Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Dere yatağına yapılmış, belli mi olur, hani ıslah edildi diyorlar ya, İstanbul’da ıslah edilip de taşan bir çok dereleri televizyonlarda izledik, yağışlı havalarda ne olur ne olmaz, bakarsınız yatağına koca bir alışveriş merkezi kurulan dere, birden taşmasın, aman dikkat.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

ULAŞIM

Ankara yönünden, Gordion alışveriş merkezine gitmek isterseniz; Ankara-Eskişehir kara yolunu takip ediyorsunuz. Etimesgut bölgesinde; sağınızda “Askeri Bölge” olduğunda; Çayyolu köprüsünün üstünden değil, hemen sağından dönüp, köprünün altına inin ve ikinci sola döndüğünüzde, hemen Gordion alışveriş merkezinin önüne çıkacaksınız.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Eskişehir yönünden geldiğinizde ise: yine, Çayyolu köprüsünün üstüne çıkmadan, sağından kıvrılıp yolu takip ettiğinizde, Gordion alışveriş merkezinin hemen önüne çıkacaksınız.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Sonuç olarak: ulaşım kolay. Otopark sıkıntısı pek olacağını sanmıyorum. Son gittiğimde (bir hafta önce): özellikle pazar günleri otopark sıkıntısı var, aman dikkat, dönüp dolaşıp, aracınıza park yeri bulamayıp, geri dönme olasılığınız yüksek.

Alışveriş merkezinin kapalı otoparkı yanında, ön ve yan bölümlerinde, açık alanlarda yeterinden fazla araç park yeri bulmak mümkün.

Ama, o kapalı otopark tam bir alem. Girişini bulana kadar bayağı dolanacaksınız, girişi buldunuz, yukarı çıkana kadar iyice dolanacaksınız, hele bir de çıkışa geçtiniz mi, işte o zaman büyük bir gezi başlıyor, sanırsınız ki, bu kadar uğraşıdan sonra Kızılay’a vardınız, niye insanları sürekli “dön dön dur” bir döngünün içine sokarsınız, kısa yoldan çıkışa yönlendirseniz………..

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

GENEL

Merkez: Chapman Taylor ve Redev Concepts tarafından tasarlanmış. Merkezin inşaatına: Haziran 2007 tarihinde başlanılmış ve 24 ayda bitirilmesi planlanmış.

Merkezin yapıldığı arazi: ASKİ’ye aitmiş.

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, kat karşılığı satışa çıkarılmış, ihaleyi kazanan Gürtaş Aş. nin alışveriş merkezi için ayrılan araziyi Redevco adına almış ve proje sonunda, Belediye’ye, 300’den fazla konut verilmiş.

Hollanda merkezli “Cofra Holding” bünyesinde bulunan, dünya çapında 7.2 milyar avroluk gayrimenkul sahibi Redevco’nun 150 milyon avro ile yaptırdığı bir merkez.

Merkezde: 165 bin metre kare kapalı alan, 50 bin m. kare kiralanabilir alan, 35 bin metre kare ortak alan ve 75 bin m. kare kapalı otopark bulunuyor. (3 alandaki otopark: 2300 araçlık) Merkez: zemin, zemin altında 2 kat ve zemin üstünde iki kat olmak üzere yerleştirilmiş.

İsim neden Gordion. Polatlı yakınlarındaki tarihi Gordion kenti ve efsanesini dikkate alarak bu isim verilmiş.

Merkezin girişindeki kırmızı kolonlar, meşhur Gordion düğümünü sembolize ediyormuş.

Ben bunları görmedim, demek ki, ziyaretçilerin dikkatini çekecek ölçüde yapılmamışlar veya yerleri yanlış.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Evet: alışveriş merkezinde “yaşam odası” konsepti oluşturulmak isteniyormuş, ilgililer öyle söylüyor. Misyon olarak farklılıklarının bulunduğunu da belirtiyorlar.

İkinci yaşam konseptini oluşturacaklarmış. Ziyaretçilere, evlerindeki oturma odası rahatlığını vermek istiyoruz diyorlar.

Hayır; ben alışveriş merkezinde, evimdeki oturma odası rahatlığını bulmak istemiyorum ki, oturma odası rahatlığını zaten evimde buluyorum.

Benim alışveriş merkezine gitme düşüncemin temelinde: rahat, güvenli bir alışveriş, güzel ve eğlenceli bir ortam, evimden farklı bir ortam istiyorum.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Evet: öncelikle, Gordion Alışveriş Merkezinin daha açılmadan aldığı bir sertifika var.

Ondan söz etmek istiyorum: “Breeam Sertifikası”

Bunun anlamı: yeşil alışveriş merkezi konsepti.

Bu sertifika; Türkiye’de ikinci kez, Gordion Alışveriş Merkezine verilmiş. Tabii; ilk kim aldı diye düşüneceksiniz.

Bu sertifikayı ilk alan: Erzurum Alışveriş Merkezi.

Gordion alışveriş merkezinin bu sertifikayı almasında etken olanlar şunlar: merkez, kendi enerjisini kısmen üretecek.

Elektrik ihtiyacının, yaklaşık yüzde 18’i, kojenerasyon sistemi ile sağlanacakmış.

Sistemin verimliliği, atık ısının ısıtma ve soğutmada kullanımı yoluyla maksimize edilecek.

Bu da, Türkiye’deki diğer alışveriş merkezlerine kıyasla, metrekare başına daha az karbondioksit salınımına imkan verecek.

Buranın; metro istasyonunun üzerinde konumlanması: ziyaretçilerden kaynaklanan karbondioksit salınımının da aza indirgenmesini sağlayacak.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Evet, alışveriş merkezinin: yüzde 90’ı kiralanmış durumda. Ana kiracılar: Carrefour, Elekctroworld, Zara, Mark&Spencer ile ziyaretçiler için bir çekim merkezi olmayı hedeflemişler. Toplamda ise merkezde 160 mağaza bulunuyor.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

GEZİNTİ

Ön cephedeki kapılar: büyük ve geniş. Bu kapılarda: inanın, bu koca devasa binanın en güzel yanı var. Cam kapılar. Muhteşem güzel. Bu cam kapıları kim yaptı ise; işte koca binanın tek olumlu yanı.

Evet;  bu kapılardan girerken: büyük bir alışveriş merkezine girdiğinizi düşünüyorsunuz. Ama; içeri girince, dar ve basık ve de henüz yarısı açılmamış mağazaların bulunduğu koridorlarda gezerken; şaşırıyorsunuz.

Çünkü: gerçekten, ismi kadar muhteşem bir alışveriş merkezi değil.

Mimari olarak herhangi bir ilginç yapısı yok.

Yani: alelade bir yapı. Estetik düşünülmemiş. Mimari de, diğer alışveriş merkezlerinden farklı bir özellik ortaya konulmamış.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Girişte: zemin katta: büyük bir teknoloji marketi ve hipermarket bulunuyor. Ünlü markaların bu mekanları; doğal olarak alışveriş merkezinin en canlı ve kalabalık mekanları.

Evet devam ettiğinizde; bir bakıyorsunuz; herhangi bir plan ve düşünce olmadan yapılmış ve yerleştirilmiş bir alışveriş merkezine geldiğinizi, kısa zamanda hissediyorsunuz. Evet; herhangi bir planlama yapılmamış.

Yani: paldır-küldür, kafanıza göre gezin. Herhangi biriyle buluşmayı düşünürseniz, pek sanmıyorum, büyük olasılıkla, buluşma yeri konusunda problem yaşayabilirsiniz. Çünkü: çok karışık. Plansız ve düzensiz bir yerleşim var.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Merkezde: bir orta alan var. Burada: bir panoramik/camlı asansör bulunuyor. Çatı: tamamen olmasa da, büyük bölümü: saydam malzeme ile yapılmış.

Yani: gün ışığından yararlanılmak istenmiş. Tamam da; gün ışığı yalnızca üst katları etkilemiş, zemin ve ilk katlar; maalesef loş. Bu loşluk; alışveriş merkezine, bir köhnelik vermiş.

Koridorların dar ve basık olması ve çoğu mağazanın henüz açılmamış olması da, bu loşluğu üst düzeyde etkilemiş.

Yani; ışıksız, nispeten loş bir ortamda dolanıyorsunuz. Çatının saydam malzeme ile yapılması elbette güzel.

Peki; gece mutlaka ışıklandırma yapılacaktır, bunun dışında, gündüz saatlerinde bulutlu ve puslu günlerde de, büyük olasılıkla ışıklandırma yapılması şart.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Panora alışveriş merkezinde, koridorların yüksekliği ve genişliği, mağazaların tavan yüksekliği tenkit edilirken, burada bu basıklık, hayır, bu da güzel olmamış. İçiniz bunalabilir.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Koridorların belli bir yerinde: tavandan aşağı uzanan, gök kuşağı renkleri bulunan süsleme çok güzel. Bu hoş bir görüntü oluşturmuş.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Evet: ana bina, sanırım, iki veya üç katlı. Ama yan bölüm: daha fazla katlı. Yürüyen merdivenler etkin ve hızlı. En üst katta: yemek bölümü var.

Ancak: çok sıkışık, dar bir ortama konulmuş birçok masa ve sandalye. İnsanlar: dip dibe oturmuşlar, bir şeyler yemeğe çalışıyorlar.

Bu kötü. Bu kadar sıkışık olması olumsuz. Ayrıca: bu dar ortamda, maalesef yemek kokuları da, ağır yemek kokuları da egemen olmuş.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi
Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Tek olumlu yanı: yemek bölümünün dış cephesinin açık alan, teras olarak düzenlenmesi.

Sanırım sigara içenler için yapılmış olan bu alan, gerçekten çok güzel manzaraya sahip. Güzel havalarda; burayı mutlaka değerlendirmek gerekir. Gordion’a giderseniz, mutlaka teras için zaman ayırın. Manzara harika.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi
Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Burada dikkatimi çeken diğer husus şu oldu: daha önce Türkiye’de görmediğim canlı heykeller var.

Evet, bir kısım genç: gerek kıyafetlerini ve gerekse vücutlarının açıkta kalan bölümlerini boyayarak, bir platform üzerine çıkmışlar ve dakikalarca, belki de saatlerce hareketsiz olarak duruyorlar.

Bizim insanımıza ilginç gelmiş olmalı, kıpırdamadan duran bu insanları, sanırım genellikle, bir heykel olarak düşünüyorlar ve önlerinde/yanlarında resim çektiriyorlar.

Büyük bir emek ve özveri. Bu genç insanları; yaptıkları nedeniyle, kutlamak gerek. Daha önce, bunun benzerini İtalya-Roma’da görmüştüm.

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

Ankara Gordion Alışveriş Merkezi

SONUÇ

Deniliyor ki; Gordion alışveriş merkezi Çayyolu halkı için açıldı ve Çayyolu halkının yaşamı için, değişik bir alternatif üretti.

Burası: Ankara. Burada açılan bir alışveriş merkezi; mutlaka yakın çevresi için bir yenilik, bir alternatif oluşturabilir ama alışveriş merkezi yönetimi, hedef kitlesini bu yakın çevresi olarak belirleyemez.

Çünkü: belirler se, bu yakın çevre sonuçta belli rakamlara oluşan bir insan topluluğuna sahip, ekonomik verimlilik açısından, hedef kitlenin, tüm şehir halkı olarak ve hatta şehre dışarıdan gelen ziyaretçiler olarak da seçilmesi gerekir.

Sonuçta: Çayyolu halkının da, Gordion alışveriş merkezini kendilerine mal etmelerini kabullenmek, biraz dar görüşlülük olur.

Çünkü: Çayyolu halkı; elbette, şehirde, kendine uygun ve güzel alışveriş merkezlerine gitme, ulaşma olanaklarına sahip ve bence bu seçiciliğini, yani alışveriş merkezleri arasındaki seçiciliğini kullanması en doğal hakkıdır.

Yani: yakın diye, yeterli olanakları olmayan bir yeri, benimsemek ne kadar mantıklı?

Evet: yine, ziyaretçilerden alınan duyumlara göre, burada rahat geziliyor, Panora’da rahat gezilmiyor şeklinde düşünceler yansıtılmış.

Lütfen, zemin katta gezerken dikkat edin, loş ve basık bir ortam var, yani bir anlamda karanlık. Ben daha önce de söylediğim gibi; Panora’nın reklamını yapmak için burada değilim, benim için önemli olan, tüm alışveriş merkezlerini gezmek, olumlu ve olumsuz yanlarını siz ziyaretçilere yansıtmak.

Yoksa, bizim amacımız, herhangi bir alışveriş merkezinin reklamını yapmak değil. Ama: kesin olan şu var; Gordion karanlık ve dar koridorlardan oluşmuş, hiç bir şey bunu değiştiremez.

Bayram arifesi, yüzlerce kişiye iş olanakları sunulması, buranın erken açılmasının bir mazereti gibi öne sürülmüş. Evet: isterseniz olayı iki cepheden inceleyelim.

Birinci cephe: Tamam, mantıken ve de gerçekten, işsizlik ortamında, bu insanlara istihdam olanaklarının yaratılması güzel bir düşünce. Peki, diğer cepheden yani tüketici/ziyaretçi gözüyle bakalım.

Çayyolu’ndaki evlerin hemen dibine kondurulmuş, bu devasa bina, gerçekten olukça sakin ve nezih bir alışveriş merkezi olarak dikkati çekiyor.

 

Ankara Kentpark Alışveriş Merkezi

Ankara Kentpark Alışveriş Merkezi

 

Eskişehir yolu üzerinde ama Eskişehir istikametine gidiş yolu üzerinde. Yani: Ankara’ya giriş istikametinde gelirseniz, ODTÜ kavşağından dönüp, köprünün altından geçerek, yolun karşı yamacına geçmeniz gerekiyor. Eskişehir istikametinde giderken: Cepa alışveriş merkezini geçince, zaten yapı itibarı ile, uzaktan hissediliyor.

Tüm bunların yanında: yapının önüne değil, arka veya yan bölümüne çıkmak isterseniz, Eskişehir istikametinde giderken, sağ yanınızda kalan toplu benzin istasyonlarını geçtikten sonra, OSTİM istikametine sapın ve ilk trafik ışıkları bulunan kavşakta, sola dönüp doğruca ilerlerseniz, 500 metre sonra, solunuzda, gerek Cepa ve gerekse Kentpark alışveriş merkezlerinin arka ve yan bölümlerine, kapalı otoparklarına ulaşabilirsiniz.

Ankara Kentpark Alışveriş Merkezi

GENEL ÖZELLİKLERİ

Tamamen yerli sermaye kullanılarak: 115 milyon avroya mal olmuş.

Toplam: 225 bin metrekare alana kurulu. Restoran-kafe alanı: 5000 metre kare. Otopark alanı: 3500 araçlık.

Elektronik mağazasının açılışına gittiğimde, bu otopark bölümünde: tavandan sarkan kablolar, akan sular, tam bir mezbelelik idi, sanırım düzenlemişlerdir.

Birçok sinema salonu bulunuyor.

Ayrıca: 6000 metrekarelik alana kurulu: geleneksel açık semt pazarı var. Diğer AVM’lerden farklı olarak.

Ankara’da: ilk ve tek “A” konseptli alışveriş merkezi olacakmış. A konseptli ne demek? Bundan kast ettikleri: gerek A tüketicilerin olması ve gerekse alışverişte, tüketiciye en seçkin markalar ve avantajların sunulması.

Burada: dünyanın en büyük markalarının bir araya getirileceği söyleniyor.

Merkezde: 230 mağaza bulunacak.

AVM Genel Müdürü ne demiş. Ankara’da çok sayıda alışveriş merkezi var, ancak yaşam merkezi eksik. Ankara’da bir benzeri daha olmayan “A” marka ve benzersiz mimarisiyle, Ankara’nın yeni cazibe merkezi olacakmış.

Kentpark AVM sayesinde: tüm Ankaralıların, ilk kez: doğa ile iç içe, çiçek kokuları eşliğinde ve adeta bir orman havası soluyarak, güzel bir atmosferde alışveriş yapma şansını yakalayacaklarını söylemiş.

MİMARİ YAPI

Güneş ışığından maksimum düzeyde yararlanabilmek için, mimari yapısında, camlar ön planda tutulmuş. Buradaki cam tavanların benzerleri: Pekin Olimpiyat Oyunlarında kullanılan cam tavanlarmış.

Peyzaj alanlarına da önem verilmiş ve bunun için 25 bin metre kare ayrılmış.

ÇOCUKLAR İÇİN

Çocuklar için 530 metrekarelik buz pisti, gölet ve birçok aktiviteyi barındıran eğlence merkezi var

KONUTLAR

Aynı zamanda, bir yaşam merkezi olan Kentpark Alışveriş Merkezinde, projeye daha sonra ilave edilecek şekilde 465 konut planlanmıştır.

2,3,4 ve 5 odalı farklı büyüklüklere sahip olacak konutlarda tamamlanınca, Türkiye’nin en büyük karma projelerinden biri hayata geçmiş olacak.

DİĞER UNSURLAR

Karşılıklı etkileşimin sağlanması için; yalnızca alışveriş unsurları değil, projede: 4000 metrekarelik fitness salonu, 1500 metrekarelik çocuk oyun alanı, sinema alanı, 900 metrekarelik bir gölet, 530 metrekarelik bir buz pisti yapılmış.

SONUÇ

Evet, Kentpark Alışveriş merkezi, Ankara’da gitmeyi tercih ettiğim yerlerin başında gelmektedir. Nezih, temiz ve her türlü markanın ürününü bulabileceğiniz bir yer. Özellikle, otoparkı oldukça güzel, kırmızı-yeşil ışıklandırmalar boş otopark bulmakta yardımcı oluyor.

Kaliteli ürünlerin satıldığı mağazalar var. Geniş ve ferah bir ortam. Havuz üstündeki şirin ahşap teras, tertemiz tuvaletler evet boş zamanlarınızda buraya gidip oldukça güzel bir ortamda gezinebilirsiniz.

Tek sıkıntı, son gittiğimde karşılaştığım tek sıkıntı: katlarda bulunan bazı koltukların kaldırılmış olması. İnanın, özellikle eşli olarak buraya alışverişe gelen erkekler için o koltuklar oldukça fazla gerekli, lütfen o koltukları geri yerlerine koyalım.

 

Ankara Dikmen Vadisi

Ankara Dikmen Vadisi

Gerek Ankaralılar ve gerekse Ankara dışından gelip de, şehirde gezmek isteyenler için güzel bir yer olduğunu düşünüyorum.

Sıcak yaz günlerinde, gerçek bir serinlik ve su ve yeşil ortam yaşamak isteyenler için ideal bir yer. Ankaralıların büyük kısmı, burayı sıkça kullanıyorlar. Siz de eğer buraya daha önce hiç gitmediyseniz, bir gün, bir akşam zaman ayırın ve mutlaka gidin.

Gerçekten güzel bir ortam, gerek planlama, peyzaj ve insan profili açısından gerek güvenlik ve gerekse güzellik sunuyor. Özellikle: şehrin birçok bölgesinde aşırı sıcaklık etkiliyken, burada muhteşem bir hava akımı var ve bu hava akımı, terlemeden, serinlikte, rahatça zaman geçirmenizi sağlıyor.

Ankara Dikmen Vadisi

Evet, artık isterseniz. Dikmen Vadisi hakkında sizlere biraz daha ayrıntılı bilgi vermek istiyorum. Burası: 1970’li yılların başında, Dikmen deresinin aktığı ve önünde, büyük taş-kaya bloklarından bir baraj bulunan, çevresi bataklık bir bölgeydi.

Şehir planında ise, kent parkı yapılması öngörülmüştü. Ancak, elbette, bu tür yerlerin genel kaderi olduğu üzere, burası da zamanla gecekondular ile doldu.

Seçim zamanlarında, siyasiler, burada gecekondusu olan insanlara yani kamu arazisini yani sizin/benim hakkım olan araziyi bir gecede usulsüzce ele geçiren bu insanlara tapi vererek onların mülkiyetlerine geçirdiler.

Takip eden süreçte: vadi içinde yapılacak ikiz kuleler için, burada gecekondusu olanlara daire hakkı tanınacağı söylendi. Buna dayanarak, önceleri sekiz katlı yapılması düşünülen bu kuleler, daha sonra sırf kar marjının yükselmesi için, yirmişer katlı olarak yapıldılar.

Ayrıca, vadinin yamaçlarına, ön cepheden yasal olarak beş katlı görünmesine rağmen, vadiden bakıldığında, yedi-sekiz kat olarak görülen başkaca bloklar da yaptılar. Sonuçta: vadiye bakan bir beton blokların oluşmasına neden olundu.

Yani: 1990’lı yıllara kadar tamamen bataklık ve gecekondularla dolu olan bu alan: zamanla, beton bloklarla dolmaya başlamış ve 1996-1997 yıllarında tamamen elden çıkmıştır. Evet parkın tasarımı, Doruk Pamir tarafından yapılmıştır.

Melih Karayalçın’ın Belediye Başkanlığı döneminde başlanan park tasarımı, İ. Melih Gökçek’in Belediye Başkanlığı döneminde bitirilmiştir.

Elbette, 2000 yılında yapılan açılışa, ne Murat Karayalçın ne de Doruk Pamir çağırılmamıştır.

Birinci ve ikinci etap bitirildiğinde, burada: 2264 konut, 68 dükkan, 1 konferans ve sergi salonu, 2 yüzme havuzu, 2 spor merkezi, 2 güzellik salonu inşa edilmiştir. Bunun  dışında: 11 hektar yeşil alan, 2 hektara yakın seyirlik havuz ve 3 km. yol inşa edilmiştir.

Yakın zaman önce açılan üçüncü etapta ise: rekreasyon alanı çalışmalarında: çocuk köyü, cami, havuz, kafe, sera, çelik köprü ve çağdaş konutlar tasarlanmış ve yapılmıştır.

Söylenenlere göre: bu etaplar, beşinci etap olana kadar ve hatta “Panora Alışveriş Merkezinin” bulunduğu yere kadar devam edecekmiş.

Ama, Belediye, yasal sorunları aşamamış deniliyor. Ha, bir de, burada daha önce ikamet eden gecekondu sahiplerini, haklarının yendiğini öne sürerek sürdürdükleri eylemleri söz konusu oluyor.

Ankara Dikmen Vadisi

Evet, günümüzde, vadinin çevresinde bulunan ve özellikle, Ayrancı semti yönündeki konutlar: muhteşem lüks. Bu konutların çoğunluğunda, yabancı elçilik, konsolosluk personeli veya şirket elemanları oturmaktadırlar.

Hatta, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının bile, bu konutlarda oturduğu biliniyor. Evet, bu muhteşem konutlar hakkında daha fazla uzatmadan son bir şey söylemek istiyorum.

Dikmen vadisine gezmeye gittiğinizde, vadinin iki yanında özellikle gece ışıl ışıl parlayan bu konutlara bakıp ta, kendinizi üzmeyin, önemli olan parkın havasını, o güzellikleri teneffüs etmek, ama bu konutları görmemek mümkün değil, sırf bu yüzden bunlar hakkında ayrıntıya girdim.

Evet: park gerçekten güzel. Özellikle: 1 ve 2 nci etapların bulunduğu yerler harika. Çünkü: bu bölümlerde, güzel peyzaj planlamaları yapılmış. Bir de merdivenler olmasa. İniş kolay ama parkı geziyorsunuz, sonra çıkış biraz ızdırab haline geliyor.

Parka gideceklere önerim: Ayrancı semtinde, Hoşdere caddesine çıkarken sağ, inerken sol bölümde: özellikle, Atakule kavşağına yakın bölümde, tamamen anlaşılır bir dönemeç var.

Bu dönemeçte: Tavacı R. U. nın tabelasını görmemek mümkün değil

Arabanız ile giderseniz, bu kavşaktan dönün, doğru giderseniz: yine, bu parkın büyük sorunlarından biriyle karşılaşacaksınız.

Çelik bir köprü karşınıza çıkacak, bu köprü üzerinden devam ederseniz, Dikmen semtine, kısa yoldan ve kısa sürede ulaşmanız mümkün. Bu köprü; 2008 yılı başlarında, Belediye tarafından, 5 milyon TL. civarında fiyatla ihale edilmiş ve yaptırılmıştır.

Ancak, uzun süre, bu köprüden yalnızca 3.etap sakinlerinin yararlanması sağlanmış ve bu durum, köprü üzerinde bulunan Belediye güvenlik görevlileri tarafından denetlenmiş ve 3.etap sakinleri dışındakilerin bu köprüden geçmelerine izin verilmemiştir. Neyse ki, yakın zaman önce, bu saçmalık giderilmiş ve köprü genel kullanıma açılmıştır.

Evet, köprünün sağ ve solundan devam ettiğinizde, Dikmen Vadisine iniyorsunuz. Sağından devam ettiğinizde, lüks konutların bitişine kadar devam edin, sonra ilk bulduğunuz yere arabanızı park edin ve yürüyerek, merdivenlerden inmeye başlayın.

Yaklaşık 200 basamak iniyorsunuz ve Dikmen Vadisine varıyorsunuz. Zemin parke taşı döşeli, havuzlar çok büyük, özellikle, güney bölüme ilerlediğinizde, havuzdan aşağı dökülen, bir şelale oluşumu sağlanmış.

Burada: havuzun her iki yanında mevcut kafelere oturduğunuzda, gerek havanın serinliği ve gerekse su sesi, inanın muhteşem bir keyif veriyor. Ancak: hani dedik ya, her şey rant diye, kafelerde bir şeyler yemek içmek isterseniz oldukça pahalıdır.

Dinlenme molasından sonra: yürüyüşe devam ederseniz, parkta bolca bulunan banklarda oturan, hatta evinden termos ile çay getirip içen insanlara rastlayacaksınız. Bu arada: köpek gezdirenler, koşanlar, yürüyüş yapanlar….

Burada: gençlerin oluşturdukları guruplarda var, ama daha önce söyledim ya, bu gençler sorun yaratan tipler değiller, parktaki insan profili düzgün ve zaten güvenlik elemanları, gezdiğiniz sürede, her on dakikada bir görebileceğiniz yerlerde konuşlandırılmış.

Yani: parkta, gece veya gündüz dolaşmak pek güvenlik problemi yaratmıyor. Ama yine de, parkın loş ve karanlık bölümlerinde bulunmamakta yarar var diye düşünmemek mümkün değil.

Parktaki gezinize devam ederken, diğer etapları da kapsayan yürüyüş yolunu denerseniz, tüm parkuru yürümeniz yaklaşık 1 saat alıyor. Burada tercih sizin, özellikle geziniz sonunda, o merdivenleri yine tırmanmak gerektiğini düşününce, fazla yorulmamak ve son gücünüzü oraya saklamak konusunda tedbirli olmanızda yarar var.

Ankara Dikmen Vadisi

Son olarak: Hoşdere caddesinden saparak buraya gelmez iseniz, Çetin Emeç Bulvarı üzerinde, parkı ikiye bölen köprü üzerinde de, aracınızı park edebilirsiniz. Burası her ne kadar kentsel park alanı olarak ilan edilse ve yapılsa da, maalesef otopark yapılmamış.

Bu yüzden, araç parkı biraz sorun oluyor. Çetin Emeç Caddesi üzerinde, parkı ikiye bölen köprü üzerinde de, ikili ve hatta üçlü sıralı araç parkları yapılıyor. Bunu da tercih edebilirsiniz.

Evet, bence Dikmen Vadisine gidin.

Çünkü: en sıcak günlerde bile, burada sizi muhteşem güzel, serin ve hoş bir hava bekliyor. Havuzların kıyısında bolca bulunan banklarda oturun, havuzları, suyu, suyun akışını izleyin. Bu sizi dinlendirecektir. Hatta: havuz kıyısındaki kafelere uğrayabilir, buralarda bir şeyler içerek, sohbet ederek yorgunluk atabilirsiniz.

Hatta: hemen girişte, Ayrancı yönünde bulunan restoranlarda, Ankara manzarasını izleyerek bir şeyler yiyebilirsiniz. Özellikle: kaburga dolması yemenizi öneririm. Fiyat mı, elbette biraz yüksek, ama sonuçta mekan güzel, manzara güzel, fiyatların zaten normal olmasını beklemek anormal olur.

Tüm bu güzellikleri yaşarken: aman dikkat, Büyükşehir Belediyesinin diğer rekreasyon alanlarında ki bir kısım uygunsuz davranışlar burada da geçerli. Örneğin: bisiklete binmek yasak, çimlere basmak yasak ve hatta bir dönem fotoğraf çekmek bile yasakmış, sakın ola, arkadaşınız veya sevgiliniz veya eşiniz ile, bu romantik ortamın etkisinde kalarak yakınlaşmayın, o da yasak….

Yine de, doğa mükemmel.