Paris Şehir içi ulaşım

Paris Şehir içi ulaşım

Paris’te şehir içi ulaşımda: en iyi, kestirme ve pratik yol: Metro. Saat: 05.30 ile 00.40 arasında çalışan metro dışında: otobüsler de tercih ediliyor.

Otobüsler

Saat: 06.30 ile 20.30 arasında çalışıyor. Ancak, bazı hatlarda, son servis, saat: 00.30’a kadar sürdürülüyor. Bunun dışındaki gece otobüsleri: belirli bölgelere gidiyor ve saat: 01.30 ile 05.30 arasında hizmet veriyor.

Sen nehri üzerinde: su taşımacılığı da yapılıyor. Batobus, her 20 dakikada, belli duraklardan hareket ediyor. Ama ben bunu kullanmadım.

Şehirde taksi bulmak, özellikle iş çıkışları ve sabah erken saatlerde biraz zor.

TRAFİK

Trafik berbat. Yaya ışıkları kullanışsız. Güneş vurunca görünmüyorlar. Ayrıca, yaya geçitlerinde, garip bir kural işliyor. Hem yayaya hem de sola-sağa dönen araca yeşil yanıyor. Sözüm ona, yayaya öncelik verilecek ama özellikle motorlar üstünüze sürüyorlar.

Trafikteki arabaların üçte birinde mutlaka: vuruk, çarpık, çizik var. Trafiği, her an kaza olacakmış hissi uyandırır insanda.

Paris Şehir içi ulaşım Taksiler

TAKSİLER

Şehirdeki taksilerin üzerinde, ışıklı “Taxi” yazısı bulunmaktadır. Genellikle: sokak köşelerinde, tren istasyonlarında ve resmi binalar dışında ve havaalanlarında bulunurlar. Ödemeler nakittir, kredi kartı kabul etmezler. Normalde: maksimum 3 yolcu alırlar.

Bagaj için sınırlı alanları bulunur. Paris havaalanları ile, şehir merkezinde gitmek istediğiniz yere muhtemelen ödemeniz gereken ücret: 20-45 Euro arasındadır. Taksinin üzerindeki ışıklı işaret açıksa: taksi müsaittir.

Işık kapalı ise, taksi müsait değildir. Sürücü ile herhangi bir pazarlık durumu söz konusu olmuyor, çünkü bütün taksilerde, taksimetre var. Yalnız, sürücülerin kaba ve vurdum duymazlıkları dikkatinizi çekecektir.

Şehirde, bir Cumartesi gecesi, yüz metreye varan taksi kuyrukları oluşuyor. Özellikle, hafta sonlarında ve Cumartesi gecesi, taksi bulamamak, gece gezmesini bir kabusa dönüştürecek kadar büyük bir sorun. Hele bir de yağmur varsa, kesinlikle çalışmıyorlar, kuyruktakiler daha da rezil olmaya devam ediyorlar.

Paris Şehir içi ulaşım Bisiklet

BİSİKLET

Paris’te bisiklete binmek zevkli. Çünkü, üstünüze çıkan arabalar yok. Otobüsler ve bisikletler için tek yol var ve inanır mısınız, otobüsler dahi çıkmıyor üstünüze.

 

METRO

TARİHİ

1845 yılında, Paris şehir yönetimi ve demiryolu şirketleri, şehir içi bir demiryolu ağı kurmayı planlıyorlardı. Bu dönemde, ortaya atılan iki farklı görüş, çeşitli tartışmalara ve bunun sonucunda da gecikmelere neden oldu.

Demiryolu şirketlerinin kabul ettiği görüş, Londra’nın da uygulamasını yaptığı şekilde, var olan şehir hattına, yeni yapılacak yer altı şebekesinin eklenmesiydi. Şehir yönetiminin görüşü ise, tam tersi olarak, var olan hat ile hiçbir bağlantısı olmayan, tamamen yeni ve bağımsız bir şebeke kurmaktı. İki taraf arasında, 1856’dan 1890’a kadar süren bu anlaşmazlık, şebekenin yapımını engelledi.

Bu süre içerisinde, Paris şehrinde hızla artan nüfus ve meydana çıkan trafik problemi, şebekenin inşa edilmemesi durumunda, bu sorunların altından kalkılamayacağı gerçeğini ortaya koydu ve nihayetinde 1886’da yapım çalışmalarına başlandı.

Paris Metrosunun başlangıç hattı, 1900 yılında, Dünya Evrensel Sergisi sırasında törenle açıldı. Sistem, 1.Dünya Savaşının patlak vermesine kadar çok çabuk genişledi ve metro ağının çekirdeği, 1920 de tamamlandı. Şehir merkezi sınırlarından dışarı, komşu banliyölere giden ilk uzantıların yapımı ise, 1930’larda tamamlandı.

Ayrıca hat 11 de bu dönemde tamamlandı. Otomobil çağı (1950-1970 yılları arasında) sırasında duraklamadan sonra ise diğer birçok banliyö ve uzantılarla hatlara dahil edildi.

Teknik kararlar

Orijinal ağın dizaynına, istasyonlar arasındaki mesafelere, az sayıda yolcu profili trenlere ve uzantıları belirleyen limitlere göre alındı. İlave taşıma kapasiteleri ve büyüyen tramvay ağı, 1960’lar dan itibaren oluşturulan Regional Express Network (RER) ağıyla desteklendi.

Bununla beraber 20.yüzyılın sonunda Paris Metrosu, RER ağına ait Hat A’nın yükünü hafifletmek amacıyla tam otomatik olan Hat 14’ün açılışını yaptı. Hat 14, 70 yıl aradan sonra RER değil de Metro tarafından açılan ilk hat oldu. Sürücüsü olmayan bu hattaki trenlerde, intihar girişimlerini engellemek amacıyla, özel pencereler kullanıldı.

Metro ağı, geçmişte ve günümüzde bazı kazalara da sahne olmuştur. 10 Ağustos 1903 de çıkan yangında 84 kişi hayatını kaybederken, alınan önlemlerle uzun süre, bu tür bir facia yaşanmamıştır.

30 Ağustos 2000 de hızdan ve kontrolün kaybolmasından kaynaklanan bir problem nedeniyle, Notre-Dame-de-Lorette İstasyonunda 24 kişi hafif yaralanmıştır.

Son olarak ise, 6 Ağustos 2005 tarihinde, Simplon İstasyonundaki bir trende, kısa devre sonucu meydana gelen yangında, 19 kişi yaralanmıştır.

 

GENEL

Paris şehrinin her yerinde, herhangi bir metro istasyonu, size en fazla, yürüyerek 5 dakika uzaklıktadır. Yani, bu kadar çok metro istasyonu var. Her 100 metrede bir metro istasyonu var. Ama: 8 katlı metro istasyonlarında, özellikle ziyaretçiler açısından çoğu zaman kaybolmak mümkün. Ancak: şehirde yaşayanlar, hayatlarının yarısını, yer altında, metroda geçiriyorlar.

Paris’in sembollerinden olan “Paris Metrosu”; öncelikle şehir merkezinde bulunan yer altı istasyonları ve “Art Nouveau”dan etkilenerek inşa edilmiş olan mimarisiyle dikkati çekiyor. Toplamda: 211 km. olan bu sistem, 16 hatlıdır. Hatlar: 1’den 14’e kadar numaralandırılır.

Bunların dışında bulunan 2 tanesi ise: küçük hatlardır. Daha önce başka hatlara bağlı iken, bugün bağımsız hatta dönüştürülmüşlerdir. Eğer, bu 14 farklı hattan oluşan metro haritasını çözdüğünüzde; (ki bence rahatlıkla çözeceksiniz) metro ulaşımının hem kolay ve hem de zevkli olduğunu göreceksiniz. Ama: öncelikle, bir metro istasyonundan derhal, metro hat haritası edinmelisiniz.

Kesinlikle, şehirdeki tüm ulaşımı metro ile gayet rahatlıkla yapabilirsiniz.

Önemli olan: bir metro haritası edinin, gitmek istediğiniz yeri haritada işaretleyin ve o istasyona giden renkli metroya binin. Ancak, metro trenine binerken, gitmek istediğimiz yöne gittiğine yani o yöndeki en son istasyonun ismine de bakmayı sakın unutmayın, aynı renkli ama terk yöne giden bir trene binerseniz, elbette sıkıntı ortaya çıkacaktır.

Yoksa, ben Paris’te kaldığım sürede, sadece metro ile her yere ulaştım. Bir not daha: Ressamlar Tepesi olarak bilinen yerde, metrodan inip yokuş yukarı tırmanan raylı araca yani fenikülere binmeniz gerekiyor. Burada, aynı bölgeye ait metro biletiniz varsa geçerli yoksa ilave 1 Euro ödemeniz gerekiyor.

 

Günümüzde,

Paris Metrosu, günde ortalama 4.5 milyon yolcuyu taşımaktadır ve 62 si başka hatlara bağlantı sağlayan, 297 adet istasyonla hizmet vermektedir. Avrupa’da görebileceğiniz tek lastik tekerlekli metro ağı buradadır.

Ama: metro istasyonlarına indiğinizde, yine idrar kokusu ile karşılaşma durumu mümkün. Çünkü: evsizler, tuvalet ihtiyaçlarını metro istasyonlarında, buldukları yerde gideriyorlar ve özellikle metro istasyonlarında yoğun koku var.

Her zaman tıkış tıkış ve leş gibi kokuyor. Zaten koltukları da fazla samimi. Dip dibe oturuluyor. Kimse kimsenin gözlerine bakmıyor. Ama, aynadan herkes birbirini kontrol ediyor.

Sabahın köründe, kendinizi metroya atarsanız: vagonda oturanların, somurtkan ve ağırbaşlılıkla, çıt çıkarmadan gazetelerine göz gezdirdiklerini görürsünüz. Derken, ilk durakta kapı açılır ve vagona “Meksikalılar” doluşur. Şarkı ve gitar sesleri ile ortalık şenlenir.

Bu arada, biri, şapkası ile para toplamaya başlar. Bu somurtkan Fransızlar, gizlice çıkardıkları ufak-tefek paraları, o şapkanın içine atarlar. Hatta, toplayanı utandırmamak için, parayı şapkaya atarken, gözlerini başka yöne çevirirler. Yani: nazikçe, “sanata katkı” hadisesine şahit olursanız, şaşırmayın.

Gecenin köründe ise, sakın metroya binmeyin.

Londra şehrine göre, daha geç saatlere kadar devam eden metro seferlerinde, gecenin ileri saatlerinde, güvenlik zafiyeti ortaya çıkıyor.

Bu arada: metro istasyonlarının çoğunluğunda yürüyen merdiven ve asansör yok. Zaten, olanlar da büyük ölçüde çalışmıyor, arızalı veya yalnızca yukarı doğru olanlar çalıştırılıyor. Sanki: aşağı inerken merdivenin önemi yok dercesine.

Ayrıca, istasyonda bulunan birçok trenden, yalnızca biri hareket edeceğinde, onun hangi yöne gittiği konusundaki tereddütlerinizi gidermek çok zor. Özellikle, Fransızlar, İngilizce soracağınız sorulara asla cevap vermiyorlar, bu da tam bir rezalet.

ÇALIŞMA SAATLERİ

Trenler, ağa bağlı her istasyonda, yılın her günü sabah 05.00 ile gece 01.00 arasında hizmet verirler. Aralık 2006 dan itibaren ise, Cumartesi geceleri ve tatil öncesi gecelerde, saat; 02.15 e kadar hizmet vermeye başlamışlardır. 2007 Aralık ayından itibaren, Cuma geceleri de, istasyonların 02.15 e dek açık kalmaktadır.

Paris Şehir içi ulaşım Bilet

BİLET

Standart geçiş için kullanılan, tek bilete “t” (ticket) adı verilir. Bu bilet, tüm Metro’da ve RER’in 1.bölgesinde 2 saat boyunca geçerlidir. Tek parça olarak (1.40 Euro) satın alınabildiği gibi 10’u  bir arada olan şekliyle de (10.90 Euro) alınabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken şu: örneğin aldığınız biletin hangi bölgede geçerli olduğu.

Çünkü: Versay Sarayına gitmek istiyorsanız, 1. bölge bileti, oradan dönüşte işinize yaramıyor, çünkü saray farklı bir bölgede olduğu için tekrar bilet almanız isteniyor. Yani, aldığınız bilet, sadece o bölge veya o bölgeler için geçerli, farklı bir bölgeye gittiğinizde biletiniz geçersiz oluyor ve yeni bilet almanızı istiyor.

Limitsiz olarak kullanılan paso çeşitleri de vardır. Haftalık ve aylık olarak bulunabilen pasoya “Carte Orange”, günlük olanına ise “Mobilis” denmektedir. Yıllık olanının (İntegrale) yanı sıra, bir de Paris’e gelen ziyaretçilerin sıklıkla kullandığı 2-3 ya da 5 günlük pasolar mevcuttur ki bunlara da “Paris Visite” denmektedir.

Normal biletlerle ve ya  pasolarla Metro girişlerine giren yolcular, turnikeye girmeden önce biletlerini makineye sokarlar ve geçtikten sonra da makineden çıkan bileti alırlar. Yolculuk boyunca yanlarında taşımaları gereken bu bilet, istenildiğinde görevlilere gösterilmelidir. Navigo Pass kullanımında ise, kartın turnikedeki sensöre yaklaştırılması yeterlidir. Hatta yeterince yaklaşıldığında makinenin okuması için cüzdandan çıkartılmasına bile gerek kalmamaktadır.

Bilet kontrol sistemleri biraz gariptir.

İnsanlar özellikle geceleri kapının altından sürünerek geçip para vermekten gocunurlar. Bir bilet alıp, 3 kişi arka arkaya girip geçersiniz ve artık sizde yakalanmamışsınızdır.

Ancak kontrole denk gelirseniz ve bu Paris’ten ayrıldığınız gün trene yetişme sırasında olursa, bilet başı 40 Euro para verirsiniz ve asla hiçbir bahaneyi kabul etmezler.

Beleşçi olmamak lazım. Bu duruma düşmemek önemli, çünkü böyle durumları, yani biletsiz seyahat etmeyi kamuya karşı yapılmış gibi değerlendiriyorlar ve bir dahaki sefere belki de vize almanıza engel olabilecek bir durum karşınıza çıkabilir.

Metro biletlerini, metro istasyonlarındaki makinalardan veya bilet satan şahıslardan satın alabiliyorsunuz.

Paris Eğlence hayatı

Paris Eğlence hayatı

Paris Eğlence hayatı; 2010 yılı başlarında, Le Monde gazetesi, Paris şehrini, Avrupa’nın sıkıntı başkenti ilan etmiş.

Çünkü: bir zamanlar, eğlence başkenti olan şehir, artık, yani 2010 yılı başından itibaren, saat: 23.00’de uykuya yatıyor. Paris, ışıkların şehri olmaktan çıkmış.

Hem kulüp sahipleri ve hem de gençler, Paris şehrini, artık daha az neşeli, daha ciddi ve burjuva olarak görüyorlar.

Bunun en büyük nedeniyse: önce gürültü yasağı, sonra ise sigara yasağı. Pek çok semtteki barlar, gece kulüpleri: komşuların “gürültü yapıyorlar” şikayetleri üzerine, ağır para ve kapatma cezaları almış. Önce müziğin sesi kısılmış, sonra da üzerine sigara yasağı binmiş.

Kapıların önüne sigara içmeye çıkan tiryakilerin gürültüleri yüzünden, pek çok semt barı şikayet edilmiş. Hatta, sokağa taşan bar müşterilerinin üzerine yumurta atan, su döken semt sakinleri bile çıkmış.

Bu nedenle, şehir, günümüzde, Avrupa’da “gece hayatı” cazibesi bakımından, Londra, Amsterdam, Barcelona ve Berlin gibi şehirlerdeki gece yaşamı cazibesinden geriye düşmüş durumda.

Şehrin en önemli eğlence merkezlerinin sahipleri, Belediyeyi suçluyorlar. Sigara yasağı, gürültü kirliliğinden yakınanlar ve “müze kent” imajı, işletmecilerin yakınmalarının en başta gelenleri.

Mekanlarına “ölü kent nedeniyle kapalıyız” afişleri astıklarını duydum.

En büyük sıkıntı da, İstanbul’da olduğu gibi, sigara yasağı.

Burada, insanlar: “sigarayı kapı önünde içelim ama bu soğukta, dışarıda durmak mümkün değil. İçeride içemiyoruz, dışarıda içemiyoruz, bu nasıl özgürlük” diyerek, isyan ediyorlarmış.

Sigara yasağının, saat: 21.00’den sonra, serbest olmasını istiyorlar.

Evet, devam edelim.

Paris’te, gece dışarı çıkmak için, saat asla geç değildir. Geç saatlerde: şehirdeki hit caz kulüplerinin bulunduğu: Montmarte veya Marais sokaklarında, romantik yürüyüşler yapabilirsiniz.

Üniversitelerin açık olduğu  dönemlerde: Quartier Latin ve St. Germain des Pres bölgelerini tercih etmelisiniz.

Bunun dışında: eğlencenin doruk noktalarına çıkmak isterseniz: Le Lido, Crazy Horse Salon, Bal du Moulin Rounge ve Les Folies Bergere mekanlarına gidebilirsiniz.

Bunlar: şehrin önde gelen kabareleridir. Bu kabareler: düzenledikleri, görkemli şovlarla, adlarından sıkça söz ettirirler.

Şehirde, opera izlemek isterseniz:

Opera Garnier ve Opera de la Bastille, mutlaka uğramanız gereken yerlerin başındadır.  Tiyatro seviyorsanız: Theatre du Chatelet, Comedie Française, Odeon-Theatre de I’Europe, Theatre de la Ville,  Theatre Sarah Bernarth, kentin başlıca tiyatro salonlarıdır.

Şu unutulmamalıdır ki, Paris şehrinde, çoğu eğlence mekanında, mutlaka kılık-kıyafet zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle: yanınızda, mutlaka uygun kıyafet götürmeyi unutmamalısınız.

Sonuç olarak:

Her ne kadar yazının başında: gerek gürültü ve gerekse sigara yasağı nedeniyle, Paris şehrinde gece hayatının son yıllarda nispeten olumsuz etkilendiğini söylesem de, burası Paris. Gerçekten: özellikle, tarihi süreç içinde uzun yıllar önce kurulmuş ve günümüze kadar etkinliğini sürdürmüş eğlence mekanları var.

Fiyatları yüksek olsa da, imkanlarınız ve zamanınız ölçüsünde, mutlaka bunlara gitmeli ve sergilenen şovları, revüleri izlemelisiniz.

Ben bu eğlence mekanları hakkında, kısa bilgiler vereceğim. Tercihlerinize göre seçiminizi yapıp, gezi planınıza bunlardan bir kısmını ekleyebilirsiniz. Bunun dışında: Paris tam bir kafeler şehridir.

Benim belirttiğim kafeler, tanıma imkanım olanları. Diğerlerini de mutlaka sizler keşfedeceksiniz. Hoşunuza giden kafeler olduğunda, yorum bölümüne eklerseniz, sizlerden sonra Paris’e gidecekler için, mutlaka yararlı olacaktır.

GECE KULÜPLERİ

CLUB BARRİNO LATİNO

Burası, Küba stili bir mekan. 4 katlı. Daha çok genç nesle hitap ediyor. Kapısında, içeri girmek isteyenler tarafından kuyruklar oluşturuluyor. Aslında, içki ve kokteyllerin pek özelliği yok ama, burada insanlar rahatlıkla eğlenebiliyorlar.

Ferah ortamı, sıcak kırmızı tonlardaki dekoru gerçekten muhteşem. Birinci ve üçüncü katlarda: Latin müzikleriyle dans edebilirsiniz. İkinci katta bulunan restoranda, Latin yemeklerinin tadına bakabilirsiniz. Dördüncü katta ise, eğlencenin doruklarına çıkmak mümkün.

Paris Eğlence hayatı Crazy Horse

CRAZY HORSE (8.Bölge)

Alma Marceau metro istasyonu bölgesindedir. Burası: şehrin, en ünlü gece kulüplerinden biridir. Burası: 1951 yılında, Alain Bernardin tarafından kurulmuştur. Benzersiz ve zarif kareografiler sunuluyor. Tüm dansçılar: bale eğitimi almışlar.

En çarpıcı ve mükemmel, görsel efektleri yapıyorlar. Dansçıları, birbirinden ayırt etmek mümkün değil. Şekil, tip ve giysi olarak, hepsi birbirinin aynısı.

Dünyanın en güzel ve sanatsal çıplak gösterilerinin burada yapıldığı söyleniyor. Çıplak sanat, buranın öne çıkan özelliği.

Güzel dansçıların: duygusal kareografilerini, çarpıcı ışık görüntüleri altında birleştirmişler ve ortaya, mükemmel seksi bir şov çıkmış.

Burada: mutlaka, revü izlemelisiniz. Şov: saat: 21.30-23.30 arasında sürüyor.

LA SALLE WAGREM

Çılgınca eğlenmek isteyenler için ideal bir ortam. Şehirli genç kitle, genellikle burayı tercih ediyorlar. Mekan: 1500 kişi kapasiteli. Her odada, değişik müzik türü ve farklı zevkler mümkün. Wağram bölgesinde bulunuyor.

Paris Eğlence hayatı La Nouvelle eve

LA NOUVELLE EVE (9.Bölge)

Montmartre-Pierre Fontaine bölgesinde bulunuyor. Kaliteli ve renkli şovlar düzenleniyor. Komik ve orijinal ve çeşitli şovlar bunlar. Şarkıların yoğun olduğu, bayan ve erkek dansçıların birlikte rol aldıkları şovlar.

Paris Eğlence hayatı Le Lido

LE LİDO (8.Bölge)

Champs-Elysees bölgesindedir. Buradaki şov, saat: 22.00’de başlıyor ve sabaha dek sürüyor. Salon: 1150 kişi kapasiteli ve herhangi bir sütun olmadan yapılmış ve dolayısı ile, herkes için, mükemmel bir görünürlük sağlanmış. Tiyatro salonu gibi, koltuklar panoramik olarak düzenlenmiş.

Paris Eğlence hayatı

Özellikle ve kesinlikle, erkekler için, seyir zevkini yaşamak isteyenler için uygun bir yer. Dansçı kızlar, üst kısımları açık olarak şovlarını sergiliyorlar. Ellerinde yalnızca, büyük ponponlar bulunuyor.

Bazen vücutları boyanmış veya sırtlarında, kanatlar. Müziğin ritmine uygun, muhteşem bir gösteri sunuyorlar. Burada da, mutlaka uygun giysi isteniyor. Kot pantolon ve spor ayakkabısı ile içeri girilmiyor.

LE CAB

Son dönemin, şehirdeki popüler mekanlarından birisidir. Champ Elyesse yakınlarında bulunmaktadır. Mekan, 2 katlıdır ve burada insanlar, hem lezzetli yemeklerin tadına bakabilirler ve hem de eğlenceli bir gece hayatı yaşayabilirler.

Buraya girmek oldukça zor. Ama, girdikten sonra da, burada geçireceğiniz saatler, inanın anılarınız arasında, mutlaka yer alacak güzellikte olacaktır.

Paris Eğlence hayatı Les Bains

LES BAİNS

Şehirde, yıllara meydan okuyan bir mekan. İsim anlamı, “banyolar”. Mekanın içinde: fayans duvarlar, tuvaletlerde duş imajı verilmiş. Müzik ise, hip müzik tarzında. Müşterileri arasında: ünlü fotomodeller ve eğlence dünyasının şehirde yaşayan önce gelen isimleri var.

İçeri girebilmek için, kılık-kıyafete çok önem veriliyor. Gitmeye niyetlenenler, mutlaka kıyafetlerine dikkat etmelidirler.

Paris Eğlence hayatı Moulin Rouge

MOULİN ROUGE (18.Bölge)

Blanche metro istasyonu bölgesindedir. 1889 yılında kurulmuştur. Fransız sanatçı Toulouse-Lautrec’in resimleriyle ölümsüzleştirilmiştir.

Dünyada en çok tanınan kabaredir. Günümüzde, onun “kırmızı yel değirmeni”, hala gururla durmaktadır. Bu kırmızı yel değirmeni, aynı zamanda, Paris şehrinin de bir simgesidir. Çatı üzerindedir.

Paris Eğlence hayatı Moulin Rouge

Burada,  dans ağırlıklı gösteriler düzenleniyor. Kızlar, genellikle göğüsleri açık dans ediyorlar, ancak bu gösteri, bir erotizm gösterisi değil. Seyrederken: gösterinin daha çok dans ve estetik ağırlık taşıdığını hissediyorsunuz.

Buradaki fiyatlar hakkında bir minik örnek isterseniz: bir şişe şarap, 100 Euro civarında. İsterseniz, yemek servisi de yapılıyor.

Giriş için mutlaka resmi kıyafet gerektiğini sakın unutmayın.

REGİNE

Champ Elyesse bölgesindedir. Oldukça özenli ve nispeten pahalıdır.

ÖZEL (STRİPTİZ) KULÜPLER

Paris Eğlence hayatı Hustler Club

HUSTLER CLUB

Georges V. Metro istasyonu bölgesindedir. Salon: kertenkele derisi şeklinde dekore edilmiş. Burada: Amerika ile İngiltere’de olduğu gibi, dansçıların bulunduğu özel odalar var. Giriş ücreti: 25 Euro.

Paris Eğlence hayatı Stringfellows

STRİNGFELLOWS

Temes metro istasyonu bölgesindedir. Merkezi Londra’da bulunan bir zincirin, Paris şehrindeki halkasıdır. Burada: üstsüz dans izlemek mümkün. Giriş ücreti: 25 Euro.

Paris Eğlence hayatı Pink Paradise

PİNK PARADİSE

Franklin Roosvelt metro istasyonu bölgesindedir. Paris şehrinde, ilk tablo dans gösterisi burada yapılmaktadır.

Kırmızı halılar, gösterişli bir dekor ve uzun bacaklı Fransız kızlarının striptiz şovu. Bu kelimeler, bu gece kulübündeki etkinlik ve görünümün kısaca özeti. Ancak, müşteri kitlesi, seçkin kişilerden oluşuyor. Pontheau bölgesindedir.

Paris Eğlence hayatı Casino-Kumarhane

CASİNO- KUMARHANE

CASİNO BARRİERE

Enghien les Bains bölgesindedir. Kot pantolon veya spor ayakkabısı ile girilmesine izin verilmiyor. Kesinlikle, ceket zorunluluğu var.

İçeride ise: zarif bir dekor, oyun masaları bulunuyor. Fransa’nın en büyük casinosudur. 44  tane oyun masası var. Bu masalarda, her türlü oyun mümkün.

Paris bölgesindeki tek slot makinaları da burada bulunuyor. 280 slot makinası: 0.5-20 Euro ile çalışan slot makinaları gruplandırılmıştır.

Yalnız, bu casino’ya girerken, yanınıza kesinlikle pasaportunuzu bulundurun. Çünkü, girişte pasaport istiyorlar. Ayrıca: kıyafet zorunluluğu var. Elbise isteniyor.

KONSER SALONLARI

Paris Eğlence hayatı Le Zenith

LE ZENİTH (19.Bölge)

Allee du Zenith bölgesindedir. 7000 seyirci kapasitelidir. Pop, rock ve alternatif müzik ağırlıklı konserler düzenleniyor. Özellikle, Ağustos ve Eylül ayları hariç olmak üzere, diğer zamanlarda, sık aralıklarda, çok büyük konserler veriliyor.

OLYMPİA

Şehirde, ünlü sanatçıların konser ve şovlarını sundukları, dünyaca ünlü bir konser salonudur.

Paris Eğlence hayatı Parc des princes

PARC DES PRİNCES (16.Bölge)

Burada, özellikle futbol maçları yapılıyor. 49 000 seyirci kapasitelidir. Başlangıçta: bir veledrom yani bisiklet yarışlarının yapılması için planlanmıştır. Ancak, 1960 yılında yıkılarak, aynı zamanda ulusal bir stadyum haline getirilmiştir. 1998 FIFA Dünya Kupası, burada düzenlenmiştir.

Ama, bunun dışında, büyük organizasyonlar ve konserler de düzenleniyor. Özellikle, futbol maçları dışında, burada konser düzenleyen ünlüler şunlar: U2, The Rolling Stones, The Red Hot Chili Peppers, Robbie Williams, Genesis, Metallica, Muse gibi isimler.

PALAİS OMNİSPORT DE BERCY (12.Bölge)

Green Day, Madonna, Benabar, Seal, Leonard Cohen, burada muhteşem konser veren ünlülerden, yalnızca birkaçıdır. Burası, aynı zamanda: spor, film, fuar, kongre gibi organizasyonların da sık yapıldığı bir yer.

Paris Eğlence hayatı Buddha Bar

BARLAR

BUDDHA BAR

M. Concorde bölgesindedir. Amber renkli ışıklandırma, zengin maun mobilya, Çin ve Japon sanatı objeler, Khmer heykelleri, ahşap paneller, gür-kırmızı ve altın, lüks kumaşlar ve Portekizce mozaiklerle süslü, zengin ve rafine bir dekor yaratılmış.

Ortam mükemmel, hizmet mükemmele yakın, ama fiyatlar pahalı. Özellikle, ortamın mükemmelliğinden mutlaka etkileneceksiniz.

Diğer şubeleri gibi: Paris şehrindeki Buddha Bar da, oldukça lüks bir mekandır. Burada, ayrıca bir restoran var ve restoranda, Asya mutfağından örnek yemekler sunuluyor. Burada: “Buda heykelleri” var. Müzik derseniz: burada, lounge ve chill-out tarzı müzik dinleyebilirsiniz. Burada çalınan müziklerden oluşturulan albümler bulunuyormuş.

GEORGE V HOTEL BAR

George V Avenue bölgesindedir. Champ Elysees’in, biraz ilerisinde, ünlü George V Sokağındaki “Four Season” Oteli içindedir. Ünlü ve zengin müşterileri, bu barı: “Le Bar” olarak bilirler. Oldukça rahat bir bar ortamında, kokteyl içkiler yudumlanırken, güzel zaman geçirmek için, kesinlikle tam uygun bir mekan.

HOTEL COSTES BAR

St. Honore bölgesindedir. Paris’in ünlü otellerinden olan “Hotel Costes” içindedir. Otel barı: saat: 19.00’dan, 02.00’ye kadar açıktır. Barda lounge tarzı müzik dinlemek mümkündür, bu çalan müziklerden derlenen, bir albüm çıkarılmıştır.

LA JAVA BAR VE CLUB

Belleville semtindedir. Bu semtte, daha yoğun olarak şehrin işçi sınıfı oturuyor. Burası, tarihi bir bar, kulüp ve konser mekanı. Efsanevi sanatçı Edith Piaf burada uzun süre sahneye çıkmış. İlk şarkılarını burada söylemiş.

LE BARON ROUGE BAR

Theophile-Roussel bölgesindedir. Kalabalık ve popüler bir yer. Fiyatları uygun. Peyniri ve şarabını mutlaka denemeniz gerek.

LE DEPANNEUR

Fontaine bölgesindedir. Popüler, eğlencesi bol ve tüm gece açık olan bir bar. Place Blance ve Moulin Rouge’un hemen aşağısında bulunuyor.

THE HEMİNGWAY BAR

Rue Cambon bölgesindedir. Bu bölgede, ünlü “Ritz Oteli” içinde, hizmet vermektedir. Ernest Hemingway’in, burada geçirdiği uzun saatler onuruna, buraya ismi verilmiştir. Bar: ayrıca, en şık kıyafetlerini giyerek, bara inen turist müşterilerine, piyano müziği eşliğinde hizmet vermektedir. Şehirdeki güzel buluşmalar için gayet güzel ve lüks bir mekan.

Paris Eğlence hayatı Cafe de I’Industrie

KAFELER

CAFE DE I’INDUSTRİE

Rue Sedaine ve Rue St. Sabin’in köşesindedir. Daha çok gençlerin uğradıkları bir kafe olarak öne çıkıyor. İlginç tasarımı dikkatinizi çekecektir.

CAFE DE FLORE

Sartre ve Beauvoir’in buluşma mekanı olan kafe, günümüzde, halen şehir sosyetesinin tercihlerinin başında gelen bir kafe olarak öne çıkıyor. Burada: uluslar arası düzeyde ünlü sanatçılar, ressamlar ve film yönetmenlerini görmek, sıkça mümkün. İç mekan: 1930’lu yılların stillerini yansıtıyor. Servis elemanları ise, gerçekten güler yüzlü ve zarifler. Günün her saati, buraya gidebilirsiniz.

CAFE MARLY

Louvre Müzesinin bir kanadında bulunuyor. Yani: Rue de Rivoli bölgesindedir. Kapalı bir terası var. Buradan: Louvre müzesinin cam piramidini görebilirsiniz. Kafenin içinde: güzel koltuklar var ve duvarları kırmızı boyanmış. Bu hem çağdaş ve hem de tarihi görünümlü kafe, şehrin kafe ortamını tanımak için ideal bir yer, mutlaka zaman ayırın.

LES DEUX MAGOTS CAFE

St. Germain bölgesindedir. Şehrin en eski ve en ünlü kafelerinin başındadır. Burası aynı zamanda bir bar.

Bu mekan, ismini: iç mekanı, bir şövalye gibi koruyan, iki büyük ve tahta maymun heykelinden almıştır. Şehrin, en ünlü kafelerinin başında gelmektedir. Geçmiş dönemlerde, burada zaman geçiren ünlüler arasında: Jean Paul Sartre ve Hemingway sayılabilir. Turistlerin yoğun olarak uğradıkları bir mekan.

RENDEZ-VOUS DES BELGES CAFE

Dunkerque bölgesindedir. Güzel servisi var. Burası: bir kahve dükkanı olarak biliniyor. Alanı küçük ve ince-uzun mimari yapısı var. Aslında, bu bölge, turistlerin yoğun olmadıkları bir bölge olmasına rağmen, bu kafe, şehirliler ve ziyaretçiler tarafından, yoğun olarak tercih ediliyor. Burada: tamamen Arap kahvelerinden oluşan, lezzetli harmanı mutlaka tatmanızı öneririm.

Paris Disneyland-Eurodisney

Paris Disneyland-Eurodisney
PARİS.Disneyland
Paris Disneyland-Eurodisney

Paris Disneyland-Eurodisney; Paris Disneyland, her ne kadar çocuklar için ilgi çekici bir yer olsa da inanın büyükler de burayı ziyaret ettiklerinde büyük keyif alıyorlar. Bu yüzden, Paris veya Avrupa ziyaretinizde, Disneyland için mutlaka zaman ayırmalı, 1 tam gününüzü buraya ayırmalısınız.

Disneyland parkını: günübirlik geziye sığdırmak isterseniz, çok zorlanırsınız. Bu nedenle, burada konaklamayı tercih edebilirsiniz. Kompleks içinde: 7 otel var. Oteller: spor alanlarından, tenis kortlarına kadar oldukça kapsamlı düzenlenmiş ve ziyaretçilerin Disney dünyasından kopmamaları için özel olarak dekore edilmişler.

Disneyland bölgesinde bir otelde kalmak isterseniz: bu mümkün. En pahalı otel: Disney Otel. Bu otel: park alanı içindeki tek otel. Burası: peri padişahının pembe şatosu. Kristal avizeleri, kırmızı halılarla kaplı merdivenleri, oyun salonları, şık ve konforlu odaları var. Zaten otelin lobisinde, sizi külkedisiyle beyaz atlı prens, el-ele karşılıyorlar. Sonra, hemen otelin arka bahçesine çıkmalı ve burada, eğlence şehrinin kalabalığına karışmalısınız.

Diğer oteller

park alanı çevresine yayılmış durumda. Yürüyerek 10 dakikalık bir sürede. Ancak, yine de yürümek istemeseniz, “Shuttle” denen otobüslere binerek, park alanına ulaşabilirsiniz. Yalnız en geç otobüs: 23.30 da.

Çevredeki otelleri düşünürseniz

Cheyenne (2.yıldızlı), Sequela Lodge (3.yıldızlı) ve New Port Hotel (3.yıldızlı). Her bir otelin bir konsepti var. Ama, otellerde herhangi bir lüks beklemeyin. Özellikle, iki yıldızlı otellerde, mini bar filan yok. Hatta su bile yok. Ona göre, otelin veya başka bir marketten, ihtiyaçlarınızı alıp, odanızda saklayabiliyorsunuz.

Evet, Disneyland yakınlarındaki otellerde kalacaksanız

Paris’te havaalanına indiğinizde 90 Euro gibi bir ödeme yaparak, taksiyle buraya ulaşabilirsiniz. Ama, kırmızı Eurodisney otobüslerine de binebilirsiniz. Bu otobüsler ekonomiktir. Büyükler 16 ve küçükler 13 Euro. Sizi, otelinizin önüne kadar bırakıyorlar.

Paris Disneyland-Eurodisney Ulaşım

ŞEHİR MERKEZİNDEN ULAŞIM

Paris’in en hareketli caddesinden, sapsarı çiçek tarlaları arasından akıp giden yolda, harikalar diyarına yolculuk yapılıyor. Bu yolculuk, yaklaşık 40-45 dakika sürüyor. Şehir merkezine uzaklık: 32 km.

GENEL HUSUSLAR

Burası: her ne kadar “Disneyland” olarak biliniyorsa da, bir diğer ismi “Euro-Disney”. Paris şehrinin doğu banliyösünde. Şehir merkezine uzaklık: 32 km. Marne-la-Vallee bölgesinde kurulmuştur.

Park: 12 Nisan 1992 tarihinde açılmış. Park 5 bölgeden oluşmakta olup, bu bölgelerde, toplam 47 etkinlik noktası var.

Paris Disneyland-Eurodisney Giriş

GİRİŞ

Disneyland parkı: hafta arası 10.00’da ve hafta sonunda ise 09.00’da açılıyor. Hafta arasında 18.00’de, hafta sonunda ise 22.00’de kapanıyor.

Size parkın girişinde bir harita veriliyor. Bu haritada: hangi tarihler arasında, hangi bölümlerin kapalı olduğu ya da hangi oyunların ekstra para gerektirdiği yazılı. Bu bilgileri, parkın girişinde inceleyerek, kendinize bir gezi rotası hazırlamanız gerekiyor.

Giriş ücreti derseniz: yaz döneminde yetişkinler 53 Euro ve çocuklar ise 45 Euro. Yalnız burada önemli bir husustan söz etmek istiyorum. Eğer giriş biletini, Disneyland kapısından alırsanız 82 Euro, ancak internetten “Disneyland” internet sitesinden satın alırsanız 45 Eurodur.

Paris Disneyland-Eurodisney Gezi için öneriler

GEZİ İÇİN ÖNERİLER

Temel olarak oyun alanları: bir vasıtaya binilip gezmek üzerine kurulu. Bunun dışında: yürüyerek gezebileceğiniz pek fazla bir şey yok.

Unutmamanız gereken tek şey: kuyruklardır. Park içinde her zaman kuyruk beklemek zorundasınız. Çünkü: girişte ödediğiniz ücret sonucu, tüm objelere binme ve yararlanma hakkına sahip oluyorsunuz. Yani: ayrıca para ödemek yok. Bunun sonucunda: parka giren tüm ziyaretçiler, etkinliklerin başında, uzun kuyruklar oluşturuyorlar. Bazıları: aynı etkinliğe birçok kez katılıyor. Yani: sonuçta, burada sürekli bir kuyruk-sıraya girme durumu var. Bunu en baştan kabullenmelisiniz.

Bir etkinliğe gireceğinizde: kapıda, o andan itibaren, aktiviteye ulaşmak için kaç dakika beklemeniz gerektiği yazılı. Bu bekleme süresi: hafta arası günlerde 5-10 dakika olabileceği gibi, hafta sonları ve tatil günlerinde, çoğu kez 60-100 dakikaya kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla, parka gitmenin en mantıklı yolu, hafta arası günlerde gitmek. Çünkü, hafta sonlarında, Fransa ve yakın ülkelerden, yoğun şekilde ziyaretçiler geliyor. Özellikle, ailecek gittiğinizde, uzun kuyruklar tam bir ızdırap haline geliyor.

FAST PASS

Bu bir sistem ve bazı oyunlar için geçerli olan ve kuyruk beklemeyi önleyen bir sistem. Bu sistemin hangi oyunlarda geçerli olduğu, girişte size verilen haritada yazılı. Bu oyun alanlarına gittiğinizde, giriş kartınızı, orada bulunan makinalardan geçiriyorsunuz ve size randevu kağıdı veriyor. O kağıttaki saat dilimi arasında gittiğinizde, ayrı bir kapıdan, sıra beklemeden içeri girebiliyorsunuz.

Hafta arasında yarım saat sonraya randevu verilirken, hafta sonlarında üç saat kadar sonralara randevu veriliyor.

Bu arada: saat: 16.00 da bazı yollar, iplerle kesiliyor. Çünkü, burada Disney kahramanlarının geçit törenleri yapılıyor. Bu sırada, bir yerlere oturup, on dakika kadar, bu kahramanların geçit törenlerini izleyin. Çocuklar, bu geçit törenine bayılıyorlar. Bu geçit törenlerinde, Disney karakterleriyle fotoğraf çektirmek mümkün, ayrıca imza da veriyorlar. Yalnız, bu fotoğraf çektirmek ve imza almak içinde kuyruklara girmek şart.

LUNAPARK AKTİVİTELERİ

Bildiğimiz lunapark aktiviteleri ve benzerleri olan atlı karınca, dönen fincanlar ya da bizim ülkemizden aşina olduğumuz balerin türü aktiviteler de, park içinde bulunuyor.

OTURARAK İZLENEN AKTİVİTELER

Park içinde, oturarak izlenebilen şovlar bulunuyor. Birinci alanda oturarak izlenebilen şovların bir kısmı: Honey, I Shrunk the Audience. “Eyvah çocuklar küçüklü” filminin şov hali.

Discoveryland’daki video polis de, “Aslan Kral” filminin müzikali sahneleniyor. The Caparral Theatre bölümünde: Tarzan gösterisi sunuluyor. Bunların hepsini, saat, tarih ve yerlerini: parkın girişinde size verilecek park haritasında görebiliyorsunuz.

BOY ZORUNLULUĞU

Parkın bazı bölümlerinde, içeriye girebilmek için boy sınırlaması var. Yani: gerek kendiniz ve gerekse çocuklarınızın, bu sınırlama içinde bulunması gerekiyor. Tabii daha çok çocuklar, bu sınırlanan ölçüler içinde ve yalnızca onlar, bu mekanlara girebiliyorlar. Bunlar: Big Thunder Mountain: 102 cm., Space Mountain: 132 cm. Autopia: 132 cm. Pirates Beach: 140 cm. İndiana Jones: 140 cm.

PARK ALANINDA YEMEK YERLERİ

Park alanında yemek yiyebileceğiniz yerler var. Zaten yemekler: pizza, hot dog, hamburger, fish and chips, sandviç ağırlıklı. Tabii bunları alabilmek için, yine kuyruğa girmeniz şart.

Gündüz çocuk menüleri, 6 Euro civarında. Büyük menüleri ise 10-12 Euro civarındadır.

Bunun yanında, güzel ve eğlenceli mekanlarda var. Patenli elemanların servis yaptığı: Annette, yağmur ormanları içinde kurulmuş: Rainforest Cafe, kahramanların masaları gezdiği: Mickey Cafe ve Planet Hollywood gibi.

Ayrıca: diskotek ve sinema salonu, bar ve oyun salonları da var.

ALIŞVERİŞ

Oyun parklarında, alışveriş mağazaları var. Bu alışveriş mekanlarındaki fiyatların hepsi, hemen hemen aynı. Yani, daha ucuza bulabilir miyim diye  dolaşmak anlamsız.

Örneğin: Dragon bölümünde, ejderha ve şövalye bibloları bulabilirsiniz. Bunların yanında kostümler var. Bunların fiyatları ise 45 Euro civarındadır. Oyuncaklar ise; 10-12 Euro civarındadır.

Paris Disneyland-Eurodisney Gezi Rotası

GEZİ ROTASI

Park, çok büyük. Kaybolmamak için, elinizde bir haritayla gezmelisiniz. Haritada: hangi saatte, hangi animasyonların, oyunların ve etkinliklerin olduğu yazılı. Bir günde: elbette hepsine gitmeniz mümkün değil, bu yüzden, en çok nelerden hoşlanıyorsanız, mevcut etkinlikler arasından mutlaka seçim yapmalısınız.

Park: 5 bölümden oluşuyor. Aşağıda: bu bölümler ile ilgili ayrıntılı bilgi vereceğim. Daha önce söylediğim gibi: burayı bir günde gezmeniz mümkün değil. Siz: bölgeleri inceleyip, ilginizi çekecek olan etkinlikleri bir sıra dahilinde gezebilirsiniz.

Paris Disneyland-Eurodisney Parkın bölümleri

PARKIN BÖLÜMLERİ

DİSNEYLAND PARK PARİS

İlk tema parkı burasıdır. Tüm Disney özelliklerini burada bulabilirsiniz. Burada bulunan farklı bölümler arasında, trenle gezi imkanı var. Evet, en büyük alan burası. Burada: 5 küçük park var. İlk girişte: Disneyland Railroad denilen trene binerek, park alanını dıştan gezebiliyorsunuz.

Giriş: “Main Street” denilen yerden başlıyor. Sonra: Frontierland, Adventureland, Fantasyland ve Discoveryland.

Paris Disneyland-Eurodisney Main Street

MAİN STREET

Daha çok bir giriş alanı olarak değerlendirilir. Parkın girişindeki ilk bölgedir.

Burası, adeta geçen yüzyıldan kalma, çok renkli bir Amerikan kasabası. 1900’lü yılların tipik bir Amerikan kasabası şeklinde tasarlanmıştır.

Dantelli perdeleri, ahşap kapıları, çıngıraklı kapıları yan yana sıralanmış kafe, restoran ve hediyelik eşya satılan dükkanları bulunuyor.

Buradaki “City Hall” den, park ile ilgili detaylı bilgi, harita, broşür ve etkinlik takvimi alabiliyorsunuz. Ayrıca, Disneyland Resort kapsamında bulunan restoranlar için, buradan rezervasyon yaptırabiliyorsunuz.

Disneyland Railroad (Buharlı Tren), buradan hareket ediyor. Tren istasyonunun yakınında, yine çevreyi gezebileceğiniz “faytonlar” bulunuyor.

Bu bölgede

Ayrıca 20.yüzyıla ışık tutmuş icatların ve buluşların hikayelerini öğrenebileceğiniz: Discovery Arcade ve Amerika’nın sembolü olan Özgürlük Anıtının öyküsünü öğrenebileceğiniz “Liberty Arcade” bölümleri var.

Günün belli saatlerinde, Disney kahramanlarının geçit törenleri oluyor. Bir anda, yanınızdan Miki Fare geçiyor, çocuklar gülerek peşine takılmışlar. Karşı kaldırımda, Pinokyo, çocuklara imza dağıtıyor. Ayrıca, Tom ve Jerry, Kötü Kalpli Kraliçe, Çengel kollu korsan, Yedi cüceler.

Paris Disneyland-Eurodisney Frontier Land

FRONTİER LAND

Kovboy kasabası havasında bir alan. 1800’lü yılların Amerika’sına dönmek ve vahşi batıda gezinti yapmak burada olanaklı hale getirilmiş. Kovboyları, Kızılderelileri görmek, buharlı gemilerle dolaşmak ve “Big Thunder Dağ”ını keşfetmek, oldukça eğlenceli.

Paris Disneyland-Eurodisney

Bu bölümde: Fantom evi var. Macera burada da devam ediyor. Burada: Kızılderili köyleri, Teksas çiftlikleri, vahşi batı sokakları, Büyük Kanyon ile Amerika’nın eski günleri yansıtılıyor.

Paris Disneyland-Eurodisney

Mark Twain in gemisine binip, Missisipi Nehrinde keyifli bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Ardından, madenci trenine binip, Gök gürültüsü Dağına çıkıyorsunuz ve altın toplayıcıların peşine düşüyorsunuz.

Hayaletli Şato ise, tam bir görsel şölen. Vampirlerin suratı, aynada yansımıyor. Periler ışıltılı salonda dans ediyorlar. Kesik başlar, şarkı söylüyorlar. İskeletler arkanızda saklanıyorlar.  Hayalet kontes bir anda yok oluyor.

Big Thunnder Mountain

Dağ patikalarında hızla ilerleyen, eskiden maden taşımak için kullanılan trenlerin bir benzeri olarak tasarlanan roller coastlerlara binebilirsiniz.

Dağın hikayesi ise şöyle: 1800’lü yıllarda kasabaya gelen altın arayıcıları, bu dağda altın bulur ve bu altınları taşımak için, dağı dolaşan bir tren yolu kurarlar. Fakat bilmedikleri bir şey vardır.

Bu dağ yabancılar için lanetlidir. Altınları taşıyamamaları için, dağ yabancılar için pek çok zorluklar çıkaracaktır. Roller coaster a bindiğinizde, siz de bu zorluklarla tanışacak ve heyecanlı bir yolculuğa çıkacaksınız.

Paris Disneyland-Eurodisney Adventure Land

ADVENTURE LAND

Macera şehri. Burada: İndiana Jones, Karayip korsanları gibi, daha maceralı bölümler inşa edilmiş. Balta girmemiş ormanlar, Karayip korsanlarının mağaraları, İndiana Jones un rotası, Kızılderili köyleri.

Paris Disneyland-Eurodisney

Evet, özellikle macera tutkunlarının çok seveceği, heyecan ve macera dolu bir bölgedir. Burada, korsanlarla tanışacak, Indiana Jones ile tehlikeden tehlikeye atlayacak ve Robinson ailesinin ormandaki hayatına şahit olacaksınız.

Burada görebileceklerinizin bazıları:

Pirates of the Caribbean

Karayip korsanları ile bir yolculuğa çıkacak, azgın dalgalarla boğuşacak, gizli, karanlık mağaralara giren korsanları tanıyacaksınız. Karayip korsanlarının mağarasını gezerken, kendinizi “Johnny Deep”in o meşhur filminde hissedeceksiniz.

Her şey öyle canlı ki, çengel kollu, tek gözlü korsanlar, yangınlar, iskeletler, mücevherler, sarhoş denizciler, fırtınalar, dalgalar. Canavar ağızlı mağaradan dışarı çıktığınızda, macera adasının fırtına sesiyle ürkeceksiniz.

Sarp kayalıklara tırmanacaksınız. Tünellerde, karanlık dehlizlerde kaybolacak, şelalelerden inip, ip köprülerden geçeceksiniz. Batık gemiler arasında dinleneceksiniz.

Paris Disneyland-Eurodisney
Indiana Jones and the Temple of Peril

İndiana Jones ile tuzaklarla dolu bir tapınak, maceraya katılmak isteyen ziyaretçiler için ideal. Tapınağa girdiğinizde, kendinizi Antik kalıntılar arasında hızla ilerleyen bir vagonda, tehlikelerle dolu bir maceranın tam ortasında bulmaya hazır olun.

Bu maceraya katılanların çığlıkları ve kahkahaları ortalığı ayağa kaldırıyor. Heyecanınız doruklara çıkacak.

Robinson Evi

Gökyüzüne en yakın dallara kurulmuş. Yatağı, terlikleri, eski kitapları, günlüğünü yazdığı tüy kalemi, gemi atıklarından çalışma masası, kendi yaptığı dolapları, çanakları vs. Yıllar önce okuduğunuz kitap, tüm ayrıntılarıyla hayat bulmuş. İnsan neredeyse, Cuma olup, Robinson ile kalmaya karar veriyor.

Paris Disneyland-Eurodisney Fansasy Land
FANTASY LAND

Çocukların çok seveceği bölümdür. Yani: Disneyland parkının en mutlu bölgesidir. Çünkü: burada, Disney’in klasikleşmiş ve çizgi filmlere konu olmuş kahramanları, hayat buluyor ve ziyaretçilerle buluşuyor.

Paris Disneyland-Eurodisney

Klasik kahramanlar burada bulunuyor. Bunlar: Pinokyo, Pamuk Prenses, Peter Pan, Uyuyan güzel vs. Bundan dolayı, özellikle küçük yaştaki ziyaretçiler, burayı çok tercih ediyorlar. Buranın hemen girişinde, görkemli bir şato var.

Sivri kuleleri, kıvrımlı merdivenleri, süslü balkonları bulunan, uyuyan güzelin şatosu. Şatonun pencere vitraylarında, kitap sayfaları sahnelenmiş. Yüzlerce yıldır uyuyan güzel, hala onu öperek uyandıracak prensini bekliyor.

Burada: atlıkarıncaya binebilirsiniz. Işıl ışıl dönüyor. Uçan filler, çocukları gökyüzüne uçuruyor. Dönen fincanlardan, kahkahalar yükseliyor.

Çocuklarla, minik bir trene binip, Pamuk Prenses ile, Yedi cücelerin evini gezebiliyorsunuz.

Küçücük yataklar, tabaklar, bahçesinde çamaşırlar, konuşan ayna, sepetinde elma dolu kötü kalpli cadı, bilgin, sinirli, neşeli cüceler. Hepsi bir arada görülüyor.

Pinokyo’nun evi, derken Peter Pan ın evine giriyorsunuz. Sırası ile bütün masallar canlandırılıyor.

Şato Tiyatrosu: Buradaki gösterinin renkli kostümleri ve harika şovları, inanın unutamayacağınız anılarınızı oluşturacak.

Fantasyland’dan çıkınca, nostaljik buharlı trene binin ve çiçek kokuları, kuş cıvıltıları,  müzik ve kahkaha sesleri içinde, bu eğlence krallığının tüm alanını gezin.

Paris Disneyland-Eurodisney

Burada görebileceğiniz etkinliklerden birkaçı şunlar:

İt’s small world

Bütün ulusları temsilen yapılmış, hareketli oyuncak bebeklerin dans edip “It’s a small world” şarkısını söyledikleri bir müzikal.

Alice’s Curious Labyrinth

Alice Harikalar Diyarında masalından esinlenerek düzenlenmiş bir labirent. Masalda, kötü kraliçenin, kalesinin bahçesine Alice için yaptırdığı labirent esas alınarak tasarlanmış olan yapı, iki bölümden oluşuyor.

Labirentte amaç, kötü kraliçenin kalesine ulaşmak. İçeriye girdiğinizde kendinizi Alice in masalında bir kahraman gibi hissedecek ve labirent içinde dolaşırken, bu unutulmaz masalın gerçekleşmesine şahit olacaksınız.

Sleeping Beauty Castle

Uyuyan Güzel masalının göz alıcı kalesidir. Kale kapsamında Uyuyan Güzel galerisi ve hediyelik eşya satış yerlerini gezebiliyorsunuz. 27 metre uzunluğundaki sesli animatronik ejderha görülebilir. Ayrıca, kale içinde düzenlenen etkinliklerde Uyuyan Güzel ve Prensesi görebilirsiniz.

Blance Neige et les Sept Nains

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalının hayat bulduğu bir turdur. Pamuk Prenses in heyecan verici hikayesi ve masalının mutlu sonunu bir de kendi gözlerinizle görmek isterseniz, bu tura katılmalısınız.

Peter Pan’s Flight’doa

Peter Pan, Wendy ve Tinker Bell ile beraber Neverland’a gidecek, Londra şehri üzerinde uçacak ve Captain Cook u arayacaksınız.

Paris Disneyland-Eurodisney Discovery Land

DİSCOVERY LAND

Şimdiki durağımız Discoveryland. Gelecekte gerçekleşecek olan maceralara, şimdiden ev sahipliği yapıyor. Evet, burası adeta görkemli bir uzay üssü görünümünde. Uçan daireler, zaman makinaları, jetler, füzeler, yıldız savaşları, üç boyutlu filimler.

Geleceğe yönelik bir yer. Burada: uzay gemisiyle seyahat, yine uzayda roller coast, keşif, video oyunları, Kaptan Memo’nun denizaltısı gibi heyecanlı bölümler var.

Burada geçireceğiniz birkaç saat sonunda: hız, heyecan ve adrenalin bağımlısı olabilirsiniz.

Visionnarium

Burada zaman içinde bir yolculuk yapabilir, kafanızdaki zaman mekanı karışabilir ve yaşamın bir sır perdesi daha aralanabilir.

Leonardo da Vinci’nin tasarımı uçaklar, başınızın üstünde adeta hızla dönüyor olacak. Çocukların hepsi birer kaptan pilot olmuşlar.

Oradan inip, en spor arabaların direksiyonlarına geçiyorlar, bu kez de hepsi, birer Formula 1 yarışçısı oluyorlar.

Bu arada, kaptan Nemo’nun denizaltısıyla, okyanusun derinliklere inmek mümkün.

Paris Disneyland-Eurodisney Space Mountain

Buradaki bir kısım etkinlik şunlar:

Space Mountain

Gökyüzünü keşfetmek ve yıldız savaşlarına katılmak isterseniz, Space Mountain isimli rokete binmelisiniz. Mission 2, uzay temalı bir roller coaster. Uzaya fırlatılıyorsunuz, sonsuz uzay boşluğu içinde, roket hızıyla, çığlık çığlığa yol alıyorsunuz.

Samanyolunda, üstünüze doğru gelen kocaman göktaşları, sonsuz kara delikler, inanın bu yolculuk oldukça heyecan verici ve farklı bir deneyim olacak.

Eğer taklalar atan bu rokette, kalbiniz durmasa, inanın başka hiçbir heyecan sizi etkileyemez.

Paris Disneyland-Eurodisney Buzz Lightyear Laser Blast
Buzz Lightyear Laser Blast

Disney yapımı olan Toy Story 2 animasyonundan yola çıkılarak geliştirilmiştir. Buzz zor durumdadır ve sizin yardımınıza ihtiyacı vardır.

Göreviniz: uzay geminize binip, ışın tabancalarıyla Buzz ın düşmanlarıyla savaşmaktır. Hem küçüklerin hem de büyüklerin hoşuna gidecek olan bu aktiviteyi kaçırmayın.

Paris Disneyland-Eurodisney Walt Disney Stadios Park

WALT DİSNEY STUDİOS PARK

2002 yılında açılmıştır. Burası, daha küçük olan, ikinci bir park alanıdır. Burada da, boy sınırı olan yerler var. Roller Coaster bölümünde, 120 cm. lik boy sınırı bulunuyor.

Bunun dışında, burada: film ve animasyon dünyası canlandırılıyor. Burayı gezmek daha kısa sürüyor. Çok sık gösteri olduğu için, akşamdan tercihlerinize göre, saatleri ayarlamanız gerekiyor.

Paris Disneyland-Eurodisney

Burası 4 bölümden oluşuyor

  1. Backlot
  2. Production Courtyard
  3. Front Lot
  4. Animation Courtyard.
Paris Disneyland-Eurodisney

Burada, mutlaka katılmanızı önereceğim ön önemli gösteri: Moteurs Action. Bu gösteri, dublör gösterisi. Studio Tram Tour bölümünde kullanılan filmlerde: sel, deprem, yangın gibi olayların filmlerde nasıl yapıldığı gösteriliyor.

Paris Disneyland-Eurodisney Disney Köyü

DİSNEY KÖYÜ

Burada genelde: restoranlar, mağazalar var. Burada: Buffalo Bill’in Vahşi Batı Dinner Show, bir IMAX Tiyatrosu, bowling salonu ve disko gibi özel mekanlar bulunuyor.

GOLF DİSNEYLAND

Burada çocuklar için golf sahaları var. 9 delikli ve 18 delikli golf alanları.

Paris Disneyland-Eurodisney Göl Disney

GÖL DİSNEY

İnsan yapımı suni bir göl var. Ayrıca, merkezde, 3 park resort otel bulunuyor.