
Artvin Kemalpaşa: İlçe, Artvin ilinin Karadeniz kıyısına yerleşmiş şirin bir beldesidir.
İlçe sahil şeridi, deniz ve yat turizmi için oldukça elverişli, temiz ve uzun bir kıyı şeridine sahiptir.
Sarp sınır kapısına sadece 4 km uzaklıkta bulunması ve Bağımsız Devletler Topluluğundan gelen turistlerin ilk uğrak yeri olması nedeniyle ticari ve turistik konumu daha da önem kazanmaktadır.
ULAŞIM
Kemalpaşa, Hopa arasındaki uzaklık 14 km dir. Sarp sınır kapısı 4 km uzaklıktadır. En yakın hava alanı, Hopa-Batum’dur ve 10 km uzaklıktadır.

TARİHİ
Tarihte ilk kez, MÖ 680 yılında, bu bölgede İskitlerin yerleştiği bilinmektedir. MÖ 415 yılında Bizans ve 1490-1512 yılları arasında Yavuz Sultan Selim’in Trabzon valiliği sırasında Osmanlı egemenliği görülür.
1046 yılında, Gürcü kralı IV Bagrat, Hopa ve çevresini Bizanslılardan alır.
İlçenin ismi, 1367 yılındaki bir kaynakta “Makre Aigiale” yani “Uzunyalı” dır.
1516 yılındaki bir kaynakta ise “Makriyali” olarak geçer. 1367 yılında, Makriali Kilisesinde Gürcü Kralı Bagrat V, Trabzon İmparatorluğundan bir bayan ile evlenmiş, tören bu kilisede yapılmıştır.
1547 yılında bölgede Osmanlı hakimiyeti görülür.
1915 yılında bölge Ruslar tarafından işgal edilmiştir. 18 Aralık 1917 tarihinde imzalanan Erzincan Mütarekesi uyarınca, 17 Aralık 1918 tarihinde İngilizler işgal etmiş, ardından bölgeyi Gürcülere bırakmışlardır.
22 Şubat 1921 tarihinde ise, Gürcüler bölgeden çekilerek denetimi Türklere bırakmışlardır.
1936 yılından sonra Hopa Artvin iline bağlanan Kemalpaşa, 51 yıl bucak olarak kalmış ve daha sonra bucak statüsü değiştirilmiş ve 1987 yılına kadar köy olarak devam etmiştir. 1989 tarihinde ise Belediye olmuştur.
İlçenin ismi Mustafa Kemal Atatürk’ün adına atfen “Kemalpaşa” yapılmıştır.

GENEL
İlçe sahil kesimindedir ve buradan geçen Sarp-Samsun transit karayolu nedeniyle önemli bir konumdadır.
İlçenin ana geçim kaynağı yaş çay yaprağı üretimidir. Buna bağlı olarak ilçe merkezinde Devlet Çay Fabrikası kurulmuştur.
Ancak çay yaprağından elde edilen gelir, aileleri geçindirebilecek düzeyde değildir.
İlçe sahil şeridi, deniz ve yat turizmi için oldukça elverişli, temiz ve uzun bir kıyı şeridine sahiptir.
Sarp sınır kapısına sadece 4 km uzaklıkta bulunması ve Bağımsız Devletler Topluluğundan gelen turistlerin ilk uğrak yeri olması nedeniyle ticari ve turistik konumu daha da önem kazanmaktadır.
İlçenin en önemli özelliği Gürcülerin buraya gelmeleridir. Gürcüler Sarp sınır kapısından geçip sınıra 10 km mesafedeki ilçeye özellikle gece saat 23.00’den sonra gelirler, sabah saatlerine kadar alışveriş yaparlar. Salı ve Cuma günleri Pazar kuruluyor.
En çok, hazır giyim ve ev tekstiline ilgi gösteren Gürcüler, hem kendi ihtiyaçlarını karşılamak hem de satmak için aldıkları ürünleri, minübüslere doldurarak, sınır kapısına götürürler, buradan aldıkları ürünleri Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’a götürerek satarlar.

NE SATIN ALINIR
Yörede kadınlar tarafından yapılan yazmalar, çoraplar, danteller, atkı ve şallar bulup satın alabilirsiniz.

NE YENİR
Beldede her zaman taze balık bulmak mümkündür. Yine burada Karadeniz yöresine özgü pide çeşitlerini de önerebilirim.
Ama özellikle özel mısır ekmeği, hamsili pilav, hamsi tavalama ve hamsili ekmek tatmalısınız.

GEZİLECEK YERLER

KEMALPAŞA PLAJI
Kemalpaşa beldesinin 2 kilometrelik plajı vardır.
Burası Doğu Karadeniz bölgesinin en güzel plajıdır. Tertemiz bir plaj ve denizde yüzerken karada sisli dağları göreceksiniz.
Yani, plaj yeşilin bittiği yerdedir. Ancak Temmuz-Ağustos aylarını tercih edin, onun dışında su biraz soğuktur. Akasya restoranın önünde uzanan plaj: temizliği, manzarası ve çakıllı kumsalıyla tam bir çekim merkezi konumundadır.
Kemalpaşa plajı ve çevresinde kamp ve karavan turizmi yapılmaktadır.
Plaj çevresinde: kafeler ve küçük lokantalar, yerel lezzetleri tadabileceğiniz yerler vardır.
Son bir not: buraya yolunuz düşecekse, denizde gelgit sırasında dalgaların gücü konusunda dikkatli olmanızı öneririm.

OSMANİYE KÖPRÜSÜ
İlçe merkezinde Selimiye Mahallesi Karaosmaniye Deresi üzerindedir.
Ancak yapım kitabesi bulunmadığından kaç yılında ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Muhtemelen 18’nci yüzyılda inşa edilmiştir.
Tek gözlü köprü, yolun eğimli olduğu köprüler gurubundandır. Köprü gözü iki kademeli yuvarlak kemerle belirlenmiştir.
Yol döşemesi moloz taştır. Korkulukları tamir görmüş olup, düzgün kesme taştan yapılmıştır. Kemer, düzgün kesme taş, tempan duvarları moloz taştır.
Köprü günümüzde yayalara hizmet vermektedir.

ALBAŞI KÖPRÜSÜ
İlçe merkezinde Cumhuriyet Mahallesi Çam Deresi üzerindedir.
Kitabesi yoktur, bu yüzden yapıldığı yıl ve yaptıran bilinmemektedir.
Muhtemelen 18’nci yüzyılda yapıldığı düşünülür. Köprü tek gözlüdür ve yolun eğimli olduğu köprüler gurubuna girer.
Kemerinde, düzgün kesme taş, tempan duvarlarında moloz taş kullanılmıştır. Korkuluk duvarları yoktur, günümüzde araç geçişleri sağlanmaktadır.

KEMALPAŞA MERKEZ KİLİSE KALINTISI-MAKRİYALİ KİLİSESİ-NOĞEDİ KİLİSESİ:
İlçe merkezindedir. Makriyali Kilisesi veya Noğedi Kilisesi olarak bilinir. Makriyali adının Kemalpaşa olarak değişmesinden sonra kiliseye Kemalpaşa Kilisesi ismi verilmiştir. Kilise deniz kenarında konumlanmıştır.
Yapının kitabesi yoktur. Kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı bilinmemektedir.

Tek nefli bir köy kilisesidir. Duvar resimleriyle bezenmiştir. Ancak bu duvar resimleri günümüze ulaşmamıştır.
Kilisenin batı tarafında, kiliseye bitişik bir bina kalıntısı bulunur. Bu yüksekçe yapının, deniz feneri işlevi gördüğü düşünülür.

Gürcü Kralı Büyük Bagrat (1360-1390) ile Trabzon İmparatoru II. Aleksi (1349-1390) kızı Prenses Anna Komnenos, Haziran 1367 tarihinde bu kilisede düzenlenen törenle evlenmişlerdir. M.Panaretos’un bildirdiğine göre: Makriali’deki düğüne Trabzon İmparatoru ve eşinin dışında, hem karadan hem de denizden ordu da gelmiştir.
Bu kilise, yaklaşık 100 yıl önce, Z. Liozen tarafından ziyaret edilip incelenmiştir. Liozen’e göre, kilise surlarla çevriliymiş ve yanında iki katlı kulesi de varmış. Araştırmacıya göre, kilisenin yaklaşık 5 metrelik baş binası (ana yapı) gotik tarzında imiş. Kilisenin hemen kuzeyinde, diğer yapılar da varmış, surların kuzeydoğu köşesinde eski kulenin kalıntıları bugünde görülmektedir.

Yine Z. Liozen’in verdiği bilgilere göre: bazı şahıslar orada eski maden paraları bulmuşlar. Ama kendisi bu paraların izine rastlamamış. Araştırmacının izlenimlerine göre, insanlar bu kiliseden korkuyorlardı. Onların inancına göre, bu kiliseye kargaya binen parlak gözlü şeytan gelirmiş.
Yine, bir rivayete göre, efsanelere konu olan Medea’nın kız kardeşi bu kilisede gömülüdür. Burası önemli, konuyu biraz daha açmak istiyorum. Altınpost efsanesindeki Teselya Kralı Athamas’ın oğlu Pheriksos ve kızı Hele, birlikte doğudaki Kolkhis’e uçarlarken, kız kardeş Helle, Çanakkale boğazına düşer ve boğularak ölür. Pheriksos, kız kardeşinin naaşını yanında getirerek Kolkhis (Makriali) bölgesindeki bu topraklara gömer. MS 13’ncü yüzyılda Makriali Kilisesi, altınpost efsanesinde adı geçen Hele’nin mezarının üzerine kurulmuştur.
Evet kilise, günümüze oldukça harap bir şekilde ulaşmıştır. Bu kilisenin koruma altın alınarak yöre turizmine kazandırılmasını diliyorum.
Hopa tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.