Mardin Kızıltepe

Mardin Kızıltepe
 

Mardin Kızıltepe; Kızıltepe-Mardin arası uzaklık: 27 km. İlçe E-24 karayolu güzergahındadır. Kızıltepe-Derik arası uzaklık: 48 km. Kızıltepe-Ş.Urfa arası uzaklık: 165 km. Kızıltepe-Mazıdağı arası uzaklık: 71 km. Kızıltepe-Diyarbakır arası uzaklık: 111 km.

TARİH

Yörede yapılan araştırmalara göre, ilçenin yeri tarihi süreçte yapılan birçok savaş nedeniyle birçok kere değişmiştir.

İlk yerleşim yeri, bugünkü merkezin 10 km güneyindeki Haramhattat bölgesidir. İlçenin tarihte bilinen ilk ismi “Dunaysır” ve “Telermen” dir.

Dunaysır, Artuklular döneminde önemli bir ticaret ve konaklama merkezidir. Ancak 13’ncü yüzyıl başlarında Eyyübiler tarafından yağmalanır.

Yavuz Sultan Selim’in İran üzerine düzenlediği Doğu seferi sırasında, Büyük Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu yöreyi ele geçirir.

Ancak, savaşlar ve yağmalar nedeniyle, Osmanlıların eline, buralar, yıkıntı halinde bir köy olarak geçer.

Osmanlı döneminde tekrar eski canlılığını kazanan bölge, İpek yolunun önemini kaybetmesi üzerine yine unutulur ve önemi giderek azalır.

1937 yılında ilçenin “Koçhisar” olan ismi Kızıltepe olarak değiştirilmiştir.

GENEL

İlçe, düz bir alanda kurulmuştur. Akdeniz iklimi hakimdir, yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçer. İç göçleri kendine çeken ilçe, günümüzde merkez ilçe nüfusunu ikiye katlamıştır.

Bu yüzden, Mardin ilinin bütün ilçeler içerisinde gelişme potansiyeline sahip en büyük ilçedir.

GEZİLECEK YERLER

Kızıltepe Dunaysır Ulu Camii
 

DUNAYSIR ULU CAMİ-KIZILTEPE ULU CAMİ-KOÇHİSAR ULU CAMİ

İlçenin kuzeybatısında Yeni Mahallededir. Artuklu dönemi eserlerinden biri olan kutsal mekan, Koçhisar camisi olarak da bilinir. 

Caminin Hariminde, mihrabın yedi dilimli kuşatma kemerinin üzerinde yer alan kitabesine göre, cami: Yavlak Arslan tarafından başlatılmış ve 1204-1205 yılları arasında kardeşi Artuk Arslan tarafından bitirilmiştir.

Artuk Aslan’ın diğer ismi Nasreddin olup Kutbeddin İlgazi’nin ikinci oğludur.

Hüsameddin Yoluk Aslan’ın ölümü üzerine, Mardin tahtına geçmiştir. 592 yılında namına bakır sikkeler darbetmiştir. 

Artuklu dönemi mimari özelliklerini taşıyan caminin mimari süslemeleri oldukça zengindir. 

Kızıltepe Dunaysır Ulu cami

Kesme taş ve tuğladan yapılmış olan caminin doğudaki avlu duvarından camiye girilmektedir. Cami, mihrap duvarına paralel üç nefli ve dikdörtgen planlıdır.

Bu nefler mihrap önünde, iki nefin arasını kaplayan 9.75 metre çapında tromplu bir kubbe ile kesilmiştir. Caminin mimari süslemeleri zengin bir görünüm ortaya koymuştur.

Giriş kapısının iki renkli taştan yapılmış dilimli kemerlerinde Zengi mimarisinin özelliğini yansıtmaktadır.

Giriş kapısının nişi dilimli bir çerçeve içerisine alınmıştır.

Aynı zamanda burada zengin bordürler, iki taraftaki yan portallerde de tekrarlanmıştır.

Bunların arasına zincir motifleri, şamdanlar, çeşitli yıldız şekilleri kabartma olarak işlenmiştir. 

Kızıltepe Dunaysır Ulu Cami

Kuzey cephesinin ortasında ve mihrap ekseni üzerinde bulunan taç kapı, düz, kaval ve oluk silmeden oluşan sivri bir kemerle çevrelenmiştir.

Silmeler, her iki yanda zemine kadar devam etmektedir. Kapının kuşatma kemeri, dokuz dilimli bir kemerden oluşmaktadır. 

Minare: yapının minareleri bugün mevcut değildir. Ancak avlunun bahçe duvarının kuzeydoğu köşesindeki minarenin izleri mevcuttur.

Ancak 2019 yılında halen devam eden tamiratta minare yeniden yapılmıştır. 

Cami: bir dönem, şehrin iskan alanı dışında kaldığı için boş kalmış, ahır olarak kullanılmış, çok tahribe uğramış, taşlarının kaplama kısımları sökülerek çevre inşaatlarda kullanılmıştır.

Hatta: Tel-Ermen köyündeki kilisenin bile bu camiden sökülen taşlarla yapıldığı söylenir.

1999 yılında yapılan restorasyon çalışmalarında avlunun temizlenmesi sonunda, köşelerde çifte minare temelleri bulunmuştur.

Ayrıca: caminin duvarları ve kubbesi onarılmış ve mihrabın çürümeye başlayan taşları değiştirilmiştir.

Caminin zengin taş işçiliği ve mimari süslemeleri olan mihrabı, özellikle görülmeye değerdir.

Cami günümüzde ibadete açıktır. 

Kızıltepe Dunaysır Köprüsü
 

DUNAYSIR KÖPRÜSÜ-TARİHİ TAŞKÖPRÜ

Kızıltepe-Derik yolu üzerinde Koçhisar Mahallesinde Zergan çayı üzerinde inşa edilmiştir.

Kızıltepe Dunaysır Köprüsü

Köprünün kitabesi yoktur. Köprünün yaklaşık 100 metre güneyindeki Kızıltepe Ulu Cami üzerinde 1204 tarihli kitabe vardır.

Hem caminin tarihi hem de Kızıltepe’nin 13’ncü yüzyılda önemli bir merkez olduğu göz önüne alındığında ve yapının konumu, malzemesi, inşa tekniği bakımından Artukoğulları dönemi köprüleriyle benzerliğinden hareketle, köprünün 13’ncü yüzyılın başlarında Artukoğulları tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. 

Kuzey-güney istikametinde uzanmakta olan köprü, 5 gözlü, sivri kemerli, yolu eğimli olan köprüler gurubuna girer.

Döşeme uzunluğu 51 metre, genişliği 5.40 metre ve yüksekliği yaklaşık 5 metredir.

Beş gözlü köprünün ortasındaki gözü daha yüksek ve büyük yapılmış, yanlardaki ikişer göz ise daha küçük tutulmuştur.

Ayaklarda taşıyıcı olarak sivri kemer kullanılmıştır. 

Köprü ayaklarının memba yönünde, üst kısımları yarım piramidal külahla sonlanan, üçgen  tabanlı dört adet sel yaran mevcuttur.

Yapının üzerinde herhangi bir süsleme yoktur. 

Köprü, sarı renkli düzgün kesme taş kullanılarak inşa edilmiştir.

Köprü yolu ile sel yaranların yarım piramidal külahları günümüzde betonla kaplanmıştır. 

Kızıltepe Harzem Taceddin Mesud Medresesi

HARZEM TACEDDİN MESUD MEDRESESİ

İlçe merkezine 8 km uzaklıktaki Zerkan Suyunun yanı başında Ziyaret köyündedir. 

Harzem: günümüzde Kızıltepe ilçe merkezine bağlı bir köy olup, Ziyaret köy adıyla bilinmektedir.

Eski adı Armazon olan ve Roma-Sasani mücadelelerinde ismi bu dönemin kaynaklarında geçen Harzem adı, Armazon’un Süryani ağzına uydurulmuş şeklidir ve İslam kaynaklarında da bu adla geçmektedir.

Ancak asıl gelişimi Artuklular döneminde olmuştur. Artuklu hakimiyeti altında, Roma dönemindeki askeri işlevinin dışında bir yer olarak kullanıldığı anlaşılan Harzem ile ilgili olarak kaynaklar: Artuklu meliklerinin saraylarının bulunduğu ve kışları geçirmek için bu beldeye geldikleri bilgisini vermektedir.

Kızıltepe Harzem Taceddin Mesud Medresesi

 

Gelelim HarzemTaceddin Mesud Medresesine:

Medresenin iç kapı kitabesine göre: Harzem Taceddin Mesud Medresesi, 13’ncü yüzyılda Artuklular döneminde Artukoğullarından Melik ül-Mansur Nasireddin Artuk Aslan’ın Azatlı kölesi Taceddin Mesud bin Abdullah tarafından yaptırılmıştır.

Artuk Arslan: 1204 yılında Koçhisar’da Ulucamiyi, 1205 yılında Mardin Hatuniye Medresesini inşa ettirmiştir. 

Harzem köyü, Artuklulardan önce de önemli bir yerleşim alanıydı.

Ancak bu medrese Artuklular döneminde inşa edilmiş ve önemli bir konuma gelmiştir.

Harzem köyü, Artuklular döneminde: tören, kutlama alanların yapıldığı bir köy olarak geçmektedir.

13’ncü yüzyıl eseri olan bu yapı, sonraki dönemlerde yapılan ilavelerle plan düzeninde büyük değişiklikler meydana gelmiştir. 

Medrese köyden uzak olması nedeniyle korunabilmiştir. 1211 yılından bu yana medrese bozulmadan işlevini yitirmeden günümüze kadar sapa sağlam gelmiştir.

Günümüzde sadece mescit olarak kullanılan türbesi ve cami mekanı birbirinden ayırt edilebilmektedir.  Ziyaretçilere de açık durumdadır. 

 

Taceddin Mesud Türbe Odası:

Evet Taceddin Mesud’un mezarının bulunduğu türbe odasında da bir takım kitabe parçaları bulunmuştur.

Bu parçalar yaklaşık 10 metre uzunluğunda ve iki satırdır. Günümüzde ise bu sözü edilen kitabe parçaları daha küçüktür. 

Kızıltepe Tarihi Taş Köprü

HARZEM KÖPRÜSÜ-DUNAYSIR KÖPRÜSÜ:

İlçe merkezinin 9 km kuzeydoğusunda bulunan Ziyaret Mahallesinde, Şeyh Tacettin camiinin hemen batısında yer almaktadır. Ziyaret Mahallesi, 1990 yılına kadar Eroğulu Mahallesine bağlıyken, 1990 yılında bağımsız bir mahalle konumuna gelmiştir. 2020 yılı içerisinde restorasyon çalışması gören köprünün inşasında, kesme taş ve düzgün kesme taş kullanılmıştır. Xurs deresi üzerinde inşa edilen köprü, geçiş yolu düz olan köprüler gurubuna girer. Doğu-batı yönünde uzanan köprü 22 m uzunluğunda ve 2.70 m genişliğindedir. Yuvarlak kemerli, üç gözden oluşan köprü ayaklarının memba yönünde üçgen tabanlı üzeri yarım piramidal külah ile sonlanan iki adet sel yaran bulunmaktadır. 

 

GAR BİNASI:

İlçe merkezinin 14 km güneydoğusunda bulunan Şenyurt Mahallesi, Kolordu Komutanlığı içinde yer almaktadır. 

Dikdörtgen bir alana konumlandırılan yapı, doğu-batı doğrultusunda yönlendirilmiştir. Kesme ve düzgün kesme taştan inşa edilen yapı, tek katlıdır. Eskiden gar binası olarak kullanılan bina, günümüzde askeriyeye ait yol bakım birimi olarak kullanılmaktadır. Yapıya, doğuda yer alan lentolu dikdörtgen formlu açıklıktan girilmektedir. Ayrıca yapının batı cephesinde 5 adet farklı giriş açıklığı yer almaktadır. Binanın güney cephesinde gar olarak kullanıldığı döneme ait çan mevcuttur. 

 

 

Kızıltepe Şahkulubey Kümbeti

ŞAHKULUBEY KÜMBETİ

İlçe merkezinde Yeni Mahallededir. 

12’nci yüzyıla ait Artuklu eseridir. Ancak inşa kitabesi yoktur. 

Yığma tekniğiyle inşa edilen türbenin yapımında, kesme taş ve düzgün kesme taştan yararlanılmıştır. 

Tamamen taştan yapılmış bu eser, çokgen şeklinde tasarlanmış, uzun bir taş kubbe ile süslenmiştir.

Çokgenin her yüzünde sivri nişlerle süslenmiş kemerli pencereler bulunur.

Restorasyon çalışmaları sırasında kümbet içinde üç mezar bulunmuştur ama mezarların hangi döneme ait olduğu bilinmemektedir. 

Kızıltepe Şahkulubey Kümbeti

Evet, bilerce yıldır ayakta kalmayı başarmış olan yapı, günümüzde bakımsız durumdadır. Genel olarak yoğun tahribat görülmektedir. 

 

MOR CIRCIS KİLİSESİ:

İlçe merkezinin 5 km batısında bulunan Işıklar Mahallesindedir. 

İnşa kitabesi bulunmayan kilisenin ne zaman inşa edildiği bilinmemektedir. 2017 yılında başlanılan restorasyon çalışması devam etmektedir. 

Kilisenin inşasında kesme ve düzgün kesme taş kullanılmıştır. Dıştan, doğu batı yönünde 17 m, kuzey-güney yönünde ise 9 m ölçülerinde dikdörtgen planlıdır. 

Kilisenin kuzey cephesinde iki adet destek payandası bulunmaktadır. Kilisenin güney batısında üzeri beton ile kapatılan bir adet mezar bulunur. Mezarın üzerinde herhangi bir kitabe ve süsleme öğesi yoktur. Kilisenin iç bölümlerindeki derzleri kireç esaslı harç ile doldurulmuş, boyanan tonoz yüzeyinde renk bozulmaları görülmektedir. 

 

KEVORK KİLİSESİ:

İlçe merkezinde Kilise Caddesi Mahallesindedir. 

Kilisenin yapımında düzgün kesme taş kullanılmıştır. Yapı içten beşik tonozlu, dıştan düz dam şeklinde yapılmıştır. Kilisenin batısında dikdörtgen planlı atrium yer almaktadır. Atriumun batı ve güneyinde papaz evi, misafirhane ve depo bulunmaktadır. 

Günümüzde depo olarak kullanılan kiliseye, betonarme ara kat ve betonarme kiriş eklenmiştir. 

 

Kızıltepe Uluköy Mağara Yerleşimi

ULUKÖY MAĞARA YERLEŞİMİ:

Kızıltepe ilçe merkezine bağlı Uluköy Gurs vadisindedir. Yüzey araştırmaları yapılmış olmasına rağmen, Güneydoğu Anadolu’da ilk defa yapılan mağara kazısı Uluköy’dedir. 

Kızıltepe Uluköy Mağara Yerleşimi

23 metre uzunluğunda ve 16 metre derinliğindeki mağarada, yapılan arkeolojik araştırmalarda: yaklaşık 4 metre kalınlığında bir arkeolojik tabakaya rastlanmış ve Paleolitik çağa ait çakmak taşından yapılmış birçok kesici ve delici alet ile yonga bulunmuştur.

Kızıltepe Uluköy Mağara Yerleşimi Buluntuları

Kazılar sırasında elde edilen yontma taşlar, silahlar, kazıyıcılar ve avlanan hayvanlara ait kemik kalıntılarının çoğunun otçul hayvanlara ait olduğu tespit edilmiştir. 

Sonuç olarak, mağarada muhtemelen yerleşik bir hayat bulunduğu düşünülüyor. 

Evet şimdilik sadece 5 metre karelik bir alanda kurtarma kazısı yürütülmektedir. 

Kızıltepe Beşdeğirmen Emrut Şelaleleri

BEŞDEĞİRMEN EMRUT ŞELALESİ;

Kızıltepe ilçesinde Beşdeğirmen Mahallesinde; dört dağın arasında bulunan Beşdeğirmen şelalesi, dağların arasına gizlenmiş yeşil doğası ve dokusuyla turistlerin ilgisini çekiyor.

Dik bir kayalığın altından doğan suyun, dağın yamacından aşağı doğru oluşturduğu şelaleler oldukça güzel bir ortam yaratıyor. 

Pamukkale travertenlerini andıran şelale ve çevresindeki tarihi yapılar bölgede yoğun ilgi görüyor.

Kızıltepe Beşdeğirmen Emrut Şelaleleri

İlk bahar ve son bahar aylarında, yeşil ile sarı tonların ahengi görülüyor. Baharda akmaya başlayan şelale, Mayıs ayı sonuna kadar çağlarken, yazın aşırı sıcaklar nedeniyle şelale kurumaya başlıyor yani şelaleyi görmek için sadece 3 ay vardır. 

Son bir not: Şelalelerin hemen sağ tarafında arka arkaya inşa edilmiş birçok su değirmeni kalıntısı ve değirmenlerin teras bahçeleri mevcuttur. 

Sonuç olarak: bence uygun zamanda yani ilkbaharda mutlaka burayı ziyaret edin.

Kızıltepe Yüceli-Gurs vadisi

YÜCELİ-GURS VADİSİ:

Kızıltepe’nin kuzeyinde yer alan ve Kızıltepe Telermen höyüğüne can veren Zergan çayının doğduğu vadidir. Mardin-Kızıltepe kara yolunun 7’nci kilometresindedir. 

Yücelli köyünde yer alan doğa harikası yer, İlçe merkezine 18 km uzaklıktadır. 

Yeşilliğini vadinin ortasından geçen akarsudan almaktadır. Kızıltepe ilçe merkeziyle burası arasındaki hava sıcaklığı yaklaşık 7-8 derece fark ediyor. Yani insanlar burayı serinlemek için tercih ediyorlar.

Kızıltepe Yüceli/Gurs vadisi

Cennetbahçesi olarak adlandırılan burası, alabalık tesisleriyle de dikkat çekiyor. Bu özel tesiste, suyun içinde kurulu tahta masalara yemek servisi yapılıyor. İsteyenler yine özel bir işletmeye ait olan havuzda yüzerek serinleyebiliyorlar. Sadece tek bir tesis yok, bölgede toplam 12 tesis var, aynı günde toplam 600 kişiyi ağırlama kapasitesine sahipler. Her bir tesiste 80-90 oturma tahtası bulunuyor. 

Kızıltepe Yüceli/Gurs vadisi

Sonuç olarak: Gurs vadisi şelalesiyle, piknik ve dinlenme alanlarıyla ziyaretçilerin gözdesi olmuştur. 

Ancak, şelalenin yazın aşırı sıcaklar nedeniyle suyu azalıyor, yani burayı ziyaret etmeyi düşünürseniz baharda gitmelisiniz.

 

 

Mardin şehri tanıtımı ve gezi yazısı için.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.