Cumartesi-Çarşamba arasında: 08.30-19.00
Diğer günler: 08.30-19.00 arasında açıktır.
Bilet ücreti: 1450 Mısır Lirasıdır.
Müzede flaş, tripot veya monopod kullanılmadan, SLR kameralarla ve cep telefonlarıyla fotoğraf çekmek serbesttir.
Ancak Tutankhamun galerisinde sadece cep telefonuyla fotoğraf çekimine izin verilmektedir.

Yeri:
Kahire şehrinin hemen dışında, Giza Pilatosunda, Piramitlerin yanındadır. Yaklaşık 2 km uzaklıktadır.

Önemi:
Tek bir medeniyete adınmış dünyanın en büyük müzesidir.
Hikayesi:
Büyük Mısır Müzesinin temel atma töreni, 2002 yılı başlarında yapılmıştır ancak bu aşamada yeni müze kompleksini inşa edecek herhangi bir mimarlık veya inşaat firması henüz seçilmemişti.
Mısır hükümetine göre, Büyük Mısır Müzesinin tasarımına ilişkin ana sözleşme kapsamlı bir uluslararası yarışmanın ardından, 2003 yılında İrlandalı mimarlık firması Heneghen Peng e verilmiştir.
Ancak toplamda 6 ülkeden 13 şirketten 300 kişilik bir ekip projenin tasarım aşamasına katkıda bulundu.

Büyük Mısır Müzesinin inşaatı 3 ayrı aşamada gerçekleşti.
Büyük Mısır Müzesinin ilk maliyeti, yaklaşık 500 milyon dolar olacağı tahmin ediliyordu.
Ancak gecikmeler, değişiklikler ve diğer faktörler kompleksin nihai fiyatını 1 milyon doları aştı.
Büyük Mısır Müzesine taşınan ilk eserlerden biri, daha önce Kahire Ramses Meydanı olarak bilinen bir trafik kavşağının ortasında bulunan 3200 yıllık devasa II Ramses heykeliydi.
Yeni müze o sırada tamamlanmaktan çok uzak olasına rağmen, hükümet, heykelin meydanda geçirdiği 5-10 yıl boyunca maruz kaldığı kirlilik nedeniyle bozulmasını durdurmak amacıyla 2006 yılında 83 tonluk heykeli koruma merkezine taşımaya karar verdi.
2018 yılında heykel, Büyük Mısır Müzesinin girişindeki nihai yerine taşındı.
Büyük Mısır Müzesi; yaklaşık 100.000 antik esere ev sahipliği yapmaktadır.
Bunların 4549 u ünlü Kral Tutankhamun mezarından gelmiştir.
Büyük Mısır Müzesini günde yaklaşık 15 bin kişi ziyaret etmektedir. Bu yılda 5 milyondan fazla ziyaretçi anlamına gelir.
Evet müze, 1.2 milyar dolarlık maliyetle, 2023 yılında tamamlandı.
Resmi açılış 1 Kasım 2025 tarihinde yapıldı.
Müze planı:
Tutankhamun galerileri, Ana galeriler, Büyük Salon, Büyük Merdivenler, Khufu nun Tekneleri Müzesi, ticari alan ve dış bahçelere erişimi içerir.
5.4 milyon metre karelik bu kompleks, 90 dan fazla futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kaplıyor.
Koleksiyonlar:
Müze 12 kalıcı ana sergi salonuna sahiptir.

MÜZEDE GEZİ:
Müzenin girişinde yani dış kapının önünde: Firavun II Ramses in 16 m uzunluğunda asılı bir dikilitaşı yer alıyor. Bunun altında bir bölüm ve merdivenler var. Ziyaretçiler bu merdivende geziden sonra dinlenmek isterler, ancak Mısırlı görevliler buna izin vermez.

YİYECEK SALONU
Atriyumda, anıtsal merdivenin karşısında: Zooba, 30 North, Bitter Sweet, Beanos Cafe, Ratios Bakery, Sturbucks, Dolato, Laduree ve Mandarine Koueider gibi çeşitli yemek mekanlarının bulunduğu bir yiyecek salonu var.
Hediyelik eşya ve kitap satan müze dükkanı da var.
Ayrıca 3 kuyumcu ve bir de Atef Wassen adında kendi tasarımı olan, modern ve uygun fiyatlı gümüş takılar satan aile işletmesi bir gümüşçü dükkanı var.
Ayrıca birkaç el çantası dükkanı, bir halı mağazası ve bir vücut bakım ürünleri mağazası da var.

BÜYÜK SALON-ATRİUM
Büyük salon yaklaşık 10 bin metre karelik alanı kapsar.
Cam tavan ve şeffaf cephesi bulunmaktadır.

Firavun II Ramses Heykeli:
11 m yükseklikteki heykel, 83 ton ağırlığındadır.
Heykel, 2006 yılında Kahire Ramses Meydanında bulunduğu yerden buraya getirilmiş ve 2018 yılında Büyük Salona yerleştirilmiştir.
36 fit yüksekliğinde ve 83 ton ağırlığındaki Kral II Ramses in görkemli kırmızı granit heykeli, 1820 yılında İtalyan kaşif Battista Caviglia tarafından yeniden keşfedildi.
1950 lerde heykelin parçaları tam yüksekliğine getirilerek bir araya getirildi ve uzun yıllar boyunca Kahire de Ramses meydanı olarak bilinen bir trafik kavşanının ortasında sergilendi.
Ramses. 10 saatlik bir yolculuğun ardından yerine yerleştiilmek üzere geldiğinde, asker ibir kortej eşliğinde ve Mısır milli marşıyla kutlaman görkemli bir törenle karşılandı.

Büyük kralın arkasında görkemli merdiven, müzenin bu ilk alanında ziyaretçileri karşılamak için görkemli ve tarihi bir topluluk oluşturan 87 TANRI HEYKELİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR.

BÜYÜK MERDİVEN:
Büyük merdiven 12 ana sergi salonunu birbirine bağlar.
Burada 60 dan fazla eser sergileniyor.
Yapı 6 kat yüksekliğindedir ve yaklaşık 50 m dir.
Ana lobiyi, geçici sergi salonlarını ve ana arkeolojik depoyu, üst terasa bağlar.

Her galeri açıkça numaralandırılmış ve nerede olduğunuzu gösteren bir plana sahiptir.
Etiketleme de oldukça iyi düşünülmüştür.
Bilgi panellerindeki yazı (İngilizce, Arapça ve Braille alfabesiyle) büyük, paneller eğimli olduğu için yukarıdan gelen ışık yansımalarını yok ve daha da önemlisi, bilgiler kısa, öz ve anlaşılır.

Okuması 1 dakikadan fazla sürmüyor.
Her vitrinin sağında, renkli bir arka plana sahip bir panel göreceksiniz.
Bu paneller, o vitrindeki genel konu hakkında genel bir bakış sunuyor.
Örneğin: Baş rahipleri rolü gibi.
Gri veya beyaz arka plana sahip paneller ise o vitrindeki belirli eserler hakkında ayrıntılı bilgi veriyor.

12 SALON:
Zaman dilimine göre (yaklaşık MÖ 3100-MS 400) düzenlenmiş, 12 galeride 24 binden fazla eser sergileniyor.

1-3 SALONLAR:
Tarih öncesi dönemleri, hanedanlık öncesi dönemleri, erken hanedanlık dönemini, Eski Krallık dönemini ve ilk geçiş dönemini kapsar.

4-6 SALONLAR:
Orta Krallık ve İkinci geçiş dönemini ele alır.

7-9 SALONLAR:
Yeni krallık dönemini inceler.

10-12 SALONLAR:
Üçüncü geçiş dönemini, Geç dönemin ve Mısır’ın Roma ve Yunan dönemlerini kapsar.

TUTANKHAMUN SALONLARI
Aman dikkat buraya 7 numaralı galeriden girilir.
Galeri 5 bölümden oluşmaktadır.
1-Keşif (mezarı)
2-Yaşam Tarzı (kişisel eşyaları)
3-Yeniden doğuş (ahiret kavramı)
4-Cenaze (Vücudunun ve gömüldüğü hazinenin korunması)
5-Kimlik (bu bölümde genç kralın yüzünü tafatasından yola çıkarak yeniden canlandıran dikkat çekici bir video vardır. )
12 Salondan 2 tanesi, 18 Hanedanlığın Firavunu Tutankhamun (MÖ 1332-1323) a ait 5398 eserin sergilenmesine ayrılmıştır.
Bu iki salon, toplam 7 bin metre karelik bir alanı kaplar.

Tutankhamun’un Tabutları:
İç Tabut;
Bu Tutankhamun’un altın tabutlarından üçüncüsü ve en küçüğüdür. Mumya bu tabuta konulmuştur. Yarı değerli taşlar ve renkli camlarla kakma yapılmıştır. Heykel, eğik asa ve kırbaç gibi kutsal sembolleri kavrayan Osiris olarak tasvir edilmiştir. Alnını ise: akbaba ve kraliyet uraeurs’u (kobra) korumaktadır. Kutsal sakalı, mavi camla işlenmiş altından yapılmıştır. Vücudunu Yukarı ve Aşağı Mısır tanrılarının kanatları korumaktadır. Som altında yapılmış lahit, 110.4 kg ağırlığındadır.

Orta Tabut:
Tutankhamun’un mezarında bulunan iç içe geçmiş, üç tabuttan ikincisi, yani ortadaki, sağlam ahşaptan yapılmış, altın varaklarla kaplanmış ve yarı değerli taşlar ve çok renkli camlarla süslenmiştir. Ebediyet tanrısı Osiris’in mumyasına benzetilmiştir. Kolları göğsünde kavuşturulmuş, kutsal sembolleri olan asa ve kırbaç tutmaktadır. Tabut, altın ve gümüş alaşımı olan küçük çivilerle tutturulmuştur.
Dış Tabut:
Dıştaki altın tabut, içten ve dıştan süslemeler ve yazılarla kaplıdır. Böylece ölen kralın isimleri, unvanları ve koruyucu metinleri sunar. Tabut ve kapağı alçı, keten ve ince altın yapraklarla kaplı ahşaptan yapılmışken, kralın yüzü, kulakları, boynu ve elleri daha kalın altın yapraklarla kaplıydı. Tabut, elleri göğsünün üzerinde çaprazlanmış bir mumya şeklindedir. Odundan yapılmştır.

Tutankhamun Altın Maskesi:
Bu bir cenaze maskesidir. İnsanlık tarihinin en önemli eseri olarak kabul edilir.
Antik Mısırlılar, tabutun içindeki mumyanın başını örtmek için bu maskeyi yaptılar. Firavun Tutankhamun’un bedenini korumak için Ölüler Kitabından 151 büyüyü üzerine yazdılar. Antik Mısırlı sanatçı, ölen Firavun Tutankhamun’un ruhunun bedenine geri dönebilmesi ve böylece dirilmesi için ölen kişinin her detayını titizlikle işledi.
Tutankhamun un mumyasıyla birlikte 3000 yıldan fazla bir süre gömülü kaldıktan sonra, 1925 yılında, Krallar Vadisinde bulunmuştur.

Mısır ın öbür dünya tanrısı Osiris biçiminde, Tutankhamun un suretini taşıyan maske, 54 cm yüksekliğinde, 39 cm genişliğinde ve 49 cm derinliktedir.
İki kat yüksek ayarlı altından yapılmış olup, 10.23 kg ağırlığındadır. Bu altın maskede kullanılan levhalar, ısıtılıp dövülerek şekillendirilmiştir. Çünkü, altın madenlerinden altın çıkarma ve değerli taşları getirip cilalama gibi, zamanının ilerisinde olan bir endüstri vardı.
Yarı değerli taşlarla süslenmiştir.

Başı, geleneksel başlıkla örtülüdür ve alın: akbaba ve kobra gibi kraliyet ve koruyucu sembollerle süslenmiştir. Baş ve omuzlara yerleştirilmiş olarak bulunan maske, onu yeraltı dünyasının hükümdarı Osiris ve güneş tanrısı Ra gibi, altın bir beden ve lapis lazuliden yapılmış saçlarla tasvir ediyordu.
Gözler ve kaşlar obsidiyen, kuvars ve lapis lazuliden yapılmış olup, göğüs kısmı yarı değerli taşlar ve renkli camdan oluşan, şahin başlarıyla sonlanan bir kolye ile süslenmiştir.
Omuzlarında Mısır hiyeroglifleriyle, Ölüler Kitabından bir büyü yazılıdır.
2015 yılında, 2.5 kg ağırlığındaki örgülü sakalı düştükten sonra, müze çalışanları tarafından aceleyle yapıştırılmıştır.

Başında, Tutankhamun un sırasıyla Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır ı yönettiğini simgeleyen bir kobra ve akbaba, kraliyet amblemleri bulunan bir nemes başörtüsü takmaktadır.
Başörtüsündeki mavi çizgiler, camdır.
Kulaklar, küpe takmak için delinmiştir.
Çünkü 18 Hanedan hükümdarlarının hepsi, yönetim dönemlerinde küpe takmıştır.
Göz çevreleri ve kaşlar: lapis lazuli, gözler kuvars, gözbebekleri obsidiyen, akik, turkuaz ve fayans olmak üzere renkli cam ve değerli taşlarla kakmalanmıştır.
Sakal:
1925 de keşfedildiğinde, mavi camla kakmalı ve örgülü bir etki veren 2.5 km ağırlığındaki dar altın sakal maskeden ayrılmıştır. Ancak 1944 yılında bir tahta dübel kullanılarak çeneye yeniden takılmıştır.
Yazıt:
Sırt ve omuzlara, 10 dikey ve 2 yatay satır halinde Mısır hiyeroglifleriyle koruyucu bir büyü yazılmıştır.

Boncuklu Kolye:
Lotus çiçeği uçlu ve uraeus tokalı altın ve mavi fayans disk boncuklardan oluşan, 3 sıralı bir kolye vardır.
Bazı Mısırbilimciler, maskenin başlangıçta Amarna döneminin sonlarına doğru hüküm süren kadın Firavun Nefernefetuaten için tasarlandığını öne sürmüşlerdir.

Tutankhamun un mezarı bulunduktan sonra, içinde mumyasının bulunduğu lahdin açılması için 2 yıl daha geçmiştir.
1025 yılında, üç tabuttan en içteki açılmış ve yaklaşık 3250 yıl sonra ilk kez görülen altın maske ortaya çıkarılmıştır.

Tabutlar:
Biri altından (110 kg ağırlığında) ve ikisi atın kaplama ahşaptan yapılmış, üst üste binen 3 tabut vardır.

Altın Taht:
Tutankhamun ve karısı Ankhesenamun’un sahnelerini gösteren altın ve gümüş kaplı bir sandalyedir. Altın ve gümüşle kaplanmış ahşaptan yapılmış ve yarı değerli taşlar ve renkli camlarla süslenmiştir. Bu taht yaklaşık 1 metre boyundadır ve ketenle sarılmış, sağlam hafif eğimli bir arka paneli, kolları delikli yan panalleri ve aslan bacaklarına benzeyen şekilde uymuş ahşap bir sandalyedir.
Sandalyenin arkalığındaki resim:
Kralı parfümle mesheden kraliçe tasvir edilmiştir. Burada, genç kraliçe Ankhesenamun, genç kocasının göğsüne nazikçe dokunuyor, giysilerini güzel kokularla kokulandırıyor ve zerafet ve uyum normundan sapan her şeyi, şefkat, sevgi ve hayranlıkla düzeltiyordu. Böylece kocası saray toplantılarına başkanlık etmek için özel odasından en güzel kıyafetleri ve en görkemli görünümüyle çıkıyordu.
Firavunun ve karısının isimleri, Amun kelimesiyle birleştirilmiş halde resmedilmiştir. Kral: karma bir taç ve geniş bir yaka tarakne, Kraliçe başında muhteşem bir diadem taşır. Kral ve kraliçenin bedenleri, renkli camlarla kakma yapılmış ve beyaz keteni taklit etmek için gümüşle kaplanmıştır. Ancak bunların üzerinde, her bir ışının insan eliyle sonlandığı Aten’in ışınları görülmektedir. Yani, kral ve kraliçe, güneş diskinin ışınları altında durmaktadır. Güneş ışınları onları Atanist dinine gönderme yaparak gölgelendirir. Dahası bu güneş diski, bir tuğra (İmparatorluk monogramı) ile çevrilidir.
Dikkatlice bakılırsa, Tutankhamun’un sol ayağında altın bir sandalet olduğu görülür. Ölümünden sonraki hayatta da birbirlerine aşklarının gücünü göstermek için, ikisi de bir çift sandaleti paylaşarak giymişlerdir.
Tahtın ön kolları, altın renginde boyanmış ahşaptan yapılmış, hayvan ayaklı ve aslan başı şeklinde destekleri olan taht sandalyesidir. İki aslan tarafından korunurken, geri kalanı kralın adını koruyan çift taçla taçlandırılmış iki kanatlı yılan şeklindedir.

Tutankhamun’un mezar odasının girişinin önünde 2 heykel bulunmuştur. Eski Krallık döneminden itibaren, ölen kişinin mezarının kapısının her iki yanına, benzer bir pozda duran, elinde asa ve değnek tutan heykellerin olduğu birçok sahne tasvir edilmiştir. Ayrıca Ölüler Kitabındaki bazı sahneler de bu şekilde tasvir edilmiştir.
Heykeller çoğunlukla kralı ve Ka sını (ruhunu) temsil etmektedir.
Elinde asa tutan koyu renkli bir heykel var. Bu heykel, mühürlü mezar odasının girişinde duran ve omuzunda “Tutankhamun sonsuza dek yaşa, tıpkı Ra nın her gün yaşadığı gibi” yazılı keten bir kuşak taşır.
Heykelin siyah rengi, yıllık Nil taşkınlarının getirdiği verimli Mısır toprağını çağrıştırır ve dirilişi simgeler. Evet heykellerin malzemeleri: ahşap ve altındır. Boy uzunluğu 192 cm dir.

Giydiği Sandaletler:
Kamıştan yapılmış düz ayakkabılar veya papirüsten yapılmış sandaletler giyiyordu. Bu muhtemelen ayak bileğinden hafifçe kıvrılan ve topallayan sol ayağı için oldukça uygundu. Bu eşyalar arasında bir çift altın sandalet vardı. Bu altın ayakkabılar, birçok başka antik mezarda da bulunmuştur ve özellikle cenaze ve defin törenleri için yapıldığına inanılmaktadır. Ayakkabının tabanlarında, Nubiyalılar ve Libyalılar da dahil olmak üzere Mısır’ın 9 geleneksel düşmanı tasvir edilmiştir. Bu da tanrı-kral olarak onların ayaklarının altında olduğunu simgelemektedir.

Trompet-Boru:
Tutankhamun’un mezarında bulunan trompet boruları, Antik Mısır’dan günümüze ulaşan en eski üflemeli çalgılar arasında kabul edilmektedir. Mezarda 2 adet trompet bulunmuştur. Bunlar mezar odasında bitki saplarından oluşan bir demetin içinde bulunmuştur.
Biri gümüşten, diğeri bakır (veya bronz) dan yapılmıştır. Yaşları yaklaşık MÖ 14’ncü yüzyıla kadar gider.
58 cm uzunluğunda olan trompetin, en geniş kısmı olan çanının çapı 8.8 cm iken, borusunun çapı ağız kısmında 1.7 cm ile borunun çanla birleştiği noktada 2.6 cm dir. Trompet, dövme gümüşten yapılmış olup, çanın kenarında ince bir altın şerit süsleme olarak kullanılmış ve ağızlığı saf altından yapılmıştır.
Trompetin üzerindeki süslemeler, tanrılar Amun-Ra ve Ra-Horakt’nin Ptah’ın huzurunda tasvir edildiği oyma sahneler bulunur. Bir yüzünde ise, lotus çiçeği ve Kral Tutankhamun’un kartuşları vardır.
Büyük ihtimalle askeri amaçlıydı. Savaş çağrıları, törenler, kraliyet emirlerini duyurma gibi amaçları vardı. Mısır kabartmalarında boru çalan askerlerin tasvirleri de vardır.
1939 yılında Kahire’deki Mısır Müzesinde, BBC tarafından canlı yayında gümüş trompet çalındı. İlginç ve biraz ürkütücü detay, yayından kısa süre sonra trompet zarar gördü ve bazıları bunun firavunun lanetiyle ilişkilendirdi. Çıkardığı sesin sert ve güçlü olduğu ortaya konmuştur.

Savaş Arabaları:
Bu savaş arabaları, genç Firavunun mezarına gömülen 6 arabadan oluşmaktadır. Bir kısmı savaş ve avda, bir kısmı ise törenlerde kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Carter, özellikle savaş arabalarından ikisinden devlet arabası olarak bahseder. Bunların hiçbiri birbirine benzemeyecek şekilde tasarlanmıştır.
Tekerlekler, eski Krallık döneminden beri antik Mısır da biliniyordu. Ancak atlı savaş arabası, MÖ 1650 civarında, Batı Asya’dan gelen istilacı Hyksoslar tarafından tanıtılmıştır. Savaş arabası, Mısır’ı fetih etmelerinde önemli bir faktördü.

Resmi Törenlerde Kullanılan Savaş Arabası:
Çiçek motifleriyle süslenmiş ve altın ya da yarı değerli taşlarla kaplı olanlardan biri, askeri seferlerden ziyade kraliyet törenlerinde kullanılmış olabilir. Araba, Kralı, Afrika ve Asyalı düşmanlarına karşı zafer kazanan bir Sfenks olarak tasvir eden, zarif unsurlarla süslenmiştir. Tekerlekler akslara çivilenmiş ve daha fazla esneklik için deri kayışlarla kaplanmıştır.
Bir diğer araba, altın, bronz, ahşap ve kireçtaşından yapılmış at süslemelerine sahiptir. Mısır savaş arabaları, tipik olarak 2 at tarafından çekilir ve bir savaş arabası sürücüsü tarafından sürülürdü. Bu durum tapınak duvarlarındaki savaş sahnelerinde görülmektedir.
YATAKLAR VE GÖLGELİK:
Mezar odasında, en az 6 destekli yatak ve o dönem için tamamen alışılmadık olan, 4 bronz menteşeli katlanır bir yatak bulunmuştur. Ayrıca: av veya savaş yolculukları sırasında, savaş arabalarının arkasına yerleştirildiği ve onu güneşin sıcağından korunmak için tasarlanmış, lotus çiçeği şeklinde yaldızlı ahşap direklerden oluşan, katlanır bir gölgelik bulunmuştur.
Cenaze Yatakları:
Farklı tanrılar için, 3 ayrı ritüel yatağından oluşmaktadır. Ölen kralı ahiretteki ebedi istirahat yerine güvenli bir şekilde götürmek için tasarlanmışlardır. Bunlar: yaldızlı ahşaptan yapılmıştır.

1.Yatak. Su aygırı başlıklı:
Ammam ve Taweret ve su aygırı, dişleri fildişinden yapılmıştır. Yatağın kullanımı sırasında yüksekte kalmasını sağlamak için, kısa su aygırı başlı cenaze ayaklarının altında, 4 yatay çubuk bulunur.

Peruk takmış bir su aygırı başı, bir leoparın gövdesi ve bir timsahın kuyruğu ve pullardan oluşuyordu. Bu, suçlu ölülerin etini yiyen korkunç canavar ve dikenli çalılığı tasvir eden garip bir kombinasyon içeriyordu. Osiris’in mahkemesini bekleyen nihai yargıyı temsil ediyor.

2.Yatak.Vahşi bir dişi aslan başlıklı:
Tanrıça Sekhmet, dişi aslan içindir. Her iki yanında dişi aslan bulunan bu cenaze yatağı, altın yaldızlı sıva ile kaplı ahşap bir yataktır. Uzanmış iki dişi aslan görülür.
Bu dişi aslanlar tanrıça Mehet, Hathor, Sekmet ve İsis tanrıçalarıyla ilişkilendirilir. Lütufları kabul edildiğinde, Nil nehrinin taşmasını sağladıklarına inanılır. Dişi aslanların gözleri mavi cam macunu ile işlenmiş, göz kapakları ise siyaha boyanmıştır. Orta panel, kararlılık ve yaşam sembolleriyle süslenmiştir.

3.Yatak.Göksel İnek Hathor başlıklı:
Yatağın iki yanında inek bulunur. Büyük sel anlamına gelen gök ineği tanrıçası Mehet-Weret’i temsil eden yaratıktır. İneklerin her birinin başının üzerinde boynuzlar bulunur ve ortada güneş diski vardır. İneklerin gözleri: cam macunu ile işlenmiş, gövdeleri ise koyu kahverengi lekeler kaplıdır.

Yatağın ayaklarını oluşturan ineklerin bacakları, ahşap bir çerçeveye sabitlenmiştir. Yatağın yüzeyi, alçıyla kaplanmış liflerden yapılmıştır. Orta panel, altın varakla kaplanmış, istikrar ve yaşam olmak üzere iki sembolle süslenmiştir. Üzerindeki yıldızlar, Mısır’ın kara topraklarının sembolüdür ve üzerinde kral için duyduğu kederi simgeleyen siyah gözyaşları vardır.
Altın varakla kaplı yatak:
Bu yatak, Tutankhamun’un mezarında bulunan en sanatsal açıdan gelişmiş yatak olarak kabul edilir. Altın varakla kaplı abanoz bir çerçeveye sahiptir. Kenarı kafes şeklinde olup, ayakucu 3 bölüme ayrılmıştır. Orta bölüm: iki diyarın birliğinin sembolü olan Sema-Tawy ile süslenmiştir. Diğer iki bölüm, çiçek motifleri taşır. Altın varakta çizgiler bulunmaktadır. Bu çiziklerden, keşfeden kişi kralın bu yatağı hayat boyu kullandığı sonucuna varmıştır.

Baş Yastığı:
Baş yastıkları, eski Mısır’da ve bazı Afrika bölgelerinde hala uyuyan kişinin başını koruma ve sıcak yaz gecelerinde etrafında hava akışını sağlamak için kullanılıyordu. Eksra rahatlık için üzerine bir tür yastık konulurdu. Ölüler kitabındaki 166 büyü, ölen kişinin başının öbür dünyada korunmasını, ona saldırabilecek herhangi bir iblisi uzaklaştırarak doğrular. Bu baş yastığı şekil olarak katlanır bir sandalyeye benzer. Yastık tutucu, yeşil, koyu kırmızı ve siyah renkte boyanmış fildişi boncuklardan yapılmıştır.
Evet resimde görülen baş yastığı: bu fildişi baş yastığı, ortasında hava tanrısı Shu nun diz çökmüş halini ve kavisli baş yastığını destekleyen yukarı kaldırılmış kolları tasvir eden dar ve geniş bir tabana sahiptir. Ufkun koruyucularını temsil eden 2 aslan onu çevreler. Shu nun saç ve eteğinin detayları siyah renkte işlenmiş olup, Kral Tutankhamun un isimleri ve unvanları arka yüzüne kazınmıştır. Kral başını bu baş yastığına yasladığında, eski Mısır inancına göre Shu nun her sabah yeraltı dünyasından çıkardığı güneş diskini temsil ettiği görülür. Evet iki parça fildişinden yapılmıştır.

Her iki ucunda dış yüzey, neşe tanrısı Bes’in iki başıyla, iç yüzey ise lotus çiçekleriyle süslenmiştir. Bacaklar ördek başlarıyla sonlanır.

Hizmetlilerin Heykelleri:
Uşabti heykelleri, hizmetçi heykellerinin evrimleşmiş halidir ve sayıları yılın gün sayısına karşılık gelen 365 tir. Hepsi altından yapılmıştır.
Fildişi veya altından yapılmış, iris çiçeğini andıran, fırça şeklindeki zarif heykeller, ölen kişinin ahiretteki görevlerini yerine getirmesi için yapılırdı. Genellikle fayans, ahşap veya seramikten yapılırdı. Görevlerine ve Mısır takvimine göre, şu şekilde ayrılırlardı. Antik Mısır yılının günlerine karşılık gelen 365 işçi, her biri yılda bir gün çalışırdı. Ve her biri 10 gün veya 10 heykel üzerinde çalışan 36 reis. Ancak Tut un mezarında, her ay için 12 ek reis daha eklenmiş ve toplamda 413 olmuştur. Bu küçük heykeller çeşitli malzemelerden ve boyutlarda yapılırdı.

Asa:
Tutankhamun’un altın maskesinde elleri çapraz şekilde asayı ve kırbacı tuttuğu net şekilde görülebilir. Ayrıca mezarından çıkan gerçek asalar da burada müzede sergileniyor. Asa ucu kıvrık, çoban değneğine benzer. Firavunun koruyucu ve yönetici rolünü simgeler. Burada görülen asa: altın, lapis, turkuaz ve camdan yapılmıştır, bu asayı tutardı ve üzerinde şunlar yazılıydı. “Amun’un oğu ve Yükseldiğinde Aten gibi parlayan yüz” (Aten’in sembolü güneş diskidir) Altın yaldızlarla süslenmiş bir elbise, yanında kral Tutankhamun’a ait yaldızlı ahşap Heka asası.

Okçuluk Sopaları:
Tutankhamun’un mezarında, dış salondaki kutularda veya bitişik odanın zemininde çok sayıda okçuluk sopası bulundu. Ölen kralın ahirette kuşlarla temsil edilen kötü ruhları avladığına inanılıyordu. Okçuluk sopalarının çoğu ahşaptan yapılmış, oluklarla süslenmişti ve bazıları yaldızlıydı veya fayans karolarla kaplanmıştı. Uzunlukları genellikle 26 ile 64 cm arasında değişiyordu ve ağırlıkları 50 ile 260 gr arasındaydı.

İnek Başlığı:
Bu parça, antik Mısır’da Hathor veya kutsal inek figürünü temsil eder ve mezarında birlikte bulunmuştur. Tanrıların tahta heykelleri, kraliyet cenaze mobilyalarının bir parçasıdır.
Ahşap üzerine altın varak ve boyalarla yapılmıştır. Tek bir tahta bloktan oyulmuş ve bulunduğunda, boynuna atkı gibi sarılmış büyük bir keten parçasının içindeydi. Boynun alt kısmı siyaha boyanmışken, baş, kulaklar ve boynun üst kısmı altın varakla kaplanmıştır. Tahta boynuzlar bir kat bakır ve kalın bir kat siyah reçine ile kaplanmıştır.

ALTIN TAPINAK:
Altın tapınak, en önemli ve meşhur arkeolojik keşiflerden biridir. Bu tapınak Tutankhamun ve sevgili eşi arasındaki yakın ilişkinin sahnelerinin betimlendiği bir eserdir. Üstünde sonsuzluk sembolü tutan, Yukarı Mısır’ı simgeleyen bir kartalın yanı sıra, bunun isimlerini de içeren hiyeroglif bir yapıttır. Altın levhadan ve alçı kaplı ahşaptan yapılmıştır.

KANOPİK KAPLAR:
Tutankhamun’un kanopik kapları genellikle kralın yüzünü tasvir eden kapaklarla yapılmıştır. Kanopik kaparın saklandığı kanopik sandık içinde tutulan kavanozlar mezar ritüellerinde önemliydi.
Evet mumyalama işleminde, kişinin birçok organı çıkarılır ve kanopik kavanozlar adı verilen kaplara yerleştirilirdi. Bu kapların kapakları, genellikle koruyucu tanrılar olan Horus’un oğullarının başlarına göre şekillendirilmişti. Diğer birçok eski Mısır mezarı gibi, Kral Tutankhamun’un mezarında da 4 ayrı kavanoz içeren bir alabaster kanopik sandık bulunuyordu. Ancak firavun mezarında bunlar bir kanopik sunakta muhafaza ediliyordu.
Burada mermerden yapılmış kanopik kapta iç organları koruyan tanrılar “Qebehseni-ef, Duamute-ef, Amsety ve Hapi” bulunmaktadır. Hepsi de kral suretindedir.

KANOPİK SUNAK;
Mezar eşyaları arasında en görkemli olanıdır.
2 metre yüksekliğinde ve altınla kaplanmış olan sunakta, kraliyet eşyalarının bekçiliğini yapan tanrıça Neptün figürü yer almaktadır.
Sunağın dört tarafında koruyucu tanrıça figürleri bulunur. Bu figürler mezara konulurken kralın bedenini ve organlarını korumak için tasarlanmıştır.
Sunağın içinde alabaster kanopik sandık ve kavanozlar bulunur.
Osis ve Esis sembolleriyle süslenmiştir ve hiyeroglif metinlerle Tutankhamun’un iç organlarını kaybolmaktan korumaktadır. Üzerine kaymak taşı yapılmış, ahşaptır ve yaldızlıdır.

ÇAKAL ANUBİS;
Köpek ve kurt melezi olan ve mumyaları kazıp parçalayan tanrı Anubis’in ahşap bir heykelidir.
Eser ahşap üzerine, siyah boya ve altın yapraklarla süslenmiş olup gözleri kalkolit ve obsidiyen gibi malzemelerle detaylandırılmıştır.
Heykel başlangıçta bir taşıyıcı üzerine yerleştirilmişti ve mezarda hazinenin girişi civarında büyük bir ahşap sandık üstünde bulunmuştu. Sandığın üzerinde, mumyalama tanrısı ve nekropolün koruyucusu olan Anubis’in, kuyruğu sandığın arkasından aşağı sarkan bir çakal olarak tasvir edildiği, muhteşem siyah ve altın boyalı bir heykeli bulunmaktadır.
Sandık içten dört büyük bölmeye ayrılmıştır, bu bölmelerde bir zamanlar keten kumaşa sarılı ritüel nesneler ve mücevherler için daha büyük bir bölme bulunmaktaydı.
Evet mezarlığın koruyucusu ve mumyalamadan sorunlu olan ölülerin efendisidir. Tapınak iyi tanrı Osiris ve karısı İsis’in sembollerinin yanısıra kutsal hiyeroglif yazıları içeren koruyucu büyülerle süslenmiştir. Mısırlılar; kötülüğünden korunmak için ona taparlardı. Mumya bedenini mumyalayan ilk mumyacıydı ve Osiris tanrısıydı.

ELBİSE MANKENİ:
Tutankhamun un mezarında yüzlerce giysisi bulunmuştur. Bu giysileri dikmek için bu manken kullanılmıştır.
Mezarda anatomik olarak üst gövde şeklinde, kolları olmayan bir tahta manken olarak bulundu. Genellikle beyaz keten bir tunikle gösterilir ve hayati boyuttadır.
Evet Kral Tutankhamun’un bu ahşap büstü, eşsiz bir şekilde işlenmiştir. Sıvalanmış ve daha sonra boyanmış ahşaptan yapılmıştır. Sıva, kaplama olarak kullanılan alçı ve tutkal karışımıdır. Heykelin gövdesi sadece gövdeden oyulmuş olsa da kollar eksik olmasına rağmen, yüz detayları gerçekçi bir şekilde işlenmiş ve genç kralın üzerinde kobra bulunan bir taç taktığı tasvir edilmiştir.

MIZRAK TUTAN TUTANKHAMUN HEYKELİ:
Tutankhamun’un bir halka ve uzun bir mızrak kullanarak su aygırı yakalamak için çıktığı avda, papirüsten yapılmış bir tekne üzerindedir. Su aygırı insanlığın düşmanıdır. Kötü tanrıların set sembolüdür.
Heykel, altın varaklı ahşap olarak yapılmış olup firavunu küçük bir bot üzerinde mızrak/zıpkınla av yaparken gösterir.
Heykelde, Tutankhamun un Aşağı Mısır ın kırmızı tacını takmış halde, muhtemelen papirüs detaylarını sergilemek için yapılmış yeşil ve yaldızlı ahşaptan bir papirüs teknesinde ayakta dururken tasvir ediliyor. Burada Tutankhamun, İsis ve Osiris efsanesine göre, düşmanı Set e (su aygırı veya timsah olarak temsil ediliyor) mızrak fırlatmaya hazır, intikamcı oğlu Horus olarak gösteriliyor.
Heykelcik, muhtemelen Set bıçaklandıktan sonra onu zapt etmek için kullanılan kıvrımlı bir bronz zincir tutuyor. Heykelcik, keten kumaşa sarılı, siyah boyalı bir kutuda bulunmuştur.

ŞEFFAF LAMBA:
Dört ayaklı bir kaide üzerinde, çift sunu kabı şeklinde şeffaf bir alabaster lambadır. Bu lamba, daha büyük bir dış lahit ile mezar odasının bölme duvarı arasındaki geçitte bulunmuştur. Yeraltı dünyasının tanrısı Heh, kabın her iki yanında, bir demet papirüs üzerinde çömelmiş olarak tasvir edilmiştir. Lamba yakıldığında, dış yüzeyine boyanmış resimler şeffaf taşın içinde görülebilir. Bu sahnelerde kraliçe ayakta durarak, krala sonsuz sayıda yıl dileği Nil tanrısı Hapi yi tasvir olarak iki uzun palmiye yaprağı sunmaktadır.

HANÇERİ VE KINI:
Tutankhamun un mezarında 2 adet hançer bulunmuştur. Biri demir bıçaklı (şimdi meteorik demir olduğu biliniyor), diğeri ise altın bıçaklı ünlü hançerdir.
Altın hançer ve kını üzeri altın granülasyon, cam kakma ve zengin süslemelerle yapılmıştır.
Demir bıçaklı hançer, firavunun mumyasının sargıları içinde bulunmuştur. Hançerlerin kını, ön yüzeyinde tüy benzeri motiflerle, arka yüzünde ise palmiye yaprağı desenleriyle süslenmiştir. Önemi: % 97 demir ve % 3 nikelden oluşan bıçağında yatmaktadır. Bu bileşim bıçağın korunmasına ve hızla bozulmasının önlenmesine yardımcı olmuş, olağanüstü sertliğini göstermiştir. Bu uygulama, demirin silah yapımında yaygın kullanımının önünü açmıştır. Kabze: ince altın tanecikleri ve zarif cam kakmalarla süslenmiş olup, alt kısmında kaya kristali bir topuzla son bulmaktadır.

ASLAN ŞEKLİNDE PARFÜM ŞİŞESİ
Alışılmadık bir şekil ve tarzda yapılmıştır. Kapağı, ağzı açık ve fildişi dili dışarı çıkmış küçük bir aslanla süslenmiştir.
Evet bu eser Mısır alçıtaşından yapılmıştır. Kap, yükseltilmiş bir taht üzerinde duran taçlı bir aslan şeklindedir. Aslanın dişleri ve dili fildişinden yapılmış olup, muhtemelen altından yapılmış olan küpeleri ve pençeleri eksiktir. Carter, bulunduğu sırada kabın içinde hala parfümlü merhem izleri “kurumuş siyah yağlı bir madde” bulunduğunu belirtmiştir. Aslanın göğsündeki bir levhada Tutankhamun ve karısı Akhnesenamın un isimleri yazılıdır.
Taç şeklinde olan kabın kapağı, aslanın başına tacı sabitleyen keten şeritlerin kalıntılarıyla birlikte kabın yanındaki yerde bulunmuştur. Evet kabın uzunluğu 59.7 cm dir.

DEVEKUŞU TÜYLÜ YELPAZE:
Devekuşu tüyü yelpazeler, soylu sınıf ve kraliyet temsilcileri için prestij objeleri olarak kabul edilirdi ve bazen törenlerde ya da güneş gölgesi sağlamak için kullanılırdı.
Evet, mezar odasında böcekler tarafından zarar görmüş, kahverengi ve beyaz devekuşu tüylerinin kalıntılarıyla birlikte altın varakla kaplı ahşap bir yelpaze bulunmuştur. Kenarında tüylerinin takılı olduğu delikler görülebilir.
Yelpazenin baş ve sapındaki yazıtlar, yelpazeye iliştirilmiş olan devekuşu tüylerinin Heliopolis çölündeki kraliyet av gezilerinden nasıl getirildiğini anlatıyor. Bir tarafında Kral Tutankhamun, av köşeği eşliğinde arabasına binmiş, kaçak bir devekuşunu kovalarken ve oklarıyla vurmaya hazırlanırken tasvir edilmiştir. Diğer tarafta ise kral, av gezisinden dönerken önünde avı taşıyan iki adamla birlikte gösterilir.

LOTUS ÇİÇEĞİ ŞEKLİNDEKİ FİNCAN:
Açmış beyaz bir nilüfer çiçeği şeklinde bir kupa, bir kaide üzerinde durmaktadır.
Kupa, mavi nilüfer çiçekleri ve tomurcukları şeklinde iki kulpla süslenmiştir ve bu kulpların üzerinde, sonsuzluk ve ölümsüzlük tanrısı Heh in oturduğu bir sepet bulunmaktadır.
Bir elinde yaşamın sembolü olan ankh, diğer elinde ise yılların sembolü olan bir palmiye dalı tutmaktadır.
Alt ucu, yüz binin sembolü olan bir kurbağa ve sonsuzluğun sembolü olan Shen in üzerine oturmaktadır.
Kupa, kral için sonsuz yaşam dileğini simgelemektedir.
Kupanın kenarındaki yazıtta şu ifadeler yer almaktadır. “Ka n yaşasın ve milyonlarca yıl boyunca, yüzün kuzey rüzgarına dönük, gözlerin mutlulukla dolu olarak yaşa, ey Teb sevgilisi”
Kahire Büyük Mısır Müzesi Khufunun gemisi
KHUFU GEMİLERİ MÜZESİ
Burada 1954 yılında Giza daki Büyük Khufu piramidinin güney eteğinde, kireçtaşı blokların altındaki bir çukurda parçalara ayrılıp gömülmüş halde bulunan 42.34 m uzunluğundaki ahşap tekne görülmektedir.
Teknenin yeniden birleştirilmesi 19 yıl sürdü ve Ağustos 2021 de buraya taşındı.
Müze, Kral Khufu nun (Büyük Piramidin kurucusu) iki güneş teknesini sergilemeye adanmış ayrı bir salondur.
Bu tekneler, yaklaşık 4600 yıl öncesine tarihlenir.
Şimdiye kadar keşfedilen en eski ahşap teknelerdir.
Amaçları, muhtemelen kralı öbür dünyaya veya güneş tanrısı Ra ile yaptığı yolculuklarda taşımaktı.
Ağustos 2021 de eski Giza Güneş Teknesi Müzesinden buraya taşınmıştır.





































