İstanbul Şile

İstanbul Şile

Şile’de: stresten uzak, kekik ve çam kokan ormanların gölgesinde, kuşların melodilerini yaşarsınız.

ULAŞIM

Şile-İstanbul arası uzaklık: 60 km. dir. İstanbul Avrupa yakasından, Fatih Köprüsünü geçerek yola çıkanlar, Ümraniye-Şile çıkış bağlantı yolundan devam ederek, Ömerli istikametinde, Yeni Şile Yolundan devam ederek, İlçeye yaklaşık 45 dakikada ulaşabilirler.

İstanbul Şile

GENEL

YERLEŞİM

Şile’de daha çok yazlık sahipleri ve günübirlik ziyaretçiler bulunuyor. Şile’nin çarşısı olarak bilinen “Üsküdar Caddesi” trafiğe kapatılmış ve merkez insanların kullanımına uygun hale getirilmiş. Birçok park ve bahçe, spor aletleriyle donatılmış ve sahil ile liman bölgesinde son yıllarda birçok yenilemeler yapılmıştır. Yani: Şile insanı, turizme gereken önemi vermeye başlamışlardır.

İstanbul Şile

KONUMU

İstanbul’un en büyük üçüncü ilçesi olan Şile, en fazla ormanlık alana sahip bölgedir. % 70’i orman olan Şile’de, orman köylüsünün geçimini sağladığı ormanları korumuş ve yaşatmıştır. Son yıllarda, Şile otobanının revize edilerek genişletilmesiyle, bölgeye gelen yerli ve yabancı turist sayısı artmış ve bunun yanında, günübirlik hafta sonu tatilcilerin de vazgeçilmez bir tatil merkezi olması sağlanmıştır.

İstanbul Şile

DENİZ-KUM

Şile’de: deniz, kum ve güneş için sezon: yalnızca 27 gün. Ağustos en sıcak ay. Ağustos sonunda, Karadeniz’e özgü rüzgarlar başlıyor. Sahil şeridinin uzunluğu: 65 km. dir. Bu sahil şeridinde, en önemli plajlar: Kumbaba, Ayazma, Ağlayankaya ve Uzunkum plajlarıdır. Bu plajlarda, tatilcilerin tüm ihtiyaçlarını giderecek olanaklar bulunuyor. Şile de, bu plajlar haricinde denize girilmemesi gerekiyor. Çünkü: koruma önlemleri yok.

KONAKLAMA

Şile’de gayet lüks konaklama tesisleri bulunmaktadır.

İstanbul Şile

DENİZ KAZALARI

Denizde yüzerken, anaforlara ve kuyulara dikkat etmek şart. Dalmayı sevenler de, kayalık bölgelerde, dikkatli olmalı. Çünkü: gerçekten Karadeniz çok farklı. İnsanlar; kendilerine güveniyor veya farkına varmadan, denizde bir çok kaza yaşıyorlar ve bu kazaların çoğu maalesef ölümle sonuçlanıyor. Şile’de bulunduğunuz sırada; denize girme düşünceniz varsa, mutlaka deniz kıyısından uzaklaşmamayı tercih etmelisiniz. Aynı zamanda: çocuklarınızı da, çok çok yakınınızda bulundurmalısınız.

İstanbul Şile Kumulları

ŞİLE KUMULLARI

Şile ilçesi plaj kumulları: tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır. DHKD tarafından yapılan çalışmada, Karadeniz kıyılarında doğal habitatın korunması gereken 15 kumul alanından birisi olan “Şile Kumulları” sahası, 7 km. uzunluğundadır.

Plaj kumulları: kuzeyin hakim rüzgarları tarafından, Kumbaba mevki ile Sofular, Alacalı, Doğancılı ve Kurfallı köylerinden içerilere doğru sokularak, kıyı kumullarını oluştururlar. Özellikle: Kumbaba Tepesi’nde, klimatik özelliklere de dayanarak: deri, solunum, sindirim, dolaşım ve sinir hastalıkları gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

KUMBABA TEPESİ

Evet, ilçe merkezindeki “Kumbaba Sahili”: ince kum taneciklerinin tedavi edici özelliği yanında, geniş bir halk plajı olarak da kullanılıyor. Pot deresinin Karadeniz ile birleştiği noktadan sonra başlayan küçük koylar, yaz tatillerinde büyük rağbet görüyor. Burası: kırmızı-turuncu, demir/bakır alaşımlı ve radyonkriteli kumları olan bir tepe.

Zirvesinde: Kumbaba mezarı bulunuyor. Yapılan araştırmalarda: buranın, Bizanslılar tarafından, “Güneş Hamamı” olarak kullanıldığı ve yaz aylarında, saray gemileriyle, buraya gelerek güneş banyosu yaptıkları öğrenilmiştir.

İstanbul Şile Ağlayan Kaya

AĞLAYAN KAYA

Ağlayan Kaya adıyla bilinen kayalıklarla çevrili kumsal da, görülmeye değer. Şile Fenerinin 600 metre gerisinde, taşlar arasından çıkan bir su kaynağıdır. Su kaynağının, kayalar üzerindeki görünümü, göz yaşına benzetildiği için, bu ad verilmiştir. Bu noktada denize girerken çok dikkatli olmalısınız. Çünkü: hem çok dalga var, hem de denizin içinde anaforlar oluşuyor.

İstanbul Şile Bezi

Ağlayan Kaya bölgesinde, her yıl pek çok boğulma olayı görülüyor. Bu nedenle: orada denize girerken: kesinlikle alkol almamalı, ne kadar iyi yüzücü olursanız olun fazla açılmamalısınız. Ağlayan Kayadaki ağaca, dilek mendili bağlama geleneği de, 30 yıl kadar önce, bütün tatillerini yörede geçiren, Zeki Müren tarafından ortaya atılmış.

ŞİLE BEZİ

Şile’de ne satın alınır? Şile’nin neyi meşhur? Evet, bu soruların yanıtı tek kelime, Şile bezi. Uluslar arası bir üne sahiptir. Yüzyıllardır, yöre kadınlarınca dokunmakta ve işlenmektedir. Hem dokuma, hem işleme biçimi açısından, ayrıcalıklı bir yeri vardır. Bilindiği gibi, Şile bezinin özü pamuklu ipliktir.

Yıllar önce: Papazlı, İngiliz diye iki çeşit pamuk ipi, ham olarak çeşitli yollardan, bez dokuyan insanların hizmetine sunuluyordu. Dört köşe paketler halinde satılan pamuk iplikleri: 36, 40 ve 48 burumlu idi. Bir burumda: 5 kelep iplik çıkıyordu.

Bu ipliklerin bez haline gelmesi için, çeşitli aşamalardan geçmeleri gerekiyordu. En önemli işlemlerden biri: kireç kaymağı, karbonat bir leğene konulur ve içine deniz suyu doldurulur, bezler su içinde beyazlatılmaya bırakılırdı. Beyazlanan şile bezi, denizde birkaç kez çırpılıp, kum üstünde veya kaya üstünde güneşte kurumaya bırakılırdı. Şile evlerinde, her yaştan bayan, şile işi işlemesini bilir ve tamamlanan işlere değişik örneklerle iğne oyası yapılırdı.

İstanbul Şile Bezi

Evet, günümüzde, artık eski Şile Bezi tezgahları, artık Şile’de sayılı yerde işliyor. Tarih sayfalarında, Şile adını altın harflerle yazdıran Şile Bezi, günümüzde varlığını zor şartlarda sürdürüyor.

Fabrikalarda dokunarak üretilen Buldan Bezi, Şile bezi dokuyan el tezgahlarını bir bir ortadan kaldırıyor. Yakın tarihimizde Bozgaca köyünde kurulan dokuma fabrikası, yine ekonomik nedenlerden varlığını sürdürememiş.

ŞİLE HAYVANAT BAHÇESİ

Özel bir kuruluş tarafından, 1995 yılında, Şile Ahmetli Köyü çıkışında, Şile Hayvanat Bahçesi kurulmuş. Nesli tükenen hayvanlar, hayvan sevenlerin ziyaretine açık. Ayrıca: burada, birçok hayvan türünün üretimi de gerçekleştiriliyor. Üretilen hayvanların ihracat ve ithalatı yapılıyor. Nesli tükenen hayvanlar Gümrük çıkışlı ve ÇTS sağlık sertifikalıdır.

ŞİLE ADALARI

Şehrin hemen önünde, farklı aşınım sonucu oluşmuş, 5 adet adacık vardır.

NE YENİR

Deniz ürünleri her zaman revaçta. Kefal, uskumru gibi balık türleri, midye gibi deniz ürünleri, liman çevresindeki balık lokantalarında bulunuyor. Hafta sonları, limandaki balıkçıların önünde kuyruklar oluşuyor. Şile yerlileri “Tuzlu balık” denilen salamura çeşidini evlerinde yapıyorlar.

Bahar ve yaz aylarında, Şile-İstanbul yolunda yayık ayranı ve gözleme satan köylüleri de görebilirsiniz. Şile-İstanbul sahil yolunda, yol kenarlarındaki çardaklarda, bahçelerinde yetişen mevsimlik meyve ve sebzeleri satan köylüler var. Şile-Ağva yolu üzerindeki köyler, geniş elma bahçeleriyle tanınıyor.

İstanbul Şile

ALIŞVERİŞ

Şile içinde, çeşitli Şile Bezi dükkanları var. Şile bezinden üretilen: gecelik ve gömlekler, bölgenin özel imalatı. İşlemelerin fazla olması ve inceliği; fiyatları yükseltiyor. Şile Belediye dükkanları içinde bulunan ve çarşı içinde de şubesine rastlanan: Genç Butik, ilçenin en eski Şile Bezi butiklerinden biri. Buradan uygun fiyatla, hakiki şile bezi giysiler bulabilirsiniz.

Kadınlar için butik uygulaması yapılmış olup etnik desenlerle süslenmiş şile bezi elbiseler, iş toplantılarında bile giyilebilecek eteklere rastlamak mümkün. Yalnız, şile bezi dükkanlarının pek çoğunda kredi kartı geçmiyor. Alışveriş nakit yapılıyor. Hani alışveriş dedik ya, şile bezi dışında, liman çevresindeki balıkçılardan taze balık almak mümkün. Bu tür bir düşünceniz varsa, balıkçı motorlarının dönüş saatlerini takip etmeniz gerek.

TARİHİ

Şile çevresinde yapılan arkeolojik araştırmalarda: Prehistorik çağlarda, yörede yerleşim olduğunu gösteren buluntulara rastlanmıştır. MÖ. 12.000–6.000 yılları arasında, Karadeniz kıyı şeridinde, önemli bir yerleşim bulunmaktadır.
Şile: MÖ.7’nci yüzyılda, Miletoslu denizciler tarafından kurulmuştur. İlk çağda, ilçenin kuzey kesimindeki Philee isimli, antik bir kent bulunuyordu.

Bu kent, deniz kıyısındaki kumsalın hemen ardında yükselen kayalar üzerinde kurulmuştu. Lydialılar, Persler, Galatlar’dan sonra, MÖ. 1’nci yüzyılda Romalılar buraya hakim olmuşlardır. Burada: Gürlek Mağarası, ilk Hıristiyanların, Romalılar tarafından hapsedildikleri bir cezaevi olarak kullanılmıştır. Cenevizliler, bir süre buraya hakim olmuş ve günümüze ulaşan kalenin o dönemden kaldığı sanılmaktadır.

Şile, Yunanca bir kelime olup, Türkçede “Mercanköşk” anlamına gelen, tepelerde ve dağ sırtlarında yetişen güzel kokulu çiçekler açan ıtırlı bir bitki adıdır.

GEZİLECEK YERLER

İstanbul Şile Kaleler

KALELER

Şile’de 3 tane kale var. Bunlar: Şile kalesi, Heciz kalesi ve Sarıkavak kalesidir.

ŞİLE KALESİ

İlçe limanında, küçük bir adacıkta bulunuyor. Kalenin bulunduğu ada: yapıtın şeklinden dolayı “Ocaklı Ada” olarak da anılıyor. Tarihsel gelişim içinde önemli bir yeri var. Bizanslılar tarafından inşa edilmiş. Sonraları ise Osmanlılar tarafından kullanılmış. 10 x 10 metre kare genişliğinde ve 12 metre yüksekliğinde olup, denizden gelebilecek saldırılara karşı koyabilmek amacıyla inşa edilmiştir. Kulesi ve sarnıcı sağlamdır.

HECİZ KALESİ

Yeşil vadi yakınlarındadır. Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Vadinin sarp yamaçlarında, bölgeye hakim bir tepede yapılan kale, Bizans’ı Anadolu’dan gelecek akınlara karşı korumak için yapılmıştır.

SARIKAVAK KALESİ

Bizans dönemi eseri olup, Şile’ye yaklaşık 22 km. uzaklıktadır.

İstanbul Şile Deniz Feneri

ŞİLE DENİZ FENERİ

İlçenin simgesidir. Şile Feneri: dünyanın ikinci en büyük feneridir. Bu yüzden, tarihsel değeri oldukça büyüktür. Kırım Savaşında: Karadeniz’den, İstanbul Boğazına girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış fenerlerden biridir.

Bu amaçla: boğazlar civarında, 1856 yılında yapılan Anadolu Fenerinden sonra, 1858-1859 yılları arasında, Sultan Aziz tarafından inşa ettirilmiştir. Taş kısmını: Türk mimarlar, metal aksamı ve mercek-kristal sistemini de, Fransa-Paris’te bulunan Barbir Fabrikası tarafından yapılmıştır. Uluslar arası standartlarında, birinci sınıf deniz feneridir.

KİLİSELER

Yeniköy: Kurtuluş savaşı sonuna kadar tüm nüfusu Rumlardan oluşan bir yerleşim yeriydi. Kurtuluş savaşı sonunda, mübadele neticesinde, Rumlar burayı da terk etmişlerdir. Bu yerleşimden: günümüze, bazı binaların temel kalıntıları, köprüler, çeşmeler, vaftiz yeri ve kilise harabeleri kalmıştır. Aynı şekilde, ilçe merkezinde Maşatlık yani Rum Mezarlığı da bulunmaktadır. Ancak, yalnızca 1,5-2 metre yüksekliğinde, sağlam kalmış, ihata duvarları bulunmaktadır.

İstanbul Şile Çeşmeler

ÇEŞMELER

Hanımsuyu çeşmesi, Osmanlılar zamanında Hatice Hanım adında, Mısırlı bir kadın tarafından; 1871 yılında yaptırılmıştır. Günümüzde de, suyundan içilen çeşme “Tatlı Su” olarak bilinir. Kabakoz Köyü Çeşmesi, Şile’nin 11 km. kuzeyinde, Bizanslılar tarafından yaptırılmıştır. Bu çeşme, tam 600 yıllık tarihi bir geçmişe sahiptir.

HAMAM

Eski hamam kalıntıları, İlçe merkezindeki Hamamdere mahallesindedir. Bu yapı Osmanlılar tarafından inşa ettirilmiştir.

MEŞRUTİYET MAĞARASI

Sofular köyü yakınlarındadır. 40 metre uzunluğunda, 3 metre derinliğinde, yatay ve kuru bir mağaradır.

SOFULAR MAĞARASI

Sofular köyü mağara burnu mevkinde; 100 metre uzunluğunda, 17 metre yüksekliğindedir. Yatay ve kuru bir mağaradır. Roma dönemine aittir.

DEĞİRMENÇAYIRI ŞELALESİ

İlçeye 33 km. uzaklıkta, Değirmençayı köyünün güneybatısındadır. Şelalenin yüksekliği 8 metre, genişliği 30 metre kadardır. Değirmençayı şelalesinin kuzeyinde, yaz aylarında suları kuruyan, 15 metre yükseklikte akan Şarlak Şelalesi adı verilen bir şelale daha var.

ONBİR GÖLLER VADİSİ

İlçenin görülmeye değer önemli doğal güzelliklerinden biridir. Hacılı köyü yakınlarındadır. Köydeki su değirmeninden, doğuya doğru Göksu kolu 500 metre takip edilince, birinci göle ulaşılıyor. Vadinin devamında, büyüklü-küçüklü on bir göl var.

İstanbul Kabakoz

İstanbul Kabakoz

İstanbul’da yaşayanlar için, fazla uzaklarda olmayan bir cennet.

ULAŞIM

İstanbul’a 40 dakika uzaklıktadır. Şile İlçesine bağlı bir köy. Daha doğrusu, Şile ilçesine bağlı, 50 köyden biri. İstanbul’dan kaçmak isteyenler için, fazla yolculuk yapmadan, yakınlardaki bir cennet olarak öne çıkıyor. Özellikle, halen büyük kalabalıklar tarafından bilinmiyor olması avantaj.

Evet, ulaşım nasıl? İstanbul’dan: Ümraniye-Şile yolunu takip eden. Şile’den sonra, Ağva’ya doğru giderken, sahil yolunu kullanarak, karşınıza çıkacak ilk köy; Kabakoz köyüne ulaşabilirsiniz. Köy, Şile’ye 10 km. uzaklıkta.

İstanbul Kabakoz

GENEL

Evet, burada turistik tesisler pek yoğun olarak bulunmuyor ve bu nedenle, buranın ismi pek duyulmamış. Burada, son yıllarda, daha çok yazlık evler yapılmış. Yoğun olarak, buraya, kendi yazlığını yaptıranlar uğruyor.

Kabakoz köyündeki ahşap evleri görebilirsiniz. Çevresi tamamen yeşilliklerle kaplı bu köyün, Akçakese bölümünün önü deniz ve harika bir manzara var. Özellikle denizi tertemiz ve pırıltılı kumsalı var. Koyun, İstanbul’a uzaklığını düşünürseniz: 60 km. Şile ilçe merkezine ise, 17 km. uzaklıktadır.

Köyden itibaren: sahile ayrılan 2 kilometrelik yol, sizi deniz kıyısına getirecektir.

Burada: bir çadır da kurabiliyorsunuz.

İstanbul Kabakoz

KONAKLAMA

Akçakese yöresinde, sahilde bir kamp merkezi var. Burada, 37 oda bulunuyor. Tesis: ağaçlarla bezenmiş, burada: karavan ve bungalov alanları bulunuyor. Kalınacak yerler ise: ağaç evler. Ağaç evlerin bu özellikleri, gerçekten muhteşem. Beton yok, tamamen ahşap. Bu ahşap evlerden, 10 tane var.

NE SATIN ALINIR

Buralardan bir şeyler satın almak isterseniz, tek seçenek: Şile bezinden üretilen giysiler.

NE YENİR

Burada balık bulmanız çok kolay. Mutlaka balık yemeli ve hatta balık satın alarak, evinize getirmelisiniz. Çünkü, burada taze balık bulmanız mümkün.

NE YAPILABİLİR

Sahilde: kum yürüyüşleri yapabilir, tertemiz denize girebilirsiniz. Karavan ile gidebilirsiniz. Veya, burada çadır kurmak da mümkün. Tüm bunların dışında günübirlik gidebilirsiniz. Veya, konaklama bölümünde belirttiğim gibi, burada mevcut tesiste kalabilirsiniz. Bu tesiste kalırsanız, deniz kıyısı ile tesis arasında, tekne ile, sizi götürüp getiriyorlar. Bu yolculuk yaklaşık 5 dakika sürüyor. Tesis ile deniz arasındaki bu çayda, balık tutmak mümkün. Merakınız varsa, balık takımlarınızı da götürmenizi öneririm.

Sonuç olarak: burada sizi henüz keşfedilmemiş olmanın verdiği bir sakinlik ve tabiat güzelliği bekliyor. İstanbul’dan çıkın ve bir gününüzü buraya ayırın. Denize girin, güneşlenin ve çevrede, yemyeşil çevrede gezin. İnanın sonuçta, mutlu olacağınız bir gün geçireceksiniz

Şile tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

İstanbul Kilyos

İstanbul Kilyos

Şehir merkezine 45 dakika uzaklıktadır. İstanbul-Kilyos arası uzaklık 32 km. dir. Kilyos-Sarıyer arası 11 km. dir. Özel araçla gidildiğinde, Maslak-Sarıyer istikametini izleyerek, Bahçeköy orman yolundan Kilyos’a ulaşmak mümkündür. Sarıyer’e kadar sahilden gidilebilen yol, özellikle hafta sonlarında aşırı kalabalık oluyor. Ayrıca, Sarıyer’den Kilyos’a minibüs ve belediye otobüs seferleri bulunuyor. Kilyos’a giderken, orman yolu boyunca piknik alanları, kendin pişir-kendin ye kır lokantaları göze çarpıyor.

İstanbul Kilyos

Kilyos: İstanbul’un yaz sığınakları arasında kumsalları sayesinde ilk sırada yer alır. Botanik açıdan son derece zengin kumulları vardır. Bu kumullar: Karadeniz kıyılarında, bozulmadan kalabilmiş kumul alanlar arasında, en zengin bitki çeşitliliğine sahip, ikincil kumul sistemi olması nedeniyle oldukça önemlidir.

Doğal Hayatı Koruma Derneği tarafından koruma altına alınması için çalışılan Kilyos kumulları: içerdiği nadir kumul bitki örtüsündeki çeşitlilik ve ülke çapında nadir görülen en az 15 çeşit kumul bitkisi taksonuna sahiptir.

Bern Sözleşmesi Ek Liste I’de yer alan iki bitki türünün zengin popülasyonlarının bulunduğu kumullardaki botanik çalışmalarının tarihi, yüzyıllardan beri eskiye dayanıyor. En az dört bitkinin tip örneği buradan toplanmıştır.

Evet, botanik açıdan çok zengin olan kumullarının koruma altına alınması gereken beldenin resmi ismi “Kumköy” dür. Kilyos isminin Rumcada karşılığı ise “Kum” dur. Buradaki yerleşim, eski dönemlerde bir balıkçı köyü olarak başlamıştır.

İstanbul Kilyos

Kilyos: Polonezköy, Ağva ve Şile gibi İstanbul’da hafta sonu aktiviteleri için en çok tercih edilen beldelerden biridir. Kilyon denildiğinde, akla önce plaj ve deniz gelir. Kilyos plajları: İstanbul’un en büyük ve temiz sahil şeridi olup Kilyos Burnundan Gümüşdere Plajı’na kadar uzanmaktadır.

Ancak deniz çok dalgalı olduğu için boğulma oranları yüksektir. Çünkü bir-iki noktada Dip akıntısı riski vardır. Akıntı riski olan noktalarda, Belediye tarafından uyarı levhaları konulmuştur.

Plajlar, bu akıntıların bulunduğu noktaları kendi alanlarının dışında bırakmışlardır. Yine de yaz aylarında uyarı levhaları olmasına rağmen Dip akıntısı olan yerlerde denize giren insanların sayısı oldukça fazladır.

kilyos.genel.0000
İstanbul Kilyos

kilyos.genel.1
İstanbul Kilyos

Kilyos’a genellikle günübirlik denize girmek veya piknik amaçlı geliniyor. Ancak konaklama imkanları da bulunuyor. Yaz aylarında, plaj partileri ve konserlerle, gece boyunca hareketlilik sürüyor.

Bölgede iklim ve kumsalların uygunluğu nedeniyle, rüzgar sörfü gibi spor etkinlikleri düzenleniyor. Ayrıca, Kilyos ardındaki ormanlarla yürüyüş imkanı sağlayan parkurlara da sahiptir.

Kışın sert Karadeniz dalgaları sahili ve kayaları döverken, otelin sıcak lokantasında doğayı seyredebilir, sessiz, sakin yollarda ve hatta plajda uzun yürüyüşler yapabilirsiniz.

İstanbul Kilyos

Yazın ise: uzun, güzel kumsallı plajı seçerseniz, Kilyos’un içinden kuzeye doğru devam ettiğinizde, küçük ve sakin koyları görebilirsiniz.

Boğaziçi Üniversitesinin Kilyos Kampus Plajında, Kiteboard (Uçurtma) Şampiyonası düzenleniyor.  Kiteboard; windsurf benzeri olan ancak windsurfteki yelken yerine kite denen uçurtma-paraşüt benzeri bir ekipmanla rüzgara dayalı olarak yapılan son derece eğlenceli ve adrenalinli bir spor dalıdır.

Aynı zamanda olimpik spor dalları arasına da girmiştir. 2012 yılında ilk defa olmak üzere BURN Kiteboard World Tour: Türkiye’de Kilyos Gümüşdere’deki Burc Beach’de yapılmıştır.

İstanbul Kilyos

NE YENİR

Kilyos ve çevresinde, taze deniz ürünleri ve mangalda pişen et yemekleri sunan kır lokantaları damak zevkine düşkün olanlar için, yaz-kış açık. Bu şirin, küçük Karadeniz sahil yerleşimi, göz alabildiğine uzanan kumsal plajlarıyla ünlü. Sarıyer içinden veya Belgrad ormanlarından geçen yollar birleşerek Kilyos’a varıyor.

Orman yolu, su kemerleri ve bentlerin civarından geçiyor. Kilyos çarşı içinde: midye tava, tavuk şiş, mantar, balık, sucuk, börek çöp şiş yiyebilirsiniz.

İstanbul Kilyos

GEZİ

Kilyos: sırasıyla Roma, Bizans ve Ceneviz hakimiyeti altında kalmış, ardından Osmanlı döneminde Leventan nüfusu ile gelişme göstererek kozmopolit bir yerleşim yeri olmuştur. 1960 yılından sonra ise, turizm alanında tanınarak, popüler bir sayfiye yeri haline gelmiştir.

Köye ulaştığınızda ilk göze çarpan tarihi bina “Kale” dir.

kilyos.ceneviz kalesi.1
İstanbul Kilyos

Kale

Bir yanı ormanlar ve diğer yanı denize bakan bir yer olarak Kilyos kalesini görmeden buradan ayrılmayın. Tepedeki 15’nci yüzyıl Ceneviz kalesi, Kilyos’un bu kadar popüler olmasının eski tarihlere dayandığının göstergesidir. Askeri saha içinde kalan kale, Sultan II. Mahmut döneminde restore edilmiştir. Kalede antik çağlardan kalma bir sarnıç olduğu bilinmesine rağmen, askeri bölge olduğu için gezmek mümkün değildir.

Yağmur yağdığı zaman sarnıçların dolması için su toplayacak bir sistem kurulmuştur. Taş yapımı kalenin temizliğiyle dikkati çeken, kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuştur. II. Dünya savaşında boğazların korunması amacıyla, Almanlar tarafından verilmiş, 19’ncu yüzyıl Krupp kamalı çelik top, kalenin burçlarındadır. Kale içinde 8 ayrı top sergileniyor.

Kale kapısı üzerinde: Sultan II. Mahmut’un tuğrası, her iki yanında iki savaş topu, karşısında kalenin ele geçirilişi şerefine o dönem dikilip günümüze ulaşan anıt çınar ağacı bulunuyor. 26 metre yüksekliğinde, 5.4 metre gövde çevresine sahip çınarın dikim tarihini gösteren tabela 1460 yılını belirtiyor. Üç yüksek noktasındaki su terazileri de kaledeki sarnıçtan su dağıtın sistemin birer parçasıdır.

Köydeki diğer tarihi yapılar: İngilizlerin İstanbul’u işgal ettiklerinde Boğaz girişini kontrol etmek için yaptırdıkları, eski tahlisiye binaları, kayıkhane, iskele, köprü ve çeşmedir. Tahlisiye binaları, halen kıyı koruma tarafından kullanılmaktadır.

Kale kapısından ayrılıp, eski köy evlerini geride bırakarak yürüyün. Tüm Kilyos manzarasına hakim bir tepeye ulaşacaksınız. Köydeki konaklama tesislerinin çoğu buradadır. Deniz tarafından çıkılan merdivenlerle veya araç yolu ile gelinen otellerin tepesi, panoramik manzarasıyla hayranlık uyandırmaktadır. 50 adımda ulaşacağınız çarşı, piknikle ilgili tüm ihtiyaçlarınızı karşıyabileceğiniz bakkal, manav, eczane gibi dükkanlar, emlak ofisleri, butikler, cıvıl cıvıldır.

Yani yerleşik nüfusu kışın 2000 civarında olan Kilyos’a giderken, ihtiyaç duyabileceğiniz şeyleri yanınızda taşımaya gerek yoktur. Jandarma Bölgesi sınırları içinde kalan bölgede, tüm kalabalığa rağmen, huzuru kaçıracak olaylara rastlanmıyor.

Geçmiş günlerinden çok fazla eserin günümüze ulaşmadığı Kilyos, zamanın çarpık yapılaşmasından fazlasıyla nasibini almıştır.

Mavi bayrak taşıyan kumsallara bakan otellerin manzarası karaya oturmuş gemilerin paslı görüntüleri yüzünden biraz bozuluyor.

Kilyos’ta 1955 yılında, Türkiye’nin ilk tatil köyü olan “Turban Tatil Köyü” açılmıştır. Günümüzde, kapalı olan işletmenin sadece plajından yararlanılıyor.

ovid kulesi.1
İstanbul Kilyos

Ovid kulesi

Ovid kulesinin bulunduğu yere Uskumruköy deniliyor.

Kilyos’ta görebileceğiniz bir diğer tarihi eser ise: eski Yunan döneminden kalan, zamanında gözetleme kulesi olarak kullanılan Ovid Kulesidir. Yani bir anlamda, erken uyarı işlevi olan bir Bizans kulesiymiş. Geceleri bu kulede meşaleler yakılırmış. Boğaz’a yaklaşan geniler, bu kulenin ışığını görünce özellikle fırtınalı havalarda çok tehlikeli olan Cyanean Kayalıklarına, yani Kilyos kayalıklarına çarpmamak için önlem alırmış.

Ancak civardaki bazı haydut çeteleri, başka yerlerde ateşler yakıp gemileri kayalara yönlendirir, sonra da kazaya uğrayan gemileri ve kazazedeleri soyarlarmış. Buna göre, kulenin alt katı 6’ncı yüzyıla, üst katı ise 11’nci yüzyıla tarihleniyor. Yani, burada 1500 yıllık bir kule görülüyor. Ovid kulesinin ismi: Romalı bir şair olan Publius Ovidius Naso’dan (MÖ 43-MS.18) geliyor.

Roma yakınlarındaki Sulmona şehrinde doğan Ovidius, Latin dilinin ve Roma’nın en büyük şairlerinden biri kabul edilir. Atina’dan Anadolu’ya çok yer gezip aşk şiirleri yazan Ovidius’un eserleri klasik mitolojinin de en önemli kaynakları arasında sayılmaktadır. Sevmek için çırpınan, en derinindeki özleme seslenen bir yüreğin şiirlerini barındıran “Ars Amatoria” yani “Aşk Sanatı” Ovidius’un baş yapıtlarından biridir. Tıpkı mitolojik kahramanların partnerlerine yazdığı hayali aşk mektuplarından oluşan “Epistulae Heroidum” gibi “Metamorphoses” gibidir.

Ancak meyve veren ağaç Roma’da da taşlanıyor. Ovidius bir gün apar topar tutuklanıp İmparator Augustus tarafından Köstence’ye sürgüne gönderiliyor. İnsanların tek bir kelime bile Latince anlamadığı topraklara, bir şair olarak gidiyor. Onun Tuna nehrinin Karadeniz’e açılan noktasındaki küçük bir şehre sürgün edilmesi, Klasik Antik Çağ’ın en büyük gizemlerinden biridir. Bazıları, şiirlerinde çok eşliliğe özendirici oluşuna yorar bu sürgün durumunu, Kimileri ise bunun bir bahane olduğunu, gerçek nedenin farklı olduğunu öne sürerler.

Şair ise, görülmemesi gereken bir şeye tanık olduğunu ve bundan ötürü İmparatorda önünü alamadığı bir kızgınlığa sebep olduğunu, ifade eder şiirlerinde. Ancak ne gördüğünü açık açık yazmaz. Bir yanlış anlamanın kurbanı olduğunu, aslında hiçbir suçu bulunmadığını düşünür. Latin dünyasının en büyük şairi sürgün yıllarında Augustus’a ve halefi Tiberius’a mektuplar yazarak affını ister. Ancak bu mümkün olmaz ve Ovidius 10 yılını sürgünde geçirdikten sonra yine burada ölür. Ancak Ovidius’un burası ile ne ilişkisi var, kulenin ismi neden Ovidius kulesi, bunu bilen yoktur. Ovidius sürgüne giderken, sadece gemiyle yakınından mı geçti, ya da bu civarda mı konakladı bilinmemektedir.

Köstence’deki zorunlu ikameti sırasında buralara gelme şansı mu buldu, bilinmiyor. Tek bilinen, tarihi kayıtlarda kulenin adının Ovid kulesi olarak geçtiğidir. Ovidius’un sürgünde öldüğü Köstence yakınlarındaki Mika Tepesinde de bir Ovid kulesi bulunuyor. Yine bunun gibi kare planlıdır. Köstenceliler, 1990 yılında Ovidius’un adına, şehirlerinde bir üniversite kurdular. Bizdeki tek izi olan Ovid kulesi ise, mezarlığın yakınındadır ve 90’lı yılların sonunda ciddi bir restorasyon gördüğü bilinmektedir.

Kilyos yukarı mezarlığının yakınlarında, Atlas Çiçeği Sokak’taki kule, bir tesisin parçası olduğu için bir zaman öncesine kadar gezilebiliyordu. Ancak günümüzde o işletme kapalı ve kulenin çevresi de çiftlerle çevrili olduğundan görmek için biraz cambazlık yapmak gerekiyor.

Evet, gezimize devam edelim. Köyün merkezinden geçilerek, uzun sahiline iniliyor.

Pek çok plaj işletmesinin bulunduğu bu uzun kumsalda, deniz oldukça sığ, dalgalı ve havası da genellikle rüzgarlıdır.

kilyos.genel.000.bu
İstanbul Kilyos

PLAJLAR

halk plajı.1
İstanbul Kilyos

Kilyos Halk Plajı

Kilyos merkezindedir. Özellikle yaz aylarında, hafta sonları tatilcilerle dolup taşmaktadır. Güzel kumsalı ve çevre tesisleriyle her türlü ihtiyacınızı karşılar. Evet burası kilometrelerle sürmekte ve oldukça geniş bir kumsala sahiptir. Günübirlik deniz ve plaj keyfi için idealdir.

Halk plajında: alt yapı ve temizlik çalışmaları tamamlanarak, tuvalet, soyunma odaları ve duş kabinleri yeni düzenlenmiştir. Ayrıca cankurtaran ve güvenlik hizmeti verilmektedir. Günübirlik giriş fiyatı 15 TL dir.

baykuş plajı.1
İstanbul Kilyos

Baykuş Plajı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde ve Kilyos Gümüşdere köyü tesislerinde faaliyet göstermektedir ve gündüzleri ailece deniz ve plaj keyfi yapmak isteyenler için Kilyos’un en güzel plajlarından biridir.

Plaj kulüpleri-Beach Kulüpler

Merkezden uzaklaştıkça, plaj kulüplerinin daha iyileri bulunmaktadır. Özellikle de Kilyos yakınlarındaki Demirciköy’de girişin ücretli olduğu bu kulüplerde ödediğiniz para hafta sonları, hafta içine göre daha yüksektir. Kulüpler, futbol, basketbol, rüzgar sörfü gibi pek çok aktivite sunmaktadır. Sezon dışında, plaj kulüpler kapalı ama Demirciköydekiler restoranları ile hizmet veriyorlar.

high beach.1
İstanbul Kilyos

High Beach Kilyos

Burası eski Solar Beachdir. Yaz boyu açık restoranı ve dükkanlarıyla hizmet veriyor. Burası aynı zamanda pop konserleri ve hafta sonu festivallerinin de mekanıdır. Burası 1 kilometrelik eşsiz kumsalı, restoranları, barları, eğlence ve partileriyle tatil köyü rahatlığı yaşatıyor.

babylon beach.1
İstanbul Kilyos

babylon beach.2
İstanbul Kilyos

Babylon Beach Kilyos

Güzel bir koyda kurulmuştur. Yeşil alanları, yaz-kış açık olan ve kahvaltı menüleriyle balık çeşitleri iddialı mutfağı, plajı ve zengin aktiviteleri vardır.

burç beach.1
İstanbul Kilyos

Burç Beach Kilyos

Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından 2001 yılından beri, Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Sarıtepe Kampüsünde faaliyet göstermektedir. 2 kilometrelik güzel kumsalı, 1400 metrekarelik güneşlenme terası, 200 kişi kapasiteli Kafe-bar, balıkçı restoranı ile toplam 2000 kişiye hizmet vermektedir. Burada: kite board, katamaran, wind surf gibi su sporları ve beach volley ve beach soccer yapılabiliyor. 650 arabalık otopark bulunmaktadır.

uzunca beach.1
İstanbul Kilyos

Uzunca Beach Kilyos

Demirciköy’deki bu mekan, güzel kumsalı ve denizi, lezzetli menüleri ve bol balık çeşitleriyle restoranı, kamping alanı ve aktiviteleriyle hafta sonu deniz ve tatil keyfi için ideal mekandır. Karavan kamping ve doğa yürüyüş imkanı ile ayrıca ilgi çekmektedir.