Antalya Akseki

Antalya Akseki

Akseki, her ne kadar Antalya ilinin bir ilçesi olsa da, “Aksekilinin bir ayağı Konya’dadır” şeklindeki bir yakıştırma, sanırım hiç de yabana atılacak gibi değil. Çünkü, gerçekten Akseki Konya’ya çok yakındır. Aksekililer, ticari zekalarıyla öğünürler ve ticareti iyi yaptıklarını savunurlar.

Antalya Akseki

ULAŞIM

Akseki, bağlı bulunduğu il merkezi olan Antalya’ya 155 km. uzaklıktadır. Bunun yanında: İç Anadolu bölgesini, Konya-Seydişehir üzerinden, Antalya bölgesine bağlaması ile Akseki, önem kazanmaktadır.

Akseki-Konya arasındaki uzaklık: 154 km. Akseki-Manavgat arasındaki uzaklık: 76 km. Akseki-Seydişehir arasındaki uzaklık: 61 km. Akseki-Alanya arasındaki uzaklık: 111 km. Akseki-Beyşehir arasındaki uzaklık; 95 km.

TARİHİ

Yörede ilk yerleşimcilerin, Roma döneminde olduğu ve daha sonra ise, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de yerleşim olduğu bilinmektedir.

1872 yılında, Akseki’nin, Alanya’dan ayrılarak ilçe olduğu ve 1901 yılında ise, Konya’ya bağlandığı görülür. Takip eden dönemde ise, 1991 yılında, Gündoğmuş ve İbradı ilçesi, buradan ayrılmış ve Akseki yerleşimi sınırları daralmıştır.

Yörenin tarihi geçmişinde öne çıkan diğer bir özellik: yaşanan büyük yangın olaylarıdır. Şöyle ki, bu yangın olaylarından sonra, yörede yaşayan insanların birçoğu ülkenin diğer şehirlerine göçmüştür.

Bu göç dalgaları, özellikle: Aydın, İzmir, Manisa ve İstanbul yörelerine olmuştur. İstanbul’da: Kasımpaşa ve Küçükyalı semtlerinde, yoğun olarak Aksekililer yaşamaktadır

Yörenin tarihi süreçte kullanılan isimleri: Maruyye, Marala, Akseki. İlk kullanılan isim: Marla olup, bu isim, Türkçedir ve kelime anlamı “Yüksek Ulema Diyarı” dır. Akseki kelimesi ise; Teke Yörüklerinin bir kolunun ismidir.

Antalya Akseki

GENEL

Akseki’nin genel coğrafi yapısı: dağlıktır. Rakım: 1000 metre civarındadır. İlçe: Toros dağlarının denize yakın kesimine kurulmuştur. Toros dağları üzerinde bulunan “kardelen” çiçekleri, yörenin simgesidir.

Bu çiçekler, eksi 15  derecedeki soğukta bile canlılığını korumaktadırlar. Ama, kozmetik ve eczacılıkta kullanılan bu çiçeklerin soğanları, bilinçsizce toplanıp yurt dışına gönderilmeleri nedeniyle, yok olma tehlikesiyle baş başadır.

Önceki tarihi süreç incelendiğinde: Alanya-Konya tarihi ipek yolunun buradan geçtiği görülmektedir.

İklim şartları: bölgede kış mevsimi, sert geçer ve aşırı kar yağar. Ancak, güneye doğru indikçe iklim yumuşar. Hatta, bazen kuraklık bile görülür.

Yörenin ekonomik etkinlikleri: hayvancılık, ormancılık, bağcılık ve badem yetiştiriciliği üzerine yoğunlaşmıştır.

İlçe merkezinde, nüfus yoğunluğunun büyük kısmını öğrenciler oluşturur. Çünkü: Antalya-Akdeniz Üniversitesine bağlı Sağlık Yüksek Okulu ve Mobilya Dekorasyon ile, Elektrik Yüksek Okulları, buranın merkezindeki öğrenci yoğunluğunun en büyük sebebidir.

Son olarak: bölgede Güzelsu köyünde: dünya üzerinde nadir bulunan ve burada da koruma altına alınmış olan: Sedir ağaçları bulunmaktadır. Bu ağaçların bir kısmı özellikle muhteşem uzunluklarıyla dikkat çeker. Yaşları ise, muhtemelen 500 yıl ve üzerindedir.

NE SATIN ALINIR

Akseki yöresinde,  dokumacılık öne çıkmaktadır. Özellikle, ilçe merkezine bağlı bazı köylerde, kilim dokumacılığı önem kazanıyor. Ama, günümüzde pek yaygın  değil. Yani, her ne kadar dokumacılık öne çıkmış desem de, kilim dokumaları bulabilmek için, köylere ulaşmanız gerekiyor.

Bunun dışında, son yıllarda, burada arıcılık ta gelişmiş olup, bal satın alabilirsiniz. Son olarak: Akseki’den “tahta kaşık” satın alabilirsiniz. Çünkü: Bademli kasabasında, hemen hemen her evin altında, tahta kaşık yapım tezgahı bulunmaktadır.

KONAKLAMA

Öğretmenevi               Demirciler Mh. Hükümet Konağı Yanı.                 242-6782018

GEZİLECEK YERLER

Akseki’de turizm denilince, ilk sırada akla gelenler: ilçe merkezindeki tarihi evler ve dağlardaki “kardelen” çiçekleridir. Özellikle, bu kardelen çiçeklerini görmek için gelen, yabancı turist sayısı yoğundur. Bunun dışında, Akdeniz kıyısındaki yerleşimlerde yaşayanlar, sıcak yaz aylarında, yayla havası yaşamak için, burayı tercih etmektedirler.

Antalya Akseki Kartallı Mağara

KARTALLI MAĞARA

Kuyucak beldesindedir. Roma ve Bizans dönemlerinde, buranın yerleşim yeri olarak kullanıldığı sanılmaktadır. Ancak, burada herhangi bir resmi arkeolojik kazı çalışması yapılmamıştır.

DÜDENCİK MAĞARASI

Akseki-Beyşehir kara yolu üzerinde, Cevizli bucağı yakınlarındadır. Bu mağaranın öne çıkan özelliği: ülkemizin en derin mağarası olmasıdır.

Antalya Akseki Göktepe Yaylası-Dipsizgöl

GÖKTEPE YAYLASI-DİPSİZ GÖL

Burası, ilçe merkezine, yaklaşık 33 km. uzaklıktadır. Bu bölgenin en büyük yerleşim yeri: Sülek yaylasıdır. Burada: her ne kadar yayla denilse de, betonarme ve taş evler bulunmaktadır. Buradan yola devam ettiğinizde, karşınıza: dipsiz göl çıkıyor. Dipsiz göl: yaklaşık 1800 metre yükseklikte, bir krater gölüdür.

Su yüksekliği, yaz ve kış dönemlerinde değişmez, aynı kalır. Sülek yaylasına çok yakın olan bu  dipsiz göl,  tam bir tabiat harikası, üzerindeki nilüfer çiçekleri ve masmavi rengi ile, hemen dikkati çekiyor. Akseki yakınlarında, zamanınız olduğunda, burayı mutlaka görmenizi öneririm.

Antalya Akseki Kardelen

ÇİMİ YAYLASI

Yayla: 2400 metre yüksekliktedir. Burada, her yıl “Kardelen Şenlikleri” düzenlenmektedir. Burada bulunan kuyu mevkiindeki yaklaşık 70 metrelik Obruktan, yörede yaşayanlar, kar çıkarıyorlar ve yiyeceklerini sıcaktan koruyorlar. Bunun dışında, Çimi yaylası yöresinde, dikenli tellerle koruma altına alınmış bir sahada, sedir ağacı tohumlaması yapılmış görülüyor.

Antalya şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için. 

Antalya İbradı

Antalya İbradı

İbradı ilçesi, Toros dağlarının arasında, pek kimsenin bilmediği bir yer. Ancak, bir zamanlar ve özellikle Osmanlı döneminde: bürokrasi için yetiştirilen: Paşa, Kadı, Ulema gibi insanların yoğunluğu, buranın önemini ortaya çıkarmıştır. Günümüzdeki öne çıkan özellikler ise, üzüm ve kardelen çiçekleri.

Antalya İbradı

ULAŞIM

İbradı, bağlı bulunduğu il merkezi olan Antalya’ya: 180 km. uzaklıktadır. İbradı-Konya arasındaki uzaklık: 200 km. İbradı-Manavgat arasındaki uzaklık: 93 km. Buraya ulaşmak için, Manavgat üzerinden gitmeniz gerekiyor.

TARİHİ

Bölgede: ilk yerleşimcilerin Hititler olduğu ve daha sonra, Roma döneminde de buranın yerleşim yeri olarak kullanıldığı görülmektedir.

Osmanlı dönemine ait bir kısım paranın bir yüzünde “Duribe fi İbradi” isminin yazılı olduğu görülmektedir. Çünkü: Osmanlı Padişahları, hazine paralarını hep merkezi yerlerde bastırmamış, seyahat ettikleri yerlerde de para bastırmışlar ve bunun hatırasına, paranın bir yüzüne, basıldığı yerin ismi yazılmıştır. Yani, bu da, Osmanlı döneminde, İbradı bölgesinin önemini ortaya koymaktadır.

İlçe, özellikle tarihi geçmişinde geçirdiği üç büyük yangın ile öne çıkmaktadır. 1889 yılında çıkan yangında birçok ev yanmış ve yöre, yeniden inşa edilmiştir. Ancak, bu yangının en büyük özelliği: yerleşim yerinde bulunan, İbradılı Mustafa Efendi denen bir kişinin konağındaki, Zeynep isimli bir cariye tarafından çıkarılmış olmasıdır.

Adı geçen cariye, olayın ortaya çıkması üzerine, idam edilmiştir. Bu idam olayı: Osmanlı imparatorluğunun merkezinde, Ceride-i Havadis gazetesinde yayınlanmış ve  tüm yurtta duyulmuştur.

1990 yılına gelindiğinde, bölge İlçe statüsüne kavuşmuştur.

İbradı isminin kaynağı: Arapçada, kelime anlamı “serin yer” anlamına gelen, Ebret kelimesinden türetilmiştir.

Antalya İbradı

GENEL

Yörenin rakımı, yani denizden yüksekliği: 1300 metredir. Yerleşim yerinin bulunduğu ovanın genişliği 2 km. ve uzunluğu ise 15 km. dir. Manavgat’a kadar giden, Manavgat çayı ise, bölgenin en büyük akarsuyudur. Irmak kıyısında: incir, zeytin gibi bitkiler yetiştirilmekte ve ayrıca, en aşağıda sözünü edeceğim gibi, Alabalık vadisi boyunca, balık restoranları bulunmaktadır.

İklim: yörede Akdeniz iklimi hüküm sürmesine rağmen, yükseklik nedeniyle, gündüz 30 derece civarında olan sıcaklıklar, geceleri 10 dereceye kadar düşmektedir. Nem ise yok denecek kadar azdır. Kışın yoğun kar yağışı görülür. Bu yüzden, belde, yörenin yazlıkçı mekanlarının yapıldığı bir yer olarak, son yıllarda öne çıkmaktadır.

Ekonomik etkinlikler düşünüldüğünde, yöre insanı geçimini: hayvancılık ile sağlamaktadırlar. Hayvancılık denilince, yörede: kıl keçisi öne çıkıyor. Bunun dışında, üzüm etkin tarımsal faaliyetler de yürütülmektedir. Yüksek kesimlerde ise, orman işçiliği öne çıkmaktadır. Özellikle üzüm konusu önemli çünkü, sonbaharda yörede “Üzüm Festivali” düzenleniyor.

GEZİLECEK YERLER

KONAKLAR

İlçe merkezinde, her ne kadar tarihi süreç içinde, yoğun yangınlar yaşanmış olsa da, günümüzde 8 tarihi konak, koruma altına alınmıştır. Tarihi evlere merakı olanlar için ilginç gelebilir. Bu evlerin duvarları: kesme taş ile yapılmıştır. Aralarında ise, ahşap hatıllar konulmuştur. Üst katlar ise, araları sıvalarla doldurulmuş ahşap yapılıdır. Evlerin en ilgi çeken yerleri: pencereleri, kapıları ve oda tavanlarındaki ahşap oyma süslemelerdir.

ARAPASTIK KESTANESİ

Garip isimli bir kestane ağacı. Arapastık. Neden bu ismi almış. Tarih bölümünde, 1889 yılında, burada çıkan yangının, bir Arap cariye tarafından çıkarıldığını yazmıştım. Bu Arap cariye, yangını çıkardığının tespit edilmesi üzerine, burada, bu ağaca asılarak idam edilmiştir.

Ağaç ilginç. Tahminen 1000-1100 yaşında olduğu sanılıyor. Muhteşem büyük. Çevresi 18 metredir. Ağacın hemen yanında, İbradı mezarlığı bulunuyor.

Antalya İbradı

SÜLEK YAYLASI

İlçe merkezine 22 km. uzaklıktadır.

Burada, geleneksel olarak her yıl: Nisan ayının ilk haftası “Kardelen Festivali” düzenleniyor. Kardelenler, 1200-1500 metre yükseklikteki Toros dağlarında, kendiliğinden yetişmektedir. Ancak, bilinçsizce söküm nedeniyle, sayıları gittikçe azalmaktadır.

KARGIHANI KERVANSARAYI

Selçuklu eseridir. Günümüzde oldukça harap durumdadır. Selçuklu döneminde, Antalya-Konya arasındaki en kısa yol buradan geçiyor. Han yapısı: 50 x 45 metre boyutlarındadır. Ortadaki avlunun çevresinde, odalar görülüyor. Her odanın tavanında, bir pencere bulunuyor. Kapının tam karşısında ise, taştan oyulmuş hayvan yemlikleri var.

 

MAĞARA

İlçe merkezine, 7 km. uzaklıktaki Ürünlü köyünün, 5 km. güneydoğusunda, derin ve sarp bir yamaçtadır. Buraya ulaşmak için: Akseki-İbradı-Ürünlü köyü yolu takip edilmesi gerek.

Ürünlü köyünden, mağaraya ulaşabilmek için, muhtemelen 1 saatlik yolculuk yapmanız gerekiyor. Mağaranın bulunduğu yer, milli park ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Ancak, mağara günümüzde turizme açılmamıştır. Mağarada, 200 metre uzunluğunda bir yer altı gölü var ve buraya botlarla girmek mümkün.

Gölün sonunda ise, 44 metrelik dik bir traverten bölüm üzerinden, mağaranın ikinci katına çıkılıyor. Ancak, buraya çıkılabilmesi için, özel teçhizat ve çivili ayakkabılar gerekiyor. Burada da, 130 metre uzunluğunda, ikinci bir sığ göl var. Mağaranın toplam uzunluğu: 1850 metredir. Mağara: Altınbeşik-Düdensuyu mağarası olarak isimlendirilmektedir. 1966 yılında bulunmuştur. Mağara içinden çıkan su: Beyşehir gölü ile irtibatlıdır.

ALABALIK VADİSİ

İlçe merkezinin 8 km. güneyinde, Manavgat çayı üzerindedir. Vadinin uzunluğu: 15 km. olup, çevresinde yemyeşil bir orman ortamı var. Vadinin ortasından geçen Manavgat çayında ise, bol miktarda alabalık var. Irmak kıyısındaki restoranlarda, alabalık yiyebilirsiniz. Ayrıca, günübirlik piknik yerleri de var.

Antalya şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için. 

 

 

Antalya Gündoğmuş

Antalya Gündoğmuş

Yörenin en büyük özelliği, dağlık kesimde kalması nedeniyle, I. Dünya Savaşında yöreyi işgal eden yabancı güçler tarafından bilinmeme nedeniyle, işgale uğramamasıdır.

Bu yüzden çevredeki birçok yerleşim yerinde kurtuluş günü kutlamaları yapılırken, düşman işgaline uğramayan yörede, kurtuluş günü kutlamaları yapılmaz. Evet, gerçekten küçük bir yer ve Antalya’da yaşayan birçok Antalyalı tarafından, buranın varlığı pek bilinmez. Manavgat ve Alanya’nın iç bölümlerinde  kalan bir yöre.

Antalya Gündoğmuş

ULAŞIM

Gündoğmuş, bağlı bulunduğu il merkezi olan Antalya’ya, 149 km. uzaklıktadır. Gündoğmuş-Manavgat arasındaki uzaklık: 71 km. Gündoğmuş-Alanya arasındaki uzaklık: 75 km. Gündoğmuş-Akseki arasındaki uzaklık: 74 km. Gündoğmuş-İbradı arasındaki uzaklık: 92 km. dir. Gündoğmuş ilçesinin, Manavgat ve Alanya bağlantılı ulaşımı, gün içinde yoğun olarak sürdürülmektedir.

TARİHİ

Yörede yapılan araştırmalara göre: ilk yerleşimciler her ne kadar çok eski dönemlere kadar gitmesine rağmen, daha çok geç Roma ve Bizans ile Selçuklu dönemlerinde, burada yoğun yerleşim bulunduğu görülmektedir. Hatta, bugünkü ilçenin, Karaman-İksire köyünden buraya göç eden aileler tarafından kurulduğu da söylenir.

Bu nedenle, yörenin ismi, uzun süre: Eksere olarak anılmıştır. Yöreye Eksere ismi verilmesine ait, diğer bir söylenti ise: kışın sahil kesimlerinde yaşayan Yörükler, yazın yaylaya çıkarlar ve sonbaharda yeniden deniz kıyısına dönerlermiş. Ancak, bunların büyük kısmı, zamanla sahile dönmez olmuş ve Gündoğmuş bölgesine yerleşmişler.

Sahilde, kafilenin gerisinin nerede olduğunu soranlara ise, Yörük kafilesi tarafından “ekserisi kaldı” şeklinde cevap verilirmiş ve bunun üzerine, yaylada kalanların kaldığı yere “Eskeri” denilirmiş. Zamanla bu kelime değişime uğrayarak, Eksere ismini almıştır.

Eksere, ilk zamanlarda, uzun süre Akseki’ye bağlı olmuş ve 1936 yılında İlçe statüsünü kazanarak, Gündoğmuş ismini almıştır.

Antalya Gündoğmuş

GENEL

Gündoğmuş, Akdeniz bölgesindedir. Bölgenin denizden yüksekliği, yani rakımı: 900 metredir. İlçe merkezinin, denize kuş uçuşu uzaklığı ise, 50 km.dir.

Dağlık alanlar: çam ve sedir ağaçlarının yoğunlukta olduğu, ormanlarla kaplıdır.  Toros dağlarından doğan Alara çayı: ilçenin tam ortasından geçmektedir. Bu çayın çevresindeki alanlarda, tarım yapılmaktadır. Ancak, iklimi yumuşattığından, bu bölümlerde narenciye tarımı yapılabilmektedir.

Bunun dışında, ilçe halkı, mevsimlik işçi olarak çalışmak üzere, Alanya ilçesine giderek muz ve yeni dünya toplamaktadırlar. Ayrıca, sahil ilçelerinin bazılarında pamuk toplamak üzere gidenler de vardır.

Yörede: Akdeniz iklimi hakim olup, buna bağlı olarak yazları sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer. Ancak, konum itibarıyla, kışlar, diğer yörelere nazaran biraz daha sert ve serin geçmektedir. Geyik dağının tepesinde, yılın her döneminde, kar bulmak mümkündür.

Ayrıca, bu dağların tepelerinde, binlerce çeşit bitki bulmak da mümkündür. Dünyanın başlıca şifalı bitkilerinden, lale-sümbül-nergis-yoğurt çiçeği gibi çiçekler, Geyik dağı eteklerinde yetişmektedir. Bunların yanında, yine nadir bulunan Kapari ve Kuşburnu, İpar çiçeği, kekik ve ada çayı.

Yani, aklınıza hangi bitki türü gelirse, burada, yani bu dağlarda bulmanız mümkün. Ayrıca, Geyik dağı eteklerinde üretilen bal, asla donmayan özellik taşıyor ve şifa niyetine özellikle tercih ediliyor.

NE SATIN ALINIR

Gündoğmuş yöresinden, Geyik dağı eteklerinde üretilen baldan satın almalısınız. Tam bir şifa kaynağı.

KONAKLAMA

Öğretmenevi                          ……….                                     242-7812290

GEZİLECEK YERLER

PINARBAŞI

Burası, ilçe merkezine 9 km. uzaklıktaki bir piknik yeridir. Bu piknik yerinde: asırlık çınar ağaçları, sedir ve köknar ağaçlarının gölgesinde, günübirlik piknik yapabilirsiniz. Özellikle, sıcak yaz aylarında yoğun ilgi çeken bir yer olarak önem kazanıyor. Burada, konaklamak da mümkün. Konaklama için, modern kulübeler, tuvaletler ve lokanta bulunuyor.

Antalya Gündoğmuş Uçan Şelale

UÇAN ŞELALE

İlçe merkezine 30 km. uzaklıktaki, Köprülü beldesi yolu üzerindedir. Kayabükü ve Eskibağ köyleri arasında kalmaktadır.

Burada, büyük çınar ağaçlarının altında, 50 metre yükseklikten sular dökülüyor. Dökülen sular, daha sonra, Alara ırmağını oluşturuyor. Yani, Alara ırmağının çıkış noktasındadır. Burada konaklama yapmak mümkündür.

GEYİK DAĞI

2500 metre yükseklikteki Geyik dağı eteklerinde: Eğrigöl, Karıngöl ve Paşagölü var. Bu masmavi göllerde: alabalık tutabilir ve kıyılarında günübirlik piknik yapabilirsiniz.

Eğrigöl;  derinliği: 10-12 metredir. İlçe merkezine 40 km. uzaklıktadır. Kar suları ile beslenir. Gölde, kırmızı süs balıkları yanında, sazan balıkları da yetişmektedir. Göl çevresi, Güzelbağ beldesinin yaylasıdır ve son zamanlarda, günübirlik piknikçiler yüzünden hızla kirlenmektedir.

Karıngöl: ilçe merkezine 35 km. uzaklıktadır. Derinliği fazla değildir. Kar sularından beslenmekte olup, özellikle yazın suları azalmaktadır. Göl çevresi: Alanya ilçesinin Çakallar ve Avsallar bölgelerinin yaylası olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle, günübirlik piknikçilerin yarattığı kirlilik nedeniyle, bölge hızla kirlenmektedir.

Antalya tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.