
Manisa Büyükşehir Belediyesi olunca, Şehzadeler Belediyesi kurulmuştur. Şehzadeler Belediyesine ait gezi yazımızı ayrı değil, Manisa il merkezinin içinde bulabilirsiniz.
Manisa şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için Manisa

Manisa Büyükşehir Belediyesi olunca, Şehzadeler Belediyesi kurulmuştur. Şehzadeler Belediyesine ait gezi yazımızı ayrı değil, Manisa il merkezinin içinde bulabilirsiniz.
Manisa şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için Manisa

Şehirdeki gece hayatı: TripAdvisor kullanıcıları tarafından “İngilterenin en iyisi seçilmiştir. Komedi, Liverpool gece sahnesinin önemli bir parçasıdır. Çok sayıda komedi kulübü: bir bira içerken keyifli saatler geçirmenizi sağlar.
Evet: şehirde eğlenceli bir gece hayatı bulunmaktadır. Cuma ve Cumartesi geceleri, İngilizler sabahlara kadar eğlenmeyi tercih ederler.

Gece ve gündüz, burada her yaştan insan için harika bir müzik bulunmaktadır. Mekanın atmosferi harikadır. Canlı müzik sunulan bu mekanda, Beatles müzikleri dinleyerek içeceğiniz içkilerin ücretleri de çok aşırı pahalı değildir. Giriş ücreti, günün saatine bağlı olarak değişmekte olup, gündüz ücretsiz gece ise 4 paund.dur.
Fenwick Street adresinde bulunan bu mekan: mükemmel bir komedi kulübüdür.
Duke Street adresindeki bu mekan: bar ve kulüp olarak kullanılmaktadır. İçecek fiyatları uygundur. Mükemmel bir atmosfer bulunmaktadır ve yemek seçenekleri fazladır.
Tesisler: şehrin merkezinde, Mersey nehrinin doğu kıyısında, Albert Dock kompleksinde ve Dünya Mirası olarak koruma altına alınmış bölgenin hemen yanındadır.
Klasik müzik sevenler için seçkin bir ortamdır. Uluslar arası sanatçılar burada konserler veriyorlar. Şehirde müzik konserlerinin verildiği bu en büyük salon 10.600 seyirci kapasitelidir. Taban alanı 3.400 metre karedir ve kombine mekan 7.000 metre karedir.
2008 yılında: şehrin Avrupa Kültür Başkenti olduğu süreçte açılan salonda, dünyaca ünlü tanınmış müzisyenler konser vermişlerdir.

Merseyside bölgesinde, Hope Street caddesinde bulunan burada, düzenli olarak “Royal Liverpool Filarmoni Orkestrası” tarafından konserler düzenlenmektedir. Orkestra: İngiltere’nin en eski ikinci konser veren kuruluşu olarak bilinir ve 1840 yılında kurulmuştur. Orkestra: İngiltere genelinde ve yurt dışında, her yıl 60 konser verir.
Konser salonu ise: Birleşik Krallığın en iyi sanat ve eğlence merkezlerinden birisidir.
Merseyside bölgesinde, West Tower Brook Street caddesinde: deniz seviyesinden 100 metre yüksekliğe ulaşan Liverpool Batı kulesinin 34. katında, İngiltere’nin en yüksek restoranı bulunmaktadır. Burada: Liverpool şehrinin 360 derecelik panoramik bir manzarası izlenebilir. Hatta, açık bir günde: Manchester şehrindeki Hilton Otelinin bile göründüğü söyleniyor.
Albert Dock bölgesindedir. Burası, şehrin önde gelen komedi kulüplerinden birisidir.
Merseyside bölgesinde, Williamson Meydanında bulunan bu tiyatro mekanı: ilk olarak 1866 yılında “Star Music Hall” olarak inşa edilmiş, 1911 yılında “Liverpool Playhouse” olmuş ve 1999 yılında ise, restore edilmiştir. Playhouse: oyuncu kadrosu açısından, İngiltere’nin en iyileri arasındadır. Repertuar programı ise çok çeşitlidir.
2004 yılından bu yana: tiyatroda 20 dünya prömiyeri sergilenmektedir.
Elazığ Kovancılar, Elazığ il merkezine 67 km uzaklıktadır. Bingöl-Elazığ kara yolunun Tunceli kara yolu ile kesiştiği kavşaktadır. Kovancılar, Bingöl arası uzaklık: 76 km. Kovancılar, Palu arası uzaklık: 24 km. Kovancılar, Karakoçan arası uzaklık: 35 km.
İlçe merkezinin bulunduğu alan, 1934 yılında önce boş ve çorak bir araziden ibaretti. 1934 yılında Romanya’dan 300 hanelik bir soydaş kafilesi gelmiş ve bu bölgede iskan edilmeleri planlanmış, 1935 yılından itibaren devlet tarafından mahalli tarzda evler yapılarak göçmen kafilesi buraya yerleştirilmiştir. Buraya yerleşen göçmen kafilesi için 1934 yılında Romanya’nın 1941’den sonra Bulgaristan’ın Silistre vilayetinin Tutrakan ilçesi Kovancılar köyünden, Anavatana göç kararı alınmıştır. Köstence Limanından, İstanbul’a gelen soydaş kafilesi, bu günkü Kovancılar ovasına gönderilerek civar köylere misafir olarak dağılırlar. 1935 yılı baharında ise, zamanın valisi tarafından Kovancılar’ın temeli atılır. Türk vatandaşlığına geçirilen Balkan Türkleri, çevre köyler halkının desteğiyle Kovancılar ovasının batı kısmında yapılan 280 haneli evlere yerleştirildiler. Buraya yerleştirilen göçmenler, Romanya’daki köylerinin ismini, bu köye verdiler. Böylece yeni yerleşim yerinin ismi “Kovancılar” oldu.
Bölge çalışkan vatandaşlar sayesinde hızla gelişti ve 1967 yılında Belediye teşkilatı kuruldu. Kovancılar, 1988 yılında ilçe olmuştur.
İlçe düz ve geniş bir ova üzerine kurulmuştur. Yerleşim alanı yol boyunca uzanmaktadır. Palu, ilçe merkeziyle birlikte batı, güney ve kuzeyi Keban Baraj gölü ve Murat Nehri ile çevrilidir. Kovancılar ilçesi adeta bir yarımada gibidir. Halkın büyük bölümü tarımla uğraşır. Halkın oldukça büyük bir bölümü de yurt dışında işçi olarak çalışmaktadır. Yurt dışında çalışan bu işçiler, ilçede özellikle konut alanında büyük katkı sağlamışlar, oldukça güzel konutlar yaptırmışlardır. Bölge temelinde alüvyonlar bulunur ve bu yüzden 1’nci derece riskli deprem bölgesindedir. İlçenin iklimi kara iklimi özellikleri gösterir. Ancak Fırat ırmağı üzerindeki Keban ve Karakaya barajları yapıldıktan sonra büyük ölçüde ılımanlaşmıştır. Kar yağışı pek etkili değildir.
Fabrika: Elazığ-Bingöl karayolunda 55’nci kilometrededir. Elazığ yöresinin en büyük sanayi kuruluşu olan “Ferrokrom” tesisleri İlçe merkezine bağlı Yarımca beldesindedir. 1936 yılında kurulan Eti Krom AŞ, Türkiye’nin en büyük krom cevheri üreticisi ve aynı zamanda yüksek karbonlu ferrokromun tek üreticisidir. Bir devlet işletmesi iken özel sektöre satılmıştır. Bir zamanlar 3000 işçinin çalıştığı fabrikada, özelleşmeden sonra 600 işçi çalışmaktadır.
Ekinözü köyü, ilçe merkezine 10 km uzaklıktadır. Köyün eski ismi “Habab” köyüdür. Osmanlı döneminde burada 500 hane varmış. Ermenilerin yaşadığı bu köyde: 3 kilise, 1 manastır ve 2 çeşme bulunuyormuş. Yukarı çeşmenin üzerinde bulunan yazıtta 1634 yılı yazılıdır. Her iki çeşmede giderek kullanılmaz hale gelmiş olmasına rağmen, Aşağı çeşme yakın zaman önce restore edilmiştir.
Belli bir yere kadar araba ile gidilebiliyor, sadece 200 metrelik bir yol yürüyerek buraya ulaşılıyor. Manastır Orta çağ dönemine tarihlenir. Kare planlıdır ve kubbeyle örtülmüştür. Girişi güney kısımdadır. Dış duvarlar hariç çevre duvarları yıkılmıştır. Orta alanda bulunan kilisenin Aziz odası ve kuzey duvarları yani bazilika kısmı ayakta kalarak günümüze ulaşmıştır.
Manastır zamanında oldukça büyükmüş, ancak günümüzde bakımsızlık yüzünden birçok duvarı yıkılmış, defineciler tarafından tahrip edilmiştir. Günümüze ulaşan bazilika kısmı oldukça büyüleyici görünmektedir.
Kesme düz kesme taşlardan örülmüştür. Düz kemerli ve eyvan tipindedir. Çok gözlü çeşmeler mimarisine girer. Yakın zaman önce restore edilmiştir.
İlçe merkezine bağlı Hoşmat (Çakırtaş) köyünde, Çalgısar dağı mevkiinde Hoşmat Yukarı Mahallesindedir.
Kilisenin Orta çağ döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Duvarları horasan harcı, kare kırmızı kiremit tuğla ve taş dolgu ile yapılmıştır. Oldukça sağlam taşlarla örülmüştür. Üst kubbe taşları kurşun ile tutturulmuştur. Kapı girişlerinde tek taş kullanılmıştır. Yuvarlak kubbe, tabanda çökmüştür. Çöken parçalar büyük blokaj halinde toprağa saplanmış durumdadır. Boş tavan kubbe ile dolgu toprak arası yaklaşık 8 metredir. Ancak büyük ölçüde yok olmuş, sadece bazilika kısmı tepede toprağa gümülü olarak durmaktadır. Günümüzde kilisenin ayakta kalan bölümlerinde: dört duvar, kavisli bir kemer ile birbirine bağlanmıştır. Duvar sıvaları nispeten korunmuştur. Esas giriş kapısı batıda olmasına rağmen günümüzde yoktur. Yine günümüzde kilisenin güney tarafında, yontulu ama işlemesiz taşlar bulunmaktadır, bunların mezar taşı olduğu tahmin edilmektedir.
İlçe merkezine bağlı Sekrat (Yazıbaşı) köyündedir. Köyün güneydoğusunda yapı kalıntıları mevcuttur. Sekarat höyüğünün 220 metre kuzeydoğusundadır. Saray Osmanlı döneminde 1917-1918 yılları arasında bir Ermeni tarafından yaptırılmıştır. Özel el işçiliği dikkat çekmektedir. Yapının güney yamacında, düzgün kesme taşlardan yapılmış 2 metre çapında bir kuyu vardır. Çevresindeki şekilsiz taşların ise tuvalet eklentisi olduğu düşünülür. Günümüzde yapının sadece: güneyinde bulunan 8 x 8 metre ölçülerindeki anıtsal giriş kapısı sağlam durmaktadır. Geri kalan kısmı yıkılmış sadece kalıntıları kalmıştır.
İlçe merkezinin 2 km kadar kuzeybatısındadır.
Dağın zirvesinde, su kemeri ve köprüye benzer bir delik vardır. Bu delikten, dağın arka tarafında kalan bölümü görülebiliyor. Dağın üst kısmında bir su sarnıcı vardır. Bu su sarnıcı: kayanın oyulmasıyla yapılmıştır. Boyutları 3 x 7 metredir. Yine bu bölümde: bir kabir bulunur. Bu kabirde kimin meftun olduğu kesin olarak bilinmez ancak “Heybet Baba” isimli bir zata ait olduğu söylenir. Heybet Baba’nın kim olduğu net bilinmiyor. Ancak söylentilere göre, kendisi: 1071 Malazgirt zaferinden sonra Anadolu’ya gelen göçler içinde, Hoca Ahmet Yesevi dergahında yetişin birisidir. Yörenin İslamlaşmasında emeği olmuştur. Heybet Dağı üzerine yerleşmiş ve çobanlık yapmıştır. Ziyaretçilerine İslamı, doğru ve dürüst olmayı anlatan nasihatlerde bulunmuştur. Gazalarda gösterdiği cesaret, iri cüssesi ve güçlü pazuları nedeniyle, yörede yaşayan insanlar tarafından “Heybet Baba” ismi verilmiştir. Yörede yaşayan gayrimüslimler, kendisine güven duyulan, dürüstlüğüne itibar edilen bu kişiye “Haybat” ismini vermişlerdir. Yine kabrin bulunduğu yerde küçük çaplı bir yerleşim kalıntıları bulunmaktadır.
Burası: uzun yıllardır bir ziyaretgah olarak kullanılmıştır. Çocuksuz kadınlar ve yaşı geçmiş kızlar, dileklerini buraya sunarlar. Bu nedenle, buraya Heybet Dağı Beşik Taşı da denir. Hatta Kovancılar ve Palu yöresinde, çocuklara sıkça “Heybet” ismi verilir.