Ordu Çamaş

Ordu Çamaş

Çamaş, Ordu arası uzaklık: 56 km. Çamaş, Gürgentepe arası uzaklık: 21 km. Çamaş, Fatsa arası uzaklık: 20 km. Çamaş, Çatalpınar arası uzaklık: 47 km.

TARİHİ

İlçenin ismi, 1485 yılında burada Tımar Beyliği yapan Mehmet Çamaş Bey’den gelir. Osmanlı kayıtlarında, yörenin ismi “Bolaman Nahiyesi” olarak geçer. 1800’lü yıllarda ise, Mehmet Çamaş Bey soyundan gelen Hacı Alizadeler bölgenin yöneticisidir. 1944 yılında Çamaş nahiyesi, Fatsa ilçesine bağlanır. 1975 yılında belediye kurulur. 1990 yılında ise ilçe olur.

Ordu Çamaş

GENEL:

İlçenin denize uzaklığı 20 km dir. İlçe oldukça engebeli bir arazide kuruludur.  İlçenin denizden yüksekliği 50 metreden başlar, 1000 metreye kadar ve ortalama yükseklik 550 metredir. İlçenin batı sınırını Bolaman ırmağı çizer.

Doğu sınırını ise, Bolaman ırmağının bir kolu olan Şahsen deresi çizer. Bu akarsular, içinden geçtikleri vadilerde göller ve şelaleler oluşturur. Akarsu kıyılarında yer yer nadir düzlükler bulunur. Bölgede tipik Karadeniz iklimi görülür.

Buna bağlı olarak kışlar ılık ve yağışlı, yaz ayları ise sıcak geçer. Kış aylarında yüksek kesimlere kar yağar. Yörede yaşayanların ekonomisi genellikle tarıma yani fındık üretimine bağlıdır. Ancak bölge halkının büyük bir kısmı yurt içi ve yurt dışı olmak üzere ilçe dışına göçmüştür.

GEZİLECEK YERLER

Ordu Çamaş Gelin Kayası

GELİN KAYASI

İlçe merkezinin kuzeydoğusunda, ilçe merkezinden 100 metre kadar yüksekte, düz ve görkemli yüksek bir alan üzerinde, bir kaya vardır. Kayanın üzerinden: Fatsa ilçe merkezi ve Karadeniz görülebilir. Bu kayaya ait yörede anlatılan bir efsane vardır.

“Yıllar önce, buralarda yaşayan bir ailenin güzel bir kızı doğar. Bu kız büyür ve güzel bir genç kız olur. Gün gelir kızı isterler, ancak kız taliplerini bir türlü kabul etmez. Kız, uzak köylerden bir gence aşık olur, gencin ailesi kızı istemeye gelir, kızın babası razı olur ve evlilik hazırlıkları başlar.

Zamanla evlilik olur. Ancak aradan zaman geçmiş, kız ailesinin yanına her geldiğinde, annesiyle sudan sebepler yüzünden tartışır olmuştur. Baba araştırdığında sorunu anlar. Tartışmanın asıl sebebinin kızlarının, baba evinden ayrılırken istediğini alamadığından yakınmasıdır.

Yine bir gün kızın annesi ve babası tarlada çalışırken, kızları eve gelir, eline ne geçirdiyse alıp kendi evine götürür. Ancak bunların içinde, annesinin ekmek yaptığı üçayaklı saçta vardır. Genç kızın annesi buna içerler ve beddua eder “Allah seni taş yapsın, taş olasın emi” der.

Genç gelin, olanlardan habersiz evine dönerken, tam bu düzlükte birden taşa dönüşür. Kayanın üst kısmı: gelinin duvağıdır. Kayanın alt kısmında: üçayaklı saç oluşmuştur. Evet bu kayaya bakarsanız, üst kısmın bir gelin duvağına, alt kısmın ise saca benzediğini göreceksiniz.

Günümüzde gelin kayasının çevresi Belediye tarafından mesire yeri olarak düzenlenmiştir. Her yıl geleneksel olarak burada “Gelinkaya Festivali” düzenlenmektedir.

Ordu Çamaş Gelin Kaya Şelalesi

GELİN KAYA ŞELALESİ

İlçe merkezindedir. Gelin kayasının bulunduğu tepenin batı yamacında bulunan eski taş ocağı Belediye tarafından yapay şelaleye dönüştürülmüştür. Bölgenin en büyüğü olan yapay şelale, doğal taşların üzerinde, suyun devir daim edilmesiyle oluşturulmuştur. Özellikle yaz aylarında ilçede yaşayanlar tarafından serinlemek amacıyla ziyaret edilen bir yer olarak öne çıkar.

DANIŞMAN CAMİİ

Cami, İlçenin en eski mahallelerinden olan Danışman Mahallesindedir. İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır.

Bu mahallenin adı, Ordu ve çevresinin Türkleşmesinde öncülük yapan Danişmendlilerden geldiği söylenir. Efsaneye göre “yıllar önce yapılan cami, çok eskiyince, köylüler daha geniş ve yeni bir cami ve yanına da medrese yapmaya karar verirler.”

Köylüler, yeni camiyi en kısa zamanda yaparlar. Ancak, ilk sabah namazını kılmak üzere yeni camiye gelen köylüler, caminin bulunduğu yerde ne cami ne de medrese olmadığını görürler. Bu sırada: eski caminin oradan gelen bir derviş kılıklı yabancı: Niye arıyorsunuz ki, cami ve medrese eski caminin orada. Bunun üzerine köylüler eski camiye giderler ve bakarlar ki, cami ve medrese gerçekten orada duruyor. Bunun üzerine, cami ve medresenin yerini değiştirmekten vazgeçerler.

Evet, sonuç olarak köylüler cami ve medreseyi söküp tekrar yeni yerine taşımalarına rağmen, ertesi sabah cami ve medreseyi yeni yerinde değil, eski yerinde bulurlar.

Ordu Çamaş Çamaş Kaya Mezarı

ÇAMAŞ KAYA MEZARI

Ordu-Çamaş arasındaki kara yolunun 53’ncu kilometresinde Hisarbey köyünde Çevlik Gölü mevkiindedir. Çamaş ilçe merkezine 4 km uzaklıktadır. Yani buraya rahatlıkla gidilebilir.

Girişin üst kısmında: süsleme olarak üçgen alınlık yapılmıştır. Girişin ön kısmı: ana kaya kenarından, 40 cm içeri oyulmuştur. Mezar odası, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Girişin sağında, 40 cm yükseklikte bir niş bulunur.

Mezar girişinin ön tarafında, dış bölümde ana kayaya oyulmuş, lahit teknesine benzer bir bölüm vardır. Ancak bu bölümün işlevi tam olarak bilinmemektedir. Lahit teknesinin derinliği 20 cm dir, diğer ölçüleri 130 x 30 cm. dir.

Ordu Çamaş Cevat Bey Konağı

CEVAT BEY KONAĞI

İlçe merkezine bağlı 5 km uzaklıktaki Edirli Mahallesindedir. Halk arasında Çamaş Konağı olarak da bilinir. Ordu ilinde, en önemli ve dikkat çekici sivil mimari örneği olarak tanınır.

Konak, 1909 yılında ilçenin tanınmış ailelerinden olan Çamaş ailesine mensup Osman Ağa tarafından yaptırılmıştır. Çünkü bu durum, konağın doğu yönündeki kapısı üzerinde bulunan kitabede yazılıdır. Konağın yapımında: taş ve kestane ağacı kullanılmıştır.

Zemin üzeri iki katlıdır. 18 odası vardır. Zemin kat ve birinci kat taş, birinci kat ile ikinci kat ise ahşap hatıllarla, yatay olarak bölümlenmiştir. Ana girişin bulunduğu kuzey cephesi, konağın en gösterişli ve en dikkate şayan cephesidir.

Cephenin ortasında, iki yönlü simetrik bir taş merdiven bulunur ve bu merdiven doğrudan birinci kata açılan ana girişe gider. Zemin kat: planlama açısından iki bölümdür. Batı cephesindeki kapıdan ulaşılan bölüm, ahırdır.

Doğudaki kapıdan ulaşılan bölüm ise, hizmetlilerin barındıkları mekanları bulundurur. Yapının birinci ve ikinci katları, planlama açısından birbirinin aynısıdır. Zemin katta, taş malzemeden yapılmış mutfak ve fırın bulunur.

Onun gerisinde ahır vardır, ancak bu bölümler günümüze sağlam olarak gelememiş, tamamen tahrip olmuştur. Konak tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Ordu Çamaş Edirli Külekçi Camii

EDİRLİ (KÜLEKÇİ) CAMİİ

Edirli Mahallesindedir. Bolaman deresinin kenarında, hafif yüksek bir tepecik üzerindeki mezarlık alanı içerisindedir.

Moloz taş ve kesme taş kullanılarak yapılmıştır. Caminin doğu duvarının kuzey köşesinde bulunan pencere üzerindeki kitabesine göre, 1812-1813 yılları arasında Hazinedarzadelerden Emin Ağazade Ali Ağa tarafından Turunçzade Derviş Osman eliyle yaptırılmıştır.

Kuzey cephesinden tek giriş vardır. Ana giriş kapısı ahşaptır. Duvarlarda süsleme yoktur. İç mekan oldukça sadedir. Tüm duvarlar sıvalıdır. Mihrap kesme taştan yapılmıştır. Minber ahşap malzemeden yapılmıştır. İbadet mekanının içerisinde, serbest duran dört kare sekili ahşap direk vardır. Bunlar, dışarıdan dört omuz çatıyla, içeriden de oldukça yalın görünümlü düz ahşap tavanı desteklemektedir.

Ordu Çamaş Edirli Külekçi Camii

Caminin minaresi yoktur. Son yıllarda restore edildiğinden günümüzde oldukça bakımlı durumdadır.

KAZMACI EVLİYASI MESİRE ALANI

Çamaş-Çatalpınar ilçeleri arasında, Kestaneyokuşu mahallesindedir. İlçe merkezine 8 km uzaklıktadır. Yani oldukça yakındır ve bu yüzden özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görür. Bir anlamda ilçenin yaylası gibidir. Denize hakim bir yerdir, deniz manzarası izlenir. Öte yandan, buranın bir başka özelliği daha var, burada orman gülleri meşhur, ilkbaharda çiçek açan orman gülleri muhteşem güzel bir manzara oluşturur.

Ordu Çamaş Sucu Ali Kaya Mezarı

SUCUALİ KAYA MEZARI

Ordu-Çamaş yolunda 55’nci kilometrede Çamaş ilçesi Sucuali mevkiindedir.

Mezar odasının girişi: 35 x 40 cm ebatlarındadır. Kareye yakındır. Ön cephesi, ana kayanın kenarından 70-80 cm içeriye doğru oyulmuştur. Mezar odası kare planlıdır ve 2 x 2 metre ölçülerindedir.

Mezar odasının içi, günümüzde su ve taşlarla doludur. Tavandan kaya üzerine kadar oyulmuş, yaklaşık 30 cm çapında, dairesel bir açıklık vardır. Ancak bu açıklığın işlevi yani neden yapıldığı bilinmemektedir. Çünkü bu açıklık, kaya mezarlarında alışılmış veya başka yerde görülmüş bir özellik değildir.

OLUK  DÜZÜ SARIÇİÇEK YAYLASI

Çamaş ilçesi ile Çatalpınar Keçili Mahallesi ve Gündoğdu Mahallesi arasındadır. Bu yüzden yaylada Çamaş ve Çatalpınar halkı tarafından piknik şöleni ortaklaşa düzenlenir. Yaylanın rakımı 1160 metredir.

 Ordu Kabadüz hakkındaki gezi yazım için  Kabadüz

Erzurum Narman

Erzurum Narman

Erzurum Narman, Erzurum arası uzaklık: 104 km. Narman-Erzurum arasında iki ana yol ile bağlantı bulunmaktadır. Narman, Oltu arası uzaklık: 33 km. Narman, Köprüköy arası uzaklık; 63 km. Narman, Tortum arası uzaklık: 43 km.

TARİHİ

Bizans döneminde yörenin ismi “Namurvan-Namervan” dır. Araplar döneminde yörenin ismi “İd” dir. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının ardından, bölge Rus hakimiyetine girer. 1917 Bolşevik devrimi neticesinde Ruslar yöreden çekilince Ermeniler, yörede her türlü vahşeti ve katliamı yaptılar. 18 Mart 1918 tarihinde Narman Ermeni vahşetinden kurtulur. Bu yüzden her yıl 18 MART tarihinde ilçenin Ermeni zulmünden kurtuluş günü olarak kutlanır, ancak bu arada hatırlatmakta yarar var, neden bu kurtuluş günleri gerekli sesi getirecek şekilde daha güçlü bir şekilde kutlanmaz? Cumhuriyet döneminde yöre Narman ismiyle anılır ve 1954 yılında ilçe olmuştur.

Erzurum Narman

GENEL

Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinin kesişim noktasındadır. Dağlık bir alandadır. Rakımı ortalama 1650 metredir. Yüksek dağların arasında kaldığı için iklim nispeten ılımandır. Karadeniz iklimine yakın bir iklim tipi görülür. İlçede yaşayanların başlıca geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır.

Erzurum Narman

GEZİLECEK YERLER

Erzurum Narman

PERİ BACALARI

Peri Bacaları, 2012 yılında Türkiye Milli Komisyonu tarafından UNESCO Dünya Geçici Mirası Listesine dahil edilmiştir.

Erzurum Narman

İlçe merkezinin güneyinde, Narman-Pasinler kara yolunun 7’nci kilometresindedir. Peri Bacalarının bulunduğu vadi, Amerika’da Colorado kanyonuna benzemektedir. Buradaki peri bacaları, Ürgüp’deki peri bacalarına nazaran daha kırmızıdır ve daha yaygın bir alana yayılmıştır.

Erzurum Narman

Peri bacaları, rüzgar ve su erozyonunun yıllar içinde kumlu toprağı aşındırmasıyla meydana gelmiştir. Kayalarda bulunan demir elementinin oksijenle tepkiye girmesi sonucu kırmızı renktedirler. Bu yüzden “Kırmızı Periler Diyarı” olarak da adlandırılır.

Erzurum Narman

Evet, burası olağanüstü güzel bir yer, gerçekten buralara yolunuz düşerse peri bacalarını gitmeden sakın bölgeden ayrılmayın, mutlaka buraya zaman ayırın güzelliği doyumsuz bir yer. Ancak, umarım en yakın zamanda, burada mevcut doğal yapıyı bozmadan alt yapı çalışmaları yapılır, özellikle konaklama tesisi bulunmaması büyük bir eksiklik, ama konaklama tesisini getirip tam kanyonun içine yapılmamasını umuyorum.

Erzurum Narman

BEŞ GÖLLER

İlçe merkezine 25 km uzaklıktadır. İlçe merkezinin güneyinde, Oltutepe köyü yaylasına 2 km uzaklıktadır. Değişik büyüklükte beş gölden oluşur. Eşsiz doğal güzellikleri ilgi çeker. Ormanı ve bitki örtüsünün güzelliği ile fotoğrafçılar tarafından yoğun tercih edilir.

KOCAKAYA GÖZETLEME KULESİ

İlçe merkezine bağlı Başkale köyünün 1.5 km doğusundadır. Vadiye hakim yüksek bir tepe üzerinde kurulmuştur. Tepenin morfolojisine uygun olarak yapılmış kalenin bazı sur duvarları ayaktadır. Kale duvarlarının iç ve dış yüzeyleri, düzgün kesme taş kaplama olup, duvar içleri kireç harçla karıştırılmış moloz taş dolguludur. Tepenin etrafını çepeçevre saran sur duvarlarının bazı kısımlarda 4 metre uzunluğunda ve 2.5 metre yüksekliğinde olduğu tespit edilmiştir. Kalenin batı eteklerinde çok sayıda amorf ve profil veren seramik parçalarına ve yoğun yerleşim izlerine rastlanılır. Seramik parçalarından kalenin Erken Tunç Çağından itibaren iskana uğradığı ve Orta Çağa kadar farklı kültürlere ev sahipliği yaptığı düşünülmektedir.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Erzurum Köprüköy

Erzurum Köprüköy

Erzurum Köprüköy; İlçe Erzurum-Kars kara yolu üzerinde kuruludur. Köprüköy, Erzurum arası uzaklık: 55 km. Köprüköy, Pasinler arası uzaklık: 15 km. Köprüköy, Horasan arası uzaklık: 25 km.

TARİHİ

İlçeye ismini veren köprü, Erzurum-Ağrı kara yolunda Aras nehri üzerindedir.

Erzurum Köprüköy

GENEL

İlçe Aras nehri kıyısında kuruludur. Yöre halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Genel olarak yörede karasal iklim hakimdir.

GEZİLECEK YERLER

Erzurum Köprüköy Çobandede Köprüsü

ÇOBANDEDE KÖPRÜSÜ

Tarihi İpek yolu üzerindedir. 1298 yılında İlhanlı Hükümdarı Gazan Han’ın Emiri Çoban Noyin tarafından yaptırılmıştır. Köprünün yapısı ve baş kısmındaki bezemeler Selçuklu ve İlhanli mimarisini yansıtır. Karga Pazarı ve Aras nehirlerinin birleştiği yerdedir.

Erzurum Köprüköy Çobandede Köprüsü

Köprünün yapı formu ve baş kısımlarındaki süslemeler, Selçuklu ve İlhanlı mimari üslubunu yansıtmaktadır. Köprü 128 metre uzunluğunda, 8.5 metre genişliğindedir. Köprünün en büyük kemer açıklığı: 13 metredir. Yedi yuvarlak gözden oluşan köprünün, ilk gözü son yıllarda yapılan onarımlarda kapatılmıştır. Köprü ayaklarının altına ardıç ağaçları döşenerek köprünün batması engellenmiştir. Siyah-kırmızı-gri renkli kesme taşlardan yapılmıştır. Günümüze kadar en az 3 defa büyük onarım görmüştür ve koruma altına alındığından araç trafiğine kapatılmıştır.

 

KÖPRÜKÖY HANI

Han, Çobandede köprüsünün 1 km kadar batısında İlçe merkezindedir.

Hanın 1298 yılında, Gazan Mahmud Hanın Emiri Çoban Noyın tarafından Çobandede köprüsü ile birlikte yaptırıldığı kabul edilmektedir. 19’ncu yüzyılda yapının bir bölümü yıkılmış olmasına rağmen, avlu duvarlarının bir kısmı ile kapalı bölümün tonozlarının, her cephesindeki silindirik payandalarının ve sivri kemerli taç kapıları ayaktadır. 1996 yılına kadar pek az kısmı ayakta iken, günümüzde sadece geriye kargir bir duvar parçası kalmıştır.

Erzurum Köprüköy Şehitliği

KÖPRÜKÖY ŞEHİTLİĞİ

İlçe merkezinde Şehitler Mahallesindedir.

Şehitlikte, 1877-1878 Osmanlı Rus harbi ve 1’nci Dünya Savaşında Ruslarla yapılan muharebelerde şehit olanların anısına yapılmıştır. Ayrıca, şehitlikte İç Güvenlik Harekatında şehit olan iki askerimizin mezarı da bulunmaktadır.

Erzurum Köprüköy Güzelhisar (Avnik) Kalesi

GÜZELHİSAR (AVNİK) KALESİ

Erzurum ili bölgesinin en önemli kalelerindendir. İlçe merkezine yaklaşık 60 km uzaklıktadır.

Özellikle Orta Çağa damgasını vurmuştur. Kale, İlçe merkezinin Güzelhisar köyünde, Aras nehrinin sağ tarafında kalan yüksek kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Tarihin her döneminde Anadolu’nun doğuya açılan en önemli geçit noktalarından birinde kurulmuştur. Kale adını Farsçada “iyi su” anlamına gelen “Abinik” kelimesinden almıştır. Kalenin eteklerinden çıkan soğuk ve iyi sular nedeniyle, İranlılar bu ismi vermiş ve kalenin ismi zaman içinde değişerek “Avnik” olarak günümüze gelmiştir. Kalenin hemen altındaki Avnik köyünde bulunan Urartu yazıtı, Urartu mimari özelliklerini yansıtan iki su sarnıcı ve kaya basamakları nedeniyle, kalenin “Urartu” döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Avnik köyünde bulunan Urartu Yazıtı, günümüzde Erzurum Müzesinde sergileniyor. Yazıt üzerindeki metine göre: kalenin, II. Sarduri döneminde yapıldığı kabul edilir. Orta Çağa ait kaynaklara göre 922-923 yılları arasında Bizans imparatorluğu, Erzurum şehrini topraklarına katmadan önce, Avnik kalesini ele geçirmiştir. 1000’li yılların başından itibaren Anadolu’ya giren Türkler, ilk fetih girişimlerinde kaleyi ele geçiremezler. Kalenin Saltuklular tarafından alındıktan sonra onarıldığı tahmin edilir.

Konya Selçuklularının alamadığı kale, bir süre Gürcü kontrolüne geçmiş, ardından İlhanlıların hakimiyeti başlamıştır. İlhanlılar döneminde de kalede bir takım onarımlar yapılmıştır.

Kalenin kitabeleri: 1922 yılındaki büyük depremde dökülüp dağılmıştır. Elde edilen bilgiler, toplanan kitabe parçalarından toparlanmıştır. İlhanlılar döneminde Avnik, bölgenin merkezi haline gelmiştir. Kayıtlarda: Erzurum, Sivas, Ankara, Erzincan gibi büyük şehirlerle beraber anılmaya başlamıştır. Hatta bu dönemde Avnik’te kurulan darphanede, 1332 tarihli ilk gümüş sikke basılmıştır. Bu görkemli dönemin hemen akabinde çıkan iç çatışmalar, kalenin gücünü kaybetmesine sebep olmuştur. Hatta merkezi konumunu, 1339 yılından sonra Micingert kalesine kaptırmıştır. İlhanlıların bölgeden çekilmesinden sonra kale, Sutaylıar ve Çobaniler’in eline geçer. Ancak kalenin yeniden gözde olması Karakoyunlu Türkmenlerinden Kara Mehmet’in kaleyi fetih etmesiyle başlar. Kale yönetimi oğlu Mısır Paşa’ya geçer. Kalenin tarih sahnesindeki destansı mücadelesi başlar. 43 gün süren Avnik kuşatmasında, Timur’un güçleri iç kale içindeki tüm binalar ve Bey sarayına kadar her şeyi yıkar. Fetihten sonra yeni baştan yaptırdığı kaleyi bir üs haline getiren Timur, Osmanlılarla ilk temaslara burada başlamıştır. Timur: 1402 Ankara Savaşında, Yıldırım Beyazıt’ı yenerek, Osmanlı devletine fetret devrini başlatmıştır. Timur, hemen akabinde Karahisar’da kaybettiği oğlu yüzünden derin bir hüzne gömülmüştür. Oğlu adına sembolik bir cenaze törenini de Avnik kalesinde düzenletmiştir. Daha sonra Semerkant’a hareket etmiştir. Bir süre daha Timur güçlerinin kontrolünde kalan Avnik kalesi, 1410’larda Karakoyunlu hakimiyetine geçer.

Daha sonra kale İranlılara ve daha sonra Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı hakimiyetine girer. Osmanlı döneminde, kale bölgenin merkezi olma pozisyonunu kaybeder.

En erken kaynaklar: kalenin iç içe 3 surla yapıldığını bildirir. En dıştaki surun güney yönden bir kapısı vardır. Bu kısımda, kale muhafızlarının evleri bulunur. Bu kısımda, ayrıca kale zindanı ile büyükçe bir kayanın içi oyularak yapılan bir tahıl ambarı bulunur. Yine güneyden girişi olan ikinci sur, 500 ev barındıracak kadar büyük bir meydana açılır.

Aynı alanda bir de cami kalıntısı bulunur. Üçüncü surlar ise, “ehdemek” denilen iç kaleye açılır. Kale komutanları ve beylerinin ikametgahlarının bulunduğu iç kale, kayalığın en yüksek yerine konumlanmıştır. Sur kapılarının demirden olduğu, kalenin diğer kapılarına seyyar merdiven ve köprülerle ulaşıldığı da yine kaynaklarda yazılıdır.

Erzurum Köprüköy Deli Çermik

DELİ ÇERMİK

Burası bir kaplıcadır ve İlçe merkezine 3 km uzaklıktadır. Ancak Erzurum-Ağrı-Kars kara yoluna yakın olduğundan ulaşım sıkıntı yaratmaz.

Önce buraya neden “Deli Çermik” ismi verilmiştir. “Köprüköy’de deli bir çoban, hayvanlarını otlattığı sırada büyükbaş hayvanlarının (Manda veya cameş) girip te çıkmadığı bu çamura girmiş ve çamura bulunan çobana deli adı verilmiştir. “

Erzurum Köprüköy Deli Çermik

Burada: sosyal tesis ve konaklama tesisleri vardır. Kaplıcada: soğuk, ılık ve sıcak su ile çamur bulunur. Çamur banyosu yapmak mümkündür. Çamura bulananlar, güneşin altında kurumak için hazırlanmış beton zeminlere yatıyorlar. Özellikle böbrek hastaları, yararlı soğuk maden suyu kaynaklarından içiyorlar. Daha sonra sodalı havuza giriliyor.

Erzurum Köprüköy Deli Çermik

Kaplıca suyu: bikarbonatlı, sodyumlu, kalsiyumlu, karbondioksitli, demirli ve bromürlüdür. Sıcaklığı 26 derecedir. Saniyede 101 litre akar. Kaplıca suyunun iyi geldiği söylenen rahatsızlıklar: sindirim sistemi, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı ve kalp hastalıkları, metabolizma bozuklukları ve romatizmal hastalıklardır. Yaz aylarında mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Erzurum şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.