Fransa Korsika

Fransa Korsika

Yazının hemen başında, birkaç kelime ile Korsika derseniz: şunlar söylenebilir “muhteşem bir doğa ve tabiat”, “özellikle adanın güneyinde, muhteşem bir deniz ve kumsal”, ulaşımın zor olması nedeniyle bakir kalmış yani bozulmamış, yıpranmamış bu adayı ziyaret etmenizi öneririm, güzel tatil köyleri var.

Korsika: Fransa’nın güneydoğusunda bir adadır. Akdeniz’de: Sicilya, Kıbrıs ve Sardinya’dan sonra dördüncü büyük adadır.

Adada, 1000 km. kıyı şeridi ve 200 civarında plaj bulunmaktadır. 2706 metre rakımlı “Monte Cinto” tepesi, adanın en yüksek noktasıdır ve ayrıca, adada rakımı 2000 metrenin üzerinde 20 tepe bulunmaktadır.

Ada: güzel bir sahil şeridine ve iç kısımlarda sık ormanlık tepelere sahiptir ki, bu ormanlık kısımlarda, yaban hayatı sürmektedir. Doğa severler, bu ormanlık tepelerde yürüyüşler yapabilirler. Her yerden yeşil çıkıyor, tam bir cennet görünümü var.

Bu yürüyüş sırasında, yeşillikler arasına gizlenmiş, büyük konak türü yapılar göreceksiniz, ama bunların birçoğu boş ve bakımsızdır.

Çünkü: bir zamanlar, burada yaşayanlar arasında büyük kan davaları varmış ve bu yüzden, bu konakların, yapıların birçoğu geçmişte terk edilmiş ve öylece kaderine bırakılmıştır.

Burada yaşayanlar için onur ve haysiyet her şeyin önünde gelmektedir. Bu yüzden, biraz önce sözünü ettiğim kan davası sonucu ölenler için, yastaki kadınlar, yıllarca “siyah” giyinirler.

Ada üzerinde bulunan 315.000 kişilik nüfus yoğunluğu: 2 şehir üzerinde toplanmıştır. Bu şehirler ise, 5 ilçeden oluşur. Zaten: adaya gitmeden önce, kuzeyde mi, yoksa güneyde mi kalacağınıza karar vermeniz gerekir.

Çünkü: adanın doğal şartları nedeniyle ulaşım çok zor ve sıkıntılıdır ki, kuzey ile güney arasındaki ulaşım, en az 3 saat sürmektedir. Bu yüzden: buraya günübirlik gidip dönmeyi düşünenleri, büyük bir yorgunluk beklemektedir.

Fransa Korsika

Evet, biz adanın idari durumunu incelemeye devam edelim.

1. Corse-du-Sud (adanın güneyindedir)

a. Ajaccio
b. Sartene
c. Bonifacio
d. La Maddelena

2. Haute-Corse (adanın yukarısındadır)

a. Bastia
b. Calvi
c. Corte
d. Bigugia
e. L’İle-Rousse

Adanın en iyi tatil kasabaları ise: batı ve güney sahillerinde, sahil şeridindedir. Buralara gidebilmek için: limanı kullanabilirsiniz. Ana karada: Nice, Toulon ve Marsilya şehirlerinden buraya feribot seferleri bulunuyor. Ancak, bu feribot seferlerinin 3-4 saat sürdüğünü ve feribotların rahatsız ve sıkıcı olduğunu bilmeniz gerekir.

Ayrıca: ülkemizden doğrudan buraya gitmeyi düşünürseniz, İstanbul-Milano uçak yolculuğu ve sonrasında, Milano’dan, “Corsica Ferries” ile bir saatlik feribot yolculuğu ve sonrasında, adanın “Bastia” bölgesine varırsınız ve oradan da adanın istediğiniz yerine ulaşmak mümkündür.

Evet, adaya ulaşım kolay değil ve zaten adayı bakir kılan en büyük etken, bu ulaşım zorluğudur. Adaya ulaşmak için: İstanbul-Marsilya aktarmalı ve Marsilya-Calvi aktarmalı uçuş kullanmak isterseniz, bu uçuş, İstanbul-Marsilya 3.5 saat ve Marsilya-Calvi arasında ise, 45 dakika sürmektedir. Buna, Marsilya şehrindeki 1 saatlik aktarma bekleme süresini eklemelisiniz.

Adanın iklimine gelince: yazları sıcak ve kurudur.

Hatta, kış aylarında bile, kıyı düzeyinde hafif Akdeniz iklimi etkisi görülür. Dağlar elbette biraz soğuktur. Adayı ziyaret etmenin en uygun zamanı, yaz dönemidir.

Özellikle adanın güneyindeki sahiller muhteşem güzeldir. İç kesimler, doğa severler için, güneydeki sahiller ve kumsallar ise, deniz sevenler içindir. Bu adada, her sabah “kruvasan” yiyeceksiniz, öğlen ve akşam ise, harika şarapları tadacaksınız ve dönüşte, inanın bir cennet gibi güzel bir yerden ayrıldığınızı düşüneceksiniz.

Son bir not: Korsika adasında, UNESCO tarafından “Dünya Mirası Listesine” dahil edilerek koruma altına alınmış, “Scandola Doğal Rezervi” denilen ve adanın en yüksek dağlarını içeren ve yalnızca tekne ile ulaşılabilen bir yer bulunuyor.

Fransa Korsika
Fransa Korsika
Fransa Korsika
Fransa Korsika

CORSE-DU-SUD-Adanın güneyi

Fransa Korsika
Fransa Korsika

AJACCİO

Günümüzde, yaklaşık 50.000 nüfus barındıran ve adanın hemen başında bulunan burası: 1492 yılında, Cenevizliler tarafından kurulduğundan bu yana, Korsika adasının yönetim merkezi yani başkenti olmuştur. Ajaccio körfezinde, dağlarla çevrili, yeşil ve mavinin kucaklaştığı bir yer olarak önem kazanır. Bu yüzden: iklim, kış aylarında bile ılık kalır.

Ancak: buraya ulaştığınızda göreceğiniz gibi, çarpık şehirleşme, betonlaşma egemen olmuştur. Kumsalın hemen dibinden yükselen tepelere, birçok beton bina yapılmış göreceksiniz. Deniz kıyısında ise, bir nebze de olsa sanayileşme belirtileri, birkaç depo bulunuyor.

Şehrin limanı: ünlü şarkıcı “Tino Rossi” nin adını taşıyor. Ancak: günümüzde, geçmişte olduğu gibi romantik müziklerin yerini, hızlı ve hareketli pop müzikleri almıştır.

Burası, aynı zamanda Napolyon’un doğum yeridir. Aynı zamanda, Korsika kasabaları içinde, en hareketli olanıdır. Buranın kalabalık sokakları ve palmiyelerin gölgelediği caddelerinde yürüyün. Kalenin surlarına çıkıp, limandaki tekneleri izleyin.

Bu arada: şehir merkezinin 8 km. doğusunda “Aeroport d’Ajaccio-Compo dell’Oro” havaalanı bulunuyor. (Air France buraya uçuşlar yapıyor)

Eski şehrin dar sokaklarında yürürken, Ajaccio merkezinde, 16’ncı yüzyıldan kalma kalenin (halka açık değil, askeri kullanım alanıdır) batı ve kuzey yanında “Ajaccio Exploring” denilen bölge bulunur. Burada: dar sokaklar boyunca yürürken, pastoral boyalı evler göreceksiniz.

Ayrıca: yine burada, birçok market, kafe ve süpermarket bulunuyor.
Şehrin bu eski bölümünde (Old Town) görebileceğiniz veya görmenizi önereceğim yerler şunlardır:

a. Maison Bonaparte
b. Katedral
c. Rue Cardinal Fesch
d. Sahile yakın yerde Marcehal Foch

Maison Bonaparte

Rue-Saint-Charles bölgesindedir. Şehrin Cenevizlilerden kalma dar sokaklarında yürürken; Napolyon’un evini gösteren tabelaları göreceksiniz. Napolyon Bonaparte: tarih bilgisi olanlar tarafından yakından tanınır.

Çünkü: Moskova yenilgisine kadar olan süreçte, Avrupa düzeyinde birçok yeri ele geçirmiş, birçok savaş kazanmış ve peşinden sürüklediği Fransız halkı ile Cumhuriyetçi fikirleri, Avrupa’nın birçok yerine yaymıştır.

Tüm bunları yaptıktan sonra ise, sürgünde, yine bir adada ama bu kez çok uzaklarda; okyanus ötesinde “Saint-Helene” isimli bir adada yapayalnız ölmüştür. Kemikleri daha sonra, Paris’e getirilerek, şehrin ortasında yapılan bir mezara gömülmüş ve bir anıt dikilmiştir.

Evet, bu ünlü asker ve siyaset adamı: Napolyon, burada doğmuş ve yaşamının ilk 9 yılını burada geçirmiştir. Ev: kasabanın eski mahallelerinden birisindedir ve merkezdeki konaklara, yapılara oranla daha küçüktür. 17’nci yüzyılda bir tüccar evi olarak, 2 katlı yapılmıştır.

Bonapart ailesi: 1769 yılından, yani Napolyon’un doğumundan sonra, ikinci kata çıkmıştır. Zaten, ada da, bundan bir yıl önce, Fransız egemenliğine girmiştir.

Öte yandan yine söylenenlere göre: Bonapart ailesinin kökeninin Cenevizlilere kadar uzandığı, kasabanın kurulması ile buraya gelerek yerleştikleri, babasının avukat olduğu, 1764 yılında annesi Letezia ile evlendikleri ve bu evlilikten 8 çocuklarının olduğu bellidir ve bunlar, evin duvarlarındaki panolarda ziyaretçilere açıklanmaktadır.

Korsika’nın Fransız Devrimi sonrasında Fransızlar tarafından ele geçirilmesinin ardından, Bonapart ailesi, adana sürgün edilir ve bu arada Napolyon da Ajaccio kasabasındaki askeri okula gider.

Ancak: Bonapart ailesi, 1796 yılında, sürgünden dönerek, yeniden adaya yerleşirler. Napolyon ise, biraz önce söylediğim gibi, 9 yaşında ayrıldığı bu eve; aradan uzun yıllar geçtikten sonra, Mısır seferi dönüşünde birkaç günlüğüne uğrayabilir.

Ada ziyaretçileri, bu evi mutlaka ziyaret ediyorlar.

Evde yapılan rehberli turda: 1769 yılında; Meryem’in “Göğe yükseliş” gününde, yani 15 Ağustos gününde, Napolyon’un annesi Letiza’nın, ilk doğum sancılarıyla birlikte, kiliseden, nasıl acilen çıkarıldığı anlatılır. Küçük Napolyon: birinci kattaki kanepe de dünyaya gelmiştir.

Günümüzde burada görülen kanepe, elbette orijinal değildir, orijinali “Fransız Devrimi” sırasında çalınmıştır ve akıbeti meçhuldür. Bu arada: 1799 yılında Mısır seferi dönüşü, imparatorun uyuduğu yatak, mobilyalar hala duruyor.

Biraz önce söylediğim gibi, duvarlardaki panolarda, gerek Bonapart ailesi ve gerekse Napolyon hakkında, ayrıntılı bilgiler var.

Ajaccio kasabasında ise: yine Napolyon ile ilgili bir anıt var. “Jardins de Casone” isimli bu anıt: kendisinin ünlü zaferlerinden birinin adını taşıyor ve kasabanın Austerlitz meydanındadır.

Bu anıtta: imparatorluğun simgesi bir kartal ile Napolyon’un ünlü şapkası ve çizmeleriyle gösteren bir heykeli var. Mermer kaidede ise: “Fransızların İmparatoru, 1804-1815” yazısı kazınmıştır.

Fransa Korsika

Cathedrale Notre Dame de la Assomption

Katedral yapısının içindeki en önemli ve görülmesini önereceğim obje bir tablodur. “Din zaferi” olarak isimlendirilen bu tablo “Delacroix” e aittir.

Bu katedralde: Napolyon Bonapart vaftiz edilmiştir. Buna ait, mermer bir yazı görülüyor.

Fesch Müzesi

Şehir merkezinin 200 metre kuzeyinde bulunan bu müze, başlangıçta Napolyon’un amcası tarafından toplanan, İtalyan Rönesans resimlerinden ibaret, güzel bir koleksiyona sahiptir.

Fransa Korsika

İles Sanguinaires

Şehir merkezinden bu takımadaların bulunduğu yere, tekne ile 15 dakikalık bir yolculuk yapmak gerekmektedir. Burada “Parata” burnu denilen yerdeki Ceneviz gözetleme kulesi ilgi çekmektedir. Kule: 1608 yılı yapımıdır. Takımadaların, güney sonuna doğrudur.

Fransa Korsika
Fransa Korsika

Filitosa

Sollacaro de Taravo vadisinin, 17 km. kuzeyindedir. Burada bulunan site, 1946 yılında keşfedilmiş ve kazılan zeytinlik ve ormanlık tepelerle çevrili bölgede, bazı heykellere ulaşılmıştır.

Bu heykellerin: prehistorik döneme ait, insan temsilleri olarak oyulmuş sert granit heykeller olduğu görülmüştür. Heykellerin: bölgeyi işgal etmek üzere gelenleri savuşturmak için yapıldıkları düşünülmektedir.

Evet: buranın yaklaşık 7000 yıl önce işgal edildiği ve sitenin ise 3000 yıl önce kurulduğu düşünülmektedir.

Fransa Korsika
Fransa Korsika

Cargese

Porto merkezinin, en güney ucundaki kıyıda, 20 km. uzaklıkta küçük bir kasabadır.
Burada bir “Rum köyü” bulunuyor. Çünkü: 1676 yılında, Yunanistan’dan kaçan 600 Yunanlı, buraya gelerek yerleşmişlerdir.

Evet: Cargese: mavi bir koya bakan, kayalık bir çıkıntı üzerinde, kıyısında bir marina bulunan, beyaz badanalı evlerin bulunduğu çekici bir kasabadır. Kasabada, güzel restoranlar bulunur.

Kasabanın kaliteli plajları vardır. Bunlar: hemen kuzeyde bulunan “Plage de Peru” dur ve en iyisi burasıdır. Ayrıca: “Monachi” ve “Stagnoli” isimli plajlarda, tercih edilebilir.

Şehrin merkezinde görülebilecek yer olarak, kiliseler bulunuyor ve bunların kuleleri, şehrin silüetini etkiliyorlar. Bu kiliseler: biri Roma kilisesi ve diğeri Yunan kilisesidir. Yunun kilisesi, 1676 yılında buraya getirilen çeşitli simgeleriyle ilgi çekmektedir.

Fransa Korsika

Propriano

Valinco körfezinin kuzey-batı başında bir sahil kasabasıdır. Kasabadaki binaların çoğunluğu 19’ncu yüzyılda inşa edilmiştir. Erken dönemde ise, burada Romalılar ve Yunanlılar tarafından yerleşim görülür. Ayrıca: 18’nci yüzyılda, bölge, korsanlar tarafından sık taciz edilmiştir.

Kasabanın en heybetli anıtı: kasaba merkezinde bulunan “Notre-Dame de la Misericorde” kilisesidir. Ayrıca: limanda, güzel tekneler ve mütevazi balıkçı tekneleri görebilirsiniz. Yine kasaba merkezinde, geleneksel evlerde yerleşik lüks mağazalar, kafeler ve barlar bulunur.

  

Corsica Doğal Parkı

1972 yılında kurulan Korsika Tabiat parkı, adanın 3500 km. karelik bir bölümünü kapsamaktadır. Yani, adanın toplam yüzölçümünün % 40’lık bölümü bu doğal park alanı içindedir. Park alanı içinde, yaban hayatı korunmaktadır. Park alanında: ormanlar, göller, dağlar, boğazlar bulunur.

Park alanına giderseniz, görebilecekleriniz şunlardır: altın kartallar, sakallı akbabalar, geyik, yabanı kediler, flora ve faunanın birçok türü. Ancak, burada adada bulunan nadir habitat parçası koruma altına alınmıştır. Park: adadaki en yüksek dağ zirvelerinden bazılarını ve doğal güzellikleri içerir.

Yazının üst kısımlarında belirttiğim gibi, UNESCO tarafından koruma altına alınan “Scandola Nature Reserve (Doğal parkın batı kısmı) “ bölgesine ulaşabilmek için, tek yol, tekne gezisidir.

SARTANE

Şehirde: korsanlık, gangasterlik ve eşkiyalık olarak uzun ve etkili bir geçmiş söz konusudur. Günümüzde ise, huzurun hakim olduğu söylenmektedir.

Öte yandan, şehrin esas zenginliğini, ünlü “Sartene Şarapları” oluşturmaktadır. Evet, burayı ziyaret ederseniz, ilk görecekleriniz yüksek binaların üzerinde durduğu dik ve kayalık bir tepedir. Şehir meydanının hemen kenarında, karakteristik Korsika belltower Sainte Marie kilisesi bulunur. Her Paskalya döneminde, tövbekarlar özel giysileriyle, uzun bir geçit alayı oluştururlar.

Fransa Korsika
Fransa Korsika

BONİFACİO

Bu kasaba: yüksek kayalıklar üzerine kurulmuştur. Şehrin ortaçağ dönemini yansıtan eski şehir kısmı: beyaz kireçtaşından, yarımadanın üzerinde, uçurumların üstünde, muhteşem bir ortamda, Arnavut kaldırımlı sokaklar boyunca uzanan evlerden oluşmaktadır ve Korsika adasının en eski şehridir.

Bu kasabaya gitmek isterseniz: Sdragonato mağarasının sularından geçerek, kayalıklara çapraz biçimde oyulmuş merdivenlerden çıkabilirsiniz. Bu merdivenler: 15’nci yüzyılda: kasabayı kuşatmak amacıyla İspanya kralının askerleri tarafından da kullanılmıştır. Evet, kaleyi görmek isterseniz, bacaklarınızın güçlü olması gerekiyor.

Evet, kasaba: oldukça seçkin bir İtalyan yaşam tarzı yansıtmaktadır, çünkü Sardinya adasının yalnızca 12 km. güney ucundadır. Bu yüzden, limandan Sardinya adasını ziyaret etmek için, kıyı boyunca tekne gezileri düzenlenir.

Kasabada: zarif bir iskele çevresinde yerleşik, palmiye ağaçları, pahalı restoranlar görülür.

Fransa Korsika
Fransa Korsika
Fransa Korsika

 

PORTO VECCHİO

Burada: kırmızı kayalıklar üzerinde, muhteşem manzarası ile, tarihsel bir alan olan, 16’ncı yüzyıl yapımı gözetleme kulesi ilgi çekmektedir. Kasaba: yaklaşık 50 yıldır burada bulunmaktadır.

Özellikle yaz aylarında yoğun turist akımı, yolları ve şehir merkezini aşırı kalabalık hale getirir.

Burada bulunan “Palombaggia” plajları, muhteşem güzelliktedir.

Bu kasaba bünyesinde: çok sayıda lüks tatil köyü bulunmaktadır. Çevresinde ise, çok sayıda hoş kokulu okaliptüs ormanı bulunur. Buraya yolunuz düşerse, mutlaka tekne gezisi yapmanızı öneririm.

Tatil köyleri arasında en öne çıkanı:

Cala Rossa

Burası ince kumlu plajı ile dikkati çeker.

Bavella

Bu dağ geçidinde , güzel piknik alanları bulunur.

Fransa Korsika
Fransa Korsika
Fransa Korsika

 

HAUTE-CORSE-Adanın kuzeyi

Fransa Korsika
Fransa Korsika
Fransa Korsika

 

BASTİA

Adanın kuzeydoğusunda bulunan bir ticari liman ve yoğun bir sanayi şehridir. Şehir: Fransa’da, bir “Sanat ve Tarih Şehri” olarak bilinmektedir.

Plajları: sakindir, korsan mağaralarına tekne gezintisi yapabilirsiniz.

Veya adanın iç kısımlarındaki nehirlerde, kano gezintileri yapabilirsiniz. Dağlarda piknik ve yürüyüş veya balık avcılığı da mümkündür.

Şehirde gezebileceğiniz yerler şunlardır: eski şehir, kale ve eski liman.

Eski şehir bölümünde: dar cadde ve sokaklarda, 18’nci yüzyıldan kalan, antik kepenkli pencereleri olan binalar görülür. Limanda ise, pahalı yatlar ve tekneler demirlemiş görülebilir.

Bastia Limanı: feribot ile İtalya ve Fransa’dan (Nice şehri) gelenlerin bağlantı noktasıdır. Eski liman bölgesinde, birçok bar ve restoran bulunur.

Fransa Korsika
Fransa Korsika
Fransa Korsika

CALVİ

Burası: sevimli ve tarih kokan bir yerdir. Geleneksel Korsikalı kültürünün merkezidir.
Ayrıca: beyaz kumlu cennet plajları ve muhteşem doğası ilgi çeker. Calvi plajları, birçok ziyaretçi için cazibe merkezidir.

Plaj, beyaz kum ve körfezin uzunluğu boyunca, yaklaşık 6 km. uzanır. Deniz sığdır. Plaj bölgesinde: cankurtaranlar, piknik alanları ve snack bar bulunur. Ayrıca: rüzgar sörfü, su kayağı, ski, yamaç paraşütü yapılabilir.

Şehirde görülecek yerler olarak şunlar bulunur:

Kale

Kale: şehrin ana parçası ve en önemli tarihsel anıtıdır. Yapı: şehri saldırılara karşı korumak için, 15’nci yüzyılda yapılmıştır. Kalenin kuleleri, deniz üzerinde yükselerek Calvi’nin en yüksek noktaları olarak yerleşirler.

Kalenin eski şehir içinde, çok sayıda tünel ve uzun ve dolambaçlı merdivenler, evler arasına sıkışmış dar geçitler bulunur.

Kalenin diğer ilgi çeken bir yönü: Christopher Colombus’un doğduğu söylenen evin, burada bulunmasıdır. Orijinal evin, 1794 tarihinde Amiral Nelson askerleri tarafından tahrip edildiği söylenir.

Günümüzde, burada bir Colomb heykeli bulunuyor. Korsika Etnografya Müzesi de: kalede bulunmaktadır. Adanın tarihi ve kültürüne ışık tutan müze, gezilebilmektedir. Hemen yanında, bir de askeri müze bulunuyor.

Notre-Dame De La Serra Şapeli

Keyifli bir yürüyüş ile, bu kilisenin bulunduğu tepeye çıkabilirsiniz.

Fransa Korsika

CORTE

Adanın kalbinde küçük bir kasabadır. Dağlar, vadiler ve Tabiat parkını keşfetmek için harika bir konumdadır.

Yürüyüş yapmak isteyenlerin burayı ziyaret etmesi gerekir. Burası, adanın merkez dağlık bölgesindedir. Corte ve Val Restonica Milli Parkları ve bunlardan farklı olarak, ünlü “GR20” ismi verilen, trek yani dağ yürüyüşü parkuru buradadır.

Fransa Korsika
Fransa Korsika

ALERİA

Corte şehrinin güney-doğusunda, “Etang de Diane” denilen bir doğal giriş üzerindedir. Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda, bu sitede, yaklaşık 8000 yıldır yerleşim bulunduğu anlaşılmıştır.

MÖ.565 yılında, Fenikeliler ve Persler, burada teorik topluluklar kurmuşlardır. Takip eden süreçte ise bölge Romalılar tarafından işgal edilmiştir. Roma imparatorluğu dağıldıktan sonra ise, şehir terk edilmiş ve harabeye dönmüştür.

Buraya giderseniz görebileceklerinizin başında: Roma kenti kalıntıları, villa ve Nekropol kalıntılarıdır. Ayrıca: 16’ncı yüzyılın sonlarında Cenevizliler tarafından inşa edilmiş bir kale var. Kale içinde, günümüzde bir müze bulunuyor. Müzede: büstler, heykeller, para ve seramikler sergileniyor.

Fransa Korsika

Castigniccia

Aleria şehir merkezinin, yaklaşık 30 km. kuzeyindedir. Burada, dünyanın en büyük kestane ormanı bulunur. Bu kestane ağaçlarının, gıda gereksinimini karşılamak için, ortaçağ döneminde dikildiği söylenmektedir. Evet, bu köy, adanın en seyrek nüfuslu yeridir.

Fransa Korsika
Fransa Korsika

SAİNT FLORENT

Burası, kuzey Korsika kıyısında küçük bir kasabadır. Popüler bir turizm merkezidir. Çünkü: dağlar, burada Akdeniz’de doğal bir koy oluşturmuştur ve iklim ve yakındaki plajlar, turizmin gelişmesine neden olmuştur.

Kasaba: 15’nci yüzyılda inşa edilen kalenin çevresinde genişlemeye başlamıştır.

Şehrin diğer ilgi çeken yapısı “Nebbio The Cathedral of Saint Florent” tarihsel anıtıdır. Burası, küçük bir kireçtaşı yapıdır.

Şehir, ilk olarak, 12’nci yüzyılda, şu an bulunduğu yere yakın Roma şehir sitesinde inşa edilmiştir.

Fransa Korsika
Fransa Korsika

L’İLE-ROUSSE

Calvi şehrinin kuzeyinde, 20 km. uzaklıktadır.
Denize girmeyi düşünenlerin burayı tercih etmesi gerekir. Burada, muhteşem ve turkuaz deniz var. Ayrıca: kasaba merkezindeki güzel lokantalar yoğun tercih edilmektedir.

Evet, bu kasabanın isminin kelime anlamı kırmızı adadır. 1758 yılında, Pasquale Paoli tarafından kurulmuştur. Ancak, MÖ.1000 yılından bu yana, burada yerleşim bulunduğu tespit edilmiştir.

Şehirde, limanın açılması ile, turizm önemli bir etkinlik haline gelmiştir. Güneyde güzel bir plaja sahiptir ki, günümüzde, bu kasaba, pek çok ziyaretçi çeken bir duruma gelmiştir. Kasabanın sokakları: pahalı butikler ve restoranlar ile kaplanmıştır.

Şehir içindeki binalar ve yapılar, 18’nci yüzyıl sonu ve 19’ncu yüzyıl başına aittir. Şehir merkezinde: bağımsız Korsika’nın kurucusu Pasquale Paoli’nin bir büstü görülür.

Fransa Aix-en-Provence

Fransa Aix-en-Provence

 

Çok fazla özellikleri olmayan bir yer, tek özelliği: Marsilya şehrine çok yakın olması. Marsilya ile bu şehir arasındaki uzaklık, topu topu 25 km.

Yani: Marsilya şehrinin kalabalığından, gürültüsünden kaçmak isteyenler, bu minik, çekici ve coşkulu yerleşim yerine geliyorlar.

Ama, buranın bir diğer özelliği kaplıcalarıdır. Öte yandan, yine bu şehrin en büyük özelliği: burada bulunan 4 üniversite nedeniyle, genç nüfusun yoğunluğudur.

Evet: Akdeniz ikliminin egemen olduğu, yani sıcak iklim şartlarının hüküm sürdüğü bu şehir: Galya bölgesinde, Romalılar tarafından ilk kurulan şehirdir. Romalılar, buradaki yerleşim yerini, MÖ.126 yılında “Sextiae” ismiyle kurmuşlardır.

Zamanla: iklimin elverişli olması nedeniyle, burada zeytin üretimi başlatılmış ve gelişen dönemle birlikte, bölge, Fransa’nın zeytin üretim merkezi haline gelmiştir. Burada: sofra zeytini yanında, zeytinyağı yapımında kullanılan zeytinler üretilir ve muhteşem lezzetli zeytin ezmeleri yapılır.

Burada: ayrıca, gezinirken: yöreye has bir tatlı türü olan “calisson” tatmalısınız. Bu tatlı: portakal, badem ve şekerlendirilmiş kavundan yapılıyor.

 

Peki: şehirde gezilecek yerler, aktiviteler var mı?

Öncelikle: şehrin tam merkezinde, buranın en büyük özelliğini yansıtan bir cadde bulunuyor. Cadde: çınar ağaçlarının oluşturduğu bir tünel gibi uzanıyor ve bu çınar ağaçlarının oluşturduğu kemer altından yürüyebilirsiniz.

Ayrıca: bu caddenin ortasında, yosun kaplı çeşmede, 34 derece sıcaklıkta çıkan kaplıca suyunu görebilirsiniz.

Fransa Aix-en-Provence
Fransa Aix-en-Provence

Evet, bu caddenin ismi “Cours Marabeau” caddesidir. Cadde: at arabalarının geçebilmesi için, gayet geniş olarak, 17’nci yüzyılda yapılmıştır.

Caddenin kıyısında ise, görkemli konaklar ve şık binalar bulunuyor. Bu binaların girişlerinde bulunan kafelerde, şehir sakinleri oturup sohbet ediyorlar. Günümüzde de bulvar boyunca birçok restoran ve kafe bulunuyor.

Giriş kısmı için son bir not: yazının başında da belirttiğim gibi, Marsilya şehrine gelip te zamanınız varsa, burayı ziyaret ederek, sessiz ve sakin bir gün geçirebilirsiniz. Bunun dışında, burayı ziyaret edeceklerin büyük çoğunluğunun, burada Üniversite eğitimine giden gençler olacağı kesindir, çünkü, turistik açıdan, burası ziyaretçilerine çok fazla imkanlar sunmamaktadır.

Burada: bol miktarda ki, 200 civarında bulunduğu söyleniyor, havuz ve çeşme görebilirsiniz.

Fransa Aix-en-Provence

GEZİLECEK YERLER

Fransa Aix-en-Provence

TOWN CENTRE

Entremont Oppidum

Burada: mağaza, depo ve atölyeler yanında: büyük bir tapınak yapısı bulunmuştur. 1946 yılında yapılan kazılarda: buranın, Cello-Ligurya kabilesi tarafından, MÖ.1’nci yüzyılın başlarından itibaren yerleşim yeri olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.

Kazılarda: bir savunma sitesinin izleri bulunmuştur. Burada bulunanları görmek isterseniz “Granet Müzesi”ni ziyaret etmeniz gerekir. Özellikle: heykel ve kabartmalar muhteşem güzelliktedir.

Thermes Sextius

19’ncu yüzyılda, burada: Roma döneminden kalma “Sextius kaplıcaları” bulunmuştur. Yeni termal kompleksin girişinde, bu döneme ait bir termal havuz görülür.

Sextius Termal Tesisleri

Romalılar zamanından bu yana, bölgenin altında doğal termal su kaynakları bulunmaktadır. Termal tesisler “Aix” bölgesinin merkezindedir. Antik Roma dönemine ait bir sitenin içine inşa edilmiştir. Biraz önce söylediğim gibi, hemen girişte, Roma dönemine ait bir termal havuz görülür. Mevcut binalar ise: ultra-modern ve mükemmel konfor sunmaktadırlar.

Kaplıca suyu: 34 derece sıcaklıkta çıkar. Tesislerde: Hidro masaj, jet masajı, jet duşları, aktif havuzlar ve termal çamur kürleri bölümleri bulunmaktadır. Bu tedaviler: enerji dengeleme, selülit ve çeşitli güzellik terapilerinde kullanılır. Evet, burayı ziyaret etmek isteyenler, 3 yıldızlı bir otelde konaklayabilirler.

Vendome Pavilion

Burası, güzel bir Fransız bahçesidir. Vendome Dükü tarafından, 1665 yılında yaptırılmıştır. Bahçe içindeki yapı: günümüzde bölgesel mobilya, resim ve 18’nci yüzyıldan kalma kumaşlara ve goblenlere ait güzel bir koleksiyonu, izleyenlere sunmaktadır.

Fransa Aix-en-Provence

Atelier de Cezanne

Ünlü ressam Cezanne’nin resimlerini yaptığı atölyedir. Atölyede: ziyaretçilere filimler izletilerek, görsel ve işitsel bilgi verilir. Burada ayrıca, sanatçının: kişisel eşyaları ve paleti sergilenmektedir.

Paul Cezanne

1839 yılında, Aix şehrinde doğmuştur. O: Pissaro, Monet ve Renoir ile birlikte İsviçre Akademisinde çalışmıştır. 1886 yılından sonraki dönemde, ünü giderek büyümüştür.

Şehir merkezinin hemen yakınlarındaki “St. Victorie dağı”: kendisine ve Picasso’ya ilham kaynağı olmuş, lavanta tarlalarının resimleri buradan esinlenerek yapılmıştır. Eğer siz de Haziran-Temmuz aylarında bölgeyi ziyaret ederseniz, burada, yine lavanta tarlalarını görebilirsiniz.

Montagne Saint-Victoire

Aix merkezinin, 14 km. doğusunda ise, ünlü ressam Cezanne’nin; ünlü manzara resimlerinin pek çoğu, bu müzede sergilenmektedir.

VİLLENEUVE

1590 yılı ile 17’nci yüzyıl arasında, burada önemli yapılaşma görülür, ama bu yapılar, zengin bezemeli cepheleri olan konaklar olarak öne çıkmaktadırlar.

Fransa Aix-en-Provence

ESKİ ŞEHİR BÖLGESİ

Fransa Aix-en-Provence

Saint Sauveur Cathedrale

Burası: söylenenlere göre: Apollon Tapınağı üzerine inşa edilmiştir. Yapılış tarihi olarak: 5 ile 18’nci yüzyıllar arasındaki dönemden söz ediliyor. Bu yüzyıllar süren yapım tekniği, yapının çeşitli yerlerindeki farklılıklardan hissedilmektedir.

Yapının güney bölümü, sağ tarafında bulunan Romanesk kapı: bir Roma dönemi duvarına bitişiktir. Kuzeyde, sol bölümde bulunan, zengin oymalı Gotik kapının: 15-16’ncı yüzyıllarda yapıldığı biliniyor. Kule ise: 1323-1425 yılları arasında inşa edilmiştir.

Katedral yapısının, küçük Romanesk avlusu (Cloitre Saint-Sauveur); katedralden d aha fazla ilgi çekicidir. Çünkü, burada konserler düzenlenmektedir. Avlunun hemen arasındaki “Palais de I’Ancien Archeveche” de ise, operalar sahnelenir.

Katedral içinde, Fransız bir başyapıt resim görebilirsiniz. Buisson Ardent ve Nicolas Froment tarafından, Kral Rene için, 1476 yılında yapılan bu resim: lateral panel üzerindedir.

Yapının kapısının kanatları: 16’ncı yüzyıl başında: Jean Guiramand tarafından, ceviz ağacından oyulmuştur.

Katedralin hemen bitişiğinde: Başpiskopos eski sarayı bulunuyor. Yapı: 1650-1730 yılları arasında yapılmıştır. Kapısı ise, heykeltıraş Toro yapımıdır.

Cite Comtale

Burası: sakin bir yürüyüş yeri ve aynı zamanda, yaya alışveriş alanıdır.

Fransa Aix-en-Provence

Saat Kulesi

Burası: yerel yönetimin, yani kasabanın sembolü eski çan kulesidir. Roma dönemine ait bir yapının temelleri üzerine, 1510 yılında yapılmıştır. 1661 yılında, buraya bazı evler ilave edilmiştir.

Rue Gaston de Saporta

Burası, eski bir sokak olup, burada 17 ve 18’nci yüzyıllardan kalma, özellikle 4 muhteşem konak ilgi çekmektedir.

Town Hall

Kulenin dibinde, 14’ncü yüzyılda, İtalyan stilinde inşa edilmiştir.

Fransa Aix-en-Provence

MAZARİN MAHALLESİ

Burası: Başpiskopos Mazarin’in kardinal kardeşi tarafından, 17’nci yüzyılda tasarlanmıştır. Bu iki ana cadde ekseni çevresinde, bölgenin lüks konutları yerleştirilmiştir.

Arbaud Müzesi

Bölgede bulunan 18’nci yüzyıl yapımı konaklardan birinde: Arbaud denilen şahıs tarafından, 1910 yılında şehre miras bırakılan çok sayıda “el yazması” ve “resim” bu müzede sergileniyor.

Hotel de Caumont

Marques isimli Ulusal Denetim Ofisi Başkanı tarafından, 1715-1742 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Günümüzde, müzik ve dans okulu olarak kullanılmaktadır.

Dört Yunuslar Havuzu

Bölgenin merkezindedir. 1667 yılında, heykeltıraş Jean-Claude Rambot tarafından yapılmıştır. Havuzun ilgi çeken yönü: 4 yunus ve dalgalardır. Barok sanatının önemli bir örneği olarak izlenmektedir.

COURS MİRABEAU ÇEVRESİ

Şehrin tüm geçmişine ait kalıntıları görmek isterseniz, burada yürümeniz gerekir. Eski surların yerine, 17’nci yüzyılda bir yol inşa edilmiştir. Bu yol üzerinde, şık evler bulunur. Bu evler: zengin bezemeli cephelere ve gizli bahçelere sahip olağanüstü bir mimariye sahiptir.

Hotel d’Arbaud-Jouques

Cadde üzerindeki bu bina: 1700 yılında yapılmıştır ve kesme taşlardan yapılan cephesinin güzelliği ile, cadde üzerindeki en güzel yapı olarak ilgi çeker.

Fransa Mont-St-Michel

Fransa Mont-St-Michel

Buralardan yolu geçen veya Paris şehrine gezmeye giden ve zamanı olan gezginlere, mutlaka buraya gitmelerini ve muhteşem güzelliği görmelerini öneriyorum.

Evet: Mont-St-Michel: Burası: Normandiya ile Britanya arasındaki sınırda bulunan bir adadır. 9’ncu yüzyıldan sonra, burada yerleşim görülür. Tamamı kesme taşlardan yapılmış evler inşa edilir ve bu evler, kayalığın tepe noktasına doğru uzanırken, en tepeye kilise oturtulur ve kilisenin çan kulesi de gündeme geldiğinde, kaya parçasının yani adanın muhteşem bir manzarası ortaya çıkar.

Buraya ulaşmak için, Paris’ten trene binebilirsiniz. Yolculuk, gidiş-geliş toplam 6 saat sürmektedir ve Paris şehrinde, buraya tur düzenleyen seyahat acentaları bulunmaktadır.

Evet, kilise deniz seviyesinden, yaklaşık 80 metre yükseklikte inşa edilmiştir ve çan kulesi de eklenince, gerçekten muhteşem bir görüntü ortaya çıkıyor. Zaten adanın en yüksek noktası, deniz seviyesinden 92 metre yüksekliktedir.

Sonuçta burada bulunan “Merveille de I’Occident” denilen yer, tam bir “Batı Dünyası Harikası” olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle: Mont Saint-Michel adası ve körfezi: 1979 yılında, UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası” listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Ada, her yıl yaklaşık 3 milyon civarında turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Fransa Mont-St-Michel

Gel-git

Adanın çevresindeki koyda, gel-git büyük önem taşıyor. Çünkü: sular geldiğinde ki saniyede 1 metrelik bir hızla gelmektedir, yaklaşık 12.20 metrelik bir su yüksekliği sağlanıyor. Yüksek gel-git: 36 ile 48 saatte bir gerçekleşiyor.

Bahar gel-gitleri sırasında: deniz, kıyıdan 15 km. uzağa gidiyor ve çok hızlı bir şekilde tekrar geri gelebiliyor. Evet, adanın en büyük özelliği, bu muhteşem görsellik yanında, Avrupa’nın en hızlı gel-git olaylarının yaşandığı yer olmasıdır.

Buraya yolunuz düşer de giderseniz, sabah saatlerinde gördüğünüz kumsalın, öğleden sonra saatlerinde deniz tarafından doldurulduğunu ve kaya bloğunun adaya dönüştüğünü görebiliyorsunuz.

Fransa Mont-St-Michel
Fransa Mont-St-Michel
Fransa Mont-St-Michel

GEZİLECEK YERLER

Adada yapılacak gezi için: öncelikle demir parmaklıklar ile güçlendirilmiş; “Kral kapısı” yani “Boulevard kapısı” denilen yerden giriliyor. Daha sonra “Grande Rue” veya ana cadde karşınıza çıkıyor. Bu ana cadde üzerinde: müzeler, alışveriş mağazaları ve 15 ile 16’ncı yüzyıllardan kalma evler göreceksiniz.

Yine bu ana cadde üzerindeki “St-Pierre kilisesi” balıkçıların koruyucu azizi adına adanmış ve 15-16’ncı yüzyıllarda yapılmış bir yapıdır.

Yürümeye devam ettiğinizde: “Grande Degre” denilen yere ulaşıyorsunuz. Surlara doğru ilerlerken, Abbey kilisesini görebilirsiniz. Daha sonra ise, körfezin güzel ve eşsiz manzarası karşınıza çıkıyor.

Evet: tepenin eteklerinden en üst noktaya doğru uzanan evler ve en tepe noktada kilise-manastır görülüyor. Sokakların tümü, kesme taştan ve iki kişinin ancak geçebileceği genişlikte yapılmıştır.

Sokakların kalabalık olduğunu unutmayın, yani bu muhteşem güzelliği gezmek biraz zahmetli de olsa, inanın değecektir. Gücünüz yeterse, kilisenin sarmal merdivenine tırmanarak, bölgenin muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz.

Bu arada: kaya üstündeki yerleşimi gezebileceğiniz gibi: kayanın bulunduğu alanda da gezebilir ve fotoğraf çekebilirsiniz, ancak burada muhteşem bir balçık var ve kaymadan yürümek pek mümkün değil.

Ayrıca: gel-git olaylarını da takip etmek gerekir. Eskiden: gel-git olayları takip edilmediğinden, buraya ulaşmaya çalışanlar, 15 km. uzaklıktan, yarım saat içinde kıyıya ulaşan denizin 15 metreye varan derinliğinden olumsuz etkileniyorlarmış.

Abbey bölgesini gezmek isterseniz: yıl içinde sürekli açık olduğunu bilmelisiniz. Yalnızca: 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık tarihlerinde kapalıdır. Rehberli turlar eşliğinde gezilebilir.

Manastırın girişinde giriş bileti almanız gerekiyor. Bilet ücretleri, yetişkinler 9 Euro, öğrenciler 5.5 Euro’dur. Ancak: AB üyesi olan ve olmayanlar için ayrı bilet ücreti alınıyor.

Fransa Mont-St-Michel Merveille De I’Occident Abbey
Fransa Mont-St-Michel
Fransa Mont-St-Michel

 

 

MERVEİLLE DE I’OCCİDENT-ABBEY

Bu muhteşem manastır: denizdeki bir kayanın üzerinde dik yamaçlara doğru yükselmektedir.
Dağın: su üzerinde kalan granit kısımların çevresindeki koylar çamurla dolduğundan, burası ada görünümünü kaybetmiştir.

Bu arada, terasların oluşturulduğu bu granit blokların, buraya 40 km. uzaktan getirildiği söyleniyor.

Yalnızca: gel-git esnasında, burası ada görünümünü alır. İlkbahar ve Sonbahar mevsimlerinde: deniz, 15 kilometrelik bir mesafede, hızla ilerler ve manastırın bulunduğu kaya parçası ada haline gelir.

Aslında: burası ilk yapıldığında, kumların üzerinde yürüyerek buraya gelen hacılar için, bu durum tehlike yaratıyormuş, çünkü burayı yani adayı anakaraya bağlayan yol: 1874 yılında yapılmıştır.

Gelelim, bu muhteşem manastırın yapılış hikayesine

709 yılında yakınlardaki Avranches şehrinin piskoposu: bir rüya görür ve rüyasında “St Michael” kendisinden bir kilise yaptırmasını ister.

Bunun üzerine, piskopos: bir zamanlar “Kelt” mezarlığı olan ve “Mont-Tobme” olarak bilinen bu araziye: küçük bir kilise yaptırır. Günümüzde, St. Michael’in altın heykeli, kilise kulesinin tepesinde, tüm adaya bakar konumda bulunmaktadır.

966 yılında ise, bu kez Normandiya Dükü, kaya üzerinde bir Romanesk kilise yaptırır. 11’nci yüzyıla gelindiğinde, kaya tepe üzerinde, Romanesk manastır yükselir. 1017 yılında, Benedikten keşişleri, kahverengi granit bloklarla desteklenen platform üzerine, düz çatılı manastırı inşa etmeye başlarlar.

İlk manastır binaları yine aynı dönemde, kuzey duvarı karşısına inşa edilir. 12’nci yüzyıla gelindiğinde, Romanesk manastır binaları, batı ve güneye doğru uzanmaya devam eder. 13’ncü yüzyılda ise, Fransa kralı Philipp Augustus tarafından yapılan bağış ile, manastırın yemekhane bölümü tamamlanır.

14’ncü yüzyılda, “Yüz yıl savaşları” sırasında, İngiliz saldırılarından korunmak için, manastır çevresine büyük bir set çekilir ve hatta toplar yerleştirilir. 15’nci yüzyılda, 1421 yılında, manastır-kilise restorasyon geçirir.

Fransız Devrimi ve imparatorluk günlerinde ise, burası bir hapishane olarak kullanılır. 19’ncü yüzyılın sonunda ise yeniden restore edilir ve Hıristiyanların “hac yeri” olarak kullanılır.
Manastırın 1000 yıl kutlamaları ise, 1966 yılında yapılmıştır.

Evet: buraya yolunuz düşerse: 1 saat süren rehberli bir tura katılabilirsiniz. Bu tur ile: en üst terastan koyun muhteşem bir manzarasını izleyebilirsiniz. Ayrıca: manastır binasının 3 katını gezebilirsiniz.

En üst katta: kilise, manastır, yemekhane bulunuyor.

Orta katta: “Salle des Chevaliers” yani “Şövalyeler Salonu” ve Salle des Hotes” yani “Konuk Salonu” görülüyor.

En alt katta: depo ve imarethane görülüyor.

Fransa Mont-St-Michel Manastır Kilisesi
Fransa Mont-St-Michel
Fransa Mont-St-Michel

Manastır Kilisesi

Kilisenin koro bölümü ilgi çeker.
Arkadlı avlunun deniz tarafındaki muhteşem sütunlarını görmelisiniz.

Fransa Mont-St-Michel Archeoscope Museum

Archeoscope Museum

Bu muhteşem anıt ve kutsal yerin tarihini ve inşaat aşamalarını öğrenmek isterseniz, bu müzeyi ziyaret etmeniz gerekir.

Tarih Museum

Burada: eski silahlar, tablolar, heykeller ve saatlerden oluşan bir koleksiyon sergileniyor.