Balıkesir Bigadiç

Balıkesir Bigadiç
 

Balıkesir Bigadiç: Bigadiç, Balıkesir il merkezine 38 km uzaklıktadır. Bigadiç, Sındırgı arası: 41 km. Bigadiç, Simav arası: 100 km.

TARİHİ

Bölge birçok uygarlık tarafından egemenlik alanı içinde dahil edilmiş, ancak özellikle Karesi Beyliği ve Osmanlılar zamanında iskan görmüştür.

Bigadiç tarihi süreç içinde birçok isim almış ve son olarak Bigadiç ismi kullanılmıştır.

Karesi Beyliği tarafından imar edilen şehir, bu beyliğin kervan yolları üzerindedir.

Ayrıca askeri amaçlar içinde kullanılıyordu.

Osmanlı zamanında bölgenin merkezi büyüyerek önemli bir kültür merkezi oldu.

Cami, han, hamam ve medrese gibi birçok eser yapıldı.

Meşrutiyet döneminde, yerli halk, mültecilerin iskan edilmesine karşı çıkınca, ilçe statüsü Padişah tarafından Balya’ya kaydırıldı ve uzun yıllar bu şekilde sürdü.

1942 yılında yaşanan deprem sonucunda şehir tamamen harap olunca daha sonra yeniden imar edildi.

1943 yılında ise İlçe merkezine dönüştürüldü.

Bigadiç

Bigadiç isminin kökeni

Bugün Bigadiç olarak bilinen yerin ilk ismi “Didi Moti He” dir. Bunun anlamı “Şans Tanrıçasının İkizi” demektir. 

Daha sonra Helen dilinde “Samanlar” anlamına gelen “Akhyra” sözcüğüne “Ous” eki eklenerek “Akhyraous” olmuştur.

Daha sonra bu isim Bizans döneminde “Bigadia” olarak kullanılır.

Bizans’ın son dönemlerinde, Bergama kralının oğlunun ismi olan “Bigados”, ilçeye verilmiş “Bigadiç” isminin kökenidir.

Bigadiç

GENEL

Simav çayının geçtiği ilçe, Bigadiç ovasının doğu kenarında kurulmuştur.

Oldukça dik meyilli sırtların batıya bakan eteklerindedir.

İlçe arazisi, Simav çayının açtığı derin ve yer yer genişleyen küçük ovacık halini almış vadi ve bu vadinin doğusunda bulunan Alaçam dağlarının batıya bakan yamaçlarında yerleşiktir.

İklim olarak: Marmara ve Ege bölgesi iklim geçiş yerindedir.

Buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışları ise zaman zaman kar yağışlı, bazen kurak geçer.

Bigadiç ovası yüksek tarım kapasitesine sahiptir.

Özellikle sebze üretimi üst seviyededir.

Hayvancılıkta ise, yumurta tavukçuluğu ve etlik tavukçuluk yapılan yüzlerce tavukhane vardır.

Merkez üssü Bigadiç olan, 1942 yılında 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrasında, ilçede birçok bina yıkılmış veya zarar görmüştür. Yaşanan bu depremden sonra ovaya yakın mahallelerdeki evler zarar gördüğü için deprem sonrasında yeniden yapılaşmaya başlamıştır. Deprem sonrasında Fethibey, Abacı ve Servi Mahallelerinde tek katlı deprem evleri inşa edilmiştir. Günümüzde bu evlerden ancak bir kaçı kalmış, çoğunun yerine 3-4 katlı apartmanlar almıştır. 

Bigadiç 1997 yılına kadar 3 derece deprem bölgesi olarak bilinirken, bu tarihten sonra 1 derece deprem bölgesi olarak ilan edilmiştir. Yerleşmenin 1 derece deprem bölgesine dahil edilmesi neticesinde yapılaşmanın ovaya doğru yayılması engellenmeye çalışılmış ve dayanıklı binaların yapılması için gereken tedbirler alınmaya başlamıştır. 

Son olarak: 24 Ekim, 26 Ekim, 29 Ekim ve 2 Kasım 2025 tarihlerinde çeşitli büyüklükte depremler meydana gelmiştir. 

 

BOR

Dünya Bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olan Türkiye’de  bilinen Bor yatakları: Eskişehir Kırka, Kütahya Emet, Balıkesir Bigadiç ve Bursa Testelek’tir. 

Bigadiç bölgesinde, 1950 yılında bir amatör madencinin topladığı örneklerin kolemanit olduğunun anlaşılması üzerine, yörede “bor” yatakları bulunmuştur.

Aramaların başlamasıyla bölge hızla gelişmiş, Türk ve Fransız şirketleri tarafından kısa sürede 17 tane ocak açılmıştır.

Türkiye, 1955 yılında dünya Bor üretiminde yüzde 3 olan payını, 1977 yılında yüzde 39 seviyesine yükseltmiş ve günümüzde ABD’nin en büyük rakibi konumuna gelmiştir.

Çünkü Türkiye’de bilinen başlıca borat yatakları, dünya rezervinin yüzde 60-70’ine sahiptir.

Türkiye rezervinin yüzde 37’si Bigadiç bölgesindedir.

Bor mineral ve bileşikleri, dünyada birçok alanda kullanılmasına rağmen, ülkemiz içinde kullanılması kısıtlıdır.

Bigadiç Eti Bor İşletmeleri Müdürlüğü
 

ETİ BOR BİGADİÇ İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ

Müessese müdürlüğü, ilçe merkezinin 12 km kuzeydoğusunda Osmanca köyündedir.

Madencilik faaliyetlerine 1976 yılından itibaren başlayan işletme müdürlüğü, 1980 yılında konsantratör tesisin kurulmasıyla üretime geçmiştir. Öğütülmüş ürün dünyanın dört bir yanına ihraç edilmektedir. 

Cevher üretim faaliyetlerinin sürdürüldüğü burada, üretim tesislerine ilaveten idari tesisler, personel için sosyal tesisler, lojman, misafirhane ve lokal vardır. Tesislerde alanında uzman 1300’den fazla kişi çalışmaktadır. 

Tesislerde çalışanlar, ilçe ekonomisine katkıda bulunmaktadır.

Bigadiç Yağcıbedir Halıları

YAĞCIBEDİR HALILARI

18’nci yüzyıldan itibaren Karesi Sancağında görülmeye başlayan yağcı Yörükleri, Ahmet Refik Paşa tarafından 1862-1864 yılları arasında Bigadiç’e yerleştirilirler.

Bu Yörükler: hayvancılık ve dokumacılıkla meşgul olurlar.

Özgün motifleriyle hali, kilim, heybe, çuval, keçe, çul ve kepenek yaparlar.

Özellikle halı dokumacılığına yönelmişlerdir.

Bigadiç yöresinde en çok Kayalıdere köyünde dokunan Yağcıbedir halılarının en büyük özelliği: renk ve desenleridir.

Desenlerde bazı değişiklik görülse de, renkler yüzlerce yıldır hemen hiç değişmemiştir.

En çok talep gören ve üretilen çeşidi yolluklardır. Bunlar çoğunlukla çift kompozisyonludur.

Çeşitli bitkiler ve bazen hayvan motifleri kullanılır.

Halıların yüzyıllardır değişmeyen renkleri: gök (lacivert), al (kırmızı), beyaz ve siyahtır.

Ancak daha önce bitkilerden elde edilen boyalar yerine, günümüzde daha çok kimyasal boyalar kullanılmaktadır.

Bigadiç Güveç
 

NE YENİR

Yöresel lezzet olarak ilk önerim “Güveç” tir.

Beldede her kasap dükkanında bir fırın vardır ve bu fırın odun közü ile kızdırılır.

Bu fırınlarda, Bigadiç’e özgü güveç pişirilir.

Toprak güveçte hazırlanan yemek oldukça lezzetlidir.

Bigadiç Höşmerim
 

Yemekten sonra tatlı düşünürseniz, tamamen koyun peynirinden yapılan höşmerim olabilir.

Bigadiç Akkayu Suyu

AKKAYA İÇME SUYU

İlçe merkezine 28 km uzaklıkta bulunan Akkaya içme suyu kaynağı, Belediye ve halkın çalışmalarıyla ilçe merkezindeki 150 yerde yapılan çeşmelerden akmaktadır. Akkaya içme suyu, ülkemizdeki memba suları arasında en tatlı olandır.

Bigadiç Helvası

BİGADİÇ HELVASI

Bigadiç’te geleneksel meslekler arasında helvacılıkda gelmektedir. Tahin helvası yanı sıra susamlı helva ve taş helva, ilçede yapılır. Tahin helvası “Bigadiç helvası” adı altında bütün çevrede  satılmaktadır.

Bigadiç Meslek Yüksek Okulu

BİGADİÇ MESLEK YÜKSEK OKULU

Çavuş Mahallesi Atatürk Caddesindedir.

Balıkesir Üniversitesine bağlı olarak Bigadiç’te 2006 yılında açılan Meslek Yüksek Okulu, 7 bölümde, 2.000 civarında öğrenci eğitim görmektedir. 

Üniversite öğrencilerinin şehrin sosyo-ekonomik yapısına önemli katkıları bulunmaktadır. 

 

 

Bigadiç

GEZİLECEK YERLER

Bigadiç Kasım paşa Camii


KASIM PAŞA CAMİSİ

İlçe Merkezinde Belediye caddesindedir.

Kanuni Sultan Süleyman vezirlerinden Cezerizade Kasım Paşa tarafından 1549 yılında yaptırılmıştır.

Tamamen kesme taşlardan yapılan cami, birkaç defa tamir olmuşsa da minaresi orijinal hali ile günümüze gelmiştir.

Bigadiç Kasım Paşa Camii

Yapıldığı dönemin tüm mimari özelliklerini yansıtan Kasım Paşa Camisinin duvarlarında 1901 tarihli levhalarda hat sanatının değişik örneklerini görmek mümkündür.

Cami, günümüze ibadete açıktır.

2021 tarihinde tescil edilerek koruma altına alınmıştır. 

 

 

Bigadiç Kasımpaşa Camii
 

Sancak:

Yakın zaman önce camide bulunan tarihi sancak, caminin kapısının kilidi kırılmış ve çalınmış, sancak daha sonra bir başka caminin bodrumunda bulunmuştur.

Tarihi sancak, Kasımpaşa camisinin minberinde asılıdır.

1908 yılında Edirne’den getirilen sancak, Bigadiçli muvazzaf askerler tarafından, aralarında para toplayarak Edirne Kız Mektebine yaptırılmıştır.

2 Mart 2013 tarihinde bu tarihi sancak, caminin kapısının kilidi kırılarak çalınmış, yaklaşık 4 aylık polis çalışması sonucunda başka bir caminin (Balıkesir’deki Fatih Camii) bodrumunda ele geçirilmiştir. 

Bigadiç Yeşilli Camii
 

YEŞİLLİ CAMİ

İlçe merkezinde: Kuyu Mahallesi Tosunpınarı Caddesindedir.  

1715 yılında Bigadiçli Çavuşzade İsmail Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Cami düzgün haç planlıdır.

Minaresi kuzeydoğuda bulunan caminin son cemaat yeri, 6 sütunludur ve caminin kuzeyindedir.

Cami, bugüne kadar üç kere onarım görmüştür. Caminin önüne ek bir imam odası yapılmış, caminin muhteşem kitabesi bu ek odanın içinde kalmıştır. Ayrıca kitabede yeşile boyanmıştır. İşte bu son restorasyonda o oda yıkılmıştır. Kitabe ortaya çıkarılmış ve temizlenmiştir. 

Bigadiç Müze ve Kültür Evi

BİGADİÇ MÜZE VE KÜLTÜR EVİ

Müzenin bulunduğu bina, 1942 yılında deprem sonrasında Tekel idaresi için yapılmıştır.

Bina yeniden düzenlenerek müze haline getirilmiş ve 2001 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Bigadiç Müze ve Kültür Evi
 

Müze iki kattan oluşmaktadır.

Birinci katta: I. Dünya savaşı şehitleri listesi, Kuvay-ı Milliye fotoğrafları, Atatürk fotoğrafları, ilk hava şehidi Yüzbaşı Fethi Bey köşesi, Bigadiç fotoğrafları ve kitapları, madenci ve marangoz malzemeleri ile bor madeni işleme aşamaları görselleri bulunur. 

İkinci katta: Arkeolojik eserler, geleneksel tarım aletleri, dokuma tezgahı ve fotoğraf makineleri koleksiyonu bulunur. 

Arkeoloji Bölümünde, ilçe merkezine 18 km uzaklıkta bulunan Ancyra antik yerleşim yerine ait kalıntılar sergileniyor.

Müzede ilaveten, toplantı salonu, seminer ve sergiler için kullanılan bir salon bulunuyor.

Bigadiç Hisarköy
 

HİSARKÖY

Hisarköy, ilçe merkezine 20 km uzaklıkta dağ yamacındadır. Yolu asfalttır.

Hisar veya Asar: kelime olarak Arapça kökenli birer kelime olup anlamı “eserler” veya “kale” demektir.

MS 200 yıllarında bölgede büyük bir deprem yaşandığı ve Hisarköy’deki kentin bu depremde önemli ölçüde zarar gördüğü ve deprem sonrası kentin büyük ölçüde boşaltıldığı düşünülmektedir.

Günümüzde, köyün çevresi antik kalıntılarla doludur.

Bigadiç Hisarköy
 

Ayrıca bir kaplıca tesisi vardır. Köy içinde: tüneller, tonozlu köprü, tiyatro ve yazılı taşlar dikkate alındığında, buranın Roma döneminde, önemli bir kaplıca merkezi olduğu tahmin edilmektedir.

Bigadiç Hisarköy Kaplıcaları
 

Hisarköy Kaplıcaları

Kaplıcanı bulunduğu bölgede yukarıda söz ettiğim gibi, Roma ve Bizans dönemlerine ait harabeler vardır.

1991 yılında İl Özel İdaresi tarafından yeni modern tesis inşa edilmiştir.

Burada bulunan kaplıca suyunun en büyük özelliği: termonineralli su olması ve selenyum ihtiva etmesidir.

98 derece çıkan jeotermal su sayesinde, Bigadiç ilçesinin merkezi ısıtma sistemi 2005 yılında hizmete girmiştir. Hisarköy’de çıkarılan sıcak su, döşenen 18 km boru hattı ile Bigadiç şehir merkezine taşınmakta ve buradaki 3.000 konut jeotermal enerjiyle ısıtılmaktadır. Bu proje, dünyanın en uzun 3’ncü jeotermal enerji projesidir. 

Kaplıca olarak kullanılan suların beş tane kaynağı vardır.

Bunlardan: kükürtlü olan su kaynağı 58 derece sıcaklıktadır.

Çelikli su kaynağındaki suyun sıcaklığı ise 75 derecedir.

Çamaşırlık suyu kaynağının su sıcaklığı 75 derecedir ve bu su, çamaşırlık denen mahalleye akar.

Bigadiç Hisarköy Kaplıcaları
 

Köyün 500 metre kuzeyinde çıkan acı suyun sıcaklığı 29 derecedir.

Yukarı çeşme mevkiinde bulunan kokar suyun sıcaklığı 50 derecedir.

Kaplıcanın suları gerek içmece ve gerekse banyo olarak kullanılır.

Banyo olarak kullanıldığında: romatizma, deri ve kadın hastalıklarının tedavisinde kullanılır.

Termal sular içildiğinde ise: mide ve bağırsak hastalıklarına, hazımsızlığa iyi gelir. Ayrıca çamur banyosu da yapılabilir.

Hera Projesi:

Bu proje ile jeotermal enerjiden sağlık ve güzellik turizminde yararlanmak amaçlanmaktadır. Hera termal tesisler ulusal ve uluslararası hizmet verecek kapasitededir. Bigadiç’in kuzey batısında şehre 2 km mesafedeki tesisler, Hera Termal Devre mülkleri ve Hera Termal otel olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. 

 

Bigadiç Kalesi

BİGADİÇ KALESİ

İlçe merkezinin doğusunda bir tepe üzerindedir. Merkezden ulaşmak gayet kolaydır. 

Kale bölgesi Sit alanıdır ve imara kapalıdır. 

Bizans döneminde, MS 6’ncı yüzyıldan kalan kale, Bizans döneminde “Achyraos” kalesi olarak da bilinir.

Oldukça fazla tahribata uğrayan kalenin dış surlarının bir kısmı sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Kalenin iç kesimi toprak altında kalmıştır. 

Kale, Yunan işgali sırasında karargah olarak kullanılmıştır.

Ziyaret için güzel bir manzara noktası oluşturur. 

 

 

Bigadiç Yörücekler Piknik Alanı
 

YÖRÜCEKLER MESİRE ALANI

İlçe merkezine 7 km uzaklıkta, Simav çayı kıyısında, Yörücekler köyünün tam karşısındadır.

Burada devasa çınar ağaçları altında, 20 dönümlük geniş bir alan piknik yeri olarak düzenlenmiştir. Hafta sonu arabasına mangalını, yiyeceğini, içeceğini koyan buraya gelerek yemyeşil çınar gölgesinde su sesi, kuş cıvıltısı içinde tabiatla koyun koyuna olmanın hazzını yaşar. 

Bigadiç Millet Bahçesi

BİGADİÇ MİLLET BAHÇESİ

1071 dönümlük alanıyla, Türkiye’nin en büyük 3’ncü Millet Bahçesidir. Doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyenler için eşsiz bir destinasyondur. Yöresel taş evler, sekiz adet gölet, paramotor uçuş pisti, meyve ve ceviz bahçeleri, yürüyüş ve bisiklet yolları, kamp ve karavan alanları bulunuyor. Ayrıca Hisarköy’den getirilen şifalı termal suların bulunduğu 16 taş ev de ziyaretçilere hizmet veriyor. 

Bigadiç Oğul Paşa Türbesi

TARİHİ OĞUL PAŞA TÜRBESİ

İskele Mahallesinde merkez mezarlığı içinde yer almaktadır. 

Bigadiç beldesindeki en önemli tarihi yapılardan birisidir. Karesioğullarından Oğul Paşa’ya aittir ve kasaba mezarlığının ortasında bulunmaktadır. 

Selçuklu kümbetleri tarzında inşa edilmiş olan türbe, 14’ncü yüzyıl sonlarında yapılmıştır. 

Oğul Paşa Türbe kapısının kenarları mermerden olup, üç küçük pencere ile aydınlatılmaktadır. 

Kendisi ve ailesine ait olmak üzere dört büyük, üç çocuk mezarı bulunmaktadır. 

Daha önceden türbenin vakfiyesi olarak 10 dönüm kadar arazinin bulunduğu, arazinin geliri ile tamiratının yapıldığı yöre insanı tarafından söylenmektedir. 

 

Bigadiç Cevizli Pİknik Alanı
 

CEVİZLİ PİKNİK ALANI

Balıkesir-Bigadiç yolu üzerinde, ilçe merkezine 3 km uzaklıktadır.

Burada: ceviz ağaçlarının gölgelediği, çok geniş bir çim alan bulunur.

Bigadiç Cevizli Piknik Alanı

Bölge Belediye tarafından piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca çeşitli doğa etkinlikleri de yapılıyor. Doğa ile iç içe bulunan alan içerisinde, yürüyüş ve koşu parkurları bulunuyor. 

 

Bigadiç Evliya Çelebi Lonca Camii
 

EVLİYA ÇELEBİ-LONCA CAMİİ

İlçe merkezinde Orta Mahallesi Lonca Caddesindedir.

1795 yılında Bigadiç Voyvodası Seyyid Hacı Hasar Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Temeli ve minare kaidesi orijinaldir.

Kayıtlarda caminin vakfiyesi olarak Balıkesir’de bir terzi dükkanı görülmektedir.

Yapı Lonca Camii adıyla da anılıyor, yani caminin bir lonca (esnaf birliği) ya da esnaf çevresiyle ilişkili olduğu izlenimi var. 

 

Bigadiç Barak Baba Türbesi
 

BARAK BABA TÜRBESİ

İlçe merkezine 36 km uzaklıkta Topalak köyü mezarlığındadır.

Türk-İslam tarihinin ünlü simalarından olan Barak Baba: Hacı Bektaş-ı Veli’nin vasiyeti üzerine Bigadiç yöresine gelmiştir.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin halifesi olma gibi bir misyon üstlenmiştir.

Yüzlerce öğrenci yetiştirmiştir.

Geniş bir avlu içinde, Tekke ve Selçuklu dönemi mimarisi özellikleri taşıyan türbe, sekizgen kubbelidir.

Türbenin civarında, 20 civarında mezar vardır.

Bu durum, Tekke’de ölen müritlerin bu hazireye gömüldüğünü akla getiriyor.

Türbe içinde Selçuklu dönemine ait: tunç ve bakırdan keşkül tasları, uçları hayvan ağzı şeklinde alem, iki tane siyah bazalt mezar taşı, taşın üzerinde sekiz köşeli keçeden yapılma “Gülşen-i Takke” görülür. Üç tane mezar var.

Türbe dışında birkaç çeşme ve adak yeri bulunur.

Bektaşilerin Türkiye’nin birçok bölgesinden Barak Baba türbesine gelip adak adama ve adakların kellesini adak taşına atma geleneği hale devam etmektedir.

 

Bigadiç Asar Alan
 

ASAR ALAN

İlçe merkezine bağlı ve 51 km uzaklıktaki Alan köyü karşısında bulunan bir arazidir.

Alanın çevresi, Bizans dönemine ait olduğu düşünülen surlarla çevrilidir.

Tek giriş yeri, halk arasında “Demir kapı” olarak isimlendirilen, ana kayaya oyulmuş bir geçit noktasıdır.

Giriş kapısından 300 metre ileride, Bizans dönemi yapısı 3 sarnıç bulunur.

Birinci sarnıç: 7 metre derinliktedir ve içi Horasan sıvalıdır.

Taştan yapılmış olup kalınlığı 2 metredir. İkinci sarnıç: 5 metre derinliktedir. Üçüncü sarnıç: Asar’ın güney eteklerinde ve 5 metre derinliktedir. Üstü, işlemeli tuğla ile örülmüştür.

 

 

 

Sındırgı tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Balıkesir tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Balıkesir İvrindi

Balıkesir İvrindi
 

Balıkesir İvrindi: İvrindi, Balıkesir il merkezine 37 km uzaklıktadır. Balıkesir-Edremit karayolu üzerinde 35’nci kilometreden 2 km içeridedir. İvrindi, Edremit arasındaki uzaklık: 51 km. dir. İvrindi, Havran arası 43 km, İvrindi Edremit arası 51 km, İvrindi Bergama arası 70 km. dir.

TARİHİ

Mysia bölgesi olarak bilinen bölge, uzun süre Bergama krallığı yönetiminde kalmıştır. Daha sonra Roma ve Bizans hakimiyetleri görülür. 1071 yılından sonra, bölgede büyük guruplar halinde Türk göçü olmuştur. 1345 yılında bölgede Osmanlılar hakimdir.

Yunan ordusu 26 Ağustos 1922 tarihinde ilçeyi işgal etmiş, 7 Eylül 1922 tarihinde ise kaçmışlar ve ilçe işgalden kurtarılmıştır. 1923 yılında Cumhuriyetin kurulmasının ardından, İvrindi, ilçe olmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında belde olan İvrindi, 2 Ağustos 1944 tarihinde ilçe oldu.

İvrindi isminin kökeni

İvrindi kelimesinin “Aya Rindi” kelimesinden veya Rumca pınar anlamına gelen “Avrandi” kelimesinden geldiği düşünülmektedir.

Balıkesir İvrindi
 

GENEL

İlçenin bulunduğu yer genel olarak dağlıktır. İlçenin en önemli akarsuyu “Koca çay” dır. Madran dağından çıkar, Güngörmez mevkiinde Dadalar çayı ile birleşir ve Manyas gölüne dökülür. Bölgede Akdeniz iklimi görülür. İlçenin çevresini 500-800 metre yükseklikte tepeler kuşatır. İlçenin denizden yüksekliği ortalama 190 metredir. İlçede yaşayanların ekonomisi tarıma dayalıdır. Hayvancılık ta gelişmiştir. Arıcılık ve tavuk besiciliği de yaygındır. Köylerde el dokumacılığı yapılır.

NE YENİR

İvrindi mutfağı oldukça zengindir. Yöresel yemekler arasında: tirit, börülce, sura, manav tarhanası, saçaklı mantı, keşkek, güveç, peynirli patlıcan, düğün çorbası, zerde deneyebilirsiniz.

İvrindi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

İVRİNDİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEK OKULU

Balıkesir Üniversitesine bağlıdır. 28 Ağustos 2008 tarihinde İvrindi Belediyesine bağlı Atatürk Meydanındaki geçici binada eğitime başlamıştır. 24 Eylül 2018 tarihinde ise Bedrettin Mahallesindeki kendi yerleşkesine geçmiştir. Tıbbı Hizmetler ve Teknikler bölümüne bağlı 4 programda eğitim verilmektedir. 

 

 

Balıkesir İvrindi
 

GEZİLECEK YERLER

İvrindi Gömeniç Kalesi

GÖMENİÇ KALESİ

Gömeniç Mahallesinde Köy civarı mevkiindedir.  İlçe merkezine 13 km uzaklıktadır. Kale kalıntısı Bizans dönemine tarihlenmektedir. Kalenin içinde ana kayaya oyularak oluşturulmuş büyük sarnıç bulunur. Kaledeki kalıntılar, Bizans kalelerinin yakınındaki Roma yerleşimlerinde yaşamın devam ettiğini düşündürmektedir. Burada ulaşımın daha kolay olduğu bir tepe üzerinde Roma dönemi yerleşim kalıntıları yer alırken, hemen yakınındaki savunma açısından oldukça elverişli bir başka tepe üzerinde ise Bizans kalesi konumlanmış durumdadır. 

Arkeolojik Sit alanı olarak tescil edilmiştir. 

İvrindi Molla Yusuf Çeşmesi

MOLLA YUSUF ÇEŞMESİ:

Molla Yusuf tarafından yaptırılmıştır ve 100 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Çeşme, taşlar işlenerek kesme taş ve Horasan harcı kullanılarak yapılmıştır. Gerek başı ve gerekse gerizleri derinde olduğundan, kışın ılık, yazın soğuk akar. Gerizlerinin iki-üç adam boyu kadar derinlikte iskele kurularak yazıldığı öğrenilmiştir. 

İvrindi Eski Hükümet Konağı

İVRİNDİ ESKİ HÜKÜMET KONAĞI:

İlçe merkezinde Sakarya Mahallesi Atatürk Meydanındadır. 

Osmanlı dönemi mimarisinin güzel bir örneğidir. Bina, Tanzimat dönemi mimarisinin izlerini taşır. Eski Kaymakamlık binası olarak da bilinen bu yapı, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve İvrindi Belediyesi iş birliğiyle müzeye dönüştürülmüştür. 

Bodrumlu ve 2 katlı olan binada, Tanzimat döneminde ülkede imar faaliyetlerini yürüten Ebniye-i Hassa Müdürlüğünde görevli mimarların denetiminde, yöre ustaları tarafından yığma sistemiyle inşa edilmiştir. 1886 yılında yapılan binada, saçak kotuna yakın iki köşesinde yer alan birer kesme taş üzerinde yazılı olan 1896 tarihi, yapının geçmişte geçirdiği bir onarım kitabesi olduğu düşünülür. 

Yapının özellikle cephesi ilgi çeker. 

İvrindi Şeyh Bedrettin Hamamı

ŞEYH BEDRETTİN HAMAMI

İlçe merkezine bağlı Bedrettin Mahallesindedir. 

Şeyh Bedrettin’in İvrindi’de 1420-1440 yılları arasında yaşadığı ve yapının bu tarihlerde inşa edildiği tahmin edilmektedir. Ancak kitabesi olmadığından net tarih belli değildir. 

Hamamın kuzey tarafında, halk tarafından Şeyh Bedrettin zamanından bu yana aktığına inanılan bir çeşme vardır. 

İvrindi Gökkemer Kayası

GÖKKEMER KAYASI

İlçe merkezinin 3.5 km kadar güneydoğusundadır. Araçla toprak yol üzerinden ulaşmak mümkündür. Araç park yerinden sonra yaklaşık 900 metre kadar yürümek gerekir. 

Dünyada sadece 5 tane bulunan, benzersiz doğa oluşumlarından biridir ve bu yüzden alan, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından Ulusal Jeopark olarak ilan edilmiştir. 

İvrindi Gökkemer Kayası

Gökkemer, İda Madra Jeoparkının simgesel bir karstik yapısıdır. Kemer daha önce var olan karstik mağaranın çökmesi sonucu oluşmuştur. Bu jeosit aynı zamanda tercih edilen bir tırmanma ve doğa sporları merkezidir. Bu özelliği nedeniyle, yakın çevrede görülen jeomorfolojik gençleşmeye ayak uyduramayarak askıda kalmıştır.

Gökkemer doğal köprüsünün bulunduğu yerde gençleşmenin çok hızlı olmasından dolayı, damlataşı veya benzeri çökeller oluşmamıştır. Gökkemer ve yakın çevresindeki gençleşme sonucu havalandırma kuşağında askıda kalarak fosil aşamaya geçen köprü muhtemelen parçalanmış olmalıdır. Bugünkü görünüm parçalanmadan arta kalan bir şekle sahiptir. 

 

İvrindi Madra Dağı Alabalık Çiftliği
 

MADRA DAĞI ALABALIK ÇİFTLİĞİ

İlçe merkezine bağlı Gebeçınar köyüne 9 km uzaklıkta Madra Yaylası tesislerinde 1991 yılında alabalık üretim çiftliği kurulmuştur.

10 bin metre karelik tesiste gökkuşağı ve kırmızı benekli alabalık üretimi yapılmaktadır. Alabalıkların yetişme süresi 10-12 ay arasındadır. 

Madran yaylasında tesisin çevresinde yeşilin her tonu görülür.

İvrindi Madra Dağı Alabalık Çiftliği
 

Kestane ve çam ağaçları arasından akan derelerden gelen su sesleri, kuş seslerine karışır. Tesislerde tel örgü ile çevrilmiş ve piknik alanı teşkil edilmiştir. Piknik alanından yararlanmak için rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Tesislerde kaşarlı ve sade alabalık servisi yapılıyor.

İvrindi Yeşilköy Patlak Göleti
 

YEŞİLKÖY (PATLAK) GÖLETİ

İlçe merkezine 5 km uzaklıktadır.

Göletin çevresi: çam ağaçlarıyla, yemyeşil doğa örtüsüyle ve temiz havasıyla ilgi gören yerlerdendir.

Göl manzaralı, kızılçam, fıstık çamı ve meşe ormanları içinde, tertemiz havası olan bol oksijenli bir alanda İvrindililer, piknik yapmak için burayı tercih ediyorlar. Burada çadır da kurabilirsiniz.

İvrindi Büyük Ilıca Köyü Kaplıcaları

BÜYÜK ILICA KÖYÜ KAPLICALARI

İlçe merkezine 27 km ve Korucu beldesine 7 km uzaklıktadır.

Köyde sıcak su kaynakları bulunduğu için ilk adı “Ilıca-i Kebir” dir.

Kuruluşu tam olarak bilinmemekle birlikte muhtemelen 1850’li yıllarda kurulduğu düşünülür.

Burada üç adet doğal kaynak bulunur. Büyük ılıca kaynağından 36 derece, Pınarlıburun kaynağından 37 derece ve yeni ılıca kaynağından ise 41 derece sıcaklıkta su çıkar. Kaynaklardan elde edilen debi miktarı düşüktür. Açılan kuyudan alınan 2010 yılındaki analiz sonucunda sıcaklık 44.5 derece olmuştur. Bölgede: sodyumlu, kalsiyumlu, bikarbonatlı sıcak mineralli su elde edilmektedir. 

Muhteşem bir yer,  hem piknik yeri hem de sıcak havuzu var, aynı zamanda alabalık tesisi bulunuyor.

Doğal güzellikleri ve yeşili bol.

Burada: bir Tatil köyü var. Madra dağından doğan, Manyas gölüne dökülen Kocaçay’a cepheli bu tesis vadi yamacındadır.

Kaplıca tesisleri çevresi piknik yeri olarak kullanılmaktadır.

 

 

 

Edremit tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Balıkesir tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Balıkesir Balya

Balıkesir Balya
 

Balıkesir Balya: İlçenin ulaşımı: Balıkesir-Çanakkale yolundan sağlanır. İlçe, Balıkesir il merkezine 52 km uzaklıktadır. Balya-Çanakkale arasındaki uzaklık: 170 km ve Balya-İstanbul arasındaki uzaklık: 224 km. dir. Balya-Gönen arası uzaklık: 52 km. Balya-Bandırma arası uzaklık: 90 km. Balya-İvrindi arası uzaklık: 26 km. Balya-Havran arası uzaklık: 65 km. dir.

TARİHİ

Balya’nın tarihi geçmişi incelendiğinde: tarihin ilk dönemlerinden bu yana, çinko ve kurşun başta olmak üzere manganez ve linyit madenlerinin işletildiği ve bu yüzden Balka yöresinin sürekli yerleşim yeri olarak kullanıldığı görülür.

Balya, 1317 yılında önce “Kocagümüş köyü” ismiyle bilinir ve Karesi Sancağına bağlı bir köydür. Aynı tarihte madenlerin işletilmesi için yurdun çeşitli yerlerinden gelen işçiler köyün nüfus yoğunluğunu arttırır. Bunun üzerine, köy, Ali Demirci köyünde bulunan bucak teşkilatının bulunduğu yere taşınmıştır. Kocagümüş ismi: kurşun madeninden gelir ve bu madenin ambalajlanmasından esinlenilerek “Balya” ismine dönüşmüştür.

1910 yılında Balya’da ilçe teşkilatı kurulur. 1920 yılında ise Yunan işgali görülür. Balya halkı: işgalden kurtulmak için Yunanlılarla savaşırken, aynı zamanda kuzeyde Anzavur Ahmet Çetesi ve batıda Gavur İmam çetesiyle savaşmak zorunda kalır. 6 Eylül 1922 tarihinde Yunan işgali biter. Balya ilçesi, 1940 yılı öncesinde bir maden şehridir. İlçe bir maden kasabası olarak faaliyet sürdürürken, bünyesinde 6-7 bin kişi barındırmıştır. Yani, halk geçimini tamamen maden işçiliğinden sağlamıştır.

İlçe 30 Haziran 1920 tarihinde Yunan işgaline uğrayan ilçe, 6 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtarılmıştır.

Balıkesir Balya
 
GENEL

İlçe, Marmara bölgesinin Güney Marmara bölümündedir. İlçenin yüzde 70 kadarı dağlık ve kalan bölümleri de engebeli alanlardan oluşur. Kuzey batısında Konak, Batıda Ekizce, Doğuda Akçal dağları uzanır. Ortalama yükseklik 225 metredir. İlçenin en yüksek tepesi, Akçal tepesidir ve 642 metre yüksekliktedir. Yörede, dağlık ve platoluk alanlar, irili ufaklı birçok dere tarafından derin vadilerle yarılmıştır. Balya’nın en önemli akarsuyu: Koca Çay’dır.

Uzunluğu 160 km. dir. İlçe topraklarındaki arazinin yüzde 65 kadarı ormanlık ve fundalıktır. Balya yöresinde, iklim yazları sıcak ve kurak, kışları ise sert ve yağışlı geçer. Yağışlar kış aylarında kar ve yağmur şeklindedir. Balya, geçmiş yıllarda bir maden şehri olarak konumlanmış ve madene dayalı olarak ekonomik gelişme, madencilik faaliyetlerinin durması ile birlikte, her anlamda büyük bir gerileme yaşanmıştır. Yörede tarım arazilerinin de elverişsiz olması nedeniyle halk, hayvancılığa yönelmiştir.

Balıkesir Balya Maden Yatakları

MADEN YATAKLARI

Balya yöresinde: tarihi kurşun ve çinko yatakları vardır. Gönen ve Balya arasında: linyit, Balya Bengiler köyünde seramik sanayisinin hammaddesi olan kaolen, Ali Demirci yöresinde hallloysit, Değirmendere bölgesinde kuvars, Habibler bölgesinde Opal bulunur. Önceki dönemlerde, Fransızlardan kalan 100 yıllık maden ve yakınındaki hastane, o döneme ait mimari eserlerdir.

 

6 EYLÜL ŞENLİKLERİ

İlçenin düşman işgalinden kurtuluş günü olan 6 Eylül tarihinde her yıl kutlamalar düzenlenir. Bu kutlamalarda resmi tören ve ardından mahalli sporlardan olan değnek yarışları düzenlenir. Akşam ise, fener alayı ve havai fişek gösterisi ve konserler vardır.

GEZİLECEK YERLER

Balya Kadıköy Kalesi
 

KADIKÖY KALESİ (ERGASTERİA KALESİ)

İlçede en önemli arkeolojik kalıntıdır.

İlçe merkezinin 6 km kuzeybatısında Kadıköy beldesindedir.

Kocaçay kenarında, Asarkale tepe olarak isimlendirilen tepe üzerindedir.

Eski adı Tarsios olan Kocaçay ile Kadıköy çaylarının kesiştiği, 210 metre rakımlı kayalık bir tepe üzerinde bulunmaktadır. 

Yapım yılı kesin bilinmemektedir. Ancak Bizans döneminde kullanılmıştır. 

Antik çağda: Troia-Mysia-Bythinia bölgesi kavşağında bulunması ile stratejik önem kazanmıştır.

Ünlü coğrafyacı gezgin Strabon: ylun Tarsios nehri tarafından çok kez kesildiğini aktarmaktadır.

Bölgedeki madenler ve ormanlardan elde edilen ticari ürünlerin Propontis (Marmara) kıyılarına ulaştırılması için Tarsios nehri vadisinin güzergah olarak kullanıldığını aktaran bazı kaynaklara göre bölgedeki önemli yerleşimlerden biri Ergasteria’dır. 

Kalenin doğusundan akan Kocaçay(Tarsios) üzerinde Roma dönemine ait bir köprünün kalıntıları bulunmaktadır. Bu kalıntılar, Kyzikos ile Adramytteion ve Pergamon arasındaki yolun nehir tarafından kesintiye uğradığı bir konumda kalenin inşa edildiğini göstermektedir. 

Kale üzerinde bulunduğu tepenin topoğrafyasına göre şekillenmiştir. Kuzey-güney yönünde yaklaşık 220 metre, batı yönünde 100 metre genişleyerek, 1.5 hektarlık bir alanı kaplar. Çift surla tahkim edilmiştir. İç sur, 3 kule ile güçlendirilmiştir. 

Kuzeyde bulunan kaya sarnıcı haricinde mevcut iç mekanda yapı kalıntısı yoktur. 

Evet, Cenevizliler bu kaleyi “hapishane” olarak kullanmıştır.

Savaşlarda esir ettikleri sanatkarları, bu kalede sanatlarıyla ilgili olarak çalıştırdıkları söylenir.

Kale içinde: bardak, çanak kırıkları bulunur.

Kale altında: bir mahzen vardır. Mahzenin gizli geçitleri bulunduğu iddia edilmektedir.

Balya Kadıköy Camii
 

KADIKÖY CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı Kadıköy beldesindedir.

Halen kullanılmaktadır.

Eski olduğu bilinmesine rağmen ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez.

Muhtemelen 19’ncu yüzyılda yapılmıştır ve söylentilere göre, cami 200 yıllıktır.

Cami 1978 yılında tescil edilerek Sit alanı ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır.

 

Balya Kadıköy Mesire Alanı

KADIKÖY BALYA MESİRE ALANI

İlçe merkezine yaklaşık 5 km uzaklıkta bulunan Kadıköy Mahallesindeki mesire alanı, dere yanında konumlanmış bir piknik ve dinlenme alanıdır. Alanda: yürüyüş yolları, seyir terası ve çocuk oyun gurupları bulunur. 

Balya Ali Demirci Camii

ALİ DEMİRCİ CAMİSİ

İlçe merkezine bağlı Ali Demirci köyündedir.

Köy alanında, 1815 yılında Osmanlı döneminde inşa edilmiştir.

Kare planlıdır. Doğu ve kuzey cephesi revaklıdır.

Kitabesi: mermer plaka üzerine, sülüs yazı tekniğiyle ve kabartma olarak, Osmanlıca dört satır yazılmıştır.

1885 yılına kadar nahiye merkezi olan Ali Demirci köyü: madenlerin açılmasıyla eski adı “Koca Gümüş” olan ve daha sonra “Balya” adını alan yerleşim yerine taşınmıştır.

Caminin bahçesinde: Balya Tımar Ağalarına ait mezarlar ve kitabeler vardır. Köyün meydanın da ise, eski tarihli bir çeşme görülür.

Balya Siren Kulesi

BALYA SİREN KULESİ

İlçe merkezinde Enverpaşa mahallesindeki bu kule, madenlerin işletildiği dönemde 1930 yılında yapılmıştır.

Amaç: 2’nci Dünya Savaşı öncesinde çevre köylerle haberleşmeyi sağlamaktır.

Dikdörtgen prizma planında, tuğla örgülü bir kuledir.

Önde ahşap bir kapıdan giriş sağlanır.

Ahşap merdivenler kısmen tahrip olmuştur.

Üstte, dört cephede demir korkuluklu bir balkon ve altında kare aydınlatma pencereleri vardır.

Üzerinde ise “Atatürk” heykelciği olup halen Belediyenin anons kulesi olarak kullanılmaktadır.

Yapı saat kulesi olarak da tanımlanmış ve koruma altına alınmıştır. 

 

Balya Maden Sahasi
 

BALYA MADEN SAHASI

Balya maden yatağı Osmanlı döneminde (1839) ve sonrasında yabancı sermayeli şirketlerce işletilmiştir.

1876 yılında Balya madeninin işletme hakkı, 99 yıllığına Fransız Royill şirketine verilmiş, sadece simli kurşun madeninin ihracının ihalesi yapılmış, diğer madenlerin ihracı engellenmiştir.

1892 tarihinde, Kocagümüş, Karaaydın ve Balya bölgesindeki simli kurşun madenini işletmek için “Balya Karaaydın Madenleri Osmanlı Anonim Şirketi” kurulmuştur.

Osmanlı-Fransız işbirliğiyle kurulmuş olan bu şirket, Balya’da: kurşun, çinko ve gümüş madenlerinden başka Mancılık’ta kömür, Patlak’ta kurşun, çinko, manganez madenlerinin işletme hakkını da almıştır.

Şirket, 1901 yılında, Mancılık’taki kömür madeninde bir elektrik merkezi kurmuş ve Balya’ya elektrik getirmiştir.

1911 yılında şirkette 175 müstahdem ve 1165 işçi çalışmaktaydı.

İşçi sayısıyla ilgili bu rakamlardan başka, madende asansör sisteminin ve elektriğin kullanılıyor olması, işletmenin büyüklüğü ve kullanılan teknolojinin seviyesi hakkında fikir verir.

Palamutluk’a kadar hayvanlarla çekilen dekovillerle nakledilen madenler, buradan Akçay iskelesine arabalarla naklediliyordu.

Maden naklini hızlandırmak isteyen şirket, Palamutluk-Akçay arasına bir demiryolu hattı döşeyerek çıkarılan madeni, Akçay limanına ulaştırmıştır.

Maden işletildiği dönemde, bölgede yaklaşık 200 km lik demiryolu ağı kuran Fransızlar, bu yollu Çanakkale Boğazına kadar uzatırlar.

Savaş yıllarında bir müddet faaliyetlerini durduran şirket, 1920’de yeniden maden işletmeye başlar.

1923 yılından sonra şirketin ismi “Balya Karaaydın Maden Şirketi-Türk” olarak değiştirilmiştir. 1925 yılından sonra kurşun üretiminin azalması, 1927 yılında Arı Mağarasının asansöründe meydana gelen yangın, 1930 dünya ekonomik bunalımı sonucu kurşun fiyatlarındaki düşüş, Balya maden işletmesini olumsuz yönde etkilemiştir.

1931 yılında çalışmalar durdurulur. 1931 yılına kadar 5000 işçi çalışırken, sonraları bu sayı 500’e kadar düşer.

Son olarak kurşun fiyatlarındaki düşüş nedeniyle şirket, 1939 yılında faaliyetine son vermek zorunda kalır.

1960 yılında bir Türk madencilik şirketi, maden arama ve 10 yıl süre ile işletme ruhsatı alır.

1979 yılında Etibank Balya Kurşun-Çinko Tesis Müdürlüğü adı altında, bölgede madencilik faaliyetlerine başlar.

2009 yılında ise Ezzacıbaşı Esan Balya-Balıkesir bölgesinde kurşun-çinko yeraltı işletmesi faaliyete geçer.

Halen bu şirketin Çinko işletmesine ait olan büyük bir atık havuzu bulunuyor.

Günümüzde, toprak üzerinde katmanlar halinde maden atıkları bulunmakta, atıkların arasından geçen dere sarı renkte akmakta, asit belirtileri görülmektedir.

Evet, konu fazla ayrıntılı oldu, ama bu maden sahasının Balya tarihinde önemli bir yeri var ve halen yani günümüzde madenlerin Fransızlar tarafından işletildiği dönemlerden: üretim tesisleri, idari ve hastane binası kalıntıları kalmıştır.

Özellikle hastane o yıllarda (1876-1940) Ege ve Güney Marmara bölgesinin en büyük ve modern hastanesidir.

Ancak maden ocaklarının kapatılmasıyla: binalarda bulunan demir, tuğla ve kullanılabilecek malzemeler talan edilmiş, hastane binası günümüze harabe halde ulaşmıştır.

Öte yandan, gümüş, kurşun, çinko çıkarılan ve uzun yıllardır kapalı bulunan maden sahasında çevresel zararlar sürüyor.

Bugün dahi, vadideki kükürtten kaynaklanan çok yoğun ve rahatsız edici bir koku vardır.

Balya Dağ Ilıcası
 

DAĞ ILICASI

Balıkesir ve çevresinde çok tanınan bir kaynaktır. İlçe merkezine 20 km uzaklıktadır.

Sülerya dağları olarak bilinen “Solarya Dağları” nın güney eteklerinde Ilıca beldesindedir.

Sıcak sular, alüvyonlu araziden çıkar.

İyon değerleri olarak: sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve lityum içerir.

Suyun sıcaklığı: 61 derecedir.

Günümüzde, Dağ Ilıcası, özel bir şirket tarafından şeklinde işletilmektedir.

120 odalı ve 4 kapalı termal havuzlu bir otel bulunmaktadır.

Balya Akbaş Köyü Etnoğrafya Müzesi

AKBAŞ KÖYÜ ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Cumhuriyet tarihine ışık turan özel bir mekan olan bu müze, Türkiye’nin ilk köy okullarından birinin restore edilmesiyle oluşturulmuştur. İçinde eski öğrenci kayıtları, kara tahtalar, sıralar, defterler ve köylülerin günlük yaşamda kullandığı birçok eşya bulunmaktadır. 

Müze hem nostaljik hem de öğretici yönüyle dikkat çeker. Özellikle eğitim tarihine ve kırsal kültüre ilgi duyanlar için mutlaka görülmesi gerekir diye düşünüyorum.

 

 

 

Gönen tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Havran tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

Balıkesir tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.