenikeli bir kahramana dayanır.
Kadmos, kız kardeşi Europa’yı ararken, kehanet sonucu bu bölgeye gelir ve bir ejderhayı öldürüp dişlerini toprağa eker. Bu dişlerden doğan askerlerle Thebai’yi kurar.
Kadnos, kentin ilk kralıdır ve yazının mucidi olarak da alınır. (alfabenin Fenike kökenine gönderme yapılır.)
Yediler Thebai’ye karşı: Thebai’nin en meşhur mitolojik anlatısıdır. Oidipus’un oğulları Eteokles ve Polyneikes’in iktidar kavgası anlatılır.
Oidipus Efsanesi: Thebai kralı Oidipus’un başından geçen trajik olaylar Sophokles gibi trafedya yazarlarının eserlerinde konu olmuştur.
Pindaros: Antik Yunan’ın en büyük lirik şairlerinden biri olup, Thebai doğumludur.

SAVAŞLAR:
Pers Savaşları: MÖ 5’nci yüzyılda Perslerle işbirliği yaptığı için Yunan kent devletleri arasında güven kaybına uğradı.
Peloponez Savaşı: MÖ 431-404 yılları arasındaki savaşta, Sparta’nın müttefiği olarak Atina’ya karşı savaştı. Savaş sonrası Atina zayıflarken Thebai gücünü arttırdı.
Leuctra Savaşı: MÖ 371 yılında, Thebaili komutan Epaminondas, Sparta ordusunu mağlup etti. Bu zafer Sparta’nın askeri üstünlüğünü sona erdirdi. Thebai bir süreliğine Yunanistan’ın en güçlü devleti oldu.
Makedonya’nın Yükselişi: Thebai, II. Filip’e (Büyük İskender’in babası) karşı direndi ama MÖ 338 yılında Khaironeia Savaşında yenildi. MÖ 335 yılında, Thebai, Büyük İskender’e karşı isyan edince, kent tamamen yıkıldı. Bu, Thebai’nin siyasi tarihindeki sonun başlangıcı oldu.
YAPILAR:
Modern Thiva şehrinin altında kaldığı için kazılar sınırlıdır, ama bazı kalıntılar gün yüzüne çıkarılmıştır.
KADMOS SARAYI:
Kadmos şehrinin kurucusu adına yapılan saray-tapınak kompleksidir.
Mykenai tipi megaron planı kullanılmıştır (Yani merkezi avlu, çevresinde odalar)
Sarayın içinde veya yanında tanrılara adanmış kutsal alanlar bulunduğu düşünülmektedir.
Sarayın içinde veya çevresinde Athena, Dionysos veya yerel tanrılara adanmış adak alanları (temenos) bulunmuş olabilir.
KADMOS TAPINAĞI-KADMEİA-APOLLON TAPINAĞI:
Thebai merkezinde, Kadmeia Akropolü adı verilen, yükseltilmiş bir alanda yer alır.
Bu bölge, hem saray hem de dini merkez olarak işlev görür.
Mantiklos’un Apollon Adağı:
Tanrı Apollon’a adanmıştır. Çünkü muhtemelen Apollon tapınağında bulunmuştur.
Mantiklos Apollo olarak da bilinir. Tunç, boyutu yaklaşık 20 cm dir. MÖ 700-675 yılları arasına tarihlenir.
Heykelcik, geometrik tarzın çömlek üzerindeki iki boyutlu resimlerin yanı sıra heykelde de görüldüğünün güzel bir örneğidir.
Helkelcik özellikleri:
Vücudun parçaları, birbirinden ayrı yapılıp yapıştırılmış gibi durmaktadır.
Uzun boyun üzerinde, üçgen surat, üçgen gövde ve minik belden sonra aniden genişleyen silindir kalçalar.
Aralarındaki geçişler anidir.
Ancak, tasvirin gerçekdışı olmasına rağmen, bu küçük adam yine de albeniye saiptir.
Evet: geometrik stilin etkileri hala görülür, uzun, orantısız gövde, düz hatlar
Yüz detayı sınırlı, gözler badem şeklinde, saçlar örgü gibi işlenmiştir.
Sol kol eksiktir, muhtemelen bir yay ya da mızrak tutuyordu.
Belinde kılıç veya kemer izleri vardır.
İlk kez insan figürünün simge değil, bireysel bir adak olarak kullanıldığı örneklerden biridir.
Yazıt:
Bu heykelciği sunanın kimliğini kalçalarındaki yazıttan anlayoruz.
Sözcükler boustrophedon biçiminde yazılmıştır.
Farklı sözcük satırları farklı yönlere doğru yazılır. MÖ 8 ile 5’nci yüzyıl arasında kabul gören bir Yunanca yazım şeklidir.
Mantiklos beni gümüş yaylı Apollon’a aşar vergisi olarak sunuyor; sen Phoibo, buna karşılık memnun edici bir lütufta bulunmaz mıydın?
Bu eski Yunanca yazıtlardandır, hatta bilinen en eski adak yazıtıdır.
MÖ 8’nci yüzyıl ortalarında Yunanlılar, Fenikelilerden bir alfabe alarak, Lineer B’nin kullanım dışı kalmasından sonraki yaklaşık 400 yıllık okuma yazmasız dönemi sona erdirir.
Bu alfabe Yunanlılarca bugün hala kullanılır.
Bu alfabeyi icat etmeyi kimin, neden ve nerede akıl ettiği bilinmemektedir.
Ama Fenikeliler ile temaslar büyük ölçüde ticari olduğundan, ticari bir bağlam, en büyük ihtimal gibidir.
Günümüzde eser Amerika Boston Museum of Fine Arts’da sergilenmektedir.


