
Balıkesir Bigadiç: Bigadiç, Balıkesir il merkezine 38 km uzaklıktadır. Bigadiç, Sındırgı arası: 41 km. Bigadiç, Simav arası: 100 km.
TARİHİ
Bölge birçok uygarlık tarafından egemenlik alanı içinde dahil edilmiş, ancak özellikle Karesi Beyliği ve Osmanlılar zamanında iskan görmüştür.
Bigadiç tarihi süreç içinde birçok isim almış ve son olarak Bigadiç ismi kullanılmıştır.
Karesi Beyliği tarafından imar edilen şehir, bu beyliğin kervan yolları üzerindedir.
Ayrıca askeri amaçlar içinde kullanılıyordu.
Osmanlı zamanında bölgenin merkezi büyüyerek önemli bir kültür merkezi oldu.
Cami, han, hamam ve medrese gibi birçok eser yapıldı.
Meşrutiyet döneminde, yerli halk, mültecilerin iskan edilmesine karşı çıkınca, ilçe statüsü Padişah tarafından Balya’ya kaydırıldı ve uzun yıllar bu şekilde sürdü.
1942 yılında yaşanan deprem sonucunda şehir tamamen harap olunca daha sonra yeniden imar edildi.
1943 yılında ise İlçe merkezine dönüştürüldü.

Bigadiç isminin kökeni
Bugün Bigadiç olarak bilinen yerin ilk ismi “Didi Moti He” dir. Bunun anlamı “Şans Tanrıçasının İkizi” demektir.
Daha sonra Helen dilinde “Samanlar” anlamına gelen “Akhyra” sözcüğüne “Ous” eki eklenerek “Akhyraous” olmuştur.
Daha sonra bu isim Bizans döneminde “Bigadia” olarak kullanılır.
Bizans’ın son dönemlerinde, Bergama kralının oğlunun ismi olan “Bigados”, ilçeye verilmiş “Bigadiç” isminin kökenidir.

GENEL
Simav çayının geçtiği ilçe, Bigadiç ovasının doğu kenarında kurulmuştur.
Oldukça dik meyilli sırtların batıya bakan eteklerindedir.
İlçe arazisi, Simav çayının açtığı derin ve yer yer genişleyen küçük ovacık halini almış vadi ve bu vadinin doğusunda bulunan Alaçam dağlarının batıya bakan yamaçlarında yerleşiktir.
İklim olarak: Marmara ve Ege bölgesi iklim geçiş yerindedir.
Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise zaman zaman kar yağışlı, bazen kurak geçer.
Bigadiç ovası yüksek tarım kapasitesine sahiptir.
Özellikle sebze üretimi üst seviyededir.
Hayvancılıkta ise, yumurta tavukçuluğu ve etlik tavukçuluk yapılan yüzlerce tavukhane vardır.
Merkez üssü Bigadiç olan, 1942 yılında 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrasında, ilçede birçok bina yıkılmış veya zarar görmüştür. Yaşanan bu depremden sonra ovaya yakın mahallelerdeki evler zarar gördüğü için deprem sonrasında yeniden yapılaşmaya başlamıştır. Deprem sonrasında Fethibey, Abacı ve Servi Mahallelerinde tek katlı deprem evleri inşa edilmiştir. Günümüzde bu evlerden ancak bir kaçı kalmış, çoğunun yerine 3-4 katlı apartmanlar almıştır.
Bigadiç 1997 yılına kadar 3 derece deprem bölgesi olarak bilinirken, bu tarihten sonra 1 derece deprem bölgesi olarak ilan edilmiştir. Yerleşmenin 1 derece deprem bölgesine dahil edilmesi neticesinde yapılaşmanın ovaya doğru yayılması engellenmeye çalışılmış ve dayanıklı binaların yapılması için gereken tedbirler alınmaya başlamıştır.
Son olarak: 24 Ekim, 26 Ekim, 29 Ekim ve 2 Kasım 2025 tarihlerinde çeşitli büyüklükte depremler meydana gelmiştir.
BOR
Dünya Bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olan Türkiye’de bilinen Bor yatakları: Eskişehir Kırka, Kütahya Emet, Balıkesir Bigadiç ve Bursa Testelek’tir.
Bigadiç bölgesinde, 1950 yılında bir amatör madencinin topladığı örneklerin kolemanit olduğunun anlaşılması üzerine, yörede “bor” yatakları bulunmuştur.
Aramaların başlamasıyla bölge hızla gelişmiş, Türk ve Fransız şirketleri tarafından kısa sürede 17 tane ocak açılmıştır.
Türkiye, 1955 yılında dünya Bor üretiminde yüzde 3 olan payını, 1977 yılında yüzde 39 seviyesine yükseltmiş ve günümüzde ABD’nin en büyük rakibi konumuna gelmiştir.
Çünkü Türkiye’de bilinen başlıca borat yatakları, dünya rezervinin yüzde 60-70’ine sahiptir.
Türkiye rezervinin yüzde 37’si Bigadiç bölgesindedir.
Bor mineral ve bileşikleri, dünyada birçok alanda kullanılmasına rağmen, ülkemiz içinde kullanılması kısıtlıdır.

ETİ BOR BİGADİÇ İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ
Müessese müdürlüğü, ilçe merkezinin 12 km kuzeydoğusunda Osmanca köyündedir.
Madencilik faaliyetlerine 1976 yılından itibaren başlayan işletme müdürlüğü, 1980 yılında konsantratör tesisin kurulmasıyla üretime geçmiştir. Öğütülmüş ürün dünyanın dört bir yanına ihraç edilmektedir.
Cevher üretim faaliyetlerinin sürdürüldüğü burada, üretim tesislerine ilaveten idari tesisler, personel için sosyal tesisler, lojman, misafirhane ve lokal vardır. Tesislerde alanında uzman 1300’den fazla kişi çalışmaktadır.
Tesislerde çalışanlar, ilçe ekonomisine katkıda bulunmaktadır.

YAĞCIBEDİR HALILARI
18’nci yüzyıldan itibaren Karesi Sancağında görülmeye başlayan yağcı Yörükleri, Ahmet Refik Paşa tarafından 1862-1864 yılları arasında Bigadiç’e yerleştirilirler.
Bu Yörükler: hayvancılık ve dokumacılıkla meşgul olurlar.
Özgün motifleriyle hali, kilim, heybe, çuval, keçe, çul ve kepenek yaparlar.
Özellikle halı dokumacılığına yönelmişlerdir.
Bigadiç yöresinde en çok Kayalıdere köyünde dokunan Yağcıbedir halılarının en büyük özelliği: renk ve desenleridir.
Desenlerde bazı değişiklik görülse de, renkler yüzlerce yıldır hemen hiç değişmemiştir.
En çok talep gören ve üretilen çeşidi yolluklardır. Bunlar çoğunlukla çift kompozisyonludur.
Çeşitli bitkiler ve bazen hayvan motifleri kullanılır.
Halıların yüzyıllardır değişmeyen renkleri: gök (lacivert), al (kırmızı), beyaz ve siyahtır.
Ancak daha önce bitkilerden elde edilen boyalar yerine, günümüzde daha çok kimyasal boyalar kullanılmaktadır.

NE YENİR
Yöresel lezzet olarak ilk önerim “Güveç” tir.
Beldede her kasap dükkanında bir fırın vardır ve bu fırın odun közü ile kızdırılır.
Bu fırınlarda, Bigadiç’e özgü güveç pişirilir.
Toprak güveçte hazırlanan yemek oldukça lezzetlidir.

Yemekten sonra tatlı düşünürseniz, tamamen koyun peynirinden yapılan höşmerim olabilir.

AKKAYA İÇME SUYU
İlçe merkezine 28 km uzaklıkta bulunan Akkaya içme suyu kaynağı, Belediye ve halkın çalışmalarıyla ilçe merkezindeki 150 yerde yapılan çeşmelerden akmaktadır. Akkaya içme suyu, ülkemizdeki memba suları arasında en tatlı olandır.

BİGADİÇ HELVASI
Bigadiç’te geleneksel meslekler arasında helvacılıkda gelmektedir. Tahin helvası yanı sıra susamlı helva ve taş helva, ilçede yapılır. Tahin helvası “Bigadiç helvası” adı altında bütün çevrede satılmaktadır.

BİGADİÇ MESLEK YÜKSEK OKULU
Çavuş Mahallesi Atatürk Caddesindedir.
Balıkesir Üniversitesine bağlı olarak Bigadiç’te 2006 yılında açılan Meslek Yüksek Okulu, 7 bölümde, 2.000 civarında öğrenci eğitim görmektedir.
Üniversite öğrencilerinin şehrin sosyo-ekonomik yapısına önemli katkıları bulunmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

KASIM PAŞA CAMİSİ
İlçe Merkezinde Belediye caddesindedir.
Kanuni Sultan Süleyman vezirlerinden Cezerizade Kasım Paşa tarafından 1549 yılında yaptırılmıştır.
Tamamen kesme taşlardan yapılan cami, birkaç defa tamir olmuşsa da minaresi orijinal hali ile günümüze gelmiştir.

Yapıldığı dönemin tüm mimari özelliklerini yansıtan Kasım Paşa Camisinin duvarlarında 1901 tarihli levhalarda hat sanatının değişik örneklerini görmek mümkündür.
Cami, günümüze ibadete açıktır.
2021 tarihinde tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Sancak:
Yakın zaman önce camide bulunan tarihi sancak, caminin kapısının kilidi kırılmış ve çalınmış, sancak daha sonra bir başka caminin bodrumunda bulunmuştur.
Tarihi sancak, Kasımpaşa camisinin minberinde asılıdır.
1908 yılında Edirne’den getirilen sancak, Bigadiçli muvazzaf askerler tarafından, aralarında para toplayarak Edirne Kız Mektebine yaptırılmıştır.
2 Mart 2013 tarihinde bu tarihi sancak, caminin kapısının kilidi kırılarak çalınmış, yaklaşık 4 aylık polis çalışması sonucunda başka bir caminin (Balıkesir’deki Fatih Camii) bodrumunda ele geçirilmiştir.

YEŞİLLİ CAMİ
İlçe merkezinde: Kuyu Mahallesi Tosunpınarı Caddesindedir.
1715 yılında Bigadiçli Çavuşzade İsmail Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Cami düzgün haç planlıdır.
Minaresi kuzeydoğuda bulunan caminin son cemaat yeri, 6 sütunludur ve caminin kuzeyindedir.
Cami, bugüne kadar üç kere onarım görmüştür. Caminin önüne ek bir imam odası yapılmış, caminin muhteşem kitabesi bu ek odanın içinde kalmıştır. Ayrıca kitabede yeşile boyanmıştır. İşte bu son restorasyonda o oda yıkılmıştır. Kitabe ortaya çıkarılmış ve temizlenmiştir.

BİGADİÇ MÜZE VE KÜLTÜR EVİ
Müzenin bulunduğu bina, 1942 yılında deprem sonrasında Tekel idaresi için yapılmıştır.
Bina yeniden düzenlenerek müze haline getirilmiş ve 2001 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Müze iki kattan oluşmaktadır.
Birinci katta: I. Dünya savaşı şehitleri listesi, Kuvay-ı Milliye fotoğrafları, Atatürk fotoğrafları, ilk hava şehidi Yüzbaşı Fethi Bey köşesi, Bigadiç fotoğrafları ve kitapları, madenci ve marangoz malzemeleri ile bor madeni işleme aşamaları görselleri bulunur.
İkinci katta: Arkeolojik eserler, geleneksel tarım aletleri, dokuma tezgahı ve fotoğraf makineleri koleksiyonu bulunur.
Arkeoloji Bölümünde, ilçe merkezine 18 km uzaklıkta bulunan Ancyra antik yerleşim yerine ait kalıntılar sergileniyor.
Müzede ilaveten, toplantı salonu, seminer ve sergiler için kullanılan bir salon bulunuyor.

HİSARKÖY
Hisarköy, ilçe merkezine 20 km uzaklıkta dağ yamacındadır. Yolu asfalttır.
Hisar veya Asar: kelime olarak Arapça kökenli birer kelime olup anlamı “eserler” veya “kale” demektir.
MS 200 yıllarında bölgede büyük bir deprem yaşandığı ve Hisarköy’deki kentin bu depremde önemli ölçüde zarar gördüğü ve deprem sonrası kentin büyük ölçüde boşaltıldığı düşünülmektedir.
Günümüzde, köyün çevresi antik kalıntılarla doludur.

Ayrıca bir kaplıca tesisi vardır. Köy içinde: tüneller, tonozlu köprü, tiyatro ve yazılı taşlar dikkate alındığında, buranın Roma döneminde, önemli bir kaplıca merkezi olduğu tahmin edilmektedir.

Hisarköy Kaplıcaları
Kaplıcanı bulunduğu bölgede yukarıda söz ettiğim gibi, Roma ve Bizans dönemlerine ait harabeler vardır.
1991 yılında İl Özel İdaresi tarafından yeni modern tesis inşa edilmiştir.
Burada bulunan kaplıca suyunun en büyük özelliği: termonineralli su olması ve selenyum ihtiva etmesidir.
98 derece çıkan jeotermal su sayesinde, Bigadiç ilçesinin merkezi ısıtma sistemi 2005 yılında hizmete girmiştir. Hisarköy’de çıkarılan sıcak su, döşenen 18 km boru hattı ile Bigadiç şehir merkezine taşınmakta ve buradaki 3.000 konut jeotermal enerjiyle ısıtılmaktadır. Bu proje, dünyanın en uzun 3’ncü jeotermal enerji projesidir.
Kaplıca olarak kullanılan suların beş tane kaynağı vardır.
Bunlardan: kükürtlü olan su kaynağı 58 derece sıcaklıktadır.
Çelikli su kaynağındaki suyun sıcaklığı ise 75 derecedir.
Çamaşırlık suyu kaynağının su sıcaklığı 75 derecedir ve bu su, çamaşırlık denen mahalleye akar.

Köyün 500 metre kuzeyinde çıkan acı suyun sıcaklığı 29 derecedir.
Yukarı çeşme mevkiinde bulunan kokar suyun sıcaklığı 50 derecedir.
Kaplıcanın suları gerek içmece ve gerekse banyo olarak kullanılır.
Banyo olarak kullanıldığında: romatizma, deri ve kadın hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Termal sular içildiğinde ise: mide ve bağırsak hastalıklarına, hazımsızlığa iyi gelir. Ayrıca çamur banyosu da yapılabilir.
Hera Projesi:
Bu proje ile jeotermal enerjiden sağlık ve güzellik turizminde yararlanmak amaçlanmaktadır. Hera termal tesisler ulusal ve uluslararası hizmet verecek kapasitededir. Bigadiç’in kuzey batısında şehre 2 km mesafedeki tesisler, Hera Termal Devre mülkleri ve Hera Termal otel olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.

BİGADİÇ KALESİ
İlçe merkezinin doğusunda bir tepe üzerindedir. Merkezden ulaşmak gayet kolaydır.
Kale bölgesi Sit alanıdır ve imara kapalıdır.
Bizans döneminde, MS 6’ncı yüzyıldan kalan kale, Bizans döneminde “Achyraos” kalesi olarak da bilinir.
Oldukça fazla tahribata uğrayan kalenin dış surlarının bir kısmı sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Kalenin iç kesimi toprak altında kalmıştır.
Kale, Yunan işgali sırasında karargah olarak kullanılmıştır.
Ziyaret için güzel bir manzara noktası oluşturur.

YÖRÜCEKLER MESİRE ALANI
İlçe merkezine 7 km uzaklıkta, Simav çayı kıyısında, Yörücekler köyünün tam karşısındadır.
Burada devasa çınar ağaçları altında, 20 dönümlük geniş bir alan piknik yeri olarak düzenlenmiştir. Hafta sonu arabasına mangalını, yiyeceğini, içeceğini koyan buraya gelerek yemyeşil çınar gölgesinde su sesi, kuş cıvıltısı içinde tabiatla koyun koyuna olmanın hazzını yaşar.

BİGADİÇ MİLLET BAHÇESİ
1071 dönümlük alanıyla, Türkiye’nin en büyük 3’ncü Millet Bahçesidir. Doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyenler için eşsiz bir destinasyondur. Yöresel taş evler, sekiz adet gölet, paramotor uçuş pisti, meyve ve ceviz bahçeleri, yürüyüş ve bisiklet yolları, kamp ve karavan alanları bulunuyor. Ayrıca Hisarköy’den getirilen şifalı termal suların bulunduğu 16 taş ev de ziyaretçilere hizmet veriyor.

TARİHİ OĞUL PAŞA TÜRBESİ
İskele Mahallesinde merkez mezarlığı içinde yer almaktadır.
Bigadiç beldesindeki en önemli tarihi yapılardan birisidir. Karesioğullarından Oğul Paşa’ya aittir ve kasaba mezarlığının ortasında bulunmaktadır.
Selçuklu kümbetleri tarzında inşa edilmiş olan türbe, 14’ncü yüzyıl sonlarında yapılmıştır.
Oğul Paşa Türbe kapısının kenarları mermerden olup, üç küçük pencere ile aydınlatılmaktadır.
Kendisi ve ailesine ait olmak üzere dört büyük, üç çocuk mezarı bulunmaktadır.
Daha önceden türbenin vakfiyesi olarak 10 dönüm kadar arazinin bulunduğu, arazinin geliri ile tamiratının yapıldığı yöre insanı tarafından söylenmektedir.

CEVİZLİ PİKNİK ALANI
Balıkesir-Bigadiç yolu üzerinde, ilçe merkezine 3 km uzaklıktadır.
Burada: ceviz ağaçlarının gölgelediği, çok geniş bir çim alan bulunur.

Bölge Belediye tarafından piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca çeşitli doğa etkinlikleri de yapılıyor. Doğa ile iç içe bulunan alan içerisinde, yürüyüş ve koşu parkurları bulunuyor.

EVLİYA ÇELEBİ-LONCA CAMİİ
İlçe merkezinde Orta Mahallesi Lonca Caddesindedir.
1795 yılında Bigadiç Voyvodası Seyyid Hacı Hasar Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Temeli ve minare kaidesi orijinaldir.
Kayıtlarda caminin vakfiyesi olarak Balıkesir’de bir terzi dükkanı görülmektedir.
Yapı Lonca Camii adıyla da anılıyor, yani caminin bir lonca (esnaf birliği) ya da esnaf çevresiyle ilişkili olduğu izlenimi var.

BARAK BABA TÜRBESİ
İlçe merkezine 36 km uzaklıkta Topalak köyü mezarlığındadır.
Türk-İslam tarihinin ünlü simalarından olan Barak Baba: Hacı Bektaş-ı Veli’nin vasiyeti üzerine Bigadiç yöresine gelmiştir.
Hacı Bektaş-ı Veli’nin halifesi olma gibi bir misyon üstlenmiştir.
Yüzlerce öğrenci yetiştirmiştir.
Geniş bir avlu içinde, Tekke ve Selçuklu dönemi mimarisi özellikleri taşıyan türbe, sekizgen kubbelidir.
Türbenin civarında, 20 civarında mezar vardır.
Bu durum, Tekke’de ölen müritlerin bu hazireye gömüldüğünü akla getiriyor.
Türbe içinde Selçuklu dönemine ait: tunç ve bakırdan keşkül tasları, uçları hayvan ağzı şeklinde alem, iki tane siyah bazalt mezar taşı, taşın üzerinde sekiz köşeli keçeden yapılma “Gülşen-i Takke” görülür. Üç tane mezar var.
Türbe dışında birkaç çeşme ve adak yeri bulunur.
Bektaşilerin Türkiye’nin birçok bölgesinden Barak Baba türbesine gelip adak adama ve adakların kellesini adak taşına atma geleneği hale devam etmektedir.

ASAR ALAN
İlçe merkezine bağlı ve 51 km uzaklıktaki Alan köyü karşısında bulunan bir arazidir.
Alanın çevresi, Bizans dönemine ait olduğu düşünülen surlarla çevrilidir.
Tek giriş yeri, halk arasında “Demir kapı” olarak isimlendirilen, ana kayaya oyulmuş bir geçit noktasıdır.
Giriş kapısından 300 metre ileride, Bizans dönemi yapısı 3 sarnıç bulunur.
Birinci sarnıç: 7 metre derinliktedir ve içi Horasan sıvalıdır.
Taştan yapılmış olup kalınlığı 2 metredir. İkinci sarnıç: 5 metre derinliktedir. Üçüncü sarnıç: Asar’ın güney eteklerinde ve 5 metre derinliktedir. Üstü, işlemeli tuğla ile örülmüştür.
Sındırgı tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.
Balıkesir tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.
























