Kayseri Yahyalı

k.kapuzbaşı şelalesi.2
Kayseri Yahyalı


Kayseri Yahyalı, Turizm olarak “Aladağlar Milli Parkı “ ile öne çıkıyor. Kayseri, Adana, Niğde il sınırlarının kesiştiği noktalarda ilan edilmiş olan milli park alanının; yüzde 60 kadarı Kayseri İli sınırlarına giriyor. Bu bölgede ise: doğa harikası “Kapuzlu Şelaleleri, Hacer Ormanı, Yedigöller” bulunuyor.

k.hacer ormanı.1
Kayseri Yahyalı Hacer Ormanı

HACER ORMANI

Yahyalı ilçesine, yaklaşık 80 km. uzaklıkta bulunan Hacer Ormanları, 18 bin hektar alanı kaplamakta ve Yahyalı Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ormanlardır. Türkiye’nin en önemli post ormanı olması özelliğini taşıyor.

Çevresi çok dik yamaçlardan oluşuyor. Ormanda halen yaban hayatı sürüyor ve helikopter pisti var. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan, basamaklı katlarda yaban keçileri yaşıyor.

Orta Toroslar üzerinde bulunan Demirkazık dağının güney ve doğuya uzanan kolları üzerinde yer alan bu ormanlar, Zamantı Irmağı istikametinde uzanan 600-2000 metre rakımlarında, sürekli kar mıntıkası halindedir.

Hacer ormanında bulunan 4 su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak da değerlendirilen, Soğuk pınardır. 2750 hektarlık bir alana sahip, Hacer ormanı florasını: göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturuyor.

Ormanda bir çok mağarada bulunuyor. Bunlardan en önemlisi: halen Ulupınar köylüleri tarafından “doğal soğuk hava deposu” olarak kullanılan bir mağara var. Buna: toprak taş mağarası deniyor.

k.zamantı ırmağı.1
Kayseri Yahyalı Zamantı Vadisi

ZAMANTI VADİSİ

Zamantı ırmağının taşındığı vadi, Yahyalı ilçe hudutları içinde 50 km. uzunluğa ulaşıyor. Vadi içinde bulunan Yeşilköy köyü ile Büyükçakır köyleri arası “rafting” için çok uygun. Zamantı ırmağının üzerinde: 4,5 ve 6 derecede zorluk taşıyan parkurlar bulunuyor.

k.yedi göller.1
Kayseri Yahyalı Yedi Göller

YEDİ GÖLLER

Toros Aladağlar Milli Parkının, Hacer ormanı ve Kapuzbaşı takım şelaleleriyle birlikte, en önemli bölümüdür. Yedigöller adı ile bilinen mevkide, irili-ufaklı yedi adet göl bulunmaktadır. Yedigöller’e, Ulupınar köyü, Hacer ormanından 6-7 saat süren bir yürüyüşten sonra ulaşmak mümkün.

Yahyalı’ya 70 km. uzaklıkta bulunan bu göllerin en büyüğü, Direk gölüdür. 3150 metre rakımda bulunan göllerin derinliği bilinmemekle birlikte, bu göller kar ve buzul suları ile beslenmektedirler.

Yedi göllerden yaklaşık 10 km. doğuda bulunan Soğukpınar ise, 1700 metre rakıma sahiptir. Buradaki ormanlık alan ise 687 hektar civarındadır. Fiziki coğrafyası nedeniyle, Türkiye’nin en önemli doğa yürüyüşü alanlarından biridir.

Temmuz ayının ilk haftasında: göl sayısı 80’e ulaşır. Karlar eriyip, azaldıkça, sonbaharda, ikinci ilkbaharın çiçekleri açıyor. Sonra karlar erir ve Aladağlar, Karadağlar oluyor. Göllerin tamamı: kar ve buzul suları ile besleniyor.

k.kapuzbaşı şelalesi.1
Kayseri Yahyalı Kapuzkaya Şelalesi

KAPUZKAYA  ŞELALESİ

Evet; Kapuzbaşı şelaleleri, 500 metrekarelik bir alan içinde, 7 tane şelaleden oluşan ve doğa çatlağından, kayalar arasından fışkıran ve 30 ile 76 metre yükseklikten, dökülen, debisi çok büyük ve yaz-kış aylarında sürekli akan kaynak şelaleleridir. Bunu tek bir şelale olarak algılamayın. Toplam 7 şelale var ve hepsi farklı yüksekliklerden dökülüyorlar.

Kapuzkaya şelaleleri: Soğukpınar’dan 18 km. uzaklıktadır. Yahyalı ilçesinin, Küçükçakır köyünün, kuzeyinde bulunan Ensenin Tepesinde bulunuyor. Kayseri’ye toplam; 165 km. uzaklık var. Yol: yaklaşık 2 saatlik bir yolculuk sonucu gidiliyor.

Şelalelerin bulunduğu yer; Yahyalı’ya, 55-65 km. uzaklıkta olup, ulaşım iki yoldan sağlanıyor.

Yollardan birisi Yahyalı-Dikme-Çamlıca-Ulupınar-Kapuzbaşı güzergahıdır. Bu yol: 65 km. dir. Diğeri ise, Yahyalı-Dikme-Delialiuşağı-Yeşilköy-Balcıçakırı-Kapuzbaşı güzergahıdır. Bu yol ise; 55 km. dir. Her iki yol da, pek düzgün değil.

Sonuçta: stabilize, toprak, dar ve virajlı. Yaklaşık bu mesafe de. 2 saat yolculuk gerektiriyor. Büyük bölümü orman içinde geçen bir yolculuk. Denizden: 2000 metre yüksekte olan buraya, mutlaka yazın gitmelisiniz, kış şartlarında ulaşım çok ama çok zor.

Kapuzkaya Şelaleleri, irtifa akışı itibarıyla, Niagara’dan (55 m), Finlandiya’da bulunan İmatra’dan (25 m.), Erzurum’daki Tortum’dan (50 m.), Antalya’da bulunan Düden’den (25 m.) ve Manavgat’tan (5 m.) daha büyüktür.

Bu ölçüleri ile: dünyanın en yüksek ikinci şelalesi durumundadır. Aktığı yerin rakımı: 700 metredir. Debinin çok yüksek olması nedeniyle: su zerrecikleri çok geniş bir alana yayılıyor ve bu durum, özellikle yaz aylarında, güzel bir serinlik duygusu yaratıyor.

Evet: burada iki tane şelale var. Bunlar: 10 metre ve 20 metre dökülüyorlar. Yine bu şelalelerin bulunduğu tepenin: doğu ve güney yamaçlarında, irili-ufaklı büyük gürültü ile akan şelaleler var.

Bunlar: Suarası deresine dökülüyorlar. Oradan da: Zamantı ırmağına karışıyorlar. Yörede: toplam 7 tane şelale var. Bunlardan: 5 tanesi büyük, 2 tanesi ise küçük. Yükseklikleri ise: 30 ile 76 metre arasında. Bunların hepsi: dereyi besliyorlar.

Doğudaki 3 şelale, “Takım şelale” adını alırlar ve yükseklikleriyle tanınırlar.

ELİF ŞELALESİ

Yayvan ve dağınık olup, çevresi mesire yeridir. Çıkış ve bir arada bulunma özellikleri itibarıyla, toplam debisi yaz aylarında, saniyede 28 bin litreye kadar ulaşır. Deniz seviyesinden 700 metre yüksekliktedir.

Çağlayan sularının sesi ve süt beyazı rengi ile vahşi doğanın en görkemli görüntüsünü ve karşı koyulmaz gücünü ortaya koymaktadır. Şelale sularının boşaldığı vadi tabanında, ancak çok temiz sularda yaşayan kırmızı fosfor benekli şelalelere özgü alabalıklar yaşamaktadır.

YEŞİLKÖY ŞELALELERİ

Yeşilköy köyüne, 3 km. uzaklıktadır. Zamantı ırmağının, iki yakasında akmakta olup, Antalya-Düden şelalesine benzer niteliktedir. Zamantı ırmağının üstünü kapatan tabii bir köprünün baş kısmında bulunan şelalelerin, büyüğü 20 metre ve küçüğü 10 metre yüksekliğindedir.

Günün belirli saatlerinde, dönüşümlü olarak çekilen ve geri gelen sularıyla, halk arasında bir takım söylentilerin doğmasına neden olmuştur. Yeşilköy şelalesinin döküldüğü yer ile bu yerin biraz yukarısında, doğal olarak oluşmuş, 2 adet yer köprüsü var. Bu yerlerde, zamantı ırmağı kaybolup, tekrar ortaya çıkıyor. Oldukça ilginç.

Evet: gerçekten görkemli bir görüntü sunan şelaleler, mutlaka görülmeye değer. Zamanınız varsa, mutlaka bu güzellikleri görün. Dediğim gibi, 700 metre yükseklikten (bu yükseklik, şelalenin yüksekliği değil, şelalenin döküldüğü yerin rakımı, yani denizden yüksekliği )aşağı doğru akıyorlar, dünyada ikinci, bu tür bir şelale başka yerde göremezsiniz.

Kayseri tanıtımı.

Tomarza tanıtımı.

Felahiye tanıtımı.

Özvatan tanıtımı.

 

Kayseri Tomarza

Kayseri Tomarza: Kayseri il merkezinin hemen güneyinde, halı dokumacılığının öne çıktığı bir yerleşim yeridir.

Kayseri Tomarza

ULAŞIM

Tomarza, bağlı bulunduğu Kayseri il merkezine, 55 km. uzaklıktadır. Tomarza-Ankara arasındaki uzaklık: 405 km. Tomarza-Ürgüp arasındaki uzaklık: 129 km. Tomarza-Niğde arasındaki uzaklık: 145 km.

TARİHİ

Tomarza ismi: tarih sahnesinde ilk kez, 16’ncı yüzyılda Erciyes dağı adlı bir yazılı eserde, Jennings isimli bir batılı yazar tarafından kullanılmıştır. Tarih sahnesinde, yörede egemenlik kuran uluslar: Kapadokyalılar, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar.

Bizanslılar: Anadolu’yu ele geçirdiklerinde, Kafkaslardan gelen yaklaşık 50  bin civarındaki Ermeni, Anadolu’nun diğer yöreleriyle birlikte, buraya da yerleşmişlerdir. Çünkü: Türk-İslam akınlarına karşı, bunları bir tampon olarak kullanmak istemişlerdir. Tomarza adı da, buradan gelmektedir.

1071 yılındaki Malazgirt zaferinden sonra ise, Uygur Türkleri ve İran’dan gelen Avşar Türkleri, bölgeye yerleşirler. 1877-1878 yıllarına gelindiğinde ise, doğu Anadolu’daki Rus işgalinden çekilen muhacir Türkler, yöreye yerleşirler.

Tomarza: 1953 yılında ilçe olmuştur.

GENEL

İlçe merkezi, düz bir arazi üzerinde kurulmuştur. İlçe merkezinin, denizden yüksekliği: 1350 metredir.

İklim özellikleri değerlendirildiğinde: yörede karasal iklim hüküm sürdüğü ve buna bağlı olarak kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kurak geçtiği görülmektedir. Kış aylarındaki yağışlar, yağmur ve kar şeklindedir. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı, çok fazladır.

İlçe halkının ekonomik etkinlikleri, tarım, hayvancılık, işçilik ve halı dokumacılığı üzerinde yoğunlaşmıştır. Rakımın yüksekliği ve iklimin elverişsizliği nedeniyle, meyve üretimi yoktur.

NE YENİR-NE İÇİLİR

Tomarza yöresine yolunuz düşerse, burada tatmanızı önereceğim yöresel lezzetler: kabak çiçeği dolması, sulu döğme köftesi ve bulgur köftesidir.

Ayrıca, Kayseri yöresine has genel bir lezzet olan: hingel mantısı ve tepsi mantısı deneyebilirsiniz.

KONAKLAMA

Öğretmenevi           Şehit Tamer Gülveren Cad. Hükümet konağı arkası. 352-6612973

GEZİLECEK YERLER

TOMARZA KİLİSESİ

İlçe merkezinde, Cumhuriyet mahallesindedir.

Kayseri Tomarza Kilisesi

Yapılış tarihi net olarak bilinmemekle birlikte, 19’ncu yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Yapının, ön cephesi yıkıktır. Duvarlarında, dört pencere var. Pencereler, altın işlidir. Yapı içinde ise, büyük kısmı dökülmüş freskler ve süsleme motifleri görülüyor. Süslemeler muhteşem güzel. Bu yöreye yolunuz düşerse, mutlaka görmelisiniz.

GÜLBABA TÜRBESİ

İlçe merkezine bağlı, Gülveren köyü mezarlığındadır. Köyde yaşayanlar tarafından: rüyalarında, burada bir meftun görüldüğü söylenmiş ve bölge kazıldığında, bir ceset bulunmuştur. Bunun: Gülbaba isimli bir zata ait olduğu ve bu zatın: Kıbrıs savaşına katıldığı, savaşanlara su dağıttığı ve kendisini soranlara, Kayseri-Tomarza’dan olduğunu söylediği iddia edilmektedir. Evet: ölünün bulunduğu yerde, yakın zaman öncesinde, mimari özellikler taşıyan bir türbe yaptırılmıştır.

Ürgüp tanıtımı.

Niğde tanıtımı.

Kayseri tanıtımı.

 

Kayseri İncesu

Kayseri İncesu

Tarihi kalıntıları ile öne çıkan, Kapadokya tipi yerleşimlerin benzerleri ama daha eski tarihli benzerleri olan, üzüm ile meşhur bir yöremizdir. Yakın tarihe meraklı olanlar, burada özellikle Kara Mustafa Paşa külliyesini incelerken, büyük keyif alacaklardır.

Kayseri İncesu

ULAŞIM

İncesu: Kayseri-Niğde kara yolu üzerindedir. İncesu-Kayseri arasındaki uzaklık: 30 km. dir. İncesu-Niğde arasındaki uzaklık: 116 km. İncesu-Ürgüp arasındaki uzaklık: 48 km. İncesu-Ankara arasındaki uzaklık: 350 km. İncesu-Aksaray arasındaki uzaklık: 175 km. İncesu-Adana arasındaki uzaklık: 331 km.

TARİHİ

Yörenin Kapadokya bölgesine yakın olması, Kapadokya’da oluşturulan  kültürlerden etkilenmesine neden olmuştur. Tarihi: MÖ.2000 yıllarına kadar gidebilmektedir. O dönemde: İncesu’nun bulunduğu yerde: Sadogora isimli bir yerleşim yeri bulunmaktadır. Viranşehir köyünün ismi ise: Nazians olarak bilinmektedir.

Yani: bunlar Kapadokya bölgesinin önemli yerleşim yeridir. Viranşehir ve Derabağ bölgelerinde: bu önemli yerleşim dönemlerinin izlerini taşıyan: kilise ve şapel kalıntıları görülmektedir. Ayrıca: kaya mezarları, Kırklar ini, kayalara oyulmuş birçok in görülmektedir. Ancak, bunlar: Ürgüp ve Göreme’deki benzerlerine nazaran, daha basittir. Bunun nedeni ise, bunların Kapadokya bölgesindeki benzerlerinden daha eski olduğunun kanıtıdır.

Takip eden tarihi süreçte: 1315 yılında, yöre, Osmanlı yönetimine geçer. Yavuz Sultan Selim; Çaldıran zaferi dönüşünde, bir süre burada, yani İncesu vadisinde konaklar. Sonraki dönemlerde: Bağdat ticaret yolunun buradan geçmesi nedeniyle: çevresi gür ve geniş ormanlarla kaplı yörede: sık sık eşkıya çetelerinin saldırıları söz konusu olur.

Halk, bu saldırılardan bıkar ve durumu Osmanlı yönetimine iletir. Padişah IV. Mehmet, halkın sıkıntılarının önlenmesi için, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşayı: İncesu’ya gönderir. 1660 yılında bölgeye gelen Paşa: buraya, cami, medrese, kervansaray, hamam, çeşme, fırın, dükkanlar ve su yollarından oluşan büyük bir külliye yaptırır.

Böylece: yöredeki eşkıya saldırıları önlenmeye çalışılır. Çünkü, külliyenin çevresi, sur şeklinde bir duvarla çevrilir. Yani, günümüzdeki İncesu yerleşimi: 1660 yılında Kara Mustafa Paşa tarafından kurulmuştur.

Evet, İncesu: 1876 yılına gelindiğinde, Kayseri’ye bağlı bir kaza olarak görülüyor. 1901 yılına gelindiğinde ise, ilçe merkezi olur.

İlçenin isminin kaynağı: yöre, antik dönemlerde “Sadoora” olarak bilinmektedir. Bugünkü ismi ise: ilçeden akan İncesu deresinden gelmektedir.

GENEL

İlçe merkezi: Erciyes dağının güney ve güneybatı eteklerinde kurulmuştur. Rakım: 1330 metredir. Erciyes dağı ve Tekke  dağı eteklerinde, az miktarda ormanlık alanlar görülür. İlçeden geçen, İncesu deresi, Aksu bağlarından doğar.

Ekonomik etkinliklere bakıldığında: yörede, halkın geçim kaynaklarının başında: bağcılık geldiği görülür. Eylül ayı içinde üzümler toplanır ve pekmez kaynatılarak, gerek kendi ihtiyaçları karşılanır ve gerekse pazarlarda satılarak ekonomik girdi sağlanır.

İklim özellikleri: burada, yarı kurak karasal iklim görülmektedir. Kış ayları, soğuk ve kar yağışlı geçer. Yaz ayları ise, kısa ama çok sıcaktır.

İlçede bulunan evler: kendilerine özgü yapı şekilleriyle dikkati çekmektedir. İlçe merkezinin, uzun ince ve dar sokaklarında, sıra sıra dizili bu evlerin arasında gezinmek büyük bir keyif. Bu evlere, yuvarlak kemer kapıdan giriliyor ve hemen içeride, geniş bir avlu ile karşılaşılıyor.

Kayseri İncesu

ÜZÜM- ÜZÜM FESTİVALİ

İncesu, tüflü toprakları ve kayalık bağları ile, bölgede en kaliteli üzümlerin yetiştirildiği bir yer olarak öne çıkıyor. Yörede: üzüm üretimi yüksek düzeydedir. Hatta: 30 civarında üzüm  türü yetiştirilmektedir. Yetiştirilen bu üzümler: Eylül ayı içinde toplanır: pekmez yapılarak, kurutularak, sirke, şarap, meyve suyu olarak tüketilmektedir.

1991 yılından bu yana, her yıl Eylül ayı içinde, ikinci cumartesi günü, yörede “Üzüm Festivali” şenlikleri düzenlenir. Festival etkinliklerinde: üzüm üreticileri, yetiştirdikleri üzümlerin kaliteleriyle yarışırlar. Ayrıca: konserler ve başka bir kısım gösteriler düzenlenir.

İlçe merkezindeki, büyük üzüm anıtını görünce, burada üzümün önemini hatırlayacaksınız.

NE YENİR-NE İÇİLİR

İncesu yöresinde: birçok mantı çeşidi yapılmaktadır. Bunlardan öne çıkanlar: etli mantı, sıkma mantı, soğanlı mantıdır. Hatta, peynirli mantı bile yapılmaktadır. Arzunuza göre tadabilirsiniz.

Tatlı düşünürseniz, yöreye has muhteşem bir lezzet, mutlaka: ekmek tatlısı (ekmek aşı) denemelisiniz.

NE SATIN ALINIR

Yörenin üzüm orijinli ürünleri meşhur. Özellikle: pekmez almanızı, küçük bidonlarda satılan pekmez satın almanızı öneririm. Özellikle: tahin helvası gibi beyaz ve katı olan, çalma pekmezi bulup satın alın. Çünkü: bu pekmezin yapımı çok zor ve emeklidir. Beyaz üzümden, yumurta ve çoğa denilen bir ot ile yapılır.

Bunun  dışında, unutmamak gereken son bir not: eğer halı merakınız varsa, İncesu yöresinde, birçok evde halı tezgahı bulunuyor ve ülkemizin en iyi halıları üretiliyor.

KONAKLAMA

Öğretmenevi                          Atatürk Caddesi.                               352-6913242

GEZİLECEK YERLER

Kayseri İncesu Kara Mustafa Paşa Külliyesi

KARA MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ

İlçe merkezindeki en önemli tarihi kalıntıdır. Ancak: külliyenin, günümüzde Kayseri yolu girişine gelen b ölümündeki giriş kapısı: 1925 yılında yıktırılmıştır. Kervansaraya: Kayseri yönünden gelen araba ve kervanlar: Boğazköprü de, Niğde yönünden gelenler ise Yavaş bölgesinde: İncesu derbentleri tarafından teslim alınır ve külliyedeki kervansaraya getirilirmiş. Kervansarayda, yolculara ücretsiz ekmek ve yemek verilirmiş.

Atların yemleri, ısınması ise yine ücretsiz kamu hizmeti olarak verilirmiş. Külliyeye gelen yolcular: handa kalır, namaz için camiye, temizlik için hamama giderlermiş. Çarşıda ihtiyaçlarını karşılayabilirmiş.

Böylece: İncesu zamanla canlı bir ticaret ve konaklama merkezi olmuş. I. Dünya savaşına kadar bu canlılığı devam etmiş ve daha sonra ise, canlılığını yitirmiştir.

Külliyedeki eserlerin bir kısmı, 1955 yılında restorasyona tabii tutulmuştur. 1970 yılında yaşanan sel, buranın bir süre kapalı kalmasına neden olmuştur.

KERVANSARAY

Kervansarayda: kapalı kısımda hasırlar bulunurmuş. Yatak-yorgan ise, gelen yolculara kira karşılığı verilirmiş. Böylece  temizlik sağlanırmış.

Buranın: binası ve avlu kısmındaki kemerler, iyi durumda olarak günümüze ulaşmıştır. Duvarların içinde: kemerli ve büyük bir kapıdan giriliyor. Eskiden, burada iki kanatlı, ahşap bir kapı bulunurmuş. Avlunun üç yanı: revaklarla çevrili görülüyor.

Revakların içinde ise, ocaklar görülüyor. Ölçüleri: 56 x 52 metredir. Avlunun ortasındaki menzil yeri: ot  deposu olarak kullanılmıştır. Yanlarda ise, hayvanların su içmesi için yalaklar var.

Kervansarayın hemen dışında, güneydoğuda, dere kenarında “aşhane” görülmektedir. Aşhanenin ortasında ise, büyük bir ocak yeri ve yanlarda yemek odaları görülüyor. Ancak, burası günümüzde harap halde.

Bu kervansaray ile ilgili son bir not: Faruk Nafiz Çamlıbel isimli şairimizin han duvarları isimli şiirini, buradan ilham alarak yazdığı söyleniyor.

HAMAM

Kesme taştan yapılmıştır. Yapılış anındaki orijinal durumunu korumaktadır. 4 kısımdan oluşmaktadır. Batı  duvarının ortasındaki bir kapıdan: kubbeli soyunma  kısmına girilir.

Ortada göbek taşı ve yanlarda kurnalar görülüyor. Altta ocak ve üstünde, su deposu bulunuyor. Isınan su, künklerle, duvar içlerinden kurnalara gidermiş. Isınan hava ve duman ise: duvar içlerinden ve alttan açılmış kanallar vasıtasıyla bacalara ulaşır ve oradan dışarı atılırmış.

ARASTA-ÇARŞI

Bir kısmı, eski ve orijinal halini koruyarak, günümüze ulaşmıştır. Kervansarayın hemen batısındaki sokakta, her iki yana yerleştirilmiş; derinlikleri 5 metre olan sıra sıra dükkanlardan oluşmaktadır. Sokağın eni: 10 metredir. Uzunluğu ise: 80  metredir.

Sokağın güney tarafında, yüksek kemerli bir kapı, kuzey tarafında ise bir şey yok, açık. Sokağın doğu tarafında: 13 dükkan ve takiben Kervansarayın kapısı ve sonra 5 dükkan ve aşhane var.

Sokağın batı tarafında ise: 18 dükkan var. Evet, sokak zamanla doldurulmuş olduğundan, günümüzde dükkanlar ,yol seviyesinin altında kalmış olarak görülmektedir.

Kayseri İncesu Kara Mustafa Paşa Külliyesi

CAMİ-MEDRESE

Külliyenin güneybatı tarafındadır. Önünde: dershane ve dere  tarafına uzanan yedi hücre görülüyor. Buralar: medrese olarak kullanılmış. Medresenin dershanesinde, müderrisler ders verir, yanlardaki hücrelerde ise öğrenciler ders çalışırlarmış.

VİRANŞEHİR ROMA MEZARLARI

İlçe merkezine bağlı, 10 km. uzaklıktaki Viranşehir köyündedir. Kayseri yönünden gelişte ise, Kayseri-Adana kara yolu üzerinde, 25’nci km.de, Viranşehir yönüne sapılıp, 4  km. kadar gitmek gerekiyor.

Aslında, burada yalnızca bu Roma mezar mabedi değil, birçok harabe var. Zaten bu harabeler nedeniyle, yöreye Viranşehir ismi verilmiştir.

Köy yolu üzerindeki mabet şeklinde ve bir tepe üzerindeki mezar, Romalılar döneminden kalmadır. Kesme taştan yapılmış olup, günümüzde harap durumdadır. Yine de, günümüzde Kapadokya bölgesindeki tek Roma anıtı olarak önem kazanmaktadır.

KIRKLAR İNİ- TENTEN İNİ

Bunlar: Derebağ bölgesindedir. İlçe merkezine 2 km. uzaklıktadır. Her iki mağara da, her ne kadar büyük uğraşılar sonucu yapılmış olsa da, Ürgüp-Göreme yani Kapadokya bölgesindeki benzeri mağaralara nazaran,  daha basit ve az resimlidir. Arkeologlar, bunu, bu bölgedeki yerleşimin Kapadokya’dan daha eski ve daha ilkel olduğuna bağlıyorlar.

Kırklar ini: çok büyük. Aşağıdan yukarıya doğru, ancak bir kişinin çıkabileceği bir yer var. Bu yerin, ağzı büyük bir kaya parçası ile kapatıldığında ise, hiç kimsenin buraya girmesi mümkün değil. Yani, muhteşem korunaklı bir yer. Dik bir kayalığın başında bulunuyor.

İçeride, muntazam bir kilise var. Kilisede, aydınlatma için, kayalara çukurlar oyulmuş ve buralara yağ-fitil konularak aydınlatma sağlanmış. Papazın vaaz vereceği yer belirlenmiş. Kilisenin hemen girişinde, kayalara oyulmuş, iki mezar görülüyor.

Ancak, burada kimlerin yaşadığı, kimler zamanında yapıldığı hakkında herhangi bir bilgi yok. Sadece, kilise bölümünde, 1993 yılında yapılan resmi araştırmalarda, bazı motiflere ve haç işaretlerine rastlanmıştır.

Özellikle bu haç işaretlerinin, erken Hıristiyanlık dönemlerinin ilk zamanlarına kadar gidecek eskilikte olduğu söyleniyor.

Kırklar ini bölgesinin, tam karşısında, yaklaşık 200 metre uzaklıkta, Tenten ini var. Burası da, sarp bir kayalığın yamacına yapılmıştır. Kapısını, bir değirmen taşı ile kapatmak mümkün. Burada yaşayanlar, akşam olduğunda, bu değirmentaşı ile kapıyı kapatmışlar.

Kayseri İncesu Tekgöz Köprüsü

TEKGÖZ KÖPRÜSÜ

İlçenin kuzey yönünde, Kızılırmak üzerindedir.

Süleyman Şah (Kanuni Sultan Süleyman olarak da değerlendirilmektedir) zamanında, Hacı Ali Şir (bazı kaynaklarda köprünün Mimar Sinan tarafından yapıldığı söyleniyor, net bir bilgi yok) tarafından yaptırılmıştır. Köprünün uzunluğu: 120 metredir.

Köprünün ismini de aldığı tek büyük kemeri: 27 metre çapında ve 18 metre yüksekliğindedir. Küçük kemer ise: 11.5 metre çapında ve 7.5 metre yüksekliğindedir. Eskiden: Kırşehir-Kayseri yolu üzerinde bulunan köprü, yeni yol yapılınca, günümüzde kullanılmaz olmuştur.

Niğde tanıtımı.

Ürgüp tanıtımı.

Aksaray tanıtımı.

Kayseri tanıtımı.