Ankara Türk Hava Kurumu Müzesi ve Paraşüt Kulesi

Ankara Türk Hava Kurumu Müzesi ve Paraşüt Kulesi

Ankara Türk Hava Kurumu Müzesi ve Paraşüt Kulesi: 

Hipodrom caddesinde, Devlet Demir Yolları Genel Müdürlük binasının karşısındadır. Müze alanı içinde bulunan tarihi paraşüt kulesi, şehrin birçok yerinden rahatlıkla görülebilecek yüksekliktedir.

19 Mayıs 2002 tarihinde ziyarete açılan bu müzede: Türk Hava Kurumunun çalışmalarına ait belge, fotoğraf ve maketler sergileniyor.

Müze 3 bölümden oluşuyor.

Bunlar: açık alan, kapalı alan, paraşüt kulesidir.

Müze 287 metre kare kapalı alan ve 7294 metre kare açık alandan oluşuyor. Açık ve kapalı alanlarda: THK ve Türk Sivil Havacılık tarihine ait 743 eser, belge ve fotoğraf sergileniyor.

Bunlar arasında: 1920’lerde aktif üretimde olan Türkiye’nin ilk uçak fabrikası TOMTAŞ Fabrikasının görüntüleri,  Türk Hava Kurumunda kullanılan üniformalar, madalya ve bröveler, THK havacılık faaliyetlerinin yürütüldüğü Türk kuşu Genel Müdürlüğü ve İnönü Eğitim Merkez Müdürlüğünün maketleri bulunuyor.

Türk Hava Kurumu Müzesi ve Paraşüt Kulesi;

Ayrıca: Hezarfen Ahmet Çelebi’nin kendi yaptığı kanatlarla Galata kulesinden Üsküdar Doğancılar’a uçuşu ve gene Sultan IV. Murat döneminde yaşamış olan bilim adamı Lagari Hasan Çelebi’nin 64 kg barutla çalışan, yedi kollu roketi ateşleyerek Sarayburnu açıklarından göğe doğru yükselişini gösteren maketlerin yer aldığı vitrinler ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

Yine müzede: Büyük Önder Atatürk’ün kaleme aldığı Nutukun ilk basımı, Uluslararası Genç Ressamlar Resim Yarışmasında dereceye giren gençlerin yaptığı resimler, THK tarafından bugüne kadar bastırılmış olan pullar, 1’nci Dünya Hava Oyunları standı görülebilir.

Yine müzede: ilk Türk kadın akrobasi pilotu Edibe Sayın, ilk Türk kadın paraşütçü Yıldız Eruçman ve ilk kadın pilot Sabiha Gökçen’in heykel ve büstleri bulunuyor.

Müze yerleşkesi içinde; tarihi paraşüt kulesi bulunuyor.

Tarihi paraşüt kulesi

Kulenin yüksekliği 41 metredir.

Kulenin ihalesi 15 Ağustos 1936 tarihinde yapılmış ve 1 Aralık 1937 tarihinde bitirilmiştir. Maliyesi: 43 bin TL. dir.
Tarihi paraşüt kulesi, Rus ve Türk mühendisler tarafından yapılmış ve 1937 yılında dönemin Başbakanı Celal Bayar tarafından hizmete açılmıştır.  

Türkiye’de aynı dönemde yapılan ikinci paraşüt kulesi, İzmir fuar alanındadır.

Kule içten merdivenlidir. Ayrıca asansörlüdür.

Atlayışlar her yıl 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında, kulenin 3’ncü katından, 38 metre yükseklikten yapılıyor. Amaç: Uluslararası Havacılık Federasyonu tarafından belirlenmiş ve havacılık spor disiplinlerinden biri sayılan “Serbest Paraşütçülüğü” özendirmektir, standartlara uygundur. Paraşüt atlama sistemi: çift ağırlıklı ve çift konsollu atlama vinçlidir.
Paraşüt kuleye bağlı ve zaten açık oluyor. 38 metreden ilk atlayışta, kişi 1 saniyede yaklaşık 3 metre kadar düşüyor ve bu düşüşten sonra, kişi paraşüte bağlı olarak inmeye başlıyor, yani gerekli emniyet önlemleri alınmıştır.
Sadece, ilk 3 dakikalık düşüş adrenalin yaratıyor. Yani korkmadan kuleye çıkın, zaten eğer kuleye çıktığınızda tedirgin olursanız, atlamanız için kimse ısrar etmiyor, atlamadan geri dönebilirsiniz.

 

Özellikle gençlerin tercih ettiği atlayışlar, ücretsiz yapılıyor. Ancak atlayış yapacak kişilerde yaş ve kilo özellikleri aranıyor. Ayrıca meteorolojik şartların yani hava durumunun uygunluğuna bakılıyor. 16 yaşından küçüklerin atlamasına izin verilmiyor. Atlayış yapacak kişinin 45-90 kilo arasında ağırlıkta olması isteniyor.

Ayrıca, atlayış yapacak kişinin ayağında spor ayakkabısı olması aranıyor. Kuleden atlayanlara rozet veriliyor, 5 atlayış yapanlara ise sertifika veriliyor.  Evet, muhteşem bir keyif, buradan atlayış yapıp ta havacı olan çok insan olduğu söyleniyor, hiçbir sorun yaşanmıyor. 

Bir aralar kule atlayışlara açıktı, ama sınırım günümüzde atlayışlar yapılmıyor.

Ankara Arena Kapalı Spor Salonu

Ankara Beynam Atatürk Ormanı

 

Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi

Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi

Önce UNESCO Dünya Somut olmayan kültürel miras listesine giren değerlerimiz şunlardır:

2008 yılı: Meddahlık ve Mevlevi Sema Törenleri.

2009 yılı: Aşıklık Geleneği, Karagöz, Nevruz (Ortak dosya)

2010 yılı: Geleneksel Sohbet Toplantıları, Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali, Alevi-Bektaşi Ritüeli Semah.

2011 yılı: Tören keşkeği geleneği

2012 yılı: Mesir macunu festivali

2013 yılı: Türk kahvesi kültürü ve geleneği

2014 yılı: Ebru (Türk kağıt süsleme sanatı)

Evet toplamı 14 olan bunları bildikten sonra Müzeyi daha bilinçli gezmek mümkündür.

Ankara Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi:

Müze: Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Ankara Kalkınma Ajansı tarafından 2013 yılında, Altındağ’da Hamam önü semtinde; tarihi Karacabey hamamının arkasında, Hamam önünde Altındağ Belediyesi tarafından restore edilen evlerden birinin Gazi Üniversitesine tahsis edilmesiyle açılmıştır.

Müzeye giriş ücretsizdir. Pazartesi günleri hariç her gün saat: 09.00-17.00 arasında açıktır.

Müze: çeşitli etkinlikler düzenleyerek, birçok kültürel değeri uygulamalı olarak yaşatmayı amaçlar. Müzenin envanterinde 1500’ü obje olmak üzere yaklaşık 4000 eser bulunmaktadır.

Bu kültürel değerlerin başında gelenler: Hacıvat-Karagöz, orta oyunu, meddah, çocuk oyunları gelmektedir. Ayrıca: bazı el sanatları da (ebru, baskı gibi) sayılabilir. Öte yandan: masallar, türküler, ninniler, maniler, kına gecesi, asker kınası da bu etkinlikler arasındadır.

Müze 2 katlıdır.

Kapıdan girildiğinde: Gazi üniversitesi olan görevliler karşılıyorlar. Sonra sol bölümde: çadır ev bulunuyor. Burası: göçebe Türklerin barındığı tarzda döşenmiştir.

1’nci katta

Hacıvat-Karagöz, keçi boynuzundan taraklar ve çeşitli baskı yöntemleri sergileniyor. Karagöz-Hacıvat oyunu sergileniyor. Ayrıca; bir satış yeri var. Burada: magnet, kitap, bebek, oyuncak gibi ürünler satılıyor.

2’nci katta

Mutfaklarda kullanılan tel dolap, şark odası, gelin odası ve oyun odası canlandırılmıştır. Gelin odasında, yeni doğmuş ve kundağa sarılmış bir bebek te temsil ediliyor. Bebek yatağı bir beşik. Gelin odasının yanında, bir banyo düzenlenmiştir. Selamlık odası var. Erkeklerin toplandığı ve sohbet ettiği, gelen misafirlerin ağırlandığı yer.

Odanın ortasında ilginç bir mangal var. Mangalın üstünde bir kuş işareti var, yıllardır annemden kalan bir mangal evimde durur, üstünde kuş da durur, ama kuşun bu anlama geldiğini ilk kez öğrendim, anlamı şu imiş “eğer kuş, kapıya dönük yerleştirilirse mazeretimiz var mümkün ise ziyaretinizi kısa tutun imiş, eğer kuş içeriye dönük tutulursa, istediğiniz kadar oturabilirsiniz, hiçbir mazeretimiz yok” demekmiş.

Mutfak kısmında bulunan eskinin buzdolabı olarak kullanılan tel dolabın en alt katına içinde şekerli olan bir kap konuluyormuş. Bunun sebebi: yine bilinmedik bir sebep var “herhangi bir böcek veya haşarat yukarı, yiyeceklere çıkmasın” imiş. Mutfak ile selamlık arasında bir döner dolap var. Buna mutfaktan yiyecek veya içecekler konulup, döndürüldüğünde selamlığa ulaşılıyor.