Balıkesir Burhaniye

Balıkesir Burhaniye


Deniz kıyısında olmayan ama deniz kıyısında: tam bir tarih hazinesi olan Ören beldesi bulunan, sessiz, sakin bir tatil yöresi.

Balıkesir Burhaniye

ULAŞIM

Burhaniye: Çanakkale-İzmir E-24 Karayolu üzerinde bulunuyor. Burhaniye-İstanbul arası Bursa üzerinden karayolu uzaklığı: 486 km. Burhaniye-İstanbul arası uzaklık, Çanakkale üzerinden ise: 450 km.
Ankara-Burhaniye arası uzaklık: 623 km., Bursa-Burhaniye arası uzaklık: 243 km., İzmir-Burhaniye arası uzaklık: 190 km., Çanakkale-Burhaniye arası uzaklık: 142 km. , Asos (Behramkale)-Burhaniye arası uzaklık: 105 km.

Burhaniye-Altınoluk: 41 km., Burhaniye-Bergama: 82 km. Burhaniye-Selçuk(Efes): 245 km., Burhaniye-Ayvalık: 34 km., Burhaniye-Edremit: 13 km. Burhaniye-Akçay: 23 km.
Burhaniye-Truva: 123 km.

Balıkesir Burhaniye

Havayolu ile buraya gelmek isteyenler için: Burhaniye’ye yaklaşık 10 km. uzaklıktaki Çanakkale-Balıkesir ana karayolu üzerindeki Körfez Hava alanından haftanın belirli günlerinde, karşılıklı olarak uçak seferleri düzenleniyor.

GENEL

Burhaniye denilince, evet, burası, İlçe merkezi itibarı ile, deniz kıyısında kurulu olmayan bir yer. Kent merkezi: denizden 4 km. içeridedir. Deniz seviyesinden yüksekliği: 19 metredir. Denizde: 12 km. sahil bandı bulunur.

İster arkeoloji, ister tarih, isterse doğa tutkunu olun, Burhaniye-Ören’e geldiğinizde, beklentilerinizin de ötesinde bir mutluluk yaşayacaksınız.

Çevrede: çok geniş arazilerde tarım yapılıyor. İstediğiniz her türlü sebze ve meyveye ulaşmak kolay. Yaylalardan getirilen: ceviz, kestane, badem muhteşem tatlar.

DOĞA YAPISI

Burhaniye’de, altı tür zeytin ağacı var. Bunun yanında: en yaygın ağaç türü: çam ve meşe. Sahil bölümü: fıstık çamı yoğunluklu. Ören’de: Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun tescil edip korumaya aldığı: 1620 adet palamut meşesi ağacı var.

RÜZGAR

Balıkesir Burhaniye

Antik çağlarda, 1001 rüzgarlar vadisi diye anılan bu yörede: kuzeyde Kaz dağları ve güneyde Marda dağlarının oluşturduğu jeolojik konum nedeniyle: meltem, imbat ve poyraz rüzgarları hakim. Bu durumun yarattığı sürekli hava sirkülasyonu, havasının çok temiz ve sağlıklı olmasını sağlamış. İsviçre’deki Alp Dağları ile birlikte, dünyanın oksijen oranı en yüksek, ender yerlerinden biridir. Biliyorsunuz, bu derece yoğun oksijen olan bir yerimiz daha var. Altınoluk.

BURHANİYE EVLERİ

Balıkesir Burhaniye İskele Mahallesi

Burası: yapılaşmanın insanı hiçte rahatsız etmediği, tek katlı evleriyle, Mayıs ayında gül, yazın fesleğen kokularıyla sarılı tam bir Ege sahil kenti.

İSKELE MAHALLESİ

Burada büyük bir liman var. Öyle ki, körfez bölgesinin en büyük yat limanı burada. Büyük balıkçı teknelerini ve yatları konuk eden limanı burada. Burada; kendinizi bir balıkçı kentinde hissedebilirsiniz. Kıyıda: balık lokantaları ve çay bahçeleri, ayrı bir güzellik oluşturuyor.

Balıkesir Burhaniye Düdüklü Suyu

DÜDÜKLÜ SUYU

Düdüklü suyundan çok içince, bu suyu içen bu bölgeden gidemez, buralı olur diye bir rivayet söz konusu. Evet, nazire olsun diye, bu sudan içmeye kalkarsanız, bir bakmışsınız, buralı oluvermişsiniz. İçinizden, “keşke” diyenleri duyar gibiyim, yine de, olmaz diye düşünmemek gerek.

Balıkesir Burhaniye

ZEYTİN

Balıkesir Burhaniye

Burhaniye, bir zeytin kenti. Tüm kutsal kitaplarda sözü edilen zeytin ağacı, sanki kutsanmış bir ağaçtır. 39 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu söylenir. Bin yıl yaşayabilir, ölse bile köklerinden yenisi çıkar. Bu nedenle: ölümsüzlerle yarışır. İlçede: 18 adet zeytinyağı fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrikalar, son yıllarda sulu baskılı sistemden, kontinü sisteme dönüştürülmüştür. Fabrikalarda, zeytin, el değmeden ambalajlanır.

Yunan mitolojisine göre: zeytin, Tanrıça Athena’nın, insanlığa armağanıdır. Hatta bir öykü bulunmaktadır. Zeytin öyküsü. Zeytinin ortaya çıkış öyküsü. Zeytin nasıl ortaya çıkmıştır. Şöyle: Olimpos Tanrısı Zeus: bir yarışma düzenler. İnsanlığa yararlı bir hediye bağışlayana, Atina’nın yönetimi verilecektir.

Tanrı Poseidon, Atina akropolünün üstünde: bir deniz oluşturur. Zeka tanrısı Athena; bir zeytin ağacı oluşturur. Bu bitkinin, her derde deva olacağını söyler. Leziz ve yararlı bir besin maddesi, karanlıkları aydınlatacak bir ışık, yaralara iyi gelecek bir merhem. Athena, anlattıklarıyla Zeus’un aklını çeler ve yarışmayı kazanır.

Athena’nın söyledikleri gerçekleşir. Kaç asırdır, zeytin ağacının meyvesinden çıkarılan yağ: geceleri aydınlatır, mabetleri kutsar, vücutları rahatlatır, cildi güzelleştirir, saçlara hayat verir ve vazgeçilmez bir yiyecek olur.

Balıkesir Burhaniye Deve Güreşleri

Sabahları bir çanak zeytinyağı, üzerine kekik ve kırmızı biber ekin ve kızartılmış ekmeği buna banarak yemelisiniz. Muhteşem bir tat, mutlaka deneyin.

DEVE GÜREŞLERİ

Balıkesir Burhaniye Ören Plajı

Burhaniye’de, her yıl düzenlenen deve güreşleri: 2004 yılında ilk olarak “Uluslar arası Zeytin ve Zeytinyağı Festivali” kapsamı içine alınır ve büyük ilgi toplar. Kendi kuralları dahilinde, develere yaptırılan bu güreş, gerçekten ilginizi çekebilecek özellikte. Burhaniye’de bulunduğunuz sürede, rastlarsanız, mutlaka gidip görün.

ÖREN PLAJI

Ören, asırlık palamut ağaçlarının, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tek tek numaralandırılarak koruma altına alınması ile, Yeşil Ören kimliği de güvence altına alınmış. Tertemiz suyu ve ince kuru ile ünlü.

2000 yılında, bu ününü Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından verilen ve artık tüm dünyada “Denize Girilebilirlik Ölçüsü” olan “Mavi Bayrak” ile tescil edilmiş.
1.5 km. boyunca yay gibi kıvrılan, altın kumlu plaj, genişliğiyle Türkiye’nin dikkat çeken plajlarından biri. Doğallığı bozulmamış ender kıyı şeritlerinden biri.

Balıkesir Burhaniye Ören Askeri Kampı

ÖREN ASKERİ KAMPI

Burada, çok güzel bir de askeri kamp bulunuyor. Ören’de: antik kentin limanı olması muhtemel bölge üzerinde kurulu askeri kamp, sahilde ince bir şerit halinde uzanıyor. İnce kumu, sakin ve dalgasız denizi var, ama bu bölgenin genel özelliği olduğu gibi, deniz suyu soğuk.

Denizin altı yine kum. Sezonun kısa olması dezavantaj. Sıcak bir tatil geçirmek isteyenler: Temmuz ayını tercih etmeli. Evet: Ören gerçekten, yazının diğer bölümlerinde söz ettiğim gibi, cennetten bir köşe. Sakin, sessiz bir doğa yapısı içinde tatil geçirmek isteyenler için, burası ideal.

NE SATIN ALINIR

Burhaniye, zeytin cennetidir. Buradan ayrılırken: Türkiye’nin en güzel, zeytinyağını bulabileceğiniz alışveriş yerlerinden, natürel sızma zeytinyağı ve doğal zeytinli sabun almayı sakın ihmal etmeyin.


TARİHİ

Burhaniye’nin antik dönemlerdeki tarihi: günümüzde Ören’de antik çağlarda kurulu olduğu düşünülen, ünlü kent Adramyttion ile bağlantılıdır.

19’ncu yüzyılda: Osmanlı padişahı Abdülhamit’in oğlu, Şehzade Burhanettin’den dolayı, bu adı almıştır. 15’nci yüzyıldan, 19’ncu yüzyıla kadar ise, bu günkü Kızıklı Köyü yolundaki Roma dönemi su kemerleri nedeniyle, “Kemer” adı ile anılmıştır. Bu ad, günümüzde bazı yerlerde kullanılmaktadır.

Kurtuluş Savaşı öncesinde, Yunan işgali altında kalan Burhaniye, 8 Eylül 1922 tarihinde kurtarılmıştır. Kurtuluş günü ile ilgili bir öykü var. Belki ilginizi çeker: Borazan Çavuş öyküsü. Şöyle: “ Büyük taarruz sonrası, bozulan ve hızla Anadolu’yu terk etmeye başlayan Yunan güçleri, Burhaniye’deki birliği de, İlçeyi yakıp-yıkarak çekilmeye hazırlanır.

Bu durumu öğrenen Burhaniye halkı: Burhaniyeli Kuvvayi Milliyeciler; zekice bir plan hazırlarlar. 8 Eylül 1922 sabaha karşı; Hanay Camiinin minaresinden, Borazan Çavuş, Türk ordusu İlçeye girmek üzereymiş gibi hücum borusu çalarak, düşmanın paniğe kapılmasını sağlar.

Böylece, Yunan işgalcileri, hiçbir kıyım ve yıkım yapamadan, arkalarına bakmadan kaçarak İlçeyi terk ederler. Çünkü: onların güçleri, masum ve savunmasız halka yetmektedir. Türk askerini karşılarında görünce, hızla kaçarlar. Evet, Burhaniye halkı, her yıl 8 Eylül tarihinde kurtuluş gününü coşkulu törenlerle kutlarlar.

TARİHİ YERLER

Balıkesir Burhaniye Adramytteion

 

ADRAMYTTEİON

Burhaniye’nin, turistik mahallesi Ören’in antik çağdaki adıdır. Burhaniye ilçe merkezine 3.5 km uzaklıktadır. Dört sırta sahip bir yükselti üzerinde ve yamaçlarında, deniz kıyısında alüvyal düzlük tarafından kuşatılmış vaziyette konumlanan Ören Mahallesinin altındadır. 

Antik Mysia bölgesini önemli bir limanı olan şehir, Edremit Körfezinin girişinde yer alması nedeniyle, hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. Hatta, Roma döneminde bölgenin yargı merkezi statüsündeydi. 

Antik kaynaklara göre (özellikle Strabon ve Aristoteles) şehir, Lidya Kralı Alyattes’in oğlu Kral Kroisos’un kardeşi Prens Adramy tarafından kurulmuştur ve Atina’dan kovulan Delos adası sakinleri yerleşmiştir. 

Ancak yapılan kazılar, bölgedeki yerleşim izlerinin Kalkolitik Döneme kadar gittiğini göstermektedir. 

Tarih boyunca kente yapılan saldırılar sonucu, kent iç kesimlere taşınmıştır. 

Burada: antik dönemlerde; deniz ticareti, gemi ve tekne yapımı yönünde büyük gelişmeler yaşanmıştır. Burada yapılan gemiler; Filistin’e kadar gitmiştir. Bunun kanıtı ise: İsa’nın havarilerinden Aziz Paulus’un, Roma’ya götürülüşü sırasında, Filistin’den bindirildiği ilk geminin Adrmaytteion gemisi olduğu hakkında, İncil’den edinilen bilgilerdir. Ayrıca: zeytinyağı üretimi ve tarım yaygındır. 

Şehir: Truva’dan Bergama’ya giden önemli bir sahil yolu üzerinde bulunuyordu. En büyük özelliği ve önemi ise: limanından kaynaklanıyordu.

Bölgenin tek gerçek limanı burada idi. Daha sonra; Bergamalıların hakimiyeti ile, burası zamanla bir donanma istasyonu işlevi de görmeye başladı. Çünkü: İda bölgesinde, bol miktarda odun yakıtı vardı. Liman: Romalılar zamanında: seyahat ve ticaret açısından daha büyük anlam kazandı.

Evet: bölge, Lidyalılar, sonra Persler, Makedonlar ve daha sonrada Romalıların egemenliğine girer. Bu dönemde, imparatorluğun adalet örgütünün merkezi olur. Çünkü: burada bir il mahkemesi açıldığı görülüyor.

Romanın bölünmesinden sonra ise, Bizans sınırları içinde kalan kent, yaklaşık 200 yıl bu egemenlik altında kalır. MS.178 yılında, İstanbul’u kuşatan İslam ordularınca ele geçirilir. 1076 yılında Anadolu Selçuklularının egemenliğine giren kent, daha sonra Haçlı seferleri sırasında, Haçlı orduları tarafından ele geçirilip yağmalanır.

Adramyttion; çok değerli ve eski bir tarihe sahiptir. Assos, Sardes, Pergamon ve Ephesus ile birlikte, o çağların en önemli kentlerindendi.

Kentin kalıntılarının bulunduğu Ören’de, yasal arkeolojik kazılara başlanmıştır.

Ancak, tam olarak, bugünkü Ören’in bulunduğu yerde, bir zamanlar eski Adramytteion bulunmaktaydı. Ancak, buna rağmen, burada şaşırtacak kadar az antik parça bulunmaktadır.

Muhtemelen son yüzyılda, buradaki taşlar, civarda bulunan ev inşaatlarında kullanıldı. Bu tabii ki son derece ciddi kayıplar yaratıyor. Güney tarafındaki girintide, antik liman bulunmaktaydı. Ancak, maalesef bu bölgede: günümüzde bir Askeri Kamp var. Bu nedenle, buraya girmek ve arkeolojik çalışmalar yapmak mümkün değil.

Adramytteion

GÜNÜMÜZDE ANTİK KENTTEN KALAN YAPILAR:

Antik dönemdeki kıyı hattı, bugün içeride kalmıştır. Yani, kıyı çizgisi değişmiştir. Ayrıca, şehir bugün modern yerleşimin altında kaldığı için kazılar zorlaşmaktadır. Ancak yine de kazılar sürdürülmektedir. 

ARKEOPARK:

Burada Bizans dönemi kilise kalıntıları, Roma mozaikleri ve liman yapıları görülebilmektedir. 

 

NEKROPOL ALANI:

Ören yeri çevresinde kaya mezarları ve lahitler bulunmuştur. Mezar buluntuları özellikle Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlenir. Mezar stelleri, yerel sanat üslubu hakkında bilgi vermektedir.

Nekropolde bulunan iskeletler incelendiğinde, yaş ortalamasının 35-50 yaş arasında olduğu tespit edilmiştir. İskeletler arasında genç ve yaşlı ölümleri az ve eşittir.

AKROPOL ALANI:

Şehrin Akropolü, Roma döneminde kentin önemli yapılarını bünyesinde barındırıyordu ancak günümüzde modern Ören yerleşiminin altında kalmıştır. 

 

ASIRLIK MEŞELER

Kazı alanı çevresini saran devasa tescilli meşe ağaçları, alanı gezerken size harika bir gölge ve atmosfer sunar. 

Adramytteion
HÖYÜK ALANI:

Ören Tepe (veya Karataş Mevkii) olarak bilinen ana höyük bölgesi, kazıların en yoğun olduğu ve kentin tabakalarının en iyi görülebileceği yerdir. 

Adramytteion Roma Hamamı
ROMA HAMAMI:

Kentte kazılarda açığa çıkarılan ilk Roma yapısıdır. MS 2-3 yüzyıllara tarihlenir. Günümüz Belediye Lojmanlarının arkasında kalan yapı, üst kotlardan itibaren Adramytteion genelinde karşılaşılan Orta-Geç Bizans dönemi çok evreli mimari düzenlemelerine benzer uygulamalar sunmuştur. 

Kentin Roma İmparatorluğu dönemindeki görkemini ve günlük yaşamı yansıtan en önemli yapılardan birisidir. 

Kazı çalışmalarında elde edilen bilgilere göre, bu hamam kompleksinin öne çıkan özellikleri şunlardır:

Hamam klasik bir Roma hamamında bulunması gereken temel bölümlere sahiptir. Burada yerden ısıtma sistemi olan hypocaust (cehennemlik) kalıntıları net bir şekilde görülebilir. Pişmiş toprak sütuncukları üzerinde yükselen zemin, alttan geçen sıcak hava ile ısıtılmaktaydı. 

Adramytteion Roma Hamamı

Hamamı özel kılan unsurlardan biri, tabanında bulunan geometrik motifli mozaiklerdir. Yapının avlusunun üzerinde, ince bir kireç tabakasıyla düzgünce kaplandığı anlaşılan mozaik taban açığa çıkarılmıştır. Söz konusu taban, siyah ve beyaz tesrara kullanımıyla işlenmiştir. 

Birbiriyle çelişkili dairesel motifler ve merkezde bitkisel motifli bordür içerisinde geometrik düzenlemelerin benzerlerine MS 2-3  yüzyıllarda rastlanmaktadır. 

Yapının alt kotlarında, itinalı drenaj sistemi, taban altı ısıtma sistemi ve sıcak hava dağılımını sağlayan kanallar tespit edilmiştir. 

Hamamın çevresinde gelişmiş bir su tahliye ve kanalizasyon sistemi tespit edilmiştir. Antik kentin limanla olan bağlantısı düşünüldüğünde, bu mühendislik harikası yapılar, kentin altyapısının ne kadar ileri düzeyde olduğunu kanıtlamaktadır. 

Adramytteion
ÖREN MEYDANI VE APOLLON TAPINAĞI:

Ören meydanında, bugün Kaymakamlık Konutu yakınlarında yerinde duran devasa bir Roma sütun kaidesi görülmektedir. Ayrıca yer üstünde duvar kalıntıları vardır. Burası, antik kaynaklarda adı geçen görkemli Apollon Tapınağının bulunduğu tepedir. Denizden bakıldığında, antik Adramytteion şehrinin Edremit körfezine en  hakim tepesi olduğu anlaşılan bir yerdedir.

 

BİZANS KİLİSESİ VE DEPO YAPILARI:

Kazı alanında, kentin daha geç dönemlerine ışık tutan Kuzey ve Güney kiliselerinin kalıntılarını, ayrıca antik limanla bağlantılı büyük depo yapılarını görmek mümkündür. 

Adramytteion
Adramytteion Hemen üstteki sütunun üzerinde yazan yazıların Türkçesi
Ören Kilisesi:

Geç Roma dönemine kadar konut alanı olarak kullanım gören, Geç Antik Çağ içinde mezar alanı olarak dönüşüm geçiren ve devamında kilisenin konumlandığı Ören ana yükseltisinin sırtlarından biri üzerindedir.

Bu bölgede tespit sondajlarıyla belgelenen ve bütünü açığa çıkarılan MS 7 nci yüzyıla tarihlenen kilise (Kuzey Kilise/Mezar Şapeli), MS 11 nci yüzyıl sonunda, kent genelinde görülen bir yıkım neticesinde tahribata uğramıştır.

Tahribinin ardından işlevini, hemen güney yakınındaki MS 12 nci yüzyılda inşa edilen kiliseye (Güney Kilise) bırakmış ve apsisi daraltılarak mezar şapeli olarak kullanım görmüştür.

Yapının tuğla tabanının altına konumlandırılmış mezarlara, kimi yerde beş bireye kadar gömü yapıldığı görülmüştür.

Anlaşılacağı üzere, kentin bu bölgesi Geç Bizans döneminde ruhban sınıfı gömüleri için tercih edilmiştir.

Bu bölge üzerinde sürdürülen antropolojik çalışmalar, yerleşimin bu geç evresindeki beslenme alışkanlıkları ve görülen hastalıkları hakkında bilgi sunmaktadır.

Adramytteion Antik Liman
ANTİK LİMAN:

Antik kaynaklarda, Adramytteion antik kentinin iki limanı ve bir tersanesi olduğundan söz edilmektedir. Ama günümüze sadece bir liman kalıntısı ulaşmıştır.

Bu liman günümüzde Anadolu’da en iyi korunagelmiş antik limanlar arasında bulunmaktadır.

Liman kalıntıları, günümüzde su altındaki sığlık alanda bulunmaktadır.

Mendirek, sahilden batıya doğru yaklaşık 150 m ve buradan da kavisli bir dönüş yaparak 100 m kadar kuzeye doğru devam etmektedir.

Mendireğin gövdesi, birbirine 8 m mesafede izodomik bir yapıda inşa edilmiş, iki paralel ana duvar ve bu duvarları dik kesecek biçimde konumlandırılan destek duvarından oluşmaktadır.

Mendirek duvarının dağılmış blokları arasında, çok sayıda bosajlı ve köşe profili bloklar bulunmaktadır.

Yapılan rölöve çalışmaları, MÖ 4 ncü yüzyıl evresine ait blokların da tespit edildiği, ancak korunagelen haliyle Roma dönemine tarihlenen evresine ait detaylar gözler önüne serilmiştir.

Ören Çoruk Köyü Roma Köprüsü

ROMA KÖPRÜSÜ

Çoruk Mahallesi yakınlarındadır. Çoruk deresi (antik dönemdeki ismi Eueinos) üzerinde yer alır. Eğer köprüyü görmek isterseniz: Çoruk köyü mezarlığı yakınlarındaki dere yatağını takip edebilirsiniz.

Halk tarafından Okuf Köprüsü olarak da bilinir.

Bu köprü sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda antik çağın mühendislik ve inanç dünyasına dair önemli izler taşıyan bir yapıdır.

Köprü, toplam 5 kemerlidir. Günümüzde bu kemerlerin bir kısmı, alüvyonlar nedeniyle toprak altında kalmış veya bitki örtüsüyle kapanmıştır.

Düzgün kesme taş işçiliği görülür. Harçsız veya çok az harçlı büyük taş bloklarının kullanılması, Klasik Roma dönemi karakterini yansıtmaktadır.

Oldukça sağlam bir gövdeye sahip olmasına rağmen, bakımı ve restorasyonu yapılmamıştır.

Evet en önemli husus: köprü üzerinde herhangi bir taşıt izi olmamasıdır. Bu yüzden buranın sıradan bir kervan yolu değil, Dinsel Geçit Köprüsü olabileceği düşünülmektedir. Antik dönemde Aleksandria Troas kentinden gelenlerin, Apollon kehanetleri için bu güzergahı kullandıkları düşünülür.

Köprü, antik Adramytteion kendinin hinterlandında yer alır. Çevresinde Roma ve Bizans dönemlerine ait bol miktarda seramik kırığı ve antik yol izleri (taş kaldırımlar) bulunmaktadır.

Ören Yılantepe Altarı

YILANTEPE ALTARI

Ören mahallesini kuzeydoğusundadır.

Karınca çayının denize döküldüğü noktaya yakın bir yükseltidedir.

Antik dönemde bu tepe, hem körfezi hem de limanı kontrol eden stratejik bir gözetleme ve ibadet noktası olarak kullanılmıştır.

Bu tür altarlar genellikle tanrılara kurban sunmak veya adak adamak amacıyla yüksek tepelere inşa edilirdi. Tepede kayaya oyulmuş basamaklar, platformlar ve sıvı (şarap veya kan) akıtmak için kullanılan kanallar (libasyon çukurları) tespit edilmiştir. Altarın, antik kentin koruyucu tanrıları olan Apollon veya Zeus onuruna yapıldığı tahmin edilmektedir.

Tepenin doğu yamacında, büyük taş bloklarla sınırlandırılmış ve içindeki buluntularla Helenistik Döneme tarihlenen önemli bir mezar bulunmuştur. Bu kalıntılar, Adramytteion antik kendinin sadece bugünkü Ören Meydanı ile sınırlı olmadığını, çevredeki tepelere kadar yayıldığını kanıtlamaktadır.

Evet bugün Yılantepe de görülebilecek tarihi bir eser yoktur. Sadece tepeden tüm Edremit Körfezi ve ören plajları ve karşıdaki Midilli adası görülebilmektedir. Yörede halen kazı çalışmaları devam etmektedir.

Ören Kuvayi Milliye Müzesi

ÖREN KUVAYİ MİLLİYE KÜLTÜR MÜZESİ.

Burhaniye merkezinde bulunan bu müze, Milli Mücadele dönemine ait eserlerin yanı sıra bölgeden çıkan arkeolojik objelere de ev sahipliği yapıyor.

Burhaniye ilçe merkezinde (Kocacami karşısında) yer alan bu tarihi bina, bölgenin antik dönemden Cumhuriyete uzanan köprüsüdür.

Müze binası 18 veya 19 yüzyılda inşa edilmiş, Osmanlı döneminde Şehir Oteli ve Camlı Kahve olarak kullanılmış tarihi bir yapıdır.

Daha sonra Halkevi ve Askeri Mahfel (Subay kulübü) gibi farklı amaçlara hizmet ettikten sonra 2008 yılında restore edilerek müze haline dönüştürülmüştür.

Bugün müze 2 ana bölümden oluşur.

 

ZEMİN KAT-ARKEOLOJİ BÖLÜMÜ;

Adramytteion Buluntuları:

Bu bölümün en büyük özelliği, Ören deki Adramytteion kazılarından çıkan eserlerin burada sergilenmesidir.

Koleksiyon:

Antik döneme ait sikkeler, seramikler, kandiller, tıbbi aletler (cımbızlar, broşlar) ve cam eserler (göz yaşı şişeleri) vardır.

 

Gemi Modeli

Antik çağın ünlü savaş gemilerinden olan bir trireme modeli de bu katta sergilenmektedir.

 

ÜST KAT-ETNOĞRAFYA VE MİLLİ MÜCADELE BÖLÜMÜ:

Milli Mücadele Ruhu:

Kurtuluş savaşında kullanılan silahlar, yerel kahramanlara ait kişisel eşyalar ve o döneme ait fotoğraflar bulunur.

 

Kültürel Bellek:

Bölgenin sosyal yaşamını yansıtan geleneksel kıyafetler, ev eşyaları ve tarım aletleri sergilenir.

 

Önemli isimlerin mirası:

Aziz Nesin, Oğuz Tansel ve Murat Bardakçı nın dedesi Cemal Bardakçı gibi tanınmış simalara ait objeler de bu katta sergileniyor.

 

 

Balıkesir Burhaniye İçmeler ve Kaplıcalar

İÇMELER VE KAPLICALAR

KARAAĞAÇ KAPLICASI

Burhaniye’ye 10 km., Karaağaç Beldesine 2 km uzaklıktadır. Kaplıca hamamındaki su, başta uyuz olmak üzere, birçok cilt hastalığına iyi gelmektedir. Konaklama olanağı olmadığından günü birlik gidilmesi söz konusudur.

BOSTANCI KÖYÜ KAPLICALARI

Burhaniye’ye 10 km. uzaklıkta: Balıkesir, Çanakkale ve İzmir ana kara yolu kavşağında bulunmaktadır. Suyu, ortalama 51 derecedir. Romatizma, siyatik, lumbago ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. E-87 Ana Kara yolu üzerinde olması nedeniyle otobüs ve minübüslerle ulaşım kolaydır. Ayrıca, konaklama olanakları da vardır.

PELİTKÖY ZEYTİN PINARI İÇMESİ

Burhaniye’ye 12 km., Pelitköy’e ise 2 km. uzaklıktadır. Ortalama 20 derece sıcaklığındaki su, safra yolu hastalıkları ile karaciğer ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Burada: Pelitköy Belediyesine ait, 20 yataklı bir pansiyon bulunuyor. Yaz aylarında, Pelitköy’den otobüs seferleri düzenleniyor.

DUTLUCA KÖYÜ İÇMELERİ VE DAMLARCA SUYU

Burhaniye’ye 12 km. uzaklıkta, Dutluca köyündeki içme suyu, ortalama 16 derece sıcaklıktadır. İdrar yolları ve böbrek rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Bu köyde, ayrıca Damlarca yıkanma suyu da bulunmakta ve cilt hastalıklarına yararlı olmaktadır. Ulaşım, köy minübüsü ile sağlanmakta ve günü birlik gidilip gelinmektedir.

Balıkesir Burhaniye

EĞLENCE VE MESİRE YERLERİ

ARTUR (ARKENT)

Birbirinden güzel koyları, gazino ve eğlence mekanları ile, her türlü sosyal tesise sahip bir tatil beldesi. Burhaniye’ye 23 km. uzaklıkta.

SEKLİL TEPE ÇAMLIĞI

İlçe merkezine 3 km. uzaklıktadır. Temiz havası, çam ve zeytin ağaçları ile kaplı doğası ve bol su kaynakları ile huzurlu bir mesire yeridir.

TAYLIELİ KÖYÜ

İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. İskele mahallesine ise, 1.5 km. uzaklıktadır. Burhaniye tarihindeki öneminin yanı sıra, körfez bölgesinin büyük bir bölümünü kapsayan panoramik manzarası ile görülmeye değerdir. Çam ve zeytin ağaçları ile kaplı doğası ve bol suyu ile ideal bir mesire yeridir.

MURAT ÇEŞME

İskele mahallesinin 2 km. kadar güneyinde, deniz kıyısında, temiz denizi, suyu ve güzel doğası ile keyifli bir mekandır.

 

 

TAYLIELİ KÖYÜ

Taylıel köyü, Burhaniye ilçe merkezine 7 km, Ören sahiline sadece 1.5 km uzaklıktadır.

Burhaniye nin hemen sırtlarında, tüm körfezi ayaklar altına seren bir balkon gibi konumlanan Taylıel köyü, son yıllarda bölgenin en popüler kaçış noktalarından biri haline gelmiştir.

Adramytteion antik kentinin hemen yukarısında yer alan bu köy, tarihi dokusu, eşsiz manzarası ve gurme kahvaltılarıyla bilinir.

Taylıel in en büyük çekim merkezi, Edremit Körfezine hakim panaromik manzarasıdır.

Köyden bakıldığında, bir yanda Kaz dağlarının ihtişamı, diğer yanda Ayvalık adaları ve körfez ışıkları görülebilir.

Özellikle gün batımı saatlerinde körfezin aldığı renkler görülmeye değerdir.

Köy, son yıllarda bir kahvaltı köyü kimliği kazanmıştır.

Bölgedeki mekanlar genellikle kendi üretimi olan zeytinyağlarını, ev yapımı reçelleri ve yerel peynirleri sunarlar.

 

Antik Kalıntılar:

Köy merkezinde ve çevre yollarda Bizans ve Geç Antik çağa tarihlenen mermer sütunlar, granit parçalar ve işlenmiş kayalar görülebilir.

Bu kalıntılar, kentin Adramytteion ile olan tarihsel bağını doğrular.

 

Taylı Baba Türbesi:

Köyün tarihi mezarlığında bulunan bu türbe, köyün manevi duraklarından biridir. Çevresinde antik dönemden kalma taş ocaklarının izlerine rastlanır.

 

Açık Hava Tiyatrosu:

Köyün hemen girişinde bulunan modern amfi tiyatro, yaz aylarında çeşitli festivallere ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapar.

 

 

Altınoluk tanıtımı yazısı için.

Akçay tanıtımı yazısı için.

Burhaniye tanıtımı yazısı için.

Ayvalık tanıtımı yazısı için.

Balıkesir tanıtımı yazısı için.