Kanada Montreal

 

montreal.genel.1
Kanada Montreal

Kanada Montreal; Nüfusu: 3.1 milyondur. Toronto’dan sonra, ülkenin en kalabalık kentidir. Amerika kıtasındaki hiçbir kente benzemiyor. Avrupai bir dokusu var.

Dünyanın en gözde sanat ve kültür merkezlerinden birisi. Quebec eyaletinin en büyük kentidir. Ottowa ve St. Lawrence ırmaklarının kesiştiği yerdeki, bir ada üzerinde kurulmuştur.

Montreal balkonlarında: küçük çaplı yurtseverlik gösterileri, asılmış bayrakları sıkça göreceksiniz. Çünkü: Qubec’lilerin: ayrılıkçı görüşleri ağır basıyor. Parklarda ve sokaklarda: ağaçlar üzerinde: sincapları görebilirsiniz. Bizim ülkemizde olduğu gibi: sokaklarda: başıboş kedi ve köpek yok.

montreal.the biosphere.expo.67
Kanada Montreal

Montreal denilince: buranın dünya çapında tanınmasına neden olan iki etkinlik söz konusudur. Bunlar: 1967 yılında yapılan “Expo Fuarı” ve 1976 yılında yapılan “Olimpiyat Oyunları” dır.

montreal.havaalanı.1
Kanada Montreal Ulaşım

ULAŞIM

Pierre Eliot Trudeau uluslar arası havaalanı: şehir merkezinin 22 km. batısındadır. Bu mesafe: 20 dakikada alınıyor. Buradan: taksi ile şehir merkezine ulaşım, yaklaşık olarak 38 dolar civarındadır. Ayrıca: Aerobus otobüsleri de var. Bunlar ile şehir merkezine ulaşım: 15-25 dolar arasındadır.

DİĞER ŞEHİRLERE UZAKLIK

Montreal-Quebec arası: 257 km., Montreal-Ottowa arası uzaklık: 204 km. ,Montreal-Toronto arası uzaklık: 546 km. Montreal-Boston arası uzaklık: 512 km. Montreal-New York arası uzaklık: 608 km. Montreal-Chicago arası uzaklık: 1363 km. dir.

montreal.tren.1
Kanada Montreal Şehiriçi ulaşım

ŞEHİR İÇİNDE ULAŞIM

Aslında: bu küçük ada şehrinde, yürüyerek, birçok yeri gezebilirsiniz. Kentin çevresinde: hava almak için en uygun yol ise, toplu taşıma. Metro: hızlı, güvenli ve temiz. Bisiklet, bu şehirde tam bir tutku. Şehirde: 350 km. uzunluğunda, bisiklet binilebilecek parkur var.

DİL

Montreal’de: iki dil konuşulur. Onlara kibarca “bonjour” demediğiniz sürece, birçoğu bunu gurur meselesi yaparlar. Kamuya açık yerlerdeki tüm işaretler, Fransızcadır. Paris’in ardından: dünyada Fransızca konuşulan en büyük ikinci kenttir. Birbirine düşman iki dil burada dost olmuşlar. Fransızca inatları yok, İngilizce konuşmaktan gocunmuyorlar.

İKLİM

Hava durumuna, havanın aşırı soğuk oluşuna kanıp, en kalın giysilerinizi giymek durumunda kalırsanız yanılırsınız. Çünkü: lapa lapa kar yağmasına, nehirlerin ve göllerin donmasına rağmen, hava üşütmüyor.

Onun için: kat kat giyinirseniz, terden sırılsıklam olma olasılığınız çok yüksek. Soğuk kış günlerinde: kent, yerin altına çekiliyor.

Kışları: zaman zaman hava sıcaklığı eksi 45 dereceye kadar iniyor. Kar kalınlığı ise 30 cm. geçiyor. Yazları ise, muhteşem kurak bir yer. Yani: tam bir karasal iklim hakim.

TASARIM

Şehrin tasarımı için: 2006 yılında, UNESCO tarafından, “Tasarım Ödülü” verilmiş. Dünya üzerinde, bu ödüle layık görülen, diğer iki şehir ise: Berlin ve Buenos Aires.

montreal.genel.4
Kanada Montreal Turizm

TURİZM

Gezilmesi keyif veren, kozmopolit semtleriyle: çok geniş bir alana yayılır. Bu semtler ulaşmanın en iyi yolu: taksi, otobüs ya da metrodur. Gündüz trafiğinin arapsaçı olması ve park sorunu yüzünden, kendi aracınızı, yalnızca kent dışına yapacağınız gezilerde kullanmanızı öneririm.

İNSANLAR

Bu şehirde: 80’den fazla etnik gurup yaşıyor. Çok kültürlü olmak konusunda, dünya çapında üne sahip. Ancak: 5000 civarında evsiz ve binlerce sığınmacı ve göçmeniyle, şehir, Kanada’nın gelir dağılımına göre, en yoksul, ama sosyal hareketliliği ile en canlı kenti. Bu kadar çok gülümseyen insanın bir arada bulunduğu, başka bir şehir göremezsiniz. Şehir halkı, çok mutlu, biraz sarhoş, biraz kaçık.

TÜRKLER

Montreal’de yaklaşık 10 bin Türk yaşıyor. Bu da: yaklaşık 3 bin aile ediyor. Kentte: değişik Türk dernekleri kurulmuş. Her toplumsal kesim, kendi derneğini kurmuş. Montreal Türk Derneği; bunlardan en büyüğü. Derneğin: camisi, kasabı, berberi var.

Tabii bir de Türk kahvesi var. Deniliyor ki, şehirde yerleşik Türklerin doğu Denizlili. Öyle ki, Kanada, Denizli’den fazla insan gelmeye başlayınca, Türkiye’ye vize uygulamaya başlamış ve bir daha da kaldırmamış.

CAZ

Burada, her yıl caz festivali ve havai fişek festivali yapılıyor. Haziran-Temmuz aylarında, caz festivali zamanında, şehrin 50 yerinde sahne kuruluyor ve her yerde caz müziği dinleniyor. Bu şehirde, taksi şöförleri bile, caz müziği dinliyorlar.

YEMEK KÜLTÜRÜ

Şehrin en kalburüstü lokantaları: Toquel ve Nuances. Ayrıca: en popüler restoranı: Au Pied de Cochon. Nuances: nehrin öbür yakasında, eskiden Olimpiyat merkezi, şimdi ise şehrin kumarhanesi olan kompleksin (Casino Montreal) 5. katında bir lokanta. Şık bir yer. Üstelik: harika bir nehir manzarası var. Ancak: çok süper bir yemek kültürü yok.

Topuel: Fransız yemeklerinin egemen olduğu bir yer. Güzel ve ferah bir restoran. Mönüsü de mevsimlik ve ilginç. Au Pied de Cochon: gerçekten sıra dışı bir lokanta. Yer bulmak çok zor. Sıra dışı bir et lokantası.

 

EĞİTİM

Montreal, bir üniversite kenti. Buradaki 4 üniversitede, tam 125 bin öğrenci var. Dünyanın dört bir yanından gelen bu öğrenciler: kente dinamizm ve renk katıyorlar.

Ünlü McGill Üniversitesi kampusları, derslikleri, evleri, kütüphaneleriyle, kentin dört bir yanına yerleşmiş. Üniversite binalarının önleri, bisiklet pazarını andırıyor. Kentte: tam 660 km. uzunluğunda, bisiklet yolu var.

Son olarak: Her şehrin kendisine has bir kokusu vardır. Montreal’de: kahve ve karamel kokuyor. Juliette et chocolat adlı, dünyanın en güzel sıcak çikolatasının yapıldığı şehir.

gilles-vileneuve pisti.1
Kanada Montreal Royal Dağı

ROYAL DAĞI

Bu kentteki gezinize: Royal Dağı Parkının eteklerine tırmanarak başlayın. Montreal’in ortasında, yükselen bir tepe. Sönmüş bir volkan olan tepeden, kentin tümünü görmek mümkün. Buraya çıkmak için: 3 alternatifiniz var.

Patikayı, Peel sokağı bitiminde başlayan merdivenleri ya da daha kısa bir güzergah için: Chemin Remembrance otoparkını takip etmelisiniz. Son olarak, daha güzel bir alternatif sunabilirim. Şöyle ki: Dominion Square’den, bir at arabası kiralamaktır.

Burası: yöre halkı tarafından: La Montagne (dağ) olarak bilinir. Tepeyi kaplayan orman içinde: kimi yürüyüş yapıyor, kimi kızak ile kayıyor, kimi kardan adam yapıyor.

montreal.mount royal.1
Kanada Montreal Royal Dağı

1535 yılında: St. Lawrence ırmağını takip ederek yolculuk yapan: Jacques Cartier tarafından keşfedilmiştir. Kral I. François’e saygı gereği: Mont Real ismi verilmiştir.

Montrealliler: St.Lawrence ırmağını:

Kentin güneyi olarak düşünürler ve çevresini kullanışlı biçimde bölümlendirmişler.

Boulevard St-Laurent: ırmağa parelel olarak uzanan yolları: doğu ve batı olarak ikiye ayırır. Limana doğru inildikçe; alçak taş binaları görebilirsiniz. Modern kentin: beton, çelik ve cam kuleleri: ırmak boyunca uzanan: Boulevard Rene Le-vesque çevresinde yoğunlaşır.

En uzak noktadaki, Jacques-Cartier Köprüsü: Montreal adasını, Helen Adası (Ile Ste-Helene) üzerindeki: “Expo 67” sitesine ve güney sahiline bağlar. Victoria köprüsü: St. Lawrance üzerinden güneye uzanır.

Royal Dağının güney batısında: küçük Wesmount tepesinin eteklerinde: Montreal’in eski Anglo-Kanadalı seçkinlerine ait: muhteşem villa ve malikaneler var.

Parkın: kuzeyinde ve batısında: kentin etnik mahalleleri ve Fransızca konuşulan: Outremont ilçesi var. Gökyüzünün bulutsuz olduğu günlerde: kuzeydoğudaki Laurent Dağlarını ve Amerika sınırının öbür yanında bulunan Vermont’daki Green Dağlarını görmek mümkün.

Evet: Royal Dağı: New York’taki, Central Park’ın tasarımcısı: Frederick Law Olmsted tarafından düzenlenmiştir. Kentin koşuşturmacasından kaçmak için ideal bir yerdir. Yazın piknik yapmaya, kışın kızak kaymaya ve kayak yapmaya elverişlidir.

montreal.beaver gölü.mount royal.1
Kanada Montreal

Burada bulunan:

Küçük Beaver Gölü’nde ise (Lac des Castors): maket gemiler yüzdürüp, paten kaymak mümkün. Göl çevresinde yürümek, kentin etnik çeşitliliğini görmenin en iyi yolu.

Parktaki banklarda: yalnızca Fransızca ve İngilizce değil, aynı zamanda, İtalyanca, Yunanca, Rusça ve Yidiş dilinde yapılan konuşmaları işitebilirsiniz. Hatta belki de Türkçe.

montreal.eski montreal şehri.1
Kanada Montreal Eski Montreal Şehri

ESKİ MONTREAL ŞEHRİ

Burası: Rue St.Antonie ve liman arasında bulunan bir yer. Rue McGill ve rue Berri tarafından kuşatılmış. 17’nci yüzyılda: Ville-Marie isimli yerleşim: burada kurulmuş.

Ancak: bu kentin, 18’nci yüzyıldan kalma kale duvarlarının tümü yok olmuş.

Ancak: birçok tarihi ev, restore edilerek, Nouvelle France’nin atmosferi korunmuş. Parke taşı döşeli caddeler, 18. yüzyıldan kalma 2-3 katlı tuğla evleri ile, belki bir Fransız kentini, belki de bir Londra sokağını veya İskoçya da ki bir kasabayı andırıyor.

Daracık sokaklarda, yan yana galeriler sıralanmış. Buralarda, her keseye uygun resim bulmanız mümkün. Galerilerden arta kalan yerlerde ise, antikacılar var.

montreal.eski montreal şehri.2
Kanada Montreal Place Jacques-Cartier

PLACE JACQUES-CARTİER

Buradaki yürüyüş turunuza: Place Jacques-Cartier’den başlayın. Yürümek istemeseniz: buradan, “caleche” at arabası kiralayabilirsiniz ve turunuza bununla devam edebilirsiniz. Gezinize başlamadan önce: burada bulunan, güzel kaldırım kafelerinden birinde oturabilirsiniz.

Bir zamanların parke taş döşeli meyve-sebze pazarı, çiçek satıcıları ve gezgin sanatçıların en çok rağbet ettiği meydandır. Eski taş binalar, kendilerine özgü, yüksek, derin eğimli çatılarıyla kar ve buz birikmesini önleyecek, sert kışların üstesinden gelebilecek şekilde tasarlanmıştır.

 

LORD HORATİO NELSON HEYKELİ

Place Jacques-Cartier tepesindedir. Montreal şehrinin en eski anıtıdır. İngiliz amiralin Trafalgar’da Fransızları bozguna uğratmasından, yalnızca 4 yıl sonra, 1809 tarihinde, bu heykel, buraya dikilmiştir.

 

HOTEL DE VİLLA

Burası: Belediye binasıdır. Rue Notre-Dame karşısındadır. 19.yüzyılda yapılmış, etkileyici Fransız Rönesans tarzında inşa edilmiştir.

Fransız General de Gaulle: 1967 yılında, bu binanın balkonundan halka hitap ederken, nutku içinde, o ünlü sözünü söylemiştir.” Vive le Quebec libre” Bu söz: yerel ırkçıları kışkırtmıştır.

montreal.city hall.belediye binası.1
Kanada Montreal Chateau Ramezay

CHATEAU RAMEZAY

Rue Notre-Dame’da: Hotel de Villa’nın çapraz karşısındadır. 1705-1724 yılları arasında: Fransız Vali Claude de Ramezay: bu evde kalmıştır. Bu binada : daha sonraki süreçte; kalanlar ise şunlardır: Fransız Batı Hindistan Kumpanyasının, İngilizler ve kentin 1775 yılındaki işgali sırasında, Amerikalı generaller Richard Montgomery ve Benedict Arnold.

Burada: bir süre de, Benjamin Franklin’in kaldığı söylenir. Şato: yıllarca bakımsız kaldıktan sonra, restore edilmiş ve Nouvelle France’ın, sınır bölgesi yaşamının daha konforlu yanını gösteren bir müzeye dönüştürülmüştür.

18.yüzyıldan kalma zarif eşyalar, bodrum katında büyük bir koloni mutfağı ve eski kumpanyanın Fransız çalışanları tarafından ithal edilen maun oyma duvar panolarının muhteşem detaylarını görmelisiniz.

Rue Notre-Dame’den başlayıp, Vieux Port’a (eski liman) uzanan: rue Bonsecours; tarihi semtlerin bulunduğu caddelerin en önemlilerinden birisidir.

MAİSON PAPİNEAU

1785 yılında yapılmıştır. Çatısında: çift sıra tavan arası odaları var. Burası: militan yurtseverlerin lideri olmasına rağmen, derebeylik mülkünü korumaktan geri durmayan, 19.yüzyılın tartışmalı politikacısı Louis-Joseph Papineau’nun ailesiyle birlikte yaşadığı evdir.

Ev: 1837 yılında çıkan bir ayaklanma sonunda: tamamen yanmış. Papineau’yu ise: İngiliz askerleri kurtarmış. Taşraya kaçmış ve sonraki isyanlarda, bir daha gündeme gelmemiş.

MAİSON DU CALVET

Rue St-Paul’ün köşesindedir. 1725 yılında yapılmıştır. Protestan olan Pierre du Calvet: İngiliz Sulh Hakimi tarafından, buraya atanmıştır. Fakat: Amerikalı isyancılara, bilgi ve malzeme sattığı için hapishaneye girmiştir.

Ev: geniş bacası, ince kireçtaşından kapı çerçeveleri ve zarif kanat pencereleriyle, Fransız koloni dönemi mimarisinin en güzel örneklerinde biridir. Kaba yontulmuş döşeme tahtaları ve çam ağacından çatı kirişleri bulunan, geniş iç mekan: Montreal Museum of Fıne Arsts’tan getirilen: zengin bir 18.yüzyıl işadamına yakışır: halılar, fenerler, saatler ve porselenler gibi antika Qubec mobilyaları ile donatılmıştır.

Burada: iki dilde yayımlanan, Quebec Gazzete’nin, 1786 yılındaki nüshası, çerçevelenerek asılmıştır. Bu gazetede: Osmanlılar ve Venedikliler arasındaki sorunlar ya da Hollanda Kraliyet Ailesinin iç çekişmeleri gibi, eski dünya olaylarının gündemde olduğu görülebiliyor.

NOTRE-DAME-DE-BONSECOURS KİLİSESİ

İlk kolonicilerden, okul öğretmeni Marguerite Bourgeois için inşa edilen, fakat bir yangında yok olan küçük kilisenin yerine yapılmıştır. Yapım yılı: 1772 yılına tarihlenir.

Bourgeois ile birlikte, arkadaşı 3 genç kadın: kuşatılmış yerleşmeye, uygarlaştırıcı bir etki getirirler. Öğretmenlik ve hemşirelik yaparken: aynı zamanda “Filles du Roi-kralın kızları” adı verilen, evlilik çağına gelmiş genç kızların, sorumluluklarını da üstlenirler.

Filles du Roi: aslında, burada bulunan bekar çiftçilerle ve kürk tüccarlarıyla evlendirilmek üzere, Fransa’dan getirilmiş; köylülerin ve yoksul zanaatkarların kızlarıydı.

19. yüzyılda: bu kilise: gemi kazalarından kurtulanların şükranlarının bir ifadesi olarak: gemi maketleri sundukları, bir “Gemici Kilisesi” haline gelmiştir. Bu gemi modelleri: günümüzde, hala, tavandan sarkıyor.

Hafif kavisli tavandaki: trompe l’oeil (göz yanıltıcı) resim, küçük bir kiliseyi: muhteşem bir Gotik katedrale çevirme uğraşısının sonucudur.

Kilisenin kulesi var. Bu kuleye çıkarsanız: Vieux Montreal ve liman manzarasını görebilirsiniz.

Evet: liman boyunca: Ville-Marie yerleşimcilerinin, karaya ilk ayak bastıkları Pointe a Callieres’e doğru yürüyün. Place Royal yakınlarındaki bir dikilitaş: bu olayın anısına buraya dikilmiş. Pointe’daki heykel: 19.yüzyılda liman ticaretini geliştiren bir Anglo-Kanadalı olan John Young’a aittir.

Rue St-Sulpice: sizi, Fransızlarla Iroquoisların ilk meydan savaşlarını yaptıkları bölgenin yakınlarındaki: Place d’Armes’e götürüyor. Burası: öncülerin tarihi kasabası ile, şimdiki ticaret ve endüstri kenti arasındaki görsel bir bağlantıdır.

Orta yerde duran: Maisonneuve Heykeli: Alexandre Dumas’ın silahşörlerine benzer.

montreal.notre-dame bazilikası.old montreal içinde.1
Kanada Montreal Notre-Dame Basilica

NOTRE-DAME BASİLİCA

1829 yılında yapılmış, Neo-Gotik bir yapıdır. New York’lu bir İrlandalı Protestan olan James O’Donell tarafından tasarlanmıştır.

Vitray pencereleri, resimler, heykeller, altın renkli oymalar var. O’Donell: binadan öylesine etkilenmiştir ki: Katolik olmayı bile kabul etmiştir. Eskiden: batı kulesinde bulunan çanı çalabilmek için: 12 kişi gerekiyormuş.

Amerika kıtasının en büyük çanı. Günümüzde ise: elektrikli bir düzenek var. İç mekan: çok gösterişli. Victor Bourgeau isimli bir Quebec’linin eseridir.

montreal.tour de  la borse.borsa kulesi.1
Kanada Montreal Montreal Bankası

MONTREAL BANKASI

Notre-Dame bazilikasının hemen karşısındadır. 1847 yılı yapımlıdır. Binanın üç tarafı: muhteşem büyük Postane Kulesi de dahil olmak üzere, modern yapılarla çevrilmiştir.

Siyah mermer ve pirinç kaplı giriş salonunun anıtsallığı, Kanada’nın bu en eski bankacılık kurumunu, neredeyse dinsel bir biçimde yüceltir.

SEMİNARY OF ST-SULPİCE

1685 yılında yapılmıştır. Kilisenin bitişiğindedir. Montreal’in ayakta kalan en eski büyük yapısıdır. Iroquoislar arasında, misyonerlik faaliyetlerini yapmak üzere inşa edilmiştir. Bina: Kuzey Amerika’nın en eski saat kulesine sahiptir. Bu kule: 1710 yılı yapımlıdır.

montreal.genel.2
Kanada Montreal Şehir Merkezi

ŞEHİR MERKEZİ

Montreal kent merkezinin çekirdeğini: Boulevard Rene Levesque ve Sherbrooke Street arasında kalan: Guy St ve St-Denis Street’in kuşattığı alan oluşturuyor.

Burada: muhteşem gökdelenler, kültür kompleksleri ve alışveriş merkezleri ile eski kiliseler, müzeler ve 24 saat açık şarküteriler bulunuyor.

Şehir merkezindeki gezinize: bir meydandan başlayın.

SQUARE DORCHESTER

Burada: atlı arabalar (hippomobiles) var. Ayrıca: Henry Moore’nin “Uzanan Çıplak” heykeli ve İskoç şair Robert Burns’un ve Kanada Başbakanlarından Wilfrid Laurier ile John Mac Donald’ın heykelleri var.

Sanatçılar ve çiçek satıcıları: mallarını; bu heykellerin çevresinde satıyorlar. Meydanın güney cephesinde: yazın hizmet veren bir turizm danışma bürosu var. Ayrıca: 1933 yılında inşa edilen, kentin en eski gökdeleni olan: Sun Life, burada.

ROYAL BANK KULESİ

Kanada Ulusal Demiryolu Merkez İstasyonu ve İ. M. Pei tarafından tasarlanan ve haç şeklinde birbirini kesen bir kule.

MARİE-REİNE-DU-MONDE

Kuzeydoğuya doğru, Boulevard Rene Levesque üzerindedir. Katolik katedralidir. Roma’daki San Pietro Bazilikasının, 19.yüzyılda yapılmış bir kopyasıdır. Aslının yarısı kadar olmasına rağmen, heybetli görüntüsü var.

Nefi: 109 metre, transepti 73 metre uzunluğunda ve kubbe tonozu 83 metre yüksekliğindedir.

Kubbenin altında: yüksek altarın üstünde: San Pietro’dan bir kopya daha var. Bernini’nin ünlü yaldızlı bronz sayvanı. Evet: kilise: devasa Queen Elizabeth Hotel ile Sun Life gökdeleninin yanında, küçücük kalıyor.

YER ALTI KENTİ

Ville-Marie’dedir. Dünyanın en büyük yer altı kompleksi olarak kabul edilir. Montreal şehrinde, Quebeck kışına bulunan bir çözümdür. Bu muazzam yer altı kenti: 5-6 ay süren kar ve buza karşı kendini koruma derdindeki 500.000 yaya: dükkanları, sinemaları, gece kulüpleri, lokantaları ve kafeleriyle, tamamen alternatif bir kent olan, yer altı kentinde zaman geçirir.

Otel sakinleri: burada, kış aylarında, bütün geceyi paltosuz olarak geçirebilirler. İşin en ilginç yanı, Temmuz ayının bunaltıcı günlerinde bile, burası yine de popülerliğini kaybetmez. Metro ile birbirine bağlanan yer altı geçitleri: kentin bir ucundan diğerine, 30 km. kadar uzanır.

Metro ile, tüm alışveriş merkezlerine ulaşabilmeniz mümkün. Hatta: yerin üstüne hiç çıkmadan, akşama kadar, yeraltında dolaşmak, eğlenmek, karın doyurmak mümkün. Birçok otelin girişi de: yeraltında. Yeraltında; tam 1700 mağaza var. Ayrıca: yüzlerce ofis, onlarca sinema, restoran, tiyatro hatta birkaç da kilise var.

Ancak: yine de, kar yağışına rağmen, bir sürü insan; üst dünyada: acelesiz, telaşsız konuşa konuşa yürüyüşlerini sürdürüyorlar.

DENİS STREET

1860’lı yıllarda, gri taşlarla yapılan,  dik çatılı, 2 katlı evler, caddeye kuzey Avrupa’dan esintiler getiriyor. Yolda yürüyen kalabalıkları, daha çok gençler oluşturuyor. Burası, aynı zamanda Montreal’in kültür merkezlerinden biri. Kent kütüphanesi, en eski tiyatro, sinematek, bu caddede bulunuyor.

montreal.st.catherina street.1
Kanada Montreal Rue Street Catharine

RUE STREET CATHERİNE

Yerin üstünde, büyük mağazaları, sinemaları, turizm şirketleri, şarküterileri ve barlarıyla, kentin başlıca alışveriş caddesidir. Günün her saatinde, canlılığını korur.

CHİRİST CHURCH

University Street’in köşesindedir. Anglikan katedralidir. 1859 yılında yapılmıştır. Zarif, İngiliz Gotik mimarisinin klasik bir örneğidir. İçeride, yüksek altarın üstünde, ilginç bir taş heykel var, mutlaka görün.

CRESCENT STREET

Montagne St. ve Bishop Street’e komşudur. Montreal’in en çok rağbet edilen butiklerinin ve bistrolarının bulunduğu caddelerden biridir. Taştan yapılma, Victoria dönemi sıra evler yıkılmaktan kurtulmuş ve yenilenerek, sıra dışı dükkanlara, sanat galerilerine ve bekar barlarına dönüştürülmek üzere, parlak renklere boyanmıştır.

montreal.mcgill üniversitesi.1
Kanada Montreal McGil Üniversitesi

MCGİLL ÜNİVERSİTESİ

Dünyanın en saygın üniversitelerinden biri olarak kabul ediliyor. Montreal’de, İngilizce eğitim veren üniversitedir. İskoçyalı kürk tüccarı James McGill tarafından: 19.yüzyıl başlarında kurulmuştur.

15.000 öğrenci kayıtlıdır. Özellikle: mühendislik ve eczacılık fakülteleriyle tanınmıştır. 1969 yılında: Quebeck’li ayrılıkçılar: üniversiteyi Fransızca konuşulan bir kurum haline getirmek üzere, şiddetli gösteriler düzenlemişler, fakat başarıya ulaşamamışlardır.

Universite de Montreal ve Universite du Quebec’te eğitim dili Fransızca, Concordia kentin İngilizce eğitim veren diğer üniversitesidir.

SALLE WİLFRİD-PELLETİER

175 rue Ste-Catherine Ouest’tedir. Montreal Senfoni Orkestrasının evi konumundadır. Fuayesindeki Aubusson goblenleri ve bronz, maun, alimünyum ve seramik heykeller, bütün bir kompleksin zarafetini yansıtır. Konser salonunun: İnuit heykeltıraş Yunukpuk’un: sabuntaşı oymalarıyla süslü kapılarına özellikle dikkatinizi çekerim.

montreal.place des arts.1
Kanada Montreal Place Des Arts

PLACE DES ARTS

Maisonneuve ile Rene Levesque bulvarları arasında kalır. Burada: sanat ve ticaret iç içedir. Bir konser salonu, 2 tiyatro ve oda müziği sunulan bir resital salonu var.

montreal.genel.10
Kanada Montreal Civar Semtleri

MONTREAL’İN CİVAR SEMTLERİ

BOULEVARD ST-LAURENT

Tek başına bir mahalledir. Kentin: Katolik ve Fransızca konuşan doğu yakası ile, Protestan ve İngilizce konuşan batı yakasını ayıran bir bir yer. Anglolar, bu mahalleye “The Main” derken, Fransız Kanadalılar hoş bir tanımlamada uzlaşırlar: “la Main” Evet: Main her zaman için tarafsız kalmıştır: St.Laurent’in Avrupai bir görüntüsü var.

Kahveler, barlar, restoranlar, küçük şık butikler, şarküteriler, hep bu mahallede sıralanmıştır. Burası: Portekiz, İtalyan, Yunan, İspanyol, Polonyalı, Yahudi, Arap ve Japonlara özgü lokantaları, bakkalları, şarküterileri ve kafeleriyle, Birleşmiş Milletler gibi bir yerdir. Ağzının tadına düşkün olanlar: yan sokağın aşağısındaki Waldman’ın balık pazarını ziyaret edebilirler.

montreal.concordia üniversitesi.1
Kanada Montreal Universide Du Qebec

UNİVERSİTE DU QUEBEC

Montreal’in Fransızca konuşan öğrencileri: rue St-Denis’deki: kafelerde, barlarda ve kitapçılarda buluşurlar. Burada ve ağaçların gölgesindeki: Square St-Louis’deki güzelce onarılmış, süslü Victoria dönemi malikaneleri ile demir merdivenli sıra evler, üniversitenin kırmızı tuğladan, modern bloklarıyla, görsel zıtlık oluşturur.

Meydanın batı ucundaki: rue Prince-Arthur: butiklerin ve lokantaların bulunduğu, sevimli bir yaya yoluna dönüştürülmüş. Bu cadde: aynı zamanda, kentin caz ve folk müziği dinlenebilecek, canlı gece mekanlarındandır.

montreal.chinatown mahallesi.1
Kanada Montreal Chinatown

CHİNATOWN

Küçük ama kalabalıktır. Rue de la Gauchetiere çevresinde, 6 blokluk bir alana yığılmıştır. Mahalle sakinlerinden bazıları: Kanada Pasifik Demiryolunun yapımında çalışmış cesur işçilerin torunlarıdır.

JEAN-TALON MARKET

Place du Marcheu du Nord üzerindedir. Royal Dağının kuzeyine düşen Montreal’in “Little İtaly”sını bulabilirsiniz. Kentin, en iyi İtalyan lokantaları buradadır ve pek pahalı sayılmazlar.

LE PLATEAU

Bu semt, Kuzey Amerika’nın en bohem yerlerinden biridir. Bar, restoran ve cafe doludur. Her şekilde insan görülebilir.

montreal.parc du mont royal.1
Kanada Montreal Avenue Du Parc

AVENUE DU PARC

Kentte yaşayan, 50.000 kadar Yunanlı: kafe ve tavernalar için, çoğunlukla, Outremont’un doğusundaki: Avenue du Parc’ı seçerler.

montreal.st.joseph oratory.churc.1
Kanada Montreal St Joseph Kilisesi

ST. JOSEPH KİLİSESİ

Cote-des-Neiges üzerinde; Westmount’un ardındaki kent silüetine egemendir. Her yıl, 2 milyon Katolik hacı, buraya gelir. 13.000 kişinin aynı anda girebildiği, devasa tapınak, Muhterem Andre’nin güçlerini yad eder.

1845 yılında: yoksul bir Quebec’li ailenin, 12 çocuğundan biri olarak dünyaya gelen: Muharrem Andre: Kutsal Haç cemaatinin manastırının kapıcısıydı. Kendisinin inşa ettiği ve bugünkü kilisenin yanında, hala ayakta duran küçük bir ahşap şapelde: hastalara şifa dağıtıyordu. 1937 yılında yapılan cenaze törenine: 1 milyondan fazla insan katılmış.

Mezarı: kilisenin kriptasındadır. Kilisenin: modern iç mekanının parlak ve havadar sadeliğinin kadını çıkarmak için, en güzel zaman: org resitallerinin verildiği, Pazar günü öğleden sonradır.

montreal.olimpik stadyum.1
Kanada Montreal Olimpiyat Parkı

OLİMPİYAT PARKI

Şehir merkezinin doğusunda: Maisonneuve Park’ın karşısındadır. Spor tesisleri: 1976 yılında, Olimpiyat Oyunları için inşa edilmiştir. Belediye Başkanı Jean Drapeau: kent merkezindeki yoğun kalkınma ve Expo 67  için St.Lawrence ırmağının üzerindeki büyük inşa faaliyetlerinin ardından Olimpiyat Parkı, onun için “Yeni Montreal’in zirvesi olacaktı.”

Evet: parkın ortasında: Olimpiyat Stadyumu var. Burası: 70.000 seyirci kapasiteli. Günümüzde, burada: Montreal Expos beyzbol takımının maçları ve rock’n roll konserleri düzenleniyor.

Parkta, en sevilen tesislerden bir tanesi: Velodromme’dur. Burası: boks, güreş, basketbol ve kışın da buz pateni yapılan merkezi alanın çevresindedir. Buranın: bisiklet ve tekerlekli paten için, kırmızı ahşaptan bir pisti vardır.

Olimpiyat Parkının yanında: Sherbrooke Street’in karşı tarafında: Botanical Garden var. Bu güzel, yeşil vaha, dünyanın her yanından gelen ve Quebec’in sert ikliminde, sevgiyle bakılmaları gereken, 26.000 bitki ve ağaç türüne, ev sahipliği yapar. Minyatür bir demiryolu ile, bahçelerin çevresinde dolaşabilirsiniz.

Mutlaka görülmesi gereken yerler arasında: muhteşem orkideler, seralardaki kaktüsler ve mükemmel bir Japon bonzai düzenlemesi var. Bu parkta: İznik çinileri ve güllerden oluşan, güzel bir Türk bahçesi de var. Görebilirsiniz.

casino de montreal.1
Kanada Montreal Casino De Montreal

CASİNO DE MONTREAL

Restoranlarda ve oyun salonlarındaki oyun masalarında; eğlenceye doyabilirsiniz.

montreal.place des arts.1
Kanada Montreal Müzeler

MÜZELER

MUSEE DES BEAUX ARTS

Montreal’deki müzelerin en önemlilerinden biridir. Sherbrooke Street West’ tedir. Müze: El Greco, Rubens, Hans Memling, Cranach ve Poussin’in eserlerini içeren, bir Avrupa koleksiyonuna sahiptir. Ayrıca: 18. yüzyıl, İngiliz ustalarından: Reynolds, Gainsborough, Raeburn, Romney ve Hogarth, modernlerden ise: Picasso ve Giacometti de koleksiyona dahil.

Ancak: burada, mükemmel “Kanada Galerileri” var. 19.yüzyıl bölümünde, Antonie Sebastien Plamondon’un etkileyici plastik portreleri ile onun öğrencisi ve rakibi Theophile Hamel’in çalışmaları var.

Paul Kane tarafından yapılmış olan “Mah-Min” ya da “Tüy”, Manitoba’daki Assiniboine Yerlilerinin Şefini resmeden çalışmalardır. İrlanda doğumlu olan Torontolu: kıtayı boydan boya dolaşarak, Kanada yerlilerinin, yer yer romantize edilmiş olsa da, görsel bir kaydını tutmuştur.

Bu müzede: Tom Thomson, Yediler Gurubu ve Emilly Carr’ın da önemli yapıtları bulunmaktadır.

MUSEE D’ART CONTEMPORAİN

Kanadalı ve uluslar arası sanatçıların eserlerinden oluşan, harika bir koleksiyona ev sahipliği yapar.

MCCORD MUSEUM

Küçük olmasına rağmen, zevkli tasarımıyla  dikkat çeker. Sherbrooke Street’tedir. İnuit ve Kuzey Amerika yerlilerinin yanı sıra; 18. ve 19. yüzyıldaki kürk tüccarları ve diğer öncülerin yaşamlarına ilişkin, büyüleyici çalışmalar sunar. İngiliz Kolombiya’sından bir totem direğinin hakim olduğu sergide: kostümler, yapıntılar, tablolar, çizimler ve William Notman’ın arşivinden eski fotoğraflar var.

MUSEE DES ARTS DECORATİFS

Sherbrooke Street ile Boulevard Pie-IX’un köşesindedir. Freskleri ve İtalyan mermeri kaplı, beton sütunlarıyla, şatodan çok bir saraya benzer. Müze: esas olarak, 1940’dan, günümüze kadar olan modern tasarımlara (seramik, cam ve tekstil) ayrılmıştır.

CANADİAN RAİLWAY MUSEUM

Tren meraklıları, burayı gezebilirler. Barakalarda: Kanada Pasifik Demir yoluna ait, tarihi tren motorlarının ve Kanada Pasifik’in kıta aşırı demiryolunu planlayan William Van Horne’un özel, lüks vagonunun sergilendiği istasyona, eski bir tramvayla gidebilirsiniz. Pazar günleri, eski buharlı trenlerden birine binebilirsiniz.

 

ST. LAWRENCE IRMAĞI

Irmağın kıyıları: yıllarca, ambarların, fabrikaların ve demiryollarının ardında saklı kalmıştır. Çok yakın bir tarihte ise: müzik festivalleri ve Vieux Port’un bit pazarı ile birlikte kullanıma açılmıştır.

Expo 67 pavyonlarını yerleştirmek için: ırmak kenarındaki Ile Ste-Helene; mekan olarak seçilmiştir. Amerika pavyonu: ekolojik ağırlıklı bir müze olan “Biosphere” dönüştürülmüştür. Başka iki bina da, yeni kumarhaneye dönüştürülmüştür. Dünya fuarının eğlence ve macerası: açık hava konserleri, sergiler ve ekoloji, kent yaşamı, Kanada tarihi ve geleceğin teknolojisi konulu film gösterileriyle sürdürülmektedir.

Adanın ortasında: Fransız ordusunun, 1760 yılında, bayraklarını yakarak Montreal’in İngilizlere teslim olduğu yerin yakınlarında: D.M. Stewart Museum var.

D.M. STEWART MUSEUM

1760 yılından, 60 yıl sonra: Wellington Dükünün yaptırdığı kalenin, restore edilmiş halidir. Yazın, burada, askeri talimler ve geçit törenleri sahneleyen üniformalı öğrenciler, hem Fransız hem de İngiliz geleneklerine, saygı gösterirler.

Kaledeki “Military and Maritime Museum”: gemi modelleri, haritalar, denizcilik ekipmanları ve Kanada ordusunun, 17.yüzyıldan, II. Dünya Savaşına kadar kullandığı: silah ve üniformalardan örnekler sergileniyor.

montreal.genel.3
Kanada Montreal La Ronde

LA RONDE

Burası bir eğlence parkı. Jackues Cartier Köprüsünün ilerisindedir. Hayal edilebilecek her türlü salıncak ve atlı karınca çeşitlemesiyle, modern eğlence olanakları sunar. Çocukları: fırıl fırıl dönen Gyrotron’a veya Aquapark su kayağına bindikten sonra: bir bahçeye oturup, onları seyredebilirsiniz. Su kayağı parkındaki “Lac des Dauphins”in, diğer tarafında bulunan “Aquarium”un egzotik balıkları arasında; tropik bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

montreal.st.lavrence nehir köprüsü.1
Kanada Montreal İle Notre-Dame

ILE NOTRE-DAME

Ste-Helene Metro istasyonundan başlayan bir köprü ile, bu adaya ulaşılır. Kanal yapımı sırasında çıkarılan toprakla oluşturulmuş, yapay bir adadır. Grand Prix motor yarışları pistinin ortasındaki “Les Floralies” çiçek parkıyla ünlenmiştir. Adanın güney ucundaki Victoria Köprüsünü geçince, büyük St. Lawrence Denizyolunun kilit noktası olan “St. Lambert Lock”un etkileyici manzarasını görmek için, bir gözlem kulesi var, buraya tırmanabilirsiniz.

HABİTAT APARTMAN KOMPLEKSİ

İsrail doğumlu mimar Moshe Safdie tarafından , Expo 67 için tasarlanmıştır. Victoria köprüsünün kuzeyindeki, Cite du Havre’da bulunuyor. Sakinlerine:  nehir ve ada manzarası sunuyor. Bir çocuğun, oyun oynarken dağıttığı bloklara benzeyen kompleks; çeşitli boyut ve kompozisyonlarda, 158 ev oluşturmak için, 354 beton kutu kullanılarak inşa edilmiş, ilginç bir tasarımdır. Bu beton bloklar: vinçle kaldırılarak, yerlerine yerleştirilmişler.

Kanada genel özellikleriyle ilgili yazım için. 

Kanada Toronto şehri gezilecek yerlerle ilgili yazım için. 

 

 

Şili Genel

Şili Genel

Şili Genel:

Dünyanın sonundaki ülkeye yolunuz düşerse veya burayı gezmek isterseniz, buyurun size Şili ve ülkenin belli-başlı şehirleri hakkında, ayrıntılı bir gezi yazısı.

Yalnız, şunu unutmamak gerekir ki, 2010 yılının Şubat ayında, Şili ülkesinin genelini, 8.8 şiddetinde büyük bir deprem etkiledi ve daha önceki tarihi süreçte de olan depremler nedeniyle, ülkenin birçok yerinde, özellikle sömürge döneminden kalma yapılar tahrip olarak yok oldular.

Yani, bu ülkeyi ziyaret etmeyi düşünürseniz: tarihi objeleri görmekten ziyade, doğal güzelliklerle beraber olmayı düşleyebilirsiniz.

Ama, yine de dünyanın en uzak adası olan Paskalya Adası’nını ziyaret ederseniz, orada sihirli bir şekilde oyulduğu söylenen muhteşem taş anıtları görüp şaşkınlık yaşayabilirsiniz.

COĞRAFYA

Şili Genel: Ülkenin karasal yüzölçümü: 756.252 km. karedir. Adaların yüzölçümü ise, 374 km. karedir.
Ülkenin uzunluğu: 4.200 km. dir.
En geniş kısmı: 360 km. en dar kısmı: 15 km. Ortalama genişlik: 177 km. dir.
Ülkenin nüfusu: 15.116.435 kişidir. Bu nüfusun: % 86 şehirlerde ve % 14 kırsal alanda yaşamaktadır.

Ülkenin kuzeyinde çöl, ülkenin orta kısımlarında verimli bir vadi: volkanlar, göller ve güneyin en uç bölgesine doğru binlerce ada ile ayrılmış olan bir kıyı bölümü ve doğu sınırını belirleyen “And Sıradağları” bulunmaktadır.

Din: Katolik’tir. Devlet yapısı: Cumhuriyettir. Milli gün: 18 Eylül.

İKLİM

Şili Genel: Kuzeyde kurak, orta kısımlarda Akdeniz iklimi, güneyde ise soğuk ve yağışlı bir iklim egemendir.

BAŞLICA ŞEHİRLERİ

Santiago: Başkenttir, Nüfus: 6.607.800 kişi. Deniz seviyesinden yükseklik: 543 metre.
Valparaiso-Vino del Mar: Nüfus: 600.000 kişi.
Concepcion-Talcahuano: Nüfus: 580.000 kişi.
Antofagasta: Nüfus: 247.000 kişi.
Temuco: Nüfus: 243.000 kişi.

EKONOMİ

Şili Genel: Balıkçılık: zamanla Şili endüstriyel üretimini yönlendirmiş, sadece iç talebi karşılamakla kalmayıp aynı zamanda bazı ürünleriyle, dünyanın başlıca ihracatçılarından biri haline de gelmiştir.

Somon örneğinde olduğu gibi; günümüzde Şili, dünya çapında ikinci somon üreticisi ülke konumundadır. Dünyada yaklaşık 6 milyon kişi, Şili somonu tüketmektedir.

Dünyada, 7 milyon kişi bir kadeh Şili şarabı içmektedirler.

Şili: sularında avladığı 5 milyon ton balık ile dünyada avlanan toplam balık miktarının % 4 lük bir dilimine sahiptir. Döviz girdisinin çoğunluğu taze balık satışından elde edilir.

Kılıç balığı, alabalık, migra, orfoz, eşkina, turbot, ançuez, ikinci sırada: balık unu ve üçüncü sırada: yumuşakçalar ve kabuklu deniz hayvanları gelir.

Bunların arasında: istiridye, pavurya, büyük istiridye, centolla gibi örnekler verilebilir.

Bu ilerlemeye paralel olarak: konserve sanayinde büyük gelişmeler kaydedilmiştir.

Özellikle de, ton, sardalya ve hatta delicatessen olarak bilinen ve yüksek bir katma değer getiren somon havyarı gibi ürünler, bunlara birer örnek olarak verilebilir.

İstiridye: (Şili, dünyadaki ikinci en büyük üretici konumundadır.

Özellikle Fransa, İtalya ihraç edilmektedir) midye, yosun (başlıca olarak Çin, Japonya, Fransa, ABD ve Danimarka’ya satılmaktadır), Loca (Japon pazarında çok revaçtadır) ve Rodaballo (son zamanlarda çoğunlukla ABD ve Fransa’ya ihraç edilmektedir) gibi diğer kültür balıkçılığı ürünleri de sayabiliriz.

TARIM

Şili Genel: Geniş tarım ürünleri yelpazesi: taze ve kurutulmuş meyveler özellikle şeftali ve kayısı gibi meyveler, ülke sınırlarını da aşıp Latin Amerika’da ihracat bakımından liderlik konumunda olma ayrıcalığını elde etmiştir.

Tarım sanayi: Şili meyvelerinin uluslar arası pazarlarda elde ettiği başarıya rakip olacak ölçüde, son 7 yıl içinde, % 17’lik ortalamayla büyüme artışı kaydetmiştir.

Başlıca ihraç ürünleri: konserve, dondurulmuş ve kurutulmuş şeklinde olup, aynı zamanda konsantre meyve suları, şarap ve alkolden oluşur. Bunların büyük çoğunluğu talebin fazla olduğu ABD., Avrupa ve Uzak Doğu ülkeleri ve bölgelerine ihraç edilir.

Tarım sanayi sektöründe ihracatın büyük bölümünü şarap ve alkol oluşturur, bunu meyveler ve sebzeler izler.

Şili, dünyada üzüm ihracatının ilk sıralarda, kivi ve avokado ile de ikinci sırada yer alır. Ayrıca güney yarımküredeki elma, erik, şeftali, nektarin ve armut ihracatında da birincidir.

Elmalar, Şili’nin ikinci en önemli ürünüdür. Elma ağacı ile ekili alanlar meyve ağacı ile etili toplam alanların % 17’sini teşkil etmektedir. Üretim orta kesimlerden başlayarak güney kesime doğru büyük bir alanı kapsar.

ÜZÜM BAĞLARI VE ŞARAPÇILIK

Şili Genel: Şili, şarap bağcılığı ürünlerinin kalitesiyle tanınır. Avrupa’dan getirilen Şili asma kökleri, dünyanın en saf olanlarındandır.

Avrupa’da 1887 yılında tüm asmaları yok eden hastalık Şili’ye ulaşmadığı için bu ülkeye getirilenler dünyada mevcut olan bu türün en son kalanlarıdır.

Carmenere, syrah, Cabernet Sauvignon, merlot, Cahardonnay ve Sauvignon Blanc çeşitli şarap türlerinin içinden göze çarpanlardır. 2004 yılında, başlıca olarak A.B.D ve İngiltere gibi ülkelere olmak üzere 840 milyon doları aşan ihracat gerçekleşmiştir.

Şili, dünyadaki şarap üreticisi ülkeler içinde, 5’nci sıradadır.

AND DAĞLARI VE ÜLKENİN KAYAK TURİZM MERKEZLERİ

Şili Genel; Ülkenin bel kemiğini, doğu sınırını belirleyen And Sıradağları oluşturur. Kuzeyde 6000 metre yüksekliğe ulaşıp, güneyde en uç kısımlarında yalnızca belli bir bölgede kaybolarak, Antartika’ya yaklaştıkça, yeniden ortaya çıkarlar.

Şili dağlık bir ülkedir. Topraklarının % 80’ni yükseltilerden, sadece% 20 si düzlüklerden oluşmaktadır. And Sıradağları, hava sıcaklıklarının büyük bir çoğunluğu için iklimsel bir paravan oluşturur: ayrıca yağışların sebep olduğu akıntıların en bol olduğu yer sıradağların batı etekleridir.

Daha alçak olan kıyı Sıradağları adından da anlaşılacağı üzere, ülkenin kıyıları boyunca paralel olarak uzanırlar. Her ikisi arasında yer alan orta çöküntüler, kuzeyde pampa denilen düzlüklerin, orta ve güney kesiminde de vadilerin oluşmasına olanak sağlar.

Bu dağ zinciri boyunca: 2000 in üzerinde, eşsiz manzaraları doğal güzellikleriyle tamamlayan, tıpkı Göller (Los Lagos) bölgesindeki gibi volkanlarla karşılaşırız.

Aynı zamanda bu sıradağların yüzeyleri kış sporlarını gerçekleştirmek için çekici alanlar sunar. Bu tip turistik merkezlere ulaşım kolay olup başkente kısa mesafede bulunurlar. En yakın olanlar sadece 40 km. uzaklıktadır.

Bu gibi kış sporu merkezlerinde, geleneksel ve gece kayağı, çeşitli spor tırmanışları ve turistik yarışmalar, snowboard, helisking gibi çeşitli kayak türleri yapılır.

Aileler ve gençler tarafından en çok tercih edilen kış sporları merkezleri başında “Farellones-El Colorado” gelir.

Aynı zamanda “La Parva” ve “Nevada Vadisi” tesisleri, biraz daha seçkin bir tabakaya hitap etmekle birlikte, sportif faaliyetler için de uygundur.

Dünyaca ünlü yerlerden biri olan, Santiago’nun 145 km. kuzeybatısında bulunan “Portillo“da dünya çapında önemli yarışmalar düzenlenir.

Başkentin doğusunda bulunan “Lagunillas” ise kış sporlarının yanında geleneksel dağ sporlarına uygundur. Sıradağların eteklerinde (başkente 139 km. uzaklıkta) “Chapa Verde” de dikkat çeken kayak merkezlerinden birisidir.

Güneyde ise “Chillan” Termalleri gibi, hem dinlenmek için faydalanılan hem de bu sporların yapıldığı kayak merkezleri bulunmaktadır. “Temuco”ya 131 km. uzakta bulunan “Villarica Pucon” harikulade manzaralarıyla bir kayak kompleksine sahiptir.

Volkanları, bu bölgede bulunması, yüzeydeki inişli çıkışlı yükseltiler, sıradağ etekleri aynı zamanda trekking, dağcılık, safari fotoğrafçılığı, tırmanış, at veya bisiklet gezintileri gibi macera turizmi faaliyetleri, bu bölgeyi cazip kılar.

Şili doğasının bu bölümü, ülkenin gelişiminde etkin bir rol oynamıştır. Doğal güzellikleri ve turizm faaliyetlerine, maden kaynakları bakımından “zengin” manzarasını eklemeliyim.

ÇÖL

Şili Genel: “Atacama” dünyanın en kurak çölü olup, Şili’nin kuzeyinde ve Peru kıyı şeridi boyunca, hatta Bolivya’daki Siloli Çölüne kadar uzanmaktadır.

“Kalahari” ya da “Büyük Avustralya Çölleri” gibi hemen hemen Oğlak dönencesi üzerinde bulunur. Kuraklığı bulunduğu enlemlerden dolayıdır.

Ancak, bu kuraklık: And Sıradağlarının bariyer şeklinde ortaya çıkan etkisinin, Atlas Okyanusundan Amazon Havzası aracılığıyla gelen nemi bloke etmesi sonucu da artmaktadır.

“Atacama Çölü”nde: Capiapo, Antofagasta, Calama, İquique, Arica ve Visviri gibi şehirlerle çevrili olan, orta bölgesinde 400 yıla kadar ulaşan yağışsız dönemler kaydedilmiştir.

DENİZ

Büyük Okyanusun zengin ürünleri ve güzellikleriyle tüm Şili sahili boyunca uzanır. Aynı zamanda, Şili’nin çoğunlukla adalardan oluşan batı bölgesinin de sınırını oluşturmaktadır. (5.800 ada ve adacık)

Kuzeyde: denizler, yılın büyük bir bölümünde insanların yüzebildiği uzun kıyılar olan plajlardan ve mavi sulardan oluşur. “Arica” veya “Lquique” gibi şehirlerde sıcaklık ortalama 20 derece ile 25 derece arasındadır.

Orta bölgelerde: tatil köyleri deniz sporlarına önemli alternatifler sunar. Dalgalar sörf yapmak ve yelkenli yarışları düzenlemek, ayrıca çeşitli denizaltı sporları için oldukça elverişlidir.

“Concepcion” şehrinden itibaren, güneyin başlangıcında suların sıcaklığı yavaş yavaş düştüğünden dolayı, insanlar sadece yaz aylarında denize girebilirler.

Kıtanın güneyine doğru, daha aşağılara inecek olursak, fiyortları, kanalları, buzulların arasında karşımıza bir dizi ada çıkar, bunlar bembeyaz kıtaya (Antartika’ya) gelmeden önce görülen son kara parçacıklarını oluştururlar.

Pasifik Okyanusunun ortasında, Şili kıyılarına 3700 km. uzaklıkta yerliler tarafından “Te Pito” ya da “Te Henua” olarak adlandırılan ve “dünyanın merkezi” anlamına gelen, Paskalya Adası karşımıza çıkar. Kültürünün gizemi ve manzarasıyla güzelliği nedeniyle en çok turist çeken yerlerden birisidir.

Deniz, yerli halkların çeşitli efsanelere ve mitlerini oluşturduğundan dolayı, Şili halk kültürünün önemli bir parçasıdır.

“Chiloe adası” sakinlerinin anlatımlarına göre “Pincoya” denizlerin ve sahillerin bereket tanrıçasıdır.

Diğer taraftan, bir “Mapuche” efsanesine göre, sularında uyuyan “Cai Cai” denilen “Kötü yılan” körfezde barındırır ve uyandırıldığında büyük felaketlere sebep olur.

Ancak, denizin gerçek veya düşsel tepkisi, Şililerin geleceğinde hiç şüphesiz ki tarihi bir rol oynamıştır ve oynamaya da devam etmektedir.

ŞİLİ İNSANI

Şili toplumu, çeşitli ırkların sürekli kaynaşması sonucu oluşmuştur. İspanyollar, Şili’ye geldiklerinde ülkede 600.000 ile 1.000.000 arasında yerlinin olduğu, bunların yarıdan fazlasının, “Bio-Bio” bölgesinden başlayarak ülkenin güneyinde toplanmış olduğu tahmin edilmektedir.

Bu sebepten dolayı: nüfusun çoğunluğunun temelinin İspanyol ve Aborjin karışımından meydana geldiğini söylemek mümkündür.

İber Yarımadasından yavaş yavaş, kadınların hatta ailelerin gelmesiyle birlikte, doğrudan İspanyol soyundan olanların doğması, yeni var olmakta olan bu milletin, çoğunlukla yüksek sınıfının kökenini oluşturacaktır.

Daha sonraları onlar, “Criollo” (Latin Amerika’da doğmuş Avrupa kökenli kimse) olarak tanınacaklardır.

18’nci yüzyıldaki ticari gelişme ve görülen istikrarın, yeni aristokrasinin oluşmasında pay sahibi olması, ticari alanda özel bir başarı elde edecek olan Bask, Navarro, Kastilyalılar gibi yeni göçmenlerin gelmesine sebep olmuştur.

Aynı şekilde bu yüzyılda, etkileri ve katkılarıyla önemli olacak olan Fransız, İtalyan, İngiliz ve İrlandalılar da gelmeye başlar.

19’ncu yüzyılda, Araucania bölgesine ve daha güneye göçmen çekmek amacıyla ilk iskan kanunları çıkarılır. Çok sayıda Alman göçmeni ve hatta İsviçreliler ve Fransızlar gelirler. Bunu takiben, Yugoslav kökenli göçmenlerin ve adı geçen milletlerden yeni gurupların gelişi izler.

Şili’nin toplum nüfusu: 15 milyon kişidir. Bunların 7.5 milyon civarında erkek ve yine aynı oranda kadından oluşmaktadır. Bu rakamlara göre, ülkede her yüz kadına, 97.12 erkek düşmektedir.

Geçtiğimiz yüzyılda, son nüfus sayımının yapıldığı 1992 yılından 2002 yılına kadar, yıllık nüfus artış ortalaması % 1.2’dir. 1982 yılından 1992 yılına kadar bu oran % 1.6’dır.

Geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısından 1952 ve 1992 sayımları arasında nüfus 7.415.406 kişi artmıştır.

Bu artış dereceli olarak özellikle doksanlı yıllardan itibaren giderek düşmüştür. Bu oran itibarıyla Şili, Latin Amerika ülkeleri içinde en düşük nüfus artışına sahip dört ülkeden biridir.

Başkent bölgesinde yaklaşık 6 milyon insan yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu % 19.1, nüfus artış oranı ise % 1.54’ dür. Yeni doğanlar için yaşam beklentisi ortalama 75 yaş olup çocuk ölüm oranı ise %0 95.4’ dür.

Genel olarak, Şili, genç bir nüfusa sahiptir ve neredeyse toplumun yarısının yaş ortalaması 25 civarındadır. Erkek ve kadınların sayısı hemen hemen eşitlenmiş durumdadır.

Tüm ülkede İspanyolca konuşulmakla birlikte, aynı zamanda güneyde “Mapuche” lerin konuştuğu “Mapudungu” kuzeyde “Aymara ve Paskalya Adasındaki yerlelerin konuştuğu “Pascuence” gibi diller de bulunmaktadır.

Bölgesel, dinsel ya da etnik sebeplerden dolayı bölünmüşlük arz etmeyen bir toplumdur. Çoğunluğun dini Katolik olmakla birlikte inanç özgürlüğü bulunmaktadır.

GELENEKLER

Bayramlar arasında en önemlisi: her yıl 18 EYLÜL tarihinde kutlanan “18 Bayramı” dır. Bu bayram: 18 Eylül 1810 tarihinde, ilk kez Hükümet Meclisi’nin kurulmasını anmak amacı gütmektedir.

Bu bayramda: dallardan ve ağaç kütüklerinden oluşturulan ve “ramada” olarak isimlendirilen yerlerde “dans” edilir. İçkiler içilir ve Şili’nin tipik yemeklerinden yenilir.

Bu kutlama, Şili’nin tüm kasaba ve şehirlerinde gerçekleştirilir.

Kuzeyde: TEMMUZ ayı boyunca “Tirana Azizesi”nin onuruna kutlanan bayramda, Katolik inancı: eski danslar, semboller ve “And” müziği ile birleştirilerek icra edilir.

Bu bayram: daha düşük bir seviyede, başka bir kuzey kasabasında gerçekleştirilen bir başka ayin ile “Andacollo Azizesi”nin anısına kutlanmaktadır.

Güneye doğru: mitler ve efsanelerle dolu “Chiole” adasına kök salmış ama aynı zamanda oldukça ilginç bir gelenek yaşatılmaktadır. “La Minga”.

Bu sözcük: ortaklaşa ev nakliyatı demektir. Yani başka bir yere taşınmak isteyen biri, evini o yörede yaşayan tüm insanların yardımıyla taşır. Bu işlem, şu şekilde gerçekleşmektedir.

Ahşaptan yapılmış evler, kalın kütükler üzerine yerleştirilir ve gideceği yere öküzler tarafından yavaşça çekilerek götürülür. Bazen evin taşınması deniz yoluyla da gerçekleştirilir.

Taşıma işlemi bittikten sonra, ev sahibi komşu ve ona yardım edenleri taşınmış olduğu yeni evinde büyük bir ziyafet vererek ağırlar.

RODEO

Özellikle orta ve güney kesimlerde görülen bir gelenektir. Rodeo: yarım ay şeklinde, dairesel ahşap bir yapı içerisinden gerçekleştirilen, iki atlının, genç bir boğayı, daha önceden belirlenmiş noktalarda atlarla yolunu kesene kadar süren takibinden ibarettir.

Yılın belirli bir kısmı boyunca, yarışma şeklinde gelişen bu olay çevresinde, Huaso’ların (Ülkenin orta kesiminde kırsal alanda erkeklere verilen ad) giydikleri kıyafetlerle katıldıkları bu kutlama gerçek bir bayram havasında yaşanır ve ramadalar kurulur.

Çiftçi kesiminin tipik bir bayramıdır.

ŞİLİ MİLLİ DANSI

“Cueca” isimli bu dans: kırsal kesimin dansıdır. Aslında, bu dansın çıkış noktası, bir horozun tavuğa kur yaparak kovalamasının simgesidir.

Gitar, akordion, arp, zilli tef gibi enstrümanlar eşliğinde, hem erkek hem de kadın ellerindeki beyaz mendiller sallayarak Cueca yaparlar.

Salonlarda icra edilen Salon “Cueca”sının giysileri Endülüs bölgesine özgü bazı özel kıyafetler ile büyük benzerlikler gösterir.

Bu dansın kökeni Sömürge (Colonia) dönemine kadar uzanır ve hiç şüphesiz ülkenin kökeninden gelenleri İspanyol unsurları ile harmanlayan bir gösteridir.

GİTAR

Şili müziğine en iyi uyum sağlayan, popüler müzik aletidir. Hemen hemen her zaman kuzey “And” kültürüyle bağdaştırılan Şili müzik kültürünü oluşturan üflemeli ve vurmalı çalgılar, “Mapuche”ler arasında da yaygındır.

Kamıştan yapılmış trompet tipi enstrüman olan “La Trutruca” da bunlara bir örnektir.

Kompozitör, aranjör, şair, zanaatkar da olan, Violeta Para, belki de özgün Şili müziğinin en önemli temsilcisidir.

Kuzey, Güney kesim kırsal hayatının tüm ifadelerini müziğinde bir araya getirmiş ve aynı zamanda Gracias a la Vida adlı şarkısıyla da konu bakımından evrensel nüansları yakalamayı başarmıştır.

EL SANATLARI

KUMAŞ DOKUMA

Yüksek platolarda yaşayan halkların, dokuma tezgahlarında: lama, alpaka ve koyun tüyünden kumaşların dokunması, yaşatılan gelenekler arasında yer alır. İki sebepten dolayı dokuma yapılır.

Birincisi: günlük kullanım için diğeri ise gelecek nesillere miras olarak bırakılmak üzere ayinlerde kullanılan törensel giysiler içindir.

ÇÖMLEKÇİLİK

Volkanik taşlar, kaktüs ahşabı, kamış işlemeleri ile birlikte, kase, tabak ve fincan gibi çömlek, eşya üzerinde çalışılır. Isluga, Toconao, Peine gibi bazı kasabalarda, bu örneklere rastlanmaktadır.

Paskalya adası: Balina kemiklerinden, ahşap ya da yörenin taşlarından yapılmış adı geçen kültüre ait mitolojik heykelleri ile ünlüdür.

Kadınlar: şapka, halı, örtü, çanta ve paspas yapmak için bitki liflerinden yararlanırlar.

Kuş tüyleri ile takım elbiseleri ve şapkaları süslerler.

Kabuklu deniz hayvanlarından kolye ve bilezik yaparlar.

“Mapuchelere” ait gümüş işçiliği, özgün kolye, küpe, bilezik tasarımlarıyla bir kez daha kendisini gösterir.

Bu unsurların büyük bir bölümü, özel ayin giysilerini oluşturup derin bir sembolik anlam taşımaktadırlar. Bu kültürün kendisine has, ahşap ve inek derisinden yapılan müzik aletleri ticari birer ürün olmalarının yanı sıra bayramlarda da çalınır.

“Araucania” bölgesinin başlıca şehri “Temuco”da: hayvanların boynuzlarından bardaklar, kaşıklar ve benzeri objeler üretilmektedir. Daha uzaklarda, Chiloe’de: sepetçilik, aynı zamanda da koyunyününden kalın dokumalar yeniden önem kazanmaktadırlar.

El sanatları: ülkede rodeo yapılan bölgelerin büyük bölümünde “Huaso” kültürüyle iç içe bir şekilde karşımıza çıkar.

Eyer takımlar, üzengiler, dizginler, gümüş mahmuzlar, şapkalar, pançolar, kuşaklar ve chamantolar “Huaso” ların kullandıkları aletlerden bazıları olup, işçiliği, deseni ve renkleriyle zengin Şili kültürünün bir parçasını oluştururlar.

Şili Genel

ŞİLİ’NİN TURİZM YÖNÜ

4.329 km. uzunlundaki toprakları ile Şili, coğrafi ve iklim bakımından, dünyada bu kadar çok çeşitlilikleri bir arada barındıran nadir ülkelerden birisidir. En kuzeyden güneyin en uç bölgesine kadar çeşitli kontrast manzaralar, zengin bitki örtüsü, fauna ve florası ile farklılık gösterir.

Güzellik ve çeşitlilik bakımından “aşırı” derecede zengin bir doğaya sahip, ülkenin kuzeyinde Büyük ve Küçük kuzey diye adlandırılan iki bölge bulunmaktadır.

Bunlardan ilki: ülkenin karasal olarak yaklaşık üçte birlik kısmını kapsar. Ziyaretçiler, burada dünyanın en kurak çölü olan “Atacama Çölü” nün ürkütücü büyüklüğü ile karşılaşırlar. Yıllık yağış ortalama sıfırdır.

Yeraltında bakır, güherçile, gümüş ve tuz gibi zengin maden yatakları bulunmaktadır. Yeryüzünde ise gün doğumuyla ortaya çıkan gayzerler, muhteşem gün batımları, gezegenimizin en şeffaf gökyüzü ile bu nadide manzarayı tamamlayıcı unsurlardır.

Kuzeyde, sıra dağlara doğru tırmandıkça burada bulunan platolar karlarla kaplı volkan zirveleri ve göller şeklinde gizemlerle dolu doğa güzellikleri barındırırlar.

4.500 metre yükseklikteki bu platolarda, turkuaz renginde sular, tuzlalar ve vicuna, guanaco, lama gibi devegiller bulunmaktadır.

Bu bölgenin orta kısmından, bir geçiş yolu açarak toprağın kuraklığına set kurarak önleyen bir su kaynağı bulunmaktadır.

“Lao Nehri” az bir hacme sahip olmasına rağmen, Şili’nin en uzun nehri (480 km) olup, ülkede bol miktarda bulunan su kaynaklarının ilk işaretidir.

Küçük kuzey olarak adlandırılan bölgede, vadiler enlemesine uzanarak Elqui, Limari ve Choapa nehirleri vasıtasıyla beslenir ve bölgede art arda gelen yerlere adlarını verirler. Bu yerler, sebze ve meyve gibi tarımsal ürünlerin gelişimine elverişlidir.

Bu manzaralar: Şili’nin orta kısımlarındaki vadilerde yine Küçük Kuzey’dekilerin (Notre Chico) bir uzantısı olarak karşımıza çıkarlar. Bu bölge, ülkenin uluslar arası çapta prestij ve kabul görmüşlüğü olan Şili şaraplarının ana kaynağı üzümün yetiştirildiği yerdir.

Orta bölgede bulunan sahillerde, çok çeşitli ve sayıda tatil köyleri mevcuttur. Başkent “Santiaga” ve çevresinden gelen sayısız turist, yaz tatillerini geçirmek için bu tatil köylerinden yararlanırlar.

Göl, çağlayan, şelale gibi büyük su kaynaklarına geçit veren doğal açıdan zengin toprakların yansıması olan suyu bol, geniş “Bio Bio” nehri, Güney kısmına açılan coğrafi kapının sınırıdır. İklim, eski güney ormanlarında yetişen tipik bitki örtüsünün gelişmesine uygun, ılıman ve yağışlıdır.

ALIŞVERİŞ

Şili ülkesinde, buraya özgü bir şeyler satın almak isterseniz: dünyaca ünlü “alpaka” kazaklarını düşünebilirsiniz.

Ayrıca: gümüş işleri ve Lapis Lazuli mücevherleri ve yerel pazarlarda bulup satın alabileceğiniz el yapımı “Artesanias” da düşünülebilir.

Amerika Los Angeles Disneyland

Amerika Los Angeles Disneyland

 

Bir zamanlar: Kansas City’de yaşayan bir genç: karikatür çizmektedir. Ancak, bu genç adam, gazete gazete dolaşıp, çizdiği karikatürleri pazarlamak istemektedir.

Ama, bütün gazete sahipleri: ona, karikatüre yetenekli olmadığını ve başka şeylerle uğraşması gerektiğini söylerler. Ancak, karikatür, bu genç insanın hayatının en önemli bölümü, hatta rüyasıdır.

Sonunda: mahalli kiliselerden birinin rahibi: bu genç adamı, kilisenin faaliyetlerinin resimlerini çizmesi için işe alır. Ama, genç adamın, bir stüdyoya ihtiyacı bulunmaktadır. Hem resim çizebileceği ve hem de uyuyabileceği bir stüdyo.

Kilisenin garajı, tam bu iş için uygundur. Ama fareler tarafından istila edilmiş bu garaj, her ne kadar olumsuz koşullar yaratsa da, genç adam burada çalışmaya başlar ve birlikte günlerini geçirdiği o farelerden biri, zamanla: genç adam ile birlikte, dünya çapında şöhrete ulaşır.

Dünyanın her tarafında tanınan bu fare “Mickey Mause” ve bu muhteşem objeyi yaratan genç adam ise “Walt Disney” dir.

Wald Disney ardılları: takip eden süreçte, dünyanın çeşitli yerlerinde “Disneyland” adı altında, Disney kahramanlarının canlandırıldığı büyük eğlence parkları kurmaya başlarlar. Bu parkların günümüzde önde gelenleri: burada yani California bölgesindeki, sonra “Euro Disneyland” olarak bilinen Fransa-Paris şehrindeki ve daha sonra Japonya ve Hong Hong ülkelerinde kurulmuştur.

Hatta: bir ara, ülkemizde de, özellikle “Ankara” da kurulması gündeme gelmiş, ancak bunlar bir hayalden öteye geçememiştir.

Biz gelelim: Disneyland’a:

Evet, gittiğinizde göreceğiniz üzere, buranın kapısında “Here you leave today and enter the world of yesterday, tomorrow and fantasy” yazıyor yani “çocukluğuna geri dönmek” işte, buranın simgesi bu. Bunu yaşamak istiyorsanız, burayı ziyaret etmeli ve buradaki hayatı yaşamalısınız.

Ama, buraya gitmeden önce, şunu unutmayın: burada uzun kuyruklar ve dakikalar-saatler süren sıra beklemek zorunda kalacaksınız ve bunu peşinen kabullenin ki, zevk alın, geziniz ızdırap haline gelmesin.

Amerika Los Angeles Disneyland

GENEL

Los Angeles şehir merkezinin 44 km. güneydoğusunda, Santa Ana Freeway üzerindedir.
Bu merkez: 1955 yılından bu yana: Wald Disney ve ardılları tarafından, filmlere cesaret veren fantezilerin, bütün zevklerini yaşatmaktadır.

Evet: dünyanın en büyük eğlence parkı ve önemli bir turizm merkezi olan bu park alanında, sinema teknikleri ve gelişmiş teknoloji ürünleri kullanılmaktadır.

Amerika Los Angeles Disneyland

GEZİ

Disneyland kompleksi için: 1,2 veya 3 günlük passholder satın alabilirsiniz. Hatta: haritaları içeren bir broşür alın.

Passholder

Disneyland Tema parklarında, büyülü bir deneyim için ziyaretçilere esneklik sağlamaktadır. Ayrıca: değerli indirimler, olağanüstü teklifler ve özel etkinliklere katılmanızı sağlar. Bunlar: yıllık olarak satılmaktadırlar.

Biletler

3 yaş altı çocuklar ücretsizdir.
10 yaş üzerindeki herkes, yetişkin olarak kabul edilir ve bu şekilde bilet ücretine tabidir.

Çocuklar: 81 dolar, yetişkinler: 87 dolardır.

Park Hopper

1 günlük: çocuklar: 119 dolar, yetişkinler: 125 dolar.
2 günlük: çocuklar: 188 dolar, yetişkinler: 200 dolar.
3 günlük: çocuklar: 235 dolar, yetişkinler: 250 dolar.

1.Park

1 günlük: çocuklar: 158 dolar, yetişkinler: 170 dolar.

Amerika Los Angeles Disneyland

GEZİ PLANI

Buradaki gezinize:

Main Street yani “Ana cadde” den başlayın. Zaten, burası park girişidir. Bu cadde üzerinde yürüyün.

MAİN STREET

Burada bulunan bütün ev ve mağazalar: gerçeğinden dörtte üç oranında daha küçüktür. Çünkü: dış dünyanın gerçeklerinden kaçmak için; her şey, gerçek boyutundan daha küçük yapılmıştır. Burada, özellikle, her türlü Disney hatıra eşyaları dolu olan “Viktoria” mağazasını ziyaret etmeyi unutmayın.

Ancak, bu mağazalarda fazla oyalanmayın.

Amerika Los Angeles Disneyland

Disney Galeri

Burada, Disneyland ile ilgili objelerin satışı yapılmaktadır. Ayrıca: Paris-Disneyland’ının bir modeli bulunmaktadır.

Amerika Los Angeles Disneyland

Disneyland Railroad

Bu bir mini trendir. Parkın çevresini gezmek istiyorsanız, bu otantik ve buharlı treni denemelisiniz. Trenin durakları: New Orleans meydanı, Mickey Toontown ve Tomorrowland ve Main Street bölgesindedir.

1.2 kilometrelik hatta, güzel bir yolculuk yapabilirsiniz ki, bence mutlaka deneyin. Tüm yolculuk, yaklaşık 20 dakika sürüyor. Ama, herhangi bir durakta da inebilirsiniz.

İtfaiye Arabası

Bu sirenli bir erken dönem yangın motorlu arabanın Disneyland versiyonudur. Konuklar, bu araba ile bir yolculuk yapabilmektedirler.

Horse Drawn Tramvay

Bu, at tarafından çekilen bir tramvaydır ve Main Street üzerinde bulunur. Atlar, günde 4 saat çalıştırılmaktadırlar.

Omnibu

Bu çift katlı bir otobüstür.

Amerika Los Angeles Disneyland

Disneyland Hikayesi

Burada, orijinal haritalar, resimler, videolar ve hatıra objeler bulunmaktadır ve Disneyland ile ilgili nostaljik bir alan yaratılmıştır.

Amerika Los Angeles Disneyland

Bayrak Retreat Töreni

Disneyland bölgesinde, her öğleden sonra, bayrak büyük bir törenle aşağıya alınır. Disneyland bandosu, bu sırada vatanseverlik şarkıları çalar ve aşağıya çekilen bayrak katlanarak toplanır.

Karakter Selamlama

Ziyaretçiler, Disneyland’a geldiklerinde, Mad Hatter Mağazası ve City Hall tarafında, Disney karakterleri tarafından selamlanırlar.

Buradaki mağazalar

Müzik Şirketi: burada, Disney müziğiyle ilgili cd, video ve ses kasetleri satılıyor.
Şeker Sarayı: burada, taze yapılan şekerlemeler satılmaktadır.
Çin klozet: Disney seramik hediyelikleri satılır.
Kristal Sanat: Disney karakterlerine ait, kristal koleksiyon ürünleri satılıyor.
Disney Vitrin: Tüm aile için Disney giyim eşyaları satılıyor.
Emporium: Disneyland bölgesinin en büyük hediyelik eşya dükkanıdır.
Yeni Yüzyıl Takı: burada, Disney takıları satılıyor.
Mad Hatter: Disney şapkaları satılıyor.

Amerika Los Angeles Disneyland

FANTASYLAND

Burada: Disney hikayelerinin kahramanları ve kötü adamlar ile karşılaşacaksınız. Bu kahramanlar arasında: Kar Beyaz, Uyuyan Güzel ve Külkedisi var. Ayrıca: Londra üzerinde uçan “Peter Pan” ve “çay bardağı” yine, görebileceğiniz Disney kahramanlarıdır.
Evet, bu büyüleyici arazi, ünlü çocukluk hikayelerinin sihir ve mucizelerini yaşatıyor. Unutulmaz karakterler ve çarpıcı mimari, sizleri mutlaka etkileyecektir.

Amerika Los Angeles Disneyland

Alice in Wonderland

1958 yılında açılmıştır. Burada bir tırtıl (strollers yani raylar üzerinde yürüyen tren) var ve bunun ile, Alice ile gemiye tırmanın. Yol boyunca: bazı ünlü karakterler ile buluşacaksınız.

Amerika Los Angeles Disneyland

Bibbidi Bobbidi Boutique

2009 yılında açılmıştır. Burası, bu küçük prenses için gerçek bir rüya kalesidir. Burada, bir prenses kostümü için gerek duyulan her şey bulup satın almak mümkündür. Özellikle kız çocukları için muhteşem keyifli bir yer.

Elbette, yanınızda cüzdanınızı götürmeniz gerekiyor. Satılanlar arasında küçük bir örnek vermek gerekirse: saç modeli, ışıltılı makyaj, prenses kanat, prenses kese ve mücevherlerinden oluşan bir paket: 45 dolara satılmaktadır.

Amerika Los Angeles Disneyland

Casey Jr Circus Train

1955 yılında açılmıştır. Bu küçük tren, tepelik bir alanda dolaşmaktadır. Ziyaretçiler, farklı sirk arabalarına binebiliyorlar.

Amerika Los Angeles Disneyland

Dumbo Uçan Fil

1955 yılında açılmıştır. Bir su havuzunun bulunduğu yerden yönetilen uçuş ile, binilen fil maketleri, havada uçmaktadırlar. Fantasyland üstünde uçmak mümkün oluyor.

Amerika Los Angeles Disneyland

Küçük bir dünya

1966 yılında açılmıştır.
Buradaki binaların cepheleri: pastel renklerle boyanmıştır. Burada: dünyanın dört bir yanından gelen yerli kostümleri ve stilize hayvan şekline bürünmüş bebekler göreceksiniz. Bu bebekler: ses-animatronik düzen sahibidirler.

Amerika Los Angeles Disneyland

Kral Arthur Carrousel

1955 yılında açılmış bir atlı karıncadır.
Burada, dünyanın en büyük atlıkarınca yolculuğu yapılır. Binilen objelerin hiçbiri, birbirinin aynısı değildir. 72 beyaz parlak boyalı at objesi: el işi ile Almanya’da yapılmış ve Amerika’ya sevk edilmiştir.
Dönü sırasında, atların tümü, yukarı ve aşağıya hareket ederler.

Amerika Los Angeles Disneyland

Mad Tea Party

1955 yılında açılmıştır. Bu çay fincanlarına bindiğinizde: gemiye tırmanılmakta ve bu sırada fırıl fırıl dönmektedirler. Ziyaretçiler, fincan içindeki tekerleği döndürerek, ekstra dönü sağlayabilirler. Bu yolculuk, özellikle geceleri çok eğlencelidir.

Matterhorn Bobsleds

1959 yılında açılmıştır.
Bu yüksek bir rollercoster’dir. Araç: raylar üzerinde, buz sarkıtları ve sis içinde ilerlemektedir. Özellikle, İsviçre dağ konumları canlandırılmıştır. Buna binmek için, çeşitli şartlar var. 3 yaşından küçük çocuklar ve çeşitli rahatsızlıkları olanların binmesine izin verilmiyor.

Amerika Los Angeles Disneyland

Bay Kurbağa Wild Ride

Gel ve Toad Hall ile, Londra şehir sokaklarında bir yolculuk yapılıyor. Bu yolculuk sırasında, kızgın bir yargıç, sizi yani ziyaretçiyi karşılıyor.

Amerika Los Angeles Disneyland

Peter Pan

1955 yılında açılmıştır. Korsan gemisi: Londra sokaklarında uçar. Gemi şeklindeki oyuncaklara biniliyor.

Amerika Los Angeles Disneyland

Pinokyo Daring Yolculuğu

1983 yılında açılmış bu bölümde: Pinokyo’yu izlemek mümkündür.

Sleeping Beauty Castle

Burası: Disneyland’ın odak noktasını oluşturur. Kalenin kulelerinin yüksekliği, hendek üzerinden 77 feet’tir. Kalenin tasarımında: Almanya Neuscwanstein bölgesindeki Kral II. Ludwing kraliyet kalesinden etkilenilmiştir.

Amerika Los Angeles Disneyland

Snow White Scary Adventures

1955 yılında açılmıştır. Burada: Ride ve güzel prenses Snow White hikayesini yeniden yaşamak mümkündür. Bu, gayet yavaş bir yolculuk olmasına rağmen, özellikle Wicked kraliçesinin bulunduğu sahneler, küçük çocuklar için korkutucu olabilmektedir, bu konuda dikkat etmelisiniz.

Storybook Land Canal

Burada bulunan teknelere binerek, bir kanal boyunca, Disney sinema klasiklerinin minyatür kopyaları ile bir yolculuk yapabilirsiniz. Teknelerin her biri, ayrı Disney karakterini almıştır.

Amerika Los Angeles Disneyland

TOMORROWLAND

Burada: yenilikler ve keşiflerle ilgili objeleri göreceksiniz. Burası: sürekli yenilenmekte ve teknolojik gelişmenin hızını yakalamaktadır. Buradaki geziler: bir denizaltıyı, baş döndürücü bir uzay dağını, Yıldız turlarını ve toplu taşımacılıkta yaşanan son gelişmeleri ziyaretçilere yaşatmaktadır.

Amerika Los Angeles Disneyland

Astro Orbitor

Burası, havada uçan oyuncakların olduğu bir yerdir.

Amerika Los Angeles Disneyland

Autopia

2 km uzunluğundaki bu yarış pistinde, Autopia ile kendi yarışınızı yapabilirsiniz. Her araç, rehber eşliğinde sürülür. Ziyaretçi, yalnızca aracın hızını kontrol edebilir.

Amerika Los Angeles Disneyland

Captain EO

Burası, bir 3D film gösterim merkezidir.

Amerika Los Angeles Disneyland

Monoray

2.5 mil uzunluğundaki bir yolda: ziyaretçiler, monoray sistemiyle taşınırlar.

Amerika Los Angeles Disneyland

Nemo Denizaltı

Bu bir denizaltıdır ve bu denizaltıya binerek, Nemo ve arkadaşlarının sualtı dünyasını ziyaret edebilirsiniz.

Space Mountain

Bu bir uzay aracı olarak tasarlanmış oyuncaktır. Ancak, aydınlatma teknolojileri sayesinde, yolculuk sırasında göktaşları ve yıldızlar beliriyor ve kendinizi uzayda seyahat ettiğiniz duygusuna kaptırıyorsunuz. Evet, Disneyland’ın en popüler yolculuklarından biri olan bu heyecanı mutlaka yaşayın. Her ne kadar buna binmek için, muhtemelen 3 saat kadar beklemeniz gerekse de, inanın değecektir.

Amerika Los Angeles Disneyland

NEW ORLEANS KARE

Burası, bir Fransız mahallesidir. Mahallede: perili köşk ve Karayip korsanlarını göreceksiniz. Hazine ve doğaüstü sırlar, şemsiye ve korsan bağırışları duyacaksınız.

Amerika Los Angeles Disneyland

Haunted Mansion

Burası bir binadır. Burada: perili tablolar, büstlerle süslü bir koridor var. Bir hareketli platform üzerinde yürüyerek, hayaletler ve hortlaklar bulunan bir yolculuk yapıyorsunuz. Ancak, çocuklar bu yolculuktan ürkebilirler, çocuklu aileler dikkat.

Amerika Los Angeles Disneyland

Karayip Korsanları

Burada, yavaş hareket eden bir tekne yolculuğu yapılıyor. Ziyaretçiler, sesli animasyon eşliğinde, bir korsan teknesiyle seyahat ediyorlar. Korsanların bir İspanyol teknesini yağmalaması izleniyor.

Amerika Los Angeles Disneyland

ADVENTURELAND

Burada: heyecan ve entrika dolu heyecanlı ve cesur bir yolculuk sizi bekliyor. Indiana Jones maceralarının yaşandığı, kayıt bir tapınak alanına gireceksiniz.

Karanlık ormanlarda, Jungle Cruise heyecanına ortak olacaksınız. Eğer cesaretinize güveniyorsanız, bu gizemli keşif yolculuklarına katılmanızı öneririm.

Evet, burada ilginç bir tekne gezisi yapacaksınız. Ama, bu tekne gezisinde, Asya, Afrika ve Güney Pasifik yöreleri, plastik kaplanlar ve timsahlar ve yapma ağaç dallarının arasında dolaşacaksınız.

Bu yolculuk sırasında biraz dinlenmek isterseniz: “Tiki Juice Bar” a uğrayın ve serinletici ananas suyu için. Eğer bir şeyler yemek isterseniz, bu kez “Bengal Barbeque” denilen yerde oturun ve “tavuk, sığır eti ve sebze kebaplarından” oluşan menüden bir şeyler seçebilirsiniz.
Evet, bu bölgedeki etkinlikleri tek tek inceleyelim:

Amerika Los Angeles Disneyland

Enchanted Tiki Room

Burası, 1963 yılında açılmıştır. Burada, Disney’in ilk ses animatronic performansı sunulmaktadır. Kuşlar, çiçeklerin sesleri, fantezi müzik senfonisi olarak sunulur. Bunun yanında, ani bir tropikal fırtına çıkar. Evet, buradaki gösteriler, her saat, 20 dakika sürmektedir.

Indiana Jones Tapınağı

1995 yılında açılmıştır. Burada, İndiana Jones’in izinden giderek, bir araba ile, ormanlarda tapınak aranır. Ama, bu arama sırasında, Mara laneti görülür ve korkunç bir kaderle karşılaşılır. Yolculuğun sırasında: lav yanan havuzların bulunduğu bir köprüden geçecek ve büyük ve yuvarlanan bir kayanın üstünden atlayacaksın.

Jungle Cruise

İlk olarak 1962 yılında açılmış, 1994 yılında çeşitli ilaveler yapılmıştır. Bu gezi bir tekneyle yapılır. Tekne ormanın içinde ilerlemektedir. Amazon ve Kongo suaygırları dolu nehir suları ve yağmur ormanları. Bu yolculuk, özellikle geceleri çok eğlencelidir.

Tarzan Treehouse

Burası, 1999 yılında açılmıştır. Tarzan efsanesini yaşarken, Disney film karakterlerinin bulunduğu “Treetop ev” ile karşılaşacaksınız. Tarzan ve Jane’in yaşadığı ağaç ev, 40 metre uzunluğa kadar uzanır ve 80 metre boyundadır. Evin bulunduğu ağaç: 300.000 den fazla yapay yaprak ve 50.000 çiçek içermektedir.

Bu bölgedeki mağazalar

Buradaki mağazaların başında: Alaaddin ve Aslan kral hatıra eşyaları, peluş hayvanlar ve giyim ürünleri satılmaktadır. Bu giyim ürünleri: İndiana Jones ve Hawaiian gömlek, tropikal giysiler ve güneş kremleridir.

Amerika Los Angeles Disneyland

CRİTTER ÜLKE

Burada, demiryolları ve şelalelerin muhteşem gürültüsü arasında Splash dağını gezeceksiniz. Bu gezinizde, en sevilen yaratıklar ile, Winnie the Pooh’un maceralarını izleyeceksiniz. Ayrıca: iriyarı ayılar ve tavşanları göreceksiniz.
Burası: Disneyland’ın en sessiz bölümlerindendir. Güneşli bir günde, gölge bulmak isterseniz, burayı tercih etmelisiniz.

Winnie the Pooh

2003 yılında açılmıştır. Burada: Pooh ve Winnie katılabilirsiniz. Bu keyifli yolculuk boyunca: özellikle yeni arkadaşlar bulacaksınız.

Davy Crockett Explorer Kanolar

İlk olarak 1956 yılında açılan bu bölüm, daha sonra yenilenerek, 1971 yılında yeniden açılmıştır. Bu kanolar ile, nehir üzerinde: Tom Sawyer adası çevresinde, kürek çekerek yolculuk yapılmaktadır. Yalnızca gündüz saatlerinde açık olan bu etkinlik, uzman rehberler aracılığı ile yürütülmektedir.

Splash Mountain

Bu bölüm: 1989 yılında açılmıştır.

Buraya yapılan yolculuk sırasında: ses ve animatronik figürler eşlik etmektedirler. Yolculuk masumca başlar. Yeni bir ev aramak için başlayan yolculukta, Rabbit hikayeleri yolculuğu hareketlendirir. Ancak: unutmamak gerekir ki, entrikacı Fox ve bumbling ayı onu, kovalamaktadır.

Siz yani ziyaretçi farkına varmadan; sulu bir final geziyi noktalandırır. Son inişte, fotoğrafınız çekilmektedir ve bu fotoğrafı daha sonra satın alabiliyorsunuz. Evet, unutmayın bu yolculuk ıslak olarak tamamlanıyor. Islanmak istemiyorsanız, arkalarda bir koltuk istemelisiniz.

Mağazalar

Bu bölümdeki mağazalarda: Briar Patch peluş karakterleri, Pooh Corner ve Splash Mountain resimleri bulup satın alabilirsiniz.

MİCKEY TOONTOWN

Burası: değişik mimarisi ve heykellerle dolu, minyatür bir metropoldür. Mickey ve Minnie ve diğer Disney kahramanlarının şirin evlerini göreceksiniz.

FRONTİERLAND

Eski batının kahramanları, burada sizi karşılayacaklardır. Big Thender Mauntain demiryolu üzerinde ilerleyeceksiniz. Tom Sawyer Adası maceralarına şahit olacaksınız.

Burada yaşayacağınız demiryolu gezinizde: eski batının ilk yerleşim yeri olan “Frontierland” bölgesine kadar gideceksiniz. Ancak bu gezinizde de: yerliler ve vahşi hayvanlarla karşılaşabilirsiniz. Hatta: bu gezinizde: kulübesi yanan ve bir yerli oku ile öldürülmüş göçmenin, yerde yatan balmumu heykelini görüp ürkebilirsiniz.

Yelkenli Gemi Columbia

1958 yılında açılmıştır. Amerika Birleşik Devletlerinde inşa edilen, ilk üç direkli yelkenli gemi modelidir. Bu gemi modeli ile, Tom Sawyer Adası çevresinde bir cruise turu yaşayacaksınız. Ayrıca: geminin mutfak ve güvertesini ziyaret edebilirsiniz.

Amerika Los Angeles Disneyland

Big Thunder Mountain Demiryolu

1979 yılında açılmıştır. Roller coaster’a binerek, zaman içinde geri bir yolculuk yapıyorsunuz. Bu yolculuk sırasında: bir altın madenciliği kasabasına gidiyorsunuz. Tren ilerlerken: bindiğiniz açık vagonda, tünel ve mağaralarda ve virajlarda sıkı tutunmanız gerektiğini unutmayın. Hatta: bu yolculuk sırasında, heyelanlar, depremler ve yarasa saldırıları yaşayacaksınız. Bu yolculuk ,özellikle geceleri çok eğlencelidir.

Big Thunder Ranch

Burası, zamanı geri götüreceğiniz bir batı vahasıdır. Burada: küçük çocukların favori alanlarından biri bulunur ve bu alanda: keçi, koyun, inek, eşek ve at bulunur. Çocuklara, hayvanların bakımı ile ilgili bilgiler verilir. Noel zamanında, burada ren geyiği bulunan kızağı ile Noel Baba gösterisi düzenlenmektedir.

Frontierland Shootin Exposition

Burada, lazer silahları ile atış yapılan bir poligon bulunmaktadır.

Amerika Los Angeles Disneyland

Mark Twain Riverboat

Bu buhar gücüyle çalışan tekerlekli çarkı olan bir teknedir. Tom Sawyer adası çevresinde, bir cruise turu yapılmaktadır. Rahatlatıcı bu yolculuğu denemelisiniz.

Tom Sawyer Adası Rafts

Bunlar otantik görünümlü sallardır ve Tom Sawyer adasına ulaşım sağlanmaktadır.

Amerika Los Angeles Disneyland

Tom Sawyer Adası Korsanları Lair

Tom Sawyer adası, korsanlar için bir cennettir. Adanın mağaralarını ziyaret edebilirsiniz. Ziyaretçiler bu mağaralarda hazine aramak için gidebiliyorlar ama dikkat, ganimet almak için bekleyen canlı korsanlar sizi karşılamaktalar, korkmayın.

Amerika Yellowstone parkı gezi yazım için Yellowstone Parkı

Amerika Los Angeles şehri gezi yazım için Los Angeles