Kanada Ottawa

ottova.harika bir fotoğraf.kanal boyu.1
Kanada Ottawa

Şehrin nüfusu: 1.055.000 dir. Kanada’nın dördüncü büyük şehridir. Federal yapının: başkentliğini yapar.

Aynı zamanda: G-8 ülkelerinin oluşturduğu birlikteliğin de başkentliğini yapar. Şehirde: yaşam kalitesi, son derece yüksektir.

Ottowa harika bir şehirdir. Her zaman klasik başkent denir, ancak Ottowa’da bir başkent havası almak pek mümkün olmaz. Yemyeşil bir kent. Evet deniz yok ama denizi aramazsınız.

Göl ve nehirler var, kanal var. Manzaranın güzelliğini anlamanız için görmeniz gerek. Başkent değil ama tam bir tatil beldesi havası alınıyor. Sizi şehir rahatlatıyor ve gülümsetiyor. Ayrıca gezilecek bir çok yer var.

Şehrin, temel gelir kaynaklarından biri de turizmdir. Bu nedenle: turizm açısından: renkli anıtları, birinci sınıf müzeleri, seyir zevki veren su yolları ve zarif parklarıyla ünlüdür.

Tüm yıl boyunca: turistik aktiviteler düzenlenir. Turistler: gerek yaz ve gerekse kış mevsimlerinde, bu şehirde yapacak bir şeyler bulurlar.

Yazın: açık havada, müzik festivalleri düzenlenir.

Kışın ise, yine açık havada, büyük eğlenceler yapılır. Özellikle: kışın, dünyanın en büyük buz pateni pisti buradaki kanalda oluşur ve Kuzey Amerika’nın en büyük kış festivali düzenlenir. Bu büyük buz pateni pisti üzerinde: Kanada hükümet üyeleri ve bürokratlar: kışın işlerine giderken, donan Ridean kanalı üzerinde, paten ve kayak kullanırlar.

Ottowa şehri denilince, öne çıkan diğer hususlar ise şunlardır: Bu şehrin bizim yani Türkler açısında önemi: Kanada Parlamento’sunda kabul edilen “Ermeni Soykırımı” yasa tasarısı ve “Kara Mayınlarının imha edilmesi” hakkındaki uluslar arası sözleşme.

1 Mart 1999 tarihinde yürürlüğe giren anti-personel mayınların kullanılması, stoklanması, üretilmesi ve transferinin yasaklanması ve imhasına dair sözleşme: Ottowa Antlaşması adı altında, 131 ülke tarafından onaylanmış ve 146 ülke tarafından imzalanmıştır. Türkiye’nin de imzaladığı bu sözleşmeye: ABD ve Irak taraf değildir. Pentagon “kara mayını kullanma hakkını elinde bulundurmakta” olduğunu açıklamıştır.

Kanada Ottawa

Son olarak: Ottowa şehrinin, diğer Kanada şehirleri gibi: bir buz hokeyi şehri olduğunu ve Üniversitelerdeki eğitimin: gerek kalite ve gerekse ekonomik anlamda; Amerikan ve İngiliz üniversitelerinden daha önde olduğunu söylemek istiyorum.

ULAŞIM

Toronto’dan Ottowa’ya giderken yoğun trafiğe yakalanırsanız, biraz uzun bir sürede gidersiniz. Ancak normal şartlarda 6 saatlik bir otobüs ya da 2 saatlik bir tren yolculuğu ile bunu yapabilirsiniz. Sadece tren maliyetleri düşünülenin aksine çok pahalıdır ve büyük olasılıkla otobüs tercih etmelisiniz. Yolculuk uzun sürse de buna değer, çünkü Ottowa mutlaka görülmesi gereken bir şehirdir.

 

NE YENİR

Ottowa’da: en lezzetli yiyecek bir pastadır. Bu lezzetli pastanın adı: Beaver Tail.

Kanada Ottawa Kent içi Ulaşımı

KENT İÇİ ULAŞIMI

Merkezi hükümet binalarına ulaşımı engellemek üzere: caddelerin çoğu tek yönlü olarak düzenlenmiştir. Bu karmaşık sistem içinde: nehirler kıvrıla kıvrıla ilerler, kanallar tam bir karmaşa yaratır. Sonuçta: kent merkezine ulaşmak, sinir bozucu bir hale geliyor.

Ayrıca: caddelerin numaralandırılmasında herhangi bir düzen yok. Bu yüzden: adres ararken ve gezerken dikkatli olmak gerek, kaybolabilirsiniz.

Kanada Ottawa Parlamento Bölgesi

PARLAMENTO TEPESİ BÖLGESİ-PARLİAMENT HİLL

Parlamento Tepesi, Kanada’nın en ikonik yerlerinden biridir ve Kanada’nın başkentini ziyaret ettiğinizde mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Tarihi Neo-Gotik Parlamento binaları, Ottawa şehir merkezindeki görkemli Ottawa Nehrine bakan bir tepenin üzerinde yükselir.

Binalar ülkenin federal hükümetine ev sahipliği yapsa da ziyaretçiler tüm yıl boyunca ücretsiz turlar ve programlar ile tesisi gezebilirler. 

PARLEMENTO BİNALARI

Evet: 1916 yılında, büyük yangından sonra, restore edilmiş. Neo-Gotik tarzda, etkileyici bir yapıdır. Parliament Hill (Parlamento Tepesi) olarak bilinen bir kayanın üzerine kurulmuşlar ve Ottowa ırmağına hakim konumdadırlar.

Peki hangi binalar var. 

Parlamento Tepesinin batı bloğunda: Avam kamarası var. Kanada Senatosu binasında Senato ve Merkez Blokta Parlamento binası bulunmaktadır. 

PEACE TOWER

Dört tarafında saatler var. 53 adet çanı ve 98 metre yüksekliğindeki kulesi, hemen göre çarpıyor. I. Dünya Savaşı anısına yapılmış, merkez blokun önünde inşa edilmiştir. Kulede: bir gözlem terası var. Hemen saatlerin altında ve kentin bütün güzelliklerini gözler önüne seriyor. Asansörle: buraya çıkın.

Buradaki geziniz: Senato ve Avam Kamarasından başlıyor.

PARLEMENTO KÜTÜPHANESİ

Merkez blokun kuzeyinde: cam kaplamalı bir yapı. 1916 yılındaki yangından, mucize eseri kurtulmuş. Muazzam Gotik kubbenin hemen altında, Kraliçe Victoria’nın mermer bir heykeli var. Tanrıçaları andıran bu heykelin çevresinde: Kanada’nın eski başbakanlarının heykelleri sıralanıyor.

Kanada Ottawa Parlamento Bölgesi

Parlamento Tepesi: sık sık: Valinin Muhafız Alayındaki; 125 askerle yapılan, muhafız değişiminin tantanası ile yankılanıyor. Bunu görmek isterseniz: saat: 09.45 de orada bulunmanız gerek. Parlamento binalarında: yaz akşamlarında, ses ve ışık gösterileri yapılıyor. Bu gösteride: İngilizce ve Fransızca  dönüşümlü olarak, Kanada tarihi, 30 dakika süre ile anlatılıyor.

Kanada Ottawa Spark Street Mall

SPARK STREET MALL

Şehrin ilk asfalt caddesidir. Kentin, hatta ülkenin trafiğe kapalı ilk yaya bölgesidir. Burayı: sokak müzisyenleri ve palyaçolar şenlendirir. Alışveriş mekanının çevresi: lüks ofis binalarıyla çevrilidir.

BANK OF CANADA

Kent St. ve Bank St. arasındadır. 12 katlı ve aynalı yapı, Arthur Erickson imzasını  taşıyor. Muhteşem zarif bir yapı. Binanın bakır iskeletinin yüzeyindeki yeşil bakır bölüm: Parlamento binalarının bakır çatılarına, bir saygı duruşudur.

İçeride: bir müze var.

CONFEDERATİON SQUARE:

Trafikteki izdiham nedeniyle: halk arasında, kargaşa meydanı diye biliniyor. Üç taraflı bir meydan. Burada: I. Dünya Savaşına katılan, 22 asker ile bir atın çektiği top; heykelinden oluşan “National War Mermorial” a dikkat edin.

Çok ilginçtir ki: bu anıt: İngiltere kralı VI. George tarafından, I. Dünya Savaşı başlamadan, yalnızca üç ay önce, buraya gönderilmiş. Yine: meydanda, bir sanat merkezi var.

NATİONAL ARTS CENTRE

1969 yılında inşa edilmiş. Meydanda bulunuyor. Başkentin: bale, opera ve tiyatrosunu bünyesinde barındırıyor. Ancak: Rideau Kanalına nazır, yazlık bira bahçesi; çok rağbet görüyor.

Meydanın: kuzey tarafında, bir otel var.

CHATEAU LAURİER OTELİ

Demiryolu otelidir. Kanada Pasifik tarafından inşa edilmiştir. Rönesans kalesi tarzındaki yapı, 1912 yılında bitirilmiştir.

Kanada Ottawa Rideau Kanalı

RİDEAU KANALI

Burası UNESCO Dünya Mirası Alanı, Ottawa’nın büyüleyici şehir merkezinde zarif bir şekilde yolunu çizen önemli bir cazibe merkezidir. 

Yaz aylarında Ottawa nehri ile Rideau Kanalını birbirine bağlayan sekiz devasa köprünün açılışı hala manuel olarak yapılmaktadır. Gezi teknelerinin geçmesine olanak tanıyan kapıları açmak ve kapatmak için dökme demir vinçleri elle çeviren Parks Canada personelini izleyin.  

Ottawa’lılar; Ottowa ırmağından, Ontario Gölüne kadar, 200 km. boyunca akan kanalın: kışın “dünyanın en uzun kayak pisti” olduğunu söylerler. Burada 20 km lik kanal üzerinde paten yapılıyor. Yaz aylarında ise, kanalda: tekne turları ve kano gezintileri düzenlenir.

Ayrıca: bisiklet kiralayarak, kanal boyunca gezinebilirsiniz. Arazi çoğunlukla düzdür ve yol boyunca uzanan bahçeler, parklar, çiçekler, sonbaharda ise sonbahar renkleri izler. 

Suda Tekne Gezisi

Mayıs Ayından Ekim ayına kadar insanlar Rideau Kanalının sakin sularına akın ediyorlar. Rideau Canal Cruises, sizi Ottawa şehir merkezinden pitoresk Dows Gölüne götüren çevre dostu bir elektrikli tekne gezisi düzenlemektedir.

Arkanıza yaslanın, rahatlayın ve yol boyunca kanal ve şehir hakkında canlı anlatımın keyfini çıkarın. Kendi motorlu teknelerine sahip olan tekne meraklıları, isterlerse Kington’a kadar olan 202 km kadar  manzaralı su yolu boyunca gezebilirler. 

Kanada Ottoaa Downtown Rideau

DOWNTOWN RİDEAU

Şehrin, alışveriş, sanat ve tiyatro bölgesidir. Alışveriş yapanların favorisi olan 180 mağaza ve 300 den fazla ev perakendecisi, cadde boyunca yerleşmiştir. Ayrıca, burada sanat mahkemesi var. Ottowa Sanat Galerisi ve Ottowa Küçük Tiyatrosu ile Ulusal Sanat Merkezi buradadır.

Rideau Kanalının, öteki yanında: Parlamento semtinin yakınında: bir market var.

ottova.şehir.genel.1
Kanada Ottawa Byward Market

BYWARD MARKET

Bu market: Sussex Drive’ın bir blok doğusunda ve Rideau Street’in  kuzeyindedir. Burası: 1846 yılından bu yana: kent merkezinin en sevilen buluşma mekanıdır. İlk yıllarında: çevredeki çiftlikler için, burada bir takas dairesi işlevi görüyormuş.

Tezgahlardan yalnızca bir tanesi: 1846 yılından kalma, çünkü Pazar yeri restore edilmiş ama yine de 19. yüzyılın atmosferi büyük ölçüde korunuyor. Burada: güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz. Çünkü: zengin sebze ve meyve tezgahları var. Ayrıca: bitki ve çiçek satılıyor. 100 civarında satıcı var.

Üstelik: her gün açıktır (Pazar günleri dahil). Bu da muhteşem bir özellik, çünkü, bu şehirde, memurlar akşam evlerine gidince, her yer kapanır. Günümüzde: burada: 80 restoran ve kafe, gelişen bir gece hayatı var.

Kanada Ottawa Banka Street Promenade

BANKA STREET PROMENADE

Burada: 500 dükkan, barlar, restoranlar ve gece kulüpleri ve özel mağazalar var. Alışveriş için bu caddenin geniş kaldırımlarında:  modayı kapsayan, elektronik ve ev dekorasyonu ve çok daha fazlasını bulabilirsiniz. Aynı şekilde: kahvaltı ve akşam yemekleri için: Ortadoğu mutfağı, pizza, kahve dükkanları ve daha fazlasını bulabilirsiniz.

Kanada Ottowa Glebe

GLEBE

Banka Street’in biraz güneyindedir. Yerel restoranlar ve alışveriş mağazaları var. Burada: alışveriş için, moda mağazaları ve butikler var. Ayrıca: İtalyan, Hint ve Meksika restoranları bulunuyor. Kışın, buradan, Kanal Skatewaya kolayca ulaşılır.

Kanada Ottawa Chinatown

CHİNATOWN

Şehirde: Somerset West’dedir. Asya mutfağından lezzetler sunan restoranlar vardır. Alışveriş için odak noktasıdır. Dükkanlardan alışveriş yapabilir ve Uzakdoğu ürünleri ve gıdalarını keşfedebilirsiniz.

Kanada Ottowa sussex Drive

SUSSEX DRİVE

Cadde: Ottowa ırmağı boyunca, şehirde: büyükelçilik ve bakanların evlerinin bulunduğu, kentin en şık mahallesine doğru uzanır. Cadde üzerinde: büyük geçit törenleri yapılır. Ayrıca: şık butikler, restoranlar ve sanat galerileri var.

NOTRE-DAME BASİLİCA

Burası bir kilise. Neo-Gotik tarzda bir yapıdır. Katedralin sivri uçlu kulesi: 1858 yılında yapılmıştır. Katedralin tamamı ise: 1890 yılında bitirilmiştir. Quebecli heykeltıraşlar: Louis Philippe Hebert, Philippe Parizeau ve Flavien Rochon tarafından: kilisenin: vaiz kürsüsü, koro bölmesi, orgun bulunduğu balkon ve rölyefler yapılmıştır.

NEPEAN POİNT PARK

St. Patrick Street’den buraya saparak gelebilirsiniz. Burada bir heykel var. Quebec’in kurucusu: Samuel Champlain heykeli. Yanında: bir Huron yerlisi keşif eri bulunuyor. Heykel: Ottowa nehri boyunca, batıya bakıyor.

24.SUSSEX DRİVE

Bu gri taş bina, yeşilliklerin arkasına saklanmıştır. Kanada Başbakanının konutudur.

RİDEAU HALL

Yolun hemen aşağısındadır. Genel Valinin oturduğu, kraliyet resmi konutudur. Resmi durumlar dışında; çimenlerle kaplı geniş bahçelerde dolaşabilirsiniz. Aksi halde, zaten İngiliz üniformalı askerler izin vermiyorlar. Burada: Valinin kızağını ve kayak pistini de görebilirsiniz.

ROCKELİFFE PARK

Cadde, daha sonra, mükemmel bahçelerin ve güzel malikanelerin bulunduğu bu park çevresinde dolaşıyor. Parktaki araba yolunu takip ederseniz: Gözlem Yerine ulaşırsınız. Buradan: Ottawa Irmağı’nın harika manzarasını ve Gatineau Nehri’nin ağzını görebilirsiniz.

Kanada Ottawa Müzeler

MÜZELER

Kanada Ottowa National Gallery of Canada

NATİONAL GALLERY OF CANADA-KANADA ULUSAL GALERİSİ

Sussex Drive’da, Notre-Dame Basilica’nın hemen karşısındadır.

Çarpıcı granit ve cam bina, Moshe Safdie tarafından tasarlanmıştır. Binanın hemen önünde Louise Bourgeois’in 9 metrelik örümcek heykeli var. 

Güzel bir mekan, buraya yarım gününüzü ayırmanız gerekir. Burada: Kanada sanatçılarının en seçme yapıtlarının yanı sıra, ülkenin en iyi klasik ve modern Avrupa sanatı koleksiyonları var.

Bina: cam ve çelik konstrüksiyon. Büyük salonun ve diğer galerilerin doğal gün ışığı ile aydınlatılmasını sağlıyor.

Galeride çeşitli koleksiyonlar var.

Avrupa Koleksiyonu

Kanada’nın en iyi Avrupa Koleksiyonudur.

14. ve 18. yüzyıl arasındaki dönemin en önemli yapıtları arasında: Simone Martini’den “İskenderiyeli Azize Katerina”, Cranach’dan “Venüs”, Hans Buldung Grien’den “Havva, Yılan ve Ölüm”, Hans Memling’den “Bakire, İsa ve Aziz Antonius”, Bronzino’dan “Bir adamın portresi”, Annibale Carracci’den “Aziz Francesconun görüsü”, Rubens’ten “İsa’nın mezara konması”, Rembrant’tan “Ester Asheverusla konuşmaya hazırlanıyor” yer alıyor. 19. yüzyıl koleksiyonu: Turner, Constable, Pissarro, Monet, Degas ve Cezanne’nin çalışmalarını içeriyor.

Çağdaş Sanat Koleksiyonu

Amerikalı sanatçıların eserlerinden oluşan koleksiyonlarda: Jackson Pollock, Barnett Newman, Kenneth Noland’ın çalışmaları ön plandadır. Bu koleksiyonlardaki, Kanadalı sanatçıların en önemlileri: Guido Molinari, Yves Gaucher ve Michael Snow’dur.

Kanada Koleksiyonu

Bu koleksiyonda: ilk yerleşimlerdeki, gündelik hayatı ve manzaraları resmeden: 19. yüzyıl klasiklerinin yanı sıra: Tom Thomson ve Yediler Gurubunun en iyi çalışmaları var.

CANADİAN MUSEUM OF HİSTORY-KANADA TARİH MÜZESİ

Kanada’nın en çok ziyaret edilen müzesidir. Ülkeyi şekillendiren olaylar, insanlar ve nesneler sergileniyor. Bu mimarı mücevher: Gatineau, Quebeck’tte, Parlamento Tepesinden doğrudan Ottawa nehrinin karşısındadır. 

Büyük Salonda: dünyanın en büyük kapalı mekan totem direkleri koleksiyonu bulunuyor. 

Birinci Halk Salonu: Kanada’nın yerli uluslarının gelenekleri ve başarıları hakkında bilgi verilir. 

Kanada Tarih Salonu: Kanada tarihiyle ilgili şimdiye kadar oluşturulmuş en büyük ve en kapsamlı sergidir. 

Kanada Çocuk Müzesi: Burada interaktif bir maceraya çıkmak mümkündür. Dev ekranlarda muhteşem 2D ve 3D filmleri heyecanı yaşayın. 

VİCTORİA MEMORİAL BUİLDİNG

Metcalfe ve McLeod Caddelerindedir. 1841 yılında: jeolojik araştırmalarda gün ışığına çıkarılmış hazineler burada sergileniyor.

NATİONAL MUSEUM OF NATURAL SCİENCES

Binanın doğu kanadındadır. Buradaki en ilginç bölüm: Alberta’da yapılan kazılarda, ortaya çıkarılan: 75 milyon yıllık hayvanlara ayrılmış olan “Dinasaur Court” dur. Evet: burada, Kanada’nın zengin doğal yaşamını gözlemleyebilirsiniz.

NATİONAL MUSEUM OF SCİENCE AND TECHNOLOGY

Laurent Boulevard’dadır. 17 Kasım 2017’de Kanada Bilim ve Teknoloji Müzesi, tarihinde önemli bir an yaşadı. Müze, 3 yıllık bir kapanış ve ilk olarak 1967’de açılan binasının tamamının yenilenmesinin ardından yeni bir sayfa açarak kapılarını yeniden ziyaretlere açtı. 

Bilimi: oyun ve eğlence ile ele alan bir müzedir. Kanada’nın bu en büyük müzesinde: gökyüzüne bakabileceğiniz kocaman bir teleskop var. Müzede: ayrıca, antika arabalara ve en önemlisi, büyük buhar çağından kalma eski trenlerin büyük motorlarına da yer verilmiştir.

NATİONAL AVİATİON MUSEUM

Rockcliffe havaalanındadır. İlk uçan makinelerden başlayarak, iki ve üç motorlu uçaklarla ve dünya savaşlarında kullanılan büyük savaş uçaklarıyla, havacılık  tarihinin izleri sergileniyor. Ayrıca: Britanya İmparatorluğunun, 1909 yılında havalanan ilk uçağı “Silver Dart” da burada bulunuyor.

II. Dünya Savaşından kalma, 3 hangarda: yaklaşık 100 tane uçak sergileniyor. Savaş uçaklarının bir çoğu: her yıl, Haziran ayının ikinci Pazar günü kutlanan Havacılık gününde: yeniden göklerde süzülüyor.

Kanada Ottawa Canadian War Museum

CANADİAN WAR MUSEUM-CANADA’S NATIONAL MUSEUM OF MILITARY HISTORY

Kanada Savaş Müzesi, Kanada’nın ulusal askeri tarih müzesidir ve silahlı çatışmaların araştırılması ve anlaşılması konusunda dünyanın en saygın müzelerinden biridir. 

Müzenin kökeni, öncelikle milis eserleri koleksiyonundan oluşan 1880 yılına kadar uzanıyor. Müze, 8 Mayıs 2005 tarihinde Ottawa şehir merkezindeki LeBreton Flats sitesindeki yeni yerinde açılmıştır. 

Müzenin koleksiyonları: nadir araçlar, toplar, üniformalar, madalyalar, kişisel anılar ve Beaverbrook Savaş Sanatı Koleksiyonundaki 14 bin eser dahil olmak üzere dünyanın en iyi askeri varlıkları arasındadır. Toplamda koleksiyonda 3 milyondan fazla eser, örnek, sanat eseri, yazılı belge, ses ve görüntü kaydı yer alıyor. 

Buradaki sergilemeler : ganimet olarak toplanan kafatasları ve yüzülmüş kafa derilerinin de sergilendiği: Kızılderili savaşlarıyla başlıyor. II. Dünya Savaşındaki “Normandiya Çıkartması” ile sone eriyor.

Mareşal Göring’in: zırhlı Mercedes Benz aracı, modern bir savaş ganimeti olarak sergileniyor. Silahlar: Kızılderililerin savaş baltalarından, günümüzdeki uzun menzilli güdümlü füzelere kadar, çeşitlilik gösteriyor.

CURRENCY MUSEUM

Kent ve Lyon Caddeleri arasındaki, 245 Spart Street’te bulunuyor. Burada: Pasifikteki Caroline Adalarından gelme, 3 tonluk, bir taş “sikke” bulunuyor. Müze: yerlilerin boncuktan ve deniz kabuklarından yaptıkları paralar, kunduz postları ve battaniyelerin yanı sıra, koloni devrinde ve modern zamanlarda kullanılan, madeni ve kağıt paralarla doludur.

CANADA AVIATION AND SPACE MUSEUM

Ottawa’daki 24 Sussex Drive adresindeki Başbakanlık konutundan sadece 5 km uzaklıkta, eski bir askeri  hava üssünde yer alan Kanada Havacılık ve Uzay Müzesi, 1909’daki başlangıcından günümüze kadar uluslararası bağlamda Kanada’daki havacılığa odaklanıyor.

Müzenin koleksiyonunda kendisi hem sivil hem de askeri hizmetlerden 130’dan fazla uçak ve eserden (pervaneler, motorlar) oluşuyor.

Kanada’nın başarılarına özel ancak ayrıcalıklı olmayan bir referans veriyor. Kanada’nın en kapsamlı havacılık koleksiyonuna sahip olan bu müze, aynı zamanda dünyanın en iyi havacılık müzelerinden biri olarak da kabul edilmektedir.

Müzenin öne çıkanları arasında ünlü Avro Arrow’un hayatta kalan en büyük parçaları (burun kısmı ve iki kanat ucu), Endeavor uzay mekiğinde kullanılan orijinal camadarm, İkinci Dünya Savaşından kalma Lancaster bombardıman uçağı ve Life in Orbit The International yer alıyor. 

 

BYTOWN MUZESİ

Müze: Ottawa Locks’un yanında, Parlamento Tepesi ile Fairmont Chateau Laurier otele arasında pitoreks bir noktada yer almaktadır. 

Şehrin en eski taş binasındaki bu müzede Ottawa’nın tarihini keşfedebilirsiniz. Rideau Kanalı’nın inşası, Ottawa’nın gürültülü oduncu geçmişi, kasabanın Kanada’nın başkenti seçilmesi ve daha fazlası hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Bytown Müzesi, Victoria dönemi saatleri, şu anda UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Rideau Kanalını inşa etmek için kullanılan aletler ve antika çocuk oyuncakları da dahil olmak üzere Ottawa ile ilgili 7 binden fazla eserden oluşan bir koleksiyon aracılığı ile şehrin hikayesini anlatıyor.

Kanalın inşası sırasında para, malzeme ve barutun depolandığı birinci kattaki taş tonozu görmeyi unutmayın.

ottova.vistas.park

Kanada Ottawa Gatineau Park

GATİNEAU PARK

Ulusal başkentten yapılan kısa yolculukların en çok rağbet göreni: Ottowa nehrinden, Quebec’e doğru, araba ile, yalnızca 20 dakikadır. Yani: şehrin kuzeyindedir. Bu park: 36.000 hektar büyüklüğündedir. Ottowa vadisinin dik yamaçları boyunca: çok güzel manzaralar görmek mümkün. Zengin ağaç çeşitleri barındıran ormanlarıyla, bereketli bir doğal yaşama ev sahipliği yapar.

Park ismini: vadiyi keşfe çıkan ilk kişi olan, Fransız avcı Nicolas Gatineau’dan almıştır.

Bu parkta neler yapılabilir?

İyi planlanmış doğal patikalarda, yürüyüş yapabilir ve bisiklete binebilirsiniz. Ayrıca: 5 tane halk plajı var. Buralarda yüzebilir, kano ve sandal kiralayabilirsiniz. Philippe ve La Peche göllerinde: balık tutmaya gidebilirsiniz. Güzel bir malikane var “Kinsmere”, orayı gezebilirsiniz.

Bu malikanede: Kanada’da en uzun süre başbakanlık yapmış olan Willian Lyon Mackenzie King: ikamet etmiş. Bu şahıs: medyumlukla ilgileniyormuş. Bir kristal küre aracılığı ile ölmüş annesi ile konuşuyormuş.

Gittiği ülkelerde: ıvır zıvır toplamayı seviyormuş. Malikanenin bahçesindeki yıkıntılar arasında, II. Dünya Savaşındaki saldırıdan sonra, Kanada’ya getirilmiş Londra Avam Kamarası parçalarını görebilirsiniz.

Kışın: burada, yaklaşık 200 km. civarında kayak yolu bulunmaktadır ve kayak yollarının bu uzunluğu ile, Kuzey Amerika’nın en büyüğüdür.

Kanada genel özellikleri hakkındaki yazım.

Kanada Toronto şehri hakkındaki tanıtım yazım.

 

Amerika Los Angeles Malibu

Amerika Los Angeles Malibu

 

Malibu denilince, sanırım bir içki cinsi de akla gelebiliyor. Hani: bembeyaz bir şişesi olan bir tür içki. Neyse, biz tabii ki, bu içki cinsinden değil “Malibu” denilen yeryüzü cennetinden söz edeceğiz.

Evet, Malibu: Santa Monica’nın kuzeyinde, buraya yaklaşık 15-20 km. uzaklıktadır. Santa Monica’dan çıkıp, Pasific Coast Highway yolundan, sahil boyunca, sörf yapanları izleyerek, Malibuya ulaşabilirsiniz.

Şehir: okyanus kıyısında, 34 km. lik bir sahil şeridindedir. 1991 yılında burada yerleşim başlamıştır.

Burayı iyi tanıyanlar ve özellikle gençler, burayı “emekli şehri” olarak yorumluyorlar. Bunun nedeni: buranın nispeten sakin ve sessiz bir yer olmasıdır. Yani, burada devasa diskolar, gece kulüpleri ve eğlence mekanları yok.

Burası daha çok güneşlenmek, yüzmek ve sessizlik-sakinlik üzerine oluşturulmuş bir yerdir. Hatta: California yasalarına göre: gece saat: 02.00’den sonra içki içmek yasaktır. İşte, düşünün burada gece hayatı yok, eğlence yok.

Yine de: burası, yörenin ve ülkenin ve hatta Hollywood dünyasının birçok ünlüsüne ev sahipliği yapmaktadır. Genellikle, sinema dünyasının yıldızlarının tercih ettiği bir yer olarak öne çıkan Malibu içinde, birçok ünlü film yıldızını, bir markette alışveriş yaparken veya sokakta yürüyüş yaparken görebilirsiniz.

Malibunun yaz-kış yani sürekli oturanları: tepeler üzerinde bulunan kartal yuvası benzeri devasa evlerde otururlar. Geniş arazili ve ağaçlarla çevrili bu evlerin hepsi okyanus cephelidir ve güzel bahçeleri bulunmaktadır.

Büyük olasılıkla, Malibu’nun en büyük çekim özelliği olan, okyanus ve güneşin batışı, bu mekanlardan izlenebilmektedir.

Bu mekanların bir diğer özelliği ise, otobüsler veya yürüyerek ulaşılamayacak yerlerde bulunmalarıdır ki, bu evlerde oturan ünlüler, kendilerine ait özel hayatlarının paparazziler veya bir kısım ziyaretçiler tarafından etkilenmesini istemezler.

Evet: Malibunun bu ünlü zengin evlerinin yanında: diğer bir özelliği, elbette kumsalları ve okyanustur. Buradaki geniş ve güzel kumsallarda; sürekli dalgalı okyanus var. Ayrıca: eksik olmayan bir rüzgar var.

Zaten, bu rüzgar nedeniyle, yöre, dünyanın en iyi sörf alanlarından birisi olarak seçilmiştir. Rüzgar hiç eksik olmuyor, ama özellikle kış dönemlerinde, bu rüzgar ziyaretçileri üşütüyor, buna dikkat etmenizi öneririm.

Bunun dışında, yaz döneminde, sahillerde, kumsallarda: voleybol oynayanlar, güneşlenenler ve okyanusa girenler görülebilmektedir. Denizde ise, sörf tutkunları yarışırlar.

Amerika Los Angeles Malibu

Şehirde

Yol ve deniz arasında kalan bir kısım evler, sahipleri tarafından yazın kiraya veriliyorlar. Bu kesimde, sahilde, özel sahiller oluşturulmuş ve kalabalıktan-gürültüden uzak, gayet sakin güneşlenmek, okyanusa girip yüzmek mümkündür.

Yüzmek ve güneşlenmek deyince, bir kısım halk: denize girmek için Los Angeles şehrinden çıkıp buraya gelmenin anlamsız olduğunu, çünkü “Santa Monica” denilen yerin, şehir merkezine daha yakın ve daha güzel etkinliklere sahip olduğunu da söylemektedirler. Ama, buralara kadar gelip te, Malibuyu görmeden olmaz diye düşünüyorum.

Özellikle, hafta sonlarında, şehirde bir yoğunlaşma oluyor. Trafik bile zaman zaman tıkanabiliyor, trafik dedim de, burada “Harley” kullananları yoğun olarak görebilirsiniz.

Buraya yolunuz düşerse: “Naptune Net” isimli bir balık lokantasına uğramanızı öneririm, muhteşem lezzetli deniz ürünleri tadabilirsiniz. Ama, sipariş vermeden önce, menüden fiyatları incelemeniz şart.

Şimdi, gelelim: buranın gezilebilecek yerlerine:

ADAMSON EVİ-MALİBU LAGOON MÜZESİ

California bölgesine kayıtlı, ulusal tarihi Sit alanı olarak ilan edilen kaya oluşumları, burada görülebilmektedir. Ben gitmedim, ama buranın yani Malibu’nun kaya oluşumları dikkat çekiyor, bu müzede de bunlarla ilgili örnekler olduğunu duydum

Amerika Los Angeles Malibu MALİBU PİER

Amerika Los Angeles Malibu MALİBU PİER

MALİBU PİER

Burası: Güney California’nın simgesi, bir iskeledir.
Sörf kültürünün kalbinde yer almaktadır. Buranın hemen bitişiğindeki “Surfrider Plajı”na, dünyanın dört bir yanından sörf tutkunları geliyorlar.

Bu sahil iskelesinin çevresinde, eğlenceli bir festival havası yaşanıyor. İskele üstünde: klasik deniz yemekleri sunan restoranlar var.

Ayrıca: derin deniz balıkçılık tekneleri, buradan hareket ediyorlar. Günde iki kez, sportif balıkçılık tekneleri okyanusa hareket ediyorlar. Kısa bir yolculuk sonrasında, balık avı meraklıları: levrek, kalkan gibi balıkları tutabilecekleri yerlere götürülüyorlar.

Burada: bir de hediyelik eşya dükkanı var. “Malibu Beach Supply Co” isimli bu dükkandan: Malibu markalı çeşitli hediyelik eşyalar bulup satın alabilirsiniz. Balık avı meraklıları için, bu dükkanda, muhteşem balık avı malzemeleri bulunduğunu söylemeliyim.

Malibu sahillerinde bir tekne turu yapmak isteyenler, buradan tekne kiralayabiliyorlar ve 29 km. lik sahilde, arkadaşları ile birlikte mükemmel bir tekne turu yapabiliyorlar. Son olarak, yine bu iskelede: plaj ekipmanları kiralayabilirsiniz. Bunların başında: kano, surf tekneleri ve diğer plaj ekipmanları var.

Amerika Los Angeles Malibu

PLAJLARI

Malibu plajlarında bazı genel uygulamalardan söz etmek istiyorum. Plajlarda: sigara içilmez, alkol alınmasına izin verilmez, mangal vs. gibi ateş yakılması yasaktır. Plajlarda, çıplak güneşlenmeye de izin verilmiyor.

Malibu sahillerinde köpeklere de izin verilmiyor. Evet, 21 km. lik bir sahil şeridinde, pek çok güzel plaj bulunuyor. Ben bunlardan birkaç tanesi hakkında size bilgi vermek istiyorum.

Lagoon Surfrider Beach

Burası, yörenin önemli bir sörf plajıdır. 9 Ekim 2010 tarihinde, burası “Dünya Sörf Birliği” tarafından “Surfrider Beach” olarak ilan edilmiştir. Buranın bir diğer özelliği: yerleşik ve göçmen su kuşlarına ev sahipliği yapmasıdır. Plajın okyanus tarafı kayalık, lagün kara tarafı ise alüvyon dolgudur.

Amerika Los Angeles Malibu Zuma Beach

Zuma Beach

Los Angeles şehrinin en büyük ve popüler plajlarından birisidir. Uzun ve geniş kumsal ve mükemmel sörf imkanları ile tanınır. Suyu tertemiz plaj bölgesinde, cankurtaran hizmeti de verilmektedir. Yani, cankurtaran kuleleri var. Birçok Hollywood filminde, plaj sahneleri burada çekiliyormuş.

El Matador Beach

Burası, küçük bir plaj bölgesi olmasına rağmen, burada muhteşem bir manzara var, özellikle güneşin batışını burada izlemenizi öneririm. Ayrıca: biraz önce, yukarıda sözünü ettiğim gibi, yine bu yörede, ilginç kaya oluşumları var, zaten bu yüzden “Sit” alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Amerika Los Angeles Malibu CREEK STATE PARK

Amerika Los Angeles Malibu CREEK STATE PARK

CREEK STATE PARK

Bu yöreye gelip te, zamanınız var ise, başka bir rota daha önerebilirim. “Kuzey Malibu”; yol üzerinde muhteşem Malibu manzaralarını izleyebileceğiniz ve daha sonra “Malibu Creek State Park” isimli, güzel bir park görebileceğiniz yer. Pepperdine Üniversitesinin yanından, kuzeye yönelen “Malibu Canyon Road” yolunu takip ederseniz, güzel Malibu manzaraları eşliğinde, Monte Nido yakınlarında “Malibu Creek State Park” a ulaşabilirsiniz. Bu park: doğal bir park alanıdır. Ana girişten girerseniz, giriş ücreti ödemeniz gerekir.

Ama, ana girişten hemen önce: yoldan sağa sapın ve biraz sonra, yolun sağlı-sollu bölümüne aracınızı park edin. Aracınızı burada bırakıp, patikadan yürüyerek, parka ücretsiz girebilirsiniz.
Evet, park “Santa Monica” dağları yakınındadır. 1976 yılında ziyarete açılmıştır.

Bu yemyeşil parkın en büyük özelliği, park alanı içinde, 20th Century Fox firması tarafından oluşturulan platolarda filmlerin çekilmiş olmasıdır. Bu filimlerden birkaçı: Tarzan, Viva Zapata, Maymunlar Cehennemi filmleri,
Bu parka giderseniz yapabilecekleriniz şunlar: yürüyüş, dağ bisikleti, kuş gözlemleme, kaya tırmanışı, balıkçılık ve piknik. Bunlar ilginizi çekerse, gitmenizi öneririm.

Sonuç olarak: Malibu, pek hareketli bir yer değil. Güneşlen, yüz, sahilde yürü. Bunlar, bir süre sonra ziyaretçiyi sıkıyor. Ama, yine de, yöreye yolunuz düşerse, zaman ayırın ve burayı görün. Uzun süreli kalmaya gelmez, gerek ekonomik ve gerekse bir başka özellik nedeniyle, yöre, uzun kalmaya pek elverişli değil.

Çünkü: geçmiş tarihi süreç içinde, burada birçok yangın olmuş ve evlerin birçoğu yanmış, sonra yeniden yapılmıştır. Ayrıca: yörede, zaman zaman denizden gelen fırtınalar görülür ve en önemlisi, burası büyük bir deprem kuşağı üzerindedir.

Amerika’da Chicago şehri gezi planı hakkındaki yazım için  Chicago Gezilecek yerler

Amerika’da Yellowstone parkı gezisi yazım için Yellowstone Parkı

Amerika’da Atlanta şehri gezi yazım için Atlanta

Amerika Yellowstone Parkı

Amerika Yellowstone Parkı

 

Evet, burası Amerika ülkesinin çok bilinen doğal güzelliklerinden birisidir, yani burası bir park alanı.

Ama: bayağı eski bir park alanı, Amerikalılar, yıllarca önce, burayı park alanı, milli park olarak kabul ederek koruma altına almışlardır. 1872 yılında, burası: ABD Kongresi ve Başkanı tarafından kabul edilen bir kanun ile (Ulyses S. Grant) “Dünyanın ilk milli parkı” olarak seçilmiştir.

8 Eylül 1978 tarihinde ise, park, UNESCO tarafından, Dünya Kültür Mirası Listesine alınmıştır.

Park, ismini: park alanı içinde bulunan sarı kayalardan almaktadır.

Sonuç olarak: yılların koruması, park alanını muhteşem güzel bir hale getirmiş ve yılda, 3 milyon ziyaretçi ağırlanmaktadır.

Bu ziyaretçiler, park alanı içindeki “yaban hayatı” ve “jeotermal” güzellikleri ziyaret ederler.

Amerika Yellowstone Parkı

Yıllardır sürdürülen koruma çalışmaları sonucunda park alanı içinde, gerçek bir yaban hayatı görülmektedir. Yani, burada kendi kendilerine serbest dolaşan ve beslenen; antilop, geyik, boynuzlu koç, ayı, bizon ve sayısız kuş görebilirsiniz.

Ama, bunlardan öne çıkanları ayılardır. Park alanı içinde, vahşi boz ve siyah ayılar, doğal ortamlarından serbestçe dolaşırlar. Ancak: bu yaban hayatını izlemek için birtakım kuralların bulunduğunu unutmamak gerekiyor.

Parkın başlıca kuralı: bu yaban hayatına yaklaşmamak ve özgürce dolaşan hayvanları belli bir mesafeden izlemektir. Özellikle: ayılara olmak üzere, hayvanlara yiyecek verilmemesi istenir.

Hatta, ayıların, park alanında ziyaretçilerin bulunduğu bölgeye gelmemeleri için, bir takım önlemler de alınmıştır. Ancak, yine de ayılar sık sık ve özellikle kış aylarında, yiyecek aramak için, park alanında ziyaretçi yerlerine kadar inerler.

Tabii bunun sonucunda, bazı saldırıların olduğu da görülmüştür. Bu yüzden, ziyaretçilerin dikkatli olması gerekir.

Ayılar yanında, yaban hayatının en büyük özellik taşıyan hayvanları bizonlardır.

Tarihi süreç içinde, sayıları milyonları bulan bizonlar, günümüzde binlerle ifade edilen sayılara kadar düşmüşlerdir.

Geyiklere gelince, pek çok geyik, özellikle sert kış aylarında, ısınan sularda yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar. Ancak, park idaresi tarafından, pak içindeki yaban hayatına müdahale edilmez ve bir kısım geyik, park alanı içinde, özellikle ayılara yem olmaktadırlar.

Ayrıca: bu park alanının en büyük özelliği Gayzerlerdir. Bunlar: pis kokulu ve çamur çukurlarından oluşan, yeraltındaki, sıcak suyun, belli yerlerde ve belli zamanlarda basınç ile, püskürmesiyle oluşan doğal güzelliklerdir.

Dünya üzerinde çok nadir görülen bu gayzerler, bu park alanının en büyük özellikleridir. Sonuç olarak, dünya üzerinde bulunan gayzerlerin üçte ikisinin burada bulunduğu söyleniyor ve bunların toplamı 300 civarındadır.

Park alanı: Amerika ülkesi içinde, boyut olarak birkaç eyalet içinde bulunmaktadır. Ama, parkın büyük bölümü “Wyoming” eyaleti sınırları içindedir. Parkın diğer bölümleri ise “Montana” ve batıda “İdaho” eyaletleri içindedir.

Parka giriş için: 5 yol bulunmaktadır. Bu girişlerden, yalnızca “Gardiner” yıl boyunca açıktır. Diğer park girişleri ise “Kasım” ile “Mayıs” ayları arasında kapalıdır. Çünkü: park alanı, kışın karlarla kaplıdır ve park alanı içindeki ulaşım, yalnızca kar arabaları ve kar otobüsleriyle sağlanabilmektedir.

Kar-kış-ulaşım derken, parkın en iyi ziyaret zamanı hakkında da şunu söyleyebilirim: özellikle “Temmuz” ve “Ağustos” aylarında, yani en yoğun olduğu dönemde parkı ziyaret edebilirsiniz.

Park içindeki asfalt yolların uzunluğu ise, parkın büyüklüğünü anlamak açısından, 499 km. dir.

Park alanının toplam büyüklüğü ise, 9 km. karedir.

Bu alan: doğu-batı yönünde 101 km. ve kuzey-güney yönünde ise 87 kilometredir. Bu büyük alanda: göller, kanyonlar, nehirler ve dağlar bulunuyor. Arazinin yüzde beşlik bölümünü: Yellowstone gölü kaplıyor. Yüzde seksenlik bölüm ise, ormanlıktır.

Evet, bu büyük park alanında, her ne kadar doğal hayatı korumak için yapılaşmaya izin verilmese de, 9 tane ziyaretçi merkezi olarak çalışan tesis bulunuyor. Ayrıca: yine 9 tane otel var ve bunların yatak kapasitesi 2000 civarındadır.

Özellikle, kış aylarında park alanını ziyaret etmek isterseniz, bu otellerde önceden rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.

Yellowstone parkına ulaşmak için: karayolu tercih ederseniz “Salt Lake City” ve “Denver” şehirlerinden araba kiralayabilirsiniz. Ayrıca: “Yellowstone Havaalanı” bölgesinden otobüs ile de park alanına ulaşmak mümkündür.

Park alanı içinde, araba ile birçok yere gitmek mümkünse de; uzun yürüyüşler yapmanın gerektiğini de unutmamanız lazımdır.

Amerika Yellowstone Parkı

PARK ALANI İÇİNDEKİ BÖLGELER

Kaldera

Park alanındaki bu dağ, aktif bir yanardağdır. Son 2 milyon yıl içinde, muazzam bir güçle, birkaç kez patladığı tespit edilmiştir. Zaten, park alanındaki jeotermal hareketlilik, buradan körüklenmektedir.

Amerika Yellowstone Parkı

Amerika Yellowstone Parkı

Old Faithful

Parkın en popüler etkinliğidir. Madison kavşağından, 26 km. güneydedir.
Park alanı içinde pek çok gayzer bulunmasına rağmen, en sık püsküren budur.
Patlamalar arasında geçen süreler: 41-125 dakikadır.

Ancak, ortalama 91 dakikada bir kez patladığı kabul edilir. Yani, burayı ziyaret eder ve patlamayı görmek isterseniz, en fazla 125 dakika beklemeniz gerekir ki, bence mutlaka bekleyin ve bu güzelliği görün.

Evet, yeraltından çıkan kaynar su: 1.5 ile 5 dakika sürece: yaklaşık 32-56 metre yüksekliğe kadar çıkmaktadır. Çıkış yüksekliği ise, ortalama 44 metredir. Çıktığı en yüksek nokta ise, 56 metre olarak ölçülmüştür.

Amerika Yellowstone Parkı

Amerika Yellowstone Parkı

Grand Canyon

Yellowstone gölünün kuzey kıyısındaki kanyonun: 10-14 bin yıl arasında oluştuğu düşünülmektedir. Yüksekliği 309 metredir.

Park alanı içinde, en çok fotoğraflanan yerdir. Kanyonun kuzey ve güney bölümleri arasında birçok seyir noktası bulunmaktadır.

Kanyonun güney bölümünde, yani “Uppers Falls” yani Yukarı Şelalenin, 33 metreden yere dökülüşünü izleyebilirsiniz. Kanyon: Yellowstone gölü kıyılarına, 360-1230 metre arasında değişen yüksekliklerden, su boşaltır.

Kanyon duvarları arasında, sarının her tonunu gösteren, arsenik sülfat görülmektedir.

Amerika Yellowstone Parkı

Tower Fall

Burası, park alanı içindeki popüler bir şelaledir ve parkın kuzeydoğu girişi yakınlarındadır. Kısa bir yürüyüş ile buraya ulaşmak mümkündür.

Şelale, 40 metre yükseklikten akmaktadır. Kış aylarında ise, buz tutan şelale, muhteşem güzel bir görüntü ortaya koymaktadır.

Amerika Yellowstone Parkı

Hayden Vadisi

Park alanı içinde, yaban hayatının gözlenmesi için en uygun yerdir. Bu güzel ve geniş vadi boyunca ilerlerseniz, bizon ve geyik sürülerini izleyebilirsiniz.

Hatta: yine, vadi boyunca ilerleyen nehir kıyısında, ördekler, Kanada kazları ve pelikan gibi su kuşlarını da görebilirsiniz.

Laman Vadisi

Bu geniş vadi: yine yaban hayatını izlemek isteyenler için tercih ediliyor. Burada: bizon, geyik, boz ayı, çakal ve kurtlar görülebiliyor.

Amerika Yellowstone Parkı

Mammoth Hot Springs

İşte, park alanının yine en güzel ve ilginç alanlarından birisi. Dağın gümüş renkli traverten katmanları, ilgi çekiyor.

Burada: bizim Pamukkale’dekilere benzer, travertenler görülüyor. Park alanının merkezi olan bu bölümde: bölge “Milli Park” olarak ilan edildiğinde, alanı korumak için konuşlanan Amerikan ordusuna ait birkaç yapı bulunuyor.

Ayrıca: bu yapılar içinde, bir de “Yaban Hayatı Müzesi” bulunuyor.

Travertenler ise ilginç. Bunların oluşumunda: kireçtaşının, sıcak su içindeki çözülümü ve yüzey üzerine oturan beyaz bir çökelti söz konusudur.

Volkanik su kaynakları, yer altı kireçtaşı yataklarından aldıkları mineralli suları, traverten oluşturarak, teraslı havuzlara bırakıyorlar. Tabii, bu beyaz çöküntü, güzel bir görünüm oluşturuyor.

Amerika Yellowstone Parkı

Yellowstone Gölü

Burası: Kuzey Amerika bölgesindeki en yüksek irtifa gölüdür. Buraya ulaşmak için, parkın güneyinden itibaren John D. Rockefeller Memorial Highway yolunu takip etmek gerekir.

Deniz seviyesinden 2357 metre yüksekliktedir. Park alanının, yüzde beşlik bölümünü kapsamaktadır. Derinliği 120 metredir. Kıyı uzunluğu ise, 180 km. dir.

Göl üzerinde yükselen karlı dağları izleyebilirsiniz. Rüzgarlı günlerde ise, gölde oluşan dalgalar, kıyıya vuruyor.

Göl kıyısında “Grant Lake Village” denilen yerde, küçük bir mola verip, gölün güzelliklerini izlemenizi öneririm. Göl de, kurallara uymak şartı ile balık tutmak mümkündür. Village denilen yerde, tekne ve balık avı takımları kiralayabilirsiniz.

Göl üzerinde, yine dikkatinizi çekecek bir yapı, 1937 yılında inşa edilen köprüdür.

Norri Geyser Basin

Park alanı içinde, birçok “Gayzer” alanı var. Ama, bunlardan en ilgi çekeni, buradakidir. Norri gayzeri, dünyanın en yüksek olanı olarak bilinir.

Lower Geyser Basin

Burası da, yine bir gayzer alanıdır. Ama, burada düzenli olarak patlayan ve fışkıran gayzerler var. Bunlar: yeryüzüne çıkan sıcak suları ile, bölgeyi büyük bir çamur havuzu haline getiriyor. 11 millik bu alan, parkın en büyük gayzer alanı olarak bilinmektedir.

West Thumb Geyzer Basin

Yine bir gayzer alanı. Burada, çeşitli yürüyüş parkurları var. Ayrıca, yine bu havzada, geyik ve bizon sürüleri görmek mümkündür.

Mammoth Kaplıcaları

Park alanının kuzey bölümündedir. Buraya ulaşmak için “Gadrine” yani Montana- 89 karayolu kullanılmalıdır. Burada bulunan danışma merkezinde. Park kuralları, bölgenin bitki örtüsü, canlılar ve jeolojik oluşumlar hakkında, ziyaretçilere kısa bilgiler veriliyor.

Taşlaşmış Orman

Tower kavşağının doğusunda, Lamar Valley Road dışındadır. Burada bulunan ağaçlar: milyonlarca yıl sonunda, hala ayakta durmaktadırlar. Bu durum, bir zamanlar “Yellowstone” park alanının, günümüzden daha sıcak bulunduğunu göstermektedir.

Orman: yer altı sularının içinde bulunan silisyumun: ağaç ve bitkilere geçerek, onları taşa çevirdiği ve zengin volkanik küllerle kaplı bir yer olarak ilgi çekmektedir.

Amerika Yellowstone Parkı

Firehole ırmağı

Bu ırmak: “ateş deliği” anlamına gelmektedir. Nehir, bölgedeki sıcak su kaynaklarından beslenir. Yani, bir anlamda “sıcak bir banyo” gibidir.

 Chicago Gezilecek yerler

Amerika’da Miami şehri gezilecek yerlerle ilgili yazım için  Miami