Saraydüzü, Sinop arasındaki uzaklık: 108 km. Saraydüzü, Boyabat arasındaki uzaklık: 28 km. Saraydüzü, Durağan arasındaki uzaklık: 22 km. Saraydüzü, Kargı arasındaki uzaklık: 52 km.
TARİHİ
Bugünkü ilçenin güneybatısında bulunan Tepeköy bölgesinde, çok eski bir yerleşim yeri “Saraydüzü” olarak adlandırılır, ancak buranın kimler tarafından ve ne zaman kurulduğu bilinmez. Osmanlı döneminde bölgenin ismi Kızıloğlandır.
Ancak bu ismin ne anlam ifade ettiği bilinmez. Yerleşim merkezi, Saraydüzü eteklerindeki bir düzlükte bulunması nedeniyle 1954 yılında buranın ismi “Saraydüzü” olarak değiştirilmiştir. Saraydüzü, Boyabat ilçesine bağlı bir bucak iken, 1990 yılında ilçe statüsünü kazanmıştır.
Sinop Saraydüzü
GENEL
İlçe Karadeniz bölgesinde yer alır. Arazi nispeten yüksek dağ silsilelerinden oluşmuştur. Tepeler halinde yükselip alçalmaktadır. Çöküntü ve sel yarıkları bulunur. Bölgenin denizden yüksekliği 305 metredir. Bölgenin iç kesimlerinde İç Anadolu iklimi hüküm sürer. En sıcak aylar Temmuz-Ağustos ve en soğuk aylar ise Ocak ve Şubat aylarıdır.
SARAYDÜZÜ FESTİVALİ
Her yıl Haziran ayında düzenlenir.
KEŞKEK FESTİVALİ
Her yıl Temmuz ayında düzenlenir.
Sinop Saraydüzü
GEZİLECEK YERLER
İlçenin çevresi engebeli ve ormanlıktır. Sadece av turizmi yapılabilmektedir. Tarihi kalıntılarla ilgili herhangi bir resmi araştırma yapılmadığından bilgi yoktur.
Buralara yolunuz düşerse veya yolunuz buraların yakınlarından geçerse, bence mutlaka Durağan ilçesini zaman ayırın gezin görün Durağan bezi ürünleri satın alın.
ULAŞIM
Durağan, Sinop arası uzaklık: 120 km. Durağan, Boyabat arası uzaklık: 26 km. Durağan, Vezirköprü arası uzaklık: 68 km. Durağan, Kargı arası uzaklık: 72 km. Durağan, Samsun arası uzaklık: 178 km.
Sinop Durağan
TARİHİ
Danişmentlilerin Kızılırmak’ı aşıp Kastamonu’yu almalarının ardından, Durağan- Kastamonu yolu büyük önem kazanmıştır. Pervaneoğulları ve Candaroğulları döneminde ise, bu yol çevresinde iskan faaliyeti başlamıştır.
İlk yerleşim merkezi günümüzdeki ilçe merkezinin 5 km kuzeyinde Sakızören denen mevkide kurulmuştur. Burada bulunan kaynak suyunu yanında bir süre kalınmış, ancak zamanla yerleşim merkezinden çıkan su, halkın ihtiyacını karşılamamış ve halk burayı terk ederek Gökırmak vadisine yerleşmiştir.
Bu yer değişikliğinin bir diğer sebebi de, halkın yol kenarına ve yeni yapılan han yakınına yerleşme isteğidir. Bu faaliyetler, Pervaneoğulları zamanında artmıştır. Ayrıca yine Pervaneoğulları döneminde imar faaliyetlerine girişilmiş, Kervansaray yaptırılmıştır.
Evet bu kervansaray yani han: uğrak ve dinlenme yeri olarak kullanılmıştır. Yolcular ve halk bu yüzden hana “Durakhan” ismini vermiştir. Böylece yeni kasabanın da ismi “Durakhan” olmuştur.
Zaman içinde ise, bu isim “Durağan” şeklinde değişerek günümüze ulaşmıştır. Tarihi süreç içinde, takiben Selçuklular, Anadolu Beylikleri dönemi, Osmanlı dönemi ardından Cumhuriyet dönemine gelinir.
Durağan, 1923-1954 yılları arasında Boyabat ilçesine bağlıdır. 1955 yılında Belediye kurulmuştur.
Sinop Durağan
GENEL
İlçe merkezi Gökırmak vadisi üzerindedir. Kızılırmak nehrinin en büyük kolu olan Gökırmak, ilçe içerisinden geçer. Gökırmak, Kastamonu il sınırları içinden doğar, ilçe merkezinin 6 km doğusundan Gökdoğan köyünün tam karşısından Kızılırmak ile birleşir.
Ancak günümüzde burası Altınkaya Baraj gölü sahası içinde kalmıştır. Göl suları yazın çekildiğinde, birleşme yine burada olmaktadır. Arazinin yüzde 80 dağlıktır. Dağlar arasında küçük düzlükler halinde ve Kızılırmak ile Gökırmak vadileri üzerinde ovalar bulunur.
İlçe merkezinin denizden yüksekliği, rakımı 220 metredir. İlçe sınırları içinde bulunan Kızılırmak ve onun büyük bir kolu olan Gökırmak nehirleri su potansiyeli açısından oldukça büyüktür.
Kızılırmak üzerinde yapımı tamamlanmış olan Altınkaya Baraj gölü, yörede büyük bir ekonomik canlılık sağlamıştır. Balıkçılık kooperatifleri yaygınlaşmış, balıkçılık teşvik edilmiştir. Baraj gölünde amatör olarak da balık avlanabilmektedir.
MAHRAMA VE DURAĞAN BEZİ
İlçede dokunmaktadır.
Mahrama, eskiden havlu olarak kullanılmak üzere dokunurmuş. Pamukla dokunur, ancak daha sık dokunur, ağzına çiğ iplik atılır, kenarlarına da desenler işlenir. İnce ve uzun olarak dokunana “peşkir” adı verilirmiş.
Düğünlerde ise, yeni damat oldukları anlaşılsın diye “damatların beline” bağlanırmış. Durağan bezi ise: çarşaf ve iç gömlek yapmak için, ince pamuktan dokunur. Evet, buralara yolunuz düşerse Mahrama veya Durağan bezinden oluşan ürünleri satın alabilirsiniz.
ÇEMBER
Türkiye’nin en güzel el dokumaları, Durağan yöresinde dokunur.
Çember denen el dokuması her ne kadar Kastamonulular tarafından tescil ettirilse de anavatanı Durağandır. Çember: pamuk ipliğinden üretilmekte olup bu ürünün üretilmesi için üreticilerin öncelikle kendi pamuk ipliğini üretebilmesi gerekir. Eskiden Durağanlılar, üretecekleri dokumaların pamuklarını kendileri ekermiş, Gökırmak vadisi boyunca pamuk bitkisi yetiştirilmesi için uygun ortamlar varmış.
Sinop Durağan Çember
Evet, bu çember, eskiden günlük yaşamda ve özellikle başörtüsü olarak kullanılırmış. Durağan köylerinde çember bugün hala başörtüsü olarak kullanılmaktadır.
Sonuç olarak, her ne kadar çember dokumaları Kastamonu yöresinde turizm amaçlı satılsa da, ülkemizin en güzel çember örneği dokumaların Durağan ilçesinde dokunduğu iddia ediliyor. Yukarıda sözünü ettiğim gibi, ürünü görüp, buna siz karar vereceksiniz.
Sinop Durağan Meslek Yüksek Okulu
DURAĞAN MESLEK YÜKSEK OKULU
Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak 2017 tarihinde açılmıştır. İlk programlar: Eczane Hizmetleri programı, Tıbbı hizmetler ve Teknikler bölümüne bağlı İlk ve Acil Yardım programı, Yönetim ve Organizasyon bölümüne bağlı Tarımsal işletmecilik programı ve Bitkisel ve hayvansal üretim bölümüne bağlı Organik Tarım programıdır.
GEZİLECEK YERLER
Sinop Durağan Kervansaray
KERVANSARAY
Buraya halk tarafından “Durağan han” ismi de verilir ve ilçe adını, bu handan almıştır.
Kervansarayın girişinde bulunan Arapça olarak mermer taşına yazılı kitabe, zaman içinde düşmüş, kaybolmaması için İsmail Bey camisinin giriş kapısı üzerine yerleştirilerek koruma altına alınmıştır.
1989 yılındaki restorasyon çalışmalarında kitabe yerinden alınarak eski yerine yani Kervansarayın kapısına yerleştirilmiştir.
Kitabeye göre: Kervansaray 1265 yılında Pervaneoğulları döneminde Selçuklu Veziri Müinüddin Süleyman Pervane tarafından yaptırılmıştır.
Pervane Süleyman’ın yaptırdığı bu han, tüm ilgisizliklere rağmen harabe olarak günümüze gelmiş, 1989-1992 yılları arasında aslına uygun restore edilerek günümüzdeki durumuna getirilmiştir.
Kervansaray: dinlenme salonu, yatakhane bölümü, aşevi, mescit ve hamam ile bir bütün olarak düzenlenmiştir. Bu restorasyonda, kervansarayın duvarları o günkü inşaat tekniklerine uygun olarak moloz taş, kireç ve harçla yapılmıştır.
Yapının ortasında bir avlu bulunur. Bu avlunun çevresinde ise 13 oda vardır. Giriş kapısının üst kemeri önemli bir sanat eseridir ve günümüze kadar gelebilmiştir.
Çünkü kapının üst kemerinde hiçbir tutucu malzeme (kireç, harç vb) kullanılmamıştır. Bu durum, yapıyı yapan mimarın, geometrik dengelemedeki başarısını gösterir.
Kapıdan iç avluya geçildiğinde: diğer odalardan farklı olarak, sağ ve solda farklı iki oda bulunur. Bu farklı iki odanın kullanım amaçlarının da farklı olduğu düşünülür.
Buradaki mimari incelendiğinde, duvarların kalınlığı dikkat çeker. Odalarda aydınlatma ve havalandırma için, birer mazgal deliği açılmıştır.
Odada, ses dağılımı için tavanlar beşik örtüsü şeklinde düzenlenmiştir. Yani: büyük olasılıkla yapının birinci bölümündeki odalar, konaklamak için gelen yolcuların dinlenmesi için düzenlenmiştir. Yani bir anlamda yatakhanedir.
Sinop Durağan
Daha sonra: 2’nci bölüme geçilir
Girişe göre sağ yanda kalan bu kısım: ibadethane olarak değerlendirilmiştir. İbadethane bölümünden sonra ise, hamam bulunur. Hamamda, mescide açılan bir kapı bulunur. Ancak hamam bölümünden geriye, sadece bir duvar kalmıştır.
İSMAİL BEY CAMİSİ
Kervansarayın hemen yanında, ilçe merkezinde en büyük ve en eski camidir.
Cami kitabesine göre:1867 yılında Osmanoğulları zamanında yapılmıştır. Cami: 1943 yılında depremde hasar görmüş ve adı “İsmail” olan bir usta tarafından onarılmış ve bu tarihten sonra ismi “İsmail Bey Camisi” olmuştur.
Bu onarım sırasında, hemen yandaki Kervansarayın kitabesi de cami giriş kapısı üstüne yerleştirilmiş ancak Kervansarayın 1989 yılındaki onarımı sırasında kitabe buradan sökülerek Kervansaraydaki yerine takılmıştır.
Caminin: kapısı, minberi ve kürsüsü ağaç kabartma ve oyma tekniğiyle yapılmıştır ki, ağaç oyma sanatının muhteşem örneğidir. Son cemaat yeri, camiye daha sonra eklenmiştir ve çatı ile önceden ahşap olan minare yıkılmış, beton olarak yeniden yapılmıştır.
Sinop Durağan Yağıbasan Türbesi
YAĞIBASAN TÜRBESİ
İlçe merkezine bağlı Yağıbasan köyündedir.
Türbede iki tane kitabe vardır. Bu kitabelerde 4 kişinin ismi geçer. Candaroğlu döneminde, 1395 yılında yapılmıştır.
Sinop Durağan Yağıbasan Türbesi
Türbenin tavanı: kubbe biçimindedir. Dört köşe bir temel üzerine kurulmuştur. Doğuya açılan dar bir kapısı vardır.
Kubbe bölümünün bir kısmı yıkılmış olup içinde bir mezar vardır. Türbenin 1 km batısında Sarı Saltuk Bey ve 3 km batısında Polat Bey mezarları bulunur. Bu mezarlarda kitabe yoktur.
Sinop Durağan Buzluk Mağarası
BUZLUK MAĞARASI
İlçenin 10 km kuzeyinde ve dağlık bir yerdedir.
Burada Orman İşletme Müdürlüğü binaları vardır. Mağara: Buzluk dağında, kayalık bir mevkide tabii olarak karstik erimeler sonucu oluşmuştur.
Mağara, yer altındadır. Müthiş bir hava akımı vardır. Ancak çok karanlıktır. Bu yüzden, mağaraya sadece el feneri ile girilebilir.
Mağarada ilerledikçe bir süre sonra odaya benzer yerler görülür. Bu bölümlerde, tabii halde oluşmuş buzlar bulunur. Yaz aylarında hava akımı daha fazla olduğu için, bu buzlar daha fazla oluşur.
Sinop Durağan Buzluk Mağarası
Eski dönemlerde buradan çıkarılan buzlar, yöre halkı tarafından içme sularını soğutmakta kullanılırmış. Hatta 1960’lı yıllara kadar buradan çıkarılan buzlar, ilçe merkezinde pazarlarda satılırmış.
Günümüzde burası, yazın sürekli gidilen bir mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Burada soğuk, sertlik derecesi normal ve oldukça iyi içimli bir su da bulunur.
Sinop Durağan Altınkaya Baraj Gölü ve Çevresi
ALTINKAYA BARAJ GÖLÜ ÇEVRESİ
Baraj gölü çevresi mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Göl çevresinde ağaçların altında piknik masaları bulunmaktadır, balık tutmak isterseniz burayı ziyaret etmelisiniz.
AMBARKAYA KAYA MEZARLARI
İlçe merkezine bağlı ve 15 km uzaklıktaki Köklen köyü Kemerbahçe Mahallesindedir.
Mezar: bulunduğu Gökırmak vadisine hakim durumda, çok yüksek bir yerdedir. Mezarın ön cephesi üç sütunludur. Her sütun yükseldikçe incelir. Sütun kaideleri, üstten kesilmiş yarım daire şeklindedir. Sütunların üzerinde, mezarın üst cephesinde iki kabartma kompozisyonlar vardır.Sinop Durağan Ambarkaya Kaya Mezarları
Soldan birinci sütun hizasında: “bir insan ve bir aslanın mücadelesi” kabartması vardır. Sağa dönük insan, aslanın boynunu kavrayarak tesirsiz hale getirmiştir.
Sağ bacağı üzerinde direnmiş, sol bacağı ileride, vücut öne eğiktir. Aslan ise boynunu kavrayan insan kuvvetinin üstünlüğü ile ön ayakları havaya kalkmış, arka ayakları üzerinde zayıf bir şekilde direnmektedir.
Oldukça uzun ola ve uca doğru incelen kuyruğu uçta, üstten geriye dönüktür.
Soldan birinci sütun hizasında ise “boynuzlar arasında bir insan başı” kabartması vardır. Yüz hatları tamamen belirsiz haldedir, kanatlı bir şekilde tasvir edilmiştir.
Sinop Durağan Ambarkaya Kaya Mezarları
Mezarın girişi, kare şeklindeki bir kapıdandır. Duvar ve tabanları dardır. Solda ve arkada, iki ölü sediri bulunur. Sedirler birleşik olup yükseklikleri 30 cm dir.
Gelelim, mezarların kimlere ait olduğuna: Bazı kaynaklara göre mezarların Hititlere, diğer bazı kaynaklara göre ise Paflogonyalılara ait olduğu iddia edilir.
Yapılış zamanı ise, yine muhtemelen MÖ 7’nci yüzyıldır. Kaya mezarı ilk olarak 1944 yılında özel bir şahıs tarafından bulunmuş ve incelenmiştir.
Burası: tam bir sahil kasabası havasındadır. Tertemiz yolları, düzenli yerleşimi, çay bahçeleri, plajları, motelleri ve sevimli çarşısı uzun uzun gezebileceğiniz bir yer. Çarşıyı gezip: fırından bir mısır ekmeği alın ve sahildeki çay bahçelerinden birine oturup, çayınızı içerken, denize giren çocukları seyredin. Daha ileride: ünlü Çamurca Plajına gidebilir, Karadeniz’in sularında gönlünüzce yüzebilirsiniz. İlçe merkezindeki iskeleden de denize girenler görülüyor.
Sinop Ayancık
ULAŞIM
Ayancık: Sinop il merkezinin deniz kıyısındaki ilçelerinden biri. İl merkezine uzaklığı: 56 km. Ulaşım problemli değildir. Ayancık-Boyabat kara yolu uzaklığı: 56 km. ve Ayancık-Türkeli kara yolu uzaklığı ise: 36 km. dir.
Sinop Ayancık
GENEL
Kıyı şeridi: Ayancık yerleşimi çevresinde, iri çakılla kaplı ve uzunluğu fazla olmayan bir kıyı bandı var. Bu kıyı bandı: denizden yararlanma için uygundur. Ancak: iklim olarak, Temmuz ve Ağustos düşünülmelidir.
Şehir yerleşiminin batısında, 1.5 km. uzaklıkta: Çamurca plajı ve koyu vardır. Burada: Kızılay kamp yeri bulunuyor. Özellikle: çocuklu aileler ve gençler tarafından tercih ediliyor. Çamurca mevkiinin 2 km. batısında ise: Kuğu Yalısı koyu var. Burası: hem deniz ve hem de ormandan yararlanmak için ideal bir yer. Sakin bir tatil geçirmek isteyenlere öneririm.
Ayancık’ta: yöre mutfağı: özellikle “keşkek” üzerine kurulmuş. Bölgenin en tanınmış yemeklerinden olan keşkek: etli veya etsiz dövülmüş mısırın, kuru fasulye ile pişirilmesiyle yapılan, lezzetli bir çorbadır. Genellikle: Hıdırellez kutlamalarında yapılıyor. Bunun dışında: mayalı bir çörek çeşidi olan Nokul, bir çeşit mantı olan Kulak, Saç Böreği. Evet: Ayancık’a yolunuz düşerse, bunları denemenizi öneririm. Özellikle; kulak.
Bu arada: Ayancık nüfusuna kayıtlı ünlüler var. Bunlar arasında: Ajda Pekkan ve ünlü yazar Ömer Seyfettin sayılabilir.
GEZİLECEK YERLER
Sinop Ayancık Eski Ayancık Evleri
ESKİ AYANCIK EVLERİ
İlçede, şehir mimarisi: 1’nci Dünya Savaşı öncesi, bölgede yaşayan Rumlar ve daha sonraları, Kereste Fabrikası kuran Belçikalılardan etkilenmiştir. Özellikle: ilçenin iç kesiminde ve sahilin bazı yerlerinde inşa edilen, taş evler, tipik Rum, Yunan mimarisi örnekleridir. Bugün hala ayakta kalanların bir çoğu kullanılmaktadır. Bu evler: iki kat üzerine alınlarına süslemeler ve kemerler yapılarak inşa edilmiştir.
Belçikalıların mimari tarzından etkilenerek yapılan ahşap evler ise, genellikle, sahil kesimindedir. Bu evlerin tüm malzemesi: ahşap olup, genellikle iki katlı, içten merdivenli ve bahçeli evlerdir. Kereste Fabrikasını kuran Belçikalılar ve Almanların, fabrika arazisi üzerine yaptıkları lojmanlar ve işçilerin yaşadığı koloni evleri, bunlara verilebilecek örneklerdendir.
Sinop Ayancık Kilisesi-Eski Cezaevi
AYANCIK KİLİSESİ (ESKİ CEZAEVİ)
Yalı mahallesinin, sahil kesiminde bulunuyor. Eski bir kilise. Yıllarca cezaevi olarak da kullanılmış. 1885 yılında inşa edilen (Osmanlının son dönemlerinde ) bir yapıdır. Günümüzde; Belediye tarafından, bir kültür merkezi haline getirilmesine çalışılıyor.
Sinop Ayancık İstifan Limanı
İSTİFAN LİMANI
Henüz herhangi bir araştırma yapılmamış. Ancak: Pontus krallarına ait kaya mezarlarının bulunduğu, İstifan (Çaylıoğlu) köyü sınırları içinde bulunuyor.
Sinop Ayancık İstifan Kaya Mezarları
İSTİFAN KAYA MEZARLARI
Burada da henüz bir araştırma yapılmamıştır. Pontus krallarına ait olduğu sanılan kaya mezarları, İstifan köyü sınırları içinde bulunuyor. Kaya mezarları: paphlagonia tipindedir. Mezar odalarının cepheleri: anıtsal cephe mimarisinin özelliklerini taşır. Liman çalışmaları sırasında atılan dinamitlerle, giriş kısmı kapanmıştır.
Sinop Ayancık İstifan Sulu Kilisesi
İSTİFAN SULU KİLİSESİ
Halen toprak altındadır. İçi toprak ve su doludur. Galerilerinden biri, toprak üstündedir. Halk: içinin su dolu olması ve çevresinin de su kaynağı yönünden zengin olması nedeniyle: sulu kilise demektedir. Herhangi bir kazı çalışması yapılmamıştır. Meraklı define avcılarının uğrak yeridir.
Sinop Ayancık Akgöl Yaylası
AKGÖL YAYLASI
Yayla turizmi merkezidir. Ayancık-Boyabat asfalt yolunun 40 nci km. de, ana yoldan ayrılıp, 5 km. gittikten sonra ulaşılır. Burası: 110 metre yükseklikte, sık çam ormanları içinden bulunan yapay bir gölet ve orman işletmesinin günübirlik tesisleri var. Ayrıca: burada kamp yapmak mümkün.
Sinop Ayancık İnaltı Mağarası
İNALTI MAĞARASI
Akgöl’e: 6 km. uzaklıktadır. Ayancık ilçesine ise, 35 km. uzaklıktadır. 1070 metre yükseklikte. İnatlı köyü yakınındadır. Ulaşım: toprak, ancak manzaralı bir yolla sağlanmaktadır. Köy ile mağara arası uzaklık: yaklaşık 400-500 metre olup, eğim oldukça fazladır. Yani: ulaşım zor.
Mağara: geniş ve yüksek bir girişle başlıyor. 350-400 metrelik kısma kadar, bu özelliğini koruyor. Mağaranın genişliği: 3-6 metre, yüksekliği ise; 5-25 metre kadar. Büyük bir tünel şeklinde devam ediyor. İlk 350-400 metrelik bölümde; mağara oluşumları açısından, duvarlarda travertenler ile, yer yer küçüklü-büyüklü sarkıtlar bulunuyor. Mağaranın toplam uzunluğu: 700 metre. Ancak: 400 metreden sonrası, sulu ve çamurlu.
Mağara halkın ziyaretine açıktır. Mağara içi aydınlatma, elektrik isale hattı, yürüyüş merdivenleri, giriş kapısı ve mağara önü çevre düzenlemesi çalışmaları tamamlanmıştır.
Sinop Ayancık Çangal
ÇANGAL
Ayancık-Kastamonu kara yolunun 25 km. den, 3 km. içeri girilerek ulaşılır. Orman içinde, açıklık alanda kurulmuş bir yerleşim yeridir. Burada: Orman İşletmesine ait idare binaları, misafirhane ve lojmanlar var. Binalar: tek katlı olup, arazi üzerinde dağınıktır. Küçük bir tatil köyü havası yaratılmıştır. Bu tesisler: 1930’lu yıllarda: burada, Ayancık Kereste Fabrikasını kuran Belçikalı ve Almanlar tarafından yapılmıştır. Burada: kış turizmi, av ve dağ turizmi yapılabilir.