Maldivler ülkesinin mutfağı, yemek kültürü genel olarak “balık” üzerine yaygınlaşmıştır. Özellikle: ton balığı, farklı servis şekilleriyle, konuklara sunulur. Bu servis şekillerinin başında: tütsülenmiş, haşlanmış veya güneşte kurutulmuş şekildedir. Yanında ise, pilav servis edilir.
Yani: bu ülkenin en geleneksel yemeği: tütsülenmiş, haşlanmış veya güneşte kurutulmuş ton balığı yanında, pirinç pilavıdır.
Bunun dışında: çoğu tatil köyünde: birçok farklı mutfak kültürünün yemekleri, konuklara sunulmaktadır. Tatil köylerinde, ana restoranlar, genellikle açık büfe olmasına rağmen, biraz önce söylediğim gibi, farklı lezzetlerin sunulduğu ala-cart restoranlar da bulunmaktadır.
Balık dışında: tatil köylerinde sunulan birçok yiyecek türü, ülke dışından ithal edilmektedir. Çünkü, adalarda yetiştirilen meyve-sebzeler: tatil köylerinin ihtiyaçlarının tümünün karşılanmasına yetmemektedir.
Bir de su durumu var. Söylenenlere göre, ülkede su pek bol bulunan bir şey değildir denilse de inanmayın, parasını verdikten sonra su bulamama diye bir şey yok. Ülkede, su dahil her türlü içecekleri bulmak mümkündür. Ancak, otellerde yemeklerin yanında alacağınız içecekler pahalıdır. Ülkeye giderken, şişe suyu götürmek serbest, ama alkollü içki yasaktır.
Kahvaltı
Maldiv ülkesinde, genellikle “köri” sosu, yoğun olarak kullanılır. Köri sosu: Hindistan cevizi sütü kullanılarak yapılır ve krema kıvamındadır. Kahvaltıda bile, ton balığının bir çeşidini sunuyorlar. Ekmek arzu ederseniz, Roshi denilen yerel bir ekmek var. Bunun yanında, kahvaltı açık büfesinde: jambon, yumurta, peynir, soğuk et, yulaf lapası da görülür.
Yemek yanında, genellikle çay servis edilir.
Alkolsüz içecekler
Male şehrinde alkol kullanımı yasaktır. Bu yüzden, kafelerde alkolsüz bira dahil içki bulmak mümkün değildir. Ülkede satılan maden suları, tuzdan arındırılmış deniz suyundan üretilir.
Yemek
Maldivliler: yemek için bir çayevi veya kafeteryaya gittiklerinde: tabaklarını önce buğulama pirinçle doldururlar ve onun üzerine, muz koyarlar. Bunun üzerine ise, kızarmış balık ve Hindistan cevizi cipsi ilave ederler. Tüm bu karışımın üzerine ise Hindistan cevizi sütü dökülür ve baharatlı bir tat vermesi için, bir kaşık “ton balığı ezmesi” eklenir.
Male şehrinde domuz eti yenmez ama tatil köylerinde bulunabilir.
Sonuç
Maldivler, İslam Cumhuriyeti olduğu için, ülkeye alkollü içki sokmak ve ülke içinde alkollü içki tüketmek yasaktır. Ancak, tatil köylerinde çok sayıda bar bulunmaktadır.
Male şehrinde, Local Market denilen yerde: yöresel bademlerin tadına bakmalısınız. Ayrıca: yine aynı yerde, hurma ağacı şurubundan yapılmış şekerlemeleri tatmalısınız.
Yine, şehir merkezindeki, Local Markette ise: çok meşhur olan bir marketten söz etmek istiyorum. Smoked Fish Market isimli bu dükkanda: kurutulmuş Maldiv balığı bulunuyor. Kurutulmuş Maldiv balığının tadına bakmak isterseniz, buradan temin edebilirsiniz, ancak değişik bir lezzet, ülkedeki köri ve çeşnilerin ana malzemesi olarak kullanılıyor, yani pek alışık olduğumuz bir tat değildir.
Male Atolünde: özellikle Hindistan cevizi ağaçlarının suyundan yapılan ve ferahlatıcı özelliğiyle tanınan “doddy” isimli bir içecekle anılır ki kesinlikle tatmanızı öneririm.
Maldivler Alışveriş; Tatil köylerinde: güneş kremi ve banyo malzemeleri satan dükkanlar bulunmaktadır. Hatta bazılarında, hediyelik eşya ve kuyumculuk ürünleri satan yerler de bulunur. Ancak, en başta şunu söylemem gerekir ki, üzerinde etiket bulunan dükkanlar dışındaki alışverişlerinizde, mutlaka pazarlık yapmanız gerekir. Çünkü: pazarlık yapmak, Müslümanlıkta normal kabul edilir. Aslında yerel halk, turistlere saygılı ama rehberlerin götürdüğü hediyelik eşya dükkanlarında 1 dolarlık sıtikırlara, 5 dolar dedikleri de oluyor, ama sakın almayın, başka yerlere bakın derim.
Başken Male şehrinde: fiyatları, havaalanındaki duty-free mağazasının fiyatlarına yakın: elektronik eşya ve saat satan dükkanlar bulabilirsiniz. Başkentteki başlıca alışveriş bölgesi: Chandhanee Magu caddesidir. Buraya, rıhtım bölgesinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Ayrıca, yine başkent Male şehrinde, Majeedhee Magu caddesi, alışveriş için çok uygundur.
Ancak, dükkanlar genellikle, sabahın erken saatlerinde açılmasına ve geç saatlere kadar açık kalmasına rağmen, namaz saatlerinde geçici süreyle kapatılır. Bir dükkan kapalı ise, 10-15 dakika bekleyin, sahibi namazdan dönecektir. Cuma günleri ise, dükkanlar öğleden sonra, Cuma namazından sonra açılar.
Son olarak, herhangi bir şey satın almadan ülkeden ayrılma konumuna gelirseniz: Male uluslararası havaalanı duty-free mağazalarını kullanabilirsiniz. Buralarda: ceket, pantolon, spor giyim, çorap ve pamuklu-polyester ve ipekli gömlek çeşitleri bulup satın alabilirsiniz.
NE SATIN ALINIR
Maldivler ülkesinde: özellikle ahşap üzerine lake işleri ve tişörtler satın alabilirsiniz. Bunun dışında, bu ülkede, hediyelik eşya olarak, pek fazla çeşit bulunmaz. Bunların dışında, hediyelik olarak: ahşap oymalar, çaylar, anahtarlıklar, yüzükler, buzdolabı stikırları bulunabilir. Özellikle: el yapımı, oyma süslemeli “fotoğraf albümleri” çok revaçtadır.
Pazaryerlerinde: fıstık, ton balığı konservesi ve yerel şekerlemelerden de satın alabilirsiniz.
Siyah mercan, deniz kabukluları, kaplumbağa gibi objelerin ülke sınırları dışına çıkarılması kesinlikle yasaktır, buna dikkat etmenizi öneririm.
Kuzey Atol bölgesindeki Thulhadhoo adasında bulunan “Coco Palm” tatil köyü yöresine yolunuz düşerse: buradan mutlaka almanızı önereceğim bir obje var.
Bu tatil köyü, “lake” sanatı kullanılarak üretilmiş ürünlerle de ünlüdür. Adada yaşayan lake sanatkarları: eski torna tezgahlarında: ahşap vazolar, satranç taşları üreterek, ziyaretçilerin beğenisine sunarlar. Hatta: geleneksel yöntemlerle üretilen bu ürünler: sarı, kırmızı ve siyah renklerle renklendirildikten sonra, yaldızlandırılırlar ve metal halkalarla süslenerek, en sonunda cilalanırlar. Evet, bu lake ürünler hediyelik eşya olarak büyük ilgi görmektedir.
Güney atollerinde: Dhaalu atolüne yolunuz düşerse, burada: Ribudhoo ve Hulhudheli adasında: mücevher ustalarının yarattıkları, muhteşem altın ve gümüş işlemeciliği örneklerini görüp, satın alabilirsiniz.
Maldivlere ait el sanatı ürünlerinden satın almak isterseniz: Baa Atol Thulhaadhoo’da üretilen el sanatlarını görmelisiniz. Burada: ahşaptan, Dhivehi olarak adlandırılan şekillendirme ile hazırlanmış; güzel kutular, kaplar ve süs nesneleri bulunuyor. Ayrıca, oval tabak vazolar görülüyor. Bu zarif parçalar, kırmızı-siyah-sarı reçine ile cilalanıyor.
Buraya has “Mats” larda öne çıkıyor. Bu güzel kırmızı paspaslar, ülke genelinde, kadınlar tarafından dokunuyor. Güneşte kurutulmuş doğal boyalar kullanılıyor ve kahverengi-siyah arasında değişen renkler kullanılıyor. Paspaslar, kendi soyut tasarımları ile, hayal gücü ve beceri yönünden muhteşem güzelliktedirler.
Burada, son bir not, unutmamanız gereken bir şey var. Maldivler hükümeti tarafından ülke dışına çıkarılması yasaklanan bir kısım nesneyi bilmenizde yarar var. Bunlar: kaplumbağa kabuğu, siyah mercan, inci istiridye kabuğu, mercan ürünleri. Çevreyi korumak için böyle bir karar alındığı söyleniyor. Çünkü bir zamanlar, bu ürünlerden yapılan süs eşyaları, aşırı talep çekiyormuş.
Adalar, ortaçağ döneminde: dünya ticaretinde para birimi olarak kullanılan “deniz kabukları” nın bol miktarda bulunduğu bir yer olarak önem kazanmaktadır.
Adaların oluşumu: 50 milyon yıl önce, yerkabuğunun kabarması iledir. Hindistan ve Afrika civarında, okyanus altındaki volkanik dağların kırık parçaları da, atolleri meydana getirmiştir.
İlk yerleşimcilerin, bu adalara nasıl geldikleri meçhuldür. Ancak, büyük olasılıkla, bunların denizci oldukları ve deniz yolu ile buraya geldikleri kesindir. Tarihçiler, günümüzdeki araştırmalarında, adalardaki ilk yerleşimin 2500 yıl öncesine kadar gittiğini düşünürler. Sri Lanka üzerinden gelen göçmenler: MÖ.500 yılında, buraya yerleşmişlerdir. Bunlar adaya kendi kültürlerini de getirmişlerdir. Bunun sonucunda: adada, Budacı ve Hindu inançları ve mimari tarzına ait kalıntılar görülmektedir. Ancak, bunların bir kısmı ortaya çıkarılmıştır.
1150 yılında,
Maldivler ülkesinde, İslam dini kabul edilmiştir. Büyük olasılıkla, bu dönemde, Araplar, buranın insanını İslam ile tanıştırmış olmalıdırlar. Ancak, bölgede Arap kültürüne ait herhangi bir mimari kalıntı bulunmamaktadır.
Maldivlerde İslam’ın kabulü hakkında anlatılan bir efsane şöyledir: “Her ay: adada bulunan kızlar arasından, kura ile seçilen bir genç bir kız, deniz şeytanını yatıştırmak için, tapınakta kendisini krala sunmak zorundadır. Bu kız, ertesi gün ölü bulunur.
Bir gün: Faslı bir tüccar olan Abul Yusuf: kurban olarak seçilen ve ertesi günü tapınağa gidecek olan bir kızın evine konuk olur. Bu geleneği öğrendiğinde, dehşete düşer ve kızın kılığına girerek, o gece tapınağa gider. Sabah olduğunda ise: kız kılığındaki tüccar Yusuf’un halen sağ olduğu ve Kuran’dan ayetler okuduğu görülür. Gece boyunca: kral, kendisine İslam’dan çeşitli sorular sormuş ve aldığı cevaplardan çok etkilenmiştir. Bunun üzerine, kral Müslüman olmuş ve İslam’ı ülkenin resmi dini olarak ilan etmiştir. Aynı zamanda, kral ismi kullanılmaya başlanmış, ülkeyi yönetenlere “Sultan” denilmeye başlanmıştır.
1499 yılına gelindiğinde: Hint Okyanusunda, Portekiz sömürge dönemi başlar. O zamana kadar, dindar balıkçılar ve denizcilerden oluşan Maldivler halkı; Male adasına; özellikle bir ticaret merkezi haline gelmesi sonucu; Portekizli sömürgeciler tarafından göz koyulmuştur. Ayrıca: gemi ipi yapımında kullanılan Hindistan cevizi lifinin bol bulunması ve uluslararası para birimi olarak kullanılan deniz kabuklarının bolluğu da etkendir.
Bunun üzerine,
Portekizliler, bölgeyi işgal ederler. 1559 yılındaki işgal edilse de, 15 yıl sonra Maldivliler bağımsızlıklarına kavuşurlar. Bu bağımsızlık mücadelesinde: Ada başkanı ve tüccar bir babanın oğlu olan “Muhammed Thakurufaan” ın, önemli rolü bulunur. Maldivlerin ulusal kahramanı olarak kabul edilen bu kişi: 16’ncı yüzyılın ortalarında, kuzeydeki Utheem adasında yaşamıştır. Din ve savaşçılık konusunda eğitim alması için, Hindistan’a gönderilmiştir. Daha sonra, babasının gemilerinde kaptanlık yapmak üzere, yeniden Utheem adasına döner. Bu sırada: ada halkı, Portekizliler tarafından, İslam’dan uzaklaştırılarak, Hıristiyanlığa geçmeye zorlanmaktadırlar. Bunun üzerine, bir halk ayaklanması çıkarmak için, işgal altındaki adalardan birine, yanında küçük bir vatansever gurupla birlikte girer. Klasik bir gerilla taktiği olan vur-kaçla, Portekizlileri birçok kez uykularında öldürüp izini kaybettirir. Bunun üzerine, Portekizli işgalcilerin moralleri bozulur ve ada sakinlerine “Ya Hıristiyanlık Ya Ölüm” tercihin sunarlar ve verilen sürenin dolmasına 1 gün kala, yerel direnişçiler, Male ve diğer işgal altındaki adalara girerek, bağımsızlıklarını ilan ederler.
Bu olay: her yıl, ay takviminin 3’ncü ayının, ilk günü “Ulusal Gün” olarak kutlanır.
Evet, Portekiz işgalinin bitirilmesinin ardından: Sultan, ülkede çeşitli yargı ve yürütme reformları yapmıştır. Düzenli ordu kurulmuş, deniz kabukları yerine, ticarette madeni para kullanılmaya başlanmıştır. Bunun yanında, yabancı ülkelerle ticaretin geliştirilmesi için girişimlerde bulunulmuştur. Ancak, bu gelişen ticari durum, özellikle Hintli korsanların dikkatini çekmiştir.
1610 yılında, Hintli korsanlar, Male adasına baskın düzenleyerek Sultanı öldürürler. Ancak, daha sonra geri püskürtülürler.
Maldivler Tarih;
17’nci yüzyıla gelindiğinde:
Bu kez, Hint okyanusunda Flemenkler görülür. 1672 yılında, Maldivliler, onlarla iyi ilişkiler kurarlar. Daha sonraki dönemlerde, Hindistan üzerinden gelen işgal girişimleri ve saldırılar, Maldivler yönetiminin Fransızlarla kurduğu ilişkiler ile önlenmeye çalışılır.
18’nci yüzyılın sonlarına gelindiğinde: Hint okyanusundaki güç dengeleri İngilizler lehine değişmeye başlar. Sultanlar, bu kez İngilizlerle yakın ilişkiler kurarlar. 1835 yılında, ilk kez, İngilizler adada görülürler ve bölgenin deniz haritasını çizerler.
1887 yılında: Sultan, İngilizleri adadan uzaklaştırmak için çeşitli girişimlerde bulunur. İçişlerinde bağımsız ancak dış ilişkilerinde İngilizlere bağlı bir toplum konumuna gelirler.
1932 yılına gelindiğinde: yazılı Anayasa ilan edilir. 1935 yılında, Sultan Nuruddin İskender: Deniz ve Karanın Sultanı, 12.000 adanın Hakimi ve Maldivlerin Sultanı” olarak ilan edilir. Ancak, 1944 yılında, Sultan tahttan indirilir. 1945-1954 yılları arasında, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı olarak “Emin Didi” seçilir. 1965 yılına gelindiğinde, bu kez, İngiltere’nin korumasını sarsan bağımsızlık görüşmeleri başlatılır. 11 Kasım 1968 tarihinde, İkinci Cumhuriyet kurulur ve bu gün, günümüzde de “Cumhuriyet Günü” olarak kutlanır.
Maldivler Tarih;
1979 yılında:
Ulusal referandumla, Gayyum, Cumhurbaşkanı seçilir. Bu dönemde: turizm gelirlerinde büyük artış yaşanır ve Maldivler, kalkınma dönemine girerler. 1988 yılında, Sri Lankalı, Tamil gerillaları yani teröristler: Maldivlerde, darbe girişiminde bulunurlar ve bu sıradaki çatışmalarda, birçok Maldivli hayatını kaybeder ve bir süre Hint askeri güçleri, Male şehrinde konuşlandırılırlar.
1998 yılına gelindiğinde ise, yeni bir Anayasa ilan edilerek, yeni bir dönem başlatılır. 2003 ve 2004 yıllarında, ülkede yine çeşitli gösterilerin düzenlendiği görülür. Bunun üzerine siyasal reformlar yapılır. 2004 yılı Aralık ayında: tsunami felaketi yaşanır. Bu felaket sırasında: 19 tatil köyü ve 50 ada, sular altında kalır. Dev dalgalar, 110 kişinin ölümüne ve binlerce Maldivlinin evsiz kalmasına neden olur.
Gelelim sonuca: özellikle son bölümlerde anlattıklarımı dinleyen okurlar, büyük olasılıkla, “ya ben burayı tatil cenneti olarak düşlüyordum, özellikle son yıllarda burada birçok terör eylemi, gösteri düzenlenmiş ve 2004 yılındaki tsunami bunların üzerine tuz-biber ekmiş. Ya, ben güzel bir tatili düşleyerek buraya gittiğimde, yine aynı şeyler olursa?” şeklinde duygulara kapılabilir.
Şunu unutmamak gerekir: Maldivli, şunun bilincinde dir “turist yani yabancı ziyaretçi kendi ülkesinin geleceği, ekmeğidir, bu ziyaretçi ürkütülür ve ülkeden uzaklaştırılırsa, Maldivli aç kalır” Bunun bilincindeler ve karışıklık anlarında, yabancı ziyaretçilerin etkilenmemesi için her türlü önlem alınıyor ama elbette doğal afetlere önlem almak mümkün değil, yine de içiniz rahat olarak bu ülkeye gidip güzel bir tatil yapabilirsiniz.