
Gömeç girişinde bir yazı var, benim ilgimi çekti “Gömeç’e hoş geldiniz. İlk gün misafirimiz, yarınki gün Gömeçlisiniz”
Buyurun değerlendirme size kalmış, aslına bakarsanız, bu cennette sürekli yaşamayı kim istemez, keşke şartlar elverişli olsa.

ULAŞIM
İlçe, İzmir-Çanakkale karayolu üzerindedir. Gömeç-Burhaniye arasındaki uzaklık: 18 km. Gömeç-Ayvalık arasındaki uzaklık: 19 km. Gömeç-Balıkesir arasındaki uzaklık: 111 km. Gömeç-Susurluk arasındaki uzaklık: 156 km. Gömeç-Bandırma arasındaki uzaklık: 201 km.
TARİH
İlçenin antik dönemlerdeki yerleşiminin adı “Kisthene”dir. Yerleşim merkezinin kuzeyinde, deniz kıyısında, Kızçiftliği Höyüğü bulunmaktadır ki, burada eski tunç çağından sonra, kesintisiz yerleşim görülmektedir. Buradan elde edilen seramikler, MÖ.1200’lerden sonra, buradaki yerleşim yerinin, Ege Adaları ve Batı Ege kıyılarındaki diğer şehirler ile, sıkı ticari ilişkiler içinde olduğunu göstermektedir.
Evet, günümüzdeki Gömeç yöresinin: 1660-1700 yılları arasında kurulduğu biliniyor. Ancak, yaklaşık 150 yıl kadar önce, Balıkesir-Ayvalık kara yolunun buradan geçirilmesiyle, İlçenin ekonomik gücü yükselmiştir.
Evet, tarihi süreç içinde, diğer yerleşimlerde olduğu gibi, burası da Yunan işgaline uğrar ve 1922 tarihinde işgal sona erer. 1956 yılına kadar, muhtarlıkla yönetilen bölge, 1956 yılında Belediye teşkilatına kavuşur. 1990 yılında ise, İlçe statüsünü kazanır.

GENEL
İlçe, ismini bal peteğinden alır. Çünkü merkezde arıcılık yapılıyor.
Gömeç çayı: taşıdığı kum-çakıl benzeri alüvyonlarıyla denize akmış, kıyıda birikme olmuş, 2 km. sahil boyunca, sahilden 100 metre açıklara kadar: balçık, sığ ve bulanık bir bölge oluşmuştur. Özellikle: yağışlı dönemlerde bu durum daha da belirginleşiyor. Çay ağzı önlerinde, kıyının morfolojik yapısı tamamen değişiyor ve küçük adacıklar oluşuyor.
İnce malzeme: hakim rüzgar yönüne göre, kıyıya yayılıyor ve bu civarda, akıntının azalmasıyla birlikte, bu alana yığılıyor. Yığılan bu malzeme, denizden esen rüzgarlarla, kara içine hareket etmeye başlamış ve bu alandaki kumbarı oluşmuştur. Ancak, kumulun üzerine yerleşen bitkiler, kumulun ilerlemesini kısmen önlemiştir.
Merkezin rakımı: 10 metredir. Yıllık ortalama sıcaklık: 15-16 derecedir.
İlçenin kıyı şeridinin uzunluğu; 17.5 km. dir. Ancak kıyı şeridi, kara yolundan yaklaşık 2 km. içeridedir.
İlçe halkı, geçimini tarımla sürdürürler. Ana ürün: zeytindir. Ancak, zamanla bu önceliğin turizm olarak değişeceği değerlendiriliyor.
Turizm yönünden ilçe ele alındığında: Keremköy civarındaki yazlık sitelerin ünü öne çıkar.
NE YENİR.NE İÇİLİR
Burada, koyun sütünden, jöle kıvamında harika bir yoğurt yapılıyor, giderseniz, mutlaka bu yoğurdun tadına bakın.
GEZİLECEK YERLER
ATATÜRK KAYALIKLARI
İlçede, Gömeç-Ayvalık kara yolunda ilerlerken, arka kısımlarda bulunan dağlara dikkatli bakarsanız: bir Atatürk profili görebilirsiniz.
Evet Madra dağının zirvelerinden birinde, Atatürk ün profil silüetini andıran bu doğal oluşum, Gömeç Belediseninin de amblemindedir. Bu özelliğiyle, ülkemizde, bayrağında Atatürk olan tek belediye, Gömeç Belediyesidir.
Şaşılacak derecede benzerlik taşıyan bu kayalıklara: Atatürk kayalıkları ismi verilmiş.

KIZ ÇİFTLİĞİ HÖYÜĞÜ-KİSTHENE
İlçenin kuzeyinde, 3 km. uzaklıkta, dik bir sırtla yükselen höyük, adını, en yüksek noktasında bulunan eski bir çiftlik evinden almaktadır.
Antik kaynaklarda, ünlü coğrafya bilgini Strabon, Sokrates ve Plinius tarafından, bu bölgede: Kisthene adından bir şehrin bulunduğundan söz edilmektedir.
Kaynaklara göre, antik kent, Edremit körfezinin güneyinde, Pyrrha (Armutova) ve Adramyttion (Ören) arasındaki stratejik bir liman kentiydi.
Tarihi:
Kentin geçmişi MÖ 5 yüzyıla kadar uzanır. Antik çağda Mysia/Aeolis bölgesinde yer alan bir kıyı yerleşimidir. Atina vergi listelerinde adı geçen, yani o dönemde ekonomik gücü olan bir yerleşimdir. Sparta kralı Agisialaas: MÖ.397 yılında bu şehri ele geçirir, MÖ.4.yüzyılda prens Orantes adına para basılmıştır.
Kistane şehri, yakınında bulunan ve adına para basmış Adramyttion şehri dışında, Edremit körfezinin güneyinde önemli bir şehirdir.
Özellikleri:
Kisthene, sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda bölgesel bir ticaret noktasıydı. Liman ticareti ve zeytincilik (antik çağda bölge zeytinyağı ile ünlüdür) vardı.
Günümüz:
Günümüzde yüzeyde çok fazla görkemli yapı kalmamıştır. Bunun sebebi, antik kentin taşlarının zamanla çevre yerleşimlerinin (özellikle liman inşaatlarının) yapımında kullanılmış olmasıdır.
Ancak bugün bölge Sit alanı olarak tescillidir, yüzey araştırmalarında seramik parçaları ve temel kalıntılarına rastlanmaktadır.
Evet bugün buraya giderseniz, toprak altında kalmış bir tarihle karşılaşırsınız. Ancak bölgenin coğrafi yapısı, antik limanın neden orada kurulduğunu anlamanıza yardımcı olur. Sahil şeridinde yürürken, rastlayabileceğiniz antik molozlar ve seramik kırıkları, binlerce yıl önceki liman hayatının sessiz tanıklarıdır.
Ancak, resmi arkeolojik kazılar henüz yapılmamış.
KAYA SUNAKLARI
Adramytteion un etki alanındaki kırsal kutsal alanlardan birisidir. Devasa kayalara oyulmuş bu yapılar mistik bir hava sunar.
Madra dağı eteklerinde bulunan Kaya Sunakları, antik dünyada insanın doğayla ve tanrılarla bağ kurduğu en gizemli noktalardan biridir.
Bu sunaklar, bölgenin en eski inanç sistemlerine, özellikle de Ana Tanrıça kültüne ışık tutar.
Tarihçe ve inanç sistemi:
Bu sunakların geçmişi Cilalı Taş Devrine kadar uzanmakla birlikte, yoğun olarak Erken Demir Çağında kullanıldıkları bilinmektedir.
Ana Tanrıça Kültü:
Sunaklar, doğanın ve bereketin simgesi olan Ana Tanrıçaya (Kybele veya benzeri yerel formlar) adaklar sunmak için yapılmıştır.
İnanca göre, kaya “Eril Doğa Gücü”nü, içindeki oyuklar veya yakındaki mağaralar ise “Dişil Doğa Gücü” nü temsil eder.
İkili Taht:
Bazı kayalarda görülen ikili koltuk benzeri yapılar, Tanrıça nın eşiyle birlikte oturup evreni yönettiği “İkili Taht” olarak adlandırılır.
ÖNE ÇIKAN KAYA SUNAKLARI
Deliklitaş Kaya Sunağı-Dutluca:
Gömeç e en yakın ve en bilinen noktadır.
Burhaniye nin Dutluca Mahallesinde yer alan bu devasa kaya kültesi, üzerinde insan eliyle açılmış oyuklar, merdivenler ve arınma havuzları barındırır.
Adını üzerindeki doğal veya yapay deliklerden alır.
Hisarköy Kaya Sunağı;
Daha çok savunma ve gözetleme amacıyla da kullanıldığı düşünülen, stratejik bir noktada yer alan bir diğer önemli sunaktır.
Bahadınlı Köyü Sunağı:
Yine Madra dağı eteklerinde, antik yollar üzerinde bulunan bir ritüel alanıdır.
MİMARİ VE GÖRSEL ÖZELLİKLER
Sunu çukurları:
Kurban edilen hayvanların kanını veya sunulan sıvıların (şarap, yağ vb) toplandığı küçük havuzcuklardır.
Basamaklar:
Ritüel sırasında dini görevlilerin en üst noktaya çıkmasını sağlayan, doğrudan kayaya oyulmuş merdivenlerdir.
Nişler:
Adak eşyalarının veya küçük heykelciklerin yerleştirildiği duvar oyuklarıdır.
ZİYARETÇİ REHBERİ
Çoğu sunak, Gömeç merkezinden iç kısımlara, Madra dağına doğru giden yollar (Dutluca istikametinde) üzerindedir.
Bu alanlar sadece tarihi değil, aynı zamanda muhteşem bir körfez manzarası sunar.
Kendi aracınız ile gitmeniz önerilir, çünkü toplu taşıma köylere kadar gitse de sunakların tam yanına ulaşmak için kısa yürüyüşler yapmanız gerekir.
Burhaniye tanıtımı yazısı için.
Balıkesir tanıtımı yazısı için.

bana gömeç te deniz kenarında pansiyon apart otel numaraları lazım tatile geleceğim ama bir haber numara lütfen