Bitlis Ahlat

Bitlis Ahlat

Adilcevaz: Türk tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü: başta Ermeniler olmak üzere, bölgede hak iddia edenlerin bu iddiaları, Türklerin buraya Malazgirt zaferinden, 200 yıl önce yerleşmiş olmalarının ortaya çıkması ile çürümüştür.

Evet, atalarımız, söylendiği üzere, Malazgirt zaferinden sonra değil, Malazgirt Zaferinden yaklaşık 200 yıl önce, Anadolu topraklarına yerleşmişler ve özellikle: Adilcevaz ve Ahlat yörelerinde yaşamışlardır. Buna ait birçok kanıt bulunmaktadır.

Evet, yüzyıllardır yurt edindiğimiz bu toprakları: gidelim, görelim. Ben: Ahlat ilçesine gittiğimde, burada gördüğüm, atalarımıza ait eserleri ve de özellikle: Selçuklu Mezarlığını Van gölünün muhteşem manzarası eşliğinde, duygulanarak gezdim.

Göl kıyısındaki caminin duvarında bulunan taşlardan bir tanesi üzerindeki işareti büyük bir merakla inceledim ve bu işaretin “Türk” işareti olduğunu öğrenince, merakım daha da arttı. Atalarımız yaptıkları eserlere, küçük te olsa bir not bırakmışlar.

Sanki tahmin etmişler, aradan yüzlerce yıl geçecek ve başta Ermeniler olmak üzere, bir takım etnik unsurların burada egemenlik hakları ortaya atacaklar. Ama, mümkün değil, çünkü burası, tamamen Selçuklu Türkleri yani atalarımızın eserleriyle dolu.

Evet, bunları söyledikten sonra, Ahlat denilince, elbette aklımıza “Baston” geliyor. Buraları ziyaret edelim, gezelim-görelim ve tarihi geçmişimize sahip çıkalım.

ULAŞIM

Ahlat, il merkezi olan Bitlis’e 60 km. uzaklıktadır. Ahlat-Adilcevaz arasındaki uzaklık: 24 km. Ahlat-Tatvan arasındaki uzaklık: 44 km. Ahlat-Muş arasındaki uzaklık: 118 km. Ahlat-Bulanık arasındaki uzaklık: 50 km.

Bitlis Ahlat

TARİHİ

639-640 yılları arasındaki dönemde, bölgeyi, Müslüman Arap güçleri denetimine almak isteyen Halife Hz. Ömer: Halit Bin Velid komutasındaki askeri güçlerini buraya gönderir. Ahlat, bu şekilde fethedilir. Ancak, Abbasilerin idaresi zayıflayınca, şehir tekrar Bizanslıların eline geçer.

1040 yılından sonra ise, Büyük Selçuklu Devletinin kuruluşunu sağlayan Selçuk Bey’in torunları: Tuğrul Bey ve İbrahim Yınal: Azerbaycan ve havalisini ele geçirirken, güneye inerek, Ahlat bölgesini de fethederler. Ancak: bu arada Güneydoğu Anadolu’da bir beylik kurmuş olan Mervaniler, devreye girerler.

1061 yılında ise, Asya’dan, Anadolu’ya göç eden ve kendilerine yeni bir yurt arayan Türkler tarafından, bölge ele geçirilir. Türk güçleri, Ahlat’ta kurdukları garnizon ile, burayı üs kabul ederek, Anadolu’nun diğer yerlerine akınlar yapmaya başlarlar.

Türklerin, Anadolu’daki bu ilerlemesi, Doğu Roma İmparatorluğunu rahatsız eder ve bu iki güç, sonunda, 1071 yılında Malazgirt’te karşılaşırlar. 1071 yapılan bu savaşta, Ahlat ve Ahlattaki garnizonun önemi çok büyüktür.

Ahlattan yola çıkan Selçuklu kuvvetleriyle, onları Malazgirt ovasında bekleyen Doğu Roma ordusu arasındaki ilk çatışmalar, Ahlat-Malazgirt arasındaki engebeli alanlarda yapılmıştır.

Evet: Ahlat ilçesi: Ortaçağ İslam dünyasında: “Kubbet-ül-İslam” olarak bilinen, üç önemli şehirden (Belh, Buraha, Ahlat) biridir. Selçuklu döneminde bu isimle anılan yörede, yaklaşık 350 bin nüfusun yaşadığı tahmin ediliyor.

Yörenin tarihi, MÖ.15.yüzyıla dek uzanır ve en önemli yapısı, Urartu döneminde yapılan kale, 1224 yılındaki depremde yıkılmıştır. Bu kalenin güneyinde: Osmanlı döneminde, Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılan ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından genişletilen bir Osmanlı kalesi bulunmaktadır.

Evet, buranın tarihi hakkında fazla ayrıntıya girmek istemiyorum. Bilinmesi gereken tek şey: Anadolu’daki ilk Türk yerleşmesi, Ahlat’ta olmuş ve Kayı boyunun Anadolu’daki bu ilk uğrak yerinde: Ertuğrul Gazi doğmuştur. Alparslan’ın garnizonu Ahlattır. Kayı boyu: Anadolu’da, İstanbul’dan sonra en uzun süre, burada yaşamıştır.

Ahlat ismi nereden gelmektedir? Van gölünün bu kıyısında hüküm süren Urartu kralı Lat: Medlerin saldırısı sonucu şehir düşünce, ağır yaralanır.

Bunun üzerine, kralın kızı, kralın yanı başında ağlarken “Ah Lat” sözleriyle hüzünlenir. Kral kızının yükselen bu feryatları, yöreye “Ahlat” isminin verilmesine neden olur.

Bitlis Ahlat

GENEL

İlçe, Van gölü kıyısında kurulmuştur. Bu nedenle: Van gölü çevresindeki en güzel sahillere sahiptir. Kıyı turizmi ve su sporları açısından çok uygun şartlar taşımaktadır.

Ayrıca, İlçe, gölün kıyısında uzunlamasına geliştiği ve göle doğru eğimli platolar üzerinde kurulduğu için, hemen hemen bütün evleri, göl manzaralıdır.

İlçede, turizm potansiyeli açısından mevcut kalıntılar şunlardır: 13. ve 14. yüzyıllardan kalma: 14 kümbet, 2 kale, Selçuklu döneminden kalma 5 tarihi mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 1 tarihi mezarlık, Osmanlı döneminden kalma 2 cami, 1 hamam bulunmaktadır.

Ayrıca: Yuvadamı köyünün kuzeyinde, MÖ.2000 ile 1200 yılları arasındaki dönemden kalan, 4 ayrı mezarlık bulunuyor. Ayrıca: tertemiz plaj ve kumsalından, Van gölüne girmek mümkündür.

İklim değerlendirildiğinde: bölgede, kışın inanılmaz soğuklar görülmektedir. Kış erken başlar ve oldukça uzun sürer. Bölgenin genel özelliği olarak, yağışlar bol görülür.

Özellikle, kar yağışı çoktur ve uzun süre yerde kalır. Kar’ın uzun süre yerde kalması ve yer yer 2 metreye kadar ulaşması, yörede ulaşımı büyük ölçüde olumsuz etkiler.

Bitlis Ahlat Taşı

AHLAT TAŞI

Ahlat taşı olarak isimlendirilen bu özel taş: İlçe merkezine 15 km. uzaklıktaki, Nemrut dağı eteklerinde, toprak altında bulunan, taş ocaklarından, tamamen ilkel yöntemlerle çıkartılır. Üst üste bastırılmış şekilde olan taşlar, demir çiviyle, istenilen boyda çivilenerek, parçalar halinde çıkarılmaktadır. Bu işleme, çivileme denir.

Aslen: bunlar, Nemrut dağının yanmasıyla oluşan doğal tuğladır. Çok yanarak camlaşmış olanlar, daha sağlam olduklarından, kullanım açısından daha çok tercih edilirler. Az yanan tuğlalar ise, yumuşak olduklarından inşaatlarda kullanılır.

Ocaktan çıkartılan bu taş, daha sonra üç işlemden geçirilir. Bunlar: yontulması, duvar olarak örülmesi, işlenmesidir.

Taşın rengi de özellik taşır. Bir kısım taş, koyu kestane ve bir kısım taş ise açık kahverengidir. İçinde, cam maddeleri bulunmaktadır. Zaten, taşa sağlamlık kazandıran, bu cam maddeleridir.

Yörede çıkarılan taş, çok ünlü. Bu  taş ile yapılan evler: kışın çabuk ısınır ve yazın ise serin kalırmış.

Burada: Ahlat taşının taş işçiliği çok ileri düzeydedir. İlçede bulunan konutların büyük çoğunluğu, Ahlat taşından yapılmıştır. Ahlat usulü bir ev yapmak için, yaklaşık 3000-4000 tane taş kullanılmaktadır.

Bitlis Ahlat Bastonu

AHLAT BASTONU

Ahlat bastonları: ceviz, kiraz veya vişne ağacından yapılır. Damarlı ve sağlam oluşu, iyi cila tutması ve kalitesinin yüksekliğinden dolayı, ceviz ağacından yapılanlar tercih edilir.

Biçilmiş halde alınan ham ağaç, 110 cm. boyunda, 6 cm. eninde ve 2.5 cm. genişliğinde kesilir. Baş kısmına: her biri 7 mm. kalınlığında biçilen, 5 parça, üst üste plastik tutkalla yapıştırılır. Yapıştırılan bu parçalar, bir çivi çakılarak sağlamlaştırılır.

Kafa kısmının yapımında: kemik, koç boynuzu veya manda boynuzu kullanılır. Manda boynuzu: çok sert ve rengi siyah olduğundan pek tercih edilmez. Koç boynuzu: benekli, bazen siyah-beyaz veya sade beyaz olduğundan ve en önemlisi sedef görüntüsü verdiğinden, yoğun olarak tercih edilir.

Son olarak, baston bir bez parçası ile cilalanır ve satışa sunulur.

 

YENİLECEK YEMEKLER. İÇİLECEKLER

Ahlat yöresinin mahalli yemeklerinin başında, harse gelir. Buğday ve tavuk göğsü, bir arada kaynatılarak hazırlanan bu kış yemeği, yöreye has bir lezzet olarak, öne çıkmaktadır.

NE SATIN ALINIR

Ahlat yöresinden, satın almanız gereken tek şey: Ahlat bastonu.

GEZİLECEK YERLER

AHLAT MÜZESİ

Müze, tarihi Selçuklu Mezarlığının hemen yanında. Burada: Urartu, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait, arkeolojik ve Etnografik eserler sergileniyor. Mesai saatleri içinde, müzeyi ziyaret edebilirsiniz.

Bitlis Ahlat Emir Bayındır Türbesi

EMİR BAYINDIR TÜRBESİ

İlçe merkezindedir. Mutlaka gezip görmenizi öneririm.

Kitabesinde: 886 yılında ölen, Melik Bayındır İbn-i Rüstem Bey’in adı yazılıdır. Bu kümbet: ilçede bulunan kümbetler içinde en ilgi çekenidir. Çünkü: silindirik gövde, kare kaide üzerine oturtulmuştur. Dışarı doğru taşan, konik külahı ve süslemeleri, diğer kümbetlerden oldukça farklıdır.

Bitlis Ahlat Çifte Kümbet

ÇİFTE KÜMBET

İlçe merkezinde: İki kubbe mahallesindedir. Burada, iki kümbet yan yanadır. Büyük olan: Akkoyunlulardan Buğatay Aka ile Şirin Hatun’a, küçük olan ise: Esen Tekin Hatun’a aittir.

Güney ve Batı cephesindeki kitabelerde: kümbet yapılarının, 1280 yılında yapıldığı yazılıdır.

Bitlis Ahlat Usta Şagirt Kümbeti

USTA ŞAGİRT KÜMBETİ

İlçeye girerken, yolun sağında, Meydanlık mezarlığının güneyindedir.

Van gölüne oldukça yakın bölgededir.

Ahlat kümbetlerinin en büyüğü: Türk sanat ve zevkinin göstergesidir ve bu yüzden “Ulu kümbet” olarak da bilinmektedir. Ancak, kitabesi olmadığından yaptıran ve yapılış tarihi bilinmemektedir. Ancak, 13.yüzyıla tarihlenmektedir.

Yapı, diğer Selçuklu kümbetleri gibi 2 katlı olup, alt kat: mezar ve üst kat mescit olarak düzenlenmiştir. Kapısı, doğu yönündedir, ayrıca üç penceresi bulunmaktadır.

Bitlis Ahlat Abdurrahman Gazi Türbesi

ABDURRAHMAN GAZİ TÜRBESİ

İlçe merkezinde, Tunus mahallesinde, hakim tepenin eteğindedir.

Bu zat: Hz. Ömer zamanında, 641 yılında, Ahlat’ın fethi için görevlendirilmiş olup, burada şehit düşmüştür. Aslen Yemen valisi ve aynı zamanda Peygamberimizin sancaktarı  Maaz Binul Cebel’in oğludur.

Türbesi: geç dönem Ahlat mimarisine bir örnek oluşturmaktadır. 1974 yılında, Ahlatlı taş ustası Tahsin Kalender tarafından: Ahlat kümbet mimarisine uygun olarak yapılmıştır. Türbe: yoğun ziyaretçi akımına uğramaktadır.

Bitlis Ahlat Selçuklu Mezarlığı

SELÇUKLU MEZARLIĞI

İlçenin en büyük mezarlığı: İkikubbe Mahallesi ve Harabeşehir arasındaki geniş düzlükte, yaklaşık 200 dönümlük bir alanda kuruludur.

Mezarlıkta: sanduka mezarları ve Orta Asya Türk mezar tipleri olan, oda tarzı yer altı mezarları bulunmaktadır.

Buradaki bulunan 1000 civarındaki mezar taşları: Orhun Abidelerinin, İslamlaşmış şeklidir. Mezar taşları: en ünlü sanatkarların eserleridir. Mezarlıkta: 12 ve 16’ncı yüzyıllar arasına ait mezarlar bulunmaktadır.

Günümüzde, burası: adeta, Anadolu’nun Türk yurdu olduğunun ispatı açısından tapu mahiyetinde bir Açık hava müzesi konumundadır.

Bitlis Ahlat Sahil Kalesi

AHLAT SAHİL KALESİ

İlçe merkezinin Van gölü kıyısında: eski Ahlat adı verilen “Harapşehir” ile yeni Ahlat adı verilen, Ahmet merkezi arasında, Van gölünün kıyısındadır.

Sahilde, yeşillikler içinde kale yapısı bulunuyor.

Kale: Urartular döneminde yapılmış, ancak 1224 yılındaki depremde yıkılmıştır. Takip eden tarihi süreçte, 1556 yılında, Kanuni Sultan Süleyman tarafından yeniden yaptırılmıştır. Mimarının Mimar Sinan olduğu söylenmektedir.

Ünlü gezgin Evliya Çelebi, yazılarında bu kale hakkında şunları yazar: “kalenin içinde, 350 ev, 1 han, 1 hamam, 1 cami ve 20 kadar dükkan var. Ayrıca, göl kıyısındaki kayıkhanede, harp kayıklar, daima hazır bekler ve kalede her gece mehter çalınırdı.”

Günümüzde: kale ve içinde bir kısım yapı kalıntıları görülüyor.

Bitlis Ahlat İskender Paşa Camii

İSKENDER PAŞA CAMİSİ

Osmanlı kalesi içindedir. Kitabesine göre: 1584 yılında, İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimar olarak, Mimar Sinan’ın adı geçmektedir. Cami: mimari tarz olarak, Osmanlı mimarisinin tipik özelliklerini taşımaktadır.

Kare planlıdır. Üstü kubbe ile örtülüdür. Duvarlar kesme taştan, kubbe ve tromplar ise tuğladan yapılmıştır. Caminin yanında bir de hamam yaptırılmış olmasına rağmen, bu hamam yapısı, günümüzde tamamen yıkılmış durumdadır. Ziyarete açıktır.

Bitlis Ahlat Emir Bayındır Köprüsü

EMİR BAYINDIR KÖPRÜSÜ

İlçenin, Taht-ı Süleyman mahallesinde, göle akan, küçük bir derenin üzerindedir.

Köprünün muhtemelen 13.yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. 15.yüzyılda, Akkoyunlu döneminde, onarımdan geçtiğine dair, yazılı kayıt var. Kesme taş kullanılarak yapılmıştır. Doğu tarafından, merdiven şeklinde, küçük bir kısım batıya doğru gidiyor. Süsleme olarak: kuzey tarafında, tek bir taşın üzerine işlenmiş “çarkıfelek” motifli küçük bir rozet var, başkaca bir süsleme yok.

1954 yılında onarılan köprü, günümüzde halen kullanılmaktadır. Devrinin mimari özelliğini göstermesi bakımından, önemli bir eserdir.

Bitlis Ahlat Nemrut Krater Gölü

NEMRUT KRATER GÖLÜ

Nemrut krater gölünün: üçte ikilik bölümü, Ahlat ilçesi sınırlarında bulunmaktadır. Aslında, Nemrut dağı hakkında ayrıntılı bilgiyi, Tatvan sayfasında vermek istedim ama, Nemrut krater gölüne, yaklaşık 25 km. lik bir yol ile, Ahlat ilçe merkezinden de ulaşım mümkün.

Hem, bu ulaşım, diğer yollara nazaran en güvenilir olanı. Yani, ilçeden taksi veya minibüsler ile, Nemrut krater gölüne ulaşılıyor.

Krater gölü: deniz seviyesinden 2247 metre yüksekliktedir. Van gölünden ise, 600 metre yüksektedir. Yüz ölçümü, 12 km. kare olan göl, yarım ay şeklindedir. Suları: tatlı ve soğuktur. Bu göl dışında, Nemrut krater bölgesinde: Ilık göl ve ayrıca üç göl daha bulunmaktadır.

Krater bölgesindeki bu göller havzasında: halen yapımı devam eden Sosyal Tesisler bitirildiğinde, buranın turizm potansiyelinin artacağı kesin. Özellikle: kayak yapmak için çok ideal bir yer.

Bitlis Ahlat Nazik Gölü

NAZİK GÖLÜ

İlçe merkezine 16 km. uzaklıktadır. Kuzeybatıdadır. Göl: deniz seviyesinden 1816 metre yüksekliktedir. Van gölünden ise, 170 metre yüksekliktedir. En önemli özelliği: kışın, üzerinden araç geçecek ölçüde, sularının donarak buz tutmasıdır.

Kışın: göl çevresindeki yerleşim yerleri arasındaki ulaşım: göl üzerinden sağlanmaktadır. Göl üzerinde: dil burnu tarafından, kıyıya yakın yerde, bir ada var. Göl suları tatlıdır. Bu yüzden, gölde sazan balığı yetiştiriciliği yapılmaktadır.