Yunanistan Samos adası-Sisam adası

samos.genel.1
Yunanistan Samos adası-Sisam adası

Yunanistan Samos adası-Sisam adası; Kuşadası-Samos adası arasında feribot seferleri düzenleniyor.

Bu seferler ile, yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculuktan sonra Samos adasına ulaşıyorsunuz.

samos.genel.2
Yunanistan Samos adası- Sisam adası Genel Özellikleri

GENEL ÖZELLİKLERİ

Türkiye’ye en yakın olan Samos adası, Yunanistan’ın on iki adaları içinde; en büyük, en güzel ve en turistik adalarından biridir. Hoş, sessiz, harika koyları ve plajları ile doğal güzellikleri şaşırtıcıdır. Ada’da; Samos Üniversitesi ve katedral büyüklüğünde bir kilise bulunuyor.

Asma, zeytin bahçeleri ve çam ormanlarıyla, Anadolu kıyılarından yalnızca 3 km. uzaklıkta bulunan bir ada. İnanılır gibi değil, ama Kuşadası’nın hemen karşısında. Davutlar Dilek Yarımadası Milli Parkın çok yakınında. Adanın bizde bilinen adı: Sisam adası.

Ada: MÖ.5’nci yüzyıldaki altın çağından bu yana: Ege tarihin de arka planda kalmıştır. Günümüzde ise, ziyarete gelen turistler sayesinde: popülerliği artmakta ve tatil olanakları genişlemektedir.

samos.genel.3
Yunanistan Samos adası-Sisam adası Ne Satın alınır

NE SATIN ALINIR

Adını matematikteki Pisagor Üçgeninden bildiğimiz, antik çağın önemli filozof, matematikçi ve müzisyeni: Pisagor, Samoslu idi. Adada, bütün hediyelik eşya satıcılarında satılan Pisagor Bardağına, içindeki çizgiyi aşacak miktarda sıvı koyduğunuz anda, özel bir sistem sayesinde, tüm sıvı bardaktan boşalıyor.

Söylenene göre: bardak, Pisagor tarafından her kesin eşit miktarda şarap içmesi için icat edilmiş. Buna ek olarak, Ada’da yetişen muskat üzümlerinden yapılmış şarapların bizim misket şaraplarımızla yarışabilecek kadar lezzetli olduğunu eklemeliyim. Tadı, aroması ve rengiyle ünlü: tatlı Samos şarabı alabilirsiniz.

samos.genel.4.restoran
Yunanistan Samos adası-Sisam adası Ne Yenir

NE YENİR

Samos restoranlarındaki yemekler, size ev hasreti çektirmeyecek kadar tanıdık gelecekler. Mezedes, dolmades, keftedes, homous, tzatziki, spanakopita, tarama, moussakka, loukoumades. Bu arada: frappe yani soğuk ve buzlu köpüklü kahve deneyebilirsiniz. Yalnız: adada, dikkat yemek saatleri biraz farklı. Öğlen yemeğini, saat: 17.00 civarında ve akşam yemeğini 23.00 civarında yiyorlar.

GECE HAYATI


Somos: nispeten daha sakindir. Burada: Yunan müziği dinleyerek, ouzo ve Samos şarabı tüketilen taverna-restoran tarzı mekanlar ve birçok eğlenceli barlarda, akşamlarınızı geçirebilirsiniz.

samos.genel.en başa.
Yunanistan Samos adası-Sisam adası Gezi

GEZİ

Asıl kasaba olan: Vahti, yani Samos Kasabası, adanın kuzeybatı kıyısında, korunaklı bir limanda bulunuyor. Şehir, bu limanın bulunduğu koyun çevresinde, amfi tiyatro şeklinde inşa edilmiş. Kuşadası’ndan gelen feribotlar, buraya yanaşıyorlar.

Ege bölgesine has renkleriyle yapılmış evleri: kıyı şeridinde son derece güzel kumsalları, ziyaretçilere, hoş izlenimler bırakıyor. Koyun gerisinde: yumuşak tepelerde, dar pencereleri ve ahşap balkonlarıyla karakteristik eski evler, geçmiş dönemi canlandırıyor.

Turistler için, dostça bir atmosfere ve 4.5 metre boyunda dev bir antik Yunan “kouros” heykelinin sergilendiği güzel bir “Arkeoloji Müzesi” var. Vathy ile Pythagorio kasabası arasındaki bölgede yer alan Mytlini köyünde ise, Paleontoloji Müzesi ver ve içindeki 10 milyon yıl öncesinden kalan hayvan fosilleri görülmeye değer.

Adanın güneydoğu kısmında : daha küçük bir kasaba olan “Pithagorio” var. Antik başkent: yani antik Samos, burada kurulu imiş. Vahthy’den 14 km. uzaklıkta. Kasabanın ismi: burada doğan, antik çağın ünlü matematikçisi Pisagor’dan geliyor.

Samos’luların: Ege’de önemli bir deniz gücü oldukları dönemde yani MÖ.7’nci yüzyılda, ada önemli bir güç merkezi durumundaydı. MÖ.538 yılında ise, acımasız bir lider olan Polykrates başa geçti. Ticaret ve korsanlık yaparak, büyük bir servet biriktiren Polykrates: kapsamlı bir yenilenme programı ile hikayeci Aisopos ve matematikçi Pythagoras gibi alimleri, kendisine çeken bir saray yaptırdı.

samos.genel.6.deniz.başa
Yunanistan Samos adası-Sisam adası

Samos adası

Bu kent, Heraion’un 6.5 km doğusunda, modern, modern Pithagorion’un (Tiganion) yerindeydi. 

Tiran Polykrates’in saltanatında (MÖ 538-522) güçlü ekonomisi ve etkili filosuyla bölgesel bir güçtü.

Refahını önemli bir hac mekanı olan Heraion’un yanı sıra, bereketli toprakları ve ünlü şarabına da borçluydu. 

Kentin kendisi de yoğun bir yenilenme döneminden geçti.

Çoğu artık kaybolmuş olmakla birlikte, ziyaretçiler hala genel düzeni görebilirler.

Kentin odak noktası limanıydı, ancak ticari ve askeri işlevlere sahip rıhtımları kaybolmuştur. 

Polykrates’in Akropolis üzerinde kente hakim bir noktada bulunan sarayı da kayıptır. 

Ne var ki, 6.7 km uzunluğundaki tahkimat duvarları, kapıları ve kuleleriyle hala ayaktadır. 

Polykratos’un inşaat projesinin en ünlüsü olan Eupalinos Tünelinin çoğu boyunca yürümek bile mümkündür. 

Kente adanın içlerindeki bir kaynaktan su getiren bir su kemerinin parçası olan 1 km uzunluğundaki tünel, kasabanın arkasındaki dağın içinden delinmişti. 

Tünel çalışmaları aynı anda iki uçtan birden başlamış ve iki parça sonunda ufak bir hata payıyla birbirine kavuşmuştu.

O dönem için benzersiz olan bu mühendislik harikası, Megaralı Eupalinos yönetiminde gerçekleştirilmişti.

Tahkimatlar, güvenceye alınmış su kaynağı ve filo, Polykrates’in Sisam’ı Perslerden koruma çabalarıydı.

Ama bu önlemler sonunda yetersiz kalacaktı, MÖ 519’da Polykrates’in ölümünden sonra Persler kenti ele geçirdi. 

Günümüzde, Polykrates şehrinin güzel rıhtımı ve kale kalıntıları görülmeye değer. Buranın tertemiz sularında yüzüp güneşlenmek, geleneksel iş ve ürünlerle uğraşan konuksever insanlarla tanışmak ve gece hayatını sonsuz yaşamak isteyenler için eşsiz bir yer.

Polykrates döneminden kalan tek kanıt: antik yapılar arasında, hala ayakta duran, günümüzde güçlendirilmiş olan dev mendirek. Çevredeki kırsal bölgede, iki büyük planın izleri daha görülüyor.

Batıda; havaalanının ilerisinde “Hera Tapınağı”nın, yani Heraion’un kalıntıları var.
SİSAM HERAİON:

Mimarlar Rhoikos ile Theodoros, MÖ 7’nci yüzyıl tapınağının üstüne üçüncü büyük Hera Tapınağını inşa ettiler. 

Yunanistan’ın ilk dönemlerinde ünlü örneklerden biri, Sisam Heraion’u adı verilen, Sisam adasında tanrıça Hera’ya adanmış tapınaktır. 

Anadolu’nun ana karasına çok yakın olan Sisam adası, İonya’nın önemli bir parçasıydı.

Heraion’un eski ve kalıcı ünü bunu sağlamıştı.

Tapınak, Sisam’ın güney kıyısında, klasik antik çağda adanan başkenti olan Sisam kentinden (modern Pythagorio) 6.5 km uzaklıktaki bir ovanın batı ucunda yer alır. 

Aslında kasabayla tapınak, kutsal yol adı verilen özel bir yolla bağlıydılar.

Bu mekanın kullanımı tunç çağına dayanır, ama demir çağından önce kutsal olup olmadığı kesin olarak bilinmiyor. 

Efsane:

Hera, burada bir tür söğüt olan bir lygos ağacının (hayat ağacı) altında doğmuştur. 

Ayrıca tanrıçayı simgeleyen en eski kutsal nesne olan tuhaf biçimli bir tahta yakınlarda bir kumsalda bulunmuştur.

Dolayısıyla kutsal nesnenin korunması ve Hera kültünün yerleşmesi için bu bölge seçilmiştir.

Dini yılın en önemli olayı Yunan tanrılarını yöneten Zeus ve Hera çiftinin kutsal evliliğinin kutsanmasıydı.

Bir başka festivalde ise, külte ait imge, deniz yanında, İmbrassos deresinin beslediği bir havuzda yıkanır, üzerine Sisamlı kadınlarca dikilmiş yeni bir cüppe giydirilir ve nikah gününe kadar bekaretini tekrar kazanması için iplerle ( ya da dallarla) Lygos ağacına bağlanırdı.

 

Dev boyutlu adak heykeli:

Heraion’da MÖ 580 tarihli, Hera’ya adanan ilk anıtsal tapınağın tamamlanışından kısa süre önce yapılmış ve özellikle iyi korunarak günümüze ulaşmıştır. 

Kalçasındaki yazıttan bu heykelin Rheisalı İsches (Rhesialı adadaki bir kabile veya bölge olabilir) tarafından adandığı öğrenilmiştir. Sisam’ın yerel siyah damarlı mermerinden yapıla ve 4.73 metre boyutundaki bu dev heykel, kendisini adayanın ve ailesinin itibarının bir simgesi olarak Kutsal Yol üzerinde duruyordu. 

 

Tapınağın mimarisi-özellikleri:

Yunan tapınaklarında her zaman olduğu üzere, ibadetin odağını dışarıdaki sunak oluşturuyordu. 

Alman arkeologlar, MÖ 10 ve 7’nci yüzyıllar arasında, yedi eski versiyon buldular.

Hera’nın kült imgesi halinde bulunduğu ilk tapınağı, ilk sunaktan uzun yıllar sonra, bir ihtimal MÖ 8’nci yüzyıl başlarında yapılmıştı.

Zamanında, dünyanın en büyük tapınağı olması planlanan bu yer, hiçbir zaman tamamlanamamıştı.

Eğer Selçuk ilçemizdeki Artemis Tapınağı yapılmamış olsaydı, ana tanrıça Hera için yapılmış olan bu tapınak, dev boyutuyla, dünyanın yedi harikasından biri olacakmış. Ancak Efesliler, kendi tapınaklarının ölçüsünü biraz daha zorlayarak, boyut olarak da gösteriş olarak da komşuları Samosluların bu görkemli tapınaklarını geçmişler.

Ne var ki, bugün her iki tapınağın durumu da birbirinden farklı değildir. Yani, ziyaretçiler, ayağa kaldırılmış tek sütun, çevresindeki tanrıça heykelleri ve zemin kalıntılarından, tapınağın bir zamanlar nasıl etkileyici olduğunu hayal etmeleri gerekiyor. Çevrede, bir Roma hamamı, başka tapınaklar ve antik yerleşimden kalan diğer kalıntıları görmek mümkün.

Evet, şimdi Samos Hera Tapınağı hakkındaki ayrıntılı bilgiler:

Tapınağın halihazırda mevcut güneydoğuya bakan sunağa dönük olmayıp, Yunan tapınakları için standart hale gelecek şekilde, girişi doğudan olmak üzere bir doğu-batı ekseninde durması da ilgi çekicidir. 

Olağanüstü derecede uzun ve dar, yaklaşık 33 x 6.5 metre boyutlu yapı, taş temeller üzerine kerpiçten yapılmıştır. 

Girişi, üç in antis (bir çift duvarın ucu arasında dizili) sütun vardır. 

Orta sütunun arkasında taş kaideler üzerinde yükselen 12 veya 13 adet sütun, tek sıra halinde holün arkasına dek uzanıyordu. Bu sütunlar, çatının enine kirişlerini taşıyordu.

Kült imgesinin durduğu bir taş kaidenin hemen önünde biten bu sütun sırası, kült imgesinin görülmesini engelliyordu. Daha sonraki tapınaklarda bunan aksine tanrı veya tanrıçanın heykeli, en iyi görünecek şekilde, önü açık olarak yerleştirilecekti. 

Buradaki bu erken deneysel tapınakta, yapanların ana kaygısı, sadece tanrıçaya başının üzerinde sağlam bir çatı sağlamak olmalı. Bir ihtimal 8’nci yüzyılın sonlarına doğru tapınakta düzenleme yapılırken, tapınağın dışı boyunca bir prestil yani üstü kapalı kolonad eklenmişti.

Dışarıdaki kolonadlar Yunan tapınak mimarisinin bir alameti fabrikası haline gelecekti. Ama sütunların dizilimi, henüz daha sonraki dönemlerdeki düzenliliğe ulaşmamıştı. Ön yanda, orta sütun içindeki sıranın önünde olmak üzere 7, arka cephede ise 6 ve yanlarda 25 sütun vardı. 

MÖ 7’nci yüzyılın başlarında tapınak tekrar inşa edilmiştir. Bu ikinci tapınak, hala uzun ve dardı, ama önemli değişiklikler söz konusuydu. Merkezi sütun sırası ortadan kalkmış ve cella’nın dibindeki heykelin önü açılmıştı. 

Çatı kirişlerine, iç duvarlar boyunca uzanan basamaklar üzerindeki ahşap direklerle ek destek sağlanmış olabilir. Dışarıdaki kolonaddaki sütunların sayısı, artık önde ve arkada 6, uzun yanlar boyunca ise 18 idi. Altı sütundan oluşan ikinci bir sıra ile ön cepheye vurgu yapılmıştır.

Sunak ve tapınağa ek olarak, MÖ 7’nci yüzyıl tapınağı, bir formel giriş veya propile, kült imgesinin yakınması için, içi taş döşeli bir havza ve denize dökülen Imbrassos deresinin yanında, temenosun güneybatı sınırını meydana getiren uzun bir stoda dan oluşuyordu.

Bir çatı ve arka duvara sahip kolonadlı veya gelişmiş versiyonlarla arkada odalar bulunan bir sundurma olan stoa Yunan mimarisinin ayırıcı biçimlerinden biri haline gelecek ve sıkça tapınaklarda ve agora, yani kent merkezlerinde mekanların sınırlarını çizmekte kullanılacaktı.

Kavurucu yaz güneşi veya kış yağmurlarından korunma sağlayan bu sığınakta ticari işler, mahkemeler ve toplumsal etkileşim gibi çeşitli faaliyetler gerçekleştirildi.

Sisam’daki stoa, bilinen en eski örneklerdendir.

MÖ 6’ncı yüzyılın ikinci çeyreğinde, Hera’ya İon tarzında devasa yeni bir tapınağın yapılmasıyla birlikte, gerçekleşen kapsamlı yeniden düzenlemelere dek tapınak bu haliyle kalacaktı.

Pithagorio’nun yukarılarındaki tepelerde, Polykrates’in zenginlik ve gücünün, belki de en şaşırtıcı örneği var. Bir tünel. Pithagorio’ya 3 km. uzaklıkta. Adadaki en dikkat çekici yer.

Kaynak suyunu: 1 km. ötedeki yerleşime getirebilmek için, antik Yunanlılar tarafından, 2500 yıl önce, dağın 9 metre altı oyularak yapılmış. Eupalinos Tüneli’ni görebilirsiniz, ama burası, kapalı alan korkusu olanlar için pek uygun değil, girmemek gerek.

samos.genel.7.deniz.güzel.
Yunanistan Samos adası-Sisam adası

Bu arada: denize girmeyi düşünürseniz, Mykali Beach’e gidebilirsiniz. Burası: geniş bir plaj. Kum değil, ama rahat yürünebilen çakıl taşlı ve deniz de çakıl taşlı. Ayrıca: Klima Beach önerebilirim. Plaj dışında: merkezde, çok sempatik ve küçük dükkanlar var.

Her şey gerçek anlamda ucuz fakat kaliteli. Burada: güzel bir deniz ürünleri yemeği yemek için: Agios Nikolaus’u tercih edebilirsiniz. Burası bir balıkçı.

Bu balıkçının özelliği: genelde turistlerin değil de yerli Yunanlıların gittiği bir balıkçı olması. Deniz kıyısında, önünde kayalar olan bir yer. Jumbo karides muhteşem. Pazarlık yapmanız gerek.

Ana şehirden: 10 km. uzaklıkta, iki koy arasında:

Samos adasının en güzel turistik köylerinden biri olan: Kokkari var. Köyün: pitoresk rıhtımı görülmeye değer bir güzelliğe sahip.

Ziyaretçileri adeta bir mıknatıs gibi kendisine çekiyor. Bitki örtüsünün çok sık olduğu bu beldede, sahiller sonsuz, deniz tertemiz, barlar ve kafeler deniz üzerinde. Harika taverna ve kulüpleri ile adanın en canlı ve keyifli yeri. Su kayağı sevenler, burayı oldukça sık ziyaret ediyorlar.

İç kesimlerdeki küçük ve sapa köyler, kendilerine has özelliklerini korumuşlar. Bunların en güzelleri arasında: Kerkis Dağı’nın gölgesine sığınmış olan “Marathokambos” sayılabilir. Burası: eski renklerini koruyan köy ve beldelerle çevrili.

Kaldırım taşlı dar sokaklar, geleneksel kemerler, taş çeşmeler, güzel kiliseler, taştan inşa edilmiş evler ve geleneksel panayırların gerçekleştirildiği büyük meydanlar burada bulunuyor.

Etkileyici Kerkis Dağı

vahşi güzelliği, mağaraları ile yürüyüşler için çok elverişli bir yer.

Samos, özellikle batı bölgesindeki plajlarıyla, Ege’nin rüzgar sörfüne uygun dalgalara sahip. Ayrıca: adanın tek kumlu plajı olan Psili Amos; adanın batısında, bizim Dilek yarımadasının hemen karşısında.

Dilek yarımadası ile Psili Amosu arasındaki uzaklık en fazla, sanırım 1. km. Yani: İstanbul boğazı kadar bir uzaklık var. Hatta dikkatle bakıldığında veya dürbün ile seyredildiğinde, karşı taraf net olarak görülüyor. Burada da; deniz muhteşem güzel, zemini kum ve uzun süre sığ kalıyor.

Evet, adadaki son yer: sempatik Kokkari. Araç ile giderseniz, Kokkari girişinde aracınızı park edip, yürüyerek bu sempatik yeri keşfedin. Çok güzel düzenlenmiş bir yer. Pisagor’un kupalarını burada bulup satın alabilirsiniz.

Sahilde: dükkan ve kafelerin hepsinin ayrı birer tarzı var. Adaya geldiğinizde, konaklamak için burayı tercih etmenizde yarar var. Kokkari’nin en kötü yanı, kumsallarının sürekli rüzgarlı ve dalgalı olması. Güzel bir kumsal isterseniz: Kokkari’ye 5 km. uzaklıktaki lemonakia plajına gidebilirsiniz.

samos.genel.5.deniz.1
Yunanistan Samos adası-Sisam adası Lipsi adası

LİPSİ ADASI

Samosun hemen güneyinde bulunan bir ada. Samos ile bu ada arasında: tekne gezintileri düzenleniyor. Yaklaşık 700 kişinin yaşadığı bu küçük Yunan adasında: ada yerlileri, halen geleneksel bir yaşandı sürdürüyorlar.

Çiftçiler eşeklerle tarlalarda çalışıyorlar. Sakin bir ada. Adanın, tamamına yakını Patmos adasında bulunan St. John Manastırına ait. Bugün: beyaza boyalı mavi kubbeli küçük kiliselerin, adanın tepesinden sahile kadar, nokta nokta sıralandığı Lipsinin sahillerini irili-ufaklı bir çok koy, mağara, küçücük plajlar ve kristal kadar temiz bir denizin oluşturduğu göreceksiniz.

Evet: Lipsi adasına giderken, yanınızda mutlaka şinolker götürün ve denizin derinliklerini keşfedin. Öğlen ise, küçük bir Yunan tavernasında deniz ürünlerinden tadın.

Yunan adaları genel özellikleri hakkındaki yazım.

Yunan adaları gezi planı hakkındaki yazım.

 

Yunanistan Samothraki adası

samot.1
Yunanistan Samothraki adası

 

Yunanistan Samothraki adası; Evet, adanın bizim dilimizdeki adı: Semadirek.

Yunan anakarasına çok yakın, Ege’nin en kuzeyinde. Saroz körfezi açıklarında bir ada. Gökçeada’nın karşısında duruyor.

Hava koşullarının iyi olması durumunda; Kaz dağları görülebiliyor. Keşan’dan Alexandrapoli, yalnızca 60 km. uzaklıkta.

Keşan demişken, Keşan civarındaki yaşlılar tarafından anlatılan bir söylenti var. Belki ilginizi çekebilir.

Yaşlılar: bu adanın “inlediğini” iddia ediyorlar. Bu iddiaya göre: adadan tuhaf sesler geldiği zaman; Keşan’da hava bozuyormuş.

Bunun da bilimsel olarak açıklaması, sanırım, rüzgar belirli bir yönden estiği zaman, dalgaların adanın altındaki su altı mağaralarında ses çıkarttıkları veya rüzgarın adanın kayalık yapısından dolayı çıkarttığı seslerin, Keşan’a kadar ulaşması olarak söylenebilir.

Son bir şey: Enezden batı yönünde bakılınca, bu güzel ada silüeti: uyuyan bir kızı andırdığı için “uyuyan güzel” olarak bu ada adlandırılıyormuş.

samot.havaalanı
Yunanistan Samothraki adası Ulaşım

ULAŞIM

Havaalanı var. Şehir merkezine 7 km. uzaklıkta. Selanik bağlantılı uçak seferleri var.

samot.3
Yunanistan Samothraki adası Genel Özellikleri

GENEL ÖZELLİKLERİ

Kayalık uçurumların sahil şeridini çizdiği Samothraki adası, diğer adaların tersine, demir atacak doğal limanlar açısından, zayıftır. Daha çok dağlık bir yapısı vardır. Adanın içlerinde: Ege’nin 1610 metre ile en yüksek zirvesi olan “Fengari Dağı” manzarası hakimdir. Doğu bölümü vahşi. Yerleşim batıda kurulmuş.

Chora şehir merkezi, biraz yukarıda. Liman: Kamariotissa. Küçük bir liman. İyi işaretlenmiş uzun bir burnun hemen kuzeyinde. Küçük balıkçı motorları var. Kuzeyde: Loutra’da yeni açılmış küçük bir marina daha var.

samot.genel.5
Yunanistan Samothraki adası

Adanın yüzölçümü: 178 km. karedir. Uzunluğu ise: 17 km. dir. Nüfus: 2723 kişi, ana sanayisi: balıkçılık ve turizmdir. Turizm açısından: Yunan ana karasına yakın olduğu için daha çok Yunanlılar tarafından tercih ediliyor.

Bunun yanında: bu adaya “hippy” türleri daha çok geliyor. Ancak: özellikle bir zamanlar buraya gelen Almanlar; tesislerin daha yeni ve güzel olması nedeniyle, bizim Antalya’ya yönelince, buradaki tavernalar ve pansiyonlar birden boşalmış.

Bunun üzerine, buradaki Yunanlılar: Türk turistleri buraya çekmek adına, bazı olumlu girişimlerde bulunuyorlar. (örneğin: buraları tanıtan Türkçe broşürler bastırıyorlar gibi)

Ayrıca: adada, fiyatların daha ucuz olduğunu, lokantalarda kazık yeme ihtimalinin çok az olduğunu bilmek güzel bir duygu. Ama, işte en büyük sorun; vize alma.

Homeros’a göre: tanrı Poseidon: Truva savaşını suyun ilerisine bakarak buradan izlemiştir. Bunun dışında: antik dünyada, herhangi bir siyasi öneme sahip devlet değildi.

Günümüzde, burası: diğer adalara birkaç feribot hattıyla bağlı olan unutulmuş adalardan biridir. Güçlü, doğal savunma olanaklarıyla, antik çağlarda önemli bir ada olan Samothraki, Hıristiyanlığın yayılmasıyla, önemini yitirmiştir.

Adanın elması ünlü. Çok keskin bir kokuya sahip olan bu elmalardan bir sepet alıp uyuyacağınız odaya koyduğunuzda, keskin kokusu yüzünden uyumak imkansız oluyormuş. O derece güzel kokarmış bu elmalar.

samot.4.liman
Yunanistan Samothraki adası Gezilecek Yerler

GEZİLECEK YERLER

samot.kilise.1
Yunanistan Samothraki adası Khora kasabası

KHORA KASABASI

Merkez “Khora Kasabası”, korsan kuvvetlerinin görüş alanından uzakta kurulmuş yerleşimlerin, klasik bir örneğidir. Adanın 5 km. içerisinde, geçen gemilerin göremeyeceği bir vadide inşa edilmiştir. Kullanılan evlerin çoğu ortaçağdan kalma.

samot.lighthouse of alexandroupoli.1
Yunanistan Samothraki adası Kuzey Sahili-Palopoli kasabası

KUZEY SAHİLİ-PALOPOLİ KASABASI 

Tunç Çağının sonlarında, kuzey sahilinde, daha sonra denizcilerin koruyucu azizleri olan “Kastor” ve “Polluks”a adanan, bir dini ibaret merkezi gelişmiştir.

Antik kent. Burası, ayrıca, güçlü öte dünya kültürünün de yuvasıymış. Büyük İskender’in babası Makedonyalı Philippos gibi, pek çok kişi buraya kabul edilmek için, adaya seyahat etmişler.

samot.tapınak.1
Yunanistan Samothraki adası Sanctuary Tanrılar Mabedi

SANCTUARY (BÜYÜK) TANRILAR MABEDİ

Merkezin kalıntıları, Paleopoli kasabasının yanındaki “Büyük Tanrılar Mabedi”, günümüzde doğu Ege’nin en önemli arkeolojik sit alanlarından biridir. Helen dini törenleri yapılan bir mabet. Burada: büyük dev stilinde inşa edilmiş antik duvar göreceksiniz.

Gizemli ayinlerin aksine, burada köleler ve özgür insanlar, burada açıkta ibadet yaparlarmış. Büyük Tanrılardan biri de, başkan olarak burada kalırmış.

Büyük bir kısmı, Helenistik döneme ait olan kalıntılar, kalın bitki örtüsü altındadır. Böylece, bu alanı, kendi başınıza gezebilirsiniz.

samot.nikeheykeli.en güzeli.
Yunanistan Samothraki adası Arsinoion Rotonda

ARSİNOİON ROTONDA

Adanın en ilgi çekici yerleri arasında: 3’ncü yüzyılda, Mısır kraliçesi Arsinoe için Thasos’tan getirtilen mermerlerle inşa edilen “Arsinoion Rotonda” bulunuyor. Burası, bir zamanlar 20 metre çapıyla, dünyanın en büyük dairesel binasıydı.

Arkeologlar, şimdi Paris’teki Louvre Müzesinde sergilenen ve MÖ.190 yılında yapıldığı düşünülen “Samothraki’nin Kanatlı Zafer Tanrıça”sını, tiyatronun üzerindeki tepede; 1863 yılında bulmuşlar. (heykelin başı yok, parçalar halinde kalıntılar bulunmuş ve çalınarak kaçırılmış)

Paros mermeri, 328 cm. boyunda. Yunan tanrıçası Nike temsil eden bu heykel, bir gemi kadırgasının kıvrık puruvasına benzeyen bir kaidenin üzerinde duruyor ve tanrıça Nike’nin gökyüzünden muzaffer bir şekilde donanmasına doğru alçaldığını gösteriyor.

Çok sayıda eksikleri ve ciddi hasarı olmasına rağmen, heykel, Helenistik dönemden kalan en önemli başyapıtlardan biridir. Kafasının ve kollarının kaybolması üzücü olsa da, birçok kişi, bu eksiklikleri, heykelin doğaüstü havasını artırdığını düşünüyor.

Form ve hareketin eşsiz bir ustalık ile ele alındığı bu naturalist heykeldeki en dikkat çekici noktalardan birisi ise, heykeldeki kumaş elbisede açıkça görülen işçilik.

Evet: niye bu kadar ayrıntılı anlattım. Heykeli görme şansınız yok çünkü çalınmış ve Paris’e götürülmüş. Keşke; bütün antik kalıntılar, bulundukları yerlerde sergilenseler, sonuçta, bu heykel, buraya ait ve burada yapıldığı belli ve buraya gelen insanların, burada bu heykeli de görmeleri gerekmez mi?

Yoksa, sırf bu heykeli görmek için elbette kimse Paris’e kadar gidemeyecek. Neyse biz gezimize devam edelim. Bu arada: bugün Rolls-Royce arabalarının logosu bu heykel.

Ayrıca, 1930 yılında tasarlanan ilk FIFA Dünya Kupasının ödül kupası da bu heykele dayalı bir tasarım.

Alanda bulunan küçük müzede: müzisyen ve dansçı kızların oymalı Temenos Frizinin de aralarında bulunduğu; pek çok buluntu görülebilir.

THERMA SU KAYNAĞI

Adanın kuzey kıyısındaki “Therma”, romatizmadan kısırlığa kadar, çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenen, güzel bir sıcak su kaynağıdır.

samot.fengari dağı.1
Yunanistan Samothraki adası Fengari Yanardağı

FENGARİ DAĞI

Aynı zamanda, tıpkı Poseidon gibi, Anadolu kıyılarını seyredebileceğiniz Fengari Dağına yapılan, 3 saatlik yürüyüşlerin de başlangıç noktasıdır.

Bu dağ üzerinde birkaç köy var. Profitis İlias, batıdaki dağ köylerinden biri.

Buraya yolunuz düşerse: köyün meşhur lokantası: Vrahos’da güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Domuz ve keçi etinin tadına bakmak için, Atina’dan gelen müdavimleri var. Alman turistler de yoğunlukta.

samot.fengari dağı.göletler.2
Yunanistan Samothraki adası

Yunan adaları genel özellikleri hakkındaki yazım.

Yunan adaları gezi planı hakkındaki yazım.

Yunanistan Patmos adası

patmos.genel.7
Yunanistan Patmos adası

Yunanistan Patmos adası: Kuzeydeki on iki adalar arasında bulunuyor. Holy İsland, yani kutsal ada diye anılıyor.

Güllük Körfezi açıklarında, kayalık bir ada.

Diğer Ege adaları gibi, kurak, çorak ve yeşilsiz bir yer.

Kullanma suyu: Pire’den tankerlerle geliyor. Tüm nüfusu 2500 kişi.

ULAŞIM

Havaalanı yok. Deniz ulaşımı var ve ziyaretçiler adada limana geliyorlar. Rıhtımı yok.

Gemiler

Grikos koyuna demirliyor ve limanına ancak küçük tekneler yanaşabiliyor. Büyük gemi ile buraya gittiğinizde, küçük tekneler ile kıyıya çıkıyorsunuz. Buraya rıhtım yapılmayacağı söyleniyor. Çünkü: adalıların bir başka gelir kaynağı da, teknelerle taşınan yolculardan imiş.

Yalnız: burada bir konuda dikkatinizi çekmek istiyorum. Gemi merdiveni, sizi almaya gelen teknenin su kesiminin yüksekliğine göre ayarlanıyor. Eğer bineceğiniz tekne suya yakınsa, merdiven iyice dikleştiriliyor. Bu durumda ise, dizlerinden sorunu olanlar için problem oluşuyor.

patmos.genel.5.plaj
Yunanistan Patmos adası Genel Özellikleri

GENEL ÖZELLİKLERİ

Küçük, kıraç bir ada. MS.1’nci yüzyılda: siyasi ve dini muhalifler için bir ceza kolonisi olarak kullanılmış. MS.95 yılında, ada sakinlerinden biri; limanın üzerindeki küçük mağarasında; kıyamete dair görüntülerin ilahi vahyini almış.

Bu kişi olan Aziz Yuhanna’nın kaydettiği kelimler; Kitab-ı Mukaddes’in son bölümü olan: Vahiy Kitabı şeklini almış.

1088 yılında: Bizans imparatoru, adada bir arazi parçasını: Aziz Yuhanna’nın onuruna manastır kuran Khristodoulos adındaki bir keşişe devreder. Böylece: 6’ncı yüzyıldan 11’nci yüzyıla kadar üzerinde yaşam olmayan adada, yeniden yaşam başlar.

Zamanla, burası bir öğrenme ve haç yeri haline gelir. Manastırın bu niteliği, günümüzde de binlerce insanın buraya gelmesine neden oluyor.

Adanın nüfusu yıllardır artmıyormuş. Tek gelirleri balıkçılık ve turizm. Yeşillik çok az olan bir ada. Adanın merkezini gezerken, bazı evlerin bahçelerinde Akdeniz iklimine uygun ağaçlar ve çiçeklere rastlayınca, şaşırıyorsunuz.

Bu adada görülecek tek tarihi yer: St. John Manastırı ve mağarası. Yalnız buraya girişte kıyafet zorunluluğu var. Kıyafetini uygun değilse, manastır bölgesine hiç çıkmayın.

patmos.genel.6
Yunanistan Patmos adası

Ada: tam bir motosiklet cehennemi. Motosiklet kiralayanlar, çevredeki plajlara koşuyorlar. O sessiz ve sakin ada, motosiklet sesleriyle, tam bir gürültü cehennemine dönüşmüş.

Yunanistan Patmos adası Adanın gezilecek yerleri

ADANIN GEZİLECEK YERLERİ

Ziyaretçiler; adada havaalanı bulunmadığı için, rıhtıma; otellerin çoğunun bulunduğu ve bütün ticari etkinliğin olduğu “Skala” ya geliyorlar. Ada: idari yönden zaten üçe ayrılmış. Merkez Skala olmak üzere, Orta Khora ve Kambos diğer yerleşkeler.

Skala; gelip geçen pek çok turiste rağmen, küçük meydanın çevresindeki caddede dizilmiş, geleneksel tavernalarıyla, hala, tam bir Yunan köyü görüntüsünü yansıtıyor.

Adanın doğusunda, yeni yat limanı var. Bağımsız gezginler; bu korunaklı limanda barınıyorlar.

Rıhtıma gelen ziyaretçiler: önce yukarıda bir tepe üzerinde kurulmuş olan “Khora kasabası” tarafından sarılmış; Aziz Yuhanna Manastırını görmek istiyorlar. Çünkü: Hıristiyanlarca, Efes’ten sonra görülmesi gereken haç mekanlarından birisi.

Manastır: Hıristiyan tarihinin kargaşalı döneminde inşa edilmiş ve bu nedenle, hem ibadete hem de inancı ve manastır hazinelerini korumaya yönelik bir kale gibi tasarlanmış.

Yunanistan’ın zengin manastırlarından biri olan yapı, kuleleri ve payandalarıyla peri masallarını çağrıştırıyor.

Khora’ya ulaşınca

Manastıra varmak için yürümeniz gerekiyor. Taş döşeli dar bir yolda yürüyerek ya da eşek üstünde, manastıra gidiliyor. Tabelalar, sizi manastırın girişini belirleyen, taş kemer altına yönlendiriyor.

Yazın: bu küçük sokaklar, neredeyse ürkütücü bir şekilde sessiz. Yürümeyi ve eşek ile gitmeyi tercih etmeyenler ise; çok sık gelen Setra markalı Belediye Otobüsleri veya taksileri tercih edebilirler. (otobüsler 1.5 Euro’ya manastıra gidiyorlar)

Dar ve beyaza bulanmış taş bir yoldan kıvrıla kıvrıla yukarı çıkılıyor. Bu arada, güvenlik önlemleri son derece yüksek. Her yerde, son model ciplerle dolaşan polisler var.

Bu yokuş yolda: lüks butikler ve bin bir çeşit ikona benzeri hediyelik biblo satan dükkanlar var. Tam bir turizm yokuşu.

Evet: yukarı giden yolun ortalarında; Aziz Yuhanna’nın ilahi vahiy aldığı mağaranın bulunduğu alanda: “Kıyamet Manastırı” var. Bu manastır: çocuk sahibi olmak isteyen kadınların, adak adayarak, dizleri üzerinde zorlu bir yürüyüş gerçekleştirdikleri bir yermiş.

Küçük, Azize Anne Mağarasında: Aziz Yuhanna’nın, her gece başını koyduğu söylenen yer; gümüş bir halka ile belirlenmiş. Masası olduğu söylenen basit bir düz taş çıkıntı var. Burası ise: iki şapel ile taçlandırılmış.

Yunanistan Patmos adası

Evet: yokuşun sonunda, Meryem Manastırına varıyorsunuz. Burada: yüksek sesle konuşmak ve açık kıyafetlerle içeri girmek yasak. Büyüleyici fresklerle süslenmiş bu mekan, insana adeta huzur veriyor.

Çevrede ise: simsiyah kıyafetler içinde dolaşan, sakallı din adamları ise biraz ürkütücü gözüküyor. Günümüzde rahibelerin yaşadığı manastır, kutsal bir yer olarak kabul ediliyor.

Manastır girişinde hazırlanmış mum demeti var. Çevrenize baktığınızda: onlarca farklı ülkeden turistler, Yunan denizcileri ve din adamları göreceksiniz.

Böyle küçük bir adanın, bu kadar ilgi görmesinin, ancak tanıtımla olabileceği kesin. Neyse, gezimize devam edelim.

Taşlık ana avluya girer girmez, sol yanınızda antik Artemis Tapınağının bulunduğu yerde inşa edilmiş küçük bir kilise göreceksiniz.

İçeride: manastırın kurucusu Khristodoulos’un lahdini ve 1190’lara kadar uzanan eskilikteki ikonları görebilirsiniz.

Şapelin arkasında: bu manastırda yaşayan keşişlerin, gündelik hayatından bir bölüm görebilirsiniz. 11’nci yüzyıl tarihli manastırın yemekhanesi de burada.

Ortak kullanılan masalar ve yalın dekorasyon, keşişlerin sürdürdükleri basit yaşantıyı anlatıyor.

Manastır tarafından toplanan zenginliğin, yalnızca küçük bir parçasının bulunduğu hazineyi görmek için, avlunun doğu köşesindeki merdivenlerden yukarı çıkın. Güzel bir şekilde düzenlenmiş bir sergi bölümü var.

Burada: 12’nci yüzyıldan kalma, çeşit çeşit ikon, gümüş altar parçaları ve mücevherli cüppeler görülmeye değer güzellikte.

Manastır: Ortodoks dünyasının asillerinden bağışlar alıyor ve ticaretten, özellikle de denizcilikten para kazanmaya karşı değil. Bu şekilde: hala kilit altında saklanan büyük bir servet toplamışlar.

Kütüphane, bir zamanlar, Bizans dünyasının en büyük kitaplıklarından biriymiş.

Süslenmiş, eski Hıristiyan el yazmaları ve İncillerden oluşan çok sayıda kitap, İstanbul’un düşüşünden önce kaçırılmış. Ne var ki, halen faaliyetlerini sürdüren kütüphane, yalnızca bilim adamlarına açık ve burada araştırma yapabilmek için önceden yazılı izin almak gerekiyormuş.

Manastır; dini açıdan büyük önem taşıyor.

Manastır turunuzun kısa süreceğinizi düşünmeyin. Çünkü: manastır çevresindeki sokaklar, binalar ve insanlar ilginizi çekebilir. Bu ortamın içinde: şık tasarım dükkanları ve takı satan yerler var.

Tüm adaya hakim: Balcony Cafe’de oturup, limana bakarak, serin bir ortamda frappe yudumlamalısınız.

Yunanistan Patmos adası

Ancak; gündelik hayat, Patmos çevresinde, her zamanki gibi devam ediyor. Çok sayıda arazi parçasının bulunduğu adada, geleneksel evler ağaçsız bayırlara yerleştirilmiş.

Manastıra gitmek istemeseniz veya manastır ziyaretinden sonra: Limanda gezebilirsiniz. Limana çıktıktan sonra, sağa doğru yürüyün. Sizi: küçük ama tertemiz bir plaj karşılayacak. Denizde, en ufak bir çöp görmek mümkün değil.

Yunanistan Patmos adası

Evet: adanın çarşısı da var. Diğer adalardaki gibi, aynı tarz mallarla dolu. İncik-boncuk, aramadığınız kadar çok. Ada: diğer adalara nazaran, biraz daha ucuz. 2 Euro’ya uzo almak sizi şaşırtacak.

Posta kartı koleksiyonunuza yeni kartlar ve buzdolabı süslemelerine yeni eserler katabilirsiniz. Ciddi anlamda, farklı çeşitte ürün satıyorlar. İnsan, her birinden almadan edemiyor.

Liman: adanın tam ortasında. Küçük iskeleler, diğer adalarla ulaşımı sağlayan hızlı teknelerle dolu. Güzel, şık lokantaları, pastaneler ve turistik eşya satan dükkanlar var. Limanda bekleyen yüzlerce motosikletin tamamı kiralanıyor.

Yunanistan Patmos adası

Genelde, Patmos turları, akşam gemilerin ayrılması ile son buluyor. Ama, eğer burada akşam yemeği yeme durumunuz söz konusu olursa: Benetos Restoran’ı önerebilirim.

Burası: Patmoslu Benetos ve İngiliz Susan Matthaion’un şık restoranı. Gerçekten romantik bir yer ve her yerde mum ışıkları ile aydınlatılmış, nefes kesen bir manzara var.

KAMBOS KÖYÜ

Kambos köyünün ilerisinde, adanın kuzey kıyısındaki plajlar güzel. Kolayca ulaşılabilen plaj, birkaç güzel tavernasıyla “Lampis Koyu”nda bulunuyor. Skala’nın güneyinde, küçük “Grikos Koyu”nda güzel bir tatil beldesi var.

 

Yunan adalarının genel özellikleri hakkındaki yazım.

Yunan adalarında gezi planı hakkındaki yazım.