Fethiye

Fethiye

Muğla Fethiye: Doğal güzellikleri ve tarihi ve turistik yerlerinin önemiyle dikkati çeken bir yer. Birçok kez gittim. Ülkemizde: özellikle: Çalış plajları bölgesini bilmeyen, ilçenin hemen kıyısında tam bir simge gibi yükselen kayalık blok üzerindeki kayalara oyulmuş mezarları görmeyen ve de Ölüdeniz’i  bilmeyen sanırım çok azdır.

Uzun zamandır bu defalarca gittiğim güzel ve turistik ilçemizi yazmadığımı düşündüm. Her ne kadar: Ölüdeniz ve Saklıkent konularını daha önce yazmış olsam da, Fethiye sadece bunlardan ibaret bir yer değil. Tam bir turizm cenneti.

Buyurun: ayrıntılı bir Fethiye ve çevresi, gezi yazısı. Bu bölgeye giderken, “okumadan gitmeyin”

Aslında: yazı bayağı geniş, ayrıntılı ve uzun oldu. Ama: her zaman olduğu gibi, sizler: gezilecek yerlerde özelliklerini belirttiğim yerleri inceleyin, beğendiklerinizi ve ilginizi çeken yerleri işaretleyin ve Fethiye yöresinde kalacağınız zamana ve beğenilerinize göre, kendinize muhteşem güzel bir gezi rotası hazırlayın.

ULAŞIM

Muğla Fethiye ye ulaşım için çeşitli alternatifler var.

Karayolu ulaşımı: Fethiye’ye, Muğla üzerinden veya Antalya üzerinden ulaşabilirsiniz. Hatta: arada, yani Çandır-Korkuteli üzerinden de bir ulaşım yolu görünüyor. Ama: en rahat yol: Muğla üzerinden ulaşım.

Kıyıyı takiben, Antalya üzerinden ulaşım: biraz zahmetli ve uzun zaman alıyor. Antalya üzerinden Fethiye’ye gelecek olanlar için: zamanınız varsa ve görmedi iseniz, kıyı yolunu öneririm. Muhteşem güzellikleri izleyerek, yolculuk yaparsınız.

Ancak, yol biraz zahmetli ve zaman alıyor. Eğer, kısa sürede Fethiye’ye ulaşmak isterseniz, Korkuteli üzerinden, yani iç bölgeden Fethiye’ye, daha kısa sürede ulaşmanız mümkün.

Fethiye-Ankara arası uzaklık: 635 km. Fethiye-İzmir arası uzaklık: 359 km. Fethiye-İstanbul arası uzaklık: 810 km. Fethiye-Aydın arası uzaklık: 232 km. Fethiye-Antalya arası uzaklık: 199 km. Fethiye-Denizli arası uzaklık: 217 km.

Fethiye-Korkuteli arası uzaklık: 137 km. Fethiye-Demre arası uzaklık: 149 km. Fethiye-Marmaris arası uzaklık: 126 km. Fethiye-Ortaca arası uzaklık: 49 km. Fethiye-Bodrum arası uzaklık: 256 km. Fethiye-Pamukkale arası uzaklık: 230 km. Fethiye-Kaş arası uzaklık: 103 km. Fethiye-Kuşadası arası uzaklık: 277 km.

Bunun dışında: Muğla üzerinden gelirseniz, zaten herhangi bir sorun yok, yol rahat. Fethiye-Muğla arası uzaklık: 124 km.

Havayolu ulaşımı düşünürseniz: Dalaman havaalanı, ilçe merkezine, yaklaşık 30 dakika uzaklıktadır. Yani, yaklaşık 50 km. dir. Dalaman havaalanından, bir taksi ile Dalaman merkezine geçebilir (bu yolculuk 10 dakika sürer) ve buradan, otobüsler ile, Fethiye merkezine, yaklaşık 30 dakikada ulaşabilirsiniz.

TARİHİ

Muğla Fethiye nin antik çağlardaki adı: Telmessos.

Burada: Likya devletinin, Karya sınırındaki en önemli kenti kurulmuştur. Hatta, kentin kuruluşunun, MÖ.5.yüzyıla kadar uzandığı bilinmektedir. Şehrin kuruluşu hakkında, bir Likya efsanesi var. Buna göre: “ Finike kralı Agenor’un kızına aşık olan Tanrı Apollon: küçük bir köpek kılığına girerek, kral kızının gönlünü çalar. Bu beraberlikten olan çocuklarının ismi ise: “Telmessos” olur. Tanrı Apollon’un kurduğu kente de, oğlunun ismine atfen: Telmessos adı verilir.

Evet: MÖ. 547 yılında, Persler, yörenin diğer tüm kentleri gibi, burayı da işgal ederler. MÖ. 344-343 yıllarında ise, bu kez, yörede Büyük İskender görülür. Söylenenlere göre: kent, kendi isteğiyle, Büyük İskender’e teslim olmuştur.

Bir başka söylentiye göre ise: Büyük İskender, donanması ile, Telmessos kıyılarına geldiğinde: kumandanlarından Nearkos, o dönemin kent yöneticisi Antipatrides’den: yanlarındaki müzisyen ve esirlerin kente alınmasını ister.

İsteği kabul edilir ve müzisyen olarak kente girenler, müzik kutularının içinde sakladıkları silahları çıkararak, gece, şölenler sırasında, akropolü ele geçirirler.

MÖ.189 yılında ise, bu kez, yörede Romalılar görülür. Romalılar tarafından Bergama krallığına bağlanan kent; Bergama krallığının yıkılmasından sonra, MÖ.133 yılında, Likya Federasyonuna bağlanır ve hatta federasyonun en önemli 6 kentinden biri olur.

Takip eden tarihi süreçte, 8’nci yüzyılda: kentin adı, Bizans imparatoru II. Anastasios onuruna “Anastasiopolis” olarak değiştirilir.

1424 yılında, Osmanlılar yöreyi ele geçirirler. Yöreye: uzak şehir anlamına gelen “Meğri” ismini verirler. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1934 yılında ise, Şehit Pilot Fethi Bey’in anısına: yöreye “Fethiye” ismi verilir.

Muğla Fethiye’nin antik dönemdeki en büyük özelliklerinden birisi de: kahinlerinin ünüdür. Mitolojide, Tanrı Apollon’a adanan bu bilicilik/kehanet merkezinde yaşamış kahinlerin: tarihin akışında büyük etkilerinin olduğu, yazılı kaynaklardan öğrenilmektedir.

GENEL

Muğla Fethiye: Akdeniz bölgesi ve Ege bölgesinin ayıran hattın içinde ama Akdeniz bölgesinde kalıyor. Tipik bir kıyı yerleşim yeri. Kıyı uzunluğu: 167 km. Ayrıca: 18 adet ada var. Bu adaların önemlileri: Şövalye, Kızılada, Katrancı, Tersane, Domuz, Yassıca, Gemile, Ayanikola ve Karaören adalarıdır.

İlçenin önemli akarsuları: Kargı ve Eşen çaylarıdır. İlçe hudutları içinde: çoğunluğu denize dik olarak inen, 180 koy-körfez bulunuyor. Bunları hepsi, birbirinden güzel.

İlçe topraklarının: % 70’den fazlası, ormanlık ve makilik alanlarla kaplıdır. Halkın geçim kaynaklarının başında turizm gelir. Bundan başka: yörenin bereketli toprakları, tarım için de elverişlidir.

Şöyle ki, bölge halkının büyük bir bölümü: seracılık ile de uğraşmaktadır. Genellikle, kışın yetiştirilemeyen: domates, biber, patlıcan gibi sebzeler ve diğer bir kısım tarım ürünü, buradaki seralarda 12 ay boyunca yetiştirilmektedir.

Bunun dışında: tüm bölgede olduğu gibi, burada da zeytincilik yapılır.

Yörede: karakteristik Akdeniz iklimi görülür. Buna göre: yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer.

Sonuç olarak: Muğla Fethiye ilçe merkezi: ülkemizdeki birçok şehirden belki daha büyük belki de aynı ölçüde: gelişmiş, modern bir şehir havasındadır. Bu ilçe merkezinde: modern ürünlerin satıldığı mağazalar, lüks ve her türlü gelir düzeyindeki ziyaretçiye hitap eden restoranlar, deniz kıyısında mola verebileceğiniz çay bahçeleri ile dolu.

Yani: her bakımdan tam bir turizm merkezi denilebilecek bir yer. Rahatlıkla, tatil yapılabilecek bir yer.

MAVİ YOLCULUK

Ülkemizde, mavi yolculuk yapmak için en uygun yer: Fethiye’dir diyebilirim. Çünkü: bu yörede: birçok: ada ve yamaçlarında yemyeşil ağaçların kıyıya kadar ulaştığı koy ve körfezler var. İrili-ufaklı bu koy ve körfezler: mavi yolculuk düşünenler için, ideal güzellikler sunuyor. Özellikle: Göcek. Burası: mavi yolculuk turunda kesinlikle uğranılması gereken yer.

Mavi yolculuk için ideal ortamın bir diğer özelliği: Fethiye’de bulunan: dev yat limanı. Mavi yolculuk yapan tekneler: bu limanda duraklıyor ve hatta burada günlerce kalabiliyorlar. Liman: yaz-kış dolu. Bu nedenle: Fethiye’de, yat turizmi gerçekten öne çıkıyor. Çünkü: körfez açık denize kapalı olduğu için, özellikle fırtınalı havalarda, yatçılar için tam bir korunma ve sığınma yeri.

Günübirlik turlar düzenlenen tekneler ile gezmeyi düşünürseniz: bunlar: Fethiye, Ölüdeniz ve Göcek’ten: her gün sabah, saat: 10.00 gibi hareket ediyorlar ve saat: 18.00 gibi geri dönüyorlar. Ölüdeniz bölgesinden kalkan bu günübirlik tekneler: Kelebekler vadisine gidiyor. Fethiye merkezden kalkan günübirlik tekneler ise: çevrede bulunan ada ve koyları ziyaret ediyorlar.

Tabii “Mavi yolculuk” denilince, insanların aklına hemen, bu işin ekonomik yönünün yüksekliği geliyor. Çünkü: Mavi yolculuk, aslına bakarsanız, üst düzey geliri olan insanların bir tatil aktivasyonu. Ancak, şunu unutmayın: çok yakın olduğunuz birkaç aile bir araya gelerek, standart bir tekne kiralayarak, sizler de kısa bir mavi yolculuk yapabilirsiniz.

NE YENİR

Muğla Fethiye, tüm Ege kıyısındaki ilçelerde olduğu gibi: zeytinyağlı yiyeceklerin yaygın olduğu bir yer. Burada: zeytinyağlı, yöresel otlardan yapılan yiyeceklerden tadabilirsiniz.

Elbette: deniz kıyısında, deniz ürünleri yani taze balık mevcut. Balık denilince, elbette: buğulama ya da ızgara balık yemelisiniz. Bunun yanında: jumbo karides, istakoz, karavide gibi kabuklu deniz canlıları ile birlikte, salata ve yanında mutlaka zeytinli ekmek. Özellikle: zeytinli ekmek, mutlaka ve mutlaka tadın, bayılacaksınız.

Ama: yukarıda da sözünü ettiğim gibi: burası turistik bir yer, deniz ürünlerinin ekonomik fiyat yüksekliğinden çekinirseniz, her türlü yemeğin bulunduğu, hatta ev yemeklerinin sunulduğu birçok restoran var.

NE SATIN ALINIR

Muğla Fethiye ilçe merkezinde: haftanın iki günü (Salı ve Cuma) halk pazarı kuruluyor. Bu halk pazarından: gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için, hediyelik bir şeyler bulabilirsiniz. Bunun dışında: yöreye özgü, kesin kalıpları belirlenen bir hediyelik öneremeyeceğim. Çünkü: burası, hediyelik olarak, herhangi bir ürünün öne çıktığı bir yer değil.

GEZİLECEK YERLER

FETHİYE-ÇAMELİ YOLU: GEZİLECEK YERLER

Muğla Fethiye ilçe merkezinde, Çatalarık Mahallesinden, Orman deposunun hemen yanından ilerlediğinizde: Üzümlü beldesine varacaksınız.

Fethiye

YEŞİL ÜZÜMLÜ

Burası: ilçe merkezine 18 km. uzaklıktadır. İlçe merkezinde, eski garajlardan kalkan dolmuşlar ile gidilmektedir.

Burada: bütün çevre yemyeşil bitki ve ağaçlarla kaplıdır. İlçe merkezinden daha serin olduğu için, özellikle yaz aylarında turistler tarafından konaklama için tercih edilir. Özellikle: yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Burada: “Dastar” adı verilen bir tür dokumacılık ta yapılmaktadır.

Fethiye

DAİDALOS KAYA MEZARLARI

Fethiye-Muğla karayolunda ilerlediğinizde: İnlice köyü karşınıza çıkıyor. Daidalos kaya mezarları ise, İlçe merkezine, 22 km. uzaklıkta, İnlice köyü yakınlarındadır. Burayı gezmek için, özel aracınız ile, İnlice köyüne gelebilir veya ilçe merkezinden tur düzenleyen seyahat acentalarının imkanlarını kullanabilirsiniz.

İnlice köyünde, Daidalos kaya mezarları yanında, denize girilebilen “İnlice Plajı” bulunuyor.

Bu mezarlar: kayalar oyularak yapılmıştır. İnlice köyü çevresinde: Daidalos anıtı denilen mezardan, yukarı doğru ilerlediğinizde: Daidala antik kentini ifade eden, birçok kalıntı ve kaya mezar bulunduğunu görürsünüz.

Bu kente ait, ilginç bir efsane var. Şöyle ki: “Daidalos’un oğlu İkanos: iyi bir avcıdır. Bir gün: babasından, avladığı büyük bir şahinin tüylerinden, kendisine iki kanat yapmasını ister. Bunun üzerine, oğluna kanat yapan baba, oğluna uçma esnasında yol göstermek için, kendisine de bir çift kanat yapar.

Baba ve oğul, birlikte: Daidala’da, yüksek bir uçurum kıyısından havalanarak uçmaya başlarlar. Fethiye körfezi ve İnlice üzerinde uçarlar. Bu sırada: oğul İkanos, babasının “yüksekten uçma, kızgın güneş yakar” uyarısını dikkate almaz ve güneşe yakın olmak amacıyla, yükseklere çıkar.

Ancak, güneşin sıcaklığından, kanatları tutan sakız ve balmumu eriyince, kanat tüyleri tek tek dökülmeye başlar. İkanos: hızla mavi deniz sularına düşerek, ölür. “

Aynı yol üzerinde, devam ettiğinizde, karşınıza: ülkemizin yine en önemli turizm merkezlerinden biri geliyor.

DEĞİRMENBAŞI ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

İlçe merkezine 7 km uzaklıktadır. Fethiye-Çameli yolundadır. Fethiye-Üzümlü dolmuşları ile gidilebilmektedir.

Kızılçam ağaçlarıyla kaplı alan, B tipi mesire alanıdır. 1974 yılında kurulmuştur. Alan, günübirlik piknik alanı olarak kullanılmaktadır.

Alanda, piknik yapma için uygun düzenleme yapılmıştır. Günlük ziyaretçi kapasitesi 500 kişidir. Fethiye ilçe merkezine yakınlığı nedeniyle özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görmektedir.

KARAAĞAÇ ALINCA KÖYÜ

Fethiye merkeze 31 km uzaklıktadır.

Alınca bölgenin en sakin ve gizli kalmış yeridir. Çünkü buraya toplu ulaşım araçları ile ulaşmak mümkün değildir. Kendi özel aracınız veya tutacağınız taksi ile ulaşabilirsiniz. Bölgede 1-2 tane konaklama tesisi bulunmaktadır.

Ayrıca kamping ve bungalov evler vardır. Akşam gün batımında, buranın eşsiz Cennet Koyu muhteşem güzel bir manzara sunar. Burası, Likya yolu üzerindedir ve bu yüzden genellikle Likya yolunda yürüyenler tarafından tercih edilmektedir.

OYUKTEPE KOYLARI

Fethiye merkeze 4 km uzaklıktadır. Koyda: birçok plaj bulunmaktadır. Bunlar: Turun Pınarı, Akvaryum, Aksazlar, Kuleli, Büyük Samanlık, Küçük Samanlık, Boncuklu, Mempaşa plajlarıdır.

Kuleli Koyu

Fethiye merkezde, İskele yolundan Karagözler istikametine giderken buraya ulaşabilirsiniz. Koyun bir tarafı deniz, bir tarafı ise yemyeşil ormanlık alandır.

Aksazlar Koyu

Fethiye merkez Sahil yolundan Aksazlar istikametine giderseniz, buraya ulaşabilirsiniz. Buradaki plaj, özel beyaz kum getirilerek sonradan dizayn edilmiştir. Plaj bölümünde, şemsiye, şezlong, tuvalet ve duş imkanı bulunmaktadır. Deniz dalgasız ve sığdır.

Küçük Boncuklu Koyu

Fethiye merkezinin batısında bulunan koy, merkeze 5 km uzaklıktadır. Burada: deniz oldukça berraktır ve sakindir. Denizin tabanı büyük çakıl taşları doludur ve deniz ayakkabısı ile girmeniz önerilir. Sahil ise, kum ve çakıl karışımıdır.

Büyük Boncuklu Koyu

Fethiye merkezin batısında, merkeze 4 km uzaklıktadır. Deniz temiz ve berraktır. Deniz yavaş derinleşir. Bu bölgede, orman içindeki kamp alanlarında konaklayabilirsiniz. Bungalov evler veya çadır imkanı bulunmaktadır.

Küçük Samanlık Koyu

Fethiye ilçe merkezinin batısında, yaklaşık 3 km uzaklıktadır. Burada aşağıda belirttiğim gibi Küçük ve Büyük Samanlık olarak iki koy olmasına rağmen, yörenin yerlileri, her iki koyu tek bir koy olarak yani “Samanlık Koyu” olarak bilirler. 

Deniz oldukça temizdir ve diğer koylardan farklı olarak burada iki tane iskele bulunmaktadır. Deniz: sığ ve dalgasızdır. Bu yüzden yüzme bilmeyenler ve çocuklu aileler tarafından tercih edilmektedir.

Plajda bulunan tesiste: şezlong ve şemsiye kiralama imkanı bulunmaktadır. Ayrıca, sahilde büfe, restoran ve kafeterya vardır. Koyda bulunan büfede bazı ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Ama buraya gelenler, genellikle kendi yiyecek ve içeceklerini yanlarında getirirler.

Büyük Samanlık Koyu

Fethiye merkezin batısında, merkeze 7 km uzaklıktadır. Koy, hem piknik yapmak ve hem de denize girme olanakları sunar. Piknik masaları vardır. Çocuklar için ise oyun parkı bulunur. Bisiklet ve yürüyüş parkurları da mevcuttur. Özellikle hafta sonlarında oldukça fazla kalabalıktır.

Fethiye

ONİKİ ADALAR

Fethiye körfezinin: kuzeybatısında bulunmaktadır.

Burayı: balıkçılar “Karanlık içi” olarak isimlendiriyorlar. Özellikle: mavi yolculuğa çıkan tekneler, bu bölüme kesinlikle uğruyor. Ayrıca: Fethiye ve Göcek bölgelerinden, günübirlik tekne turları ile de buraya ulaşmanız mümkün. Yörenin en önemli çekim alanlarının başında gelen bölgeye: oniki adalar ismi veriliyor.

DELİKTAŞ ADASI

Kızıl adanın kuzeybatısında irili-ufaklı adalara, bu isim verilmiş. Burada: özellikle su altı dalışı yapmak isteyenler için çok uygun ortamlar var.

TERSANE ADASI

Fethiye körfezindeki en büyük adadır. Mübadele öncesinde, burada bir Rum yerleşim yeri varmış. Mübadele sırasında, Rumlar burayı terk etmişler, günümüze kalıntılar ulaşmış.

Burada: bir gözetleme kulesi ve kısmen korunmuş durumdaki bir mezar var. Geçmiş dönemde, burada, küçük gemilerin bakım ve onarımlarının yapıldığı bir tersane varmış. Bu nedenle, adanın adı “Tersane adası” olarak anılıyor. Burada: korunaklı koylar var.

Bu koylarda, gerek balıkçılar ve gerekse yatçılar barınıyorlar. Son olarak, bu adanın kuzeybatısında bulunan Taşyaka koyu: ünlü ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir kaya üzerine yaptığı “balık” resmi nedeniyle “Bedri Rahmi Koyu” olarak anılıyor.

Koyda: yatların yanaşabilmesi için ahşap iskeleler ve salaş restoranlar, lokantalar var.

PRENS ADASI

Burada, bir prens, söylentilere göre: 30 yıl kadar önce yaşamış. Bu yüzden, ada: Prens adası olarak isimlendirilmiş. Ama, bir zamanlar burada bol miktarda yaban domuzu bulunuyormuş ve bu yüzden adaya, “Domuz adası” da deniliyor.

Ada üzerinde: kral mezarları olarak düşünülen kalıntılar var. Ayrıca, burada: teknelerin yanaşmasına uygun bir liman var. Adanın güneyinde ise, Darboğaz ve onun güneyinde: Göbün koyu var. Bu koy: mavi yolculuk teknelerinin yoğun uğrak yeri.

YASSICA ADALAR

Bunlar, irili-ufaklı 5 adadan oluşuyor. Bu adalar üzerinde, herhangi bir tesis yok. Büyükçe olanının, denize uzanan burnu ucunda, küçük bir havuz oluşmuş. Burası: çocuklar için ideal bir yüzme yeri.

Burada: günübirlik tekneleri yoğun olarak mola veriyorlar. Adaların kuzey ucunda, yüzmek için son derece elverişli sığ bir deniz var. Buranın sahil bandı ise, ince kum. Bu arada: adalar arasında yüzmek isterseniz, korkmadan deneyebilirsiniz.

İki adanın arasındaki en kısa mesafe: 12 metreye kadar düşüyor. Yaklaşık, yarım saat kadar yüzmeyi becerebilirseniz, dört adayı da yüzerek dolaşabilirsiniz. Bu arada, arzu ederseniz, adalara çıkıp, yürüyüş te yapabilirsiniz, ancak, bu yürüyüş için spor ayakkabısı bulundurmanız şart.

ZEYTİN ADA

Burası: Yassıca adaların güney ucundaki bir ada. Ama, bu adada özel mülkiyet var. Ayrıca, Osmanlı dönemine ait bir zeytin sıkma atölyesi yapısı var.

KIZIL ADA

Bu adanın bu ismi almasının nedeni: gün batarken, taş ve toprağın renginin kızıla dönüşmesi. Adanın güney ucunda: bir deniz feneri var ki halen faaldir. Adada: sadece fener bekçisinin evi bulunuyor. Adanın doğu kıyısı: deniz dalgalarından etkilenmediği için, yüzmeye elverişli. Tekneler için de, burada konaklamak mümkün.

Burada büyük bir sahil bandı bulunuyor. Adanın güneybatısında ise, Deliktaş adaları var. Bu adalar da, dalış yapma meraklıları ve balık avlamak isteyenler için çok uygun ve tercih ediliyor.

HAMAM KOYU

Burası: mavi yolculuk ve günübirlik teknelerin uğrak yerlerinin başında geliyor. Yatlar ve tekneler, burada geceliyorlar. İskelenin hemen yanı başında: bir bölümü sular altında kalarak günümüze ulaşmış, bir Bizans manastırı kalıntıları görebilirsiniz. Ayrıca, tekneden çıkıp, orman içinde kısa yürüyüş yapabilirsiniz. Kıyıda, yatlara ve teknelere hizmet veren, küçük ve şirin lokantalar var.

Fethiye ören yerleri.

Fethiye merkez gezilecek yerler.

Fethiye Kayaköy ve çevresi.

Fethiye Ölüdeniz.

Fethiye Göcek ve çevresi.

Fethiye Girme Kaplıcaları.

Fethiye Saklıkent.

Fethiye Girme kaplıcaları

Fethiye Girme kaplıcaları

Fethiye Girme Kaplıcaları: Makedonya Kralı  Büyük İskender’in sularında dinlendiği ve şifa aradığı, antik dönemlerden günümüze gelen bir kaplıca olarak öne çıkıyor. Özellikle: çocuğu olmayan kadınlar tarafından kullanılıyor.

ULAŞIM

Girmeler kaplıcasına, Fethiye ilçe merkezinden, 35 km. uzaklıkta Girmeler Köyündedir.

Muğla il merkezine ise, 160 km. uzaklıktadır.

Özel araç ile karayolundan gitmek isteyenler: Fethiye-Saklıkent yolu üzerindeki Girmeler Köyü sınırları içinde bulunan kaplıcaya ulaşabilirler. Fethiye merkezden kalkan minübüsler ise, 1 saatlik  yolculuk sonrasında buraya ulaşmaktadırlar. Ancak, unutmamanız gerekir ki, kaplıcalar, sadece yaz aylarında açıktır. Fethiye merkezli jeep safariler de buraya uğramaktadırlar.

Fethiye Girme Kaplıcaları

 

GENEL

Evet, Girmeler köyünün diğer ismi “Gebeler” köyü. Çünkü: hamile kalamayan kadınlar, söylenenlere göre, kaplıcanın şifalı sularına girdikten sonraki ilişkilerinde hamile kalıyorlarmış. Kaplıca sularından bu şekilde şifa bulanların sayısı artınca: Girmeler kaplıcalarının adı olmuş Gebeler kaplıcaları. Deniz seviyesinden yükseklik: 120 metre.

Ama; elbette, kaplıca sularının şifalı özellikleri yalnızca bununla kalmıyor. Bunun dışında, kaplıca suları: romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, kas sıkışmaları, bel fıtığı, cilt ve deri hastalıkları gibi birçok hastalıklara iyi geliyormuş.

Kükürt yönünden zengin olan kaplıca suları: ayrıca klorür, sülfat, sodyum, kalsiyum, hidrojen sülfür, bromür ve  karbondioksit de içeriyormuş. Sıcaklıkları ise, ortalama 37 derece civarındaymış.

Evet, burada dikkatinizi çekecek en büyük özellik: ana binada, içinde termal su bulunan bir havuz yok.

Açık bir düzlükte: iki farklı karstik mağara ve mağara girişleri bulunuyor. Düzlük alan 80 x 75 metre ölçülerindedir.

Doğu yöndeki A mağarasının giriş açıklığı 16 metre, derinliği yaklaşık 40 metredir. Batı yönündeki B mağarası, yaklaşık 150 metre uzunluktadır.

Mağaranın ana giriş kapısından içeri girdiğinizde: bir mağara yolu buluyorsunuz. Kaplıca, mağaranın içinde bulunuyor. Buradan, kaynaklardan birine, 50 basamaklı merdivenle iniliyor. Bu kaynak: 15 metre derinliğinde.

Diğer iki kaynaktan, biri: 5 metre ve diğeriyse 3 metre derinliğinde. Diplerinde de doğal havuzlar var. Kaynaklardan birinden alınan su ile doldurulan kapalı havuz, diğer binada, ziyaretçilere hizmet veriyor.

Fethiye Girme Kaplıcaların bulunduğu bu bölgede; kaplıcalar dışında, birçok mağara bulunması da dikkat çekiyor. Söylenenlere göre: İsli mağaralar olarak bilinen bu mağaralarda: Büyük İskender, esirleri yaktırırmış.

Mağaralar içinde, duvarlarda ve tavanlarda oldukça garip figürler görmek mümkün. İskender: aynı zamanda, bu şifalı sularda da banyo yapmış. Ayrıca: bölgede, yine gürül gürül akan “Eşen Çayı” buraya ayrı bir güzellik katıyor.

KONAKLAMA

Fethiye Girme Kaplıcaları bölgesinde konaklamak isteyenler için, burada, 55 odalı bir tesis var.

Fethiye ören yerleri.

Fethiye merkezinde gezilecek yerler.

Fethiye Kayaköy ve çevresi.

Fethiye Ölüdeniz.

Fethiye genel bilgiler.

Fethiye Göcek ve çevresi.

Fethiye Saklıkent.

 

Fethiye Saklıkent

 

Fethiye Saklıkent

Öncelikle, Saklıkent denilince, burayı Antalya-Saklıkent ile karıştırmamak gerekiyor. Burada: “Saklıkent Milli Park” alanı içinde “Fethiye Saklıkent Kanyonu” bulunuyor.

Fethiye Saklıkent ulaşım, iki yönden de olabilir. Antalya üzerinden gelirseniz; karadan ve kıyıdan olmak üzere iki yol var. Karadan olan yol: Antalya-Korkuteli-Kızılcadağ istikametinde ilerleyerek gidiyorsunuz.

Yaklaşık; 150 km. sonra anayoldan, Saklıkent tabelasını görünce sapıyorsunuz ve 16 km. sonra oradasınız. Zamanınız varsa, Korkuteli’nde; çok güzel ” Et Restoran” ları var. Uğramanızı özellikle öneriyorum, muhteşem damak tadı yemekleri var.

Evet, bu yol nispeten asfalt ve rahat. Muhtemelen 2 saat civarında, bu yolu alabiliyorsunuz. Ben bu yolu kullandım ve öneriyorum. Sahil yolu çok zamanınızı alacaktır.

Sahil yolundan giderseniz; Antalya-Kemer-Finike-Demre-Kaş-Kalkan yolundan ilerliyorsunuz. Fethiye’ye varmadan, Saklıkent’e dönüyorsunuz.

Saklıkent-Fethiye arası karayolu uzaklığı ise; 43 km. Fethiye’nin merkezinden kalkan dolmuşlar ile, 40 dakikada ulaşmak mümkün. Yorucu olmayan rahat bir yol.

Saklıkent Kanyonu

FETHİYE SAKLIKENT KANYONUNUN OLUŞUMU

Esençay vadisi, kuzey-güney yönünde, Akdeniz’e kadar uzanan bir çöküntü alanı. Kanyonun doğusunda, Esen çayı ile aynı yönde uzanan 3024 m. yüksekliğinde Akdağ var. Bu dağın, batı etekleri, kırık hatlar (faylar) ile kesilmiş. Bu büyük kırıklar, 2000 m. üzerinde kalındığı olan Akdağ kireç taşını parçalayarak, Saklıkent kanyonunu meydana getirmiştir.

Fethiye Saklıkent

FETHİYE SAKLIKENT MİLLİ PARKI

Fethiye Saklıkent Milli Parka giriş ücretlidir.

1996 yılında Milli Park olarak ilan edilen alan: dağlardan geçen vadiyi kapsar. İçinde: nehir akıntıları, akarsular, şelaleler ve kayalıklar vardır. Ama ana kaynak, 1000-1100 metre yükseklikte ve oldukça dik vadi yamaçları bulunan “Saklıkent Kanyonu” dur.

Park alanı içinden “Eşen Çayı” geçer. Eşen çayı kaynağını Akdağlardan alır.

Milli Parkın, alt seviyelerinde kızılçam toplulukları ve yukarılarda ise karaçam ve sedir ağaçları bulunur.

Fethiye Saklıkent

FETHİYE SAKLIKENT KANYONU

Fethiye Saklıkent Milli Parkı içindedir. Kanyona giriş ücretlidir. Kanyonun içinde ve dışında yeme-içme mekanları bulunmaktadır.

Kanyon, vahşi ve dik yapısı ile görülmeye değerdir. Burayı gezmeye giderseniz, yanınızda mayo veya şort olmalıdır, ayaklarınızda ise lastik tabanlı terlik veya deniz ayakkabısı bulunmalıdır. Çünkü kanyon içinde ilerlerken bazı yerlerde buz gibi suların içinden geçmeniz gerekir. Dizlerinize veya biraz daha fazla suya batmanız gerekecektir.

Burada; kalma yeri sıkıntılıdır. Ama, insanlar buraya genellikle, günübirlik olarak geliyorlar. Bu yüzden, restoranlar ön plandadır. Yani kalmaya gelen pek yoktur. Özellikle; Fethiyeliler, yazın sıcak günlerinde, buraya piknik yapmaya geliyorlar. Ağustos ayının 40 derece sıcaklığında, burada üşünecek ölçüde serin bir hava bulmak mümkündür.

Fethiye Saklıkent

FETHİYE SAKLIKENT KANYON ÖZELLİKLERİ

Fethiye Saklıkent kanyonun uzunluğu 18 km dir.

Ortalama derinlik ise 200 metredir. Bazı yerlerde yükseklik o kadar fazladır ki, güneş ışığı görülmez.

Eşen çayının bir kolu olan “Kocaçay” kanyonun içinde akar. Kanyonun girişindeki su debisi saniyede 14-17 metre küptür yani oldukça fazladır.

Evet, kanyondaki yürüyüş alanının toplam uzunluğu 18 km dir ve bu yolu bitirmek profesyonel almayanlar için mümkün olmaz. Zaten parkurun birçok yerinde, tehlikeli geçişler bulunuyor. Bu yüzden gidebildiğiniz kadar gidip, sonra geri dönmelisiniz.

Giriş için son bir not: kanyon içinde bazı yerlerde suların içinden ilerlemek gerekiyor, bu yüzden kanyon gezisi küçük çocuklar için pek uygun olmamaktadır.

Fethiye Saklıkent

FETHİYE SAKLIKENT KANYONDA GEZİ PLANI

Antalya-Fethiye karayolundan, Fethiye Saklıkent tabelasını gördükten sonra anayoldan sapıyorsunuz. Dar bir yoldan yaklaşık 16 km. ilerledikten sonra, Fethiye Saklıkent’e varıyorsunuz.

Ücretini ödeyerek, özel aracınızı park edebileceğiniz otopark var. Sorun yok. Burada, gayet lüks tuvalet bile yapılmış. Sonra: nehrin aktığı yerin hemen kıyısından, kayaların arasına açılmış demir parmaklıklı bir kapıdan kanyon bölgesine giriyorsunuz. ( Ücret ödemeniz gerekiyor.)

Nehrin hemen solunda, kanyon duvarına tutturulmuş tahta iskeleler var. Bu tahta iskeleler, kayalara açılan deliklere bağlanmış. İlk anda, bunlar sizi ürpertebilir.

Hani güvenlik problemi olabilir mi diye?

Buranın tek tehlikesi, birkaç yıl önce, nehrin doğduğu bölümün yukarı kısmından yani kuru bölümden, gelen ani bir sel, bu kuru bölümde yürüyüş yapan insanların güvenliği açısından tehlike yaratmış.

Yoksa, bu tahta iskeleler ile ilgili herhangi bir sorun yaşanmamış.

Ama, umarım günü geldiğinde ki çünkü bunların bölgedeki nemli ortam nedeniyle belli bir kullanım süresi vardır, bu iskeleleri yenileriyle değiştirirler.

Evet, devam ediyoruz

Bu tahta isleler üzerinden, bazen tek sıra halinde, bazen iki sıra halinde yürüyorsunuz.

Fethiye Saklıkent

Fethiye Saklıkent

Yaklaşık 100 m. yürüdükten sonra, Karaçay’ın, büyük bir gürültü ile patlayarak, yeryüzüne çıktığı yere geliyorsunuz.

Bu bölüm: 50-60 m. genişliğinde. Kanyonun en geniş yeridir.

Evet; burada, yani Karaçay’ın doğduğu (sol yanda) yerin hemen önünde, su sığdır. Mevsime göre, suyun yüksekliği yaklaşık 120-140 cm olabiliyor.

Zaten yağışın bol olduğu ve sel tehlikesi olduğunda, kanyon girişini ziyarete kapatıyorlar.

Akıntı hızlı ama suyun sığ olması nedeniyle, ziyaretçiler burada, nehrin karşı kıyısına, çapraz geçerek, kuru bölüme ulaşıyorlar.

Yani; suyun içine, diz ve biraz üstü seviyeye kadar girerek, karşı tarafa geçebilirsiniz.

Yalnız; su aşırı soğuk ve ayrıca, nehrin tabanı yani suyun içi, çakıllı ve mevcut kayalar kayıyor.

Yani: ayağınızda, altı kaymayan bir terlik, tokyo bulunması şart. Eyer, bunları yanınızda getirmedi iseniz, unutmayın, kanyon bölgesine girmeden önce, terlik-tokyo kiralayan birkaç yer var. Buradan temin edebilirsiniz.

Evet, burada gerçekten su çok soğuk ve nehrin tabanı kayıyor. Tedbirli olmanız şarttır.

Karşıya geçmeden, bulunduğunuz yerden, bu doğa harikası olayı seyretmekle de yetinebilirsiniz.

Ancak; nehrin karşısına geçmenizi mutlaka öneriyorum. Yine de, küçük çocuklar için uygun değildir.

Evet, nehrin karşısına geçtiniz.

Burada, nehrin kıyısında kuru bölüm vardır. Yani, nehrin doğduğu ve aktığı bölümün, üst kısmına geçtiniz. Nehir, aşağı doğru akıyor. Ama, kanyon yukarı doğru da devam ediyor. Bu bölümde, yürüyerek ilerliyorsunuz.

Fethiye Saklıkent Çamur Banyoları

Fethiye Saklıkent Çamur Banyoları

Çamur Banyosu

Eşen çayı ve Karaçay’ın birleştiği yerde bulunan çamur havuzunda, çamur banyosu yapmak mümkündür. Akdağ zirvesinden yoğrularak gelen, zengin mineral bileşimi çamurun cilde çok faydalı olduğu söyleniyor.

Çamur havuzunda 30 dakika boyunca çamura bulanan ziyaretçiler, bir süre de birbirlerine su ve çamur atma savaşı yapıyorlar, ardından Karaçay ve Eşen çayının birleştiği yerde, buz gibi suya atlayarak yıkanıyor ve vücutlarındaki çamuru temizliyorlar.

Ancak bu su aşırı soğuktur. Son bir not: çamur havuzuna girildiğinde rehberler guruba bir şaka yapıyorlar “Çamur banyosunun aslında Fethiye’nin lağım suyu ile dolu olduğunu söylüyorlar”

Evet kanyonda ilerlemeye devam ediyoruz

Burada, ilerleyince, tabandan 2-3 m. yükseklikte, incir ağaçları ile kaplı alanlar göreceksiniz.

Düzlüğün hemen arkasında ise, yamaçlardan küçük çağlayanlar, sular akıyor. Bu bölümde, kanyon yamaçlarında, birbirinden farklı yüksekliklerde 20’ye yakın irili-ufaklı mağara var. Bu mağaralarda, sağ yamaçtaki büyük mağara 150 m. uzunluğunda imiş. Sol yamaçtaki mağaraya ise, 50 m. lik bir galeriden sonra giriliyormuş. Kanyonda, fazla ilerlemenizi önermiyorum. Zaten, bazı yerler öyle dar ki, gökyüzü görünmüyor. Bazı yerlerde ise, ilerlemek için, büyük kayaların üzerinden aşmanız gerekiyor.

KANYONDA GERİ DÖNÜŞ

Aynı yoldan geri dönüyorsunuz. Çıkışta; sizi halk pazarı karşılıyor. Hemen otopark ile nehir arasındaki bölümdedir. Burada, yöreye uygun: baharat, meyve ve hediyelik eşyalar bulmanız mümkündür.

Satışlar pazarlıklıdır. Size tavsiyem: mısır inciri denilen, buraya has bir meyve var, onu tadın. Son derece güzel bir tadı var.

Ayrıca; halk pazarını gezdikten sonra; suların üzerine kurulmuş ahşap balkonlarda; sedir ve kilimlerin üzerinde mutlaka alabalık yemelisiniz. Muhteşem bir tat. Alabalığın lezzeti başka yerlerdekilere benzemiyor.

Zaten, bölgede çok miktarda alabalık çiftliği var ve özellikle soğuk sularda yetiştirilen, üretilen alabalıkların lezzetinin muhteşem olduğu söylenir. Balık sevmezseniz, çayınızı yudumlarken, gözleme yemeyi tercih edebilirsiniz.

SAKLIKENT MİLLİ PARKI VE YAKINLARINDAKİ DİĞER YERLER

Gizlikent Şelalesi

Gizlikent Şelalesi

Fethiye Saklıkent Milli Parkında, kanyonun biraz ilerisinde 1 km uzaklıktadır. Yani Saklıkent kanyonundan araba ile 5 dakika uzaklıktadır. Araçlar için otopark parası 10 TL. dir.

Ancak arabadan indikten sonra da şelaleye ulaşmak için yürüyüş gerekiyor.

100-150 basamaklı bir merdivenden aşağıya inip, yaklaşık su içinde, 300-350 metre yürüdükten sonra şelaleye ulaşılıyor. Yürünen su soğuk değil, yani yürümesi nispeten keyifli ancak uygun ayakkabı yani terlik giymelisiniz.

Yani, uzun ve zorlu bir patikadan sonra buraya ulaşabilirsiniz.

Ancak bu zorlu yürüyüşün sonunda muhteşem güzel bir tabiat harikası göreceksiniz. Şelaleye vardığınızda, şelalenin döküldüğü yerde suya girebiliyorsunuz.

Ayrıca “zipline” yapabilirsiniz.

Yalnız unutmayın: şelaleye gitmek yani bu zorlu yolculuğu yapmak için yaş durumuna dikkat etmek gerek, yüzlerce basamak çıkıp derede yürümek oldukça yorucu oluyor, küçük çocuklarla da bu yolculuğu denemeyiniz. Bu yolculuk gidiş olduğu gibi bir de aynı yoldan dönüş yani merdiven yukarı çıkış vardır.

Şelalenin girişince çok büyük bir restoran bulunuyor. Bu restoranda yemek yerseniz, girişte ödediğiniz ücreti, yemek bedelinden düşüyorlar.

Şelale Yakapark

Şelale Yakapark

Şelale Yakapark

Gökpınar Mahallesi Yakaköy içindedir. Yakaköy’den 1 km yukarıdadır. Jeep safarilerin uğrak noktasıdır. Tlos antik kentini gezip dönüşte dinlenmek için uğranılır. Tlos antik kentine 2 km uzaklıktadır. Otoparkı vardır. Yolu sıkıntılıdır, köy yolu ve yokuştur. Oldukça fazla ağaçlık bir yerdir. Anıt ağaçlar vardır.

Şelale Yakapark

Sulara iyi yön vermişler, kademeli teraslar, havuz, su kanalları ve su sesinin yoğun olduğu ve yeşillikli bir ortamdır. Ayrıca hamaklar ve salıncaklar vardır. Restoran bölümünde taş masalar ve köşkler, yani özel bölümler bulunmaktadır.

Burası: asırlık çınar ağaçları arasına kurulmuş ve yer sofralarında doğal ortamda pişirilen saç ekmeği yiyebileceğiniz, bal, tereyağı, zeytin ve köy yumurtası tadabileceğiniz ideal kahvaltı mekanları vardır.

Şelale Yakapark

Burada, gezi gurupları, genellikle mola veriyor ve kahvaltıda, yukarıda sözünü ettiğim doğal gıdalar yeniliyor veya öğle ve akşam yemeklerinde ise “alabalık” servis ediliyor. Tamamen doğal bir ortamdır. Ortalıkta dolaşan tavuklar-horozlar vardır. Bu doğal ortamı yaşamak isteyenler, gidebilirler.

Tlos antik kenti Tiyatrosu

TLOS ANTİK KENTİ

Fethiye-Korkuteli karayolu üzerindeki Kemer bucağından 13 km uzaklıktaki Yaka köyünde, Kale Mahallesinde Akdağların yamacındadır. Fethiye merkeze toplam 35 km uzaklıktadır. Saklıkent’e ise 8 km uzaklıktadır. Giriş ücretlidir, giriş ücreti 10 TL dir.

Ören yerinin girişinde, yol kıyısında çok miktarda çay bahçesi vardır. Dönüşte burada yorgunluğunuzu özellikle köpüklü ayran içerek giderebilirsiniz.

Şehrin Hikayesi

Bölgenin en eski kentlerinden birisi olarak, ilk kuruluşunun MÖ 2000’li yıllara kadar uzandığı sanılmaktadır. Çünkü burada tesadüfen bulunan bir balta, MÖ 2000’li yıllara aittir.

Yani şehir MÖ 2000’li yıllarda “Talawa” ismiyle yazılı kaynaklarda görülmektedir.

Bu yöre hakkında, MÖ 14’ncü yüzyıldaki Hitit yazılı belgelerinde, Lukka topraklarındaki “Dlawa” kenti diye söz edilmektedir. Bölgedeki Hitit dönemi yerleşimi, arkeolojik buluntularla kanıtlanmıştır.

Öte yandan, bu bölgedeki ilk yaşam izleri, Hititlerden de önceye gitmektedir. Bu durum: Tlos Teritoryumunda bulunan kalıntılar ve arkeolojik verilerle kanıtlanmıştır.

Dlawa kelimesi zamanla “Tlawa” olarak değişmiş ve ardından Likçe bir ifade olan “Tlos” kelimesi kullanılmaya başlanmıştır.

Yunan mitolojisine göre

Kentin ismi “Tlos”, Tremilus ile Prokside’nin 4 oğlundan biri olan Tlos’dan gelir.

Şehir, MÖ 2’nci yüzyılda, Lykia Birliğine girer ve Likya uygarlığının 6 büyük kentinden birisi olur.

Ancak spor merkezi olarak öne çıkmaktadır.

Bizans döneminde de varlığını sürdürür ve 19’ncu yüzyıla kadar varlığını sürdürebilmiş nadir antik dönem şehirlerinden birisidir.

Şehir: 19’ncu yüzyılda ise terk edilir.

ANTİK KALINTILAR

Kent, aslında geniş bir alana yapılmış olmasına rağmen, kalıntılar, Akropol çevresinde yoğunlaşmıştır. Ama özellikle antik kent girişinde, Akropolün hakim görüntüsü, sizi hemen etkileyecektir.

Akropol

Ören yerinin önünde, Osmanlı yapısı bir kalenin gizlediği ve 500 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde kentin Akropol’u bulunmaktadır. Akropolün çevresi yer yer sur duvarlarıyla çevrilidir. Akropolün hemen kuzeydoğu yönünde ise, sur duvarları ve kaya mezarları vardır ki, bunların Likya döneminin kültürünü yansıtan önemli eserler olduğu görülür.

Akropolün eteğinde: stadyum, hamam, tiyatro ve bazilika kalıntıları vardır.

Tlos antik kenti mezarlar ve Roma hamamı

Mezarlar ve Roma Hamamı

Antik şehirde ilk dikkati çeken, kent Akropolünün kaya bloğu üzerine kurulmuş olan mezarlıktır.

Bu mezarlıkta: Likya uygarlığının en güzel ev tipi mezarlarını görebilirsiniz.

Buradaki gezinizde, Agoranın taş kemerli kapılarından girdiğinizde, karşınıza, hemen bir “Roma Hamamı” çıkar. Ama o günün koşullarında yapılmış, alttan ısıtmalı bir yapı olması ilginçtir. Hamamda: termal su kullanılıyormuş.

Hamamın giriş kısmında soyunma odası vardır. Sıcak odada terleyen, dönemin ziyaretçileri, yıkanıp kurulandıktan sonra, dinlenme odalarına geçiyorlar ve oradaki sedirlere uzanarak şarap içiyorlarmış.

Bellerophon ve Pegasus Mitolojisi

Tlos şehrinde, antik dönemde anlatılan efsanelere göre, mitolojik kahramanlardan “Bellerophon” yaşamıştır.

Bellerophon, uçan kanatlı atı “Pegasus” ile bilinmektedir. Bellerophon’un maceraları, kazara bir kişiyi öldürmesiyle başlar. Bu cinayetin ardından, şehri terk eder ve günahlarından arınmak için Kral Proitos’un yanına gider. Kral Proitos’un karısı Bellerophon’a aşık olur ve ondan bir buluşma ister.

Bellerophon bunu kabul etmez, bunun üzerine Bellerophon’un kendisini baştan çıkarmak istediğini söyleyerek kocasına şikayette bulunur.

Kral Belerophon’a bir mektup vererek onu Lykia Kralı İobates’e gönderir. Mektupta: İobates’ten bu mektubu getireni öldürmesini ister.

İobanes, mektubu okuduktan sonra Bellerophon’na canavar Khimaira’yı öldürmesini ister. İobates, Bellerophon’un tek başına canavarın üstesinden gelemeyeceğini düşünmüştür.

Ama Bellerophon bir gün Korinthos’ta Peirene pınarından su içmekteyken bulduğu kanatlı at Pegasus’a binerek havalanır ve doğruca Khimara Canavarı’nın tepesine çöküp onu bir vuruşta öldürür.

Bellerophon Kaya Mezarı

Akropolun kuzeyinde, titan kayalığının düzleştirilmiş bir terasın önünde oluşturulmuş ve 4 sütundan ibaret bir İon tapınağının cephe düzenlemesini yansıtan görkemli bir mezar bulunmaktadır.

Bunun süslemeleri arasında en dikkat çeken: “Kanatlı atı Pegasus’un üzerinde, üç başlı canavar Chimera ile savaşırken” yaşananlar resmedilmiştir.

Bu mezar yapısı: giriş bölümündeki 2 sütun ve 3 bölümlü duvar ve ortada süslerle bezenmiş kapı motifi, iki yandan mezar odasına giden kapılar ile ilgi çeker.

Yan yana iki mezar odası ve girişte bir ön odadan oluşan kaya mezarının içinde: diğer mezarlarda olduğu gibi ölü yatakları yani klineler vardır.

Tiyatro

Şehrin diğer önemli yapısı: “Tiyatro” dur.

Tiyatroda, sahne ile seyirci arasında bir duvar yoktur. Bu yüzden, buranın bir arena değil, sadece konser ve gösteri amaçlı kullanıldığını ifade etmektedir.

Geniş kapılar ilginçtir. Sanırım giriş-çıkışların çabuk yapılması için böyle düzenlenmiştir. Aynı zamanda, mükemmel bir akustik vardır.

Sahnedeki taşlar arasında, çift başlı kartal ve insan kabartmalarına  dikkat edin.

Tiyatroda yapılan araştırmalar sırasında bulunan heykellerden 3 tanesi erkek ve 2 tanesi kadındır.

Her biri 2.10 metre yüksekliğinde olan erkek heykelleri, askeri zırh içindedir. Roma imparatoru Hadrianus, Marcus Aurelius ve Antonius Pius’dur. Bu heykeller günümüzde Fethiye Müzesinde sergilenmektedir.

Kemerli Kapı

Kalenin altındaki düzlükte, Likya dönemine ait duvar-sur kalıntıları görülmektedir. Bunların arasında kemerli kapı ilgi çeker. Kapı 9 metre genişlikte ve 6 kemerlidir.

Fethiye ören yerleri.

Fethiye merkezi gezilecek yerler.

Fethiye Kayaköy ve çevresi.

Fethiye Ölüdeniz.

Fethiye genel bilgiler.

Fethiye Göcek ve çevresi.

Fethiye Girme Kaplıcaları.