Karadağ Genel

Karadağ Genel

Karadağ, diğer ismiyle “Monte Negro” Karadağ ülkesiyle ilgili ayrıntılı bilgi vermeden önce, şunu bilmeniz gerek. Karadağ ülkesi sınırı girişi çok sıkı, daha doğrusu berbat denebilir, insanları ve araçları didik arıyorlar ve sınırda saatlerce beklemek gerekiyor.

Özellikle kiralık araba ile bu ülkeye gideceklere veya gireceklere duyurulur.

Sadece Türkçede değil, uluslar arası manada da Karadağ olarak bilinen bölgenin özelliği, güney Slavların Arnavutlarla çiftleşmesiyle oluşan halka Karadağlılar denir. Bunlar Sırpça konuşur, Ortodoks’tur, ama kökenleri Arnavut’tur.

Yani, Slavlaşan, Ortodokslaşan Arnavutlara Karadağlılar denir. Arnavutluk’ta akrabaları olmalarına rağmen, Slav kültürünü ve Ortodoks inancını benimsemişlerdir. Karadağ’da, Müslüman varlığı çok azdır.

Karadağlılar, yani bu küçük halk, Slavların etkisinin yoğun görüldüğü, artı olarak Arnavut karakteri, yani savaşçı, inanılmaz mücadeleci bir halk olarak tanırı.

Ülke, özellikle Yugoslavya döneminde, Adriyatik kıyılarına açılan harika limanlarıyla değerlendirilmiştir. Günümüzde başkent olan şehrin, Yugoslavya dönemindeki ismi Tito şehridir.

Yani “Titokrat” olan şehir uzun süre önemli bir merkez olmuş, Yugoslav ekonomisinin koordine edildiği ve dünyaya açıldığı yer olmuştur. Yugoslavya ülkesinin en büyük limanı burada kurulmuş ve tren ile doğrudan Belgrad şehrine bağlanmıştır.

Nüfusları 670 bin civarında olan bunlar çok şanslıdır. Eurozon sistemine geçmişler, Avrupa Birliğine üye olmamalarına rağmen, AB yolunda hızla ilerlemektedirler.

Sırpların savaş suçları konusunda suç ortağıdırlar. Dubrovnik şehrini bombalayan bunlardır. Hırvatistan bağımsızlığını ilan ettiğinde, Karadağlılar Sırplarla birlikte Dubrovnik şehrini bombaladılar.

Çünkü Karadağlılar; Sırpların bir ileri karakolu olarak Sırplarla her zaman yakın ilişkide bulunmuşlardır.

Ama Sırplara, Hırvatlara ve Boşnaklara bakarak, görünüşleri ve yaşayışları farklıdır. İlginç bir halk, Osmanlı, onlara her zaman kara bir kabus gibi çökmüştür. O dönemlerde Karadağlılar, Kotor merkeze, Dubrovnik şehrine kaçarlar ve her zaman için kaçak bir hayat sürmüşlerdir.

Osmanlı baskısı karşısında, sürekli Ortodoks dinini savunarak din savaşı, yani baskıyı bir din savaşı olarak algılamışlardır.

Çünkü o dönemde, Osmanlı bir ulusallık iddiası gütmemiş, tek ölçü din olmuş, dolayısıyla haçlı ittifakları oluşmuş, Karadağlılar o konuda çok çaba sarf etmişlerdir. Yani: tarih boyunca Osmanlı ile çatışmaları, gündelik yaşamlarına da yansımıştır.

1993 yılında Hırvatistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra, çok şiddetli savaşlar olmuştur. Sırplar, bölgedeki Karina Sırpları tehlike altında deyip, Yugoslav halk ordusu kavramını ve güçlerini kullanarak Karadağlılarla birlikte Hırvatlara saldırmışlardır.

Hatta: aynı dönemde, Sırp Lider Slovan Miloseviç, yanına aldığı Karadağ liderine “Sonuçta, Hırvatlar, tarihi anlamda Türkler gibi düşmanımız değildir” sözünü söylemiştir. Yani: “Tarihi düşmanımız Türklerdir” demiştir.

O zamandan kalma küçük bir prenslik olan Karadağ, günümüzde Rusya’nın arka bahçesi gibidir. Ama, bu durum, olumsuzluklar da yaratmıştır. İmar konusunda yöre beter olmuş, dip dibe yapılar, maaf edilen ormanlık alanlar görülür.

Emlak konusunda, ülkemizde güneydeki yazlık kültürü neyse, Ruslar için de Adriyatik denizi kıyılarında uygun fiyatlı yazlık villa alternatiflerinin başında Karadağ gelir.

Rusya ile olan yakın ilişkilerinden dolayı, AB opsiyonu açık kalmak şartıyla, nispeten diğer balkan ülkelerine göre, çok küçük nüfusundan dolayı, refah seviyesi daha yüksektir.

Evet, Adriyatik denizi kıyısındaki bu küçük ülke, Avrupa Birliğine üye olmasıyla birlikte gelecek Shangen vizesi nedeniyle, günümüzde mutlaka gidip, tüm güzelliklerinin yaşanması uygun olan bir yer olarak önem kazanıyor. Özellikle: Sveti Stefan, Budva ve Kotor gibi yerleri, zaten dünyaca ünlü turizm cenneti denebilir.

Karadağ, günümüzde Türk yatırımcılar için de çekici olmuş ve Türk yatırımcılar burada inanılmaz yatırımlar yapmışlardır. Dubrovnik marinası, Doğuş gurubu tarafından işletilmektedir. Kotor şehrinin tam karşısındaki antrepolar, yine bir Türk yatırımcı tarafından satın alınmış ve beş yıldızlı otel yapılmaktadır.

Ayrıca, Karadağ ülkesinde Türkler: esnaf (halıcı, derici, kuyumcu gibi) olarak da karşımıza çıkarlar.

Hırvatistan Zadar

Hırvatistan Zadar

Zadar şehri, Hırvatistan kıyılarının tam ortasındadır ve ülkenin her yerinden buraya ulaşım gayet kolaydır. Kuzey ve güney hatları boyunca, sık otobüs bulmak mümkündür. Şehir havaalanı “Zracna Luka Zadar” olarak isimlendiriliyor ve şehir merkezine 8 km. uzaklıktadır. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım için: tren ve otobüsler kullanılmaktadır.

Hırvatistan Zadar

TARİH

MÖ.7’nci yüzyılda, bölgenin büyük ve önemli bir ticaret merkezi olduğu görülür. Fenikeliler, Etrüskler ve Yunanlılar, burada, diğer Akdeniz halklarıyla ticareti geliştirmişlerdir. Aynı dönemde, şehrin nüfusunun 2000 kişi civarında olduğu söyleniyor.

Hırvatistan Zadar

GENEL

Macar kralı Ladislaus: 1409 yılında, Zadar şehrinin bulunduğu bölgeyi, 100 bin Duka altın karşılığında, Venediklilere satmıştır. Böylece, bölgede İtalyan yaşam tarzı ve kültürü egemen olmuştur. Ancak, eski kentin bulunduğu bölüm: günümüzde, derin bir hendek ile anakaradan ayrılmıştır ve günümüzde yarımada halini almıştır.

Şehir: Dalmaçya bölgesinin eski başkentidir. Şehirde: güvenli ve ferah liman bulunmaktadır. 2011 yılı nüfus sayımlarına göre, şehrin nüfusu: 75 bin kişidir. Bunların: % 93 lük bölümü, Hırvattır.

Bölgede: Akdeniz iklimi egemendir ve buna göre, kışlar hafif yağışlı ve nemli, yazlar ise çok sıcak ve kurak geçer.

Eski Zadar şehri

Bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Şehrin iki giriş kapısı bulunmaktadır.

Hırvatistan Zadar

Deniz kapısı

1573 yılında, Michele Sanmicheli tarafından yapılmıştır. Kapıyı geçtiğinizde, karşınıza çıkan evin yan duvarının, iç savaş yıllarının izlerini taşıdığını görüyorsunuz. Bu kapıdan girip, dar sokaklardan ilerlediğinizde: karşınıza Roma Forumu geliyor.

NE SATIN ALINIR-NE İÇİLİR

Zadar şehrinde, mutlaka “Kiraz Likörü” denemelisiniz. Hatta: kendiniz ve yakınlarınız için hediyelik olarak satın alabilirsiniz.
Bunun dışında: geleneksel el yapımı dantel, dokuma ve tekstil ürünleri ve yine geleneksel Hırvat koyun derisi terlikler, el yapımı cam ve seramik ürünler satın alabilirsiniz.
Son olarak: bu yöreden, zeytinyağı satın alabilirsiniz. Bunlar: genellikle cam şişelerde satılıyor, çünkü cam, yağ için en mükemmel korumayı sağlar. Bu şişeler içindeki yağın ömrü: 2 yıldır. Yeşilimsi bir renk tonu ve güçlü aroması ile önem kazanıyor. 1 litre zeytinyağı, genellikle 10 Euro civarında satılıyor.

DALMAÇYALI KÖPEK

Hırvatistan ülkesinin Dalmaçya bölümünde, güneşli kıyılarda yetişmektedir. Disney tarafından filmleri çekilerek (101 Dalmaçyalı) ölümsüzleştirilmiştir.
Köpek cinsi: 1994 yılında, Dünya Köpek Federasyonu tarafından, Hırvatistan yerli cinsi olarak tanınmıştır. Köpek derisi üzerindeki siyah ve kahverengi ve hatta beyaz noktalar: düşmanlarından gizlenmesine yardımcı olmaktadır. Geçmişte ise: av ve savaş ile bağlantılı olarak eğitilmiştir. Onlar: büyük bir bağlılıkla, saatlerce pusularda sahiplerini korumakta ve taşıma köpeği olarak da kullanılmaktadırlar. Onların gücü ve hızı: mükemmel bir silah olarak kullanılmaktadır. Bu özellikleri nedeniyle, av köpeği olarak kullanılmaktadırlar.

Hırvatistan Zadar

GEZİLECEK YERLER

Roma döneminde: İmparatorlar Jul Sezar ve Augustus zamanında: şehir surları, kuleleri ve kapıları inşa ettirilir. Batı bölümünde: forum, bazilika ve tapınak surların içinde kalırken, amfi tiyatro ve mezarlık surların dışında kalır. Şehrin su ihtiyacı ise, su kemerleri ile karşılanır. Bunun dışında: bir dizi kilise ve manastır inşa edilir.
1873 yılındaki İtalyan işgali döneminde, surların çevresindeki hendek toprakla kapatılır. II Dünya Savaşında ise, tüm şehir bombalanır ve yalnızca birkaç yer tahrip olmaktan kurtulur.

ZADAR KALESİ

1409 yılında yapılmıştır. Kara kapısının güneybatısındaki bölümü, günümüze kadar sağlam olarak gelebilmiştir.

Hırvatistan Zadar

KARA KAPISI

Kapı: 1543 yılında, deniz kapısını da yapan, Veronalı mimar Michele Sanmicheli tarafından yapılmıştır. Kapının üstünde: St. Mark Venedik Aslanı ve şehrin koruyucu azizi olan St. Chrysogonus’un rölyefi var. Kendisi, bu rölyefte, at üstünde görülüyor.

BEŞ SU KUYUSU

Bunlar: 16’ncı yüzyılda, Venedikliler tarafından yapılmış ve şehrin su ihtiyacını karşılayan kuyulardır. Türk kuşatmalarına dayanmak için yaptırılmıştır. Türk tehtiti sona erdiğinde ise, bu bölgede bir park yapılarak, kuyular koruma altına alınmıştır. Şehir halkının, günümüzde buluşma yeri olarak önem kazanmaktadır.

SURLAR

Şehrin üç tarafı, surlarla çevrilidir. Bu surlar: 16’ncı yüzyılda; Venedikliler tarafından, Türklere karşı bir savunma hattı olarak yapılmıştır. Surların eski bölümü; bir yaya köprüsüyle, yeni parçalara bağlanmıştır. Bu köprünün karşısında, ortaçağ döneminden kalma, 4 kapı var. Özellikle: 16’ncı yüzyıldan kalma Liman kapısı ilgi çekmektedir. Kapı üzerinde: Venedik sembolü olan “Venedik aslanı” görülüyor.

Hırvatistan Zadar

ST.DONAT KİLİSESİ

Bu kilise: tüm Dalmaçya bölgesinde, günümüze kadar ayakta kalarak ulaşmış en önemli ve sağlam Bizans kilisesi olarak önem kazanıyor. İçi boş, ama akustiği mükemmel bir yapıdır.
Kilisenin yanında yükselen çan kulesi, sonradan eklenmiştir. Kilise ana yapısı ise, 9’ncu yüzyılda yapılmıştır. Kilisenin: 1797 yılından bu yana açık olduğunu belirtmek isterim. Günümüzde de, muhteşem güzel akustiği nedeniyle, zaman zaman buradaki kilisede konserler düzenleniyormuş. Avrupa’da, benzersiz olarak tanımlanan bu yapıyı mutlaka görmelisiniz.

Hırvatistan Zadar

ROMAN FORUM

St.Donat kilisesinin sağ ön bölümündedir.
İlk Roma imparatoru Augustus tarafından, 1’ncü yüzyılda yaptırılmıştır. Buranın kalıntılarının bir kısmı: sur duvarlarının yapımında kullanılmıştır. Ancak: günümüzde, iki mermer sütun görülüyor. Bunlardan, “Utanç sütunu” olarak isimlendirileni mutlaka görmelisiniz. Burada: ortaçağ döneminde: zalimler zincirlenerek aşağılanmıştır.

KİLİSE SANAT MÜZESİ

St.Donat kilisesinin hemen karşısındaki, Benedictine Manastırı içindedir. Müzede: resim, heykel ve nakış ile yapılan dini sanat eserleri sergileniyor. Koleksiyon gerçekten etkileyici, ilginizi çekebilir.

Hırvatistan Zadar

ST.ANASTASİA KATEDRALİ

12-13’ncü yüzyıllar arasında, Romanesk tarzda yapılmış bir yapıdır. Erken bir Hıristiyanlık kilise sitesidir. Dalmaçya bölgesinin en büyük katedralidir. Yapının cephesi: üç koridor ve kemer sırası ile süslüdür. Sol apsiste: sunak üzerinde, mermer bir lahit görülüyor.

Hırvatistan Zadar

 

SAİNT SİMEON KİLİSESİ

Kilise: ilk kez, 1190 yılında yapılmış olmasına rağmen, günümüzde görülen yerlerin birçoğu, 16 ve 17’nci yüzyıldan kalmadır. Yapının cephesi: 1632 yılında bitirilmiştir. Çan kulesi ise; 1707 yılından kalmadır.
Yapı içinde: St.Simeon’a ait, ortaçağ döneminden alma, muhteşem bir işçilik görülen lahit var. Bu mezar: 1377 yılında, yerel bir kuyumcu ve yardımcıları tarafından yapılmıştır. Tabut: saf gümüş ve sedir ağacı ve yaldızlar kullanılarak yapılmıştır. Üzerindeki sahnelerde: aziz efsaneleri ve mucizeler betimlenmiştir.

SEA ORGA

Bu bir tür müzik aletidir. 2005 yılında Nikola Bosic tarafından yapılmıştır. Alet deniz kıyısında; Ancona-Zadar feribot istasyonunun hemen yanında bulunuyor ve karmaşık bir boru sistemi içine giren dalgalara göre, müzikal sesler çıkarıyor. Poliüretan borular: sahil boyunca 70 metre delikli taş merdivenlerin içine inşa edilmiştir. Her 7 adımda bir boru var.
Dalgaların her kıyıya vuruşunda, kulağa güzel melodiler-sesler geldiğini duyuyorsunuz. Gerçekten doğanın müziği bu. Müzik olmasa bile, denize eğimli, beyaz mermerlerden yapılan bölüm: gayet güzel ve zarif görünüyor. Özellikle, gün batımında mutlaka görmelisiniz. Proje: 2006 yılında “Avrupa Kentsel-Kamusal Alan” ödülünü kazanmıştır. Şehirliler, burayı çok severler.

ROMA KULESİ

Roma dönemine ait bir kule, şehrin doğu yönünde görülebiliyor.

Hırvatistan Zadar

ANTİK CAM MÜZESİ

Müze binası olarak: 19’ncu yüzyıl yapımı, Cosmacendi sarayı kullanılmaktadır. Müzede: Dalmaçya bölgesindeki arkeolojik kazılarda elde edilen: kadehler, kavanoz ve şişeler sergileniyor. Ayrıca: Roma dönemine ait cam birimler de görülebiliyor. Bunlar arasında öne çıkanlar: Romalı kadınlar tarafından kullanılan cilt kremleri ve uçucu yağ şişeleri, kutsal su saklanan cam bardak ve şişeler.

ARKEOLOJİ MÜZESİ

1830 yılında kurulmuştur.

Hırvatistan Zadar

ZADAR ÜNİVERSİTESİ

1396 yılında kurulmuş, 1807 yılına kadar aktif olarak bulunmuştur. 2002 yılında yeniden restore edilmiştir.

Hırvatistan Zadar

ŞEHİR YAKINLARINDA GEZİLECEK YERLER

Hırvatistan Zadar

KRKA NATİONAL PARK

Parkın en büyük etkinliği: Krka nehridir. Nehir, saniyede 55 metreküplük su debisi ile önem kazanıyor. Ayrıca: park içinde, 222 kuş türü bulunuyor. Özellikle: burası, ülkenin “şahin” eğitim merkezi olarak öne çıkıyor. Park içinde: şahin ve atmaca eğitmenlerini görebilirsiniz.
Parkı: tekne, araba veya yürüyerek gezebilirsiniz. Bu gezinizde: doğal güzellikler yanında: eski değirmenler ve bir müze de görebilirsiniz.

KORNATİ ADALARI MİLLİ PARKI

Bunlar, yaklaşık 130 ada ve kayalıktan oluşmaktadır. Kapsadıkları alan ise, 64 km.karedir. Adaların en büyüğü: Kornat adasıdır. Diğer büyük adalar: Piskara, Kurba Vela, Zut, Otur, Vrgada ve Levnaka.
Adalar üzerinde: incir ve zeytin ağaçları ve üzüm bağları yoğun. Yalnızca, küçük bir alan ekili, diğer bölümler çim ve kayalıktır.
Adaların en büyük güzellikleri: çok sayıda mağara ve koyların bulunduğu sahil kesimindedir.

Hırvatistan Trogir

Hırvatistan Trogir

Şehir: Adriyatik denizinin doğu kıyısında, Dalmaçya merkezindedir. Anakara ve Ciovo adası kıyısı arasındaki yumuşak tepelerde kurulmuştur. Kasaba merkezinde: 12 bin kişi yaşamaktadır.

Trigor-Split arasındaki karayolu uzaklığı: 168 km. dir.

Buranın en büyük özelliği: 1997 yılında, şehrin tümüyle, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmış olmasıdır.

Bölgede: Akdeniz ılıman iklimi hakimdir. Yıl boyunca, ortalama hava sıcaklığı 15 derecenin üzerindedir. Deniz suyu sıcaklığı ise, 25 derece civarındadır.

Yöre insanı: tarım ve balıkçılık ile geçinir. Turizm de yaygındır. Bunun yanında, yörede, iki büyük gemi tersanesi bulunmaktadır. Buralarda: 1990-2004 yılları arasında, 93 gemi inşa edilmiştir.

Hırvatistan Trogir

TARİHİ

Şehir ilk olarak: MÖ.3 ve 4’ncü yüzyıllarda kurulmuştur. 1’nci yüzyılda: Dalmaçya Roma Eyaletinin merkezi olarak öne çıkıyor. 5’nci yüzyılda, Romanın çöküşünden sonra ise, bağımsız bir şehir olarak gündeme geliyor. 6’ncı yüzyılda: Hırvatlar, buraya yerleşirler ve sanat eserleri oluşturmaya başlarlar. Kiliseler inşa edilir. 10’ncu yüzyıla gelindiğinde: Venediklilere karşı olan mücadelede, Macar krallarının yanında yer alırlar.
13’ncü yüzyılda: şehir Venedikliler tarafından işgal edilir. 1420 yılındaki bu işgal sırasında, şehir tamamen harabe haline gelir. 1797 yılına gelindiğinde ise, şehrin aradaki dönemde yeniden inşa edildiği görülür. Bu dönemde: birçok saray, evler, kuleler ve kaleler inşa edilmiştir. Ancak, yine bu dönemin sonunda, Napolyon işgali görülür.
1848 yılından sonra, bölgede demokratikleşme başlar. 1877 yılında ise, Hırvatlar bölgeyi ele geçirirler. 1970’li yıllara gelindiğinde: gemi sanayi ve turizm, bölgenin gelişmesini ve insanlarının kalkınmasını sağlar.

Hırvatistan Trogir

TURİZM

Trogir şehrinin, yaklaşık 2300 yıllık bir geçmişi bulunduğu biliniyor. Bu uzun tarihi süreçte: Yunanlılar, Romalılar ve Venedikliler: burada, saraylar, kiliseler ve kuleler yapmışlardır. Küçük bir ada üzerinde bulunan kale ve içindekiler, 1997 yılında, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Hırvatistan Trogir

Ada üzerinde: dik sokaklar uzanıyor. Bu sokaklar üzerinde: Helenistik dönemde, birçok güzel bina yapılmıştır.
Zaten bu özellikleri nedeniyle: şehir, Orta Avrupa bölgesinin en iyi korunmuş Romanesk-Gotik mimari yapıların bulunduğu bir merkezdir.
Şehrin çekirdeği: ortaçağ döneminden kalma surlarla çevrilidir.

Bunun dışında; şehirde gezilecek yerler

1. Tarihi kent çekirdeği. Burada, 13’ncü yüzyıldan kalma: yaklaşık 10 kilise ve sayısız bina görülüyor.
2. Şehir kapısı. 17’nci yüzyılda yapılmıştır.
3. Kent surları. 15’nci yüzyılda yapılmıştır.
4. Duke sarayı. 13’ncü yüzyılda yapılmıştır.
5. Master Radovan katedrali. 13’ncü yüzyılda, Hırvat sanatçı tarafından yapılmıştır.
6. Büyük ve küçük saraylar. Bunlar 15’nci yüzyıldan sonra yapılmıştır.

Şehrin en ünlü yapısı: bir katedraldir.

Hırvatistan Trogir
Hırvatistan Trogir

ST. LAWRENCE KATEDRALİ

Burası, Arap akınları sırasında yıkılmış olan eski bir kilisenin üzerine kurulmuştur. 12’nci yüzyılda başlayan inşa süresi, 17’nci yüzyıla kadar devam etmiştir. Çalışmaların büyük bölümü, 1251 yılında tamamlanmıştır.

Katedralin iki kapısı bulunuyor. Bu kapılardan bir tanesi oldukça sade, diğer kapı ise Romanesk tarza ve gösterişlidir. Özellikle: 13’ncü yüzyıldan kalan minber, görülmeye değerdir.

Katedralden sonra, sırada 14’ncü yüzyılda yapılan saat/çan kulesi var. Kulenin üstünde: 4 heykel görülüyor. Bunlar: Venedikli heykeltıraş Alessandro Vittoria tarafından yapılmıştır.

Saat kulesinin hemen yanında ise, 14’ncü yüzyıl yapısı, 6 kolonla desteklenen bir sundurma görülüyor. Günümüzde, katedral yapısı: UNESCO tarafından, Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Bunları da gördükten sonra, Trogir şehrinin eski ve dar sokaklarında, uzun yürüyüşler yapabilirsiniz.

ŞEHRİN PLAJLARI

Hırvatistan Trogir

PANTAN PLAJI

Plaj: Pantan nehrinin denize döküldüğü yerdedir. Şehir merkezinin doğusunda, 1.5 km. uzaklıktadır. 500 metre uzunluğundaki uzun plaj: kum ve çakıllıdır. Doğu tarafından: çam ağaçlarının altında gölgelik bulunmaktadır. Deniz kıyısındaki Beach Bar bölümünde: soğuk içecekler, çeşitli fast-food gıda ürünleri ve dondurma bulunuyor.

Hırvatistan Trogir

OKRUN PLAJI

Ciovo adasının güneyindedir. Şehir merkezine 5 km. uzaklıktadır. Plajın uzunluğu: 2 km. dir. Çakıllıdır. Buraya: Copacabana denilmektedir. Plajda: bar ve birkaç büyük restoran bulunuyor. Ayrıca: su sporları merkezi var.

Hırvatistan Trogir

KAVA PLAJI

Eski bir balıkçı köyü yanındadır. Ciovo adasının uzak doğu köşesindedir. Şehir merkezine 12 km. uzaklıktadır. Burada: herhangi bir yapılaşma olmadığından, deniz tertemiz olarak önem kazanmaktadır.

Hırvatistan Trogir

MEDENA PLAJI

Şehir merkezinin 4 km. güneyindedir. Burada: asırlık çam ağaçları görülüyor. Ayrıca, spor tesisleri var. Plaj 3 km. uzunluğunda ve çakıllıdır. Bölgede: su sporları tesisleri, tenis kortları, futbol ve basketbol sahaları, plaj voleybolu ve su kaydırağı bulunuyor.