Afyonkarahisar Dazkırı

Afyonkarahisar Dazkırı


Afyonkarahisar-İzmir kara yolu üzerindedir ve bağlı bulunduğu Afyonkarahisar şehri yanında, Denizli’ye daha yakındır ve bu yüzden, ilçe halkı, genellikle Denizli şehrine giderler. Ben, burada 1 gün kaldım ve bu bir günlük süre içinde, özellikle, Acıgöl yöresinde gezdim ve gölde üretilen kimyasal madde çökelti havuzları çok ilgimi çekti. Göl aynı zamanda, kuş gözlem alanı, yani bu sığ göl üzerinde, birçok kuş türünü izlemek ve özellikle güneşin batışını izlemek büyük bir muhteşem güzeldir.

Afyonkarahisar Dazkırı

ULAŞIM

Dazkırı, ulaşım imkanlarının geniş olduğu bir yöremizdir. Denizli-Afyonkarahisar karayolu, ilçe merkezinden geçer. Bu yüzden, genellikle, tanınan ve ismen bilinen bir ilçedir.
Dazkırı-Afyonkarahisar arasındaki uzaklık: 140 km. Dazkırı-Denizli arasındaki uzaklık: 80 km. dir. Dazkırı-Dinar arasındaki uzaklık: 34 km. Dazkırı-Çardak arasındaki uzaklık: 21 km. Dazkırı-Ankara arasındaki uzaklık: 422 km.
Kara yolu dışında, ilçe merkezinden demiryolu geçmektedir. İzmir-İstanbul demir yolu, ilçe merkezinden geçmektedir. Demir yolu ile bağlantılı olarak, ilçe merkezinde istasyon binası var.
Yöreye, hava yolu ile ulaşmak ta mümkündür. Denizli-Çardak hava alanı, ilçe merkezine, yalnızca 20 km. uzaklıktadır. Isparta hava alanı ise, 60 km. uzaklıktadır.

Afyonkarahisar Dazkırı

TARİH

Dazkırı tarihinde, yerleşim yeri olarak kullanılması yakın geçmişe dayanmaktadır. Hacı Paşa Ağa başkanlığındaki Tatoğulları aşireti, Kızılırmak boylarından göçerek, buraya yerleşmişlerdir. Daha sonra yöreye Çerkezler yerleştirilmişlerdir. İlçe, bir süre “Apa” daha sonra “Bolatlı “(atların bol olması nedeniyle bu isim verilmiştir) ve bu ismin Ankara-Polatlı ilçesiyle karıştırıldığı için “Tazkırı” ve “Dazkırı” olarak değiştirilmiştir.
1958 yılına gelindiğinde, Dazkırı’nın ilçe statüsü kazandığı görülür. 1965 yılından sonra ise, yöre hızla kalkınmaya başlamıştır. Yöre halkı, genellikle göçmen ve aşiretlerden ve Bulgaristan ile Romanya’dan gelen göçmenlerden oluşmaktadır.

Bu arada “Dazkırı” kelime anlamı “bozkır, açık alan, kırlık yer” demektir.

Afyonkarahisar Dazkırı

GENEL

Yörenin toplam alanı: 340 km. karedir. İlçe merkezinin denizden yüksekliği ise, 830 metredir. Önemli bir akarsuyu yoktur. Güneyinde acı göl bulunmaktadır. Bu gölün suyu acı olduğu için, içinde canlı yaşamaz ve barınmaz. Yerleşim yerinin iklimi: genellikle İç Ege ve Akdeniz bölgesi iklimlerinin bir karışımıdır. Yani, bir anlamda geçiş iklimidir. Yıllık yağış miktarı azdır. Kışlar kısmen soğuk, yazlar ise sıcak ve az yağışlı geçer. Arazinin % 65’lik bölümü ovalık, % 35’lik bölümü ise dağlardan oluşmaktadır.

Afyonkarahisar Dazkırı

İlçe halkının, % 80’lik bölümü çiftçilikle uğraşmaktadırlar. Yörede yetiştirilen tarım ürünlerinden öne çıkanlar şunlardır: şeker pancarı, haşhaş, fasulye, kiraz, ceviz, dut, ayva ve kavak ağaçlarıdır. İlçenin köylerinin diğer önemli gelir kaynaklarından birisi de, yağlık gül yetiştiriciliğidir. Haşhaşın ise, özel bir yeri vardır ve yoğun olarak yetiştirilir. İlçede büyük bir çorap fabrikası var ve burada üretilen yıllık 900 bin çift çorabın tamamı yurt dışına ihraç ediliyor.

Afyonkarahisar Dazkırı Acı göl
Afyonkarahisar Dazkırı Acı göl
Afyonkarahisar Dazkırı Acı göl

        

ACIGÖL

Dazkırı ilçe merkezinin güneyinde bulunan bir göldür. Türkiye’de bu isimle anılan göllerin en büyüğüdür. Daire biçiminde olan gölün uzunluğu 27 km ve en dar yeri ise 9 km. dir. Deniz seviyesinden yüksekliği 835 metredir. Burası, dağlarla çevrili tektonik bir göldür. Gölün bir volkanik patlama sonucu oluştuğu ve derinliğinin 300 metreyi geçtiği biliniyor. Derinliği bakımından dünyada 3’ncü sıradadır. 

Dağlardan gelen kaynak suları ve Başmakçı bölgesinden gelen Kocaçay ile beslenmektedir. Sönmüş bir volkan kraterinin su dolmasıyla oluşmuştur. Krater çukurunun uzunluğu 800 metre ve genişliği ise 500 metredir. Gölün suyu acı ve tuzludur, çünkü suyunda yüksek oranlı magnezyum ve sodyum klorürleri ve sülfat bulunur.

Bu yüzden, gölde balık yaşamaz ve kurak yaz aylarında göz beyaz bir görüntü alır. Sadece Flamingo gibi acı suları seven kuşlar üreme ve konaklama için buraya gelirler. Sodyum sülfat denilen bu kimyasal madde: özellikle çamaşır deterjanı yapımında yoğun olarak kullanılmaktadır ve dünya üzerinde en yoğun kaynaklardan birisi, Acıgöldür.

Afyonkarahisar Dazkırı Acı göl

Acıgöl kıyısında, Alkim-Alkali Kimya Fabrikasında ( kara yolunun hemen kıyısındaki bu fabrika, rahatlıkla görülmektedir) üretim yürütülmektedir. Fabrikanın arka bölümlerinde ise, göl yüzeyinde, kimyasal maddenin elde edilmesi için kullanılan çökelti havuzları görülmektedir ki, bu bölüm de ziyaret edenleri ilginç görüntüler sunmaktadır.

Gölde, önemli kuş alanları da bulunmaktadır. Bu kuş alanlarında: flamingo, kılıçgaga, akça cılıbıt, angıt, gülen sumru gibi kuş türleri barınmaktadır. Günümüze kadar olan süreçte, bu alanda 203 kuş türünün gözlendiği belirtilmektedir. Son olarak, 2001 yılında yapılan gözlemlerde, burada, 119 kuş türü gözlemlenmiştir. Gölün sularında bulunan minerallerin, insan vücudunda sivilce, kaşıntı, kara ve benzeri hastalıklara iyi geldiği söyleniyor.

Acıgöl ile ilgili olarak son bir not, bir efsane var. Bu efsaneden söz etmek istiyorum “Eski dönemlerde bir derviş, Acıgölün bulunduğu yere gelir. Ancak Acıgöl yoktur ve onun yerinde büyük bir dağ ve bu dağın eteklerinde küçük bir köy varmış. Derviş köylülerden ekmek ister, ancak hangi kapıya gitse kovulur ve sadece 2 çocuklu bir gelin, kendisine gizlice ekmek verir, ağırlar, ibadet etmesi için imkan sağlar.

Derviş geline şöyle der “kızım şimdi burayı terk et ve her ne olursa olsun arkana bakma” Gelinde bunun üzerine bir çocuğunu sırtına alır ve diğerini de elinden tutarak köyü terk eder. Efsanevi taşın bulunduğu yere gelince, arkasında oluşan gürültüyü merak eder ve arkasına bakar, köyün bulunduğu dağ yerle bir olmuştur. Hemen önüne döner ve önüne dönmesiyle birlikte kendisi de taş olur. ” Evet, efsane bu kadar, tanıdık geldi, tabii ülkemizde birçok yerde benzeri efsaneler var, hatta Somon ve Gomorro efsanesini bilenler de aynı yönde olduğunu hatırlamışlardır.

Afyonkarahisar Dazkırı Lavanta Üretimi

LAVANTA ÜRETİMİ

İlçe merkezine bağlı İdris köyünde lavanta üretimi yapılmaktadır. Burası Türkiye’nin ikinci büyük lavanta üretim merkezidir. Lavanta, tıbbi ve aromatik bir bitki olup ilaç ve parfüm sanayinde kullanılmaktadır. Haziran ve Temmuz aylarında, mor rengini alan lavanta tarlaları, çevreden gelen turist gurupları tarafından ziyaret edilmektedir.

Afyonkarahisar Dazkırı Halı-Kilim ve Haşhaş Festivali
Afyonkarahisar Dazkırı Halı-Kilim ve Haşhaş Festivali

  

DAZKIRI HALI-KİLİM VE HAŞHAŞ FESTİVALİ

Festival, her yıl Temmuz ayı içinde, 3 gün süre ile devam etmektedir. Festival bünyesinde: lunapark, konserler, halk oyunları ekibi gösterisi, geçit törenleri ve alışveriş mekanları kurulmaktadır. Festival bünyesinde, Dazkırı bisiklet festivali de yapılmaktır. Bisiklet festivalinde, ilçe halkı ve çevreden gelenler tarafından, belirlenen rotada bisikletli turlar yapılıyor.

Afyonkarahisar Dazkırı Halıları

NE SATIN ALINIR

Dazkırı yöresine yolunuz düşerse, buraya has “halı” satın alabilirsiniz. Dazkırı halıları: 200 yıllık bir geçmişe dayalı olarak dokunmaktadırlar. Özellikle: Aşağı Yenice köyü, halı dokunan bir yer olarak bilinir. Dazkırı halısının en büyük özelliği: motifleridir. Bu motif özellikleri, doğadan alınmaktadır. Yöre insanları, dokudukları halılara, yöresel isimler koymaktadırlar. Bunlar: çarklı halı, kuşlu halı, kazayağı halı, kalemli halı.
Evet, özellikle “Murat Köyü” günümüzde tam bir halı köyü olarak bilinmekte ve her gün birçok turist gurupları tarafından ziyaret edilmektedir. Turist gurupları için : halı dokunmasından önce, yünün eğirilip, ip haline gelmesinden, halının dokunuz tezgahtan çıkmasına kadar tüm işlevlerini görebilecekleri bir ortam yaratılmıştır.
Son bir not, bu ilçede, güzel bir çorap fabrikası var ve üretilen çorapların hepsi, yurt dışına ihraç ediliyor, fabrikanın satış mağazasına uğramayı ihmal etmeyin.

Afyonkarahisar Dazkırı

GEZİLECEK YERLER

Dazkırı ilçesinde, her ne kadar tarihi kalıntı çok diye düşünülse de, herhangi bir arkeolojik araştırma çalışmalarının yapılmamış olması yani bu kalıntıların gün yüzüne çıkarılmamış olması, buranın, tarihi yönden turistik özelliklerini öne çıkaramamaktadır.

Yani: Dazkırı yöresine yolunuz düşerse, nereyi gezeyim-nereyi göreyim diye düşünürseniz, bence, Acıgöl bölgesini gezip görebilirsiniz ki, başkaca bir gezilip görülecek yer öneremeyeceğim. Ben yine de, yörenin tarihi eser bakımından önem kazanan birkaç bölgesinden söz etmek istiyorum.

Afyonkarahisar Dazkırı Sarıkavak Köyü
Afyonkarahisar Dazkırı Sarıkavak Köyü

   

SARIKAVAK KÖYÜ

İlçe merkezine bağlı 9 km. uzaklıktaki Sarıkavak köyünde, MS 200 yıllarına ait, Romalılardan kaldığı düşünülen, kayalar içine oyulmuş kabinler görülmektedir. Bu kabinlerde: çeşitli zamanlarda, paralar-gözyaşı şişeleri ve muhtelif toplar kaplar bulunmuştur. Köyün güney kısmında görülen höyükler ise, herhangi bir arkeolojik araştırmaya tabii tutulmamışlardır.

Sanaos antik kenti

Acıgölün kuzeyinde, Dazkırı ilçesi merkezine bağlı Sarıkavak köyünde, köyün yaklaşık 720 metre güneybatısındadır. Antik yerleşim, Denizli-Ankara karayolunun 68’nci kilometresinde, yol ayırımından kuzeye doğru yaklaşık 500 metre uzaklıktadır. Gölden uzak konumdadır. Batı-güneybatı eteğinde kurumuş bir dere yatağı vardır.

Antik kentin, yazılı belgelerden öğrenilen iki ismi vardır. İlk ismi “Anaua” dır. Kent kalıntılarında yapılan araştırmalarda, Erken Tunç Çağından Geç Antik döneme kadar oldukça geniş bir zaman dilimini içine alan buluntulara rastlanmıştır. Yüzeyde görülen seramik parçaları arasında, Tunç ve Demir çağına ait buluntular çoğunluktadır.

Evet, burada MÖ 2 ile 1’nci yüzyıllara tarihlenen bir kent vardır. Kentin oldukça önemli olduğu düşünülmektedir çünkü kendi adına bronz sikke bastırmıştır. Kentin ilk yerleşim alanı: kuzey-güney doğrultuda 150 metre ve doğu-batı doğrultuda ise 125 metre olan doğal bir yükseltinin üstündedir. Ancak bu yükseltinin en üstünde 8-9 metrelik bir kültür dolgusu vardır. Bu yükseltinin kuzeyinde bulunan kayalık yükselti üzerinde şehrin nekropolü yani mezarlık alanı vardır. Höyüğün doğusunda ise Roma ve Bizans dönemlerine ait yerleşim kalıntıları vardır.

Evet, Sanaus Doğu Nekropolü ve Antik Taş Ocağı, arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Afyonkarahisar Dazkırı Kızılören Köyü

KIZILÖREN KÖYÜ

İlçe merkezine bağlı Kızılören köyünde de, Roma dönemine ait Tümülüsler görülmekte olup, buralarda yapılan yüzey araştırmalarında, zaman zaman toprak kaplar ve sikkeler bulunmaktadır. Özellikle “Kayaüstü Mevkii Tümülüsü” ve bu tümülüste bulunan mezar odası ilgi çekmektedir.

Çatak Tümülüsü

Kızılören köyünün yaklaşık 2.5 km kuzeybatısında Çatak mevkiindedir. Kızılören-HAsandede karayolunun 30 metre kadar güneyinde, tarla içinde bulunmaktadır. Roma dönemine ait tümülüs, moloz taşlı yığma toprak oluşturmuş olup, yaklaşık 30-40 metre çapındadır.

(Öğrendiğime göre, bu tümülüs iş makinası kullanılarak kaçak kazı için tahrip edilmiş, tümülüsün ortasında yaklaşık 3.40 x 3.40 metre ebatlarında ve 2 metre derinliğinde bir çukur açılmıştır. Çukurun içinde, 2.10 metre uzunluğunda ve 1.40 metre genişliğinde ve 50 cm kalınlığında, kireç taşından yapılmış antik döneme ait bir kaba işçilikli blok bulunmaktadır. Tümülüs, 2015 yılında arkeolojik Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Afyonkarahisar şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Afyonkarahisar Evciler

Afyonkarahisar Evciler
 

Afyonkarahisar Evciler: Tarihi ve turistik yerleri yok veya birkaç yer var ama arkeolojik araştırma yapılmamış, küçük bir ilçe, burada yaşayanların birçoğu Avrupa’da çalışıyor, yaşıyorlar, bunlar yaz döneminde buraya geldiklerinde, ortam hareketleniyor. Bunun dışında sakin bir yer, yani herhangi bir turistik veya tarihi aktivite yok.

Afyonkarahisar Evciler
 

 

ULAŞIM

İl merkezine 132 km uzaklıktadır. Çivril ilçesine 40 km, Dinar ilçesine 26 km, Dazkırı ilçesine 21 km uzaklıktadır. İlçe Afyonkarahisar-Denizli karayolu üzerindedir.

Afyonkarahisar Evciler
 

 

GENEL

İlçe İç Batı Anadolu ile Göller bölgesi arasındadır. Yani İç Anadolu yaylasının Ege kıyılarına açılan bölgesindedir. Deniz seviyesinden yükseklik 981 metredir. İlçede genellikle karasal iklim görülür. Ancak Işıklı Barajı ve Acıgöl, iklim etkilerini biraz yumuşatmıştır.

Evciler ilçesinin çoğu vatandaşı yurt dışında yaşamaktadır. Bunlar yurt dışında özellikle Belçika, Almanya, İsviçre, Fransa ve Avusturya’da yaşıyorlar.

 

TARİHİ

Evciler ilçesinin tarihi, günümüzde hala korunmuş olarak bulunun Kocahöyük ile ilgilendirilir. Yapay olduğu anlaşılan bu tepede taştan yapılmış kesici ve delici aletler, topraktan yapılmış eşya parçaları bulunmuştur. Tarıma açılmış olan bu alanda, hala tarla aralarında mermer sütun parçaları görülür. Bölgede ilk hakimiyet kuran medeniyetin Hititler olduğu bilinmektedir. Sonra Frigler yöreye yerleşmiş ve “Lampe” adını vermişlerdir. Sonra Lidyalılar görülür ve bölgede bir takım Lidya sikkesi bulunmuştur. Persler, Büyük İskender ve Romalılar. Ardından Bizanslılar. Öküz Ören denen mevkide Roma ve Bizans döneminden kalma kalıntılar bulunmuştur. Evciler yöresini kuranlar hakkında çeşitli rivayetler vardır. Buna göre: Evci aşireti bölgeye geldiğinde ilk olarak Dinar’ın Yapalı Çerkezi denen bölgesine yerleşirler. Ancak, burası bataklıktır ve gerek kendileri ve gerekse hayvanları sivrisinekler tarafından olumsuz etkilenir ve bunun üzerine kimileri Bozdağ, kimileri ise bugünkü Gökçek’in olduğu alana yerleşirler. Ovada hayvan otlatan çobanlardan birinin, atının yaz sıcağında bir taş yığınını sürekli kokladığını ve eşindiğini görünce taşları açan çoban, su kuyusu bulur. (Bu kuyunun halen bir Evcilerlinin bahçesinde bulunduğu söylenir.) Bir süre sonra, bu su kuyusunun bulunduğu yere gidip gelmekten sıkılanlar, buraya ev yaparlar ve böylece ilk yerleşim olur. Bu yere yerleşenlere, diğerleri “Evcile geliyor, evcile gidiyor” demesiyle buradaki yeni köyün ismi “Evciler” olur. Bölge, Yıldırım Beyazıt zamanında 1390-1402 yılları arasında Osmanlı hakimiyetine geçer. 1874 yılında Dinar’a bağlanan Evciler kazası, 1955 yılında Belediyelik olur. 1959 yılında Dazkırı’ya bağlanır, 1991 yılında ise ilçe merkezi olur.

NE YENİR-NE İÇİLİR

Buralara yolunuz düşerse: ilçe merkezindeki yöresel yemekler sunan lokantalarda keşkek ve arapaşı yiyebilirsiniz.

Afyonkarahisar Evciler
 

 

GEZİLECEK YERLER

Afyonkarahisar Evciler
 

 

KEBİR CAMİİ

İlçe merkezinde Camii Kebir Mahallesindedir.

Doğu kapısı üstündeki tamir kitabesine göre, 1341 yılında Muzafferüddin oğlu Emir Muğniddin Abdullah Bey tarafından tamir ettirilmiştir. 1950 yılında, Halk ve Eski Eserleri Koruma Derneği tarafından çatı onarılmış ve galvanizli saç kaplanmıştır. 1969 yılında, kuzey batı köşeye dayanmış ev, istimlak edilerek yıkılmıştır.

Kuzey cephede: ahşap cümle kapısı ve saçak altında küçük dikdörtgen 5 pencere vardır. Kapı üstünde, asma bir yağmurluk, yağmurluk altında ise çini plakalardan yapılmış iki pano arasında bir mermer plaka bulunur.

Doğu cephede: Ortada 6 basamakla çıkılan, kenarları demir parmaklıkla çevrili bir podyum, bu podyuma açılan sivri kemerli, iki kanatlı ahşap kapı bulunur. Kapı üstünde, saç yağmurluk, onun üstünde de sivri kemerli bir nişin içinde, 5 satırlık mermer tamir yazıtı bulunru.

İç mekan: ahşap sütunlar, tek topuklu yeni yapılmış sekizgen mozaik kaide üzerine oturur. Hatlar, aşı boyası çiçeklerle bezenmiştir. Mihrap mermerdir. Mihrabın batısında bulunan minber, yağlı boya ile boyanmıştır. Halk arasındaki bir söylentiye göre: minber kapakları, Ulu caminin yerinde bulunan eski bir mescidin kapılarıdır.

Minare: caminin kuzey cephesinin batı köşesindedir. Kesme taştan, kare kaideli, beşgen topukludur. Şerefe, dört sıra kirpi burnu üzerine oturmuştur. Minare gövdesinde dört aydınlık penceresi ve 76 basamak vardır.

Afyonkarahisar Evciler
 

 

DDY TREN İSTASYONU

Mehmet Akif Mahallesi İstasyon caddesindedir. 1890’lı yıllarda yapılmıştır. Maalesef daha ayrıntılı bilgi bulamadım.

HÖYÜKLER

Evciler yöresinde tarihi çok eskilere kadar giden çeşitli höyükler var. Bunlardan en öne çıkanlar hakkında sizlere kısa bilgiler vermek istiyorum. Elbette bunlar şu anda gidilip görülecek, gezilebilecek durumda değiller, umarım gerekli arkeolojik çalışmalar yapılır ve ileride ziyarete açılırlar, ama şu an için sadece kısa bilgiler:

Koca höyük

Yaka köyün 1.6 km kuzeybatısında, Başmakçı ilçesinin yaklaşık 1.5 km güneydoğusunda ve Yaka-Başmakçı yolunun batı bitişiğindedir.

Yerleşmenin kuzey eteklerinden başlayarak kuzeydoğu, kuzeybatı, kuzey ve güney yönlü olmak üzere, yaklaşık 2 metre derinliğinde su kanalı inşası yapılmıştır. Bu çalışma höyük üzerinde büyük bir tahribata sebep olmuştur. Bu yerleşmede çok yoğun seramikler görülür. Yerleşmenin üstte, kuzeybatı kesiminde muhtemelen mezarlara ait büyük küp parçaları görülür. Bunlardaki yoğunluk, alanın mezarlık olabileceğine işaret eder. Küpler üzerinde kalın bantlar vardır. Güneyde ise mezar taşı olabilecek büyük yassı taşlar görülür. Bunlar üzerinde paralel işlenmiş bantlar, bantlar üzerinde de çentik bezemeler görülür. Ayrıca farklı formlarda 10 tane yarım ay biçimli alet parçaları vardır. MÖ 2000 parçaları çoğunlukla mattır, diğerlerinin renkleri açık kahverengi ve devetüyü tonları arasındadır. Burada bir adet eğirme taşı sağlam bir şekilde bulunmuştur.

Küçük höyük (Ayşa kadın türbesi)

Yaka köyün 250 metre güneybatısındadır. Bu yerleşmenin güneyi ve doğusu dağlıktır. Güneydeki yüksek tepeciklerdeki kayalık alan Asar mevkii olarak adlandırılır. Burası yaklaşık 200 metre çapındaki doğal ve yüksek bir kayalığın üzerinde yer alan bir tepeüstü yerleşimidir. Ele geçen az sayıdaki buluntular arasında kasecikler çoktur. Obsidyen ve çakmaktaşı alet parçaları da görülür. Kırmızı ve kahverengi mal gurubu hakimdir. Bu kayalığın doğu yamaçlarında Geç Roma dönemine tarihlenen oda mezarlar vardır.

Öküzören mevkii

Evciler ilçesinin 4 km güneybatısındadır. Burası, Denizli-Özdemirci Kasabasının şebeke suyunun çıktığı mevkidir.  Burada: çeşitli dönemlere ait seramikler görülmüştür. Roma yerleşmesi, höyüğün kuzeybatı-batı eteklerine doğru genişlemiştir. Yerleşmede, Roma seramiklerinin yoğunluğu dikkat çeker. Güneybatı yamaçlarında ise muhtemelen Roma dönemine ait mezarlar vardır. Buradaki buluntular arasında, bir adet tüp biçimli tutamak bulunur ve bu parça Kalkolitik döneme tarihlenir.

Afyonkarahisar şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Afyonkarahisar Hocalı

Afyonkarahisar Hocalı

Afyonkarahisar Hocalı; Küçük bir yer, yaylaları ile öne çıkıyor, ancak tanıtım hiç yok, yani sadece yaylaların isimleri yazılmış, nerededir, nasıl gidilir, özellikleri nelerdir hiç yok.

ULAŞIM

İlçe Afyonkarahisar il merkezine 100 km uzaklıktadır. Sandıklı ilçesi 38 km ve Banaz ilçesi 35 km uzaklıktadır. Sandıklı ve Banaz ilçesi karayolu üzerindedir.

Afyonkarahisar Hocalı

 

GENEL

Ege bölgesi içindedir. İlçenin doğusunda Banaz dağı, kuzeydoğusunda Ahırdağı vardır. Yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. İlçe halkı geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlar. İlçede sanayi gelişmemiştir.

Afyonkarahisar Hocalı

 

TARİHİ

Yörenin ayrıntılı tarihine girmeden önce “Hocalar” isminin nereden geldiğine bakalım. Rivayete göre, 1300’lü yıllarda, burası yerleşim merkezi olarak kullanılıyormuş. O yıllarda, buraya ilk olarak 3 kardeş gelmiş ve buraya yerleşmiştir. Bunların babaları “Hoca” yani “Ulema” dır. Dışarıdan buraya gelip yerleşenler, bu kardeşlere “nereye gidiyorsunuz” diye sorduklarında, bu kardeşler “Hocagil’e gidiyoruz” derlermiş. Dışarıdan buraya gelenler ise sorulduğunda “Hocagil’den geliyoruz” derlermiş. Zamanla bu yerleşim yerinde nüfus artmış ve yerleşim yerinin ismi “Hocalar” olmuş.

İlçe hudutları içinde, Ahır dağlarında bronz bir Hitit heykeli bulunmuştur. Buna istinaden, yörenin çok eski dönemlerden itibaren yerleşim yeri olarak kullanıldığına inanılmaktadır.

Hocalar, 1990 yılında ilçe olmuştur.

GEZİLECEK YERLER

Afyonkarahisar Hocalı Eldizan Yaylası

 

ELDİZAN YAYLASI

Piknik alanı olarak tercih edilmektedir.

Afyonkarahisar Hocalı Otrus Antik Kenti

 

OTRUS ANTİK KENTİ

Brouzos şehrinde bulunan bir kitabede, Afyonkarahisar Sandıklı ovasında bulunan birbirine yakın 5 şehrin, Bizans döneminde Pentapolis şehirleri olarak adlandırıldığı yazılıdır. Bu 5 şehir: Bruzus, Eucarpeia, Hieropolis, Otrus ve Stectorium’dur.

Otrus şehri, İlçe merkezine bağlı Yeşilhisar kasabasında Yanıkören köyündedir. Pentapolis’in en küçük kentlerinden biridir. Roma döneminde yarı özerk idi ve Roma imparatoru Marcus Antonius, kenti ziyaret etmiş ve bunun anısına bronz sikke bastırılmıştır. Günümüzde bazı kalıntılar bulunmaktadır ama ayrıntılı araştırma yapılmamıştır.

Afyonkarahisar şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.