Nevşehir Kaymaklı Yeraltı Şehri

Nevşehir Kaymaklı Yeraltı Şehri

Bu yeraltı şehri; Nevşehir’in 21 km. batısında bulunan Kaymaklı’da bulunuyor. Yumuşak tüf kayalara oyularak yapılmıştır.

Girişte; bilet alarak kapıdan giriyorsunuz ve yön levhaları izlenerek gezilebiliyor. Ancak; kalp-astım hastaları ve dar yer fobisi olanların girmelerini tavsiye etmiyorum. Çünkü: yer yer, bayağı dar tünellerden geçilmesi gerekiyor.

Bazı bölümler, gerçekten sıkıntı verecek ölçüde dar. İnsanın aklına gelmiyor değil. Hani, bu yön levhalarından birini bulamadığınızda veya yön levhasının yanlış bir yönü göstermesinin mümkün olup olmadığını düşündüğünüzde, sanırım içinizi derhal bir sıkıntı ve korku kaplayacaktır.

Fakat; böyle bir durum olduğunda, ilerlemeden bulunduğunuz yerde beklemek ve arkadan gelen kafile veya insanların yardımı ile, doğru istikameti bulmak elbette mümkün.

Evet, Şehrin; Hitit döneminde var olduğu ve Hıristiyanlık döneminde ise genişletildiği ve özellikle Müslüman Arap akıncılarına karşı korunmak için revize edildiği tahmin edilmekte. Ayrıca; yiyecek depolamak içinde kullanılmış.

Toplam; 40 metre derinliğe iniliyor ve 8 kat var. Mükemmel ve akıl almaz havalandırma sistemi mevcut. Katlar ve bölmeler, havalandırma bacası etrafında yerleşmiş. Bir hol etrafında toplanmış odalarda, ortalama tavan yüksekliği 2 metre. Şapellerde ise; tavanlar daha yüksek ve mekan büyüktür.

Tüm katlar, günümüzde ziyaretçilere açık değil.

Yalnızca, 20 metre derinlikte, 4’ncü kata kadar inilebiliyor. Çünkü, bütün bölümler, henüz tam olarak temizlenmemiş. Toplam alan, 2.5 kilometrekare.

Şehrin giriş katında; hayvanların bağlandıkları yerler var. Sonra da; yiyeceklerin depolandığı başka bir bölüme geçiliyor. Her bölüm, diğer bölümlere dar tüneller ile bağlı. Ve her giriş, değirmentaşı biçimindeki, hareketli kaya kapılar ile kapatılıyor. Bu şekilde, düşman saldırılarından korunulmuştur.

İkinci katta, ortak mutfak var.

Üçüncü katta, en önemli mekanlar mevcut. Bu katta: erzak depoları yerleştirilmiş. Burada dikkati çekecek bir nesne, andezit taşı var. Son araştırmalara göre; bu taşın, bakır cevherini öğütmekte kullanıldığı anlaşılıyor.

Ayrıca, bu taşın, dışarıdan buraya getirilmesi mümkün değil. Yeraltı şehrinin inşası sırasında, tüf tabakasının altında kalıpta sonradan açığa çıktığı anlaşılıyor. Yaklaşık 10 cm. boyutundaki bakır cevheri, andezit taşı içinde hazırlanan kırma çukurlarına konuluyor ve kırma taşı ile kırılarak, ergimeye hazır hale getiriliyor.

Dördüncü katta, şırahaneler var.

Bol miktarda erzak depolarının ve küp yedeklerinin bulunması, bu yeraltı şehrinde yaşayan insanların, düzenli bir ekonomik yaşamlarının olduğunun ifadesi. Küçük bir alana yayılan erzak depolarının sayısı göz önüne alındığında, burada çok sayıda insanın yaşadığı düşünülüyor. Muhtemelen, 10 bin insanın yaşadığı veya yaşayabileceği tahmin edilmekte.

Evet; yeraltı şehir girişindeki alışveriş mekanlarından yararlanabilirsiniz.

Nevşehir Kapadokya hakkındaki gezi yazım için  Kapadokya

Nevşehir Uçhisar

 

Nevşehir Uçhisar

Ürgüp ile Nevşehir’in tam ortasında, Nevşehir merkezine, yaklaşık 10 km. uzaklıktadır. Ürgüp’e 12 km. ve Avanos’a ise 10 km. uzaklıktadır. Kayseri’ye olan uzaklığı 80 km. ve Ankara’ya olan uzaklık ise 280 km.dir.

GENEL

Nevşehir Uçhisar; Merkezde; her yeri delinerek, evler ve depolar yapılmış, olağanüstü büyük bir kaya bloku var. Kayanın yan tarafında ise, yine kaya evler ve modern evler bulunmakta. Bu kayaya tırmanmak ve tüm çevrenin mükemmel manzarasını seyretmek mümkün.

Kendinize güveniyorsanız, mutlaka çıkın. Çünkü: burası Kapadokya’nın zirvesi. Kapadokya bölgesinin, en yüksek peri bacaları da burada.

Nevşehir Uçhisar

KALE

Burada; Uçhisar kalesi var. Bölgenin doğal kalesi olarak kabul edilmekte. Kalenin bir tarafı uçurum olduğu için, uç hisar olarak anılıyor. Kale; kaya oyularak, gerçek bir kale haline getirilmiş. Yükseklik; güneyde 40 metre ve kuzeyde ise 100 metre civarında. Bir gökdelen gibi.

Bölgede en eski yerleşimin ne zaman başladığı bilinmiyor. Bir zamanlar; Hıristiyanlar, burada yaşamışlar. Kale içindeki, nereye gittiği bilinmeyen gizli geçitler, saklanma amaçlı olarak kullanılmış.

Ama, günümüzde de, bunların büyük kısmı çökmüş olduğundan, hangi yerler arasında ulaşımın sağlandığını öğrenmek mümkün değil. Ayrıca; oyularak, içine çok sayıda oda, ev, sığınak, depo, sarnıç, mahzen yapılmış. Çok sayıdaki odalar; birbirlerine merdivenler, tüneller ve koridorlar ile bağlanmış. Odaların girişlerinde ise, giriş ve çıkışı kontrol altına almaya yarayan, sürgü taşları var.

En üstte; Bizans döneminde, kayalara oyularak yapılmış, üç mezar var. Çok tahrip olduklarından ve soyulduklarından, pek özellik göstermiyorlar. Gerek bu mezarların ve gerekse kale içindeki, günümüzde büyük çoğunluğu göçmüş olan gizli geçitlerin boyutları o kadar küçük ki; sanki, bir zamanlar buralarda insanların, belki de ” cüce ” insanların yaşadıklarını düşünmemek elde değil.

Uçhisarın; doğu, batı ve kuzeyinde bulunan peri bacaları; Roma döneminde mezarlık amacı ile oyulmuş. Girişleri; genellikle batı yönüne bakan mezarların iç kısımlarında ölülerin yattıkları yerler bulunmakta. Gerek kalenin eteklerinde ve gerekse kalede, çok az sayıda, oyma kilise var. Bunun sebebi ise, çok sayıda kilise ve manastıra sahip olan Göreme’nin, buraya yakın olması denebilir.

Hem bir gözetleme kulesi ve hem de savunma kulesi olarak kullanılan kalenin en yukarısında; saldırı anında, saldırganlara yuvarlamak üzere taş gülleler yerleştirilmiş. Bölgeye hakim olması bakımından, stratejik öneme sahip olan kale, Selçuklular ve Anadolu Beylikleri döneminde önemini korumayı sürdürmüş.

İlk kez; Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlılara geçmiş. Osmanlılar ve Cumhuriyet döneminde, barış ve huzur ortamında, savunma işlevini yitiren kaledeki yerleşim, 1960’lı yıllara kadar sürmüş. 1960’lı yıllarda; kale ve çevresi afet bölgesi ilan edilince, kasaba, kalenin güney ve güneybatısındaki düzlüklere kurulmaya başlamış.

Terk edilen kaya oyma, kesme taş Uçhisar evleri ise, restore edilerek bölgenin en çok tercih edilen butik otelleri haline getirilmiş.

GÜVERCİN VADİSİ

Kapadokya’da gezilebilecek en büyük ve uzun vadi. Vadinin doğu yamacında, vadiye ismini veren güvercinlikler var. Geçmiş yüzyıllarda, Uçhisarlılar, kasabanın tam karşısında, vadinin karşı yamaçlarına güvercinlik oymuşlar. Uçhisarlılar, yıllarca, kış mevsimlerinde bu güvercinlere yem atarlar ve güvercinleri beslerlermiş.

Karşılığında ise, bu güvercinliklerde biriken gübreleri alırlar ve bağlarında ve bahçelerinde kullanırlarmış. Eskiler, güvercin gübresiyle yetiştirilen sebzelerin, karpuz ve kavunların tadını anlata anlata bitiremezler. Vadide yapacağınız yürüyüş ile, bu kat kat güvercinlikleri ve içlerindeki kuluçka tabakalarını yakından görebilirsiniz.

GEZİ PLANI

Kalenin içindeki sığınaklara girmek, zaman alır ve zordur. Bu nedenle; en iyisi kalenin zirvesine çıkmak. Yöreyi, Uçhisar kalesinden seyretmenin keyfine doyamayacaksınız. Mutlaka çıkın. Kaleye doğru yürüyün.

Kaleyi, peri bacalarını, eski Uçhisar evlerini seyrederek, kale girişine gelirsiniz. Biletinizi alın ve sonra, kaya oyma eski tandır evi, şirahane, ahır gibi mekanları gezerek, kalenin zirvesine ulaşacağınız merdivenlere gelin.

Buradan muhteşem bölge manzarasını izleyin. Sonra; zirveye yürümeye devam edin. Kalenin zirvesi, tüm Kapadokya’nın kuş bakışı görülebileceği bir yer. Güvercin vadisinden, Avanos’a kadar, bütün vadiler, Ortahisar kalesi, Göreme kasabası, Göreme Açık Hava Müzesi, Kılıçlar Vadisi, Kızılçukur, Güllüdere, Çavuşin. Yani, bütün Kapadokya’yı göreceksiniz.

Zirvede; ayrıca çok sayıda oyma küp, oyma mezar ve büyük sarnıç görebilirsiniz. Kaleden aşağıya bakarken, kuzeyde cevizli peri bacalarını, batıda Nevşehir’i ve Oylu Dağını, kalenin hemen önünde yeni Uçhisar kasabasını görebilirsiniz. Güneybatıda ise, uzaklarda Hasan Dağı var.

Kale; Erciyes Dağı ve Hasan Dağını birlikte görebileceğiniz tek yer. Özellikle; Erciyes Dağı, yani tüm bölgenin yaratıcısının en iyi göründüğü yer. Sanki; Kapadokya’nın bu iki zirvesi, karşılıklı birbirlerini seyrediyorlar.

Uçhisar kalesinden, akşam gün batımını, Erciyes’in ve tüm vadinin aldığı kızıllığı izleyin. Renk değişimini ve ortamın büründüğü atmosferi izleyin. Mehtapta ise, ay doğarken, oluşan mistik havayı anlatmak mümkün değil, görmeniz gerek. Tüm bunları, yalnızca zirvede görebilir ve yaşayabilirsiniz. Mutlaka deneyin.

Nevşehir Avanos hakkındaki gezi yazım  için Avanos