Kocaeli İzmit

Kocaeli İzmit

İzmit denilince aklıma: İstanbul tarafına yapılan her yolculukta, şehrin merkezinden olmasa da, yakınından geçerken, büyük bir şehir imajı hissettiğim bir yer.

Birçok kez, şehir içine de girdim, büyük alışveriş merkezleri ve de özellikle, körfez kıyısındaki, belki de Türkiye’nin ilk “Outlet” yani “marka ürünlerin daha ucuz fiyatla satıldıkları alışveriş mekanları” olan yer, bir aralar, sürekli uğradığım ve alışveriş yaptığımız bir yerdi.

Tabii bunun yanında, İzmit  denilince, eminim ki, sizlerin de aklına geldiği üzere: meşhur pişmaniye.

Kocaeli İzmit

ULAŞIM

İzmit-İstanbul arası uzaklık: 85 km. İzmit-İstanbul-Atatürk havaalanı arasındaki uzaklık ise: 120 km. dir.

Deniz ulaşımı açısından ise, bölgenin en yoğun merkezlerinin başında gelir. Şehir kıyısında bulunan 2 büyük liman (Derince ve Yarımca) ve birçok özel iskele, deniz ulaşımının yapılmasını sağlamaktadır.

İzmit-Ankara arası uzaklık: 342 km. İzmit-Bursa arası uzaklık: 132 km. İzmit-Bolu arasındaki uzaklık: 151 km. İzmit-Düzce arasındaki uzaklık: 106 km. İzmit-İzmir arasındaki uzaklık: 450 km. dir.

Kocaeli İzmit

TARİHİ

Bölgedeki ilk yerleşimlerin, MÖ.12.yüzyılda olduğu öğrenilmiştir. O dönemde, Frigyalılar ve daha sonra Yunanistan’dan yola çıkan bir göçmen gurup: bölgede, günümüzde “Başiskele” denilen yere yani o zamanki adıyla “Astakoz” bölgesine yerleşirler.

Zamanla, Trakya kralı Lysimakhos, Astakoz bölgesini yakıp-yıkar.

Bithinyalı I Nikomedes MÖ 264 yılında, yerle bir olmuş, eski kent Astakos (Başiskele) yerine onun 6  km kuzeybatısında yeni bir kent Nikomedia’yı yani günümüzdeki İzmit kentini yerinde kurmaya karar verir. 

MÖ 74’de, Nicomedes, bölgede huzur ve düzeni sağlamak adına ölmeden önce krallığını Roma’ya bahşeder. 

Böylece, Nikomedia bir Roma eyaleti olan Bitinya’nın başkenti olur (Roma İmparatoru Diocletianıs, MS 284) ve ünlü antik limanıyla Roma donanma filosunun deniz üstü haline gelir. 

Çünkü, şehir o dönemde: Roma, Antakya ve İskenderiye’den sonra, bilinen dünyanın en büyük, dördüncü kenti olarak öne çıkar.

Bu dönemde, Diocletianus’un yönetim alanı içindeki en büyük iki dış tehdit, doğuda Sasaniler, kuzeyde ise Germen kabileleriydi. 

Bu durum, hem doğuda hem de kuzeye hızla müdahale edilebilecek bir başkent ihtiyacını ortaya çıkardı ve şehri başkent ilan etti.

Yarış oyunları meraklısı olan Diocletianus, kentte yaptırdığı hipodromdan günümüze bir izi dahi kalmadan yok olur. Büyük ihtimalle daha sonraları kentin başka yapılarının inşasında devşirme malzeme olarak kullanılmıştır. 

Darphane ve silah imalathanesi, kentin ve bölgenin ekonomisi için son derece önemli bir yer teşkil eder. Silah imalathanesi, temel ihtiyaçları karşılamak için yapılan yapılardan biridir. Burada kalkan ve ağır zırh üretildi. MS 294 yılında açılan darphane, bütün Pontus’un sikke ihtiyacını karşılar ve Heraklius Reformuna kadar (MS 629) kullanılır.

İmparator Constantinus (MS 324-337) Byzantion’da yeni bir başkent inşa etmeye karar verir. MS 330 yılında Byzantion’da kendi adını taşıyan Constantinopolis’in açılmasıyla Nikomedia de eski önemini yitirmeye başlar. Aralarında Diocletianus’da bulunduğu pek çok heykel, yeni başkentin Hipodromuna dikilmek üzere götürülür. 

MS 362 yılında depremde büyük hasarlar alan kentin durumu, MS 554 ve MS 558 yıllarındaki depremlerle daha da kötüleşir. 

Kent, İmparator İustianus döneminde yaptırılan kiliseler, su kemerleri ve hamamlarla biraz toparlanır. Bu şekilde Bizans döneminde görkemli olmasa da varlığını sürdürür. Bizans döneminde Nikomedia, eski güzelliğini kaybetse de jeopolitik önemini korumayı başarır. 

Gelelim bölgedeki Türk hakimiyetine:

Selçuklular, 11’nci yüzyılın sonlarında, burayı ele geçirirler. Ancak, haçlı seferleri sırasında, bir süre, Latinlerin işgalinde kalır. Sonra, yeniden Selçukluların eline geçer.

Takip eden dönemde ise: Orhan Gazi’nin komutanı Akça Koca tarafından, bölge ele geçirilir ve Osmanlıların egemenliği başlar. Osmanlılar şehri aldığında, şehrin ismi “Smiti” idi. Smiti: kelime anlamı olarak “toplanma” demektir.

Çünkü: batıdan, doğuya giden kervanlar, burada toplanmakta ve daha sonra topluca yola devam etmektedirler. Kent: Osmanlılar tarafından ele geçirilince, Smiti olan ismi “İzmit” olarak değiştirilir.

Bu arada, değişik bir bilgi vermek istiyorum. Aynı dönemlerde, bu şehirde (Smiti) üretilen, yuvarlak bir yiyecek türü “Simit” adını almıştır.

Biz yine, tarihi sürece gelelim. Şehir: Kurtuluş savaşı öncesinde, İngiliz-Yunan işgaline uğrar ve ancak, 1921 yılında kurtarılır.

Kocaeli İzmit

GENEL

Körfezin doğu ucunda, deniz kıyısındadır. Asya-Avrupa arasındaki geçiş noktasında bulunması nedeniyle önemli bir konumdadır. Kara, demir, deniz ve hava yolu ulaşımları ile, Türkiye’nin en önemli geçiş noktasındadır.

Özellikle: büyük metropol illere ve de özellikle İstanbul’a yakın olması nedeniyle, büyük sanayi kuruluşları, bu şehirde toplanmıştır. Kent: bir sanayi şehri olarak tanınmaktadır. Ama bunun yanında, diğer kültürel ve sanatsal yatırımlar da bulunmaktadır.

Şehir; Türkiye çapında, imalat sanayinde birinci durumdadır. Birçok firmanın fabrikaları, şehirde bulunmaktadır. Şehir ekonomisinin temeli, tarımdan ziyade, sanayiye dayalıdır.

Özellikle: 1934 yılında kurulan Seka Kağıt Fabrikası, şehirdeki ilk sanayi yatırımlarından biridir. Daha sonraki tarihlerde ise: Petrol Ofisi, Tüpraş ve Petkim gibi petrol ürünlerinin işlendiği sanayi kurulmuştur.

Arazi yapısı, dik yamaçlardan oluşmaktadır. Bu nedenle: şehirde, yüzde 5’lik bir eğim bulunmaktadır. Sonuçta, düzlükler, az yer tutmaktadır. Kent yerleşimi: dar ve kıyıya paralel uzanan bir banttadır.

Körfez kıyılarında, Karadeniz iklimi, dağlık kesimlerde ise daha sert bir iklim görülür. Yazları sıcak ve az yağışlı, kışlar yağışlı, zaman zaman karlı ve soğuk geçer. Yazın körfez ve kıyıları bunaltıcı sıcaklarla boğuşurken, Karadeniz kıyıları genellikle daha serindir.

Buranın en önemli özelliği: 1’nci derece deprem bölgesinde olmasıdır. Özellikle, yağışlarla birlikte, heyelan riskleri de, bölgenin önemli özelliklerindendir.

Kocaeli İzmit

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ

Üniversite, 1992 yılında kurulmuştur. Ancak, 1999 yılındaki deprem, Üniversitenin maddi varlığının, büyük bölümünü bitirmiştir. 2000 yılı sonlarında, şehir merkezine, 10 km. uzaklıktaki Eski İstanbul yolu üzerindeki Üçtepeler Mevkiinde Umuttepe ismi verilerek yeni yerleşkenin temeli atılmıştır.

2004 yılında bitirilen çalışmalar sonucu, burada, eğitim ve öğretime başlanmış olup, çalışmalar sürdürülmekte, binalar bitirildikçe, eğitim buraya kaydırılmaktadır.

2010 yılı itibarıyla, Üniversite bünyesinde: 174 profesör, 147 doçent, 466 yardımcı doçent, 286 öğretim görevlisi, 42 uzman olmak üzere, toplam: 1984 akademik ve 1028 idari personel görev yapmaktadır.

Bu personelin görev yaptığı eğitim alanları: 11 Fakülte, 6 yüksek okul, 1 Devlet konservatuvarı, 19 meslek yüksek okulu, 3 enstitü, 12 araştırma merkezi ve 12 araştırma birimi. Aynı dönemde, Üniversitedeki öğrenci mevcudu ise: 60 bin civarındadır.

Kocaeli İzmit

PİŞMANİYE

İzmit’te, pişmaniyenin bilinen ilk ustası: Kandıralı Hayri Usta’dır. Daha sonra, bölgedeki tüm Ermeni şekerciler, pişmaniye yapımına yönelmişlerdir. Cumhuriyet dönemi sonrasında ise, bir mahkeme başkatibi olan İbrahim Çınar, gidip gelirken, Hacı Agop isimli Ermeni’den pişmaniye yapımını öğrenmiştir.

Emekli olunca da, tümüyle pişmaniyeciliğe yönelmiş ve pişmaniyenin İzmit’te tanıtımını sağlamıştır.

Pişmaniye: kavrulmuş una, kaynamış şeker yedirilerek yapılır. Malzeme: un, şeker ve tereyağı.

Kalaylı büyük kazanlarda, önce un-yağ ile kavrulur. 5-6 saat süren bu kavurma işlemi çok hassastır. Başka bir kazanda ise, şeker kaynatılır. Kaynaya kaynaya iyice ağdalaşan şeker, kavrulmuş un ile karıştırılarak birbirine yedirilir.

Sonra, bu karışım, büyük tepsilerde, saatlerce ovularak çevrilir. Ağdalı hamur, tel tel oluncaya kadar sürdürülür.

Ancak, küçücük bir yanlışlık yapıldığında, tüm emekler boşa gider. Zaten bu yüzden: “yapan bin pişman, yapmayan bir pişman” tekerlemesi ve pişmaniyenin isminin buradan geldiği düşünülmektedir.

İzmit Simidi

İZMİT SİMİDİ

Şehirde, gerçekten muhteşem bir simit üretiliyor. Osmanlı döneminde yaygınlaşan simit üretimi, her ne kadar günümüzde “Osmanlı altını” renginde olmasa da, günlük hayatımızda, önemli bir yer elde etmiştir.

Eski ustalara göre, simidin kaliteli olabilmesi için, piştikten sonra, 22 ayar Osmanlı altınının rengini alması şarttır.

Türkiye’nin en gevrek, tatlı, lezzetli ve susamlı simidi, İzmit’te yapılıyor. Tarihi süreç bölümünde de belirttiğim gibi, simidin ismi, şehrin isminden gelmektedir.

NE YENİR. NE İÇİLİR

İzmit’te mutlaka pişmaniye tatmalısınız. Bunun dışında değişik bir tat isterseniz, höşmerim olabilir.

NE SATIN ALINIR

İzmit’ten elbette: gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için alınabilecek en iyi hediyelik: pişmaniye.

Kocaeli İzmit

GEZİLECEK YERLER

İzmit Atatürk Heykeli

ATATÜRK HEYKELİ

Saray yokuşunda, saat kulesinin bulunduğu parkın önündedir. 

Bronzdan, 1933 yılında Atatürk’ün sağlığında, yani Cumhuriyetin 10.yılında, heykeltıraş Nejat Sirer tarafından yapılmıştır.

Kocaeli bölgesindeki ilk Atatürk heykelidir. Heykelin bulunduğu mermer (Marmara mermeri) kaidede: Atatürk tarafından, İzmit nutkunda söylenen sözler bulunmaktadır.

İzmit Atatürk Heykeli

Anıtta, Atatürk’ün yüzü, denize doğru yerleştirilmiştir. Sağ eliyle batıyı işaret etmektedir. Mareşal üniforması ve omuzlarından çizmelerine kadar inen pelerini ile heybetli bir görünüşü olan anıtın bulunduğu yükseklik, ona daha da görkemli bir ifade katmıştır. 

Çevresi çiçeklerle süslenmiştir.

İstanbul-Ankara arasında, trenle geçerken, bu anıtı gören Atatürk, İzmit halkına, yaptırdıkları bu heykel nedeniyle, memnuniyetini ifade ederek, teşekkür etmiştir.

İzmit Kent Meydanı Atatürk Heykeli

KENT MEYDANI ATATÜRK HEYKELİ:

İzmit’de eski resmi törenler, 1933 yılından bu yana, Kültür Tepesindeki biraz önce sözünü ettiğim Atatürk Anıtında yapılıyor ken, 2023 tarihinde resmi törenlerin yeri değiştirilmiştir. Törenler, eski Valilik binası yerine İzmit Kent Meydanında yapılmaktadır. İzmit kent meydanına konulan 2.80 metre boyundaki Atatürk Heykelinde, Atatürk’ün elinde baston var. Atatürk; başında kalpaklı, sivil kıyafetlidir. Heykelin yanında, İstiklal Marşı ve Atatürk’ün gençliğe hitabesi yer alıyor. 

Heykel Devlet Sanatçısı unvanına sahip Heykeltıraş Tankut Ökten’in kızı mimar Pınar Öktem Doğan atölyesinde hazırlandı. 

İzmit Sabancı Kültür Sitesi

 

SABANCI KÜLTÜR SİTESİ

Kocaeli Sanayi Fuarı yanındadır.

Sabancı Vakfı tarafından yaptırılarak, işletmesi Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilen yapı; 3 Aralık 1988 tarihinde hizmete girmiştir. Site içinde: 606 kişilik sinema salonu bulunmakta olup, burada aynı zamanda: opera, bale, konser, tiyatro ve konferans gibi kültürel etkinlikler düzenlenmektedir. 

Bunun yanında: 100 kişilik kütüphane, kulis odaları, internet odası gibi yerler de var. Aynı zamanda: hediyelik eşya ve kitap satışı yapılan mağazalar, sergi salonu, çocuk korosu salonları ve resim atölyeleri bulunuyor.

Kültür Sitesi giriş fuayesinde 75 metre karelik alan sergi salonu olarak kullanılıyor. Ayrıca 120 metre karelik alana sahip Fikret Mualla Resim Atölyesinde Güzel Sanatlar Fakültelerine hazırlık resim kursları verilmektedir. 

İzmit Tren İstasyonu

İZMİT TREN İSTASYONU

İzmit merkezde Kozluk Mahallesi İstasyon caddesindedir. 

İstanbul Haydarpaşa-Ankara demiryolu üzerinde bulunan istasyon, Osmanlı İmparatorluğu Nafia Nezareti tarafından Osmanlı Anadolu Demiryolları için inşa edilerek, 1 Ocak 1873 tarihinde hizmete girmiştir. 91 km lik demiryolu hattı: Anadolu-Bağdat demiryolunun ilk parçası olarak tasarlanmıştır. 

Planı Alman Otto Ritter (İstanbul Haydarpaşa garının iki mimarından birisidir) tarafından çizilmiş ve İtalyan taş ustaları çalışmıştır. Proje ile ilgili teknik donanımlar (örneğin: raylar) Almanya’dan temin edilmiştir.

İzmit Tren İstasyonu

Hattın açılışı için Türkiye’ye gelen Alman imparatoru Kaiser 2 Wilhelm, Herke’de kendisi için inşa edilen ve bugün de kendi adını taşıyan ve çok kısa bir sürede çivi dahi kullanılmadan ahşap inşa edilen köşkte konuk edilmiştir. 

Yapının taş gabarisindeki mimari ve sanatsal unsurlar ile gar binası, dönemin Neo Klasik özelliklerini yansıtmaktadır. 

İzmit tren istasyonundaki yapılar, parça parça ve çeşitli dönemlerde yapılarak tamamlanmıştır.

Yapıların içinde en eski olanı: yolcu salonunun zemin katı bölümüdür.

Gar planları: Alman Otto Ritter tarafından yapılmıştır.

Atatürk ve diğer birçok devlet adamı: burada, törenler yapılarak karşılanmışlardır. 

Bağdat demir yolunun ilk bölümünü oluşturan İzmit-İstanbul hattı, Anadolu’ya açılan bir kapı görevini üstlenmiştir.

İzmit Tren İstasyonu

Kurtuluş savaşında, buradan oldukça yararlanılmıştır.

Hatta, Atatürk dahi, birkaç kez, bu istasyondan trene binmiştir. Hatta: 19 Kasım 1938 tarihinde, İstanbul’dan Yavuz Zırhlısı ile naaşı İzmit’e getirilen Atamız, bugün akşamı İzmit Tren İstasyonundan Ankara’ya yolcu edilmiştir. 

Burası: Gar ve Ambar binaları, 1999 depreminde zarar görmüş ardından Kocaeli Valiliği tarafından, 2006 yılında restore edilmiş ve bir kısmı, Müze olarak ziyarete açılmıştır.

Günümüzde: Sahil tarafındaki tren istasyonu, kullanılıyor.

Kocaeli Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi

KOCAELİ ARKEOLOJİ VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ-İZMİT MÜZESİ

Kozluk mahallesi, İstasyon caddesi üzerinde bulunan, Eski Gar Alanındadır.  

Bu alandaki yapılar, 1873-1910 yılları arasında inşa edilmiş olup, mimarı Alman Otto Ritter’dir.

Bu eski gar ve ambar alanları, bir bütün halinde değerlendirilmiş ve restorasyon çalışmaları yapılarak, bir kültür kompleksi haline getirilmiştir. İki adet tekel deposu birleştirilerek, Arkeolojik ve Etnografik eserler için, teşhir salonları oluşturulmuştur.

Kocaeli Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Müzede: Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait; yaklaşık 5250 eser sergileniyor. Müzenin girişinde ziyaretçileri tüm ihtişamıyla antik dünyanın en önemli mitolojik kahramanlarından biri olan Herakles (Herkül) heykeli karşılar. 

Kocaeli Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Sekiz ve dokuzuncu bölümde, Türkiye’deki en büyük arkeolojik keşiflerden biri adlı vitrinde yer almaktadır. Teşhirde yer alan eserler: İzmit merkez Çukurbağ Mahallesinde Kocaeli Müze Müdürlüğü tarafından yapına arkeolojik kazılarda Roma dönemine ait mimari bir yapı ortaya çıkarılmıştır.

Kocaeli Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi

Yapılan araştırmalarda İmparator Dokletianus döneminde (MS 284-305) Nikomedia Roma İmparatorluk başkenti iken inşa edilmiş bir imparatorluk kompleksi olduğu ve MS 4’ncü yüzyılda büyük bir depremle yıkıldığı anlaşılmıştır. Yapıya ait, sütun başları, kaideler, sütun parçaları ve kırmızı boyalı yüksek kabartmalı friz parçaları gün ışığına çıkarılmış olup, bu anıt son 20 yılda Türkiye’de yapılmış en büyük keşiflerden biri olarak kabul edilmektedir. 

Evet ilaveten burada: içi dekore edilen iki eski tip vagon: lokanta ve kafeterya olarak kullanılıyor.

İzmit Etnoğrafya Müzesi-Saatçi Ali Efendi Konağı

ETNOĞRAFYA MÜZESİ (SAATÇİ ALİ EFENDİ KONAĞI)

Veli Ahmet Mahallesi Alaca Mescit Yokuşundadır. 

Yapı: 1776 yılında, denize hakim bir yamaç üzerinde, Sultan Abdülhamit zamanında yapılmıştır. İzmit eşrafından Gümüşlüoğlu ailesi tarafından yaptırılmıştır.

İzmit’te günümüze kadar gelebilen en erken tarihli konaklardandır. 

İzmit Etnoğrafya Müzesi-Saatçi Ali Efendi Konağı

Körfez manzaralı olarak inşa edilmiş bulunan konakta, vitraylı, çifte camlı, kemerli, ahşap kepenkli ve lokmalı, parmaklıklı pencereler dikkat çeker. Konak dış ve iç duvarlarındaki kalem işi bezemeleriyle dönemini en iyi yansıtan sivil mimarlık örnekleri arasında yer almaktadır. Bu güzellikte tarihi dokusunu koruyabilmiş olan konaklar artık pek kalmamış olması nedeniyle, önemli bir kültür tarihi mirasıdır. 

İzmit Etnoğrafya Müzesi-Saatçi Ali Efendi Konağı

Zaman içinde konak birçok kez el değiştirmiş ve son olarak, saat onarımı ile meşgul, Ali Efendi tarafından satın alınmıştır.

Daha sonra, 1976 yılında, yani yapımından 200 yıl sonra, Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılan bina, onarılarak, 1987 yılında, Etnografya Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

 

İzmit Redif Binası-Müzesi

KOCAELİ ATATÜRK, REDİF VE ETNOGRAFYA MÜZESİ:

Kemalpaşa Mahallesi İnönü Caddesindedir. 

Redif Teşkilatının birinci merkezi İzmit’tir. Yapının, İzmit Redif Dairesinin ilk olarak İzmit Mutasarrıfı Hasan Paşa tarafından Sultan Abdülaziz (1861-1876) döneminde Kasr-ı Hümayun ile birlikte yaptırıldığı belirtilir. 

Ancak Osmanlı arşivlerinde, Aralık 1886 tarihinde İzmit’teki askeri depoda çıkan bir yangında, depo ve bitişiğindeki evin yandığı ifade edilir. 

Evet yapının kitabesi 1889-1890 tarihlidir. Mimarı bilinmemektedir. Yapı 1999 depremine kadar 15. Kolordu Komutanlığınca Askeri Mahkeme binası olarak kullanılmıştır. Depremde büyük hasar gören binanın restorasyonu, 2011 yılında yapılmıştır. 

Bina 2012 yılında Atatürk ve Redif Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. 

Gelelim binanın özelliklerine:

Avlu duvarlarıyla çevrili kagir sistemde inşa edilen yapı, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Tek katlı yan kanatları, Cumhuriyet döneminde iki kata çıkarılmıştır. Cephede dışa taşkın giriş aksu, üstte Osmanlı armalı dikdörtgen kitabeyle dikeyde de vurgulanmıştır. 

Müzede sergilenen eserlere gelince:

19’ncu yüzyıl Hereke halısının en seçkin örneği, geleneksel halı dokuma kültürüne ait eserler, Milli mücadele döneminin ölümsüzleşen kahramanları Kara Fatma, İpsiz Recep ve Yapla Kaptan’a ait bilgiler, Haziran 1921’de şehit düşen milli mücadele kahramanlarının resim ve isimleri, Redif askerini temsil eden silikon heykel, Redif teşkilatına ait bilgi, belge ve eşyalar, Osmanlı dönemi silahları gibidir.

İzmit Redif Binası

Tabii en güzel olana: Atatürk’ün asker üniformasıyla 1923 tarihinde İzmit’e geldiği anı temsil eden silikon heykelidir. 

İzmit Gazi Lisesi

GAZİ LİSESİ

1890 yılında, Türk mezarlığının ön kısmında yapımı tamamlanmış ve Mekteb-i İdadi olarak açılmıştır. Binayı yaptıran kişinin Sultan II Mahmut’un torunu ve Sultan Abdülmecit’in oğlu, II Abdülhamit olduğu bilinmektedir. 

Okul 1892 yılında 8 mezun vermiştir. Bunu takip eden 22 yıllık süreçte ise toplam 152 mezon vermiştir. 

31 Ekim 1945 tarihinde Lise olarak hizmete başlamıştır. 1956-1959 yılları arasında ahşap bina, betonarmeye dönüştürülmüştür. 1993 yılından itibaren Gazi Lisesi adıyla hizmet vermeye başlamıştır. 

Bina, 1999 yılı depreminde ağır hasar görmüş, daha sonra ise, 2003 yılında, orijinal haline sadık kalınarak, yeniden inşa edilmiştir.

Son bir not: 1 Mart 1958 tarihinde Üsküdar Vapur Faciası veya İzmit Deniz Faciası olarak tarihe geçen deniz kazasında, İzmit Lisesinden birçok öğrenci hayatını kaybetmiştir. Bu olayda ölenleri unutmamak için, 2007 yılında okulun bahçesine bir anıt dikilmiştir. 

İzmit Fethiye Caddesi

FETHİYE CADDESİ

İzmit şehir merkezinin en öne çıkan caddesidir. Önce neden bu caddeye Fethiye caddesi ismi verilmiştir? Milli mücadele döneminde Fethiye köylü Çerkez Mustafa Çavuş karargah komutanıymış. Bölgenin kurtarılmasında büyük emeği geçen Çerkez Mustafa Çavuş’un ismini Fethiye Caddesine vermek istemişler, ancak Çerkez Mustafa Çavuş, caddeye kendi adı yerine köyünün adının verilmesini istemiştir. Ve bu teklif kabul edilmiştir. 

Hafif dar ve bayırdır. Uzunluğu; 250 metredir. Trafiğe kapalıdır. Cadde: 250-300 civarında mağazalarla dolu olup, özellikle tatil günlerinde çok yoğun olarak kalabalıktır. Ancak şehirde alışveriş merkezlerinin açılmasıyla eski cazibesini kaybettiği söyleniyor. Caddenin alt başlangıcında bulunan banka ise en belirgin buluşma yerlerinden bir tanesiydi. 

Özellikle: öğrenciler ve gençler, burayı mekan edinmişlerdir.

İzmit Mehmet Bey Hamamı

MEHMET BEY HAMAMI (ORTA HAMAM)

Tepecik Mahallesinde çarşı içinde Fethiye Caddesi üzerindedir. 

16’ncı yüzyıldan kalmadır. İzmitli Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Üzeri çatı örtülü kagir bir camekan kısmı, bundan sonra üç bölmeli soğukluk kısmı vardır. Soğukluğun üzeri yan bölmelerde tonoz, ortada kubbe örtülüdür. Buradan altı köşeli ve her bir kenarında bir yıkanma hücresi vardır. Ortada altı köşeli bir göbek taşı bulunur. Doğu tarafta külhan ve su deposu vardır. Yıkanma hücrelerinden doğu taraftaki iki tanesi diğerlerinden daha büyüktür. Planına ve yapı tekniğine göre, Mimar Sinan zamanında, Pertevpaşa Külliyesinin inşası sırasında yapılmış olması muhtemeldir. Ancak net bir  bilgi yoktur. 

Evet bu hamam yapısı 1719 depreminde yıkılmış ve sonra yeniden yapılmıştır. Günümüzde hamam olarak kullanılmaya devam etmektedir. 

 

İzmit Müze Gemiler Müdürlüğü

İZMİT MÜZE GEMİLER MÜDÜRLÜĞÜ:

Türk Deniz Kuvvetlerinde görev alan ve müteakiben hizmet dışına ayrılmaları sonrası müze gemi olarak hizmet veren harp gemilerinin görev alanları ve yaşam şartlarını, gemilerde mevcut orijinal cihazlar, manken, şilt ve büst gibi objelerle yerlerinde ziyaretçilere yansıtarak Türk deniz tarihini aşılamak amacıyla 20 Ağustos 1997 tarihinde kurulmuştur.

Burada halen: TCG Gayret Muhribi, TCG Hızırreis denizaltı gemisi, TCG Pelikan hücumbotu sergilenmektedir. 

 

İzmit Gayret Gemi Müzesi

GAYRET GEMİSİ MÜZESİ

İzmit garı önünde, yat limanı yanındadır. 1997 yılında: Gölcük Donanma Komutanlığı, Kocaeli Valiliği ve İzmit Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından: Yüzer Sanatlar Galerisi ve Müze haline getirilmiştir. 

Geminin önemine değinmek gerekirse: 1946 yılında ABD’de denize indirilerek 1973 yılına kadar Amerikan Deniz Kuvvetleri Pasifik Donanmasında görev yapmış, Everson ismiyle Kore ve Vietnam savaşlarına katılmıştır. 1973 yılında Amerika Birleşik Devletlerinden alınarak, Türkiye’ye getirilmiş ve 1995 yılına kadar 22 yıl boyunca Türk Deniz Kuvvetlerinde görev yapmıştır. 

 Türk Donanmasındaki ismi “Gayret” tir. Türk Donanmasında ilk Asroc torpido atışı yapan ve TCG Akar akaryakıt gemisinden denizde seyir halindeyken ilk akaryakıt ikmali yapan gemidir. 

Gemi: 1995 yılında hizmet dışına alınmıştır.  Günümüzde gemide, denizcilikle ilgili gösterim merkezleri ve bir de kafeterya bulunuyor.

İzmit Hızır Reis Denizaltı Müzesi

HIZIR REİS DENİZALTI MÜZESİ

Bu denizaltı gemisi: 1952 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde denize indirilerek, 1983 yılına kadar Amerikan Deniz Kuvvetlerinde görev yapmıştır. Gudgeon olarak, 1958 yılında 155 günde 23.231 deniz mili mesafe kat ederek dünyanın çevresini dolaşmış ve  tam dünya turu atan ilk konvansiyonel denizaltı unvanını kazanmıştır. 

Türk Deniz Kuvvetlerinde görev yaptığı 21 yıl boyunca, 19.771 saat dalış gerçekleştirilmiştir. 

Hızırreis denizaltısının 9 Şubat 2004 tarihinde aktif görevi sona ermiş ve 29 Ekim 2004 tarihinden itibaren gemi müze olarak sergilenmeye başlamıştır. 

Boyu: 87 metre ve ağırlığı: 2 tondur.

Denizcilerin gemilerdeki yaşam tarzlarının gösterilmesi için, gemide yaşama yerleri olduğu gibi muhafaza edilmiş ve çeşitli bölümlere konulan cansız mankenler ile, gemideki yaşam gösterilmiştir. Ayrıca, ses düzeninden yapılan yayın ile, ziyaretçiler bilgilendirilmektedir.

İzmit Pelikan Gemi Müzesi

PELİKAN GEZİ MÜZESİ

Pelikan hücumbotu, Almanya’da inşa edilmiş ve 29 Aralık 1969  tarihinde Türk donanmasına katılmıştır. Deniz kuvvetlerinin 1968-1972 döneminde güçlendirme çabalarının bir sonucu olarak, yüzer vurucu unsurların modernize edilmesi programı uyarınca, Norveç Firması Konsberg tarafından 15 Kasım 1971 tarihinde imzalanan kontrat sonrasında, Penguin güdümlü mermisi, Pelikan hücum botunun Türk Deniz Kuvvetlerindeki 47 yıllık aktif hizmeti 14 Haziran 2016 tarihinde sona ermiştir. 

18 Haziran 202 tarihinde halen konuşlu bulunduğu İzmit Müze Gemiler Müdürlüğünde sergilenmeye başlamıştır. 

 

İzmit Saat Kulesi

SAAT KULESİ

Kemalpaşa Mahallesinde, Av köşkü ile Atatürk Heykeli arasındadır. Hem İlin, hem de şehrin sembolleri arasındadır. 

Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı anısına, 1902 yılında, Musa Kazım Bey tarafından yaptırılmıştır. Mimar Vedat (Tek) tarafından oluşturulan projenin uygulaması, Mihran Azaryan tarafından yapılmıştır. 1 Eylül 1900 tarihinde temeli atılan kulenin ertesi yıl aynı gün tamamlanması hedeflenmesine rağmen, süreç gecikmiş ve Eylül 1902 tarihinde kulenin açılışı yapılmıştır. 

Kule tek katlı kaide kısmı ile, üç katlı gövde kısmı olmak üzere, iki kare prizmadan oluşur. 

Kulenin 3’ncü katında her cephe yüzeyinde taç kemerli pencerelere yer verilmiştir. Pencerelerin alt kısımlarında, mermer madalyonlar içerisinde II Abdülhamit’in tuğrası bulunmaktadır. Ayrıca, 3’ncü katın köşelerinde, silindirik ve elips şeklindeki düz madalyonlar vardır. 

Kulenin 4’nci katında ise zarif çerçeveler içerisinde saatlere yer verilmiştir Saatlerin üst kısımlarında üçer pencere kuşağı bulunmaktadır. 

İnce-sivri külah uygulamasının denendiği bu kulede, saçak sistemi oldukça taşkın yapılmıştır. Saçak altı çeşitli uygulamalarla hareketlendirilmiştir. 

Evet, kule Hereke ve Tavşancıl’dan getirilen taşlarla yapılmıştır.

Basık kemerli çeşmelerin yalakları dikkat çekicidir. Çeşme aynalışında yay içerisinde ay-yıldız, ay-yıldızın altında da çelenk bulunur. Çeşmelerin üst kısmındaki, bordürde kitabe kuşakları bulunmaktadır. 

 Giriş kapısının yanındaki kitabede, saat  kulesinin, 1970 yılında, Seka tarafından onarıldığı yazılmıştır.

İzmit Kasr-ı Hümayün

KASR-I HÜMAYUN-AV KÖŞKÜ SARAY MÜZE

Buranın en büyük özelliği: İstanbul dışında yapılan tek saraydır.

İzmit merkezinde müştemilatı ile birlikte, geniş bir alanda yer alır. Kemal Paşa Mahallesi Saray Yokuşu adresinde Saat kulesinin yanındadır. 

İlk kez, IV Murat döneminde ahşap temeller üzerine inşa edilmiştir. Ancak yangın ve deprem nedeniyle yıkıldığı anlaşılmıştır. 

Günümüze ulaşan yapı ise, 1861-1876 yılları arasındaki dönemde yapılmıştır.

Sultan Abdülaziz tarafından av köşkü olarak kullanılmıştır.

Barok stilindeki yapı, 2 katlıdır ve cephesi mermer kaplıdır.

Mimarı Balyan kardeşlerden, Amira Karabat Balyan. 

Tavan süslemeleri, Fransız ressam Sason tarafından yapılmıştır.

Süslemelerde: Osmanlı arması, Abdülaziz tuğrası, bayrak, mızrak, balta ve kılıçtan oluşan motifler, çiçek ve meyve resimleri kullanılmıştır. 

1967 yılına kadar Vilayet ve Ziraat odaları olarak hizmet vermiş saray binası, bu yıldan sonra İzmit Müzesi olarak kullanılmış, 1992 yılında restorasyona alınmış ve 17 Ağustos 1999 depremiyle ağır hasar görmüştür. 

2004 yılında başlayan restorasyonu 2005 yılında tamamlanarak Kasr-ı Hümayun teşhir tanzimi çalışmalarının ardından, 16 Ocak 2007 tarihinde hizmete açılmıştır. 

Müzede: Atatürk odası, Mustafa Kemal Atatürk’ün Savarona Gemesine ait eşyalarından böbrek şeklinde sehpa ve telefonu, abajuru, koltukları ve deriden yapılmış dinlenme koltuğu, satranç masası ile 16 Ocak 1923 tarihinde Kurtuluş Savaşını ve Mustafa Kemal Paşa’yı başından beri kalemleriyle destekleyen, İstanbul’da yayımlanan altı büyük gazetenin başyazarı ile ilk basın toplantısını yaptığı, basın mensuplarının isimlerinin  bulunduğu temsili toplantı masası ile Atatürk’ün vefatı ile ilgili 1938 tarihli orijinal gazetelerin küpürleri yer almaktadır. 

Müzenin diğer bölümleri: Dinlenme odası (Sedefli oda), Kabul Salonu, Yatak Odası ve Hünkar Hamamıdır. 

İzmit Kasr-ı Hümayun
Dinlenme Odası-Sedefli Oda:

Sedef ve fildişi kaplama mobilyalar, 19’ncu yüzyıl sonu cam işi tekniğiyle yapılmıştır. Sedefli aynanın üst kısmında Osmanlı arması mevcuttur. Odada bulunan rahle ise, ıhlamur gövde üzerine sedef kaplamadır. Şömineli odanın tavan süslemeleri çiçek motifli ve varaklıdır. Odada gümüş yüksek sehpalar kullanılır. Odanın zemininde Hereke halısı serilidir. 

İzmit Kasr-ı Hümayun
Kabul Salonu:

Odada bulunan koltuklar eklektik stildedir. Oymalarında akantus yaprakları bulunmakta olup, varaklıdır. Üzerinde bulunan Hereke üretimi kumaş, Dolbahçe Müzesinde bulunan takımın kumaşının aynısıdır. 

Sarayın oda ve salonlarını süsleyen son derece şık avizeler, 19’ncu yüzyıl Fransız Baccarat avize özelliklerini taşımaktadır. Mobilyalar abanoz renginde olup, üzerinde V. Murat’ın arması ve eroslar bezemesi bulunmaktadır. 

İzmit Orhan Camii

ORHAN CAMİİ-GAZİ SÜLEYMAN PAŞA CAMİİ

Orhan mahallesinde, bir tepe üzerindedir. Bağçeşme meydanının hemen arkasındaki yol takip edilerek ulaşılır. Caminin bahçesinden İzmit’in önemli bir kısmı görülebilir. 

Yapının ilk olarak, 13.yüzyılda, Orhan Gazi zamanında, Süleyman Paşa tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Caminin orijinal inşa kitabesi günümüze ulaşmamıştır. 

Yanında hamam ve medrese ile birlikte Süleyman Paşa Külliyesi olarak da isimlendirilir. 

Cami: dikdörtgen planlı, taş ve tuğla duvarlı, dıştan ahşap çatılı, içten asma kubbeli bir yapıdır. Caminin esas ibadet yeri olan harim kısmı, yapının en eski yeridir. Harimin kıble yönü duvarında mihrap ve minber, kuzeydoğu duvarında vaaz kürsüsü bulunur. Harim kısmının ortasında ahşap bir kubbeye yer verilmiştir. Tavan düz ahşap çıtalıdır. Tavan ve kubbeyi, ahşap saçaklar ayırmaktadır. Minare 1945 yılında yıldırım düşmesi, 1999 yılında da deprem felaketi sonucu zarar görmüştür. Günümüzdeki minare, 2007 yılı onarımında 19’ncu yüzyıl özelliklerini yansıtarak tekrar yapılmıştır. 

İzmit Orhan Camii

Türkiye’de kılıçla hutbe verme geleneğinin yaşatıldığı birkaç camiden biridir.

İmam cuma günleri ve bayram namazlarında; hutbe okumak için minbere kılıcı sağ eline alarak merdivenleri çıkar. İmam hutbeyi okurken de kılıcı elinden bırakmaz. Hutbe okunduktan sonra imam yine kılıçla aşağı iner. 

Bu uygulama, Osmanlılarda kılıçla fethedilen şehirlerin merkez camilerinde var olan kılıçla hutbe geleneğini yaşatır. İzmit, fetih yoluyla değil, kuşatma sürerken yapılan anlaşma sonucu teslim olarak Türk hakimiyetine girdiği için geçmişte camisinde kılıçla hutbe okunmazdı. Bu uygulama, İttihat ve Terakki döneminde başlatılmıştır. 

Daha sonraki dönemde ise, Abdülmecit zamanında, onarılmıştır. Bu haliyle, cami, İzmit yöresinin en eski camisi olarak öne çıkmaktadır.

Caminin güneydoğusunda bulunan hazirede, caminin imamları ve yakınları, eskiden bulunan Medresenin müderrisleri ve bazı şeyhlerin mezarları bulunmaktadır. 

Ayrıca caminin bahçesinde bulunan 700 yıllık çınar ağacının bakım ve güçlendirilmesi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmıştır. 

İzmit Fevziye Camii

FEVZİYE CAMİSİ

Kemal paşa mahallesinde Hürriyet Caddesindedir. Fevziye adını, II Mahmut döneminde Osmanlı Kaptan-ı Deryalarından Ahmet Fevzi Paşa tarafından yeniden inşa edilmesinden sonra almıştır. 

16.yüzyılda Rüstem Paşanın kethüdası Mehmet Bey’in ölümünden sonra onun ruhu için Mimar Sinan’a yaptırılan caminin asıl adı Mehmet Bey Camisidir. Bu ilk camiden günümüze hiçbir iz kalmamıştır. 

İzmit Fevziye Camii

Türkçe kitabesine göre, cami ilk inşasından sonra çeşitli dönemlerde yanmış, yıkılmış ve harap olmuştur. 

1836 yılında yukarıda sözüne ettiğim gibi Kaptan-ı Derya Fevzi Paşa tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. 

1894 yılında depremde büyük hasar gören cami, II Abdülhamit’in emriyle yıktırılarak duvarları taş-tuğla olmak üzere tekrar inşa ettirilmiş ve 1898 yılında ibadete açılmıştır. 

Günümüze ulaşan cami, dikdörtgen planlı, içten asma kubbelidir. İzmitli Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır.

İzmit Fevziye Camii

Cami yapısı, 1999 depremlerinde tamamen yıkılmış ve 1999 depreminden sonra, aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. Bugünkü yapı, sonradan yapılandır.

İzmit Antik Su Kemerleri

ANTİK SU KEMERLERİ

Şehir merkezinde, Eski İstanbul yolu üzerindeki Üçtepeler mevkiindedir.

Su kemerlerinin: MS.2.yüzyılda, Roma imparatoru Trajan zamanında, Nicomedia valisi Plinus tarafından yaptırıldığı biliniyor. Su kemerleri, yaklaşık 2 bin yıl önce, şehrin 30 km kuzeydoğusundan buraya su getirmek için amacıyla 23 tane yapılmıştır. Günümüze bazıları ulaşmış durumdadır, bunlardan bir tanesi Kabaoğlu Antik Su kemeridir. 

İzmit Antik Su Kemerleri

Kabaoğlu Su kemeri, yapıldıktan sonra sürekli onarım görmüştür, Bizanslılar ve Osmanlılar da onarttırmıştır. Hatta Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman, İran seferine giderken İzmit’te konaklamışlar ve bu su kemerlerini onatttırmışlardır. 

İzmit Antik Su Kemerleri

Su kemerleri: uzunluğu: 50 metre ve yüksekliği: 15 metre olup, 2 katlı olarak inşa edilmiştir.

İzmit İç kale

İÇ KALE

Şehrin, Nicomedia döneminde yapılan ve günümüze ulaşan bu sur duvarları ve burçlar: şehrin doğu kesimindedir. Paç Mahallesinde , Paç Camisinin bulunduğu yerden başlayarak, kuzeye doğru devam etmiştir. Terazi bayırının en yüksek noktasına ulaştıktan sonra güneybatıya dönerek sahile ulaşmıştır. bu surların yapımında Nicomedia antik çağ mezarlarına ait mimari parçalar, yer yer mezar taşları blok taşların arasında kullanılmıştır. 

Surlar doğu-batı doğrultusunda 75-100 metre uzunluğunda, kuzey-güney doğrultusunda 50 metredir. Kuzey ve güneybatıda burçlarla desteklenmiştir.  Toplamda kalenin iç alanı 4.5 dönümdür. Sur ve burç yükseklikleri, 4 ile 15 metre arasında değişir. 

Buradaki burç “Kara burç” olarak isimlendirilmektedir.

Bu burcun, 1.Nicomedia döneminde yapıldığı sanılıyor. Ancak, Bizans döneminde onarılmıştır. Yapının alttaki kısmının hangi döneme ait olduğu tam olarak bilinmiyor. Ancak onarım kuşağı olan dış duvarın Bizans döneminde yapıldığı düşünülüyor. Yapının uzun süre işaret feneri olarak kullanıldığı bilinmektedir. 

Karaburç ve Kale duvarları, 1999 depreminde hasar görmüş, burç üzerinde yapısal çatlaklıkların oluşmasına sebep olmuştur. Dikdörtgen taşların tek sıra tuğla ile çevrelenilerek Horasan harç ile örülü burcun kuzeybatı kısmında sadece tuğla ve harç ile örülü bir katmanı bulunmaktadır. Muhtemelen Osmanlı döneminde onarım esnasında inşa edilen bu kısım, deprem sonrası burç ana gövdesinden ayrılmıştır. 

 

Kocaeli İzmit

SEKA PARK ALANI

İzmit şehir merkezinde, sahile sıfır bir alanda, Seka kağıt fabrikasının bulunduğu alana yapılmış, büyük bir rekreasyon parkıdır.

Burada: 15 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapında, dev yapay çim tepe, kaykay pisti, yapay kum plaj, iskeleler, konser platformu, binlerce ağaç, yaya yolu, bisiklet yolu ve büyük bir otopark var. 

İzmit Seka Park Alanı

Ayrıca: kafeler, et ve balık lokantaları, çim halı saha bulunuyor. Yani, hem dinlenilebilecek ve hem de spor yapılabilecek, yemek yenebilecek güzel bir ortam oluşturulmuş.

Özellikle, sahil kenarına dikilen palmiye ağaçları, çok egzotik bir görüntü oluşturmuş. Tüm boş alanlar çimlendirilmiş. Park içinde, ayrıca: Mevlevihane ve Macar Dostluk Evi var.

İzmit Seka Kağıt Fabrikası Müzesi

SEKA KAĞIT MÜZESİ-SEKA MEHMET ALİ KAĞITÇI MÜZESİ

Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Kağıtçı Sokaktadır. 

Eski Seka kağıt fabrikası alanı müzeye dönüştürülmüş ve 6 Kasım 2016 tarihinde ziyarete açılmıştır. 

İzmit Seka Kağıt Fabrikası Müzesi

Seka fabrikası, 1934 yılında yapılmış ve ilk yerli kağıt 18 Nisan 1936 yılında üretilmiştir. Türkiye’nin ilk kağıt mühendisi Mehmet Ali Kağıtçı, kağıt fabrikasının kuruluşunda büyük rol oynamıştır. 2005 yılında kağıt üretimi durdurulmuş ve fabrika Kocaeli Büyükşehir Belediyesine devredilmiştir. 

Türkiye’nin kağıt üretimi tarihini ve endüstriyel mimarısın gösteriyor. Cumhuriyet dönemi sanayileşme sürecinde önemli bir yere sahip olan fabrikanın kuruluş sürecinden başlayıp, İzmit’ten Türkiye’ye yayılan kağıdın hayat hikayesini görüntüler eşliğinde izleyebilirsiniz. 

İzmit Selim Sırrı Paşa Konağı

SELİM SIRRI PAŞA KONAĞI;

Selim Sırrı Paşa: Osmanlı devletinin ilk genel yol işleri gezici müfettişidir. 1888 yılında İzmit Mutasarraflığına atanmıştır. Bayındırlıktan yetiştiği için İzmit Mutasarraflığı döneminde yol yapım işlerine hız vermiştir. İzmit Garından Taraklı’ya kadar olan 18 saat devam eden şose, onun eseredir. Demiryolu boyunca sıralanan ve İzmit’in bir özelliği olan çınar ağaçlarını bu esnada diktirmiştir. 

Evet, Selim Sırrı Paşa, son yıllarını İzmit Yukarı Pazar’da yaptırmış olduğu bu köşkünde geçirmiş ve 1924 yılında vefat etmiştir.  

İzmit Selim Sırrı Paşa Konağı

19’ncu yüzyılda yapılmış Osmanlı dönemi konaklarından biridir.  Körfeze yönelik manzarası olan konağın iç duvarları, çeşitli manzara resimleri ve zengin kalem işleriyle süslenmiştir. İç mekan duvar bezemelerinin, İstanbul Dolmabahçe Sarayının restorasyonunu yapan ressamlar tarafından süsleme edildiği rivayet edilir. Süslemelerin bir bölümünde altın varak kullanılarak görsel etki ve estetik değer arttırılmıştır. 

Konak, zemin kat, 1 normal kat, 1 ara kat ve bir de cihannüma olmak üzere toplam 4 katlıdır. Ahşap karkas yapı tekniğiyle inşa edilmiştir. Yapı, haremlik ve selamlık olmak üzere iki bölümden oluşur. 

 Konağın bahçesi, yöresel taşların kullanıldığı yüksek bir bahçe duvarına sahiptir. Duvarda İzmit’in antik döneme ait devşirme malzemeleri kullanılmıştır. 

İzmit Kapanca Sokak

TARİHİ KAPANCA SOKAK-TARİHİ ÇARŞI

Ahşap evleri ve nostaljik sokak dokusuyla gezilesi bir bölgedir. Ana yoldan, Kocaeli Saat Kulesi ve Hümayun Kasrı’na çıkan yokuştan devam ederek karşılaşılan meydandan 150 metre kadar bir süre daha yokuş çıkarak ulaşılır. 

İzmit Kapanca Sokak

Kapanca Sokakta bulunan evlerin yaklaşık 18 hanesi, tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Daracık sokaklarda birbirinden güzel ahşap evleri gördüğünüzde oldukça şaşıracaksınız.

Kentsel Sit alanı içinde kalan yolun, her iki tarafından sivil mimarlık örneği yapılardan oluşan bir sokak olan Tarihi Kapanca’da bir tane çeşme, bir tane sarnıç ve bir tane de okul bulunuyor. Sokaktaki bir çok ev restore edilirken bu evlerin eski tarihi dokusu muhafaza edilmiştir. 

İzmit Kapanca Sokak

Yenilenen ve Basın Müzesinin hemen bitişiğindeki konakta açılan “İzmit Tarihi Çarşı” ise tarih koridoru ile ziyaretçilerin uğrak yeri olmuştur. İçeride: kolonyacı, tatlıcı, takı ve aksesuarcı, mobilya resteratörü, çini ürünleri, el sanatları eserleri, kahveci ve İzmit’in sembolik yapılarını anlatan hediyelik eşya dükkanları bulunur. 

İzmit Akçakoca Anıt Mezar

AKÇAKOCA ANIT MEZAR

1234-1328 yılları arasında yaşamış Kocaeli Fatihi Akçakoca Bey, Osmanlı devletinin kuruluşunda önemli rol oynamış, Kocaeli ve havalisinin Türk yurdu haline gelmesine gayret göstermiş bir Osmanlı akıncı beyidir. 

1326 yılında Kandıra ve civarı, ardından Konur Alp ve Abdurrahman Gazi ile birlikte Kartal civarındaki Aydos’u, sonrasında da Samandıra Hisarını fethetmiştir. 

İzmit-Üsküdar arasındaki bölgeye de akınlar yaparak, İzmit’in fethinden önce, 1328 yılında Kandıra yakınlarındaki bir tepede vefat etmiştir. Eski Türk adetleri gereğince vefat ettiği yere defnedilmiştir. Fetihlerde bulunduğu İzmit ve çevresine, Akçakoca Beyin yurdu-toprakları manasına, “Koca-il” denilmiştir. Kandıra bölgesindeki en yüksek tepe olan Babadağ’da yer alan anıt mezar, Türk Otağı görünümlüdür. 400 metre rakımlı tepeden ormanın yeşili ve denizin mavisine hakim, panaromik manzarasını ve gün batımını izlemek mümkündür. 

 

İzmit Thökely İmre

THÖKÖLY İMRE EVİ

Seka Kağıt Fabrikasının bulunduğu alandadır.

Anı evi, 14 Kasım 2008 tarihinde açılmıştır. Bu bina, 1701-1705 yılları arasında bu şehirde mülteci hayatı sürdüren İmre Thököly’in anasına düzenlenmiştir. 

Thököly, 8 yaşındayken, Erdel Prensi Mihaly Apafi taraıfından daha önce Maramaros sonra da Arva vilayetleri beyliğine getirilmiştir. 1668-1670 yılları arasında Eperjesi şehrindeki, Lutheran kolejde eğitim görmüştür. Wesselenyi adında bağımsızlık yanlısı gizli örgütlenme ortaya çıkarılınca ki, bu organizasyonda onun babası da yer almıştı. Erdel topraklarından kaçmıştı. Burada Macar krallığına karşı başlayan savaşa katılmış ve 8 Ocak 1680 tarihinde isyancılar tarafından, isyan güçlerinin başına getirilmiştir. 1682-1685 yılları arasında Yukarı Macaristan daki Osmanlıya bağlı bir beylik devleti olan “Orta Macar” beyliğinin başına getirilmiştir. 1685 yılında Osmanlı güçleri tarafından yakalanmış ve 1688 yılına kadar tutsak kalmıştır. Bunun ardından topraklarının ele geçirilmesi üzerine savaşlarına, Türklerin saflarında katılmıştır. 1699 yılında savaşı takip eden Karlofça anlaşması gereğince Osmanlı imparatorluğu topraklarının iç bölgelerine sürülmüştür. Aslında Karlofça Barış görüşmelerinde Avusturyalılar Tökeli İmre nin kendilerine verilmesini istemişler se de Osmanlı Devleti bunu kabul etmemiştir. 

1701 yılında Thököly ve mahiyeti İzmit şehrine (eski adıyla Nicomedia) yani çiçekler tarlasına yerleştirildiler. 

Eşi İlona Zrinyi 18 Şubat 1703 tarihinde öldü. Thököly ise 13 Eylül 1705 tarihinde öldü. Külleri 1906 yılında oğlu, II Ferenc Rakoczi, küllerini Macaristan’a getirdi. İmre Thököly’nin külleri daha sonra Kesmark şehrindeki yeni Evangelik kilisesine defnedildi.

Burada açılan Macaristan Evinde: Kral İmre’ye ait: bazı hatıra eşyaları sergilenmiş ve anma etkinlikleri düzenlenmektedir.

İzmit Tökeli İmre Anıtı

THÖKÖLY İMRE ANITI

İmre Thököly, bir Macar özgürlük savaşçısıdır. Döneminde, Habsbourg imparatorluğunun, Yukarı Macaristan ülkesini Katolikleştirme girişimlerine karşı savaşmış, ancak yenilince, 1705 yılında Osmanlı imparatorluğuna sığındığında, İzmit bölgesine yerleştirilmiştir.

Kendisi ve eşi İliona Zrinyi’nin yaşadığı yerde, yani İhsaniye-İzmit civarında, Çiçekli çayırda, Karatepe (daha sonra Macar köyü olarak ismi değiştirilmiştir) köyünde yaşamışlardır.

Bugün, Kocaeli-Kartepe ilçesi, Karatepe köyünün merkezinde, onlar anısına, 2008 yılında bir anıt yapılmıştır. Buradaki büyük kayalardan birine Kocaelili sanatçı Nevzat Atalay tarafından İmre Thököly ve İlona Zrinyi kabartmaları tasvir edilmiştir.  

Bu anıtın bulunduğu Kartepe köyünün içindeki çeşme başından başlayıp, eski dağ yoluna doğru devam eden Kartepe zirvesine ulaşılan parkur, Tökeli İmre ye ithaf edilmiştir. 

Bu anıtta, çeşitli anma törenleri yapılıyor. İmre, 1705 yılında, burada ölmüştür. Mezarı: Seka Kağıt Fabrikasının bulunduğu alandadır. Ancak, 1906 yılında, naaşı, Macaristan-Kesmark kentine götürülmüştür. Ölümünün ardından diğer Macar sakinleri de memleketlerine dönmüşler ve burada oturdukları yerlerin anıları da aradan geçen yüzyıllar içinde kaybolmuştur. Onların buradaki anılarının izleri, 2003 yılında Szekesfehervar şehrinden gelen Andras Gamauf tarafından tespit edilmiş ve Tibor, F. Töth un girişimiyle ünlü mimar İmre Makovecz tarafından “Çiçekli Çayır” da inşa edilmek üzere küçük bir kilise planlanmıştır. 

Ancak bu kilise bugüne kadar inşa edilmemiştir.  

İzmit Yeniköy Yazlık Ilıcası

YENİKÖY YAZLIK ILICASI

İzmit-Gölcük yolunda, 15.km.de, Yeniköy sınırları içindedir.

Denize 3 km. uzaklıktaki yerdedir.

Suyu kükürtlü ve kalevi oligometalik sular gurubuna giren kaplıca Bizans dönemine ait olan Ayazma’nın içinden beklenmektedir. 19’ncu yüzyılın sonlarına gelindiğinde ise Doğu Akdeniz tarafından gelen aileler buraya yerleşerek bu bölgenin yeniden şekillenmesine neden olmuşlardır. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde sağlık konusunda merkezi bir konumda olan kaplıca, Gölcük Belediyesinin Tarihe Saygı Projesiyle restore edildi ve bugünkü görünümüne kavuştu.

Suyun sıcaklığı 22 ile 37 derece arasında değişmekte olup yapı aynı anda hem soğuk hem de sıcak su kaynağı olduğu için hazneye su sağlayan tüm kanallar restorasyonla birlikte temizlendi. 

İzmit Yeniköy Yazlık Ilıcası

Çamur havuzlarının yanında 10 bin metre karelik alana kurulan tesiste, kadın-erkek ayrı ayrı olarak termal havuzlar, buhar odaları, Türk hamamları, saunalar, tuz odası, doktor balıklar, özel çocuk havuzları, masaj ve terapi odaları, aileler için özel tasarlanmış özel aile banyoları bulunmaktadır. Burada dikkatimi çeken bir uygulama var, 12 yaş altındaki çocukların hijyen nedeniyle havuza girmelerine izin verilmiyor. 

Tesisler bünyesinde otel ve misafirhane bulunmadığından il dışından gelenler için ılıcaya yakın Başiskele, Gölcük ve İzmit gibi yerlerde konaklama imkanı bulunmaktadır. 

Evet, cilt hastalıklarına iyi gelen suyun bulunduğu, 1 metre derinliğinde bir havuz bulunuyor.

Başkaca tesis yok, bu havuza girip şifalı sudan yararlanmak mümkün.

İzmit Şehitler Korusu

ŞEHİTLER KORUSU

Bağçeşme bölgesinde, Orhan mahallesindedir.

Burada, antik çağa ait bir sur duvarı var. Koruluk bu sur duvarının bulunduğu bölgededir. Buradan: muhteşem bir körfez manzarası izlemek mümkün.

Ayrıca: çevrede piknik alanları, çocuk oyun alanları, kafe ve 500 kişi kapasiteli açık hava tiyatrosu var. Özellikle: ilkbahar ve yaz aylarında, yörede yaşayan insanlar tarafından çok tercih ediliyor.

İzmit Şehitler Korusu

Burada bulunan Bayraktar Burcunda, İzmit’te yaşadığı kabul edilen ve sembolik olarak buradaki kulelerden birinde: Santa Barbara’nın hapsedildiğine inanılıyor.

Biraz kendisinden söz edelim. Varlıklı bir Pagan olan Dioscorus, kızı Barbara’yı dış dünyanın etkilerinden korumak ve evlenmesini istemediği için bir kuleye kapattırır. Babası yolculuğa çıkmak üzere kuleyi terketmiş ve Azize Barbara, işçilerle beraber odasına üçüncü bir pencere açtırmıştır. Babasına geziden döndüğü zaman St Barbara, ruhani anlamda ışık aldığını babasına söylemiştir. Azize Barbara’nın Hıristiyanlık inancını benimsediğini ve doktor kılığındaki rahibin, kuzeye girerek kızını vaftiz ettiğini öğrenen babası onu hapse mahkum etmiştir. Hükümdar ve babası tarafından eziyete mahkum kalan Azize Barbara, kaldığı yere vuran küçük ışık sızıntısıyla yakınıp ibadetini yaparmış. Babası ceza olarak, kızı hakkında ölüm hükmü vermiş ve kendi elleriyle 17 yaşındaki kızının başını keserek, 4 Aralık 235 tarihinde öldürmüştür. Ancak eve dönerken başına yıldırım düşmesi sonucu ölür. Bu nedenle Barbara topçu askerlerinin koruyucu azizesi ve denizcilerin meleği sayılır.

İzmit Azize Barbara Kulesi

Buradaki mezarı açılıp kemikleri önce 550 yılında İmparator Justinianus’un karısı Teodora’nın isteğiyle İstanbul’da birkaç yerde tutuldu. Sonra: İstanbul’un Latin işgali sırasında, 1225’lerde İtalya’da Rieti Cathedral’ine aktarılmış ve Papa III Honorius tarafından kutsanmıştır. Hıristiyan dünyasında ilk azize olarak kabul edilir. Ayrıca halen dünyanın dört bir yanındaki 45 ülkede bulunan ve Santa Barbara adını taşıyan şehirlerin tamamı, adlarını Nikomedyalı Barbara’dan almaktadır. Hatta bir söylenti daha var. Santa Barbara’nın kemikleri uzun keşiflere çıkan denizcilere verildi, kemiğin ulaştığı şehirlere de Santa Barbara adı verildi.

Santa Barbara Kulesi, tarihi surlar altındaki mahzende her yıl 4 Aralık günü düzenlenen ayinle anılmaktadır. 

İzmit’in düşman işgalinden kurtuluş törenleri de, burada yapılıyor.

İzmit Pertev Paşa Camii

PERTEV MEHMET PAŞA CAMİİ (PERTEV PAŞA KÜLLİYESİ)

Diğer adı ile Yeni Cuma Camisi, Padişah II Selim’in ikinci veziri Pertev Mehmet Paşa adına, ölümünden sonra vasiyeti üzerine kethüdası Sinan Ağa tarafından yaptırılmış ve cami kitabesine göre 1579 yılında tamamlanmıştır. 

Pertev Paşanın türbesi ise İstanbul Eyüp’tedir. 

Cami ile birlikte sübyan mektebi ve hamam kalıntıları günümüzde sadece küçük bir kısmı harabe halde ayaktadır. Cami ve külliye, Mimar Sinan eseridir. Mimar Sinan tezkirelerinde sadece cami ve hamamın adı geçmektedir. 

İzmit Pertev Paşa Camii içi

 Cami, geniş bir ihata duvarıyla çevrili avlunun ortasındadır. Batıdaki giriş üzerinde yapının tarihini veren tek satırlık bir kitabe bulunmaktadır. Kesme taştan yapılmış yapı, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Yüksekçe sekizgen bir kasnak üzerine oturan kubbe ile örtülüdür. Osmanlı cami mimarisinin önemli örneklerindendir.

İzmit Pertev Paşa Hamamı

Minare cephenin kuzeybatı köşesindedir ve kuzeydoğu köşesinde iki katlı olarak yapılan ve planda dengeyi sağlayan tonoz örtülü bir mekan bulunmaktadır. Bu mekan günümüzde kadınların ibadeti için ayrılmıştır. 

 

 

Bursa tanıtımı.

Hereke tanıtımı.

Düzce tanıtımı.

Bolu tanıtımı.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.