Rize Pazar

Rize Pazar

İlçe, il merkezi Rize’ye 38 km. uzaklıktadır. Rize-Hopa devlet karayolu üzerinde kurulmuştur. Çayeli-Pazar arasında, iki adet tünel bulunmaktadır. Devlet karayolunun Çayeli yönünde ve Melyat mevkiinde: sık sık heyelan olmaktadır. Bu durum: ulaşımı, trafik güvenliğini tehdit etmektedir.

Rize Pazar

TARİHİ

İlçe, MÖ. 64 yılında, Roma Konsulü Pompeius tarafından “Athena” ismi ile kurulmuş. Athena kelimesi, Latincede: akıl, güzellik ve hikmet anlamında kullanılmaktadır. Neden Athena ismi? Yunanlı tarihçi ve filozof Fılavinus Arrianus (95-175): Pazar ilçesinden şu şekilde söz eder: “Gerçekten Karadeniz’de, bu isme sahip olan bir yer var.

Yunan Tanrıçası Athena’nın tapınağının bulunduğu bu yöre, tapınağın adından dolayı, Athena adını almıştır. Bir de terk edilmiş kale var. Liman, fazla gemi barındırmaz ama onları rüzgardan korur.”

Yerleşim: uzun süre, Roma’ya bağlı olarak kalmıştır. Burası: dağları geçit vermeyen bir özelliğe sahip olduğundan, zamanın istilacılarından kaçan: Grekler, Gürcüler, Mergeller ve Ermeniler için bir sığınak olmuştur.

1054 yılında, Müslümanlık bölgede kabul edilir. 1864 yılında ise, ilçe durumuna getirilmiştir. 1916 yılında Rus işgali görülür. 1918 yılında ise, Rus işgali biter.

1928 yılında, Athena adı “Pazar” olarak değiştirilir. Bu kelime: Pazar yeri anlamında kullanılmıştır.

Rize Pazar

GENEL

Pazar, bölgenin en eski yerleşim yeridir. Kültürel özellikleri itibarı ile, geleneksel Türk örf ve adetlerini taşımaktadır. İlçe dışında yaşayanların, büyük kısmının yörede, geleneksel konutu bulunmaktadır. Geleneksel konutlar: yörenin doğa ve iklim yapısına uygun olarak şekillendirilmiştir. Serender tipik bir yerleşim yeri örneğidir.

İlçenin arazisi engebelidir. Derin vadilerle yarılmıştır. Yılın her mevsiminde: düzenli yağış alır. Yazları serin geçer, kış aylarında yoğun yağışın olması, nem oranını yükseltir.

İlçenin ekonomik durumu ele alındığında, en önemli geçim kaynağının geçmişte mısır ve hayvancılık iken, günümüzde çay tarımı olduğu görülür. Kivi meyvesi üretimi de gittikçe yaygınlaşmaktadır.

Çay ile ilgili olarak: Çaykur Genel Müdürlüğüne ait 3 ve özel sektöre ait 4 çay fabrikası bulunmaktadır. İlçede, çay dışında: deri ve kereste sanayi var. Buna bağlı olarak, mobilyacılık ta gelişmiş durumda. El beceresi ve zevkin kaynaşması ile ortaya çıkan birbirinden güzel mobilyalar,  dayanıklılıkları ile tanınıyor.

Burada, dünyaca ünlü puro tütünü yetiştiriliyor. Normal  tütünden farklı olan ve yaprakları 1 metreye kadar büyüyen puro tütünü: bu ilçede yetişiyor. Bu tütün, buraya has “Pazar Purolarının yapımında da kullanılıyor. Ancak, son yıllardaki “mavi küf” hastalığı nedeniyle, puro tütünü üretimi yok olmuştur.

Rize Pazar

KADINLAR PAZARI

İlçenin doğusunda akan, Atina deresine paralel kurulan meyve-sebze pazarının girişinde bulunuyor. Kadınlar: her Pazartesi-Perşembe günlerinde: kendi elleriyle hazırladıkları: tereyağı, peynir, minci gibi hayvansal gıdaların yanında, bahçelerinde yetiştirdikleri meyve, sebze, tohum, fide gibi ürünleri satışa sunuyorlar.

Bol yağış alan bölgede, her an yağmurla karşılaşma ihtimaline karşılık, Belediye önlem olarak, onlara üstü kapalı bir yer sağlamış. Gün içinde alışverişe gelenleri güler yüzle karşılayan kadınlar, akşam tekrar köylerine dönüyorlar.

Zaten: Sessizdere, Papatya, Elmalık, Kocaköprü, Yemişli, Kesikköprü köylerinden gelen kadınlar: ellerindeki ürünleri satmanın yanında, memleketlerinden uzakta yaşayan gurbetçiler için, bu Pazar yeri, aynı zamanda bir buluşma noktası işlevi de görüyor.

Evet, Pazar ilçesinde, kadınlar, yörede eski ve yaygın bir gelenek olan “Kadınlar Pazarı” geleneğini günümüzde de sürdürüyorlar. Pazarda: tere yağından, mısır ununa, kabaktan kara yemişe, turşudan pekmeze kadar tanıdık tatları bulabilirsiniz. Satılan ürünler her ne kadar mevsime göre değişiklik gösterse  de, özellikle tereyağı ve peynir her mevsim bulunabiliyor.

Sizlerde, Pazar ilçesinde bulunduğunuz sürede, mutlaka kadınlar pazarını ziyaret edin. Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan, tamamen doğal yollarla üretilen tatlar görebilirsiniz.

NE YENİR

Yörede: hamsi ve lahananın özel bir yeri var. Çünkü, bütün yemek çeşitleri, bunlar çevresinde yoğunlaşıyor. Burada: mutlaka hamsi ve lahana ile yapılmış yiyecek maddelerinden tadabilirsiniz. Örnek mi?

Ayran doğraması, çılbır, çırıhta, çirmulis, hamsili pilav, hamsili ekmek, hamsi kuşu, hamsi tavalisi, herse, hoşme, kabak filisi, lahana çorbası, mıhlama, pekmezli kabak, lahana sarması.

NE SATIN ALINIR

Bölgede: sepet ve sandalye örücülüğü, günümüzde de sürdürülmektedir. Sepetlerde: el sepeti ve kaşıklık (Gamal) gibi türleri bulunuyor. Meyve sepeti ince, uzun ve koni biçiminde. Gamal ise: daha çok Trabzon’da yaygın olarak kullanılmasına karşın, ilçe insanı tarafından, genellikle kola takılarak taşınıyor. Bunları görüp satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Rize Pazar Kız Kalesi

KIZ KALESİ

İlçe merkezinin batısında, küçük bir yarımada üzerindedir. Kayalık bir zemin üzerinde kurulmuş. Böylece, kara ile bağlantısı kesilmiş. Yazlık olarak düşünülmüştür.

Kalenin duvarları: 7 x 7 metre ölçülerinde. Bu duvarlarda, muhteşem bir taş işçiliği görülüyor. Giriş kapısı: batıda. Güney surları yıkık. Sağlam kalan bir duvarda: mazgal pencereleri ve yuvarlak kemerli, üst kat pencereleri var.

Kız kalesinin kesin olarak kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. 13. ve 14. yüzyıllarda, yapıldığı sanılıyor. Rodos şövalyelerinden birinin, bir prenses için yazlık olarak buraya yaptırdığı rivayet edilmektedir.

Limanın da gözetleme kulesi olduğu düşünülüyor. Osmanlı döneminde, kale onarılarak kullanılmıştır.

CİHAR KALE

Eski ipek yolu üzerinde, Zil kalenin bir  sonraki ayağıdır. Sahilden 7 km. içeridedir. Yücehisar köyü sınırları içindedir. Hemşin deresinin doğusundadır.

Yapılış tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmese de, büyük ihtimalle, 13-14.yüzyıllar arasında, Trabzon Pontus İmparatorluğu döneminde yapıldığı düşünülmektedir.

Ana plan olarak yuvarlaktır. Surların taş işçiliği, pek muntazam değildir. Kapısı: kuzey doğudadır. İki kule ile desteklenmiştir. Ortada: yine daire planlı bir kale bulunmaktadır.

Günümüzde, yoğun orman, çalılarla kaplı kaleyi dahi iyi tanımlamak için küçük bir temizlik ve kazı yapmak gerekir. Cihar kale, belki de Pazar, Zil ve Varoş kaleler ile çağdaştır. Sahilden iç bölgeye kadar Hemşin vadisinin kontrol noktalarından birisi olarak kullanılmıştır.

YÜCEHİSAR CAMİSİ

Yücehisar isimli köyün merkezindedir. Bir medrese ile birlikte, 1799 yılında, Ayşe Hanım tarafından yaptırılmıştır. Yapı: kagirdir.

Camiye kuzey taraftaki medreseden iki kapı ile girilir. Harim doğu-batı yönünde uzanır. Giriş bölümü üzerinde mahfil kısmı bulunur. Mihrap, beş silme ile çevrilmiştir. Alınlık kısmı üzerinde mihrap ayeti yazılıdır. Niş içerisinde ise, yağlı boya ile yapılmış, yarı açık bir perde tasvir edilmiştir.

Caminin kuzeybatısındaki ana giriş kapısının kanatları üzerinde geometrik sekizgen geçmelerden oluşan bir süsleme vardır. Minber aynalığı üzerindeki barok karakterli, merkezde büyük bir daireye bağlanan S ve C kıvrımlarına yer verilmiştir.

Mahfil korkuluklarının iç yüzünde geometrik ve bitkisel süslemeli bir bordür dolaşmaktadır. Caminin ahşap süslemeleri Hemşin-Bilenköy camisi ile yakın bir benzerlik göstermektedir. Medresenin zemin katında taş ocaklar bulunmaktadır. Seki ve sıralar bozulmuştur. Üst katta bulunan iki odanın batı tarafında, inşa kitabesi bulunmaktadır.

KALECİK (SİVRİ KALE) KALESİ

İlçenin, 5 km. batısında, Kalecik deresinin denize ulaştığı yerdedir. Oldukça yüksek bir burun üzerinde kurulmuş. Ancak ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Ama, büyük olasılıkla, 13-14.yüzyıllar arasında, Trabzon Pontus İmparatorluğu zamanında yapıldığı tahmin ediliyor.

Kale: kesme taş ve moloz taş kullanılarak yapılmış. Bu yüzden, planı tam olarak çözülememiş. Ama, ortasında yüksek bir kule var ki, bu kule gözetleme amacıyla kullanılmış.

Trabzon-Rize sahil kara yolunun yapımında, bu kalenin de bir kısmı yıkılmış.

Rize Fındıklı

Rize Fındıklı

Fındıklı, il merkezi olan Rize’nin 60 km. doğusundadır. Sahil ilçesidir. 13 km. kıyı şeridi vardır. Doğusunda Arhavi ve batısında ise Ardeşen ilçeleri bulunmaktadır. Fındıklı-Arhavi arası uzaklık: 15 km. ve Fındıklı-Ardeşen arası uzaklık ise; 16 km. dir.

Rize Fındıklı

TARİHİ

Şubat 1916 tarihinde, ilçe Rus işgaline uğrar. Yöre insanı ise, bu sırada “muhacirlik” adı verilen, göç hareketine katılır. Yaklaşık, 2 yıl boyunca Rus işgali altında kalan ilçe, 11 Mart 1918 tarihinde işgalden kurtarılır.

1947 yılında, İlçe, bucak olmaktan çıkarılıp, ilçe haline getirilir. Buranın ilçe olmasında, Mareşal Fevzi Çakmak’ın, ilçeye yaptığı ziyaretin etkili olduğu anlatılıyor.

Fındıklı ilçesinin önceki ismi: Viçe. Viçe: 1933 tarihinde, Çoruh adı ile Rize iline bağlanmıştır. Ancak, 1936 tarihinde, Rize’den ayrılmıştır. Viçe, Fındıklı: o tarihlerde bucak durumunda bulunduğu için: Artvin’e bağlı idi. 1947 tarihinde ise, çıkarılan bir kanun ile, Viçe, bucak olmaktan çıkarılıp, ilçe haline getirildi. 1953 yılında, Artvin ilinden alınıp, Rize iline bağlandı. Fındıklı’nın ilçe olmasında: Mareşal Fevzi Çakmak’ın, ilçeye yaptığı ziyaretin etkili olduğu söylenir.

Rize Fındıklı

GENEL

İlçe topraklarını: Sümer, Arılı ve Çağlayan derelerinin çevresindeki vadiler oluşturuyor. Bu dereler boyunca, otlaklar ve yaylalar var. Kaçkar eteklerine doğru ilerledikçe, yükselen tabiatta, daimi kar sınırı ile karşılaşılıyor.

Evet, bu yörede, diğer çoğu yerde olduğu gibi: yılın yarısı yağışlı geçiyor. Yılın yarısında, hava kapalı, 4 aylık sürede ise çok bulutlu geçiyor. Açık gün sayısı ortalaması, yalnızca 20 gün.

İlçe nüfusunun büyük bölümü, sahil ve sahile yakın yerleşim birimlerinde yaşıyor. En uzak köy, şehir merkezinden 17 km. güneyde. Diğer birçok köyün merkeze uzaklığı ise, 5 ile 7 km. arasında. Bu nedenle: kent kültürü, sosyal hayattaki gelişmeler, ilçede çabuk kabul görmüş.

Yöre halkının başlıca geçim kaynakları: çay ve fındık olmak üzere, kısmen narenciye, meyvecilik, su ürünleri, arıcılık ve hayvancılık. Çay işletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı 1 çay fabrikası ve ilaveten, özel sektöre ait 3 çay fabrikası var.

 

NE YENİR

Fındıklı yöresinde, mutlaka tatmanızı önereceğim yemekler şunlar: karalahana sarması, lahana kavurması, lahana diblesi, harhaşi (dudeyi), lahana çorbası, lahana turşusu.

Rize Fındıklı

NERELER GEZİLİR

Rize Fındıklı Merkez Camii

MERKEZ CAMİSİ

Burada, ilk caminin, 18.yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Çünkü: minber kapısı üzerinde, 1874 tarihi yazılıdır.

Cami: 2 katlıdır. Moloz taştan yapılmış ve dikdörtgen planlıdır. Üzeri: ahşap kırma çatı ile örtülmüştür. İbadet mekanına: kuzey ve batı cephesindeki kapılardan giriliyor. Tavanı: dört ahşap ayak taşımaktadır.

Bu ayakların üzerindeki bağdadi ahşap bir kubbe var. Mihrap: 1961 yılında, taştan yapılmış. Herhangi bir özelliği bulunmuyor. Ahşap minber: barok üslupta bezemelerle süslenmiş. Yanındaki minaresi: taş kaide üzerine, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

Alt kat: revaklı bir giriş ve takiben iki odadan oluşuyor. Üst kat ise, kurs olarak kullanılıyor. Cami, 20.yüzyıl başlarında onarım görmüş ve bugünkü görünümünü almıştır. Yani: ilk yapılışının üzerinden, birkaç evre geçirmiştir.

ÇAĞLAYAN MUSTAFA HACALOĞLU EVİ

Köyün girişinde, 5-6 geleneksel ev ve seranderin oluşturduğu mahallenin batısındadır. Bölgenin en eski ve hayatlı ev tipinin en iyi örneklerinden birisidir. Yapı malzemesi: zemin katta taş, üstte ise ahşap kullanılmıştır. İki katlıdır. Zemin kat ahır, esas yaşama katında aşhane, odalar ve ambarlar bulunmaktadır.

Bu evin içindeki süslemeli kısımlar kaldırılmış, kuzey cephesi de tuğla olarak yenilenmiştir. 1850 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır.

HURŞİT BEY EVİ

Şehrin, en iyi korunmuş evlerindendir. 1849 yılında Mehmet Usta tarafından yapılmıştır. İki katlı, hayatlı tipte bir evdir. Zemin kat ahır, birinci kat esas yaşam alanıdır. Zemin kat yontu taş, birinci kat dolma göz duvarlara sahiptir. Eve, doğudaki geniş taş basamaklı merdivenli kapı ile girilir, hela kapının sağında dışarıya taşırılmıştır.

Evin esas planı, mabeyne bağlı bir iç hayat ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır. Odaların kapı kanatları, yüklükleri, tavanları ahşap süsleme bakımından zengindir. Taş ocakların alınlıkları yaşmakları üzerinde bitkisel süslemeler ve kitabeler görülmektedir.

Evin süslemeli odası, batıdaki baş odadır. Burada, yan duvarları üzerinde, bazı büyük kent yapıları (İstanbul) cami, saray, gemi, tren, top arabası gibi tasvirler yer almaktadır. Evin muhtelif yerlerinde yazılar vardır. Bunların bazıları beyitleri kapsamaktadır.

Rize Fındıklı Meyveli Köyü Camii

MEYVELİ KÖYÜ CAMİSİ

İlçe merkezinde, Orta mahallededir. 2 katlıdır. Ahşap, yığma camilerdendir. 1871 yılında, Mustafa Alişan tarafından yaptırılmıştır. Zemin kat: medrese bölümüdür, ancak medresenin iç kısımları yıkılmıştır. Yalnızca: ocak bölümleri, günümüze kalmıştır. Caminin cephesine, yeni bir kısım eklenmiş, son cemaat yeri, kısmen bozulmuştur.

Süsleme olarak: minber aynalığı, mahfil köşkü ve korkulukları oldukça zengindir. Minber üzerinde: geometrik, korkuluklar üzerinde ise halat örgü ve yatay palmet dizilerinden oluşan süslemeler var.

Rize Fındıklı Çağlayan Köprüsü

ÇAĞLAYAN KÖPRÜSÜ

Köyün merkezinden geçen, Abu Deresi üzerinde kurulmuş, taş bir köprüdür. Yapılış tarihi bilinmiyor. Tek bir kemer gözünden oluşur. Köprü: son yıllarda kullanılmamaktadır ve bunun sonucunda, korkulukları yıkılmıştır.

Rize Çamlıhemşin

Rize Çamlıhemşin

Rize’nin deniz kıyısında bulunmayan bir ilçesi. Ama: aynı zamanda: turizmin çok öne çıktığı bir ilçedir. Fırtına deresinin kıyısındaki bu küçücük yer: özellikle Ayder yaylası ile ünlüdür. İlçe merkezinde, derenin kıyısına teraslar yapılmıştır, teraslarda Fırtına deresinin manzarası izlenebiliyor.

Rize Çamlıhemşin

ULAŞIM

Çamlıhemşin, Rize’nin doğusunda. Pazar’ı geçip, Ardeşen’e varmadan ve deniz kıyısında bulunmayan bir ilçe. Kıyı yolundan, sapaktan dönünce 21 km. içeride.
Rize-Çamlıhemşin arası uzaklık: 65 km.

TARİHİ

Yöre: 1071 yılında, Malazgirt Savaşından sonra, Alpaslan tarafından, Selçuklu topraklarına dahil edilmiş. 1072 yılında, Alpaslan savaş sonrasında, bölgeye 70 bin yaylacı ve göçer Türk yerleştirir.

Daha sonra: 1184 yılında, bölgede kurulan Trabzon Pontus İmparatorluğu sınırları içinde kalan Hemşin bölge halkı, arazinin dağlık olmasından dolayı, Pontusluların işgalinden etkilenmezler. Türk kimlik ve gelenekleriyle, yaşamlarını, günümüze dek sürdürürler.

Çamlıhemşin adını: İlçenin kuruluşundan sonra alır. Yukarı vice (Yukarı Çamlıca) ve Aşağı vice (Aşağı Çamlıca) mahalleleriyle, bazı köylerin birleşme noktası olan bu yerleşim yeri: “vice altı” olarak bilinmekteydi. Çamlıca: 1957 tarihinde İlçe yapılarak, Çamlıhemşin adını alır.

Yavuz Sultan Selim, Trabzon’dan hareketle, sahil gezisinde olduğu bir gün, Ardeşen girişinde, Fırtına Deresine dikkat çeker. Hızlı ve heybetli akan deresin sularında, işlenmiş ağaç ve karışık orman ürünlerinin su tarafından sürüklendiğini görür. Bunun üzerine: “Buranın ardı şen olmalı” der.

Gezi boyunca, Fırtına havzasında kimlerin, ne şekilde yaşadıklarını incelemek ve yönetimine bağlamak üzere, bir miktar kuvvet gönderir. Yöreye gelenler, buranın tabii güzelliklerini, çamlık ve yoğun ormanlıklarını görünce, Padişahın ilk teşhisini kanıtlarcasına,” hem de şen” diye söylenirler. Çamlıhemşin adının, bu şekilde oluştuğu söylenir.

Rize Çamlıhemşin

GENEL ÖZELLİKLERİ

Çamlıhemşin: Doğu Karadeniz bölgesinde, Rize ilinin ilçesidir. Denize sınırı yoktur. Denizden, kıyıya doğru, 22 km. lik kara yolu uzaklıktadır. Kıyıdan içeride, fırtına deresi vadisindedir. Vadinin: deniz tabanından yüksekliği: 300 metredir. Bazı mahallelerde ise, bu yükseklik 700 metreye kadar çıkar.

Yani: dağınık ve tepelik alanlardan oluşmaktadır. Düz alanlar, hemen hemen yok gibidir. Arazinin meyilli olması nedeniyle, ilçedeki akarsular, 70 km. lik bir uzaklıktan, 3000 metre rakımdan, sıfır rakıma düşmektedir. Bu nedenle, akarsuların muhteşem bir hızla aktığı görülür.

ORMANLAR:

İlçenin alanının: % 80 i ormanlarla kaplıdır.

DAĞLAR:

İlçenin, güneyi, doğu-batı doğrultusunda kavis çizen ve denize paralel, yükseklikleri: 2000-4000 metreyi bulan “Kaçkar Dağları” ile çevrilidir. Kaçkar Dağları üzerinde: birçok irili-ufaklı krater gölleri bulunmaktadır.

İKLİM:

Her mevsim yağışlıdır. Sıcaklık kışın, bir hayli düşer. Havadaki nem oranı ise, yüksek seyreder. Sıcaklık kışın eksi 7 dereceye kadar düşer.

KONUT SORUNU:

İlçenin en büyük sorunlarının başında, konut sorunu gelir.

EKONOMİK HAYAT:

İlçede: çay tarımı, hayvancılık ve orman işleri yapılmaktadır. Kültür balıkçılığı ve arıcılık da önemli uğraştır. Ayrıca, ilçede turizm faaliyetlerinden geçimini sağlayanların sayısı da hızla artmaktadır. Ayder Turizm bölgesi, 1200 yatak kapasitesine sahiptir.

NE YENİR:

Buraya has “Mısır Ekmeği” çok meşhur. Mısır ve mısır unundan yapılan bu ekmeği mutlaka tadın. Ayrıca: turşu kavurma, pazı dolması, kara lahana dolması, hamsili ekmek, hamsi çığırtması, hamsili pilav, hamsi köftesi, mıhlama, laz böreği, mutlaka tatmanızı önereceğim yiyeceklerdir.

Rize Çamlıhemşin Zil Kale

GEZİLECEK YERLER

ZİLKALE

İlçe merkezinin 15 km güneyinde, Fırtına deresinin batı yamaçları üzerine kurulmuştur. Kaçkar dağları Milli Parkı içindedir. Bölgenin en dikkate değer eserlerinden birisidir.

Kalenin üzerine inşa edildiği sarp kaya kütlesi, denizden 750 metre ve dere yatağından ise 100 metre yüksekliktedir. Savunma hendeği durumundaki Zil deresine, merdivenle inilir. Ahşap olan iç konstrüksiyon zamanla yok olmuştur.

Zilkale: Varoş kale, Pazar kalesi: ilk bakışta aynı elden çıkmış ve aynı amaçla yapılmış izlenimi vermektedir. Trabzon imparatorluğu döneminde ya bizzat Komnenoslar ya da İmparatorluğu bağlı yerli Lordlar (örneğin: Zilkale için Hemşin Lordu Arhakel) tarafından yaptırıldıkları tahmin edilmektedir. Çünkü bölgenin gerek ilk çağları ve gerekse orta çağları karanlıktır.

Evliya Çelebi: “kalenin alt ucu, tepelerin üzerinde başka kalelere ve eski bir kilise kalıntıları bulunan Fırtına Deresine kadar uzanır” diyerek gözlemlerini anlatırken, yazık ki kale tarihi hakkında bilgi vermemektedir.

Kalenin, hem yörenin ve hem de Bayburt’a ulaşımı sağlayan önemli bir kervan yolu üzerinde bulunduğu ve güvenliği sağlamak amacıyla yapıldığı düşünülüyor.

Osmanlı döneminde Zir Kale olup “Aşağı” anlamına gelmektedir. Kalenin ilk kez, Rize kalesiyle eş zamanlı olarak 5’nci yüzyılda ahşap bir yapıyla inşa edildiği tahmin edilmektedir. Taş temeli mevcut kale, 3’ncü yüzyılda yapılmış dış surlar, orta avlu ve dört katlı olan iç surlardan oluşur.

Bizans döneminde, Doğu yönünden gelebilecek tehlikelere karşı bir gözetleme kalesi olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde, ticari ve askeri açıdan önemli olan Doğu yolunun gözetlenmesi ve ticaret kervanlarının konaklaması amacına hizmet etmiştir.

Kale-i Bala, Ciha kalesi, Pazar Kız Kalesi ve Rize kalesinden oluşan 4 önemli haberleşme merkezi arasında kilit noktada yer almaktadır. Osmanlı döneminde kervanların konaklama ya da sığınma yeri olarak görev yaptığı tahmin edilmektedir.

Kalede 1979 yılında bulunan 26 cm uzunluk ve 4.5 cm çapında, pirinç döküm 2 el topu: Trabzon müzesinde sergilenmektedir. Birbirinin aynı olan bu iki objenin ortak özelliği: pirinçten döküm olarak yapılmalarıdır. Gövde üzerinde, arkada ateşleme deliği bulunur. Ayrıca, toplardan birinin gövdesi ve namlusu üzerinde, 7 süs halkası vardır. Bu toplar: Osmanlı dönemine tarihlenmektedir.

Kale 3 bölümden oluşur. Bunlar: dış surlar, orta surlar ve iç kaledir. Dış kalenin kapısına: kuzeybatı yönünden bir patika ile ulaşılır. Kuzeydeki kapının taşları sökülmüştür. Bir teras yardımıyla, orta surlar seviyesine çıkılır. Buradan, ikinci bir kapıdan kalenin içine girilir.

Rize Çamlıhemşin Zil Kale
Rize Çamlıhemşin Zil Kale

 

Giriş kapısı

Ana yoldan, yaklaşık 54 metre uzaklıktadır. Giriş kapısı: 3.78 cm boy ve 1.75 cm genişliğe sahiptir. Kapı duvarlarının kalınlığı 1.70 cm dir. Kapının iç yanında, kapı arkası sürgü boşlukları bulunmaktadır. Ölçülerinden anlaşıldığı kadarıyla bu kapıdan: yüklü katırlar ve kervanlar giriş yapmış olmalıdır.

Rize Çamlıhemşin Zil Kale Orta kale

Orta kale

Burada: 3 önemli yapı vardır. Bunlar: muhafız binası, şapel ve baş kuledir. Kule; ilk yapıldığında 4 katlıdır. Çünkü içinde bir bölüntü duvarı ve dolgu toprak vardır. Duvarlar üzerinde, doğu yönünde kemerli pençelere, diğer tarafta ise mazgal delikleri bulunur. Kulenin üstü bir teras şeklindedir. Duvarlar içindeki dikey uzanan boru yuvaları, belki de kapanmış sarnıçlara su akıtıyordu.

İç kale

Güneydeki duvarlarla çevrili alan iç kaledir. Burada, batı tarafta, dikdörtgen planlı bir burç bulunur.

Rize Çamlıhemşin

 

Sonuç

Zilkale’yi gördüğünüzde: gayet yeni bir yapı olduğunu hemen hissedeceksiniz. Çünkü: yapılan restorasyonda, doğallığa pek dikkat edilmemiştir. Ancak, yine de bulunduğu konum itibarı ile, bütün çevreye hakim ve özellikle, hemen aşağısından geçen vadiye hakim konumu ile, büyük ilgi çekmektedir.

Bu yüzden: zamanın büyük bölümünde, yağmurlu, sisli ve nemli bu kaleyi mutlaka ziyaret etmenizi öneririm. Ancak: elbette yağmura ve kalenin taşlarının kaygan olmasına karşı tedbir almalısınız. Kalenin uzaktan görüntüsü ne kadar heybetli ise, kaleye girdiğinizde aşağıdaki vadinin görüntüsünün de o kadar heybetli ve muhteşem güzel olduğunu göreceksiniz.

Evet, Zilkale’ye mutlaka uğrayın. Kalenin içine girin ve bölümlerini gezin, pek tarihi özellik taşımasa da, inanın buradan izleyeceğiniz manzaranın etkisinde kalacaksınız. Kaleyi gezerken: gerek inip çıkmalar ve gerekse nemli ortam nedeniyle yorulduğunuzda ise: kalenin kapısının hemen yanındaki kafeteryada mutlaka bir mola verin ve bence “Laz böreği” tadına bakın. Son bir not: bu kafeteryanın tuvaletinde asılı isim panosuna da dikkat edin, ilginç şeyler yazıyor.

Rize Çamlıhemşin Palovit Şelalesi
Rize Çamlıhemşin Palovit Şelalesi
2017.07.20-9.Palovit şelalesi.2d
Rize Çamlıhemşin Palovit Şelalesi
Rize Çamlıhemşin Palovit Şelalesi

 

PALOVİT ŞELALESİ

Zil kaleden devam eden yolu takip ettiğinizde, Palovit Şelalesine varacaksınız. Kaçkar dağları Milli Parkı içindeki doğal güzelliklerden biri olan Palovit şelalesi, Rize ilindeki şelaleler içerisinde en yüksek debiye sahip olanıdır. Zil kale harabesini geçtikten sonraki yol ayırımında başlayan Palovit Vadisinin duraklarından biri olan heybetli şelale 15 metre yüksekliğindedir.

Doğa yürüyüşü yapan guruplar için, şelalede verilen molanın ardından yürüyüş Çinçiva köprüsünden devam eder. Muhteşem güzel bir şelale, yeşillikler içinden akıyor. Bir köprü ile, uzunca bir merdiven inmeniz gerekiyor ki şelalenin düştüğü yere ulaşabilesiniz.

Bence bu yorgunluğa katlanın ve aşağıya inin, şelalenin düştüğü yer bir başka güzeldir. Ancak havanın nemli olması nedeniyle aşırı terleme riski elbette yorgunluğunuzu arttıracaktır.

KALE-İ BALA (YUKARI KALE) 

İlçeye, 40 km. uzaklıkta, Hisarcık köyü sınırları içinde, Fırtına Deresinin kaynaklarına hakim bir noktada kurulmuştur. Kaynaklarda geçen bir diğer adı: Varoş kaledir.

Kalenin ana planı: dikdörtgendir. Doğu, güney ve kısmen kuzeyi sarp kayalıktır. Batı tarafı ise: eğimli bir arazi üzerine kurulmuştur. Giriş kapısı: kuzey batıdandır. Kesme ve moloz taştan yapılmıştır. 70 x 25 metre ölçülerindedir. Duvarların kalındığı: 50 cm. ile, 1.5 metre arasında değişmektedir.

Kalenin kurulduğu yer ve duvar işçiliği bakımından: Zil kale ile ilişkisi açıktır. Zil kale ile aynı tarihlerde yapıldığı düşünülmektedir. Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. Kalenin duvarları oldukça harap bir durumdadır.

2017.07.20-10.Çinçiva köprüsü.1a
Rize Çamlıhemşin Çinçiva Köprüsü
Rize Çamlıhemşin Çinçiva Köprüsü
Rize Çamlıhemşin Çinçiva Köprüsü

ŞENYUVA KÖPRÜSÜ-ÇİNÇİVA KÖPRÜSÜ

Eski adıyla, Cinciva köprüsüdür. Bölgenin yaygın taş köprülerinden biridir. Tek bir kemerle, Fırtına Deresi geçilmiştir. Ayrıca: korkuluk duvarı tamir edilerek, üzerine demir bir kısım ilave edilmiştir. 1699 yılında yapıldığı, rivayet edilmektedir.

Bölgenin en eski köprülerinden biridir. Kitabesinin, 1946 yılındaki selde kaybolduğu söyleniyor. Batı ayağının menba yönünde, bir koruma duvarı bulunmaktadır. Kuzeybatı tarafında ise, eski bir mezarlık bulunmaktadır. Bu mezarlıkta sanat değeri yüksek eski mezar taşları bulunmaktadır. Hemen kara yolunun kenarında bulunan köprüyü önce uzaktan izlemenizi ve sonra köprünün üstünü yürüyerek geçmenizi öneririm. İlginç bir köprüdür.

KÖPRÜKÖY KÖPRÜSÜ

Fırtına deresi üzerinde kurulmuştur. Taş köprüdür. Köprünün batı ayağına, küçük bir tahliye kemeri ilave edilmiştir. Genişliği, korkulukla birlikte 2.90 metredir.

Tabliyesi iki yandan dik olan köprünün korkuluk duvarı, kısmen yıkılmıştır. Köprünün: 90-100 yıl önce, Türk ustalar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Korkuluk duvarı üzerindeki kitabesi silinmiştir.

AŞAĞI ÇAMLICA VE ÜLKÜKÖY KOÇ HEYKELLERİ

Aşağı Çamlıca köyündeki koç heykeli, Hacı Sırtı mevkiinde, çalılıklar içindedir. 1.50 m. boyunda, 60 cm. yüksekliğindedir. Mahalli, beyazımsı bir taştan yapılmıştır. Baş ve boyun kısımları detaylandırılmış, diğer kısımlar  kaba olarak bırakılmıştır. Boyun uzun tutulmuş, baş kısmında boynuzlar volüt, gözler ise daire şeklinde sitilize edilmiştir.

Ülkü köydeki koç heykeli, üç parça halinde kırılmıştır. Geçtiğimiz yıllarda, Rize Müzesine götürülerek, envantere kaydedilmiştir. Yaklaşık olarak, 1.30 m. uzunluğunda, 45 cm. yüksekliğindedir. Bu heykelde de, boyun uzun tutulmuştur. Boynuz kıvrımları daha belirginleştirilmiş olup, ağız sivri bir şekilde son bulmaktadır.

At, koyun ve koç heykelleri, Orta Asya kaynaklıdır. İslam öncesi dönemlerde, Türkler tarafından mezar taşı olarak kullanılmışlardır. Bu gelenek, İslami dönemde de devam etmiştir. Bugün, Azerbaycan’da, Doğu Anadolu’da Karakoyunlu ve Akkoyunlu yerleşmelerinde birçok at, koyun ve koç heykelleri bulunmaktadır. Çamlıhemşin koç heykelleri de bu bakımdan önemlidir. Bölgenin tarihine ışık tutacak arkeolojik buluntulardır.

Rize Çamlıhemşin Fırtına Deresi ve Vadisi

FIRTINA DERESİ VE VADİSİ

Rize Çamlıhemşin Fırtına Deresi ve Vadisi

İlçe merkezinden geçer. Elevit Deresi ve Palovit Deresinin birleşimidir. Vadideki yıllık yağış miktarı: 2000 mm. nin üzerindedir. Yüksek kesimler, sürekli olarak sis altındadır. Fırtına vadisi ormanları, sahip oldukları flora bakımından: WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından, Avrupa’da acil korunması gereken 100 ormandan biri olarak ilan edilmiştir.

Fırtına vadisi: Kaçkar dağları ile birlikte, 537 odunsu bitki, 136 kuş, 30 memeli, 21 sürüngen ve 116 endemik bitki türüne ev sahipliği yapar. Fırtına, Hemşin ve Çağlayan Dereleri, her yıl Karadeniz’den iç kısımlara göç ederek yumurtadan çıktıkları yere yumurtlayan, deniz ala balıklarının da yuvasıdır.

Yakın zamana kadar; yöredeki dereler içinde el değmeden kalabilen tek akarsu olan Fırtına Deresi, başta hidroelektrik santraller olmak üzere, yol inşaatları, turizm ve çarpık gelişimin tehdidi altındadır. Özellikle, sayıları ve boyutları giderek artan taş ve kum ocakları, alüviyal akarsu ormanlarının hem akışı düzenleme, hem de alabalıklar ve diğer canlılar için yaşam alanı oluşturma işlevine büyük darbe vurmaktadır. Kıyıya yakın kesimdeki sahil ve bataklıklara, nehir ağzındaki bitki topluluklarına ve nadir habibatlara, büyük ölçüde zarar verilmiştir.

Rize Çamlıhemşin Ayder Yaylası
Rize Çamlıhemşin Ayder Yaylası
Rize Çamlıhemşin Ayder Yaylası
Rize Çamlıhemşin Ayder Yaylası

 

20170720_154452
Rize Çamlıhemşin Ayder Yaylası
20170720_154502
Rize Çamlıhemşin Ayder Yaylası
Rize Çamlıhemşin Ayder Yaylası Gelintülü Şelalesi

AYDER YAYLASI VE GELİNTÜLÜ ŞELALESİ

İlçenin, 19 km. güneydoğusunda, 1350 metre yüksekliktedir. Burası: sırtını Kaçkar dağlarına dayamış bir cennet gibidir. Önceleri, burada yayla evleri ve kaplıca vardı. İnsanlar, kaplıcanın şifalı sularından yararlanmak için buraya gelirlerdi. Zamanla gelen giden artınca: burası Bakanlar Kurulunun kararıyla 1987 yılında “Turizm Merkezi” ilan edilmiştir.

Bunun üzerine: bölgeye İl Özel İdaresi ve özel kuruluşlar tarafından: otel ve kaplıca tesisleri yapılmıştır. Konaklama tesisleri, yayla evi tipindedir. Tesislerde yaklaşık 700 kişilik yatak kapasitesi vardır. Yani: yayladaki yayla evleri: pansiyonlara ve ardından gelenlerin sayısının artmasıyla birlikte otellere çevrilmiştir.

Ayder yaylasını ziyaret ettiğinizde, asfalt yolda ilerlerken, hemen sağ yanınızda kaplıca tesislerini göreceksiniz. Daha sonra: üst bölümlere doğru ilerleyin ve Gelin tülü şelalesini görün. Bu şelale, tepelerden aşağıya akarken, aynen bir gelin tülü gibi, açılarak akmaktadır. Daha sonra, yürüyerek yokuş aşağıya inebilirsiniz.

Bu asfalt yolun her iki kıyısı da, hediyelik eşya satış yerleri, restoran ve lokantalar ve pansiyon ve otellerle doldurulmuştur. Bunların hemen arkasında ise yemyeşil yükselen tepeler ve hatta genellikle bu tepelerin belli yüksekliklerinde beyaz sis bulutları göreceksiniz. Zaten, hava genellikle yağmurludur, ortam ise nemlidir. Buranın yani Ayder yaylasının en dikkat çeken özelliği ise, bu tabiat güzellikleri yanında, bolca Arap turist bulunmasıdır.

Arap turistler, iklim nedeniyle burayı yoğun olarak tercih ediyorlarmış. Hatta: hemen sol yanda bulunan, hafif bayırlık ve çimenlik sahada, yağmurun altında, çimenlerin üstüne oturarak piknik yapıyorlar. Yani, sanırım hayatlarında pek yağmur görmediklerinden, burada yağan yağmurun altında ıslanmayı pek sevmişe benziyorlar. Bu piknik işini büyüten, mangal yakan, bir şeyler yiyip, bir şeyler içenleri de görebilirsiniz.

Çoluk çocuk, çimenlerin üzerinde, yukarıdan aşağıya koşuyor, yuvarlanıyorlar. Hemen karşıda ise, yine yemyeşil tepeler ve sıra sıra yapılar görülüyor. Bence, burası aşırı yapılaşmış, yani bir anlamda yayla vasfını yitirmiş denilebilir. Siz, buraya giderseniz, bu temiz ve oksijeni bol havada, ama aynı zamanda yağmurlu, sis ve nemli havada, çimenlerin üzerinde veya asfalt yolda yürüyüş yapabilirsiniz.

Rize Çamlıhemşin Kaplıca Tesisleri

Eğer akşam olduğunda canlı müzik olan bir yere girmek ve tulum eşliğinde horon tepmek isterseniz, benden öneri, fiyatları kontrol ederek girin, çünkü Arap turistler, buradaki her türlü raici yani fiyatları bir hayli yükseltmişler, hatta tesislerde kalacak yer için çok önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, yani, buraya gitmeden önce mutlaka gece kalacak yerinizi ayarlayın.

KAPLICA TESİSLERİ 

Yaz aylarında: yerli ve yabancı turistler: 55 derece sıcaklıkta, yer altından gelen şifalı suları olan kaplıcalardan yararlanmaktadırlar. Kaplıca: romatizmal hastalıklar, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir. Bu modern tesislerde: doktor kontrolünde gerekli tedaviler sürdürülmektedir. Ayrıca, tesislerde: ayrı ayrı 50 kişinin girebileceği havuzlar, dinlenme salonları, yataklı, özel kabinler, duş kabinleri, basınçlı su bölümleri, fizik tedavi bölümleri bulunmaktadır.

Rize Çamlıhemşin Kavrun Yaylası

KAVRUN YAYLASI

Rize Çamlıhemşin Kavrun Yaylası

2240 metre yüksekliktedir. Buraya ulaşım: 3 saat sürmektedir. Rize ilinin en büyük yaylasıdır. Kaçkar dağları eteklerindedir. Araba yolunun çıktığı, en yakın yayla olması nedeniyle, yayla turizminde ön sırada yer alır. Burada: 240 tane yayla evi bulunmaktadır. Burada: Ağustos ayında başlayan ve Eylül ayının ilk haftasına kadar süren “Vartevor” şenliklerinde: yaklaşık 2500-5000 kişi arasında, ziyaretçi söz konusu olmaktadır.

Kavrun yaylası: 5000 yıl önce, buzullarla kaplı bir vadiymiş. Kaçkar dağları eteklerinde bulunan büyük ve küçük buzulların, Ayder yaylasına kadar inermiş.

Rize Çamlıhemşin Elevit Yaylası

ELEVİT YAYLASI

Rize Çamlıhemşin Elevit Yaylası

1800 metre yüksekliktedir. Çoğunlukla, büyük kentlere göçmüş yöre insanının, yaz sezonunda iki-üç aylığına bölgeye geldiğinde kullandığı, tipik yayla evleri var. Yayla: iki bölgeden oluşuyor. Bu bölümlerin en büyüğü: evlerin sayıca fazla olduğu vanağın bölgesidir. Diğer bölge ise: Tafteni olarak bilinen ve Haçevanak yaylasına geçenlerin durağı olan bölgedir.

Elevit: yayla olarak bilinmesine rağmen, Muhtarlığı olması nedeniyle, köydür. Yeni adı: Yaylaköy’dür. Ama, bu yeni ismi pek kullanılmaz. Yaylada: geleneksel yayla evlerinin yanında, modern evlerde bulunmaktadır. Burada eğlence, her yıl Ağustos ayının 15’nden sonra yapılır. Eğlence denince, akla horon geliyor.

Rize Çamlıhemşin Elevit Yaylası

Gündüz: yayla gezisi, piknikler ve futbol maçları olur. Akşam saatlerinde ise, horon zamanı gelir. Horonun zaman kısıtlaması olmaz. Gençler yorulana, horon evindeki tahtaları kırana ve sevdalılarına attıkları türküler bitene kadar horon olur.

Elevitli, her sene buraya gelmek ister. Çünkü, buraya horon oynamak için gelenler, toplam olarak gelenlerin % 90 dır. Hatta: günü birlik gelip, akşam horonunu oynadıktan sonra, köyüne ya da şehrine dönenler olmaktadır.

AMLAKİT YAYLASI

Kotençur’dan Amlakit yaylasına doğru giderken, yaylacıların geleneksel horon yeri Poşgut Düzünden geçilir. Patika takip edilince, ormanın hemen bitiminde kurulmuş, Paloviç deresinin ikiye böldüğü, Amlakit yaylasına ulaşılır.

Amlakit yaylası: coşkuyla kutlanan Vartavor şenlikleriyle ünlüdür. Ayrıca: bal ambarı olarak bilinen, Mego’ya geçiş noktasındadır. Bu vadiye geçişle birlikte, Palovit’in en tehlikeli bölgelerine girilmiş olur.

Bitki örtüsü: zaman zaman insanlarının ulaşımını aksatır. Amlakit yaylasına: 5 yıl önce yapılan araç yolu, daha çok insanın yaylaya gelmesine imkan sağlamıştır. Ancak: bu da, vadinin ekolojik dengesini tahrip etmektedir.

Rize Çamlıhemşin Palovit Yaylası

PALOVİT YAYLASI

Trovit yaylasını geçtikten sonra, aşağı doğru inilerek ulaşılan bir yayladır. Çamlıhemşin’e 4 saatlik bir araba yolu uzaklığındadır. Karşısında: Meleskur yaylası bulunuyor. Çamlıhemşin’in sınırında olmasına rağmen, arka Hemşin tabir edilen, Hemşin ilçesinin kullandığı bir yayladır.

Rize Çamlıhemşin Palovit Yaylası

Burada: günümüzde hayvancılık faaliyetleri yürütülmektedir. Mimari yapı: geleneksel taş işçiliğinden örnekler taşımaktadır. Ancak, buraya çıkan araba yolunun etkisi sonucu: bu geleneksel özellikler hızla bozulmaktadır.

Rize Çamlıhemşin Avusor Yaylası

AVUSOR YAYLASI

Ayder’den Kavrun’a giderken, ilk sola sapıldığında, Avusor yaylası yoluna girilir. Avusor yaylasının aşağı bölümü, ahşap evleriyle birlikte, genelde taş evlerden oluşmaktadır. Özellikle, soğuğa karşı tezekle örtülen bu evler: 50 civarındadır. Kemerli Kaçkar dağının alt yerleşkesi olup, adını verdiği “Avusor Gölü” ile ünlüdür.

Rize Çamlıhemşin Kaçkar Yaylası

KAÇKAR YAYLASI

Evleri taştandır. 2400 metre yüksekliktedir. Kaçkar yukarı yayla olarak da bilinir. Tar deresinden, 6 saatlik yürüme yolu ile ulaşılır. Bir diğer ulaşım yolu ise: Ayder’den 1 saatlik araba yolu ve ondan sonra 2 saatlik yaya yolu ile ulaşılır.

Bir zamanların en gözde yaylası idi. Günümüzde ise, soğuk havası ile, pek uzak bir görünüm vermektedir. Yaylada: 10-12 hane vardır. Bunlar da, yayla aşkından, Kaçkarlardan hiç kopamamış, yaşı ilerlemiş, senelerin yaylacılarıdırlar.

Halbuki zamanında: 350-400 civarında hane bulunmaktaymış. Vertevor şenlikleri sırasında: her Ağustos’ta 1 ay süre ile horon eğlenceleri düzenlenmektedir.

Yayla kültürünü, fazlasıyla yansıtan bir yayladır. Kaçkar dağlarının en yüksek zirvelerinden olan ”Altınparmak” mevki de buradadır. Turizm adına pek gelişmemesine rağmen, gelen turistler yaylacılar tarafından, en iyi şekilde ağırlanmaktadırlar.

Rize Çamlıhemşin Kaçkar Dağları Milli Parkı

KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI

Çamlıhemşin ilçesinin büyük bir kısmı, 1994 tarihinde, Kaçkar Dağları Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. Milli Park: Rize il sınırları içinde olup, parkın kuzey kısmı Çamlıhemşin ilçe merkezinden 16 km. uzaklıktadır.

Güneyde Fırtına Deresini takip eden Milli Park sınırı, Karagöl buzulunu da içine alıp, güneye kıvrılır. Bölgenin Milli Park olarak ilan edilmesinin nedeni: Kaçkar Dağlarında bulunan buzullardır. Ayrıca: burada, buzul gölleri ve buzul vadileri bulunuyor.

Ayrıca: Kaçkar Dağlarının batısındaki Fırtına Deresi ve doğusundaki Hemşin Deresi; zengin bir flora ile kaplıdır.

Kaçkar Dağları Milli Parkında: en önemli gelişmenin dağ turizmi olacağı değerlendirilmektedir. Parkta: birçok yayla olması nedeniyle, bölgenin yaz kampçılığı bir merkez olması planlanmaktadır.

Parkta: kamp alanları, günübirlik ziyaret yerleri, dağcılık ve yayla turizm alanları bulunacaktır. Bu tip düzenlemeler ile: çok sayıda turist, dağcı ve akademisyenin, önümüzdeki yıllarda bölgeyi ziyaret edeceği beklenmektedir.