Ayvacık denilince akla hemen, başkaca birçok özellik söz konusu olmasına rağmen: Asos ve Behramkale gelmektedir. Buraya birkaç kez gittim. Özellikle: Asos, sahil kıyısındaki yapısı ile, gerçekten muhteşem. Hemen kıyıda bulunan restoranlardan, güneşin batışını mutlaka izleyin.
Behramkale de bulunan Athena Tapınağına çıkın ve çevreye yayılan muhteşem deniz manzarasını izleyin. Behramkale de, taş duvarlar ve antik mimari kalıntılar üzerinde dolaşın, dönemin büyüsünü hissedin. Tüm bunların yanında: tarihi gezi merakınız yanında, Asos’ta bulunan taş yapı otellerde, güzel bir tatil geçirmek te mümkün.
Tek sıkıntı: Behramkale ile Asos arasındaki yolun, nispeten dar, virajlı ve eğimli olması, sanırım bu yolda ilerlerken, mümkün olduğu kadar dikkatli araç kullanmak şart.
ULAŞIM
Ayvacık-Çanakkale arasındaki uzaklık: 72 km. Ayvacık-Ezine arasındaki uzaklık: 25 km. Ayvacık-Edremit arasındaki uzaklık ise: 70 km. dir. Özellikle: İstanbul ve Trakya bölgesinden gelerek, güneye, Ege bölgesine yolculuk yapanlar, bu bölgeden geçerler.
TARİH
Ayvacık ilçesinin hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, ilk çağlardan bu yana, çeşitli kavimler tarafından, bölgenin yerleşim yeri olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir.
Bölgede ilk yaşayan topluluğun: Mysyalılar ve Luviler olduğu, ardından ise Hititler, Lidyalı’lar ve Perslerin bölgede egemen oldukları öğrenilmiştir. MÖ.334 yılında, Büyük İskender bölgede egemen olur. Onun ölümü üzerine, Bergama krallığı, daha sonra Roma ve Bizans idaresi görülür.
Selçuklu Beylerinden Emir Caka Bey, Oğuz boylarını buraya yerleştirir. Karesi Beyin ölümünden sonra ise, taht kavgalarından yararlanan Osmanlılar, Sultan I. Murat zamanında, Ayvacık bölgesini ele geçirirler. 1876 yılında, ulaşım güçlüğü nedeniyle, Ayvalıoba, bugünkü Ayvacık ilçesinin bulunduğu yere taşınmıştır.
Tarihi süreç içinde, yazılı kaynaklara göre, Ayvacık ile ilgili 1335 yılındaki bilgilere göre: burada Kızılca Tuzla adıyla anılan 15-20 evlik bir yerleşim bulunduğu bilinmektedir. Sonraları, Ayvalı oba adını alan yerleşim, Osmanlı kayıtlarında Biga sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak geçer.
1920 yılında yaşanan Yunan işgali, 1922 yılında sona erdirilir. 1926 yılında Ezine ilçesine bağlanan Ayvacık, 1928 yılında ilçe haline getirilir.
İlçe adının temelinde şöyle bir söylenti var. Evet, söylentiye göre: 1514 yılında, bu bölgede yaşayan bir delikanlı, Çaldıran Savaşına katılır. Zaferden sonra, Osmanlı Ordusuyla Azerbaycan’ın başkenti Tebriz’e gider. Tebriz şehrinde, bir han avlusunda dinlenirken, hanın sahibesi olan Tiflisli Ümmühan Hatun ile tanışır.
Ümmühan Hatun, aşırı zengindir ve kocası, askerde iken ölmüştür. Bu genç delikanlıyı, kocasına benzetir ve bu isimsiz delikanlı ile evlenerek oradaki bütün mal varlığını satar ve bu bölgeye, delikanlının memleketine gelir.
Ümmühan Hatun: ilk olarak, çevredeki obaları dolaşır ve burada yaşayanları, Ayvalıoba’da yaşamak üzere davet eder. Böylece: Ayvalıoba köyü, kasaba haline gelir. Ayrıca yanında getirdiği para ile, kendi adını verdiği ve günümüzde de görülmekte olan “Ümmühan Hatun” camisini yaptırır.
Kasabaya su getirtir, hamam yaptırır. Böylece, kasabada rahat bir ortam sağlanır. Bu sırada, Ümmühan hatun, evinin bahçesine diktiği “ayva” ağacının cılız ve cansız kalması üzerine, kasabaya, küçük ayva anlamına gelen “Ayvacık” adını verir.
GENEL
Ayvacık: sırtını antik dönemlerin ünlü dağı İda dağına dayar, yüzünü ise, birçok efsanenin doğuşuna kaynaklık eden Ege denizine dönmüştür. Yeşilin ve mavinin her türlü tonu, bölgede görülebilir. Önemli bir kavşak noktasındadır.
İlçe, coğrafi açıdan nispeten dalgalı olup, dağlar ve tepeler, genellikle büyük çoğunluğu oluşturmaktadır. Yani, düzlükler yalnızca: yüzde 18. İlçe merkezinin denizden yüksekliği: 273 metredir. İlçenin deniz kıyısında, 88 km. lik sahil şeridi bulunmaktadır.
İklim olarak: yörede, Akdeniz ve Karadeniz ikliminin etkileri görülmektedir. İlçe merkezi ve çevresinde, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise don yapmayacak kadar soğuk ve yağışlıdır.
Yöre halkı, oldukça zengin bir kültür yapısına sahiptir. Yörük ve Türkmen köylerinde, kendilerine özgü kültürel farklılıklar yaşanmaya devam etmektedir.
Bölgenin ekonomik etkinlikleri düşünüldüğünde: turizmin yanı sıra, zeytincilik ve zeytinyağı üretimi, halı dokumacılığı, odun kömürü, peynir ve hayvancılık önemli gelir kaynakları arasındadır.
NE YENİR,. NE İÇİLİR
Ayvacık bölgesinde, özellikle Asos yöresinde: hemen deniz kıyısında bulunan restoranlarda, mutlaka deniz ürünleri ve özellikle balık yemelisiniz.
NE SATIN ALINIR
Ayvacık ilçesinde, kök boyama iplerle el dokuma halılar üretilmektedir. İlginizi çekerse, bunlardan satın alabilirsiniz.
Bunun dışında, bölgenin turistik özellikleri nedeniyle, Behramkale bölgesinde, yöresel el sanatları ve yöresel doğal ürünlerin (özellikle: kekik öneriyorum) satıldığını göreceksiniz. Asos’ta ise, el dokuma küçük çantalar-heybeler, bayanlar için ilginç oluyor, hediyelik olarak da düşünülebilir.
GEZİLECEK YERLER
Çanakkale Ayvacık
HÜDAVENDİGAR CAMİSİ
14.yüzyıl sonunda Sultan Murat Hüdavendigar döneminde yapılmıştır. 238 metre yükseklikteki bir tepe üzerinde, muhteşem bir görüntü sergilemektedir. Cami: bir kubbe ve sütunlu bir giriş kapısını da içine alan, dörtgen bir alan üzerine inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisinin tipik bir örneğidir. Caminin yapımında: Roma ve Bizans dönemi kalıntıları kullanılmıştır.
Caminin mermer giriş kapısı: Carnelius kilisesinin kapısıdır. Kiliseyi tamir ettiren Skamandros kralının, kapıya yazdırdığı duaya dokunulmamış, ancak haç işaretinin iki kanadı kırılmış ve cami kapısı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Üzerinde haç işareti olan bir kapının, cami kapısı olarak kullanılmış olması ilginç ve etkileyicidir.
Caminin iç dekorasyon resimlerinde de, kadırga resimlerinin kullanılmış olması, daha önce bu tür bir süsleme görülmemesi nedeniyle ilgi çekmektedir. Caminin minaresi yoktur. Tonoz örtülü son cemaat yeri, yanlarda basık kemerlidir.
Çanakkale Ayvacık
ASSOS
Ayvacık ilçesinin en şöhretli yeri, Behram köyünde bulunan “Assos” tur. Büyük Filozof Aristo, yaşamının bir bölümünü burada geçirmiştir. MÖ.347-344 yılları arasında, burada “Felsefe Okulu” kurmuş ve işletmiştir. Amacı: Eflatun’un ünlü eseri Republic (Devlet) de sözünü ettiği, ideal devlet şeklini hayata geçirmekti. Bu amaçla, Atina’dan kalkıp, buraya gelmiştir. Evet, Asos ile ilgili, yine bu sitede ayrıntılı bir yazı örneği var. Oradan, Asos hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Behramkale antik yerleşim yeri hakkında, yine bu sitede ayrıntılı bir yazı örneği var. Behramkale bölgesindeki gezinizden önce, siteden Behramkale arattırıp, ayrıntılı tanıtım yazısı örneğini alabilirsiniz.
BEHRAMKALE KÖPRÜSÜ
Yapılış tarihi net olarak bilinmeyen köprü, 14 yüzyıla tarihlenir. Tuzla çayı üzerindedir. Sivri kemerli olan ve yörenin taşlarıyla inşa edilen köprü, günümüzde kullanılmamaktadır.
Çanakkale Ayvacık
GÜLPINAR-CHRYSE-APOLLO SMİNTHEUS TAPINAĞI
Bu kalıntılar, İlyada Destanında adı geçen “Apollon Smintheus Tapınağı”, burada yani Gülpınar da bulunmaktadır. Gülpınar, Ayvacık’ın güneybatısında, Bahçeleriçi kesimindedir.
Antik Troas bölgesi sınırları içindeki Chryse antik şehri, bir Aiolia şehridir. Ancak, Apollon Smintheus Tapınağı ile önem kazanmıştır. Bölgede, tapınak dışında, ayrıca Roma ve Bizans yapıları da bulunmaktadır.
Apollon Smintheus kültü, Anadolu kökenli ve Troas bölgesine özgü bir tapınma biçimidir.
Tapınağın yapıldığı Helenistik çağda, yörede suyun bol olması, Apollon kültürünün bir simgesidir. Çünkü: tanrı Apollon, kehanette bulunmak için, her zaman suya ihtiyaç duyar. Tapınağın bu nedenle, bu alanda kurulmuştur.
Tapınak: MÖ.330-30 yılları arasındaki 300 yıllık sürede, İon stilinde yapılmıştır. Troas bölgesinde, tek örnek olarak öne çıkmaktadır. Tapınağın ölçüleri: dar yüzeyler 23 metre, uzun kenarlar ise, 42 metredir. Alt yapısında, üç farklı taş kullanılmıştır. Temel ise, yöreye özgü, tüf taşından yapılmıştır.
Üzeri ise, çevrede çok görülen, andezit-bazalt taşından yapılmıştır. Temel ve 11 basamağın son kaplaması, mermerdir. Mermer bloklarla döşenen kutsal alan ise, 3 odadan oluşur. Bunlar: kutsal ön oda, kutsal oda ve arka odadır. Kutsal oda da, Paroslu heykeltıraş Skopas’ın yaptığı düşünülen ve 110 cm. lik bacak parçası ele geçen, tanrı Apollon’un heykelinin bulunduğu biliniyor.
Tapınak hakkında antik kaynaklarda bahsedilmektedir. Ayrıca, Helenistik çağ sikkelerinde, tapınak cephesinde duran bir kutsal heykelin, 5 metre uzunluğunda bulunduğu sanılmaktadır. Ünlü Roma İmparatoru Julius Ceaser’ın burayı ziyaret ettiği biliniyor.
Tapınak kalıntıları ve tapınaktan çıkan eserler, burada bulunan müzede sergilenmektedir.
Çanakkale Ayvacık
KÜÇÜKKUYU-ZEUS ALTARI
Beldeye bağlı, Adatepe köyünün üst tarafında, Gargaran tepesinde bir mağara bulunuyor. Gargaran Tepesi; eski Yunan kültürüne göre, tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Altarı’na ev sahipliği yapmaktadır. Eski Yunanlılar; savaşta galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün alabilmek, felaketlerden korunmak için tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi.
İşte, bu alışkanlığın uygulandığı bir yer. Mağaranın ön tarafı, diklemesine uçurum. Taş duvarlarla örülen küçük odaya kadar olan bölümde bir su sarnıcı var. Sarnıca inen taş merdiven, günümüzde yıkılmıştır. Homeros, İlyada destanında, Zeus Atlarından söz etmektedir. “Hera, dosdoğru yürüdü Gargaran doruğuna. İda’nın en yüksek tepesiydi bu. Bulutları devşiren Zeus, onu gördü. Görür görmez aşk sardı düşünceli kafasını ve Hera, Zeus’un dokuz eşinin birincisi oldu”.
Çanakkale Ayvacık
ADATEPE KÖYÜ
Bu köy: Türk ve Rum kültürünün bir arada uzun yıllar yaşadığı bir yer olarak öne çıkıyor. Deniz kenarında değil de, dağlara, daha güvenli yerlere yerleşmek düşüncesindeki insanlar tarafından kurulmuştur. Köydeki Rum ve Türk yerleşim yerleri, Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.
Bu konutlar, orijinal taş yapılarıyla, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Köyün yerli halkı, büyük yerleşim yerlerine göç ederken, büyük yerleşim yerlerinden gelen bir kısım insanlar, Adatepe köyünde yaşamaya başlamışlardır.
Çanakkale Ayvacık
KÜÇÜK ÇETMİ KÖYÜ-AFRODİT KAPLICASI
Küçük Çetmi köyünde bulunmaktadır. Adını, mitolojideki güzellik tanrıçası Afroditten almaktadır. Kaplıcanın tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmez, ancak Cenevizliler zamanında onarıldığı bilinmektedir. İlyada Destanına göre: Zeus, hastalanan güzellik tanrıçası Afrodit’i yanından uzaklaştırır.
Afrodit: İda dağında, bir mağaraya konur. Bu mağarada: 42 derece sıcaklıkta çıkan suda yıkanan Afrodit, eski güzelliğine ve sağlığına kavuşur. Ancak, Zeus’un yanına bir daha dönemez.
O zamandan, günümüze kadar, bu söylenti sonucu, güzelleşmek ve iyileşmek isteyenler, bu kaplıcanın sularına girerler. Zamanınız varsa, sizde değerlendirebilirsiniz.
Çanakkale Ayvacık
SİVRİCE-SOKAK AĞZI
Ayvacık ilçesinde, deniz kıyısındaki bir bölgedir. Burada bulunan dalgıç kulüpleri: kursiyerlerini eğitmektedirler. Ülkemizin gizli cennetlerinden biridir. Son yıllarda özellikle soft turizm konusunda, öne çıkmaktadır.
Çanakkale Ayvacık
BABAKALE
Asya kıtasının en uç noktasıdır. Assos bölgesine, 17 km. ve Küçükkuyu bölgesine ise, 25 km. uzaklıktadır.
Gözden uzak, muhteşem sakin ve dinlendirici, tertemiz havasıyla öne çıkan minik bir yerleşim yeri. Evet, Babakale bir balıkçı köyüdür.
Geçmişi ise, 1723 yılına kadar gidiyor. Bu tarihte kurulan Babakale, görkemli kalesi, antik su yolları, camisi, hamamı, çeşme ve ulu çınar ağacı ile, ziyaretçilerinin, tarih içinde, zamanda yolculuk yapmasını sağlıyor.
Çanakkale Ayvacık
Babakale’nin yine geçmişini izlemek, belki ilginizi çekebilir. Şöyle ki: bir gün, Osmanlı sultanı III. Ahmet, deniz seferinden dönerken, kötü hava nedeniyle, buradaki köye sığınır. Halk: Padişahın çevresini sarar ve korsan saldırılarından bıkıp-usandıklarını söylerler. Padişah, veziri İbrahim Paşa’ya talimat vererek, bir ferman çıkarılır.
Bu fermana göre: ülkenin bütünündeki mahkumların, Babakale’de çalışmalarından sonra, serbest bırakılacakları vaat edilir. Daha sonra, mahkumlar bölgeye gelirler. Bölgede: kaleyi yaparlar, çeşmeye su getirmek için, 5 km. künk döşerler ve liman inşaatına başlarlar.
Günümüzde, bu kale, maalesef restorasyon beklemektedir. Hemen karşı kıyıda bulunan Midilli Adasındaki kale ışıklandırılmış görüntüsüyle, muhteşem ilgi çekerken, Babakale’de bulunan kale, maalesef kaderine terk edilmiş görüntüsüyle, görenleri üzüyor.
Kalede, 2000’li yıllarda restorasyon çalışmaları başlamış olmasına rağmen, belli bir onarım yapılamamış. Çeşmeye su getirmişler dedim ya, Osmanlı Donanması, deniz seferlerine çıkarken, bu çeşmeden su alırmış. Alınan bu su, 3 ay gibi uzun sürede, asla bozulmaz ve tazeliğini muhafaza edermiş. Ama, günümüzde bu çeşmenin suyu akmıyor.
Evet, bu arada liman yapılmış dedim ya, bu yapılan liman, elbette arzu edilen gibi olmaz. Özellikle: günümüzdeki gemilerin yükleme yapabilecekleri, balıkçı teknelerinin sığınabilecekleri, turistik yatların barınabilecekleri bir liman olma özelliğini taşımaz.
Yani: uzun yıllara dayalı bir ihmal, günümüzde hala devam etmektedir. O yıllarda liman için atılan taşlar, hala eskisi gibi duruyor. Liman yapılması için çalışmaların yürümediğini öğrendim.
Evet, Babakale ve çevresinin, diğer bir ismi de: akvaryum. Balıkların yumurta bırakmak için, Akdeniz’den Karadeniz’e geçtikleri, geçiş yolu üzerinde bulunması nedeniyle, burada, her türlü balık bulunabiliyor. Özellikle, denizin temiz olması nedeniyle, dalış yaparak balık avlamak ta mümkün.
Ama avlamaktan değil de, yemekten hoşlanıyorsanız, Babakale, tam size göre bir yer. Çünkü, özellikle balık fiyatlarının düşük olması en büyük özellik. Bunun yanında, deniz ürünleri muhteşem şekilde servis ediliyor. Hatta, kırlangıç balığı çorbasını mutlaka tatmanızı öneriyorum.
Burada, günümüze kadar uzanan bir efsane var. Osmanlı donanmasında, adı “peksimet yemez Latif Baba” olarak bilinen denizci ölünce, Babaada Burnuna gömülür. Donanma, ne zaman buradan geçse, uğur getirsin diye, türbenin bulunduğu tarafa, denizciler tarafından peksimet atılırmış.
Evliya Çelebi, ünlü Seyahatnamesinde, bundan söz eder. Günümüzde, mavi yolculuğa çıkanlar da, bu yöreden geçerken, mavi sulara, peksimet atıyorlarmış.
Babakale yöresine gelirseniz, elbette balık ve deniz ürünleri yemelisiniz. Ama, satın alabileceğiniz ilginç bir şeyden söz edeceğim. Bıçak. 1723 yılında kurulan köyde, uzun yıllardır bıçakcılık yapılıyor.
El yapımı bıçakların en büyük özelliği: keskinliği ve balık ayıklamada kullanışlı olması. Tercih ederseniz, satın alabilirsiniz.
Çanakkale Bozcaada; Dünyanın önde gelen gezi dergilerinden “Conde Nast Traveller”; dünyanın en güzel 22 adasını seçti. Okuyucular tarafından yapılan listede: 4’ncü sırada “Bozcaada” bulunuyor. Listenin ilk sırasında: Yunanistan’dan Mykonos adası, ikinci sırada: Endonezya’dan Bali adası, üçüncü sırada: Karayip Adalarından: Bermuda adası. Evet; Bozcaada için muhteşem bir onur, bu insanların seçimi, Bozcaada’nın turizm geleceği açısından çok önemli. Çünkü: ülkemizde, özellikle yabancı turistler; kuzey ege bölgesi kıyılarını pek tercih etmiyorlardı.
Çanakkale Bozcaada
ULAŞIM
Çanakkale’den sonra: Geyikli-Bozcaada tabelaları takip edilerek, yaklaşık 50 dakika sonra, Geyikli Yükyeri Feribot İskelesine ulaşılıyor. Bandırma üzerinden buraya gelmek isteyenler için ise: Bandırma’dan sonra, Lapseki-Çanakkale üzerinden Geyikli’de ki iskeleye ulaşmak mümkün. Bu yol, muhtemelen 3 saat sürüyor. Alternatif olarak: Bandırma’dan sonra, Biga-Çan-Bayramiç güzergahı da takip edilebilir. Ancak, bu yol, diğeri kadar bakımlı değil.
Geyikli İskelesinden adaya geçiş: Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait büyük bir arabalı vapur ile sağlanıyor. Yolculuk: ortalama yarım saat. Mesafe ise: 6 km. Yaz sezonunda; karşılıklı altı sefer yapılırken, kış sezonunda sefer sayısı yarıya indiriliyor.
Karadan uzaklıklar şöyle: Bozcaada-İstanbul arası uzaklık:400 km. Bozcaada-Ankara arasındaki uzaklık: 710 km., Bozcaada-Bursa arasındaki uzaklık: 320 km., Bozcaada-İzmir arasındaki uzaklık: 280 km. Bozcaada-Çanakkale arasındaki uzaklık; 60 km.
Ulaşımın diğer bir alternatifi: Çanakkale-Bozcaada arasındaki deniz otobüsü seferleridir. Özel bir firma tarafından, Haziran 2009 tarihinde, Çanakkale-Bozcaada deniz otobüs seferleri, haftanın üç günü yapılmaya başlanmış.
Çanakkale Bozcaada
TARİHİ
Antik çağda: Leukophrys, Yunan Mitolojisinde: “Tenedos” adıyla anılan Bozcaada; stratejik konumundan dolayı, çağlar boyunca birçok kez, istilalara uğrar ve el değiştirir.
Adadaki Nekropol alanında yapılan kazılarda: adanın tarihinin MÖ.3000 yıllarına dayandığı tespit edilmiş. Adanın bilinen ilk sakinleri; Pelasg’lar. Daha sonra ise: Fenikeliler, Atinalılar, Yunanlılar, Persler, Büyük İskender, Bizanslılar, Cenevizliler, Venedikliler ve Osmanlılar. Ada: 1455 yılında Osmanlı topraklarına katılmış. Ancak; 1912 yılında, Yunanistan tarafından işgal edilmiş. 1923 Lozan Antlaşmasıyla, Türkiye Cumhuriyetine bağlanmış.
Tenedos parası
Bozcaada’da; çok eski zamanlarda, önemli bir darphane bulunduğu tahmin ediliyor. Bunun sebebi: Bozcaada’ya ait özel paraların bulunması. Gümüş olan bu paraların; Perslerden daha önce basılmaya başlandığı tahmin ediliyor. Paranın bir yüzünde: Zeus ve Hera’nın yarım yüzleri, diğer yüzünde ise çift balta, şarap kadehi ve üzüm salkımı bulunuyor.
Arkeolojik araştırmalar
Tenedos antik kentinin, bugünkü yerleşim alanının hemen altında kaldığı düşünülüyor. Yerleşim alanının dışında ise, adanın güney kesiminde, Nekropol-Mezarlık alanlarının bulunduğu sanılıyor. Ancak; adanın hemen her bölümünde yerleşim alanları dışında, tek tek, az sayıda mezarlara rastlanıyor.
Çanakkale Arkeoloji müzesi tarafından yapılan kazılarda: nekropol’de, en eski MÖ.3000’lere ait mezarlar bulunmuş. Daha sonra, Rumlar ve Osmanlılar tarafından da mezarlık olarak kullanılan nekropol, son yıllara kadar çok fazla tahrip edilmeden gelebilmiş.
Mitolojik efsane
Denizlerin efendisi Poseidon’un çocuklarından biri olan: Kyknos adında bir kralmış. Bu kral; Lapseki bölgesindeki Miletos Kolonisinde bulunan; Kolonai kentine hükmedermiş. Kralın: Tenes adında bir oğlu varmış. Tenes’in annesi ölünce; kral baba yeniden evlenmiş. Fakat; üvey anne Philomene; bir gün, Tenes’e bir iftira atmış. Üstelik kendine yalancı tanık olarak da, bir kavalcı bulmuş.
Kral baba; bu iftiraya inanmış ve oğlunu bir sandığa koyarak denize attırmış. Sandık; Tenes’in büyükbabası Poseidon’un yardımı ile boğazdan geçerek, Leukophrys kıyılarına ulaşmış. Ada halkı: Tenes’i alıp kral yapmışlar ve adanın ismi Tenes’in adası anlamına gelen “Tenedos” olmuş.
Kyknos,kısa süre sonra, oğluna atılan iftirayı anlamış ve oğlundan özür dilemek için Leukophrys’e hareket etmiş. Tenes; babasının gemilerinin limana yaklaştığını görünce, elindeki balta ile gemilerin halatlarını kesmiş. Yunanistan’da kullanılan “Tenes’in baltası ile kesmek ” deyimi, buradan gelmektedir. Bir kişi, biriyle görüşmek istemediği zaman, Tenes’in baltasıyla kesti denilmektedir.
Homeros’un Truva savaşlarını anlatan ünlü destanı İlyada’da, Tenedos’un adı geçer. Antik kent, Truva’nın karşısında yer alan Bozcada, savaş boyunca Akhalar tarafından üs olarak kullanılır. Hatta, ünlü Truva atı hilesi gerçekleştirilirken, Akha donanması, adanın arka tarafından bir limanda (Ayazma tarafı) saklanarak, anakaradan gelecek işareti bekler.
Çanakkale Bozcaada
GENEL
Bozcaada; boz görüntüsünün arkasında: uçsuz bucaksız bağları, onları bekleyen güzel bağ evleri, rüya gibi kumsalları ve pırıl pırıl denizi var. Küçük koyları, kekik kokulu tepeleri, lezzetli şarapları ve yemekleri; ziyaretçiler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Bu arada: adanın boz görünmesinin sebebi; rüzgara açık kısımlarda ağaç yetişmemesi. Ama iç kesimlerde, bölge bölge çamlıklara rastlamak mümkün.
Adada: 12 koy ve burun bulunuyor. Ayrıca, çevrede irili-ufaklı 10 adacık daha var. Burası: Türkiye’nin, üçüncü büyük adasıdır. Adanın yüzölçümü: 40 km. karedir.
Çevresi: 38 km. 500 yıldır, Adada; Türkler ve Rumlar, bir arada yaşıyorlar. Toplam nüfus: 2500 civarında. Rum nüfus, günümüzde, yalnızca 25-30 kişi civarında kalmış. Rumların adadan ayrılmaları hakkında çeşitli söylentiler olsa da, en büyük gerçeğin ekonomik nedenler olduğu söyleniyor. Son yıllarda, büyük kentlerden gelip yerleşenlerin sayısı ise, her geçen gün artıyor. Yazın gelen turistlerle birlikte, ada nüfusu: 10 bine kadar çıkıyor. Kışın ise; 1000 civarında.
Adanın geçim kaynakları
Bağcılık, şarapçılık, balıkçılık ve turizm. Bağcılık ve şarapçılık; yüzyıllar öncesinden gelen ada gelenekleri. Adada yaşayıp ta, bağı olmayan, şarap yapmayı bilmeyen yok. Az miktarda: tahıl, baklagil ve meyve yetiştiriliyor.
Ada; balık göç yolları üzerinde bulunduğundan, balıkçılık da uzun geçmişi olan bir meslek. Ada çevresinde, çeşitli türlerde birçok balık yakalamak mümkün. Özellikle: temiz denizlerin göstergesi olan kalamar ve ahtapot, bolluğu ile adanın sembolleri haline gelmiş. Ada çevresinde trolle avlanma yapılmıyor. Amatör balıkçılar için, çok müsait yerler var. Yani; balık tutma merakınız varsa, buraya giderken, yanınızda mutlaka balık olta takımlarınızı almayı sakın unutmayın.
Bunun dışında: Adada, liman başkanlığına kayıtlı 48 balıkçı teknesi ile, 120 kişi profesyonel olarak balıkçılık yapmaktadır. 2004 yılında kurulan Bozcaada Su Ürünleri Kooperatifinin, 29 üyesi bulunmaktadır. Ada dışından gelen balıkçılar, büyük teknelerle avlanmakta ve yüksek miktarda deniz ürünü elde etmektedirler. Ada balıkçıları tarafından avlanan balıklar, Bozcaada Balık Halinde satılmaktadır.
Son yıllarda yükselişe geçen turizm ise, kontrollü olarak ilerliyor. Adada imar izinleri kısıtlı ve doğanın hakimiyeti, hep ön sırada tutulmaya çalışılmış.
1999 yılında Zeki Alaysa ve Metin Akpınar’ın başrolünü oynadıkları “Güle Güle” filmi, Bozcaada’da çekilmiş. İzleyenleriniz hatırlayabilirler.
Bozcaada’nın tamamı; doğal ve tarihi sit alanı. Mitolojik dönemlere kadar uzanan zengin geçmişi; henüz ciddi bir arkeolojik kazı ile ortaya çıkarılmamış olmasına rağmen, bu topraklar yüzyıllardır, üzerinden geçen çeşitli kültürlerin izlerini saklamaya devam ediyor. Mitolojide, adından sık bahsedilen Bozcaada, eski ismiyle “Tenedos” yalnızca doğasıyla değil, zengin geçmişiyle de dikkat çekiyor.
Çanakkale Bozcaada
İklim denilince: kışları ılık ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak. Nem oranı yüksek olduğu için, günlük sıcaklık değerlerinde önemli düşüşler yaşanmıyor. Bu durum bağların yetişmesi için oldukça uygun bir ortam oluşturuyor. Ancak; yazın kavurucu sıcağında, sürekli esen rüzgar, serinletici etki yaratıyor. Kışın ise, bazen anakara ile irtibatı kesebilecek ölçüde sert esebiliyor. Lodoslu havalar, poyraza oranla, feribot ulaşımını daha çok aksatıyor. Temmuz ayında bile, akşamların serin olduğunu sakın unutmayın ve yanınızda; hırka, ceket gibi kalın giysiler bulundurun.
Haziran 2000 yılında: Batı burnu civarında, 17 türbinden oluşan bir rüzgar enerjisi santralı kurulmuş. Kurulduğu tarihte adanın enerji ihtiyacının yaklaşık 30 kat fazlasını karşıladığından, anakaraya da enerji gönderiliyormuş. Turizme zarar vermemek için, santralin ürettiği elektrik, deniz altından, kablolarla anakaraya aktarılıyormuş.
Adada: 3 cami ve 1 kilise var.
Evet: Bozcaada’da dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var. Şöyle ki: adada asla aracınızın kornasına basmayın. Hiç hoş karşılanmıyor. Adaya günübirlik gitmeye kalkmayın, güzellikleri görünce bir günün yeterli gelmediğini görüyor ve hayıflanıyorsunuz. Adada iken, mutlaka, feribot saatlerini öğrenin, dönüşte problem yaşayabilirsiniz. Özellikle: pazar akşamları, özel aracınızı dönüş öncesinde, feribot sırasına sokmayı unutmayın.
Adada; yalnızca ziraat bankası bulunuyor. Ayrıca iki bankaya ait ATM makinesi var. Kredi kartı; her yerde geçmiyor, bazı işletmeler özellikle küçük işletmeler kredi kartı kabul etmiyorlar, yanınızda bir miktar nakit para bulundurmanız şart.
Adada, yalnızca bir eczane bulunmaktadır. Bunun dışında: 24 saat esasına göre çalışan bir sağlık ocağı bulunmaktadır. Sağlık ocağında: diş ünitesi, röntgen cihazı ve laboratuvar bulunmaktadır.
Adada, 45 yat kapasiteli ve Belediye tarafından işletilen bir yat limanı var. Burada: gelen yatlara: yakıt ikmali, elektrik ve su hizmeti veriliyor.
Çanakkale Bozcaada ada çayı
Ada denilince, ada çayı olmadan olmaz.
Ada çayı hakkında biraz aydınlatıcı bilgi vermek istiyorum. Ballıbabagillerden olan adaçayı: bir kır bitkisidir. Hafif kireçli, kolay su geçiren, kuru toprakları sever. Şifası: kenarları tırtıllı, buruşuk görülen, açık yeşil yapraklarındadır. Taen, uçucu yağ, acı madde ve B vitamini içerir. Tüm bedeni güçlendirir. Kalp krizi tehlikesini azaltır. Mikroplu hastalıkların neden olduğu, gece terlemelerini keser. Kramp, omurilik rahatsızlıkları, beze hastalıkları ve organ titremelerinde başarı ile kullanılır. (günde yalnızca iki fincan)
Kan temizleyici etkisi vardır. Karaciğer hastalıklarında yararlıdır. Vücuttaki toksinleri atar, safrayı söker. Mide ve bağırsak gazlarını, bulantıyı giderir. Mide sularının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı kolaylaştırır. İştah açıcıdır. Ülsere ve ishale iyi gelir. İdrarı arttırır. Böbrek ve mesane taşlarının atılmasını sağlar. Grip ve soğuk algınlığı ve bunlardan ileri gelen adale ağrılarında kullanılır. Ateşi düşürür ve vücudu dinlendirir. Bademcik iltihabı, boğaz hastalıklarında, adaçayı özellikle önerilir.
Böcek sokmalarında: sokulan yere, ufalanmış adaçayı yaprağı uygulanır. Yaprakları ezilip merhem haline getirilerek: sivrisinek, arı vs. sokmalarında sürülürse, acıyı dindirir, kaşıntıyı önler.
Evet, bu muhteşem şifalı bitkinin bir sorunu var. Lüzumundan fazla içilirse (günde 3 kahve fincanından fazla) vücuda zarar verir, zehirlenmelere sebep olur. Damakta şişmeler meydana gelir. Doktora başvurmak gerekir. Çocuklara az miktarda verilmelidir.
Çanakkale Bozcaada
Çanakkale Bozcaada
ADA İÇİNDE ULAŞIM
Evet, sonuçta bir adadasınız. Kaybolmaktan korkmayın. Adada en çok kullanılan ulaşım araçları: motosiklet ve bisiklettir. Ancak: ada merkezi küçük ve sokaklar dar olduğundan, arabanızı merkezde belirtilen park yerlerine koyup, yürümenizde fayda var. Hani yürümek dedim de, adanın sokakları hep Arnavut kaldırımı. Topuklu ayakkabılar sizi mutlaka rahatsız edecektir, yanınızda mutlaka rahat ayakkabılar olması gerek. Ama merkez dışında mesafeler uzun olduğundan, bir yere varmak için yürümek çok pratik değil. Ada turu yapmanın en keyifli yolu: kendinize ait bir taşıt kullanmak. Adanın ana yolları düzgün ve asfalt kaplı. Toprak yolların çoğu da zaten araç girmesine uygun. Bu arada: adada; araç ve bisiklet kiralama şansınız var.
Çanakkale Bozcaada Konaklama
KONAKLAMA
Bozcaada; doğal ve tarihi SİT alanı olması nedeniyle, büyük oteller ve tatil köyleri göremezsiniz. Konaklamanız için, sizi daha samimi ve doğal mekanlar bekliyor. Genellikle: ada halkının işlettiği bu yerlere, son yıllarda büyük kentlerden gelip yerleşenlerin açtığı mekanların da eklenmesiyle, her zevke ve bütçeye uygun seçenekler bulmak mümkün.
Yine de, konaklamak için yer seçerken; karar sizin, ya merkeze yakın ya da merkez dışında kalabilirsiniz. Ada merkezi: feribotun yanaştığı küçük bir kasaba. Tüm mekanlar, yürüme mesafesinde. Merkez dışında konaklamak isterseniz, ada, toplu taşıma uygun olmadığı için, özel aracınız ile gelmek, size kolaylık sağlayacaktır.
Evet, Bozcaada’da, toplam yatak kapasitesi: 2500. Özellikle çok yoğun sezon olan Temmuz ve Ağustos aylarında, önceden rezervasyon yaptırmanız şart. Ancak: Ada, yaz sezonu dışında da keyifle kalınabilecek bir yer. Kışın merkezde kaloriferli oteller var. Klimalı otel ve pansiyonlardan bazıları kışın da açık.
Sezon 2-3 ay gibi kısa olmasına rağmen, halkın en önemli gelir kaynağı turizmdir. Adada: 22 otel ve 44 pansiyon bulunmaktadır. Bunların toplam yatak kapasitesi: 1602’dir. Ev pansiyonları ile birlikte, toplam yatak kapasitesi, yaklaşık olarak 2500 civarındadır.
Konaklama: genellikle oda-kahvaltı şeklindedir. Ev yapımı yöresel zeytin ve peynirler, doğal reçel çeşitleri, bahçeden toplanan taze sebzelerden oluşan kahvaltılar, oldukça lezzetlidir. Adanın samimi ve misafirperver halkı, nerede kalırsanız kalın, sizin keyifli bir tatil geçirmeniz için ellerinden geleni yaparlar.
Çanakkale Bozcaada Mimari
MİMARİ
Genel olarak, Bozcaada mimarisine baktığımızda, Türk ve Rum kültürlerinin izlerine rastlanır. Önceleri: kasaba merkezini Rum ve Türk Mahallesi olarak ikiye ayıran derenin yerine, günümüzde, bir cadde bulunuyor. Ada merkezi; şu anda: Cumhuriyet (Rum) ve Alaybey (Türk) Mahallesi olarak iki mahalleden oluşuyor. Cumhuriyet mahallesinde Rum, Alaybey mahallesinde ise Türk mimarisine ait izler taşıyan yapılar var.
Rum ve Türk mimarisinde, genel olarak yapı özellikleri birbirine benzese de, işlev olarak farklar vardır. Yapı cinsi: kagir ve ahşap karkas yapılardan oluşmaktadır. Genelde: alt kat kagir, üst kat ahşap ya da tamamı kagir yapılardır.
Rum mahallesinde: evlerin bodrumları vardır. Mutfak, banyo, çamaşırlık burada bulunur. Pencereler, yüksek ve geniş, genelde kepenklidir. Üst katlar, ahşap, yüksek pencereli, kepenklidir. Kapılar; yine yüksek, çift kanat ve pencerelidir. Türk evlerinden farklı olarak; bazı evler balkonludur. Birçok evin binaya bitişik, yüksek duvarlı yapıları bulunmaktadır. Bunlar: şarap imalatı ve muhafazası yanı sıra, kışlık erzakların depolandığı yerlerdir.
Türk mahallesinde: alt katlar, biraz daha yüksek ve dar pencerelidir. Bunun sebebi, alt katın erzak deposu olarak kullanılmasındandır. Evlerin avlularında: genelde üstü toprak damla örtülü mutfak ve çamaşırlık vardır. Evin içinde; yerli dolaplar, gusulhaneler, ahşap tavanlar bulunur. Tuvalet avludadır. Çatılar: alaturka kiremitli ve kirpi saçaklıdır. Zaman içerisinde de, ihtiyaçlar sonucunda, günümüzde, bu sayılan özellikleri bir arada koruyabilmiş çok az örnek ev kalmıştır.
Rum mahallesinde, sokaklar genelde birbirini dik kesen yapıdayken, Türk mahallesinde sokaklar dar ve girifttir.
Sosyal ve dini yapılarda; kilise ve küçük şapel gibi yapılar: Cumhuriyet mahallesinde, cami, hamam ve namazgah gibi Türk kültürüne uygun yapılar Alaybey mahallesindedir.
Merkez dışında konumlanan bağ evleri: eskiden yaz süresince bağlarda kalan insanların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yapılmıştır. Odalar, mutfak ve ahırdan oluşmaktadır. Bugün, artık bağ evleri de, günümüzde her türlü konfora sahip yapılar olabilmektedir. Eski işlevini sürdüren, yenilenmiş yapılar dışında, bir kısmı da yazlık ev olarak kullanılmaktadır.
Çanakkale Bozcaada Ne Yenir
NE YENİR
Çanakkale Bozcaada Deniz Kestanesi
Ada mutfağında: deniz ürünleri, kırmızı et, yabani otlar ve zeytinyağı; kullanılan başlıca malzemeler. Baharın gelmesiyle; yabani ot mevsimi başlar. Isırgan, cibes, radika, turp otu, kazayağı, şevketi bostan. Evet, bunlar adadan toplanan otlardan bazıları. Bunlar: ya zeytinyağlı yemek ya da salata ya da börek içi olarak kullanılıyor ve size sunuluyor. Yine, baharla birlikte: kuzu ve oğlak eti bulunan yemekler hazırlanıyor. Ada tavşanı; adaya özgü yabani bir hayvan. Rumlara özgü yemeklerde, tavşan yahnisi varmış, ama günümüzde yapılmıyor.
Denizkestanesine: adada “kirpi” deniliyor. Kıyıdan ve taşlık alanlardan, dalarak çıkarılan kirpiler, şarabın yanında meze olarak sunuluyor. Ortadan ikiye ayrılan kirpiler; temizlendikten sonra, içinde turuncu renkli havyarı kalıyor. Üzerine limon ve sirke konulduktan sonra, ekmekle sıyrılarak yeniliyor, yanında genellikle beyaz şarap tavsiye ediliyor.
DENİZKESTANESİ
Damar ve sinir sistemi bulunan, küre şeklinde omurgasızdır. Kabuğuna gelebilecek herhangi bir zararı iyileştirmek, hatta eksik bir uzvunu tamamlamak için, yeterli enerjiye ve organik zenginliğe sahiptir. Yani: kendini yenileme gücü bulunmaktadır. Günümüzde: denizkestanesinin içindeki turuncu kısmın, iyi edici özellikleri olduğu söylenir. Örneğin: Çin’de, denizkestanelerinin bu turuncu kısımları: pirinç unu ve sandal ağacı unu ile karıştırılarak: kaşıntılar, yaralar, kabuklar gibi bazı deri hastalıklarının iyi edilmesinde kullanılırlar. Sicilyalı denizciler: denizkestanesinin turuncu kısımlarını; zeytinyağı ile karıştırarak, deriyi yumuşatan ve kırışıklıkları önlemekte kullanılan bir krem elde etmişlerdir.
Denizkestanesinde, sürekli yenilenme hali, turuncu kısım tarafından yapılır. Evet: denizkestanesine, biraz önce söylediğim gibi, Bozcaada’da kirpi deniliyor. Son olarak: denizkestanesinin içindeki bu turuncu kısmın tüketimi, afrodizyak etkiler yapıyormuş, yani cinsel istek uyandırıcı etkisi varmış. Ama unutmayın, denizde denizkestanesi görünce uzaklaşın, ayağınıza battığında, muhteşem bir acı verdiği gerçeğini unutmamak gerek.
Kalamar ve ahtapot: ada mutfağında bolca kullanılan deniz ürünleri. Adadaki deniz ürünleri; mevcut restoranların hepsinde, değişik pişirme yöntemleriyle hazırlanarak servis ediliyor. Sıcak havalarda ve yağmurdan sonra; üzüm bağları, salyangozlar ile doluyor. Domates, soğan ile pişirilen salyangoz yahnisi: Rum mutfağının leziz yemeklerinden, ama günümüzde artık pek yapan kalmamış.
Bağlar: ilk yeşermeye başladığında toplanan körpe asma yaprakları: salamura yapılarak, bütün yıl kullanılıyor. Çiğ dolma, taze yaprağın içine malzemeler çiğden konularak hazırlanan ve adaya özgü bir yemek. Sardalya balığı bile, asma yapraklarına sarılarak ızgarada pişiriliyor. Domates ve üzüm reçeli; ada mutfağına özgü tatlılardan.
Çınaraltı kafede: likör, çikolata ve sigara ile birlikte ikram edilen damla sakızlı kahve ve ev yapımı limonata için. Bir de; Çanlı İbo’nun kahvesinde, ada halkıyla birlikte, sabah çay içerek sohbet edin. Muhteşem keyif alacaksınız.
NE SATIN ALINIR
Çanakkale Bozcaada Şarap
ŞARAP
Adada, 4 tane marka, şarap üretiyor. Bunların tadım tesislerinde, çeşitli tür ve çeşit şarapların tadına bakarak, arzu ettiklerinizi satın alabilirsiniz. Evet: Bozcaada’da gerçekten uzun bir geçmişi olan şarap yapımı var. Gerek fabrikalarda ve gerekse evlerdeki atölyelerde, buranın muhteşem üzümleri ile şarap yapılıyor. Yalnız: şarap üretimi konusunda birkaç sayısal bilgi vermek istiyorum. Ülkemizde üretilen üzümlerin yalnızca % 5’lik bölümü şarap üretimine ayrılmış. Bu rakam; Fransa’da % 85 ve dünya ortalaması olarak ise % 50. Ülkemizin dini ve sosyal durumu nedeniyle, bu rakamın düşük olduğunu düşünüyorum. Neyse; şarap gerçekten antik çağlardan günümüze gelen bir içki kültürü. Bunun hakkında; tarih sahnesinde biraz gerilere gitmek ve geçmişi öğrenmek, belki ilginizi çekebilir.
Şarabın Yunanistan’a geçişi, burada bağcılık ve şarapçılığın başlaması, gelişmesi: MÖ.1500’lü yıllara dayanmaktadır. MÖ.900 civarında: Homeros, Akdeniz için “şarap renkli” deniz demiştir. Şair ve oyun yazarı Euripides: “şarap olmasaydı, insanoğlu aşkın farkına varamaz, mutluluğun keyfine varamazdı” der.
Evet: Yunanlıların şaraba katkıları; şaraba bir tanrı atamakla olmuştur. Olimpos’un büyük tanrısı Zeus ve Thebai şehrinin kralı Kadmos’un kızı Semele’den olma Dionysos. Zeus; bir ölümlü kılığına bürünür ve her gece Olimpos’tan ayrılıp Thebai şehrinde, kralın şatosuna gelir. Ancak: Zeus; karısı Hera’nın bu durumu öğrenmesinden çok korkmaktadır.
Hera, bir gün Zeus’tan şüphelenir ve onu takip eder. Olup biteni kendi gözleriyle görür. Dahası, Semela’nın hamile olduğunu Zeus’a söylediğini duyar. Zeus; Semela’ya: bu durumdan kimseye bahsetmemesini, buna bir çözüm bulacağını söyler. Çünkü: Hera’nın bunu öğrenmesi durumunda yapacağı kötülüklerden çekinir.
Hera;
Başka bir kılığa girer ve Semele ile ilişki kurar, onu kandırarak “madem ki tanrılar tanrısı Zeus’un sevgilisisin, sana da tüm ihtişamı ile kendi karısına göründüğü gibi görünmesini istemelisin “ diye ikna eder.
Zeus, her geldiğinde, kendisini tanrı suretinde göstermesini isteyen Semele’yi “hiçbir ölümlünün buna dayanamayacağını, yanıp kavrulacağını ve öleceğini söyleyerek vazgeçirmeye çalışır. Her seferinde, bu isteğini yineleyen ve daha fazla ısrarcı olan Semele’yi kıramayan Zeus, bir gün kendini o yüzüyle göstermeye istemeden de olsa razı olur. Ve birden odanın içinde şimşekler, yıldırımlar oluşmaya başlar ve buna dayanamayan Semele, yanar ve kavrulur.
Zeus, yedi aylık hamile olan Semele’nin bebeğini kurtarmayı son anda başarır. Sonra, onu saklamak için baldırına yerleştirir. İki ay daha geçip, bebeğin doğum zamanı geldiğinde, onu oradan çıkarır. Böylece: iki kez doğmuş olduğu için “iki kez doğan” anlamına gelen “Dionysos” adını koyar.
Karısı Hera’dan saklamak ve bakıp büyütmeleri için Nysa dağındaki orman perilerine gönderir. Nysa dağındaki orman perilerine gelen bu bebek büyür ve çevresine mutluluk saçan, çok neşeli bir çocuk olur. Biraz daha büyüyen Dionysos: ormanda gezmeyi ve avlanmayı çok sever. Çok sevdiği şeylerden birisi de üzümdür. Sabah uyandığında bile, yediği üzümün suyunu çıkarıp içmeyi de çok sever. Yine, bir gün üzüm suyu çıkarıp içen ve bir miktarını da daha sonra içmek üzere bir kenara koyduktan sonra gezmeye giden Dionysos, gittiği yerde, daha uzun kalması için kendisine yapılan ricaları kıramayınca, ancak günler sonra geriye dönebilir. Bir köşede duran, unuttuğu üzüm suyunu görünce alır ve içmek için kafasına diker. O da ne?
Bu bildiği üzüm suyundan çok farklıdır.
Şaşkınlıkla, kupanın içindeki sıvıyı inceleyen Dionysos; Arguvan renginde, kıvamlı, buruk ama lezzetli bu içkiden büyük bir yudum daha alınca yorgunluğunun yavaş yavaş yok olduğunu fark eder. Hiç sebep yokken neşelenen Dionysos; gülerek, kendisini büyüten peri kızlarını ve diğer orman perilerini çağırıp, üzüm suyunun verdiği neşeyi onlarla paylaşır. Onlar da içmiş, yeni ve bilinmedik bir içkiye dönüşen bu üzüm suyundan hoşlanmışlardır.
O günden sonra, genç tanrının gösterdiği şekilde, üzümlerin tanelerini ezdiler, suyunu sıktılar ve bir süre bekleterek Arguvan renkli yeni içkiden elde ettiler. İşte böylece dertlilere dertlerini unutturan, üzülenleri neşelendiren, ağlayanları güldüren, özellikle antik dönemde ticareti en fazla yapılan ürünlerden birisi olan, Hayyam’ın üzerine dörtlükler yazdığı, şarap doğmuş olur.
KEKİK BALI
Bozcaada’da; ada florasının en önemli bir parçası olan kekik tarlalarının kattığı aroma sayesinde; çok lezzetli kekik balları üretilmektedir. Nadir bulunan bu ada balından bulursanız, o gün şanslı gününüzdesiniz demektir, mutlaka satın alın.
DOMATES REÇELİ
Adanın en ünlü reçeli, Rum mutfağına özgü, içine badem konan küçük domateslerden yapılır.
Adada özellikle buraya has yapılan domates reçelini mutlaka tadın, beğenirseniz, kendinize veya dostlarınıza hediyelik olarak satın alabilirsiniz.
Bunların dışında: adadan: çavuş üzümü ve adaya özgü sembolik hediyelikler alabilirsiniz. Bu arada: adanın Çarşamba pazarından, nohut ekmeği almayı unutmayın. Adada, her Çarşamba günü, ada merkezinde meyve-sebze satılan bir pazar kuruluyor.
Çanakkale Bozcaada Dalış
DALIŞ
Ege denizinin en önemli dalış noktalarından biri olan Bozcaada, sualtı güzellikleri bakımından oldukça zengin flora ve faunaya sahiptir. Ada çevresinde, dalış yapılabilecek bir çok alternatif vardır. Deniz suyunun temizliğinden dolayı görüş mesafesi, planktonların olmadığı dönemlerde, 20-40 metreye kadar ulaşmaktadır. Scuba dalışlar ve yapılan tüm gece dalışlarından önce, izin alınması gerekmektedir. Skin dalışlar için gelenlerin, herhangi bir izin alması gerekmiyor. Adaya gelen balıkadamların en büyük avantajı, değişik yönlerden esen rüzgarlarda, daima dalınabilecek, rüzgar almayan, kuytu bölgeler bulabilmeleridir.
Bozcaada, doğal güzelliklerinin dışında, fazla derin olmayan dalma noktalarıyla, bilhassa yeni eğitim alanlar için oldukça güvenilir bir dalma bölgesidir.
Çanakkale Bozcaada Dalış
Adanın tek dalış okulu
Aganta. Hem ilk defa dalış yapacaklar ve hem de amatör dalgıçlar için iyi bir fırsat. Ada suları, görüş mesafesinin fazla olması nedeniyle, özellikle daha önce dalış tecrübesi olmayanların, keşif dalışı yapmaları için ideal bir yer. Dalış eğitimleri: Türkiye Sualtı Federasyonu belgeli eğitmenler tarafından birebir veriliyor. Dalgıçlar için, dalış malzemesi de temin etmek mümkün.
Aganta teknesi: hava durumu müsait olduğunda, adanın karadan ulaşımı olmayan koylarına turlar düzenliyor. 15 kişilik guruplar için hazırlanan bu turlarda; önceden rezervasyon yaptırmak şart. Adada başka tekne turu düzenleyen yok. Aganta teknesi: feribotu kaçıranlar için; Bozcaada iskelesiyle, Anakara Geyikli iskelesi arasında taksi boz olarak ulaşım hizmeti de veriyor.
Çanakkale Bozcaada
Çanakkale Bozcaada
Çanakkale Bozcaada
GÖRÜLECEK YERLER
Çanakkale Bozcaada Kalesi
Çanakkale Bozcaada Kalesi
BOZCAADA KALESİ
Feribotla adaya yaklaşırken dikkatinizi çekecek büyüklükte bir kale. Ama: bu kale aslında adanın zengin geçmişini yansıtıyor. Ada: boğazın hemen çıkışında ve anakaraya yakın olması nedeniyle, tarihi süreç boyunca, istilaya açık bir yer olmuş. Üzerinde yaşayanlar, ancak bu denli büyük bir kalede, kendilerini güvende hissetmişler. Evet: günümüzde, kale meraklı ziyaretçilerini yani sizleri bekliyor.
Çanakkale Bozcaada Kalesi
Kalenin Tarihçesi:
Truva Kralı Priamos, kente saldırabilecek gemilere karşı sağlam bir kale yaptırmış, adını da Tenedos koymuştur. Bizanslılar tarafından da kullanılan kalenin yerine Venedikliler sağlam bir kale inşa ettirdiler. Kale, Venedikliler ile Cenevizliler arasında sürekli anlaşmazlık konusu oldu. 8 Ağustos 1381 tarihinde yapılan anlaşma ile savaş sona erdi. Anlaşmaya göre tarafsız bölge haline getirilen şimdiki kalenin surları yıkılarak kullanılmaz hale getirildi. Ada, tamamen tahliye edilerek halkı Girit’e gönderildi. Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hakimiyetine geçen kalenin yıkık surları üzerine 1478-1479 yılları arasında yeniden bir kale yaptırıldı. 1807 yılında Bozcaada’yı ele geçiren Ruslar ve İngilizler kaleyi tahrip ederek kullanılmaz hale getirdiler.
Kısa bir süre sonra tekrar Osmanlı hakimiyetine geçen kale, 1816 yılında II Mahmut döneminde kapsamlı bir onarım görmüştür. Bozcaada kalesi son olarak 1965-1970 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yeniden onarılmıştır. Kaleye karadan ve şehirden; yaklaşık 10 metre genişliğinde ve 250 metre uzunluğunda bir hendekle ayrılmıştır. Günümüzde tabanı yükseltilmiş olan hendek içi, önceden su ile dolu olup saldırılara karşı kaleye koruma sağlamaktaydı. Önceleri, hendek üzerine yapılan, yukarıdan açılır-kapanır zincirli, makaralı asma bir köprü kullanılmaktayken, daha sonra kemerli sabit bir köprü yapılmıştır.
Çanakkale Bozcaada Kalesi
Çanakkale Bozcaada Kalesi
Evet, Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri. İlk ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Fenikeliler, Cenevizliler ve Venedikliler tarafından kullanılan kale, bugünkü görünümüne Fatih Sultan Mehmet zamanında gelmiş. Yani, muhtemelen 1455 yılında. 1815 yılında ise: Sultan 2.Mahmut zamanında onarım görmüş.
Kale
Adanın kuzeydoğu ucundaki kayalıklar üzerine yapılmış. Üç tarafı denizle çevrili kalenin güney cephesinde: zamanında suyla dolu olan ve 10 metre genişliğinde bir hendek varmış. Bir zamanlar, bu hendek üzerinde bulunan asmalı bir kapı ile girilirken, günümüzde sabit bir köprü üzerinden geçilerek giriliyor.
Kalenin içi boş, sadece festival döneminde burada konserler veriliyor.
Çanakkale Bozcaada Gazi Hüdavendigar Camii
Gazi Hüdavendigar (Kale) Camii
Fatih Sultan Mehmet tarafından kale ile birlikte inşa ettirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman devrinde yeniden yapılmıştır. Bozcaada Venedikliler’in elinden alındıktan sonra, tahrip edilen cami 1660 yılında IV Mehmet zamanında yeniden yapılmıştır. Evliya Çelebi, kalede bir hünkar camii ile birlikte imam ve müezzin evlerinin olduğundan bahsetmektedir. Başbakanlık Arşivinde bulunan bir belgeye göre: Bozcaada Kadısı Abdullah Efendi, 4 Ekim 1915 tarihinde yayınladığı bir yazıda “Gazi Hüdavendigar Camiine 10 akça yevmiye ile müezzin-i sani ve 5 akça ile kayyum olan Mustafa’nın vefatı üzerine yerine başka birinin tayin edilmesini” istemiştir. 1915 yılına kadar sağlam ve kullanılabilir durumda olan bina sonraki dönemde yıkılmıştır.
Çanakkale Bozcaada Kalebendlik
Kalebendlik
İç kalenin birinci bölümü olan bu bölgede suç işleyen mahkumların yattığı zindanlar vardı. Aynı zamanda, Bozcaada Osmanlı Devleti tarafından bir kalebendlik ve sürgün yeri olarak kullanılmıştır. Kalebend, işlediği suçtan dolayı bir kimsenin kale surları içinde mahkum edilme durumudur. Devlet ricalinde görev yapan birçok kişi buraya sürgüne gönderilmiştir. Bunlardan en önemlisi Sadrazam Hamit Halil Paşa’dır. Paşa, Bozcaada’ya sürgüne gönderilmiş ve 27 Nisan 1785 tarihinde başı kesilerek idam edilmiştir. Vücudu Alaybey Camii bahçesine defnedilmiştir. Kesik başı ise 2 Mayıs’ta İstanbul’a gönderilerek Ortakapıda teşhir edildikten sonra Karacaahmet Mezarlığındaki aile kabristanına gömülmüştür. Ispartalı olan Halil Hamit Paşa, eski Devlet Bakanı Kemal Derviş’in büyük dedesidir.
Çanakkale Bozcaada Kışla Binası
Kışla Binası
Burası kalede görevli askerlerin kaldığı yerleşim birimidir. 1915 yılına kadar sağlam ve kullanılabilir durumda olan bina sonraki dönemde yıkılmıştır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde kaleyi, Bursa ve Biga Sancaklarından her sene iki bin askerin muhafaza ettiğini, her yıl değiştirildiklerini ifade etmiştir. Ayrıca İstanbul’dan bir oda (bölük) Yeniçeri, bir oda Cebeci ve bir oda Topçu birliğinin her zaman kalede hazır bulundurulduğundan bahseder. Başka bir kaynakta; 1646 yılında adadaki muhafızların 73 neferden ibaret olduğu, 1676 yılında ise 40 topçu ve 20 cebeci olduğu ifade edilmiştir.
Çanakkale Bozcaada Cephanelik (Arsenal)
Cephanelik (Arsenal)
Kaleyi silah ve cephane gönderilmesi, kaledeki cephanenin muhafazası, ocaktan gönderilen cebecilerin göreviydi. Kaledeki savaş malzemesinin kontrolü de Cebecibaşı tarafından yapılıyordu. Cebecilerin kale görevleri üç yıl süreyle olurdu. Bu süreyi bitiren cebeci merkeze alınır yerine başkası görevlendirilirdi. 1676 yılında kalede görevli 20 cebeci vardı.
Çanakkale Bozcaada Tabya Kitabesi
Çanakkale Bozcaada Tabya Kitabesi
Tabya Kitabesi
1827-1828 yıllarına ait Tabya Kitabesi oldukça ilginçtir. Bu kitabe, kaleye hakim olan tepede bulunan ve gözetleme amaçlı olarak yapılan tabyaya aittir. Burası halk arasında “Yeni Kale” olarak bilinmektedir. Tabya, II Mahmut döneminde Hafız Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Önemli bir bölümü yıkılmış olan tabyadan getirilen kitabe koruma amaçlı kalede sergilenmektedir.
İç kale bölümünde: ada çevresinden çıkarılan amforaların sergilendiği bir oda var. Ayrıca: bahçede, adada çıkarılan çok sayıda, eski mezar taşı ve tarihi eser sergileniyor. Yani bir açık hava müzesi gibi oluşturulmuş. Ziyaret edebilirsiniz, giriş ücretli.
Çanakkale Bozcaada Müzesi
BOZCAADA MÜZESİ
Dünyada, yalnızca Bozcaada’da çıkan bir deniz kabuğu var. Bunun yanında; ada ve çevresinde toplanan 720 çeşit deniz kabuğu: bu müzede sergileniyor. Yani: Müzede; yalnızca adaya özgü: fosil, arkeolojik eser, sikke, harita ve gravür ve 1915 Çanakkale Savaşında adayı askeri üs olarak kullanan Fransızlara ait malzemeler, o dönemden kalan kartpostallar, posta tarihine yönelik evraklar ve eski görüntülere ait resimler var. Değişik bir müze. Ada merkezinde.
Kaymakamlık tarafından tahsis edilen 130 yıllık tarihi bir binada; 2006 yılından bu yana ziyarete açık. Giriş ücretli. Belki ilginizi çekebilir.
Çanakkale Bozcaada Şarap Fabrikası
ŞARAP FABRİKALARI
Ada’da, şarapçılık geleneği çok eski yıllara dayanıyor. Fabrikalar ise, bu geleneğin vazgeçilmez yapıları. Adada: 4 büyük şarap fabrikası var. Bunların en eski üç tanesi merkezde, yeni olanı ise Tuz Burnu mevkiinde. İlgi ve merakı olanlar fabrikaları gezebiliyorlar. Bu gezi sırasında: üzümün şarap olana kadar hangi aşamalardan geçtiğini öğrenebilir ve damak tadınıza uygun şarabın hangisi olabileceği konusunda fikir edinebilirsiniz. Ayrıca: fabrikaların yanında keyifle alışveriş yapabileceğiniz, şarap tadım ve satış mağazaları bulunuyor. Bu tadım ve satış mağazaları: merkezde de var. Ayrıca: bağ evlerinde üretim yapan, küçük imalathaneler de bulunuyor.
Çanakkale Bozcaada Ayazma Manastırı
AYAZMA MANASTIRI
Ayazma kelimesi; “kutsal su” anlamına geliyor. Adanın ayazması, adanın güzey kısmında. Burası: çift oluklu bir çeşme. 8 tane dev çınar ağacı var. Küçük bir şapel ve 2 tane, tek katlı yapı bulunuyor.
Dev ağaçların gölgesinde ve sürekli akan çeşmesi sayesinde: piknik yapanların başlıca tercih yeridir. Özellikle, gün batımında; Ayazma plajına bakan manzarası muhteşemdir. Bir ağaca yaslanın ve bu manzaranın keyfini çıkarın. Ayrıca: buradaki çeşmeden bir kez su içenin, artık adalı olacağına inanılıyormuş. Adanın büyüsüne kapılıp, mutlaka bu suyu tadacağınıza eminim. Burada: bir de restoran var. Özel günlerde (örneğin: düğün) , burada masalar kurulup yemek servisi de yapılıyormuş.
Evet, burada bir de şapel var.
Rum Ortodoks cemaatine ait şapel: Rum Azize Aya Paraskivi adına yapılmış ve onun adını taşıyor. Yalnızca özel günlerde, ibadete açılıyormuş. 26 Temmuz’da kutlanan, Rumların Aya Paraskivi günü; şapelin ibadete açıldığı günlerden biri. Bu günde: kalabalık bir cemaat gurubu; Ayazma’da yiyip-içip eğleniyormuş. Halk arasında; buna “Ayazma Panayırı” deniliyor.
Şapelin alt kısmında: bir mağara var. Ada halkı, burada mum yakıp adak adıyor, dileklerini sembolize edecek taştan ve çalı çırpıdan şekiller yapıyorlar. Mağara; üst üste dizilmiş taşlarla anlatılmaya çalışılan, küçük evlerle dolu. Umarım sizde şansınızı denemek istersiniz.
Çanakkale Bozcaada Göztepe
GÖZTEPE
Adanın en yüksek noktası. 192 metre yükseklikte. Buraya çıkın, burada kendinizi: denizin ortasında büyük bir geminin kaptan köşkünde gibi hissedeceksiniz. Adanın bütün yükseltileri, düzlükleri, çevresindeki küçük adacıklar, bağlar, çamlıklar, evler ve hatta adanın diğer ucundaki rüzgar gülleri bile rahatlıkla seçiliyor.
Nasıl çıkacaksınız? Asfalt bir yol var. Döne döne ilerliyorsunuz. Yürüyüş yapmayı tercih ederseniz: 45 dakika sürüyor. Puslu olmayan bir havada çıkmalısınız. Tepede bulunan bina: bir radyolink istasyonudur. Dolunay zamanı: bir taraftan güneşin batışını izlerken, arkanıza döndüğünüzde, tüm ihtişamı ile koskocaman bir dolunay göreceksiniz.
Çanakkale Bozcaada Rüzgar Gülleri
RÜZGAR GÜLLERİ
Burada: rüzgar gülleri ve terkedilmiş bir deniz feneri var. Tüm gün tek başlarına döner rüzgar güllerini izleyebilirsiniz. Güneşin batmasıyla, ayrı bir güzellik oluşuyor. Çevrede; herhangi bir yerleşim yok ve yalnızca gökyüzündeki yıldızların ışıkları altındasınız. Bu rüzgar gülleri: 2000 yılında yapılmış ve Türkiye’nin üçüncü rüzgar enerji santralını oluşturuyorlar. Ada tüketiminden 30 kat fazla enerji üretiliyormuş. 30.000 kişiye yetecek ölçüdeki elektrik enerjisi; deniz altından döşenen kablolarla anakaraya gönderiliyormuş.
Evet, bu muhteşem türbinlerin, yalnızca bir tanesi, adanın enerji gereksinimine yeterli geliyormuş. Bu rüzgar gülleri, ilk yapıldığında adaya gelenlerin ziyaretine açıkmış. Ama, 2007 yılında rüzgar gülleri ziyarete kapatılmış. Sebebi, çok basit ve maalesef içler acısı bir durum. Ziyarete gelenler, rüzgar güllerine sprey boya ile, yazı yazıyorlarmış, doğal olarak ortaya kötü ve çirkin görüntüler çıkıyormuş. Bu yüzden, işletici firma tarafından, rüzgar gülleri ziyarete kapatılmış. Ziyaretçiler: yalnızca, Polente Fenerine giderek, buradan gün batımını seyredebiliyorlar.
TENEDOS
Çanakkale boğazının girişinde bulunan ve stratejik konumundan dolayı tarihte önemli bir yere sahip olan Bozcaada’nın antik çağdaki adı Tenedos’dur. MÖ 6 yüzyıldan Roma dönemine kadar yerleşme olduğu anlaşılan kentte, pişmiş toprak heykelcikler ve çanak çömlek parçaları bulunmuştur.
Çanakkale Bozcaada Denize girilecek yerler
ADADA NERELERDEN DENİZE GİREBİLİRSİNİZ?
Adanın denizi tertemiz ve bakir koyları var. İlk kez gelenleri, oldukça şaşırtacak güzellikteki, irili-ufaklı koylar karşılıyor ve bu koylar, denize girmek için uygun.
Adanın denizi: genel olarak soğuk. En rüzgarlı havada bile, adada denize girebileceğiniz bir koy bulmak mümkün. Denize gitmeden önce yapmanız gereken; o gün esen rüzgarın yönünü tayin etmek. Eğer rüzgar: güneyden esiyorsa adanın doğu ve kuzeyindeki koylara gidin. Eğer rüzgar ; kuzeyden esiyorsa; (genellikle öyle eser) güneydeki koylara gitmelisiniz. Güneyde: Ayazma ve Habbele koyları var. Buralarda: günübirlik tesisler var. Adadaki minibüsler, yalnızca bu iki koya sefer yapıyorlar. Ayrıca: bu iki koyda, gün boyunca yemek yiyebileceğiniz restoranlar da bulmanız mümkün.
Çanakkale Bozcaada denize girilecek yerler
Diğer koylar ise; tüm doğallığıyla sizi bekliyor. Merkeze yakın olanlara yürüyerek veya bisikletle gidebilirsiniz. Ama güney kıyılarındaki uzak koylara, taşıt ile gitmeniz şart. Bu bakir koylara giderken: yanınıza şemsiye ve içecek su ve yiyecek maddeleri de almanız şart.
AYAZMA PLAJI
Adanın en popüler ve kalabalık koyu. Ulaşım kolaydır. Turkuaz rengi denizi ve incecik kumu var. Denizi genel olarak soğuk. Plaj boyunca: 6 tane restoran var. Gün boyunca, buralarda oturup yemek yiyebilirsiniz. Buraya: ada merkezinden, düzenli minibüs seferleri var. Plajda; profesyonel bir şirket tarafından: jet ski, su kayağı, sürat teknesi ile çekilen banana, ringo hamburger ile tek ve çift kişilik kanolar, deniz bisikleti ve sörf bisikleti ekipmanları ile, su sporları aktiviteleri yapılabilmektedir.
Çanakkale Bozcaada Ayazma plajı
HABBELE PLAJI
Çanakkale Bozcaada Habbale plajı
Ayazmadan sonraki ikinci koy. Şezlong ve şemsiye kiralamak mümkündür. Gün batımına kadar yemek servisi yapan bir restoran var. Denizi hem kumluk ve hem de yer yer taşlık. Ayazmaya göre daha sakin bir yer. Adaya uzun yıllardır gelenler, burayı tercih ediyorlar. Ada merkezinden, buraya da düzenli minibüs seferleri bulunuyor.
SULUBAHÇE KOYU
Çanakkale Bozcaada Sulubahçe Koyu
Ayazma plajının hemen yanında. Ada merkezinden kalkan minibüsler, bu koyun önünden geçiyorlar. Bu yüzden, yaz döneminde günübirlikçiler tarafından tercih edilen bir yer. Herhangi bir tesis yok. Gerekli malzemeleri (şemsiye, su gibi) yanınıza almanız şart.
AKVARYUM KOYU
Ufak bir koy. Mermer burnu olarak da biliniyor. Deniz altındaki inanılmaz çeşitliliği ve amfora kalıntılarını görebilirsiniz. Bir şinolker ve gözlük almanız yeterli. Ancak: bu koya, yalnızca kendinize ait taşıtla gidebilirsiniz. Yürüyüş mesafesi: merkezden yaklaşık 2 saat sürüyor. Yine gerekli malzemeleri yanınıza almanız şart.
BEYLİK KOYU
Çok fazla bilinmeyen bir yer. Ama adanın en güzel koyu. Ayazmanın hemen solunda bulunuyor. Ana yoldan, koya kadar uzanan 200 metrelik bir toprak yoldan gidiliyor. Herhangi bir tesis yok, gerekli malzemeleri yanınızda bulundurun.
POYRAZ LİMANI
Ada merkezine en yakın koylardan biri. Fazla rüzgar almaması avantaj. 15 dakikalık bir yürüyüşle gitmeniz mümkün. Bağlarla kumsal iç içe. Denizi sığ ve sıcak, ama bol miktarda denizkestanesi bulunması keyif kaçırıyor. Sakinliği açısından tercih edilen bir yer.
Çanakkale Bozcaada
Evet, sonuç olarak: özellikle: Temmuz ve Ağustos aylarında, adaya sakın rezervasyon yaptırmadan gitmeyin. Bozcaada da, kendinizi mutlu hissedeceksiniz.
ABAS: Metanize’nin oğlu, su içmesiyle alay ettiği için, Demeter, onu kertenkele yaptı. Kalkanında büyüleyici bir güç varmış.
ABARİS: İskityalı Apollon rahibidir. Tanrı, ona kahinlik öğretmişti. Hiç yemek yemeden yaşar. Apollon’un attığı altın bir oka biner ve dünyayı dolaşırdı.
ABIHAYAT: Efsanelere göre, içene ölümsüzlük sağlayan bir su.
ABSYRTOS: Kolkhi (gürcü) kralının oğlu ve Medea’nın kardeşidir.
ABRAKSAS: Helius’un atlarının isimleri.
ACACALLİS: Minos’un kızlarından biridir. Hermes ve Apollon, bu kıza gönül vermişlerdi.
ACAMAS: Thesus ile Phedre’nin oğludur.
ACETES (AİETES); Kafkas dağları ile Karadeniz arasındaki bir bölgenin kralıdır. Sihirbaz Circe (Kirke)’nin kardeşi ve güneşin oğludur.
ADONİS: Avlamak istediği yaban domuzu tarafından öldürülen, Bybloslu genç Fenike tanrısı.
ADMETOS: Thessalia’da Phere şehrinin kralı Alkestis’in babasıdır.
ADMETE: Eurystee’nin kızıdır.
ADONİS: Güzelliğiyle meşhur bir delikanlıdır. Hakkında, çeşitli rivayetler vardır.
ADRASTEİA: Girit adasında yaşayan bir peri kızıdır.
ADRASTOS: Argor kralıdır. (Adraste)
ADROGOS: Girit kralı Minos’un oğullarından biridir.
ADROSTEİA: Kaçınılmaz adaleti temsil eden Girit’li deniz kızıdır.
AEDON: Bülbül. Bir Attika efsanesine göre: Aedon, Atina kralı Pandion’un kızıydı.
AEGİNA: Irmak tanrısı Asopos’un kızı.
AEGEE (AİGE); Ege Theseus’un babası ve Athena kralıdır.
AESON (AİSON); Thessalia kralı Pelias’ın kardeşi ve Jason’ın babasıdır.
AETHRA (AİTRA); Trezene kralının kızı, Thereus’un anasıdır.
AGANİPPE: İlham perilerinin yani musa’ların hlikon dağındaki mukaddes kaynağı.
AGAMEDES: Delphoi’deki Apollon tapınağını yapan ünlü heykeltıraş ve mimar.
AGAMENNON: Efsanevi Argos kralı.
AGATHON: Atina’lı ünlü bir trajedi yazarı.
AGATHODAİMON: Toprağa bereket, şehirlere bolluk veren, lütuf tanrısıdır.
AGAPENAR: Yunan kahramanlarından biridir.
AGAVE (AGARİE); Kral Kadmos’un kızıdır. Dionysos’un annesi, Semele’nin kızkardeşidir.
AGDİSTİS: Eski Anadolu tanrıçalarındandır. Adını: Sivrihisar bölgesindeki “Agdos” dağından almıştır. Pausanias’ın anlattığına göre: Zeus bir rüya görür ve tohumlarını yeryüzüne saçar. Bu tohumlardan: kendisinde hem dişilik ve hem de erkeklik vasfı bulunan “Agdistis” yaratılır. Tanrılar; bu tuhaf mahlüku yakalarlar. Erkeklik uzvunu keserler. Kesilen uzvun yerinden bir badem ağacı çıkar. Sangrios (Sakarya) nehrinin kızı, bu ağaçtan bir badem koparır, göğsüne koyar ve gebe kalarak “Attis”i dünyaya getirir. Attis, çok güzel bir delikanlı olur. O sırada, erkekliğini kaybettiği cihetle, yalnız kadınlık vasfını muhafaza eden “Agdistis” bu güzel genci sever.
AGEUS: Atina kralı, Theseus’un babası.
AGEMEDES: Ünlü heykeltıraş ve mimardır. Delphoi’deki Apollon Tapınağını yapmıştır.
AGEMEMNON: Yunan krallarının en önemlilerinden biridir. Troya savaşında Yunan ordularının başkomutanıdır.
AGENOR: Finikeliler soyunun atası “İo”nun torunu Telephassa ile evlenir. Europa adlı bir kızı ile Kadmos, Phoeniks, Kiliks adlarında üç oğlu olur.
AGLAİA: Üç kharitlerden biridir.
AGLAURES: Kekrops’un kızıdır.
AGGA: Gılgamış ve Agga destanındaki başkahramanlardan biri.
AGRON: Kos (İstanköy) adasında Bussa ve Meropis adlarındaki iki kız kardeşle yaşayan bir delikanlıdır. Bu üç kardeş toprak tanrıçasından başka, hiçbir tanrıya saygı göstermedikleri için, ceza olarak kuş şekline sokulurlar. Meropis baykuş olur. Byssa martı, Argon ise yağmur kuşuna çevrilir. Babaları olan Eunelos ise bir kargaya çevrilir.
AGYİEUS: Yolların, sokakların ve meydanların tanrısı olarak, Apollon’a verilen adlardan biridir.
AİAKOS: Zeus ile Aigina’nın oğlu ve Tealmon’un babasıdır. İyi kalpli ve adaletsever olduğundan, öldükten sonra yeraltı ülkesinin yargıcı olur. Minosv e Rhadamantys, onun yargıçlık arkadaşlarıdır.
AİAS: Troya savaşına katılmış iki kahramanın adıdır. Aias; Salamis kralı Telemon’un oğludur. İlias’ta Akhilleus’tan sonra en yiğit, en güzel kahraman olarak anılır. Aias, Lokri’nin oğlu, kırk gemiyle, Troya’ya gider ve çok hızlı koşardı.
AİDONEUS: Yeraltı dünyasının tanrısı Hades’in bir diğer adıdır.
AİGEUS: Atina kralı Theseus’un babasıdır. Theseus Minotauros’a karşı kazandığı zaferden dönerken, gemisine zafer işareti olarak beyaz yelken çekmediği için, babası oğlunun yenildiğini zannederek, kendisini denize atarak intihar eder. O günden beri, bu denize Ege denizi denir.
AİGLE: Heliades’lerden, yani Phaeton’un kız kardeşlerinden birinin adıdır.
AİGİNA: Irmak tanrısı kızı.
AİGİNA: Tanrı nehir Asapos’un kızı.
AİGİS: Zeus’un kalkanına verilen ad.
AİGİSTHOS: Kral Thyestes’in kendi öz kızı Pelopia’dan kazandığı oğludur. Baba ile kızı arasındaki bir sevginin ürünü olan bu çocuk, halkın ayıplamasından utandığı için doğruca ormana bırakılmıştır. Çobanlar; keçi sütü ile bunu beslediler. Sonradan amcası Atreus’u öldüren ve Trobia savaşına giden Agemennon’un karısını ayartan delikanlı, Agemennon’u da öldürür. Fakat, kendisi de Orestes tarafından öldürülür.
AİOLOS: Posedion’un oğlu ve rüzgar tanrısı.
AİSA; Kader tanrısı moira’nın başka bir adı.
AİNEİAS: Kral Ankhises ile Aphrodite’nin oğlu Troya kahramanlarından biridir. Aineisas, zaptedilen ve yakılan Troya şehrinden, hasta babasını sırtında taşıyarak önce İda (Kazdağı)’ya gizlenir. Uzun ve dolanbaçlı yollardan, Kartaca’ya oradan da İtalya’ya gelir. Orada, yeni bir vatan kurar.
AİOLOS: Rüzgarların tanrısına verilen isimdir. Bunu, bazıları Zeus’un, bazıları Hippotes ile Menalippe’nin oğlu sayarar.
AİSA: Kader tanrısı Moira’nın başka bir adıdır.
AİSON: İolkos şehrinin kralıdır. Pelias’ın ağabeyi, İason’un babasıdır.
AİTHALİDES: Hermes’in oğludur. Arganautlar seferine, haberci olarak katılmıştır. Efsaneye göre: babası ona öldükten sonra, mezarda bile her şeyi hatırlayabilecek bir hafıza vermiştir.
AİTHRA: Kral Pitteheus’un kızıdır. Theseus’un anasıdır. Aithra Dioskur’lar tarafından kaçırılmış, köle olarak Helena’ya verilmiştir. Helena ile Troya’ya gelen Aithra; Troya’nın düşmesi üzerine, torunları tarafından kurtarılır.
AKAKALLİS: Grit kralı Minos’un kızıdır. Dione adı ile çağrılırdı.
AKAMAN: Alkmanion ile Kallirhoe’nin oğlu
AKASTOS: Pelias’ın oğlu, Medias’ın kardeşi.
AKERBAS: Bir adı da Sikheos olan Dido’nun kocası.
AKHAİOS: İon’un kardeşi ve Helen’in yeğeni.
AKHATES: Aineias’ın sadık dostu.
AKHAEUS: İon’un kardeşi, Helen’in yeğeni, Akhai’lerin babası sayılmaktadır.
AKHALES: Herakles (Hercul) ile Omphale’nin oğullarından biridir.
AKHATES: Aineias’ın sadık dostudur. Troya’dan kaçarken de onun yanındaydı.
AKHEUS: Poseidon ile Larides’in oğludur. Pelasgos ile Phtius’un kardeşidir. Basitliği ile ün kazanmıştır.
AKHERON: Cehenmemde Helias ve Gaia’nın oğullarından birinin adını taşıyan nehir.
AKHİLLEUS: Peleus ile Tathys’in oğlu, ünlü Yunan kahramanıdır. Topuğundan başka hiçbir yerine ok işlemez, kılıç kesmezdi.
AKHİROE: Ares’in torunu, çok güzel bir kızdı.
AKHYLS: Karanlıklar tanrıçasıdır.
AKİS; Faunus ile Nympha Symaethis’in oğlu.
AKUS: Hephaistos ile Letafet Tanrıçalarından en genci, Agaia’nın oğlu.
AKRAGOS: Zeus ile Okeanos’un kızlarından Astepore’nin oğlu.
AKRAGOS: Zeus ile Okeanos’un kızlarından biridir. Astepore’nin oğlu, onu çıplak gördüğü için geyiğe çevrildi.
AKREPHEUS: Apollon’un oğludur. Biotiada, akrephia şehrine, kendi adını vermiştir.
AKTOR: Poseidon’un oğludur.
AKUİLON: Eos ile Ailos’un oğludur. Doğuştan, saçları beyazdır ve yılandan bir kuyruğu vardır.
AKUS: Hephaistos ile Letafet tanrıçalarının en genci, Agaia’nın oğludur.
AKONTİOS: Keos adasında bulunan fakir ve güzel bir delikanlı.
ALALA: Savaş’ın kızıdır. Kişisel savaş olarak bilinir.
ALALKOMENİS: Thebai kralı Ogyges ile Thebe’nin kızıdır. Telksine ile Aulis’in kız kardeşidir. Üç kardeş tanrıça Athena’nın süt anneleriydi.
ALBA LONGA: (ALBANO); Aimeas’ın oğludur.
ALBİON: Poseidon’un oğlu olan müthiş bir devdir. Heracles ile yaptıkları kavgadan galip çıkınca, Zeus, kardeşi Bergion ile onun başlarına taş yağdırır.
ALBUNEA: Bir peri kızıdır.
ALEKSANDROS: Kahraman Paris’in bir lakabı.
ALEKTO: Uranos’un kanından yaratılan öç tanrılarından biri.
ALEKTRYON: Ares’in hizmetçisi olan güzel bir delikanlı.
ALKAİOS: Perseus’un üç oğlundan biri.
ALKANDROS: Tanrıların gözüne girmiş ünlü bir kahin.
ALKATHOOS: Pelops ile Hiphodernie’nin oğludur. Megara şehrine kral olmuştur.
ALEKSANDROS: Kahraman Paris’in bir lakabıdır.
ALKESTİS: Apias ile Anaksibia’nın kızı ve Kral Admestos’un karısı.
ALKEMENOS: Eski Yunan heykeltıraşlarından biri.
ALKİDES: Herakles’in soyadı.
ALKİMEDON: Troia surlarına merdiven dayayan bir kahraman.
ALKİNOE: Korinthos kralı Polybos’un kızı ve Amphilokos’un karısı.
ALKİNOOS: Efsanevi Skherie Adasında yaşayan Phaia’ların kralı.
ALKİOOS: Koro adasının eski adı olan Scheria adasında yaşayan bir kral.
ALKYONE; Rüzgarların tanrısı.
ALGOS: Izdırap tanrısı.
ALKMENE: Mykene kralının kızıdır. Kral Amphitriyon’un karısı Herakles’in annesidir.
ALKMEON: Amphiaros ile Eriphyle’nin oğlu.
ALKYON: Efsanevi bir kuş.
ALKYONE: Rüzgarların tanrısının kızı ve Keyk’in karısıdır. Kocası bir deniz kazasında ölünce kendisini denize attı. Birbirlerini çok seven bu iki insana acıyan Tethys, karı-kocayı iki deniz kuşuna çevirdi.
ALOADLAR: Poseidon ile İmphimedia’nın ikiz çocuklarına verilen addır. Bunlar: Ares’i bile, aylarca esir tutacak kadar güçlü ve yiğit kahramanlardı. Fakat, gökyüzüne saldırmak istedikleri için, Apollon onları öldürdü.
ALOEUS: Gök ile yer’in oğlu olan bir titandır. İphirmedia adında bir kadın ile evlenmişti. Ancak; Poseidon, bu kadını sevmiş ve ondan iki de çocuğu olmuştu.
ALOPE: Korkyon’un kızıdır. Poseidon’dan Hippothous adında bir oğlu olmuştu.
ALPHESİBEA: Arkadia kralı Phegeus’un kızıdır. Annesini öldüren Alkmeon ile evlenmişti.
ALTHAİA: Meleagros’un annesi.
ALTHALA: Kalydon kralı Peneus’un karısı ve Melagros’un annesi.
ALTİTHOE: Minyas’ın kızı, iki kardeşi ile birlikte şarap tanrısının ayinlerine katılmadıkları için çıkdırdılar. Artemis, onlara acıdı ve üç kardeşi, yarasaya çevirdi.
ALTİS: Olmpia şehri civarında, Zeus’a tahsis edilmiş kutsal bir orman.
ALPHOS: Sicilyada yaşayan, dev cüsseli, insan eti yiyen Laistryon’ların kralı.
ALPOS: Sicilya’da yaşayan, korkunç bir dev.
AMALTHEİA: Zeus’süt annesi olan keçi.
AMATA: Kral Latinus’un karısıdır. Lavinia’nın annesidir. Kızının Ene ile evlenmesine üzülerek intihar eder.
AMATHUS: Herakles’in oğlu.
AMAZONLAR: Karadeniz kıyısına yakın bir yerde yaşayan ve müthiş savaşçı olan kadınlardır. Aralarında hiç erkek bulunmayan bu kadınlar, kendilerine ait bir devlet kurarlar. Thermodon (Terme çayı) kıyısında Thermikyra şehrinde yaşarlardı. Savaş tanrıçası Ares’e taparlardı.
AMBARVALİA: Roma’da, Mars şerefine yapılan törendir.
AMBROSSİA: Olympos tanrılarının baldan dokuz kat daha tatlı olan yiyeceğidir. Bu gıdadan tadanlar, ölümsüz oluyorlardı.
AMBROSİA: Tanrıları ölümsüz kılan yiyecek.
AMELTHEİA: Zeus’un sütannesi olan keçidir.
AMENTES: Hedes’in lakabıdır.
AMMON: Güneşin sembolü.
AMMON: Kıbrıs kralı Kynyros’un oğludur. Myrrha’nın kocasıdır.
AMOR: Aphrodite’in oğlu Eros’un diğer adı.
AMULİUS: Albe adasının efsanevi kralı ve Prokas’ın oğlu
AMPHİAROS: Zeus ve Apollon tarafından korunan bir kahindir. Oikides ile Hypermestra’nın oğludur.
AMPHİKTTYON: Deukalion ile Pyrrha’nın oğludur.
AMPHİTRİTE: Denizler tanrısı Poseidon’un karısı.
AMPHİON: Zeus ile Antiope’nin oğlu Niobe’nin kocası. Zethos’un kardeşi.
AMPHİTRİON: Tirynthe Kralı Alkaios’un oğlu. Alkmene’nin kocası.
AMPHİSSUS: Apollon ile Dryoge’nin oğludur. Çok kuvvetliydi.
AMYKLOS: Apollon’un istemeyerek vurup öldürdüğü, daha sonra sümbül çiçeğine dönüştürdüğü delikanlı.
AMPHİTRİT: Poseidon’un karısıdır. Nereos ile Doris’in kızıdır.
AMPHİTRİON: Triynthe kralı Akaios’un oğludur. Alkmene’nin kocasıdır. Alkmene; Zeus’tan hamile kalarak, Herakles’i doğurur.
AMPHİLOKHOS: Zeus ile Eriphyle’nin oğludur. Oda, babası gibi bir kahindi.
AMULİUS: Albe adasının efsanevi kralı ve Prokas’ın oğludur.
AMYKOS: Poseidon’un oğludur. Vahşi tabiatlı bir kraldı.
AMYKLOS: Apollon’un istemeyerek vurup öldürdüğü, daha sonra sümbül çiçeğine dönüştürdüğü delikanlıdır.
AMYMONE: Donaos’un elli kızından biridir. Satyr’dan kaçarken, Poseidon yardımına gelir ve ona aşık olur. Bu aşktan, Nauplios adındaki kahraman doğar.
ANADYOMENE: Aphrodite’nin lakabı.
ANAKSARETE: Kıbrıslı, çok güzel fakat kalpsiz bir kızdır. Kendisine aşık olan İphis’in intihar etmesine neden olur ve ölümüne aldırmadığı için Aphrodite onu taştan bir heykele dönüştürür.
ANANKE: İnsan şeklinde düşünülen bir kader tanrısı.
ANDROGEOS: Girit kralı Minos’un oğludur. Bir zaferden dönerken pusuya düşürülerek öldürüldü.
ANDROKLOS: Ephes şehrinin kurucularındandır.
ANDROMAKHE: Hektor’un karısı ve Eetion’un kızıdır. Yedi kardeşi, babası ve annesinin ölümüne tanık olduktan sonra, kocasını da bir savaşta kaybeder. Yunanlılara esir düşerek, Akhilleus’un oğlu Neoptolemos’un metresi olur.
ANDROMEDA: Kral Kepheus ile Kasiope’nin kızıdır.
ANKHİSES: Troya kahramanlarından biridir Kapys ile Themiste’nin oğludur. Aphrodite’ten Aeneas (Enee) adında bir oğlu oldu.
ANKHORES: Pririgia kralı Midas’ın oğludur. Bir uçuruma düşerek ölür.
ANİOS: Apollon’un Delosta yaşayan oğlu.
ANTAİOS: Poseidon ile Gaia’nın oğlu olan Libyalı bir dev.
ANTENOR: Troia kralı Priam’ın arkadaşı Yunanlılarla anlaşıp Troia’ya ihanet etti.
ANTİGONE: Oidipus’un kızıdır.
ANTİKLEA: Odysseus’un annesidir. Oğlunun öldüğünü sanarak intihar eder.
ANTİOPE: Nikteos’un kısıdır. Zeus ona aşık olmuştu.
ANTİPHATES: Sicilyada yaşayan, dev cüsseli, insan eti yiyen Laistryon’ların kralı
ANUBİS: Mısır’ın ölüler tanrısıdır.
APATHE: Hile tanrısı.
APHAREUS: İdas ile Lynkeus’un babasıdır.
APHRODİTE: Aşk ve güzellik tanrıçasıdır.
APİS: Peloponnesos’un efsanevi kralı.
APOLLON: Zeus ile Leto’nun oğludur. Artemis’in kardeşi, güneş ve güzel sanatlar tanrısıdır.
ARAKHNE: Dokuma sanatında Athena ile rekabet etmek istediğinden, örümceğe dönüştürülen kız.
ARAKNE: Lydya’lı güzel bir kızdır. Kendini tanrıça Athena’dan üstün gördüğü için, tanrıça tarafından örümceğe dönüştürülmüştür.
ARAİ: Beddua tanrısı.
ARDOLOS: Hephaistos ile Aglea’nın oğludur.
ARES: Zeus ile Hera’nın oğlu, harp tanrısıdır.
ARESTHANAS: Asklepios’u yetiştiren çoban.
ARETHUSA: Tanrı-ırmak Alpheios’un takibinden kurtulması için Artemis’in pınara dönüştürdüğü kız.
ARGE: Apollon’un geyiğe dönüştürdüğü bir peri kızı.
ARGOS: İo’ya bekçilik etmekle görevli, yüz gözlü dev. Zeus ile Niobe’nin oğlu.
ARKAS: Zeus ile peri kızı Kallisto’nun oğlu. Arkadiaların atası. Erato’nun sevgilisi.
ARKHELAOS: Temenos’un oğlu ve Herakles’in torunudur.
ARKHEMOROS: Hyripyle’nin, İason’dan olan oğludur. Bir yılan sokması sonucu öldü.
ARKİRON: Kentauros’lardan biridir.
ARİADNE: Dionysos’un karısı.
ARİANE: Girit kralı Minos ile Pasiphane’nın kızıdır.
ARİMASPLAR: Tek gözlü efsanevi millet. Altını koruyan yarı kuş, yarı arslan olan rpys’lerle sürekli savaş halindeydiler.
ARİON: Hayatı efsaneleşmiş Kesbos’lu bir çalgıcıdır.
ARİON: Poseidon ile Demeter’in oğludur.
ARİSTAİOS: Messenia kralı, yurdunu kurtarmak için yirmi yıl boyunca, İspartalılarla savaştı. Bunun uğruna, kızını tanrılara kurban etti, ancak yine de, İspartalılara yenildi. Ve kızının mezarı başında kendini öldürdü.
ARTEMİS: Zeus ile Leto’nun kızıdır. Apollon’un kız kardeşidir. Kardeşlerinden birkaç dakika önce doğup, Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiştir.
ASKALAPHOS: Akheron’un oğludur. Tanrıça Demeter’i kızdırdığı için, kocaman bir kayanın altına kapatılmıştı. Herakles, bu gence acıyıp, onu bir baykuşa çevirerek acısına son verir.
ASKANİOS: Aeneas ile Kreuse’nin oğludur.
ASKLEPİON: Eski Yunan ve Roma’da hekimlik tanrısı.
ASKLEPİOS (ESCULOPE): Apollon’un oğlu, sağlık, iyi etme ve hekimlik tanrısıdır. Tanrılara karşı gelip, ölüm döşeğindeki hastaları iyi ettiği, ölüleri hayata döndürdüğü için, Zeus tarafından öldürüldü.
ASİA: Okeanos ile Ethys’nin kızıdır. Asya kıtasına adını koydu.
ASSAON: Niobe’nin babasıdır. Kızına aşıktı. Kızı, bu aşka karşılık vermeyince torunlarını öldürdü.
ASTREA: İnsanlara fazilet ve adalet ilham eden. Zeus ile Themis’in kızı.
ASTERİA: Titan Kheos ile Phebe’nin kızıdır. Zeus, bu kıza gönül verince onunla birlikte olmak istemeyen Asteria, bir bıldırcın olarak Zeus’un elinden kurtulur. Ve kendini denize atarak yüzen bir ada olan Ortgia’ya dönüşür.
ASTERİON: Girit adası kralıdır. Europa’nın Zeus’tan olan iki oğlu Minos ve Rhadamantys’ı o büyütür ve krallığını Minos’a bırakır.
ASTRAİOS: Eos’un yani şafak kızıllığının kocasıdır. Yıldızlara hükmederdi.
ASTREA: Zeus ile Thernis’in kızıdır. İnsanlara, fazilet ve adalet ilham ederdi.
ASTYANAKS: Hector ile Andromakhe’nin oğludur. Troya ele geçirilince, Odysseus, onu kale duvarından atarak öldürür.
ATALANTE: Arkadia’lı güzel avcıdır. Av sırasında, Artemis’e eşlik ederdi.
ATE: Hata ve günah tanrıçası. İnsanların basiretlerini bağlayan tanrıçadır. Kötülük tanrıçası.Tutku tanrıçası.
ATHAMAS: Phtiksos’un babasıdır. İon’un kocasıdır.
ATHENA: Zeka tanrıçasıdır. Bir adı da: Pallas’tır.
ATLAS: Titan İapetos ile denizkızlarından Klymene’nin oğludur. Diğer Titanlarla birlikte, Olympos’a saldırdığı için, Zeus, onu gök kubbeyi omuzlarında taşımakla cezalandırır.
ATPOROS: Bildiklerinden şaşmayan, üç Moria’lardan biri.
ATREUS: Pelops ile Hippodemia’nın oğludur. Thyestes ile Nikippe’nin kardeşidir. Önce, Kleola ile evlenir ve bu evlilikten Pelisthes doğar. İkinci evliliği dul kalan gelini Aerope ile olur. Bu evlilikten Agermennon ile Menelaos adlı, iki oğlu ve Anaksibia adlı bir kızı olur.
ATRİDES: Atreus soyundan gelenler, bu adla anılırlar. Özellikle: Agermennon ve Meneloas.
ATROPOS: Bildiklerinden şaşmayan, üç Moria (Park) lardan biridir.
ATTİS: Eski Anadolu tanrılarından biridir. Adonis kadar güzeldir. Bu yüzden, Anadolu tanrılarının anası Kybele, ona gönül verir. Ondan hayat boyu kendisine sadık kalma sözü alır. Ancak; Attis, Sakarya nehrinin perisi Sagaratis’e gönül verir. Kybele buna çok öfkelenir ve peri kızının hayatının bağlı olduğu ağacı keser. Attis’i de delirtir.
AUGE (AUGİA); Aleus’un kızıdır. Herakles’ten Telephos adında bir oğlu olmuştur. Telephos’u doğurduktan sonra, Mysia’ya kaçtı. Orada, kral Teothras’ın karısı oldu. Daha sonra, kim olduğunu bilmeden kendi öz oğlu ile evlendi.
AUGİAS: Elis bölgesinin efsanevi kralıdır.
AURA; Phrygia’lı güzel bir kızdır. Rüzgar gibi çevikti. Artemis’in av arkadaşlarından biriydi. Dionysos ,buna aşık oldu ama yakalayamadı. Daha sonra, Aphrodite araya girdi ve Aura’nın aklını başından aldı. Dionysos’tan iki çocuğu oldu. Ama, çocuklarını parçaladı. Sonra, kendini Sakarya ırmağına attı. Zeus, bu deli anneyi bir kaynağa çevirdi.
AURORA: Şafak tanrıçası.
AUSON: Odyseseus ile Kalypso’nun oğludur. Latinos adında Latinlerin babası sayılan bir oğlu vardı.
AUTEMEDON: Akhilleus’un arabasını sevkeden kahramandır
AUTOLYKOS: Akhilleus’un arabasını kullanan kahraman
AUTONONE: Kadmos’un kızıdır. Aktaion’un anasıdır. Dionysos onu delittiğinden, kız kardeşi Agaue ile birlikte, Pentheus’u parçaladı.
AZAN: Arkadia kralı Arkas’ın oğlu.
B
BAAL: Asur tanrısıdır.
BABYS: Flütçü.
BAKKHANT’LAR: Dionysos şenliklerinde, tanrının yanında dolaşan kadınlardır.
BASSARİD: Dionysos Şenliklerinde, Tanrının yanında dolaşan ve tambur çalan ve kaplanları sevkeden kadınlar.
BASİLEİA: Uranos’un kızı ve Rhea ile Titanların kız kardeşleridir. Kardeşi Hyperion ile evlendi. Selena (ay) ve Helios (güneş) i doğurdu.
BATTSO: Apollon’un öküzlerini çalan Hermes’e yardım eden ihtiyar.
BAUBA: Persophene için üzülen Demeter’i eğlendirmeye çalışan, neşeli bir hizmetçi kız.
BAUKİS: Philemon’un karısı, Frigyalı köylü kadın.
BELLEROPHON: Korinthos’un kurucusudur. Glaukos’un oğludur.
BELLONA: Romalıların zafer tanrıçasıdır.
BENDİS: Trakyalıların ay tanrıçasıdır.
BERENİKE: Kocasının zaferi için saçlarını adayan Ptolmece Evergete’nin karısı.
BEROE: Adonis ile Aphrodite’nin kızıdır. Poseidon onunla evlenmek istedi, ama o Dianysos ile evlendi.
BİA: Dev Palas ile Stuyx’in kızıdır. Şiddet anlamına gelen, Bia, Nike (zafer)’ın kız kardeşidir.
BİANNA: Kıtlık yüzünden Girit adasından kaçan genç bir kızdır. Viyana şehrine adını verdi.
BİANOS: Troyalı bir komutandır. Agamennon tarafından öldürüldü.
BİAS: Amytaon’un oğludur. Melanpous’un kardeşidir.
BİTON: Kydippe’nin oğlu.
BRANKHİD’LER: Apollon’un gözdesi Brankhos’un soyundan gelenlere verilen addır.
BRANKHOS: Anadolu’da, Miletos’lu çok güzel bir delikanlıydı. Bir gün dağda sürüsünü otlatırken, tanrı Apollon onu görüp aşık oldu. Tanrı ona kahinlik sanatını öğretti.
BRİAREOS: Yüz kollu devler, titanlarla savaşında tanrı Zeus tarafında yer aldılar.
BRİSEİS: Asıl adı Hippodemie olan Briseis; Troya civarında eski bir Anadolu şehri olan Lymessos şehrinin rahibinin kızıydı. Babasının katili Akhilleus’un sevgilisi oldu.
BROTHEUS: Yanardağlar tanrısı ile zeka tanrıçasının oğludur. Çok çirkin olduğu için alemin maskarası olmasın diye, Etna yanardağının içine atılmıştır.
BRİTHYNOOS: Apollon’un adlarından biridir.
BRİTOMARTİS: Girit’li bir tanrıçadır. Zeus ile Karme’nin kızıdır.
BRONTES: Gökle yerin oğlu, Kyklop’lardan biri.
BRYKHİA: Aphrodite’nin adlarından biridir. Entheus’u parçaladı.
BRYTE: Ares’in kızı. Minos’un sevgilisi.
BUSİRİS: Zalim bir Mısır kralıdır. Herakles tarafından öldürüldü.
BUTES: Dionysos’a tapan kızları bir tapınaktan kaçırdığı için bu tanrı tarafından delilik cezasına çarptırılan Boreas’ın oğlu.
BOARMİA: Pallas’ın lakabıdır. Öküzlerden faydalanmayı öğrettiği için bu lakabı almıştır.
BOLİNE: Apollon’un elinden kurtulmak için kendini denize atan su perisi.
BONA DEA: Doğurganlık tanrıçasıdır.
BOREADLAR: Kuzey rüzgarının çocuklarına verilen addır.
BOREAS: Kuzey rüzgarı tanrısıdır. Şafak tanrısı Eos’un oğludur.
BORMOS: Titias’ın oğludur. Çok güzel bir delikanlı olan Bormos’u küçük bir su kaynağının perileri kaçırdılar.
BOSPHOROS: Sığır geçici anlamına gelir. İstanbul boğazının eski adıdır.
BOTRES: Eumelos’un oğludur. Tanrı Apollon’a takdim edilen kurbanın beynini yediği için, babası tarafından öldürülür.
BYBLİS: Miletos’un kızıdır. Erkek kardeşi, Kaunos’a aşıkdı. Kaunos, onun bu aşkından korkup kaçınca, kendini öldürdü. Ona acıyan periler, Byblis’i çağlayan’a çevirdiler. (Bugünkü: Ilıca)
BYRSA: Kartaca hisarı.
BYZAS: Poseidon’un oğludur. Annesi Zeus ile İo’nun kızı idi. Byzans şehrini kurdu.
C
CACUS: Herakles tarafından öldürülen bir dev.
CAECULÜS: Vulcain’in oğludur.
CAELUS: Uranos’un Latince karşılığı.
CASUS: Herkül tarafından öldürülen vulcanus’un oğlu, korkunç dev.
CARMENTA: Ladon ırmağının efsanevi kızı.
CARNA: Roma civarında Tiber nehri kenarında yaşayan bir peri kızı.
CAMENE: Çeşme perileridir. Ancak, Yunanlılar bunların ilham perileri olduklarına inanırlardı.
CAMENTA: Romalı doğum tanrıçası.
CAMİLLA: Volskiler kralı Metabus’un amazonlara benzeyen kızı.
CANCORDİA: Romalıların barış tanrıçası.
CASUS: Vulcanus’un oğlu, korkunç dev.
CARMENTA: Ladon ırmağının efsanevi kızı. Gaipten haberler veriyordu.
CARNA: Roma civarında Tiber nehri kenarında yaşayan bir peri kızı.
CATANİTUS: Latinlerin Ganymedes’e verdikleri ad.
CANTİMANİLER: Yüz kollu devler.
CERES: Toprak ve ürünler tanrıçası Demeter’in diğer bir adı.
CLİO: Kahraman destanı Epos ve Tarih Musa’sına Latinlerin verdikleri ad.
CONCUS: Eski Roma tanrılarından biri. Gizlemek, örtmek, saklamak tanrısıydı.
CUBİDO: Aşk tanrısı Eros’un bir diğer adı.
D
DADA: Namusu uğruna kendini öldüren efsanevi Girit’li bir kadın.
DAEDALİON: Sabah yıldızı Eoshoros’un oğludur. Savaşa ve ava çok düşkündü. Kızının ölümünden sonra, çektiği acıya üzülen tanrı Apollon, bu üzüntülü babayı bir akbabaya çevirdi.
DAKTYLOS: İda dağında oturan ve madenleri işleyen becerikli cinler. Bu cinleri, Rhea doğurmuştu.
DAİDALA: Boiotia’da Hera şerefine yapılan bir şenlik.
DAİMOS: Ares’in yardımcısı. Korku.
DAİMON: İlahi bir kudret taşıdığına inanılan, adeta tanrılaştırılmış insanlara verilen addır.
DAMASTES: Prokrustes lakabıyla tanınan bir haydut.
DAMMANEUS: Daktylos’lardan biri.
DAMİA: Bereket tanrıçası.
DANAE: Argos kralı Akrisios’un kızı.
DANAİDLER: Danaos’un elli kızına verilen ad.
DANAOS: Belos’un iki oğlundan biri. Farklı farklı kadınlardan elli kızı olmuştu.
DAPHNE: Apollon’un aşık olduğu peri kızı. Defne yaprağına çevrildi.
DAPHNİS: Çoban şiirlerinin mucidi.
DARDANOS: Zeus’un oğludur. Troya kalesini o inşa etti. Çanakkale boğazının eski adı.
DEDALOS: Yunanlılarca heykeltıraşlığın ve mimarinin piri sayılan efsanevi bir sanatkar.
DEJANİRA: Herakles’in karısı.
DELPHOİ: Kehanet tapınağı.
DELPHYNE: Typhon tarafından mağlup edilen Zeus’un sinirlerinin ve kaslarının muhafazısına verilmiş olan canavar.
DELPHOİ: Gelecek olaylardan haber verme yeri, kehanet tapınağıdır.
DELOS: Yüzen bir ada iken, Artemis ve Apollon’un doğumu için Zeus, onu denizin üzerinde sabit bir ada haline getirdi.
DEİMOS: Korku anlamına gelen Deimos, Ares’in en yakın arkadaşıdır.
DEİONEUS: Dia’nın babasıdir. İksiyon, onu kızgın kömür dolu bir hendeğe atıp yakmıştı.
DEİPHOBOS: Priamos’un oğludur. Hector’un kardeşidir.
DEİPYROS: Helenos tarafından Troya önünde öldürülen, Yunan kahramanı Priamos’un oğlu.
DESPOİNA: Demeter’in Poseidon’dan olan kızı.
DEMETER: Toprak ve bereket tanrıçası.
DEMODİKE: Kretheus’un karısı Priksos’un kaynanası.
DEMODOKOS: Gözleri kör bir halk şairidir. Şiirleri ile efsaneleşmiştir.
DEMOPHON: Theseus ile Phedra’nın oğludur. Elpeor ile Troya savaşına katıldı.
DEUKALİON: Prometheus ile Klymene’nin oğludur. Pyrrha’nın kocası. Tufandan sağ kalanlardandır.
DİANA: Artemis’in Latince adıdır.
DİDO: Karthaca kraliçesi, Aineas’ı sevmişti, karşılık alamayınca kendini öldürdü.
DİDYME: Brahkhid’lerin kahinlik tapınağı.
DİKE: Zeus ile Themis’in kızı.
DİKTE: Girit’te bir dağ
DİKTYS; Seriphos adasında yaşayan bir balıkçı.
DİKTYNNA: Minos’un dokuz ay kovaladığı Girit Nymphe’si Britomartis’in lakabı.
DİRKE: Epopeus’un karısı.
DİMOEDES: Arezen’in kardeşiydi. Onun kızı Eupis ile evlendi. Ancak Eupis onu kendi kardeşiyle aldatıyordu. Durum ortaya çıkınca, Eupis kendini öldürdü. Diometes daha sonra sahilde genç bir kadın cesedi buldu ve buna aşık oldu. Ceset çürümeye başlayana kadar onu sakladı. Daha sonra muhteşem bir törenle defnetti. Ama bu anlamsız aşkı içinden söküp atamadı ve mezarın başında kendini öldürdü.
DİOMEDES: İnsan eti yiyen atlarıyla meşhur Thrakia kralı.
DİON: Apollon’u misafir eden Lakonia’nın efsanevi kralı.
DİONE: Zeus’un sevgilisi Afrodit’in annesi, Oranos ile Gaia’nın kızı.
DİONYSOS: Şarap tanrısı.
DİOSKUR’LAR: Zeus’un oğullarından Kastor ile Palydenkes’e verilen ad. Anneleri Leda idi. İki kardeş, gemicilere yol gösterir, tehlikeli anlarda yardımlarına koşarlardı.
DİYAZİNOS: Şarap ve coşku tanrısı.
DODONA: Zeus Tapınağı. Zeus bu tapınakta, sorulan sorulara ve dualara cevap verirdi.
DOLİON’LAR: Bugünkü Kapıdağda yaşayan bir halk.
DOLON: Troyalı bir genç. Çok hızlı koşardı. Savaş sırasında casus olarak Yunanlıların arasına karıştı. Ancak, yakalandı ve Diomedes tarafından öldürüldü.
DORİS: Okeanos ile Tethys’in kızı. Kardeşi Nereos ile evlendi. Ondan Nereid’ler diye bilinen elli kızı oldu.
DOROS: Apollon ile Phthie’nin oğlu.
DRYAD’LAR: Ormanlarda yaşayan ağaç perileri. Hayatları ağaca bağlıydı. Ağaç çürüdüğü ya da kesildiği zaman bunların da hayatı son bulurdu.
DRYAS: Ares’in oğullarından birinin adı.
DRYOPE: Kral Dryops’un tek kızı. Oeta dağında, babasının sürülerini otlatırdı. Apollon, bu kıza gönül verdi ve yılan şekline girerek birleşti. Kız bu olaydan kimseye haber vermedi. Andreamon ile evlendi ve bir oğlu oldu. Adını Amphissos koydular.
DRYOPS: Apollon ile Dia’nın oğlu.
DRYOPS: Apollon ile Dia’nın oğlu. Kızı Hermes ile birlikte olup Pan’ı doğurdu.
E
EAKOS: Zeus ile peri kızı Egine’nin oğlu. Dindarlığı ile tanınır.
EETİON: Mysia bölgesinde, bir şehrin kralı. Andromak’ın babası.
EFHİALTES: Gaia ile Uranus’un oğlu olan bir dev.
EHRİMEN: İran inanışında, karanlık ve kötülük tanrısıdır.
EGERİA: Romalıların doğum tanrıçası.
EGEUS: Atina kralı Theseus’un babası. Theseus, Minotaure’ye karşı kazandığı zaferden dönerken, beyaz yelken çekmediği için babası oğlunun yenildiğini zannederek, kendisini denize attı. O günden beri bu denize Ege denizi denir.
EGESTES(AKESTES); Sicilyada, Krimisos ırmağının tanrısının oğlu.
EGİNA: Asopas ırmağının tanrısının kızı.
EGİSTHOS: Thyeste’nin oğlu.
EGKELADOS: Uranos adlı dev ile Gaia’nın oğlu.
EGYPİOS: Antheus ile Boulis’un oğlu.
EGYPTOS: Mısır’ın ünlü kahramanlarındandır. Poseidon ile Nil nehrinin oğlu. Mısır’a adını verdi.
EKHEMOS: Aeropos’un oğlu.
EKHETOS: Zalimliği ile ün salan Epir kralı.
EKHİDNA: Gövdesi kadına, kuyruğu yılana benzeyen bir ejderha.
EKHİON: Kadmos’un ektiği dragonun dişlerinden hortlayan beş adamdan biri.
EKHO: Ormanlarda, dağlarda dolaşan yankı perisi.
ELEKTRA: Agemennon ile Klytaimenestra’nın kızı. Okeanos ile Tethys’in kızlarından birininde adı Elektra idi.
ELEKTRYON: Perseus’un üç oğlundan biri.
ELEST: Tanrının insan ruhlarını yarattığı zaman.
ELEUTHERİOS: Zeus’un lakabı.
ELİMA: Kongo ilkellerinin inandıkları yetenek gücü.
ELİS: Endymion’un kızı ile Poseidon’un oğlu.
ELPENOR: Odyseseus’un arkadaşlarından biri. Kirke, onu domuza çevirmişti. Ama daha sonra tekrar insan şekline döndü.
ELYSİON: Yeraltı cenneti.
EİDOTHEA: Proteus’un oğlu. Babasına akıl danışmaya gelen Menelaos’a yardım etti.
EİKASTE: İokaste’nin diğer adı.
EİLEİTHYİA: Doğum ağrıları tanrısı. Bu tanrı, doğumlarında kadınlara yardım ederdi.
EİRENE: Barış sembolü, Horalar’dan biri. Yunan Barış tanrıçası.
EMPUSA: Hekate’nin insanları korkutmak için yarattığı bir canavar. Her çeşit kılığa girebilirdi. İnsan etiyle beslenirdi. Kurbanlarını çok güzel bir kadın kılığına girerek avlardı.
EMPOUSA: Hekate’nin yolladığı ve genellikle yolculara saldıran, güzel bir genç kız şekline girerek kurbanlarının kanını emen görüntü.
ENDYMİON: Ay ışığı Selene’nin aşık olduğu güzel bir delikanlı.
ENYALİOS: Savaş tanrısı Ares’in adlarından biri.
ENYO: Ares’in en sadık arkadaşlarından biri. Enyo felaket anlamına gelir.
EOLİA: Rüzgarların bekçisi Eolos’un oturduğu adanın adı.
EOLO: Rüzgarların tanrısı.
EOLOS: Rüzgarların tanrısı.
EOS: Şafak tanrıçası.
EPAPHOS: Zeus’un oğlu.
EPEİOS: Panopeus’un oğlu, Troya savaşına otuz gemi ile gelmişti.
EPEPHOS: Başlangıçta evreni yöneten ilke, Zeus ile İo’nun oğlu.
EPEOS: Panopee’nin oğlu. Surları yıkmak için kullanılan aleti icat etti. Troya savaşındaki tahta atı yaptı.
EPHESOS (EPHES); Anadolu’nun Ege sahilinde eski devirlerin en ünlü şehri.
EPHİALTES: Gaia ile Uranos’un oğlu olan dev.
EPHİMENTHEUS: Prometheus’un kardeşi.
EPİDAUROS: Asklepios’un en meşhur tapınağının bulunduğu yer.
EPİKASTE: Odysei’da İokaste’nin adı.
EPİMELİDES: Sürüleri bekleyen perilerin adı.
EPİMENİDES: Giritli bir şair ve kahin. Atinayı veba salgınından kurtardı.
EPİMETHEUS: Prometheus’un kardeşi.
EPİONE: Asklepois’in karısı.
EPİPHANİA: Tanrıların insan şeklinde yada başka şekillerde maddi olarak görülmesi.
EPİPOLE: Erkek kılığına girerek Yunanlılarla birlikte Troya kuşatmasına katılan Trakhion’un kızı.
EPİROS: Ekhion’un kızı.
EPOİOS: Panopeus’un oğlu.
EPOPEUS: Bir kahraman adı. Poseidon’un oğlu olduğu söylenir.
ERATO: Dokuz ilham perisinden biri.
EREBOS: Evrenin bütün varlıklarından önce varolan varlık.
ERESBOS: Karanlık tanrısı.
EREKHTOUS: Atina’lı ünlü kahraman.
ERGİNOS: Beotia bölgesinde orkhomenos kralı.
ERİDANOS: Okeanos ile Tethys’in oğlu. Efsanevi bir nehirdir.
ERİKHTHONİOS: Hephaistos’un oğlu. Hephaistos’un yere sağlam tohumlarından meydana gelen yarı insan yarı yılandı. Athena, bu çocuğa acıyıp onu bir kutuya koydu ve Kekrops’un üç kızına emanet etti. Erikhthonios; büyüyünce çok akımlı bir insan oldu ve Atina krallığını ele geçirdi.
ERİGONE: Atina’lı, İkaros’un kızı. Dionysos’un sevgilisi.
ERİPHYLE: Argos kralı Talaos’un kızı ve Adraste’nin kızkardeşi.
ERİNONA: Namus ve masumiyeti ile ün salan Kıbrıs’lı bir kız. Zeus bile, ona aşık olmuştu. Hera, bu aşka engel olmak için Adonis’i Eriona’ya bela etti. Kızlığını kaybeden Erinona, tavus kuşana çevrildi.
ERİNY’LER: İntikam saçan tanrıçalar.
ERİPHYLE: Argos kralı Talaos’un kızı. Adraste’nin kardeşi.
ERİS: Nifak, anlaşmazlık tanrıçası. Ares’in kardeşi ve arkadaşı. Istırab (Ponos), Unutmak (Lehte), Açlık (Limos), Keder (Argos) çocuklarıdır.
ERİNONA: Namus ve temizliği ile ün salmış Kıbrıs’lı bir kız.
ERİPHYLE: Talaos ile Lysimakhe’nin kızı.
EROS: Aşk tanrıçasıdır. Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’nin oğlu.
EROTLAR: Eros’un mucizeleriyle meydana gelen sevgi tanrıları.
ERYKS: Aphrodite ile Poseidon’un oğlu.
ERYTOS: Güzel kız İole’nin babası.
ERYSİKHTON: Demeter’e ait bir ağacı kestiği için, tanrıça tarafından doymak bilmez açlığa mahkum edilen Teselyalı kahraman.
ERYMANTHOS: Apollon’un oğlu.
ERYMANTHOS: Apollon’un oğlu. Adonis ile buluşmak için yıkanan Aphrodite’i çıplak gördüğü için tanrıça gözlerini kör etti. Bunun üzerine, Apollon, oğlunu bir yaban domuzuna çevirdi ve Adonis’i öldürttü.
ERYSİKHTHON: Thesseba kralı Triapos’un oğlu. Dinsiz ve zalim bir adamdı. Demeter’e ait bir ormanı tahrip edince, tanrıça onu açlıkla kıvrandırarak cezalandırdı.
ERYKS: Aphrodite ile Poreidon’un oğlu.
ERYTOS: İole’nin babası. Ok atmada kendisini geçene kızını vermeyi vaat etmişti. Herakles, yarışmada onu geçtiği halde, sözünde durmadı. Bunun üzerine, Herakles onu öldürdü.
ESKULAPE: Hekimlik tanrısı Askhlapios’a Latinlerin verdiği ad.
ETEOKLES: Oidipus ile İokaste’nin oğlu. Thebai kahramanlarından biri.
ETHEMEA: Artemis’in çevresindeki perilerden biri. Cos adasındaki kral Merops ile evlenmek için tanrıçadan ayrılınca, tanrıça buna çok sinirlendi ve onu okları ile delik deşik etti.
EUADNE: Esir düşen kocasını yakarlarken kendisini kocasını yaktıkları ataşe atan fedakar kadın.
EUANDROS: Arkadialı bir kahraman. Yurdundan ayrılıp, İtalya’da bir koloni kurdu.
EUPHORBOS: Kuvvetiyle ün yapan Panthoos’un oğlu.
EUBOİA: Egriboz adası.
EUİPPE: Egir kralı tyrmmas’ın kızı.
EUKHENOR: Kahin Polydos’un oğludur. Babası ona iki çeşit ölümden birini seçmesini söyledi. Ya evinde kalıp rahat döşeğinde can vermek ya da savaşta çetin fakat şerefli bir ölüm. Troya savaşına katıldı ve yiğitçe öldü.
EUMAİOS: Odyseseus’un kahraman çobanı.
EUMENİD’LER: Attikada ki intikam tanrıçalarına verilen ad.
EUMOLPOS: Posseidon ile Khione’un oğlu. Herakles’in öğretmeni.
EUENOS: Troya kuşatması sırasında, Akhalar’a şarap satarak ellerinde tutsak bulunan Lykaon’u satın alan İason ile Hypsipyle’nin oğlu.
EUNİKE: Bir deniz perisi. Nereos ile Doris’in kızı.
EUNOMİA: Okeanos’un kızları Hora (Saat) lardan biri. Letafet perilerinin annesidir.
EUNOMOS: Arkhiteles’in oğlu. Herakles tarafından öldürüldü.
EUPHEMOS: Poseidon’un oğlu. Arganaut’lardan biri. Babasının ona verdiği vasıfla, su üzerinde yürüyordu.
EUPHROSYNE: Üç Kharisten biri. Zeus ile Okeanos’un kızı.
EUPHORBOS: Pantheos’un oğlu. Troyalı bir kahraman. Pakroklos’u öldürmüştü.
EUPHORİON: Akhilleis ile Helena’nın çocuğu. Zeus ona aşık oldu. Fakat, Euphorion ondan kaçtı. Melos adasına sığındı. Çok öfkelenen Zeus, yıldırımlarıyla onu öldürdü.
EUPHROSYNE: Eurymone’nin üç kızı olan Kharit’lerden biri.
EUİPPE: Egir kralı Tyrmmans’ın kızı.
EUROPE: Finike kralı Agenar ile Telepassa’nın kızı. Boğa şekline giren Zeus tarafından kaçırıldı. Zeus’tan Minos Serpedon, Rhadamnthy adlarını taşıyan üç oğlu oldu. Adını Avrupa bölgesine verdiler.
EUROS: Güneybatı rüzgarı eos ve astraios’un oğlu. Güneybatı rüzgarı.
EURYALE: Gaia’nın kızkardeşleri olan Gorgon’lardan biri.
EURYLEİA: Odyseus’un sütannesi.
EURYALOS: Aenes’in arkadaşlarından biri. Güzelliği ile ün salan bu delikanlı, Nisus ile büyük bir aşk yaşadı.
EURYBİE: Yer ile denizin kızı. Astraos’un annesi.
EURYDİKE: Orpheus’un karııs. Aristeos’tan kaçarken bir yılan tarafından öldürüldü.
EURYGANİA: Oidipus’un karısı.
EURYKLEİA: Odysseus’un sütannesi.
EURYLOKHOS: Odyseus’un arkadaşı ve Kirke’nin büyüsünden kurtulan tek kişi.
EURYLOKOS: Odyseus’un arkadaşı ve kızkardeşinin kocası.
EURYMAKOS: Odysseus’un karısına göz koyanlardan biri. Odyssesus tarafından öldürüldü.
EURYMAKHOS: Penelope ile evlenmek istediği için Odysseus tarafından okla öldürülen kişi.
EURYMEDA: Oeneus ile Althea’nın kızı. Kardeşi Meleagros’un ölümüne çok ağladığından, Meleagrid denilen kuşa dönüştürüldü.
EURYMEDON: Prometheus’un babası. Titanlarla yapılan savaşta, Zeus tarafından uçurumdan aşağı atıldı.
EURYNOME: Okeanos ile Tethys’in kızı. Zeus tarafından sevildi ve üç Kkari(Letafet perileri) doğurdu.
EURYNOMOS: Hyperion’un karısı. Helios, Selene ve Eos’u doğurdu.
EURYPYLOS: Troya kuşatmasına kırık gemisiyle katılan Teselya’lı kahraman efsanevi kral.
EURRYLOS: Tanınmış kahramanlara verilen ad.
EURYSAKES: Aiaks ile Teknassa’nın oğlu.
EURYTHEUS: Herakles’e çeşitli görevler veren Tiryns kralı.
EURYTİON: Kentaur’lardan biri. Hippodemiz’yi kaçırmak isteyince, Lapithlerle savaş başladı.
EURYTOS: Herakles’e yay bükmesini öğreten ünlü bir kral. Ok atmadaki ustalığına güvenerek kendisini yenene kızı İole’yi vereceğine söz veren Eurytanlar’ın efsanevi kralı.
EUMAİOS: Odyseus’un sadık çobanı.
EUMOLPOS: Annesi tarafından denize atılıp, Poseidon tarafından kurtarılıp, Habeşistan’da büyütülen Poseidon ile Khione’nin oğlu.
EUTERPE: Müzik tanrıçası.
EUTHYMOS: Temesa şehrini kurtaran ünlü bir kahraman.
EUTYGANİA: Oidipus’un karısı.
ENDYMİON: Ay ışığı Selene’nin aşık olduğu çok güzel bir delikanlı.
EVADNE: Zeus’un kocasını yıldırımla çarpıp yaktığı ateşe kendisini atan İphysis’in kızı, Kapelneus’un kızı.
EVANDROS: Sarpedon’un oğlu Lykia’lı bir yiğit. Troya savaşında yardıma gelmişti.
EVANOS: Ares ile Demonike’nin oğlu. Etolia krallarından biri. Marpassa adında ki kızına talip olanları öldürüyordu.
EVİPPE: Epir kralı Tyrimmans’ın kızı. Odysseus onu baştan çıkarıp sonra da terk etti. Bu beraberlikten Euryalos dünyaya geldi. Eyippe çocuğun boynuna “Minnettarlığın işareti” yazan bir tabela asıp, Odysseus’a yolladı.
EVOHE: Dionysos’un lakabı. Cesaret oğlum anlamına gelir.
F
FAMA: Halkın sesinin sembolü olan Fama; Yer’in kızıdır. Sayısız gözü ve birçok ağzı vardır. Çok hızlı uçardı.
FAMES: Açlık tanrıçası.
FATUM: Talih tanrısı.
FAUMA: Tanrı Faunus’un karısı.
FAUNUS: Latinlerin ıssız tabiat tanrısıdır.
FEBRİS: Sıcaklık tanrıçası.
FENİKS: Masal kuşu.
FERONİA: Çeşmelerin ve ormanların tanrıçası.
FİDES: Verilen sözde durma tanrıçası.
FİNEKE: Kadmos’un Europa’nın, Dido’nun, Agenor’un yurdu.
FLORA: Yeşeren bitkilerin ve çiçeklerin tanrıçasıdır.
FURİLER: Yeraltı cehenneminin korkunç devleri.
FURRİNA: Tiber nehri kenarında bir kaynağın ve bir ormanın tanrıçası.
FONS: Kaynaklar tanrıçası.
FORS: Yeşeren bitkilerin ve çiçeklerin tanrıçasıdır.
FORS: Tesadüf tanrıçasıdır.
FORTUNA: Kader tanrıçası.
FORNAKS: Ekmek pişiren fırınların tanrısı.
FURİNA: Hırsızların tanrısı.
FURNA: Tibet nehri kenarında bir kaynağın ve ormanın tanrısıydı.
FRAUDE: Yarı insan, yarı yılan hile tanrıçası.
G
GAİA: Toprak. Bütün tanrıların soylarının çıktığı, en eski ve ilk tanrıçadır. Kocasız olarak Uranus’u doğurdu. Onun hem annesi hem de karısı oldu.
GALATEİA: Güzel bir peri kızıdır. Kylop Polyhemos ona aşık olmuştu.
GALATES: Herakles’in bir prensesten olan oğlu.
GALAOTES: Apollon ile Themisto’nun oğludur.
GALİNTHİAS: Herakles’in annesi ve Alkmene’nin arkadaşıdır. Alkmene: doğum yapacağı sırada, doğum tanrıçaları, Hera’nın emriyle doğuma engel olmaya çalışınca, Galinthias onları uzaklaştırdı ve Herakles’in doğumuna yardım etti. Fakat: sonunda: Hera onu gelincik’e dönüştürerek cezalandırdı.
GAİA: Başlangıçta evreni yöneten ilke. Bütün tanrıların soylarının çıktığı en eski ve ilk tanrıça.
GANGES: Bir peri kızı olan Kalauria ile İndos’un oğlu ve Ganj nehrinin tanrısıdır. Sarhoş olduğu bir zamanda, annesini iğfal ettiği için kendisine geldiğinde utancından kendini nehre atar. O günden sonra, bu nehrin adı Ganj olur.
GANYMEDES: Troya kralı Toros’un oğludur. Zeus onu sever ve Olmpos’a yanına alarak orada alıkoyar.
GEANTES: Gaia’nın çocukları, Uranus’un yarasından akan kanlarla yaratıldılar.
GENİUS: Roma tanrısıdır. Bir nevi koruyucu melek görevi görüyordu. Her insanın kendisine ait bir Genius’u olduğuna inanalırdı.
GERAS: İhtiyarlık tanrısıdır. Herakles, bütün insanların yaşlandıkları zaman, başına musallat olan bu tanrıyı mağlup etti.
GERENA: Pygmeler. Bir nevi cüceler soyundan bir kadın. Tanrılara yüz vermediği için Turna kuşuna çevrildi.
GERYONEUS: Üç başlı, kocaman bir dev. Herakles tarafından öldürülür.
GLAUKİA: Phriygia’da akan Skamandre (Menderes) suyunun kızı.
GLAUKOS: Sisypos’un oğludur. İnsan eti ile beslenen, kendi atları tarafından parçalandı.
GİANT’LAR: Uranos’un yarasından akan kanlarla yaratılmış devlerdir. Tanrılar, bunlardan nefret ederlerdi. Dağ gibi gövdeleriyle yılan gibi kuyrukları vardı. Titanlarla birlikte Zeus’a karşı savaşmışlardı. Herakles, teker teker hepsini mağlup edip, Vezüv yanardağının altına hapsetti.
GORGON’LAR: Phorkos ile Keto’nun üç kızı. Saçları yılandan, korkunç bakışlı ifritler. Bunlara bakan taş kesilmiş. Stheno, Eurvale ve Medusa adlarını taşıyan üç kardeşin en kötüsü: Medusa idi.
GRAZİA’LAR: Letafet perileridir.
GREE’LER: Phorkos ile Keto’nun diğer üç kızı. Doğuştan beyaz saçlıydılar.
GRİFFON’LAR: Arslan gövdeli, kartal başlı, efsanevi kuşlar. Apollon’un hazinelerine bekçilik yapıyorlardı.
GYGES: Titanlardan biri. Uranos ile Gaia’nın oğlu. Yüz kolu, elli başı vardı.
H
HADES: Ölülerin zindancısı, toprağın derinliğindeki zenginliğin sahibi. Zeus’un kardeşi.
HAEMON: Kral Oidipus’un kızı. Babası, nişanlısı Antigone’u ölüme mahkum edince intihar etti.
HAEMOS: Boreas’ın oğlu. Thrakia Tyranlarından biri.
HAGNO: Lykea kaynağının perisi.
HALİA: Rodoslu güzel bir kız. Poseidonla evlendi ve altı oğlu, bir kızı oldu. Halia’nın altı oğlu Aphrodite’in etkisi ile annelerine büyük bir aşk ve şehvetle bağlanınca, babaları Poseidon, onları öldürdü. Bu duruma çok üzülen kadın, kendini denize atarak intihar etti.
HALİRRHOTİOS: Poseidon’un oğlu, Ares’in kızıdır. Altippe’ye saldırdığı için Ares tarafından öldürüldü.
HALKYONE: Kral Keyks;’in karısı.
HARMİNNA: Irmak tanrısı Asopos’un kızıdır. Ares’ten Oenomaos adında bir oğlu vardı.
HARMONİA: Aphrodite ile Ares’in kızı, Kadmos’un karısıdır. Kocası ile birlikte bir yılana dönüştürüldüler.
HARPALYKE: Tkrakia kralının kızıdır. Küçük yaşta annesini kaybettiğinden babası onu kısrak sütü ile besleyip erkek gibi yetirdirdi.
HARPYİ’LER: Thaumas ile Elektra’nın kızlarıdır. Fırtınanın ve ölümün sembolüydüler. Sirenlere benzerlerdi ve kanatları vardı.
HAMADRYAD: Ağaç perileridir. Bir ağaçla beraber doğup, onunda beraber ölen perilerdir.
HEBE: Zeus ve Hera’nın kızıdır. Gençliğin ve güzelliğin sembolüydü.
HEKABE: Troi kralı Priamos’un karısı.
HEKATE: Artemis’in yardımcısı, iyiliksever bir tanrıçadır. Bir titan olan Perses ve Asteria’nın kızı idi. Darda kalanlara yol gösterirdi.
HEKTOR: Troyalıların en büyük kahramanı. Akhilleus tarafından öldürüldü.
HEGELEOS: Herakles’in torunuydu. Omphale ile Herakles’te olan Tyrsenos’un oğlu.
HELENA: Menelaos’un karısı. Troya prensi Paris onu kaçırdığı için Yunanlılar Troya’ya saldırdılar. Zeus ile Leda’nın kızı olduğuna inanılır.
HELENOS; Priamos’un oğlu. Troya’lıların kahinidir. Yunanlılara tahta atı yapmalarını söyleyerek, yurduna ihanet etti.
HELLE: Marmara Denizine adını veren Phriksos’un kız kardeşi.
HELİADES’LER: Helios ile Klymene’nin kızları. Kardeşleri; Phaeton’un ölümünden dolayı duydukları üzüntüden çok fazla ağladıkları için, tanrılar onları kavak ağacına dönüştürdüler.
HELİKE: Çocukken Zeus’u besleyen iki peri kızından biri. Daha sonrada Büyük Ayıya çevrildi.
HELİKON: İlham perileri Musa’ların kutsal dağıdır.
HELİOS: Güneş tanrısı. Hyperion ile Theia’nın oğlu. Deniz perilerinden Perseis ile evlendi. Bir çok çocukları olmuştur.
HELLE: Phriksos’un kardeşidir. Çanakkale boğazı eski adı olan Helles Pontos adını ondan almıştı.
HELLEN: Deukalion’un oğlu ve bütün Yunanlıların babasıdır. Bu nedenle: Yunanlılara Helenler denirdi.
HEMERA: Gündüz Nyks( gece)nin kardeşi. Fani; insanlara ışığı getirirdi. Diğer adı Eos (şafak) tır.
HEMİKYNES: Köpek gibi ses çıkaran ve başları da köpeğe benzeyen tuhaf yaratıklar. Karadeniz kıyısında yaşarlarmış.
HEOSPHOROS: Eos’un oğlu, sabah yıldızıdır.
HEPHAİSTOS: Ateş ve volkanların efendisi Hera ile Zeus’un oğlu, demirci ve büyücü. Sanayi tanrısı.
HERA: Baş tanrıça. Zeus’un kardeşi ve karısıdır. Latinler ona Junon derler.
HERAKLES: Zeus’un oğlu ve kuvvet tanrısıdır. Latinler ona Hercule derler.
HERAKLİAD’LAR: Herakles’in soyundan gelenlere denir.
HERMAPHRODİTE: Aphrodite ve Hermes’in oğlu. Salmikis adlı göl perisi ona aşık oldu. Hermaphrodite: kendisi ile ilgilenmeyince, tanrılardan ikisini bir bütün haline getirmelerini istemişti. O günden sonra, aynı beden içinde hem kadın hem de erkek kişiliği taşıdı.
HERME’LER: Yolların koruyucuları.
HERMES. Belagat tanrısı. Hatiplerin, tüccarların ve hırsızların tanrısıdır. Tanrıların ulağı, habercisidir.
HERMİONE: Meneloas ve Helena’nın kızı.
HERO: Leandros’un sevgilisi olan rahibe. Sevgilisi ölünce, cesedinin başında o da kendini öldürdü.
HERSE: Kekrops’un üç kızından biri. Athena Erkhthonos’u, bu üç kardeşe emanet etmişti
HEPHAİSTOS: Ateş tanrısı. Latinler ona Vulcain derler.
HESİONE: Troya kralı Leomedon’un kızı.
HESPERİDLER: Güneşin battığı yerin perileri. Gecenin yani Nyks’in kızlarıdır.
HESPEROS: Akşam yıldızı. Atlas’ın oğlu, insanlara yol gösterir ve iyilik ederdi.
HESTİA: Kronos ile Rea’nın kızı. Romalılar ona Vesta derler. Aile ocağı tanrıçasıdır.
HEYGİEİA: Sağlık tanrıçası ve Asklepios’un kızlarından biri.
HİERA: Herakles’in oğlu olan Telephos’un karısıdır. Yunanlılar, Troya’ya karşı savaş açtıklarında, Hiera kadınlardan kurulu bir orduyla, onlara karşı koymuştu.
HİERODOLOS: Apollon tapınağında görevli bir köle.
HİLAEİRA: Leukippid’lerden biri. Phoebe’nin kız kardeşi.
HİLEBİE: Karia bölgesi krallarından birinin kızıdır. Lyrkos adında bir Yunanlıyla evlendi. Kocasının her türlü ihanetine rağmen, hep ona sadık kaldı.
HİMALİA: Bir peri kızı. Zeus’tan üç çocuğu oldu. Bu üç oğlan; buğdayın geçirdiği safhaları sembolize eder. Spartaeos (tohum eken), Kronios (buğday yetiştirici), Kytos (ekmekçi)
HİMEROS: Aşk isteğinin sembolü Eros’a arkadaşlık ederdi.
HİPPE: Kentaur, Khrion’un kızı. Eole’den hamile kalınca, babasının korkusundan Pelion dağına kaçtı. Fakat, babası onu buldu. Bunun üzerine, kendisini kurtarması için tanrılara yalvardı. Tanrılarda, onu at şeklinde bir burç yapıp gökyüzüne kaldırdılar.
HİPPİOS: Poseidon ile Athena’nın lakapları.
HİPPO: Skedasos’un iki kızından birinin adı. Kardeşiyle birlikte Ispartalıların saldırısına uğradı. Bu olaydan sonra, intihar ettiler.
HİPPODEMİA: Pisa kralı Oinomaos’un kızı. Pelops, onunla zorla evlendi. İki çocukları oldu. Arteus ile Tyestes.
HİPPO KAMPOS: Yarısı at, yarısı balık olan deniz hayvanları. Nereidler, bunların üzerine binip dolaşırlardı.
HİPPOLYTE: Amazonların kraliçesi. Ares’in kızı olduğu söylenir. Herakles tarafından öldürüldü.
HİPPOLYTOS: Thesseus’un Amazonların kraliçesi Atiope’den olan oğlu.
HİPPOMEDON: Dev cüsseli bir kahraman. Thebai’ye karşı savaşan yedililerden biriydi.
HİPPOGYPES: Ay’da oturdukları sanılan hayali insanlar.
HİPPOMENES: Megeros ile Merope’nin oğlu. Atalante ile evlendi.
HİPPOTES: Heraklid’lerden biridir.
HİRODYELLER: Tanrıların tapınaklarına ait olan kadın ve erkek köleler.
HİSTORİS: Kahin Tresias’ın kurnaz kızı. Herakles’in doğumu sırasında, Hera’nın emri ile doğuma engel olmaya çalışan, doğum tanrıçalarını kurnazlıkla oradan uzaklaştırıp, doğumun olmasını sağladı.
HUVAVA: Yaşayanlar ülkesinin sedir ağaçlarını koruyan canavar.
HORA’LAR: Zeus ile Thernis’in üç kızı. Bunlar: zamanların ve mevsimlerin tanrıçalarıdır.
HORKİOS: Zeus’un lakabıdır.
HYAD’LAR: Atlas’ın kızları. Zeus’u Dodon’da onlar büyüttü.
HYAKİNTHOS: Amiklas ile Diomede’nin oğlu. Çok güzel bir delikanlıydı. Tharmris adlı bir erkek ona aşık oldu. Apollon da ona gönül verenlerdendi.
HYBRİS: Annesi Koros idi. Haylazlığın ve ölçüsüzlüğün sembolüydü.
HYDNE: Skyttis’in kızıdır. Baba-kız çok usta dalgıçlardı.
HYDRA: Lerna bataklığında sayısız başları olan, tüyler ürpertici bir yılanın adı.
HYETTOS: Karısı tarafından aldatıldığının farkına varan ilk koca.
HYGİEİA: Sağlık tanrıçası ve Asklepios’un kızlarından biridir.
HYLAS: Kral Theiodamas’ın oğlu. Herakles Hylas’ın babasını öldürdükten sonra, delikanlıyı uşak olarak yanına almıştı. Onu her yere beraberinde taşırdı.
HYLLOS: Herakles ile Dejanire’nin oğludur.
HYLONOME: Kentaur Kyllaros’un karısıdır. Kocası öldürülünce intihar etti.
HYMENAİOS: İlham perilerinden birinin oğlu. Gençlik ve evlendirme tanrısı. Düğünlerde söylenen türküleri de, o ilham eder.
HYMNOS: Phrygia’lı bir çoban. Artemis’in arkadaşlarından biri olan Nikaia adlı periye aşık olmuştu. Ama Nikaea, ona yüz vermedi ve bir gün kendisine aşkını ilan etmesine sinirlenip onu öldürdü.
HYPERİON: Titanlardan biri. Uranos ile Gaia’nın oğlu. Kız kardeşi Heia ile evlendi. Helios, Eos ve Selene’nin babası.
HYPERMESTRA: Danaos’un elli kızından biri. Zorla evlendirilen elli kız, evlendikleri gece kocalarını öldürürken, kocasına tek zarar vermeyen kardeş Hypermestra idi.
HYPNOS: Gece’nin oğlu olan uyku. Uyku tanrısı.
HYPSİPYLE: Lemnos adası kralı Thoas’ın kızı. Lemnos kadınları ayaklanıp kocalarını öldürmeye başlayınca, Hypsklye: yaşlı babasını kaçırdı ve Khios adasına götürdü. Arganaotlar, bu adaya çıktıkları zaman Jason’la karşılaştı ve ona aşık oldu. Jason’dan iki çocuğu oldu.
HYRİEUS: İhtiyar bir çiftçiydi. Ancak, büyük tanrıları evinde misafir ettiği için, tanrılar ona karşı hep iyiydiler. Bu yüzden, yaşlı adam bir karısı olmadığı halde, erkek çocuğu olmasını istediğinden, onun bu isteğini yerine getirdiler.
K
KAANTHOS: Okeanos’un oğlu. Apollon, kızkardeşi Melia’yı kaçırınca, babası Kaanthos’u peşlerinden gönderdi. Kardeşini Apollon’un kollarının arasında görünce, öfkesinden tanrının mabedini ateşe verdi. Bunun üzerine, Apollon da onu ok’u ile öldürdü.
KABARNOS: Demeter’in kızının Hedes tarafından kaçırıldığını haber veren Paros’lu genç.
KABERİO: Proteos’un kızı. Hephaistos ile olan evliliğinden Kadmilos adında bir oğlu oldu.
KABİR’LER: Hephaistos ile Kaberio’nun soyundan gelen tanrılar.
KABİRİD’LER: Kabirlerin kardeşi olan üç peri kızı.
KABLES: Doymak nedir bilmeyen Lidya kralı.
KADMEİA: Thebai şehrinin hisarı.
KADMİLOS: Finikelilerin tanrılarından biri.
KAERİA; Miletus’lu bir çömlekçinin kızı Kahire’ye adını vermiştir. Kadros’un oğlu Nephelus bir şehir kuracak yer ararken, tanrılar ona genç bir kızın toprağı su ile karıştırdığı yerde bir şehir kurabileceğini söylerler. Nephelus, Miletos’tan geçerken, bu çömlekçi kız ile karşılaşır ve şehri kurar.
KAEKULUS: Yanardağların tanrısı Vulcain’in oğlu. Efsaneye göre: annesi ocak başında otururken, göğsüne sıçrayan bir kıvılcımdan ona hamile kalmış.
KAİNEUS: Lapith’lerden Elatos’un kızı. Poseidon, bu kıza gönül vermişti. Güzel kız, aşık tanrıdan cinsiyetinin değiştirilmesini ve yaralanmaz bir delikanlı haline sokulmasını istedi. Tanrı Poseidon, bu isteği kabul edip, onu erkeğe dönüştürdü ve adı Kaunos oldu. Lapithlerle Kentaurlar, arasındaki meşhur savaşa katıldı. Yaralanmadığı için Kentaurlar, onu sopayla dövüp diri diri toprağa gömdüler.
KAİROS: Fırsat tanrısı. Zeus’un genç oğludur. Omuzlarında ve ayaklarında kanatları vardı.
KALAİS: Boreas ve Oreithya’nın oğlu. Çok sert esen rüzgar.
KALAMOS: Menderes nehrinin tanrısının oğlu.
KALLİSTO: Lykaon’un kızı. Artemis’in arkadaşı.
KALKHAS: Troyasavaşı sırasında Yunanlıların resmi kahini. Thestor’un oğlu.
KALKHOS: Sihirbaz Kirke’ye gönül vermiş bir kral.
KALLİOPE: Şairlere kahramanlık destanları yazdıran, ilham perilerinden biri.
KALLİRRHOE: Nehir tanrısı Akheloos ile Skamandros’un kızı.
KALLİSTO: Lykaon’un kızı. Artemis’in arkadaşı.
KALYSO: Odysseus’a gönül veren bir peri kızı.
KAMBLES: Lydkia kralı. Doymak nedir bilmeyen bu kral, kendi karısını bile yemiş.
KAMPANİA: İtalya’da en eski Yunan kolonisi.
KANAKE: Eolos’un kızlarından biri. Kardeşi Makareus’un çocuğunu doğurunca, Eolos, ona kendisini öldürmesini emretti.
KATREOS: Minos’un Pasiphae’den olma, dört oğlundan biri.
KAPANEUS: Thebai’ye hücum edenlerden biri. Dev cüsseli korkunç bir adamdır.
KAPADOKİA: Amazonların yaşadıkları bölge.
KARKİNOS: Herakles tarafından öldürülen lerne bataklığında yaşayan bir dev.
KARNEİOS: Dorlar’ın eski bir tanrısı.
KARYA: Dionysos’un ceviz ağacına dönüştürdüğü Lakonia’lı genç kız.
KASSANDRA: Priamos ile Hekube’nin kızı. Apollon, bu kıza aşık olmuş ve kahinlik öğretmişti. Troya şehri Yunanlıların eline geçtiğinde, Agamennon, bu kızı cariyesi olarak yanına aldı.
KASSİEPEİA: Kepheus’un karısı. Andromeda’nın annesi.
KASSOTİS: Musa ilham perilerinin bir kaynağı.
KASTALİA: Güzel bir kız olan Kastalia’ya Apollon aşık olmuştu. Apollon’dan kurtulmak için kendini bir kaynağa atıp öldürdü.
KAUNOS: Byblis’in ikiz kardeşi. Miletos’un oğlu. Kız kardeşini sevdiği için, kaçtı ve Karia’ya giderek Kaunos şehrini kurdu.
KAYRA: Fındık ağacına çevrilen Lakonia’lı güzel bir kız.
KAYSTROS: Lydia’da akan bir çayın tanrısı. Ünlü Ephesos’un babasıdır.
KEDALİON: Hephaistos’un ustası ve öğretmeni. Hephaistos’a demir dövmesini o öğretti.
KELEOS: Eleusis kralı.
KELMİS: Zeus’un sütannesinin babası. Baş tanrının insanlar gibi fani olduğunu söylediği için, elmas parçasına dönüştürüldü.
KELTOS: Kelt’lere adını veren kahraman.
KEKROPS: Attika’nın efsanevi ilk kralı. Gaia’dan doğma, yarı insan, yarı yılan.
KENTAURLAR: Dev cüsseli acayip yaratıklar. Üst kısmı insana, alt kısmı ata benzerdi.
KEPHEUS: Andromeda’nın babası, Belos’un oğlu.
KETO: Denizin kızı. Öz kardeşi Phorkys ile evlendi.
KERAMBOS: Thesselia’da bir çoban. Tufan sırasında kanatlı bir yengeç’e dönüştürülerek kurtuldu.
KERAMOS: Çömlekçilerin mucidi Attika’lı bir kahraman.
KERBEROS: Ölüler diyarının kapısında bekleyen üç başlı cehennem bekçisi köpek.
KERES: Demeter’in Latince adı.
KER’LER: Gecenin kızları, ölüm perileri, kan emici cinler.
KERKAPHOS: Helios’un yedi oğlundan biri.
KERKOP’LAR: Okeanos’un kızlarından Theia’nın iki oğluna verilen ad. İri cüsseli iki hayduttu.
KERKYRA: Asopos ırmağının kızlarından biri.
KERKYON: Yol kesip, adam öldüren bir haydut.
KERKYRA: Asopos ırmağının kızlarından biri. Poseidon, bu kıza gönül verdi.
KEROESSA: İo ile Zeus’un kızı.
KERYNTOS: Altın boynuzlu, dişi geyik.
KEYKS: Eosphoros’un oğlu. Halkyone’un kocası.
KHARİKLO: Athana’nın yakın arkadaşı olan bir peri kızı.
KHARİT’LER: Letafet perileri.
KHARON: Ölülerin ruhlarını styks ırmağından geçirip, yeraltı ülkesine götüren kayıkçı.
KHAOS: Evren yaratılmadan önce mevcut olan sonsuz boşluk.
KHELONE: Bir ırmağın kıyısında yaşayan güzel bir peri kızı. Hera ile Zeus’un düğününe katılmadığı için kaplumbağaya çevrildi.
KHİMAEREUS: Prometheus ile Atlas’ın kızı Keleano’nun iki oğlundan biri.
KHİMAİRA: Ağzından ateş püskürten canavar.
KHİONE: Nil nehri ile Kalirrhoe’nin kızı. Bir çiftçi tarafından tacavüz edilince, Zeus onu kar tanelerine çevirdi.
KHİRON: Kentaurların en meşhuru, en bilgini, en akıllısı. Kronos ile Philyra’nın oğlu. Yarı insan yarı tanrıydı. Bu yüzden ölümsüzdü. Ancak, Herakles, istemeyerek onun ölümüne sebep oldu.
KHRONOS: Zamanın ve göğün sembolü.
KHRYSAOR: Altın kılıç, Poseidon’un oğlu.
KHRYSEİS: Agamennon’un sevgilisi.
KHRYSEOS: Khryseis’in babası.
KHRYSOPELEA: Bir ağaç perisi. Arkadia’lı bir meşenin içinde yaşıyordu.
KHLORİS: Niobe’nin kıyımından kurtulan tek çocuğu.
KHİMAİRA: Ağzından ateş pürkürten canavar.
KHTHONİK: Toprağı besleyen yer tanrıları.
KİKON’LAR: Zone sahil bölgesinde yaşayan vahşi bir halk.
KİMMER’LER: Yeraltı alemine inenlerin, geçmek zorunda oldukları karanlık diyarlara ve burada yaşayanlara verilen addır.
KİNYRAS: Kıbrıs kralı. Öz kızı Hyrrra’dan Adonis adında bir oğlu vardı.
KİRKE: Ünlü büyücü kadın. Helio ile Perseus’un kızı.
KİTHAİRON: Çok güzel bir delikanlıydı. Tisiphoe’ye yüz vermediği için, atlarından biri yılana çevrildi ve delikanlıyı soktu.
KITMİR: Efsane köpek.
KURETESLER: Bebek Zeus’un çevresinde dans eden Girit cinleri.
KURET’LER: Zeus küçükken, ağlamasını babası duymasın diye, çevresinde gürültü yapıp, horlayıp zıplayan delikanlılar.
KLEİO: İlham perilerinden biri.
KLEİTOS: Eos’un aşık olduğu bir delikanlı. Korenos adında bir oğulları oldu.
KLEOBİS: Hera mabedi rahibesi Kydiphe’nin oğlu.
KLEOSTRATOS: Bir ejdere kurban edilen delikanlı. Etrafı çengellerle kaplı bir yerin içindeyken, ejder onu yutunca, ejderin içine sağlam olarak girerek, onu içten parçalayarak öldürdü.
KLİNİS: Babilli zengin ve dindar bir adam.
KLOTHO: Baht perilerinden biri. Hayat ipliğini eğirir.
KLYMENE: Okeanos ile Tethys’in kızı. Apollon, bu kıza gönül vermişti. Bu birliktelikten Pheaton doğdu.
KLYMENOS: Arkadia’lı krallardan biri. Kendi kızı Harpalyke’ye aşık olmuştu. Klytaimnestra: Agamennon’un karısı. Sevgilisi Aigisthos ile birlikte Agamennon’u öldürdü. Oğlu Orestas, sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.
KLYTİE: Apollon tarafından sevilen güzel bir kız. Apollon, bu kızdan çarçabuk bıkar ve kardeşi olan Leukothoe’ye gönül verir. Kardeşi ile Apollon arasındaki ilişkiyi babasına anlattığında, babası tarafından karanlık bir hendeğe atılarak cezalandırılır.
KOKYTOS: Ölüler ülkesinde, yeraltında akan gözyaşları ırmağının adı.
KOMAETHO: Teleboen’ler kralı Pterelas’ın kızı. Babası: Amphitryon ile savaşırken, ona ihanet etti. Çünkü: babasının düşmanına aşıkdı.
KOMBE: Asopos ırmağının tanrısının kızı. Çocukları ile birlikte, zalim kocasından kaçtı ve Phrigia’ya yerleşti. Fakat, sonradan kendi çocukları tarafından öldürüldü.
KORA: Demeter’in kızı ve Porsophene’in diğer adı.
KORİNTHOS: Zeus’un oğlu.
KORAEBOS: Poeno canavarını öldüren kahraman.
KOROKOS: Çok güzel bir delikanlıydı. Smilaks adında bir peri kızına aşık oldu. Aşkına karşılık alamayınca sarardı soldu. Onu safran çiçeğine dönüştürdüler.
KORONİDES: İki kız kardeş. Metiokhe ve Menippe’ye verilen ad. Veba salgınını önlemek için kurban edildiler.
KORONİS: Lapith’ler kralı Phleyas’ın kızı. Apollon’dan Asklepios adında bir oğlu oldu. Hamileliği sırasında bir başkasıyla evlenerek, Apollon’a ihanet ettiği için öldürüldü.
KORYTHOS: Zeus ile Atlas’ın kızı Elektra’nın oğlu.
KREON: Korinthos kralı.
KRES: Zeus’un peri kızından olan oğlu.
KRESPHONTES: Herakidlerden biri.
KRETHEUS: Eoloso ile Enarete’nin oğlu.
KREUSA: Atina kralı Erekhtheus’un kızı. Apollon’dan İon adında bir oğlu oldu.
KRİTHEİS: Anadolu’da bir peri kızı. Meles nehri tanrısından Homeros adında bir çocuğu oldu.
KROMMYON: Theseus’un öldürdüğü azgın bir yaban domuzu.
KRONOS: Kainatın hakimi Zeus’un lakabı.
KROTOPOS: Argo kralı. Agenor’un oğlu.
KROTOS: Pan ile Eupherne’nin oğlu. Eupherne, ilham perilerine süt anneliği yapıyordu.
KYANE: Syraküze’li bir peri kızı. Hades, Persophene’yi kaçırdığında, bu peri kızı Persophene’yi kurtarmaya çalışmış. Bunun üzerine, Hades, onu göl’e çevirmiş.
KYANİPPOS: Thesselia’lı Phareks’ın oğlu. Leukone adlı çok güzel bir kızla evlenmişti.
KYBELE: Eski Anadolu’da Phrigia’ta tanrıların anası sayılır.
KYKHREUS: Poseidon ile Salamis’in oğlu. Salamine adasına musallat olan korkunç ejderi yok etti.
KYKLOP’LAR: Alınlarının ortasında tek gözleri olan devler.
KYKNOS: Poseidon’un oğlu. Kuğular tarafından büyütüldü.
KYDNOS: Anfiale’nin oğlu. Yarı insan, yarı nehirdir.
KYİLLENE: Arkadia’lı bir peri kızı. Lykon’un annesi.
KYNOSURA: İda dağında bulunan bir peri kızı. Zeus’a sütannelik etti.
KYPARİSSOS: Telephos’un oğlu. Çok güzel bir delikanlıydı. Apollon, bu delikanlıya aşık oldu.
KYPRİS: Aphrodite’nin bir lakabı.
KYRENE: Lapith’ler kralının kızı. Ormanda, vahşi bir hayat yaşıyordu. Apollon, onu görüp aşık oldu ve onu Lybia’ya götürerek orada evlendi.
KYZİKOS: Ünlü bir kahraman. Bugün kapıdağ yarımadası üzerindeki eski ve tarihi bir şehre adını vermişti.
L
LAHAR: Sığır tanrıçası.
LATONE: Zeus’un sevgilisi ve sağlık tanrıçası.
LEDA: Zeus’un kendisiyle sevişmek için kuğu kılığına girdiği kadın.
LEMURLAR: Ölülerin evlere bela olan hayalleri.
LETHAUS: Eos’un lakabı.
LİLİTH: Dişi bir cin.
LİNOS: Herakles’in müzik öğretmeni.
İ
İALEMOS: Apollon ile Kalliope’nin oğlu. Genç yaşta ölenler için söylenen hüzünlü mersiyelerin yaratıcısı.
İAKKHOS: Eleusis mysteria’ların tanrısı. Bazıları onun Demeter’in oğlu olduğuna inansalar da, asıl inanış Zeus ile Persephone’nin oğlu olduğu yolundadır. Asıl adı: Zegreus olan bu çocuğu, Zeus kıskanç karısının zulmünden kurtarmak için, şekilden şekle sokar. Onu, bir boğa şekline soktuğu gün, Hera’nın takipçileri onu yakaladılar ve kestiler. Zeus, oğlunun yardımına yetişemedi. Apollon’a cesedinden arta kalanları Parnassos dağına getirmesini söyledi. Apollon; çocuğun halen çarpmakta olan kalbini getirdi. Zeus, kalbi emdi ve Zagres’i tekrar yarattı. Bu defa ona İakkhos adını verdi.
İASİON: Zeus’un oğlu.
İASON: Altın postu aramaya çıkan argo gemisinin kaptanı
İAMBE: Pan ile peri kızı Ekho’nun kızı. Hizmetçilik yaparken kızını arayan kederli Demeter’i eğlendirmeye çalışırdı.
İAMOS: Kahramanlık devirlerinde yetişmiş bir kahin. Apollon ile Evadne’nin oğlu. Kahinliği babası Apollon’dan öğrendi.
İANUS: Romalıların inancına göre, evlerin kapılarını bekleyen tanrı idi.
İAPETOS: Prometheus’un babası.
İAREA: İda dağının güzel perilerinden biri.
İASİON (JASİON): Zeus’un oğlu ve Demeter’in sevgilisi. Demeter’den Plutos(zenginlik) adında bir oğlu oldu.
İDA: Kaz dağının mitolojideki adı.
İDAS; Aphareus ile Arene’nin oğlu. Apollon’un sevdiği Marpesse adlı kızı kaçırınca, tanrıyla aralarında büyük bir kavga çıktı. Sonunda, seçimi Marpesse’ye bıraktılar. Apollon’un sevgisine fazla güvenemeyen Marpesse, İdas’ı seçti.
İDMON: Argonautlardan biri. Apollon’un oğlu. İyi bir kahindi. Hatta, kendisinin öleceğini bile bile, Arganutlar seferine katıldı.
İDAEOS: Paris ile Helene’nin oğlu.
İFRİT: Doğu masal ve efsanelerinde kötü ve korkunç cinidir.
İKADİOS: Lykialı bir peri kızı ile Apollon’un oğlu. Bugünkü Gelerniç’i kurmuştu.
İKARİOS: 1.Attika bölgesinin efsanevi kralı. Dionysos’u evinde misafir etmişti. 2.Penelope’nin babası. Güzel kızını almak isteyenler arasında bir spor müsabakası tertip etti. Müsabakayı Odysseus kazandı.
İKAROS: Daidalos’un oğlu.
İKELOS: Phobetor adıyla da anılan insana yalnız hayvan şekli ile görülen, bir rüya tanrısı.
İKSİON: Baş tanrının karısı Hera’ya göz koyan ve onu baştan çıkarmaya çalışan Lapith’ler kralı. Zeus tarafından cezalandırıldı.
İLİA: Romulus ve Romus’un anası sayılan Reasilvia’ya verilen ad.
İLİTHYA: Zeus ile Hera’nın kızı. Doğum tanrıçalığı yapardı. Bazı kadınların doğumlarına engel olarak, onlara acılar çektirirdi.
İLOS: Dardanos’un oğullarından biri. Bir kahraman ve Palladion şehrini kurdu.
İLİONE: Priamos ile Hekube’nin kızı ve Poymestor’un karısı.
İNAKHOS: Argos’un efsanevi kralı. Okeanos ile Tethys’in oğlu İo’nun babası.
İNANNA: Aşk, bereket ve doğurganlık tanrıçası.
İNO: Bir adı da, Leukothea olan İno; Kadmos ile Harmonia’nın kızı. Kral Athamas’ın ikinci karısı idi. Athamas’tan Learkhos ve Melikertes adında iki oğlu oldu. Kardeşi Semele’nin ölümü üzerine, henüz küçük yaşta olan Dianysos’u yanına alıp, bakmak isteyince Hera, buna çok sinirlenip karı-kocanın aklını başından aldı. Çıldıran İno, oğlu Melikertes’i kaynar suyun içine attı. Kocası da, Learkhoz’u bir geyik olarak görerek, av sırasında oğlunu vurdu. İno; ne yaptığını fark edince oğlunun cansız bedenini kucağına alıp saraydan kaçtı ve bir kayalığın üzerinden kendini denize attı. Deniz tanrıları, bu kadına acıyıp onu Lekothea adında bir deniz tanrıçası ve oğlunu da Palaemon namıyla bir deniz tanrısı yaptılar.
İPHİDAMAS: Troya’lı Antenor’un oğullarından biri. Agemennon tarafından öldürüldü.
İPHİGENEİA: Agemennon ile Klytermenstre’nin kızı.
İPHAKLES: Alkmene ile Amphitryon’un oğlu.
İPHİKLES: Herakles’in ikiz kardeşi. Babaları ayrı olmasına ve anneleri onlara farklı zamanlarda hamile kalmasına rağmen, tanrı Zeus sevdiği kadın fazla acı çekmesin diye, iki doğumun aynı anda olmasını sağladı. İki kardeş birlikte büyüyüp, gene birlikte birçok savaşa katıldılar.
İPHİKLOS: Theselia’da bir şehrin kralı olan Phylakos’un oğlu. Çok usta ve hızlı koşucuydu. Ekin tarlasında, başakları eğmeden koşabilmesi ile ün salmıştı.
İPHİMEDİA: Triops’un kızı. Amcası Aloeus ile evlendi. Ondan iki oğlu oldu. İphirmedia, deniz tanrısına aşık olmuştu. Bütün günü, deniz kıyısında geçiriyordu. Nihayet, deniz tanrısı onun bu saf ve temiz sevgisine karşılık verdi ve onunla beraber oldu.
İPHİS: 1.Kıbrıslı güzel Anaksareta’nın sevgilisi. Aphrodite onu kayaya çevirdi. 2.Giritli Ligdos ile Telethausa’nın kızı. Babası bir erkek evlat istediğinden, annesi herkese İphis’in erkek olduğunu söyleyerek kandırdı. Bir erkek gibi giydirilip erkek gibi yetiştirildi. Yaşı ilerleyip evlenme çağına gelince, kendisine aşık olan İanthe adında bir kızla nişanlandı. Annesi, bu durum karşısında telaşa kapılıp bereket tanrıçası İsis’e yalvardı. Tanrıça ona acıyıp İphis’i güzel bir kızken, yakışıklı bir delikanlıya dönüştürdü.
İPHİSTOS: Oikhalia kralı Eurytos’un oğlu. Arganuatlar seferine katıldı. Herakles tarafından öldürürd
İSKENDER: Bir kahramandır. Zeus’un oğlu olduğuna inanılırdı.
İSKHENOS: Gigas’ın oğlu. Olympia şehrinde kıtlık hüküm sürmeye başlayınca, tanrılar bu kıtlığın ancak şehrin asıl delikanlısının kurban edilmesi ile önleneceğini söylediler. Bunun üzerine İskhenos; halkının kurtulması için kendi arzusu ile kurban oldu.
İSİS: Güneş tanrısı Horos’un annesi.
İSMENE: Oidipus ile Jakoste’nin kızı. Artigone’nin kardeşi.
İSMENOS: Niobe ile Amphion’un oğlu. Kardeşleriyle birlikte Apollon tarafından öldürüldü.
İSSA: Lesbos’lu Makareus’un kızı. Apollon’dan Prylis isimli bir oğlu oldu. Daha sonradan Prylis ünlü bir kahin oldu.
İSTROS: Okeanos ile İethys’in oğlu.Bugün Tuna nehri dediğimiz nehrin tanrısıdır
İSOS: Agamennon tarafından öldürülen Troya prenseslerinden biri.
İTALOS: Girit kralı Minos’un torunu. İtalya’ya adını veren kahraman.
İTHAKOS: Adını İtalya’ya veren kahraman.
İTYLOS: Aedon ile Zetons’un oğlu. Yanlışlıkla annesi tarafından öldürülünce, bülbül oldu.
İTYS: Thrakia kralı Tereos ile Prokne’nin oğlu.
İSMENE: Antigone’nin karııs, Oidipus ile Jokoste’nin kızı.
İSTHAMİA: Korinthos’da Poseidon şerefine yapılan araba yarışları.
İSTROS: Bugün Tuna nehri denilen nehrin tanrısı.
İSSA; Lesbos’lu Makareus’un kızı.
İNTİ: İknalar’ın atası olduğuna inanılan güneş tanrısı.
İPHİMEDİA: Triops’un kızı.
İRENE: Eirene diye anılan İrene, horalardan biridir. Barış sembolüydü.
İRİS: 1.Yeşil ırmağın eski adıdır. 2. Thaumas ile Elektra’nın kızı. Okeanos soyundan gelmişti. O gökle yeri birbirine bağlayan gökkuşağının sembolüdür.
İROS: İthaka adasında yaşayan iri cüzseli, korkunç dilenci.
İTHAKA: Odyseus’un yurdu olan ada.
İULUS: Aeneons’un oğlu.
İUNO: Hera’nın Latince adı.
İO: İnakhos’un kızı. Hera mabedinin rahibesiyken, Zeus ona görür görmez tutulmuştu.
İOBATES: Lykia’nın efsanevi kralı.
İOBES: Herakles’in Kerthe’den olan oğlu.
İODAMA: Beotia mabedinin rahibesidir. Bir gece, zeka tanrıçası onu kalkanını takmış olarak görünce, İodarma taştan bir heykel oldu.
İOKASTE: Oidipus’un annesi. Daha sonradan öz oğlu olduğunu bilmeden Oidipus ile evlendi.
İOKASTOS: Rüzgar tanrısı Eolos’un oğlu.
İOKSOS: Theseus’un torunu.
İOLA: Oihalia kralı Eurytos’un kızı.
İOLAOS: İphikles ile Autormeduse’nin oğlu. Herakles’in yeğeni. Herakles’e yardım eder, onun arabasını sürerdi. Herakles, bu kahramanı çok beğendiğinden karısı Magara’yı ona armağan etti. Leipehile (Terkedilmiş aşk) adında bir kızları oldu. Herakles’in ölümünden sonra İolaos, onun çocuklarını himayesi altına alıp,baktı.
İOPE: Eolos’un kızı. Kepheos’un karısı.
İON: Ksausthos ile Kreuse’nin oğlu. Hellen’in torunu. İonia’lar alarını İon’dan aldılar.
İYNKS: Pan ile Ekho’nun kızı. Zeus ile İo’nun beraberliklerinde, onlara yardımcı olduğu için Hera onu bir kayaya çevirdi.
J
JASİUS: Abas’ın oğlu. Dardanos’un kardeşi.
JASİON: Abbas’ın oğlu. Dardanos’un kardeşi.
JASO: Esklapios ile Epinoe’nin kızı, hastalıklar tanrıçası.
JASON: Aeson’un oğlu.
JUNON: Romalıların baş tanrıça Hera’ya taktıkları ad.
JUPİTER: Romalıların baş tanrı Zeus’a verdikleri ad.
JUTURNE: Romalıların su kaynakları tanrıçası.
JUVENTUS: Gençlik tanrıçasının adı. Romalılar gençlik çağına giren delikanlılara bu adı koyardı.
L
LADDA: Amphion’un kızı, topal ve çirkin olduğundan arkadaşları tarafından hor görülen Ladde Aetion ile evlenmişti. Bu çirkin kadından doğacak çocuğun bir gün Korinthos’a kral olacağını tanrılar haber verdiklerinde, çocuğun öldürülmesi için on seçme katil yollandı. Ancak çocuğun masumiyeti karşısında katillerin hiç biri ona zarar vermeye kıyamadılar.
LADDAKİD’LER: Thebia kralı Labdakos’un soyundan gelenlere verilen addır.
LADON: Arkadia’da, kıyısının güzelliği ve suyunun duruluğu ile meşhur ırmağın tanrısı. Stymphalis ile evlendi ve Daphne adlı güzel bir kızları oldu.
LADES: Odyseus’un babası.
LAİOS: Oidipus’un babası.
LAİSTROGON: İnsan etiyle beslenen korkunç devler.
LAKEDAİMON: Zeus ile Taygete’nin oğlu. Lakedemonia bölgesine adını veren kahraman.
LAMİA: Poseidon’un kızı. Çocukları çalan ve yiyen iğrenç bir varlık. Zeus’un sevgililerinden biriydi ve ondan bir çok çocuğu olmuştu. Ancak, kıskanç Hera, çocuklarını öldürtünce, Lamia çıldırdı ve çocuklara düşman kesildi.
LAMPETİA: Helios (Güneş) ile Nere’nin kızı. Bir adada çobanlık yapardı.
LAMPETİE: Apollon ile Klymene’nin kızı. Kardeşi Phaeon’un (Kıvılcım) ölümüne öyle üzüldü ki, tanrılar haline acıyıp, onu kavak ağacına dönüştürdüler.
LAODAMAS: Thebia kralı. Eokles’in oğlu.
LAOKOON: Tymbrea şehrinin Apollon mabedi rahibi idi. Troya savaşı sırasında Troyalılara ağaç atı şehre sokmamalarını söylemişti. Ama kimse onu dinlemedi. Yunanlıların dostu olan tanrılarda, Troyalılara akıl öğretmeye kalkıştığından dolayı onu cezalandırdılar. Bir gün deniz kıyısında Tanrı Poseidon’a kurban keserken, denizden iki koca yılan çıkıp, iki oğlu ve Leokoon’u parçalayarak öldürdüler.
LAODAMEİA: Bellerophon’un kızı ve Zeus’un sevgilisi. Lykia kralı Sarpedon, bu aşkın sonucu dünyaya gelmişti.
LAODEMEİA: Akastos’un kızı ve Hector’un öldürdüğü Protesillas’ın karısı. Kocası öldükten sonra, ona benzeyen bir heykel yaptırıp, onunla avunmaya çalıştı. Ancak babası bu durumdan hoşlanmayıp heykeli yaktırdı. Bunun üzerine, Laodemeia da kendisini heykelle birlikte ateşe attı.
LAODİKE: Priamos’un en güzel kızı. Heliakon ile evlenmişti. Daha çok gençken, Troya’ya gelen bir elçiden bir oğlu olmuştu. Troya düştükten sonra, Laodike, galipler önünden kaçarken toprak onu yuttu.
LAPİTH’LER: Thessalia’da yaşayan dev cüsseli insanlar.
LARA: Lauium ırmağının perisi. Zeus’un Juturne adındaki peri kızına olan aşkını Hera’ya anlattığı için Zeus, onun dilini kesti. Hermes’le birlikte cehenneme yolladı. Ancak, Hermes bu güzel periye aşık oldu ve bu periden Lares adında iki çocuğu oldu.
LAR: Romalıların ocakbaşı tanrısı.
LARV’LAR: İnsanlara bela olan habis ruhlar. Ellerinde uğursuzluğu sembolize eden başkuş taşıyan asık yüzlü, beyaz ve uzun sakallı ihtiyarlar.
LAİOS: Oidipus’un babası.
LAERTES: Odyseus’un babası.
LEANDROS: Abydos’lu bir genç. Hero’ya olan aşkı dillere destan oldu.
LEDA: Etolia kralı Thestios’un kızı. Tyndaros’un karısı. Zeus’tan Kastor ve Pollüks adında ikizleri oldu.
LEOMEDON: Troya kralı İlos ile Euridike’nin oğlu ve Priamos’un babası.
LEONTİKHOS: Çok sevdiği nişanlısı ile beraber bir zalim tarafından öldürülen Samos’lu bir genç.
LEMURLAR: Ölülerin evlerine bela olan hayaletlere denir.
LERNA: Bataklık bir göl. Herakles, bu gölde asılı bir ejderi öldürdü.
LETHAUS: Eos’un lakabı.
LETHE: Cehennemde akan nehirlerden biri.
LETO: Apollon ile Artemis’in anneleri.
LEUKAS: Yunan denizinde kıyıya çok yakın etrafı sarp bir ada.
LEUKE: Okeanos ile Tethys’in kızı. Hades’in ölümsüz sevgilisi.
LEUKİPPOS: Leukippid’lerin babası, Perieres’in oğlu.
LEUKOTHEA: Kadmos’un kızı İno, bir deniz tanrıçası olunca bu adı aldı.
LETHE: Cehennemden akan nehirlerden biri.
LETO: Apollon ile Artemis’in anneleri.
LİBER: Dionysos’un Latince adı.
LİBİTİNA: Roma’da ölüler için yapılan merasimi koruyan tanrıça.
LİBYA: Epaphos’un kızı. Poseidon’dan Agenour ile Belu adında iki çocuğu oldu.
LİKHAS: Herakles’in arkadaşlarından biri.
LİNOS: Apollon’un oğlu. Efsanevi şair, Herakles’in müzik hocasıdır.
LİMOS: Açlık tanrıçası.
LİTA’LAR: Yalvarma-yakarma-dua tanrıçaları. Zeus’un kızlarıdır.
LİTYERSES: Phrigia’da Kelaene’nin zalim kralı. Midas’ın oğlu. Herakles tarafından öldürüldü.
LUKİFER (Lucifer); Sabah yıldızıdır. Phosphoros’un Latince adı.
LUNA: Romalıların ay tanrıçasına verdikleri ad.
LO: İstanbul boğazına adını veren tanrıça.
LOTİS: Güzel bir peri kızı. Anadolu’da Lampsakos şehrinin tanrısı Priapos Lotis’e aşık olmuştu. Güzel peri, sonradan Latos ağacına dönüştürüldü.
LYDİA: Batı Anadolu’da İzmir bölgesinde bir krallıktır.
LYKAON: Arkaida kralı. Kallistonun babası.
LYKASTOS: Ares ile Phylonome’nin oğlu.
LYKE: Kır perisi. Daphnis’i sevdi.
LYKEİON: Mukaddes bir orman. Aristoteles burada ders verirdi.
LYKİA: Eski Anadolu’da Fethiye, Elmalı, Finike bölgesi.
LYKİOS: Babilli Klinis’in oğlu. Tanrılara eşek kurban ettiği için kargaya çevirildi.
LYKOMEDES: Sykros kralı.
LYKOS: Thebia kralı Nyteus’un kardeşi. Dirke’nin Antiope’ye işkence yapmasına izin verdiği için Aniope’nin oğulları tarafından öldürüldü.
LYKURGOS: Dionysos’a kafa tutan Thrakia’lı kral.
LYNKEUS: Arganaut’lardan biri. Messina kralı Aphareus’un oğlu. Gözleri rontgen ışığından daha kuvvetliydi ve her şeyi görürdü.
LYSSA: Gecenin kızlarından biri. Hiddet ve kızgı.
M
MAKHATON: Troya’da Yunanlıların askeri doktoru.
MARKİS: Hera’nın sütannesi.
MAİA: Atlas ile Pleione’nin kızı. Zeus ona gönül vermişti. Kyllen dağında onunla evlendi ve Hermes doğdu.
MAİNAD’LAR: Dionysos’un yanında gezen Bakkhalar.
MAKAREOS: Eolos’un oğlu. Kendi öz kardeşi ile sevişmiş ve ondan bir oğlu olmuştu. Eolos, bu çocuğu köpeklere yedirdi.
MAKHAON: Kahramanlık devrinin ünlü hekimi. Asklepios’un oğlu. Podaleiros’un kardeşi.
MAGNES: Medea’nın hizmetinde çalışan genç bir adam. Medea, tarafından mıknatısa çevrildi.
MANTO: Ünlü kahin Teiresias’ın kızı. Kör olan babasını elinden tutarak gezdiren Manto, babası gibi gaipten haberler verirdi.
MARKIS: Hera’nın sütannesi.
MARPESSA: Ares’in torunu. Evenos’un kızı. İdas’la nişanlı iken, Apollon, onu kaçırınca, İdas sevgilisi uğruna Apollon ile dövüştü. Fakat, Marpessa Apollon’un sevgisine güvenmediği için İdas’ı tercih etti.
MARS: Harp tanrısı Ares’e Romalıların verdiği ad.
MATER MATUTA: Romalıların şafak tanrısı.
ME: Evrenin tasarlandığı gibi işlenmesini sağlayan kutsal kurallar ve düzenlemeler.
MEANDROS: Menderes nehri tanrısı. Okeanos ile Tethys’in oğlu.
MEDEA: Kolkhid kralı Aeites’in kızı. Sihirbaz Kirke’nin yeğeni.
MEDOS: Medea’nın oğlu.
MEDUSA: Phorkos’un kızlarından olan üç Gorgon’dan en kötüsüdür. Saçları yılan gibidir. Ve ona bakan taşa dönüşür.
MEGAİRA: Uranos’un kanından yaratılan Ernyler denilen kin ve nefret tanrılarından biridir.
MEGERA: Üç hiddet tanrısından biri. Nazar değdiren olarak bilinir. Thebai kralının kızı, Herakles’in karısı oldu.
MELAM: Dehşet saçan tanrısal ışın.
MELAMPUS: Efsanevi Yunan doktoru ve sihirbazı. Amytaon ile İdomene’nin oğlu.
MELANİOS: Atalante’yi koşuda yenen kahraman.
MELANİPPE: Eolos’un kızı Poseidon’dan iki oğlu olmuştu.
MELEAGROS: Klydon kralının kızı.
MELİADES: Ouranos’un yeryüzüne damlayan kanından yaratılan periler.
MELİSSA: Girit kralının kızı olan bir peri. Amalthee ile beraber, Zeus’u büyüttü.
MELOS: Delos’lu delikanlı, Adonis’in arkadaşıydı. Pelia adlı bir kızdan, Melos adında bir oğlu oldu. Adonis’in ölümünden sonra kendini astı.
MELPONEME: İlham perilerinden biri, trajedi ilham ederdi.
MEMNON: Eos ile Tithanos’un oğlu. Akhilleus tarafından öldürüldü.
MEMNONİDLER: Eos’un oğlu memnon’un cesedinin yandığı ateşten doğan efsanevi kuşların adı.
MENELAOS: Agamennon’un kardeşi. Helena’nın kocası. Paris karısı Helena’yı kaçırınca Troya’ya saldırdı.
MENİPPE: Orion’un kızı ve Metiokha’nın kardeşi. Zeka tanrıçası, bu iki kardeşe örgü öğretmişti. Aphrodite ise güzellik bahşetmişti. Ülkeleri veba salgınına yakalandığında tanrılar iki kardeşin kurban edilmesi halinde kalkacağını söylediklerinde, iki kardeş kurban edilmeyi kabul ettiler ve kendilerini öldürdüler.
MENESTHEUS: Peleus’un oğlu. Atina kralı Theseus ihtiyarlayınca krallığı onun elinden aldı.
MENOETİOS: Bir titan oğlu.
MENOİKEUS: Kreon’un oğlu. Thebai’yi kurtarmak için kendini şehrin surlarından aşağıya attı.
MENTHE: (NANE): Cehennemler tanrısı Hedes’in gönül verdiği peri kızı. Hedes’in karısı Persephone, onu kıskandı ve ayaklarının altında ezdi. Hedes, sevgilisine acıdı ve onu güzel kokulu naneye çevirdi.
MENTOR: Odyseus’un sadık dostu. Alkimos’un oğlu. Athena, Mentor’un kılığına girip Telemakhos’a öğüt verirdi.
MERCURİUS: Hermes’in Latince adıdır.
MEROPE: Pleiadlardan biri. Atlas’ın kızı. Fani bir insanla evlendiği için kardeşleriyle birlikte yıldız olduğunda, onlara oranla daha sönük ışık verdi. Mesopothamia Aphrodite’in rahibelerinden birinin kızı.
MESTRA: Erysikhthon’un kızı. Poseidon’un sevgilisi. Mestra’nın babası Demeter’in hışmına uğrayıp sefalete düşmüştü. Poseidon’un kendisine bahşettiği istediği şekle dönüşebilme yeteneği ile babasını kurtardı.
METANİRA: Eleusis kralı Keleos’un karısı.
METİS: Hikmet ve tedbirlilik tanrıçasıdır. Okeanos ile Tethys’in kızı.
MİDAS: Phrigia’nın efsanevi kralı. Apollon kulaklarını eşşek kulağına çevirmişti.
MİLETOS: Anadolu’da Miletos şehrini kuran kahraman. Apollon ile Deione’nin oğlu. Menderes nehrinin kızı Kyane ile evlendi. Kaunos ve Byblis adında iki çocuğu oldu.
MİLON: Diolimos’un oğlu. Yunanistan’ın en meşhur atletlerinden biriydi.
MİN: Erkekliği güçlü, çok eski bir Mısır tanrısı.
MİNERVA: Zeka tanrıçasına Romalıların verdiği ad.
MİNOS: Girit’in efsanevi kralı.
MİNOTAUROS: İnsan vücutlu boğa başlı azılı bir canavar.
MİNYAD’LAR: Minyas’ın üç kızına verilen ad. Dionysos namına yapılan bayrama katılmadıkları için cezalandırıldılar. Baykuşa dönüştürüldüler.
MNEMOSYNE: Uranos ile Gaia’nın kızı. Hatıra tanrıçası. Zeus’tan dokuz tane çocuğu oldu. Bunlar ilham perileridir.
MNESTRA: Danaid’lerden biri kocası Egius’u öldürdü.
MUSES: Samos adasında Perseus’un kurduğu şehir.
MOİRA’LAR: Kader tanrıçaları. Zeus ile Themis’in üç kızı.
MOLPİS: Elis’li bir delikanlı, Memleketini kasıp kavuran kıtlıktan kurtulmak için kendini kurban etti.
MOMOS: Alay, istihza ve hiciv tanrıçası. Gecenin kızı.
MOPSOS: Manto’nun oğlu.
MORİA: Anadolu’da Lydia’lı bir kadın. Yılan sokması sonucu ölen kardeşini tekrar diriltti.
MORMO: İnsanları korkutmak için Hekate’nin emrinde olan korkunç bir kadın hayaleti.
MORPHEUS: Rüyalar tanrısı. Hypnos ile gecenin oğlu.
MOYSKHLOS: Hephaistos’un çırakları olan Kabir’lerin yeri.
MUSAGETES: Apollon’un lakabı. Musaların rehberi anlamındadır.
MUSAİOS: Ay’ın oğlu. Orpheus’un kocası ve en yakın dostu idi. İlham perileri tarafından büyütüldü.
MUSA’LAR: İlham perileri.
MUŞDAMMA: İnşaat ve yapıdan sorumlu ikinci dereceden bir tanrı.
MYKENAİ: Samos adasında Perseus’un kurduğu bir şehir.
MYRMİDON’LAR: Algine adasında yaşayan insanlar. Eskiden karınca oldukları için çok çalışırlardı.
MYRRHA: Kıbrıs adası kralı Kinyras’ın kızı.Kral kendi öz kızı ile evlendi ve bu evlilikten Adonis doğdu.
MYRTİLOS: Arabacı Oinomaos yıldızı. Arabacıydı yıldız oldu.
MYSTERİA: Açık olmayan, gizli yapılan tapınmaya bu ad verilir.
N
NAİADLAR: Çeşmelerin kaynakların ve derelerin perilerine verilen ad. Naiadlarda insanlar gibi ölümlüydü.
NAPAE: Çayır perileri.
NANNAKOS: Phrigia’nın en eski kralı. Tufanın olacağını önceden sezip halkıyla birlikte tanrılara dua edip kurban kesmişlerdi. Ve tanrılar onları tufandan korumuştu.
NAMMU: İlksel denizden sorumlu tanrıça. Enki’nin annesi.
NARKİSSOS: Aşktan kaçınan bir delikanlı. Nergis çiçeğine çevrildi.
NAUPLİOS: Euboea adası kralı. Poseidon ile Armymone’nin oğlu. Klymene ile evlenip bir çok çocuk babası oldu.
NAUSİKAA: Skeria adasının kralı Alkinoos’un kızı. Odyseus’a yardım etmişti. Tanrıçalar kadar güzel olan bu prenses, asaletin sembolüdür.
NEANTHOS: Lesbos tiranı Pittakus’un oğludur.
NEKTAR: İçenlerin ölümsüz olduğu tanrılara mahsus içkidir.
NELEUS: Poseidon ile Tyro’nun oğlu. Karısı Khloris’ten Nestor adında bir oğlu oldu. Herakles ile girdiği bir çarpışma sırasında öldü.
NEMESİS: İntikam tanrıçası. Gecenin kızı. Aynı zamanda o, dünyada adaleti koruyan, haklıyı haksızdan ayırt eden bir ahlak tanrıçası idi.
NEOPTOLEMOS: Akhilleus ile Lykomedes’in kızı Deidamie’nin oğlu. Çok cesur bir savaşçıydı, ancak aynı zamanda acımasızdı. Affetmek duygusundan yoksundu.
NEPHELE: Athomas’ın karısı. Hele ile Phriksos’un annesi.
NEPTUN: Romalıların Poseidon’a verdikleri ad.
NEREUS: Denizler ihtiyarı olan Nereus Pontos (Deniz) ve Gaia (Toprak)’ın oğludur. Okeanos’un kızı Doris ile evlendi ve bu evlilikten Nereid’ler oldu.
NERİO: Romalılarda harp tanrısının karısı olup, kahramanlığı temsil eder.
NERİTES: Nereus ile Doris’in oğlu olup, güzelliği ile Aphrodite’i kendisine aşık etmişti. Aphrodite, tanrılar dağı Olympos’a çıkarken, onu da yanında götürmek istedi. Ancak, Nerites anne ve babasının memleketi denizi tanrılar dağına tercih etti. Buna çok sinirlenen Aphrodite, onu kayaların üzerine yapışıp kalan, hareket etmeyen kabuklu bir deniz hayvanına çevirdi.
NEREİD’LER: Nereus ile Doris’in kızları olan deniz perileri. Birbirinden güzel olan bu kardeşler, dalgaların sembolü idiler.
NESSOS: Kentaur’lardan biridir. Herakles’in karısı kaçmaya çalıştı. Fakat, Evenos’un kabarmış sularını geçince, Herakles onu öldürdü.
NESTOR: Neleos ile Khloris’in en genç oğlu. Herakles, onun 11 kardeşini öldürdüğü zaman, sadece o kurtuldu ve babasının yerine Pylos kralı oldu.
NERGAL: Ölüler diyarının kralı.
NETİ: Ölüler Diyarının başkapıcısı.
NİDABA: Yazı ve edebiyattan sorumlu tanrıça.
NİKAEA: Sangorios (Sakarya) nehrinin kızı. Aşktan nefret ediyor ve yalnızca avlanmayı seviyordu. Dionysos onu görünce vurulmuştu. Ancak Nikaea ona yüz vermedi. Bunun üzerine Dionysos da ona şarap içirerek baştan çıkardı. Telete adında bir kızları oldu. Başlangıçta bu zoraki evlilikten hiç hoşlanmayan Nikaea, daha sonradan şarap tanrısıyla yakınlaştı ve Satyros adında bir de oğulları oldu.
NİKE (VİCTORİA) : Zafer tanrıçası. Zaferi simgeleyen kanatlı kız.
NİNAZU: Ölüler diyarının tanrılarından biri.
NİNGAL: Ay tanrısı.
NİNKİLİM: Tarla faresi ve haşarattan sorumlu tanrı.
NİNLİL: Enlil’in sadık karısı.
NİNŞUBUR: İnanna’nın sadık veziri.
NİNKASİ: Sert içki tanrısı.
NİOBE: Doğurganlığıyla ünlü frigya kraliçesi. Lydia kralı Tantalos’un kızı. Apollon ve Artemis’in annelerini hor gördüğü için, 12 çocuğu öldürüldü ve o da kayaya çevrildi. (Manisa’da)
NİREUS: Helene’yi almak isteyen delikanlının biri. Çok güzeldi. Ancak basit bir ailedendi.
NİSOS: Athena kralı Pandion’un oğlu. Syklla adında bir kızı vardı. Syklla Minos’u sevdiği için babasına ihanet etti. Ancak, babasına ihanet eden bir kıza güvenilemeyeceği için, Minos ona yüz vermedi. Bunun üzerine, kız kendini denize attı. Onu bir balığa ve babasını da kartala çevirdiler.
NUMUN. Kayıp oğlunu arayan ağlayan ananın taşıdığı kamışlar.
NOMOS: Kanunların koruyucusu.
NOTOS: En önemli dört rüzgardan biridir. Eos ile Astraeos’un oğlu. Güney rüzgarı Lodos olarak bilinir.
NYKS: Gece tanrıçası. Khaos’un kızıdır.
NYKTEUS: Poseidon ile Kelene’nin oğludur. Antiope’nin babasıdır.
NYKTİME: Lesbos kralı Epopeus’un kızı. Babasına gönül verdiği için tanrılar onu yarasaya çevirdiler.
NYKTİS: Nykteus’un kızı. Thebai kralı Labdakos ile evlendi. Laios doğdu.
NYMPHE’LER: Dağlarda, kırlarda, ormanlarda, çeşmeleri ve kaynakların başında, nehirlerde yaşadıkları sanılan peri kızlarıdır.
NYSA: Nysa dağına adını veren peri kızıdır. Dionysos’u bu dağın perileri büyütmüştür.
NYSSİA: Phrygia’nın kralı Kandaulos’un karısı. Kral, karısının güzelliğine hayran idi. Gözdelerinden Gyges’i gizlice karısını çıplak görmesi için yatak odasına aldı. Nyssia bunu fark edince “Ya kocamı öldür benimle evlen ya da sen ölümü göze al” diye korkutunca, Gyges kralı öldürüp, Nyssia ile evlendi.
O
ODYSSEUS: Meşhur Yunan kahramanı. İthaka kralı. Laertes ile Antikleia’nın oğlu. Çok zeki bir adamdı. Düşmanlarını zeka ve kurnazlığı ile yendi. Penelope ile evlendiği sıralarda, Troya savaşı başlayınca savaşa gitmemek için çeşitli bahaneler ileri sürdü. Ancak, savaşa gitmek zorunda kaldı. Tahta at fikri de, Odysseus’a aittir. Zeka tanrıçası tarafından çok sevilen kahraman Poseidon’un kinini kazandığından Troya dönüşü, başına birçok belalar gelmiştir.
OEGİPAN: Dionysos’un peşinden giden sivri kulaklı varlık.
OİAGROS: Thrakia kralı ve Orpheus’un babası. İlham perilerinden Kalliope ile evlendi ve Orpheus doğdu.
OİDİPUS: Thebai kralı Laios ile İokaste’nin oğlu. Bilmeden babasını öldürdü ve öz annesi ile evlendi.
OİLEUS: Lokrisli Aias (Ajax)ın babası.
OİNEUS: Aitolia’da Kalydon kralı. Dionyssos’a hizmette kusur ettiği için şarap tanrısı üzüm suyuna bu kralın adını verdi.
OİNOMAOS: Ares ile Harpinna’nın oğlu. Pisa kralı. Steroria ile evlenmiş. Hippodameia adında güzel bir kız olmuştu.
OİONS: Alkmene’nin yeğeni.
OİNONE: Pınar perisi. Kebren (Değirmendere) ırmağının tanrısının kızı. Paris, bu kızı sevmişti. Ancak Aphrodite, ona Helene’nin aşkını aşılayınca, bu peri kızını terk etti. Buna rağmen, Troya savaşı sonunda, Paris ağır yaralandığında, sevdiğinin yanına koştu ve onu iyileştirmeye çalıştı. Ama, elinden bir şey gelmedi ve Paris öldü. Bunun üzerine, Oinone, kendini öldürdü.
OİNOPİON: Dionysos ile Ariane’nin oğlu. Sakız adası kralı idi.
OİNOTROP’LAR: Delos kralı Anios’un kızlarına verilen ad. Dionysos, bu kızlara neye dokunurlarsa şarap yapma gücünü vermişti. Agememnon, bu meziyetleri için kızları kaçırmaya kalkışınca, kızları birer güvercine çevirdi.
OİNOTROS: Lykaon’un oğullarından birinin adı.
OİONOS: Alkmene’nin yeğeni.
OKEANİD’LER: Okeanos’un kızları. Kaynak dere ve akarsu tanrıçaları.
OKEANOS: Bütün ırmakların babası sayılan tanrı. Düz olduğuna inanılan yer çevresinde akan ırmak. Denizlerin ve suyun sembolüdür.
OKHİMOS: Helios ile Rodus perilerinden birinin oğlu.
OKYRRHOE: Samos perilerinden. Khesias ile İmbrasos ırmağının kızı. Apollon: bu kızı sevdiği gemici Pompilos’tan kaçırıp gemicinin teknesini de kayalarda parçalattı.
OLYMPOS: Thessalai’da tanrılar dağı.
OMPHALE: Lydia’nın efsanevi kraliçesi. Herakles ile olan aşkı ile ün salmıştı. Yunanistan’ın rakipsiz kahramanı, bu eşsiz güzel karşısında her şeyi unuttu. Kraliçe, onu bir köle gibi kullanıyor ve aşkını sömürüyordu.
ONEİROS: Rüyada Agamennon’u aldatmak için Zeus tarafından gönderilen uyku cini.
ONKOS: Apollon’un oğlu. Arkadia’da kurduğu bir şehre, adını verdi.
ORCUS: Ölüm şeytanı.
ORİON: Olağanüstü gücüyle tanınan dev avcıdır.
ORPHEUS: İnsanüstü müzik yetenekleri olan kahraman.
OPHELTES: Nemea kralı Lykurgos ile Eurydike’nin oğlu. Bir yılan sokması sonucu öldürüldü.
OPHİEUS: Messaniaların kör tanrısına verdikleri ad.
OPHİON: Titanlardan biri. Kronos ve Rhea’dan önce, karısı Eurynome ile birlikte göklerde krallık ediyordu. Ancak, Kronos onu yenip Tartaros’a attı.
OPHİONEUS: Messania’lı meşhur kahini.
OREAD’LAR: Dağ perilerine verilen ad.
OREİTHYİA: Boreas’ın karısı. Kalais ve Zetes adlı iki çocuk doğurdu.
ORESTES: Agamennon ile Klytemenestra’nın oğlu. Babasını öldüren annesi ile sevgilisinden intikam aldı.
ORFE: Müzikçi ozan.
ORİON: Bolotia’nın ünlü kahramanı. Dev gibi bir vücudu, güzel yüzü vardı. Poseidon ile Euriale’nin oğlu idi.
ORKOS: Hades’in Latince adı.
ORPHEUS: Thrakia kralı Oiagros’un oğlu ve Yunanlıların efsane şairi.
ORTHİA: Artemis’in lakabı.
ORTHRON: Birçokbaşı ve yılan gibi bir vicudu olan Geryon’un köpeği. Herakles tarafından öldürüldü.
ORTHOPOLİS: Demeter’in büyüttüğü bir kral çocuğu.
OTOS: Aloadlardan biri. Ephialtes’in kardeşi.
OTREUS: Dymas’ın oğlu. Phyrigia kralı.
ORTYGİA: Leto’nun kız kardeşi. Kendisine aşık olan Zeus’tan kaçtığı için, baş tanrı, onu bıldırcına çevirdi.
OTRYNTEUS: Anadolu’da, Tmolus (Bozdağı) eteklerindeki bir kasabanın kralı. Nais adlı bir peri kızıyla evlendi. İpsition adında bir oğlu oldu.
P
PAİAN: Felaketi uzaklaştıran, selameti getiren, iyi eden tanrı.
PALAİMON: İo’nun oğlu bir deniz tanrısı. Gemicilerin koruyucusuydu.
PALAMEDES: Nauplios ile Kylmene’nin oğlu. Odysseus tarafından öldürüldü.
PALES: Romalıların koyun sürülerini koruyucusu olduğuna inandıkları tanrı.
PALLAS: Zeka tanrıçasının diğer bir adı.
PANAKEİA: Asklepios gibi hekimlikle uğraşan sağlık tanrıçası.
PAN: Sürülerin ve çobanların tanrısı. Yarı keçi görünümündedir.
PANAGEA: Artemis’in bir diğer adı.
PANAKEA: Asklepios ile Lampetia’nın kızı. Hekimliğin tanrıçalarından sayılırdı, her türlü hastalığa çare bulurdu.
PANDAMAN: Ateş tanrısı Hephaistos’un bir diğer adı. Her şeyi yenen anlamına gelir.
PANDEREOS: Miletus’lu Merops’un oğlu. Giritte, Zeus Tapınağından altın köpek heykelini çaldığı için, Zeus tarafından kayaya çevrildi.
PANDAROS: Yunanlılara karşı savaşan Troyalıların yardımına koşan ünlü kahraman Lykaon’un oğludur.
PANDİON: Atina şehrinin ünlü krallarından.
PANDORA: Yaratılan ilk kadın.
PANDROSOS: Atina kralı Kekrops’un kızlarından biri. Athena küçük Erekhteus’u içine sakladığı kutuyu bu kızlara emanet etmişti.
PANİKOS: Kır tanrısı, keçi ayaklı Pan’ın insanların içine saldığı korku.
PANKRATİS: Tioeus ile İphimedie’nin kızı. Dolayısıyla Aloadların baş hemşiresi.
PANAPA: Theseus’un kızı. Herakles ile evlenmişti. Bir kızı olmuştu. Ona annesinin adını koydu.
PANOPA: Nereid’lerden biri. Adaletsizliği ile tanınırdı.
PANOPEUS: Phokos ile Astropea’nın oğlu. Argonaultlar seferine katılanlardan.
PANTHAOS: Priamos’un arkadaşı. Troyalı bir ihtiyar.
PAPHİA: Aphrodite’nin isimlerinden biri.
PAPHLAGON: Kirkenin oğlu. Anadoluda Papira (Karaköy) şehrinin kurucusu.
PAİAN: Felaketi uzaklaştıran, selameti getiren tanrı.
PARAİOS: Savaş gemisini icat eden Atina’lı bir kahraman. Atina’lı bir kahraman.
PARİS: En ünlü kahramanlardan biridir. Troya kralı Priamos ile Hekabe’nin oğlu. Çok kuvvetli olduğundan onu Aleksandros diye çağırırlardı. Yunanlı Helena’ya olan aşkı, onun ve Troyanın sonu oldu.
PARKAE: Romalıların talih tanrıçalarına verdikleri ad.
PARNASSOS: Apollona tahsis edilen Parnassos dağına adını veren kahraman. Poseidon ile Kleodora adlı bir peri kızının oğlu idi.
PARRAHASİOS: Zeusun oğlu. Arkadiada bir şehrin kurucusu olduğu söylenir.
PARSONDES: Yedi yıl, Babil valisinin sarayında bir kadın gibi yaşayan, tuhaf bir insan.
PARTHENİUS: Bugünkü Bartın çayının eski adı.
PARTHENON: Atina Akropoliste bulunan ve zeka tanrıçası Athenaya ait olan meşhur tapınak.
PARTHENOPAİEOS: Thebai şehrine karşı yürüyen yedi şeften biri.
PARTHENOPEA: Menderes nehrinin kızı Samia ile Ankeus’un kızı. Apollon, bu kıza gönül vermişti. Birlikteliklerinden Nikomedos doğdu.
PARTHENOPE: Sirenlerden biri. Odyseusu büyülü sesiyle etkisi altına alamadığından kendini denize attı. Dalgalar bu denizkızının naşını İtalya kıyılarına attılar. Naşının gömüldüğü yerde Napoli şehri kuruldu.
PARTHENOS: Minos’un karısı. Heliosun kızı. Bir boğaya aşık olmuştu. Sevdiği boğadan gebe kalarak Minotaurosu doğurdu.
PATAROS: Apollon ile Ksanthosun kızı olan Lykianın oğlu. Patara şehrine adını vermişti.
PATROKLOS: Menoltiosun oğlu. Ünlü Yunan kahramanlarından biridir.
PEGASOS: Efsanevi kanatlı at. Perseus Okeanın kaynağında Medusanın kafasını kestiği zaman, o nun kanından doğdu.
PEİTHO: İkna etme, kandırma tanrıçası. Atenin kızı. Aphroditenin arkadaşıdır.
PEİRİTHOOS: Zeus ile dianın oğlu, Lapithler kralı.
PELASG’LAR: Yunanistanın eski ahalisine verilen ad.
PELASGOS: Yerin oğlu. Pelagların atası oldu.
PELEUS: Meşhur Yunan kahramanı Akhilleusun babası. Phthie kralı.
PELİAS: İolkos kralı. Poseidon ile Tyronun oğlu.
PELOPEA: Thestenin kızı. Kim olduğunu bilmeden babası ile birlikte oldu. Bunu anlayınca kendini öldürdü.
PELOPS: Lydia kralı Tantalosun oğlu. Ganymedesin babası.
PENAT’LAR: Romalıların ev tanrılarına verdikleri ad.
PENEİOS: Thesseliada akan bir nehrin tanrısı. Okeanosun oğlu.
PENELOPE: Odysseusun karısı. Telemakhosun annesi. Kocası Troya savaşına gittikten sonra, uzun yıllar tek başına yaşadı. Ancak, kocasına hep sadık kaldı.
PENEİOS: Thesselia da akan bir nehrin tanrısı.
PENİA: Fakirlik tanrıçası.
PENTHESİLEİA: Amazonların kraliçesi. Ares ile Otreranın kızı. Troya savaşı sırasında Akhilleus tarafından öldürüldü.
PENTHEUS: Thebia kralı Ekhion ile Kadmosun kızı Ageyenin oğlu.
PENTHOS: Keder ve ızdırap tanrısı.
PEPERETHOS: Arianein Dionysostan olan dört oğlundan biri.
PERDİKS: Dedalosun kızkardeşi.
PERGAMOS: Anadoluda Bergama şehrinin kahramanı. Neoptolemos ileAndromaknenin oğlu.
PERİBOEA: Mağar kralı Alkathousun kızı. Eakosun oğlu telemon ile evlendi, Ajaksı doğurdu.
PERİERES: Eolosun oğlu. Perseusun kızı Gorophone ile evlendi.
PERİGOUNE: Sinisin kızı. Theseus Sinisi öldürüp kızı ile birlikte oldu. Bu birliktelikte Melanippos doğdu. Daha sonra Perioğoune Deloneus ile evlendi ve İksus doğdu.
PERİKLYMENOS: Argonautlardan biri. Neleusun oğlu. Poseidon bu gence istediği şekle girebilme vasfı vermişti.
PERİKTYON: Aristo’nun karısı ve meşhur filozof Eflatun’un annesi.
PERİMELE: Admetos ile Alkastenin kızı.
PERİMELİS: Sürülere gözcülük eden periler.
PERİPHAS: Atina şehrinin efsanevi kralı. Halkı tarafından çok sevilirdi. Öyle ki, Zeus bu sevgiyi kıskandı ve onu öldürmeye kalktı. Ama, Apollon babasına engel oldu. Bunun üzerine, Zeus bu kralı bir kartala dönüştürdü.
PERİPHETES: Hephaistos ile Antikleanın oğlu olan korkunç dev. Thesseus tarafından öldürüldü.
PERİSTERA: Aphroditenin yanında dolaşan perilerden biri. Birgün, Aphrodite ile Eros, çiçek toplama yarışı yaparken, Peristera Aphroditeye yardım ettiği için Eros onu güvercine çevirdi.
PERİTANUS: Arkadialı bir genç. Paris Heleneyi kaçırdıktan sonra, Helen, bu gence gönül vermişti. Paris, bunu fark edince, Arkadia kıyılarını talan etti.
PERO: Neleus ile Khlorisin kızı. Güzelliği ve fazileti ile tanınırdı.Bias ile evlendi.
PERSA: Thetys ile Okeanosun kızı. Güneş ile evlendi. Kirke ve Pusiphaeyi doğurdu.
PERSEİD’LER: Perseus soyundan gelenler.
PERSEİS: Heliosun karısı.
PERSOPHENE: Demeterin kızı. Hadesin karısı.
PERSEPHONE: Yeraltı tanrıçası.
PERSEUS: Argos kralı Akrisiosun kızı. Danaenin Zeustan olan oğlu.
PERSEPOLİS: Odysseus ile Nausikaanın oğlu.
PERSES: Titan Krios ile Eurybienin oğlu.
PEON: Yunan tanrılarını tedavi eden ünlü mısırlı hekim.
PHAETON: Heliosun oğlu.
PHAETUSA: Lampetienin kızkardeşi. Gençlik tanrıçası Neera ile Güneşin kızı.
PHAİAK’LAR: Skheria adasında oturan halk.
PHAİDRA: Girit kralı Minos ile Pasiphanenin kızı. Theseus ile evliydi. Üvey oğlu Hippolytosa aşık oldu. Delikanlı onu ret edince Hippolytosa iftira etti ve ölümüne neden oldu.
PHALAEKOS: Ambrakia tiranı. Artemis, bir gün onu ava götürüp bir aslan yavrusu gösterdi. Phalaekos yavruyu yakalamaya çalışırken, dişi aslan ortaya çıkıp onu parçaladı.
PKANTOTOS: Uykunun oğlu.
PLALANTHOS: Lakoniaların ünlü kahramanı.
PHALANAKS: Zeka tanrıçası tarafından örümceğe çevirilen Araknenin kardeşi. Buda, silah yapımında tanrılardan üstün olduğunu iddia ettiği için yılana dönüştürüldü.
PHALARİS: Agrigente tiranı. Zeusa tapınak yapacağım diye başına topladığı çok kalabalık bir işçi ordusu ile şehrin tiranı oldu. Zulmü ve acımasızlığı ile meşhurdur.
PHALEROS: Attika bölgesindki Phaleros şehrinin kahramanı. Arganautlardan biri.
PHALKES: Temenosun oğlu. Heraklidlerden biri.
PHALOE: Lykris ırmağının kızı olan bir peri. Buna, kanatlı bir ifrit bela olmuştu. Elaatos adında bir delikanlı, ifriti öldürdü. Phaloe ile Elaatosun evlenecekleri gün, delikanlı öldü. Peri kızı o kadar gözyaşı döktü ki, tanrılar ona acıyıp, onu bir çeşmeye dönüştürdüler.
PHANTOSOS: Uykunun oğlu. Kayaya, toprağa, ırmağa ve cansız varlıklara dönüşebilen bir tanrı. Çevresi, bir sürü yılanlarla çevrilmişti.
PHANTASO: Fantezi tanrısı.
PHATON: Midilli adasında, basit bir kayıkçı iken, bir gün ihtiyar bir kadın kılığına girmiş olan Aphroditei kim olduğunu bilmeden adadan, karşıya Anadoluya geçirmiş ve yaşlı kadının tüm ısrarlarına rağmen, ondan para almamıştı. Bunun üzerine, tanrıça ona alçıdan yapılmış, içinde güzel kokulu bir yağ bulunan bir vazo hediye etmiş. Balıkçı, güneşte çatlayan cildine bu yağı sürdüğünde çok yakışıklı bir gence dönüşmüş.
PHARMAKİAS: İstanbul boğazında büyükderenin ağzında eski bir liman. Rivayete göre, Mediayı getiren gemi, bu limana sığınmak zorunda kalmış ve sihirbaz kadın, ilaç dolu sandığı ile buraya ayak basmış.
PHEBUS: Apollon ile Pasiphaenin kızı.
PHEDRA: Girit kralı Minos ile Pasiphenin kızı. Theseusun karısı. Üvey oğluna aşık oldu. Fakat, ondan karşılık alamadı. Bunun üzerine ona iftira etti ve ölümüne neden oldu.
PHEGEUS: Arkadiada Phegeus şehrinin kurucusu ve kralı.
PHENİKS: Argos kralı Amyntor ile Kleobulenin oğlu. Babasını üzerek annesinin gözüne girmek için babasının çok sevdiği ve hatta bu yüzden annesini ihmal ettiği genç kız ile sevişti. Bunun üzerine onun gözlerini oyup saraydan kovdu.
PHENOPS: Ksanthus ile Thoonun babası.
PHEOMİS: Gaia ile Tartaros’un oğlu.
PHERAEA: Zeus ile Eolos’un kızı. Hekatenin annesi.
PHİDİPPOS: Thessalos’un oğlu. Herakles’in torunu.
PHİLLAMON: Aslen Trakya’lı olan efsanevi şair ve kahin.
PHİLEMON: Bucis’in kocası. Kulübelerinde Zeus’u misafir etti ve bundan dolayı ödüllendirildiler.
PHİLONOME: Myktimus’un kızı ve Artemis’in arkadaşı. Ares’ten iki çocuğu oldu ve bu iki kardeş daha sonradan sırayla Arkadia’ya kral oldular.
PHİLOTİS: Romalı bir köle kadın. Zekası ve kurnazlığı ile Roma’yı Gauloilar’ın istilasından kurtardı.
PHİLYRA: Okeanos’un kızı. Bir ara, Kronos’un metresi oldu. Ondan Kentaur Khironu doğurdu.
PHİNEUS: Salymydesson’un efsanevi kralı. Tanrı Apollon ona falcılık öğretmişti.
PHLEGETHON: Yunanlılar’ın cehennemlerinde akan ırmaklarından biri.
PHLEGYAS: Lapithlerin efsanevi kralı. Ares ile Khrysanın oğlu. İksion ile Koronisin babası.
PHLİAS: Dionysos ile Minyasın kızı olan Aracthyreanın oğlu.
PHOBOS: Korku tanrıçasıdır.İnsana gelen korkunun simgesi. Phobos bir kadın olup savaşlarda Aresin yanında bulunurdu.
PHOEBE: Uranos ile Gaianın kızı. Koios ile evlendi ve Latone ile Asterieyi doğurdu.
PHOİBE: Leukipposun iki kızından biri.
PHOİNİKS: (PHOENİKS);Agenorun oğlu. Europanın kardeşi. Zeus tarafından kaçırılan kardeşinin peşinden yollara düştü.
PHOKİS: Orestesin amcası.
PHOLOS: İksion ile Silenenin oğlu olan bir kentaur. Heraklese kafa tutmadığı için onun tarafından saygı gördü.
PHRYNE: Efsanevi bir güzelliği sahip olan bir Yunan fahişesi.
PHORBAS: Lapithes ile Orsinomenin oğlu olan bir halk kahramanı.
PHORKYS: Pontos ile Gaianın oğlu. Deniz tanrılarından biriydi. Kız kardeşi Keto ile evlendi.
PHRONEUS: İnakhosun oğlu. Argos ilinde ilk insanın o olduğu söylenir.
PHOSPHOROS: Sabahyıldızına verilen ad.
PHRİKOS: Helenin kardeşi. Athamasın oğlu.
PHRİGİA: Eski Anadoluda bir bölgenin adı.
PHRYNE: Efsanevi bir güzelliğe sahip olan bir Yunan fahişesi. Aphrodite heykellerine ilham kaynağı olmuştur.
PHRYGİOS: Miletus krallarından biri.
PHTHONOS: Haset tanrıçalarından biri.
PHYLİOS: Etolialı bir kahraman. Kyknos adında bir delikanlıya aşık olmuştu. Vefasız sevgilisi için her şeyi yapmasına rağmen ona yaramadı.
PHYLİS: Thrakia kralının kızı. Thesseusun oğlu Demophona aşık olmuştu. Evlenmeye karar verdikleri sırada, Demophon geri döneceğine söz vererek şehirden ayrıldı. Ancak, uzun bir süre dönmeyince umutsuzluğa kapılan Phylis kendini öldürdü.
PİASSOS: Thesselia krallarından biri Larissanın babası. Kızına aşık olmuş ve onunla zorla birlikte olmuştu. Larissa onu bir şarap fıçısında boğarak intikamını aldı.
PİERİD’LER: İlham perilerine verilen ad.
PİEROS: Pieridler’in babası Makedonun oğlu.
PİETAS; Acıma duygusunun sembolü.
PİKOLOOS: Bir dev. Tanrıların devlerle yaptıkları savaşta Kirke adasına kaçmıştı. Ancak, Kirke’nin babası onu öldürdü.
PİKUS: Latium kralı Faunusun babası olan kahin.
PİLİMUNUS: Yeni doğan çocukları koruyan Roma tanrıçası.
PİNDOS: Makadeon’un oğlu. Kardeşleri tarafından öldürüldü.
PİRENE: Asopos’un kızı. Poseidon’un sevgilisiydi.
PİRİTHOUS: Thessalia kahramanlarından. Zeus ile Dianın oğlu Hippodamiadan Polypoetes adında bir oğlu oldu.
PİSA: Elis bölgesinin bir şehri.
PİSİDİKE: Monenia şehrinin kralının kızı.
PİTANE: Nehir tanrısı Euratos’un kızı. Poseidon ile birlikteliklerinden Evadne adında bir çocukları oldu.
PİTTHEUS: Pelops ile Hippodameianın oğlu. Çok iyi bir kahindi.
PİTHO: Kandırma ve inandırma tanrıçası.
PİTYS: Çam ağacının sembolü olan bir peri kızı.
PLEİAD’LAR: Atlas ile Pleionenin 7 kızına verilen ad. Bu kızlar, tanrılar tarafından yıldıza dönüştürüldüler.
PLEİONE: Pleiadların anneleri kızları ile birlikte onu da yıldıza dönüştürdüler.
PLEİSTHENES: Atreusun oğlu. Onu, amcası Tyestes yetiştirdi ve daha sonra öz babasını öldürtmeye çalıştı.
PLOUTOS: Zenginlik ve servet tanrısı. Demeter ile İaso’nun oğlu.
PLUTON: Cehennemler tanrısı. Hades’in Latince adı.
PODALEİRİOS: Aslepios’un oğlu. Kahramanlık devrinin meşhur hekimidir.
PODARKES: Priamos’un diğer adı.
POENE: İntikam ve ceza tanrıçası.
POİBOS: Apollonun lakabı.
POİNE (POENE): İntikam ve ceza tanrıçası. Hiddetin anası olduğu söylenir.
POLBOTES: Tanrılarla savaşan devlerden biri.
POLHYMNİE: Dans ilham perisi.
POLİAS: Athenanın lakabı.
POLİTES: Priamos ile Hekabenin oğlu. Çok hızlı koşardı.
POLLUKS: Ledanın oğlu. Kastorun kardeşi. Dioskulardan biri.
POLTYS: Poseidonun oğullarından biri.
POLYBOS: Oidipusun üvey babası, Khorinthos kralı.
POLBOTES: Tanrılarla savaşan devlerden biri. Poseidon tarafından öldürüldü.
POLYDAMOS: Troya kahramanlarından. Panthoosun oğlu ve Hectorun arkadaşı.
POLYDEKTES: Magnesin oğlu Seriphos adasının kralı.
POLDEUKES: Kastorun ikiz kardeşi. İki kardeşe Dioskurlar adı verilir.
POLDOROS: Kadmos ile Harmonia’nın oğlu. Nmykteus’un kızı ile evlendi. Labdakos adında bir oğlu oldu.
POLYDOS: Korintoslu meşhur bir kahin.
POLHYMNİA: Musalardan biri. Şairlere heyecan ilham ederdi.
POLKASTE: İkarios’un karısı. Penelope’nin annesi.
POLYKRİTE: Naksos adasının kahramanı olan güzel bir kadın.
POLYMEDE: Auotolykos’un kızı. Aeson’un karısı. Jason’un annesi. Kocası ölüme mahküm edilince kendini astı.
POLYNEİKES: Eteoklesin kardeşi. Oidipus ile İokastenin oğlu.
POLYPHEMOS: Poseidonun oğlu olan korkunç dev.
POLKSENA: Priamos ile Hekaubenin kızı. Yunan kahramanlarından Akhileus bu kıza gönül vermişti. Fakat, birlikte olamadan her ikisi de öldüler.
POLYKSO: Troya savaşında öldürülen meşhur kahraman Tlepolemusun karısı.
POLYPONTEA: Hipponoos ile Thrassanın kızı. Artemisin av arkadaşıydı. Aphrodite aşka boyun eğmeyen bu kızı, bir erkek ayıya aşık etti. Polyponteanın bu ayıdan iki oğlu oldu. Orios ve Agrios.
POMONA: Romalıların meyve tanrıçası.
PONTOS: Poseidonun oğlu. Karadenize adını vermişti.
POROS: Bereket tanrıçası. Metisin oğlu. Penia ile evlendi ve bundan Amour doğdu. Böylece aşkın: babası bolluk; anası yoksulluk oldu.
POSEİDON: Yunanlıların deniz tanrısına verdikleri ad. Romalılar ona Neptune derler.
POTHOS: Erosun yanından hiç ayrılmayan arkadaşlarından biridir. Aşk arzusunun sembolü idi. Aphroditenin oğlu.
PRAKSİDİKE: Adalet tanrıçası sayılıyordu ve hiddete kapılanlara sakin olmalarını telkin ediyordu. Babası muhafız tanrısı Şoter idi. İki kızı vardı. Homonoe (Birlik) ve Arete (Fazilet)
PRİAMOS: Troya şehrinin son kralı. Paris ile Hector, 50 oğlu arasında en tanınmışlarıdır.
PRİAPOS: Bugünkü “Lapseki” şehrinin tanrısı. Dionysos ile Aphroditenin oğlu.
PROİTOS: Tiryns kralı. Bellerophon Proitosun sarayına sığınmıştı.
PROMAKHOS: Athenanın lakabı.
PROKNE: Atina kralı Pandionun kızı.
PROKRUSTES: Poseidonun oğlu olduğu söylenen haydut
PROETİD’LER: Argos kralı Proetos ile Sthenebeanın kızlarına verilen ad. Bu üç kız kardeş, kendilerini Heradan daha güzel gördükleri için akılları başlarından alındı.
PROETOS: Argos kralı, Abasın oğlu. Akrisiosun ikiz kardeşi.
PROMAKHOS: Zeka tanrıçasının lakabı.
PROMETHEUS: Bir titan oğlu, ilk insanı yaratmıştır.
PROPOETİD’LER: Kıbrıslı Amathontenin kızları. Aphroditenin kudretini inkar ettikleri için Aphrodite tarafından cezalandırıldılar. Tanrıça, onları iflah olmaz fahişelere dönüştürdü.
PROTEUS: Deniz tanrısı Poseidon ile Phenikenin oğlu.
PROTESAİLAOS: Thessalialı bir yiğit. Troya savaşında karaya çıkan ilk Yunanlı. Hemen öldürüldü.
PRYTANEİON: Hestianın kutsal ateşinin yakıldığı yer.
PSYKHAGOGOS: Hermesin lakabı. Ölülerin ruhlarını götürücü anlamındadır.
PSYKHE: Eros’un karısı.
PYGAS: Pygmaiosların kraliçesi idi. Kendini tanrıçalara eş gördüğünden Artemis ile Hera, onu turna kuşuna çevirdiler.
PYGMAİOS: Yunan mitolojisinin efsanevi cüceleri Lillipular. Boyları yarım metreden kısa ve oldukça cesur insanlardı.
PYGMALİON: Bir kadın heykeline aşık olan Kıbrıs kralı.
PYLADES: Orestesin en yakın dostu. Arkadaşının hayatını kendi hayatından üstün tutmuştu.
PYLİOS: Hephaistrtosun oğlu.
PYLOS: Nestorun yurdu Messeniada bir liman.
PYRAMOS: Thisbenin sevgilisi. Bunların birbirine duydukları sevgi çok meşhurdu.
PYRENE: İspanya kralının kızı. Herakles bu güzele gönül vermişti. Birlikteliklerinden bir yılan yavrusu doğdu.
PYRENEOS: Phokide kralı. İlham perilerine göz koymuştu. Ancak başarılı olamadı.
PYRİPHLEGETHON: Ölüler ülkesine akan ateş ırmağı.
PYRRHA: Epimetheus ile Pandoranın kızı. Deukalionun karısı.
PYRRHOS: Akhileusun oğlu. Neoptolemosun lakabı.
PYTHİA: Gaipten haberler veren Apollon rahibelerine verilen ad.
PYTHON: Gaianın doğurduğu efsanevi yılan. Yüz tane başı, alev kusan yüz tane ağzı vardı. Apollon tarafından öldürüldü.
R
RAROS: Karmaosun oğlu. Triptolemosun babası. Eleusisde Raros vadisine adını verdi.
REMUS: Romulusun ikiz kardeşi. Mars ile Rea Silvanın oğlu. Roma şehrinin kuruluşunda önemli bir yeri vardır.
RHAKİOS: Giritli bir kahraman. Lebesin oğlu. Manto ile evlenmişti.
RHADAMANTYS: Cehennemlerde bulunan meşhur bir yargıç. Zeus ile Europanın oğlu ve Girit kralı Minosun kardeşidir.
RHADİOS: Neleus ile Khhorisin oğlu. Pylos şehrine saldırdığı için Herakles tarafından öldürüldü.
RHEA: Dağlık bölgelerin tanrıçası. Bir adı da, İdalı ana idi. Zeusu onun büyüttüğüne inanılır.
RHEME: Şöhret tanrıçası. Gaia tarafından yaratıldı. Zeusa habercilik yaptı.
RHESOS: Thrakialı bir kahraman. Troya savaşında Troyalıların yardımına koştu.
RHODOPE: Artemisin hizmetindekilerden biriydi. Masumiyetini sonsuza dek saklamak istiyordu. Ancak bu durumdan hoşlanmayan Aphrodite, onu haşin ve ahlaksız bir avcı olan Euthynokosa aşık etti. İki sevgili dağlarda gizlice buluşup birlikte oluyorlardı. Artemis bunu haber alınca onu sevgilisi ile gizlice buluştuğu mağarada Styks ırmağına dönüştürüverdi.
RHODOS: Güneş’in karısıdır. Rodos adasına adını verdi.
RHOETOS: Tanrılarla savaşan devlerden biri. Dionysos tarafından öldürüldü.
RHOKSANE: Kordyasın kızı. İran şahının oğlu Medos ona tecavüz etti. Cezalandırılacağından korkan Medos, kendisini nehre attı. O günden sonra nehrin adı Medos olarak değiştirildi. (Bugünkü Fırat)
RHOPALOS: Heraklesin oğlu. Phaestosun babası.
RHYTİA: Korybantların annesi. Samothrake adasında yaşayan bu 9 kerdeşin Apollonun çocukları olduğu söylenir.
RİSUS: Neşe tanrısı. Kahkaha tanrısı. İnsanların kalplerinden kederleri kovan, acıları yatıştıran bir tanrıydı.
ROMOS: Roma şehrini kuran ve adını veren kahraman.
ROMULUS: Mars ile Rea Silvanın ikiz oğullarından biridir. Roma şehrinin kuruluşunda önemli rol oynamıştır.
ROS: Hava ile Ayın oğlu, Çiy, Şebnem tanrısı. Ros, seher tanrısı Eosun kocasıydı.
S
SABAZİOS: Phrygialıların inandıkları bir tanrı. Zeus ile Persophenenin oğlu. Dianysos gibi insanlara bağ, bahçe yapmayı, öküz yetiştirmeyi öğretti.
SAGARİS: Kral Midasın oğlu. Tanrıça Kybeleye hürmette kusur ettiği için tanrıça onun aklını başından aldı ve Sagaris kendini Kserabates ırmağına attı. O günden sonra bu nehrin adı Sangarios oldu. (Bugünkü Sakarya Nehri)
SAGARİTİS: Bir meşenin ruhu olan peri kendini Kybeleye adamış Attis isminde bir delikanlıyı yoldan çıkardığı için tanrıça Sagaritisin bağlı bulunduğu meşe ağacını devirdi ve peri kızı can verdi.
SALAMBO: Babilde Aphrodite yerine tapınılan Astartenin bir adı.
SALAMİS: Asopos ile menthonenin kızı. Poseidon bu kıza gönül verdiğinden onu kaçırdı. Kykhreus adında bir oğulları oldu.
SALMAKİS: Bugünkü Bodrum yakınlarında bir gölcüğün perisi Aphroditenin oğlu Hemaphroditeye aşık olmuştu.
SALMONEOS: Thessalia kahramanlarından Eolosun oğlu. Peloponneste bir şehir kurarak kendi adını verdi. Başarılarından gurura kapılarak kendini baş tanrıya eşit saydırmak için tunçtan bir köprü üzerinde araba koşturarak, kurbanlarının üzerine yanan meşaleler atarak öldürüyordu. Zeus buna çok sinirlendi ve onu yıldırımıyla vurup, Tartanosa attırdı.
SALUS: Romalıların sağlık tanrıçası. Asklepiosun kız olduğuna inanılırdı.
SAMANDROS: Troya’daki tanrı-ırmak.
SANAPE: Bugünkü Sinop şehrine adını veren kahraman bir amazon. Herakles, amazonlarla çatışmaya girdiğinde Sanape kaçarak onun elinden kurtulmuştu. Bu bölgeye geldi ve Paphlagonia kralı ile evlendi. Çok fazla içki içtiğinden halk ona sarhoş anlamına gelen Sanape diyordu.
SAPHO: Lesbos adasında, Erebos şehrinde doğmuş efsanevi bir kadın şair.
SARON: Troizen krallarından biri. Ava çok düşkündü. Bir gün bir geyik kovalarken, hayvanın peşi sıra denize atladı. Ama çok fazla açıldığı için boğuldu. O günden sonra, Attika bölgesinin güneyindeki denize Saronikos denizi adı verildi. Ve halk av uğruna denizde boğularak ölen krallarını tanrılaştırdılar.
SARPPEDON: Zeus ile Europa’nın oğlu Lykia’da kraldı. Adaletsever ve insanlığı ile halkın sevgisini kazanmıştı. Troya savaşı sırasında Troyalılara yardıma koştu. Patroklosa saldırdı fakat onun tarafından öldürüldü.
SATARAN: Davacılara hakemlik eden bir tanrı.
SATURNUS: Romalıların Kronoslara verdiği ad.
SATYR’LER: Silenler adı ile de tanınan Styrler, ikinci derede gelen kır tanrılarıydılar. Sivri uzun kulaklı, boynuzlu, yassı burunlu, keçi ayaklı, kısa kuyruklu ve gövdesi baştan aşağıya kıllarla kaplı acaip bir varlık.
SATYRİA: Girit kralı Minosun kızı. Poseidonla beraber olup, Taras adlı bir erkek çocuğu dünyaya getirdi.
SAUROS: Elis bölgesini haraca bağlayan bir haydut. Herakles tarafından öldürüldü.
SELEN: Ay tanrıçası.
SELEME: Ahiret tanrıçası.
SELİNOS: Poseidonun oğlu.
SEMELE: Kadmos ile Harmonianın kızı. Zeus ile birlikte oldu ve bu birliktelikten Dionysos dünyaya geldi.
SEMİREMİS: Efsanevi Babil kraliçesi. Askolon şehrinin, gölde yaşayan tanrıçası Derketo ile Kaystrenin kızı. Önce Niniva kralının müşaviri Onnes ile evlendi. Ondan iki çocuğu oldu. Daha sonra, kral Ninos ona aşık olunca, kendi kızının karşılığında Semiramisi kocasından istedi. Ancak: Onnes razı olmadı. Bunun üzerine, kral onun gözlerini oydurttu ve Semiramisi kendisine eş olarak aldı. Ninyas adlı bir oğulları oldu. Kral ölünce yerine Semiramis Babil Melikesi oldu. Asma bahçeleri dillere destandı.
SENİUS: İhtiyarlık tanrısı.
SENTİUS: Doğarken, çocuklara duygu bağışlayan tanrı.
SENTİNUS: Duygu tanrısı.
SEVEKHOROS: Babilin efsanevi kralıdır. Kızından olacak torununun kendisini tahttan edeceğini tanrılardan duyunca kızını hapsettirmişti. Ama kızının hamile kalmasını engelleyemedi ve Gılgamos dünyaya geldi. Muhafızlar korkarak çocuğu kuleden aşağıya fırlattılar ama bir kartal, yere düşmeden onu kurtardı ve bir bahçeye bıraktı. Bahçıvan onu büyüttü ve Gilgamos, Babil’in meşhur hükümdarı, kanun yaratıcısı Gılgamış oldu.
SİBYLLE: Apollon rahiplerine verilen ad. Bunlar gaipten haberler verirlerdi.
SİDE: Anadolulu kahraman Taurosun kızı ve Kimolosun karısı. Side şehrine kendi adını vermişti.
SİDERİTES: Apollonun Troyalı Helenusa verdiği sihirli taş. Efsaneye göre, bu taş konuşabiliyormuş. Helenus, Troyanın başına gelecek felaketi de bu taştan öğrenmiş.
SİKİNOS: Naiadlardan Oenoe ile Lemnos kralı Thoasın oğlu.
SİLENOS: Satyrlar yaşlanınca Silenos adını alırlar. Dionysosa arkadaşlık ederlerdi.
SİLVANUS: Romalıların orman, bağ ve bahçe tanrısı.
SİMURG: Efsanevi bir kuş.
SİNİS: Theseus tarafından öldürülen bir haydut
SKENE: Eski Yunan tiyatrosunda sahneye verilen ad.
SPHİNKS: Göğsü ile yüzü kadına, gövdesi aslana, kanatları kartala benzeyen acaip bir varlık.
SPOZGAR: Fırtına cini.
STAPHYLE: Şarap tanrısının gönül verdiği bir peri kızının adı.
STELLİO: Kertenkeleye çevrilen, küçük bir çocuğun adı. Demeterin kana kana su içmesi ile alay ettiği için bu cezaya çarptırıldı.
STENTOR: Sesi çok gür olan bir adam.
STHEMELOS: Perseus’un üç oğlundan biri.
STHENELOS: Aktorun oğlu. Heraklesin silah arkadaşı.
STHENO: Grailerden biri.
STİLBE: Peneos nehrinin kızı. Apollonun bu kısdan Kenthauros ve Lapithes adlarında iki oğlu oldu.
STRYMON: Thrakia kralı. Aresin oğlu. Oğlu Rhesosun Troyada öldüğünü duyunca üzüntüden kendini öldürdü.
STYKS: (STYX): Cehennem nehri.
STYMPHALOS: Eletos ile Laodikenin oğlu.
SUMMANUS: Romalıların gece çakan şimşek tanrısı.
SYKA: Dionysosun gönül verdiği bir peri kızının adı. Onu bir incir ağacına dönüştürdü.
SYKEUS: Thesselia kralı ve Poseidonun oğlu. Zorba bir kraldı, Herakles tarafından öldürüldü.
SYMPLEGAD: Karadeniz boğazındaki oynak kayalıklar.
SYRİNKS: Arkaidalı bir peri kızı. Pan, bu periye gönül vermişti.
SYRNA: Karia bölgesinin kralı olan Dameethosun kızı. Damdan düşerek bütün kemiklerini kırdı, öleceği sırada Podalirios çıkageldi, iki kolundan kan alarak kızı tedavi etti ve daha sonra onunla evlendi.
T
TALOS: Girit adasını beklemekle görevlendirilmiş, tunç vicutlu dev. Bir yabancı gördüğünde hemen ateşin içine girer, kızıl kor haline gelir, sonra koşar, yabancıyı kucaklar, diri diri yakardı.
TALTHYBİOS: Agemennonun habercilerinden biri.
TANAİS: Okeanos ile Tethysin oğlu. Bugünkü Don nehrinin tanrısı.
TANTALOS: Batı Anadoluda Lydia kralı. Zeus ile Ploutonun oğlu. Sipylos (Manisa) dağında hüküm sürüyordu. Atlasın kızı Dione ile evlenmişti. Paktolos ırmağının kızı Eunassa da onun karısı idi. Pelops ve Niobe onun çocukları idi. Tahtalos, tanrıların hoşgörüsünü kötüye kullandı ve müthiş bir azaba çarptırıldı.
TANTALİD’LER: Tantalos soyundan gelenler.
TARAKSİPPOS: Hidodrumlarda atları ürküten habis ruh.
TARAS: Poseidon ile Satyra adlı bir perinin oğlu. İtalyada Tarente şehrinin kurucu
TARTAROS: Yeraltı cehennemlerinin derinliklerinde bulunan yer. Zeus, kendisine isyan edenleri oraya atardı.
TAUROS: Pasiphaenin aşık olduğu bir delikanlı. Minotauros, bu birliktelik sonucu doğdu. Minos, onu yeraltı mağarasına hapsetti. Theseus onu öldürdü.
TAYGETE: Atlas ile Pleionenin kızı. Zeus ile birlikte olup Lakedaemonu doğurdu. Çok utangeç bir yapıya sahipti.
TEİRESİAS: Ünlü kahin ve Montonun babası.
TEKMESSA: Anadoluda Prrygia kralı Teuthrasın kızı. Yunanlıların saldırısı sırasında, büyük kahraman Ajaksın eline düştü. Bu evliliğin sonucunda Eurysakes adında bir oğlu oldu.
TELAMON: Büyük Ajaksın babası ve Aigina kralı. Birçok savaşta Herakles ile birlikte oldu.
TELEGONOS: Odyseusun sihirbaz Kirkeden olan oğlu.
TELEMAKHOS: Odyseusun Penelopeden olan oğlu. Babası Troya savaşından geri dönmeyince, henüz küçük bir çocuk olmasına rağmen, babasını aramak için yollara düştü. Zeka tanrıçası Athena, Mentor adlı filozofun kılığına girerek ona daima öğüt verdi ve yol gösterdi.
TELEPHASSA: Agenorun karısı. Kadmos, Kiliks, Phoeniks. Europanın annesi.
TELEPHOS: Heraklesin oğlu. Akhilleus onu savaşta yaralamıştı. Bir kahin, mızrağın pası ile yarayı iyileştirdi.
TELESPHOROS: Meşhur bir hekim. Tanrılar katına kadar çıkmış.
TELKHİN’LER: Güneşin çocukları. Volkanik olayların sembolleridir. Bir bakışta, insanları büyüleyen sihirbazlardı.
TELMESSUS: Bugünkü Fethiye şehrinin kahramanı. Apollon ile Fenike kralının kızlarından birinin oğlu idi.
TELLUS: Romalıların toprak tanrıçası Gaiaya verdikleri ad.
TELENİA: Yunanlıların dini merasim yapılmadan önce, çocuklarının ruhlarına verdikleri ad.
TELPHOUSSA: Bir Nymphenin adı. Ladon ırmağının kızıydı. Adını, suyu buz gibi olan bir çeşmeye vermişti.
TEMPE: Thessaliada bir vadi. Poseidon burayı üç dişli yabasıyla açmıştı.
TENEDOKS: Bozcaadanın eski adı.
TENES: Tendoksa adını veren kahraman. Kolones kralı Kyknosun oğlu. Akhilleus tarafından öldürüldü.
TERAMBOS: Zamanın en iyi musiki sanatçısıydı. Lir ve Flüt çalmakta çok ustaydı.
TEREOS: Thrikia kralı. Aresin oğlu.
TERMEROS: Termera şehrine adını veren azılı bir haydut. Herakles tarafından öldürüldü.
TERMİNÜS: Romalıların sınır taşı tanrısı.
TERPSİKHORE: İlham perilerinden biri Dans Musası. Sirenlerin annesi.
TETHYS: Okeanos’un karısı. Okeanidler diye bilinen 3000 güzel kızın annesi.
TEUKRİS: Teukros’un kızı. Dardanos’un karısı.
TEUTHİS: Arkadia şeflerinden biri. Troya savaşında Agamennon ile aralarında çıkan anlaşmazlık sonucu ordudan ayrılmıştı.
TUTHRAS: Anadoluda Mysia bölgesinin kralı.
THALİA: İlham perilerinden biri. Apollon ile evlenmiş, Korybantları doğurmuştu. Sürülerin, bitkilerin, ekinlerin koruyucusu idi. Letafet perilerinden birinin adı da Thaliadır.
THAMYRİS: Thrakialı efsanevi müzisyen ve şair. Philammon ile peri Argiopenin oğlu. İlham perilerine meydan okuduğu için sesini, güzelliğini ve gözlerini kaybetti.
THANATOS: Yunanlıların ölüm tanrısı. Hypnosun ikiz kardeşi idi.
THAUMAS: Pontos ile Gaianın oğlu. Okeanosun kızı. Elektra ile evlendi. İris ve Harryiler bu evlilik sonucu dünyaya geldi.
THEBE: Kilikyalı bir kahraman kadın. Adramysin kızı. Koşuda kendisini yenecek erkekle evleneceğini ilan etti. Herakles onu yendi ve onunla evlendi.
THEBAİ: Boiotialı Kadmos tarafından kurulan ünlü bir şehir. Yüksek surlarını Amphion Lirinin sesi ile taşları yürüterek yapmıştı.
THEİA: Uranos ile Gaianın kızı. Hyperion ile evlendi. Helios, Eos, Selen onun çocuklarıdır.
THEİAS: Belusun oğlu, kendi öz kızı Smyra ile evlendi.
THEMİS: Kanun ve adalet tanrıçası. Kanunların, adaletin, örf ve adetlerin tanrıçasıdır. Uranos ile Gaianın kızı. Zeus ile evlenerek Horaları, Parkaları ve Metisi doğurdu.
THEONOE: Thestorun kızı.
THEOPHANE: Bisaltesin kızı. Çok güzel bir kızdı. Poseidon onu Kniris adasına kaçırdı.
THERAPNE: Leleks’in kızı.
THERMEDON: Amazonların diyarında akan Terme çayı.
THERODAMAS: Skythia’nın efsanevi kralı. Aslanları insan eti ile beslerdi.
THERSANDROS: Thebai şehrinin kralı. Polynikes ile Argianın oğlu olan Amphianın oğlu. Amphiarosun kızı Demonassa ile evlendi ve Tisamenos adında bir oğlu oldu. Telephos tarafından öldürüldü.
THERSİTES: Argios’un oğlu. Troya savaşında maskaralık yaparak askerleri eğlendirirdi.
THESEUS: Yunanlılar’ın en büyük kahramanlarından biri.
TEHSPİADLAR: Thespios’un elli kızına ve onların çocuklarına verilen addır.
THESPİOS: Thespies şehrinin kahramanı. Elekhtheus’un oğlu. Elli kızının hepsini de, Heraklese metres olarak vermişti. Sadece bir kızını vermekten kaçınmıştı. Herakles te bu kızı Thespies şehrindeki kendi tapınağına rahibe yaptı. Diğer 49 kızın her biri, birer erkek çocuk dünyaya getirdi. Bunlara Thespiadlar dendi.
THESPROTLAR: Epir halkına verilen addır.
TEHSSALLİA: Tanrılar dağı Olmposu da içine alan kuzey doğu Yunanistan da bir bölge. Herakles ile Khalkiopenin oğlu Thessalos, bu bölgeye adını vermiştir.
THESTİAD’LAR: Melegrosun iki dayısına bu ad verilir.
THESTİON: Pleuron kralı.
THESTOR: Apollon ile Laothoenin oğlu. Çok bilgili, zeki biri olduğundan ona Yunanca bilgili anlamına gelen, İdmon lakabını vermişlerdir.
THETİS: Nereus ile Dorisin kızı. Peleusun karısı. Akhilleusun annesi. Thetis, Nereidlerin en güzeli idi. Zeus ile Poseidon onunla evlenmek istemişlerdi. Ancak, Thetisten doğacak çocuğun babasını geçeceği haberi üzerine, tanrılar küçük düşmekten çekinip onunla evlenmeyi göze alamadılar. Bu yüzden de bu güzel tanrıça, kral Peleus ile evlendirildi.
THİASOS: Dionysos şerefine yapılan gece şenlikleridir.
THOAS: Lemnos adasının kralı. Otreusun kızı Kallikopis (Myrina) ile evlendi. Karısının kendisini Dionysos ile aldattığını öğrenince, çok öfkelendi. Fakat, tanrı şarap içirerek onu sakinleştirdi ve ona şarap yapmayı öğretti. Çok sonra, Lemnos kadınları ayaklanıp kocalarını öldürmeye başladıklarında, kızı Hipsipyle, Thoasu gizlice Lemnosdan kaçırdı.
THOE: Deniz Mymphelerinden biri. Okeanos ile Tethysin kızı.
THOR: Göksel güçlerin tanrısı.
THOOSA: Phorkysin kızı. Poseidondan Polyphemoz adında bir çocuğu oldu.
THRAKİA: Ares’in , rüzgarların ve Orpheusun yurdu.
THRAKE: Okeanos ile Parthenonenin kızı. Adını Thrakia bölgesine verdi. Kız kardeşi Europa da adını Avrupa bölgesine verdi.
THRİAİ: Apollonu Parnassos dağında büyüten üç periye verilen ad. Bunlar, küçük çakıl taşları ile fala bakarak gelecekte olanlarla ilgili bilgiler verirlerdi.
THYSTES: Pelops ile Hippodamianın oğlu. Babasının yerine kral olmak istediğinden kendisinden büyük olan kardeşi Atreustan nefret ediyor, onun aile saadetini kıskanıyordu. Atreusun karısı, Europayı baştan çıkarıp, ondan birkaç tane çocuk sahibi oldu. Durum ortaya çıktığındaysa öldürülmekten korkarak kaçtı.
THYİA: Deukalionun kızı. Zeustan Makedonia adında bir kızı olmuştu.
THYİADLAR: Mainadlara, Bakhantlara verilen ad.
THYRİA: Amphinomusun kızı. Apollondan Kyknoks adında bir oğlu oldu.
TİPHYS: Poseidonun oğlu. Eşsiz bir gemi olan Argo gemisinin baş kaptanıdır.
TİRESİAS: Eski devirlerin en ünlü kahini. Athenayı çıplak gördüğü için gözleri tanrıça tarafından kör edilmişti.
TİSİPHONE: Üç eriniyden birinin adı. Öldüreni cezalandıran anlamına gelir. Bu kadın katillerden intikam almakla görevlendirilmiştir.
TİTANLAR: Uranos ile Gaianın oğulları. İlk tanrıların soyundan olan Titanlar, altı erkek ve altı kız kardeştiler. Kronos, kardeşlerin en küçüğü idi ve annesi ile birlikte babasını öldürerek yerine geçti.
TİTANİDLER: Uranos ile Gaianın çocukları olan Titanlardan, altı kız kardeşe verilen ad. Bunlar: Theia, Rhea, Themis, Mnomosyne, Phoebe ve Tethys. Bunlar, kendi kardeşleri ile evlenerek başka tanrıların doğmasını sağladılar.
TİTHONOS: Troya prenslerinden biri. Leomedon ile Skamandrosun kızı olan Strymonun oğlu. Eos, bu prense aşık olarak onu kaçırdı. Zeustan kocasını ölmezler arasına almasını istedi. Ancak, bu arada edebi gençliğini istemeyi unutmuştu. Yıllar geçipte Ttihonos yaşlanmaya başlayınca çekilmez biri oldu ve tanrılar onu cır cır böceğine dönüştürdüler.
TİTYOS: Zeus ile Elaranın oğlu olan dev. Zeus, kıskanç Heranın korkusundan, Elarayı yerin altında bir mağaraya saklamıştı. Elara, doğum sırasında ölünce, zeus oğlunu yer’e emanet etti. Yer, ona süt anneliği yapı ve bu yüzden Tityosa yerin oğlu derler.
TİŞN: Susuzluğun cini.
TLİPOLEMOS: Herakles ile Astyokhenin oğlu. Yanlışlıkla Alkmenenin kardeşi Lykymniosu öldürünce Rodos adasına kaçtı ve orada bir koloni kurdu.
TLOS: Miletus ile Praktisidike adlı bir perinin oğlu. Tlos şehrini o kurdu.
TMOLOS: Lydkia kralı. Ares ile Theogonenin oğlu. Artemisin arkadaşlarından biri olan peri Arripeye zorla sahip olunca Artemis tarafından cezalandırıldı ve bir boğanın boynuzunda can verdi.
TRAMBELOS: Telamon ile Theaniranın oğlu. Miletus şehrinin kralı Arion tarafından büyütüldü. Bir peri kızına zorla sahip olup öldürdüğü için Akhilleus tarafından öldürüldü.
TRİNAKRİA: Heliosun yurdu. Sicilia adası.
TRİOPAS: Poseidonun oğlu. Knidos şehrini kuran kahramanıdır.
TRİPTOLEMOS: Eleusis kralı. Keleus ile Metanirenin oğlu. Ziraat aletlerinin mucididir.
TRİTON: Poseidon ile Amphhitritenin oğlu. Belden yukarısı insan, belden aşağısı balık şeklinde, ayakları at ayağına benzeyen bir deniz tanrısı.
TRİTONLAR: Nereidlerin arkadaşları olan deniz tanrıları.
TROİA: Bugünkü Hisarcık şehrinin bulunduğu yerde olan eski bir şehir. Mitolojide Troya savaşına büyük yer verilmişti.
TROİLOS: Priamos ile Hekubenin oğlu. Akhilleus tarafından öldürüldü.
TROKHİLOS: Argoslu bir kahraman. İonun oğlu, savaş arabasını icat etti.
TROPHONİOS: Erginosun oğlu olan Boiotialı kahraman.
TROS: Phrygia kralı Erikhthoniosun oğlu. Troya şehrine adını vermişti.
TURNUS: İtalyada yaşayan Rutillerin kralı.
TYDEUS: Etolia kahramanlarından. Kral Oeneus ile Periboianın oğlu. Diomedesin babası.
TYKHE: Talih, tesadüf tanrıçası.
TYMPANON: Korybantların icat ettikleri tef.
TYNDAREOS: İsparta kralı, Ledanın kocası.
TYPHON: Tartaros ile Gaianın oğlu olan korkunç bir ifrit. Yüz başlı ve yılan ayaklı idi.
TYRO: Salmoneus ile Alkidikenin kızı. Enipe ırmağının tanrısına gönül vermişti. Poseidon Tyroyu sevdi ve Enipe ırmağı tanrısının kılığına girerek onunla birlikte oldu. Pelias ile Neleus adlarında iki çocukları oldu.
U
UDEUS: Euripenin babası. Kadmosun arkadaşlarından biri.
EFENS: İtalya prenslerinden biri. Turnus yardımcısı. Troyalı Gyas tarafından öldürüldü.
ULKELEGON: Priamosun dostlarından biri. Troyada çok önemli bir şahsiyetti. Yaşlı olduğundan savaşa katılamıştı.
ULİUS: Apollonun isimlerinden biri. Canlı ve sıhhatli anlamına gelmektedir.
ULTİO: İntikam, Ether (hava) ile Gaia (Yer) in kızıdır.
ULTOR: İntikamcı. Zeus ile Aresin lakabıdır.
URAGOS: Hadesin bir diğer adıdır.
URANİA: Semavi aşk tanrısı. Göklerde Nymphelere verilen ad. Bunlar gökkubbesini idare ederlerdi.
URANİA: Dokuz Musa (ilham tanrıçası)ndan biridir. Astronomi ve geometri ilham ederdi. Apollon ile birlikteliğinden Linus ve Hymene doğdu.
URANOS: En eski tanrı. Gaianın oğlu ve kocası. Gök tanrısı.
USAN: Alacakaranlık tanrıçası.
UTTU: Dokuma tanrıçası.
V
VAGİTANOS: Çocukların bağırmalarını ve ağlamalarını idare eden tanrı.
VAKANA: Kırlarda dinlenenleri koruyan tanrıdır.
VELOVİS: Bir Roma tanrısı. Yeraltı tanrılarından sayılır. Volkanlar ve balıkları bunun idare ettiğine inanılır.
VENÜS: Güzellik ve aşk tanrıçası Aphroditenin bir diğer adıdır.
VESPER: Hesperosun Latince adıdır.
VESTA: Ocak başı tanrıçası Hestia’nın diğer adı.
VİCTORİA: Zafer tanrıçası Nike’nin Latince adı.
VULCAİN: Yanardağların tanrısı.
VURTULUS: Apollon’un lakabı.
Y
YPHİKLES: Amphitryon ile Alkmenenin oğlu. Aklidesin ikiz kardeşi. Aklidesin babası Zeus olmasına rağmen Zeus, sevgilisinin ikinci bir defa doğum sancılarını çekmemesi için, ikisini aynı zamanda doğurtmuştu.
YPHİTİME: Hermesin aşık olduğu bir Nymphe. Bu birlikteliğin sonucunda Satyrler doğru.
Z
ZAGREUS: Zeus ile Persephonenin oğlu. Zeus, bir yılan şekline girerek Persephonea yaklaştı ve birlikteliklerinden Zagreus doğdu.
ZAKOREUS: Perseusun yardımına koşan prenlerden birinin adı. Argos tarafından öldürüldü.
ZAKYNTHOS: Boiotialı bir kahraman. Dardanosun oğlu olduğuna inanılır. Adını Zanta adasına vermiştir.
ZAM: Yeryüzü üzerinde hakimiyeti olan meleğin adı.
ZAMOLKSİS: Thrakialı bir kahraman. Sonradan tanrılaştırılmış.
ZAZANAS: Zeusun lakabı.
ZELOS: Sadakat sembolü. Styks ile Okeanosun oğlu. Zafer, kudret, şiddet Zelosun kardeşleriydi.
ZEYHYROS: Batı rüzgarı, İlkbaharın müjdecisi.
ZETES: Boreas ile Orithyienın oğlu. Kalaisin ikiz kardeşi. Bu yüzden bu iki kardeşe, Boreadlar deniyor. Bunarlın omuzlarında ve başlarında kanatları var.
ZETHOS: Zeus ile Antiopenin oğlu. Amphionun kardeşi.
ZEUKSİPPE: Laomedonun kızı.
ZEUKSO: Okeanos ile Tethysin kızı olan bir peri.
ZEUS: Baş tanrıdır. Tanrıların en büyüğü ve en güçlüsüdür. Babası Kronosu tahttan indirerek yerine kendisi geçti.