Tekirdağ

Tekirdağ

Güzel bir şehir. İstanbul-Gelibolu arasındaki yolculuklarında; birkaç kez uğradım, bir gün kaldım.

Marmara Denizi kıyısında, deniz kıyısından kat kat yükselerek kurulan şehir, gezilmeye değer, mutlaka zaman ayırın. Türkiye’de, iki denize kıyısı olan 6 ilden biridir.

Tekirdağ

ULAŞIM

Tekirdağ-İstanbul arasındaki uzaklık: 132 km. Tekirdağ-Edirne arasındaki uzaklık: 141 km. Tekirdağ-Kırklareli arasındaki uzaklık: 122 km. Tekirdağ-Hayrabolu arasındaki uzaklık: 52 km. Tekirdağ-Çerkezköy arasındaki uzaklık: 62 km. Tekirdağ-Malkara arasındaki uzaklık: 54 km. Tekirdağ-Yunanistan sınırı arasındaki uzaklık: 125 km. Tekirdağ-Bulgaristan sınırı arasındaki uzaklık: 150 km.dir.

Tekirdağ

TARİHİ

Şehrin, tarihi geçmişi, MÖ.6000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Bu süreçte, şehirde: Persler, Romalılar ve Bizanslılar egemen olmuşlar, 1357 yılından sonra ise, Türkler, bölgedeki hakimiyeti ele geçirmişlerdir.

MÖ.514-513 yılları arasında, Trakya bölgesi, Pers egemenliğine girer. Bu dönem: MÖ.478-477 yıllarına kadar, sürer. MS.46 yılında, bölgede Trakya Roma Eyaleti kurulur. Uzun yıllar Roma hakimiyetinde kalan bölge: MS.395 yılında, Bizans toprakları içinde kalır.

Daha sonra ise, yukarıda söz ettiğim gibi, özellikle 1354 yılında, Süleyman Paşa komutasındaki Türk birliklerinin Gelibolu’ya çıkmalarıyla birlikte, bölgede Türk etkinliği artmaya başlar.

Şehrin: bilinen ilk adı: “Bisanthe” dir. Romalılar döneminde “Rhadesthus” ve Bizans döneminde ise “Rodosto” isimleri kullanılmıştır.

Türklerin bölgedeki etkinlik dönemlerinden sonra ise, “Rodosçuk” ve Osmanlılar döneminde ise “Tekfurdağ” isimleri kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminden sonra ise, “Tekirdağ” ismi kullanılmaya başlanmıştır.

Evet, 1878 yılında, Ruslar ve 1912 yılında ise, Bulgarlar şehri işgal ederler. 1920 tarihinde ise, bu kez işgalci olarak Yunanlılar görülür. 13 Kasım 1922 tarihinde ise, işgal sona erdirilir. 1923 yılında ise, yöre, İl statüsü kazanır.

Şehrin tarihi geçmişinde: Atatürk’ün, 23 Ağustos 1928 tarihinde, Harf Devrimini burada gündeme getirmesi ve Başöğretmen olarak ilk dersi vermesi; önemli bir yer tutmaktadır.

Tekirdağ

GENEL

Bölgedeki başlıca yükselti: Tekir dağları olup, Marmara denizine paralel olarak uzanır. Merkez ilçe bölümü ise, genellikle düzlük ve alçak yani fazla yüksek olmayan tepelerden oluşmaktadır. Şehir içi yerleşimi ise, birbirini izleyen üç basamak üzerinde kurulmuştur.

Bunlar: Valilik binasının bulunduğu yerde: ilk basamaktaki yükselti: 12 metre, çarşının bulunduğu yerde, ikinci basamaktaki yükselti: 25 metre ve Tuğlacılar Lisesinin bulunduğu, üçüncü basamaktaki yüksekti: 45 metredir.

Marmara kıyılarında, Akdeniz iklimi egemendir. Kıyı bölgelerinde, yazları sıcak ve kışları ise ılık geçer. Ancak, bölgede kışın zaman zaman kar yağar.

Tekirdağ Kiraz

Bölgenin yöresel etkinlikleri ise şunlar: Kiraz Festivali, Bağbozumu şenlikleri, Tepreş şenlikleri. Özellikle: Kiraz Festivali, 1962 yılından bu yana kutlanmaktadır.

Geleneksel hale getirilen festival: kültür ve eğlence programları oluşturularak, halkın yoğun katılımı ile sürdürülmektedir. Hafta boyunca, özellikle şehirde, iç turizm açısından büyük hareketlilik yaşanmaktadır.

İlin, Marmara denizi kıyısında, 135  km. lik sahip şeridi bulunmaktadır. Ayrıca, bu sahil şeridindeki çeşitli iskeleler, deniz ticaretini de arttırmaktadır. Tekirdağ limanının yıllık kapasitesi, önemli boyutlardadır.

Şehrin ekonomik etkinlikleri değerlendirildiğinde ise: 1930’lu yıllara kadar, bir tarım kenti olarak öne çıkan şehrin, bu tarihten sonra, üzüm üretiminin değerlendirilmesi amacıyla, Tekel tarafından kurulan Şarap ve içki fabrikaları öne çıkmaktadır.

Takip eden dönemde ise, buğday ve ayçiçeğinin değerlendirilmesi için: un ve yağ fabrikaları kurulmuştur. Bunun dışında, önemli miktarda, tekstil işletmesi de bulunmaktadır. Bunları: deri işletmeleri takip ediyor.

Son olarak bölgenin deprem riski konusuna değinmek istiyorum. Tekirdağ: Kuzey Anadolu Fay hattı üzerindedir. Geçmişte, pek çok depreme neden olan fay hattı, en son olarak: 1902 yılında, 7.3 büyüklüğünde bir depreme sebep olmuştur.

KARACAKLAVUZ EL DOKUMALARI

Dokuma tezgahları, yaklaşık 115 cm. yüksekliğinde ve 23 cm. boyunda, 100 cm. enindedir. Meşe ve gürgenden yapılır.

Genellikle: çuval, minder yüzü, yastık yüzü, seccade, heybe ve kilim dokunmaktadır. Kullanılan renkler ise: kırmızı, turuncu, siyah, lacivert, yeşil, sarı, mavi ve mor.

İplik olarak: yün kullanılmaktadır. Desenler ise, oldukça zengindir. Genellikle: göz motifi, koç boynuzu, köpek ayağı, tavus kuşu, üç güller, çam dalı, beygir nalı, yıldız motifleri işlenmektedir.

Günümüzde, bu dokumacılık türü, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmektedir ve gün geçtikçe gelişmektedir.

Tekirdağ Köftesi

TEKİRDAĞ KÖFTESİ

Köftenin bir diğer adı da: Tat köftesi veya Hacıköylü köftesidir. Bu köfte, geçmiş dönemler incelendiğinde: ilk olarak, Hayrabolu Alacaoğlu köyünden, Tekirdağ yöresine gelen Hüseyin ağa tarafından piyasaya sunulmuştur. Bu nedenle, Hacıköylü köftesi, zamanla Tekirdağ köftesi ismini almıştır. Günümüzde, bu köfte, vakumlanarak paketler halinde satılmaktadır.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ

Üniversite: 2006 yılında kurulmuştur. Üniversitenin bünyesinde: Tekirdağ il merkezinde: Fen-Edebiyat Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Ziraat Fakültesi, Çorlu ilçe merkezinde ise Mühendislik Fakültesi bulunmaktadır.

Rektörlük binası: Değirmen altı yerleşkesinde, Ziraat Fakültesi Dekanlık binasında hizmet vermektedir.

Tekirdağ Rakısı

TEKİRDAĞ RAKISI

Günümüzde her ne kadar Tekirdağ rakısı adı altında rakı bulunmasına rağmen bu rakı Tekirdağ’da üretilmiyor, 86 yıllık Tekirdağ rakı fabrikası buradan ayrıldı ve halen Manisa’da, ben yine de bu rakının tarihi geçmişiyle ilgili bilgi olması açısından birkaç cümle söylemek istiyorum.

Bir tür içki ve 1944 yılından bu yana üretilmektedir. En büyük özelliği: uzunca bir süre, sadece Tekirdağ yöresinde yani şehirde satılmış olmasıdır.

Şehir dışında satılmıyor ve bu yüzden, şehri ziyaret edenler tarafından, hediyelik olarak satın alınıyordu. Bu rakının özellikleri: kuru ve yaş üzümler birlikte kullanılarak yapılması.

Bu üzümlerde oluşan suma: 7 ayrı damıtma tesisinde işleniyor ve birleşiminde, 20 farklı üzüm çeşidi bulunuyor. Ayrıca: içindeki anason tohumları: yüksek yağ eteri içeriyor. Evet bir zamanlar böyleydi, şimdi değil.

Tekirdağ Yemekleri

NE YENİR. NE İÇİLİR

Tekirdağ yöresinde, tatmanız gereken en büyük lezzet: Tekirdağ köftesidir. Bu yöreye geldiğinizde, mutlaka tatmanız gereken lezzet. Bunun dışında, peynir tatlısı denemelisiniz. Hatta, mevsimi uygunsa, dondurmalı peynir tatlısını mutlaka denemelisiniz.

NE SATIN ALINIR

Tekirdağ yöresinde, Karacaklavuz el dokumaları çok meşhur. Ayrıca: yolculuğunuzun süresine ve mevsime göre, vakumlanmış paketler halindeki “Tekirdağ köftesi” de satın alabilirsiniz. Tüm bunların yanında: elbette ilginizi çekerse: Tekirdağ rakısı alabilirsiniz. Veya, Şarköy şarabı.

Tekirdağ

GEZİLECEK YERLER

ATATÜRK HEYKELİ

İl merkezinde, Hükümet Konağı önündedir. Atatürk heykeli: heykeltıraş Kenan Ali tarafından yapılmıştır. Mermer olan kaidesinde: Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi yazılıdır.

NAMIK KEMAL HEYKELİ

İl merkezinde, Hükümet Caddesiyle, Mimar Sinan caddeleri arasındadır. Yani, tam olarak, Hükümet Konağı karşısındaki parkın içindedir. Heykel, heykeltıraş Nusret Suman’a 1949 yılında yaptırılmıştır.

Heykel, mermer olup, mermer bir kaide üzerinde bulunmaktadır. Heykelde: Namık Kemal, sağ eli göğsünde, sol elinde bir kitap tutuyor. Kaide üzerinde ise, Namık Kemal’in sözleri yazılmış.

Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

ARKEOLOJİ VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Ertuğrul Mahallesindedir.

Müzenin bulunduğu yapı: 1927 yılında, Vali konağı olarak inşa edilmiştir. 1977 yılında ise, Kültür Bakanlığı tarafından satın alınmış ve restore edilerek, Müze haline getirilmiştir.

Müzede: Tekirdağ ve çevresinden toplanan eserler sergilenmekte olup, bu eserlerin toplam envanterinin: 14.000 civarında bulunduğu biliniyor. Ancak, bunlardan, sadece 1066 tanesi, teşhir salonlarında, ziyaretçilere sunuluyor.

Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Müze içindeki yerleşim planına göre, sergilenen eserler şöyle:

Taş Eserler Salonu: Tekirdağ yöresindeki ören yerlerinde bulunan: steller, adak stelleri, heykeller, heykelcikler ve benzeri taş eserler ile Naip Tümülüsünde bulunanlar, Müzede oluşturulan bir cam oda içinde sergileniyor.

Arkeolojik Küçük Eserler Salonu: Tarih öncesi dönemlerden, Bizans dönemine kadar olan süre içinde yapılmış olan pişmiş topraktan ana tanrıça kabı, günlük kullanım kapları, krater ve amforalar, madeni heykelcikler, kaplar, mızrak uçları, ok uçları, fibulalar, cam ve taş takılar, koku şişeleri, süs eşyaları ve madeni paralar var.

Etnoğrafya Salonu

Burada: Osmanlı ve yakın dönemlerde yapılmış ve kullanılmış: toprak sırlı kaplar, ateşli ve kesici silahlar, gümüş takılar, erkek ve kadın kıyafetleri sergileniyor. Ayrıca, yöreye özgü, meşhur “Karacaklavuz dokumaları” da burada görülebilir.

Açık Teşhir: Müze bahçesinde, yörede bulunan çeşitli dönemlere ait mimari parçalar, lahitler, mezar taşları, yazıtlar, sütunlar, heykeller ve kabartmalar sergileniyor.

Tekirdağ Rakoczi Müzesi

RAKOCZİ MÜZESİ

Ertuğrul Mahallesindedir. 18.yüzyıl başlarında, Macar bağımsızlık hareketinin önderlerinden Rakoczi ve bir takım yandaşı, Avusturya ile yapılan savaşta yenilince, Osmanlıya sığınırlar ve Padişah III. Ahmet tarafından, Tekirdağ bölgesine yerleştirilirler.

Rakoczi, 1735 yılında, ölümüne kadar, burada ikamet eder. Ölümünden sonra ise, bu ev, 1932 yılında Macaristan hükümeti tarafından satın alınır ve aslına uygun olarak restore edilerek, Müze olarak ziyarete açılır.

Tekirdağ Namık Kemal Evi

NAMIK KEMAL EVİ

Ortacami Mahallesindedir. Ünlü şair Namık Kemal, 1840 yılında burada doğmuştur. Bu ev: 1993 tarihinde, Tekirdağ Namık Kemal Derneği tarafından yaptırılmıştır. Binanın dışı ve altı tane odası: tamamen ahşap malzemeden yapılmıştır.

Bahçe duvarı tarafından, büyük bir kapıdan yapıya giriliyor. Bahçede: Açıkhava sahnesi ve seyirlik bir alan var.

Evin içi: çeşitli Etnoğrafik eserlerle süslü ve ayrıca Namık Kemal tarafından yazılan ve onun hakkında yazılmış yayınlar burada sergileniyor. Özellikle, bodrum katındaki salonda, büyük panolar yerleştirilmiş. Burada, çeşitli sergiler düzenleniyor.

Tekirdağ Rüstem Paşa Külliyesi

RÜSTEM PAŞA KÜLLİYESİ

Şehir merkezinde, Ertuğrul mahallesindedir.

Külliye: cami, hamam, bedesten, medrese ve kitaplıktan oluşmaktadır. Külliyenin en muhteşem yapısı ise: 1553 yılında, Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Rüstem Paşa tarafından yaptırılan camidir.

Cami: Mimar Sinan tarafından, denize hakim bir tepe üzerinde yaptırılmıştır. Cami avlusundaki şadırvan, kurşun kaplı, beşgen bir çatı ile örtülüdür. Külliyede bulunan diğer yapılardan: Bedesten, caminin 30 metre doğusundadır.

Ancak, bugün sadece temel ve duvar kalıntıları görülmektedir. Kitaplık: cami ve medrese arasındadır.

Restore edilerek, kullanıma elverişli hale getirilmiştir. Hamam: medresenin hemen yanındadır. Günümüze, sadece taş ve tuğla duvarlardan bir kısmı kalmıştır.

Tekirdağ Rüstem Paşa Çarşısı

RÜSTEM PAŞA ÇARŞISI

1553 yılında, tarihi Rüstem Paşa camisiyle birlikte inşa edilmiştir. 1986 yılında ise, dönemin valisi Süleyman Oğuz tarafından restore edilmiştir.

Evet, çarşı, hemen caminin doğusundadır. Bu yapıda, toplam kafe olarak işletilen 50 dükkan bulunmakta ve 1988 yılında tamamlanan bu dükkanlar, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından işletilmektedir. Buranın mimarisi, külliyenin mimari özellikleri düşünülerek yapılmıştır.

NAİP TÜMÜLÜSÜ

İl merkezinden 15 km. uzaklıkta, Naip köyünün, Çanakçı ovasındadır. Kızlar Höyük Tepesi olarak da bilinir.

MÖ.350 yıllarında yapıldığı düşünülmektedir. Yüksekliği: 17 metre ve çapı: 90 metre olan Tümülüs, 1984 yılında resmen kazılmıştır. Tümülüsün içinde: bir dramos ve sonra merdivenle ulaşılan bir mezar odası var. Mezar odasında: mermerden bir ölü yatağı, bir ziyafet masası, 2 adet sehpa bulunmaktadır.

Mezarda bulunan eserler: gümüş kaseler, gümüş kepçe, gümüş süzgeç, bronz kandil, bronz kandil ayağı, bronz kalkan, bronz at koşumları, altın düğmeler. Buluntular, Tekirdağ Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Gömülen kişinin mezar yatağı üzerinde, kemikleri bulunmadığından, kişinin kimliği konusunda, herhangi bir bilgi yoktur.

KARAEVLİ HAREKAT TEPE TÜMÜLÜSÜ VE HERAİON TEİCHOS ANTİK KENTİ

Tekirdağ il merkezine: 18 km. uzaklıkta, Karaevlialtı mevkiindedir.

Yüksekliği: 22 metre ve çapı: 97 metredir. Yapılan kazı çalışmalarında, burada, Trak Odyris kabilesi krallarından Kersepleptes’in mezarının bulunduğu tespit edilmiştir.

Mezarda: sandık mezar ve bununla birlikte çeşitli buluntular ele geçirilmiş olup, bu buluntular: altın kaplama, boncuklarla süslü erguvani renk kral elbisesi, meşe dalı şeklinde kraliyet tacı, sarmaşık şeklinde Diyonizos Rahipliği tacı, bir kraliyet yüzüğü ele geçirilmiştir.

Son yıllarda, bu Tümülüs bölgesinde yapılan arkeolojik araştırmalarda: Heraion Teichos (Hera’nın surları) adlı Trak şehrinin, MÖ.5.yüzyıldan kalma, surları ortaya çıkarılmıştır.

Bu şehir: bir liman kenti olarak kurulmuş ve yazılı kaynaklara göre: bu bölgede, Çitlenbik deresinin, denizle birleştiği yerdedir. Biraz önce söylediğim gibi, burada yapılan kazılarda: Akropol surlarının bir kısmı ve kuzey kapısı ortaya çıkmıştır.

Yüzey araştırmalarında ise: MÖ.4-5’nci yüzyıllara ait çanak-çömlek parçaları, bol miktarda tanrıça figürü ve 218 civarında bronz Trakya sikkeleri  bulunmuştur.

Bu antik şehrin: Traklar zamanında, yani kurulu olduğu dönemde: bir kült ve şifa merkezi olarak öne çıkmıştır.

Tekirdağ Kumbağ

KUMBAĞ

Tekirdağ-Şarköy kıyı bandında, şehir merkezine: 15 km. uzaklıktadır. 1913 yılı öncesine kadar, burası, küçük bir  Rum balıkçı kasabası iken, 1923 yılından sonra, yani mübadeleden sonra, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’dan gelen göçmenler, burada iskan edilmiştir.

Bu küçük balıkçı köyü, 1993 yılında, Belediye olmuştur.

Tekirdağ

Tekirdağ ilçesinin, önemli bir eğlence ve dinlenme yeridir. Ormaniçi dinlenme tesisleri bulunuyor. Burada: turistik tesisler var. Bunun dışında: halk plajlarından da denize girmek mümkün.

Burada: çadırlı kamp kurmak için, yaklaşık 80 çadırlık bir kamping alanı bulunuyor. Ayrıca: Kumbağ beldesinin ova mevkiinde: yine 40 çadırlık bir kamping bulunuyor. Burada da: her türlü alt yapı tesisi (oto park, tuvalet, duş, yeme-içme üniteleri gibi) bulunuyor.

DALÇIK KAMPİNG

Tekirdağ-İstanbul karayolu üzerinde, il merkezine: 25 km. uzaklıktadır. Yeniçiftlik beldesinde bulunan bu yerde: 40 çadırlık bir alan söz konusudur. Her türlü alt yapı tesisi bulunmaktadır.

TOPAĞAÇ KAMPİNG

Tekirdağ-Kumbağ karayolu üzerindedir. İl merkezine, 5 km. uzaklıktadır. Burada: çadırlı kamp kurmak mümkün. Gerekli alp yapı tesisleri oluşturulmuş.

ALKAYA PLAJI

Tekirdağ-İstanbul karayolu üzerinde, il merkezine 4 km. uzaklıktadır. Dereağzı mevkiinde bulunan bu plajda: her türlü tesis (restoran, büfe, tuvalet gibi) ve çadır yeri bulunmaktadır. Ayrıca: otopark var.

DEREAĞZI PLAJI

Tekirdağ-İstanbul karayolu üzerinde, şehir merkezine 3 km. uzaklıktadır. Burada da: kabin, büfe, restoran ve tuvalet gibi tesisler bulunuyor.

YARAPSUN ÇAMURU

İl merkezine, 7 km. uzaklıktadır. Derin bir vadi arasında ve sazlıklar içindedir. Çamurun sıcaklığı: 21-24 derece arasındadır. Çamur içinde, yoğun oranda organik madde bulunmaktadır. Çamurun: romatizmal hastalıkların tedavisinde olumlu sonuçlar verdiği söylenmektedir.