Ordu Gürgentepe

Ordu Gürgentepe

Gürgentepe, Ordu arası uzaklık 48 km dir. Gürgentepe, Gölköy arası uzaklık 13 km dir.

TARİHİ

Ordu-Sivas kara yolunun 48’nci kilometresinde bulunan 1275 rakımlı bir mevkiiye “Gürgentepe” denir. Uzun yıllar küçük bir yerleşim yeri olarak kalmıştır. Ordu-Sivas karayolunun açılmasıyla gelişmeye başlamıştır.

Ancak, bu yol daha önce yani Osmanlı döneminde 1885 yıllarında kervanların geçmesi için kullanılan bir yoldur. Ormanlık, dağlık ve engebeli bir arazide bulunan bu yol, kış döneminde devamlı kar yağdığı ve asayişin bozuk olması nedeniyle pek yoğun kullanılmamıştır.

İlçenin günümüzde bulunduğu yerde bir han varmış. Bu han uzun yıllar kervancıların dinlenmeleri için bir konaklama yeri olarak kullanılmıştır.

1940-1950’li yıllarda bu kervan yolu, küçük değişiklikler yapılarak motorlu araçların kullanımı için karayoluna dönüştürülmüştür.

Bu esnada, yolun kıyısında bulunan han da civar yerleşim yerlerinin ilgisini çekmiş, Pazar yeri özelliği kazanmıştır. 1955 yılında Belediye kurulur ve “Gürgentepe” ismini alır. 1987 yılında ilçe olur.

Ordu Gürgentepe

GENEL

İlçe Ordu-Sivas kara yolunda önemli bir geçit üzerinde kuruludur. Canik dağları ve Giresun dağlarının kesişim noktasında, sarp ve dağlık bir arazi yapısı hakimdir. İlçe Karadeniz’e yakın olmasına rağmen, Karadeniz dağlarının sahilden itibaren birdenbire yükselmesi nedeniyle, engebeli bir arazi yapısına sahiptir.

Ortalama rakımı 1275 metredir. Yörede Karadeniz iklimi etkileri görülür. Bol miktarda yağış alır. Yılın belli mevsimlerinde sis görülür.

NE YENİR

Buralara yolunuz düşer ve mahalli lezzetleri tatmak isterseniz, şunları önerebilirim: “Pancar çorbası, mısır çorbası, karalahana sarması, mıhlama”

GEZİLECEK YERLER

Ordu Gürgentepe Çamlıca Tepesi

ÇAMLICA TEPESİ

Göller Sağlık Sokaktadır. Gürgentepe-Gölköy kara yolu üzerindedir.

Çamlıca tepesi sosyal tesislerinde bulunanlar şunlardır: “Yürüyüş alanı, seyir terası, serender (ambar), restoran ve kafeterya, kamelyalar, çivisiz ahşap bir cami” Ayrıca: Nisan ve Mayıs aylarında orman gülleri açar.

Orman gülleri: fundagiller familyasından 800 kadar gösterişli çalı türünün ortak adıdır. Türkiye’de Karadeniz kıyısındaki ormanlık alanlarda yetişir. Ayrıca genellikle süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Çiçek renkleri: beyaz, sarı, pembe, kırmızı, mor ve mavi arasında değişir. Ancak çiçekli kalma süresi ortalama iki haftadır.

Ordu Gürgentepe Dikenlice Kaya Mezarları

DİKENLİCE KAYA MEZARLARI

Dikenlice Köyünde, Mağara Mahallesindedir. İlçe merkezine uzaklık 20 km dir.

Mezarların Geç Helenistik ve Erken Roma dönemlerine ait olduğu düşünülmektedir. Bir kaya kütlesi üzerindedir.

Burada kayalara oyulmuş 9 tane mezar vardır. Mezarlar tek odalıdır. Mezar odalarına giriş, kuzeydendir. Oval bir açıklıktan mezarlara girilir. Mezar odaları dikdörtgen planlıdır. Mezar odalarının içinde ölülerin konulduğu sekiler vardır.

Ordu Gürgentepe Dikenlice Kaya Mezarları

Giriş kısmı ve mezar odaları oldukça fazla tahrip edilmiştir. Bu anıt mezarların bulunduğu kayanın üzerinde, muhtemelen ticaret yolunu kontrol eden bir kale olduğu tahmin edilmektedir. Maalesef bu tarihi yerler yani mezarlar, halen köylüler tarafından depo olarak kullanılıyor. Yani gidip görmeye kalkarsanız üzülürsünüz, gitmeyin.

Ordu Gürgentepe Eski Köy Saitler Camisi

ESKİKÖY SAİTLER CAMİSİ

Eskiköy’de mezarlık içinde yaklaşık 600 yıllık olduğu tahmin edilen bir cami vardır. Saitler camisi denen bu cami ile ilgili olarak köylülerin anlattığı bir efsane vardır.

Köy halkı cami yapmak için bir araya gelirler. Köyün ileri gelenleri caminin yeri olarak köyün mezarlığını uygun görürler. Kesilen ağaçlardan yapılan keresteler, caminin yapılacağı mezarlığa taşınır. Ancak ertesi günü, mezarlıkta daha önce koydukları keresteleri göremezler.

Keresteler mezarlıktan 100-150 metre uzakta durur bulurlar. Keresteleri tekrar cami yapmak istedikleri yere taşırlar, ertesi günü keresteler yine koydukları yerden 100-150 metre uzaktadır. Bunun üzerine mezarlık girişine bir nöbetçi dikerler.

Adam, gecenin yarısında bir bakar, ak saçlı ve ak sakallı bir adam kağnısı ile gelir ve kalasları eski yerine taşır. Nöbetçi bu gördüklerini köy halkına anlatır ve bunun üzerine cami, mezarlığın içine değil, şimdiki yerine yapılır.

AKKİLİSE

Akmescit mahallesindedir. İlçe merkezine 51 km uzaklıktadır. Kilisenin temel kalıntıları ile Osmanlı döneminden kalma medresenin taş bir duvarı görülebilir.

Ordu Ulubey hakkındaki gezi yazım için   Ulubey

Bingöl Kığı

Bingöl Kığı

Kığı, Bingöl arası uzaklık: 76 km. (Sancak üzerinden) Kığı, Bingöl arası uzaklık: 145 km. (Karakoçan üzerinden) Kığı, Karakoçan arası uzaklık: 79 km.

TARİHİ

İlçe Kığı ismini: Bizans döneminde bölge komutanının Kiğan isimli kızından almıştır. Bir başka söylenti: Kiga ismindeki Komutandan aldığıdır. İlçe: 1071 Malazgirt zaferinden sonra: Selçuklular, Akkoyunlular ve Sefevi hakimiyetinde kalmış, 1514 yılında ise Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

1663 yılından itibaren Diyarbakır sancağına bağlıdır. 1926 yılında ilçe statüsü ile, Erzincan’a bağlıdır. 1936 yılında Bingöl’ün il olmasıyla Bingöl’e bağlanmıştır. 1’nci Dünya Savaşı yıllarında, yörede Rus işgali görülür. İşgal, 20 Kasım 1916 tarihinde Ordu ile halk birlikteliği sonucunda bitirilmiştir. Her yıl 20 Kasım günü kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

GENEL

Doğu Anadolu bölgesi Yukarı Fırat bölümündedir. Bölge tamamen engebelidir. Bir bölümü meşe ormanlarıyla kaplıdır. Rakımı 1430 metredir. Yörede: karasal iklim hakimdir. Buna bağlı olarak kışlar uzun sürer.

Kar yağışı çoktur. Kar kalınlığı zaman zaman 3-4 metreyi bulur. Yazları sıcak ve kuraktır. Yörenin yüzde 25 bölümü ormanlar ve kalan bölümü ise çayır ve meralarla kaplıdır.

Yörede tarıma elverişli arazi azdır. Bölge: volkanik dağların çokluğu nedeniyle 1’nci derece deprem bölgesidir. Bu yüzden sık sık depremler görülür.

SEYİT KASIM DOĞA, KÜLTÜR VE BAL FESTİVALİ

Seyit Kasım ismi, Kığı ilçesinin eteklerine kurulu olduğu Seyit Kasım dağlarından gelir. Festival, 2009 yılından bu yana, her yıl geleneksel olarak yapılmaktadır. Festival süresince: seminer, konser, konferans ve piknik gibi etkinlikler yapılmaktadır.

 

PERİ ÇAYI

Peri çayı, kaynağını Erzurum’dan alır. Fırat nehrinin en büyük kollarından birisidir. Bu akarsu üzerinde: Özlüce barajı yapılmıştır. Ayrıca: Kığı Yedisu barajı inşaatı çalışmaları devam etmektedir. Peri suyu: yer yer menderesler çizerek Keban Barajına kadar uzanır.

GEZİLECEK YERLER

Bingöl Kığı Tarihi Taş Mektep

TARİHİ TAŞ MEKTEP

İlçe merkezindedir. Ön cephe düzgün kesme taş, diğer cepheler ise moloz taştan yapılmıştır. Kitabesine göre, 1911 yılında yapılmıştır. Bu tarihe göre: geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi ender mimari yapısı olarak kabul edilmektedir. Günümüzde konut olarak kullanılmaktadır.

KEREK HAMAMI

İlçe merkezinde bulunan hamam yapısı: dört mekandan oluşmaktadır. Giriş cephesi kesme taştan, diğer cepheler ise moloz taştan yapılmıştır. 1’nci kısım: soyunma yeridir. Uzun dikdörtgen şeklinde yapılmış ve üstü beşik tonozla örtülmüştür. Buradan, kubbeli asıl yıkanma yerine geçilir. Asıl yıkanma yeri olduğu tahmin edilen bölümde: göbek taşı ve kurnalar yoktur. Yapının diğer bölümlerinde, ana mekana bağlı iki küçük odanın üstü çökmüş olduğundan bu bölümlere girilemez.

KIĞI CAMİİ-PİLTAN-BALABAN BEY CAMİİ

İlçe merkezindeki cami oldukça eski bir yapıdır. Balaban camii olarak da bilinir.

Caminin kitabesi yoktur. Ancak minaresi üstünde bir yazı vardır. Arapça harflerle yazılan bu yazıya göre, yapı, Akkoyunlu döneminde, Bayındırlı Pir Ali Bey oğlu Emir Pilten tarafından 1413 yılında yapılmıştır. Bu yani camiyi yaptıran kişinin lakabı “Balaban” olduğu için camiye Balaban camisi ismi verilmiştir. Cami yaptırıldığında, en büyük ibadethanedir. Bu yüzden arşiv belgelerinde “Cami-i Kebir” olarak geçer.

Cami: tek minareli ve tek şerefelidir. Doğu-batı yönünde dikdörtgen planlıdır. Ahşap tavanlı, dıştan kırma çatılıdır. Camiye kemerli bir kapıdan girilir. Caminin batısında, mezarlık bulunur.  Cami: 1734, 1768, 1794 ve 1924 tarihlerinde onarım görmüştür.

Son cemaat yerinde, iki tane sanduka tipi mezar bulunur. Avlusunda: Kığı eşrafından Hacı Mehmet Efendi’nin kabri vardır. Bu kişi: üstün zekası ve silahşörlüğü ile ünlüdür.

Caminin batı tarafında bulunan Osmanlı dönemi mezarlıkta, dağınık şekilde, üzerinde Osmanlıca yazılar bulunan, 12 dilimli sarık formlu ve sal taşı şeklinde mezar taşları ilgi çeker.

KIĞI KALESİ

İlçenin kuzeydoğusundadır. Takriben 4 km uzaklıktadır. Kalenin çevresi sarp kayalarla çevrilidir.

Kuzey ve batı yönden doğal dik yamaçlara, güney ve doğu yönden ise duvarlarla tahkim edilmiştir. Perisuyu’na bakan yamaç oldukça diktir, bu yüzden bu yönden kaleye çıkılamaz. Kaleye dar bir yol takip edilerek çıkılır. Kalenin tarihinin MÖ 3000’li yıllara kadar gittiği tahmin ediliyor. Hititler, Urartular, Persler, Makedonya, Roma, Sasani ve Bizanslılar tarafından kullanılmıştır.

Kalenin Urartular tarafından yapıldığı tahmin ediliyor. Erzincan tarihi kayıtlarına göre: bu kaleye Acemler saldırmıştır. Kaleye giren İranlılar, halka büyük işkenceler yapmışlar, evlerini yakıp yıkmışlardır.

Burayı terk etmek zorunda kalan halk, Kığı ilçe merkezine gelerek burada “Kale Mahallesi” ni kurmuştur. Kalede yapılan kazılarda, sur duvar kalıntıları, çeşitli ev eşyaları ve çeşitli süs eşyaları ve günlük yaşamda kullanılan kap-kacak parçaları bulunmuştur.

Günümüzde: kale içinde yapı harabeleri bulunmaktadır. Sadece üç gözlü bir yapı kalıntısı görülebilir. Kale yamaçlarında ise, Selçuklu, Osmanlı ve daha erken dönem seramikleri de bulunmaktadır. Ancak kale kalıntıları, baraj sahasında bulunduğu için, kale kalıntılarını ziyaret etmek mümkün değildir.

Bingöl Kığı Mürsel Paşa Anıtı

MÜRSEL PAŞA ANITI

İlçe merkezine bağlı dağlık bir yerde olan 37 km uzaklıktaki Çanakçı köyündedir.

Anıt, kitabesinden anlaşıldığı üzere 1916 yılı Rus muharebeleri sınasında ölen şehitlerin anısına dikilmiştir. Anıt 4 metre yüksekliktedir. Zemini beton sıva ile sıvanmıştır. Kaide kısım dört çıkıntı halinde kademelidir.

Ön ve arkasında, ileri doğru iki çıkıntı bulunur. Öndeki çıkıntıda güzel bir hatla yazılmış yer yer dökülmüş 15 satırlık bir Osmanlıca yazı vardır. Kitabenin üstünde, çevresinde iki defne dalı bulunan Ay-yıldız motifi bulunmaktadır.

Üstünde taş bir küre bulunan dikdörtgen biçimli yekpare kesme taştan ibaret olan abide kısmı anıtın kaidesi üzerine oturtulmuştur. Abide kısmın ön yüzünde kılıç ve tüfek motifleri, çarpraz şekilde işlenmiştir. Arka kısımda beş satırlık Osmanlıca ile yazılmış anıt kitabesi vardır.

 ÇİÇEKTEPE KÖYÜ MAĞARALARI

İlçenin Çiçektepe köyünde, Sivri dağının eteklerindedir. İlçe merkezine 83 km uzaklıktadır. Mağarada: iki oda, at için yer, yemlik ve çocuk beşiği vardır. Mağaranın bulunduğu yer oldukça eğimli bir yapıya sahiptir. Ayrıca mağara önündeki mevcut yolla Erzincan’a gidildiği rivayet edilmektedir. Bu mağara, Kığı’nın çok eski çağlardan beri insan topluluklarına mesken olduğunu gösterir.

 Bingöl Karlıova hakkındaki gezi yazım için  Karlıova

Kırıkkale Sulakyurt

Kırıkkale Sulakyurt

İlçe, il merkezine 53 km uzaklıktadır.

TARİHİ

İlçenin 15’nci yüzyılda Kalecik mahiyesine bağlı bir köy olarak Şeyh Şamil tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. İlçenin 1940 yılına kadar ismi “Konur” dur. 1960 yılında Sulakyurt adıyla Ankara iline bağlı bir ilçe olmuştur. 1989 yılından itibaren ise Ankara ilinden ayrılarak, Kırıkkale iline bağlanmıştır.

Kırıkkale Sulakyurt

GENEL

İlçe Kırıkkale’nin doğusunda, Orta Anadolu yaylasının kuzeyindedir. İlçe merkezi ve köyleri ile büyük bir bölümü, Karagüney dağlarının platoları üzerinde bulunur. İlçenin doğusunda Çorum Sungurlu ilçesi, kuzeyinde Çankırı, güneyinde Kırıkkale Balışeyh ilçesi ve batısında Ankara kalecik ilçesi bulunur.

Kırıkkale Sulakyurt

GEZİLECEK YERLER

Kırıkkale Sulakyurt Şeyh Şami Külliyesi

ŞEYH ŞAMİ KÜLLİYESİ

İlçe merkezinde Yeşilyurt mahallesindedir. Kuzeyinde Cami caddesi bulunur. Külliye: cam ve batısında bulunan türbeden ibarettir. Külliye: Şeyh Şami ve evlatları tarafından bu bölgelerin iskan edilmesinden sonra inşa edilmiştir.

Şeyh Şami: evladı ve cemaatiyle birlikte, Şam’dan gelip Keskin nahiyesine tabi olan Kozdere ve Eşme mezraları arasına yerleşmiştir. Ancak Anadolu’ya ne zaman geldiği belli değildir. Muhtemelen 1460’lı yıllar olmalıdır. Bulundukları yere tasarruf edeceklerine dair ellerinde hüküm bulunduğuna dair kayıt vardır.

Günümüzde külliyeye ait bir inşa kitabesi yoktur. Fakat külliyeye adını veren Şeyh Şamil hakkında bilgiler vardır. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Şeyh Şamil hakkında “Şeyh Şamil Sultan köyü menzili” ve “Şeyh Şami Ziyareti” başlıklı iki metin bulunur.

Şeyh Şami Külliyesinden birçok kaynakta kısaca söz edilir. Cami ve türbe, pek çok onarım geçirmiştir.

Kırıkkale Sulakyurt Şeyh Şami Külliyesi Cami

Cami

Kuzey-güney yönde dikdörtgen planlıdır. Üzeri kırma çatı ile örtülüdür. Caminin son cemaat yeri, sundurma çatı ile örtülmüştür. Cami cephe duvarları, tamamen beyaz boya ile boyanmıştır. Cephe köşelerinde ise taş malzeme yerleştirilmiştir.

Doğu cephesinde sade bir düzenlemeye sahiptir. Demir parmaklıklı, ahşap malzemeden ve kare biçiminde üç pencere açıklığı bulunur.

Cami güneybatı köşesinden başlayarak, batı cephe duvarının bir bölümü, türbe doğu duvarıyla birleşir. Caminin minaresi, kuzeybatıdadır.

Camiyle eşit yükseklikte olan, taş malzemeden yapılmış kürsünün, pabuç kısmı betonarmedir.

Minarenin gövde kısmı tuğla malzemeden yapılmıştır. Çift şerefeli, şerefe altlığında mukarnaslı bir düzenleme vardır. Kurşun malzeme kaplı külah kısmı alemle biter.

Kırıkkale Sulakyurt Şeyh Şami Külliyesi Cami

Caminin kuzey bölümünde son cemaat yeri bulunur. Alçı mihrap üzerinde bulunan bütün süslemeler, alçak kabartma tekniğiyle yapılmıştır.

Harimin batı duvarına bitişik, minberin yanında bulunan 6 basamaktan oluşan dar merdiven, cami içerisinden türbeye geçişi sağlar.

Cami, 1950 yılında yapılan onarımla büyük ölçüde değişmiş, yol seviyesine uymak üzere cami zeminine taş duvarlar ilave edilerek irtifa arttırılmış ve sıvanmıştır. Caminin alçı mihrabı onarım sırasında sökülmüş ve bozulmuştur.

Bugünkü mihrap, eski mihrabın parçalarına bakılarak yeniden yapılmıştır. Taş külahlı türbe, çimento harçlar tepeden aşağı sıvanmıştır. 1950’deki onarım sonucunda, türbe zemini camiden aşağıdadır.

Kırıkkale Sulakyurt Şeyh Şami Külliyesi Türbe

Türbe

Türbe caminin güneybatı köşesine bitişiktir. Zemini camiden daha aşağı seviyededir. Kare planlı, kübik gövdeli, yüksek sekizgen bir kasnak üzerine oturan, piramidal külahla örtülüdür. Türbe cephelerinde iki katlı pencere düzenlemesi görülür.

Ziyaret mekanı ile irtibatlanan iki kapı açıklığı bulunur. Bunlardan biri, cami batı duvarındadır. Ahşap ve dikdörtgen kapıdır. Ana kapı ise, kuzey cephede, dikdörtgen biçimli ve ahşap malzemeden yapılmıştır.

Türbe içi tamamen beyaz boyalıdır. Türbe içinde, toplam 9 sanduka vardır. Beyaz renge boyanmış alçı sandukaların hiçbirinde kime ait olduğuna dair yazı ve tarih bulunmaz.

Kırıkkale Sulakyurt Yeşilyazı Köyü Külliyesi

YEŞİLYAZI KÖYÜ (KÜÇÜK ŞAMİ) KÜLLİYESİ

İlçe merkezine 10 km uzaklıkta Yeşilyazı köyün içindedir.

Yazılı kaynaklarda, Şeyh Şami ve evlatları tarafından kurulduğu söylenen Yeşilyazı köyünde de bir külliye yapılarak bu yörenin de iskan edildiği yazılıdır. Caminin doğu cephesinde harim kapısı üzerinde bir kitabe bulunur. Bu kitabeye göre, külliyenin banisi Şeyh Carullah İbni Şeyh Şami olarak geçer ve inşa tarihi olarak da 1531 yazılıdır.

Cami

Günümüzde yol kotundan aşağıda kalmıştır. Büyük bir avlu içindedir. Kuzey-güney yönde, dikdörtgen planlıdır. Tek mekanlıdır. Üzeri kırma çatı ile örtülüdür. Caminin batısında, bitişik olarak inşa edilen türbe bulunur. Güney cephede iki katlı pencere düzenlemesi bulunur. Güneybatı köşede bulunan türbe, cephenin bir bölümünü kaplar.

Tek şerefeli minare: güneydoğu köşesindedir. Düzgün kesme taş malzemeden yapılmıştır. Kısa, tek şerefeli ve cami duvarına bitişik olarak inşa edilmiştir. Minarenin dikdörtgen ahşap kapısı, bursa kemer biçiminde ve kuzeydedir.

Mihrap, minber ve vaaz kürsüsü, güney duvarına yerleştirilmiştir. Mihrap, tamamen alçı malzemeli ve beyaz renge boyanmıştır.

Minber: mihrabın batısındadır, taş malzemelidir ve beyaz boya ile boyanmıştır. Minber kapısının çevresi, kıvrım dalların yoğunlukta olduğu bitkisel kompozisyonlarla süslenmiştir.

Türbe

Caminin güneybatı köşesinden itibaren, batı cephesinin bir kısmına bitişiktir. Kuzey-güney yönde kareye yakın dikdörtgen planlı, sekizgen kasnak üzerine oturan kubbe ile örtülüdür. Türbe gövdesi cephe duvarlarında, zeminden belli bir seviyeye kadar moloz taş, sonra örtü sistemine kadar düzgün kesme taş kullanılmıştır.

Onarımlar sonucunda da kasnak ve kubbenin yenilendiği ve sıvayla kaplandığı görülmüştür. Avluda bulunan hazire alanında pek çok mezar vardır. Ancak bir tane mezar taşı dikkat çeker.

Üzerinde 3 satır Osmanlıca yazı bulunur ve 1291 tarihi okunabilir. Mezar taşında yüzeysel çatlakların oluşturduğu ve alt satırının zarar gördüğü görülür.

ÇERİKLİ CAMİSİ

İlçe merkezine 19 km uzaklıktaki Çerikli kasabası, Yenikent mahallesindedir.

Caminin harime giriş kapısı üzerinde, tek satırlık bir kitabe bulunur. Kapı kemeri üzerinde ise, 1898 tarihi kazınmıştır. Kitabe günümüzde iki parça halindedir ve aralarına sıva ile dolgu yapılmıştır. Bu yüzden okunamamış ve anlamlı bir yazı metnine ulaşılamamıştır. Cami, yüksekçe bir alana inşa edilmiştir, yakınlarında bir yerleşim yoktur.

Kırıkkale Sulakyurt Küçük Avşar Köyü Karababa Türbesi

KÜÇÜKAFŞAR KÖYÜ KARABABA (SEYİT ŞEYH MUSTAFA) TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı Küçükavşar köyündedir.

Türbenin kapısı üzerinde, 3 satırlık kabartma yazılı kitabe bulunur. Günümüzde kitabe yıpranmış ve okunamaz haldedir. Türbe: dışarıdan 11 kenarlı, dairesel bir plana sahip ve piramidal külah ile örtülüdür. Kapısı, kuzey cephededir.

Kapı, yeşil renkte ve tek kanatlı, metaldir. Ziyaret mekanı duvarları tamamen sıvalı ve beyaz renge boyanmış, fakat duvarlarda derin çatlaklar vardır.

Güney duvarında mazgal pencere bulunur, kuzeybatısında ise küçük dikdörtgen niş görülür. Türbede bulunan tek sanduka, beyaz mermer ile kaplanmıştır.

Türbe günümüzde oldukça harap bir haldedir ve beden duvarlarının büyük bölümü toprak altında kalmıştır. Türbenin üzerinde bitkiler çıkmıştır.

Kırıkkale