Yunanistan Rodos adası

rodos.anıt.1
Yunanistan Rodos adası

Yunanistan Rodos adası; Adanın ana havaalanı var. İsmi: “Diagoras İnternational Aiprot”.

Paradisi şehrinin 14 km. güney batısındadır.

Adaya giderken, günü birlik bile gitseniz, vize isteniyor.

Yeşil pasaportu olanlardan dahi vize isteniyormuş.

Bu yüzden: yeşil pasaportu olanların bu konuyu konsolosluk ile konuşmalarında yarar var.

Bu arada: adada, Türk konsolosluğu var. Marmaris üzerinden gitmek isterseniz: özel bir şirkete ait ve yalnızca yaz aylarında çalışan katamaran ile yolculuk 50 dakika, feribot ile 2 saat sürüyor.

Yaz sezonunda, Marmaris’ten her gün hareket eden katamaran ve feribot bulmak mümkün. Kış aylarında ise; seferler haftada bir yapılıyormuş.

Yunanistan Rodos adası Genel Özellikleri

GENEL ÖZELLİKLERİ

Rodos: On iki adaların başkenti. İsminin anlamı: antik Yunancada “gül”. Sikkeleri üzerinde de, bu çiçek kullanılmış.

Adını bir “su perisinden” alan Rodos antik çağların en zengin şehirlerinden biriymiş. Bunun da nedeni gelen gemilerden vergi almayıp, sadece kumanya alma mecburiyeti getirmeleri olmuş. Roma ve Bizans döneminde çok önemli olmayan ada, 1309’da gelen St. John şövalyeleri zamanında altın çağını yaşamış.

Şövalyeler: surlarla çevirdikleri şehirde: saray ve hastane binaları yapmışlar. Bunlar: günümüze kadar sağlam gelebilen ve çok etkileyici yapılar. Takip eden tarihi süreçte: Venedik ve Osmanlılar dönemlerinde de ada mimari eserlerle donatılmış. Fatih Sultan Mehmet’in tahta geçen oğlu II. Beyazıt’tan kaçan Şehzade Cem Sultan; bu adada 12 yıl sürgün hayatı yaşadı.

Evet: tarihi şehre dışarıdan baktığınızda cami minareleri göğe doğru yükseliyor. Ancak: Adada bulunan Osmanlı eserleri; Avrupa Birliği baskısı ile yavaş da olsa restore ediliyor. Ancak, tamirat o kadar yavaş gidiyor ki, özellikle Yunanistan tarafından engelleniyor denilebilir.

Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen: Rodos Heykeli (Kolossos): MÖ. 280 yılında, Dorlar tarafından, Rodos liman girişinde inşa edilmiş. Rodos şehrinin: Tapınak Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş kalesi ve Orta Çağdan kalma mahallesi, UNESCO Dünya Mirası Listesindedir.

Adada:

ayrıca: Havaalanı ile Rodos şehri arasında kalan kesimde toplanmış, 4000 nüfusluk bir Türk azınlık bulunmaktadır. Lozan antlaşmasında: on iki ada, İtalyan toprakları olarak kabul edildiğinden; Rodos’tan mübadele yapılmamış ve Türk nüfus burada bırakılmıştır.

Evet: bu güzelim ada, Anadolu’nun hemen kıyısı dibindeki bu güzelim toprak parçası; 1947 yılında Türk diploması tarihine geçebilecek bir başarısızlık örneği sonucunda, 380 yıl Osmanlı da kalan ada, Yunanistan’a bırakıldı.

Neyse, devam edelim, evet, söylenenlere göre, bunların büyük çoğunluğu asimile edilmiş. Adada bu kadar yoğun Türk nüfusu bulunmasına rağmen, Rumlar, ancak bir camide namaz kılmalarına izin veriyorlar. Yani, tam bir asimilasyon politikası.

Bu arada: adada bulunduğunuz sürede, bence en dikkat etmeniz gereken konuların başında: hani paldır-kültür, yabancı bir diyarda olmanın verdiği rahatlıkla Türkçe konuşurken dikkat edin. Çünkü: adalıların büyük çoğunluğu (Türk olsun, Yunanlı olsun) Türkçe biliyor, anlıyor. O yüzden, konuşmalara dikkat.

Türkiye kıyılarına en yakın noktası (Bozburun Yarımadasından) :

18 km. uzaklıkta. Adanın şekli: mızrak ucuna benziyor. 80 km. uzunluk ve 38 km. genişlik ve toplam 1398 km. karelik bir alanı kapsar. Deniz sahili: 220 km. Attaviros dağı; 1215 metre yükseklikle, adanın en yüksek noktasıdır.

Sahiller: taş gibi katı. Ama: ada ekilebilir topraklara sahip. Burada: turunçgiller, şaraplık üzüm, sebzeler, zeytin ağaçları ve diğer mahsuller yetiştiriyormuş. Yine de: günümüzde, turizm, adanın birinci gelir kaynağıdır. Adanın iç kısımları ormanlık ve Türk çamı da denilen “Pinus brutia” ağaçları “Kızılçamlar” ile kaplı.

Rodos’a su gemilerle taşınıyor.

Yılda, 1.4 milyon turist alan Rodos’ta, suya, ton başına 3.5 Euro ödeniyormuş. Ancak, zeytincilik tarımını destekleyen Avrupa Birliği, adaya zeytinin kilosu başına 3.5 Euro ödüyormuş. Yunanistan’da, işsizlik % 9.8 iken, Rodos’ta işsizlik oranı sıfır.

Yerleşim: kuzey ucundaki Rodos dışında, en önemli yerleşim, güneydoğu sahilindeki Lindos’tur. Adada: 60 bini merkezde olmak üzere 120 bin kişi yaşıyor ama adaya senede iki milyona yakın turist geliyor.

rodos.şehir.1+
Yunanistan Rodos adası Nerede Yemek Yenir

NEREDE YEMEK YENİR

PALİA İSTARİA


Şehirde: güzel bir restoran önermem gerekirse: Palia İstaria (eski hikaye) olabilir. 1933 yılından bu yana: Mavrikos Lindos Meydanında hizmet veriyormuş. Son yıllarda: Adadaki en iyi restoran ödüllerinin çoğunun sahibi olmuşlar.

Şehrin kesinlikle en iyi restoranı. Et ve deniz ürünlerini bir arada bulabilirsiniz ve daha önce tatmadığınız muhteşem lezzetleri burada bulabilirsiniz. Sahibi Mihalis : Mesut Yılmaz’dan Mehmet Ali Birand’a çok sayıda konuğu ağırladıklarını anlatıyor.

NETELİ


Sahilde bulunan iyi bir taverna.

AFANTOU


Lindos yolunda. Geleneksel Yunan mutfağından, örnekler sunuluyor.

FOTİS


Tarihi surların içinde bulunuyor. Balık konusunda çok iyi.

ALEXİS


Sahibinin adını taşıyan bu restoren, tarihi şehrin merkezinde bulunuyor. Menüsünde: Yunan mutfağının sıra dışı yemeklerinden örnekler bulabilirsiniz.

DİNORİS


Arkeoloji müzesinin hemen karşısında. Adanın yine en iyi restoranlarından biri. Balıkları gerçekten çok güzel yapıyorlar. Restoranın müdürü: adada yaşayan Türklerden biri.

KONTİKİ


Mandraki Limanında bulunuyor. Yüzer restoran. Misafirlerini değişik bir ortamda ağırlıyor.

 

NE YENİR

Rodos mutfağı: Türk mutfağı ile büyük benzerlik taşıyor. “Musakka” en popüler yemek. Ama bizim musakka ile alakası yok. Mezeleri tavsiye edebilirim.

 

NEREDE KALINIR


Eğer gece kalmayı düşünürseniz, yeni şehrin Marmaris’e bakan doğu kesiminde çok sayıda otel bulabilirsiniz.

Rodos merkezin en iyisi: Grande Albergo delle Rose. İçinde casino da olan otel 1927 yılında açılmış. Churchill’den Onassis’e çok sayıda ünlünün kaldığı tesisin restoranı da çok başarılı. Mediterrenean, Grand Hotel, yeni restore edilen; Vasili Grand ve Amaryllis ise kalabileceğiniz otellerden.

rodos.plaj.ıxia
Yunanistan Rodos adası Plajlar

PLAJLAR

KALİTHAİ


Çok sayıda güzel plajın bulunduğu bir bölge. Bu plajlardaki: Jordan, Nicholas ve Tassos gibi sahil tavernaları sahiplerinin adlarını taşıyor.

TSAMBİKA


En güzel kumlu plajlar burada.

rodos.eli plajı.1
Yunanistan Rodos adası Elli

ELLİ


Rodos merkezde. Toplu taşım araçları ile ulaşmak mümkün. Gıda maddeleri, şemsiye ve şezlong bulunuyor. Oteller var. Adada: en çok ziyaret edilen plajlardan biri. Turistler ve yerliler tarafından tercih ediliyor.

İngiliz yaşar Lawrance Durrell, tarafından, Akdeniz’in en güzel plajı olarak nitelendirilmiş. Bu adam, kesin bizim plajlarınızı görmemiştir. Neyse, devam edelim: plajın arka planında oteller yükseliyor. Bu bölgede: Gazino ve Akvaryum var.

IXIA

Rodos merkezine 4 km. uzaklıktadır. Toplu taşım aracı ile gitmek mümkün. Gıda maddeleri, şemsiye ve şezlong bulabilirsiniz. Burada: rüzgar sörfü de yapmak mümkün. Burada: denizde dalga yok. Plaj: kum ve çakıl karışımı. Jet ski kiralamak mümkün. Plaj arkasındaki düzlük alanda: süpermarketler, büfeler, pastaneler ve lokantalar var.

FALİRAKİ PLAJI


Şehir merkezinden 12 km. uzakta. Burada çok sayıda bar var. Ama: buranın plajları da çok güzel. Faliraki plajı bölgesinde: “Anthony Queen plajı”na gelmeden önceki son kısım: çıplaklar plajı olarak kullanılıyor.

Rodos’un en ünlü sayfiye ve eğlence yeri “Faliraki”. Deniz kirli. Burada: kum yerine, siyah renkli volkanik çakıl taşlarından oluşan sahil var.

Güneş ışınlarıyla, ateş gibi olan volkanik çakıllar, vücudun çeşitli yerlerine konularak SPA tedavisi rolünü üstlenebiliyor. Kendinize bir taş masajı yapabilirsiniz. Daha sonra kafeler, lokantalar ve mağazaların bulunduğu Faliraki çarşısını gezin.

rodos.çok güzel bir resim.1
Yunanistan Rodos adası gezi planı-rotası

RODOS ADASI GEZİ PLANI-ROTASI

Evet: Marmaris’ten katamaran veya feribota binip, buraya doğru hareket ettiniz ve adaya yaklaştığınızda: uzaktan adanın silüetini göreceksiniz. Bu görüntünün en ilginç yanı ise: gökyüzüne doğru uzanmış cami minareleri.

Evet: diğer adalarda asla göremeyeceğiniz görüntü, burada karşınıza çıkınca şaşırmayın. Bu minareler: şehre, Osmanlının vurduğu mührün belgeleri. Bunlar: kale surları yanındaki Osmanlılardan kalan, iki caminin minaresi. Bunlarla birlikte: yel değirmenlerini göreceksiniz.

rodos.sahil görüntüsü.1
Yunanistan Rodos adası

Limana girdiğinizde: Mandraki bölgesine geliyorsunuz.

rodos.geyikheykelleri.1

Yunanistan Rodos adası Mandraki bölgesi

MANDRAKİ BÖLGESİ


Burası: antik limanın hemen girişidir. Yat limanında yani burada: kentin sembolü olmuş: iki sütun üzerinde; biri dişi ve diğeri erkek olmak üzere, iki bronz geyik heykeli var. Belki ilginizi çeker, niye geyik, başka bir obje değil?

Rodos adasında; yalnızca burada yaşayan ve buraya özel bir geyik türü var. Bunlara: “Rodos geyiği” deniyor. Özelliklerini sorarsanız, hayır özelliklerini bilmiyorum. Ama: bu sütunların üzerine adanın sembolü olarak konulacak kadar önemliler.

rodos.mandraki meydanı.geyik heykeli.
Yunanistan Rodos adası Mandraki Bölgesi

Yalnız: burada büyük bir özellik daha var. Bu geyik heykellerinin bulunduğu yerde: daha önce, dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen, Rodos Heykeli bulunuyormuş.

KOLOSSOS HEYKELİ

Evet, Rodos’un ilk sahipleri: Dorlar. Bunlar: Argos bölgesinden gelen denizci bir kavim. Güneş ilahı olan “Helios” tapıyorlar. MÖ.3’ncü yüzyılda: Makedonya kralı Demetrios ile yaptıkları bir savaşı kazanınca, ilahları “Hellios”a şükran borçlarını ödemek için, zafer anıtı olarak: Rodos Limanı girişine, Lindos’lu heykeltıraş “Khares” tarafından büyük bir heykel yaptırdılar.

MÖ.281-280 yılları arasında yapılan bu heykel: 33 metre yüksekliğinde ve tunç’tan idi. Elinde ise, bir meşale tutuyordu. Yani: günümüzde, Amerika-New York’da bulunan heykeli andırıyor.

Rodoslular yıllarca, bu heykelin kendilerini ve adayı koruduğuna inandılar. Bu nedenle, her yıl “Helicia” denilen şölenler düzenleyip: bu heykelin dibinde, dört atlı bir arabayı denize atarlardı. İnanışlarına göre: Hellios, böylece bir arabayla dünyayı dolaşarak insanları gözetirdi.

Rodos heykeli: yalnızca 50 yıl ayakta kalabildi. MÖ.223 yılındaki bir depremde yıkıldı. Bronz heykelin, 400 tonluk kalıntıları, Araplara satıldı. 9 bin deve yükü heykelden, Musevi bir işadamının para yaptırdığı söyleniyor.

rodos.kale surları.1
Yunanistan Rodos adası

Devam ettiğimizde: yol yakınlarında: “St. Nikolaos Fener Kulesi” ve üç eski “Yel Değirmeni” göreceksiniz. Ortaçağ bölümü: etkileyici duvarları ve çok sayıda anıtsal yapısı olan Mandraki’ye görkemli bir hava veriyor.

Bu bölgede, İtalyan işgalinde yapılan kamu binaları yoğun olarak yer alıyor. Bunlar: New Market, Başpiskopos Sarayı, Annunciation kilisesi, Merkezi Posta Ofisi, Çarşı, Tiyatro ve Hükümet Konağı.

Şehrin kuzey ucunda ve adanın en kuzey noktasında: Akvaryum (Deniz Biyoloji Enstitisü) var.

DENİZ AKVARYUMU

Adanın kuzeyindedir. 1934-1936 yılları arasında inşa edilmiş. 1937 yılında faaliyete başlamış. Bir akvaryum olarak faaliyet sürdürüyor. Bu müzede: bilimsel aletler, deniz canlı organizmaları, büyük balıklar ve deniz canavarları; post doldurma tekniğiyle hazırlanmış ve sergileniyor.

Tesisin bodrum katında ise: 75 tonluk açık su dolaşım sistemi ile: canlı olarak: resifler, deniz çiçekleri, ahtapotlar, istiridyeler, kaplumbağalar ve sayısız Akdeniz canlısı, doğal yaşam koşullarında barınıyorlar.

rodos.liman.1
Yunanistan Rodos adası

Evet gezinize devam ediyorsunuz.

Rodos şehri:

Eski ve yeni şehir olmak üzere iki bölüme ayrılıyor. Biz de gezimizi bu şekilde yapacağız. Yani: önce eski şehir ve sonra yeni şehri gezeceğiz. Birbiriyle alakası olmayan ama iç içe geçmiş iki şehir.

Limandan, şehir merkezine doğru ilerliyorsunuz. Yol üzerinde: sol yanınızda “Türk Mahallesi” kalacak. Buraya: Giritli Mahallesi de deniliyor. Küçük bir cami var. İsmi: Hamidiye Camisi. Bu: minareli ve güzel bir camidir. Bu mahalle: Girit’teki Rum katliamından kaçarak buraya yerleşen Türklerin oluşturduğu bir yerleşim birimidir.

rodos.genel.1
Yunanistan Rodos adası

Evet: limandan yürüyerek, yaklaşık 200 metre ilerliyorsunuz ve karşınızda, tarih meraklıları için tam bir cennet olarak sayılabilecek eski şehir çıkıyor. Burada: muhtemelen 3-4 saat kalabilirsiniz.

Tur programı yaparken, buna göre ayarlamanızda yarar var. Eski şehir: surlar içinde ve mükemmel bir tarihi dokuya sahip, masal gibi bir yer.

Her sokağına girip çıkmak, muhteşem bir keyif. Ama: buraya bir ortaçağ şehri deyince, sakın harap ve terk edilmiş bir yer göreceğinizi ummayın. Burası: Avrupa’nın en eski yerleşim mekanlarından biridir. Günümüzde: halen burada 5000-6000 kişi yaşıyormuş. Ayrıca: çalışma binaları var. 200 civarında sokak var. Bu sokaklarda: büyük üstatlar tarafından yapılan saraylar var.

rodos.giriş kapısı.surlar.1
Yunanistan Rodos adası

Buyurun: eski şehri gezelim. Evet, Rodos şehrindeki bu kale: UNESCO Dünya Mirası Listesinde bulunuyor. Tapınak Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş olan bu kale, surlarla çevrilmiş.

Birbirine köprülerle bağlı, iç içe sıralanmış surların aralarındaki hendekler: tarih boyunca kalenin korunmasını sağlamış.

Ancak; 1522 yılında, Osmanlı kuşatması sonucu: Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilen kaleye; Büyük Üstat Kapısından giriliyor. Şövalyeler yolu ve sarayın bulunduğu eski şehrin kuzeyi: Kale ya da Castello olarak isimlendirilmiş. Güneyi ise: Chora olarak biliniyor.

rodos.rodos kalesi.güzel resim.1
Yunanistan Rodos adası

Özgürlük kapısı yanında eski şehre girerseniz: Symni Meydanının yanında: MÖ.3’ncü yüzyıldan kalma: Afrodit Tapınağı kalıntılarını görebilirsiniz.

 

ESKİ ŞEHİR GEZİSİ

Tarihi şehre girdiğinizde: görmenizi önereceğim yerler: Arkeoloji Müzesi, Grand Masters Sarayı. Bunun dışında: tarihi şehirde, Türk dönemlerinden kalan eserler de var. Bunlar : Süleyman Camisi, Ağa Camisi ve İbrahim Paşa camisi.

Tarihi yerin, her bir yanı alışveriş merkezi. Büyüklü küçüklü her türlü hediyelik eşya satın alabilirsiniz. Yorulduğunuzda veya sıcaktan bunaldığınızda ise, nefes alabilecek adım başı; bahçe ve kafeler var. Buralarda içebileceğiniz: orijinal “Frappe” (soğuk nescafe) var.

Yürüyerek; Murat Reis Külliyesine geliyorsunuz. Bu külliyede: Cami, Kabristan, Murat Reis ve dört Kırım Hanının türbesi, bir İran Şah’ının türbesi ve pek çok Osmanlı paşasının kabirleri var. Burası: son Rodos Müftüsünün harabe halindeki evi ve çeşmesiyle birlikte, tam bir kültür hazinesidir.

 

rodos.süleymaniye medresesi.1
Yunanistan Rodos adası Murat Reis Külliyesi

MURAT REİS KÜLLİYESİ

Barbaros Hayrettin Paşa ve Preveze Deniz Zaferinde, Andre Dorya’yı yenen filonun amirallerinden, 1609 yılında, 103 yaşında ölen, Murat Reis’in türbesine varacaksınız.

Türbenin çevresinde: Osmanlı denizcilerinin mezarları bulunuyor. Murat Reis: o zamanlar, Hint Okyanusu Filolar Komutanı imiş. Türbenin bekçiliğini; bir Türk karı-koca yapıyor.

Kent içindeki: ilk Osmanlı eserlerinden olan Murat Reis Camisi, restore edilmiş ama Yunanlılar tarafından ibadete açılmasına izin verilmemiş, bunun sonucunda kullanılmayınca elbette yine bozulmalar oluyor.

Murat Reis külliyesinin çeşmesi ve dış duvarları: görüntü kirliliğine neden olmamak için boyanmış. Bu tamamen; Rumların bir göz boyama olayı. Külliyenin içi, yürekler parçalayıcı görüntüde. Mutlaka girin ve bu felaketi görün.

rodos.ağa camii.1
Yunanistan Rodos adası Murat Reis Külliyesi

Yürümeye devam ediyorsunuz. Kuzeye doğru yürüdüğünüzde: Kollaka denilen bir bölgeye geleceksiniz. Bu bölgede: Şövalyeler sokağı var.

Ayrıca: şu an bir müze olarak hizmet veren; Şövalyeler zamanında hastane olarak kullanılan bir bina ve Auvergne Şövalyeleri sarayı görülmeye değer.

rodos.şövalyeler yokuşu.1
Yunanistan Rodos adası Kollaka Bölgesi

KOLLAKA BÖLGESİ

ŞÖVALYELER SOKAĞI

Rodos’ta Tapınak Şövalyelerinin (St. John Şövalyelerinin) yaşadığı sokak. Sokağın adı “Chevaliers”. Adada eski ne varsa restore edilmiş. Bu sokaktaki binalar da restore edilmiş ve bazıları günümüzde kullanılıyor.

Rodos yıllar boyu, üç kültürün etkisinde kalmış. Aziz John Şövalyeleri, Osmanlılar ve İtalyanlar. Osmanlılardan kalma camiler de var. Bunlardan biri: “Süleyman Camisi”.

Sözde bakım için kapalı tutuluyor. Ama; buna inanmak elbette mümkün değil, bakım adı altında camileri kapalı tutuyorlarmış. Adadaki 4000 Türk nüfus için, tek bir cami ibadete açıkmış.

Üstte belirttiğim gibi: burada bir saray var. İsmi: Auvergne Sarayı. Şövalyelerden kalma: Büyük Efendi’nin yeri (bir nevi saray) İtalyanlar tarafından restore edilmiş. Babalarının hayrına değil tabii. İkinci Dünya Savaşı yıllarında: “Mussolini”ye yazlık saray olarak düşünmüşler. Gelip keyif çatsın diye. Ama “Mussolini”ye kısmet olmamış bu sarayda dinlenmek. Adaya adımını bile atamamış.

ARKEOLOJİ MÜZESİ

Merkezde bulunuyor. Bir zamanlar katedral olarak kullanılmış. 2.Dünya Savaşında ise Alman işgalinde eşyaları yağmalanan bir yer. Şimdiki haliyle müzeye dönüştürülmüş. Daha önceki tarihi süreçte ise: Rodos Şövalyelerinin hastanesi olarak kullanılmış. Yani: 1489 yıllarında yapıldığı düşünülüyor. Avluda: kuşatmalarda kente atılan, düzinelerce mancınık mermisinden bir kısmı sergileniyor. Ayrıca: sayısız yazıtlar, mezar stelleri ve dairesel sunak göreceksiniz.

rodos.arkeoloji müzesi.3
Yunanistan Rodos adası

Müze galerileri: birinci katta bulunuyor. İç avluya bakan küçük odalarda: vazolar, heykelcikler, mücevherler ve metal nesneler var. En ilginç galeri: Helenistik ve Roma dönemlerindeki klasik heykel koleksiyonunu içeren bölümdedir.

Burada özellikle: Helios mermer başı (MÖ.250-160) ve muhteşem bir örnek olarak; MÖ.100 yılı yapımı Afrodit heykeli görülmeye değer. İkinci avluda: yine heykeller sıralanmış

Şövalyeler sokağında, dar bir sokakta büyükçe bahçeli Cem sultanın kaldığı evi göreceksiniz

rodos.cem sultanın hapis tutulduğu zizim kalesi.1
Yunanistan Rodos adası Cem Sultan Evi

CEM SULTANIN EVİ

Fatih Sultan Mehmet, 1481 Mayısında öldüğünde, iki şehzadesi vardı. Büyüğü Amasya Valisi Beyazıt, küçüğü Konya valisi Cem. Padişahın beklenmedik ölümü karşısında paniğe kapılan sadrazam Karamani Mehmet Paşa, her iki şehzadeye de ulak gönderir.

İstanbul’a önce kim ulaşırsa, tahta o çıkacak, Fatihin koyduğu yasa uyarınca devletin bekası için, kardeşini katledecekti. Çünkü; en büyük şehzade Mustafa, yıllar önce, hamamda fenalaşıp ölmüş ya da öldürülmüştü.

Anadolu Beylerbeyi Sinan paşa, cem sultana gönderilen ulağı yakalatıp öldürttü. Böylece daha uzakta olmasına rağmen, Beyazıt, İstanbul’a gelerek tahta çıktı. Ne var ki, Cem ağabeyinin padişahlığını tanımadı. Onun, babaları Fatih şehzade iken, kendisini ise padişah olduktan sonra doğduğunu, dolayısıyla tahtın kendi hakkı olduğunu iddia ediyordu.

Cem, bir ordu toplayıp Bursa’ya geldi, adına hutbe okuttu. Beyazıt, kardeşinin üzerine yürüyüp, onun ordusunu Bursa yakınlarında Yenişehir’de bozguna uğratınca, Cem, kaçmak zorunda kaldı.

Önce, Memluk Sultanı Kayıtbaya sığındı, ondan yeterince güvence alamayınca, babası zamanında barış müzakerelerini sürdürdüğü için, yakından tanıdığı Sen-Jan şövalyeleri ile ilişkiye geçti ve onlardan sığınma isteğinde bulundu. Böylece 13 yıl sürecek ve 35 yaşında ölümle sonuçlanacak sürgün hayatı başlamış oldu.

HORA BÖLGESİ

Evet, eski şehir içinde: güneyde kalan bölgeye ise: Hora bölgesi deniliyor. Burada: “Socrates” caddesi, Türk çarşısı, Süleyman camisi görülmesi gereken yerler arasındadır. Hora bölgesi: aynı zamanda: eskiden bu yana, Yunan, Musevi ve Türk topluluklarının birlikte yaşadığı bir yer.

rodos.süleyman camii.1
Yunanistan Rodos adası Hora Bölgesi

Osmanlının Musevilerle birlikte yaşadığı eski evlerin yer aldığı bölgede, Süleyman camisi, Mustafa paşa camisi ve Osmanlı kütüphanesi gibi önemli yapılar bulunuyor.

Çok değerli kitapların bulunduğu kütüphanenin kapalı olduğunu görecek ve üzüleceksiniz. Ahmet Hafız Kütüphanesi, 1793 yılında yaptırılmış. Namık Kemal; sürgün edildiğinde bir süre burada bulunmuş.

Osmanlı çarşısında ise “Osmanlı kahvesi” denen yerde; kahve içerek yorgunluk atabilirsiniz. Burası bir karı koca Türk tarafından işletiliyor. Çarşıdaki bu 150 yıllık kahveye mutlaka uğrayın.

rodos.tersane çeşmesi.1
Yunanistan Rodos adası Hoa Bölgesi

Daha sonra: “Hipokrates”in; çevresinde hastalarını tedavi ettiği: Çinili Çeşme’yi ve bunun çevresinde sıcaktan bunalan güvercinleri göreceksiniz. Musevi mahallesinde: bir “Sinegog” var. 2’nci Dünya Savaşında: Almanların işgalinde; Rodoslu Museviler, Türk olduklarını söyleyerek, katliamdan kurtulmuşlar. Meydanda Musevilerin katliam anıtını göreceksiniz.

rodos.kale içi çarşısı.1
Yunanistan Rodos adası Hora Bölgesi

Daha sonra, Rodos çarşısında dolaşın. Çarşıda: turistik mağazalar, eğlence mekanları, kafeler, okullar ve evler var.

Mağazalarda: sıra sıra kuyumcular, deri dükkanları bulunuyor. Turistlere hitap eden bir yer. Kışın, burada ölüm sessizliği hakim oluyormuş. İç içe küçücük dükkanlar ile dolu olan şirin bir yer. Buraya arabalar giremiyor.

Çünkü: yollar çok dar. Ulaşım yaya ve turistler için eşeklerle sağlanıyor. Bir anlamda, kurulduğu ilk günlerdeki gibi. Sokakların tabanı; çakıl taşları ile döşenmiş. Arada: kendi ürettiği ürünleri satan köylüleri de görebilirsiniz.

YENİ ŞEHİR

Evet. Eski Şehirdeki gezi bitti. Şimdi: Yeni Şehir bölgesini gezeceksiniz. Adanın Türk hakimiyetine geçtiği, 1522 yılından sonra, eski surların dışına taşmaya başlayan yerleşim: Mandrasi adı verilen yeni şehri oluşturdu.

Yeni şehir: Antalya kıvamında, modern eğlence yerleriyle dolu bir yer. Gece eğlencesinin odak noktası olan tavernalar da yeni şehirdedir

Taksiler çok ucuz. Neredeyse Marmaris’e göre yarı yarıya. Taksiciler birkaç yolcuyu aynı güzergaha gitmekte olan da alabiliyor. Bir nevi taksi dolmuş. Taksiye binmek için durağa kadar gitmeye gerek yok. Yoldan yolcu alınıyor.

Yeni şehirde, yeni pazar kenarına sıralanmış kafeler, hemen karşısında Mandraki Limanı ve limanın mendireği üzerindeki üç rüzgar değirmeni, Eski şehir içindeki Grand Master Sarayının yeni şehir tarafındaki bahçesi, ilginizi çekecektir. Ayrıca: adanın bu bölgesinde: Oniki Adalar İdare Binası, Kutlu Haber Kilisesi, Ag. Stefanos’daki Akropolis, Rodini Parkı ve Deniz Müzesi, mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

rodos.rodini park.
Yunanistan Rodos adası Rodini Park

RODİNİ PARK

Muhtemelen dünyanın ilk çevre düzenlemesi yapılan parkı. İlk düzenleme, Romalılar zamanında yapılmış ve bu döneme ait bir su kemeri bulunuyor. Burada: özellikle serbestçe dolaşan tavus kuşları, ilginizi çekecektir.

Günün en sıcak saatlerinde, güzel bir hava almak isterseniz, burayı tercih edebilirsiniz. Çünkü, burası serin. Yaklaşık 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde: kayaya kazılmış bir mezar bloku var. Helenistik döneme ait mezar blokları bulunuyor.

ÇARŞI

Yeni çarşı: yerli halka hitap eder. Yerli halk: hep burada takılır, alışverişlerini buradan yapar, burada yer, gezer. Kışın: en hareketli yer yeni çarşıdır. Yeni şehirde: lüks markalar bulmanız mümkün. Örneğin: Türkiye’de Zara’da 300 TL. etiketi olan bir kabanı, burada 30 Euro’ya bulabilirsiniz. Ayrıca: çok ucuz parfümlerde satılıyor.

Sahilde: karton külah içinde zeytin satanları göreceksiniz. Ayrıca: midyedolmacı ve mısırcılar da var.

DOĞU SAHİLİ

LİNDOS

Rodos şehir merkezine: 47 km. uzaklıktadır. Yol: muhtemelen 40 dakika sürüyor. Rodos liman merkezinden kalkan otobüsler ile, yarım saat içinde buraya ulaşılıyor. Yol boyunca: önce İtalyan Mahallesinden geçiyorsunuz. Daha sonra: sıralanmış, pek çok küçük sahil beldelerindeki yolcuların iniş-binişleri ile otobüste zevkli bir yolculuk geçiriliyor. Bu yolda: evler, tavernalar, lokantalar, dükkanlar, kalenin yamaçlarına kadar yan yana dizili.

rodos.lindos.2
Yunanistan Rodos adası Lindos

Sonunda: Rodos’un inci gibi kumsallarıyla ünlü “Lindos” şehrine varacaksınız. Burası: “Dor” lar tarafından kurulan antik şehrin kalıntıları üzerine kurulmuş bir yer. Adanın ikinci büyük ve önemli merkezi.

Dünyadaki cennet olarak tanımlanabilir bir yer. Şirin pansiyonları var. Şehrin içinde kalıp, gündüz muhteşem turkuaz denizin tadını çıkarabilirsiniz. Beyaz evlerin yaşattığı görsel şölenin tadını çıkarabilirsiniz. Köy evleri:15-18’nci yüzyıllar arasında, zengin kaptanlar için inşa edilmiş. Balkon ve pencere demirleri: kahverengi boyanmış.

Eşeklerle kaleye tırmanabilirsiniz. İtalyan turistlerin yoğunluğu nedeniyle, buraya küçük İtalya deniliyor. St. Paul adlı bir kilisenin bulunduğu ve minicik cennetim si koyunu sakın geçmeyin.

Evet: merkezde bir çarşı var. Çarşı dışında: merkezde görebileceğiniz yerler: Meryemana (Panagion) kilisesi ve Agios Pavlos Şapeli.

rodos.lindos.3.çarşı resmi
Yunanistan Rodos adası Çarşı

ÇARŞI

Daracık, birbirine bitişik, bembeyaz ve yerleri mozaiklerle süslü, bir sürü dükkan var. Restoran ve kefeleriyle turistlerden en çok ilgi gören yerlerin başında geliyor. Yalnız: size burada bir şey hatırlatmak istiyorum, Lindos merkezden aldığınız her şeyi, Rodos merkezinde daha ucuza görüp bulabilirsiniz. Burası daha çok turistlere yönelik bir yer olduğundan, fiyatlar yüksek.

Lindos merkezinde: bir Türk mezarlığı var. Ancak: gözleriniz bir kitabe ya da levha aramasın, çünkü yok. Bence, yakın gelecekte, çaktırmadan burayı ortadan kaldırırlar. Umarım konsolosluk yetkilileri bunu takip ederler.

Çarşı merkezinde:

Diğer adalardaki gibi, yüksekte bir kale var. Akropol Tepesinin sarp uçurumunun altında: Lindos kurulmuş. İsa’nın havarilerinden, St. Paul: Rodos adasına geldiğinde: buraya gelmiş ve şehrin diğer tarafındaki küçük limanın bulunduğu yerde, bir süre yaşamış. Buraya: bugün: Agios Pavlos deniliyor.

Çarşı ve merkezi gezdikten sonra, bu kaleye: eşeklere binerek çıkabilirsiniz. Yürümeyi tercih edenlere, tırmanılan bu geniş merdivenlerde köylü kadınlarının el dokuma sergileri eşlik ediyor. Buralara bakarak soluklanabilirsiniz.

Evet: tepeye yani kaleye mutlaka çıkın. Kalenin bulunduğu tepeye: Akropol tepesi deniliyor. Burada: muhteşem bir manzara ve Athena Tapınağı, Akropol (mezarlık) ve Rodos şövalyeleri tarafından yapılan binalar göreceksiniz.

ATHENA TAPINAĞI


Kalıntıları gezebilirsiniz.

rodos.lindos.akropol.1
Yunanistan Rodos adası Akropol

AKROPOL

Antik akropol: kale içinde yapılmış. Ana kapının yanında: Knights Lodge kalıntıları ve St.John Bizans Kilisesi var. Dor Stoası: Bir kaya oyularak MÖ.5’nci yüzyılda yapılmış. Antik Akrepolün yamacında, bir tiyatro kalıntıları var. Orada, antik eserlerin yanında, adanın bu bölümünün tüm güzellikleri görülüyor.

 

LİNDOS KOYU VE PLAJI

Denize girmek için ideal bir yer. Bizim: Fethiye-Ölüdeniz’i andıran bir koy. Deniz çok temiz. Fakat: sığ.

Buranın plajında denize girebilirsiniz. Yokuş aşağı, yaklaşık 10 dakikalık bir yürüyüşle, plaja varırsınız.

Lindos plajı denizi, bir havuz gibi. Ateş gibi yanan kumların üzerinden kendinizi denize atabilirsiniz.

Ayaklarınızın altında balıkların yüzdüğünü göreceksiniz.

Tek olumsuz yanı, bu plajın çok kalabalık olması. Turistlerin en çok tercih ettikleri plajların başında geliyor.

Evet, son olarak Lindos bölgesinde, bu şehre yakın uzaklıktaki köylerden söz etmek istiyorum.

KALİTHEA

Buraya 11 km. uzaklıkta. Renkli bir çam ormanı çevresinde yerleşmiş bir köy.

AFONDOU

Rodos merkezine 26 km. uzaklıkta. Lindos merkeze ise 21 km. uzaklıkta. Eski bir Rodos köyü. İlginç kilisesi ve golf alanı ile öne çıkıyor. Burası: korsanlardan korunmak için kurulmuş bir yer. Bu yüzden: kıyıdan içerdedir. Çünkü: bu köyün denizden görülmesi mümkün değil. Zaten köyün isminin Yunanca anlamı: görünmez demek. Rodos adası üzerindeki eski köylerin en büyüğü.

Meyve ve zeytin ağaçları bolca var. Bu köyün: aynı zamanda: halıları ünlüdür. Yaklaşık 7500 kişilik nüfus var. Köydeki: mağaza ve dükkanlarda her şeyi bulabilmek mümkün.
Köyün plajı var. Yaklaşık 3 km. uzaklıkta. Su muhteşem, kristal berraklığındadır. Merkezde, bir kilise var. Bu Katolik kilisesinin duvar resimleri:17’nci yüzyıldan kalma. Ağustos ayında, bu kilisede büyük bir kutlama/bayram yapılıyor. Son özellik: golf yeri olan “Afandou Golf’ köye çok yakın.

ARHANGELOS

Buraya 29 km. uzaklıkta. Güzel geleneksel evleri, seramik ve halı atölyeleri ile dikkati çekiyor.

HERAKİ

Şirin bir balıkçı köyü. Muhteşem sahillerinin başında: Vlicha Bay geliyor.

Rodos Adasında, gezip görebileceğiniz diğer yerler:

FALİRAKİ

Rodos’ta denize girmek için iyi bir seçenek. Lindos’a 14 km. uzaklıkta. Nefis bir plajı var. Burası: Rodos’un en ünlü sayfiye ve eğlence bölgesidir. Burası: Avrupa’nın en büyük su parklarından olan “Water Park” ı barındırıyor. Burada: oldukça eğlenceli zaman geçirebilirsiniz.

ARÇANGELOS

Burası: birçok Yunan köy geleneklerine sadık bir yerdir. Aracınızı bırakın ve yan dar sokaklarda yürüyüş yapın. Ekmeğin hala eski ahşap fırınlarda pişirildiğini göreceksiniz. Geleneksel törenlere rastlayabilirsiniz. Nüfus:6000 civarında. Köyün merkezinde: 1845 yılından kalma bir kilise var.

Geleneksel evler, canlı renklerde boyanmış ve kemerler ve duvarları ise; Lindos seramik plakaları ile kaplanmış. Meydandaki kilisenin çevresindeki dar sokaklar, çok güzel. Burada zamanınız varsa: plaja inen yolda, 3 km. uzaklıkta bir mağara var. Kaumellos mağarası. Burada: olağanüstü sarkıt ve dikitler varmış. Görülemeye değer olsa da, zamanınız varsa, gitmeyi tercih edebilirsiniz.

KOSKİNU

Rodos merkezine 7 km. uzaklıkta. Lindos’a ise: 10 km. uzaklıkta. Bu köyün evlerinin kapıları ünlüdür. Bu kapılar: canlı renklerle boyanmış (kırmızı, turkuaz, mavi ve sarı) ahşap veya ahşap oyma. Bu köye giderseniz, park alanında aracınızı bırakın ve dar sokaklarda yürüyün. Bu köyün güzel kapılarını görmek isterseniz: yürümeye devam edin ve köyün Geleneksel Evini bulun.

Burası: seramik tabaklar ve dokuma kumaşlar ile dekore edilmiş. Evet, köyün en yakın plajı: Reni. Köye: 2.5 km. uzaklıkta. Burada: oteller ve kiralık odalar var. Bu köyde: geleneksel bir tatlı olan “melekouni” çok meşhur. Bu köyün ev kadınları tarafından yapılıyor. Mary pastanesinde; bu tatlıdan bulabilirsiniz, mutlaka deneyin.

EMBONA

Rodos merkezine, 52 km. uzaklıktadır. Göze hoş gelen bir mimari özellik yok. Ancak: canlı atmosfer ve iyi yemekler söz konusu burada. Bu köyün her yerinde: lezzetli et yemekleri bulabileceğiniz tavernalar var.

Ayrıca: Rodos adasının en güzel üzümü, burada üretiliyor. Hasat zamanı: sokaklarda, sepet ve avlularda, üzümler, nemlendirilmek üzere yerlere yayılıyor. Ayrıca: burada geleneksel şarap üretilen, üç şarap imalathanesi de var. Köyde: bir de Halk Müzesi var. Yüksek sezonda: geleneksel kıyafetler giymiş bir dans gurubuna rastlayabilirsiniz.

PARADİSİ

Rodos merkeze 14 km. uzaklıktadır. Adanın batı kıyısında. Uluslar arası hava alanının hemen dışında. Evler; modern olanlar kadar, geleneksel ağırlıklı. Canlı köy meydanında: kafeterya, barlar ve restoranlar var. Köyün adı olan “Paradise” nereden geliyor?

Araplar tarafından adaya getirilen egzotik çiçeklerden oluşan mükemmel bir cennet bahçesi var. Bu bahçe: İtalyan işgali sırasında da, güzelliğini korumuş ve günümüze kadar gelmiş.

Rodos merkezden çıkan ana yolda, güneye doğru ilerlerseniz, köye varırsınız. Ancak: yol çok dar ve dikkatli olmanız gerek. Bu köyün fırın ve fırıncıları ünlüdür.

Yol üzerinde: cadde ve sokaklarda yürürken, bunlara veya bunların ürünlerine rastlayabilirsiniz. Köyün plajı: çakıllıdır. Su sporları tesisleri ve büfeler var.

TİRANTA

Körfezin kenarındadır. “İalyssos” antik Dor kasabasının üzerine inşa edilmiş bir köy. Bu nedenle: köyün ismine aynı zamanda: “Ialyssos” da deniliyor. Bölgede bulunan çok sayıdaki plaj ve otelden: bu köye ulaşmak mümkündür. Bu plajlarda, aynı zamanda Caretta Kulubü var.

doros.iassos.1
Yunanistan Rodos adası İassos antik kenti

İASSOS ANTİK KENTİ

Adanın kuzeyindedir. Burada: Minos uygarlığı yerleşim kalıntıları var. Ayrıca: tepelerde, MÖ.1700-1400 yıllarından kalma mezarlarda var. Arkeolojik olarak mevcut yapılar şunlar: Athena Tapınağı: Dorlar zamanından kalma. Cellası içinde, kült heykelin temeli duruyor. Kayanın batı tarafında: adak veya kült amaçlı olarak kullanılan deposituarlar var.

Dor Çeşmesi/Evi: Üst kayadan su getirilmesi için, iki tünel yapılmış. Sarnıcın çevresinde, aslan kafalı taş paneller var. İçinde ise: Dor sütunu olan çeşme bulunuyor.

Çeşmenin korunması için, sütun üzerine bir kutsal yazı oyularak yazılmış. Bizans Surları: Tepenin doğu tarafında bulunuyor. Şövalyeler tarafından yer yer tamir edilmiş.

Buradaki arkeolojik kazılar: İtalyan Okulu tarafından, 1914 yıllarındaki işgal sırasında yapılmış. Özellikle: Athena Tapınağı kazılmış. Dor çeşme ve evi ise restore edilmiş.

rodos.kelebekler vadisi.1
Yunanistan Rodos adası Kelebekler Vadisi

KELEBEKLER VADİSİ

Rodos merkeze 27 km. uzaklıktadır. Adada ziyaret edilecek en güzel yerlerden biridir. “Filerimos” tepesinin en üst bölgesindeki antik “Lalisso” bölgesinin yanındaki “Trianda” koyundadır. Buralara giderseniz: Filerimos tepesindeki: aynı isimli manastırı ve antik akropol içindeki Athena ve Zeus tapınaklarının kalıntılarını da görün, yan yanalar

Evet, kelebekler vadisi, bu adada en ilgi çekici yerlerden biridir. Ağustos aylarında: Panaxia cinsi binlerce kelebek buraya gelerek vadiyi doldurur. Yağmurlu dönemde: Akdeniz çalılığının içindeki yeşilliklerle beslenirler. Sürekli yüksek nem alanlarına doğru hareket ederler ve sonunda bu vadiye ulaşırlar.

Ancak: bu vadideki kelebekler, son yıllarda sürekli azalıyormuş. Çünkü: ziyaretçilerden olumsuz etkileniyorlarmış. Çünkü: ziyaretçilerden etkilendiklerinde sürekli uçmak zorunda kalıyorlarmış ve bu onların enerjilerini tüketiyormuş. Ziyaretçilerin onları herhangi bir şekilde rahatsız etmemeleri isteniyor.

SEVEN SPRİNGS (EPTA)

Burası bir tabiat parkı. “Kolymbia” kıyılarının sağ tarafındaki yoldan gidiliyor. Serin bir vaha, çam ve çınar ağaçları ve kristal berraklığında suları var.

Rodos merkezine 30 km. uzaklıkta. Yüksek yaz sıcaklığında bile, yeşillikler içinde gerçek bir vaha. Sular, tüm yıl boyunca, küçük bir göle dökülüyor. Bu göl: bir baraj gölü gibi inşa edilmiş. Burası: orman içinde yürüyüş için çok uygun bir yer.

Evet: Rodos adasında; kalma zamanınıza göre, yazıda belirtilen yerleri inceleyerek, kendinize güzel bir gezi planı yapabilirsiniz. Bu adada: gerek tarih ve gerekse doğa, deniz, güneş ve kumsalları ile güzel bir tatil yapmanıza imkan verecek düzeyde.

Yunan adalarının genel özellikleri hakkındaki yazım için.

Yunanistan Limnos adası

genel.mirina iskelesi.1
Yunanistan Limnos adası

Bu adaya, Ayvalık-Midilli üzerinden gidebilirsiniz. Ayvalık’tan Midilli adasına ulaşım mümkün. Midilli adası ile, Limnos arasında yine feribotlar ile ulaşım sağlanıyor.

genel.mirina plajı ve barlar sokağı.1
Yunanistan Limnos adası

GENEL

Limnos: Çanakkale boğazına en yakın ve bu nedenle de boğazdaki aktivitelere karşı tetikte olan Yunan ordusunun hakim olduğu bir adadır. Dönemlerinin hakim ulusları için, uzun zaman askeri bir karakol olmuş ve I. Dünya Savaşı’nın Gelibolu seferinde, İngiliz birliklerinin önemli menzil noktası rolü oynamıştır. Bu işgalci askerlerin 900’nun mezarı, kaderleri için yola çıktıkları yerde, limanın yanındaki “Moudros”ta bulunmaktadır. Buraya: Mondros limanı denilmektedir.

Mitolojiye göre: Limnos: ateş ve volkan tanrısı Hephaistos’un barınağı ve laboratuvarıdır. Zeus ile karısı Hera, bir gün kavga edince, Zeus karısı Hera’yı cezalandırmak için oğlu Hephaistos’u, Limnos’a sürgüne gönderir. Hephaistos sürgüne yollandıktan sonra, laboratuvarını Lemnos’a inşa ederek, adada yaşayanlara sanatını öğretir.

Homeros: Lemnosluların, Truva savaşı sırasında Anadolu’yu temsil eden Truvalılara karşı Akhalar ile birlikte hareket ettiklerini ifade eder. Savaşta vurulan Akha komutanı Philoctetes; Limnoslular tarafından tedavi edilip konuk edilmiş ve Philoctetes adaya yerleşip 12 yıl boyunca kalmıştır. İlginçtir ki, yüzyıllar sonra 1915 Çanakkale deniz savaşlarında, Limnos yine Anadolu’ya karşı müttefiklerle birlikte hareket etmiştir. Moundro (Mondros) limanı: İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin üssü olmuş ve Çanakkale Boğazını geçmeye çalışıp batırılan tüm gemiler ikmallerini Limnos adasından yaparak hareket etmişlerdir.

GÜNÜMÜZDE LİMNOS ADASI

Bugün, adanın nüfusunun çoğunluğu: 1922-1923 yıllarında yapılan mübadele ile Anadolu’dan gelen ve özellikle Çeşme, Alaçatı, Reisdere, İzmir, Foça gibi yerlerden göç etmiş Rumlar oluşturuyor.

Kuvvetli rüzgarları, adayı bir su sporları severleri cennetine dönüştürüyor. Ürünleri ise, özelikle: Limnos’un moschato şarabı, balı ve kalathaki denen lezzetli peyniri.

genel.3
Yunanistan Limnos adası

Baş şehir: Mirina, güzel bir koyun arkasında uzanıyor.

Karakteristik mavi ahşap balkonlu kırmızı tuğladan yapılmış kaptan evleri, parke taşlardan döşenmiş yolları, Venedik kalesi ve önemli bir arkeolojik müzeye sahip Mirina, 6000 kişilik nüfusu ile, adanın en önemli şehridir. Küçük taş evler, kasaba merkezinde toplanmış, güzel Osmanlı evleri ise kasabanın kuzey ucunda sıralanmıştır.

genel.mirina müzesi.1
Yunanistan Limnos adası

Küçük arkeoloji müzesi var. Burada: tarihi 2500 yıl öncesine dayanan: Myrina, Hyphestia, Kaviriove Poliochni gibi önemli arkeolojik yerleşim yerlerinde yapılan kazılarda çıkan buluntular, iyi bir düzenleme ile sergilenmiş. Burada ayrıca: 2006 yılında kurulmuş, Denizcilik Geleneği ve Sünger Avcılığı Müzesi de bulunuyor.

Marmara denizinde bulunan küçük Ekinlik adasından göç edenlerin anıları ve denizcilik geleneklerini korumak üzere kurulmuş bir müze. Koutali (ekinlik) göçmenleri, 1926 yılında Limnos’ta Nea Koutali’yi kurup, sünger avcılığı ve balıkçılıkla uğraşmaya başlamışlar. 1980’lerde sünger avcılığı sektörünün gerilemesiyle, bu asırlarca sürmüş gelenek sonunda terk edilmiş.

Müzeden sonra: Mirina şehrini yürüyerek gezebilirsiniz. Çok hareketli bir şehir. Turizmden önemli derecede pay aldığı belli. Çarşısındaki alışveriş hareketliliğine baktığınızda, kendinizi bir an için İzmir-Kemeraltı çarşısında sanabilirsiniz. İnsanların; yüzleri, giysileri ve hatta ellerindeki tespihleri, bizlere çok benziyor.

genel.5.balık restoran
Yunanistan Limnos adası

Limnosluların “Limani” dedikleri Mirina iskele ve balıkçı barınağının bulunduğu yer, şehrin tam merkezi.

Tavernalar, balık restoranları burada. Adada, rakı ve şarap çok seviliyor. Yunanlılar, rakıyı öğle saatlerinde de içiyorlar. Mezeleri de, domates, peynir, piyaz, kalamar ya da ahtapot salatası gibi şeyler. To Limanaki, Mirina’nın en güzel balık restoranlarından biri.

Burada: Akdeniz ve Yunan mutfağının balık ve deniz ürünlerine dayalı yemekleri, mezeleri ve Limnos’un aroma kokulu üzümlerinden yapılmış ve içine çam reçinesi atılmış “Retsina Şarabı”nın tadına bakmanızı öneririm.

Bu arada: Mirina da denize girmek isterseniz, buranın güzel bir plajı var. Agias Georgios’ta. Bu arada: bu şehirde, diğer adalarda olduğu gibi, saat: 13.00-17.00 arasında sokaklarda kimsecik göremezsiniz, çünkü “Siesta” dedikleri dinlenme zamanında uyuyorlar.

Burada bir de kale var. Venediklilerden kalma ve şehrin simgesi olmuş Mirina kalesi. Sokak aralarından kaleye doğru çıkabilirsiniz. Sokaklarda yürürken, balkonda oturan insanlarla selamlaşabilirsiniz. Kaleye vardığınızda ise, yükseklik nedeniyle şehrin fotoğraflarını çekebilirsiniz.

Mirina’nın güney ve kuzeyindeki kıyı şeridi, güzel kumsallara sahip. Burada, bir de küçük “Akti Myrina” tatil beldesi var. Ne yazık ki, kötü yollar ve sınırlı toplu taşıma olanakları, adanın diğer bölümlerine ulaşımı engelliyor.

genel.2
Yunanistan Limnos adası

Evet: Mirina’dan gezmek için yola çıktığınızda (araç kiralayabilirsiniz) : ilk olarak eskiden Lera adında bir Türk köyü olan ve mübadeleden sonra İzmir-Reisdere köyünde yaşayan Rumların yerleştirildiği, günümüzdeki adıyla Agias Dimitrios köyü var.
genel.4.mitoloji resim.

Daha sonra: Manolis tarihi yerleşim yeri karşınıza çıkacak. Burada: Yunan Mitolojisinde, adından çift kapılı mağara olarak söz edilen ve dar bir geçitten geçerek girilen bir mağara var.

Yola devam ettiğinizde: adanın en önemli ve en eski arkeolojik yerleşim yeri olan Poliochni antik kentine ulaşıyorsunuz. Atina’dan 1500 yıl önce, ilk şehir meclisi Poliochni’de inşa edilmiş ve burada meclis toplantılarında alınan kararlar ile şehir yönetiliyormuş.

Ve, İkinci önemli şehir: Moundros.

Mirina’nın 25 km. doğusundadır. Ege’nin en güvenli gemi barınma yerlerinden biridir. Moudros’tan kuzeye doğru ilerlediğinizde ise Limnos’un ilk yerleşim yerlerinden olan Hephaistia var.

Moundros

1915 yılında, Osmanlı imparatorluğunun başşehri İstanbul’u fethetmek için Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin ikmallerini ve sevkiyatlarını yaparak yola çıktıkları bir liman kentiydi.

Kentin girişinde, bir tepede kurulmuş, 1915 Çanakkale Savaşında ölenlerin anısına kurulan bir şehitlik var. İngiliz ve Fransızlar, savaşın çok kısa süreceğini sanıp, ilk ölülerini Limnos’a getirmişler. Ancak, şimdi bilinen o ki, 200.000 den fazla kayıpları, Çanakkale ve Gelibolu topraklarında yatıyor.

Moundros’da: güzel deniz restoranları var. Özellikle: To Kyma isimli restoranı öneririm. Yemekte balıklardan barbun ve şarap alabilirsiniz. Ayrıca her yemekte olduğu gibi: kalamar, karide, ahtapot, cacık ve salata.

Adanın güneybatı ucunda: her yıl 7 Eylül tarihinde büyük bir ayin ve toplantı düzenlenen: Aya Sostis Manastırı ve adanın sahrası olarak adlandırılan, büyük kum tepelerinin bulunduğu yerler var. Ayrıca: burada; Livadohori ve Atsiki gibi güzel manzaralı dağ köyleri, tavernaları ve balık restoranları bulunan Pournia körfezi ve bomboş plajlarıyla Nea Koutali köyü var.

genel.1
Yunanistan Limnos adası

Evet; Limnos adasında: muhteşem kumsallar, beachler, eğlence mekanları, antik kalıntılar yok. Burası; daha çok sakin bir tatil geçirmek için seçilebilecek bir yer.

Yunan adaları hakkında genel bilgiler yazısı.

Yunan adaları gezi planı hakkında yazı.

Yunanistan Mykonos Adası

mykonos.4
Yunanistan Mykonos Adası

Yunanistan Mykonos Adası; Dünyanın önde gelen gezi dergilerinden “Conde Nast Traveller”: dünyanın en güzel 22 adasını seçti.

Okuyucular tarafından yapılan listede: 1’nci sırada: Mykonos adası bulunuyor.

Evet: İngiliz kaynaklı bu dergi, gerçekten dünyanın en güzel adası olarak burayı seçtiğine göre: bu adanın mutlaka sıra dışı özellikleri ve güzellikleri olduğunu düşünmeye neden oluyor.

Bu düşünceler ile: Mykanos adasına gittik ve gördüklerimizi sizinle paylaşıyoruz.

Buyurun: bu dünyanın en güzel olduğu iddia edilen ve hatta Endonezya-Bali ve Karayip Adaları-Bermuda adasından bile daha ön plana çıkan Mykonos adası.

ULAŞIM

Evet: buraya gerek deniz yolu ile ve gerekse uçak ile gitmek mümkün. Deniz yolu ile gittiğinizde, vize gerekmiyor.

mykonos.5
Yunanistan Mykonos Adası Genel

GENEL

Ada: 1615 yılında kurulmuş. Takip eden tarihi süreçte, 400 yıla yakın bir süre, Osmanlı yönetiminde kalmış. Yüzölçümü: 85 km. kare. Daimi nüfusu: 5500 civarında.

Küçük ve kayalık bir ada. Ama bunun yanında, en çok ziyaret edilen ve en pahalı Yunan adası.

Özellikle: yaz sezonunda fiyatlar tavan yapıyor ve yerli turistler (Yunanlılar) adayı terk ediyorlar.

Sezon dışında, yerli turistler (büyük çoğunluğu genç nesil) sabahlara kadar, plaj partilerinde gönül eğlendiriyorlar. Eğlenceli ama yeşillikten nasibini almamış ve kupkuru bir ada. Evlerin bahçelerinde, yalnızca kaktüs ve türevleri yetiştiriliyor.

Tüm Ege denizindeki, en hareketli gece hayatının, yaz sezonu boyunca burada yaşandığı söyleniyor. Bende: gece hayatı her yerde hareketli ancak buradaki gece hayatında yaşananların öyle pek hareketle ilgisi yok, daha çok sanırım serbestlik üzerine kurulu bir düzen ve buraya gelen insanların bu özelliği nedeniyle burayı seçmesi ön plana çıkmış.

Evet: adanın asıl müdavimleri dünya jet sosyetesi.

Nispeten: bizim Bodrum’a benzemiyor değil. Ama bir farklılık var. Biraz önce de söylediğim gibi: bu farklılık, çılgın yaşantısı ve her türlü cinsel tercihe açık olan toleranslı yaklaşımları. Daha çok: homo seksüellerin tercih ettiği bir yer olarak ön plana çıkmış.

Yoksa, yazının sonunda bana hak vereceğiniz gibi: buradaki eğlence, buradaki tabiat, buradaki deniz, buradaki yemekler, plajlar ve diğer olanların hepsi: Ege kıyılarında gerek diğer Yunan adalarının birçoğunda ve gerekse bizim kıyılarımızdaki yerleşim yerlerin de de var.

Ama diğer yerlerde olmayan tek ve başlıca olay; hemen biraz önce söylediğim gibi; cinsel tercih ve fantezilerin yaşandığı ve bu yaşananların engellenmediği, serbestçe yaşandığı bir yer olması.

Ada: elbette yalnızca eğlenceleri ile öne çıkmıyor.

Daracık sokakları, beyaz evleri, yollara taşmış pembe ve beyaz çiçekleriyle, bir Ege klasiği. Yunanistan’ın en gösterişli adalarından biri.

Yazının başında belirttiğim gibi, Yunanlılar, buraya iyi satıyorlar. Ancak: eğer amacınız: deniz, kum ve güneş tatili ya da gece eğlencesi değil ve gezmek, görmek, kültürü tanımak ise: bu ada size göre değil, yanlış adrestesiniz.

Yok hayır, bu sınırsız ve serbest tür eğlencelere katılmak istiyorsanız, o başka, adresiniz doğru. Ama, bu arada, medya tarafından, çıplak kız kaynıyor misali yayınlar yapılan adada, bu durumun pek te gerçeği yansıttığı söylenemez. Çünkü: hiçbir kız, buraya yanında partneri olmadan gelmiyor.

Ufacık-tefecik olmasının yanında, gelişen turizm nedeniyle, orijinal olarak yalnızca boş sokaklar kalmış. Özellikle: adanın insanları son derece bozulmuş ve ticarileşmişler. Bir tabak makarna için çekinmeden 20 Euro hesap istiyorlar.

Ayrıca; restoranlarda, bazen hoş olmayan muameleler oluyor, yani servis pek güzel değil. Bunun yanında: sokaklarda dolaşmak için, yarım saat yetiyor. Zaten: sokaklarında dolaşırken, kesinlikle kısa sürede birçok Türk görmeniz mümkün.

mykonos.1
Yunanistan Mykonos Adası

Yine de, bu adayı küçük bir tatil için seçti iseniz: adanın güzellikleri hakkında önerilerim şöyle olacaktır.

En güzel plaj: kavli livadi.
En marjinal plaj: Paradise ve Super Paradise.
En güzel plaj mekanı: Parnassos.
En aşırı pahalı plaj mekanı: Nammos.
En güzel havuz: Cavo tagoo oteli. Bu arada: Central pool denilen bir havuz var. Yalnız, bu havuzda kimse giyinik değil, giderken bunu göze alarak gidin.
En güzel gün batımı izlenen yer: little Venice’de herhangi bir bar.
En güzel öğle yemeği yenebilecek yer: Hagia Sostis
En güzel akşam yemeği yenebilecek yer: Katherine’s
En gidilmeyecek yer: Sea saltine.
En güzel ciks yer: El Pecado.
En manjinal kulüp: Cavo Paradiso.

mykonos.7.güzel.
Yunanistan Mykonos Adası Kumsallar

KUMSALLAR

Mykonos plajları: bohem etkinlikler açısında, St. Tropez ile rekabet halindedir. Bu adada, sayıları 15’i bulan plajlar buranın bir tatil adası olduğunun göstergesidir. Kendinize göre bir yer bulabileceğiniz çok sayıda plaj ve koy var.

Bu kumsallar: güney kıyısında bulunuyor. Bu kumsallarda (beachlerde) kız ve erkek gurupları ayrı ayrı bulunuyorlar. Neden bir arada oturmuyorlar diye düşünmeyin, çünkü erkek gurubundakiler erkek değil.

Ben size, bütün kumsallar hakkında kısa bilgi vermek istiyorum. Gezi tercihinizi kendiniz yapabilirsiniz. Mykanos kasabasından 4 km. uzaklıktaki kumsal: Platis gialos.
Bunun yanında: bence en güzel kumsalı: Psarou ve elia.

Psarou’da: nammos isimli plaj restoranı var. Nammos’un önü: Bodrum-Türkbükünün Yunan versiyonu gibi. Armatör çocukları: öğleden sonra, yatlarından çıkıp buraya geliyorlar. Burada: çok fazla çıplak yok. Bu da; daha çok yerli turistin burayı tercih etmesinden dolayı. Aileler genellikle burayı tercih ediyorlar.

Ama, dediğim gibi çok kalabalık oluyor. Şezlong bulmanız imkansız gibi. Rezervasyon deniliyor ama armatör çocukları, daima öncelikli. Yemek istediğinizde restoranda pek fazla sorun yok, beklerseniz masa bulabiliyorsunuz.

Psarou’da: en güzel ve havalı Yunan kızları var. Ama dediğim gibi, partnerleri olmayanı bulmak gerek.

Buraya: fabrikadan (şehir merkezinde otobüslerin kalktığı yerden) pylati otobüsleri ile gidebilirsiniz.

Elia’da ise: elia isimli plaj restoranı bulunuyor. Plajın sonunda: çıplaklar var. Ama: burası, daha sessiz ve sakin. Ulaşım zor olduğundan, pek rağbet edilmiyor.

Evet: Paradise Beach. Burası gerçekten muhteşem. Kendinizi bir anda, barın üstünde dans ederken ve dans ettiğiniz sürece, bedava içkinizi yudumlarken bulabilirsiniz. Ancak: bu mekanda, birçok erkek pareoları ile ortalıkta dolaşıyorlar. Ancak: ikili guruplar halinde ve el ele dolaşıyorlar.

EĞLENCE

Evet, burası: geylerin adası olarak bilinse de, aynı zamanda, sınırsız bir eğlencelerin olduğu bir yer. Gün batımı: muhteşem bir güzellik sunuyor.

Gün batımı denize vururken, kumsal ile dalgaların birleştiği bir yere oturun. Bir çilekli margarita veya uzo içerek ve kekikli zeytin tadarak , gün batımını izlediğinizde, bambaşka dünyalara gitmeniz mümkün.

Adanın merkezinde asla zaman öldürmeyin. Plajlardaki parti olayları çok daha muhteşem ve eğlendirici.

mykonos.8.güzel.
Yunanistan Mykonos Adası Gezi Planı

GEZİ PLANI

En yukarıda belirttiğim gibi: buraya deniz ve hava yolu ile gelmek mümkün. İstanbul’dan özel bir havayolu şirketi, 2005 yılından bu yana, bu adaya, doğrudan uçuşlar gerçekleştiriyor ve yılda yaklaşık 2000 kişi, ülkemizden havayolu ile burayı ziyarete gidiyor.
Çok yakın olması avantaj. İstanbul’dan bindiğiniz uçak, yaklaşık 60 dakikalık bir uçuş sonunda, sizi oraya ulaştırıyor.

Bu adanın havaalanı da ilginç. Pist sanırım yetersiz, uçak inince, pistte ilerliyor, pist sonuna varıyor ve sonra geri dönerek, terminal binası önüne yanaşıyor.

Tam hani Yunan-Türk sıkıntılarını düşünerek, gümrük kontrol bölümüne giriyor ve yaşayacağınız sıkıntıları düşünüyorsunuz ki; bir bakıyorsunuz, hiçbir sorgu-sual olmadan, yalnızca vize sayfasına bakarak, sizi adaya kabul ediyorlar. Neyse: formalitelerin olmaması güzel elbette.

Eğer birkaç kişilik bir gurup halinde gitti iseniz, Havaalanında, mevcut şirketlerden birinden araç kiralayabilirsiniz. Yapacağınız sıkı bir pazarlık ile, guruptaki kişi sayısına uygun bir araç kiralayabilirsiniz. Kiralamanızı öneririm.

Çünkü: sıkı bir pazarlık sonucu, van tipi bir aracı: günlüğü: 140-150 Euro arasında kiralayabilirsiniz. İlave olarak: günlük benzin ücreti ödemeniz gerekiyor ki, bu da, günlük: 20-25 Euro arasına.

Yalnız bu fiyatlar, sezon durumuna göre elbette farklılık gösterebilir. Bu arada: adada ağustos böceğinden çok motosiklet olduğunu söylemem gerek. Bunun yanında, yalnızca 31 tane taksi bulunuyor. Motosiklet veya araba kiralamasanız, en iyi ulaşım aracı: otobüs.

Evet: kiraladığınız araç veya taksi ile, otelinize gidiyorsunuz.

Otel odaları pek konforlu sayılmaz. Aslında: bu tür fazla konforu olmayan odaların fiyatları da yüksek değil. Zaten; sabah saat: 09.00’da çıkıp, gece saat: 04.00’de döneceğiniz otelden, fazla bir konfor beklemek saçmalık. Zamanınızın büyük bölümü otel dışında geçecek. Otel çalışanları kibar ve yardımsever insanlar. Akşam gezmeleri ile ilgili, size bir sürü önerilerde bulunuyorlar.

Evet: otele yerleşme işlemleriniz bitince, kendinizi şehir merkezine atın. Aracınız varsa, yel değirmenlerinin arkasındaki otoparka aracınızı bırakabilirsiniz. Kasabanın kuzey sınırını çizen küçük koyda: denize nazır, Venedik tarzı balkonlar var. Burası: Alefkandra Mahallesi ya da Little Venice olarak isimlendirilmiş. Gerçekten de: Venedik’e benziyor. Akşam güneş batarken bir şeyler içmeye ya da deniz kenarında güzel bir yemek yemeğe gidebilirsiniz.

mykonos.6.büyükboy resim
Yunanistan Mykonos Adası

Evet, kasabanın merkezi, insan kaynıyor, anlatılır gibi değil. Özellikle: renkli, tüysüz ve frapan erkekler ve erkek kılığına girmiş kadınlar göreceksiniz. Mikynos, artık dünyanın gey başkenti olmuş. Erkek erkeğe ve kadın kadına, el ele ve sarmaş dolaş dolaşan insanlar görecek ve şaşıracaksınız.

mykonos.8.yel değirmenleri.güzel.
Yunanistan Mykonos Adası

Bu bölgede: Limanın yanındaki tepenin üstünde, eski yel değirmenleri var. Bu değirmenler: bu adanın tüm resimlerinde, sanki bir adanın simgesi gibi çıkıyor. Burada; küçük ve dar sokaklara girip dolaşabilirsiniz. Çok sempatik restoranlar, barlar ve kulüpler var.

Balıkçı limanından, kuzeye doğru yani ticari limana doğru yürüyün. Geleneksel Yunan ev eşyalarının sergilendiği, küçük “Halk Müzesi” ne ulaşacaksınız. Hemen yanında: güney otobüs istasyonunun bitişiğinde, ilgi çekici “Arkeoloji Müzesi” var. Müzede: sergilenen buluntuların yanı sıra Delos sakinlerinin gömüldüğü, Rineia’dan gelen defin heykelleri ve diğer parçalar da görülmeye değer güzellikte.

Mykonos’un iç kısımları

Kıraç ve tozlu. Tekdüze manzarayı bozan yegane binalar: yamaçlara dağılmış 300’den fazla küçük ve beyaz şapeldir. Adanın ibadet merkezi: 16’ncı yüzyıldan kalma çan kuleleriyle, kırmızı çatılı “Tourliani Manastırı” tır. Bu manastır: adanın iç kesimindeki “Ano Mera” köyünün merkezindedir. Köyün: huzurlu ve küçük meydanında, keyifli bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.

Adanın merkez meydanında, eğer, buradaki gezi sırasında: yemek ihtiyacı hissederseniz:

Önerim: Niko’s isimli restoran olabilir. Burada: harika bir yemek yiyebilirsiniz. Izgara ahtapot muhteşem güzel yapılıyor. Ayrıca: önerilere ilave olarak: balık restoranı olan Kounelas’da düşünülebilir. Niko’s isimli restoranda: yemek, uzo ve şarap, muhtemelen kişi başı: 45-50 Euro civarında, hesap ödemeniz gerekebilir.

Evet: bulunduğunuz: Little Venice bölgesinden, otobüs duraklarının bulunduğu yer olan ve fabrika diye anılan bölgeye doğru yürüyün. Bu yolda ve sokaklara daldığınızda; kendinizi Bodrum’un biraz daha temiz bir versiyonunda hissedeceksiniz. Bu yolda: ucuz dükkanlar var. Liman istikametinde ise: marka satan lüks mağazalar, butikler var.

Daha sonra: Astra bölgesine doğru yürüyün. Astra ve üzerinde bulunduğu sokağın barları: güzel. Burası: tam bir piyasa caddesi. Astra büyük bir mekan ama yine de, anormal kalabalık. Oradan memnun kalmasanız: Agyra’ya girin. Evet: bu mekanlarda, içkinizi yudumladıktan sonra, gecenizi noktalayabilirsiniz.

mykonos.2
Yunanistan Mykonos Adası

Diğer yeni bir güne: bir kumsalda ve denize girerek başlayabilirsiniz. En güzel kumsal olarak: Psarou ve buranın Namnos isimli plaj restoranını önerebilirim. Ancak: kesinlikle önceden restoranda yer ayırtın. (otelden telefon açabilirsiniz) Mekana girmeden önce; aracınız varsa, adanın en sonundaki: Lia Beach bölümüne kadar gidin ve çevreyi gezin.

Koylara girip çıkın. Büyük olasılıkla, yanlış yollara sapacaksınız. Doğa olarak: taş ve denizden başka bir şey yok. Ama; daha önce söylediğim gibi, Yunanlılar bunları çok iyi pazarlayıp satıyorlar. Örneğin: Lia Beach; her ne kadar çok güzel olarak öne çıkarılsa da, gördüğünüzde, hiçbir numara olmadığını anlıyorsunuz.

Evet; dönüp dolaşıp: Psarou’ya geliyorsunuz.

Yalnız: unutmayın ki, adada hayat çok geç başlıyor. Yani: erken saatlerde, buralarda pek fazla hareket göremezsiniz. Burası: gerçekten muhteşem bir deniz olan yer. Koyda: harika tekneler var. Zenginlik ve şıklık bir arada görülüyor.

Plajda: şezlong bulmanız veya kafanıza uygun bir yerde şezlong bulmanız, biraz zor olacak. N’ammos restoranda ise; güzel bir masa bulmak için uğraşmanız gerekecek. Plaj çok güzel ama, biraz fazla gürültülü. Aile plajı olması nedeniyle, çoluk-çocuk bağrışıp duruyor. Büyük olasılıkla: kısa bir süre sonra, kendinizi bara atacaksınız.

Bar’da: rose şarabı ve yanında leziz somonlu kanepe. Saat: 15.00 gibi, N’amosa geçebilirsiniz. Daha önce inatla rezervasyon yaptırdığınız masanıza oturduğunuzda: muhteşem yemekler ve içkilerin tadına bakmaya başlayacaksınız. Özellikle; mezeler ön planda ve humus harika yapılıyor. Bunun yanında: cacıki, ketalaki (buranın köftesi) ve özellikle: greek salad. Tüm bunlar damak tadı. Hesap mı? Muhtemelen 100-150 Euro arasında.

Müzik ve ambiyans muhteşem. Ama, yinede, saat: 19.00 gibi buradan ayrılın. Güneşin batışını izlemeniz gerek. Üzerinize, uygun kıyafetler (özellikle akşam rüzgarlı olması nedeniyle, biraz serin oluyor) alarak: Caprise gidin.
Capris’te: gün batımını izlemek, gerçekten çok keyifli. Ama; mutlaka Caprice olması gerekmiyor, çünkü Caprice, küçük bir mekan ve her saat içeride, insanlar parti düzenliyorlar.

Burada: birçok yer var. Örneğin: Aqua Taverne, Galleraki, Kastro. Buralarda da oturarak güneşin batışını izleyebilirsiniz.

Akşam yemeği için: saat: 22.00 gibi, Sea Satin Market düşünülebilir. Bu aradaki süreyi; yani yemek saatine kadar olan süreyi: sokaklarda gezinerek geçirebilirsiniz.

Butikler filan çok keyifli. Saatiniz gelince, yani saat: 22.00 gibi, Sea Satin Market’e gidebilirsiniz. Burası: deniz kıyısında, oldukça büyük bir bahçe. Yalnız: açık olan deniz tarafı, fazlaca eser. Korunaksız yani bu esintiye karşı bir masaya oturmamalısınız.

Neyse, yerinizi ayarladıktan sonra: burada mevcut, Türk usulü mezelerden tadın ve daha sonra balık (örneğin: sinarit ) düşünülebilir. Finalde ise: tatlı düşünülebilir. Tatlı önerim: Lokmares. Yani: bildiğiniz İzmir lokması.

Ama, o kadar lezzetli yapıyorlar ki, parmaklarınızı yiyebilirsiniz. Buranın, yani Sea Satin’in diğer bir özelliği de: banttan yüksek sesle Yunan müziği çalıyor olması. İnsanlar, bağırış çağırış bu parçalara eşlik ediyorlar. Hızlı parçalarda, herkes masaların üzerine çıkıp oynuyor.

Evet, günü buradaki eğlenceye katılarak bitiriyoruz ve otelimize dönüyoruz.

mykonos.3
Yunanistan Mykonos Adası

Diğer bir gün

Evet, bugün: Parage Beach’deki Kalua’ya gideceğiz. Ama, buraya gitmeden önce: (çünkü saat daha erken, buralarda hareket sabah saatlerinde başlamıyor) Paradise Beach’deki Cavo Paradiso’yu görmeye gidin. Ama: burada da erken saatlerde herhangi bir hareket yok, size ve özellikle genç ziyaretçilere, burayı da, akşam saatlerinde mutlaka görmelerini öneriyorum.

Evet: dönüyoruz, Kalua’ya.

Mykanos adasına giden herkesin, mutlaka gidip görmesini önereceğim bir yer. Saat: 12.00 gibi girdiğimiz mekandan; her türlü içkinin tadına bakarak ve çılgınca dans ederek, dans edenleri izleyerek, saat: 20.00 gibi çıkıyoruz.

İnsanlar: bar masalarının üzerinde dans ediyorlar. Ülkemizden ithal birçok güzel şarkının Yunanca sözleri, insanları harekete geçiriyor ve çılgınca eğleniyorlar. Tüm öğlen ve akşam, burada yaşadığımız muhteşem bir eğlencenin maliyeti kişi başı, muhtemelen: 100-150 Euro arası tutuyor.

Saat: 20.00 gibi, buradan çıkıp, adada çok ünü olan: Süper Paradise Beach’deki partiye gidiyoruz. Orası iyice kopmuş durumda. Yaş ortalaması: 24-26 civarında olan insanlar: masaların üzerinde dans ediyorlar. Hiç içki filan almadan: burada, 10-15 dakika kalıp, günün geri kalan kısmını değerlendirmek üzere: La Maison de Catherine bölgesine gidiyoruz.

Bu sefer: arabanız var ise, liman bölgesindeki otoparka bırakabilirsiniz. Catherine: sempatik, şık ve oldukça eski bir yer. Ama bence gidilmesi çok da şart değil. Öncelikle: pahalı olması dezavantajdır. Buranın tüm personeli: gey. Yeterli sipariş vermeseniz, yemek sonunda kahve ve tatlı almazsanız bozuluyorlar. Ama: siz, tatlı ve kahveyi, merkezdeki meydanda, herhangi bir yerde alın. Maksat değişiklik olsun.

Kyriaki Meydanında: waffel yiyebilirsiniz, çok lezzetli yapıyorlar. Burada: oldukça çok sayıda: gey barı var. Hatta, bir tanesinde ki buranın eski gey barıymış “Pierro’s dragqueen show’ları vardı. Evet, bu meydanda zaman geçirerek, günü noktalayabilirsiniz.

mykonos.9.güzel.
Yunanistan Mykonos Adası

Diğer bir gün

Bugünü, denize girerek ve güneşlenerek geçirmek isterseniz: Panormos Beach’e gidebilirsiniz. Pek öyle ahım şahım güzel bir yer değil. Farklı bir yere gitmiş olmak için deneyebilirsiniz. Ve ya; Kalo Livadi Beach’i deneyebilirsiniz. Burada: deniz harika ve tertemizdir. Öğlen yemeğini: burada, Sol Mar’da yiyebilirsiniz. Buranın yemekleri muhteşem, tam bir damak tadır.

Squid with pesto (fesleğenli sübye) denemelisiniz. Evet, yemek olarak burası, adanın en güzel lokantalarından biri. Mutlaka gidin. Kalo Livari Beach bölgesi: adanın nispeten güzel yerlerinin başında geliyor. Buraya: uzun zaman ayırmanız gerek.

Bunun dışında: adada bulunduğunuz da uzun zamanınız olduğunda: diğer şehir olan Ano Mera’yı da gezinti için düşünebilirsiniz. Zaten iki şehir arasındaki uzaklık fazla değil, birbirlerine yakın, 20 dakika civarında.

mykonos.yel değirmenleri.1
Yunanistan Mykonos Adası Hora Kasabası

MYKONOS (HORA) KASABASI

Adadaki tek büyük yerleşim yeridir. Limanda balıkçı teknelerini görebilirsiniz. Limanın yanında ise: moda fotoğrafçılarının rağbet ettikleri bir arka plan olan: eski ama hoş, yuvarlak kubbeli “Paraportiani Kilisesi” var.

Limanın arkasında: dar sokaklardan oluşan bir labirentteki beyaz badanalı evlerin balkonları: saksılar ve begonvillerle dolu. Her köşede: sanat galerileri, mücevherciler ve moda restoranlar bulabilirsiniz.

Ama; sabahın erken saatlerinde sokaklar boş olur. Bu şekilde, özellikle söylediğim gibi, sabahın erken saatlerinde çıkarsanız: adanın mimarisini görebilirsiniz. Evlerin parlak boyalı kapılarının ardında: serin avlular var. Dar sokakların taş yolları beyaz boyanarak belirlenmiş.

FOLKLOR MÜZESİ

Müzenin binası, 1700 yıllarından kalma bir malikanedir. İçeride onarılmış bir 19’ncu yüzyıl mutfağı ve yatak odasının yanı sıra, yine bu yüzyıllara ait birçok antika eşyayı da seyretmek mümkün. Bir köşede duran ve Mikonos’lulara o hüzünlü geçmişi hatırlatan, içi doldurulmuş Pelikan Petros’un ise ilginç bir hikayesi var.

1950 yılı kışındaki büyük fırtınada; Ada’ya zorunlu iniş yapan pelikan Petros. Adalılar kuşu bağırlarına basar. Çünkü: Pelikan’ın gelişiyle beraber Ada’nın kaderi sakin bir balıkçı köyü olmaktan, dünyanın en ünlü eğlence merkezlerinden biri olmaya doğru bir değişim yaşamaya başlar. Ancak, 1985 yılında Pelikan Petros, bir arabanın altında kalarak can verir.

PARAPOTİANİ KİLİSESİ

Ada’ya tepeden bakan bu kilise, sayıları 500’ü geçen kiliseler içinde görsel bakımdan en dikkat çekici olanıdır. Bunun sebebi de, beş ayrı küçük kilisenin tek bina olarak birleştirilmesiyle ortaya çıkan ilginç asimetrik görüntüdür. Fotoğraf tutkunlarının görmesi gereken kilise Meryem Ana’ya adanmış.

ALIŞVERİŞ

Dünyanın en ünlü markalarının satıldığı mağazalar, Ada’da yoğundur. Ayrıca: keten ve dantel perdeler, Mikonos’ta en çok satılan eşyalardandır. Kuyumcularda eski Bizans takılarının kopyaları, galerilerde ise müzelerdeki antik objelerin kopyaları ve Antik Yunan Desen’i motifli halılar ilginç olabilir.

Yunan adaları hakkındaki genel bilgiler.

Yunan adaları gezi planı.