Dünyanın ayakta duran en eski kilisesi olarak bilinen Aya Elenia Kilisesi, Konya’nın tarihi Sille Mahallesindedir. Konya il merkezine arabayla yaklaşık 20 dakika uzaklıktadır.
Kilisenin yapımına ilişkin en yaygın rivayet: Bizans İmparatoru Konstantin’in annesi Helena’nın Kudüs’e hac yolculuğu sırasında MS 327 yılında Sille’ye uğradığı ve burada erken dönem Hıristiyanlara ait kaya oyma ibadet mekanlarını gördükten sonra bir kilise inşasını teşvik ettiğidir.
Kilisenin 1833 yılına ait bir kitabesi vardır.
Bu kitabe Sultan Mecit döneminde dördüncü defa onarım geçirdiği bilgisini verir.
1924 yılında mübadele devreye girdiğinde Sille’deki Hıristiyanlar Yunanistan’a göç ettiriliyor ve kilisenin kapısına kilit vuruluyor.
1924’ten 2004 yılına kadar bu halde bekleyen kilise, Selçuklu Belediyesinin girişimleriyle 2009 yılında restorasyona alınıyor ve 2021 yılında Aya Elenia Müzesi adıyla ziyarete açılıyor.
Konya Sille-Aya Elenia Müzesi
Mimarisi:
Yapı, dikdörtgen planlı ve doğu-batı doğrultusunda uzanan kapalı Yunan haçı planına sahiptir.
Merkezde 4 serbest destekli bir mekan bulunur, bu bölüm yüksek kasnaklı bir kubbe ile örtülmektedir.
Yapının inşasında kaba kesme taş, kesme taş ve tuğla gibi farklı malzemeler kullanılmıştır.
Özellikle kubbeye oturan silindirik kasnak, tuğla ve taşın düzensiz şekilde bir arada getirildiği estetik bir düzenlemeyle dikkat çeker.
Konya Sille-Aya Elenia Müzesi
İç Mekan Süslemeleri:
İç mekandaki freskler ve süslemeler Bizans sanatının estetiğini yansıtır.
Fresklerde dini sahneler, özellikle Hz İsa ve Azize Helena’nın tasvirleri görülür.
Konya Sille-Aya Elenia Müzesi
İç dekorasyonunda dini figürlerin yanı sıra geometrik desenler ve haç motifleri dikkati çeker.
Kilisenin naosunda, kuzeybatı payesine bitişik ahşap bir ambon ile kuzeydoğu payesine bitişik ahşap bir kathedra bulunmaktadır.
Konya Sille-Aya Elenia Müzesi
İkonaların bir kısmı çalınmış, bir kısmı ise müzeye taşınmıştır.
Restorasyon ve Müze Süreci:
Restorasyon sırasında kilise duvarları, kubbesi, örtüsü, zemini ve avlusu elden geçirilmiştir.
Sille, Konya’nın Selçuklu ilçesinde, derin ve dar bir vadinin iki yakasında kurulmuştur.
Konya merkezden sadece 8 km uzaklıktadır. Aracınız ile dar bir yolda ilerlerken, dağların arasında unutulmuş bir yere gidiyormuşsunuz hissi veriyor.
Arkeolojik verilere göre, bölgede yerleşimin tarihi Neolitik Çağa kadar gider.
Deniz seviyesinden yaklaşık 1115 m yüksekliktedir.
Tarihi:
Burada yapılan araştırmalarda MÖ 8-7 yüzyıl Frig uygarlıklarına ait kalıntılar bulunmuştur.
Antik dönemde “Sylata” ya da “Sylla” olarak isimlendirilen Sille’nin Roma döneminde iskan gördüğü, şehir içinde bulunan antik mimariye ait taş eserlerden anlaşılmaktadır.
Sille, Frigyalılardan bugüne kadar yerleşim görmüş ve Bizans döneminden itibaren de Konya’nın önemli bir yerleşim yeri ve Erken Hıristiyanlık döneminin ilk merkezlerinden, İstanbul-Kudüs arasındaki hac yolunun önemli bir durak noktası olmuştur.
Sille’nin önemi 1071 yılından sonra Selçukluların Konya’yı ele geçirip başkent yapmalarıyla artmıştır.
Sille Cumhuriyet öncesinde gelişmiş, 18 bin nüfusa sahip bir kenttir.
Nüfusun çoğunluğu Rum idi.
1923 yılından sonra yapılan nüfus değişim politikası çerçevesinde Sille’deki Hıristiyan halk Yunanistan’a göç etmiştir.
Sille Aya Elana Kilisesi
Aya Elena Kilisesi:
327 yılında Bizans İmparatoru Constantin’in annesi Helena, hac için Kudüs’e giderken Konya’ya uğramış ve buradaki ilk Hıristiyanlık çağına ait oyma mabetleri görmüştür.
Bunların en göze batanı “Ak Manastır” (Hagios St Chariton)
Bu manastır, dünyada kurulmuş ilk manastırlar arasındadır. Geniş ve mağara gibi kayaya oyulmuştur. 6-7 şapeli ve birçok hücresi vardır. Bu manastırda bulunan Mikael Hommenos ve Makaeles oğlu Abaramhan’a ait mezar taşları, Konya Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
İnananların zorlu koşullara rağmen din ve ibadet için verdikleri mücadeleden etkilenen Helena, Hıristiyanlara Sille’de bir mabet yaptırır.
Aya Elena Kilisesinin yapılış tarihi 327 Roma, yani Ayasofya’dan 200 yıl önce, tarihte kilise olarak yapılmış ilk bina olma özelliği taşımaktadır.
Kilise, düzgün kesme Sille taşından yapılmıştır. Avlusunda kayalara oyulmuş odalar vardır. Kilisenin kuzeye açılan kapısından, dış nartekse giriliyor. Burada, kadınlar mahfeline çıkan, iki yönlü taş merdivenler bulunuyor.
Kilisenin ana kubbesi, dört fil ayağı üzerine oturtulmuştur. Kilisenin içinde ahşaptan alçı süslü vaaz kürsüsü ve apsisle ana mekanı ayıran alçılı kafes, tam bir sanat harikasıdır. Mutlaka görün.
Kubbe geçişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz İsa, Meryem Ana ve Havarilere ait freskler vardır.
Kilisenin iç kapısının üstünde, Yunan harfleriyle yazılmış bir tamir kitabesi vardır.
Bu kitabe, 1833 tarihlidir. Bu kitabenin üzerinde kilisenin dördüncü tamirinin, Sultan Mecit döneminde yapıldığı yazılıdır.
Diğer Tarihi Yapılar:
Sille’de Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait camiler, hamamlar, çeşmeler, köprüler gibi Türk-İslam eserleri de vardır.
Sille Çay Camii
Çay Camisi:
Sille Deresinin güneyindedir ve bu yüzden “Çay Camii” adıyla anılmıştır.
Sille’nin en eski çarşı merkezinde bulunurken, çarşının kapanıp boşalması sonucu bir mahalle camisi konumuna düşmüştür.
Kesin yapım tarihi bilinmemektedir. 1976 yılında Silleli Halil İbrahim Sayar öncülüğünde büyük bir onarım görmüştür.
Çarşının boşaltılıp yerlerine evlerin yapılmasıyla bir mahalle camisine dönüşmüştür.
Tarihi mahallede 19 yüzyılda inşa edilen Sille Çay Camisinin mihrap, minber ve kürsüsünde zengin ahşap işçiliğinin en güzel örnekleri yer alır.
Sille Halil Ağa Hamamı
Halil Ağa Hamamı:
Sille’nin Konya girişinde, Sille Deresinin kuzey kıyısında yer alan Ak Hamam, 1884 yılında Hacı Ali Ağa tarafından onarılmış ve o zamandan beri Konya’nın en önemli tarihi hamamlarından biri olmuştur.
Yapı moloz taş ve tuğladan yığma olarak inşa edilmiştir. Çifte hamam olarak düzenlenen yapının erkekler girişi üzerindeki kitabeden 1884 tarihinde Hacı Ali Ağa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Soyunmalık, soğukluk ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelen yapı, zamanla metruk hal almış ve 2005 yılında restore edilerek 2006 yılında hizmete açılmıştır.
Hamamın cephelerinde Sille’nin geleneksel dokusunda bulunan çizgili derzler bulunmaktadır. Ayrıca hamamın kubbelerinin üzeri küçük Sille taşlarıyla kaplanmıştır.
Hamam, günümüzde Sille sakinleri ve ziyaretçilerin kültür buluşma noktası haline gelmiştir. Sergiler, söyleşiler ve sanatsal etkinlikler düzenlenmektedir.
Buradaki sergileri gezerken, geleneksel Sille çömlekçiliği ve halıcılık örneklerini de yakından görebilirsiniz. Yani, burası günümüzde hamam olarak faaliyet göstermiyor.
Sille Konağı
Sille Konağı
Sille Hükümet Caddesi üzerindedir. 353 yıllık bir Rum evidir. İki katlı bu taş yapı, bir kilise papazının eviymiş. Restore edildikten sonra 2003 yılında restoran olarak faaliyete geçen bu mekanda, yöresel ızgaralar, bamya çorbası, etli sarma, su böreği, ekmek salması ve tava çeşitleri yiyebilirsiniz.
Sille Halıcılık
Kültür ve El Sanatları:
Sille çömlekçilik sanatı, halı ve kilimcilik, mumculuğu ile halk sanatları açısından zengin bir mekandır.
Sille’de dokunan özel desenleri, kompozisyonları ve kullanılan kök boyaları ile dikkat çeken halı çeşidi oldukça değerlidir. Sille Beş Göbek halıları en değerli halılar olarak kabul edilir.