Rize Pazar

Rize Pazar

İlçe, il merkezi Rize’ye 38 km. uzaklıktadır. Rize-Hopa devlet karayolu üzerinde kurulmuştur. Çayeli-Pazar arasında, iki adet tünel bulunmaktadır. Devlet karayolunun Çayeli yönünde ve Melyat mevkiinde: sık sık heyelan olmaktadır. Bu durum: ulaşımı, trafik güvenliğini tehdit etmektedir.

Rize Pazar

TARİHİ

İlçe, MÖ. 64 yılında, Roma Konsulü Pompeius tarafından “Athena” ismi ile kurulmuş. Athena kelimesi, Latincede: akıl, güzellik ve hikmet anlamında kullanılmaktadır. Neden Athena ismi? Yunanlı tarihçi ve filozof Fılavinus Arrianus (95-175): Pazar ilçesinden şu şekilde söz eder: “Gerçekten Karadeniz’de, bu isme sahip olan bir yer var.

Yunan Tanrıçası Athena’nın tapınağının bulunduğu bu yöre, tapınağın adından dolayı, Athena adını almıştır. Bir de terk edilmiş kale var. Liman, fazla gemi barındırmaz ama onları rüzgardan korur.”

Yerleşim: uzun süre, Roma’ya bağlı olarak kalmıştır. Burası: dağları geçit vermeyen bir özelliğe sahip olduğundan, zamanın istilacılarından kaçan: Grekler, Gürcüler, Mergeller ve Ermeniler için bir sığınak olmuştur.

1054 yılında, Müslümanlık bölgede kabul edilir. 1864 yılında ise, ilçe durumuna getirilmiştir. 1916 yılında Rus işgali görülür. 1918 yılında ise, Rus işgali biter.

1928 yılında, Athena adı “Pazar” olarak değiştirilir. Bu kelime: Pazar yeri anlamında kullanılmıştır.

Rize Pazar

GENEL

Pazar, bölgenin en eski yerleşim yeridir. Kültürel özellikleri itibarı ile, geleneksel Türk örf ve adetlerini taşımaktadır. İlçe dışında yaşayanların, büyük kısmının yörede, geleneksel konutu bulunmaktadır. Geleneksel konutlar: yörenin doğa ve iklim yapısına uygun olarak şekillendirilmiştir. Serender tipik bir yerleşim yeri örneğidir.

İlçenin arazisi engebelidir. Derin vadilerle yarılmıştır. Yılın her mevsiminde: düzenli yağış alır. Yazları serin geçer, kış aylarında yoğun yağışın olması, nem oranını yükseltir.

İlçenin ekonomik durumu ele alındığında, en önemli geçim kaynağının geçmişte mısır ve hayvancılık iken, günümüzde çay tarımı olduğu görülür. Kivi meyvesi üretimi de gittikçe yaygınlaşmaktadır.

Çay ile ilgili olarak: Çaykur Genel Müdürlüğüne ait 3 ve özel sektöre ait 4 çay fabrikası bulunmaktadır. İlçede, çay dışında: deri ve kereste sanayi var. Buna bağlı olarak, mobilyacılık ta gelişmiş durumda. El beceresi ve zevkin kaynaşması ile ortaya çıkan birbirinden güzel mobilyalar,  dayanıklılıkları ile tanınıyor.

Burada, dünyaca ünlü puro tütünü yetiştiriliyor. Normal  tütünden farklı olan ve yaprakları 1 metreye kadar büyüyen puro tütünü: bu ilçede yetişiyor. Bu tütün, buraya has “Pazar Purolarının yapımında da kullanılıyor. Ancak, son yıllardaki “mavi küf” hastalığı nedeniyle, puro tütünü üretimi yok olmuştur.

Rize Pazar

KADINLAR PAZARI

İlçenin doğusunda akan, Atina deresine paralel kurulan meyve-sebze pazarının girişinde bulunuyor. Kadınlar: her Pazartesi-Perşembe günlerinde: kendi elleriyle hazırladıkları: tereyağı, peynir, minci gibi hayvansal gıdaların yanında, bahçelerinde yetiştirdikleri meyve, sebze, tohum, fide gibi ürünleri satışa sunuyorlar.

Bol yağış alan bölgede, her an yağmurla karşılaşma ihtimaline karşılık, Belediye önlem olarak, onlara üstü kapalı bir yer sağlamış. Gün içinde alışverişe gelenleri güler yüzle karşılayan kadınlar, akşam tekrar köylerine dönüyorlar.

Zaten: Sessizdere, Papatya, Elmalık, Kocaköprü, Yemişli, Kesikköprü köylerinden gelen kadınlar: ellerindeki ürünleri satmanın yanında, memleketlerinden uzakta yaşayan gurbetçiler için, bu Pazar yeri, aynı zamanda bir buluşma noktası işlevi de görüyor.

Evet, Pazar ilçesinde, kadınlar, yörede eski ve yaygın bir gelenek olan “Kadınlar Pazarı” geleneğini günümüzde de sürdürüyorlar. Pazarda: tere yağından, mısır ununa, kabaktan kara yemişe, turşudan pekmeze kadar tanıdık tatları bulabilirsiniz. Satılan ürünler her ne kadar mevsime göre değişiklik gösterse  de, özellikle tereyağı ve peynir her mevsim bulunabiliyor.

Sizlerde, Pazar ilçesinde bulunduğunuz sürede, mutlaka kadınlar pazarını ziyaret edin. Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan, tamamen doğal yollarla üretilen tatlar görebilirsiniz.

NE YENİR

Yörede: hamsi ve lahananın özel bir yeri var. Çünkü, bütün yemek çeşitleri, bunlar çevresinde yoğunlaşıyor. Burada: mutlaka hamsi ve lahana ile yapılmış yiyecek maddelerinden tadabilirsiniz. Örnek mi?

Ayran doğraması, çılbır, çırıhta, çirmulis, hamsili pilav, hamsili ekmek, hamsi kuşu, hamsi tavalisi, herse, hoşme, kabak filisi, lahana çorbası, mıhlama, pekmezli kabak, lahana sarması.

NE SATIN ALINIR

Bölgede: sepet ve sandalye örücülüğü, günümüzde de sürdürülmektedir. Sepetlerde: el sepeti ve kaşıklık (Gamal) gibi türleri bulunuyor. Meyve sepeti ince, uzun ve koni biçiminde. Gamal ise: daha çok Trabzon’da yaygın olarak kullanılmasına karşın, ilçe insanı tarafından, genellikle kola takılarak taşınıyor. Bunları görüp satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Rize Pazar Kız Kalesi

KIZ KALESİ

İlçe merkezinin batısında, küçük bir yarımada üzerindedir. Kayalık bir zemin üzerinde kurulmuş. Böylece, kara ile bağlantısı kesilmiş. Yazlık olarak düşünülmüştür.

Kalenin duvarları: 7 x 7 metre ölçülerinde. Bu duvarlarda, muhteşem bir taş işçiliği görülüyor. Giriş kapısı: batıda. Güney surları yıkık. Sağlam kalan bir duvarda: mazgal pencereleri ve yuvarlak kemerli, üst kat pencereleri var.

Kız kalesinin kesin olarak kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. 13. ve 14. yüzyıllarda, yapıldığı sanılıyor. Rodos şövalyelerinden birinin, bir prenses için yazlık olarak buraya yaptırdığı rivayet edilmektedir.

Limanın da gözetleme kulesi olduğu düşünülüyor. Osmanlı döneminde, kale onarılarak kullanılmıştır.

CİHAR KALE

Eski ipek yolu üzerinde, Zil kalenin bir  sonraki ayağıdır. Sahilden 7 km. içeridedir. Yücehisar köyü sınırları içindedir. Hemşin deresinin doğusundadır.

Yapılış tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmese de, büyük ihtimalle, 13-14.yüzyıllar arasında, Trabzon Pontus İmparatorluğu döneminde yapıldığı düşünülmektedir.

Ana plan olarak yuvarlaktır. Surların taş işçiliği, pek muntazam değildir. Kapısı: kuzey doğudadır. İki kule ile desteklenmiştir. Ortada: yine daire planlı bir kale bulunmaktadır.

Günümüzde, yoğun orman, çalılarla kaplı kaleyi dahi iyi tanımlamak için küçük bir temizlik ve kazı yapmak gerekir. Cihar kale, belki de Pazar, Zil ve Varoş kaleler ile çağdaştır. Sahilden iç bölgeye kadar Hemşin vadisinin kontrol noktalarından birisi olarak kullanılmıştır.

YÜCEHİSAR CAMİSİ

Yücehisar isimli köyün merkezindedir. Bir medrese ile birlikte, 1799 yılında, Ayşe Hanım tarafından yaptırılmıştır. Yapı: kagirdir.

Camiye kuzey taraftaki medreseden iki kapı ile girilir. Harim doğu-batı yönünde uzanır. Giriş bölümü üzerinde mahfil kısmı bulunur. Mihrap, beş silme ile çevrilmiştir. Alınlık kısmı üzerinde mihrap ayeti yazılıdır. Niş içerisinde ise, yağlı boya ile yapılmış, yarı açık bir perde tasvir edilmiştir.

Caminin kuzeybatısındaki ana giriş kapısının kanatları üzerinde geometrik sekizgen geçmelerden oluşan bir süsleme vardır. Minber aynalığı üzerindeki barok karakterli, merkezde büyük bir daireye bağlanan S ve C kıvrımlarına yer verilmiştir.

Mahfil korkuluklarının iç yüzünde geometrik ve bitkisel süslemeli bir bordür dolaşmaktadır. Caminin ahşap süslemeleri Hemşin-Bilenköy camisi ile yakın bir benzerlik göstermektedir. Medresenin zemin katında taş ocaklar bulunmaktadır. Seki ve sıralar bozulmuştur. Üst katta bulunan iki odanın batı tarafında, inşa kitabesi bulunmaktadır.

KALECİK (SİVRİ KALE) KALESİ

İlçenin, 5 km. batısında, Kalecik deresinin denize ulaştığı yerdedir. Oldukça yüksek bir burun üzerinde kurulmuş. Ancak ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Ama, büyük olasılıkla, 13-14.yüzyıllar arasında, Trabzon Pontus İmparatorluğu zamanında yapıldığı tahmin ediliyor.

Kale: kesme taş ve moloz taş kullanılarak yapılmış. Bu yüzden, planı tam olarak çözülememiş. Ama, ortasında yüksek bir kule var ki, bu kule gözetleme amacıyla kullanılmış.

Trabzon-Rize sahil kara yolunun yapımında, bu kalenin de bir kısmı yıkılmış.

Rize Fındıklı

Rize Fındıklı

Fındıklı, il merkezi olan Rize’nin 60 km. doğusundadır. Sahil ilçesidir. 13 km. kıyı şeridi vardır. Doğusunda Arhavi ve batısında ise Ardeşen ilçeleri bulunmaktadır. Fındıklı-Arhavi arası uzaklık: 15 km. ve Fındıklı-Ardeşen arası uzaklık ise; 16 km. dir.

Rize Fındıklı

TARİHİ

Şubat 1916 tarihinde, ilçe Rus işgaline uğrar. Yöre insanı ise, bu sırada “muhacirlik” adı verilen, göç hareketine katılır. Yaklaşık, 2 yıl boyunca Rus işgali altında kalan ilçe, 11 Mart 1918 tarihinde işgalden kurtarılır.

1947 yılında, İlçe, bucak olmaktan çıkarılıp, ilçe haline getirilir. Buranın ilçe olmasında, Mareşal Fevzi Çakmak’ın, ilçeye yaptığı ziyaretin etkili olduğu anlatılıyor.

Fındıklı ilçesinin önceki ismi: Viçe. Viçe: 1933 tarihinde, Çoruh adı ile Rize iline bağlanmıştır. Ancak, 1936 tarihinde, Rize’den ayrılmıştır. Viçe, Fındıklı: o tarihlerde bucak durumunda bulunduğu için: Artvin’e bağlı idi. 1947 tarihinde ise, çıkarılan bir kanun ile, Viçe, bucak olmaktan çıkarılıp, ilçe haline getirildi. 1953 yılında, Artvin ilinden alınıp, Rize iline bağlandı. Fındıklı’nın ilçe olmasında: Mareşal Fevzi Çakmak’ın, ilçeye yaptığı ziyaretin etkili olduğu söylenir.

Rize Fındıklı

GENEL

İlçe topraklarını: Sümer, Arılı ve Çağlayan derelerinin çevresindeki vadiler oluşturuyor. Bu dereler boyunca, otlaklar ve yaylalar var. Kaçkar eteklerine doğru ilerledikçe, yükselen tabiatta, daimi kar sınırı ile karşılaşılıyor.

Evet, bu yörede, diğer çoğu yerde olduğu gibi: yılın yarısı yağışlı geçiyor. Yılın yarısında, hava kapalı, 4 aylık sürede ise çok bulutlu geçiyor. Açık gün sayısı ortalaması, yalnızca 20 gün.

İlçe nüfusunun büyük bölümü, sahil ve sahile yakın yerleşim birimlerinde yaşıyor. En uzak köy, şehir merkezinden 17 km. güneyde. Diğer birçok köyün merkeze uzaklığı ise, 5 ile 7 km. arasında. Bu nedenle: kent kültürü, sosyal hayattaki gelişmeler, ilçede çabuk kabul görmüş.

Yöre halkının başlıca geçim kaynakları: çay ve fındık olmak üzere, kısmen narenciye, meyvecilik, su ürünleri, arıcılık ve hayvancılık. Çay işletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı 1 çay fabrikası ve ilaveten, özel sektöre ait 3 çay fabrikası var.

 

NE YENİR

Fındıklı yöresinde, mutlaka tatmanızı önereceğim yemekler şunlar: karalahana sarması, lahana kavurması, lahana diblesi, harhaşi (dudeyi), lahana çorbası, lahana turşusu.

Rize Fındıklı

NERELER GEZİLİR

Rize Fındıklı Merkez Camii

MERKEZ CAMİSİ

Burada, ilk caminin, 18.yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Çünkü: minber kapısı üzerinde, 1874 tarihi yazılıdır.

Cami: 2 katlıdır. Moloz taştan yapılmış ve dikdörtgen planlıdır. Üzeri: ahşap kırma çatı ile örtülmüştür. İbadet mekanına: kuzey ve batı cephesindeki kapılardan giriliyor. Tavanı: dört ahşap ayak taşımaktadır.

Bu ayakların üzerindeki bağdadi ahşap bir kubbe var. Mihrap: 1961 yılında, taştan yapılmış. Herhangi bir özelliği bulunmuyor. Ahşap minber: barok üslupta bezemelerle süslenmiş. Yanındaki minaresi: taş kaide üzerine, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Alt kat: revaklı bir giriş ve takiben iki odadan oluşuyor. Üst kat ise, kurs olarak kullanılıyor. Cami, 20.yüzyıl başlarında onarım görmüş ve bugünkü görünümünü almıştır. Yani: ilk yapılışının üzerinden, birkaç evre geçirmiştir.

ÇAĞLAYAN MUSTAFA HACALOĞLU EVİ

Köyün girişinde, 5-6 geleneksel ev ve seranderin oluşturduğu mahallenin batısındadır. Bölgenin en eski ve hayatlı ev tipinin en iyi örneklerinden birisidir. Yapı malzemesi: zemin katta taş, üstte ise ahşap kullanılmıştır. İki katlıdır. Zemin kat ahır, esas yaşama katında aşhane, odalar ve ambarlar bulunmaktadır.

Bu evin içindeki süslemeli kısımlar kaldırılmış, kuzey cephesi de tuğla olarak yenilenmiştir. 1850 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır.

HURŞİT BEY EVİ

Şehrin, en iyi korunmuş evlerindendir. 1849 yılında Mehmet Usta tarafından yapılmıştır. İki katlı, hayatlı tipte bir evdir. Zemin kat ahır, birinci kat esas yaşam alanıdır. Zemin kat yontu taş, birinci kat dolma göz duvarlara sahiptir. Eve, doğudaki geniş taş basamaklı merdivenli kapı ile girilir, hela kapının sağında dışarıya taşırılmıştır.

Evin esas planı, mabeyne bağlı bir iç hayat ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır. Odaların kapı kanatları, yüklükleri, tavanları ahşap süsleme bakımından zengindir. Taş ocakların alınlıkları yaşmakları üzerinde bitkisel süslemeler ve kitabeler görülmektedir.

Evin süslemeli odası, batıdaki baş odadır. Burada, yan duvarları üzerinde, bazı büyük kent yapıları (İstanbul) cami, saray, gemi, tren, top arabası gibi tasvirler yer almaktadır. Evin muhtelif yerlerinde yazılar vardır. Bunların bazıları beyitleri kapsamaktadır.

Rize Fındıklı Meyveli Köyü Camii

MEYVELİ KÖYÜ CAMİSİ

İlçe merkezinde, Orta mahallededir. 2 katlıdır. Ahşap, yığma camilerdendir. 1871 yılında, Mustafa Alişan tarafından yaptırılmıştır. Zemin kat: medrese bölümüdür, ancak medresenin iç kısımları yıkılmıştır. Yalnızca: ocak bölümleri, günümüze kalmıştır. Caminin cephesine, yeni bir kısım eklenmiş, son cemaat yeri, kısmen bozulmuştur.

Süsleme olarak: minber aynalığı, mahfil köşkü ve korkulukları oldukça zengindir. Minber üzerinde: geometrik, korkuluklar üzerinde ise halat örgü ve yatay palmet dizilerinden oluşan süslemeler var.

Rize Fındıklı Çağlayan Köprüsü

ÇAĞLAYAN KÖPRÜSÜ

Köyün merkezinden geçen, Abu Deresi üzerinde kurulmuş, taş bir köprüdür. Yapılış tarihi bilinmiyor. Tek bir kemer gözünden oluşur. Köprü: son yıllarda kullanılmamaktadır ve bunun sonucunda, korkulukları yıkılmıştır.

Rize İkizdere

Rize İkizdere

Anzer yaylası ve Anzer balı ile öne çıkan, şirin ve yemyeşil bir yöre.

ULAŞIM

İkizdere ilçesi: sahilden, 36 km. içeride kalmaktadır. İl merkezi Rize’ye: 54 km. uzaklıktadır. Rize-Erzurum kara yolu üzerinde bulunmaktadır. Dik yamaçlar ve doğal güzellikleri hemen gözünüze çarpacaktır.

TARİHİ

İkizdere, tarihi  süreç içinde, uzun süre Roma egemenliğinde kalmıştır. Daha sonra, ilk Türkler; Yıldırım Beyazıt ordusundan ayrılıp, buraya gelen: Süleyman Çelebi ve askerleridir. Türklerin, gerçek anlamda, yöreye yerleşmeleri ise: 1463 yılından sonra gerçekleşmiştir.

1878 yılında, Rize sancak merkezi olunca, burası da nahiye olmuştur. 93 Harbinde, Rus işgali görülüyor.

İlçenin isminin kökeni: 1933 yılına kadar, yörenin ismi “Kura-i Seba” olarak biliniyormuş. Bu tarihten sonra ise, bucak merkezi olarak “İkizdere” ismi kullanılmaya başlanır.

Rize İkizdere

GENEL

Rize ilinin, yüz ölçümü açısından en geniş ilçesidir. Doğu Karadeniz bölgesinde, daha yoğun olarak yaylaları ile tanınıyor. Yükseklere doğru çıkıldıkça: ormanlar, yerlerini çıplak yaylalara bırakıyor.

İlçe merkezi: yüksekliği 2000 metreyi bulan, sarp ve yüksek Rize dağlarının birleştiği derin bir vadide kurulmuştur. Çamlık deresinin ile Cimil deresinin birleştiği yerde kurulan ilçe: iki dere anlamında kullanılan  “İkizdere” adını almıştır.

İlçe nüfus açısından değerlendirildiğinde: yaz aylarında, ilçede yaklaşık 20.000 kişi yaşamakta iken, kışın bu sayı 5.000 civarına düşmektedir.

İlçe ve köylerinin geçimi: tarıma dayanmaktadır. Ancak: ilçe ekonomisinin asıl kaynağı: gurbetçilik. Bu yüzden, köylerden şehre doğru, göç olayı görülmektedir. Dünyaca ünlü: Anzer Balı, buraya özel bir anlam kazandırmaktadır.

Rize İkizdere

ANZER BALI

Anzer Yaylası bölgesinde üretiliyor. Binlerce çiçek çeşidinin bulunduğu, Anzer bölgesi: iki köyden oluşuyor. Bunlar: Ballı köy ve Çiçekli köy. Bu isimler, bölgenin en belirgin özellikleri olan bal ve çiçekle, ne kadar bütünleştiğini gösteriyor. Arıların polen topladıkları bu 500 e yakın farklı çiçek türünden, 80 tanesi, yalnızca bu bölgede, Anzer bölgesinde bulunuyor. Bu da, çok özel bir durum.

Anzer tarihinin çok eski olduğuna dikkat çeken Anzerliler, eskiden dedelerinin kara kovanlarda daha kaliteli ballar ürettiklerini, Anzer balının ana vatanının da bu yayla olduğunu belirtirler. Zamanla, bakımı daha kolay olduğu için, suni kovanlara dönülmüş ve eski balların tam kıvamını yakalamak mümkün olmamaktadır.

Evet, Anzer balı: renksiz, kokusuz ve kristalleşme özelliği bulunmuyor. Anzer balının: insan sağlığı açısından (kanser, iltihaplı hastalıklar, eklem ağrıları ve verem gibi) birçok hastalıkta, şifa verdiği, bilim çevreleri tarafından tespit edilmiş.

Balın sırrı: bine yakın çiçek çeşidinden elde edilmesinde yatıyor.  Bölgede: kaliteli ve bol bal elde etmek için: arının türünün de bölge şartlarına uyum sağlaması gerekiyor. Özellikle: Kafkas ırkı diye adlandırılan soğuk iklim arıları, bu bölgede daha verimli çalışıyorlarmış.

Ancak, bu balın üretimi, özellikle hava şartlarına bağlı. Çoğu kez: ya hiç, ya da çok az miktarda üretilebiliyor ve buna bağlı olarak satış fiyatları, çok yüksek miktarlara kadar çıkıyor. Hava şartları demiştim ya: özellikle bal çiçeklerinin sisli havalarda, arıların bal almalarına imkan vermemesi, bölgedeki havanın yoğun olarak sisli olması, anzer balının üretim miktarlarını çok düşürüyor.

Tabii sonuçta ortaya, sahte anzer balları çıkıyor. Hani, satın almaya kalkarsanız, yanılıp sahte Anzer balı almamanız gerekir. Çünkü: sonuçta, muhteşem bir fiyat farkı var. (kilosu: 400 TL. civarında)

Gerçek Anzer Balı: arıcılar tarafından oluşturulan kooperatifte toplanıyor. Toplanan ballardan alınan numuneler; Hacettepe Üniversitesine gönderiliyor. Yapılan tahlil sonuçlarında, Anzer florasına uygun olduğu tespit edilen ballar, kooperatif tarafından etiketlenip, ağızları mühürlenip satışa sunuluyor. Yıllık bal üretimi: normal şartlarda, 200-250 km. arasında değişiyor.

Rize İkizdere

YAYLACILIK

Yörede, yaylacılık çok eski dönemlerden, günümüze kadar süregelen bir gelenektir. Bugün, yaylaya çıkanlar, iki gurup altında toplanırlar. Öncelikle: ihtiyaç nedeniyle yaylaya çıkanlar ve Rize dışında yaşayıp ta, Rize ile bağlantılarını koparmayan yöre insanları.

Bu insanlar: eski yılların özlemini gidermek, tatillerini geçirmek, büyük kentlerin gürültüsünden kurtulmak ve  doğa ile baş başa kalmak için yaylalara çıkarlar. Ancak, bunların sayısında son yıllarda belirgin bir azalma görülmektedir.

YAYLA ŞENLİKLERİ

İkizdere ilçesinde: her yıl, yaz aylarında yöresel şenlikler yapılıyor. İkizdere yaylalarında: Ağustos ayının ilk haftasında: Ovit, ikinci haftasında: Homeze, üçüncü haftasında: Çağrankaya ve son haftasında: Varda yayla şenlikleri yapılıyor.

Bunların dışında, Belediye Başkanlığı tarafından, her yıl, 20-22 Haziran tarihlerinde düzenlenen, Dağ Horozu Şenlikleri de büyük ilgi çekiyor.

NE SATIN ALINIR

İkizdere ilçesinden, Şimşir köyünde üretilen, şimşir kaşık türlerinden satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

ŞİMŞİRLİ CAMİSİ

İkizdere, Şimşirli köyündedir. Derin bir vadiye bakmaktadır. Karadeniz bölgesinin en öne çıkan ahşap camilerinden biridir. 1849 yılında, tamamen kestane ağacından yapılmıştır. İki katlı ve iç mekanı, inanılmaz güzel bir ahşap işçiliğine sahiptir.

Rize İkizdere Anzer Yaylası

ANZER YAYLASI

İlçenin 39 km. güneyindedir. İkizdere-Dereköy arası: 4 km. asfalt ve 25 km. ham toprak yoldur. Yaz aylarında, ilçe merkezinden dolmuş ile ulaşmak mümkün. Yaylanın rakımı: 3000 metre. Alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumda.

Bakkal, kasap, fırın, manav, kır kahvesi ve lokantalar bulunuyor. 1991 yılında, Anzer Turizm Merkezi olarak ilan edilerek koruma altına alınmış. Doğallığını korumak şartıyla, vatandaşların kullanımına izin veriliyor. Yaylada: alternatif turizm çeşitlerinden: trekking, yamaç paraşütü ve zirve tırmanışları için elverişlidir.

Çok sayıda hastalığa şifa olduğu öne sürülen, Anzer Balı da burada üretiliyor.

Konaklamak için: çok sayıda pansiyon var. Her türlü yeme-içme ihtiyaçlarının karşılanması mümkün.