Tayland Masajı

Tayland Masajı

 

 

 

 

 

Tayland denince, bu ülkeyi ziyaret etmeyi düşünen ve ziyaret eden insanların aklına, mutlaka Tayland masajı (Tai masajı) gelmektedir.

Çünkü; dünya üzerinde bu masajın bu kadar muhteşem yapıldığı başka bir yer olduğunu sanmıyorum.

Yalnız; bu masajın yapılışındaki çeşitli faktörler, elbette sizin seçiminize bağlı olarak değişmektedir.

Tai Masajı

Tai masajı çoğu yerde, çok masum bir şekilde yapılırken, bir kısım yerde de, bu masaj daha yoğun olarak cinsel temaların ağırlıklı olduğu biçimde yapılmakta, tercih sizin.

Sokaklarda, her 15-20 metrede bir, masaj salonu görebilirsiniz.

Dünyaca ünlü, Tai masajının yapıldığı bu salonlarda çalışan Taylandlı bayanların öğle tatillerinde bile masaj yaptıklarını görebilirsiniz.

Tai masajı; vücuda daha iyi enerji akımını sağlamak, gerginliği azaltmak için uygulanan bir tekniktir.

Tütsüleri, kokulu mumları, aromatik yağları eşliğinde yapılan bu masajın ardından, kendinizi, yılların yorgunluğunu üzerinizden atmış gibi hissedeceksiniz.

Ayak parmaklarınızdan başlayarak, şakaklarınıza kadar süren bu masaj, yaklaşık iki saat sürüyor. Bu süre sonunda vereceğiniz meblağ, yaklaşık 400-600 baht arasındadır. 

Tai Masajının özellikleri

Mutlaka yaptırın. Thai masajı, özellikle bacaklara, kollara ve sırtınıza uygulanan, yağsız bir tür esnetme masajıdır.

Fazla zamanınız yoksa, foot masajı yani daha kısa süren ayak masajı yaptırabilirsiniz.

Ayak masajını, Tayland şehirlerinde, cadde ve sokaklarda, camekanlı bölümlerde yapıyorlar, yani caddeye ve sokağa cepheli, camekan var, içeride oturanlara ayak masajı yapılıyor. 

Ancak, yazının başında da belirttiğim gibi, Bankonk şehrinde, bu masajın farklı şekilde yapıldığı mekanlar var.

Bunlar; üç-dört katlı, birçok odası olan masaj merkezleri. Hatta ve hatta, yalnızca Japon turistlerin girebildiği “Kleopatra” olarak isimlendirilen masaj salonu çok ünlü.

Burada çalışan yüzlerce masajcı kızı seçme, banyo küveti veya jakuzi içinde değişik masaj yaptırma ortamları sunuluyor muş, bilmiyorum, gitmek mümkün değil, çünkü sadece Japon turistleri alıyorlarmış, bahanesi de, Tayland turizminin gelir kaynağının büyük bölümünü karşılayan Japonlar için Taylandlılar böyle bir jest yapmışlar, Japonların hastalık kapmaması için buraya başka hiçbir kimseyi almıyorlar. 

Tabii bu tür masajların yapıldığı, her turistin girebileceği masaj salonları yoğun olarak bulunmakta şehirde.

Masajcılık, Tayland’da çok yaygın mesleklerden biri, Çünkü bu işi yapanlar, en fazla 25-27 yaşına kadar çalışabiliyorlarmış.

Büyük bir aileye bakıyorlar, evlerinde büyük saygı görüyorlarmış.

Cinsel şartlardan dolayı, toplumda asla aşağılanmıyorlarmış.

Tai masajı mutlaka yaptırın, tercihinizi iyi yapmalısınız, iyi bir Tai masajı yaptırmadan bu ülkeden ayrılmayın.

 

Tunus Çöl safarisi

Tunus Çöl safarisi

Ülkenin güney bölümlerinde, büyük çöl alanları var. Çöllerde gezinmek ve safari yapmak isterseniz, birçok seyahat acentası, bu tür organizasyonları düzenlemektedir.

Bu organizasyonlarda: arazi araçlarıyla, ülkenin güneyindeki Matmata ve Kasr köylerine geziler yapılıyor ve hatta, bu iki günlük gezilerde, Bedevi çadırlarında konaklayabiliyorsunuz.

Ülkeye gittiğiniz acentanın bu tür etkinliği yoksa veya müstakil olarak gittiyseniz: özellikle Hammamet, Cerbe, Duz, Kabis gibi yerlerde, çöl safarileri düzenleniyor.

Özellikle

Sahra çölündeki bir safariye katılmanızı öneririm. Burada, deve çiftlikleri var. Bir noktadan sonra, yol bitiyor ve sadece kum tepelerinin arasında ilerliyorsunuz. Dört bir yanınız kum. İşte, burası çöl. Uzaktan baktığınızda, tepe gibi oluşumlar göreceksiniz. Bunlar, aslında  kum tepeleri. Yağmur yağdığında, kum çok ince olduğundan bunlar sertleşerek, kayalık gibi değişik görüntüler oluşturuyorlar. Çölün ortasında, değişik bir görüntü.

Çölde: 6 metre derinlikten çıkan ve “çöl gülü” denilen bir tür taş var. Bundan satın alabilirsiniz. Orta boyda bir çöl gülü: yaklaşık 2 dinar civarında satılıyor.

Tunus Çöl safarisi

DOUZ ŞEHRİ

Develerle yolculuğa çıkılıyor. Önce, çöle uygun rahat bir giysi giydiriyorlar. Deveye binmek kolay değil. Ayağa kalktığında, yaklaşık 2 metrelik bir yükseklik oluyor. Özellikle, kalkarken önce arka ayaklarını kaldırdığından, öne devrilmemek için dikkat etmeniz şart. Turistik deve gezisi, yaklaşık 1 saat sürüyor. Bunun ücreti ise: 50 dinar.  Karşınızda, kum ve palmiyelerden başka bir şey yok.

Çölde, develere gemi deniliyor. Hakikaten, okyanusta ilerleyen gemiler gibiler. Bütün her şey onlara göre ayarlanmış. Kervansarayların birbirlerine uzaklıkları, develerin sabahtan çıkıp akşama kadar ulaşabileceği yola göre ayarlanmış. Deve hakikaten olağanüstü. Günlerce susuz kalabiliyor. 50 derece sıcaklıkta, bana mısın demiyor. Su kaybı ise, vücudunun % 25’i kadar su kaybetse bile, bana mısın demiyor. Diğer memelilerin dayanabileceği su kaybı oranı: %  4.

Beyaz olan develer normalde polisler tarafından kullanılıyormuş. Çünkü, onlar diğerlerine göre daha hızlı hareket edebiliyorlarmış. Saatte: 60 km. hız yapabiliyorlarmış.

Bu yolculuk sırasında, karşınıza at üzerinde değişik giysili adamlar çıkıyor. Bunlar, turistlere at üzerinde gösteri yani şov yapıyorlar. At üzerinde, ayakta duruyorlar.

Tüm bunların yanında

35 dinar verirseniz, çöl üzerinde uçmak ta mümkün. Basit bir aletle, 10 dakika çöl üzerinde uçuruyorlar. Çölü, tepeden de görebiliyorsunuz. Bu alet: üstünde kanatları bulunan, arkada bir motor bulunan basit bir alet. Sadece ilk kalkerken biraz heyecanlanacaksınız.

Bu çöl safarisinde: öğlen yemeği de var. Saatler sonra, bir kamp alanına varılıyor. Burada çadırlar var. Çadırların içinde: yataklar, masalar var, misafirler ağırlanıyor. Gece soğuk olduğundan, elektrik sobaları var. Çadır dışında, daha lüks olan odalar da bulunuyor. Bu odalarda, dört yatak var.

Gündüz çok sıcak olduğundan pervane ve gece çok soğuk olduğundan elektrik sobası var. Zaten, bir sürü de battaniye veriyorlar. Yüzme havuzu var. Şezlonglar var. Kamp alanının dört bir yanı bomboş. Bir yerleşim alanına varmak için, yaklaşık, en az 2 saatlik bir yolculuk yapmak gerekiyor. Burası, tam bir kafa  dinleme yeri. Hiç ses yok. Burada, çay içmelisiniz. Hem de ülkeye özgü, naneli çay öneririm.

Çöl safarimizde, bu kez durak

Tuz gölü. Ayaklarınızın altında, bu kez kum değil, göz alabildiğine tuz bulunuyor. Afrika’nın en büyük tuz gölü, üzerinde yürüyebilirsiniz. Buz tabakası gibi görülüyor, ama aslında tuz tabakası. Ayaklarınız altında tuz var.

Bembeyaz bir yer. Mutlaka gidip görülmesi gereken bir yer. Tuzun üzerinde yürümek, değişik bir duygu. Tuz gölünün üzerinde yürümek ve hatta araba ile dolaşmak mümkün. Ama zemin yumuşak. Adeta bir film seti gibi. Tuzu hep kar gibi algılıyorsunuz. O kadar devasa bir alanın, komple tuz ile kaplı olmasına akıl ermiyor.