Meksika Mexico City yakınları

Meksika Mexico City yakınları

Mexico City yakınlarında: elbette birçok gezilebilecek yer var ama ben size özellikle 3 tanesini önermek istiyorum. Eğer zamanınız varsa, bunları öncelik sırasına göre mutlaka ziyaret etmenizi öneririm. Özellikle tarih meraklıları, buralardan muhteşem keyif alacaklardır.

 

XOCHİMİLCO

Burası 1987 yılında UNESCO tarafından “ekolojik rezerv” olarak Dünya mirası olarak kabul edilerek koruma altına alınmıştır. Mexico City şehri merkezinden 28 km güneydedir. “Xochimilco Nahuatl” Aztek dilinde “Çiçek bahçesi” anlamına gelmektedir.

Xochimilco kanalları ile Chimanpas kanalları arasında; tarım alanları bulunmaktadır. Sulak alanlardaki ekilebilir araziyi genişletmek için “chinampas” kullanılarak Aztek tarım teknikleri geliştirilmiştir. Bunlar: göl zemininde, dikdörtgen kamışlarla çevrili bölgelerde, 1 metreye kadar yükselen suda yaşayan yabani otlar, gübre ve toprak tabakaları doldurularak oluşturulmuştur.

Söğüt ağacı kökleri boyunca bunlar yapılır. Bu tarımsal teknik: Azteklerin marifetleri ve çevreye uyumlarının göstergesidir. Chinampas bataklık alanında, bu şekilde yoğun tarım yapılmıştır.
Xochimilco kanallarındaki geziler: “trajineras” denilen parlak renkli teknelerle yapılır.

Onlar: gondol benzeri düz tabanlı teknelerdir. Buraya yalnız veya birkaç kişi gelirseniz, başka bir gurupla birleşerek bir tekne kiralayabilirsiniz. Teknenin maliyeti saat başına 350 pesodur.
Meksika’da “Dolls Adası” olarak bilinen efsanevi ada da Xochimilco kanallarındadır.

Bu adanın arkasında, söylenenlere göre onun bakıcısı olan Don Julian Santana isimli bir kızın cesedi bulundu. Bu kızın kanalda boğulduğu düşünülüyor. Kısa bir süre sonra ise kanalda yüzen bir bebek bulundu.

Bu bebek boğulan kızın ruhuna saygı için bir ağaca bağlandı. Bunun üzerine, 2001 yılının ardından küçük adada, ağaçlarda çeşitli eyaletlerden gelenler tarafından asılan bebekler görülmektedir.

Meksika Mexico City yakınları Teotihuacan
Meksika Mexico City yakınları Teotihuacan
Meksika Mexico City yakınları Teotihuacan

 

TEOTİHUACAN

Mexico City şehrinin yaklaşık 50 km kuzeyinde bulunan büyük bir arkeolojik sitedir. Buradaki piramit ve saraylar, yaklaşık 30 kilometre karelik alanı kapsamaktadır.

Sitenin 5 girişi vardır. Sitede tam bir tur yapmak istiyorsanız sitenin güney ucundaki 1 nolu girişten girmelisiniz. Daha sonra 2 km uzunluğundaki Dead caddesini yürümek gerekir. Kısa tur için ise 2 nolu giriş kullanılmalıdır. Burada güneş piramidi seviyesinden tura başlanır. Zaman ve çok yürümek istemeyenler için bu giriş en uygundur.

Burası güneş ve aya adanmış büyük piramitler ile ünlüdür. Bu piramitler, Mısır’daki büyük piramitlerle karşılaştırılabilir. Ancak site aynı zamanda şehrin büyüleyici tarihini keşfetmek için idealdir. Ama aynı zamanda; güzel duvar resimleri ve oymaları görmek için yapılmış müzeler de görülebilir.

Site: bin yıl sonra çöküşüne kadar, MÖ.200 yılında iskan edildi. O zamanlar yani MS.1400’lerden önce, 200.000 kişilik nüfusu ile, batı yarımkürenin en büyük şehirlerinden biridir. İlginçtir ki, sitede hiçbir askeri yapı bulunmamaktadır.

Aztekler öncesinde, uzun süre terk edilmiş olsa da kutsal bir mekandır. “Teotihuacan” Aztekler tarafından siteye verilen isimdir.

Bu ismin Aztekcede kelime anlamı “Tanrıların kenti” demektir. Aztekler: mezoamerikada klasik dönemde kültür ve ticaret üssü olarak gelişen bu antik kentte evrenin yaratıldığına inanıyorlardı. Ancak antik kent gizemini günümüzde de korumaktadır.

Çünkü arkeologlar burada yaşayan insanların hangi etnik guruba ait olduklarını, nereden geldiklerini, niçin burayı terk ettiklerini ve ne dili konuştuklarını bilmiyorlar. Büyük ihtimalle MS.1. yüzyıl başında yakınlardaki Xitle yanardağının patladığı ve zamanın en önemli bu şehrinin hasar gördüğü ve bunun üzerine terk edildiği düşünülüyor.

Öte yandan: aşırı nüfus ve doğal kaynakların tükenmesinin de buranın 250 yıllık süreçte kademeli olarak terk edilmesine neden olması olasılığı üzerinde de durmaktadırlar. Hatta son yıllarda insanların kötü beslenmiş olması ve şehrin kasten yakıldığı da düşünülmektedir.

Hatta: yoksul sınıfların elitlere karşı bir iç ayaklanma yürüttükleri de düşünülmektedir. Ancak, arkeologlara göre buranın neden çöktüğü değil, uzun yıllar nasıl istikrar sağlandığı, sosyal, siyasi ve dini uygulamalar nelerdi araştırmaları yapmak gereklidir.

Devam eden arkeolojik kazılarda: bu kültüre ait bazı şeyler çıkarıldı. Burada yaşayanların: yıldızların ve gezegenlerin konumu ile ilgili çalışmalar yaptıkları anlaşılmıştır. Tören ritüelleri: sabah ve akşam yıldızı olarak Venüs görünümü esas alınarak uygulanmıştır. Venüs sembolü: tam veya yarım daire ile bir yıldız ya da yarı yıldız olarak görünür.

Ayrıca yine kazılarda: birçoğunun kurban edilen şehir sakini ya da savaş esiri olduğu düşünülen insan kalıntıları, takı, seramik ve günlük yaşam nesneleri bulunmuştur. Öte yandan, Teotihuacan’da birinci ilahın, herhangi bir ismi olmamasına rağmen “Büyük Tanrıça” adlı bir kadın olduğu anlaşılmıştır.

Yani: Aztek uygarlığı zamanında zaten Teotihuacan yüzlerce yıl önce terk edilmiş durumda idi. Ancak Aztekler, mitler ve efsanelerle dolu burayı kutsal bir yer olarak kabullendiler. Teotihuacan merkezindeki ana yol: neredeyse 1 ve hatta 1.5 km uzunluğunda ve yaklaşık 130 metre genişliğindedir.

Bu ölüler caddesini birçok bina çevrelemektedir. Güneş piramidi, yüksekliği 200 ayaktan fazladır ve alanın en etkileyici yapısıdır. Buraya zorlu bir tırmanış ile çıkmak mümkündür. Üstüne çıktığınızda nefes kesen bir manzara izleyebilirsiniz.

Teotihuacan’daki diğer dikkat çekici yapılar Ay piramidi, Quetzalcoatl Tapınağı ve Quetzalpapalotl ait bir Saraydır.

Evet, bugün burada sıva kaplı ve özellikle kırmızı renk kullanılan parlak freskler ilgi çekmektedir. Ayrıca kaba taşla yapılan üç piramit ve kurban sunak yapıları ve bazı büyük evler görülür.

Burada daha sonra gelen Aztekler: Toltek ve Teotihuacan’daki kalıntılardan büyülendiler ve onlar da aynı şekilde kendi sembol ve motiflerini katmışlardır.

Sitede gezinize başlamadan önce “Museo Teotihuacan” ı gezmelisiniz. Bu mükemmel müzede: piramitlerin maketleri ve cam zeminde interaktif sergiler bulunmaktadır. Ekranlarda insan iskeletleri ve simüle birkaç mezar da dahil olmak üzere son kazılar, buluntular ve yeni keşfedilen heykeller sergilenmektedir.

Gezide dikkatinizi çekmek istediğim hususlar: güneş pramidinin ön duvarı, ufuk noktasında ekinokslarda yılda iki kez güneş batarken tam diktir. Tören binaları, güneş piramidinin dik açısı dışında yapılmıştır.

Arkeologlar tarafından “Calzada de los Muertos” yani “Ölüler Caddesi” denilen ana cadde güneyden kuzeye uzanmaktadır. Bunun kuzey ucunda “Ay Piramidi” vardır ve güney ucunda ise “Ciudadela” yani “Citadel” bulunur.

La Ciudadel

Bu meydan, tüylü yılan piramidi ve Quetzalcoatl tapınağı için yapılmıştır. Quetzalcoatl tapınağı: daha büyük bir yapıda, bir piramit tarafından kaplanmıştı. Eğer Ciudadela merkezine doğru yürürseniz, tüylü yılan piramidine yaklaşırsınız. Sağda, iki yapı arasındaki dar bir geçitten, piramidin arkasındaki tapınağa geçilir.

Arkeologlar: tüylü yılan piramidi içinde, derin tünellerde hassas detaylı konumlarda defnedilmiş insan kalıntıları bulmuşlardır. Ancak bunların hiçbiri kraliyet şahsiyetleri değildir. Binanın her yüzeyi, tüylü yılan yüzleri ile kaplıydı. Quetzalcoatl tapınağında: büyük oyma yılanların başları taş duvarlara oyulmuştur.

Ölüler Avenue

Ölüler caddesi krallar ya da rahiplerin mezarları, caddenin iki yakasında sıralanan küçük tapınaklardadır ve bu yüzden Aztekler, buraya garip ve ürkütücü bu ismi vermişlerdir.
Eğer Ay piramidine doğru ölüler caddesi boyunca kuzeye yürürseniz: sağda modern bir oluklu çatı ile korunan duvarı göreceksiniz. Barınak altında, duvarda hala bir jaguar resmi görülür.

Güneş Piramidi

Bu piramit ölüler caddesinin doğu tarafında, dünyanın en büyük üçüncü piramidi olarak ilgi çekmektedir. Bu büyük piramit 220 metre yüksekliktedir. Piramit büyük kralın mezarı olarak inşa edilmiş olmasına rağmen, üstünde bir dizi halka açık olmayan kutsal mağaralar bulundurmaktadır.

Piramidin yapımına, büyük ihtimalle MÖ.1. yüzyılda başlanmıştır ve tapınak yaklaşık 400 yıl sonra, MS.300 yılında tamamlanmıştır. 20. yüzyıl başlarında keşfedilen piramitte restorasyon yapılmıştır. Çünkü tapınak kaybolmuş ve piramit çalılar ve ağaçlarla kaplı ve molozlarla dolu bulunmuştur.

 

Ay Piramidi

Ay piramidi caddenin kuzeyinde, bir plaza ile karşı karşıyadır. Plaza: küçük tapınak ve sol yanda Quetzalpapalotl sarayı ve Quetzal-Mariposa ile çevrelidir. Ay piramidi yüksek zemin üzerine inşa edilmiştir.

Çünkü onun büyük komşusu (Güneş piramidi) gibi Ay piramidinin üst bakışında aynı görüntü hakimdir. Burada insanların ve hayvanların diri diri gömüldükleri anlaşılmıştır. Çünkü kazılarda binlerce seyircinin tanıklığı ile kurban edilenlerin kalıntıları ortaya çıkmıştır.

Quetzalpapalotl Sarayı

Bu saray 1960’lara kadar harap haldeydi ve yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda: Quetzal-Mariposa (efsanevi ve egzotik kuş-kelebek) figürleri duvarlara boyanmış ve iç avlunun oymalı sütunları ortaya çıkarılmıştır. Saray bugün eski ihtişamını göstermektedir. Sarayın arkasındaki duvar resimlerinde Jaguar resimlerinin bulunduğu Jaguar sarayı bulunmaktadır.

Evet: bu kadar ayrıntılı geziden sonra, yiyecek bir şeyler düşünür ve şehirde gelirken yanınızda getirmedi iseniz, bu etkileyici antik kentin gölgesinde bir piknik yapabilir veya Museo Teotihuacan’daki “Las Piramides” isimli restorana müracaat edebilirsiniz.

Meksika Mexico City yakınları Basilica de Guadalupe
Meksika Mexico City yakınları Basilica de Guadalupe
Meksika Mexico City yakınları Basilica de Guadalupe

 

BASİLİCA DE GUADALUPE

Burası şehrin önemli bir Katolik hac sitesidir ve dünyanın en çok ziyaret edilen kiliselerinden birisidir. Her yıl 12 milyondan fazla kişi burayı ziyaret etmektedirler.

Vatikan Aziz Petrus Bazilikasından sonra, dünyada en çok ziyaret edilen ikinci kilisedir. Juan Diego, 2002 yılında ilk yerli Amerikan azizi olarak kutsanmıştır, sebebi birazdan anlatacağım.

16. yüzyıla tarihlenen “Guadalupe Our Lady” orijinal görüntüsü: bu bazilikada bulunmaktadır. “Virgin” görüntüsü, bina içinde herhangi bir noktadan görülebilecek şekilde yüksek bir duvar üzerinde; 1974-1976 yılları arasında inşa edilen yeni kilisede, dairesel bir planda bulunmaktadır.

Bu dairesel alanın yarıçapı 100 metredir ve 50.000 kişi kapasitelidir. Koro: sunak ve kilise arasında yer almaktadır. Yanlarda şapel bulunmaktadır. Üst kattada 9 şapel bulunur. Bunlar özellikle 12 Aralık tarihinde yani “Guadalupe Virgin” bayramında burada toplanmaktadırlar.

Söylenenlere göre: 1531 yılında 9 Aralık günü “Juan Diego” isimli bir yerli yoksul Meksikalı köylü: şehir dışında Tepeyac Tepesinde “Meryem” ile karşılaştı ve bu durumu şüpheci piskopos Zumarraga’a bildirdi. Ancak piskopos kendisinden delil istedi.

Birkaç gün sonra yani 12 Aralık günü: Juan Diego, yine buraya geldi ve yine karşısına Meryem çıktı. Juan, Meryem’e kendisini gördüğünü piskoposa kanıtlamasının gerektiğini söyler.

Bunun üzerine: Juan Diego’nun hemen ayaklarının dibindeki kayalık toprakta çiçeklenme başlar ve Meryem, buradaki gülleri toplaması için Juan’a talimat verir.

Juan gülleri toplar, pelerinini içine yerleştirir ve piskoposun yanına döner. Pelerinini açar ve çiçekler yere düşer ve bu sırada bez üzerinde Meryem görüntüsü görülür.

Piskopos hemen oracıkta bir kilise yapılmasını emreder ve onun tamamlanması üzerine, Meryem Ana’nın görüntüsü ile kumaş yani Juan Diego’nun pelerini: altın çerçeveli bir yerde asılı durmaktadır. O zamandan bu yana: dindar ve meraklı milyonlarca kişi, bu mucizevi görüntüyü görmek için burayı ziyaret ederler.

Birçok ziyaretçi dizlerinin üzerinde (bu bir tür Katolik geleneğidir, çünkü dizlerinin üzerinde gittiklerinde yaşadıkları acıyı hissetmek isterler) yüzlerce metre ilerleyerek buraya ulaşırlar.

Mevcut kilise bu yüzlerce ziyaretçiye kafi gelmeyince, Pedro Ramirez Vazquez tasarlanan yeni kilise: 1974-1976 yılları arasında inşa edilmiştir.

Yapıda inşaat tarzı olarak 17. yüzyıl Century kiliselerinden ilham alınmıştır. Bazilika tamamlandığında bazıları tarafından sirk çadırına benzetilmiştir.

Savunucuları ise inşa edildiği yumuşak toprak altı nedeniyle inşaatın bu şekilde yapıldığını iddia etmişlerdir.

Merkez kolon 42 metre yüksekliktedir.

Yeni bazilikanın hemen yanında 1695-1709 yılları arasında inşa edilmiş eski bazilika görülebilir.
Eski bazilikanın ardında dini bir sanat müzesi bulunmaktadır.